‘teknik ned’ Arama Sonuçları

Gelişim Ve Öğrenme

GELİŞİM VE ÖĞRENME

PROJE ÇALIŞMASI

MÜHENDİSLİK EĞİTİMİNDE İZLENECEK

TEKNİKLER VE METOTLAR

ATAKAN ABUŞOĞLU

MÜHENDİSLİK EĞİTİMİ STRATEJİLERİ

Mühendislik eğitimi alan öğrenciler, mezun olduktan sonra aşağıda belirtilen yeteneklere sahip olmalıdırlar:

Matematik, bilim ve mühendislik bilgilerini hayatta uygulayabilme,

Verileri analiz etme, yorumlama, deneyleri yönetme ve tasarlayabilme,

İhtiyaçları karşılamak için, bir sistemi, bir bileşeni veya süreci tasarlayabilme,

Mühendislik problemlerini tanımlama, formüle etme ve çözebilme,

Efektif olarak iletişim kurabilme,

Pratik çalışmalarda gerekli olan teknikleri, becerileri ve modern mühendislik araç ve gereçlerini kullanabilme,

Yenilikleri takip etme ve keşif yapabilme.

Bu amaçlar doğrultusunda;

Teorik bilgiler, pratiğe dayalı çalışmalarla pekiştirilmelidir

Öğrencilere, kendilerini sürekli geliştirmeleri için öğrenme yeteneği kazandırılmalıdır. Çünkü, öğrencileri, gelişen teknoloji ve bilgi tabanından sürekli haberdar etmek çok zordur. Kısacası eğitim öğretme tabanlı olmaktan ziyade öğrenme tabanlı olmalıdır.

Bütünsel (holistik) eğitim verilmelidir. Çünkü, mühendisliğin esası, belirli amaçlar doğrultusunda tüm bilgiyi birleştirme (sentezleme) sürecidir. Bir mühendis, yeni fikirler üretmek için, belirgin olan şeylerle kaosu ilişkilendirme becerisine sahip olmalıdır.

Eğitim sürecinde, mühendislik eğitimini sınıf yönetme stratejileri ve eğitim planlama stratejileri olarak iki grupta inceleyebiliriz:

SINIF YÖNETME STRATEJİLERİ

Başarılı sınıf yönetimi, sadece, problemler meydana geldiğinde efektif olarak çözüm üretmeyi değil, aynı zamanda, problemlerin oluşma sıklığını azaltmaktır. Sınıf yönetiminde en etkin kararlar, amaçların ve öğretmenin ulaşmak istediği hedeflerin açık bir şekilde belirlenmesine dayanır.

Organizasyon

Sınıf düzenlemesi;

Her bir öğrenciye kolayca ulaşılabilecek şekilde ( U – biçiminde) olmalıdır.

Sunum veya modelleme yapılırken öğretmene kolayca ulaşılabilecek şekilde olmalıdır.

Elektronik cihazlar ışık, nem, su, magnetler gibi etkenlerden uzak tutulmalıdır.

Sınıfta öğrenciler gruplar halinde çalışıyorlarsa, grup içi etkileşimler için yeterli boşluk (alan) temin edilmelidir.

İletişim

İletişim becerileri, alma ve gönderme becerileri olarak iki kategoriye bölünebilir:

Gönderme becerileri: Bunlar; bir kişiyle konuşulduğunda kullanılan becerilerdir:

Öğrenciler hakkında konuşmaktan ziyade, doğrudan doğruya öğrencilerle konuşulmalıdır. Böylece öğrenciler saygılı olurlar ve birer yetişkin olarak hissettikleriyle ilgili doğru bilgilere ulaşırlar.

Öğrencilerle kibarca konuşulmalıdır. Bu öğrencinin kafasında olumlu öğretmen modeli yaratır.

“Ben” sözcüğü kullanılarak sorumluluk alınmalıdır. Örneğin; “Lafımı keserseniz, dikkatim dağılır ve diğer öğrencilere yardımcı olmakta zorluk çekerim”.

Çok soru sormamak gerekir. Öğrencilerin davranışlarıyla ilgilenildiği zaman, sorular, sıklıkla defansif etki yaratır. Öğrenci, hedef alındığını zannederek savunmaya geçer.

Alma Becerileri: Daha efektif bir dinleyici olmak için uygulanan tekniklerdir:

Öğrencinin duygularını anlayabilecek şekilde dinlemelidir. Bu, öğrencide, açıkça işitildiği ve ifade ettiği hislerinin kabul edilebilir olduğu hissini uyandırır.

Başka sözcüklerle öğrencinin düşünceleri yansıtılmalıdır. Bu, öğrenciyle öğretmenin diyalogunu sağlar.

İzleme

Öğrenciler dersten sıkıldıkları, dersi anlamadıkları veya ihtiyaç duyduklarında yardım alamadıkları zamanlarda kötü davranışlar sergileyebilirler. Bu tür durumlarda dersin aksamasını önlemek için;

Öğretmen, dikkat çekmek ve potansiyel problemlere cevap verebilmek için sık sık sınıfı taramalıdır.

Öğrencinin kötü davranışına karşı olumlu etki yaratmak için, sakin, ılımlı ve hızlı bir şekilde tepki gösterilmelidir.

Öğrencinin olumsuz davranışına karşı, yapması gereken olumlu davranışları överek, öğrenciyle olumlu temas kurulmalıdır.

Öğrencilere sınıf düzeninin kuralları veya prosedürleri sık sık hatırlatılmalıdır.

Öğrencilere, olumsuz davranışlarının sonucunda sadece kendilerinin olumsuz etkileneceği konusunda bilgi verilmelidir.

EĞİTİM PLANLAMA STRATEJİLERİ

Eğitimin kalitesi, öğrencilerin davranışlarını ve başarısını etkileyen anahtar bir faktördür. Kaliteli eğitim vermede aşağıdaki adımlar izlenmelidir.

Öğrencileri tanımalı ve eğitimin amacı ve hedefler tanımlanmalıdır.

Öğrencilerin ihtiyaçlarını belirlenmelidir. Öğrencilerin, dersle ilgili olarak önceki bilgilerinden haberdar olunmalı dersi almalarındaki sebepler ve beklentileri belirlenmelidir.

Dersin gündelik hayatta nasıl bir yer edindiği hakkında öğrenciler bilgilendirilmelidir.

Öğrencilere, düşüncelerini organize etmelerinde yardımcı olması açısından bir çalışma rehberi dağıtılmalıdır.

Öğrenciyi suçlamadan önce, sorulan soruları yanıtlaması için bolca süre tanınmalıdır.

Her bir öğrencinin öğrenme stili farklıdır. Öğretmen öğrencilere hitap edebilmek için öğretme stilini sık sık değiştirmelidir.

Her bir öğrencinin yetenek seviyesi farklıdır. Her öğrenciye yeteneği ölçüsünde sorumluluklar yüklemelidir.

Öğrencinin ilgisini yakalamak ve motivasyonunu artırmak için, öğretmen; canlı olmalı, olabilecekleri önceden tahmin edip ona göre davranmalıdır.

Rekabet eden gruplara bölme, gruplar arasında tartışma ortamı sağlama ve roller verme yoluyla öğrencilerin efektif olarak öğrenmeleri sağlanmalıdır.

Öğrencileri gruplandırırken beceri düzeyleri dikkate alınmalıdır. Grup üyeleri gerektiğinde değiştirilmelidir.

Bazı projeler, sürekli olarak internetten yararlanmayı gerektirirler. Öğrencilere düzenli olarak internetten veri toplama imkanı verilmelidir.

Öğrenciler, çalışmalarını bir web sitesi aracılığıyla yayınlayabilmelidirler.

Öğretmen, ders içerikleri hakkında yeterince bilgili olmalıdır.

Aşağıdaki tablolarda eğitim metotları; avantajları, dezavantajları, gerektirdikleri ön hazırlıklar bakımından karşılaştırmalı olarak verilmektedir.

EĞİTİM METOTLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

Eğitim aktivitelerinin sınıflandırılmasında iki ana kategori mevcuttur: Doğrudan eğitim ve dolaylı eğitim. Verilecek bir ders için, eğitim metotlarından hangisinin “doğru” olduğu pek çok şeye bağlıdır. Bunlar; öğrencilerin yaşları ve gelişim düzeyleri, bilgi düzeyleri, dersi başarmak için neleri bilmeye ihtiyaç duydukları, konuların içeriği, dersin hedefi, malzeme kaynakları gibi faktörlerdir. Bir başka zorluk; eğitim metodunun öğretmenin eğitim stiline uygun olup olmadığının belirlenmesidir.

Doğrudan Eğitim

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Öğrencilere ders içeriğinin ne kadar önemli olduğuna dair sebepler gösterilir, bu da onlara dersin hedeflerini anlamada yardımcı olur.

Öğrencilerin edindikleri bilgileri ölçmek kolaydır

Çok geniş çapta kabul edilen eğitim metodudur.

Spesifik gerçekleri öğretmede ve temel becerileri edindirmede oldukça iyidir.

Öğretmenin yaratıcılığını engelleyebilir.

İyi bir şekilde organize edilmiş içerik hazırlama ve iyi sözlü iletişim becerileri gerektirir.

Adımlar, tanımlandığı düzende takip edilmelidir.

Yüksek düzeyde düşünme becerileri için iyi değildir.

İçerik, ileri düzeyde organize edilmelidir.

Öğretmen öğrencilerin geçmiş bilgileri hakkında bilgi sahibi olmalıdır.

İşbirliği ile Öğrenme

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Ortak sorumluluklar edindirmeye yardım eder

Efektif bir teknik olan araştırma ile desteklenir.

Öğrenciler sabırlı, daha az tenkitçi, daha çok şefkatli olmayı öğrenirler.

Bu yolla bazı öğrenciler iyi bir şekilde çalışmazlar.

Yalnızlığı seven kişiler cevapları paylaşmayı zor bulurlar.

Saldırgan öğrenciler egemen olamaya çalışırlar.

Zeki öğrenciler üstünlük taslamaya meylederler.

Öğrenilecek bilgi ve becerilerin ne olduklarına karar verilmelidir.

Öğrencilerin gruplar halinde çalışmayı öğrenmelerine yönelik olarak hazırlık yapılmalıdır.

Konferans

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Gerçeklere dayalı olan malzeme, doğrudan ve mantıksal tarzda sunulur.

Geniş çaplı gruplar için faydalı deneyimler temin edebilir.

İyi sözlü beceriler gereklidir.

Dinleyici kitle pasiftir.

İletişim tek yönlüdür.

Çocuklar için uygun olmayabilir.

Giriş ve özet açık olmalıdır.

Efektif olmak için zaman ve içerik sınırlandırılır.

Örnekleri ve anekdotları kapsamalıdır.

Tartışmalı Konferans

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

En azından konferanstan sonra öğrencileri içine alır.

Öğrenciler soru sorabilirler, açıklık getirebilirler ve eleştirebilirler

Konferans, tartışma ile zenginleştirilir.

Süre, tartışma periyodunu sınırlandırabilir.

Kalite, soruların ve tartışmanın kalitesiyle sınırlıdır.

Öğretmen, konferans sırasında gelebilecek her soruya hazırlıklı olmalıdır.

Uzmanların Paneli

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Uzmanların farklı opsiyonları sunmalarını sağlar

Daha çok kişinin tartışmaya katılımı sağlanır.

Konuşmacıların sık sık değişmesi, dikkatin dağılmasını azaltır.

Uzmanlar iyi konuşmacı olmayabilirler

Kişilikler içeriğe gölge düşürebilir.

Konu, mantıksal düzeyde olmayabilir.

Başlangıç düzeyindeki öğrenciler için uygun olmayabilir.

Öğretmen panelin odağını koordine eder, paneli tanıtır ve özetler.

Parlak Fikirler Oluşturma Ortamı

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Dinleme, yeni fikirler için yaratıcı düşünmeye teşvik eder.

Tüm fikirler eşit bir şekilde kaydedildiği için tam katılımı teşvik eder.

Grubun becerisini ve deneyimini ortaya çıkarır.

Bütünleşme ruhu yaratılır.

Bir fikir, başka fikirleri kıvılcımlayabilir.

Odaklanma gerçekleşmeyebilir.

5-7 dakikayla sınırlıdır.

Öğrenciler, bilinen gerçeklerden daha ötesini çıkarmada zorluk çekebilirler

İyi bir şekilde yönetilmezse olumsuz eleştiriler çoğalır.

Öğrencilere değer biçme, onların olgunluk düzeyine kısmen bağlıdır.

Öğretmen sorunu seçer.

Grup, uyarılmaya ihtiyaç duyuyorsa, hazırlık, bazı fikirler içermelidir.

Video Kasetler - Slaytlar

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Artan sorunları ve içeriği tanıtmanın eğlenceli yoludur.

Genellikle grubun dikkatini dağıtmaz.

Profesyonel bakışa sahiptir.

Tartışmayı teşvik eder.

Aşırı derecede sorun ortaya çıkabilir.

Tartışma, tam katılımı sağlamayabilir.

Donanım temin edilmeli ve kurulmalıdır

Öğretmen sunumdan sonra tartışma için hazırlık yaparsa efektif olur.

Tartışma

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Grup deneyimlerini ve fikirlerini birleştirir.

Sunu, film veya deneyimlerin analizinden sonra efektiftir.

Herkesin aktif olarak katılımı sağlanır.

20 öğrenciden fazlasıyla pratik değildir.

Birkaç öğrenci baskın gelebilir.

Bazı öğrenciler hiç katılmayabilir.

Zaman tüketicidir.

Tartışmaya rehberlik edecek olan öğretmen tarafından dikkatli planlama gerektirir.

Soru taslağı gerektirir.

Küçük Çaplı Grup Halinde Tartışma

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Tam katılım sağlar.

Öğrenciler küçük gruplar halinde genellikle daha rahattırlar.

Grup, uzlaşmaya varabilir.

Grubun amacı doğrultusunda dikkatlice düşünülmüş olmalıdır.

Gruplar izleyici durumunda kalabilirler.

Grubun cevaplanmasına yönelik olarak spesifik sorular veya görevler gerektirir.

Case (Örnek) Çalışmaları

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Problem çözme becerilerini geliştirir.

Çözümler, kompleks boyutlara taşınabilir.

Öğrencilerin yeni bilgi ve becerileri uygulamasını sağlar.

Öğrenciler kendi durumlarıyla ilişkiyi kuramayabilirler.

Yetersiz bilgiler, uygun olmayan sonuçlara yol açabilirler.

Başlangıç düzeyi için uygun değildir.

Örnek açık bir şekilde tanımlanmalıdır.

Örnek çalışma hazırlanmalıdır.

Role Alma

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Problemi dramatik olarak tanıtır.

Öğrencilere başkalarının rollerini üstlenme imkanı verir ve böylece başka görüş açıları ortaya çıkar.

Pratik becerilerin sunumuna imkan sağlar.

Bazı öğrenciler aşırı derecede utangaç olabilirler.

Geniş çaplı gruplar için uygun değildir.

Bazı öğrenciler tehdit edilmiş hissine kapılabilirler.

Öğretmen problemi ve rolleri açık olarak tanımlamak zorundadır.

Öğretmen çok açık talimatlar vermelidir.

Anketler

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Öğrencilerin başkaları tarafından etkilenmeden kendi kendilerine düşünmelerini sağlar.

Bireysel düşünceler, büyük geniş çaplı grup içerisinde paylaşılabilir.

Sadece kısa süreyle

kullanılabilir.

Öğretmen dağıtılacak şeyleri hazırlamalıdır.

Çözümlü Alıştırmalar

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Zorlukları ve kompleks sorunları araştırma imkanı sağlar.

Öğrenciler başka alıştırma yapmayabilirler.

Öğretmen sorular hazırlamalıdır.

Misafir Konuşmacılar

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Konuyu özelleştirir.

Dinleyicilerin basma kalıp örneklerine son verir

İyi bir konuşmacı olmayabilir.

Konuşmacılarla kontak kurma ve koordine etme.

Konuşmacıyı uygun bir şekilde tanıtma

Değerleri Açıklama

Avantajları

Dezavantajları

Ön Hazırlık

Değerleri ve inançları açıklama imkanı sağlar

Öğrencilerin, güvenli bir ortamda değerleri tartışmalarını sağlar.

Tartışmaya biçim verir.

Öğrenciler dürüst olmayabilirler.

Öğrenciler aşırı derecede utangaç olabilirler.

Öğretmen, alıştırmayı dikkatli bir şekilde hazırlamalıdır.

Öğretmen, açık talimatlar vermelidir.

Öğretmen, tartışma sorularını hazırlamalıdır.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Sınıf Yönetimi

SINIF YÖNETİMİ

     Son birkaç yılda sınıf ortamındaki öğrenci-öğretmen ilişkilerini açıklama amacıyla literatürde yer almaya başlayan ve sınıf yönetimi adıyla yayınlanan, makale vb. eserler incelendiğinde bunların; öğrenci davranışlarının plânlanması sınıftaki örgütlenme, iletişim ve istenmeyen davranışların önlenmesi gibi konular üzerinde yoğunlaştıkları görülecektir. Sınıf yönetimini, sınıf yaşamının bir orkestra gibi yönetilmesi şeklinde tanımlayan Lemlech’in bu tanımlamasında aynı kavramı açıklamaya yönelen tüm tanımları birleştirdiği söylenebilir. Yapılan bir araştırmada sınıf yönetiminin boyutları şu başlıklar altında toplanmaktadır:

Meslek (alan) hakimiyeti,

Sınıf içinde amaçlı davranış gösterme,

Liderlik,

Planlama,

İletişim,

Davranışların yönetimi,

Zamanın yönetimi,

Etkinliklerin yönetimi,

Değerlendirme.

   Araştırmanın bulgularına göre, İlköğretim müfettişleri sınıf öğretmenlerini sınıf yönetiminin bütün boyutlarında “Orta Düzey Yeterlikte” göstermektedirler. Aynı araştırmada öğretmenlerin sınıf yönetimi konusunda hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim ihtiyacı içerisinde oldukları belirtilmektedir. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi konusundaki yeterliklerinin artırılması konusu üzerinde öncelikli olarak durulmasının gerekliliği önerilmektedir.

  İlköğretim okullarında  önemli bir öğretmen niteliği olarak karşımıza çıkan sınıf yönetimi eğitimde başarılı olmak için ilk adımdır. Bu nedenle öğretmenin liderlik rolü ön plâna çıkmakta ve grup dinamizmini bilmesi önem kazanmaktadır. Bununla birlikte öğretmenin bireysel özellikleri, ders verirken kullandığı öğretim stratejileri, yöntem ve teknikleri de sınıf yönetimini etkilemektedir. Sınıftaki disiplin anlayışı ise katı kuralların uygulanmasından çok bilgiye ve seviyeye dayalı olmalıdır. Diğer bir anlatımla öğretmen sınıf içinde disiplini, bilgisiyle, öğrenciye sevgi göstermesiyle ve ona saygı duymasıyla kurmalıdır. Sınıfın iyi yönetimi için öğretmenin öğrencilerle iyi ilişkiler kurabilmesi gerekir. Bunda öğretmenin öğrencilere ilişkin tutumu önemli bir rol oynar. Bu süreçte etkili bir öğretime rehberlik edebilecek düzeyde nitelik ve anlayışa sahip öğretmen, başarılı bir sınıf yönetimi rolü oynayabilmektedir.

  Her sınıfın, öğrenmeyi olumlu ve olumsuz etkileyecek bir atmosferi, iklimi vardır. Sınıf iklimi, kullanılan öğretmen yaklaşımları, kontrol yöntemi ve tüm ilişkiler öğretmen tarafından sağlanır. ancak sınıfı oluşturan öğrencilerin öğrenmeye ve öğretim etkinliklerine karşı oluşturdukları tutumlar da sınıf iklimini oluşturmada önemli rol oynamaktadır. Öğretmen sınıfın tüm özellikleri bakımından analiz ederek öğrencileri sınıfta olumlu bir havanın oluşturulmasında katkı sağlayıcı bir unsur olarak kullanabilmelidir. Öğretmenler sınıfta kurdukları iletişim özelliklerine göre etkili olabilmektedirler. Ektisi en az olan iletişim biçimi, öğretmenin bireysel olarak öğrencilerle tek olarak ilgilendiği iletişim biçimidir. Buna karşılık bu iletişimin bireysel olarak öğretmen-öğrenci arasında kurulması etkili olmakta iken; öğretmen-öğrenci ve öğrenci-öğrenci etkileşiminin mümkün olduğu öğrenme ortamında kurulan iletişimin ise çok etkili olduğu bilinmektedir. Öğretmenin sınıfa hakimiyetini sağlayıcı olması bakımından sınıfta disiplini sağlayıcı uygulamalarda önem taşımaktadır. Bu bakımdan öğretmenin sınıf yönetimi konusundaki başarısını disiplin anlayışı ve uygulamaları da etkileyebilmektedir. Otoriter, problemleri disipline edici yöntemlerle çözme eğilimi içerisinde olan öğretmenler sükûneti sağlamada başarılı olsalar bile öğrencilerin zihinlerinde oluşan kaosa engel olamamaktadırlar.

   Sınıf yönetimi, öğretim esnasında öğretmenin öğrencilerini belli bir takım kurallara ve kişisel eğitim anlayışına göre hedefe kısa ve disiplinli bir yolda sağlıklı bir şekilde götürmesi anlamını taşır. İlköğretim kurumlarında disiplin denince; öğrencinin okul hayatını ve öğretimle ilgili faaliyetlerini düzenlemek amacını güden önlemler anlaşılır. Bu önlemlerin bir kısmı emirlere ve dolayısıyla zora; bir kısmı da isteğe ve sevgiye dayanır. Bu ikisinden eğitimsel değeri olanlar, çocuğun isteğine dayananlardır. Bunlar öğrencinin Âhlak ve karakter bakımından en iyi şekli almasına yardım eden bütün faaliyetlerin toplamından meydana gelir. Alınan bu önlemlerin amacı; öğrencinin okulda tabiî hayat şartları içinde yaşamasını ve çalışmasını, disipline uyar bir vatandaş olarak karakteri olgun bir insan olmasını sağlamaya çalışmaktadır. Öğretmenin eğitim anlayışı, mesleki bilgi yeterliliği, şahsiyeti okuldaki disiplini sağlamada etkili olan unsurlardandır.

   1. Okullardaki Disiplinsizlik sebepleri:

Okul programının ve okul yönetmeliklerinin öğrenci psikolojisine uygun olmaması,

Ailenin ekonomik düzeyinin olumsuzluğu ve aile eğitim anlayışının yetersizliği,

arkadaş ortamının olumsuz tesirleri,

Öğrencinin sahip bulunduğu bedeni özürler,

Psikolojik gerginlikler ve heyecansal durumlar,

Öğretmenler arasındaki disiplin anlayışındaki farklılıklar,

Öğretmenlerin kişiliği,

Okulun sahip bulunduğu olanaksızlıklar,

Öğrencilerdeki başarısızlık kaygısının yüksekliği,

Öğrencilerde güven duygusunun eksikliği vb sebepler.

   2.Disiplini sağlamada dikkat edilecek hususlar:

Sınıfta göz iletişimini etkili bir biçimde sağlayabilme,

Dikkati dağınık öğrencileri canlı tutmayı bilme,

Sınıfın oturuş düzeninin iyi ayarlanması,

Öğrencileri ismen tanıyabilme,

Sınıf karşısında tenkitten kaçınma ve kendine hâkimiyet,

Sınıfın normlarını bilme ve bunlardan yararlanabilme,

Öğrencilerle yakından ilgilenme, bunu onlara hissettirebilme,

Nadir olarak tekrar eden bazı davranışları hoş karşılayabilme,

Olayları daha başlangıcında ve büyümeden çözebilme,

Alaycı ve kibir gibi davranışlardan uzak olma,

Tarafsızlık ve objektiflik,

Problemleri başkalarının yardımı olmadan çözümleyebilme,

Mizahi ve güler yüzlü bir kişilik,

Kendini beğenmişlikten ve sık sık kendini anlatmaktan uzak olmak,

Öğrenmeyi güç bir duruma getirmeme,

Öğrencilerin düzeylerine uygun olarak hitap edebilme,

Olayları değişmez gerçeklere göre değil, olumlu taraflarını da göz önüne alarak çözümleyebilme vb hususlar.

   Sınıfta sağlıklı sınıf ortamını oluşturabilmek için belirli kuralların önceden öğrenci iş birliğinde konulması faydalıdır. Fakat bu kurallar kesin kurallar hükmünü taşımamalıdır. Zira ” Her şey katı ve kesin kurallar getirilerek çözülebilmiş olsaydı, dünyada en başarılı yöneticilerin hiç şüphesiz diktatörler olması gerekirdi”

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Marmara Üniversitesi

MARMARA ÜNİVERSİTESİ

ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ

ÖĞRETMENLİĞİ

ÖĞRETİM TASARIMI

Ganime ALBAYRAK

20010056

Kasım 2003

SEELS ve GLASGOW ÖĞRETİM TASARIMI MODELİ

GİRİŞ

Öğretim tasarımı, öğrenmeyi sağlamak için öğretim materyallerinin ve öğretim sisteminin yönlendirilmesi olarak tanımlanabilir(Rowland,1994). Öğretim tasarımının asıl amacı öğrenmenin ve öğretmenin kalitesini arttırmaktır.

Seels ve Glasgow’un öğretim tasarımı modeli dört aşamadan meydana gelen on basamaklı bir öğretim tasarımı sürecidir.Bu aşamalar; problem, tasarım, geliştirme, uygulama ve değerlendirme aşamalarıdır.

Problem aşaması: Bu aşamada öncelikle hedefler belirlenir. Hedeflere uygun davranışlar ortaya konulur. Önkoşul davranışların neler olacağına karar verilir. Bu arada giriş davranışlarının hangileri olacağı ortaya konulmalıdır. Öğrencilerin motivasyon ve öğrenme biçimleri sistematik yaklaşım biçiminin ilk aşamasında yapılması gerekenlerdir.

Tasarım aşaması: Medya seçimi yapılır. Öğretim stratejileri , hedef ve ölçütler belirlenir. Yapılacak faaliyetler planlanır ve organize edilir. Hangi öğrenme etkinliklerini, materyallerini kullanarak hedeflere ulaşılacağına karar verilmelidir.

Geliştirme aşaması: Konuyla ilgili materyal geliştirilir ve yapılan bu materyal ile ilgili bir değerlendirme yapılır.

Uygulama ve değerlendirme aşaması: Değerlendirme aşamasında ise, hem süreç, hem de sonuç değerlendirilebilir. Değerlendirme öğretim programının denenmesi aşamasında yapıldığı gibi, uygulanması aşamasında da yapılmalıdır.

Bu modele uygun olarak ilköğretim 6. sınıf fen bilgisi dersi konularından biri olan “Çevremizi Nasıl Algılıyoruz ” konusu incelenecektir.

PROBLEM ANALİZİ

Problem analizi yaparken aşağıdaki basamakları izleyeceğiz.

Bilgi toplama

İdeal-reel karşılaştırması

Performans analizi

Kaynak ve sınırlılıkların belirlenmesi

Öğrenme karakterlerinin belirlenmesi

Hedef ve önceliklerin belirlenmesi

Problem cümlesinin yazılması

1. Bilgi Toplama (Gather Information)

Bizim çalışma grubumuz ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Sınıf mevcudu 25’i kız ,15’i erkek olmak üzere toplam 40 kişidir. Okul, çok fazla imkanları olmayan orta halli bir devlet okuludur. Aynı şekilde öğrenciler de ekonomik açıdan orta halli ailelerin çocuklarıdır.Onlara Fen bilgisi dersinde “Çevremizi Nasıl Algılıyoruz?” konu başlığı altında duyu organları öğretilmeye çalışılacaktır.

Öğretmen dersi çoğunlukla sınıf ortamında götürecektir. Zaman zaman, konuların gelişimine göre imkanlar dahilinde bilgisayar laboratuarından ve diğer laboratuarlardan yararlanacaktır. Öğretmen ders esnasında, daha önceden hazırlamış olduğu materyalleri öğrencilere sunacaktır. Bu materyaller kimi zaman bir maket olurken kimi zaman da bir eğitim cd’si olabilir. Kullanılacak bu materyaller o günkü konunun gereklerine göre seçilecektir.

Öğrencilerin ilköğretim 4. ve 5. sınıflarda görmüş oldukları fen bilgisi dersleriyle bağlantı kurmaları sağlanmalıdır. Böylece öğrenci daha önce öğrenmiş olduğu bilgileri hatırlayacak ve yenilerini daha çabuk öğrenecektir. Derse başlamadan önce öğrencilere bir ön test uygulanmalı ve duyu organları ile ilgili olan bilgilerini seviyesi ölçülmelidir. Bu test öğretmene ders planını hazırlarken nasıl bir yol izleyeceği konusunda bir fikir verir. Hangi konudan başlayacağını , hangilerini daha ağırlıklı anlatacağını belirler. Sunulacak olan ön testte aşağıdaki sorulara benzer sorular yer almalıdır.

Hangi organımız görmemizi sağlar?

Hangi organımız sayesinde etrafımızdaki sesleri duyarız?

Kokuları hangi organımız sayesinde alırız?

Tat alma organımız hangisidir?

Göz hastalıkları nelerdir? Yazınız.

Kulağın kısımlarını yazınız.

Burun hastalıkları nelerdir?

Dilimizin şeklini çiziniz,kısımlarını gösteriniz.

Dilimizin görevleri nelerdir?

Derimizin şeklini çiziniz. Şekil üzerinde kısımları gösteriniz.

Bu test sayesinde öğretmen sınıfın düzeyini öğrenmiş olur. Böylece hangi konuyu ağırlıklı anlatacağını, hangisinin üzerinde az duracağını kararlaştırır ve bunu planına yansıtır. Bu testin sonunda öğrenci analizi yapılmış olur.

Ders esnasında öğretmen öğrencilere duyu organları ile ilgili alıştırmalar yaptırmalıdır. Bunun için öğretmen , duyu organları ile ilgili materyalleri tarayıp en uygun olanı seçmeli , daha önceden elinde konuyla ilgili bir materyal varsa onu güncelleştirip ,sınıfın düzeyine uygun bir hale getirip öğrencilere sunmalıdır. Ayrıca ders kitabı olarak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından seçilmiş bir kitap kullanılmalı, konular öğrencilere bu kitaptan takip ettirilmelidir.

Ders öğretmeni alanında yeterli bilgiye sahip olmalıdır ki öğrencilerini iyi bir şekilde eğitebilsin. Alanındaki yayınları takip etmeli eğer gerekli görüyorsa konunun uzmanlarından yardım almalıdır.

İdeal-Reel Karşılaştırması(Identify Discrepancies)

Öğretmenin ulaşmak istediği başarı düzeyi %90 dir.

Öğretmen dersi işlerken soru-cevap yöntemini kullanacak ve böylece öğrencinin dersle olan bağının kopmamasını sağlayacaktır. Ön hazırlık alıştırmaları vererek derse hazır gelmelerini sağlayacaktır. Sıkıldıklarını anladığı anda onları motive edecek ,dersi eğlenceli bir şekilde işleyecektir. Teorik bilgilerin ardından o konuyla ilgili bir maket gösterecek , öğrencilerin ona dokunmalarını sağlayacaktır. Çünkü insan ne kadar çok duyusuyla hissederse o kadar hızlı ve kalıcı öğrenir. Yada gene konuya göre onlara bir eğitim cd’si izletecektir.Daha önce yapmış olduğu ön test sayesinde sınıfın düzeyini anlayan öğretmen o düzeyde ders anlatacaktır. Bu düzey iyi bilenlerin ve hiç bilmeyenlerin sıkılmayacakları, tüm sınıfın derse katılımının amaç olduğu bir düzeydir. Tüm bunları yaptığında tasarladığı başarı düzeyi olan %90 başarı oranına ulaşacağını düşünmektedir.

Ancak her şey düşünüldüğü gibi olmayabilir. Öğrenci devamsızlıkları sınıfın anlama düzeyi, öğrencilerin kullanılan materyallerden hoşlanmayabilecekleri, materyallerin yetersiz olabileceği ve bunun gibi bir çok şey göz önünde bulundurulduğunda tasarlanan başarı düzeyine ulaşmanın pek de kolay olmadığı görülür. Bunların ışığında hedeflenen başarı düzeyi %75 olarak belirlenmiştir.

Performans Analizi ( Do Performance Analysis)

Öğretmen konuya hakim, kendi branşıyla ilgili yayınları elinden geldiğince takip edip kendini yenilemeye çalışan bir öğretmendir. Dersi sadece bir anlatım tekniği kullanarak götürmemektedir. Değişik tekniklerle dersi sıkıcılıktan kurtarmaya çalışır. Materyal olarak maketlerden yararlandığı gibi öğrencilere eğitim cdleri , videolar izleterek dersi zevkli hale getirmeye çalışmaktadır. Her dersten sonra ev ödevleri vererek çocukların dersi tekrar etmelerini sağlar. Derste sadece kendi anlatmaz , soru-cevap tekniğini kullanarak dersi etkileşimli bir şekilde işler.

Sınıfta sessizlik sağlanmalı , öğrenciler mümkün olduğunca ön sıralara oturtulmalıdır. Böylece öğrenci performansı arttırılır.

Okulun konumu , ders saatlerini durumu öğrenci performansını çok etkiler. Okul cadde üzerindedir. Sınıfa , dışarıdan çok fazla gürültü gelmektedir. Mümkün olduğunca dışarıdan gelen gürültüler önlenmeye çalışılmalıdır. Pencereler kapatılmalı, öğretmen dersi daha yüksek sesle anlatmalıdır ki öğrencilerin ilgisini üstünde toplayabilsin. Dersler haftalık ders programında günün ilk saatlerine yerleştirilmelidir. Çünkü ilk saatlerde öğrencilerin öğrenme düzeyleri daha yüksektir , henüz yorulmadıklarından , konuları daha kolay anlarlar. Tüm bunlar öğrenci performansını arttırır.

Öğrencinin başlangıç motivasyonu beklenilenden az olabilir. Onların ilgisinin derse çekilmesi gerekmektedir. Dersi güncel olaylarla bağlantı kurarak anlatması onların ilgisini çeker. Ayrıca ne öğreneceklerinin onlara önceden söylenmesi bu bilgilerin onların işine nerelerde yarayacağı konusunda bilgilendirilmelidirler. Örn; duyu organları hakkında sahip olacakları bilgiler onlara her zaman gerekli olacak bilgilerdir. Öğrencinin bunun kanısına varması sağlanmalıdır.

Çocuklar çok çabuk sıkılır ve dersten koparlar. Öğretmen bunu anladığı anda onların dikkatini tekrar toplayacak bir takım şeyler yapmalıdır. Örn; bir fıkra anlatıp yada küçük bir espri yapıp sınıfın havasını değiştirebilir. Bu şekilde ilgilerini yeniden kendi üzerine toplamış olur. Tüm bunlar yapıldığında performans artar.

Kaynakların ve Sınırlılıkların Belirlenmesi ( Identify Constraints and Resources)

Okulumuz orta halli bir devlet okuludur. Hal böyle olunca elbette kullanılacak materyal ve kaynaklar da doğal olarak sınırlıdır. Yalnızca bir tane bilgisayar odası vardır ve buradaki bilgisayarların sayısı da yeterli değildir. Yeri geldiğinde bu bilgisayarlardan yararlanılacaktır. Bu laboratuarlarda eksik olan malzemeler ve kullanılacak cd ve videolar okul bütçesi tarafından karşılanacaktır. Fen bilgisi dersinde kullanılabilecek , organları tek tek çıkartıp takabileceğimiz bir insan maketi bir adette yap boz vardır. Bunun yanında bir de göz maketi yer almaktadır.

Ders kitabı olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği ders kitabı kullanılmaktadır. Ayrıca öğretmen gerekli gördüğü zamanlarda takip ettiği dergilerden yararlanarak hazırladığı çalışma yapraklarını da öğrencilere verecektir.

Okuldaki materyaller oldukça sınırlıdır. Ayrıca var olanların çoğu da eski ve yıpranmıştır. Bu tür sınırlılıklar öğrenmeyi olumsuz yönde etkiler, başarı oranını düşürür. Bunu en aza indirmek için çaba harcanmalıdır.

Öğrenme Karakterlerinin Belirlenmesi (Identify Learner)

Öğrenme karakterleri Bloom’un taksanomisine göre incelenmiştir. Bu dersteki amaçların büyük bir kısmı bilişsel amaçla ilgilidir. Bilişsel amaçlar altı kısımda incelenmiştir;

Bilgi Basamağı

Duyu organlarının görevlerini bilme,

Duyu organlarının kısımlarını bilme,

Kavrama Basamağı

Şekli verilen bir duyu organını tanıyabilme,

Duyu organlarının görevlerini nasıl yaptığını anlayabilme,

Duyu organlarının aralarındaki farkları anlayabilme,

Özetleme yapabilme,

Uygulama Basamağı

Duyu organlarının şekillerini çizebilme,

Şekillerin üzerinde bölümleri gösterebilme,

Analiz Basamağı

Duyu organlarının birbirleri ile olan etkileşimlerini anlayabilme,

Duyu organlarını özelliklerine göre ayırt edebilme,

Sentez Basamağı

Verilen bazı parçaların hangi duyu organına ait olduğunu bilme,

Dağınık halde bulunan maket parçalarını birleştirerek duyu organlarını oluşturabilme,

Değerlendirme Basamağı

Duyu organlarını karşılaştırıp , hangisinin ne işe yaradığını yaşamsal faaliyetlerini değerlendirebilme.

Duyuşsal amaçlar ise beş kısımda incelenmiştir;

Alma Basamağı

Duyu organlarını birbirlerinden ayırt edebilme,

Tepkide Bulunma Basamağı

Derse aktif olarak katılma,

Ders konularıyla ilgili olma,

Konular arasında ilişki kurabilme,

Değer Verme Basamağı

Derslere katılmaya değer verme. Derslerden zevk alma,

Örgütleme Basamağı

Farklı bilgileri tutarlı bir biçimde toparlayabilme,

Grup halinde çalışmada başarı gösterme,

Başarılı olacağında kararlılık gösterme,

Bir Değer yada Değerler Bütünüyle Nitelenmişlik Basamağı

Öğrendiklerini günlük yaşamıyla bağdaştırma,

Ders öğretmenine saygı duyma,

Kullanılan materyallere saygı duyma

Bilişsel ve duyuşsal amaçlar bunlardır. Bu ders kapsamında psikomotor amaçlar yer almamaktadır.

Hedef ve Önceliklerin Belirlenmesi ( Identify Priorities and Goals )

Hedef: Öğrencilerin duyu organlarını öğrenmeleri, görev ve yapılarını iyi şekilde bilmeleri.

Öncelikler:

Duyu organlarının neler olduğunu bilme,

Genel özelliklerini bilme,

Duyu organlarının nasıl çalıştığını bilme,

Şekillerini çizebilme,

Duyu organlarını birbirlerinden ayırıp farklılıklarını bilme,

Duyu organlarıyla ilgili hastalıkların neler olduğunu bilme,

Bu hastalıklarla ilgili korunma yollarını bilme,

Problem Cümlesi Yazma ( Problem Statament )

Bir ilköğretim okulunda 6. sınıf öğrencilerinden oluşan 40 kişi mevcutlu bir sınıfa, fen bilgisi dersinde, branşında uzman bir öğretmenle “Çevremizi nasıl algılıyoruz?” konu başlığı altında ,duyu organları öğretilecektir.

2. GÖREV VE ÖĞRETİM ANALİZİ

Şimdi de fen bilgisi dersinde anlatılacak olan duyu organları konusuyla örneklendirilerek görev ve öğretim analizi basamağının giriş ve hedef davranışları belirlenecektir.

Giriş Davranışları

Bu konu ilköğretim 5. sınıfta gördükleri bir konudur. Giriş amaçları, bu durum göz önünde bulundurularak belirlenmektedir.

Giriş amacı 1 : Duyu organlarının neler olduklarını ve görevlerini söyleyebilme.

Giriş davranışları:

Gözün görevini söyleyebilme,

Kulağın görevini söyleyebilme,

Dilin görevini söyleyebilme,

Burunun görevini söyleyebilme,

Derinin görevini söyleyebilme,

Giriş amacı 2 : Duyu organlarının nasıl çalıştıklarını söyleyebilme.

