FEN BİLGİSİ DERSI 7. SINIF ÖĞRETİM PROGRAMI

Egitim kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 42 defa okundu

T.C.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

İLKÖĞRETİM OKULU

FEN BİLGİSİ DERSI 7. SINIF ÖĞRETİM PROGRAMI

ANKARA

2000

“Dünyada her şey için maddiyat için maneviyat için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, tekniktir. Bilim ve tekniğin dışında yol gösterici aramak gaflettir,cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız bilim ve tekniğin yaşadığımız her dakikadaki aşamalarının gelişimini anlamak ve ilerlemelerini zamanında izlemek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl önceki bilim ve teknik dilinin çizdiği kuralları, şu kadar bin yıl sonra bu gün aynen uygulamaya kalkışmak elbette bilim ve tekniğin içinde bulunmak değildir.”

“Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile ilgisiz yaşayamayız. Aksine ilerlemiş, medenîleşmiş bir millet olarak uygarlık alanının üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak bilim ve teknik ile olur. Bu bilim ve teknik nerede ise oradan bulup alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. Bilim ve teknik için kayıt ve şart yoktur.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

TÜRK MİLLÎ EĞİTİMİNİN AMAÇLARI

1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununun 2. maddesinde Türk Millî Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini;

Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin millî, ahlakî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış hâline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;

Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;

İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak ;

Böylece, bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan millî birlik ve bütünlük içinde iktisadî, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı seçkin bir ortağı yapmaktır.

Ayrıca;

İlköğretimin amaç ve görevleri, Millî Eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak:

Her Türk çocuğuna iyi bir vatandaş olmak için gerekli temel bilgi, beceri, davranış ve alışkanlıkları kazandırmak; onu millî ahlâk anlayışına uygun olarak yetiştirmek;

Her Türk çocuğunu ilgi, istidat ve kabiliyetleri yönünden yetiştirerek hayata ve üst öğrenime hazırlamaktır (Millî Eğitim Temel Kanunu. Madde 23).

GİRİŞ

İletişimde, bilgi alış verişinde ve teknolojilerde küresel boyutta çok hızlı bir değişimin olduğu, bilginin katlanarak arttığı ve her geçen gün daha yoğun teknoloji kullanılan bir çağda yaşıyoruz. Çağın diğer bir özelliği, küreselleşme denilen olgu ve bunun sonucu ülkeler arasında artan rekabet ortamıdır. Bu rekabet ortamında başarılı olmak için ülkeler, bireylerini daha iyi eğitme yolunda birbirleriyle yarışmaktadırlar. Gittikçe daha fazla dışa açılan ve uluslar arası düzeyde diğer ülkelerle her yönden yarışan ülkemizin başarısı, iyi eğitilmiş bireylerle olanaklıdır.

İleri ülkeler, bu yarışta geri kalmamak için son yıllarda eğitimlerini yeniden yapılandırmışlar, yüksek düzeyde insan ve para gücü kullanarak yeni öğretim programları geliştirmişlerdir. Ülkemizdeki program geliştirme çalışmalarında, ileri ülkelerin büyük paralar harcayarak geliştirdikleri öğretim programlarının ve bunlarla ilgili uygulamaların göz ardı edilmesi düşünülemez.

Gelişmiş ülkelerde eğitimciler, veliler, iş çevreleri, politikacılar, başka bir deyişle eğitim-öğretimle ilgili yetişkinlerin tümü son yıllarda; “Çocuklarımız izledikleri eğitim-öğretim süreci sonunda neleri bilmeli ve neleri yapabilir hâle gelmelidir?” ya da “Eğitim–öğretim süreci sonunda çocuklarımızın kazanımları neler olacaktır?” sorularını sormaktadır. Yeni öğretim programları bu sorulardan yola çıkılarak geliştirilmekte ve geliştirilen bu programlara, “Öğrenci Merkezli Program” adı verilmektedir.

Öğrenci kazanımlı öğretim programları hangi konuların, hangi sırayla ve hangi düzeyde işleneceklerini, ders işlendikten sonra öğrencilerin neleri kazanacaklarını, bunu sağlamak için sınıfta nelerin nasıl yapılması gerektiğini, ölçme–değerlendirme yöntemini ve yararlanılacak kaynakları ayrıntılarıyla belirtmektedir.

İleri ülkelerin, son yıllarda geliştirip uygulamaya başladıkları yeni fen öğretim programları incelendiğinde; daha önceleri görülen öğretmen merkezli, öğrencilerin pasif olduğu, sadece ders kitabına dayalı, öğretmenin bilgi aktarımına önem veren–ezberci, fene diğer alanlardan ayrı bakan, konuları yalın ve yüzeysel işleyen eski edilgen program anlayışının tümüyle terk edildiği görülmektedir.

Gelişmiş ülkelerin fen öğretim programları; öğrenci kazanımlı, öğrenci merkezli, öğretmen ve öğrencilerin birlikte aktif olduğu, ders kitaplarına ek olarak çeşitli kaynaklara dayalı, öğrencinin bilgiye kendinin ulaşabildiği, fene diğer alanlarla birlikte bakan, konuları çok boyutlu ve anlamlı işleyen, bilimsel öğrenim sürecini gerçekleştirmeyi ön plânda tutan yapıcı – yaratıcı yönteme göre geliştirildiği ve bu durumun da geliştirilen programlarda açıkça belirtildiği görülmektedir.

Öğrenci merkezli yeni eğitim anlayışında öğretmenin rolü yeniden tanımlanmaktadır. Yeni tanıma göre öğretmen, öğrencilerine bilgi aktaran kişi konumunda olmayıp öğrencileriyle birlikte aktif olan, sanki onlarla birlikte öğrenen, bu esnada onları yönlendiren ve öğrencilerin kendilerinin öğrenmelerine uygun ortam hazırlayan bir konuma gelmektedir. Bu eğitimde öğrencinin temel rolü ise kendisinin keşfetmesi ve öğrenmesidir. Bunu sağlamak üzere öğrenci, öğretmen tarafından keşfetmeye özendirilir, doğası gereği keşfettikçe derse ilgisi artar, öğrenmeyi öğrenir ve öğrenmekten mutlu olur. Doğal olarak öğrenci merkezli eğitimde öğretmenin yönlendirme, öğrencinin de keşfetme ve öğrenme sorumlulukları vardır.

Öğretim programlarını geliştirme çalışmaları süreklilik isteyen, dinamik bir süreçtir. Geliştirilen programlar uzun süre değişmeden kalamazlar ve her program günün gelişen gereksinimlerini karşılayacak hâle getirilmek zorundadır. Bu nedenle öğretim programları, yetkin kişilerden oluşan program geliştirme gruplarınca değerlendirilip geliştirilmelidir.

Öğretim Programından Beklenenler

Günümüzdeki İlköğretim öğrencileri, yaklaşık yirmibirinci yüzyılın ilk yarısına kadar toplumumuza her bakımdan yön verecek bireyler olacaktır. Bu durum onlara yaşadıkları süre içinde, sürekli ve gittikçe artan bir biçimde daha üst düzeylerde bilgi ve beceri kazandırmayı zorunlu hâle getirecektir. Bugünlerde eğitip yetiştireceğimiz öğrencilerimiz, bilgiye dayalı küresel ekonomide diğer ülkelerin bireyleriyle başarılı bir biçimde yarışabilmelidir. Onlar sorgulayabilen, neden–sonuç ilişkilerini görüp bunlar arasında mantıklı bağlar kurabilen ve gerçek problemleri anlayıp çözebilen bireyler olarak yetiştirilmelidir.

Gelecekte ürünler ve bunları üreten fabrikalar, bilgisayarların yardımıyla yapılan matematik modellere ve simulasyonlara dayanacaktır. Bilgisayarlar, üretim işlemlerini ve bu işlemleri yapan robotları kontrol edecektir. Doğal olarak ülkemiz, sözü edilen yeni teknolojileri anlayabilen, uygulayabilen ve daha iyilerini geliştirebilen bireylere artan sayılarda gereksinim duyacaktır.

Ülkemizde, belirtilen niteliklere sahip bireyleri yetiştirmek için mevcut olan fen bilimleri öğrenimimizi ve fen eğitim alt yapımızı daha da iyileştirmek ve ileri ülkelerdeki düzeyi yakalamak gerekir. Bunun için yapılacak ilk iş; ulusal fen bilimleri öğrenimi için 21. yüzyıla uygun yeni bir görev tanımlamak, hâlen var olan fen eğitim alt yapısından en üst düzeyde yararlanacak biçimde çağdaş ölçütlere sahip fen öğretim programı geliştirmek ve uygulamaktır.

Programın açıklanan niteliklere sahip bireylerin yetiştirilmesini sağlamak üzere öğrencileri;

Gelecekte seçecekleri mesleklere yönlendirmesi,

İlgilenen, keşfeden, sorgulayabilen, doğru kararlar verebilen, problem çözebilen ve sürekli öğrenen bireyler olarak yetiştirmesi,

Yeni teknolojileri anlayabilen, kullanabilen ve yenilerini geliştirebilen bireyler hâline getirmesi,

Kendi kendilerini yönetebilir duruma getirmesi,

Çevre bilincine kavuşturması

gerekir.

