Eğitim,öğretim Ve Öğretmenlik Mesleği

Egitim kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 8 defa okundu

Eğitim,Öğretim ve Öğretmenlik Mesleği

Eğitim

Eğitim nedir? Sorusu insanları tarih boyunca meşgul eden konulardan birisi olagelmiştir. Peygamberler, düşünürler eğitim ve toplum konusu ile ilgili görüşler öne sürmüşlerdir. Kültürel değerlerin aktarılmasında yeni kuşakların sosyalleştirilmesinde en önemli görev eğitim kurumuna düşmüştür.

Ertürk’e (1979) göre eğitim “bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir”.

Günümüz bilgi toplumunda eğitim sınıf ve okul ortamı ile sınırlı görülmez. Okul artık bireyin eğitim sürecinin çok sınırlı bir boyutunu oluşturmaktadır. Eğitim bireyin farklılaşmasının da bir aracıdır. Geleneksel anlayışın asine her bireyin özellikleri ve kapasitesi farklıdır. Bu yüzden eğitim bu farklılığı köreltmemeli, geliştirmelidir.

Formal ve İnformal Eğitim

Eğitim , formal ve informal olmak üzere ikiye ayrılır. Formal eğitim, planlı, programlı, bir amaç doğrultusunda belirli bir mekanda uzman kişilerin rehberliğinde düzenlenen bir etkinliktir. İnformal eğitim ise bireyin içerisinde bulunduğu ortamda kendi kendine sistemsiz ve denetimsiz bir şekilde kültürlenmesidir. Bu kültürlenme olumlu yönde olabileceği gibi istenmeyen bir yönde de olabilir.

İnformal Eğitim

Doğal ortam içerisinde kendiliğinden oluşur.

Planlı ne programlı değildir.

Öğreticiler profesyonel değildir.

Olumlu ve olumsuz yönde gelişebilir.

Yer, mekan veya eğitim gerçekleştiği ortam belli değildir.

Formal Eğitim

Planlı ve programlıdır, varılmak istene hedefler bellidir.

Eğitimin amaçları profesyonel kişilerin eliyle geliştirmeye çalışılır.

Olumlu davranışların kazandırılması esastır.

Belirli bir mekan ve ortamda eğitim gerçekleştirilir.

Profesyonelce hazırlanmış eğitim araç ve gereçleri kullanılır.

Öğretmenlik Mesleği

Öğretmeliğin Önemi

Önce “Öğretmen” sözcüğünün tanımını açılığa kavuşturmak gerekir. Oğuzkan (1981), Eğitim Terimleri sözlüğünde öğretmeni şöyle tanımlar.

Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin veya yetşkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse.

Bilgi, görgü yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse.

Öğretmelik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlilikleri kazanarak öğretmenlik yetisini elde etmiş olan kimsedir.

Tanyol’a (1960) göre,öğretmen demek, devlet mekanizmasının dışında ve onun baskısından uzak, yarını hazırlayan modern evliya demektir. Bütün evliyalar,erenler gibi dıştan fakir, içten zengindir.

Milli Eğitim Temel Kanunu (1973)’nuda öğretmenlik;genel kültür, alan eğitimi ve meslek bilgisi yeterliliğine sahip özel ihtisas mesleğidir. Bütün öğretmenler görevlerini bu kanundaki temel amaçlara göre yaparak,eğitim-öğretim ile yönetim görevlerinden sorumludur.

Şu sözler bizi düşündürmeye yeter:

“Öğretmenler sonsuzu etkiler. Bu etkilerin nerede son bulacağını da asla bilemezler.” (H.Ward)

“Herkese her şeyi öğretmeyin sakın, her şeyi öğretiyorsanız iyi öğretin.” (Whitehead)

“Hiç aklından çıkarma genç adam:

Öğretmenler kapıyı açar, içeriye sen girersin!” (C. H. Yang)

“Öğretmek, öğretmenlik için bir eğlencedir. Her yeni gün bir istek getirir, her sınıf değişik bir heyecan vericidir. Öğretmenler öğrencileri ile gençleşir.” (Moffalt)

“Öğretmenlik sanat işidir. Sanatçı geçim sıkıntısı çekerse, ondan yaratıcılık beklenemez.” (İbrahim N. Özgür)