Giriş davranışları:

Gözün nasıl çalıştığını söyleyebilme,

Kulağın nasıl çalıştığını söyleyebilme,

Dilin nasıl çalıştığını söyleyebilme,

Burunun nasıl çalıştığını söyleyebilme,

Derinin nasıl çalıştığını söyleyebilme,

Amaçlar ve Hedef Davranışlar

Giriş davranışları belirlenmiştir. Şimdi bu kısımda ise dönem sonunda (ders tam olarak tamamlandıktan sonra ) öğrencilerde oluşmasını beklediğimiz hedef davranışları inceleyeceğiz.

Amaç 1 : Duyu organlarının görevlerini öğrenme.

Hedef Davranışlar:

Duyma olayının nasıl gerçekleştiğini bilme.

Görme olayının nasıl gerçekleştiğini bilme.

Tat almanın nasıl gerçekleştiğini bilme.

Koku almanın nasıl gerçekleştiğini bilme.

Dokunma duyusunun nasıl çalıştığını bilme.

Amaç 2 : Duyu organlarının şekillerini çizebilme,kısımlarını gösterebilme.

Hedef Davranışlar:

Kulağın şeklini çizip kısımlarını gösterebilme,

Gözün şeklini çizip kısımlarını gösterebilme,

Dilin şeklini çizip kısımlarını gösterebilme,

Burunun şeklini çizip kısımlarını gösterebilme,

Derinin şeklini çizip kısımlarını gösterebilme.

Amaç 3 : Duyu organlarıyla ilgili hastalıkları bilip sıralayabilme. Bunların tedavileri ve korunma yolları ile ilgili fikir sahibi olma.

Hedef Davranışlar:

Kulağımızla ilgili dikkat edilmesi gereken şeyleri bilme.

Göz hastalıklarının neler olduğunu bilme.

Burun sağlığımızla ilgili önemli noktaları bilme.

Amaç 4 : Duyu organlarının birbirlerine benzer veya farklı yönlerini bilme , birbirleri arasında bağlantı kurabilme.

Hedef Davranışlar:

Duyu organlarının belirgin özelliklerini öğrenerek farklılıkları bilme.

HEDEF VE ÖNCELİKLERİN BELİRLENMESİ

Bir önceki basmakta bir takım amaçlar belirlemiştik. Şimdi de bu amaçlarımızın her biri için farklı hedefler belirleyeceğiz. Bunu yaparken IDE tarafından kullanılan formatı kullanacağız. Bu format aşağıdaki gibidir;

A ; Audience (Dinleyiciler)

B ; Behaviour (Davranış)

C ; Condition (Ortam, Şartlar)

D ; Degree (Derece)

Yani dinleyici olarak aldığımız kesimi , beklediğimiz davranışları ve formatta yer alan diğer şeyleri her bir amacımız için tek tek yazacağız.

Amaç 1 : Duyu organlarının görevlerini öğrenme.

A: İlköğretim 6. sınıf öğrencileri;

B: Duyu organlarının hangisinin ne görevi üstlendiğini bilme,

C: Sınıf ve laboratuar ortamı,

D: Duyu organlarının görevlerini %80 oranında bilme.

Amaç 2 : Duyu organlarının şekillerini çizebilme,kısımlarını gösterebilme.

A: İlköğretim 6. sınıf öğrencileri;

B: Duyu organlarını her birinin şeklini çizip ,bu şekil üzerinde kısımlarını gösterebilme,

C: Sınıf ve laboratuar ortamı,

D: Şekil çizip, duyu organlarının kısımlarını gösterebilme konusunda %70 başarılı olma.

Amaç 3 : Duyu organlarıyla ilgili hastalıkları bilip sıralayabilme. Bunların tedavileri ve korunma yolları ile ilgili fikir sahibi olma.

A: İlköğretim 6. sınıf öğrencileri,

B; Duyu organlarımızda ortaya çıkan hastalıklar ve tedavileri hakkında bilgi sahibi olma, bunlardan korunma yollarını bilme,

C: Sınıf ortamı,

D: Bu konu da %75 oranında başarı beklenmektedir.

Amaç 4 : Duyu organlarının birbirlerine benzer veya farklı yönlerini bilme , birbirleri arasında bağlantı kurabilme.

A: İlköğretim 6. sınıf öğrencileri,

B: Duyu organları arasında bağlantı kurup benzer ve farklı yönlerini bilme,

C: Sınıf ortamı , fen bilgisi ve bilgisayar laboratuarları,

D: Bu konunun öğrenilmesinde %65 oranında başarı beklenmektedir.

Öğrencilerin giriş davranışlarını belirlemek için bir ön test uygulayacağız. Testimiz aşağıda sorulardan oluşmaktadır.

Ön Test

Çevremizi nasıl algılarız?

Kaç duyu organımız vardır? Bunların isimleri nelerdir?

Kulağımızın görevi nedir?

Gözümüzün görevi nedir?

Dilimizin görevi nedir?

Burnumuz ne işe yarar?

Derimi hangi görevi üstlenir?

Duyularımızla ilgili olan rahatsızlıklar neler olabilir? Yazınız.

Duyu organlarımızla ilgili rahatsızlık yaşamamak için ne gibi tedbirler alabiliriz? Korunma yolları neler olabilir?

10.Duyu organlarımızın şekillerini çiziniz.

Uygulanan bu ön test sonucunda sınıfın düzeyi hakkında bir fikir sahibi olur , öğrencilerin neleri bilip bilmediklerini az da olsa öğreniriz.

Son Test

Dönem sonunda , öğretimin uygulandığı öğrencilerin yani ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin, yukarıda belirlenen hedeflere ulaşıp ulaşamadıklarının kontrol etmek için bir de son test uygulamalıyız. Bu test dönem boyunca öğrenilmesi gereken tüm konuları içeren kapsamlı bir test olacaktır. Yalnızca tek tip sorular içermeyecek , farklı soru çeşitlerine yer verilecektir Bunlar ; klasik soru tipi , boşluk doldurma ve şıklı sorular olabilir.

Gözümüzün şeklini çiziniz. Kısımlarını gösteriniz.

Dilimizin hangi kısımları hangi tatları alır? Şekil çizip üzerinde gösteriniz.

Kornea , iris ve kör nokta nedir?

Duyma olayı nasıl gerçekleşir? Yazınız.

Derimiz kaç kısımdan oluşmuştur, bu kısımlar ve görevleri nelerdir? Kısaca yazınız.

Vücudumuzun dengesi ………………….. bulunan ………………….kanalları tarafından sağlanır.

Bir insan eğer yakını görüp uzağı göremiyorsa…………………tur. Eğer uzağı görüp yakını iyi göremiyorsa…………………tur. Bunların dışımda eğer bazı renkleri birbirinden ayırt edemiyorsa o zaman…………………….dür.

Derinin alt kısımlarını koruyan tabaka……………..dir. Duyu almaçları ise……………….. de bulunur.

İnsanda burun aşağıdakilerden hangisini yapmaz?

Akciğerlere giden havayı ısıtır.

Havayı kıl ve makusla temizler.

Havayı nemlendirir.

Havayı azaltır önler.

Aşağıdakilerden hangisi derimizin görevlerinden değildir?

Vücudu dış etkilerden korumak.

Vücuda şekil vermek

Boşaltıma yardımcı olmak.

Solunuma yardımcı olmak.

Yanıcı, batıcı ,sancıma biçiminde algılanan hangi duyudur?

Acı.

Ağrı.

Dokunma.

Basınç.

Dilimizin ucu ve gerisi hangilerini sağlıklı algılar?

Tatlı – Acı

Acı – Tuzlu

Tuzlu – Ekşi

Ekşi – Tatlı

Sert tabakanın gözün ön tarafında bulunan kısmına ne denir?

Ağ tabaka.

Saydam tabaka.

Göz bebeği.

Göz merceği.

Gözde duyu hücreleri(fotoreseptör) nerde bulunur?

Ağ tabaka.

Saydam tabaka.

Sert tabaka.

Damar tabaka.

Göz kusurlarından hangisi Silindirik mercekle düzeltilebilir?

Miyop

Şaşılık

Astigmatizm

Hipermetrop

Öğrencilere içinde 5 tane klasik soru , 4 tane boşluk doldurma ve 6 tane şıklı soru bulunan toplam 15 soruluk bir test uygulanmıştır. Her bir sorunun puanlandırması farklıdır. İlk 5 soru 10’ar puan üzerinden değerlendirilirken diğerleri 5 ‘er puan üzerinden değerlendirilecektir. Hepsini doğru olarak yanıtlayan bir öğrenci 100 puan alacaktır. %70 olarak belirlenen başarı düzeyine ulaşılması için öğrencilerin en az 12 soruyu doğru olarak yanıtlamaları gerekmektedir. Doğru olarak yanıtlanması gereken soruların sayısı biraz fazla olarak algılanabilir. Ancak bunun nedeni testte düşük puanlı soruların yer almasıdır.

ÖĞRETİM STRATEJİLERİ

Bu öğretimi gerçekleştirirken “Sunuş Yoluyla Öğrenme Strateji” kullanılacaktır. Bu kararlaştırılırken anlatılacak olan konunun bu yoldan anlatılmasının daha uygun olduğu düşünüldü. Öğrencilere bilgiler verilecek ve onların bunları kavramaları sağlanacaktır. Öğrencilerden deneylerle yada bunun gibi keşif yoluyla öğrenmeden ziyade öğretmen tarafından verilen bilgilerin özümsemeleri beklenmektedir. Durum böyle olunca buna en uygun öğretim stratejisi de sunuş yoluyla öğrenme stratejisidir.

Sunuş Yoluyla Öğretim (Expository Teaching)

Sunuş yoluyla öğretim; özellikle kavram, genelleme ve sınıflamaların yani bilgi düzeyindeki hedef-davranışların öğretiminde kullanılan bir yöntemdir. Her öğretim yaklaşımı gibi, sunuş yoluyla öğretim de bazı durumlarda diğerlerine göre daha iyi sonuç verir. Birincisi bu yaklaşım, birkaç kavram arasındaki ilişkiler öğretileceği zaman en uygun yaklaşım olmaktadır. Öğrenciler daha başlangıçtayken, ilişkilendirilecek kavramlarla ilgili bazı bilgilere sahip olmalıdırlar. Aksi takdirde kendilerine sunulan bilgileri anlamadan ezberlemeye zorlanmış olurlar. Sunuş yoluyla öğretime ilişkin diğer bir nokta öğrencilerin yaşlarıyla ilgilidir. Üzerinde durulan düşünceler çok basit de olsa, örneğin derste kayalar, mineraller gibi fiziksel gerçeklikler üzerinde de durulsa bu yaklaşımdan yararlanırken öğrencilerin bu gibi düşünceleri zihinlerinde evirip çevirmeleri, dönüştürmelere uğratmaları gerekmektedir. Bu nedenle sunuş yoluyla öğretim yaklaşımı, ilkokulun üst sınıflarında ve daha sonraki sınıflarda bulunan öğrenciler için daha uygun olmaktadır.

“Sunuş yoluyla öğretim” modelinde öğretmenin görevi öğrencilerin öğrenebilmesi için,konuyu en uygun bir şekilde organize ederek yapılandırma;uygun materyalleri seçme;daha sonra da konuyu genelden özele doğru sistemli ve anlamlı bir şekilde öğrencilerin öğrenmelerini sağlamaktır. Öğretmen öğretilecek kavram ve genellemeyi önce diğer yapılarlarla ilişkilendirir. Ausubel buna ön organize edici demektedir. Sonra kavram ve genellemeler sınıfa verilir, öğretilen bilgi birimlerinin özellikleri (kritik) sunulur. Bunu açıklayıcı örnekler izler. Konu yeterince anlaşılıncaya ve öğrencilerde anlamlı bir birikim oluncaya kadar örnekler verilmeye devam edilir. Kavram ya da genellemenin daha iyi anlaşılabilmesi için gerekirse örnek olmayan durumlar verilir. Soru-cevap etkinlikleri yoluyla kavram ve genellemeler öğrencilere tekrar ettirilir. Konu yeterince anlaşılmışsa öğrencilerden örnekler istenir ve öğrenilen konunun anlamlı bir yapı ya da cümle içerisinde kullanılması istenir.

Sunuş yoluyla öğretim stratejisinin ezberden ziyade anlamlı bir öğrenmeyi ortaya çıkarması için başlangıçta öğretmenin öğrenilecek bilgileri kendi içinde anlamlı ve organize bir bütün haline getirmesi gerekir. Aynı şekilde öğrencinin de anlamlı öğrenme için hazırlanması gerekir

Bu yaklaşımın dört temel özelliği vardır;

Bu yaklaşım öğretmen ve öğrenci arasında çok yoğun bir etkileşim gerektiren bir yaklaşımdır. Öğretmen öğrencilerin aktif katılımını sağlamaya çalışır.Başlangıç sunuşlarını öğretmen yapmakla birlikte (1-2 dakika ya da en fazla 5 dakika)hemen arkasından öğrenciler fikirlerini,örneklerini,tepkilerini açıklar,tartışırlar. Bu durum ders boyunca sürer.

Sunuş yoluyla öğretme,somut kavramların anlamlı hale getirilmesi için bol örnek vermeyi,resimlerle,şemalarla somutlaştırmayı;kısacası tüm duyu organlarına hitap eden uyarıcıların kullanılmasını gerektirir.Diğer bir deyişle,kavramların, ilkelerin somut yollarla ve anlamlı bir biçimde öğrenilmesine yardım eder.

Daha önce de ifade edildiği gibi,sunuş yoluyla öğretme genelden özele doğru hiyerarşik bir sıra izler. Önce konunun temel çerçevesi verilir.Daha sonra,ayrıntı bu temel çerçevenin içine yerleştirilir.

Öğrencilerin önce ve yeni öğrendikleri arasında yatay ve dikey ilişkiler kurması sağlanarak anlamlı öğrenmeleri gerçekleştirilir.

Sunuş Yoluyla Öğretim stratejilerini de kapsayan tüm doğrudan öğretim-aşamalı öğretim modellerinde,bir dersin işlenmesi sırasında yer alması gereken etkinlikler büyük ölçüde benzerlik göstermektedir.

Hemen tüm bu modellerde dersin başlangıç aşamasında; öğrenciyi öğrenmeye hazırlamak üzere öğrencilerin dikkatini öğrenme konusu üstüne çekme, ne öğrenecekleri ve öğrendiklerini nerelerde kullanacakları hakkında bilgi verme ve öğrenmeye güdülemeye dönük etkinlikler yer alır. Böylece öğrencilerin, öğrenme konusu üstünde odaklaşması sağlanır.Ayrıca yeni öğrenilecek davranışlarla ilgili önceki öğrenmeler gözden geçirilerek kullanıma hazır hale getirilir. Yeni ve eski öğrenmeler arasında ilişki kurularak anlamlı öğrenme sağlanır. Bu etkinlikler genellikle dersin başlangıç aşamasında yer alır.

Dersin başlangıç aşamasından sonra, gelişme aşamasında yeni öğrenilecek konuyla ilgili uyarıcı materyaller verilir.Yani öğrenciye hedef davranışların kazandırılmasını sağlayacak açıklamalar, örnekler, dramatizasyonlar ,demonstrasyonlar çeşitli araç - gereçlerle yapılır.

Öğrencilerin konuyu anlayıp anlamadıkları sık ve kısa cevaplı sorular vb. yollarla kontrol edilir. Daha sonra öğretmen rehberliğinde, kazandırılmak istenen davranışı öğrencinin yapması sağlanır; öğrenciye öğrenme sonuçları hakkında bilgi verilir.Eksik ve yanlış öğrenmelerini düzeltmesi, tamamlaması için ek öğrenme materyalleri verilir.

Dersin sonuç alma aşamasında ise öğrencilerin ne derecede öğrendiğini belirleme ve öğrenilenlerin kalıcılığını artırma, yeni durumlarda kullanmalarını sağlama, yani transferi gerçekleştirmek üzere etkinliklere yer verilir.

Bu strateji uygulanırken bazı aşamalar izlenir. Bu aşamaları incelersek;

Ön organize edicinin sunulması.

Dersin amacı açıklanır.

Organize edici sunulur. Kavram haritaları , şemalar sunulabilir.

Organize edici tanımlanır.

Uygun olan yerlerde şekiller verilir ve bunların üzerinde anlatılır.

Öğrencilere tekrar yaptırılır.

Öğretilen ilke , kavram yada bilgi biriminin sunulması.

Bilgi birimi sunulur.

Bilgi biriminin özellikleri sıralanır.

Bilgi birimi organize edicilerle ilişkilendirilir.

Bilişsel yapının güçlendirilmesi.

Konu içeriğine eleştirel bir bakış açısı getirilir.

Farklı tanımlara ve düşüncelere yer verilir.

Öğrencilerden örnek durumlar istenir.

Örneklenen ve tanımlanan bilgi birimi cümle, parça gibi bütün bir yapıda kullandırılarak tekrar ettirilir.

Tüm bu aşamaları ve bilgileri kendi konumuzla örneklendirelim;

Öğretmen derse başlarken öncelikle öğrencilerin dikkatini üstüne toplamalı ve onların bu konuyla ilgili önceden öğrendikleri bilgileri öğrencilere hatırlatmaya çalışmalıdır. Bunları gerçekleştirdikten sonra konunun amacını açıklar. Amaç ; çevremizi algılamamızı sağlayan duyu organlarımızın neler olduklarını ve yapılarını öğrenmektir. Öğretmen bu konuyla ilgili , tüm duyu organlarının şekillerini içeren bir şemayı öğrencilere sunar. Bunların neler olduklarını anlatır. Şekil üzerinde organların genel özelliklerini söyler. O ana kadar anlattığı kısımları , öğrencilere sorular sorarak tekrar ettirir. Bu bilgiler ne kadar çok tekrar edilirse o derece kalıcı olur. Bu derse bir giriştir. Daha sonra her bir duyu organı zaten ayrıntılı bir şekilde incelenecektir. Tüm bunları yaparak öğrencinin ne öğreneceği konusunda bilgi sahibi olmasını sağlamaktadır

Bunların ardından öğretmen daha yoğun bilgiler anlatmaya başlar. Artık tam olarak konunun içindedir öğrenci. Örneğin o derste gözün yapısı ve özellikleri anlatılacaktır. Gözün kısımlarının neler olduğunu ve her bir kısmın ne görevler yaptığını anlatır. Dersin başlangıcında verilen şemada kısımlar gösterilir. Bunun yanında bir de öğrencilere üç boyutlu görmeleri için bir de göz maketi verilir ve bunun üzerinde incelemeler yapılır. Soru cevaplarla belirli aralıklarla ders tekrar ettirilir. Ardından görme olayının nasıl gerçekleştiği konusuna geçilir. Öğretmen bilgiyi vermeden önce öğrencilere bunun nasıl gerçekleştiğini sorar ve düşünüp tahminler yapmalarını ister. Öğrencilerden gelen cevaplar doğrultusunda ders şekillenir. Görüntünün gözde nasıl oluştuğu ve görme olayının nasıl gerçekleştiği bilgileri öğrenciye verilir. Göz hastalıklarının neler olduğu sorulur. Öğrencilerden cevaplar alınır. Ardından ayrıntılı olarak göz hastalıklarına değinilir. Bu hastalıkların tedavi yollarının neler olduğu öğretilir.

Artık bilgi tam olarak verilmiştir. Şimdi bunun pekiştirilmesi öğrencinin bunu özümsemesi sağlanmalıdır. Bunu gerçekleştirmek için öğrencilerin bu konular hakkında konuşmaları istenir. Onlara sorular sorulur zıt örnekler verilir ve bunları anlayıp anlamadıkları kontrol edilir. Örneğin; sınıfa “Bir biberin acı olup olmadığını görerek anlayabilir miyim?” gibi sorular sorar ve cevaplar alır. Bunların ardından da konuyu birkaç cümleyle özetler, öğrencilere konuyla ilgili ev ödevi verilir.

Artık konu tam olarak sona ermiştir. Ama öğrencilerin konuyu tam olarak anlayıp anlamadıkları bilinmemektedir. İşte tam bu noktada bunu saptamak için o gün anlatılan bilgileri içeren , bu bilgilerin yerine ulaşıp ulaşmadığını ölçen bir son test öğrenciye sunulur. Bu test sonucuna göre eğer belirlemiş olduğumuz %75 başarı oranına ulaşılmışsa bir sonraki ders diğer konuya geçilerek ders devam ettirilir. Yok eğer test sonucunda bunun sağlanamadığı saptandıysa öğretmen nelerin ters gittiğini araştırır ve bir sonra dersin bir bölümünü tekrar bu konuya ayırarak konunun özümsenmesini sağlar. Her derste bu yol izlenir.

Duyu organlarından “göz” konusu bu şekilde anlatılmıştır. Diğerleri anlatılırken de benzer yol izlenir ancak bazı farklılıklar da olabilir örneğin; sınıfa maket vermek yerine bir eğitim cd’si yada bir video izletilebilir. Böylece ders sıkıcılıktan ve monotonluktan kurtulmuş olur. Konular tam olarak bitip ,tüm duyu organları anlatıldıktan sonra bu kez tüm konuları kapsayan bir son test uygulanır sınıfa. Bunun sonucuna göre dersimizin başarısı ortaya çıkmış olur.

MEDYA SEÇİMİ

Öğrenci karakterlerini belirlediğimizde karşımıza şu sonuçlar çıkar. Öğrencilerimiz, ilköğretim 6. sınıfa devam eden 12-13 yaşları arsında 25’i kız 15’i erkek olmak üzere toplam 40 kişidir.

Bu öğrencilerin öğrenme kanalları ise şöyledir;

Öğrenme Kanalı

Öğretim Materyalleri

Görsel

Resimler, şekiller, şemalar, kavram haritaları, eğitim cdleri,videolar,slaytlar,animasyonlar

İşitsel

Öğretmen sesi

Dokunsal

Maketler , yap bozlar

Öğrenme ortamı olarak genellikle sınıf kullanılacaktır. Ama bunun yanında gösterilecek bir eğitim cdsi yada animasyon olduğunda bilgisayar laboratuarı kullanılacaktır.

Ders anlatılırken medya olarak şunlardan yararlanılacaktır ;

Ders kitabı,

Yazı tahtası,

Bilgisayar,

Eğitim cdsi,

Animasyonlar,

Video,

Maketler,

Yap bozlar,

Şemalar,

Bu kısımda seçtiğimiz materyalleri ya satın alırız yada kendimiz üretiriz. Okulumuzda ders kitabı, yazı tahtası ,maket,şema ,bilgisayar ve yap boz yer almaktadır. Ancak bunlar sınırlıdır ve bir kaçı oldukça eski ve yıpranmış durumdadır. Kullanılacak eğitim cdleri satın alınacaktır.

MATERYAL GELİŞTİRME

Kullanacak olduğumuz materyalleri bir önceki bölümde belirlemiştik. Ayrıca bunların bazılarının oldukça yıpranmış ve eski olduğunu da belirtmiştik. Bu bölümde geliştireceğimiz materyalimiz görsel şemadır.

Bu görsel materyalimizi oluştururken , diğer tüm materyalleri oluştururken olduğu gibi dikkat etmemiz gereken bazı noktalar vardır.

Öğretim materyali, basit, sade ve anlaşılabilir olmalıdır.

Öğretim materyali, dersin hedef ve amaçlarına uygun seçilmeli ve hazırlanmalıdır.

Öğretim materyali, dersin konusunu oluşturan bütün bilgilerle değil, önemli ve özet bilgilerle donatılmalıdır.

Öğretim materyalinde kullanılacak görsel özellikler (resim,grafik, renk, v.b), materyalin önemli noktalarını vurgulamak amacıyla kullanılmalı, aşırı kullanımdan kaçınılmalıdır.

Öğretim materyalinde kullanılan yazılı metinler ve görsel-işitsel öğeler, öğrencinin pedagojik özelliklerine uygun olmalı ve öğrencinin gerçek hayatıyla tutarlılık göstermelidir.

Öğretim materyali, öğrenciye alıştırma ve uygulama imkanı sağlamalıdır.

Öğretim materyalleri mümkün olduğunca gerçek hayatı yansıtmalıdır.

Öğretim materyali her öğrencinin erişimine ve kullanımına açık olmalıdır.

Materyaller sadece öğretmenin rahatlıkla kullanabildiği türden değil, öğrencilerin de kullanabileceği düzeyde basit olmalıdır.

Zaman içinde tekrar kullanılacak materyaller dayanıklı hazırlanmalı, bir defalık kullanımlarda zarar görmemelidir.

Hazırlanan öğretim materyalleri, gerektiği takdirde, kolaylıkla geliştirilebilir ve

güncelleştirilebilir olmalıdır.

Bu materyalimizi hazırlamak için bize büyük kartonlar ve renkli kalemler gerekmektedir. Bu kartonların üzerine duyu organlarımızın şekillerini büyük boyutlarda çizecek ve bu şekillerin üzerinde kısımları gösterilecektir. Her bir kısmı farklı bir renkle çizerek öğrencilerin daha iyi anlamaları sağlanabilir ve materyalimiz daha anlaşılır olur. Her bir kısmın yanına bir numara verilip şeklin yan tarafında o bölümle ilgili özet bilgiler yer alacaktır. Burada fazla bilgilerden kaçınmalıyız . Tüm bunları yaptığımızda şemamız hazır hale gelmiş olur. Her bir duyu organımız için ayrı bir şema yapılacaktır. Ancak tüm bunları yaparken yukarıda belirttiğimiz bilgiler göz önünde bulundurulmalıdır.

Tüm bunları yaparken bazı tasarım ilkelerine de bağlı kalmalıyız. Bu tasarım ilkeleri ; bütünlük , denge, vurgu, hizalama ve yakınlıktır.

Bütünlük , bir görseli meydana getiren öğelerin bir bütün olarak görünmesini sağlayan , öğeler arası ilişkidir. Diğer bir ifadeyle kelimeler ve diğer nesneler birlikte anlam oluştururlar. Bütünlük görseli anlamayı ve yorumlamayı kolaylaştırır. Yani şemamızda çizdiğimiz şekillerle yazdığımız yazılar bir bütünlük içinde olmalıdırlar ki daha kolay anlaşılabilsinler ve yorumlanabilsinler. Bir görselde bütünlük , çizgi , şekil, çerçeve ve bunun gibi görsel araçlar kullanılarak sağlanabilir.

Denge, materyalde bulunan öğelerin algılanan ağırlığı ile ilgilidir. Denge , öğelerin ağırlıkları yatay ve dikey eksenin her iki tarafında eşit olarak dağıtılması ile oluşturulur. Yani şemamızda yer alan öğeler alan üzerine eşit olarak dağıtılmalı ve denge sağlanmalıdır.

Vurgu , öğeyi dikkat ve ilgi merkezi haline getirmektir. Görsel bir materyalde tek bir fikir ele alınsa dahi , bazen görsel içinde bazı noktaların vurgulanması gerekir. Bunu yapmak için değişik teknikler kullanılır.Ok ve benzeri yön gösteren, önemli öğe için diğerlerinden daha parlak bir renk kullanılabilir. Bunlar ve daha bir çok teknik vurgulamaya yarar. Biz kendi materyalimizde vurgulamak istediğimiz noktaları farklı renklerde yaparak dikkatleri çekmeye çalışacağız. Yani vurgumuzu renkle yapacağız.

Hizalama , bazı öğeleri aynı yatay ve dikey çizgilere getirmektir. İnsanlar dikey yada yatay olarak hizalanan şeyleri hizalanmayanlara göre daha kolay öğrenir ve hatırlarlar. Şemamızı hazırlarken yazıları hizalamalıyız.

Yakınlık , görsel içindeki öğelerin birbirine olan uzaklıklarıdır. Görsel içinde birbirine yakın öğeler kullanıcılar tarafından birbirleriyle ilişkilendirilirken ,birbirlerinden uzak duran öğelerin birbirleriyle ilişkileri olmadığı kanısına varırlar. Bu nedenle öğeler eğer birbirleriyle ilişkileri yoksa birbirlerinden açıkça ayırt edilmelidirler. Bunları yanlış anlamaları önlemek için yaparız. Kendi materyalimizde de buna dikkat etmeliyiz.

İşte tüm bu bilgilerin ışığında kendi materyalimiz olan şema oluşturulmalıdır.

BİÇİMLENDİRİCİ DEĞERLENDİRME

Bu aşamada tasarladığımız programı sırasıyla uzmanlara, öğretim tasarımcılarına ve de alanında iyi bir öğretmen grubuna gösterdik ve onlardan programımız hakkında bilgi topladık. Yaptığımız bu değerlendirme uzman değerlendirmesidir.

Konu alanı uzmanları ile yaptığımız görüşmede şu sonuçlara vardık. Hazırladığımız program içerik açısından yeterli ve doğru bulundu. Konuların sıralanışı ve kullanılan bilgilerin güncelliği de aynı şekilde onaylandı.

Aynı program öğretim tasarımcıları tarafından da değerlendirildi. Bu tasarımcılar programımızı şu kriterlere göre incelediler.;

Öğretim içeriğinin doğru belirlenip belirlenmediği,

Öğretim içeriğinin doğru sıralanıp sıralanmadığı,

Öğretim hedeflerinin öğretim içeriği ile tutarlı olup olmadığı ,

Öğretim hedeflerini açık ve anlaşılır olup olmadığı,

Test maddelerinin öğretim hedefleri ile tutarlı olup olmadığı ,

Test maddelerinin geçerlilik ve güvenilirliği,

Her bir öğrenme türü için uygun öğretim stratejilerinin kullanılıp kullanılmadığı,

Öğretim araç gereçlerinin doğru seçilip seçilmediği ,

Öğretim materyallerinin tasarımlarının tasarım ilkelerine uygun olup olmadığı.

İşte tüm bu kriterler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda , içeriğin doğru belirlenmiş ve sıralanmış olduğu anlaşıldı. Belirlemiş olduğumuz hedefler öğretim içeriği ile tutarlı bulundu, açık ve anlaşılır olduğu konusunda fikir birliğine varıldı. Testler incelendi, test maddeleri öğretim hedefleriyle tutarlı olup olmadığı, geçerli ve güvenilir olup olmadığı konusunda değerlendirildi ve tutarlı , güvenilir ve geçerli olduğu sonucuna varıldı. Öğretim stratejileri yönüyle uygunluk incelendi. Kullanılan stratejinin doğru bir strateji olduğu ancak bunun yanında başka stratejilerden yararlanılmasının iyi olacağı kanısına varıldı. Bu stratejide öğrencinin eski bilgileri ile köprü kurma , dikkatini çekme aşamalarında yetersiz kalacağı sonucu çıkarıldı. Bu sonuç ışığında öğretim stratejilerine yenileri eklendi ve bu şekilde yeniden düzenlendi(düzeltilmiş hali Ek1 dedir.). öğretim materyali olarak seçilen araç gereçlerin doğru seçildiği ve geliştirilen materyalin tasarım ilkelerine uygun olarak hazırlanmış olduğu belirtildi.

Program bir de kendi alanında iyi ,önceden hedef grup hakkında tecrübesi olan bir öğretmen grubuna da gösterildi. Onlar da programı şu kriterlere göre incelediler;

Seçilen öğretim yöntem ve tekniklerinin gruba uygun olup olmadığı,

Seçilen öğretim materyallerinin doğruluk, kullanım kolaylığı vb. konulardaki yeterliliği.

Bu öğretmen grubu programı bu kriterlere göre değerlendirdi. Öğretim yöntem ve teknikleri uygun bulundu. Kullanılan materyaller bu kriterlere göre değerlendirildi ve bazı eski materyallerin güncel olmadıkları kanısına varıldı. Onlar yenilendi.

Uzmanlardan elde edilen bilgilere göre öğretim programımızda gerekli değişiklikler yapıldı. Şimdi de programımızı hedef kitleyi temsil eden 3 veya daha fazla öğrenci üzerinde deneyeceğiz ve bu programın aksayan yönleri , öğrencilerin ilk reaksiyonları hakkında bilgi toplayacağız. Yapacak olduğumuz bu değerlendirmenin adı bire bir değerlendirmedir.Bunu yaparken öğrencilerden şu tür bilgiler almaya çalışacağız.

Öğrencilerin giriş davranışlarının tahminindeki hatalar,

Öğretimde anlaşılmayan kısımlar,

Test maddeleri ve yönergelerde anlaşılmayan kısımlar,

Kazanılamayan davranışlar,

Bu maddeler göz önünde bulundurularak grup incelendi. Bizim programımızda belirlediğimiz öğrencilerde olması gerektiğini düşündüğümüz giriş davranışlarının bazı kısımlarının doğru olarak tahmin edilmediği ortaya çıktı. Öğrenciler bu konuyu daha öncesinde görmelerine rağmen belirlenen giriş davranışlarının bazılarını gösteremediler. Bu sonuca bağlı olarak sorun yaşanan giriş davranışları değiştirildi (değişmiş hali Ek 2 dedir.).

Öğretimin son derece açık ve anlaşılır olduğu , öğrencilerin konuları iyi bir şekilde anladıkları görüldü. Gruba hazırlanan testler uygulandı. Bu uygulanan testte ve verilen yönergelerde anlaşılamayan , öğrencilerin anlamakta güçlük çektiği bir kısmın olmadığı görüldü.

Tüm bu değerlendirmelerin ardından bir değerlendirme daha yapacağız. Yapacak olduğumuz bu değerlendirmenin adı ise pilot değerlendirmedir. Bu kısımda hedef kitle içinden uygun bir örneklem seçtik. Seçmiş olduğumuz bu örneklem hedef kitleyi temsil etmektedir .Bu değerlendirmeyi iki amaç için yapmaktayız.

Uzman değerlendirmesi ve bire bir değerlendirme sonunda programda yapılan değişikliklerin etkinliği ve öğrencilerin karşılaşabileceği başka öğrenme problemlerini olup olmadığını belirlemek ,

Öğretim süresini ve öğretimin amaçlandığı ortamda yapılıp yapılamayacağını belirlemek.

Hedef kitleyi temsil eden 15 kişi seçtik. Daha önceki basamaklarda öğrencilerin giriş davranışlarını belirlemek,öğrencilerin hangi bilgi ve becerilere sahip olduklarını anlamak için hazırlamış olduğumuz ön testi bu gruba uyguladık. Bu testin ardından belirlediğimiz konuları,bilgileri gene belirlediğimiz sırayla ve kararlaştırdığımız anlatım yöntem ve tekniklerini , öğretim stratejilerini kullanarak öğretimi gerçekleştirdik. Bunu yaparken , ders aralarında öğrencilerle konuşularak onlara program hakkındaki görüşlerini sorduk ve onlardan öğretim hakkındaki görüşlerini aldık. Bu şekilde öğretimi tamamladık ve hemen ardından tasarımımız sırasında hazırlamış olduğumuz son testi bu gruba uyguladık.

Bu testimizin amacı öğrencilerin anlatılanları ne derece anladıkları ve kazanılması gereken davranışları kazanıp kazanmadıklarını ölçmekti. Bu testin sonuçlarına göre seçtiğimiz grubun tüm bunlara ne derece ulaştıklarını saptadık. Gördük ki amacımıza neredeyse ulaşmışız. Hedeflediğimiz başarı oranımız %75 ti ve bu testte tam olarak 15 soru yer almaktaydı. Bir öğrencin %75 başarı düzeyini yakalayabilmesi için bu testteki soruların en az 12 tanesini cevaplandırması gerekliydi. Sonuçlara bakıldığında grubun büyük çoğunluğunun bunu gerçekleştirmiş olduğu görüldü.

Bunların ardından bu gruba aşağıdaki soruları içeren bir tutum anketi uygulandı.

Evet Oldukça Hayır

1. Öğretim ilgi çekici miydi? ( ) ( ) ( )

2. Materyaller konular ile tutarlı mıydı? ( ) ( ) ( )

3. Materyaller kullanışlı ve anlaşılır mıydı? ( ) ( ) ( )

4. Test soruları yeterli miydi? ( ) ( ) ( )

5. Öğretim süresi yeterli miydi? ( ) ( ) ( )

6. Öğretim zor muydu? ( ) ( ) ( )

7. Test soruları zor muydu? ( ) ( ) ( )

8. Materyaller konuları anlamanıza yardımcı oldu mu? ( ) ( ) ( )

9. Öğretim sıkıcı mıydı? ( ) ( ) ( )

Bu tutum anketinin sonuçları değerlendirildi ve sonuçta grubun genelinin olumlu tepkiler verdiği saptandı. Bu anketin ve yapılan diğer tüm çalışmalar sonucunda toplanan bilgiler analiz edildi ve doğru yolda gidildiği , programın başarılı olduğu anlaşıldı.

Programdaki eksik noktaların neler olduğu anlaşıldı, olumlu yönde gerekli değişiklikler ve düzenlemeler yapıldı ve sonuçta biçimlendirici değerlendirme yapılmış oldu.

UYGULAMA , BAKIM VE KONTROL

Bu kısımda program ilköğretim 6. sınıf öğrencilerine uygulandı ve her birinin programla etkileşime girmeleri sağlandı. Öğrenciler öğretim sırasında izlendiler. Beğendikleri ve beğenmedikleri noktalar not edildi. En çok bilgisayar laboratuarında eğitim cd’si izlerlerken eğlendikleri gözlendi. Gerekli düzeltmeler ve kontroller yapıldı.

ERİŞİ ( SONUÇ ) DEĞERLENDİRMESİ

Bu değerlendirmeyi programımızın gerçekte ne kadar etkili olduğunu belirlemek için yapacağız.

Yapacağımız bu değerlendirmede şunları değerlendireceğiz;

Programımızın öğretim içeriği,

Öğretim amaçlarımız,

Kullandığımız öğretim materyallerimiz,

Öğretim yöntemlerimiz ve kullandığımız stratejiler,

Öğretmenler,

Öğrencilerin ders içindeki performansları,

Kazandırmak istediğimiz her bir becerinin öğrenilme süreleri

Bunları değerlendirirken objektif araçlar kullanacak ve uzmanların görüşlerine başvuracağız. Gözlem ve incelmeler yapacak sınıfa uyguladığımız testlerin sonuçlarını analiz edeceğiz.

Değerlendirme verilerimizi programla ilgili tüm kişilerden yani öğretmenlerden , öğrencilerden ve yöneticilerden toplayacağız.

Yaptığımız bu değerlendirme, programı uygulamaya başladığımız andan itibaren başlayacak ve programı tam olarak uygulayıp öğretimi bitirdikten kısa bir müddet sonrasına kadar devam edecek ve sona erecektir.

Programı sınıfa uygulamaya başladık ve öğretmenden ders esnasında karşılaştığı veya karşılaşacağı her türlü problemi bir tarafa not etmesini istedik. Program bu şekilde devam etti ve bu süre içerisinde de öğrencileri gözlemledik. Konular belirlendiği sırayla gösterildi. Materyaller kullanıldı. Daha önceki değerlendirmelerimizde fark etmiştik ki öğrenciler bilgisayarda izledikleri animasyonlar ve eğitim cd’lerinden oldukça hoşlanmışlar ve bu materyal kullanılarak işlenen dersi daha iyi anlamışlardı. Bu veri göz önünde bulundurularak bu uygulamada öğretmene daha fazla etkileşimli materyaller kullanmasını , bilgisayardan daha fazla yararlanmasını önerdik. Nitekim öğretmende öyle yaptı. İlerleyen günlerde gördük ki kullandığımız öğretim stratejileri ve yöntemler işe yarıyor.

Öğretmen öğrencileri gözlemlerken biz de bir yandan öğretmeni gözlemledik. Programın tasarım aşamasında seçtiğimiz öğretmende olmasını istediğimiz bazı özellikleri belirtmiş böyle bir öğretmen rehberliğinde öğretimin istenen sonuca ulaşacağını vurgulamıştık. Yaptığımız gözlemler sonucu gördük ki bu öğretmenimiz de en az bizim olmasını istediğimiz kadar mesleğinde başarılı ve bilgili bir öğretmen.

Öğretim sürerken yeri geldikçe hem bizim geliştirdiğimiz hem de daha önceden okulumuzda var olan eğitim materyalleri öğrencilere öğretmen aracılığıyla verildi. Öğrencilerin bilgisayarda izledikleri eğitim yazılımlarının ardında en fazla yap bozlar dan hoşlandıklarını gözlemledik. Genel olarak tüm materyaller amaçlarına ulaşmaktaydı. En azından öğrencilerin kafalarında bir şeylerin oluşmasını sağlıyorlardı.

Gözlemlerimiz devam etti. Herhangi bir aksaklıkla karşılaşmadık. Öğretimimizde zaman açısından herhangi bir uzama olmadı. Kazandırmak istediğimiz davranışlar belirlediğimiz sürelerde kazandırıldı. Öğrencileri gözlemlediğimiz kısımlarda gördük ki oldukça eğlenceli bir şekilde konuları ilerletiyorlar.