Bunlara ek olarak program; bilimin önemini kavramış, toplumsal ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayan ve bu gelişmelere katkıda bulunan, görev ve sorumluluk bilinci taşıyan, yetenekli, bilgili, deneyimli ve nitelikli uygar bireyler yetişmesini sağlamayı hedeflemektedir. Öğrenciler bu hedefe yönelik kazanımlara, öğrenmede birbirinden ayrılmayan ve bütünlük içinde uygulanması gereken şu dört süreç ile;

Sorular sorarak, inceleme ve gözlemler yaparak, veriler üretip değerlendirerek; kısaca bilimsel düşünerek,

Ulaştıkları sonuç ve bulguları, ilgili başka sonuç ve bulgularla ve farklı görüşlerle karşılaştırıp uygun şekilde yazarak ve sunarak; kısaca bilimsel iletişim kurarak,

Bilimin sonuçlarını, karşılaştıkları çeşitli gözlem, sorun ve fikirleri açıklamak için kullanarak; kısaca bilimi yaşama geçirerek,

Edindikleri bilgi ve becerileri, yerinde ve doğru kullanarak; kısaca sorumlu davranarak ulaşırlar.

Bu süreçler uygulanırken;

Öğrenmede öğrencilerin aktif katılımlarının gerektiği,

Öğrencilerin çok değişik yollarla ve farklı hızlarla öğrendiği,

Öğrenmenin hem bireysel hem grup hâlinde yürütülen bir süreç olduğu

göz önüne alınmalıdır.

Özellikle fen bilimleri öğreniminde, öğrencilerin yaş ve düzeylerine göre uyulması gereken gözlemden model ve formül geliştirmeye kadar bir dizi aşama vardır. Bunlara ek olarak, bilimsel öğrenim süreci uygulanırken ve konular işlenirken dört ana grup hâlinde belirtilen şu önemli hususların ve birleştirici kavramların kapsanması gerekir:

Kavramlar, ilkeler, gerçekler, yasalar ve kuramlardan oluşan bilimsel bilgiler kapsanmalıdır.

Bilimsel bulguların geliştirilmesini sağlayan ve çeşitli teknikler içeren bilimsel süreçler uygulanmalıdır.

Benzerlikler ve çeşitlilik, değişme ve kalıcılık, sistemler ve etkileşmeler, sağlık ve iyi yaşam, bilim, teknoloji, toplum ve çevre ilişkileri vurgulanmalıdır.

Kritik ve eleştirel düşünme, sorumlu ve etik davranma alışkanlığı kazandırılmasına dönük konulara ve etkinliklere yer verilmelidir.

Programın Geliştirilmesi

İlköğretimi bitiren tüm öğrencilerin, fen dallarına yönelerek bilim adamı ya da mühendis olmak için eğitimlerini sürdürmeleri beklenemez. Ancak fen bilimlerinden kaynaklanan teknolojilerin her geçen gün artan oranda ve hiç kimsenin kaçamayacağı biçimde günlük yaşama girdiği ve insanları, çalıştıkları iş yerleri dahil, bu teknolojileri kullanmak zorunda bıraktığı bir gerçektir. Bunun ötesinde ülkenin bireyleri olarak bilim ve teknolojiyle ilgili sosyal konularda, doğru kararların alınmasına katkı yapma zorunluluğumuz daha sık gündeme gelmektedir ve gelecektir. Bu nedenlerle, çocuklarımızın yeterli düzeyde eğitim–öğretim görerek bir bakıma fen dalında da okur–yazar olma zorunlulukları vardır.

Bu program, çevreleri ve dünya ile aktif bir biçimde ilgilenen, anlamlı sorular sorup gözlem ve deneylerle veriler toplayan ve bunları analiz edebilen, edindikleri bilgileri sözle ve yazıyla sunarak başkalarıyla uygarca iletişim kurabilen, sorumlu davranan, bilgili ve yetenekli, fen dalında okur–yazar bireyler yetiştirmeyi hedeflemektedir.

Programın hedefine ulaşmasında yapıcı–yaratıcı yöntem benimsenmiş ve bu nedenle program öğrenci merkezli olarak hazırlanmıştır. Öğrenci merkezli eğitimden, öğretmenin ikinci plânda kalması ve öğrencilerin kendi başlarına bırakılmaları anlaşılmamalıdır. Öğrenci merkezli eğitimi doğru biçimde yönlendirip amaca uygun yürütecek olanın da eğitim–öğretimin temel unsuru olan öğretmen olduğu unutulmamalıdır.

Programda fizik, kimya, biyoloji konularının yanı sıra, Dünya, uzay ve çevre ile ilgili konulara da yer verilmiştir. Konular fen dallarına ve sınıflara göre dengeli bir biçimde dağıtılmış ve konuların düzeyi öğrencilerin yaşlarına uygun olarak belirlenmiştir.

Program geliştirme çalışmalarında, ileri ülkelerde uygulanmakta olan çok sayıdaki önemli öğretim programları incelenip değerlendirilmiş ve programın ileri ülkelerdeki benzer programlarla aynı temel niteliklere sahip olmasına çalışılmıştır. Programın Türk Millî Eğitiminin amaç ve ilkeleri doğrultusunda; ülkemizin kendine özgü eğitim koşulları göz önüne alınarak, ihtiyaç belirleme analiz raporu ile önceki program ve uygulamalar da değerlendirilerek hazırlanmıştır.

Programda yer alan her cümle, dil bilgisi kurallarına uygun, ögeleriyle tam, açık ve yönlendirici olacak biçimde özenle yazılmıştır.

Programda öğretmenleri kısıtlayıcı hiçbir unsur yoktur. Program, her koşulda öğrenci merkezli eğitime yönelik uygulanabilir ögeler taşımaktadır. Öğretmenlerimiz, çağdaş ölçütlere sahip öğretim programlarını başarıyla uygulama potansiyeline sahiptirler. Programın yürürlüğe girmesiyle öğretmenlerimiz çok farklı ve değişik etkinlikler geliştirip uygulayacaklardır. Böylece fen bilimleri öğrenimi dinamizm kazanacak ve aktif eğitime yönelik önemli bilgi birikimi sağlanacaktır.

Yeni Fen Bilgisi öğretim programının özellikleri şöyle sıralanabilir:

Program, bilimsel öğrenim sürecine ve aktif öğretime elverişli bir yapıdadır.

Programda her cümle dil bilgisi kurallarına uygun, ögeleriyle tam, açık ve aktif eğitime yol açacak biçimde yazılmıştır.

Programın bütün ögeleri birbirleriyle uyumludur.

Program, ileri ülkelerde geliştirilip uygulanan programlarla karşılaştırıldığında, onların sahip olduğu temel niteliklere sahiptir.

Program, öğretmenleri ve ders kitabı yazarlarını kısıtlamadan, onların yaratıcılıklarını ortaya koymalarına fırsat verecek esnekliktedir.

Program, değişik koşullara ve öğrencilere uyarlanabilecek esnekliğe sahiptir.

Program, fen bilimleri öğreniminin kalitesini iyileştirmek için önemli atılımların yapılmasına fırsat verecek vizyona sahiptir.

Programın Hazırlanmasında Temel Alınan Öğrenme İlkeleri

Programın hazırlanmasında, eğitim bilimcileri tarafından öğrencilerin daha iyi nasıl öğrendikleri konusunda belirlenen şu ilkeler temel alınmıştır:

Öğrencilerin eğitim–öğretiminde doğal başlangıç noktası onların meraklı oluşlarıdır.

Öğrencilerin yeni edinecekleri bilgi ve beceriler hâlen bildikleri ile yapabildiklerinin üzerine inşa edilir.

Öğrencilerin fen eğitim–öğretimlerinin temel ögesini, dil dahil her türlü iletişim oluşturur.

Öğrenciler, aktif biçimde uğraşarak en iyi öğrenirler.

Öğrenciler, başarı ve katkılarının takdir edildiği ve desteklendiği ortamlarda daha iyi öğrenirler.

Öğrenciler, ucu açık bırakılan etkinliklerle keşfetme, inisiyatif kullanma ve başarılarını bizzat değerlendirme fırsatı tanındığında daha iyi öğrenirler.

Öğrenciler, başarmak için çalışırken kazanımlarını bildiklerinde ve öğrenme amaçlarını gördüklerinde daha iyi öğrenirler.

Öğrencilerin öğrenme yaşantıları, bireysel gereksinimlerine yanıt verdiğinde öğrenme daha etkili olur.

Öğrenciler, öğrenmekten mutlu oldukları zaman en iyi öğrenirler.

Öğrencilerin öğrenmesi, öğrenme yaşantıları ile onların günlük yaşamları arasında bağlantılar kurulduğunda daha kalıcı olur.

Programın Vizyonu

Her çağdaş öğretim programı vizyon ifadeleri içerir. Bu ifadeler yakın gelecekte ulaşılacak önemli amaçları, bunlara nasıl ulaşılacağını ve ulaşılıp ulaşılmadığının nasıl belirleneceğini gösterir. Bu programın vizyon ifadeleri şunlardır:

• Türk toplumunun sağlıklı gelişmesi, kalkınması ve güçlü olması için tüm öğrenciler belirli düzeyde fen bilgisine sahip olmalı ve bunu yaşantılarına yansıtabilmelidirler.

• Tüm öğrenciler, zevk alarak belirli düzeyde fen öğrenme kapasitesine sahiptir ve bu onların hakkıdır.

• Fen bilimleri öğrenimi, öğrencilerin ilgi ve merakını artıran, onlarda öğrenme heyecanı yaratan ve yaşadıkları sürece bu heyecanı duymalarını sağlayan bir eğitim olmalıdır.