“Bilgi çağının sanayi sonrası toplumlarında öğretmenin, ezberletmenin,bilgi aktarmanın yetmediği, eğitmekle yeni davranışların kazanılacağı bilgiler üretilebilir.” (Külahoğlu, 1997)

Bir memlekette öğretmenliğin meslek oluşu, devletin öğretmen için yetişme ve çalışma ölçüleri koymasıyla başlar. Fakat devletin müdahalesi artıkça, öğretmenler meslekten çok devlete bağlı bir uzman grubuna girer. Öğretmenlik mesleğinin alan bilgisi, meslek bilgisi, davranış örüntüsü, benlik tasarımı, ilgi ve motivasyon yapısı olduğunu, bunu kazanmanın tek yolu, bu amaçlı eğitim kurumlarında yetişmekle olur. Eğitimin niteliği, öğretim kadrosunun insani, mesleki ve kültürel niteliğine bağlıdır. Eğitim teknolojisinde kaydedilen gelişmeler, öğretmenin verimliliğini yükseltir. Fakat hiçbir araç onun yerini alamaz. Hiçbir eğitim modeli, o modeli işletecek personelin niteliğinin üstünde hizmet üretemez. Bu nedenle “Bir okul ancak,içindeki öğretmen kadar iyidir.” denilebilir. Öğretmenliğin gerektirdiği ideal bilgi ve beceriler erken yaşlardan itibaren kazandırılabilir. Öğretmen, öğretmene bakarak; öğretmenliğin sorunlarıyla karşı karşıya kalarak yetişir.

Öğretmenlik, özel bir yetiştirme programı ile elde edilen; özel bilgi, duygu ve hünerlere sahip olmayı gerektiren kendine özgü meslektir. Pedagojik formasyon denilen şey, gerçek öğretmeni, öğretmen olmayandan ayırmayı sağlayan bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıkların tümüdür. Giyim- kuşamdan tutun da, yürümede, oturup kalkmada, duyguda, düşüncede, olayları yorumlama ve insanları sevmede v.b. gibi ayırım sağlayan özellikler ancak uzun bir zamanda kazanılabilir. Genel eğitim yolu ile kazanılan yaşantılar öğretmeni, mesleğinin olgun bir üyesi haline getirir.

Öğretmen olacak bir kişi bazı boyutlara sahip olmalıdır:

Gelişim psikolojisi, Ruh sağlığı ve Rehberlik bilgisi ile öğrenciyi tanıyarak, ihtiyaçlarını karşılayarak ve sorunlarının çözümüne yardımcı olur. Eğitimde Program Geliştirme ve Ölçme Değerlendirme gibi bilgilerle program hazırlama, değerlendirme ve geliştirme yapar. Genel öğretim, özel öğretimle bilgi ve becerilerini öğretir. Yetişkin Psikolojisi, Eğitim Yönetimi, Eğitim Sosyolojisi gibi bilgilerle diğer personel ve ana babalarla ilişkileri düzenler.

Öğretmenlik davranışı, öğretmenlik meslek bilgisi programlarıyla kazanılır. Eğitimin niteliği ve gelişmesi, büyük ölçüde öğretim kadrosunun niteliğine (insani, mesleki, kültürel) ve yeterliliğine bağlıdır. Öğretmenlere, eğitim sürecinin pasif uygulayıcıları olarak değil, eğitim sürecinin ve öğretmenlik mesleğinin geliştirilmesinde, öğretmenlerin statüsünün yükselmesinde, görev ve sorumlulukları bulunan ve bu konuda söz sahibi olan, profesyonel meslek adamları olarak bakılmalı; bu amaçla örgütlenmeleri devletçe desteklenmelidir.

Her şeyden önce birbirine değer veren öğretmenlere, devletin ve halkın değer vermesi gerekmektedir. Kendi alanının dışındaki alanlarda bilgilenen öğretmenler birbirlerini daha iyi anlayabilirler. Böylece öğrencilerini eğitebilirler.