Öğretimimiz sona erdi ve ardından hazırladığımız son testi uyguladık. Bunun sonuçlarını analiz ettik ve gördük ki hedeflediğimiz başarı oranını neredeyse yakalamışız. Uzmanlara başvurduk. Onların görüşlerini aldık. Olumlu eleştirilerde bulundular. Öğretmenimizden not ettiklerini aldık. Yalnızca okulumuzun cadde üzerinde bulunmasından kaynaklanan bir gürültü probleminin olduğunu ve bunun öğrencilerin motivasyonlarını etkilediğini bildirdi bizlere. Bunun dışında genel hatlarıyla programımız tam işlemesini istediğimiz gibi işledi.

Bu analizin ardından programımızın sonuç değerlendirmesini de noktalamış olduk.

UYGULAMA , YAYILIM , DAĞITIM

Tüm değerlendirmelerini bitirdiğimiz modelimizin dağıtımı gerçekleştirilir.

EK 1

Biçimlendirici değerlendirme kısmında yapılan çalışmalar sonucunda kullanılan öğretim stratejisinin uygun ancak yetersiz olduğu bu nedenle başka stratejilerden de yararlanılması gerektiği kararlaştırılmıştı. Bu kısımda yararlanılacak bir diğer strateji de Aubusel’in İleri Düzenleyici sidir.

İleri Düzenleyici

İleri düzenleyici, yazılı,sözlü veya görsel olarak inşa edilmiş bir köprü gibidir. Ön planlayıcı gibi olan bu özellik genel olarak bir paragraf uzunluğunda olan bir düz yazıdır.burada anlatılacak olan yeni konudan önce bir takdimin sunulması ve konuyu öğrencilere tanıtırken , zengin güçlü zengin güçlü bir geçiş ifadesi oluşturması söz konusudur. Alışılmış tanıtma ve geçişten farklı olarak ileri düzenleme, kısa soyut özelliği ile öğrencinin ön bilgisini temel alır. Aynı zamanda daha sonra anlatılacak konuyu mantıksal biçimde sıralayarak organize eder. İleri düzenleme stratejisinin özellikleri şunlardır;

Kısa , soyut ve düzyazı paragrafıdır.

Eski bilgilerle yenilerini bağdaştıran bir köprü olarak benzerlikleri eşleştirir.

Yeni konu veya derse bir tanıtım sunar.

Eski bilgilerin soyut sıralaması ve ön bilginin tekrarını içerir.

Öğrencilere yeni bilgi yapısının özelliklerini gösterir.

Öğrencileri eski bilgileri kullanmaya teşvik eder.

Genel olmayan bir entelektüel bilgi içerir.

İleri düzenleme tipik olarak dersin içeriğine karar verildikten ve ana fikir taslak olarak hazırlandıktan sonra geliştirilir. Burada ilk basamak dersin içeriğinin dikkatlice incelenmesi ve ders dahilindeki fikirlerin konuların ve olayların anlaşılması için gerekli olan ön bilgisin tespit edilmesidir. Şimdi ileri düzenleme stratejisinin hazırlanması ve kullanılması basamaklarını sıralayalım.

Yeni konu incelenir ve gerekli ön bilgi tespit edilir.

Öğrencinin gerekli ön bilgiye sahip olup olmadığı araştırılır.

Gerekliyse yeniden öğretilir.

Yeni konunun genel fikirleri özetlenir ve listelenir.

Genel fikirleri ve ön bilgiyle ilişkilerini içeren bir paragraf yazılır.

Ana alt kategoriler dersin anlatılacağı sıra ile uyumlu olmalıdır.

İkinci basamak genel fikirlerin öğrencinin ön bilgisi dahilindeki varlığının araştırılmasıdır. Bu analiz önceki derslerin incelenmesi veya sınav sonuçlarının değerlendirilmesi şeklinde yapılabilir. Örnek olarak bu basamak , deneylerdeki veya uygulamalardaki tutarsızlığın sebeplerine yönelmiş olur. Bu bağlamda öğretim görevlisi, öğretmen veya bilgisayar programı tasarımcısı öğrencinin önceki sınavlarına, uygulamalarına ulaşamıyorsa yeni bir testin(ön test) geliştirilmesi gerekli olabilir. Eğer çoğu öğrenci ders için gerekli ön bilgiye sahip değilse, gerekli temel bilgi yeni konunun anlatılmasından önce öğretilmelidir.

Üçüncü basamakta , uzun süreli öğretimde varolan personel ve kaynaklar, öğrencinin bilgisi , ders yada program planlayıcı için taban teşkil edebilir. Öğrencinin ön bilgiye sahip olmadaki yetersizliği, ileri düzenleme stratejisini uygulayacak olanın başarısızlığını sağlayan en önemli etkendir. Bunun için bu basamakta kısa ve soyut bir tanıtım içinde , yeni konuya faydalı olabileceği bilinen fikirleri listelemek gerekir. Genel fikirler birinci basamakta sıralanan altı özellik ile öğrencilere ön planlayıcı veya ileri düzenleme olarak sunulabilir. Sunu için uygun bir paragrafın veya öğretim teknolojisi materyalinin hazırlanması ve bunun dersten önce öğrenciye sunulması gerekmektedir.

Dördüncü basamak olarak , konudaki genel fikirlerin sırası ön planlayıcı veya ileri düzenleme ile sunulan fikirlerin sırası ile paralellik göstermelidir. Unutulmaması gereken nokta , ileri düzenleme stratejisi öğrencilerin bildikleri ile öğrenecekleri arasında bir köprü kurmasıdır.

İleri düzenleme stratejisi de bu şekildedir. Dersin başlangıcında bu stratejiden gelişim bölümlerinde ise sunuş yoluyla öğrenme stratejilerinden faydalanılacaktır. Örneğin hazırlayacağımız ileri düzenleyici şu şekilde olabilir;

Etrafımızdaki her şeyi görmemizi sağlayan organ daha önceki dersimizde görmüş olduğumuz gibi gözdür. Göz bir duyu organıdır. Bir önceki dersimizde gözümüzün nasıl çalıştığını hangi kısımlardan oluştuğunu , çeşitli göz hastalıklarını görmüştük. Gözümüz gibi duyu oranımız olan bir diğer organımız da kulaktır. Kulağın da aynı şekilde kısımları vardır ve farklı görevler üstlenerek işitmemizi sağlarlar.

Bu paragraf ileri düzenleyiciye bir örnektir. Ders bu şekilde başlatılır daha önceden de belirtilmiş olduğu gibi yürütülür.

EK 2

Yapmış olduğumuz biçimlendirici değerlendirme sonrası gördük ki bizim belirlemiş olduğumuz giriş davranışlarında sorun yaşadık. Öğrenciler bu konuyu daha öncesinde görmüş olmalarına rağmen belirlenen giriş davranışlarının bazılarını gösteremediler. Bu duruma uygun olarak giriş davranışları aşağıdaki gibi yeniden düzenlendi;

Giriş amacı 1 : Çevremizi algılamamızı sağlayan organların neler olduklarını söyleme.

Giriş davranışları:

Duyu organlarından biri olan gözü söyleyebilme,

Duyu organlarından biri olan kulağı söyleyebilme,

Duyu organlarından biri olan burunu söyleyebilme,

Duyu organlarından biri olan dili söyleyebilme,

Duyu organlarından biri olan deriyi söyleyebilme,

Giriş amacı 2 : Duyu organlarının görevlerini söyleyebilme.

Giriş davranışları:

Gözün görevini söyleyebilme,

Kulağın görevini söyleyebilme,

Dilin görevini söyleyebilme,

Burunun görevini söyleyebilme,

Derinin görevini söyleyebilme,

Giriş davranışları bu şekilde yeniden düzenlenmiştir ve yapılan uygulamada bu davranışlarda herhangi bir hatalı durumla karşılaşılmamıştır.

KAYNAKÇA

Akpınar , Yavuz. Bilgisayar Destekli Öğretim ve Uygulamaları

Anı Yayınları , Ankara , 1999 .

Bayram , Servet. Bilgisayar Destekli Öğretim Teknolojileri.

Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Yayınları , İstanbul , 1999.

Demirel , Özcan . Seferoğlu , S. Sadi. Yağcı , Esad. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

Pegema Yayıncılık , Ankara ,2002.

Yalın , Halil İbrahim. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme.

Nobel Yayıncılık , Ankara , 2002.

İnternet Linkleri , www.fenokulu.com ,

www.deneme66.netteyim.net/ogrenmeogretmestratejisi.htm

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

İş Yerinin Adı-soyadı

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan EBİM Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Konferans Salonunda Tüpraş Hakkında Bilgi

TÜPRAŞ’IN TARİHÇESİ VE KURULUŞ AMACI

KURULUŞU:1961 yılından beri faaliyet gösteren İstanbul Petrol Rafinerisi A.Ş.’nin (İPRAŞ) Ana sözleşmesi :1983 ve 1984 yıllarında sermayesi kamuya ait şirketlerde yapılan yasal düzenlemeler sonucunda , 25 Ekim 1983 tarihinde yapılan olağanüstü kural kararı doğrultusunda TÜPRAŞ (Türkiye Petrol Rafinerisi A.Ş.) Ana sözleşmesi haline dönüştürül-

müştürTüpraş’ın tescil ve temsil ilanı 16 Kasım 1983 tarihinde tamamlanmıştır.Aynı tarih-

te daha önce TPAO’na bağlı olarak faaliyet gösteren İzmir ve Batman Rafinerileri ile yapımı devam eden Kırıkkale Rafinerisi Tüpraş’a devredilmiştir.

AMACI:Ülkemizdeki Petrol ürünleri ihtiyacının karşılanması için aşağıda belirtilen faaliyetler Tüpraş’ın başlıca amaçları arasındadır.

-Yurt içi petrol ürünleri ihtiyacının karşılanması için ham petrol ve petrol ürünlerinin temini, finansmanının bağlanması, ithalatı ve ihracatı, depolanması, dağıtım şirketlerine sa-

tılması .

-Ham petrol veya yarı mamul petrol işlenmesi, bunlardan her çeşit petrol ürünü, ara

ürün veya yarı ürün elde edilmesi.

-Yukarıda belirtilen faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli her türlü araç, gereç, malze-

me ve maddenin temin edilmesi ve tesis edilmesi.

-Şirketin amacı veya faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için gerekli menkul ve gayri

menkullar üzerinde tasarrufta bulunulması ve bunların alınıp satılması, kiralanması.

-İlgili mevzuat ve hükümler dahilinde her türlü tahvil ve menkul kıymetlerinin çıkarılması.

İŞTİRAKLER:DİTAŞ-Deniz İşletmeciliği ve Tankerciliği A.Ş.

GELİŞİMİ:TÜPRAŞ’ın 1984 yılı başında 17,6 milyon ton/yıl olan rafinaj kapasitesi

(İzmit 11,5 milyon ton/yıl , İzmir 5,0 milyon ton/yıl , Batman 1,1 milyon ton/yıl ) 25 Ekim

1986 tarihinde 5,0 milyon ton/yıl kapasiteli Kırıkkale Rafinerisi ile 18 Kasım 1987 tarihin-de 5,0 milyon ton/yıl kapasiteli İzmir Rafinerisi Tevsi Projesi’nin devreye alınmasıyla 1987

yılı sonunda 27,6 milyon ton/yıl ‘a ulaşmıştır.Böylece 32 milyon ton/yıl olan ülke Rafinaj kapasitesinin %86 ‘sı TÜPRAŞ’ ait bulunmaktadır.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

08.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan EBİM Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Türkiye’deki Petrol Rafinerileri öğrenildi

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

10.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Teknik Emniyet ve Yangın Eğitim Kursu

TEKNİK EMNİYET VE YANGIN EĞİTİM KURSU

Staj yaptığımız müessese Tüpraş;emniyetli bir işyerinde çalışmamızı sağlamak, her türlü kaza ve yaralanmalara karşı bizleri korumak, dolayısıyla mutluluğu sürekli kılmak amacıyla Teknik Emniyet ve Yangın Eğitimi Kurs’u hazırlanmıştır.

Rafineride kolaylıkla parlayabilen, patlayabilen petrol ürünleri, bu ürünlerin üretimin-

de kullanılan kimyevi maddeler, devamlı hareket halinde bulunan makinalar ve ağır teçhiz-

zatlar bulunmaktadır.Tüm emniyetli şartların sağlanmış olduğu iş yerinde ancak emniyette

olabiliriz.

GİRİŞ İŞLEMLERİ

Tüm öğrenciler konferans salonuna alındı. Staj kaydımız ve giriş kimliklerimiz için ge-

rekli belgeler toplandı.

Her öğrencinin adı ve bölümü okunarak staj yapacağımız departmanlar belirlendi, staj-

yer giriş kartlarımız dağıtıldı. Sonunda herkes birimlerine gönderildi. Ben ve benimle birlikte staj yapacak 5 arkadaşım Plan-EBİM Müdürlüğü’ne gönderilecek.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

11.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Planlama ve EBİM Müdürlüğü hakkında bilgi alındı

PLANLAMA VE EBİM MÜDÜRLÜĞÜ

Rafinerideki tüm birimlerden gelen bilgi işlem isteklerinin karşılanması için, bir plan halinde analiz programlama çalışmalarının yapılması, hazırlanan projelerin ilgili birimlere

eğitimlerinin verilmesi; rafineride bir bilgi bankası oluşturarak, ilgili birimlerden bilgi bankasına bilgi akışını sağlayarak, doğru ve sağlıklı bilgilere çok kısa sürelerde ulaşabilmek

için bilgi iletişim hatlarının kurulması ve bununla ilgili çalışmalarının yürütülmesi ve Rafineri verimliliğinin arttırılmasına yardımcı olmak, gelişen bilgisayar teknolojisini takip ederek Rafineri ekonomisi ve verimliliği açısından gerekli olan bilgi işlem faaliyetlerini in-

celemek ve ilgili birimlere önermek, ayrıca Rafineri içindeki tüm bilgisayarların bakımı, onarımı ve her an çalışır durumda bulunmaları için gerekli önlemlerin alınması, Plan ve EBİM Müdürlüğü’ne bağlı olarak görev yapmakta olan , EBİM DEPARTMANI’NIN görevleri içinde yer almaktadır.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

15.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Network Hakkında Genel Bir Bilgi Eğitimi Alındı

NETWORK KURARKEN DİKKAT EDİLMESİ KURALLAR

*Altyapı (SUBSTRU)

*Kablolama

-Network kurdurmak isteyen kurumdan bu işe ne kadar bütçe ayırabilecekleri öğrenilir.

Ama genelde firmalar bu bütçeyi vermez.Dolayısıyla biz onlara seçenekler sunmak zorunda kalırız. Bu da birden çok network yapısı hazırlamak demektir.

-Yapıyı hazırlamaya öncelikle krokilerini incelemekle başlanır.Bundan sonra kroki ile

birlikte binalar dolaşılarak karşılaştırma yapılır ve nerelere uç düğüm yerleştirileceğine ,

nerelere switch konulacağına karar verilir.

-Bir network kurarken dikkat edilmesi iki önemli kriter vardır: Bunlar PERFORMANS ve MALİYETTİR. En fazla maliyet demek, her zaman en yüksek performans demek değildir. İyi demek her zaman performans demek değildir. İyi tasarlanmış bir network’ ün

performans’ı yüksek, maliyeti düşüktür.

-Her uç düğüm için bir kablo da çekilir. Bu kablolar 100 metreyi aşmayan (tavsiye edilen 95 m) mesafeler için UTP, bundan yukarı mesafelerde F/O kablolardır.

UTP kablolar çok zorunlu durumlarda 100 m de olabilir; ancak performans düşük olur.

F/O kablonun bağlanma mesafesi de 5 km.yi aşmamalıdır. En uzak mesafedeki uçların kabloları en önce çekilir,en yakındakiler en son çekilir. Kablolama olayında kabul edilecek

zarar miktarı %3-5 arasındadır.

Switch’ler network için vazgeçilmez cihazlardır. 100 Mbps 10 Mbps’lik portları alabilir.

Switch’lerde veri iletimi deticated (atanmış) yollardan yapılır. Dolayısıyla performansı iyi

olur Switchler birbirlerine göre F/O kablo ve 155 Mbps ile bağlanırlar. Kullanıcısı 15’ aşan

bir networkte switch kullanmak idealdir; ancak maliyeti yüksek olur. Uç düğümlerden ge-

len kablolar patch panele çakılır. Buradan switch’e bağlanır.

-Hub, büyük şirketlerin ağlarında pek kullanılmaz; ancak performansın pek önemli olma-

dığı uzak bölgelerde hub kullanılabilir. Performansın düşük olması, kullanıcılara shared

(paylaşımlı) bir veri aktarım yolu sunmasındandır. Teorik olarak hub’ların yolu eşit paylaş-

tırdığı söylense bile pratikte önce gelen daha fazla hıza sahip olur. Hub’lar birbirlerine stack

denilen portlarından seri olarak bağlanır.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

16.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Kaan Bey tarafından network hakkında genel bir eğitim alındı

NETWORK KURARKEN DİKKAT EDİLECEK GENEL KRİTER 2

UTP kablo kullanılır. 80 m.yi aşmayan mesafelerde ancak 2 hub birbirine bağlanabilir.

Hub’lar cross olarak bağlanırlar. F/O kablo kullanan hublar da vardır. Bularda; teoride söylenen olay pratiktede de geçerlidir. Eşit hız paylaşımı yapılır, performansı iyidir. En fazla portlu hub 24 kullanılıcılıdır, bu bile yeterli olmayabilir,maliyeti yüksektir.Hub’la kurulan networklerde server-client ayrımı yoktur.

Ek Switch; Switch’ler birbirine state (seri) olarak bağlanamaz. Ancak teknik ayarlar yapılarak seri bağlamaya ayarlanabilir.

-Bir LAN için bir domain tanıtmak yeterlidir. Her domain için bir PDC olmalıdır. Dolayısıyla birden fazla domain tanıtmak için birden fazla PDC olması gerekir. 5 server için bir tane PDC yeterli olur.daha fazla olursa , PDC’lerin sayısıda arttırılmalıdır. Eğer birden fazla domain varsa, bunlar router üzerinden girmesi en iyi yoldur. Router’ın dışarıdaki ayağı görünmemektedir. Tüpraş’ın servis sağlayacağı, Superonline ‘ın IP numaraları görülür.

ARIZA:

Firewall server’in ethernet kartı 100 Mb iken 155 Mb’lik Ethernet kartı takıldı. Çünkü 10-100 Mb’lik kart yetersizdi. Ayrıca RAM 64 Mb iken 128 Mb’lık RAM takıldı. (firewall server ‘ın hızını artırmak için).

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

19.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Sistem odası tanıtıldı

SİSTEM ODASININ TANINMASI

-Primary Domain Kontroller: Kullanıcı dosyalarının, IP adreslerinin, veri tabanının

(oracle ile yazılmış) tutulduğu serverdir. Kullanıcı tabanı ve veri tabanına erişim , veri tabanındaki değişiklikler burada yapılır. Network’un çalışmasını sağlar.diğer serverlerin de

kontrolünü de yapar.

-Software ve Hardware Özellikleri:

*Win NT işletim sistemi

*Veri tabanı Oracle ile yazılmış

*36,4×3 GB Harddisk C ve D diye iki partition dan oluşuyor.

(RAID 5-Dısk parçalama sistemi)

* 8 MD ekran

* Pentıum III 1 GHZ CPU

*512 MD

1.Bac-kup Domain kontroller : Data server gibi görev yapar. Sum user’ları tutarak PDC çökme durumunda network’ün işlemesini sağlar. Oracle Databese’de burada tutulur. Her 15

dakikada bir BDC ‘daki IP adreslerini yani sum user bilgilerini kopyalar. Böylece kullanıcı

bilgileri tutulmuş olur.

2. Bac-kup Domain kontroller:Applikcation (uygulama) programlarının source(kaynak)

ve runtime’larını tutar.

-Reuters Server: İngiltere’deki Reuter haber ajansı sayesinde yurt içi ve yurt dışı güncel haberleşmeyi sağlar. Bunu çatıdaki anten yardımıyla yapar.( döviz fiyatları piyasalar)

-Mail Server:Rafineri içindeki network kullanıcılarının elektronik posta yoluyla haberleşmesini sağlayan serverdir. Kullanıcı limitleri burada tanıtılır.Rafinerideki her kullanıcı için bir posta kutusu oluşturmaktadır.Böylece şirket dışından gelen mesajlar, bu

posta kutusunda birikmektedir.Bir de sistem hakkında periyodik aralıklarla administrator’a

elektronik posta göndererek son durum hakkında bilgi verir.

-Yedekleme Server: Tüpraş’taki kullanıcıların daha sonra ihtiyaç duyabileceklerine

inandıkları dosyaların veya raporların yedeklerinin tutulduğu server’dır.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

22.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Sistem odası tanıtıldı

SİSTEM ODASININ TANINMASI 2

-FİREWALL (Internet) Server: dışarıdan sisteme girebilecek hacker’ları sisteme almaz.

Koruma duvarı oluşturur.Girebilen hackler’lara da sanal Serverları gösterir.Tüpraşta bu sıralarda sadece bir sanal server görünüyor.Yeni alınacak bir program sayesinde 6 tane serverın da sanalı görülecek. Bu güne kadar 2 kez saldırı olmuş, ancak başaramamışlar.

Software ve Hardware Özellikleri:

*WİN NT işletim sistemi

*Pentım II 233 MHZ

*10 GB hard dısk C,D partitionlar

*128 MB RAM

-1. Back-up Domain kontrollerin Software ve Hardware Özellikleri:

*WIN NT işletim sistemi

*Pentıum II 450 MHZ işlemci(double)

*8 MB ekran

*512 MB RAM

-2. Back-up Domain kontrollerin Software ve Hardware Özellikleri:

*WIN NT işletim sistemi

*Pentıum II-450 MHZ işlemci (double)

*9,1 GB x 3 harddısk C,D partitionlar

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

24.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Sistem odasında bir arıza giderildi

ARIZA:

EBİM ‘e gelen bir bilgisayarın Excel, word gibi programlarından diskete kopyalayıp başka bir bilgisayarda açmaya çalışıldığında ‘invalid file’ mesajını verip dosyayı açmıyor.

Bu belgeler gelen bilgisayarda çalıştığına göre dosyaların sağlam olduğu , yalnız Windows’un yüklenmesinde bir problem olduğu anlaşıldı.Bilgisayarın belgelerim klasörü

başka sürücüye atılıp, C sürücüsüne format atıldı. Sonra yedek sürücüden Windows kuruldu

Office 2000 kuruldu.Belgelerim klasörü C sürücüsüne atıldı. Sonra herhangi bir dosyayı başka hard dıske kopyaladık, diskete aktarıp tekrar açtığımızda; dosyanın açıldığını gördük.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

25.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Tüpraş’ın Ağ yapısı ve Kablolaması Araştırıldı.

TÜPRAŞ’ın AĞ YAPISINDA KULLANILMIŞ OLAN

KABLOLAMA VE CİHAZLAR

Omurga sistemi olarak ATM-155 Mbt x 2 kullanılıyor.Topoloji olarak star kullanılıyor.

450 tane kullanıcı var.146 tane yazıcı var. Network AMP standardı. (fiber optik box) diğer kabinlerden gelen kablolar, fiber optik kablolarla Fore Runner LE155’ e (modül bağlanır) ve kablolamada CAT 5(kategori 5 kullanılıyor). Tüpraş’ta administratör olan şefimiz Kaan bey 155 MB ile diğer şefimiz Mehmet bey 100 MB ile diğer kullanıcılar ise 10 MB ile network’e bağlanır. UTP olarak da 120.000m. kablo kullanılmış. F/O olarakta 40.000m.

kablo kullanılmış. 10 adet switch, 3 adet de kabin var. Bir tanesi sistem odasında, bir tanesi

eğitim binasında, diğeri ise iletme binasında kullanılıyor.bunlar sistem odasındaki kabine bağlanıyorlar. Fore sistem LE 155 bir modüle bağlanıyor. Bunlar hız kaybını engeller. Switch’lerde 10 Mb fiber uplic (atlama) var. Her bir switch’de 100 Mb’lik UTP çıkış var.

Client’lardan gelen uçlar önce Patch Panel’e geliyor. Buradan switch’e atlatılıyor.

İşletim sistemi olarak, bütün Serverlarda win NT kullanılıyor.bir domain ve birçok

Worgroup var.

BDC’lar çok önemli serverlerdir. PDC çökerse, 300 kullanıcıyı sisteme tanıtmak 4 gün sürer. Bu da çok büyük mali kayıp anlamına gelir ve böyle şirketlerin bunlara tahammülü

olmaz.İşte BDC’lar burada devreye girerek sistemin işlemsini sağlar. BDC ile PDC arasında ‘TRUST’ ilişkisi vardır. 15 dakikada bir PDC’den BDC’ ye kullanıcı bilgileri gönderilir.(NT’nin standardından dolayı).

Client’ların evlerinden işyerlerindeki bilgisayarlarına ulaşmaları mümkün kılınmamıştır

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

26.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

10

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

İki arıza giderildi

ARIZA 1:

Ebim departmanına gelen arızalı bilgisayardan, açılış sırasında hem işlemci hem de

Hard diskinden değişik sesler geliyordu.İlk önce işlemcinin fanı yerinden çıkarıldı ve üzerine fan yağı döküldü. Bu işlem fanın ses çıkartmaması için yapıldı. Fan yerine takılıp yerine bilgisayar çalıştırıldığında fandan ses gelmiyordu. Hard diskin değişik sesler çıkarması çok fazla bad sektörün oluştuğunu gösterir. Bu nedenle, makine için yeni bir hard disk takıldı.Fdisk ile tek partition oluşturuldu. İşletim sisteminin ve gerekli programların yüklenmesi için makineye içinde Norton Ghost programı bulunan ikinci bir hard disk takıldı.Bios’ta ikinci hard disk takıldıktan sonra Norton Ghost programıyla Windows 98, Office, Outlook kuruldu.bu işlemler bittikten sonra da sistem yönetici tarafından bazı kasıtlamalar yapıldıktan sonra makine ilgili bölüme gönderildi.

ARIZA: (Kasanın açılması)

Çalışmayan bilgisayarların arızasını bulabilmek için bilgisayarın fiziksel parçaları hakkında bilgi edinmemiz sağlandı.Amirimizle birlikte bir bilgisayarın kasasını açıp, kasada bulunan tüm parçaları inceledik. Ana kartta takılı olan tüm parçaları çıkardık. Ana karttaki genişleme yuvalarının neler olduğunu gördük. Kasası açtığımız bilgisayarda eski bir ana kart takılı olduğu için AGP genişleme yuvası yoktu.CPU soket takılıydı. Ana kart üzerinde 3 PCI,3 ISA,RAM yuvaları ve bunlara takılı olan 2×8 MB EDORAM vardı. Bilgisayar Pentium II işlemci, 2 MB’lık ekran kartı, ISA takılı Ethernet kartı 2.1 GB hard disk ve çevre birimleri olarak PS Mouse ve klavyeye sahipti.

Çıkarttığımız parçaları tekrar ana kartın üzerine taktıktan sonra kasayı kapattık.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

29.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

11

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Ebim Eğitim odasında yer alan bilgisayarlar incelendi

EBİM EĞİTİM ODASINDA YER ALAN BİLGİSAYARLARIN İNCELENMESİ

Ana kart,CPU VE BIOS

Bilgisayarların içinde, bilgisayarın esas devre paketini oluşturan ana kart bulunmaktadır.

Ana kart bilgisayarın ayrılmaz parçalarının çoğunun ve destek devrelerinin bulunduğu yerdir.

Ana kartın işlevleri arasında pek çok destek devresi içermenin yanı sıra üzerinde CPU

ya da merkezi işlem birimi barınmaktadır. CPU, bilgisayarın beyni olup hesaplamaların çoğunun yapıldığı yerdir. Ana kartın üzerinde ek olarak, CPU’yu destekleyen her türden eleman bulunmaktadır. Bunlardan biride BIOS ya da temel giriş çıkış sistemidir. BIOS,sabit

diske erişim sağlamak gibi sınırlı sayıda ve temel düzeydeki bazı komutları içeren bir mikroişlemcidir. BIOS,aynı zamanda bilgisayarın POST denilen açılış sonrası testlerini yapmaya ve işletim sistemi açmaya yarayan komutları da içerir.

RAM

RAM, sistemimizde bulunan bilgisayar için geçici, sabit disk ise kalıcı bellek görevini

görmektedir. Bir program çalıştırırken programın tamamı yada bir kısmı RAM’e yüklenir.

Ayrıca, programla birlikte kullanılan döküman ya da veri dosyaları da genel de RAM’de tutulur. Program ve dökümanlara ek olarak, işletim sisteminin büyük bir kısmı da RAM de bulunur.işletim sisteminin o anda ihtiyaç duyulmayan bazı kısımları bazı kısımları ihtiyaç

duyulana kadar sabit diskte bulunur.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

30.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

12

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

BIOS Ayarları uygulamalı olarak öğrenildi

BIOS AYARLARI

BIOS kelimesi anlamı olarak Basic Input-Output sistem yani temel giriş çıkış sistemi anlamına gelir. Aslında ana kart üzerindeki bir yongada yüklü, küçük bir yazılımdır. Bu yazılım, donanımların diğer bileşenleri ve işletim sistemi tarafından tanınması için gerekli olan ilk işlemleri gerçekler. Sistem açıldığında da bazı donanımların düzgün çalışıp çalışmadığını test eder ve donanımların gerekli özelliklerinin ayarlanmasını sağlar. Bu ayarların yapılabilmesi için açılış sırasında bize uyarı verildiği zaman DEL(durumuna göre F2) tuşuna basarak BIOS’a girmek gerekir. En yaygın kullanılan BIOS Award Bıostur.

BIOS menüsünden yapabilecek ayarlamalar.

*STANDARD CMOS SETUP seçilirse;

-Date / time ayarları yapılabilir. Bu ayarlar işletim sistemi üzerinden de yapılabilir.

-Hard dısk ayarlarını AUTO olarak yapmak, BIOS’a açılış sırasında pratiklik sağlar.

-Disket sürücülerin tipi ayarlanabilir.

-Video monitörün tipi ile ilgili ayarları yapmayı sağlar.

-Halt-on seçeneği, açılış sırasında oluşabilecek bazı hataların dikkate alınmamasını sağlar.

-Bellek bilgileri bölümünde ayarlama yapılamaz, sadece bilgi verilir.

*BIOS FEATURES SETUP seçilirse;

-Bu bölümde sistemin performansını arttırmak veya bazı sistem özelliklerini tercihen belirlemek mümkündür.

*CHIPSET FEATURES SETUP

-Ana kartın yonga seti ile ilgili ayarlar bu seçenekten yapılır.

*POWER Management Setup

-Bu bölümde sistemin güç tüketimini azaltmak için ayarlar bulunur.

*PNP /PCI Setup

-Burada bıos’u kullanmak yerine pcı veri yolu yuvalarını ayarlayarak tak&çalıştır işletim

sistemlerinden yararlanmak için gerekli seçenekler bulunur.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

31.07.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

13

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

İki bilgisayar birbirine bağlandı

İKİ BİLGİSAYARI BİRBİRİNE BAĞLAMAK

Stajyerlere verilen iki bilgisayarın birbirine bağlanması istendi. İlk olarak Ethernet kartlarını sistemimize entegre ettik. Sistemimizi açtığımızda Windows işletim sistemi altında, herhangi bir ayar yapmadan kartları kurulum sürücülerine tanıttık. Her iki makineye

Kartları tanıttıktan sonra bağlantı için gerekli olan kategori 5 UTP kabloyu hazırladık. Kablonun bir ucunu 12345678 diğer ucunu ise 36145278 kablo kombinasyonu ile cross bağladık. Bu işlemi yaptıktan sonra masaüstü ağ komşuları özelliklerine girdik. Burada çalışma grubunu ‘stajyerler’ olarak belirledik. Her iki bilgisayarda da çalışma grubu aynı ismi taşıyordu. Dosya ve yazıcı paylaşımını etkinleştirdik. Bu işlem yapılmasaydı, Network

teki diğer makine bize ağ komşularında erişemezdi. Örneğin kişisel ağımızı kurduğumuzda

herhangi bir dosya veya sürücüye sağ tuşla tıkladığımızda paylaşım verebiliriz. Hatta isteğimize göre paylaştırdığımız dosya veya klasörü şifreleyebiliriz. Ağ komşularına Microsoft protokollerinden IPX/SPX ve NET BEUI’ yi etkiledik, ekledik.

TCPIP seçeneğine çift tıkladığımızda karşımıza çıkan menüden IP ayarlarını girdik.Boş

kutucuğa 192.168.100.1 yazdık. Alt ağ maskesi bölümüne ise 255.255.255.0 numarasını girdik. Burada dikkat edilecek konu, her iki makineye farklı IP’ler verilmesi. Ayrıca alt ağ

maskeleri de her iki makine için aynı olmalı. Bu işlemi yaptıktan sonra her iki makineyi de

‘restart’ ettik ve makineler birbirleri ile haberleşmek için hazır duruma geldi.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

01.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

14

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Veri tabanı ile ilgili bilgi edinildi

VERİ TABANI SİSTEMLERİ

Veri tabanı sistemleri, bilgisayar ortamında büyük boyutlu düzenli veri kümelerinin

yönetimi için yaygın biçimde kullanılan bir araçtır.

Veri Tabanlarının Diğer Özellikleri

1)Veri tabanı, belirli bir kuruluşun birçok uygulamasında kullanılan, birbiriyle ilişkili,

işletimsel verilerden oluşur. Söz konusu bir banka,bir şirket,bir fabrika, bir genel müdürlük,

bir bakanlık gibi herhangi bir özel ya da kamu kuruluşu olabilir. Veri tabanında saklanan veriler, kuruluşun birden çok uygulamasında ortak olarak kullanılan, sürekli verilerdir.Giriş

çıkış verileri ve geçici veriler veri tabanında yer almaz.

2)Veri tabanındaki veriler, gereksiz yinelemelerden arınmış olarak, düzenli bir biçimde

bilgisayar belleklerinde saklanır ve ilgili kuruluşun birden çok uygulaması tarafından kullanılır.

3)Ekleme, silme ve günleme işlemleri ile veri tabanındaki veriler değiştirilebilir. Ayrıca

veriler üzerinde sorgulama ve raporlama gibi işlemlerde yapılabilir.

4)Veri tabanındaki veriler üzerinde merkezi bir denetim vardır.Kullanıcılar işletim sistemi komutları ya da genel amaçlı programlama dilleri ile yazılmış uygulama programla-

rını kullanarak, doğrudan veri tabanındaki verilere erişemezler; bu verileri değiştiremezler.

Veri tabanı kullanımı, yalnız veri tabanı yönetim sistemi olarak adlandırılan hazır yazılım-

lar aracılığı ile mümkündür.

5)Veri tabanı yönetim sistemi aracılığıyla, veri tabanın bilgisayar belleklerindeki fiziksel yapısı kullanıcılardan gizlenir.Bu sistem kullanıcının söğüt terimler kullanarak veri tabanı

ile ilişki kurmasını sağlar.Böylece kullanıcı, sistem tarafından kullanılan karmaşık veri gös-

terimleri ve algoritmalar ile uğraşmaz.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

02.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

15

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

İşletim Sisteminin Genel Yapısı Araştırıldı

İŞLETİM SİSTEMLERİNİN GENEL YAPISI

Bilgisayarın yarısı hardware diğer yarsısı da software’dan oluşur.Software kısmını işletim sistemleri oluşturur. Yani çok önemli bir parçadır. Software olmadan hardware bir iş yapamaz. İşletim sistemlerinin görevi, donanım parçalarını harekete geçirmek ve bilgisayar

a tanımlanmış fonksiyonlar kazandırmaktadır. Bir de son derece karmaşık bir aygıtı kolayca kullanmamızı sağlar. Kullanıcı bilgisayarın işleyişine karışamaz sadece yönlendirir. Bu yönlendirme uygulama yazılımları ve onların çalışmasını sağlayan sistem yazılımları ile mümkün olabilir. ‘Sistem yazılımları’ diye adlandırılan yazılımlardan en önemlisi işletim sistemidir.Bir işletim sistemi, bilgisayarın temel işlevlerini (verileri dış ortamdan almak, işlemek,ekranda göstermek,yazmak ya da telefon hattı ile göndermek vs.) nasıl alınacağını belirleyen geniş kapsamlı bir programdır.

Bilgisayarın kaynaklarını (ana bellek,yardımcı bellekler,diskler,giriş-çıkış birimleri…)

Etkin biçimde kullanımı için, kaynak yönetimi ve koordinasyonunu işletim sitemi üstlenir.

Hangi işletim sistemi olursa olsun tüm işletim istemleri bunu yapar. Bu koordinasyon saye-

sinde en ekonomik kullanımı sağlar, kullanıcılara mantıksal ve standart ortam sunar.Böyle-

likle farklı işlemciler, farklı sürücüler arasındaki büyük yapı farklarını yansıtmaz.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

05.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

16

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Ağ güvenliği hakkında bilgi edinildi.Sircam virüsü internetten araştırıldı.

AĞ GÜVENLİĞİ

Ağ güvenliği, internet ve özel sanal ağ (VPN) uygulamalarında oldukça önemlidir.Firma

iç işleri için hazırlanmış bir LAN’ın internet gibi herkese açık bir ağa bağlanması, özel bil-

gilerin korunması zorunluluğunu getirmiştir;aynı ağ ile hem firma içi iletişim yapılsın,hem de dış kaynaklardan yararlanılsın istenmektedir.

Güvenli sistem yönetimi denetimli sistem demektir; internet gibi genele açık bir ağa bağlanan kurumsal ağların dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması,kurumun sahip

olduğu bilgi ve verilere izin verildiği ölçüde erişilmesi ve kurumun kendi elemanları tarafın

dan yapılacak iç ve dış erişimlerin denetlenebilmesini belirtir.Bir ağ internet’e bağlandıktan sonra iç ve dış erişimler için koruma duvarı (firewall) herhangi bir koruma sistemi içermi-

yorsa, sahip olunan bilgiler tehdit altındadır. Böyle bir koruma duvarı koymadan kendi ağımızı kurmaya açık bir ağa eklersek,ardından bir takım sorunlarda kendiliğinden gelir;bu

yüzden sistemlerde her ne kadar kullanıcı adı ve şifre sorgulaması yapılıyor olsa da güven-

lik konusunda daha ciddi önlemler almak gerekir.

SİRCAM VİRÜSÜ NASIL ZARAR VERİYOR

‘Hi !!! How are you? I send you this file in order to have your advice.’ Yazılı bir email

ile yayılan virüs, yerleştiği bilgisayarın ‘belgelerim’ klasöründen rasgele seçtiği belgeleri ,

adres defterindeki e-mail adreslerine ve kullanıcının web browser’ına takılan web siteleri-

nin adreslerine gönderiyor. Kurbanları arasında FBI’ın de yer aldığı ‘sircam’ özel belge ve şifrelerin başkalarının eline geçmesine neden oluyor.

Geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkan ve hızla dünyaya yayılan Love Letter (aşk mektubu)

Virüsü kadar yaygın olan sircam,anti-virüs şirketlerinin ‘yüksek’ risk sınıfında yer alıyor.

Hızı ‘orta’ riskli sınıflandırılmasına alınabileceği belirtiliyor.

NOT:

html://www.symantec.com/avcenter/venc/data/w32.sircam.worm@mm.html

adresinden bulabilirsiniz.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

06.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

17

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Norton Ghost programı uygulamalı olarak öğrenildi

NORTON GHOST PROGRAMI

Norton ghost, bütün imaj programları içinde en çok kullanılandır.Ghost 6,5 tabanlı personel edition sürümü her tür bireysel kullanıcıya hitap ederken ghost 7,0 enterprisc

edition sürümü ghost 6,5’den farklı olarak şirketlere yönelik ilaveler sunar.bu ilaveler şunlardır;

1)Ghost User Migration: Şirkette bir kullanıcı PC değiştirilecekse klasör, dosya ve masa

üstü ayarlarını yeni PC’ye aktarır.

2)Ghost Incremental Backup: tüm disk imajını değil, son alınan tam imaja bakıp sadece

o zamandan beri diskte gerçekleşmiş değişiklerin imajını belirli aralıklarla alır.