• Fen bilimleri öğrenimi, öğrencilerin yapacakları etkinliklerle bilgiye kendilerinin ulaşmalarını, edindikleri bilgileri analiz edebilmelerini, bu bilgilerden yaratıcı yönlerini geliştirerek yararlanabilmelerini ve doğru kararlar verebilmelerini sağlamalıdır.

• Fen bilimleri öğrenimi, öğrencilerin saplantılardan uzak, gözlem ve verilere dayalı bilimsel gelişmelerin önemini anlayan, bu gelişmelerin teknolojiye, topluma ve çevreye etkilerini fark edip değerlendirebilen bireyler hâline gelmelerini sağlamalıdır.

• Fen bilimleri öğrenimi, karşılaşılan her türlü sorunun sadece bilimsel yöntemlerle çözülebileceğini öğrencilere fark ettirmelidir.

• Fen bilimleri öğrenimi, öğrencileri edindikleri bilgi ve bulguları başkalarıyla paylaşabilen, ortak çalışmaya yatkın uygar bireyler hâline gelmelerini sağlamalıdır.

Bu vizyona uygun olarak yetiştirilen öğrenciler kendilerine, ailelerine, topluma ve çevreye olumlu katkılar yapan, objektif düşünen, sorumlu davranan, doğru kararlar veren, yaratıcı yönleri güçlü, saplantı ve dogmalardan uzak, ulusal ve evrensel değerlerle donanmış, Cumhuriyete ve Atatürk İlke ve devrimlerine bağlı, nitelikli aydın bireyler hâline geleceklerdir.

Programın Yapısı

Bu programda, İlköğretim okullarında okutulacak Fen Bilgisi dersi konuları, sistemli bir biçimde düzenlenmiştir. Derste işlenecek üniteler, bir yandan üst sınıflarda okutulacak fen konularına temel oluştururken, diğer yandan problem çözme ve yeni teknolojilere yatkınlık sağlama bakımından önem taşıyan Fen Bilgisinin ana konularını içermektedir.

Her ünite sırasıyla; ünitenin amacı, öğrenci kazanımları ve konular olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Bazı ünitelerde ise bu bölümlere ek olarak öğretme ve öğrenme etkinlikleri ile değerlendirme etkinlikleri yer almaktadır.

04.08.1999 tarih 263 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu kararıyla kabul edilen ve Eylül 1999 tarih ve 2504 sayılı Tebliğler Dergisi’nde yayınlanan İlköğretim kurumlarının öğretim programları ile ders kitaplarında yer alması gereken “Atatürkçülük İle İlgili Konular”, bütünüyle (hedefler, davranışlar ve konular) Fen Bilgisi öğretim programının 4, 5, ve 8. sınıfların ilk ünitelerinde işlenecektir.

Ünitenin Amacı: Ünitenin amacı, ünitenin içeriğini kısa ve öz olarak veren ve bir bakıma programın iskeletini oluşturan ifadeleri içerir. Bunlar, programın vizyonuna uygun olarak öğrencilerin ulaşmaları gereken düzeyi açık ve eksiksiz olarak belirtecek ve aktif eğitimi özendirecek biçimde ifade edilmiştir.

Öğrenci Kazanımları: Öğrenci kazanımları, ünite işlenip amaç gerçekleştirildikten sonra öğrencilerin edinecekleri bilgi, beceri, görüş, tutum ve davranışları ifade eder. İleri ülkelerin programlarında olduğu gibi bu ifadeler, İlköğretim Fen Bilgisi eğitimi için temel standartlar anlamına gelir. Öğrenci kazanımları, programın vizyonuna ve amaçlarına uygun, öğrenci merkezli, aktif eğitimi özendirecek biçimde ögeleriyle tam ve anlamları açık cümlelerle ifade edilmiştir.

Konular: Konu başlıkları, ünitenin içeriğiyle ilgili ipuçları sağlar. Konu başlıkları okunduğunda ilgi ve merak uyandıracak, unutulmadan kolayca hatırlanabilecek ve kendi başlarına anlam çağrıştırabilecek ifadeler olarak düzenlenmiştir. Bu yaklaşım ünite adları için de söz konusudur.

Öğretme ve öğrenme Etkinlikleri: Öğretme ve öğrenme etkinlikleri, amaca ulaşmak için dersin nasıl işleneceğini belirlemede öğretmenlere ışık tutar ve dersin öğrenci merkezli, bilimsel öğrenim süreci doğrultusunda işlenmesine yardımcı olurlar. Etkinlikler, farklı düzeylerdeki öğrencilere uygun olmalı ve özel donanım gerektiren belirli deneylerle sınırlı kalmamalıdır. Programdaki bazı ünitelerde öğretmenlere yardımcı olmak üzere öğretme ve öğrenme etkinlik örnekleri verilmiştir. Öğretmenler öğrencilerin düzeyine, sınıf durumuna ve eldeki olanaklara göre çok sayıda benzer etkinlikler tasarlayıp geliştirebilirler. Öğretmenler kendi yaratıcılıklarını da katarak, koşullar ne olursa olsun, mutlaka öğrencilerle birlikte etkinlikler yapmalıdırlar.

Öğrencilerin yapacakları sınıf içi ve ev etkinliklerinin, eğitim–öğretim açısından büyük yararı olduğu bir gerçektir. Öğretmen öğrencileri bu tür etkinliklere özendirmeli, öğrenciler de tek başlarına ya da gruplar hâlinde bu tür etkinlikler yapmalıdırlar. Bu etkinliklerde öğrencilerin yararlanacağı kaynaklar, öğretmen tarafından verilebilir ya da öğrenciler kaynakları kendileri araştırıp bulabilirler.

Öğrencilerin yaptıkları tüm etkinlikleri kaydetmeleri sağlanmalı, bunları yazılı ve sözlü olarak sunmaları özendirilmelidir. Böylece öğrencilerin fikirleri analiz ve sentez etmeleri, anladıklarını başkalarıyla sözlü ve yazılı paylaşmaları, öğrendiklerini belirli bir çerçeveye oturtmaları, konuyu formüle ederek soruları yanıtlamaları ve günlük yaşamla bağlantı kurmaları sağlanmış olur.

Öğrencilerin, etkinlik yaparken konuyla ilgili kavramları geliştirmeleri, bunları günlük yaşantılarıyla ilişkilendirmeleri, pratik beceriler kazanmaları, araştırma ve inceleme plânlamaları, aygıtları güvenli biçimde kullanmaları, dikkatli ve değerli gözlem yapmaları, belirli duyarlıkta ölçümler yaparak bunlardaki hataları fark etmeleri, verileri kayıt ve analiz edip grafiklerini çizmeleri ve yorumlamaları, koşullara göre tek başlarına ya da iş birliği içinde grupla çalışmaları önem taşır. Öğrenci merkezli eğitimde, bunların öğrencilerin yaşlarına uygun olarak plânlanmasından ve gerçekleştirilmesinden birinci derecede öğretmen sorumludur.

Değerlendirme Etkinlikleri: Öğrencilerin edinecekleri bilgi, beceri, görüş, tutum ve davranışlardan oluşan kazanımlara ne derece ulaştıklarını ölçmek için değerlendirme etkinlikleri yapılır. Fen bilimleri öğreniminin içeriği ve izlenen öğretme ve öğrenme stratejileri, öğrencilerin nasıl değerlendirileceği konusunu da etkiler.

Öğrencilerin değerlendirilmesinde sadece belirli ölçütleri referans alan, verilen seçenekler arasından doğru olanının seçilmesini isteyen test türü yazılı sınavlar kullanılırsa öğrencinin diğer öğrencilere göre başarısı ölçülmüş olur. Böyle bir değerlendirme, öğrencilerin ne bildiklerinin ve yapabileceklerinin sadece bir kısmının ölçülmesi demektir. Öğrencinin hedeflenen kazanımı elde edip etmediği, başka bir deyişle hedeflenen standardı yakalayıp yakalamadığı bu tür sınavlarla ölçülemez. Örneğin; ortak uygulanan çoktan seçmeli test türü yazılı sınavdan ortalamanın üstünde not alan bir öğrenci, ortalama çok düşükse başarılı sayılmaz. Öğrencilerin değerlendirilmesi, onların neleri ezbere bildiklerini ölçmenin ötesinde, sentez ve edindikleri bilgileri uygulayabilme yeteneklerinin de ölçülmesini içermelidir.

Öğretmen, öğrencileri değerlendirirken ölçme sonuçları ile birlikte, öğrencilerin; sınıf içi etkinliklere katılımı, bilimsel tutum ve davranışları, gözlem yapma, araştırma- inceleme, bilimsel düşünme, sahip oldukları ve sergiledikleri fikir zenginlikleri, sorumluluk alma, ekip çalışmalarına yatkınlıkları, edindiği bilgi ve bulguları paylaşabilme vb. gibi birçok gözleme dayalı öğrenci etkinliğini de değerlendirmede göz önünde bulundurmalıdır.