Bilgiden bilgi üretebilmesi için sorun çözme ve yaratıcı eleştirici düşünme becerileri ile araştırma-incelemeyi eğitenlerle birlikte gerçekleştiren öğretmenler birer yetiştiricidir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda ilmiye sınıfında sayılan öğretmenler, Cumhuriyet ile birlikte Anadolu Aydınlanmasının adsız kahramanlarıdır. Çağdaş eğitim bilimi uygulayan, Anayasa’yı, evrensel insan haklarını, Atatürk devrimlerini benimseyen, milli Eğitim Temel Kanunu’na göre görev yapan öğretmenler, tarafsız ve çıkarsız olmak zorundadırlar.

Birbirlerini, öğrencilerini sevmek ve hoşgörülü olmak, öğretmenliğin temel ilkeleridir. Yunus Emre’ye göre, sevgi ve öğretmenlik şöyle olmalıdır; “Yetmiş iki millete/ Bir göz ile bakmayan/ Halka müderris olsa/ Hakikate asidir”. Hoşgörü ise ancak kendimizi, kültürümüzü ve de uygarlığı özümsemekle mümkündür.

Her türlü düşünceye açık olan demokrat öğretmenler aynı zamanda laik, barışçı ve bilimden yana oldukları için Atatürkçülüğü yaşama geçirirler. Bu nitelikler öğretmenlik mesleğinin “olmazsa olmaz” larıdır.

Başöğretmen Atatürk ve Öğretmenler

25 Ağustos 1924’te Ankara’da toplanan Öğretmenler Birliği Kurultayı’nda, öğretmenlere şöyle seslenmiştir:

“Öğretmenler, yeni kuşağı, Cumhuriyetin özverili öğretmen ve eğitimcileri, sizler yetiştireceksiniz. Yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır. Eserin değeri, sizin ustalık ve özverinizin derecesiyle orantılı bulunacaktır. Cumhuriyet; düşünce, bilgi, beden, yönünden güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni kuşağı bu nitelik ve yetenekte yetiştirmek,sizin elinizdedir. Üstün ödevinizin yerine getirilmesine, yüksek çabalarla kendinizi adayacağınızdan hiç kuşkum yoktur.”

14 Ekim 1925’te de İzmir Erkek Öğretmen Okulu’nda yaptığı konuşmada, “Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğitimciden yoksun bir ulus, henüz ulus adını almak yeteneğini kazanamamıştır. Ona, sıradan bir kütle denir, ulus denemez. Bir kütle ulus olabilmek için mutlaka eğitimcilere, öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır ki, bir toplumu gerçek ulus durumuna koyarlar.” Diyerek öğretmenlik mesleğinin saygınlığını dile getirmiştir. “Öğretmen bir ulusu ya özgür, bağımsız şanlı yüce bir toplum halinde yaşatır, ya da bir esaret ve sefalete terk eder.”

“Benim asıl kişiliğim öğretmenliğimdir, ben ulusun öğretmeniyim.”

“Mesleğini sevmek demek, her şeyden önce, her şeyden çok, çocuğu, insanı sevmemiz demektir. Çocuğu sevmeniz demek, çocuğun büyümesi, olgunlaşması, yetişmesi ve gelişmesiyle ilgili herkesi ve her şeyi sevmemiz demektir.”

Atatürk, Türkiye’nin geleceğinin öğretmenlerin bilgisine, becerisine ve kişiliğine bağlı olduğunu çok iyi bilmektedir. Ona göre uygar, özgür ve bağımsız bir devletin yaratılmasında en büyük görevin öğretmenlere düştüğünü söyleyerek, “Gerçek zaferi siz kazanacak ve sürdüreceksiniz. Ben ve arkadaşlarım sizi inançla izleyeceğiz. Sizin karşılaştığınız tüm engelleri kaldıracağız.” demiştir.

Ona göre öğretmenler, “istikbalimizin kurtarıcıları, istiklal için ilk fikirleri bize vermiştir.” “Çocuk olup sizlerin öğrencisi olmayı isterdim.” “öğretimde inkılap, önce öğretmenin kafasında başlar” “…bu meslekte ilgili istek ve ihtiyaçları bütün diğer mesleklerden önce sağlanmalı ve öncelik sırasını bu mesleğe vermeliyiz.”

“Siz öğretmen beyler, öğretmen bayanlar, sizler de irfan ordusunun subay ve kumanda heyetisiniz. Sizin ordunuzun değeri de sizlerin değeriyle ölçülecektir.”