3)Microsoft System Prepation Aracı:Klonlama için ana bilgisayarı ayarlamak için kulla-

lır.

4)Boot Servies Yazılımı:Ağdaki PC’lere uzaktan erişip yönetmeyi sağlar.

5)Ghost Consol: Yazılım paketlerini otomatik yükleme seçeneği sunan bir araçtır.

NG’nin Personel Edition sürümü bir diskin imajını almak için 3 seçenek sunar;

1)Çift disk kullanıp, örneğin birinci diskin (örneğin C:/ ) imajını ikinci diske (örneğin D:/) almak.

2)Bir diski daha önceden iki veya daha fazla partisyona ayırmış olup 1.partisyonun (örneğin C:/) imajını 2. partisyona (örneğin D:/) almak.

3)NG ile uyumlu bir yazıcı kullanarak diskin imajını CD’ye yazdırmak.

NG ile alınan imaj dosyasının soyadı GHO olur.işletim sistemi altında kurulmuş olan

Ghost 2001, GHO dosyasını içindeki klasör ve dosyalara bakabilme, istenilen dosya ve klasörleri diske aktarabilme veya diskteki dosya ve klasörleri GHO imaj dosyası içine aktarabilmeye olanak sağlar.Ayrıca güncel imaj programlarının Network üzerinden imaj yükleme desteği de vardır.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

07.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

18

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Partition Magic Programı Uygulanarak Öğrenildi.

PARTİTİON MAGİC

Partition Magic programı en basit ifadeyle disk parçalama işini yapar.Grafik arayüzü ve mause desteği olduğundan bu işlemin daha kolay yapılmasını sağlamaktadır.Program, tabi sadece parçalama işlemi yapmaz. Bunun yanında Partitionları yeniden boyutlandırma,

diskteki alanları dağıtma partition’ları birleştirme işlemleride yapmaktadır. Her ne kadar

diskteki verilere zarar vermeden bu işlemleri yaptığı söylense de paket içinde diskte var

olan bilgilerin yedeklenmesi konusunda uyarı yapılmaktadır.Ayrıca PM Windows NT ve 2000 server’ları desteklememektedir.PM paketi,PM ana yazılımı ve boot Magic,Magic mever, PSI boot, drive maper isimli yardımcı programlardan oluşuyor.PM’nin yeni çıkan PM 6.0 sürümünün PM 5.0’a göre üstünlükleri ise şunlardır;yeni kullanıcı ana birimi silinen

bölümleri teri olabilme imkanı; FAT 32 bölümlerini doğrudan NTFS’e dönüştürebilme ve

Windows 2000 ve Windows Me desteği.

PM’nin Kullanılışı;

Programın Windows üzerinden çalıştırıldığında; karşımıza gelen ilk ekranda yukarıda

söylenen işlemlerin gerçekleşebilmesi için ön hazırlıkların yapılmasını sağlayan Wizord butonları bulunur.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

08.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

19

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Partition Magic Programı Uygulanarak Öğrenildi.

1.Create New Partition:Bu buton ile disk üzerinde yeni bir partition oluşturmak için gerekli ön işlemlerin başlatılması sağlanır.bundan sonra sorulacak soruların cevaplanmasıy-

la yeni oluşturulacak patition’un özellikleri belirlenir.Partition’un data içinmi yoksa işletim sistemi için mi kullanılacağına, primary mi, logical mı olacağına, dosya sistemine ve disk üzerinde nereye yerleştirileceğine karar verilir.

2.Resize Partitions:Var olan partitionların boyutlarının yer değiştirilmesi için yapıla-

cak belirlemelerin başlamasını sağlar.Boyutu değişecek partition seçildikten sonra bu partiti

onun boyutunun artırılacak mı, yoksa artırılacak mı olduğu sorulur.Her iki işlemde de yapı-

lacak değişikliğin max ve min boyutları verilir.küçültme işleminde fazla olan alanı hangi patitionlara vermek istendiği, büyütme işleminde de kullanılmayan alanı bulunan partition

ların hangisinden almak istendiği sorulur.

3.Redistribute Free Space: Dosya sistemi yerleştirilmemiş boş alanların veya kulla-

nımda olan ve dosya sistemi bulunan alanların data yazılmamış boş kısımlarının yeniden yerleştirilmesinin yapılabilmesi için ön hazırlıklar bu wizard sayesinde yapılır.bu boş alan-

lar hangi partition lara dağıtılmak isteniyorsa onlar seçilir.

4.Merge Partition:Ancak birbiriyle komşu olan iki FAT tarzı partition dan birini diğerini de kapsayacak kadar genişletme işlemi için ön hazırlık yapılmasına izin verir. Kapsanan partition kapsayan partition içinde açılan bir klasör içine yerleşir.Bir NTFS partition ile FAT partition komşu olsalar dahi birleştirilemezler.

Yapılan bu ön hazırlıklardan sonra işlemlerin hayata geçirilmesi ya da işlemlerden vazgeçilmesi durumları için iki seçenek sonulur.Bunlardan ‘Apply Changes’ seçilirse değişiklikler yapılmaya başlanır.’Discard Changes’ seçeneği tıklanırsa, işlemlerden vazge-

çildiği ya da değişiklik yapılmak istendiği anlaşılır. ‘Apply Changes’seçildiyse program bilgisayarı yeniden başlatır ve değişiklikler dos ortamında kendiliğinden yapılmaya başlar.

Kısa bir süre içinde bu işlemler biter ve bilgisayar yeniden başlatılır.Açılıştan sonra birkaç soru cevaplanır ve sonunda tüm işlemler bitmiştir.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

09.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

20

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Partition Magic Programı Uygulanarak Öğrenildi.

Yani hardisk istenilen yeni şeklini almıştır.yardımcı programlarda aşağıda kısaca belirtilen işleri yapar.

1.Boot Magic:Bu program kendisini boot sırasında yükleyerek çeşitli partition yahut disklerde kurulmuş olan işletim sistemlerinden istenilen ile bilgisayarın açılmasını sağlar.

2.Magic Mover:Sabit diskin herhangi bir yerinden ya da başlat menüsü altından gösterilen herhangi bir programı olarak istenilen herhangi bir partitionda istenilen herhangi bir klasör içine atıyor ve bu programa ait tüm Registry kayıtlarıyla linkleri araya yönlendi-

riyor.

3.Drive Maper:Bu program Magic Mover ın işlevini topluca yapanı denilebilir.

Ancak sadece data partitionlar için işe yarıyor.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

09.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

21

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

İki arıza giderildi

ARIZA 1:

Eğitim departmanında bulunan bir makine network’e bağlandığında kilitleniyordu. Arızanın neden kaynaklandığını görebilmek için EBİM şefi ile Eğitim departmanına gidildi.

Makine açıldığında normal bir şekilde çalışıyor,İnternet bağlanabiliyor. Sadece network grubundan birine dosya dosya gönderdiğinde makine kilitleniyor. Bu problem bir kişiye bağlanıldığı zaman çıkıyor.İlk önce makine ile switch arasındaki kablonun düzgün işlev yapıp yapmadığı kontrol edildi. Kabloda bir problem yoktu. Bu işlem ses sinyali veren cihazlarla yapıldı.Bilgisayarın ayarlarında ve diğer işleyişlerinde problem olmadığından bağlanılan makine kontrol edildi. Böylece problemin bağlanılan makinenin network kartın-

dan kaynaklandığı anlaşıldı. Çünkü network grubundaki diğer kullanıcılar da o kişiye bağlandıklarında problem yaşamışlar. Makinenin Ethernet kartı değiştirilerek problem orta-

dan kaldırıldı.

ARIZA 2:

Bölümümüze gelen arızalı bilgisayara norton gost programıyla gerekli programlar yük-

lendikten sonra ekran kartı ile ilgili bir conflict (çakışma) hatası ile karşılaştık.Problemi çözmek için Denetim Masası-Sistem-Aygıt Yöneticisi’ne girdik. Üzerinde ünlem işareti bu-

lunan ekran kartı simgesine çift tıkladıktan sonra ekran kartı sürücüsü ile ilgili bilgilere ulaştık kaynaklar kısmına girerek çakışmaları gördük.Seçili olan otomatik ayarları kullan seçeneğini kaldırdık.ayarları değiştir butonuna basarak gelen menüden çakışmayan yeni bir bellek adresi belirledik. İşlemi onayladıktan sonra, yaptığımız değişiklerin geçerli hale gele-

bilmesi için bilgisayarı resetleyerek yeniden başlattık. Sorunun ortadan kalmış olduğunu gördük.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

12.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

22

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

İki arıza giderildi

ARIZA (Fanın temizlenmesi,Win98 kurulması)

Çalıştığımız bölüme aşırı titreşim ve gürültü problemiyle bir bilgisayar geldi.Kasayı açtığımızda işlemcinin fanının çok fazla tozlanmış olduğunu ve düzgün bir şekilde dönme-

diğini gördük.Fanı kompresör ile temizledikten sonra bilgisayarı çalıştırdığımızda, fanın normal bir şekilde döndüğünü gördük.Bu şekilde bilgisayarın aşırı titreşimli ve gürültülü çalışma problemini de halletmiş olduk.

Daha önceden partition lara ayrılmış bir hard disk üzerine Windows 98 kurmamız istendi.Bunun için ilk olarak hard disk formatlandı,böylece hard disk imiz Windows 98 kurmaya hazır hale geldi.Daha sonra Windows 98 CD si takılarak kurulum başladı.

ARIZA (Program yüklenmesi) 2:

Santralden yeniden yükleme yapılmak üzere yapılmak getirilen bilgisayarın kasasında alışılagelmişin dışında bir anakart bulunuyordu.CPU,RAM,BIOS chipine sahip olmayan anakartta çok sayıda ISQ slot bulunuyordu.CPU ve diğer elemanlar anakarta ISA kart üzerinden bağlanmıştı.Bu özel dizayn bilgisayar telefon santrali olarak kullanılıyordu.Ayrı-

ca ISA slotlara her biri 4 hat kapasiteli 5 line-modem takılıydı.Bu modemlerin kenarlarında bulunan dip-switch ayarlarını kitapçıktan kontrol ederek, düzelttikten sonra kasayı kapattık

ve işletim sistemini yeniden yükledik.Daha sonra (sesli yanıt sistemi) olarak bilinen

SYS 3000 programını bilgisayara yükledik ve bilgisayarı santral geri gönderdik.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

14.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

23

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

BIOS ayarları uygulamalı olarak öğrenildi.

*LOAD Setup Defaults

-Bu seçenekte ise BIOS un optimize edilmiş fabrika ayarları yüklenebilir.

*Supervisor / user password

-Bu seçenek sayesinde hem BIOS Setup’a hem de sisteme şifre koyulabilir.

*Save & Exıt Setup

-BIOS Setup’ta yapılan değişikliklerin devreye girmesi için buradan kayıt yapılmalıdır.

Kayıttan sonra Setup’tan çıkılır.

*Exıt Withcut Saving

-Yapılan değişikliklerden vazgeçilmesi halinde, bunları kaybetmeden bu seçenekle Setup’tan çıkılır.

ARIZA:

Kontrol odasındaki bir ucu başka bir ucu başka bir bilgisayara takınca başta kalan bilgisayara çekilen yeni ucu bağlamak için oraya gidildi.UTP kablonun ucunu yeterince kestik ve içinden çıkan renkli kablolara düz bağlantı standardını uyguladık yani dizdik.Bu

uçları jug denen yuvaya yerleştirdik ve punch aletiyle bu uçların jug içinde sabitlenmesini sağladık.Kablonun bir ucunu da HUB’a bağladık.

port

kavuniçi-beyaz

kavuniçi

yeşil-beyaz

mavi

mavi-beyaz

yeşil

kahverengi-beyaz

kahverengi

jug

(rj 45)

8’li hub

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

15.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

24

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Komple bir ağın parametreleri araştırıldı.

(LAN,WAN,Kampüs Ağı,Uzak Bağlantı)

LAN (Local Area Network-Yerel Alan):Aynı çalışma ortamında birbiriyle ilgili işlerde çalışan bir topluluk içinde veri alışverişi ve bilgisayarın CPU,Disk gibi kaynakları-

nın ve yazıcı, çizici gibi cihazların paylaşması amacıyla geliştirilmiştir.Lan’ larda temel özellik, sistemlerin aynı ortamda veya birbirine yakın mesafede olmasıdır.Bu nedenle sistemler arasında kullanılacak kabloların seçiminde büyük esneklik vardır.Kablolama alt yapısı,bir kez kurulduktan sonra maiyetsiz bir iletişim ortamı sağlar.

WAN (Wide Area Network-Geniş Alan Ağları):Wan teknolojileri komple bir ağın önemli bir parçasını oluşturur.Bilindiği gibi komple bir ağ, LAN ‘lardan, uzak kullanıcılardan ve bunların birbiriyle haberleşmeleri veya merkez noktaya erişebilmeleri için wan uygulamalarında kullanılmaktadır.Her teknolojinin kendine has uygulamada seçim olabilecek özellikleri vardır; veya komple bir ağda bu teknolojilerin bir çoğu kullanılabilir.

Çünkü büyükçe bir ağda gereksinimler çok değişik olacaktır ve tek bir teknoloji ile sağlamak her zaman verimli olmayacaktır.

KAMPÜS AĞI

Lan ile benzer özelliklere sahiptir;ancak mesafe daha uzaktır;dolayısıyla seçiminde Lan uygulamasında olan esneklik yoktur denilebilir;daha uzak mesafelere gideleceği için bakır kablo türleri uygun olmayabilir.Kampüs uygulamalarında da yüksek hızlara çıkılabilir.

Kampüs ağı genelde bir şirketin veya kurumun merkez kısmını veya tamamını kapsar.

Genelde Lan ürünleri kullanılsa da mesafenin çok olduğu durumlarda Wan bağlantılara da ihtiyaç duyulur.Lan’da kullanılan Ethernet,TR,FDDI ve ATM teknolojileri ve Wan’da kullanılan E1,PRI gibi sayısal iletim hizmetleri kullanılır.

UZAK BAĞLANTI (Remote):Tek bir bilgisayarın veya küçük bir ofiste bulunan bilgisayar grubunun merkezi yere bağlanmasıdır;WAN’ın bir parçası olarak düşünülebilir;

temel özellik birkaç kullanıcı olması ve iletim ortamı olarak büyük bant genişliği gerektir-

memesidir.Ancak sistemlerde koşan uygulamaya göre bağlantı servis kalitesi istenebilir.

Analog modem,FR (frame relay), x.25,ISDN kiralık hat, XDSL gibi teknolojiler kullanılmaktadır.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

19.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

25

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Ağ topolojileri araştırıldı

TOPOLOJİ:İşletim sistemini (bilgisayar ağını) oluşturan bileşenlerin arabağlaşı-

mını, sistemin işlevini ve coğrafi konum açısından işletim sisteminin şeklini belirler.

Çeşitli Topolojiler ve Özellikleri

1)BUS (Ortak Yol) Topolojisi:Ortak yolda ağın tüm bileşenleri aynı ortak iletim ortamı üzerinden haberleşirler.Veri, denetim işaretleri aynı anda tüm düğümlere birden gönderilir.Her düğümün bir adresi vardır.Düğümler yol üzerindeki her mesajı okurlar ve yalnızca kendilerini adresleyeni işlerler.Ortak yola düğüm eklemek kolay olur.Ancak her yeni eklenen, düğüm başına düşen yol kapasitesini azaltır.

2)RING(Halka)Topolojisi:Her düğüm komşu iki düğüme bağlıdır.Yolu kimin kulla-

cağına, yolda dolaşan bir jeton belirler;jetonu ele geçiren düğüm,onu yoldan alıp yola versi-

ni koyar.Göndereceği verisi bittikten sonra jetonu yeniden yola koyar.Halka topolojisinin olumlu yanı yoğun iletişim anında bile başarımını fazla düşürmemesidir.Ağa yeni düğüm eklemek zordur.Halka üzerinden veri alışverişi uygulamaya göre tek veya iki yönlüdür.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

20.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

26

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Ağ topolojileri araştırıldı

3)STAR (Yıldız)TOPOLOJİSİ:Düğümlerin tamamı merkezi noktadaki bir cihaza bağlanır.Her ağ üzerindeki tüm trafik, bu merkezi noktadan geçer.Ağa düğüm eklemek kolaydır.Her düğüm için ayrı ayrı kablo çekilmesi zorunludur.Merkezi düğüm bozulduğun-

da tüm iletişim kopar.Günümüzdeki ağ uygulamalarında en çok kullanılan topolojidir.

4)TREE(Ağaç) Topolojisi:Hiyerarşik bir yapısı vardır.Veri yönetim ve işleme sorumluluğu farklı olan sistemler sorumluluk düzeyine göre sıralanarak bir ağaç yapısında bağlanır.Ağacın kökünde sorumluluğu ve yetkisi en yüksek olan sistem vardır; aşağılara doğru sistemlerin sorumlulukları azalır.Ağaç topolojisi daha çok büyükçe firmaların omurga WAN yapısını kurmak için kullanılır

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

20.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

27

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Ağ topolojileri araştırıldı

5)MESH(Örgü) Topolojisi:Belli bir düzende bağlanmazlar.Kendisine en yakın mesafeden ağa bağlanır.Internet ve çoğu genel amaçlı WAN örgü topolojisi yapısındadır.

AĞ BAĞLANTI CİHAZLARI

Ağda bulunan bilgisayar veya benzeri sayısal sistemler, bu cihazlar aracılığıyla birbiriyle haberleşirler ve etkileşimli uygulama programları çalıştırılabilirler.

1)NIC(Network Interface Card):Genel olarak, LAN içinde bulunan iç sistemlerin ağa bağlanması için kullanılır.Birçok farklı ağ topolojisi olduğu gibi bu teknolojilere uyarak NIC kartları da farklıdır.Örneğin;Ethernet LAN teknolojisinde bir uç sistemi ağa bağlamak için Ethernet kart, ATM LAN teknolojisinde bir uç sistemi ağa bağlamak için ATM kart kullanılır.Ayrıca Token Ring (TR), FDDI gibi farklı LAN teknolojileri de vardır.

Ağ kartlarının genel görevi ait olduğu teknolojinin fiziksel katmanına ait fonksiyonları yerine getirmektedir.

2)REPEATER(Tekrarlayıcı) ve HUB:Repeater ağ dilimlerini birbirine bağlayarak ağı enişletmek için kullanılır.Görevi,iletişim hattının fiziksel uzunluğunu arttırmaktır.Çünkü her hat, üzerindeki elektriksel işareti ilerletirken belirli bir zayıflamaya uğratır,bu çok fazla olursa karşı taraf algılayamaz.

HUB cihazı çok portlu tekrarlayıcıya benzer.Ancak çalışma ilkesi benzer olsa da işlevsel farklılık gösterir.HUB,çeşitli yerlere dağılmış uç bilgisayarların bir noktada birleştirilmesi imkanı sağlar.Kendisine bağlı olan tüm bilgisayarlara paylaşılan yol sunar.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

21.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

28

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Ağ topolojileri araştırıldı

3)BRIDGE(Köprü):Bu cihazlar genel olarak, benzer teknolojiye sahip LAN’ları birbirine bağlamak için kullanılır.OSI başvuru modülüne göre veri bağı katmanında çalışırlar.Dolayısıyla verinin adres kısmını algılayabilirler ve adrese veriyi gönderirler.Veri paketi köprünün karşısındaki ağı adresleyemiyorsa paket oraya da başına gönderilmez ve karşı ağın trafiği etkilenmez.

4)SWITCH(Anahtar):HUB a benzer.Ancak HUB kendisine sistemlerde paylaşılan bir ortam sunarken, SWITCH kendisine bağlı sistemlere atamış bir yol sunar.Genel olarak veri bağı katmanında çalışır.Bundan dolayı da verinin gönderildiği sistemin MAC(Fiziksel Adres) adresini bilirler.SWITCH ler aynı anda birden çok iletişime izin verir.Ancak genelde ağlarda bir SERVER (sunucu) bilgisayar vardır ve CLIENT lar (kullanıcı) bu server a ulaşmaya çalışır.

5)ROUTERS(Yönlendiriciler):Bu cihazlar OSI başvuru modelinin ilk 3 katmanına sahip aktif cihazlardır.3 katman olan ağ katmanında çalışırlar ve LAN ların WAN lara veya uzaktaki diğer LAN lara bağlantısında kullanılırlar.

6)GATEWAY(Geçityolu):Geçityolları, OSI referans modelinin üst katmanlarında işlerler

Gateway’ ler sadece farklı noktalardaki ağları bağlamakla kalmaz, aynı zamanda bir ağdan aşınan verinin diğer ağlarla uyumlu olmasını da garanti ederler.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

22.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

29

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Kablo Türleri Öğrenildi

KABLO TÜRLERİ

Kablolama standartları, aslında belirli hızda iletişimi garanti etmek amacıyla ortaya koyulmuş bir takım kısıtlamalardır;ancak bu kısıtlamalar, açık sistem oluşturulmasını ve bir takım garantileri de beraberinde getirir ki, aslında amaçlanan da budur.

1)KOAKSİYEL KABLO:Koaksiyel kablo, bir tür bakır çeşididir; uygulamada birçok alanda yüksek frekanslı elektriksel işaretin aktarımında kullanılır.Veri iletim kablolama sın da tipik olarak 10 Mbps için birkaç yüz metre mesafelere kadar gidilmektedir

2)BÜKÜMLÜ ÇİFT(Twisted Pair-UTP,STP,FTP):Bükümlü çift bakır kablolar; LAN uygulamasında uygun olarak kullanılan kablo türüdür; koaksiyel kablolara göre çok ucuz ve düşemesi kolaydır.Bu kabloların üretiminde her bir çift birbirine dolanır.Böylece elektrik-

sel işaretin taşınması sırasında olabilecek parazitler her iki telde de benzer etkiyi bırakaca-

ğından, uç taraflarda parazitlerin etkisini yok etmek kolay olur.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

26.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

30

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Kablo Türleri Öğrenildi

3)FİBER OPTİK KABLO (FO):FO kablo, veri ve ses iletimi için en ideal kablo türüdür; ancak maliyeti yüksek, döşenmesi zor olmakta ve kolayca kırılabilmektedir.Genel olarak yüksek bant genişliği gerektiren veya uzak mesafelere gidilmesi gereken uygulama-larda kullanılır.Aktif ağ cihazlarının yüksek hızlarda birbirine bağlanmasında,uzak mesafe-lerdeki cihazların ana sisteme bağlanmasında ve omurga kurulmasında kullanılır.Elektriksel gürültü, demetini etkilemeyeceği için aktarım sorunsuzca gerçekleştirilir.FO kablo üzerinden veri aktarımı, ince fiber cam üzerinden ışık dalgası şeklinde gerçekleştirilir; aktarılacak her bir ışık işareti için ayrı bir ince fiber kullanılır.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

26.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

31

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

IP Adres Yapıları ve Sınıfları Öğrenildi

IP ADRESLER

IP, kaynaklar arasında verileri datagramlar halinde taşır.Her datagramlar önekinde hedef kaynağın adresi yer alır.Hedef adresi, standart 32 bitlik IP adrestir ve hedefi ağ içinde tek olarak tanıtır.Bir IP adres, ağ bölümü ve konak bölümünden oluşur.Adres sınıfına göre ağı tanımlayan ve konağı tanımlamada kullanılan bit sayısı değişir.3 ana sınıf IP adres mevcuttur.A sınıfı adresler, B sınıfı adresler ve C sınıfı adresler.IP yazılımı, adresin ilk birkaç bitine bakarak sınıfını kolayca belirler.IP, adres sınıfını belirlemede kullanılır şu kuralları kullanır:

-Eğer IP adresinin ilk biti ‘0’ ise adres A sınıfıdır.İlk sekizlide geriye kalan 7 bit ağı belirtir.Diğer üç sekizli (yirmidört bit) ise konağı belirlemede kullanılır.Yirmisekiz’den az olanlar A sınıfı adrestedir.

-IP adresin ilk biti ‘10’ ise B sınıfı adrestir.İlk iki sekizlide kalan ondört bit konak belirlemede kullanılır.

-IP adresin ilk üç biti ‘110’ ise C adrestir.İlk üç sekizliden kalan yirmibir bit ağı belirlemede kullanılır.Düşük anlamlı sekiz bit konaklar için kullanılır.Bir C sınıfı adres ile ikiyüzellidört adet konak adreslenebilir.

-Eğer adresin ilk üç biti ‘111’ ise bu rezerve edilmiş özel bir adrestir.Bu adres D sınıfı olarak adlandırılır; fakat gerçekte bir ağ belirtmez.Şu anda D sınıfı adresler yayın(multicast) adres olarak kullanılmaktadır.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

27.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

32

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

EBİM Eğitim Odası’ndaki Bilgisayara NT Server Kuruldu.

WINDOWS NT 4.0 KURULUMU

Stajyerlere tahsis edilen Windows 98 kurulu bilgisayarlara NT 4.0 kumamız istendi.

Windows NT CD’sini sürücüye yerleştirdikten sonra otomatik olarak açılan pencereden ‘Setup’ butonuna tıkladığımızda karşımıza çıkan ekranda, Windows NT kaynak dosyaları-

nın nereden alınacağı sorulmaktadır.Bu kısma D:1386 yazdıktan sonra ‘Enter’ tuşuna basarak onayladık.Kurma işlemini iptal etmek için F3 tuşuna basılır.

Eğer MS-DOS ortamında kurulum yapılacak olsaydı, bu pencereyi görmek için

CD-ROM sürücüsüne geçip ‘winnt.exe’ yazmamız gerekmektedir.Ek olarak da üç tane formatlanmış disket hazırlamalıyız.

Kaynak dosya kurulum konumunu onayladıktan sonra Windows NT kurma programı kurulum işlemi sırasında gerek duyacağı dosyaları hard diskte kopyalamaya başlamaktadır.

Bize aşağıdaki pencerede verdiği mesajla bunu belirtmektedir.Bu işlem, bilgisayarımızın özelliklerine göre birkaç dakika sürmektedir.

Ardından Windows NT dosyaları ve kuruluşunda yardımcı dosyalar sistemimize kopyalanmaktadır.Bu dosyalar, hard diskte geçici iki dizine kopyalanmaktadır.Kurulum işlemi bittikten sonra bu dizinler silinecektir.Bu olay Windows 98 kurulumunda grafik ortamının oluşturulması için kopyalanan dosyalara benzemektedir.Böylece NT Server kurulumu biter.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

28.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

33

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Windows NT Server’daki User Manager Programıyla Yeni Kullanıcı Oluşturuldu.

YENİ KULLANICI OLUŞTURMAK

Kullanıcı hesapları, User Manager For Domains programıyla oluşturulur ve düzenlenir

Bu program start-programs-Administartive Tools altından ulaşılmaktadır.

User Manager programında User(kullanıcı) menüsünden New User(yeni kullanıcı) seçeneğini seçtik.Karşımıza gelen ekranda,Username,Full Name,Description,Password,

Confirm Password bilgilerini doldurunuz.User Must Change Password at Next Logon,

User Connor Change Password,Password Never Expires,Account Disabled seçenekleinden hangisini istiyorsak, onu işaretleriz.

-User Name:Kullanıcı adıdır.En fazla 20 karakter olabilir.

-Full Name:Kullanıcının tam adıdır.

-Description:Açıklama bölümüdür.(öğrenci yazabiliriz)

-Password:Kullanıcı şifresidir.Sisteme giriş için kullanılır.En çok 14 karakter olabilir.

-Confirm Password:Bir üstte girilen şifrenin tekrarıdır.

Bu kısmın altındaki 4 alan önemlidir:

-User Must Change Password at Next Logon:Kullanıcı sisteme ilk girişinde şifresini değiştirmelidir.

-User Cannot Change Password:Kullanıcı şifresini değiştiremez.Yalnızca yönetici bu şifreyi değiştirebilmektedir.

-Password Never Expires:Şifrenin değişmesi için zorunlu süre yoktur.Kullanıcı isterse, istediği bir anda şifresini değiştirebilmektedir.

-Account Disabled:Kullanıcı hesabı kullanılamaz durumdadır.Bu alan işaretli ise, sisteme bu kullanıcı adı ve şifresi ile giriş yapılamaz.

TARİH

KONTROL

EĞİTİM YAPAN BÖLÜMÜN SORUMLUSU

SAYFA

NO

29.08.2002

ADI-SOYADI

İMZA MÜHÜR

34

İŞ YERİNİN ADI-SOYADI

TÜPRAŞ İZMİT RAFİNERİ MÜDÜRLÜĞÜ

ÖĞRENCİNİN ÇALIŞTIĞI

BÖLÜM VEYA YER

Plan E.B.İ.M. Müdürlüğü

RAPORU YAZILAN

KONU VE İŞİN ADI

Windows NT Server’daki User Manager Programıyla Yeni Kullanıcı Oluşturuldu.

Bunların aşağısında da 6 adet tuş bulunmaktadır.Bu tuşlar yardımıyla kullanıcı ile ilgili

diğer ayarlar yapılabilmektedir.

-Groups:Kullanıcının dahil olduğu grupları göstermektedir.

-Profile:Kullanıcı ile ilgili ayrıntılı tanımlar yapabilmemize izin vermektedir.

-Hours:Kullanıcı sisteme giriş saatlerini düzenlemektedir.

-Logon To:Kullanıcının sisteme giriş yapmak için kullanabileceği bilgisayarı tanı

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

2000 ‘li Yıllara Yaklaşırken Mesleki Eğitim Sürecindeki Herkes, Bilgisayarl

2000 ‘li yıllara yaklaşırken mesleki eğitim sürecindeki herkes, bilgisayarlardan anlamak gerektiğini biliyor. Önceleri teknik bilgileri olan uzman kişiler tarafından kullanılan bilgisayarlar. Artık her kesim tarafından kullanılabilmektedir. Hastanelerde, fabrikalarda, devlet dairelerinde, okullarda kısaca her türlü meslek de kullanım alanı olan bilgisayar, insanların yaşantısında önemli bir rol oynamaktadır. Bundan dolayı , bilgisayar kullanmak kısaca bilgisayar okur yazarı olmak artık mecburiyet halini almıştır. Bu derste niçin bilgisayar kullanıyoruz ve öğreniyoruz.? Sorusunun yanıtı yanında, bilgisayarlar hakkında temel bir bilgi bulacak Bilgisayar ile tanışacaksınız.

Peki insanlar neden bilgisayar öğreniyorlar sorusunun cevabını vermek gerekirse;

Meslek edinme ve iş bulma; artık bilgisayar bilgisi gerektirmeyen bir iş bulmak gittikçe güçleşmekte, hatta mümkün olmamaktadır.

Kişisel gelişim, kişilerin konuya duydukları ilgiden dolayı, bunu başkalarının dağa tırmanma nedenleri ile aynı olduğunu düşünebiliriz. İnsanların kendilerini geliştirme isteği.

İşyerinde bilgisayar becerilerini geliştirme. Artık sekreterlik gerektiren işler daktilo ile değil bir bilgisayarla, grafik tasarımları , kalem ve fırça ile değil bilgisayarlar ile yapılmaktadır vs. Dolayısıyla bu ve benzeri işleri yapan insanlar becerilerini geliştirmek zorundadırlar.

Bilgisayar kullanabilmek yani bir bilgisayar okur yazarı olmak yolunda ilk adımı bilgisayarın tanımını yaparak başlayalım.

BİLGİSAYAR: Kendisine girdi olarak verilen verileri, program adı verilen bir dizi komuta göre işledikten sonra, bilgi olarak veren elektronik aygıtlardır.

Bilgisayarların diğer bir ismi hesaplayıcı anlamına gelen Computer kelimesidir. Bundan dolayı bilgisayarlara gelişmiş bir hesap makinesi diyebiliriz. Ancak aritmetiksel işlemler yanında mantıksal işlemleri de yapabilen bir hesap makinesi.

Bu tanım içerisinde geçen kavramları incelemek gerekirse, üç kavramı ele almak gerekecektir. Bunlar;

VERİ: Bilgisayara işlenmesi için verilen her türlü semboldür. Bu alfabenin harfleri olabileceği gibi kullanmış olduğumuz sayma sayılarda olabilir. Bir örnek vermek gerekirse öğrencilerin isimleri , sicil , kimlik bilgileri, not bilgileri bilgisayar için birer veridir.

İŞLEM: Bilgisayara aktarılan verilerin , nasıl işleneceğine karar veren bilgisayar programı tarafından işlenmesidir. Buna bir örnek vermek gerekirse, öğrenci notlarının hesaplanarak okuldan mezun olanların bulunması, kız veya erkek öğrencilerin sayılarının bulunması gibi.

ÇIKTI: Verilerin işlenmesinden sonra oluşan üretilen bilgilerdir. Okulu bitirmeye hak kazanan öğrencilerin listesinin yazıcıdan alınması örnek olarak verilebilir.

Bu bilgeler bir şema üzerinde incelenirse.

VERİ İŞLEM BİLGİ

INPUT PROCESS OUTPUT

Şekil 1 Bilgi İşlem Kavramı

PROGRAM : Bilgisayara verilen verilerin nasıl işlenmesi gerektiğini bilgisayara bildiren komutlar dizisidir. Bilgisayarı programlar olmadan kullanabilmemiz mümkün değildir.

Bilgisayarda veri, işlem, bilgi den oluşan bilgi işlem kavramını inceledikten sonra niçin bilgisayar kullanıyoruz sorusunun yanıtını arayalım. İlk yapılan bilgisayardan bu yana bilgisayar teknolojinde çok büyük gelişmeler oldu. Bu gelişmelerden en önemli olanı bilgisayarın boyutlarıdır. Daha önce sadece büyük işletmeler tarafından kullanılan bilgisayarlar artık, boyutlarının küçülmesi ile evlere kadar girmiştir. Niçin bilgisayar kullanıyoruz sorusunun yanıtını , bilgisayar ile insanın karşılaştırmasını yaparak bulmak doğru olacaktır.

BİLGİSAYAR VE İNSAN

İŞLEM HIZI : Normal zeka düzeyine sahip insanlar herhangi üç basamaklı iki sayının çarpımını yaklaşık 30 saniye içinde yaparlar. Böyle bir işlem 50 defa tekrarlanırsa 1500 saniye olacaktır. Aynı işlem bilgisayarda yaklaşık olarak 0.01 saniye sürer. Yani bilgisayarlar insanlardan kat kat daha hızlı işlem yapabilmektedirler.

HATA OLASILIĞI: İnsanlar bu sayıları çarparken hata yapma olasılıkları yüksektir. Bilgisayarlar için program doğru olduğu müddetçe hata olasılığı yoktur. Bilgisayar programınız doğru olduğu sürece hata olasılığı yüzde sıfırdır.

UNUTKANLIK: Bundan birkaç yıl önce tanıştığınız herkesin ismini hafızanızda saklayabil misiniz? İlkokul ‘daki notlarınızı hatırlıyor musunuz. Ancak bilgisayarlar manyetik ortamda sakladıkları her bilgiyi yıllar geçse de unutmazlar.

YORULMA : Aynı işi basit olan bir işi insan belli bir süre yapabilir, sonra yorulur. Ancak bilgisayarlar yorulmaz.

GELİŞME: Bilgisayarlar ne derecede yetenekli makineler olsalar da nihayetinde onları bulan, geliştiren ve kullanan insanlardır. Bilgisayar herhangi bir sorunu kendi başına çözemez . Prizden fişini çektiğinizde yada yararlanmasını bilmediğinizde sadece elektronik bir yığındır. Bilgisayarlar kendilerini programlayan yani yapacağı işlemleri tek, tek komutlar halinde kendisine ileten insanlar olmadıkça hiç bir işe yaramazlar.

Bilgisayar konusunda henüz bilgisi olmayan kişiler, bilgisayarı çok yanlış bir şekilde yorumlamaktadır. Örneğin bir düğmesine basıldığında birçok işlemi yerine getiren süper inanılmaz aletler olarak düşünürler. Bu tabi ki yanlış bir düşüncedir. Bilgisayarlar programlar ve onları kullanacak bilgi ve beceriye sahip insanlar olmadıkları sürece sadece elektronik bir aygıttır. Yani hiçbir işe yaramayan hurdalık bir aygıt.

Bilgisayarı incelemek gerekirse iki ayrı bölüme ayırıp incelemek doğru olacaktır. Bunlardan birincisi donanım ikincisi ise yazılımdır.

:BİLGİSAYAR

DONANIM (Hardware) YAZILIM (Software)

1- Giriş Birimleri 1- Sistem Yazılımları (Windows, MSDos)

2- Ana Bellek 2- Hizmet Yazılımları

3- Çıkış Birimleri 3- Uygulama Yazılımları (Word, Excel )

4- Yan Bellek

5- Çevre Birimler

DONANIM: Bilgisayarın gözle görülebilen fiziksel parçaların donanım (Hardware) denir. Donanımı görevlerine göre bölümlerine ayırabiliriz.

1- GİRİŞ BİRİMLERİ: Kullanıcıların bilgisayara veri girebilmesi, komutları aktarabilmesi için kullandığı girdi araçlarıdır. Bu araçlar, klavye, mouse, scanner, joystic, optik okuyucu, kamera olarak sayılabilir.

2- ANA BELLEK: Doğrudan işlemciye bağlı olan donanın birimidir. Programların çalıştırıldığı, yapılan işlemlerin sonuçlarının depolandığı yerdir. Ana bellek türleri şunlardır.

RAM (Random Access Memory) : Merkezi işlem birimine bağlı olan bir bilgi deposudur. Rastgele erişimli bellektir. Çalıştırılan program bu hafızaya yüklenir. Okuma ve yazma işlemleri yapılabilir. Bilgisayarın kapanması halinde bu bellekteki bilgiler silinir.

ROM (Read Only Memory) : Sadece okunabilir bellektir. Üretici firma tarafından hazırlanmıştır. Bilgisayar hakkında bilgiler içerir. Bu bellekteki bilgiler bilgisayarın kapatılması ile silinmezler.

3- ÇIKIŞ BİRİMLERİ : Bilgisayarda verilerin işlendikten sonra, bu verilerin işlenmiş halini yani bilgi olarak veren, ve kullanıcının anlayacağı şekilde aktaran araçlardır. Çıkış birimleri Ekran, yazıcı, çiziciler olabilir.

4-YAN BELLEK: Ana belleğe ek olan bellek birimidir. Ana bellekten farkı, bu bellekteki bilgiler bilgisayar kapatılsa dahi saklanmaya devam edilir. Bir program yan bellekten alındıktan sonra ana belleğe yüklenerek çalıştırılır. Bir bakıma yan bellek programların saklandığı, ana bellek ise çalıştırılıp , gerekli olan işlemlerin yapıldığı bir hafıza birimidir. Yan bellek olarak, Disket, sabit disk, cd-rom, teyp örnek verilebilir.

5-ÇEVRE BİRİMLER: Bilgisayarın giriş ve çıkış birimleri ve bilgisayara dışarıdan bağlanan birimlerdir. Bilgisayarın dış dünya ile haberleşmesini sağlar. Modem, mouse, klavye, disket, disk.

Bilgisayarın donanım birimleri incelemek işlemine, en önemli parçası olan klavye ve fareden başlayarak, her donanım birimini ve görevlerini inceleyelim. Peki donanımı yani elektronik olan parçalarını incelemeye ne gerek var.? Sorunun cevabı ise sürücü kursları olabilir. Bir sürücü kursuna gittiğiniz zaman size sadece, araba kullanmasını değil, arabaya ait teknik özelliklerde kurs kapsamındadır. Aynı durum bilgisayar öğrenmek içinde geçerlidir. En azından bilgisayar satın almayı düşündüğünüz zaman gerekli olacaktır.

7KLAVYE:

Fiziksel olarak bir daktilonun tuş takımına benzeyen klavye PC bilgisayarlarda en çok kullanılan giriş birimidir. Klavyeler her ülkenin dil yapısına ve imla kurallarına göre ülkeler arasında bazı farklılıklar taşıyabilir. Ülkemizde Q ve F klavyeler kullanılmaktadır. Klavyenin ilk başlangıç harfi Q ise bu klavye Q klavye olarak isimlendirilir. F klavye ise Türk dil kurallarına ve kelime yapısına göre tasarlanmış klavyelerdir. Bu klavyede çok kullanılan harfler klavyenin orta sırasında yer alır. Klavyenin üzerindeki tuşların işlevlerinden önce genel bir inceleme yapalım.

1-Fonksiyon Tuşları

2-Alfabetik Tuşlar

3-Sayısal Tuşlar

4-Yön Tuşları

5-Düzenleme Tuşları olarak bölümlere ayırabiliriz.

