İlkokul, Ortaokul Ve Lisede Bilgisayarla Öğrenim

Egitim kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 12 defa okundu

İlkokul, Ortaokul ve Lisede Bilgisayarla Öğrenim

Teknolojinin öğrenime katkısı olabilir mi? Bence olabilir…

Eğer çocuk yeterli bilişsel becerilere ve toplumsal gelişime sahipse

teknoloji önemli gelişim deneyiminin yerine geçmiyorsa

bilgisayardan yapamayacağı şeyleri yapmasını beklemezsek

anne-babalık ve öğretmenlik, önceliğini koruyorsa

teknoloji iyi planlanmış bir müfredatı tamamlıyorsa

teknoloji daha önemli gereksinimlerden (sözgelimi, küçük yaştaki çocukların eğitimi, sanat programları) kaynak çalmıyorsa

yazılımın ve faaliyetlerin planlanmasında ve seçiminde makul davranırsak

gösterişli grafiklerin ve dijital “el çabukluğu marifet”in çekiciliğine kapılmazsak

anne-babalar ve öğretmenler teknoloji destekli öğrenimi insani bir “çerçeve”ye oturtmaya istekli iseler…

… o zaman gençler gelişme halindeki bu alanda akıllıca seçimlerden yarar sağlar

Bilgisayarın girmediği bir alan kalmadı gibi. Ancak her faydalı gibi onun da zararları var. Üstelik çok da bahsedilmeyen, ciddi zararlar

Bilgisayarın zararlarını iki ana başlık altında toplayabiliriz

a- Fiziksel Zararlar

b- Ruhsal Zararlar

FİZİKSEL ZARARLARI

Bilgisayarların sağlığımız için ne gibi olumsuz etkilere sahip olduğunu inceledik

Bilgisayarın kimi zamanlarda kimi bölümlerini kullanmadan da idare edebilirsiniz. Ancak ekrana bakmadan yapabilecekleriniz, en fazla bildiğiniz ve sonucundan emin olduğunuz birkaç işlemle kısıtlı kalacaktır.

Bunun bir istisna olduğunu düşünürsek, bilgisayar ekranlarının olumsuz etkilerinden de bahsetmemiz gerekir. Ekrandan kullanıcıya doğru yansıyan ışınlar, elektrik yükleri, akustik gürültü ve sesler, elektromagnetik alanlar, mikrodalgalar gibi fiziksel faktörler, bilgisayar kullananlarda kanser, sara, deri hastalıkları, katarakt, düşükle sonuçlanan gebelik ya da sakat çocuk doğumları gibi gayet ciddi rahatsızlıklara yol açabiliyor.

Işıma ve ışık yansıması gibi etkenler filtre sistemleriyle neredeyse tamamen çözülebiliyor. Ancak gördüğünüz her filtrenin her derde deva olduğunu sanmayın.

Radyasyon etkileri

Bilgisayar monitörlerindeki resim tüplerinin, evlerimizde yaygın bir biçimde kullandığımız, karşısında saatlerce oturduğumuz televizyon alıcılarının resim tüplerinden gerek yapı gerekse işlev yönünden hiçbir farkı bulunmamaktadır.

Fark sadece televizyonda vericilerden yayılan işaretlerin görüntülenmesi, monitör ekranında ise bilgisayar donanımında oluşturulan dijital kodlanmış bilgilerin görselleştirilmesidir.

X ışınları, ekran camının yeterince kalın olması ve camın iç yüzeyinin kaplı olduğu maddeyi oluşturan bileşenlerin yeterince yüksek atom numarasına sahip elementler içermemesi nedeniyle ekran camında neredeyse tümüyle emilir.

Özellikle son dönemlerdeki gelişmiş ekranlarda bu sorun neredeyse çözülmüştür. Ancak hiçbirisi ‘radyasyonsuz’ olduğunu iddia etmez

Göz sorunları

Ekran başında çalışanlarda önde gelen yakınma nedeni göz yorulmaları, baş ağrısı ve kimilerine göre göz bozulmalarıdır.

Bu şikâyet nedenlerinin başında, kişinin farkında olmadığı, gözleriyle

ilgili kırma bozuklukları (miyop, hipermetrop ve astigmat) gelmektedir.

Gözlerinde kusuru olmayan ya da uygun gözlük kullananlarda görülen yorulma, sulanma, kanlanma ve kuruma gibi durumlar ekrana sürekli bakmakta olan kişinin göz kırpma reflekslerinin azalması nedeniyle gözlerin gözyaşıyla ıslanmasının yeterli olmamasından kaynaklanmaktadır. Monitör ekranından, aydınlık pencereler, masa ve tavan lamba ışıkları yansımalarının gözün ışığa uyum yeteneğini azaltmakta, ekranın kullanıcıya gereğinden uzak, yakın ya da göz düzeyinden çok yüksek veya alçak olması da göz küresini yatay ve düşey eksenlerde gereksiz yorucu hareketler yapmaya zorlamaktadır.