“Bugünün çocuklarını yetiştiriniz. Onları ülkeye, ulusa yararlı üyeler yapınız. Bunu sizden istiyor ve rica ediyorum.” (Bursa,1922)

Eğitim Felsefesi ve Öğretmenler

Öğretmen yönünü eğitim teorisinden, yöntemini sürekli araştırmalardan alır. Çünkü öğretmen, araştırma sonuçları ile gelişen eğitim teorisi ve politikasını uygularken aynı zamanda bu teoriyi etkiler. Gelişen ülkelerde, eğitim reformları öğretmen sorunlarını çözme ile başarılı olmuştur.

Öğrenciler için aynı duygu ile ortaklaşa çalışan öğretmenler, okulun, iklimini eğitim öğretim grafiğini yükseltir. Yöneticilerle öğretmenler arasındaki görüş farklılıkları ve uygulamalardaki tutarsız davranışlar, öğrenciler tarafından çabuk sezilerek eğitimdeki “bütünlük” ilkesi zedelenir.

Realist eğitim felsefesine göre eğitim süreci, öğretmene saygı ile başlar. Gerçek bir öğretmen örnek bir davranışta bulunmalıdır. Faydacı öğretmenin amacı, öğrencilerini bağımsız düşünürler yapmak ve onlarda kendi kendini yöneltmeyi geliştirmelidir. Varoluşçu öğretmen, kopya kişiler yetiştirmeyerek, kendini bireyde tercihler yapmaya adamıştır. İdealist öğretmen ise, kültürlenmiş bir kişilik ideali ile uğraşarak öğrenciye iyi örnek olmaya çalışır.

Gazali’ye göre öğretmen, öğrencilerini kendi çocukları gibi görmeli ve kötü davranışları görülen öğrencileri uyarmalı, öğretmenin sözleri ile davranışları tutarlı olmalıdır.

Başarılı Öğretmenler ve Özellikleri

Binbaşıoğlu (1982)’na göre Farabi, eğiticide iki nitelik arar:

Doğuştan gelen nitelikler: güzel konuşma, öğrenme-öğretme sevgisi, yeme-içme ile kadına düşkün olmama, haksever yumuşak huylu, azim ve irade sahibi olmak.

Sonradan kazanılan nitelikler: aklını kullanabilirlik, toplumun yararını gözetme ile güçlüklere ve yorgunluklara karşı dayanıklı olmak.

Binbaşıoğlu (1965)’na göre SCHORHLING, ideal bir öğretmen de bulunması gerekenler şöyle sıralanır:

Demokratik tavırlı,

Öğrenciyi sever ve onların problemleriyle ilgilenir.

Her insana karşı iyi düşüncelidir. İyi şeyleri takdir eder.

Belli bir konuyu iyi öğretebilir.

İlgileri çeşitlidir.

Karakterli ve genel görünüşü hoştur.

Samimi ve sabırlıdır.

Değişen şartlara çabuk uyar.

Mizah duyguludur.

Başaran (1966)’a göre Burton ile Bruecker, gerçek bir öğretmenin özelliklerini şöyle sıralar:

Öğrencilerinin öğrenimi için iyi olanaklar sağlar.

Öğrenmenin psikolojik ilkelerini kullanır.

Öğrencilerinin ilgilerini, yeteneklerini ve ihtiyaçlarını tanır, bunlara eğitimde yer verir, geliştirir.

Derslerinde öğrencilerin yaşantılarını kullanır, iyi yaşantılar elde etmelerini sağlar ve ilgilerinden yararlanır.

Çocukların çeşitli ve olumlu öğrenme yaşantıları edinmelerini sağlar.

Öğrencilerle birlikte ders planları yapar.

Öğretimde, çocuğun büyüme ve gelişiminin ilkelerini kullanır.

Sınıfında öğrenmeyi iyi yönetir ve öğrencilerde dengeli bir özgürlük ve güvenlik duygusu yaratacak bir çalışma havası sağlar

Öğrencilerin gittikçe artan bir oranda sorumluluk ve liderlik görevi almalarına yardım eder.

Etkili bir plan yapar.

Yeter sayı ve çeşitli eğitim araç-gereçlerini sağlar veya hazırlar.