1-FONKSİYON TUŞLARI : Program tarafından belirlenen görevleri üstlenirler. Görevleri Programdan programa değişir. Programlarda genellikle F1 fonksiyon tuşu kullanılan program hakkında bilgi vermeyi yöneliktir.

2-ALFABETİK TUŞLAR: Alfabetik karakterleri yazmak için kullandığımız bölümdür. Türkçe karakterler içeriyorsa bu klavye Türkçe bir klavyedir.

3-SAYISAL TUŞLAR: Sayıları yazmak için kullandığımız tuşlardır. Klavye üzerinde alfabetik tuşların üstünde ve klavyenin sağ tarafında sayısal tuşlar bulunmaktadır. Klavyenin sağ tarafındaki tuşlar. Hesap makinesi düzeninde olduğu için sayılar daha kolay bir şekilde bilgisayara aktarılabilir. Bu sayı tuşlarını kullanabilmek icin numlook led ışıklarının yanık olması gereklidir.

4-YÖN TUŞLARI: Ekran üzerinde istediğimiz bir noktaya gitmek için, yazmış olduğumuz yazılar üzerinde dolaşmak, menülerden seçim işlemlerini gerçekleştirebilmek için kullanılır.

5-DÜZENLEME TUŞLARI: Klavyedeki en önemli tuş takımıdır. Yazılan hatalı yazıların düzeltilmesi ve silinmesi gibi işlemler için kullanılır. Bir nevi bilgisayarın silgisi görevindedir.

ESC:

Programlarda iptal ve çıkış işlemleri için kullanılır. Hata mesajlarının iptal edilmesi, bir önceki işleme geri dönülmesi, veya ağ ortamındaki bilgisayarlarda ağ parolasının iptal edilmesi gibi işlemlerde kullanılır.

Tab:

Ekran Üzerinde boşluk bırakmak için kullanılır. Programlar içinde bazı görevleri vardır. Windows ortamında komut düğmeleri arasında geçişi sağlar.

Caps:

Capital yani büyük harflarin kullanılabilmesi için Caps Lock seçeneğinin açık olması gerekir.

Büyük / Küçük kilitli anlamında olup, sürekli büyük harf veya küçük harf yazmak istediğimiz zaman kullanılan tuştur. Caps Lock led lambası yanıyorsa büyük harfe kilitli anlamındadır.

Control (Ctrl), Alt, Shift

Tek başlarına hiçbir görevleri yoktur. Başka tuşlarla birlikte kullanılırlar.

Shift:

Shift tuşu ile birlikte harflere basılırsa, büyük harfle yazarken , küçük harfle yazar. Klavye üzerinde bazı tuşlar üzerinde bulunan karakterlerin ekrana yazdırılmasında kullanılır. Üst karakter anlamındadır.

Alt-Gr:

Klavyede bazı tuşlar üzerinde bulunan alt karakterleri, veya üçüncül karakterlerin yazdırılması işleminde kullanılır.

Back Space:

Kelime işlem programlarında en son yazılan karakterlerin yada verilen boşluğun silinmesini sağlar. Kursörün sağ tarafındaki karaktereleri siler. Klavyede sola doğru olan ok işaretli tuştur.

Enter: Giriş komutudur. Komutları onaylamayı sağlar. Kelime işlem programlarında satırbaşı yapar.

Delete/Del: Kelime işlem programlarında yada, bilgisayara komutları verme esnasında yapılan yazım hatalarının düzeltilmesi işleminde kullanılır. Kursörün bulunduğu konumdan itibaren sağ tarafdaki karakterleri siler.

8 Mouse/FARE

Fare yada mouse bilgisayarın giriş aygıtlarından birisidir. Bilgisayara komutlara komutların verilmesi, ekran üzerinde istenilen noktaya gidilmesi işlemlerinde kullanılır. Mousenin altında bulunan dönen top sayesinde, ekran üzerinde x ve y eksenleri üzerinde istenilen noktaya gelinebilir. Farenin ekran üzerinde hangi noktada olduğunu anlamanıza yarayan ok şeklinde bir imleci yani göstergeci vardır. Fare üzerinde bulunan tuşlar seçeneklerin seçilmesi ve komutların onaylanması veya ekran üzerindeki nesneler üzerinde yapılabilecek işlemleri gerçekleştirmemizi sağlarlar.

EKRAN/MONİTÖR :

Bilgisayarın çıktı birimi olan ekran, televizyon ekranına benzer. Standart bir ekranda text ortamda 25 satır, ve 80 sütün vardır. Ekranlarda önemli olan bir nokta resolution (çözünürlük), tür, Çözünürlük ekranın görüntü kalitesini belirler. Çözünürlük, piksel (pixel) terimiyle değerlendirilir. Yüksek çözünürlük, devamlı bilgisayar kullanıcılarını göz ağrısından kurtarır. Kullanılan ekranlar 14″, 15″, 17″ şeklinde değişir. 15″ bir ekran 1024×768 çözünürlüğü destekleyebilir. Yani ekrandaki görüntü yatayda 1024, düşeyde ise 768 nokta yani piksel tarafından oluşturulur.

Bilgisayarın Temel Üniteleri

Bilgisayarda temel olarak üç ünite vardır.

1) Giriş Üniteleri (Input)

2) Merkezi İşlem Birimi (MIB)

3) Çıkış Ünitesi (Output)

Yandaki çizimde bilgisayarın temel fiziksel bileşenleri görülmekte. Burada MİB olarak isimlendirilen Merkezi İşlem Birimi , bilgisayarda işlemlerin yapılmasını sağlayan bölümdür. MİB de bölümlere ayrılır. İşlem ünitesi içinde bilgisayarın çalışmasını sağlayan elektronik kartlar yanında aritmetik ve mantıksal işlemler gerçekleştiren birimlerde mevcuttur.

Genel olarak Merkezi işlem Birimi

1) Bellek Ünitesi

2) Aritmetik /Mantık İşlem Ünitesi

3) Yönetim Ünitesi

Bellek Ünitesi: Bilgisayarın hafızası denilebilir. Bilgi veya programların veya yapılan işlemlerin sonuçlarının depolandığı yerdir. Bellek ünitesi doğrudan işlemciye bağlıdır. Bir programı çalıştırdığımız zaman, program belleğe yüklenir, harf yazdığımızda harf bellekte saklanır. Bu nedenle bellek miktarı çalıştırılabilecek program miktarını belirler. Bellek ünitesini ikiye ayırmak mümkündür.

1) RAM (Random Access Memory) / Rastgele erişimli bellek, Programların çalıştırıldığı ve işlenen verilerin , veya sonuçların saklandığı ünitedir. Bellek sayılarla ifade edilen hücrelerden oluşur. Her hücrenin sayısal bir adresi mevcuttur. Bu belleğin istenilen adresine yazma veya okuma işlemi yapılabilir. Elektirik kesildiği bilgisayar kapatıldığı zaman bu bellekteki tüm bilgiler silinir.

2) ROM (Read Only Memory)/Okunabilir bellek, Sadece okuma işleminin yapıldığı bellektir. Üretici firma tarafından kullanılan ve bilgisayar hakkında bilgi içeren bellektir. Bilgisayar açıldığı zaman yapılması gereken komut ve bilgileri saklamak için kullanılır. Bilgisayar kapatıldığı zaman bu bellekteki bilgiler silinmez.

Kusursuz bilgisayarların, her zaman kullanacağımız programları saklamaya yetecek oranda bellek gerekir. Bilgisayar kapandığı zaman tüm çalışmalarımızın uçucu olmaması gerekir, bir bellekte saklanması gerekir. Bir dahaki kullanıma hazır olarak beklemesi gerekir. Ana bellekten farkı bilgisayar kapandığı zaman bilgiler saklanmaya, depolanmaya devam edilir.

Bilgisayarda programların dosyaların veya belgelerin saklandığı veya depolandığı ünitelere ise kayıt ortamları veya yan bellek adı verilebilir.

Kayıt ortamları kullanılan bilgisayara göre değişebilir. Kayıt ortamlarını incelemek gerekirse;

Yandaki şekilde bir bilgisayar sistemine ait, giriş, işlem ve çıkış üniteleri gösterilmiştir. Şekildeki oların yönlerine dikkat edilecek olursa bazı okların tek yönlü bazılarının çift yönlü oldukları görülür.

Kayıt Ortamları / Yan Bellek

Magnetik kayıt ortamları

1) Disket (A:)

2) Sabit Disk (Hard Disk) (C:)

3) Teyp

Optik Kayıt Ortamları:

4) CD-ROM (D:)

Bilgisayar sistemine bağlı olan birimlere işlem yaparken kullanmak üzere isimler verilmiştir. Bunlardan A: harfi disket sürücüyü temsil ederken, C: harfi sabit diski ifade eder.

CPU : Bilgisayarın asıl gücü, bilgisayarın beyni olan ve sistem ünitesinin iç kısmında yer alan küçük bir parçasıdır. CPU (Cenral Processing Unit) Merkezi İşlem Ünitesi. Tüm donanım birimlerinin kontrolünü , bu birimlerin birbirleriyle olan ilişkisini ve donanım birimleri arasındaki bilgi alış verişini yönetim ünitesi denetler. Yönetim ünitesi sürekli olarak klavyeyi taramakta ve herhangi bir tuşa basılıp basılmadığını test etmektedir.

MODEM:

Çevre bileşenlerden olan modem. Bir bilgisayarın başka bir bilgisayarla haberleşmesi veya internete bağlanması için Modem ismi verilen cihazlar kullanılır. Telefon hatları kullanılarak iki bilgisayar birbirine bağlanmış olur. Modem bilgisayar sinyallerini, telefon hattı sinyallerine çevirir, karşı taraftaki bilgisayarda, telefon hattı sinyalini bilgisayar sinyallerine çevirir. Modemlerin hızı bps ile ifade edilir. 33.600 bps gibi burada 33.600 bps (bits Per second) saniyede iletilen bit miktarını belirtir.

Bilgisayarların veri hızları ve bellek kapasitelerini ifade etmek için birimler kullanılır. Nasıl ki metre, kğ , litre gibi birimler kullanıyorsak. Bilgisayarın bellek birimini ifade etmek içinde bir birim kullanmak gerekecektir. Yazı yazmak için 29 harf kullanıyoruz. Bilgisayarın alfabesini ise 1 ve 0 rakamları oluşturur. Bilgisayarınız tüm karmaşık işlemlerinizi bu iki rakamı kullanırak gerçekleştirir. Tüm hayatı bu iki rakama bağlanmıştır. 1 sayısı devreden akım geçtiğini, 0 sayısı ise devreden akım geçmediğini ifade eder. Bilgisayarlarda bütün veriler, ikili sayma düzenine göre ifade edilirler. Bunun nedeni 0 veya 1 ile ifade edilen elektriksel bir durumdur.

Bit : 1 veya 0 ‘ a karşılık gelen ifadedir

Byte : Sekiz bitin yan yana gelmesi ile byte oluşur. Yani bilgisayarda bir karakteri ifade ederler. 0 0 1 0 1 1 0 1 bir byte karşılık gelir. Daha büyük bellek birimlerini ifade etmek için ise 1024 ün katları kullanılır.

1024 byte = 1 Kbyte (Kilo Byte)

1024 Kbyte = 1 Mbyte (Mega Byte)

1024 Mbyte = 1 Gbyte (Giga Byte)

1024 Gbyte = 1 Tbyte (Tera Byte)

Buna göre bir disketin kapasitesini ve alabileceği bilgi miktarını hesaplamak gerekirse, basit bir matematiksel işlem yapmak gerekecektir. Kullandığımız disket 3.5 inç lik ve 1.44 Mbyte kapasiteye sahip bir disketse;

1.44 X 1024 x 1024 = 1509949 byte lık bir bilgi alabilecektir. Bunun anlamı bu disketin text ortamındaki karakterlerden 1509949 adettir. Bir dosya kağıdında 1000 karakter olduğu düşünürse bu diskete 1500 sayfalık bir yazı yazmamız mümkün olacaktır. Bu birimler kullanılarak bilgisayarların bellek ve hızları hakkında bilgi sahibi olunabilir.

YAZILIM:

Bilgisayarın çalışmasını işlemesini sağlayan programlardır. Program olmadan bilgisayar hiç bir işe yaramaz.

SİSTEM YAZILIMLARI: Bilgisayarın çalışmasından ve yönetiminden sorumlu olan programlardır. Bir fabrikada müdür ‘ün yaptığı görevle bağlantı kurulabilir. İşletim sistemi olarak en yaygın kullanılan DOS , WIN95, UNIX vs. işletim sistemleridir. Sistem programları bilgisayar ile iletişim kurmanızı sağlar. Sizin ve mikroişlemci arasında anlaşmanızı sağlayan programlardır. Bilgisayarı işletim sistemi olmadan açmanız ve kullanmanız mümkün değildir. Makine ilk açılış esnasında işletim sistemini yükler ve gerekli testleri yapar

HİZMET PROGRAMLARI : Disk ve disketle ilgili işlemleri kolaylaştırmak için kullanılan programlardır. Gerekli olan programlar DOS ve windows içerisinde bulunur. Örnek olarak FORMAT.COM , SYS.COM , FDISK.COM gibi programlar verilebilir.

UYGULAMA PROGRAMLARI : Asıl amacı gerçekleştiren programlardır. Bu programlar uzun araştırma ve uğraşlar sonucunda geliştirilirler. Örnek olarak Muhasebe ,Bordro , öğrenci takibi , CAD yazılımları verilebilir. Kişisel bilgisayarlarda en çok kullanılan programlar, bir ofis işlerini gerçekleştirmek için kullanılan programlardır. Bunlar kelime işlem, hesap tablosu, sunu, ve veritabanı programlarıdır. Bütün bu programlar Office 97 program paketi içerisinde mevcuttur.

Temel Bilgi Teknolojileri Dersi İçerik Konuları ve süreleri .

Temel Bilgisayar Bilgisi ve kullanımı. (Donanım) 2 Hafta

İşletim Sistemleri ve İşletim sisteminin kullanılması (Windows 98 ve Ms Dos) 2 Hafta

İnternet ve İnternet hizmetlerinin kullanılması (WWW, Arama ,E-mail,Ftp,) 2 Hafta

Office 97 Program Paketinin incelenmesi

Word 97 Kelime işlem programının kullanılması. 2 Hafta

Excel 97 Hesap tablosu programının kullanılması 2 Hafta

Power Point Sunu programının kullanılması 2 Hafta

Web sayfası hazırlanması ve html sayfa hazırlanması. 2 Hafta

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Denetçi Rol Ve Yeterlikleri

DENETÇİ ROL VE YETERLİKLERİ

İbrahim ÇAVUŞOĞLU

DERS ÖDEVİ

EBB 505 EĞİTİM DENETİMİ

Yrd.Doç.Dr. Talip CAN

BOLU

Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Sosyal Bilimler Enstitüsü

Eğitim Yönetimi Ve Denetimi Ana Bilim Dalı

Aralık 2001

İÇİNDEKİLER

Sayfa

Giriş………………………………………………………………………………. 3

Müfettiş Nitelikleri………………………………………………………….. 4

Müfettiş Rol ve Yeterlikleri………………………………………………. 4

Yeterlik Kavramı…………………………………………………………….. 6

Teknik Yeterlikler…………………………………………………. 6

İnsancıl Yeterlikler……………………………………………….. 7

Karar Yeterlikleri…………………………………………………. 7

Müfettişten Beklenen Mesleki Girişimler…………………………… 8

Müfettiş nitelikleri…………………………………………………………… 8

Müfettişte Aranan Kişisel Nitelikler………………………………….. 9

Müfettişte Aranan Uzmanlık Nitelikleri…………………………….. 10

Müfettişte Aranan Liderlik Nitelikleri……………………………….. 11

Müfettiş Adayının Seçilmesi……………………………………………… 15

Müfettiş Adayının Yetiştirilmesi………………………………………… 16

Sonuç……………………………………………………………………………… 18

Kaynakça………………………………………………………………………… 19

GİRİŞ

Eğitim ilk insandan başlayan ve sürekli gelişerek bu günümüze kadar gelen ve insanların sürekli daha iyiye, mükemmele gitmek için yapmış oldukları faaliyetler ve çalışmalar sürecidir.

Eğitim her bireyin, her örgütün, her milletin, her devletin, ihtiyacı olan ve gelişmesini sağlayan geliştikçe zenginleşmesini yani daha rahat yaşamasını sağlar.Yani daha doğrusu aç kalmadan hayatını idame ettirmesini sağlayan, aynı zamanda kendisini, ailesini, milletini sevmesini sağlayan ve insanlar tarafından edinilen bilgi ve deneyimlerle sürekli geliştiren bir süreçtir.

Eğitim örgütlerin değişmesini ve tabi olarak gelişmesini sağladığından dolayı, örgütler eğitime verdikleri önemle doğru orantılı olarak emsallerinden iyi yönde farklılıklar gösterirler.

Devlet yapılarında eğitimin ne olduğu, nasıl yapılacağı, niçin yapılacağı, nerede ve kimler tarafından yapılacağı, çok önceki tarihlerden beri tespit edilmiştir ve günümüzde de Milli Eğitim Temel Kanunu (1739) ile belirlenmiştir ve eğitim artık tesadüflere bırakılmayacak veya başı boş bırakılmayacak veya her isteyenin istediği yönde eğitim politikası geliştirmesine izin verilmeyecek kadar önemlidir. Çünkü eğitim bir toplumun geleceğidir.

Modern eğitim bu kadar önemli ve belli ölçülerle yapılanmış ve belli ölçülerde yapılacaktır ve tesadüflere bırakılmayacaktır. O zaman çok önemli bir konu çıkıyor ortaya. O da Eğitimin Denetlenmesi, eğitimin nasıl, niçin, nerede, kimlerle denetleneceği de yine kurallarla belirlenmelidir.

Eğitimi kimler denetleyecek? Sorusunda biraz durursak görürüz ki tüm kamu ve özel kurum ve kuruluşlarında, denetim hizmetleriyle görevli ve genellikle “ teftiş Kurulu” adını taşıyan birimler bulunmaktadır. Eğitimle ilgili resmi ve özel tüm faaliyetlerin denetimi ise Anayasamızla Milli Eğitim Bakanlığına bırakılmıştır.

Eğitimin denetlenmesi Milli Eğitim Bakanlığınca merkezden ve Taşradan olmak üzere iki kademede ve müfettişler tarafından yaptırılmaktadır, müfettiş kimdir, neyi, niçin, nasıl, neden, ne zaman, yapacağı kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiştir.

Araştırdığımız konuda ise müfettiş, denetim, kontrol, rehberlik, liderlik gibi konuları okullarımıza getirirlerken acaba kendileri alanlarında ne kadar yetişmişler, hangi niteliklere sahipler, müfettiş yeterliklerine sahipler mi? sorularını sormak gerekir diye düşünüyorum ve bu konuda yaptığımız araştırmalarda müfettiş yeterlikleri neler olmalıdır ve bunlar hayata ve uygulamaya nasıl geçerler diye düşündük, gördük ki Eğitim ne kadar önemli ise Eğitim Denetimi o kadar önemli. Dolayısıyla müfettişte o kadar önemli, şöyle ki : müfettiş seçerken, eğitirken ve çalıştırırken çok dikkatli olmalıyız ve denetim elemanlarının gerekli minimum yeterlikte olmalarını sağlamalıyız.

MÜFETTİŞ NİTELİKLERİ

Bir sistemin amaçlarına yönelik olarak çalışma durumunun değerlendirilmesi, sistemin bütünlüğü ve sistemden çıkan ürün için önem taşır. Sistemlerin alt sistemleri arasında bütünleşmenin sağlanması ve her birine amaçlar doğrultusunda, bütünlüğü bozmadan rehberlik ve denetimin yapılması zorunludur. Sistemlerde bu hizmetin tümünü kapsayan sürece teftiş ve hizmeti gören elemana müfettiş adı verilir. Dilimizde teftiş sürecinin uygulanış yer ve şekillerine göre denetim, kontrol, gözetleme, nezaret, muhasebe, tahkik, soruşturma, tetkik, inceleme, araştırma, rehberlik, mesleki yardım, danışma ve yetiştirme denilebilmekte ve müfettiş için de denetici, denetmen, denetim elemanı, kontrolör, muhakkik, unvanları kullanılmaktadır(Taymaz,1997,s43).

Müfettiş Rol ve Yeterlikleri

Eğitim sisteminde müfettişlerin görevlerini yerine getirebilmeleri ve rollerini oynayabilmeleri için aranılan yeterlikleri kazanmış olmaları gerekir. Teftiş sisteminde müfettişin yerini,

A)Kendisine Yasal Olarak Verilen Görevler,

B)Görevleri Yerine Getirme Süreçleri,

C)Oynadığı Roller Ve

D)Bu Rolleri Oynarken Gösterdiği Davranışlar Belirler.

Eğitim sisteminde Bakanlık ve ilköğretim müfettişlerinin görevleri yönetmeliklerde belirtildiği gibi aşağıdaki dört alanda toplanabilir ve bunlar teftişin görev boyutunu oluşturur.

1.İnceleme – araştırma,

2.Kurum ve ders teftişi,

3.Rehberlik - mesleki yardım ve yetiştirme,

4.Soruşturma.

Müfettiş bu görevleri yerine getirirken aşamalı olarak aşağıdaki etkinliklerde bulunur ve bu etkinlikler teftişin süreç boyutunu oluşturur.

l .Durum saptama,

2.Önerilerde bulunma,

3.Değerlendirme,

4.Geliştirme.

Müfettiş belirlenen görevleri yukarıdaki süreçlerle yerine getirirken rol boyutunu oluşturan ve her biri birer yeterlik alanı olabilen aşağıdaki rolleri oynaması beklenir.

1. Yöneticilik,

2.Liderlik,

3.Öğreticilik,

4.Rehberlik,

5.Araştırma uzmanlığı,

6.Sorgu yargıçlığı.

Müfettiş teftiş sisteminde bu rolleri oynarken denetlediği bireylere karşı aşağıdaki davranışları gösterir ve bunlar teftişin davranış boyutunu oluşturur.

1. Yönlendirme,

2. Yol gösterme,

3. Güdüleme,

4.Moral verme,

5.Değerlendirme,

6. Yargılama.

Müfettişin yukarıdaki dört boyutta sıralanan görev, süreç, rol ve davranışları aşağıdaki modelde gösterilebilir (Taymaz,1997,s44).

(Başar,2000,s41)

Müfettiş yukarıdaki rollerini yerine getirirken belli bir amaca uygun olarak kendisini yetiştirmeli ve aşağıda işlenecek konuda yer alan yeterliklerede sahip olmalı

Yeterlik Kavramı

(Bursalıoğlu, 1975, s.21).Diyor ki yeterlik, bireyin görevleriyle ilgili rollerini amaçlarına uygun olarak yerine getirebilmesi için sahip olması gereken bilgi, beceri ve tutumlardır. Kısa bir ifade ile, bireyin rollerini oynayabilmesi için sahip olması gereken güçtür(Taymaz,1997,s44).

(Başar, 1988, s.98).Diyor ki müfettiş yeterliklerinin türleri üç grupta toplanabilir. Müfettişte, bir uzman olarak teknik, insan öğesi ağırlık taşıyan bir sistemde görevli olarak insancıl, soranlara çözüm yolu bulan ve değerlendiren birey olarak karar yeterlikleri bulunmalıdır (Taymaz,1997,s44).

Teknik Yeterlikler

Göreve ilişkin etkinlik alanlarındaki teknik bilgi, beceri ve tutumlara yöneliktir. Bu yeterlikler görev gereklerini yerine getirebilmek için kullanılacak yöntemler, teknikler ve süreçleri kapsar. Mal veya hizmet şeklinde ürün elde edilebilmesi için işlemlerin sıra ile ve doğru olarak belirli sürelerde yapılması, ürünün istenilen nitelikte olması, üretim aşamalarında beklenen davranışların gösterilmesi, teknik yeterliklerin kazandırılmasını gerektirir.

İnsancıl yeterlikler

Birey ve grupları anlama, moral yükseltme ve güdüleme becerileri olarak kabul edilebilir. Etkili çalışma ve ortak çaba oluşturabilme, başkaları hakkında varsayım, inanç ve tutumları, bunların kullanış yöntemlerini belirleme, bireysel farklılıkları gözetme, insan ilişkilerine yönelik özellikler olarak görülebilir.

Karar Yeterlikleri

Amaçları gerçekleştirmek üzere yapılacak çalışmaları tasarlama, karşılaşılan soranlara çözüm yolları bulma, etkinliklerin sonunda amaçlara ulaşma derecesi hakkında yargıya varma sürecidir. Karar yeteneğine kavramsal veya yönetsel yeterlik de denilmektedir. Karar yeterliği yalnızca kararın verilmesine kadar olan aşamayı değil, kararların uygulanması, izlenmesi ve sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi aşamalarını da kapsar (Taymaz,1997,s45).

Müfettişler yukarıda belirlediğimiz rol ve yeterliklere sahip olduklarında ise kendilerinden aşağıdaki mesleki girişimler beklenmektedir.

Müfettişten Beklenen Mesleki Girişimler

(Marks ve diğerleri, 1971, s.204).diyorlar ki. Her sistemin çalışmaları, daha önceden iyi bir şekilde planlanıyor, programlar tamamen uygulanabiliyorsa personel ve müfettişler için bir sorun yoktur. Ancak en iyi plan ve programı ile üretim yöntemini tanımlama olanağı yoktur. Bu nedenle örneğin, Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim müfettişleri, ilk öğretmen okulu mezunu olan ve en az üç yıl ilköğretim kuramlarında öğretmenlik yaptıktan sonra, eğitim enstitüsü veya dengi sayılan yabancı memleketlerdeki okullardan mezun olanlar arasından seçilir ve atanır (ilköğretim Müfettişleri Yönetmeliği, 1969, s.22). Bakanlık müfettişliği için aranılan nitelikte sistemin öğelerini geliştirmek üzere teftiş gereksinmesi her zaman var olacaktır. Başarılı bir müfettişin aşağıdaki maddeler halinde yazılı girişimlerde bulunması beklenir (Taymaz,1997,s45).

1.Müfettişlik statüsüne pozitif bir yaklaşımla bağlanmak ve bu statüye göre ilerlemek.

2.Görevinin bir kamu hizmeti olduğunu, amaçlarını ve standartlarını kavramak.

3.Müfettiş olduğundan fark edilir bir gurur duymak, sorumluluğunu hissetmek.

4.Teftiş hikmetlerini analiz etmek, hangilerinde en başarılı olduğunu saptamak.

5.Gözlem ve değerlendirme yapmak için gerekli araç ve teknikleri geliştirmek.

6.Teftiş ettiği personeli ile olumlu ilişkiler kurmak, güdülüme, isteklendirme yollarını aramak.

7.Kurumlarda çalışan personele yardımcı olmak, yol göstermek, rehberlik etmek.

8.Çalışmaların etkinliğini artırmak üzere grupları harekete geçirmek üzere ilgililerle ilişki kurmak.

9.Tecrübelerden yararlanmak üzere örnek olay ve sonuçlarını kaydetmek.

10.Grup etkinliklerine katılmak, etkileşimi sağlamak, okul çevre ilişkilerini geliştirmek.

11.Araştırmaları, yayınları, yenilikleri ve gelişmeleri izlemek, ilgililere ulaştırmak.

12.Kendi çalışmalarını değerlendirmek, başarıyı ve etken faktörleri ortaya koymak.

Müfettiş Nitelikleri

Kurumların müfettişleri hizmete alırken aradıkları nitelikler, yetiştirme ve görevlendirme şekilleri aynı olmamakla birlikte bazı ortak noktalar bulmak olanaklıdır. Genel olarak, müfettişin denetim yapacağı alanda öğrenim yapmış, ayrıca teftiş türünün gerektirdiği bilgi ve hünerleri kazanmış olması zorunlu görülür. Müfettişler kurumun üst kademe yöneticilerine, çalışmalar hakkında bilgi veren kimseler olduklarına göre, gerçekleri bulmak ve söylemek zorundadırlar. Bu nedenle bağımsız olmaları, çekinmeden cesaretle görev yapabilmeleri gerekir. Aslında güç bir hizmet alanı olan müfettişliğin prestij ve yetki sağlayan bir statüye kavuşturulması zorunluluğu savunulur. Ancak istenilen prestij, yeniden düzenlenecek bir statü olmaktan çok, kendilerinin seçimlerinde, yetiştirilmelerinde ve görevlendirilmelerindeki özelliklerin de bir sonucudur. Bu sonuç, bir unvan verme, kadrolamada üstünlük ve avantaj sağlama gibi sembol ve ayrıcalıklarla da güçlendirilebilir (Taymaz,1997,s46).

(Kılıç, 1976, s.3). diyor ki. Müfettişler, teftiş işlevlerini her türlü etkiden uzak, sıkıntısız ve huzur içerisinde yerine getirebildikleri ölçüde rollerini de oynayabileceklerdir. Bu bakımdan, müfettişlerin teftişlerde karşılaşabilecekleri güçlükleri ve bunların yol açtığı sorunları, çözümlenmesi için yapılması gereken çalışmaları bilmeleri önem taşımaktadır (Taymaz,1997,s46).

Müfettişin teftiş sırasında karşılaştığı sorunların bir kısmı, okul personelinin teftiş konusunda yeterli bilgiye sahip olmamasından, ayrıca teftişe karşı güvensizliğinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle okul yönetici ve öğretmenlerinin de teftiş konusunda yetiştirilmeleri gerekir.

Müfettişlerde aranılacak nitelikler genel hatları ile kurumların ilgili yönetmeliklerinde belirtilmektedir. Müfettiş olarak atanabilecek elemanların öğrenim, branş, mesleklerindeki kıdem ve başarı durumları, bazı hallerde aday sınavları ve yetiştirme kurslarındaki başarıları birer ölçüt olarak alınmalıdır (Taymaz,1997,s47)..

Örgüt iklimi konusunda yapılan bir araştırmada müfettiş nitelikleri ile ilgili aşağıdaki öneriler geliştirilmiştir (Bilgen, 1990, s. 129).

Bakanlık müfettişi, giyim-kuşamı ve insan ilişkilerindeki terbiye ve nezaketi ile örnek bir insan, vatan, bayrak, millet sevgisi ve milli ve manevi değerlerimize bağlılığı ile örnek bir vatandaş, bilgisi ve kültürü ile etrafına aydınlık saçan, yönetici ve öğretmenlerin “müfettiş bir gelse, eksiklerimi tamamlar, yanlışlıklarımı düzeltir, bilgilerimi tazeler, yeni bilgileri ve metotları öğretir, mesleğimde gelişmemi, başarılı ve mutlu olmamı sağlayacak imkanlar hazırlar” diyerek dört gözle bekledikleri iyi bir rehber, kuralları bilmesi ve onlara uymakla örnek olması, değerlendirmede tarafsızlığı, insanlar arasında adaletle hükmetmesi, devletin emrinde ve sadece devlete hizmetkar olması ile iyi bir devlet memuru, hoşgörülü, sevecen, saygılı, sağlıklı, çağdaş, sayılan, sevilen, imrenilen, aranan, danışılan bir insan olmalıdır.

Müfettişte Aranılan Kişisel Nitelikler

(Mc Kean and Mıles, 1964, s.42).diyor ki. Müfettişte aranılacak nitelikleri kesin olarak saptama ve sınırlama olanağı yoktur. Ayrıca aranılan niteliklerin çoğunluğu duyuşsal alanla ilgili olduğundan, ölçütlerini de koymak oldukça zordur. Müfettişte aranılan aşağıdaki kişisel nitelikler toplumun değer yargılan ile bağımlıdır (Taymaz,1997,s47).

1.Kendine güvenen, ehliyetli ve liyakatli,

2.Güven ve saygı kazanma yeteneğine sahip, sempatik, duygulu ve işlerinde kararlı,

4. Samimi, hisli ve iyi alışkanlıklar kazanmış,

5.İşinde azimli, ciddi, sadık ve sabırlı olan,

6.Ortama uyum sağlayan, hakim olan, ikna eden,

7.Sır saklayan, yapıcı, iyimser, planlı çalışan,

8.Rehberlik yapan, yardım eden, sorumluluk alan,

9.Erdemli, cömert, nazik, insancıl, ilişki kurabilen,

10.İyi huylu, sıcak kanlı, yerine göre nüktedan,

11 .Değer biçmede ve değerlendirme yapmada hatasız,

12.İşini benimseyen, seven, gayretli ve hevesli,

13.İnceleyici, gözlemci, araştırıcı ve bulucu,

14.Kurumda, işinde ve çevresinde kaynak şahıs,

15.Düzenli, giyim ve kıyafetine önem veren,

16. Davranışlarını duruma göre biçimleyebilen,

17. Yerinde konuşan, dinleyen ve değer biçen,

18.İşi ile kişiliğini her zaman bağdaştıran,

19.Kendini değerlendiren ve sürekli geliştiren,

20.Sağlığı ve fiziki yapısı teftişe uygun olan. (Taymaz,1997,s48).

Müfettişte Aranılan Uzmanlık Nitelikleri

(Marks ve diğerleri, 1971, s.47).diyor ki. Müfettiş teftiş ettiği kurumda, bir alan uzmanı olarak rol oynayacaktır. Bu nedenle kurumlar genellikle müfettişlerini, kurumun iş alanına uygun meslek veya branşta Öğrenim yapmış elemanlar arasından seçme ve yetiştirme sistemini uygulamaktadırlar. Bu yetiştirme programını tamamlamış bir müfettişte aşağıdaki nitelikler aranır

1.Kapsamlı bir genel eğitini ve kültüre sahip,

2.Teftişin amaç ve politikasını anlamış,

3.Teftişin sistemdeki yerini ve önemini kavramış,

4.Kurumun faaliyet alanı ile İlgili bilgilere sahip,

5.Müfettişliğin gerektirdiği uzmanlık eğitimi görmüş,

6.Meslekle ilgili yasalar hakkında bilgi edinmiş,

7.Teftiş araç ve yöntemlerini uygulayan, geliştiren,

8.İnsan ilişkilerini ve geliştirilmesini sağlayan,

9.Yeniliklere açık, araştırıcı, yapıcı ve bulucu,

10.Analiz etme ve sentez yapma hünerleri olan,

11.Kararlan doğru, isabetli ve nesnel olarak veren,

12.Aydınlatıcı bilgi veren, bireye yol gösteren,

13.Hataları ve önleyici önlemleri bulan, öneren,

14.însanların moralini yükselten, yerinde güdüleyen,

15.Personel değerlendirmesini yansız ve hatasız yapan,

16.Kendi çalışmalarını ve davranışlarını değerlendiren,

17.Suç sayılan eylemleri gören, bulan ve tanımlayan,

18.Teftiş ile sistemin gelişmesine katkıda bulunan,

20.Denetim ve soruşturma raporlarını hatasız yazan (Taymaz,1997,s48)

Müfettişte Aranılan Liderlik Nitelikleri

(Dikey, 1953, s.45).diyor ki. Teftiş ile liderlik arasında çok yakın ilişkiler vardır. Aslında bir müfettiş görevi gereği bir liderdir. Adına kurum lideri denilmemekte ancak yaptığı işler liderin yapabileceği işlerdendir (Taymaz,1997,s48).

(Karagözoğlu, 1977, s.47). diyor ki. Müfettiş görevini yaparken bir statü ve grup lideri durumundadır. Atanma ve görevlendirme, örgütteki yeri ve sorumluluğu açılarından bakıldığında bir statü lideridir. Görevini yerine getirmede çalıştığı ortam, kişiler ve şekli dikkate alındığında bir grup lideridir. Teftiş hizmetlerinde her iki kaynaktan aldığı yetkiyi kullanır. Kurumlarda müfettişlerin rolü ve nitelikleri konusunda yapılan araştırmalar, teftişin yararlı ve etkili olabilmesi için, müfettişlerin bazı liderlik özelliklerine de sahip olmaları gerektiğini ortaya koymaktadır (Taymaz,1997,s49).

(Marks ve diğerleri, •1971,8.148).diyor ki. Müfettiş değişen ve gelişen bir ortamda çalışır. Bu nedenle yenilikleri yakından izlemeli, değişme ve gelişmelerin öncüsü, önericisi, deneticisi ve değerlendiricisi olmalıdır. Eğitimde liderlik “kurumun eğitim amaçlarına ulaşmak üzere yapılacak çalışmalarda şahıs ve grupları yöneltme, kendi ile birlikte çalışmaları sağlama hareketi ve alışkanlığıdır”. Liderlik yeteneğine sahip bir müfettiş problemleri beklemeli, tahmin etmeli, çözüm yollarını bulmalı, uygulamalı ve olumlu sonuç almalıdır. Başarılı bir liderlik için aranılacak nitelikler kişilerin görüşlerine göre değişik olabilirse de müfettiş kişilerden çok grupla çalışacağından aşağıdaki liderlik özellikleri aranır (Taymaz,1997,s49).

1. Yapacağı işin gerektirdiği teknik yeterlik, teknik bilgi ve beceri sahibi,

2.Başkaları ile birlikte çalışacağına göre sosyal yeterlik, sosyal konularda bilgi ve alışkanlıklar kazanmış,

3.Samimi, güven verici, başkalarının iyiliğini isteyen, namus ve haysiyetine düşkün insan,

4.Girişken, başkalarına kolay yaklaşabilen, konuşan, inandıran, ikna eden, cesaret veren, doğru yolu gösteren insan,

5.Personele karşı yardımcı, çalışmaya istekli, güdüleyici ve arkadaşça davranış gösteren,

6.Personelin ideal ve görüşlerine, inançlarına, haklarına ve değer yargılarına karşı saygılı,

7-Kimlerle birlikte çalışacağı, ilişki kuracağı ve işbirliği yapacağı hakkında bilgili,

8.Kurumun politikası yararları hakkında başkalarını aydınlatmaya yetenekli ve istekli,

9.Personelin yetki ve sorumluluğunu anlamada, vermede yetenekli ve

bilgili,

10.Personelin hatalarını ortaya koymada, kıskançlık duygu ve hasetlerine karşı uyanık ve dikkatli,

11.Personelin daha iyi yaşaması ve gelişmesi için gerekli olanakları sağlamaya istekli ve gayretli,

12.Amaçlara ulaşmak için plan ye programlar hazırlama bilgi ve becerisine sahip,

13.Görevleri tamamlamak ve amaçlara ulaşmak üzere iyi organize bilgi ve becerisine sahip,

14.Liderlik dinamizmine ilişkin yeterli bilgi ve uygulama becerisi kazanmış,

15 .Alternatifler arasından seçim yapma, çabuk ve isabetli karar verme yeteneğini geliştirmiş,

16.Kararlarda sağlam olmak üzere esas delilleri elde eden fakat inat etmeyen insan,

17.Verilen kararları koşulları gözününde bulundurarak uygulama becerisi kazanmış,

18.İşleri tamamlama, iş usullerini geliştirme ve sonucu değerlendirme yeteneğine sahip,

19.Personeli güdüleyen, prestij ve statü konularında dikkatli olan,

20.Sistemin politika ve organizasyonuna ilişkin çalışmalarda katkıda bulunmak için bilgi ve istekli. (Taymaz,1997,s50).

(Rudkin and Veal, 1973, s.42).diyorlar ki. İyi bir lider beraber çalıştığı insanların farklı yönlerini bilir ve ona göre işlem yapar. Davranış bilimlerine göre yönetim sistemlerinin çok çeşitleri vardır Bunlar arasında en çok görüleni otokratik ve demokratik yönetim türleridir.

Otokratik yönetici emirlerindeki insanların çalışmak istemediklerine, kendi işinin ONLARİN çalışmasını sağlamak olduğuna inanır. Demokratik yönetici, beraber çalıştığı insanların işlerini benimsediklerine güvenir ve kendi rolünün, bölümünde işin daha iyi yapılması için bireyleri güdüleyici bir hava ve ruh yaratılması olduğuna inanır.

Aslında aşırı görüşlerin her ikisi de yanlıştır. Herkes, belirli bir işi söylendiği şekilde sürekli olarak yapamaz. Aynı şekilde herkes işinden aynı derecede memnun olamaz. Bazı işlerin otokratik bir şekilde denetimi gerekir. Örneğin tehlikeli olan bir işin kurallarına uygun şekilde yapılması şarttır. Diğer bir iş için çeşitli yöntemlerle iyi bir şekilde yapılabilir ve yöntem seçme kişinin kendisine bırakılabilir.

iyi bir lider ne zaman demokratik ne zaman otokratik olacağını bilmeli ve mümkün mertebe demokratik olmalıdır, iyi bilmelidir ki kendisi ile birlikte çalışanlar beşer unsurudur ve robot değildir. Lider gerçekte davranış bilimcisi olmalı, bireyler için l)Güvenlik, 2)Başarı ve tanınma, 3)Kişisel tatmin gibi ihtiyaçları olduğunu bilmelidir. Ayrıca kişileri isteklendirme ile bu ihtiyaçların bir kısmı karşılanabilir (Taymaz,1997,s51).