Ancak yine de gözlerde, gözlük takmayı gerektirecek bozuklukların oluşmasına, kimilerinin sandığı gibi gözlerin zorlanması ve aşırı yorulmasının neden olduğu tamamıyla kesin bir olgu değildir.

Çok daha fazla tehlikelere neden olan bir konu da, bilgisayarın karşısında nasıl oturduğunuzdur. Genellikle vücuda uyum sağlamayan koltuklar üzerinde farkında olmadan geçirilen saatler sırt ve bel ağrısı olarak geri dönecektir. Ayrıca bir dönem gündemi epey meşgul eden ve bileklerde kireçlenmeye bağlı olarak başlayan, sonunda elleri kullanmakta ciddi sorunlar yaratan carpal tunnel sendromunu da unutmamak gerekir..

RUHSAL ZARARLARI

Bilgisayar bilinçsiz kullanıldığında çocukların çok fazla zamanını alabilmektedir.Ders çalışmaları ya da sosyal faaliyet yapmaları gereken zamanlarda örneğin kitap okuma,tiyatro ve sinema gibi etkinliklerin yerini bilgisayar alabiliyor.Bu da çocukların üretkenliğini kısıtlayabiliyor.Ayrıca gerçek araştırma dediğimiz ansiklopedi gibi kaynaklardan yarar sağlanamıyor ve bilgiler çocuğun ayağına geldiğinden çocuk hazıra alışıyor.

Gelelim internete

Her an her yerde duyabilirsiniz “Internet harika bir şey  canım, ne arasan var, her şeyi bulabilirsin, uçsuz bucaksız bir deniz gibi”. Tüm bu söylenenler doğru olabilir fakat biz gerektiği gibi kullanamadıktan sonra dünyayı saran böyle bir ağın bize hiçbir yararı olamaz. Tabii bu birazda sizin Internet’i kullanış amacınıza da bağlı. İşte burada bilinçli bir tüketici olmanız çok önemli. Çünkü siz bilinçli bir tüketici değilseniz ihtimaldir ki kullandığınız hiçbir şeyden tam manasıyla yararlanamıyorsunuzdur. Bilinçli bir insan olmak iyidir ama bilinçli bir tüketici özelliklede bilinçli bir Internet tüketicisi olmak daha da iyidir. Evet biz insanoğlu üretimimizin yanı sıra her şeyi  tüketiyoruz. Bilinçli veya bilinçsiz. Şimdi “Internet’te tüketilir mi?” demeyin. Bu siberalemde böyle bir ihtiyaç(tüketim) olmasa firmalar reklamlarını niçin bu alana taşısın ki? Yada her gün tükettiğimiz televizyon, radyo,gazete, dergi vs. vs.. Yayınlarını niçin net üzerinden de takip edilir bir hale getirsin? Çünkü hepimiz bir tüketiciyiz ve şu yerkürede tüketmediğimiz hemen hemen hiçbir şey yok gibi. Şimdi tüm bu söylediklerimden benim tüketmeye karşı olduğumu çıkarmayın. Böyle bir şey olamaz çünkü kendimde bir tüketiciyim. Zaten kimsenin tüketime karşı olması gibi bir şey söz konusu olamaz. Karşı olunan şey ancak bilinçsiz tüketim olunabilir ki işte benim karşı olduğum şeyde budur. Çünkü siz bir şeyi tüketirken bilinçli davranmazsanız sizin yerinize o sizi tüketir. İşte Internet’te burada devreye giriyor çünkü yanlış kullanıldığı takdirde insana en çok zarar verebilecek materyaller arasına girmeye başladı bile. Yapılan araştırmalara göre Internet kullanıcılarının bir çoğunun “Internet Bağımlılarına” dönüşmeye başladığı fark edilmiş. Buna göre bağımlı Internet kullanıcılarının %35’ini IRC sohbet odaları , %28’ini de MUD (rol oynama platformları) kullanıcıları oluşturuyormuş. Normal Internet kullanıcılarında ise bu rakamlar %7 ve %5 oranında imiş. Araştırma sonuçlarına göre bu insanların 4 saatten az uyudukları, çevreleri ile büyük bir uyumsuzluk sergilerken ancak nette oldukları vakit kendilerini rahat hissettikleri, çalışanlarda verimi, öğrencilerde ise başarıyı düşürdüğü saptanmış. Birkaç ay önce Amerika’da meydana gelen üç çocuk annesi bir ev kadınının evi ve çocukları ile ilgilenmediği, zamanının büyük bir bölümünü (günde 10 saatten fazla) Internet’te geçirdiği nedeniyle açılan boşanma davasını sanırım hatırlarız . Medyada çıkan haberlere göre polis eve geldiğinde evin bir çöplükten farkı yokmuş. Tüm bunlar gösteriyor ki bilinçsiz bir tüketim kimilerini bağımlılığa kimilerini hastalığa kadar sürükleyebiliyor. Burada önemli olan elimizdeki materyalin yani Internet’in bize hizmet ettiği ve doğru kullanıldığı takdirde hizmete devam edeceği aksi halde insanların yanlışa sapmalarına neden olacağı gerçeğidir. Internet ile ilgili tüm bu anlattıklarım sizleri ürkütmesin çünkü sizlere konumuz bilgisayar olduğu için sadece bu alandaki verileri aktardım yoksa hayatımızda bizi tüketen ve bağımlılık yapan birçok materyal var. Bugün Internet bağımlılığı yüzünden yıkılan birkaç aile varken içki yada kumar yüzünden yıkılan binlerce aile var. Sigaranın sağlığa zararı veya çocuklarımızın bu yüzyılda bolca tükettiği TV’de ki şiddet programlarından nasıl etkilendiklerini anlatmama gerek yok sanırım. İşte bu yüzden önemli olan bir şeyi tüketmek değil insanın o şeyi niçin tükettiğini bilmesi ve kontrolü altında tutmasıdır. Evet Internet bu yüzyılın harikalarından biri bence ve hepimiz onu tüketiyoruz. Biz kullanmasak bile çocuklarımız kullanacak. Ders araştırmasından arkadaş ilişkilerine kadar birçok alanda bizlere yardımı dokunan interneti bilinçli bir şekilde kullanalım.