Kitaplıklardan yararlanır.

Çeşitli öğretim teknikleri kullanır.

Çocukların iyi çalışma alışkanlıkları kazanmalarını sağlar

Öğrencilerinin kendi başarılarını değerlendirmesine yardım eder.

Öğrencilerini tanımak ve onların problemlerini çözmek için her türlü araçtan yararlanır.

Çocukların başarısını ölçmek için yeterli araçlar kullanır.

Sınav dışı ölçme ve değerlendirme teknikleri kullanır (anektod, görüşme, anket gibi).bilgileri toplar ve yorumlar.

Objektif sınav ölçme ve değerlendirme teknikleri kullanır.

Sınıfı başarılı olarak yönetir.

Çocukların sağlını korur, sınıfın ısınmasına, havalanmasına, ışıklandırılmasına, çocukların oturuşlarına göz-kulak olur.

Öğrencilerine rehberlik eder.

Çocukların bireysel, grub rehberliklerinde büyüme ve gelişim ile ilgili sağlam psikolojik ilkeler kullanılır.

Öğrenci velileri ile etkili bir işbirliği kurar.

Öğrencileri hakkında objektif bilgi toplar.

Öğrenciler ile görüşme yapar

Rehberlik uzmanları ile işbirliği yapar.

Öğrencilerimizin bizim atalarımızdan kalan kültürü takdir etmelerine ve anlamalarına yardım eder.

Okul çalışmalarına etkin olarak katılır.

Eğitim araçlarının başarılı olması için planlamalara katılır.

Amaçları açık olarak saptar.

Bilgileri toplar ve onlardan sonuçlar çıkarır.

Çözüm yolları aramak için etkili yollar bulur.

Okul çalışmalarında sorumlulukları paylaşır.

Arkadaşları ile iyi ilişkiler kurar.

Toplum ile okul arasında iyi ilişkilerin kurulmasına yardım eder.

Öğretmenlik mesleğinin onurunu korur.

Öğretmenliğin sosyal değerini ve önemini velilere, öğrencilere ve diğer meslektaşlarına örnekleri ile göstermeye çalışır.

Meslek ahlakı korur ve yükseltir.

Öğretmen kuruluşlarına üye olur ve çalışmalarına katılır.

Kendini mesleğinde yetiştirmeye ve yükseltmeye çalışır. Devamlı yetişmenin önemini bilir.

Yeni öğretmenlere ve öğretmen adaylarına yardım eder.

Adıgüzel (1979)’e göre öğretmen adayı kişiliğini geliştirmek için eksik ve kusurlu özelliklerini anlayacak şu denetim listesini dile getirmelidir:

Sağlığını korumalı

Giysilerindeki aşırı örneklerden sakınmalıdır.

İnişli çıkışlı sese sahip olmamalıdır.

Görgü kurallarını bilmelidir.

Bir kimsenin sorunlarını içten dinlemelidir.

Ters durumlarda soğuk kanlı olmalıdır.

Eleştirilerinde tarafsız olmalıdır.

Kendisi ile ilgili kararlarda yeterliliğe sahip olmalıdır.

Başkaları ile iyi geçinebilmelidir.

Meslektaşları ve öğrencileri ile işbirliği içinde olabileceğini göstermelidir.

Aytuna’ya göre (1963) gerçek öğretmenin özellikleri;

Beden ve ruh sağlığını korunmak,

Temiz ve sade giyinmek,

Mesleğini seven, işine bağlılığını çalışmaları ile ve yaşamı ile göstermek,

Davranışlarını denetlemek,

Herkese adil davranmak,

Sabırlı, ahlaklı ve kültürlü olmak,

Girgin ve cesur olmak,

Sorumluluk alabilmek,

Yurt, ulus sever olmak.

Kardaş (1965)’a göre, “bana en çok faydası dokunan öğretmen”i nitelendiren Necati Eğitim Enstitüsü öğrencilerinin dediği özellikler şunlardır;

Öğrencinin dertleriyle ilgilenen,

Adil ve tarafsız,

Öğretmeye yetenekli,

Herkese iyi niyetli,

Davranışları ile örnek,

Bilgili ve otoriter,

İyi konuşan ve iyi anlatan.