(Bittel, 1974, s.193).diyor ki. Bir kurumda lider davranışı ve yaratacağı atmosfer aşağıdaki şekilde dramatize edilebilir (Taymaz,1997,s51).

Burada liderlerde özellikle eğitim liderlerinde olması ve olmaması gereken özellikler bir biriyle karşılaştırılırsa demokratik ve otokratik lider yapısı daha iyi anlaşılacaktır bu vesile ile aşağıda ki karşılaştırma yapılmıştır.

Demokratik Atmosfer Etkenleri

1 .Biz, bize, bizim der

2.Grup görüşleri hakimdir.

3.Başarı gruba mal edilir.

4.Grup ve lider arasında iyi ilişkiler vardır.

5.Lider yokken de grup çalışması başlar ve devam eder.

6.Kişiler işlerini benimserler.

7.Moral yüksektir.

8.Suçlama veya kuşku azdır veya yoktur.

9.Personelin bir birine ve lidere karşı saldırısı pek az olur.

10.Davranışlarında dinamiklik-diriklik hakimdir.

11.Lidere karşı sevgi ve saygı çoktur.

12.Personel öğrenir, yetişir ve gelişir.

Otokratik Atmosfer Etkenleri

1.Ben, beni, benim der.

2.Şahıs görüşü hakimdir.

3.Başarı şahsa mal edilir.

4. Grup bazen lidere karşı koyma eğilimindedir.

5.Lider yokken grup bekler veya çalışma yavaş olur.

6.Kişiler işlerini benimsemezler.

7.Moral düşüktür.

8.Farklı derecelerde suçlama ve kuşku vardır.

9.Personelin bir birlerine ve lidere karşı saldırılan fazladır.

10.Davranışlarda statiktik, durukluk vardır.

11.Lidere karşı sevgi ve saygı azdır.

12.Personel talimat alır, yapar.

(Taymaz,1997,s51).

Müfettiş Adayının Seçilmesi

Bir sistemde personel seçme sürecinin gerekliliği ve yararları örgüt, meslek ve birey açılarından ele alınıp değerlendirilebilir. Örgütlerdeki farklı görevler, onları yerine getirebilecek bireylerde farklı özelliklerin bulunmasını gerektirir. Bu olgu kadrolama işlerinde seçme sürecini gündeme getirir. Seçme işlemi mesleğin değerini yükseltir. Bir mesleğe personelin aranılan niteliklere göre nesnel bir değerlendirme ile seçilmesi değeri ve saygınlığı artırır. Birey açısından nesnel bir seçme işlemi, kendisine güven ve saygı duymasını, kendisini değerli hissetmesini, değer sistemini geliştirmesini sağlar, haklılık duygusu, rahatlık ve huzur duyar (Taymaz,1997,s52).

(isbir, 1979,, s.54).diyor ki. Nesnel bir seçim sürecinin kullanılmadığı durumlarda birey-görev uyumluluğunun belirlenmesi bir deneme süresini gerektirir. Bu süre içinde etkinlilik düzeyi düşük bireyi çalıştırdığı için örgüt ve birey başarılı olmayacak, bireyin başarısızlığı ayrıca meslek statüsünü olumsuz yönde etkileyecek ve güveni sarsacaktır

(Başaran, 1985,s.l24). diyor ki. Seçme sürecinin yeterlik ölçütü dışında işlemesi yeterli kişilerin göreve getirilmesini rastlantıya bırakır, hiyerarşik düzeni de bozar. Mesleğe bağlılık yerini seçim sürecini etkileyen değişkenlere bırakır, geleceğe güveni sarsılan ve değer sistemi yıpranan bireyler çoğalır. Seçim süreci objektiflikten uzaklaşırsa, mantık yerini duyguya, kanıt belirsizliğe, sistem düzensizliğe ve yöntem rastlantıya bırakılmış olur, sonuçta örgüt, birey ve meslek zarar görür.

(Lucio and Mçneil, 1969, s.51).diyor ki. Müfettiş yetiştirme programına alınacak adaylarda aranılacak nitelikler, kurumlarca saptanır. Genel olarak seçilecek adaylarda aşağıdaki niteliklerin aranılması önerilir

l .Yüksek okul mezunu olması,

2.Alan derslerini okumuş olması,

3.Hizmetin gerektirdiği olgunluk yaşında olması,

4.Başarılı meslek tecrübesinin olması,

5.Başarılı yöneticilik tecrübesinin bulunması,

6.Örgüt içinde güvenilen bir eleman olması,

7.istekli olması ve bunu yazılı olarak bildirmesi,

8.Fiziki yapısının müfettişlik için uygun olması,

9.Müfettiş adayı seçme sınavlarında başarı göstermesi,

10.Yapılan hizmet-içi eğitim sonunda başarılı olması. (Taymaz,1997,s52).

Bizim Denetim sistemimizde müfettiş adayının seçilmesinde aranan özellikler ise aşağıdaki gibidir (Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği

a) En az dört yıl süreli yüksek öğrenim görenlerden;

1) Bakanlığa bağlı resmi ve özel kurumlarda en az sekiz yıl öğretmenlik yapmış,

2) Yedi yıllık hizmet süresinin en az dört yılını resmi okul ve kurumlarda öğretmen olarak, üç yılını ise Bakanlık merkez ya da taşra teşkilatı yöneticilik görevlerinde geçirmiş,

3) Fakültelerin; eğitim yönetimi, teftişi, planlaması ve ekonomisi veya eğitim yönetimi ve demetimi bölüm/anabilim dalından mezun ya da bu alanlarda yüksek lisans veya doktora yapanlardan Bakanlığa bağlı resmi okul ve kurumlarda en az üç yıl öğretmenlik ve/veya yöneticilik yapmış, olma koşullarından herhangi birini taşımak,

b) Bakanlık teşkilatında görevli olmak,

c) Müfettiş yardımcılığı yarışma sınavının açıldığı yılın Ocak ayının birinci gününde 40 yaşını doldurmamış olmak,

d) Son altı yıllık sicil notlarının ortalaması en az iyi derecede olmak,

e) Müfettişlik mesleği ile bağdaşmayacak fiillerden dolayı memuriyete engel olacak derecede olmasa dahi hapis cezasına mahkum edilmemiş (taksirli suçlar hariç) ve son altı yıllık hizmet süresinde aylıktan kesme/maaş kesimi veya daha ağır bir disiplin cezası almamış ya da bu süreç içinde idari görevi adli ve idari soruşturma sonucu üzerinden alınmamış olmak, koşulları aranmaktadır.

Müfettiş yardımcılarının işe alındıktan sonrada hizmet içi yoluyla ve iş üzerinde pratikte yetiştirilmesi gerekmektedir.

Müfettiş Yetiştirilmesi

(Başar, 1985, s. 145). Bu konuda diyor ki. Yetiştirme kavramı, belirli bir görevi yerine getirecek personel için, program kapsamı iş veya görevin gerektirdiği yeterlikleri kazandırmaya yönelik olarak düzenlenen eğitim etkinliklerini içerir. Bu nedenle görevleri gereği müfettişler için eğitim yerine yetiştirme kavramını kullanmak daha yerinde olacaktır. Müfettiş yetiştirme uzmanlık eğitimi olarak düşünülmeli ve bu eğitim müfettişin görev ve rol alanları üzerinde yoğunlaştırılmalıdır (Taymaz,1997,s52).

(Kirkpatrick, 1971, s.75).ise bu konuda şöyle diyor. Teftiş hizmetlerinin gerektirdiği bilgi, beceri ve alışkanlıkları kazandırmak üzere yapılacak eğitim bir alanda eleman yetiştirmek üzere yapılan eğitimden farklı olacaktır. Müfettiş adayı hizmet edeceği alanla ilgili öğrenimini yaptıktan, ayrıca teftişin gerektirdiği kişisel yeteneklere sahip olduğu saptandıktan sonra kendisine yetki ve sorumluluk verilebilir. Müfettiş eğitiminin nedeni ve önemi üç madde ile özetlenebilir

1.Kendilerinden neler bekleneceği konusunda bilgi edinmeleri sağlanmalıdır.

2.Teftiş işlerini en iyi bir şekilde yapabilmeleri için gerekli bilgi, hüner ve beceriler kazandırılmalıdır.

3.Başarılı olmaları için gerekli isteklilik ve alışkanlıklara sahip olmalarına çalışılmalıdır.

Ülkemizde kamu kuruluşlarında müfettiş seçimi ve yetiştirilmesi yöntemlerinde benzerlikler vardır. Genellikle müfettişler, yönetmeliklerinde belirlenen niteliklere uyan meslek elemanları arasından seçilmekte, müfettiş ve müfettiş yardımcısı olarak atanmaktadır. Yeni atanan müfettiş veya aday, kıdemli bir müfettişin yanında belirli bir süre görev yapmakta ve işbaşında yetiştirilmesine çalışılmaktadır. Hizmet içinde ve işbaşında öğretim yöntemi ve uygulamaya yönelik çalışmalarla adayın iyi yetişebileceği, bir dereceye kadar geçerlidir. (Taymaz,1997,s52).

(Ergün, 1977, s.7).diyor ki. Müfettiş adayının, iyi bir eğitim formasyonu kazanması gerektiği tümü ile kabul edilmekle birlikte, daha çok sınama yanılma yolu ile yetiştirildiği görülmektedir. Bu yöntemin kendine özgü yararlı yönleri vardır. Ancak bu yolla yetiştirmede bir müfettişin sisteme uyması için gerekecek zaman süresince sistemi güvenilir bir şekilde değerlendirmesi zor olacaktır (Taymaz,1997,s53).

(Kılıç, 1976, s.27).diyor ki. Bir kurumda aynı hizmeti gören, bireylerin meslekleri ile ilgili farklı görüşlere sahip olmaları doğaldır. Bu nedenle müfettişlerde bir bakıma aynı görüşü paylaşmayacaklardır. Ancak teftiş süreçleri ve müfettiş rollerine ilişkin konulardaki bilgi ve uygulamalarında birlik ve uyum sağlamaları gerekir. Bu gereksinim özellikle müfettişlere uygulanacak hizmet içi eğitim yolu ile karşılanabilir (Taymaz,1997,s53).

Müfettiş yetiştirmek üzere seçilen adayların hizmet içi eğitim yolu ile araştırma ve uygulama sonuçlarından yararlanılarak, teftiş ilke ve yöntemleri hakkında daha kısa zamanda bilimsel yaklaşımla yetiştirilmeleri daha yararlı olacaktır.

Memleketimizde bazı kamu kuruluşları, iktisadi devlet teşekkülleri ile şirket halindeki işletmeler, müfettiş eğitim programlarını hazırlamakta ve uygulamaktadır. Özellikle hizmet içi eğitim yoluyla müfettiş adaylarına gerekli öğrenimi yapmaları, iş başında veya iş dışında yetişmeleri sağlanmaktadır. Öğretim programları incelendiğinde, müfettişlere çoğunlukla kurumun hizmet alanı ile ilgili teknik bilgilerin ve bazı hünerlerin kazandırılmaya çalışıldığı görülür. Böylece müfettiş adayları bir alan uzmanı olarak yetiştirilmekte ve bir bakıma diğer yeterlik alanlarına gereken ağırlık verilmemektedir. Öğretici olarak kurumun başarılı yöneticileri ve müfettişleri görevlendirilmektedir. Öğreticiler tecrübe sahibi olduklarından teftişte karşılaşılan sorunları ortaya koymakta, zaman zaman adayların görüşleri de alınarak uygun çözüm yollan önerilmekte, böyle öğretim programlarında yer almamış, diğer alanların kapsamına giren konular da işlenmektedir.

Eğitim sisteminde müfettiş seçimi ve yetiştirilmesine ilişkin hükümler tüzük ve yönetmeliklerde açık, olarak yazılmıştır. Örneğin Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğünün üçüncü bölümünde atama, yetiştirme ve yükselme ile ilgili 9 madde, Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin yine üçüncü bölümünde atama, yer değiştirme ve yükselme, dördüncü bölümünde müfettiş yardımcısının yetiştirilmesi, beşinci bölümünde yeterlik sınavı ve müfettişliğe atanma ile ilgili, 38. maddeye yer verilmiştir, ilköğretim müfettişleri Kurulu Yönetmeliğinin ikinci bölümünde müfettiş yardımcılığına müracaat şartları ve imtihan şekli ile ilgili 9. madde, üçüncü bölümünde müfettiş yardımcılığına atanma ve yerleştirme ile ilgili 6. madde halinde ayrıca izleyen bölümlerde istihdam, yer değiştirme ilgili, esaslar sıralanmıştır (Taymaz,1997,s54)..

SONUÇ

Günümüzde artık bilimin teknolojinin ilerlediği iletişim imkanlarının çoğaldığı bir ortamda Eğitimin denetlenmesi gibi hayati bir önem taşıyan bir konunun ve muhatapları müfettişlerin önemi son derece artmıştır.

Eğitim denetçileri yani müfettişlerimizin de rollerini en iyi şekilde oynamaları gerekmektedir, ancak müfettiş rolünü iyi bilmiyorsa rolünü yeteri kadar çalışmamışsa veya başka bir açıdan değerlendirirsek kişisel yetenekleri veya eğitimi veya donanımı tamam değilse müfettişlik için yeterliği tamam değilse kısacası müfettişin eğitimi ve kabiliyeti yeterli değilse ortaya telafi edilemeyecek sonuçlar çıkacaktır ve telefi edilmesi mümkün olmayacaktır.

Bu nedenlerle okullarımızın işlerliğini daha iyilere götürmek eğitim iş görenlerinin daha yüksek moralle ve daha yüksek verimle çalışmalarını sağlamak ve ortaya koydukları üründe yani geleceğin sahipleri öğrencilerimizin hatasız yetişmelerini sağlamak için ve vatana millete daha faydalı insanlar olması için Eğitimin niteliğini arttırırken Müfettişlerin de niteliklerini arttırmak ve yeterlikli duruma gelmelerini sağlamak gerekmekte olduğuna inanmaktayım.

KAYNAKÇA

1-TAYMAZ, Haydar. Eğitim Sisteminde Teftiş, Kavramlar, ilkeler

Yöntemler.Ankara. 1997

2-BAŞAR, Hüseyin. Eğitim Denetçisi. Pegem Yayınları, Ankara.2000

3- AYDIN, Mustafa. Çağdaş Eğitim Denetimi. Hatpoğlu Yayınevi, Ankara.2000

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Bölüm I

BÖLÜM I

GİRİŞ

Problem

Günümüzde her anlamda çok hızlı bir değişim ve gelişimden söz etmek mümkündür. Bu gelişim sürecinde insan yaşamını olumlu yönde etkileyen gelişimlerin ivme kazanmasında eğitim önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanın bilgiye olan gereksinimi ve bilgiye en kısa yoldan ulaşma isteği de eğitime farklı boyutlar kazandırmıştır. Dolayısıyla, bireyin bu gelişime ayak uydurabilmesini, gelişim sürecine etkili ve yapıcı bir kişi olarak katılımını sağlayacak, kısaca, bireyde çağın özelliği doğrultusunda davranış formları oluşturabilecek temel araç eğitim olarak görülebilir.

Zaman ve mekan açısından sınırlanması mümkün olmadığı gibi toplumun en geniş ve çok yönlü faaliyet alanlarından birisi (Ertürk ve Erden, 1998, s.8) olarak karşımıza çıkan eğitim’i Alkan (1989), bilim ve teknolojinin hakim olduğu çağımızda insanın mükemmelleştirilmesi, kültürlenmesi, gelişmesi, doğaya ve çevreye karşı etken duruma gelmesinde etkili unsurlar (s.136) olarak kabul etmektedir.

Eğitim açısından çağımız özellikleri değişik boyutlarıyla incelendiğinde bazı faktörlerin eğitimi etkilediği görülmektedir. Bu faktörler, aşırı nüfus artışı, bilginin miktar ve ayrıntı yönünden artması, eğitim ve sosyo ekonomik ilişkiler değerinin artması, bireyin bilimsel ve teknolojik gelişmelere, değişen topluma uyum sağlamasının eğitim sorumluluğuna verilmesi, eğitime olan sosyal talebin artması (Alkan, 1994) olarak karşımıza çıkmaktadır.

Diğer taraftan, geleneksel eğitim sistemleri, bu faktörlerle karşılanamayan eğitim talepleri, kalabalık sınıflar, tesis, araç-gereç ve öğretmen yetersizliği, sosyal adalet ve fırsat eşitliği yönünden dengesiz dağılım, bireysel farklılıkların dikkate alınmaması, mevcut kaynakların etkin ve verimli olarak değerlendirilememesi gibi hususları yapısında bulundurmaktadır. (Alkan,1984, s.8).

Eğitim bilim uzmanları, günümüzde artık gelenekselleşmiş eğitim sisteminin, toplumların beklentilerine ve çağın bilgi gereksinimine karşılık veremediğini ileri sürmektedirler. Bu gereksinimin özellikle teknoloji alanındaki hızlı gelişim dikkate alındığında gittikçe arttığı gözle görülür bir hal almıştır.

Eğitim yoluyla kazanılmış yeteneklerin işe koşulmasıyla çevreye egemen olmak için gerekli işlevsel yapılar oluşturma süreci olarak tanımlanan teknoloji ile bireyin içinde yaşadığı çevre ile etkileşimi sonucu elde ettiği kalıcı izlenimlerin sahip olduğu gizil güçlere işlerlik kazandırma süreci olarak tanımlanan eğitimin (Alkan, Deryakulu, Şimşek, 1995, s.4) bir bütünlük içerisinde eğitim sürecinde etkin hale getirilmesi zorunluluğu, süreçte yaşanılan sorunların çözümünde önemli bir alternatif olarak ortaya çıkmıştır.

Eğitim sorunlarının geleneksel yöntemlerle çözülmesi zorlaşmış olması karşısında ortaya çıkan eğitim ve teknoloji bütünleşmesi ve eğitim sürecinde, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin bulgularıyla, eğitim sorunlarına çözüm getirme ve eğitimi bilimsel bir inceleme konusu yapma gereği 1960′lı yıllarda A.B.D.’de “Eğitim Teknolojisi”nin doğmasına neden olmuştur. Bu tarihten sonra bilimsel verilerin ışığında hızlı bir gelişim seyri izleyen eğitim teknolojisi disiplini, günümüz eğitiminde yerini almış bulunmaktadır.

Öğrenmeye ve öğrenme koşullarına ilişkin bilimsel bilginin uygulanması (Percival and Ellington,1988, s.21) olarak tanımlanabilecek eğitim teknolojisi kapsam olarak, eğitimle ilgili kuramların en etken ve olumlu uygulamalara dönüştürülmesi için personel, araç gereç, süreç ve yöntemlerden oluşturulmuş bir sistemler bütünü (Alkan, 1984, s.15) olarak algılanmaktadır.

Çilenti (1984) ise eğitim teknolojisini, “davranış bilimlerinin iletişim ve öğrenme ile ilgili verilerine dayalı olarak, eğitimle ilgili ulaşılabilir insangücü ve insangücü dışı kaynakların, uygun yöntem ve tekniklerle akıllıca ve ustaca kullanılıp, sonuçlarını değerlendirerek, bireyleri, eğitimin özel amaçlarına ulaştırma yollarını inceleyen bir bilim dalı” (s.29) olarak tanımlamaktadır.

Eğitim teknolojisi disiplini 1980’lerden sonra yeni bir yaklaşımla ele alınmış ve performans teknolojisi olarak isimlendirilmeye başlanmıştır. İnsan davranışını ve başarısını en düşük maliyetle artırmak amacıyla programların seçimi, analizi, tasarımı, geliştirilmesi, uygulamaya konması ve değerlendirilmesi olarak tanımlanan performans teknolojisinin karakteristikleri sistematik olma, bireyi temel alma ve işlevsel olma olarak belirmektedir (Tandoğan, 1993, C:17(88), s.14).

Alandaki literatür incelendiğinde her ne kadar çok farklı tanımlamalar yapıldığı görülse de, eğitim teknolojisinin ana hedefinin, eğitimi etkili ve verimli kılmak ve yeni olanaklar ile seçenekler üretmek olduğu konusu da dikkate alınarak, kısaca “genelde eğitime, özelde öğrenme durumuna egemen olabilmek için ilgili bilgi ve becerilerin işe koşulmasıyla öğrenme ya da eğitim süreçlerinin işlevsel olarak yapısallaştırılmasıdır” (Alkan, 1995, s.17). Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta eğitim teknolojisinin, kuram ve uygulama bütünlüğü içerisinde öğretme ve öğrenme süreçleriyle ilgili sorunlara sistematik biçimde yaklaşarak çözmeye yönelmiş olmasıdır (Gökdaş, 1996, s.4).

Günümüzde eğitim teknolojisi alanında işlevini yerine getirmeye yönelik gelişmeler yeni teknolojiler, öğretme-öğrenme süreçleri, eğitim ortamları, öğretimi programlama ve insangücü alanları olmak üzere beş ana kategoride toplanabilir (Alkan, 1987, s.124).

Özellikle içinde yaşanılan dönem ve bu dönemde varlığını sürdüren çağdaş toplumlar bu güne kadar olan toplumlardan çok ileri düzeyde entelektüel teknolojiye sahiptirler (Alkan, 1984, s.10). Bu durum, toplumda yaşayan bireylerin taleplerini her gün biraz daha artırmaktadır. Çünkü “bilgi kendi doğası gereği hızla değişmektedir. Bu ise bilgi toplumunun bir gereği olarak, bu toplum içindeki bütün üyelerin öğrenmeyi öğrenmelerini gerekli kılmaktadır” (Teker, 1993, C:26(1), s.103).

Bu değişim ve yönelimler dikkate alındığında, toplumların sosyal ve kültürel yönden değişimlere ayak uydurabilmeleri için köklü ve fakat sistemli değişiklikler yapmak durumunda oldukları ortadadır. Bu da, bilgi toplumu olmanın getirdiği bir zorunluluk olarak belirmektedir (Teker, 1993, C:26(1), s.103). İçinde yaşanılan teknolojik sistemlere bakıldığında televizyondan uyduya ve bilgisayara kadar çeşitli boyutlarda insan yaşamında yerini aldığı görülmektedir. Ancak bu sistemler içerisinde bilgi teknolojilerindeki gelişim dünyayı özellikle bilgiye ulaşım açısından önemli düzeyde küçültmüştür. Bu açıdan dikkate alındığında bilgi teknolojileri ve haliyle bu kapsamda bulunan bilgisayarlar toplum hayatında önemli ve haklı bir yere sahip olmuştur (Gökdaş, 1996, s.5).

Bilgide, kültürde, toplumda ve teknolojide oluşan gelişmelerin eğitimi bir çok yönden etkilediği bilinmektedir. Bilgi teknolojisindeki gelişmeler, toplumun bireylerden beklediği istenen davranışları edinme süreci olan eğitimi de etkilemektedir.

Bilim ve teknolojinin hayallerimizi bile gerçekleştirebildiği bir çağda yaşamaktayız. Her geçen gün başka bir düzeye ulaşılan yeni bilgi ve bu bilginin giderek karmaşıklaşması, bilgi teknolojisinde meydana gelen gelişmeler, sonuçta farklılaşan değer yapıları ve anlayışı toplumun ilgilendiği her alanda yeterli nitelik ve nicelikte insangücü ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Asıl işlevlerinden biri toplumun gereksinim duyduğu bireyleri yetiştirmek olan okulun bu gelişmelerden etkilenmemesi mümkün değildir. Ancak ne var ki, Türkiye’deki okullar açısından durum değerlendirildiğinde hiçte iç açıcı bir sonuca ulaşılamamaktadır. Eğitimde verim düşüklüğü ve çağdaş gelişimlerden faydalanamama söz konusudur.

Eğitimde verimin düşük olması, eğitimcilerin dikkatini öğrenme düzeyini etkili olarak yükseltme çabalarına yöneltmiştir. Bu nedenle geçerli öğrenmelerin oluşturulmasında özel bir yere ve öneme sahip olan öğretme-öğrenme süreci ile ilgili çalışmalar yoğunlaşmıştır (Güneş, 1991, s.73). Bu çalışmaların sonucu olarak eğitimde bilgisayarlardan yararlanma, özellikle öğretme-öğrenme sürecinde etkili olarak kullanabilme yönündeki düşüncelere paralel olarak çeşitli çalışmalar başlatılmıştır.

Alkan (1984), bilgisayarların bilim ve eğitim dünyasında yeni bir dönemi başlattığını vurgulayıp; “Bilgisayarların eğitimde kullanılma gereksinimi, eğitim isteminin aşırı derecede artması ve içeriğin karmaşıklaşması, öğretmen yetersizliği ve bireysel kabiliyet ve farklılıkların önem kazanması gibi nedenlerden doğmaktadır” (s.148) diyerek eğitim sürecinde bilgisayara olan talebi bir ölçüde vurgulamıştır.

Diğer taraftan, eğitimde bilgisayarlaşma için dört temel gerekçe ileri sürülmektedir. Bunlar; yarının bilgisayar okur yazar toplumlarına katılabilme için temel gereksinim olarak gösterilmesi, yüksek eğitim ve sonrası için kariyer yapmada ön gereklilik, bilgisayar uygulamalarını bütünleştirerek eğitimde verimliliği sağlama ve programlama veya bilgisayar programları kullanmanın zihinsel gelişimi sağladığı yönündeki düşüncedir (Cavalier and Reeves, 1993, ss.7-11). Bu temel gerekçeler toplumlara, bunların üyelerine bilgisayar bilincini kazandırma ve iyi birer bilgisayar kullanıcıları olmaları için çaba harcama zorunluluğu ve sorumluluğunu getirmiştir (Keser, 1999, s.2).

Bilgisayarların eğitimde kullanılma zorunluluğunun ortaya çıkmasıyla birlikte Türkiye’de de bu konuda çalışmalar başlatılmış ve yasal düzenlemelere gidilmiştir. Öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ortaöğretimde bilgisayar eğitiminin gerçekleştirilmesi düşüncesinden hareket edilmiş ve “Bilgisayar Destekli Eğitim Projesi “ oluşturulmuştur. Bu yöndeki gereksinimleri saptamak amacıyla 1984 yılında bir ihtisas komisyonu oluşturulmuştur. Komisyon çalışmalarıyla öncelikli olarak öğrencilere bilgisayar kullanımının öğretilmesi, 1985-1986 yılından itibaren lise ve dengi okullarda bilgisayar öğretimi ve bilgisayar destekli eğitimin başlatılması, bu süreçte görev alacak öğretmenlerin yetiştirilmesi yönünde önceliklerin belirlenmesi ve pilot uygulama sonuçları dikkate alınarak sistemin yaygınlaştırılmasına yönelik tavsiyelerde bulunmuştur. (MEB Özel İhtisas Komisyonu Raporu 1984; METARGEM, 1991, s.14).

Komisyonun bu raporu dikkate alınarak 1985 yılından itibaren hizmet içi eğitimleriyle öğretmen eğitimine başlanılmıştır. Buna paralel olarak hizmet öncesi eğitim programları içerisine bilgisayar eğitimine yönelik dersler konulmaya başlanmıştır (MEB, 1984, s.122; Numanoğlu, 1992, s.55; Gökdaş, 1996, ss.10).

MEB Özel İhtisas Komisyonu Raporu ile gündeme gelen Öğretmen eğitimi için 1985 yılında “Bilgisayar Kullanımı ve Basic Programlama Dilini” içeren bir kurs düzenlenmiştir. Yetiştirilen 225 öğretmenden yararlanılarak 1985-86 öğretim yılında pilot okulların bir kısmında uygulamalar başlatılmıştır. Bu hazırlıklardan sonra 1986-87 öğretim yılında daha önce bilgisayar gönderilen pilot okullardan öğrencilere bilgisayar kullanımı ve Basic Programlama Dili öğretilmeye başlanmıştır. Uygulama bilgisayar eğitimi çalışmalarıyla devam ederken, Devlet Bakanlığı’nca “Bilgisayar Destekli Öğretim” çalışmaları da başlamıştır. 1987-88 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarında bilgisayar destekli öğretime geçilmesi düşünülmüştür. Ancak 1988-89 öğretim yılında da bu gerçekleştirilememiştir. (Bilgisayar Destekli Eğitim Projesi Danışma Kurulu Toplantısı II. 1990, s. 2).

Bugüne kadar yapılan çalışmalarda okul öncesi eğitimden üniversiteye kadar çeşitli tür ve kademelerdeki okullarda Bilgisayar Destekli Öğretim uygulaması yapılmıştır. Öğretmen eğitimi için 1985-89 yılları arasında 37 hizmet içi eğitim faaliyeti düzenlenmiştir. Toplam 1941 öğretmenin hizmet içi eğitimi tamamlanmıştır. 1989-90 öğretim yılında, her biri 25-70′er saatten 141 farklı ders için yaklaşık 5000 saatlik yazılımın geliştirilmesi planlanmış ve ilgili firmalarla anlaşmalar yapılmıştır. Hazırlanacak ders yazılımlarını bilgisayarda kullanacak 5300 öğretmenin bilgisayar kullanımı ve özel yazılım eğitimi için çalışmalar yapılmıştır (METARGEM, 1991, s.24-26). 1990-1995 yılları arasında üniversitelerle işbirliğine gidilerek 1458 öğretmen hizmet içi eğitim yoluyla yetiştirilmiştir (Gökdaş, 1996, s.32). Bu eğitimler bundan sonrada günümüze kadar çeşitli düzey ve içeriklerde sürekli olarak devam ettirilmiştir.

Diğer taraftan Yüksek Planlama Kurulu’nun VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı stratejisinde eğitimle ilgili olarak “Eğitimin her kademesinde evrensel bilgiye ulaşmayı sağlayacak ileri teknoloji ve özellikle bilgisayar kullanımı yaygınlaştırılacaktır” (Resmi Gazete, 22279, 6 Mayıs 1995) biçiminde kararın alınması ve takiben eğitim programlarının çağdaş gelişimler dikkate alınarak yeniden düzenleneceği (Resmi Gazete, 22279, 6 Mayıs 1995) yönündeki ifadeler eğitim sürecine bilgisayarların yoğun olarak girmesinde etken olmuştur.

ilk uygulamaların 1989-1990 öğretim yılında “Bilgisayar Destekli Eğitim Projesi” adı altında proje düzeyinde başlamasıyla konu daha ciddi bir boyut kazanmıştır. Projenin amacı “Öğretmen tarafından yapılan eğitimin desteklenmesi, geleneksel eğitimin yetersizliklerinin bilgisayarın olanakları ile tamamlanması ve böylece eğitimin niteliğinin yükseltilmesidir” (Keser, 1989, s.117).

Ancak ne var ki süreç içerisinde okullarda oluşturulan bilgisayar laboratuvarlarından nasıl yararlanılacağı konusunda belirsizlik uzun bir süre devam etmiş (Taşçı, 1993, s.111) ve her ne kadar bir gelişme sağlanmış olsa da bu belirsizlik günümüzde de belli ölçülerde güncelliğini korumaktadır.

Eğitim sistemimizin içerisinde yer alan, yeni teknolojik sistemlere örnek olarak gösterilen, öğrenme makinelerinin en gelişmişi olan ve günümüzde en etkili iletişim ve bireysel öğretim aracı olarak kabul edilen bilgisayarlar öğretim hizmetinde “bilgisayar eğitimi”, “bilgisayarla eğitim” ve “bilgisayar destekli öğretim” olmak üzere üç değişik biçimde kullanılmaktadır (Keser, 1991, s.178).

Bilgisayar destekli öğretim, bilgisayar kullanımının büyük incelik, zaman ve birikim isteyen türüdür. Bu tür kullanım, bilgisayarların öğretimde kullanılmasının en zor, fakat en çok ümit verenidir. Diğer kullanım biçimlerine göre öğretmenlerin yetiştirilmesi, uygun donanımın belirlenmesi ve ders programlarıyla tutarlı ders yazılımlarının sağlanması gibi yetenek, uzmanlık, çaba ve para gerektiren karmaşık bir yaklaşım olması ve uygulanmasının çok güç olmasına rağmen, bilgisayar destekli öğretim bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır ve okul öncesi eğitimden yüksek öğretime kadar olan değişik eğitim kademelerinde ve fen bilimleri, matematik, yabancı dil gibi pek çok derste yapılmaktadır (Keser, 1991, s.178).

Yapılan araştırmaların çoğu eğer uygun materyaller ve koşullar sağlanırsa bilgisayarların yaratıcılığı ve kritik düşünme özelliklerini geliştirdiğini, öğrenme ortamını zenginleştirdiğini ve eğitimin niteliğinde değişiklikler yaratabildiğini ortaya koymuştur (Akkoyunlu,1992, s.321).

Bilgisayar destekli eğitime yönelik araştırma sonuçlarından önemli bir kısmı bilgisayar destekli öğretimin başarıyı artırdığı yönünde sonuçlara ulaşmıştır. Örneğin özellikle son beş yıl içerisinde yapılan araştırmalardan birisi olan ve Çeliköz (1996)’ün yaptığı araştırmada Linkway yazarlık sistemi kullanılarak hazırlanan ders yazılımının etkililiği test edilmiş ve yazılımın belirlenen hedeflere ulaşmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Meyveci (1997)’nin yaptığı araştırmada fizik öğretiminde bilgisayar destekli öğretim alan öğrencilerin başarısı geleneksel öğretim alan öğrencilerin başarılarından daha yüksek çıkmıştır.

Aytürk (1999) tarafından yapılan araştırma İngilizce öğretiminde bilgisayar destekli öğretim yöntemi öğrencilerin İngilizce dersindeki başarılarını olumlu yönde etkiler denencesini test etmiş ve araştırma sonucunda bu denence kabul görmüş yani deney ve kontrol gruplarının ön ve sontest puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Dolayısıyla bilgisayar destekli öğretim geleneksel yönteme göre öğrenci başarısı üzerinde daha etkili olmuştur.

Kebapçı (1999) tarafından yapılan araştırmada ise Linkway yazarlık sistemi kullanılarak hazırlanan ders yazılımının belirlenen ünitenin amaçlarını gerçekleştirmede başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Semerci (1999) tarafından yapılan araştırmada ToolBook yazarlık sistemi kullanılarak hazırlanan çoklu ortam materyali bir gruba uygulanmış ve sonucunda deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuş. Dolayısıyla çoklu öğretim materyalinin öğrenci başarısını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Yapılan araştırmaların sayısı gün geçtikçe artmakla birlikte gelişen teknolojik olanaklarla birlikte yeni araştırma durumları ortaya çıkmaktadır. Ancak bugüne kadar yapılan araştırma sonuçları bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısını olumlu yönde etkilediği yönünde bir genelleme yapmak olanaklı görünmektedir.

Öte yandan bir ders aracı olarak işe koşulan bilgisayar, öğrenciyle etkileşim açısından önemli olanaklar sağlamaktadır. Bilgisayarın bu özellikleri doğru kullanıldığında, öğrencinin öğrenme-öğretme sürecini son derece etkin bir biçimde ve kendi bireysel tercih özelliklerine uygun bir biçimde katılımı sağlanabilmektedir (Şeniş,1993, s.63).

Bilgisayarların belirlenen eğitsel etkililiğine karşın hazırlanan ders yazılımlarından ancak %5’inin kaliteli olarak değerlendirilebileceği söz konusudur. Çünkü ders yazılımı hazırlayan kişilerin neyi nasıl öğreteceklerine yönelik bilgi yoksunluğu söz konusudur (Flake, Mc Cilintock and Turner, 1985). Bu veri günümüz açısından değerlendirildiğinde önemli gelişimlerden söz etmek olanaklı olmakla birlikte yazılım hazırlamanın bir ekip işi olduğu düşüncesinin hala ön planda tutulmadığı aşikardır. Bu durum ise yazılım firmalarının teknolojinin sunduğu olanakları kullanarak -özellikle son yıllarda- hazırladıkları çoklu ortam materyalleri alan uzmanları tarafından eleştirilmektedir.

Bilgisayarların eğitimde etkin olarak kullanılması için gerekli olan ortam düzenlenmesi, nitelikli ders yazılımları, mevcut eğitim programlarının bilgisayar destekli öğretime uyabilecek şekilde düzenlenmesi ve bilgisayar destekli öğretimde hizmeti sunacak olan öğretmenlerin yetiştirilmesi açısından durum incelendiğinde ciddi sorunlar olduğu ortadadır.

Öğretme-öğrenme sürecinin daha verimli olabilmesi açısından kullanılan bilgisayarlara, öğrenci sayısının çoğalması, bilgi artışı, eğitim talebinin artması ve buna bağlı olarak öğretmen ve diğer ortamların yetersizliğinden dolayı daha çok gereksinim duyulduğu açıktır. Fakat bu gereksinimin giderilmesi eğitim teknolojisinin yeterince incelenmemesi ve anlaşılamaması nedeniyle eğitim ortamlarına bilgisayar laboratuvarlarını dahil etme ve her yıl yeni bilgisayarlarla bu laboratuvarları donatma yolu seçilmiştir. Daha çok öğretmen yetiştirerek ve daha çok bilgisayar alarak eğitime çağdaş bir boyut kazandırılacağı ve öğrenmenin daha etkili olacağı sanılmıştır. Günümüzde halen ağırlıklı olarak sistemde uygulanan geleneksel yapıda eğitim personeli belirli ders konularında uzmanlaşmış öğretmenlerle sınırlı kalmıştır. Eğitim teknolojisinin gelişmesi ve yeni teknolojilerin işe koşulması eğitimde insan gücünün özelliklerini değiştirmiştir. Bu durum tek öğretmen yerine eğitsel alanda farklı görev alanlarından oluşan bir ekibin işbirliği gereğini ortaya koymuştur.

Diğer önemli nokta, ders yazılımı üretiminin yeni ve farklı örgütlenmeleri gerektirmesidir. Bu tür örgütlenmeler ortaya çıktığında ve ilk denemelerden elde edilen deneyimler değerlendirilerek daha başarılı materyal geliştirmeye yönelik yazılımlar üretildiğinde, çok daha verimli çalışmaların ortaya çıkması beklenebilir.

Gerçekte ders materyali üretimi, bilgisayar yazılımı üretiminden belirli açılardan niteliksel farklılık gösterir. Bu farklılığın dikkate alınmaması ve ders yazılımının bilgisayar yazılım uzmanlarına terk edilmesi, çok sayıda başarısız uygulamanın tek gerçek nedeni olarak gösterilmektedir (Keser, 1991, s. 179).

Türkiye’de, ortaöğretimde bilgisayar destekli öğretimde kullanılmak üzere hazırlanmış ders yazılımları ya da bu yazılımların temin edilebileceği yazılım evleri son yıllarda oluşmaya başlamış olmakla beraber ne yazık ki bunlarda da bilgisayar programcıları ön plana çıkarılarak işin eğitsel boyutu arka planda bırakılmıştır.

İhtiyaç duyulan ders yazılımların edinilmesinde; hazır paket yazılımların yurt dışından satın alınarak kullanılması, bir merkezde ders yazılımlarının hazırlatılarak okulların hizmetine sunulması, okullarda ders öğretmenleri tarafından hazırlanarak kullanılması, ders öğretmenlerinin edindikleri yazılımları kendi gereksinmeleri doğrultusunda geliştirerek uygulamaları gibi çeşitli seçenekler söz konusu olmaktadır (Keser, 1991, s.180). Ancak hangi seçenek tercih edilirse edilsin “yazılım seçiminde dikkat edilecek noktalar”ın göz önünde bulundurulması ve ders yazılımlarının hazırlanması ve geliştirilmesinde “yazılım geliştirilme aşamaları”nın izlenmesi ya da izlenmiş olması gerekmektedir.