Öğrencilerin bir konuyu derinlemesine araştırabilmeleri için ödev ve projeler gibi değişik bireysel çalışma yöntemleri kullanılabilir. Eğer ödev ve proje, grup çalışması gerektiriyorsa öğrencilerin bireysel katılım ve katkılarını ölçmede zorluklar çıkabilir. Bunun için öğrencilerin grup çalışmasına katkı ve katılımlarını sağlamak için görevler belirlenebilir, roller dağıtılıp grup üyelerinin çalışma sırasında birbirleriyle etkileşimleri gözlenebilir. Öğrencilerin kendilerini değerlendirmeleri, bireysel katkı ve katılımın belirlenmesinde kullanılabilecek bir başka yöntemdir. Bu amaçla örnek “ Kendini Değerlendirme Formu ve Grup (Küme) Değerlendirme Formu” hazırlanmıştır.

Programda, eğitim–öğretim sürecini destekleyici nitelikte çeşitli değerlendirme örnekleri sunulmuştur. Öğretmenler bunlardan esinlenerek en uygun değerlendirme yöntemlerini geliştirip uygulayabilirler. Bilindiği gibi “İyi değerlendirme iyi eğitim–öğretimin ayrılmaz bir parçasıdır.” sözü her zaman doğrudur.

Öğrencileri tanımak, davranışlarındaki gelişmeleri izlemek, gereksinimlerini anlamak için kullanılan en iyi tekniklerden biri gözlemdir. Öğretmenin, öğrencilerin olumlu ve olumsuz davranışlarını incelerken bazı kayıtlar tutması, değerlendirme için yararlı olur. Bu amaçla örnek “Öğrenci Gözlem Formu” hazırlanmıştır. Bu formla, derslerin işleniş sürecinde öğrencilerin yapılan etkinliklere katılma düzeyinin gözlenmesi amaçlanmıştır. İşlenen üniteler sonunda her öğrenci için doldurulacak bu formlar, öğrenciler hakkında yapılacak değerlendirmelerde ve alınacak kararlarda önemli ipuçları sağlayacaktır. Hangi ölçme yöntemi kullanılırsa kullanılsın, amaçlara ulaşmada bu yöntemlerin tümünün önemli olduğu her zaman göz önüne alınmalıdır.

ÖĞRENCİ GÖZLEM FORMU

Adı – Soyadı : ……………………………

Sınıfı : ……………………………

Öğrenci No : ……………………………

Açıklama: Bu form etkinlikler süresince öğrencilerin yapılan etkinliklere katılma düzeyini gözlemlemeniz amacıyla hazırlanmıştır.

G Ö Z L E N E C E K Ö Ğ R E N C İ K A Z A N I M L A R I

D E R E C E L E R

Her Zaman

Sıklıkta

Bazen

Nadiren

Hiçbir Zaman

I. DERSE HAZIRLIK

Hangi kaynaklara başvurup hazırlanacağı hakkında bilgi ister.

Bilgi kaynaklarını kendisi bulur.

Bilgiyi nereden edineceğini bildiğini söyler.

Derse değişik yardımcı kaynaklarla gelir.

Derse hazırlıklı gelir.

TOPLAM

II. ETKİNLİKLERE KATILMA

Kendiliğinden söz alarak görüşünü söyler.

Kendisine görüşü sorulduğunda konuşur.

Belirttiği görüşler ve verdiği örnekler özgündür.

Yeni ve özgün sorular sorar.

Dersi iyi dinlediği izlenimi veren sorular sorar.

TOPLAM

III. İNCELEME – ARAŞTIRMA – GÖZLEM

Bilgi toplamak için çeşitli kaynaklara başvurur.

Kendisine verilen kaynaklarla yetinmeyip başka kaynaklar araştırır.

İnceleme ve araştırma ödevlerini özenerek yapar.

Gözlemleri sonucunda mantıksal çıkarımlarda bulunur.

Araştırma ve incelemeleri sonucunda genellemeler yapar.

TOPLAM

IV. BİLİMİN UYGULAMALARI

Bilinenlerden bilinmeyenleri kestirir.

Verilenlerden grafik ve çizelgeler oluşturur.

Yönteme uygun deney yapar.

Deneyden tanım ve sonuç çıkararak yorumlar yapar.

Deneyin sonucunu sunar.

TOPLAM

TOPLAM

KENDİNİ DEĞERLENDİRME FORMU

Açıklama: Bu form kendinizi değerlendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Tablo içinde sizi en iyi tanımlayan seçeneği işaretleyiniz. Tablonun altında verilen ifadeleri kendinize göre doldurunuz.

Öğrencinin;

Adı – Soyadı : ……………………………

Sınıfı : ……………………………

Öğrenci No : ……………………………

ÖĞRENCİNİN DEĞERLENDİRECEĞİ TUTUM VE DAVRANIŞLAR

D E R E C E L E R

Çoğu Zaman

Kısmen

Çok Az

Öğretmenin yaptığı açıklamaları takip ettim.

Anlamadığım yerlerde soru sordum.

Üniteye çok iyi çalıştım.

Arkadaşlarımın yaptığı yazılı ve sözlü anlatımlara saygı gösterdim.

Üniteyle ilgili etkinliklerden edindiğim en önemli bilgi, ……………………………………………………………………………………………………………………………………….

Ünite ile ilgili etkinliklerden neden sıkıldım? ………………………………………………………………………….

………………………………………………………………………………………………………………………………………..

Grup hâlindeki çalışmalarımıza nasıl katkıda bulundum? ………………………………………………………..

…………………………………………………………………………………………………………………………………………

Ünitede çok iyi değildim. Çünkü ………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. Ünitede iyiydim. Çünkü ……………………………………………………………………………………………………..

……………………………………………………………………………………………………………………………………….

KÜME (GRUP) DEĞERLENDİRME FORMU

Açıklama: Bu form kümenizi (grubunuzu) değerlendirmeniz için hazırlanmıştır. Tablo içinde kümenizi en iyi ifade eden seçeneği işaretleyiniz. Tablonun altında verilen ifadeleri kümenize göre doldurunuz.

Öğrencinin;

Adı – Soyadı : ……………………………

Sınıfı : ……………………………

Öğrenci No : ……………………………

ÖĞRENCİNİN DEĞERLENDİRECEĞİ TUTUM VE DAVRANIŞLAR

D E R E C E L E R

Çoğu Zaman

Kısmen

Çok Az

Etkinlikleri birlikte hazırladık.

Plânlayarak başka kaynaklardan da araştırmalar yaptık.

Birbirimizin görüş ve önerilerine saygı gösterdik.

Grup ruhu içinde birlikte çalıştık.

Ünitede öğrendiklerimizi günlük yaşamımıza aktardık.

Kümemizde problemler vardı. Çünkü, ………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………..

Kümemiz iyiydi. Çünkü, ……………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………..

Küme olarak daha iyi olabilirdik. Fakat, ………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………..

Kaynaklar: Öğrenci merkezli aktif eğitim için öğretmen ve öğrencilerin, konuların değişik ve farklı yönlerini yansıtan çok sayıda kaynaktan yararlanmaları gerekir. Yönlendirici ve özendirici unsurlar içeren bu yeni program anlayışının benimsenmesinin, başlıca nedenlerinden birisi; öğrenci merkezli aktif eğitimi gerçekleştirmek, diğeri de bu eğitimi destekleyecek zengin kaynakların ortaya çıkmasını sağlamaktır.

Öğretmenlerden Beklenenler: Öğretmenlerimizden ilk beklenen; bu öğretim programını baştan sona dikkatle inceleyerek değerlendirmeleri ve programın getirdiği yenilikleri fark etmeleridir. Daha sonra her öğretmen kendisine “öğrencilerimin programda yer alan kazanımları elde etmeleri için dersimi nasıl işlemeliyim?” sorusunu sormalıdır. Doğal olarak bu sorunun, programdaki her ünite için sorulması gerekir. Sorunun yanıtına yardımcı olmak üzere, bazı ünitelerde öğretme ve öğrenme etkinliklerine yer verilmiştir. Öğretmenin bu öneriler ışığında, kendi deneyim ve yaratıcılığını da katarak dersini en iyi biçimde plânlaması, üniteler için etkinlikleri geliştirirken öğrencilerin keşfederek öğrenmelerine uygun ortam hazırlamayı daima ön plânda tutması beklenir.

Öğretmenler konuların düzeyini, programda vurgulanarak belirtilen düzeyin üstüne kesinlikle çıkarmamalıdır. Bu yapılırken diğer öğrencileri zorlamadan ve olumsuz etkilemeden, daha üst düzeyde öğrenmek isteyen ve bunu başarma kapasitesi olan öğrencilere de sınırlama getirilmemelidir.

Öğretmenler, programın üzerine kurulduğu öğrenci merkezli eğitim–öğretim anlayışını iyi analiz etmeli, kendilerinin bu eğitimin en temel ögesi olduklarını unutmamalı, öğrencilerin öğrenmeyi öğrenen nitelikli bireyler hâline gelmesi için koşullar ne olursa olsun, onlarla birlikte aktif olmalıdır.

Bazı öğrenciler, evlerindeki koşullardan ve velilerinin ilgisiz ya da yetersizliğinden olumsuz etkilenerek derse gereken ilgiyi göstermeyebilir. Öğretmenler dikkat ederek, sabır göstererek ve cesaretlendirerek bu öğrencilerini başarıya ulaştırabilirler.

Öğretmenlerin fark etmeleri gereken önemli yeniliklerden biri de fen eğitiminde sadece ders kitabına bağlı kalınmayacağıdır. Fen eğitimi, çeşitli kaynaklara dayalı olmak zorundadır ve öğrencilerin bilgilere kendilerinin ulaşmasını sağlamalıdır. Öğretmenler, daha önce yayınlanan ders kitapları dahil öğrencilerin yararlanabileceği her türlü kaynağı araştırıp belirlemeli ve öğrencilerini bilgilendirmelidir. Öğrenciler, öğretmenleri tarafından yönlendirilip özendirildikçe ve giderek deneyim kazandıkça çok değişik kaynaklara ulaşabilir hâle gelecektir.