Son olarak diyorum ki: İnternet sizi değil, siz interneti tüketin.

. Sonuçta bazı aileler bilgisayarı alıyor ve çocuğunun önüne koyuyor çünkü bir kere alınmış ve bari bir işe yarasın çocuk diğer çocuklardan geri kalmasın, derslerini falan yapsın gibi düzgün bir düşünce sergileniyor. Ben ise bu çocuklarda, hiçbir şey bilmediği için anne baba kontrolü, çocuk olduğu için de oto kontrolü olmayacağını ve ders çalışsın diye önüne konan bilgisayarın başka amaçlara hizmet edeceğini düşünüyorum. sonuçların neler olabileceğini elbette tahmin edebiliyorum. Önceleri oyun için kullanılan bilgisayarın bir müddet sonra çocuğun Internet’i keşfetmesiyle birlikte sansürsüz bir oyuncağa dönüşeceği kesin. Çünkü anne babaların, çocuğa bunun herkesin kendi alanına göre yararlı bilgilere ulaşabileceği bir araç olduğunu anlatmaları ve çocuklarını bu yöne sevk etmeleri gerekmektedir. Ancak maalesef her ailenin bu bilince sahip olmayacağı gerçeğini de düşünürsek bu çocuklara nasıl ulaşılması ve doğru yönlendirilmesi konusunda ne gibi bir çalışma yapılması gerçeğini anlayabiliriz. Amerika’daki okullarda bile bilgisayar laboratuarlarındaki eğitim de öğrenciler öğretmenler tarafından sıkı bir şekilde denetlenirken burada evinde, odasına kapanmış tek başına bilgisayarı ve onun dünyasını keşfetmeye çalışan küçükleri kim denetleyecek? Anne-baba bir şey bilmediğine göre çocuk doğru veya yanlış bilgisayarı keşfedecek

okullarda bilgisayarlı eğitim diyoruz

Belirli niteliklere sahip eğitimciler yetiştirilmeden böyle bir içeriğin okullarımıza getirilmesi ne kadar doğru veya faydalı olabilir. Çağı yakalamak yada dünyaya açılmak, yaşları 7 ile 14 arasında değişen çocukların önüne bir bilgisayar ve bir Internet bağlantısı kurmak değildir. Önemli olan onları bu araçlarla esas amaç doğrultusunda eğitmektir. Yani daha önce de söylediğim gibi Internet bir amaç değil araç olmalıdır. Bilgisayar ve Internet, hayatımıza zaten biz farkında olmadan yavaş yavaş yerleşecek, aynı telefon yada televizyonun yerleştiği gibi. Burada esas nokta eğitim sistemimizdeki eksiklerin giderilmeden böyle bir olayın çocuklarımız üzerinde ne kadar başarıyla uygulanabileceğidir. Her okulun dünyaya açılması projesi,  uygulanan eğitim sistemimiz ile aynı paralel üzerinde olursa büyüklerimizin deyimiyle bana biz bu treni kaçıracakmışız gibi geliyor.

Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.