Ders yazılımlarının hazırlanması ve geliştirilmesi; sistem yaklaşımı, ekip çalışması, ayrıntılı analizler, iş akış şemaları ve ön hazırlık çalışmaları gibi etkinlikleri gerektirmektedir. Böylesine kapsamlı ve geniş uzmanlık bilgi ve becerisi gerektiren çalışmaların geliştirilebilmesi bir “Ekip” ile olanaklı olmaktadır. Bir ders yazılım ekibinde yeterli sayıda eğitim teknoloğu, program geliştirme uzmanı, ölçme-değerlendirme uzmanı, konu uzmanı olarak ders yazılımlarının geliştirileceği dersin öğretmeni, sistem tasarımcısı ve programcısı, operatör gibi pek çok elemanın görev alması gerekmektedir (Keser, 1989, s.263).

Ders yazılımları; gösterim/ders kitabı türünde, benzetim, alıştırma ve uygulama, diyalog kurma, problem çözme, eğitici oyunlar, bilgi deposu, yaratıcı etkinlikler, test yapma gibi çeşitli gerçekleşme biçimleri dikkate alınarak hazırlanabilir (Keser, 1991, s.181). Hazırlanacak ders yazılımlarında; dersin ve konunun özellikleri, öğrencilerin düzey ve ihtiyaçları, öğretim amaçları vb. hususlar dikkate alınarak yukarıda belirtilen gerçekleşme biçimlerinden uygun olanlara yer verilmesi bir zorunluluk göstermektedir.

Diğer taraftan, ders yazılımı hazırlamak için çeşitli programlar söz konusu olmuştur. özellikle izlence geliştiricilerin, bilgisayar destekli öğretim materyallerini daha kısa sürede ve daha az çaba ile hazırlayabilecekleri ortamlar olan yazarlık araçları, bu alanda ilgi çeken konulardan birisidir. Yazarlık aracı, bilgisayar destekli öğretim yazarlarının izlence geliştirmek için bilgisayarla iletişim kurdukları bir yöntem olarak tanımlanmaktadır (Kaşlı, 1991, s.16). Ayrıca Kaşlı (1991), bir yazarlık aracının öğretim tasarımı için gereken süreyi azaltmamasına rağmen, materyal içeriklerini düzenlemekte, bunları bilgisayara aktarmada ve test edilerek hatadan arındırmada önemli oranda zaman kazandırdığını vurgulamaktadır.

Yazarlık aracı tiplerini McCormack ve Jones (1998) dört grupta toplamıştır. Bunlar;

Sayfa ve nesne temelli yazarlık araçları,

Akım şeması (flow line) doğrultusunda ve ikon temelli

Zaman ve script temelli,

Hypertext ve hypermedia (s.140) olarak sınıflandırılmaktadır.

Sayfa ve nesne temelli yazarlık araçlarına örnek olarak ToolBook, İkon temelli yazarlık araçlarına örnek olarak Authoware gösterilmektedir. Hypertext yaklaşımının en göze çarpan örneği ise HyperText Markup Language (HTML)’dir (McCormack ve Jones, 1998, s.140).

Öğretim amaçlı bir yazılım hazırlamada kullanılacak yazarlık aracının seçiminde göz önünde bulundurulması gereken bazı genel faktörler vardır. Bunlar;

Geliştirme ve servis için kullanılabilir uygun donanım

Projenin doğası

Fiyatı

Araca olan taleptir.

Ayrıca bunlara ek olarak düşünülmesi gereken iki önemli faktör daha söz konusudur ki bunlar da;

Yazarlık aracının kullanım kolaylılığı ve

Gösterdiği güçtür (McCormack ve Jones, 1998, s.140).

Bu temel faktörler dikkate alındığında HTML ön plana çıkmaktadır. Çünkü, HTML, World Wide Web (www) için geliştirilmiş uygulamalar için temel sağlar. Kolay kullanılıyor olma avantajına sahiptir. Bir text dosyasına mark-up tagları eklenmesini kapsar. Aynı zaman da çok geniş dağıtım temellerine açıktır. Dokümanlar web server üzerine yerleştirilebilir (McCormack ve Jones, 1998, s.141).

Güçlü bir dağıtım platformuna sahip HTML bu yönüyle ToolBook ve Authoware gibi araçlara benzetilmekle beraber çok düşük düzeyli yazarlık becerisi sağlamaktadır. Ayrıca network dağıtımı için yazarlığın gücü çarpıcıdır. Java applet’leri HTML dokümanları üzerine eklenebilir (Boyle, 1997, s.13).

Belirtilen özellikleri yanında günümüzde FrontPage, Dreamweaver gibi HTML kodlarını arka planda otomatik olarak kendi yazan paket programlar geliştirilmişse de fiyatlarının Türkiye şartlarında, özellikle öğretmenler için yüksek düzeyde oluşu önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca bu programlarda da zaman zaman sorunlar yaşanmakta ve HTML kodları aracılığı ile düzenlemeler yapma yoluna gidilmektedir.

Türkiye’de ve dünyada en yaygın olarak kullanılan Microsoft Office programlarında düzenlenen metinlerin veya sunuların HTML dokümanı olarak kaydedilmesine olanak tanınması yanında NotePad kelime işlemcide kodların yazılarak web’de yayınlanabilme olanağının olması pratik ve önemli bir avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca HTML’nin öğretimine yönelik olarak internet ortamında çok sayıda eğitim sitelerinin ve örnek dokümanların (metin, animasyon, resim vb.) oluşu aktif kullanıcılar için önemli kolaylıklar sağlamaktadır.

HTML bilgisayar ortamında web tabanlı ve bilişselci anlayışa uygun öğretim materyallerinin hazırlanmasına olanak tanımakla birlikte (Özçelik, 2001, ss.229-233) oluşturmacı öğrenmeyi destekleyen hypertext ortamların (Tezci ve Gürol, 2001, ss.184-187) oluşturulması açısından da olanaklar sunan bir yazarlık aracıdır. Bu özelliği dikkate alındığında HTML gerek nesnelci yaklaşıma ve gerekse son yıllarda ön plana çıkan oluşturmacı (yapıcı) anlayışa uygun öğretim materyali hazırlama olanağı tanımaktadır

Diğer taraftan varolan bu birçok yazarlık aracına rağmen eğitimcilerin, bunları kendi konularına uygulamakta güçlük çektikleri, ayrıca bazı eğitimcilerin kendi özel eğitim programlarını geliştirmek istedikleri görülmektedir. Fakat bu durum, pek çok eğitimci için önemli bir sorun olmuştur. Çünkü, programlama becerisine sahip olmalarını gerektirmiştir (Kaşlı, 1991, s.15).

Ders yazılımı hazırlamak isteyen eğitimciler piyasada yer alan çeşitli yazarlık sistemlerinden faydalanmaktadırlar. Fakat bu yazarlık sistemlerinin kullanımının yeterince bilinmemesi nedeniyle nitelikli ders yazılımı geliştirmede güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Herhangi bir yazarlık aracını öğreten Türkçe ders yazılımı konusundaki ciddi yetersizliklerin varoluşu da bu güçlüğü arttırmaktadır.

Öğretmenlerin materyal hazırlamaya yönelik isteklerini ve gereksinimlerini karşılama ve basit kodlar kullanarak sorunu gidermede Hypertext Markup Language (HTML) yazarlık aracı çözüm olarak görülebilir. Çünkü, yorumlayıcı bir yazarlık aracı olan HTML’de öğretmenlerin üst düzeyde programlama diline gereksinim duymadan öğretim materyalleri hazırlamaları ve bunları internet ortamından sunmalarına kolaylıklar getirmesi, ekonomikliği ve yaygınlığı açısından tercih edilen bir yazarlık aracı olarak ön plana çıkmaktadır. Ancak bu konuda bilimsel düzeydeki araştırmaların yetersizliği HTML’de hazırlanacak bir öğretim yazılımının ne derece etkili olabileceği ve eğitsel ortamlarda sorunsuz kullanılabilirliği konusundaki soruları da beraberinde getirmektedir. Bu temel sorundan hareketle bu araştırmada, HTML’de hazırlanan bir ders yazılımının etkililiğinin test edilmesi konusu ele alınmaktadır.

Amaç

Bu araştırmanın genel amacı, yazarlık aracı kullanılarak hazırlanan ders yazılımının etkililiğini belirlemektir. Bu genel amaç çerçevesinde aşağıdaki sorulara cevap aranacaktır.

Yazarlık aracı kullanılarak hazırlanan ders yazılımının öğrenci başarısına etkisi nasıldır?

Yazarlık aracı kullanılarak hazırlanan ders yazılımına yönelik öğrenci görüşleri nelerdir?

Önem

Bu araştırmanın, bilgisayar destekli eğitime geçiş sürecinde yoğun olarak karşılaşılan ve yetkililerce de dile getirilen öğretim yazılımı eksikliğinin giderilmesine yönelik bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Araştırma bir yazarlık aracı kullanılarak, öğretmen yetiştiren bir kurumda öğrenim gören öğrencilere, bir yazarlık aracını öğreterek, bilinçli öğretmen adaylarının yetişmesine destek sağlama açısından da önemli bir katkı sağlamış olacaktır. Diğer taraftan öğretmen adaylarına yazarlık aracı aracılığı ile öğretim yazılımı hazırlama konusunda da belli kazanımlarının olduğu düşünülmektedir. Bu kazanımın okullardaki laboratuvarların daha etkili kullanımını sağlamak ve başarıyı artırmak için gerekli olan ders yazılımını hazırlamada eğitimcilere bir alternatif sunacağı da düşünüldüğünde araştırmanın bilgisayar destekli eğitim uygulamalarına katkısının önemli düzeyde olduğu ortaya çıkmaktadır.

Tüm bunların dışında araştırma benzer nitelikteki araştırmalara kaynak teşkil ederek benzer araştırma yapan ve/veya yapacak olan alan uzmanlarına, araştırmacılara kaynak teşkil edeceği, ders yazılımı hazırlamayı düşünen öğretmenlere örnek olacağı ve okullardaki ders yazılımı gereksiniminin giderilmesine yönelik çalışma yapan özel ve resmi kurum ve kuruluşların ilgili birimleri için örnek bir uygulama olacağına inanılmaktadır.

Bu araştırmanın eğitime sağlayacağı inanılan ve yukarıda belirtilen katkılarından dolayı önemli olduğu düşünülmektedir.

Varsayımlar

Araştırma süresince görüş ve önerilerine başvurulan kişiler, kendilerine yöneltilen sorulara samimi ve doğru cevap vermiştir.

Deneysel işlem öncesi yapılan öntest ile deneysel işlem sonrası yapılan sontest puanları arasındaki farklılık deneysel işlem süresince kullanılan ders yazılımından kaynaklanmıştır.

Sınırlılıklar

Araştırma;

A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi BÖTE Bölümü 1.Sınıfta okuyan ve derse devam sorunu olmayan 23 öğrenciyle sınırlıdır.

Süre olarak iki hafta (10 ders saati) ile sınırlıdır.

Yazarlık aracı olarak HTML ile sınırlıdır.

Yöntem olarak, genel tarama modellerinden literatür tarama ve anket tekniği ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile deneme öncesi modeller içerisinde yer alan tek grup öntest-sontest modeliyle sınırlandırılmıştır.

Tanımlar ve Kısaltmalar

Ders Yazılımı: Öğretilecek konuların bilgisayar programlama dillerinden yararlanılarak öğretim amacıyla bilgisayara uyarlanması sonucu oluşturulan ders programı.

Yazarlık Aracı: Bir bilgisayar destekli öğretim ders yazılımının temel ögeleri olan metin, resim, ses ve animasyonların, sayfalar halinde düzenlenebilmesini ve bu şekilde düzenlenmiş sayfalar arasında öğrencinin tepkilerine göre program akışının denetlenebilmesini sağlayan bilgisayar programları.

Bilgisayar destekli öğretim : Bilgisayar, öğretmenin zor fakat zorunlu bazı görevlerini üstlenerek ona destek olan bir öğretim aracı ve öğrenmenin oluştuğu bir ortam olarak kullanıldığı etkinlikler (Keser, 1988, s.18).

AÜEBF : Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi

BDÖ : Bilgisayar Destekli Öğretim

BÖTE : Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü

HTML : Hypertext Markup Language

G : Grup

O1 : Öntest

O2 : Sontest

ö : Öntest aritmetik ortalaması

s : Sontest aritmetik ortalaması

BÖLÜM II

YÖNTEM

Bu bölümde araştırma süresince izlenen araştırma modeli, araştırmaya dahil edilen çalışma grubu, verilerin toplanmasında izlenen yaklaşım ve verilerin çözümlenmesinde kullanılan istatistiksel teknikler açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Araştırma Modeli

Araştırmada öncelikle kuramsal verilere ulaşabilmek için genel tarama modellerinden literatür tarama tekniği kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin özelliklerini ve ders yazılımına ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla anket formu oluşturulmuştur. Anket formu 4 seçenekli, 2 açık uçlu ve 5 likert tipi olmak üzere toplam 11 sorudan meydana gelmiştir.

Diğer taraftan ders yazılımının etkiliğini belirlemek için deneme öncesi tek grup öntest-sontest modeli kullanılmıştır. Bu model aşağıda özetlenmiştir.

Grup Öntest Deneysel İşlem Sontest

G O1 BDÖ O2

Veri Kaynakları

Araştırmada temel veri kaynağı olarak iki gruptan yararlanılmıştır. Bunlardan birincisi yazılımın geliştirilmesinde görüş ve önerilerine başvurulan uzman grubu, diğeri ise yazılımın uygulandığı denek grubudur.

Yazılımın hazırlanmasında yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak hazırlanan yazılımın değerlendirilmesine katkıda bulunan uzman grubu, toplam 10 kişiden oluşmuştur. Bu uzman grubun 7’si (3 Bilgisayar Destekli Eğitim alanında, 1 Programlı Öğretim alanında, 1 Program Geliştirme alanında, 1 Resim alanında, 1 Ölçme ve Değerlendirme alanında uzman) alanında doktora yapmış ve yapmakta olan kişilerdir. Diğer üç kişi ise HTML dilini bilen bilgisayar öğretmenlerinden oluşmaktadır.

Araştırmada veri kaynağı olarak yararlanılan denek grubunu 2000-2001 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi BÖTE Bölümü 1.Sınıfta öğrenim gören ve Eğitimde Bilgi Teknolojileri II dersini alan 23 öğrenci oluşturmuştur.

Veri toplama araçlarının geliştirilmesi

Bu kısımda araştırma verilerinin toplanmasında kullanılmak üzere geliştirilen araçlar ve bu araçların nasıl hazırlandığı konusundaki bilgilere yer verilmiştir.

Ders yazılımı değerlendirme formu

Bu aşamada öncelikle ders yazılımını değerlendirmede Şimşek (1998) tarafından belirlenen öğretim yazılımı ekip denetim formu yapılan görüşmelerde temel ölçüt olarak kullanılmıştır (Ek :1).

Öğrenci değerlendirme formu

Diğer taraftan araştırmanın amaçları dikkate alınarak, öğrenciler hakkında bilgi ve öğrencilerin ders yazılımına ilişkin görüşlerini belirtebilecekleri bir ‘öğrenci değerlendirme formu’ oluşturulmuştur (Ek:7). Bu form üç bölüm halinde hazırlanmıştır. Formun birinci bölümünde öğrencilerin kişisel bilgilerini belirtecekleri 4 soru, ikinci bölümünde öğrencilerin yazılım hakkındaki görüşlerini yansıtacakları ve 5 sorudan oluşan beş aralıklı likert tipi ölçek hazırlanmıştır. Bu ölçeğin güvenirliği hesaplanmış ve Crombach Alfa katsayısı .82 olarak bulunmuştur. Bu değer ölçeğin yüksek güvenirlikte olduğunun göstergesidir. Ayrıca ölçme ve değerlendirme konusunda uzman desteği de alınmıştır. Üçüncü bölümde öğrencilerin görüş ve önerilerini yazabilecekleri 2 açık uçlu soru olmak üzere toplam 11 sorudan oluşmaktadır.

Başarı testi

Araştırmada içeriğe ilişkin öğrencilerin deneysel işlem öncesi ön bilgilerini ve deneysel işlem sorası son bilgilerini ölçmek amacıyla dört seçenekten oluşan çoktan seçmeli, 30 soruluk bir ölçme aracı hazırlanmıştır. Ölçme aracı, ders yazılımı içeriğinde yer alan konunun hedef davranışları dikkate alınarak ölçme ve değerlendirme uzmanı desteğinde araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Ölçeğin hazırlanması sırasında kapsam geçerliği için HTML yazarlık aracını bilen alan uzmanlarından destek alınmıştır. Diğer taraftan ölçekteki her bir maddenin madde toplam korelasyon katsayılarını belirlemek amacıyla madde analizi yapılmıştır. Bu değerler Ek:6’da verilmiştir. Madde analizi sonunda madde toplam korelasyon katsayısı .30’un altında çıkan 5 madde ölçekten çıkarılarak toplam 25 maddeden oluşan başarı testi elde edilmiştir. Bu başarı testi hem öntest (Ek: 2) ve hem de sontest olarak uygulanmıştır (Ek: 3). Bununla beraber ölçeğin güvenirlik düzeyini belirlemek amacıyla da uygulama yapılmıştır. Ölçme aracının gerek madde analizi ve gerekse güvenirlik çalışmasının yapılmasında Sağlık Bakanlığı Gevher Nesibe Sağlık Eğitim Enstitüsü Tıbbi İstatistik ve Bilgisayar Bölümü 1.sınıf öğrencilerinden yararlanılmıştır. Güvenirlik için Kuder-Richertson (KR 20) formülü uygulanarak başarı testinin güvenirlik katsayısı .78 olarak belirlenmiştir. Bu değer ölçme aracının güvenirliği konusunda yeter bir değerdir.

Ders yazılımının hazırlanması

Bu kısımda yazılım geliştirme konusunda izlenen yaklaşımlardan örnekler verilerek seçilen yaklaşım doğrultusunda gerçekleşen çalışmalar adım adım ele alınarak açıklanmıştır.

Semerci (1999) tarafından yapılan araştırma sonucunda aşağıda verilen yazılım geliştirme süreçleri aşamalarıyla birlikte Çizelge biçiminde ortaya konulmuştur:

Çizelge 1: Ders yazılımı tasarımlama aşamaları

Amaçların tanımlanması,

Kaynakların belirlenmesi

Başlangıç çalışmaları,

Genel öğretim tasarımı

Başlangıç çalışmaları,

Standartları belirleme,

İçerik analizi

Başlangıç çalışmaları

Hazırlık

Yazılım için fikirlerin yaratılması,

Fikirlerin düzenlenmesi,

Ekran görüntülerinin kağıda dökülmesi,

Akış şeması düzenlenmesi

Ayrıntılı tasarım,

Ekran tasarımları,

Kod tasarımı

Ayrıntılı tasarım,

Ekran tasarımı

Hedefleri belirleme,

Etkileşimi düzenleme,

Teknik tasarım

Öğretimsel Tasarım

Programlama

Kodlama,

Bütünleştirme

Gerçekleştirme

Kodlama

Uyarlama

Değerlendirme

Ön inceleme,

Hatadan arındırma,

Şekil verici değerlendirme,

Yeniden düzenleme,

Sonuç değerlendirme

Değerlendirme

Değerlendirme, Geliştirme

Değerlendirme, Geliştirme

İhtiyaçların analizi

Taslak amaçların yazılması

Hedef kitlenin özelliklerinin belirlenmesi

Hedeflerin yazılması

İçeriğin (Neler Öğretileceğinin) taslağının belirlenmesi

Yazılım Haritasının planı

Yapılacakların tanımlanması

Öğrenme stratejilerinin belirlenmesi

Yazılımın Akış Şeması

Araçların (video, grafik, animasyon, ses) üretilmesi

Yazılımın hazırlanması

Yazılımın geliştirilmesi

İhtiyaç analizi,

Ayrıntılı taslak geliştirilmesi

Yazılım öncesi hazırlıklar,

Öğretim tasarımı

Yöntem ve araçların belirlenmesi

Tasarım/ Senaryonun geliştirilmesi

Detayların yazılması

Tasarımın bilgisayar ortamına aktarılması

Modelin geliştirilmesi

Yazılım ve donanım olarak ürünün geliştirilmesi

Uygulama

Değerlendirme

Geliştirme

Trolip, 1985

Bork, 1984

Kaşlı,1987

Gaveski,1998

Şimşek,1998

www.aliencom. com/software

Simulation and Multimedia

Araştırmada kullanılan süreç

Bulunduğu kaynak: (Semerci, 1999, s.44).

Çizelge’de verilen süreçlere ek olarak Akpınar (1999) Bilgisayar destekli eğitim yazılımı geliştirmede dokuz temel aşama listelemiştir. Bunlar:

Ders hedefleri ve öğrenci gereksinimlerinin belirlenmesi

Yazılım rasyonelinin belirlenmesi

Rasyonelin kavramsal ve fonksiyonel tasarıma dönüştürülmesi

Tasarımın gözden geçirilmesi

Tasarımın model olarak programlanması

Model programın değerlendirilmesi / geçerlenmesi

Tam sürümün programlanması

Tam sürümün geçerlenmesi

Tam sürümün değerlendirilmesi (s.186)

olarak belirtilmektedir.

Diğer taraftan Bülbül (1997) araştırmasında çeşitli kaynaklardan yola çıkarak ortaya koyduğu ders yazılımı hazırlama aşamalarını aşağıdaki sistematikte belirtmiştir. Bunlar:

Programın anahatlarının tasarımı

Prototip

Değerlendirme, Deneme, Değiştirme

Geliştirilmiş program

Gerekli değişiklikleri yapma

Final program

aşamalarından oluşmakla birlikte final programın hazırlanmasından sonra revizyon yapılması gereğini de sistematik içerisinde vurgulamıştır.

Buraya kadar verilen ve değişik alan uzmanlarının ortaya koyduğu ders yazılımı hazırlama sistematiği incelendiğinde Bülbül (1997) de belirttiği gibi bazı yönleriyle değişik sistematikler izlenmiş olmasına karşın tümündeki ortak vurgunun program tasarımının doğrusal değil dairesel bir süreç olduğudur (s.49).

Bu araştırma için hazırlanan ders yazılımında ise belirtilen yaklaşımlardan, daha güncel olması da ön planda tutularak, Akpınar (1999) tarafından belirlenen sistematik izlenmiştir. Bu sistematik kapsamındaki her bir aşamada yapılan çalışmalar aşağıda verilmiştir.

1.Hedeflerin ve öğrenci gereksinimlerinin belirlenmesi:

Ders yazılımı hazırlama işleminde öncelikle yazılımın uygulanacağı sınıf ve ders dikkate alınmıştır. Bu aşamadan sonra belirlenen derste öğretimi gerçekleştirilecek ünitenin hedefleri ve bu hedefler kapsamında yer alacak hedef davranışlar konu alanı uzmanlarıyla da işbirliği yapılarak belirlenmiştir. Bu aşamada belirlenen hedefler şunlardır:

HTML (Hypertext Markup Language)’nin ne olduğunu tanıma, bu ders yazılımı hazırlanırken neden HTML seçildiğini bilme,

HTML dokümanını tanıma, belirteç kavramını bilme ve bazı belirteçleri kullanarak temel bir HTML dokümanı oluşturabilme,

HTML sayfalarında yer alan  paragraf veya satırlarını düzenlemeyi  bilme,

Bir yazının biçimsel özelliklerini değiştirebilme,

Bir HTML sayfası içerisine; resim ve ses ekleme, sayfa içerisinden başka bir sayfa veya internette yayınlanan Web Sitesine bağlantı verebilme.

2.Yazılım rasyonelinin belirlenmesi ve doğrulanması

Bu aşamada belirlenen hedeflerin bilgisayar olanaklarıyla nasıl kolay hale getirilerek sunulacağı üzerinde literatür incelenmiş ve alan uzmanlarının görüş ve önerileri de dikkate alınarak HTML yazarlık aracı seçilmiştir. Ders yazılımı içeriği ise programlı öğretim yaklaşımı doğrultusunda tasarımlanmıştır. Diğer taraftan içerikte nelerin, hangi düzeyde verileceği, önemli vurguların ve dikkat odaklama araçlarının nasıl gösterileceği ortaya konulmuştur.

3.Rasyonelin kavramsal ve fonksiyonel tasarıma dönüştürülmesi

Bu aşamada ekran renkleri, önemli vurgu ve dikkat odaklama araçları için nesneler belirlenmiştir. Ayrıca diğer ekran objelerinin (buton, ikon, resim) estetik özellikleri ve ne tür işlevlerinin olacağı ortaya konulmuştur (Ek:10). Diğer taraftan öğrencilerin sorulara doğru veya yanlış cevap vermeleri durumunda verilecek dönütlerin içerik ve ekran tasarımı gerçekleştirilmiştir. Tüm bu işlemler HTML yazarlık aracının sunduğu olanaklar dikkate alınarak tasarımlanmıştır.

4.Tasarımın gözden geçirilmesi

Bu aşamada tasarımlanan ders yazılımı hedef kitleden seçilen 4 öğrenciye tek tek gösterilerek eleştiri ve önerileri alınmıştır. Ayrıca bu aşamada ekran tasarımcısı ve eğitim teknoloğu ile iletişim kurularak görüş ve önerileri alınmıştır.

5.Tasarımın model olarak programlanması

Ders yazılımının tüm yönleriyle tasarımlanması ve üzerinde görüş birliğine varılmasından sonra HTML yazarlık aracı kullanılarak tasarım bilgisayar ortamına araştırmacı tarafından aktarılmıştır.

6.Model programın değerlendirilmesi

Tasarımın bilgisayar ortamına aktarılmasından sonra ortaya çıkan ders yazılımı Şimşek(1998) tarafından hazırlanan “Ekip Denetimi Formu” kullanılarak daha önceden belirlenen uzmanların görüşüne sunulmuştur. Uzmanlardan formdaki ilkeler doğrultusunda eleştiri ve öneriler alınmıştır.

7.Tam sürümün programlanması

Uzman görüşlerinin alınmasından sonra gerekli düzeltmeler yapılarak, yazılımın tam sürümü gerçekleştirilmiştir.

8.Tam sürümün geçerlenmesi

Tam sürümün programlanmasından sonra ders yazılımı sunucu bilgisayara (web server) aktarılmıştır (upload edilmiştir).

9.Tam sürümün değerlendirilmesi

Tüm izlenen aşamaların sonucunda web ortamında sunulan ders yazılımı Gevher Nesibe Sağlık Eğitim Enstitüsü Tıbbi İstatistik ve Bilgisayar Bölümü birinci sınıf öğrencilerine ön uygulama yapılmıştır. Bu aşamada herhangi bir sorunla karşılaşılmadığı belirlenmiştir. Dolayısıyla ders yazılımı deneysel işlem süresince kullanılabilecek hale getirilmiştir.

Verilerin Toplanması

Araştırmanın kuramsal temelini oluşturmak ve anket formunu hazırlamak için öncelikle literatür taranmıştır. Daha sonra HTML yazarlık aracı kullanılarak ders yazılımı araştırmacı tarafından, uzman desteği de alınarak hazırlanmıştır. Ayrıca hazırlanan ders yazılımı için bir de kullanım kılavuzu oluşturulmuştur (Ek:8). Bu işlemlerden sonra yazılımın tamamlanmasını takiben, Şimşek (1995) tarafından hazırlanmış olan “Ekip denetimi formu” görüşme sırasında her bir madde ile ilgili görüşlerini almak amacıyla uzmanlara sorulmuş ve yine her bir maddeye ilişkin uzmanların görüş ve önerileri dikkate alınarak düzenlemeler yapılmıştır.

Ders yazılımın etkililiğini belirlemek amacıyla içerikle kazandırılması hedeflenen hedef davranışlar dikkate alınarak hazırlanan 25 maddelik bir ölçme aracı, deneysel işleme başlanmadan önce deneklere dağıtılarak cevaplamaları istenmiştir. Öntestin (Ek: 2) uygulanmasından sonra deneysel işleme geçilmiştir. İlk etapta öğrencilerden, önceden http://www.shcek.gov.tr/tez adresine atılarak (upload edilerek) internet ortamında yayınlanmaya başlanmış olan ders yazılımı aracılığı ile HTML yazarlık sistemini kendi kendilerine öğrenmeleri istenmiştir. Bu uygulama üst üste iki hafta (toplam 10 ders saati) devam etmiştir. Uygulama bitiminden sonra öğrencilerden kendi özellikleri ve yazılımla ilgili düşüncelerini belirlemek amacıyla dağıtılan öğrenci değerlendirme formunu (Ek:7) doldurmaları istenmiştir. Bu uygulamadan sonra öğrencilere (toplam 23 öğrenci) sontest (Ek: 2) uygulanmıştır.

Verilerin Çözümlenmesi ve Yorumlanması

Araştırmada, birinci amaca yönelik olarak, uygulanan öntest ve sontest puanları 100’lük puan sistemine göre değerlendirilmiş ve her doğru cevap için 4 tam puan verilmiştir. Elde edilen verilerin iki ortalama (öntest-sontest) oran ya da korelasyon katsayısı arasındaki farkın manidar olup olmadığını kontrol etmede kullanılan “t testi” (Balcı,1995, s.241) tekniğinden, aynı gruba öntest ve sontest uygulandığından, “eşleştirilmiş örneklemlerde (Paired Sample) t testi” (Ergün,1995, s.171) kullanılarak çözümlenmiştir. Çözümlemede güven düzeyi (%95) P:0.05 olarak alınmıştır.

Ayrıca Sontest puanlarının öntest puanlarından ne kadarının yüksek veya düşük olduğunu belirlemek amacıyla Wilcoxson işaretlenmiş sıra sayılar testi uygulanmıştır.

Bu işlemler sonrasında programın etkililiği konusunda bilgi edinebilmek amacıyla ortalama mutlak başarı düzeyi (Erden, 2000, s.83) hesaplanmıştır.

Öğrenci değerlendirme formundan elde edilen verilerden kişisel bilgilere yönelik soruların frekans (f) ve yüzdeliklerine (%) bakılmıştır. Öğrencilerin yazılıma yönelik görüş ve önerilerine yönelik açık uçlu sorulara verilen yanıtlar ise “içerik analizinde temel amaç toplanan verileri açıklayabilecek kavramlara ve ilişkilere ulaşma” (Yıldırım ve Şimşek, 2000, s.162) düşüncesinden ve araştırmacının deneysel işlem sürecindeki gözlemleri de dikkate alınarak herhangi bir istatistiksel işlem uygulanmadan doğrudan belirtilerek yorumlanmıştır. Likert tipi sorular ise 5 aralıklı olduğundan ölçek aralıkları 0.80 (5-1=4 ® 4/5=0.80) oranında eşit aralıklar olarak aşağıdaki şekliyle belirlenmiştir.

Hiç katılmıyorum 1.00 – 1.79

Ortanın altında katılıyorum 1.80 – 2.59

Orta düzeyde katılıyorum 2.60 – 3.39

Ortanın üstünde katılıyorum 3.40 – 4.19

Tamamen katılıyorum 4.20 – 5.00

Ölçekteki :4.20 - 5.00 aralığında yer alan tamamen katılıyorum düzeyi ankette belirtilen maddeyi öğrencilerin tamamen benimsedikleri şeklinde yorumlanmıştır. :4.20 düzeyi altında yer alan maddelere yönelik öğrencilerin ağırlıklı olarak fikir birliğinde olmakla beraber bazı endişelerinin olduğu şeklinde düşünülmüştür. Aritmetik ortalaması ( ) 3.40 altında kalan maddelere yönelik olarak ise öğrencilerin ilgili maddeye katılmadıkları şeklinde yorumlanmıştır.

Araştırmanın istatistiksel işlemlerinin çözümlenmesinde SPSS for Windows paket programı kullanılmıştır.

Araştırmanın yazım işlemleri için ise Pentium III işlemcili notebook kullanılmıştır. Araştırmanın her aşamasında uzman danışmanlığına başvurulmuştur.

BÖLÜM III

BULGULAR VE YORUMLAR

Bu bölüm üç alt bölümden oluşturulmuştur. Birinci kısımda deneysel işleme katılan öğrenci özelliklerine yer verilmiştir. İkinci kısımda deneysel işlemlerin sonucunda elde edilen veriler çözümlenerek yorumlanmıştır. Üçüncü kısımda ise deneysel işleme katılan öğrencilerin yazarlık aracına yönelik görüşlerine yer verilmiştir.

Çalışma grubuna ait bilgiler

Çizelge 2 : Cinsiyete Yönelik Bilgiler

Cinsiyeti

Erkek

11

47,8

Bayan

12

52,2

TOPLAM

23

100

Çizelge 2’de görüldüğü üzere çalışma grubunu oluşturan öğrencilerin %47,8’i erkek, %52,2’si bayandır. Bu yönüyle araştırmada cinsiyet faktöründe dengeli bir dağılım söz konusudur.

Çizelge 3 : Yaşa Ait Bilgiler

Yaş

18

13

19

34,8

20

10

43,5

21

8,7

TOPLAM

23

100

Çalışma grubunun yaş düzeyleri incelendiğinde (Çizelge 3) 19 yaş (%34,8), ve 20 yaş (%43,5) düzeyinin ağırlıklı olduğu görülmektedir. Üniversite birinci sınıf düzeyi ve hazırlık sınıfında okuyan öğrenciler de dikkate alındığında, yaş dağılımının birinci sınıf düzeyine uygun olduğu söylenebilir.

Çizelge 4 : Mezun Olunan Lise Türü

Mezun Olunan Lise Türü

Meslek Lisesi Bilgisayar Bölümü

11

47,8

Genel Lise

12

52,2

TOPLAM

23

100

Öğrencilerin mezun olduğu lise türüne bakıldığında (Çizelge 4), meslek lisesi bilgisayar bölümü mezunlarının, çalışma grubunun %47,8’ini oluşturduğu, lise mezunlarının ise grubun %52,2’sini kapsadığı görülmektedir. Meslek lisesinin diğer bölümlerinden grupta öğrenci yoktur. Diğer bölümlerden öğrenci olmaması, öğrencilerin bir yüksek öğretim programına yerleştirilirken orta öğretimde öğrenim gördüğü alana yönelik tercih yapmaları durumunda ek puan verilmesinden kaynaklanmaktadır (2001-ÖSS Kılavuzu, s.37). Grubu oluşturan öğrencilerin, bilgisayar ortamında öğrenmekten hoşlanma durumlarına bakıldığında %100 oranında olmak üzere bütün öğrencilerin bilgisayar ortamında çalışmaktan zevk aldıkları görülmektedir. Bu durum, çalışma grubunun seçtikleri alanla ilgili (Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri) temel bilgi ve becerileri kazanma konusunda istekli oldukları ve bu duruma bağlı olarak bilgisayar ortamında çalışmanın mesleki yönden gelişimlerine katkı sağlayacağı temel düşüncesi içerisinde bir yaklaşım sergiledikleri şeklinde yorumlanabilir.

Ders Yazılımın Etkililiğine İlişkin Bulgular ve Yorumlar

Deneysel işlem süresince uygulanan ders yazılımın öntest ve sontest puanları ve arasındaki puan farklılığı Çizelge 5’deki gibidir.

Çizelge 5: Öntest-Sontest puanları arasındaki fark

Testler

s - ö

En Düşük Puan

En Yüksek Puan

Öntest

23

39,65

Sontest

23

69,73

30,08

00

92

48

84

Çizelge 5’te de görüldüğü üzere öntest ile sontest puanları (Ek:5) arasında, sontestin lehine 30,08 puanlık bir artış olduğu açıkça belirmiştir.

Öntest ve sontest puanlarının arasındaki bu farkın anlamlı olup olmadığına yönelik yapılan ilişkili t testi sonuçları Çizelge 6’daki gibidir.

Çizelge 6: Öntest - Sontest Puanlarına İlişkin t Testi Sonuçları

Ölçüm

Sd

Ön Test

Son Test

23

39,65

30,46

69,73

10,29

22

-5,622*

*P<.05

Çizelge 6 incelendiğinde öğrencilerin 100 tam puan üzerinden değerlendirilmiş olan öntest puanları ile sontest puanları arasındaki farkın anlamlı olduğu görülmektedir [t(22)=-5,622, P<.05]. Bu sonuçtan hareketle, deneysel işlem süresince uygulanan ders yazılımının, öğrencilerin başarılarında olumlu yönde katkı sağladığını ve bu yazılım aracılığı ile öğrenmenin başarıyı artırdığı söylenebilir.

Ders yazılımını izleyerek öğrenen öğrencilerin öntest ve sontest puanları arasında her ne kadar sontest puanları lehine bir farklılık varsa da yalnızca sontest-öntest puanları arasındaki farkın anlamlılığının kontrol edilmesi programın etkililiği hakkında yeterince bilgi verici olmayabilir. Bu bakımdan, bir çözüm olarak, sontest ve öntest puanları arasındaki farkın yanısıra sontest puanlarına dayalı olarak öğrencilerin mutlak başarı yüzdelerine bakılması, programın etkililiği hakkında bilgi verici olabilir (Erden, 1998, s.83). Bu nedenle deneysel işlem sonucu mutlak başarı yüzdesi Erden (1998)’in belirttiği formül doğrultusunda aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.

s * 100 /100 = 69,73

Deneysel işlem sonucunda ulaşılan mutlak başarı yüzdesi 69,73 olarak hesaplanmıştır. Ortaya çıkan bu puan tam öğrenmenin gerçekleşmiş olduğunu söyleyebilme açısından yeterli düzeyde görülmemektedir. Çünkü tam öğrenmeden söz edebilmek için beklenen başarının %75 ve üzerine çıkması gerekmektedir (Demirel, 2000, s.139).

Araştırma verilerinin çözümlenmesinde kullanılan ilişkili t testi ve mutlak başarı yüzdesi sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde deneysel işlem süresince uygulanan ders yazılımının başarıyı artırdığı, ancak bu başarının tam öğrenme düzeyinde gerçekleşmediği ortaya çıkmıştır.

Öğrencilerin öntest ve sontest puanlarının birbirine oranına bakmak için yapılan Wilcoxson işaretlenmiş sıra sayılar testi sonucu aşağıdaki Çizelge 7’de verilmiştir.

Çizelge 7: Wilcoxson işaretlenmiş sıra sayılar testi sonucu

Testler

Puanlar

Sontest

Negatif puanlar

3*

3,80

Öntest

Pozitif puanlar

19**

12,76

Eşit puanlar

1***

Toplam

23

* Sontest < Öntest

** Sontest > Öntest

*** Öntest = Sontest

Çizelge 7 incelendiğinde deneysel işlem öncesi uygulanan öntestten yüksek puan alan öğrencilerden 3’ü, son testten düşük puan almıştır. Ayrıca bir öğrencinin de ön ve sontest puanlarının eşit olduğu belirlenmiştir. Bu durum, deneysel işleme katılan öğrencilerin bir kısmının meslek lisesi bilgisayar bölümü mezunu olup, orta öğrenimleri sırasında HTML ile ilgili bilgi edinmiş olmaları ve bu bilgilerinin ders yazılımında verilen ifadelerden farklı biçimde öğrenilmiş olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Ayrıca, ortaya çıkan durumun HTML konusunda ön bilgisi olan öğrencilerin bir kısmında ket vurmaya neden olduğu da düşünülebilir. Ancak öntest puanları düşük olan öğrencilerin başarılarında gözlenen öntest-sontest puan farklarının büyüklüğü (Bknz. Ek:5) yazılımın başarıya olan etkisi açısından dikkat çekici olduğu söylenebilir.

Ders yazılımına ilişkin öğrenci görüş ve beklentileri

Deneysel işleme katılan öğrencilerin ders yazılımına ilişkin görüşleri sırasıyla Çizelge 8, Çizelge 9 ve Çizelge 10’daki gibidir.

Çizelge 8: Ders Yazılımına İlişkin Görüşler

Ders Yazılımına İlişkin Görüşler

Bu yazılım aracılığı ile öğrenmekten hoşlandım

4,08

Bu yazılımı kullanarak; konuları (en azından) bana yetecek kadar öğrendim

3,69

Bu yazılımı kullanmak kolaydı

4,39

Buna benzer yazılımların başka derslerimde de kullanılabileceğini düşünüyorum

3,91

Buna benzer yazılımları başka derslerimde de kullanmak isterim

4,17

Çizelge 8 incelendiğinde deneysel işleme katılan deneklerin “Bu yazılım aracılığı ile öğrenmekten hoşlandım”, “Bu yazılımı kullanarak; konuları (en azından) bana yetecek kadar öğrendim”, “Buna benzer yazılımların başka derslerimde de kullanılabileceğini düşünüyorum”, “Buna benzer yazılımları başka derslerimde de kullanmak isterim” maddelerine katılım düzeyinde yüksek :4,08 ile en düşük :3,69 aralığında gerçekleşmiştir. Bu maddelere katılım düzeyi ortanın üstünde katılıyorum aralığına denk gelmektedir. Denekler yalnızca “Bu yazılımı kullanmak kolaydı” maddesine :4,39 düzeyinde katılımı göstererek tamamen katılıyorum seçeneğinde birleşmişlerdir.