Programın kabul edilip uygulamaya geçilmesi ile başlayan geçiş dönemlerinde öğretmenlere düşen görev; işleyecekleri her konu için eskiden kabul edilip yayınlanmış olan ve piyasada bulunan ders kitaplarını araştırmak ve bunlarla diğer kaynakları harmanlayarak kullanmaktır. Öğretmenler, okul yöneticilerinin ve velilerin de katkılarını sağlayarak yeni programa uygun yazılı ders notları hazırlayıp çoğaltarak öğrencilerine dağıtabilir.

Velilerden Beklenenler: Araştırmalar, velilerin çocuklarının eğitimleriyle ilgilenmeleri hâlinde çocukların okulda daha başarılı olduklarını göstermektedir. Bu nedenle velilerden bu programı okumaları ve çocuklarının her sınıfta hangi fen konularını niçin öğreneceklerini bilmeleri beklenir. Bunu yapan veliler fen eğitim–öğretimi konusunda kendi çocuklarıyla ve onların öğretmenleriyle daha iyi iletişim kurabilecekler, çocuklarının gelişimini daha iyi fark edip izleyebileceklerdir. Program konusunda bilgisi olan velilerin, veli–öğretmen ve okul aile birliği toplantılarında daha etkin olmaları ve çocuklarının evdeki çalışmalarına daha çok katkı yaparak onları özendirmeleri olanaklı olur. Programı okuyan veliler, fen konusunda çocuklarının eğitim–öğretimine katkı yaparken kendi fen bilgilerini de tazeleyecekler ve yeni bilgiler edinerek bir tür yaşam boyu öğrenim sürecini de gerçekleştirebileceklerdir.

Çocukları bir üst sınıfa geçen veliler ile çocukları alt sınıfta bulunan veliler, bir tür dayanışma ve yardımlaşma ile fen eğitimi kaynaklarını çok daha verimli kullanabilirler. Veli, öğretmen ve yöneticiler, fen eğitiminde öğrencilerin yararlanacağı sınıf ve okul kütüphanelerini birlikte oluşturmalılar ve öğrencileri kütüphaneye ya da bilgiye ulaşabilecekleri diğer kurum ve kuruluşlara gitmeye özendirmelidirler.

Öğrencilerden Beklenenler: Her öğrenci, fen konularını öğrenmesinden kendisinin de kişisel olarak sorumlu olduğunu ve bu sorumluluğunun üst sınıflara çıktıkça artacağını bilmelidir. Fen dersinde başarıya; işlenen konulara ilgi duyarak, keşfederek, derse aktif katılarak, gözlem ve araştırmalar yaparak ulaşıldığı öğrenciye fark ettirilmelidir. Öğrenciler, arkadaşlarıyla ekip hâlinde çalışmanın, öğrenmelerine çok olumlu katkıları olduğunu fark etmeli ve bu konuda özendirilmelidir.

Öğrenciler, internet dahil her türlü kaynaktan fen ile ilgili bilgilere ulaşmak için gerekli becerilerle donanmalı, bunun gerekliliğine inanmalı ve çalışmalarında çok değişik kaynaklardan etkin olarak yararlanmalıdır.

Öğrenciler, fen derslerindeki etkinliklerde güvenlikle ilgili konularda nelere dikkat etmeleri gerektiğini en baştan öğrenmeli ve kural dışı davranışların kendilerine, arkadaşlarına ve çevreye zarar verecek kazalara neden olabileceğini bilmelidirler.

Ders Kitabı Yazarından Beklenenler: Bu öğretim programın en temel amaçlarından biri; ileri ülkelerdekilere benzer ders kitaplarının yazılmasına ortam hazırlamak ve buna vesile olmaktır. Ders kitabı yazarlarının öncelikle yapması gereken, programı –açıklamaları dahil– tümüyle inceleyip değerlendirmek ve öğrenci merkezli eğitim–öğretim felsefesini tüm bileşenleri ile kavramaktır. İkinci yapmaları gereken ise; ileri ülkelerdeki benzer programlar için yazılan ders kitaplarını edinip incelemektir. Yeni yazılacak ders kitapları, bu programın öğrenci merkezli eğitim-öğretim felsefesini her boyutu ve bileşeni ile mutlaka yansıtmalıdır. Yazarlar ve yayın evleri öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin beğenisine sunacakları İlköğretim Fen Bilgisi ders kitaplarında mutlaka ileri ülkelerin standartlarını yakalamaya çalışmalıdırlar.

İlköğretim öğrencilerinin yaş grupları da göz önüne alınarak ders kitaplarında renkli fotoğraflar, çizimler, öğrencileri araştırma ve keşfetmeye özendirip yönlendirecek etkinlikler, onların işledikleri ünite ile ilgili ufuklarını açmaya yarayacak okuma ve araştırma parçaları, öğrencilerin edindiklerini değerlendirmelerine de olanak sağlayacak nitelikte sorular, tamamlayıcı etkinlikler vb. mutlaka ileri ülkelerdeki ders kitapları düzeyinde yer almalıdır.

Her ünitenin amacı ve işlendikten sonra öğrencilerin neler kazanacakları ve neleri yapabilir hâle gelecekleri, programda açıkça belirtilmiştir. Yabancı ders kitaplarında da yer aldığı gibi ünite amacına ve öğrenci kazanımlarına ders kitaplarında da yer verilmesinde büyük yararlar vardır. Bu yüzden ders kitabı yazarından, programın vizyonuna uygun olarak her ünitenin başında o ünitenin amacına ve öğrenci kazanımlarına yer vermeleri beklenmektedir. Böylece öğrenciler, işleyecekleri ünitenin amacının ne olduğunu ve ünite işlendikten sonra ünitenin onlara neler kazandırmayı hedeflediğini ders kitaplarından öğrenme fırsatını bulacaklardır. Bu fırsat, veliler için de çok önemlidir. Ünitenin amacını ve kazanımlarını ders kitabında gören veliler, çocuklarının eğitim- öğretimine olumlu katkıları için velilerden beklenenler bölümünde belirtilen sorumluluklarını daha iyi yerine getirebileceklerdir.

Ders kitaplarında, ünite amacına ve öğrenci kazanımlarına yer verilmesinin diğer bir yararı ise; bir ünite işlenip bitirildikten sonra hedeflenen kazanımları edinip edinmediklerinin bizzat öğrenciler ve veliler tarafından değerlendirilebilmesi olacaktır.

Bu programa göre her bir sınıf için yazılacak ders kitabının forma sayıları, 4. sınıfta A4 boyutunda 6-9, B5 boyutunda 8-12 forma; 5. ve 6. sınıflarda A4 boyutunda 7-10, B5 boyutunda 9-13 forma; 7. ve 8. sınıflarda A4 boyutunda 6-9, B5 boyutunda 8-12 forma olacaktır.

GENEL AMAÇLAR

Bu program öğrencilerin;

Karşılaşılan her türlü sorunun bilimsel yöntemlerle çözülebileceğini fark etmelerini,

Yapıcı, yaratıcı, eleştirel ve bilimsel düşüncenin bilim ve teknolojideki gelişmelerin temeli olduğunu kavramalarını,

Fen bilimlerine, bilim ve teknolojideki gelişmelere merak ve ilgi duymalarını sağlayarak bu konularda belirli düzeyde bilgiye sahip olmalarını, yaptıkları uygulamaları günlük yaşamlarına yansıtmalarını,

Bilimsel düşüncenin temelini oluşturan gözlem, araştırma, inceleme ve deney yapma becerisini kazanmalarını,

Yapacakları etkinliklerle bilgiye kendilerinin ulaşmalarını, edindikleri bilgileri analiz edebilmelerini, bu bilgilerden yaratıcı yönlerini geliştirerek yararlanabilmelerini ve doğru kararlar vermelerini,

Saplantılardan uzak, gözlem ve verilere dayalı bilimsel gelişmelerin önemini anlayan, bu gelişmelerin teknolojiye, topluma ve çevreye etkilerini fark edip değerlendirebilen bireyler hâline gelmelerini,

Edindikleri bilgi ve bulguları başkalarıyla paylaşabilen, ortak çalışmaya yatkın uygar bireyler hâline gelmelerini,

Çevreyi ve doğal kaynakları tanıma, sevme, koruma ve iyileştirme bilinci kazanmalarını,

Sağlıklı yaşamanın gerektirdiği bilgi, beceri ve alışkanlıkları kazanmalarını,

Doğa olaylarını, doğadaki canlılığı, canlılığın çeşitliliğini ve birbirleriyle ilişkilerini kavramalarını,

amaçlamaktadır.

ÜNİTELER VE DAĞILIMLARI

SINIFLAR

ÜNİTE NO

Ü N İ T E L E R

KAZANIM SAYISI

4. SINIF

ÇEVREMİZİ TANIYALIM

26

II

MADDENİN DOĞASI

39

III

CANLILAR ÇEŞİTLİDİR

15

IV

GEZEGENİMİZ

17

5. SINIF

CANLILAR VE DOĞAYLA ETKİLEŞİMLERİ

27

II

SES VE IŞIK

42

III

ISI VE ISININ MADDEDEKİ YOLCULUĞU

19

IV

HAREKET VE KUVVET

18

6. SINIF

CANLININ İÇ YAPISINA YOLCULUK

28

II

VÜCUDUMDA NELER VAR?