İyi bir öğretmen toplumun öğretmenliği gerçek anlamda, meslek haline getirmesi ile elde edilebilir. Ayrıca öğretmenin meslek dayanışması, bilinci içinde uzun bir sürede genel uzmanlık, eğitim ve mesleğin ahlak kuralları ile yönetilen iş alanına sahip olması gerekir. Öğretmenlik tıp, hukuk, askerlik gibi yüksek zihin çalışması gerektiren ve çalışma alanı insan olan bir uzmanlık mesleğidir.

Öğretmen, öğretmen gibi düşündüğü için öğretmen olmaz, öğretmen gibi yaşadığından ötürü öğretmen gibi düşünür.

Eğiticinin en etkili aracı dildir. Kolay anlaşılır, sade, yalın bir dil kullanılmalı,sözcükleri yanlış söylememelidir. Uzun ve dersle ilgisi olmayan konuşmalar yapmamalıdır. Böyle konuşmalar öğrenciyi dersten ve öğretmenden soğutur. Neşeli olmalıdır. İnsan neşeli kişilere karşı ilgi duyacağından öğrencinin derse duyacağı ilgi artar. Öğretmenin başarısı kendini öğrenciye sevdirmesine bağlıdır. Öğrenciler sevdikleri öğretmenin dersine daha çok çalışırlar. Bunu için önce öğretmen öğrencileri sevmelidir. Karşılıklı sevgi, öğretmenin şakacı, sevecen ve sabırlı davranışları ile doğar ve gelişir.

Öğretmenin öğrencileri ile ilişkileri yönünden özellikleri şunlardır: Yasaların tanıdığı hakları, ödevleri, eğitimle ilgili tüzük ve yönetmelikleri iyi bilerek görevini güvenle yapar. Davranış ve açıklamaları ile öğrencilerin de bunlara uymasını sağlar. Onlarda eşitlik ve adalet duygularını geliştirir. Konferans, seminer ve kurslara katılır. Yöneticilerinin ve meslektaşlarının eleştirilerine göre kendini yeniler. Ayrıca toplantılarda, panellerde konuşma yapar. Dergilere yazı gönderir. Eğitim ile ilgili yenilikleri öğrenir ve uygular. Eğitim araştırmaları yapar. Gösteriş, şan, şöhret ve makam düşkünü olmaz.

Öğretmenin öğrencileri ile ilişkileri yönünden özellikleri şunlardır: Öğretmen her öğrencinin adını öğrenmeli, onları adları ile çağırmalıdır. Derslerine hazırlıklı giren öğretmen ders planı yapmalıdır. Öğrencilerinde kendisine güven duygusunu geliştirmek için, beğenilen yönleri sergilenerek, onlarda çalışma gücü ile derslerde ilerleme artırılmalıdır. Konuları öğrencilerin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir. Başarısız ve problemli öğrencilerin, çoğunlukla öğrenme yolları bilmediklerini, sağlıklarının bozuk olduklarını ve ailelerinin neden olduklarını bilerek ölçme ve değerlendirme yapmalıdır. Onların yaramazlıklarını ve bazen derse hazırlıksız gelmelerini hoş görerek yetişkin bir kişi olmadıklarını unutmamalıdır. Öğrencilerinde, doğru düşünme, başkalarının haklarına saygılı olabilme gibi demokrasi alışkanlıkları kazandırılmalıdır.

Otoriter bir öğretmen, öğrencileri över veya yererse, öğrenciler birbirini kıskanarak ilişkileri bozulur. Oysa demokratik davranışta bulunan öğretmen, öğrencilerini tek tek eleştirmeden onlara olumlu davranışın ne olduğunu belirtir. Otorite ile sevgiyi, öğretmenlikle eğiticiliği, disiplinle hoşgörüyü, bilgi ile anlayışı bağdaştırmalıdır. Ayrıca inanmayan öğretmen inandıramaz; Bilgisiz, beceriksiz öğretmen yararlı kişiler yetiştiremez. Anlayışsız sevgisiz öğretmen sevilmez, kusurlu öğretmen ise örnek alınmaz. Öğrenciler ve öğretmenlerle iyi ilişkiler kurmuş, çevresinde sevgi ve saygı yaratmış bir öğretmen, mesleğinde daha çok huzur bularak ilerler. Öğretimin tüm öğelerini, istenilen davranış değişikliğini gerçekleştirecek yönde düzenleyen, işleten ve onlara anlam kazandıran öğretmendir. Öğretmen öğreten değil, öğrendirendir.