ÇEVREMİZİ NASIL ALGILIYORUZ?

66

III

YAŞAMIMIZI YÖNLENDİREN ELEKTRİK

30

IV

UZAYI KEŞFEDİYORUZ

23

7. SINIF

MADDENİN İÇ YAPISINA YOLCULUK

17

II

KUVVET VE HAREKETİN BULUŞMASI – ENERJİ

32

III

YA BASINÇ OLMASAYDI?

25

IV

TÜM CANLILARLA ORTAK YUVAMIZ

MAVİ GEZEGENİMİZİ TANIYALIM VE KORUYALIM

30

8. SINIF

MADDEDEKİ DEĞİŞİM VE ENERJİ

II

CANLILAR İÇİN MADDE VE ENERJİ

31

III

GENETİK

35

IV

CANLILARDA ÜREME VE GELİŞME

28

YAŞAMIMIZI ETKİLEYEN MANYETİZMA

20

TOPLAM

21 Ü N İ T E

576

8. SINIF

ÜNİTE I

MADDEDEKİ DEĞİŞİM VE ENERJİ

“Atatürk’ün akılcılığa ve bilime verdiği önem” Atatürkçülükle İlgili Konular kitabında belirtildiği gibi kavratılacaktır.

Ünitenin Amacı

Bu ünite ile öğrencilerin;

Maddenin değişimini ve bu değişimin önemini,

Asit, baz ve tuzların yapısını ve özelliklerini

gözlemlerle, uygulamalarla, deneylerle ve farklı etkinliklerle kavramaları amaçlanmaktadır.

Öğrenci Kazanımları

Bu üniteyi başarıyla bitiren her öğrenci;

Atomların, elektronlarını birbirleriyle paylaşarak veya elektronlarını birbirlerine aktararak oluşturduğu basit bileşiklere örnekler vererek bu bileşiklerdeki kimyasal bağların yapısını ana hatlarıyla açıklar.

Kimyasal tepkimeyi açıklayarak örnekler verir.

Basit kimyasal değişimleri, semboller kullanarak basit birkaç örnek denklemle gösterir.

Kimyasal tepkime denklemlerinin, maddenin korunumu yasasını tartışarak sayma yöntemiyle denkleştirir.

Kimyasal tepkimelerin enerji ile ilişkisine örnekler verir.

Kimyasal tepkimelerin canlılar için önemini örneklerle açıklar.

Asit, baz ve tuzların yapısal özelliklerini açıklar.

Atomların birbirleriyle etkileşimini ve bunun sonucundaki değişiklikleri örnekler vererek tartışır.

KONULAR

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCEDE YER ALAN KONULAR

Akılcılık ve Bilime Verilen Önem

Akılcı ve Bilimsel Davranışın Önemi

Bilimin İnsan Yaşamındaki Yeri ve Önemi

Bilim ve Teknolojinin Temeli Akılcılık

“Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir.” Özdeyişi

KİMYASAL BAĞLAR

Kovalent Bağ

İyonik Bağ

B. KİMYASAL TEPKİMELER

Basit Tepkime Denklemlerinin Yazılması ve Denkleştirilmesi

Tepkimelerde Kütlenin Korunumu

Tepkimelerde Isı Alış Verişi

Kimyasal Tepkimelerin Önemi

C. ASİTLER, BAZLAR VE TUZLAR

1. Asitler, Bazlar ve Tuzların Yapısı – Temel Özellikleri

ARAǖGEREÇ, DENEY, GEZİ–GÖZLEM, ARAŞTIRMA, İNCELEME, PROJE, UYGULAMA VE KAYNAKLAR

Öğretmen öğrencilerin, okulun ve çevrenin olanaklarına göre eğitsel değeri olan her türlü araç-gereç ve etkinliği kullanarak ünite içeriğini ve kazanımları öğrencilere edindirmelidir. Bunun için öğrencilerin yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak, bireysel öğrenmelerini kolaylaştıracak ve bilimsel yöntemi kullanmalarına fırsat tanıyacak yeterli düzeyde kaynak, araç-gereç, deney, gezi-gözlem, araştırma, inceleme, proje ve uygulamalardan yararlanmalıdır.

8. SINIF

ÜNİTE II

CANLILAR İÇİN MADDE VE ENERJİ

Ünitenin Amacı

Bu ünite ile öğrencilerin;

Hücrenin maddesel yapısını,

Canlılığın sürdürülebilmesi için gerekli madde ve enerjinin nasıl sağlandığını,

Enerjinin hücrelerde üretimi ve kullanımını

gözlemlerle, uygulamalarla, deneylerle ve farklı etkinliklerle kavramaları amaçlanmaktadır.

Öğrenci Kazanımları

Bu üniteyi başarıyla tamamlayan her öğrenci;

Hücrenin yapısının su, mineral ve çok sayıda atomdan oluşan çeşitli büyük organik moleküllerden oluştuğunu fark eder.

Canlıların hücrelerinde, çok atomlu büyük yapılı organik moleküller oluşturabildiklerini belirtir.

Adına organik molekül denilen büyük moleküllerin, hücrenin temel yapısında bulunanlarının karbonhidrat, yağ, protein ve vitaminler olarak gruplanabileceğini belirtir.

Bitkilerin hücrelerindeki klorofilleri ile güneş enerjisini emerek (soğurarak) hücrelerinde kullanabilecekleri enerji türüne (ATP) dönüştürebildiklerini fark eder.

Güneş enerjisinin inorganik moleküllerden organik molekül yapımında kullanıldığını ve bunu gerçekleştirebilen canlılara üretici (ototrof) canlılar dendiğini belirtir.

Fotosentez olayı ile sentezlenen besin (organik molekül) için dışarıdan alınması gereken inorganik maddeleri sıralar.

Fotosentez sonucunda atmosfere oksijen verildiğini deneyle gösterir.

Güneş enerjisinin sentezlenen glikoz molekülünde depolandığını (glikozun kimyasal bağlarında) belirtir.

Bitkinin fotosentez ürünü olan glikozu, yapısını ve diğer maddeleri oluşturmak için hammadde olarak kullandığını günlük yaşamdan örnekler vererek açıklar.

Tüketici canlıların (heterotrof) bitkiler tarafından güneş enerjisinin aktarılarak sentezlendiği organik molekülleri besin kaynağı olarak kullandıklarını açıklar.

Canlılar için enerji kaynağının ne olduğunu belirtir.

Canlıların tüm hücrelerinde oksijenli veya oksijensiz solunum yapılarak organik moleküllerden enerji üretildiğini açıklar.

Oksijenli ve oksijensiz solunumun genel basamaklarını, farklarını ve ürünlerini tanıtır.

Oksijenli ve oksijensiz solunumda kullanılan organik moleküllerin kimyasal bağlarındaki enerjilerinin ATP moleküllerine aktarıldığını ve hücre içinde enerji gerektiren olaylarda ATP enerjisinin kullanıldığını fark eder.

Solunum sonucunda açığa çıkan gazı, bitkilerde ve hayvan örneklerinde deneylerle gösterir.

Vücudumuzdaki hücrelerde gerçekleşen solunum olayını ve enerji üretimini açıklar.

Canlılığın devamı için fotosentez, solunum ve beslenme olaylarının gerekliliğine örnekler verir.

Canlılar arasındaki beslenme bağıntılarının uygulanışına örnekler verir.

Canlıların yapılarını oluşturmada ve canlılık olaylarında kullanacakları enerjiyi sağlamak için besin maddelerini kullandıklarını fark eder.

Bitkilerin gereksinimi olan temel inorganik maddelerin karbon dioksit, su ve mineraller olduğunu fark eder.

Tüketici canlıların inorganik maddelerden organik maddeleri sentezleyemediğini fark eder.

Tüketici canlıların besin maddelerinin karbonhidrat, yağ, protein, vitamin organik molekülleri ile su ve madensel tuzlardan oluştuğunu belirtir.

İnsanın beslenmesinde bu maddeleri çeşitli kaynaklardan aldığını örneklerle açıklar.

İnsanların besin kaynaklarından aldığı karbonhidrat, yağ ve proteinlerin hücrelerine girebilecek boyutlara getirmesi olayının sindirim olduğunu hatırlar.

İnsanların karbonhidrat, yağ ve proteinin dışındaki besinleri olan vitamin, mineral ve suyun, sindirimi gerektirmeyen küçük moleküllü yapıda olduğunu fark eder.

Hücreye alınan besin maddelerinin canlının büyümesi, üremesi, yıpranan bölümlerin onarılması gibi yapım işleri ile vücut için gerekli enerjinin sağlanmasında kullanıldığını açıklar.

Besin maddelerinin yapıcı – onarıcı, düzenleyici ve enerji verici gruplarına örnekler vererek işlevlerini tartışır.

İnsanın beslenmesinde besin maddesi çeşitlerini ve besinlerin alındığı kaynaklara örnekler verir.

Dengeli beslenmeyi örneklerle açıklar.

Besin maddelerinin taze ve temiz olması, mevsiminde tüketilmesi ve tüketiminde tutumlu olmanın nedenlerini tartışır.

Besin maddelerinin işlenmesi ve saklanmasında gerekli özenin gösterilmesi, besin kaynaklarının korunmasının önemini tartışır.

KONULAR

CANLI VE ENERJİ İLİŞKİSİ

Canlılık Olayları Enerjiyle Gerçekleşir

Canlıların Hücresel Yapılarını Çok Atomlu Büyük Moleküller (Organik) Oluşturur

GÜNEŞ ENERJİSİNİ CANLILAR NASIL KULLANIR?

Bitkiler, Güneş Enerjisini Dönüştürüp Hücrelerinde Tutabilen Canlılardır

Bitkiler Işıkta Glikoz Sentezler

Tüm Canlılara Sunulan Fotosentez Ürünü: Glikoz

HÜCRENİN KULLANABİLECEĞİ ENERJİ

Canlılar Hücrelerinde Kullanabileceği Enerjiyi (ATP) Nereden Sağlar?

Ç. HÜCRE İÇİNDE ÇOK ATOMLU YÜKSEK ENERJİLİ MOLEKÜLLERİN ENERJİLERİ NASIL AÇIĞA ÇIKAR?

Oksijensiz Solunum (Fermantasyon)

Oksijenli Solunum

ARAǖGEREÇ, DENEY, GEZİ–GÖZLEM, ARAŞTIRMA, İNCELEME, PROJE, UYGULAMA VE KAYNAKLAR

Öğretmen öğrencilerin, okulun ve çevrenin olanaklarına göre eğitsel değeri olan her türlü araç-gereç ve etkinliği kullanarak ünite içeriğini ve kazanımları öğrencilere edindirmelidir. Bunun için öğrencilerin yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak, bireysel öğrenmelerini kolaylaştıracak ve bilimsel yöntemi kullanmalarına fırsat tanıyacak yeterli düzeyde kaynak, araç-gereç, deney, gezi-gözlem, araştırma, inceleme, proje ve uygulamalardan yararlanmalıdır.

ÖĞRETME VE ÖĞRENME ETKİNLİKLERİ

Bu etkinlikler, ünitenin tümüne yönelik öneriler biçiminde hazırlanmıştır. Öğretmen bunları aynen ya da değiştirerek uygulayabilir. Ayrıca öğrencilerin düzeyi, konunun özelliği ve olanaklara göre aynı amaca yönelik başka etkinlikler düzenleyebilir. Öğretmen, söz konusu kazanımları öğrenciye kazandırmak için amaç ve kazanımların düzeyine, konuların özelliğine göre tartışma, rol oynama, örnek olay, problem çözme, beyin fırtınası, gezi, gözlem, deney, gösteri, gösterip yaptırma, soru cevap, proje, görüşme gibi yöntem ve teknikleri kullanabilir. Amaç, öğrencilerin kazanımları ezberlemeden araştırma yoluyla edinmelerini ve fen bilimlerini bütün olarak algılamalarını sağlamaktır.

Öğretmen, “Yaşamımızdaki enerjileri düşünelim.” vb. yönlendirmelerle öğrencilerin doğada var olan enerjileri düşünmelerini ve örnekler vermelerini ister. Ayrıca onları düşündürmek için aşağıdaki soruları yöneltir:

Güneş enerjisinden sadece ışık enerjisi olarak mı yararlanmaktayız?

Mevsimler nasıl oluşmaktadır?

Meteorolojik olaylarla Güneş enerjisinin bir ilişkisi var mı? (şimşek – yıldırım)

Rüzgârlar nasıl oluşmaktadır?

Suyun buharlaşıp tekrar yeryüzüne inmesi, akarsular, barajlar ve bunlardan elde edilen enerjiler nelerdir?

Makinelerin çalışmasını sağlayan enerjiler nelerdir?

Fabrika, otomobil, uçak, vapur ve treni çalıştıran enerjiler nelerdir?

Isınma ve aletleri çalıştırmak için hangi enerjileri kullanmaktayız?

Öğretmen, öğrencilerden aldığı yanıtlardan sonra, bütün bu örneklerin bir yapının, bir işin, bir düzenin sağlanmasında enerjinin gerekliliğini gösterdiğini ve enerjinin sağlanması, depolanması, saklanabilir olması ve enerji kaynaklarının devamlılığının sağlanmasının önemini vurgular.

Bu örneklerden sonra öğretmen, cansız doğada enerjinin canlı yapısı ve canlılığın devamı için gerekliliğini tartışmaya açar.

Öğretmen, “Canlılar dediğimizde aklımıza neler geliyor?” sorusunu öğrencilere yöneltir ve alınan yanıtları da değerlendirerek canlıların önce bir yapısının olduğu, yapının temel bazı maddelerden oluştuğunun tartışılmasını sağlar. Canlıların yapılarını ve canlılık olaylarını sürdürebilmek için enerji kullandıklarını, enerjiyi sağlayabilecek yöntemler geliştirmiş olduklarını tartışmalarını sağlar.

Canlıların yapısını oluşturan organik moleküllerin sağlanması, yaşamsal olaylarda kullanabilecek enerjinin sağlanması, canlıların enerjiyi depo edebilmelerinin önemli olduğunu, daha da önemlisi bu enerjinin kaynağının sürekliliğinin ve canlı düzenini bozmayacak, hücreyi parçalamayacak büyüklükte ve nitelikte enerjiler olması gerektiği vurgulanır.

Bu açıklamalardan sonra öğretmen, canlıların enerji kaynağının Güneş olduğunu belirtir. Güneş enerjisinin cam vb. bazı maddelerden geçebildiği, bazı maddelerden geçemeyip yansıdığı, bazı maddalar tarafından da emildiği (soğurulduğu) hatırlatılır. Güneş enerjisinin başka enerjilere dönüşmesinin soğurulma olduğu açıklanır. Örneğin cisimlerin ısınmasının Güneşin ışık ışınlarının cisimler tarafından soğurulmasıyla olduğu belirtilir.

Öğretmen öğrencilere, bitkilerin yapısında hayvanlardan farklı olan en önemli özelliğin ne olduğunu sorar. Alınan yanıtlar da değerlendirilerek bitkilerin bazı hücrelerinde güneşin ışık ışınlarını rahatlıkla alabilecek ve klorofil adı verilen özel moleküllerin bulunduğunu vurgular. Hayvanlarda da klorofilli hücrelerin olup olmadığı tartışılır.

Canlıların yapısında bulunan karmaşık organik moleküller (karbonhidrat, protein, vitamin) nasıl oluşabilir? Canlılar bu molekülleri aldıkları besinlerden sentezler. Yani yediğimiz besinler vücudumuzun yapısını, onarımını, büyümemizi ve gelişmemizi sağlar. Bu durum bütün canlılar için geçerlidir. Klorofilli bitkiler fotosentez olayı ile inorganik moleküllerden, glikozu sentezleyerek bundan da yapılarındaki diğer organik molekülleri oluştururlar (ototrof canlılar).

Heterotrof canlılar, başka canlıların organik yapılarını besin olarak kullanır. Ototrof beslenen bitkilerin ise inorganik moleküllerden organik molekül sentezi yapabilmesi için enerjiye gereksinimleri vardır. İşte bitkiler klorofilli hücrelerindeki klorofille Güneş enerjisini soğurarak bu enerjiyi sağlarlar.

Öğretmen öğrencilere, “Canlılar hücrelerinde herhangi bir enerjiyi kullanabilirler mi?” sorusunu yöneltip soruya yanıt vermelerini ister. Alınan yanıtlar değerlendirilerek canlıların hücrelerinde herhangi bir enerjiyi kullanamayacaklarını, bu enerjinin hücreyi parçalamayacak büyüklükte ve her zaman hücrenin içinde bulunması gereken bir enerji olduğunu vurgular.

Bu özel enerjinin, adına ATP denilen molekülün kimyasal bağında bulunduğu ve gerektiğinde ATP’nin hücrenin bütün enerji gerektiren olaylarında kullanıldığı belirtilir. Fakat ardından hücrenin tekrar kullanılabilir ATP enerjisini sağlamak için, bir enerji kaynağından yararlanarak tekrar ATP üretir. Böylece hücre için kullanılabilir uygun enerjinin özel bir kimyasal bağ enerjisi olduğu ortaya konur.

Önemli olan ATP oluşturulmasındaki kaynak enerjinin neler olabileceğini ve canlıların bunu nasıl sağlayabildikleridir.

Tüm canlılar, besinlerin organik moleküllerinin kimyasal bağ enerjilerini oksijenli ve oksijensiz solunum ile hücrede özel bir molekül (ATP) oluşturarak depolarlar. O hâlde tüm canlılar organik molekülleri hem yapılarını oluşturmak hem de canlılık olaylarının gerçekleşmesi için gerekli olan hücre içinde kullanılabilir enerjiyi (ATP) sağlamak amacıyla kullanırlar.

O hâlde canlıların sürekli organik molekül tüketiminin karşılanması gerekir.

Bu doğada nasıl sağlanır?

Doğada inorganik moleküllerden organik molekül üreten canlılar araştırılarak en önemli kaynağın bitkilerin klorofilli hücrelerinde gerçekleştirdiği fotosentez olayı olduğu vurgulanır.