Öğretmen öğrencilerine dostça davranmalıdır. Sevgi ve dostluk ona güven verecektir. Değerli biri olduğunu anlayarak kişiliği olumlu gelişecektir. Kendi sorunlarını öğrencilere yansıtmamalı, yanlışları ile alay etmemeli, kin ve öç alma duyguları taşımamalıdır. (Bursalıoğlu, 1979; Köknel, 1981)

Öğretmenin büyük sırrı, kendini bir an için öğrencinin yerine koyup “nasıl öğretebilirim?” diye sormalıdır. Öğretmenlik gerçekten bir sanattır. Öğretmen olacak kimse bu sanatı öğrenmelidir. Herkesin bir yazar, bir ressam olamayacağı gibi öğretmen de olamaz. Öğretmenlik okunan meslek dersleri ile değil, öğretmen yetiştiren okullardaki öğretmenlerin yöntemlerini, davranışlarını ve kişiliklerini kavrayarak elde edilen bir sanattır.

OECD yayınlarında öğretmenlik özellikleri şöyle sıralanır:

Gözetmenlik

Danışmalık

Düzenleyicilik

Eğitimci Joel Bundin’de, geleceğin öğretmenlerindeki nitelikleri şunlardır:

Değer geliştiren,

Kaynak arayan,

Güçlükleri yenen,

Disiplinler arası ilişki kuran,

İnsan ilişkilerini geliştiren,

Meslek seçimi ve serbest zamanlarda danışmanlık yapan,

Çevreyi inceleyen ve öğrenilmesine öncülük yapan,

“Öğrenme” ve “öğretme” konusunda uzman bir kimse olarak yetiştirmelidir.

(Binbaşıoğlu, 1985).

Öğretmen, yürüdüğü yolları gül bahçeleri, dokunduğu kuraklıkları yeşil vadiler, eğittiği insanları aydınlık yarınlar olarak görmek için devam eder bu savaşa…

“Sıradan öğretmen, anlatır. İyi öğretmen, açıklar. Yetenekli öğretmen, yapar ve gösterir. Büyük öğretmen esin kaynağı olur.” William A. Ward’ın bu sözüne uygun öğretmen sayısı ne yazık ki çok değil. Uzmanlar, “Eğitim ortamında öğrencinin; o0kuduklarının %10’unu, duyduklarının %20’sini, gördüklerinin %50’sini, görüp duyduklarının yüzde %70’ini, yaptıklarının %95’ini hatırlayabildiklerini” belirterek yalnızca “anlatmakla” yetinen öğretmenin öğrencisinin gelişimine gerekli katkıda bulunamayacağını belirtiyorlar.

Öğretmenlerde Bulunması Gereken Yeterlilikler

Alan Bilgisi

Alanına ilişkin temel bilgileri (kavram, olgu, ilke, genellenme, yasa, model, kuram vb.) ve bu bilgileri ele alma yolarını (işlem yolu, teknik, yöntem vb.) anlama.

Gerekli oldukça alanındaki önceki bilgilerini daha üst düzeylere çıkarma.

Konu alanı ile ilgili öğretim programları üzerinde bilgi sahibi olma.

Öğretme – Öğrenme Sürecinde Yönetme

Plan Yapma ve Ders Hazırlığı

Hedef davranışları açık bir şekilde ifade etme.

Sınıf çalışmasını, ders programında ve ders planında öngörülen şekilde planlama.

Dersi, ilgili davranışsal hedeflere eriştirecek biçimde planlama.

Derste, çeşitli öğrenme – öğretme etkinliklerinden yararlanmayı planlama.

Uygun öğretme – öğrenme araç gereçlerini seçme ve hazırlama.

İyi düzenlenmiş ve bütünlüğe sahip ders planları hazırlama.

Öğrenmelerin sürekliliğini ve aşamacılığını sağlama (eldeki üniteden önce ve sonra öğrenilenlerin uygun şekilde ilgilendirme).