Öğretmen öğrencilere, 6. sınıftaki “Bitkilerin Yapısında Neler Var?” ünitesindeki klorofilli bitki hücresini, bu hücrelerin en çok bulunduğu bitki yapraklarının özelliklerini ve fotosentez kavramının tanımını hatırlatır. Fotosentez olayını aşağıdaki denklemle;

İnorganik Moleküller Güneş’in ışık enerjisi Organik Molekül + Oksijen

(6CO2 + 6H2O ) Klorofil (C6H12O6 (Glikoz) + 6O2)

şeklinde gösterilebileceğini belirtir. Bu sentezin yapılabilmesi için harcanan enerjinin doğada klorofilin güneş enerjisini soğurarak oluşturduğu ATP enerjisi ile sağlandığı vurgulanır. Öğretmen formülü açıklayarak olaya giren ve çıkan maddeleri tartışır. Bunlarla ilgili deneyler düzenleyip sonuçların sınıfta tartışılmasını sağlar. Sonuçlara bağlı olarak fotosentezin gerçekleşme koşulları tartışılır.

Öğretmen, sentezlenen glikozun kimyasal bağlarında güneş enerjisinin depolandığını vurgular. Organik moleküllerin sentezi ( vitaminlerin, karbonhidratların, yağların, proteinlerin vb.) ve bitkide büyüme, gelişme, üreme, irkilme vb. canlılık olaylarının, glikozun enerjisiyle sağlandığını belirtir.

Öğretmen, fotosentez olayı ve sonuçları ile tüketiciler arasındaki ilişkiyi ve canlılar arasındaki beslenme bağıntılarının doğadaki örneklerini tartışmaya açar ve günlük yaşamdan örneklerle kanıtlar.

Öğretmen, canlıların organik moleküllerdeki kimyasal bağ enerjisini kullanılabilir hâle getirmek için oksijensiz veya oksijenli solunum yaptıklarını açıklar.

Bazı hücreler ürettikleri bir kısım özel moleküllerle (enzimler) glikozun kimyasal bağlarını daha küçük bir organik moleküle kadar kırılabilirler (Alkol, sirke vb.). Elde ettikleri enerji az miktarda (2 ATP’ lik) bir enerjidir. Bu olaya bilim dilinde oksijensiz solunum (fermantasyon, mayalanma) dendiği belirtilir. Bunu gerçekleştiren canlılara günlük yaşamdan örnekler verilir.

Bazı hücreler ise ürettikleri bir kısım özel moleküllerle (enzimlerle), glikozun kimyasal bağlarını inorganik moleküllere kadar kırarak ve oksijeni de kullanarak daha büyük bir enerji (38 ATP) sağlarlar.

Oksijenli solunumda enerji üretebilmek için glikoz ve oksijen tüketilir. Canlıların tüm hücrelerinde bu olayın aynı şekilde gerçekleştiği açıklanır.

Çok hücreli bitkiler, gözeneklerle dış ortamdan oksijen ve karbon dioksit alış verişini sağlar.

Çok hücreli hayvanlar ise solunum için oksijen alımı ve karbon dioksitin atılması için solunum organlarını kullanırlar.

Öğretmen, solunum için gerekli oksijenin dış ortamdan alındığını, karbon dioksitin dış ortama verildiğini deneylerle gösterir.

Öğretmen canlının yapısını oluşturmak ve enerji sağlamak için gerekli maddelerin nereden sağlandığını sorar. Bu maddelerin neler olduğuna örnekler vermelerini ister.

Üretici ve tüketici canlıların bu maddeleri almada temel gereksinimlerinin neler olduğunu ve farklarını tartışmaya açar.

Öğretmen, bitkilerin yapılarını oluşturan ve enerji kaynağı olarak kullandıkları organik molekülleri, inorganik moleküllerden sentezleyebildiğini açıklar. Bu molekülleri sentezleyebilmek için bitkiler karbon dioksit, su ve mineralleri dış ortamdan alır. Ototrof canlıların üretici canlılar olduğu pekiştirilir.

Öğretmen, heterotrof beslenen insanın besin maddelerinin hangi gruplardan oluştuğunu tartışmaya açar. Bu besin maddelerinin sağlandığı kaynaklara öğrenciler örnekler verir.

Öğretmen, dışarıdan alınan besinlerin hücrelerimize girebilmesi için küçük birimlerine kadar sindirildiğini vurgular. Vitamin, mineral ve suyun sindirimine neden gerek olmadığını öğrencilere sorarak düşünmelerini ister.

Öğretmen büyüme, üreme ve yıpranan bölümlerin onarılması olaylarının besin maddeleriyle ilişkisine ve gerekli enerjinin besin maddeleri yoluyla sağlandığına öğrencilerin dikkatini çeker. Besin maddelerinin yapıcı–onarıcı, düzenleyici ve enerji verici şeklinde gruplanabileceği sonucuna birlikte varılır.

Besin gruplarının eksik alınması hâlinde vücutta ortaya çıkabilecek durumları tartışmaya açar. Günlük beslenmede bireyin yaş, iş, sağlık durumlarına göre yeterli ve dengeli beslenme özelliklerini nedenleriyle tartışmaya açar. Besin maddelerinin tüketilmesinde taze, temiz, mevsiminde ve aşırıya kaçmadan kullanılmasının önemi, günlük yaşamdan örneklerle tartışılır.

Öğretmen, ülkemizde besin maddelerinin üretiminde ve besinlerin kalitesinin artırılmasında çağdaş yöntemlerin uygulanmasının önemini vurgular. Besin maddelerinin işlenişinde ve saklanmasında nelere dikkat edilmesi gerektiği tartışılır.

DEĞERLENDIRME ETKİNLİKLERİ

Bu ünite için önerilen değerlendirme etkinlikleri, ünitenin amacı, öğrenci kazanımları ve öğrenme öğretme etkinlikleri göz önüne alınarak hazırlanmıştır.

Değerlendirme etkinlikleri, öğrencilerin ünitede yer alan kazanımlarla edinecekleri bilgi, beceri, görüş tutum ve davranışlara ne derece ulaştıklarının belirlenmesine yönelik olmalıdır. Bu doğrultuda birkaç kazanım için hazırlanan örnek ölçme sorularına yer verilmiştir.

Öğretmen, diğer kazanımlara yönelik olarak da sadece hatırlama düzeyinde sorular yerine, öğrencinin yorum yapacağı kavrama, uygulama, analiz, sentez düzeyinde yeni ve özgün sorularla bu bölümde önerilen ölçme etkinliklerini zenginleştirebilir.

Öğrencilerin aktif olduğu öğrenme yöntemlerinde sadece yazılı ve sözlü sınavlarla öğrenci başarısının değerlendirilmesi yeterli olmamaktadır. Öğretmen öğrencileri değerlendirirken ölçme sonuçları ile birlikte öğrencilerin; sınıf içi etkinliklere katılımı, bilimsel tutum ve davranışları, gözlem yapma, araştırma- inceleme, bilimsel düşünme, sahip oldukları ve sergiledikleri fikir zenginlikleri, sorumluluk alma, ekip çalışmalarına yatkınlıkları, edindiği bilgi ve bulguları paylaşabilme vb. özelliklerini de göz önüne alarak başarıları hakkında karar verir.

Örnek Sorular

1. Ototroflar (üreticiler) neden ekosistemlerin vazgeçilmez elemanlarıdır? Açıklayınız.

……………………………………………………………………………………………………………………

2. Oksijenli ve oksijensiz solunum arasındaki fark aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?

A. ATP üretilmesi B. karbon dioksit açığa çıkması

C. glikozun parçalanması D. su açığa çıkması

3. Ünlü bir bilim adamı “Evrende yaşamın var olduğu herhangi bir yerde bulunan canlılardan bazıları renkli olmalıdır.” demiştir. Bilim adamı neden böyle söylemiş olabilir? Açıklayınız.

……………………………………………………………………………………………………………………..

4. Aşağıdaki günlük yediğimiz besinlerden hangisi fotosentez ürünü değildir?

A. nişasta B. fındık yağı C. tuz D. meyve suyu

5. Aşağıda verilen canlılardan doğru bir besin zinciri oluşturarak bunları şema ile gösteriniz.

I . Tavşan

II . Leylek

III . Havuç

IV. Yılan

6. Aşağıdakilerden hangisi tüm hücrelerde enerji üretiminde kullanılır?

A. karbon dioksit B. glikoz C. su D. azot

8. SINIF

ÜNİTE III

GENETİK

Ünitenin Amacı

Bu ünite ile öğrencilerin;

Hücrede yönetici moleküllerin yapısını ve görevlerini,

Kalıtımın temellerini, kalıtımı ve canlılarda çeşitliliğin kalıtsal nedenlerini,

Kalıtım alanındaki yeni gelişmeleri, genetikle ilgili yapılan çalışmaları

gözlemlerle, uygulamalarla, deneylerle ve farklı etkinliklerle kavramaları amaçlanmaktadır.

Öğrenci Kazanımları

Bu üniteyi başarıyla tamamlayan her öğrenci;

Hücresel yapının oluşması ve devamlılığı ile canlılık olaylarının yürütülmesini sağlayan molekülün DNA olduğunu fark eder.

Aynı temel yapıda olan ve aynı canlılık özelliklerini gösteren yavru canlıların oluşmasından sorumlu molekülün DNA olduğunu fark eder.

Hücrede yönetici moleküllerin DNA ve RNA molekülleri olduğunu belirtir.

DNA moleküllerinin yapısını şema ile açıklar.

DNA molekülünün hücrenin canlılık olaylarını yönetme, kendini eşleyerek hücre çoğalmasını sağlama ve böylece bu özelliklerin yeni döllere geçmesini gerçekleştirme görevlerini açık

Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.