Öğretim Yöntemlerinden Yararlanma

Öğrencilerin yaşlarına, önceki öğrenme düzeylerine ve yeteneklerine uygun yöntemlerden yararlanma.

Çeşitli öğretim yöntemlerinden yararlanma.

Sınıftaki bütün bireyler ve gruplarla etkileşim kurma.

Öğrenciler için gerçekçi ve onları, yapabileceklerinin en iyisini yapmaya sevk edecek derecede yüksek beklentiler belirleme.

Öğretme – öğrenme araç gereçlerini uygun ve etkili kullanma.

Elektronik araçlar ve bilgisayar yazılımları gibi bilişim teknolojilerinden yararlanma.

İletişim

Açık olarak tanımlanmış ve kolayca anlaşılabilen yönergeler sunma ve bunları öğrenme – öğretme sürecinde uygun şekilde zamanlama.

Açık olarak tanımlanmış ve kolayca anlaşılabilen açıklamalar sunmak ve bunları öğrenme – öğretme sürecinde uygun şekilde kullanma.

Zamanında ve etkili sorular sorma.

Sesini etkili şekilde kullanma ve gerektiğinde değiştirme.

Öğrencilerden gelen dönütlere duyarlı olma ve bunlardan yararlanma.

Dili, duruma uygun biçimde ve gereken somutluk – soyutluk düzeyinde kullanma.

Sınıf Yönetimi ve Öğrencilerle İlişkileri

Derslerini amaçlı ve düzenli bir biçimde sürdürme.

Derslerine zamanında ve etkili bir şekilde başlayıp bunları yine aynı şekilde tanımlama.

Öğrencilere ve konuya uygun nitelikteki, bireysel öğretim, küçük grup ve sınıf öğretimi yöntemlerinden yararlanma.

Öğrencilerle yakın ilişki ve etkili öğrenme – öğretme etkileşimi kurma.

Öğrencilerin dikkatini çekme, onları öğrenmeye güdüleme, onların ilgi ve güdülerini devam ettirme.

Ceza ve övgüyü uygun ve etkili kullanma.

Kesinti ve müdahaleler karşısında uygun önlemler alma.

Gerçekçi ve iyi hedefler belirleme; bunların gerçekleşme derecelerini objektif ve güvenilir bir biçimde biçimlendirme, sonuçları kendini geliştirmede kullanma.

Sınıfta, öğrencilerin kendilerini ifade edebilmelerine imkan sağlayacak demokratik bir ortam oluşturma.

Öğrencilerin Öğrenmelerini Değerlendirme ve Kayıt Tutma

Öğrencilerin ürünlerini en kısa zamanda puanlayarak sonuçları öğrencinin nasıl gelişebileceğine ilişkin dönütlerle sunma.

Öğrencinin ilerleyişini ulusal normları, varsa diğer ilgili ölçütleri kullanarak değerlendirme.

Yapılan etkinliklerin ve sağlanan gelişmenin kayıtlarını tutma.

Öğrenci Kişilik (Rehberlik) Hizmetleri

Okul yönetimi ile ilgili ilke ve işlemleri bilme.

Kendi grubundaki öğrencilerle yakın ilişkiler kurma, onların sağlıklı ve dengeli birer kişilik geliştirmelerinden sorumluluk duyma.

Bireysel ihtiyaçlara ve grup ihtiyaçlarına duyarlı olma.

Okuldaki öğrenci kişilik hizmetlerine (rehberlik çalışmalarını ve ders dışı etkinlikleri) katkıda buluma.

Kişisel ve Mesleki Özellikler

Zamanı etkili şekilde planlama ve kullanma,

Danışma,önerilerinden yararlanma,

Diğer öğretmenlerle iş ilişkileri kurma,

Diğer öğretmenlerle mesleğiyle ilgili bilgi alışverişinde bulunma,

Toplantı, hizmet içi eğitim, araç gereç hazırlama gibi okul etkinliklerine katılma,

Öğrenci velileriyle ilişki kurma,

Okulun tümünü ilgilendiren etkinliklere katılma,

Kendi performansı üzerinde düşünme ve gelişme için uygun girişimlerinde bulunma,

Mesleki davranış ve görünüm standartlarına uyma.

Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.