Bu verilerden hareketle yazılımın öğrencilerin kolaylıkla kullanabilecekleri bir yapıda hazırlandığı, ancak, yazılımdan hoşlanma, yazılımı kullanarak yeter düzeyde öğrenme, benzer yazılımların başka derslerde de kullanılabileceği ve benzer yazılımı başka derslerde kullanma isteğine ortanın üstünde katılım göstermeleri bu konularda bir kısım endişelerinin olduğu şeklinde yorumlanabilir. Özellikle bireysel farklılıklar, ders yazılımı aracılığıyla bir yazarlık sistemini ilk defa öğrenmeye çalışma durumunda olmaları ile henüz birinci sınıf öğrencisi olmaları, diğer derslerde benzer yazılımın kullanılabilirliğine yönelik endişeleri beraberinde getirmektedir denilebilir.

Çizelge 9 : Ders Yazılımında En Çok Sevilen Özellikler

Ders Yazılımında En Çok Sevilen Özellikler

Kolay kullanım

Görsellik

Yeterli

Yazılımın dili çok iyi

Tekrar olanağı

Öğrenci aktif

Sorularla konuyu pekiştirme

Çizelge 9 incelendiğinde öğrencilerden ders yazılımından öğrenme süreci içerisinde kolay kullanım, görsellik, bilgisayar destekli eğitimin sunduğu bireysel öğrenmenin getirdiği öğrencinin aktifliği, tekrar olanağı, anında dönüt alabilme olanağı gibi özelliklerden hoşlanmış olmaları dikkat çekicidir. Bu durum, bilgisayar destekli eğitimin öğretme-öğrenme sürecinde öğrenciler tarafından önemli ölçüde kabul gördüğü şeklinde yorumlanabilir. Diğer taraftan, öğrencilerin deneysel işlem sürecinde ders yazılımından öğrenirken, görsel ögelerin ve konun anlatımında kullanılan dilin öğrencilerin ilgilerini artırmada önemli bir fonksiyon üstlendiği de açıkça görülmektedir.

Çizelge 10 : Ders Yazılımıyla İlgili Öneriler

Ders Yazılımıyla İlgili Öneriler

Eğlenceli olmalı

Animasyon olsun

Ekran tasarımı daha iyi olabilir

Belirteçler geliştirilsin

Daha kolay olabilir

Öğrenci katılımı arttırılabilir

Uygulamalı olmalı

Çizelge 10 incelendiğinde öğrenci görüşlerinin farklı dağılımlar göstermekle birlikte genel olarak değerlendirildiği zaman eğitimi zevkli ve eğlenceli hale getirmeye yönelik önerilerin yer aldığı görülmektedir. Bilgisayarların eğitime girişinde de önemli faktör olarak beliren “eğitimi zevkli ve eğlenceli kılma” fonksiyonu dikkate alındığında ders yazılımlarına yönelik olarak öğrencilerin haklı beklenti içerisinde oldukları açıkça belirmektedir.

Çizelge 9 ve 10’daki veriler genel olarak değerlendirildiğinde görselliğin ders yazılımıyla öğrenmeye çalışanlar için önemli bir faktör olduğu düşünülebilir. Çünkü görsellik, bireyin anlatılan konuyu daha iyi algılamasında önemli bir etkendir. Ekran tasarımı gerçekleştirilirken dikkat edilmesi gereken noktalara çeşitli uyaranların konulması, metin içerisinde dikkat odaklama araçlarının kullanılması, ekran ve yazı renklerinin birbiriyle uyumu ve gözü rahatsız edici biçimde olmaması bireyin öğrenmesine katkı sağlamaktadır. Örneğin Bülbül (1997) yaptığı araştırmada ekran tasarımının ve Deryakulu (1996) yaptığı araştırmada dikkat odaklama araçlarının öğrenmede başarıyı olumlu yönde etkilediği yönünde sonuçlara ulaşmıştır.

Bu konuda görüş belirtmeyenlerin oranının yüksek oluşu ise deneklerin daha birinci sınıfta olmaları, yazılımda bulunması gereken özellikler konusunda yeterli bilgiye sahip olmamaları ve bazı öğrencilerin (genel lise mezunu) bilgisayarlarla yeni karşılaşmış olmalarından kaynaklandığı şeklinde yorumlanabilir.

BÖLÜM IV

ÖZET, SONUÇ ve ÖNERİLER

Bu bölümde araştırmanın genel bir özeti, araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar ve bu sonuçlara bağlı olarak geliştirilen önerilere yer verilmiştir.

Özet

Bu araştırmada bir yazarlık aracı kullanılarak yine bir yazarlık aracının öğretilebilirliğinin test edilmesi temel konusundan hareket edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında “tarama modeli” ve “deneme öncesi tek grup öntest-sontest modeli” bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın kuramsal temelini oluşturmak, ders yazılımı hazırlama aşamalarını belirlemek, ölçme aracı hazırlamak ve ders yazılımı ile ilgili öğrenci görüşlerini almak amacıyla genel tarama modeli uygulanmıştır. Ders yazılımının etkililiğini belirlemede ise deneme öncesi tek grup öntest-sontest modeli kullanılmıştır.

Araştırma için ders yazılımının hazırlanmasında sırasıyla ders hedefleri ve öğrenci gereksinimlerinin belirlenmesi, yazılım rasyonelinin belirlenmesi, rasyonelin kavramsal ve fonksiyonel tasarıma dönüştürülmesi, tasarımın gözden geçirilmesi, tasarımın model olarak programlanması, model programın değerlendirilmesi, tam sürümün programlanması, tam sürümün geçerlenmesi, tam sürümün değerlendirilmesi aşamalı olarak uzman desteğinde izlenerek sürdürülmüştür. Diğer taraftan ders yazılımının öğrenciler tarafından değerlendirilmesi amacıyla öğrenci değerlendirme formu hazırlamıştır.

Hazırlanan ders yazılımı Sağlık Bakanlığı Gevher Nesibe Sağlık Eğitim Enstitüsü Tıbbi İstatistik ve Bilgisayar Bölümü 1.sınıf öğrencilerine uygulanarak gerekli son düzenlemeler yapıldıktan sonra uygulamaya hazır hale getirilmiştir.

Ders yazılımı Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü 2000-2001 öğretim yılı birinci sınıf ikinci döneminde okutulmakta olan Eğitimde Bilgi Teknolojileri II, dersini alan 23 öğrenciye öntest yapıldıktan sonra uygulanmış ve uygulama sonunda sontest yapılmıştır. Bu aşamadan sonra öğrenci değerlendirme formu dağıtılarak öğrencilerin yazılımla ilgili görüşleri alınmıştır.

Araştırma verilerinin çözümlenmesinde öntest ve sontest arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını belirlemede ilişkili t testi kullanılmış, başarı düzeyini belirlemede ortalama mutlak başarı puanı hesaplanmıştır. Sontest puanlarının öntest puanlarından düşük olup olmadığı ise Wilcoxson işaretlenmiş sıra sayılar testi ile belirlenmiştir. Öğrenci değerlendirme formundan elde edilen verilerin çözümlenmesinde ise frekans (f), yüzde (%) ve aritmetik ortalama ( ) kullanılarak ulaşılan sonuçlar yorumlanmıştır.

Sonuç

Öğretim sürecinde, kullanılarak test edilen öğretim yazılımını kullanmanın kolay olduğu konusunda öğrenciler hemfikirdirler. Diğer taraftan bu yazılım aracılığı ile öğrenen öğrencilerin yazılım aracılığı ile öğrenmekten hoşlandıkları, konuları kendilerine yetecek kadar öğrendikleri ve benzer yazılımı diğer derslerde de kullanmak istedikleri ortaya çıkmıştır.

Uygulanan ders yazılımı ile ilgili olarak öğrencilerin en sevdikleri yönün kolay kullanım ve görsellik olduğu ancak bu ögelerin daha da artırılması yönünde beklentilerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu araştırma sonucunda elden edilen bulgulara dayanarak HTML yazarlık aracı kullanılarak hazırlanan ve yine HTML yazarlık aracını öğretmeyi amaçlayan ders yazılımı, öğretici bir özelliğe sahip olup başarıyı artırabilecek özellik ve yeterliktedir. Bu yönüyle hazırlanan ders yazılımı öğretim sürecinde kullanılabilir niteliktedir. Ancak tam öğrenmenin gerçekleşmesi açısından durum değerlendirildiğinde istenilen başarının sağlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Öneriler

Bu araştırmadan elde edilen bulgular temel alınarak aşağıdaki öneriler geliştirilmiştir.

Bu ders yazılımın özellikle görsel özellikleri yeniden düzenlenip ve artırılarak öğretim süreçlerinde kullanılmalıdır.

Değişik yazarlık araçları kullanılarak yine yazarlık araçlarının anlatıldığı ders yazılımları hazırlanarak internet ortamından ilgili bölüm öğrencilerinin yaralanması için sunulabilir.

HTML yazarlık aracında başka derslere yönelik ders yazılımları hazırlanarak öğretim ortamlarında test edilmelidir.

İÇİNDEKİLER

Sayfa

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Bır Uzaktan Egıtım Yazılım Mımarısı Ve Ögrencı Destek Sıstemı

BIR UZAKTAN EGITIM YAZILIM MIMARISI ve ÖGRENCI DESTEK SISTEMI

Yrd. Doç. Dr. Yavuz AKPINAR

Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul, Türkiye

Çalışmanın Amacı: Öğrenci gereksinimlerine adaptif olabilmeleri için kesif yoluyla öğrenmeye olanak tanıyan uzaktan eğitim yazılımlarına uzaktan destek verilmesine yönelik bir mimari açıklanmaktadır.

Aim of the study: This study outlines a distance education software and support environment architecture to adapt the exploratory software to needs of individual students.

Giriş

Bilgisayarların ses, görüntü, metin ve sayısal serileri isleme kapasiteleri hızla geliştiriliyor. CD-ROMların veri erişim hızları her ay neredeyse dizisel olarak artırılıyor. Yüksek hızlı modemlerle ses ve veri transferi ve iletişimi yapmak artık sıradan bir olgu. İletişim teknolojisindeki bu iyileştirmelerle, bilgisayar ağları ve Internet’in öğrenme ortamına sokulması girişimleri artıyor. Ayni veya farkli yerleskelerdeki birden fazla bilgisayarın birbirine uygun olarak bağlanarak, veri, grafik ve metin gibi öğeleri birbirlerine iletebildikleri elektronik ortamlar oluşturuluyor. Bu şebekeler, yerel şebekeler (LAN) ve bölgeler arası şebekeler (WAN) olmak üzere iki ana tür olarak bilinmektedir. LAN ve WAN tipi ağlarla bugün her türlü iletişimi ayni bina içinde veya iki farkli ülkede (video kamera gibi donanım ve ilgili yazılım desteğiyle) yapmak oldukça kolaydır. Veri ve program alışverişi veya ortak kullanımı artik o denli yayginlasmistir ki, 1945′te Vannevar Bush’un hayal ettigi “kagitsiz ofisler” ütopyasi neredeyse gerçeklesmis durumdadir. Süratli bir sekilde veri ve bilgi sistemlerine ulasmak için kullanilabilecek ag araçlari sürekli olarak gelisme göstermektedir. 1980′lerin ikinci yarisindan itibaren, elektronik posta (e-mail), telnet ve ftp gibi ortamlar Gopher, WAIS ve World Wide Web (WWW) gibi oldukça güçlü bilgi sistemleri ile gelistirilmektedir. Bu sistemler güvenlik, kullanim kolayligi, maliyet ve hizli erisim gibi nitelikler bakimindan daha uygun ve ekonomik hale gelirken (Debrecency ve digerleri; 1995), kurum ve bireyler tarafindan kullanimlari giderek günlük etkinlik haline gelmektedir. Egitim alaninda da bilgisayar aglarinin (LAN ve/veya WAN olarak) kullanimi yayginlasmakta ve bazi bilgisayar yazilimlarinin ortak kullanimi, ögrenme ve ögretme stratejilerinin degisik konu alanlarindaki teori ve uygulamalarinin tartisma listelerinde irdelenmesi, idari veri bankalarinin paylasimi ve elektronik yardimlarin alis-verisi halihazirda yapilmaktadir (Akpinar; 1995a, Chee; 1995). Hizli veri ve program degisimiyle birlikte, bu materyallerin analizi ve saklanmasinin da ayni ortam içinde hizla yapilabilmesinin kullanicilara sagladigi kolaylik açiktir. Farkli ortamlardaki bireyler bu olanaklari kullanip kubasik çalisarak daha verimli olabilir ve ürün kalitesini de önemli ölçüde artirabilirler.

Bütün bu gelismelerle birlikte insan niteliklerinin gelistirilmesi ve insan kaynaklarina yönelik yatirimlar da toplumlarin odak noktasi olmaya devam ediyor. Insan niteliklerinin artirilmasi söz konusu olunca, kaçinilmaz olarak ögrenme ortami da her gün tekrar sorgulanmaktadir. Tüm alanlarda insan niteligini artirmak için bilgisayar teknolojisinin ise kosulabilecegi düsünülürken ve donanimlar her geçen gün daha ekonomik hale gelirken, yazilim sorunlari dünyanin her yerinde devam etmektedir. Bilgisayarlari “uygun” sekilde herhangi bir konunun ögrenilmesinde ise kostugunuzda, o konuyu o uygun yazilimla çalisan bireylerin büyük çogunlugu diger etmenlerde saglanmak kosuluyla ögrenebilmektedirler (Kozma, 1991). Uzaktan egitim (UE) hizmeti alan birey sadece TV, radyo ve ders kitabi gibi ögrenme malzemeleri ile çalismanin ötesinde, animasyon, çoklu ortam ve etkilesimli ortam gibi daha etkilesimli bilgisayar yazilimlari ile de çalismalidir. Dolayisiyla “uygun yazilim” konusuna egitimle ilgili her kurumun daha ciddi ve sistematik olarak egilmesi gerekmektedir.

Örgün egitim için varolan yazilim sorunlari uzaktan egitim kurumlari için de geçerlidir. Uzaktan egitim hizmeti alan bireyin tek basina çalisarak ögrenmesinin dogurdugu ve hem yazilim tasarimcisini hem de diger otoriteleri ilgilendiren sorunlar vardir (McGiven, 1994; Tiffin ve Rajasingham, 1995; Parker, 1997). Bireyin gereksinimlerini yazilimin tam olarak karsilayamamasi ve bireyinde yazilimla çalismanin gereklerini yerine getirmemesi sorunlarin kaynagidir. Bagimsiz çalisan bireyin her an yardim için basvurabilecegi bir birimin olmayisi veya kilavuzlayici yardimin geç ulasmasi yazilimla ögrenmenin etkinligini azaltacaktir. Zeki ögretim sistemlerinde (Wenger, 1987) oldugu gibi yazilim bünyesine, ögrenciyi yeterli sekilde anlayacak ve ögrencinin durumuna göre dersi ayarlayacak birimlerin yerlestirilmesi sorununun çözümü gereklidir. Zeki sistemler hazirlamanin da sorunlu bir süreç (Akpinar, 1995b) oldugu bilindigine göre, sinif ortaminda veya sinif ortaminin desteginde kullanilan egitsel yazilimlarin niteliklerine ek olarak UE yazilimlarinin ögrenciye verdigi destek daha farkli olmalidir. UE yazilimlari hazirlanirken bilgisayarla iletisim ve ag teknolojileri de dikkate alinarak bazi entegre mekanizmalar yazilimlara insa edilebilir. UE kurumlariyla iletisim ve etkilesime olanak verecek mekanizmalar ögrenme sürecini daha dinamik kilarak verimli hale getirebilecektir. Iste bu çalisma ögrenci gereksinimlerinin göz önüne alinarak kesif yoluyla ögrenme yönelimli olarak hazirlanmis UE yazilimlarina uzaktan destek verilmesine iliskin bir mimari önermektedir.

Uzaktan Egitim Yazilimlari ve Uzaktan Destek

Ögrenci gereksinimlerini karsilayabilmek için bir yazilimin bazi temel niteliklere yada ögelere sahip olmasi gerekir. Örnegin, yazilim ögrencinin ilgili konu alaninda sürekli dikkatini çekecek sistemlere sahip olmalidir ki onun konuya ilgi duymasini saglayabilsin; yazilim bireyin ilgilerini motivasyonuyla bütünlestirerek ögrenme etkinliklerinin gerçeklesmesini saglamalidir; ögrencinin yazilim ortamina geldigi andaki bilissel ve duyussal özelliklerini dikkate alarak varolan bilgisini de ona kullandirtarak konu alani bilgisini insa ettirecek, kazanilan bilgilerin somut temeller üzerine oturtulmasina yardimci olacak, bilginin degisik formlariyla maniple edilmesine izin verecek, bilgi örüntüleri arasindaki iliskileri kesfettirecek ve ögrencinin bilgi iletisimini kendi durumuna uygun olarak gerçeklestirmesine yardimci olacak özelliklere sahip olmalidir. Bu niteliklerle beraber, yazilim mimarisinin hedef ögrenci kitlesinin o konudaki zorluk ve yanlis kavramlastirmalarini da göz önüne almasi kritik öneme sahiptir (White, 1985; Otsuki, 1993; Akpinar ve Hartley, 1996).

Ögrencinin çalismasini sürekli olarak kontrol edip, performans kayitlarini tutarak, bu kayitlar baglaminda ögrenciyi yönlendirecek yazilimlara gereksinim vardir. Ögrencinin konuyu kavrama düzeyine göre yönlendirici etkinligin neler olacagina dair kararlarin bir sekilde yazilima aktarilmasi gerekmektedir. UE hizmeti alan bir ögrencinin edindigi yazilima bu karar verici veya müdahale edici mekanizma nasil adapte edilecektir? Iletisim teknolojilerinden yararlanarak ise kosulacak olan uzaktan destek hizmetiyle ögrenci gereksinimine uygun hale getirilebilecek yazilimlar, adaptasyon sorununun çözümünde yardimci olabilir. Böyle bir dinamik ögrenme ortami mimarisi Sekil 1′de gösterilmektedir.

Sekil 1:Uzaktan destek modelli adaptif ögrenme ortami mimarisi

Bilgi ve Ögrenci Analizi

Herhangi bir konunun ögrenilmesini zorlastiran veya daha uzun zamanda ögrenilmesine bir çok etmen neden olmaktadir. Bu nedenler bireyin yeterli bilissel ve duyussal giris davranisina sahip olmamasi, konunun karmasik örüntülerden olusmasi, bireyin daha önceki bilgi örüntülerini ise kosamamasi ve yanlis kavramlastirmalari olarak sayilabilir. O halde UE hizmeti verilecek bireyin neleri ögrenecegi (ögrenme hedefleri) belirlendikten sonra, konu içindeki bilgi örüntülerinin kavramsal ve islevsel niteliklerinin belirlenmesi gereklidir. Çünkü yazilimi hazirlanacak bilgi birimlerinin karakteri ve hedef ögrenci kitlesini konuya ait bilgi durumu bilinmeden ortaya çikarilan yazilim veya materyal yetersiz kalacaktir (Sherry ve Morse, 1996). Bilgi analizi konuyu olusturan kavram ve iliskilerin bir kavram haritasi (Sowa, 1984) içerisinde belirlenmesi ile ortaya çikarilacak olan konu profilidir. Hedef ögrenci kitlesine ait bilgiler de bu ögrencilerden bir örneklemin alinip, bunlarin o konudaki sorulari yanitlama ve problem çözme sürecindeki düsünce biçimlerinin belirlenmesiyle gerçeklesir. Sözlü veya görüsme tipi sorgulamalarla ögrencilerin o konudaki yanlis kavramlastirmalari ve zorluklari ortaya çikarilmalidir. Ayrica örgün egitimde benzer kitleyle çalisan ögretim elemanlarinin isbirligi ile ve literatür yoluyla sözü edilen yanlis kavramlastirmalar ve zorluklar belirlenip geçerlenebilir. Elde edilen bulgularin geçerlenmesi konuya ait bilgi analizinin hangi bölümlerinde daha somut veya yogun olarak tasarim yapilacagina iliski bilgi verecektir.

Metaforik Sistemler

Ögrenmenin yapisalci olabilmesi ve bilgi insasi için bilgisayar destekli bilissel araçlara ihtiyaç vardir. Ögrenme malzemesinin ögrencinin daha önce ögrenmis olduklariyla ilgili olmasi, onunla bazi deneyimleri olmasi ve gerçek yasamda hayat bulmasi birey için konunun anlasilir kilinmasini saglayacak niteliklerdir. Yazilimlar bu tür bir içerige, konu alani bilgisini bir senaryo dahilinde isleyerek ulasabilirler. Ögrenci sunulan senaryo ile çalisirken ekran objelerini ve onlarin özelliklerinin maniple edebilir. Ekran objelerinin ve senaryo içindeki etkilesimlerinin vurguladigi bilgi örüntülerinin bireye kazandirilmasi amaçlanmaktadir. Kavram ve islemlerin birer süreç olarak islendigi bu ortamlar konu analizinin bilgisayardaki yansimalari veya ekran çevrimleridir. Metaforik sistem içinde islenen bilginin (konu alani dili) ifade edilis biçimlerinin (grafiksel, metinsel, sözel ve sembolik) ne olacagina iliskin yazilim tasarim karari bu noktada verilmelidir. Yazilimin nasil bir organizasyon ile anlamli ve etkilesilebilir kilinacagina dair çalismanin yapilmasi gerekmektedir. Ekran objeleri üzerinde ögrencinin yapacagi etkinliklerin tasarimlanan metaforik ortamda inceleme yapmaya, önceki bilgileri denemeye ve bilgileri kullanarak yeni örüntüleri arastirmaya firsat vermesi, ögrencinin metaforik ortamin kavramsal modelini kesfetmesi için gereklidir. Ayrica bu etkinliklerle beraber ve bunlarin sonucu olarak o konuda problem çözme becerisinin de gelistirilmesine temel teskil edecek somut bir bilgi temelinin olusturulmasi saglanmalidir.

Konu alani bilgisinin metaforik ortam ile islenmesi yada sistem obje ve islemlerine entegre edilmesi, sistem-ögrenci etkilesiminin boyutlarini belirleyecektir. Ögrencinin sistemi kullanirken hangi söylem biçimini kullanarak düsünecegi ve sistemi maniple edecegine dikkatle karar verilmelidir. Aksi takdirde ögrencinin varolan bilgisini ise kosma gerçeklesmeyeceginden sistem bilgisinin somutlastirilmasi da zorlasacaktir. Yazilim-ögrenci etkilesiminin birden fazla biçimde olusabilmesi ögrencinin kendine uygun bir iletisim moduyla çalismasini saglayacaktir (Shneiderman, 1992). Ortaya çikacak olan etkilesim, ögrencinin düsüncesini en uygun sekilde ise kosarak degisik temsil biçimleriyle bilgiyi kazanip ifade etmesine yardimci olacaktir. Sonuçta adaptif bir arabirim yazilima entegre edilerek yazilim-ögrenci etkilesimini desteklemelidir.

Yönlendirici Etkinlikler ve Ders Ofisi

Adaptif ögrenme ortamlarinin bir dizi problem durumuna veya etkinlik setine gereksinimi vardir. Etkinlik setleri yazilimin ögrenciyi yönlendirmesinde, onun düsünerek sistemi kullanmasini saglamada ve böylelikle ögrenmesinde büyük rol oynamaktadir. Degisik düzey ve yapidaki etkinliklerin olusturacagi izlence setlerinin metaforik ortama paralel olarak insa edilmesi gereklidir. Bir ders ofisi modeli içinde gelistirilecek olan bu izlenceler ögrenciyi sürekli aktif hale getirerek, bilgi kesfine götürecek olan inceleme, deneme, arastirma ve yorumlama gibi düsünsel etkinliklerde bulunmasini saglayacaktir. Etkinlik setlerinin zenginlestirilmesini ve yenilenmesini saglayarak, sistemin bireyin o konudaki gereksinimlerine uygun hale getirilmesine yardimci olacak bir de performans kayit ve kontrol mekanizmasi gereklidir. Bu mekanizma ögrencinin çalismis oldugu problem durumlarindaki çözüm süreçlerini (sonuçlari) kontrol ederek, bir sonraki etkinlik setinin ne tür bir set olacagina karar verecek bir birimdir. Ancak ders ofisi içerisindeki bu birimin zeki olmayan sistemlerde ögrenciye sunacagi yardim ve kilavuzluk sinirli olacagindan, bu birimlerin bir koordinasyon merkezi ile iletisim içinde olmasi kaçinilmaz görünmektedir. Bilgi iletisim teknolojileri UE hizmetinde görev alan ögretim elemanina yeni sorumluluklar ve islevler getirmektedir (Beaudoin, 1990), bu nedenle bir koordinasyon ve destek servisinde ögrencilerin çalistigi yazilim ile iletisim kurup, onlari kilavuzlayici yeni malzeme ile donatacak elemanlara gerek vardir.

Koordinasyon ve Destek Servisi

Ögrencinin sistemi nasil algiladigi, sistemde ne tür etkinliklerde bulundugu, sistemle gelen etkinlik setlerini ne derece basarili olarak tamamladigi veya hangi etkinlik setlerini tamamladigi, hangi tür etkinliklerde basarisiz oldugu ve ne tür söylem biçimlerini tercih ettigi bilinmelidir. Ancak bu tür bilgilerin isigi altinda yazilim sistemi ögrencinin gereksinimlerine yanit verebilir hale getirilebilir. UE kurumunun saglayacagi bir koordinasyon ve destek birimi, ögrenciden bu bilgileri modem araciligiyla alacak, bünyesinde toplanan diger bilgiler (diger performans kayitlari vb) isiginda yeni etkinlikler hazirlayip, ögrencinin kullandigi yazilimin ders ofisine göndererek ögrenci bilgisinin gelistirilmesine yardimci olacaktir. Ögrenci performans kayitlarinin verdigi dönütlere bakilarak ögrenciye saglanacak degisik etkinlik setleriyle birlikte, sistemi kullanmaya ve degisik sekillerde çalismaya yönelik kilavuzlayici bilgi ve yardimlarda gönderilebilecektir.

Destek servisinin toplayacagi zengin performans kayitlarinin olusturacagi bir “performans uzayi”, ögrencilerin karsilastigi yeni zorluklar ve yeni yanlis kavramlastirmalar hakkinda da bilgi toplamak için bir kaynak olacaktir. Çesitli kritik bulgular dogrultusunda uygun etkinlik setlerinin var olan etkinlik uzayindan seçilerek veya yeni setlerin yazilarak hazirlanmasi gerekecektir.

Koordinasyon merkezinin organize edecegi ve bir çok kurumda kullanilmakta olan tartisma listeleri de yazilim ile çalisan ögrencilerin birbirleriyle ve uzmanlarla konulari tartisabilecekleri bir ortam saglayabilir. Ögrenciler farkli ögrenme stratejileri hakkinda bilgi alisverisinde bulunabilir, degisik görüsleri tartisabilirler.

Böyle bir destek servisinin varligi UE hizmeti alan ögrenciyi geleneksel “yalniz” ögrenen durumundan kismen kurtarip, etkinliklerinin kontrol edildigi bir konuma getirebilecektir. Ders ofisinde depolanan ve yenilenen yönlendirici etkinliklerle kullanilan yazilim daha bir ögrenci merkezli hale gelebilecektir. Bu uzaktan müdahale yazilim-ögrenci etkilesimine dinamizm kazandirarak, ögrencinin kendi düzey ve durumuna uygun etkinliklerle bilgi örüntülerini ögrenmesine yardimci olacaktir.

Yazilim Rehberi

Yazilimin nasil kullanilacagina iliskin bilgiler yazilim yardim menüsünde açik ve anlasilir bir dille ifade edildigi gibi bir de kullanici el kitapçigi hazirlanmalidir. Kullanici el kitapçigi yazilimin temel birimlerini tanitarak, ögrenciye yazilimla nelerin nasil yapilacagina iliskin bilgi vermelidir. Ne tür yardim ve hata mesajlarinin var oldugu bir listede belirtilmelidir. Yazilimin nasil kurulacagi, veri ve bilgi girislerinin nasil yapilacagi, koordinasyon merkezi ile baglantinin nasil kurulacagi ve iletisimin ögrenmeye katkilarinin neler olabilecegi manuelde açiklanmalidir. Bu bilgilerle ise baslayan birey, yazilim birimleri üstünde kontrolün kendinde oldugunu hissederek, yazilim olanaklarini daha iyi kullanabilecektir.

Sonuç

Bilgisayar destekli egitim yazilimlarinin etkisi bu yazilimlarin nasil hazirlandigina ve kullanildigina bagli oldugundan, örgün bir egitim kurumundan uzakta tek basina yazilim destegiyle çalisacak bireyin yazilimi uygun olarak kullanmasi önemlidir. Dolayisiyla yazilim birimlerinin ögrenci gereksinimlerine adaptif olabilecek esnek bir yapiya sahip olarak hazirlanmalari gerekmektedir. Ögrenci etkinliklerinin kontrolü ve onlara verilecek destek hizmetinin niteligi ve sürekliligi ögrenmeyi pekistirip artirabilecektir. Tüm bu olanaklar ise kosulmadan önce kullanislilik ve etkililik degerlendirme çalismalarina tabi tutulmalidir. Burada önerilmekte olan mimari ile halihazirda ögretmenlere yönelik bazi yazilimlar tasarimlanmakta olup, bunlarin programlanmasini degerlendirme çalismalari izleyecektir.

Kaynakça

Akpinar, Y. (1995a) Internet for Collaborating Teachers: Preparing Curriculum Tasks for Interactive Learning Environments. Proceedings of ED-MEDIA 95, [Edited by H. Maurer] 733-734, Graz, Avusturya, AACE

Akpinar, Y. (1995b) Examining the Design Principles of ILEs. Proceedings of ICCE 95, [Edited by D. Jonassen & G. McGalla] 298-307, Singapore, AACE

Akpinar, Y. ve Hartley, J. R. (1996) Designing Interactive Learning Environments. Journal of Computer Assisted Learning, V. 12(1), pp. 33-46

Beaudoin, M (1990) The Instructor’s Changing Role in Distance Education. The American Journal of Distance Education, 4(2), 21-29

Bush. V. (1945) As We May Think. The Atlantic Montly, 1(1), 3-10

Chee, Y. S. (1995) Mind Bridges: A Distributed Multimedia Learning Environment to Support Collaborative Knowledge Construction. Proceedings of ED-MEDIA 95, [Edited by H. Maurer] 292-298, Graz, Avusturya, AACE

Debrecency, R., Ellis, A. ve Chua, K. (1995) The Integration of Networked Learning Delivery: from Strategy to Implementation. Proceedings of ED-MEDIA 95, [Edited by H. Maurer] 340-345, Graz, Avusturya, AACE

Kozma, R. B. (1991) Learning with Media. Review of Educational Research, 61(2), 179-211

McGiven, J. (1994) Designing the Learning Environment to Meet the Needs of Distant Students. Journal of Technology and Learning, 27(2), 52-57

Otsuki, S. (1993) Intelligent Environment for Discovery Learning. Proceedings of World Conference on Artificial Intelligence in Education 93, Edinburgh, Iskoçya

Parker, A. (1997) A Distance Education How-to Manual: Recommendations from the Field. AACE Educational Technology Review, No.8, 7-10

Sherry, L. C. ve Morse, R. A. (1996) An Assessment of Training Needs in the Use of Distance Education for Instruction. AACE Educational Technology Review, No: 5, 8-12

Shneiderman, B. (1992) Designing the User Interface: Strategies for Effective Human-Computer Interaction. Addison Wesley Publishing, Massachusetts, ABD

Sowa, J. F. (1984) Conceptual Structures: Information Processing in Mind and Machine. Addison Wesley Publishing, Massachusetts, ABD

Tiffin, J. Ve Rajasingham, L. (1995) In Search of the Virtual Class. Routledge, NewYork, ABD

Wenger, E. (1987) Artificial Intelligence and Tutoring Systems. Morgan Kaufmann, Los Altos, ABD

White, B. Y. (1985) QUEST: Qualitative Understanding of Electrical System Troubleshooting. ACM Sigart Newsletter, 93(1), 34-37

Anahtar Kavramlar: Adaptif Ortam, Metaforik Sistem, Ders Ofisi, Performans Kaydi, Yönlendirici Etkinlik

BIR UZAKTAN EGITIM YAZILIM MIMARISI ve ÖGRENCI DESTEK SISTEMI

Dr. Yavuz AKPINAR

Bogaziçi Üniversitesi, Istanbul, Türkiye

Özet: Bir çok uzaktan egitim ögrencisi yazili ders malzemesi, radyo ve televizyon programlari ve Internet gibi kaynaklarla kurs hedeflerine ulasmaya çalismaktadir. Uzaktan egitim ögrencilerine daha etkilesimli ders malzemeleri sunmak için bagimsiz ders yazilimlari hazirlanabilir. Varolan bilgi iletisim sistemleri kullanilarak ögrencilere gönderilecek yazilimlarin bilgi insasini kolaylastiracak sekilde hazirlanmalari önerilmektedir. Yapisalci sekilde esnek olarak programlanan yazilimlara ögrenci gereksinimine adaptif özellik bir “ders ofisi” ve “koordinasyon merkezi” ile saglanarak, yazilimlarin bireyin gereksinimine uygun olarak onunla iletisim kurmasi saglanabilir.

Anahtar Kavramlar: Adaptif Ortam, Ders Ofisi, Metaforik Sistem, Performans Kaydi, Yönlendirici Etkinlik

SUNU

Etkilesimli uzaktan egitim yöntemleriyle daha çok kisiye, daha nitelikli ürünler/hizmetler sunuluyor. Bu nedenle de “Sinirsiz Ögrenme” kapilari sonuna degin aralaniyor.

Ülkemizde de “Sinirsiz Ögrenme”yi yasamin bütün noktalarina yayabilmek amaciyla Türkiye Ikinci Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumunu düzenledik. Amacimiz, uzaktan egitim yöntemlerini tartismak, sorunlari ortaya koymak, uygulanabilir sonuçlar çikarmak, daha da ötesi bu alandaki kaynaklari birlikte kullanabilmek.

Bu sempozyumda da ciddi bir iletisim ve etkilesim rüzgari saglayacagina inandigimiz çok degerli bildiriler egitim altyapisinin gelistirilmesinde taze destekler sunacaktir.

Egitim sistemimizin bir sorumlusu olarak, önümüze serilecek bilgilerin yasama geçirilmesi; ülkemiz egitim ögretim altyapisini sinifla sinirli kalmaktan, zaman ve mekan sinirlamalarindan kurtarip “Yasam Boyu Egitim”e dönüsmesini amaçlayan bu sempozyumdan büyük heyecan duyuyoruz.

Bilginin küresellestigi; iletisim-bilisim-egitisim ortaminin göz kamastirici bir ivmeyle gelisip büyüdügü dünyada, egitimi geleneksel sinif ortamiyla sinirli tutmak, siz isteseniz de artik mümkün degildir.

Bu yil ikincisi düzenlenen Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumunda konunun bütün boyutlariyla tartisilacagina; yeni tasarimlar üretmede, öneriler gelistirmede, uygulamalardaki aksaklik ve eksiklikleri gidermede yeni bilgi ve birikimlerin paylasilacagina inaniyoruz.

Türkiye Ikinci Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumunda sunulan bildirilerin (zamaninda elimize geçmeyen bildirilerin disinda) derlendigi bu kitap, sempozyumla elde edilen bilgi ve dokümani tanitmak, yaymak amacina yöneliktir. Bu kitap, sempozyumu izleyeceklerin yararlanmasina sunulmak üzere sempozyum öncesinde hazirlandigindan yalnizca yazili olarak sunulmus bildirilerden olusmaktadir. Bu nedenle sempozyum boyunca yapilacak tartismalara, elde edilecek sonuçlara yer verilememistir.

Etkilesimli egitimdeki gelismeler karsisinda tüm dünyanin yasadigi mutlulugu paylasiyor, bilgi çaginin dünyasina “merhaba” diyoruz.

Ikinci Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, yarinin aydinlik Türkiye’sini gözlerinden okuyabildigim, kararli, inanmis insanlarin özverili çalismalari ile gerçeklestirildi. Emeklerine, katkilarina, beklentisiz ugraslarina tesekkür ediyorum.

Sempozyum çalisanlarinin hepsini ayri ayri anamasam da; Yürütme Kurulunda Aynur Uzer, Aysel Özfirat, Çetin Balanuye, Serpil Yürüker, Zehra Adiyaman; Çalisma Biriminde Isik Dursun, Muharrem Kalenci, Burak Sönmezer, Tunç Akdur’a; ayrica sempozyum çalismalarinin saglikli yürümesine katkida bulunan tüm UZEV ve FRTEB personeline tesekkür ediyorum.

Zaman ve enerjisini harcayarak Sempozyumun yetkinlesmesine katki saglayan Danisma Kurulu ve Bilim Kuruluna sonsuz tesekkürlerimi sunuyorum.

Milli Egitim Bakani Sayin Hikmet Ulugbay’a ve Milli Egitim Bakanligpi Müstesari Sayin bener Cordan’a desteklerinden dolayi sükranlarimi sunuyorum.

Incelik göstererek Sempozyuma katilan Çagrili Konusmacilara ve tüm bildiri sahiplerine saygilarimi sunuyorum:

Sempozyuma destek veren Acer,

Ankara Valiligi,

British Council,

Erdem Elektronik,

Ertegün Grup/Hughes/OneTouch,

Raksnet,

Kültür Bakanligi,

Meteksan,

Oracle,

Sevda-Cenap And Vakfi,

University of Sunderland,

UZEV,

Vakifbank’a tesekkür ediyorum.

“Bilgisayar Ögretimi Için Yeni Teknolojinin Kullanimi”

Gordon DAVIES, Helen SHARP, Mark WOODMAN

Open University, Milton Keynes, UK

Özet

Bu bildiri, 1988 yilinda ögrencilerden kendi bilgisayarlarini kullanmalarinin istendigi tarihten, Internet, Web kullanimi, bilgisayar konferansi ve yazili olmayan ödevlerin ögrencilerin günlük deneyimlerinin bir parçasi haline geldigi bugüne kadar Açik Üniversite’nin Bilgisayar Bölümün’de teknoloji kullaniminin gelismesinin isaretidir. Yeni teknolojinin en iyi kullanimina karar vermede söz konusu olan bazi pedagojik konularla kurs ekipleri tarafindan kullanilan çözümler birlikte tartisilmaktadir.

Bildiri

Ilk günler

Açik Üniversite’nin Bilgisayar Bölümü, ögrencilerin ögrenme deneyimlerini desteklemek için yeni teknolojilerin kullanimina, 70′lerde çalisma merkezlerinde bilgisayar terminallerinin kullaniminin baslamasindan 90′larda Internet kullanimina kadar her zaman öncülük etmistir. Destekledigi terminal sayisi az olmasina ve 1988 yilindaki ögrencilerin bilgisayar kurslari için bir kisisel bilgisayarla ihtiyaç duyduklarinda meydana gelen yetersizlige ragmen, bir ana bilgisayara bagli olan bilgisayar terminalleri o günler için önemli bir basariydi. Özellikleri, bugünün standartlariyla karsilastirildiginda çok yetersizdi, ancak o zaman, tüm kurs yazilimlarini çalistiracak özelliklere sahip ama ögrencilerin satin alabilecegi kadar ucuz bir makine tanimlamak gerekliydi. Bu nedenle kurs ekiplerinin ürettigi tüm yazilimlar tek bir flopy disk sürücüsü makinede çalisabilecek özellikte olmaliydi, çok pahali oldugu için hard diske izin verilmiyordu. Böyle bir makineyi satin alacak gücü olmayan ögrencilere yardimci olmak üzere Üniversite, bir sirketle kisisel bilgisayarlari düsük fiyatla kiralatmak için anlasti. Birinci sinif ögrencilerine de çok düsük fiyatla makine kiralama izni verilmisti. Yani bu erken dönemde Açik Üniversite’de teknolojinin kullanimina yol gösteren iki ilke gelistirilmisti. Teknolojiyi alacak mali gücü olmayan ögrencilere yardim etmek gereklidir ve bunu saglamak için gerekli oldugunda bu eksikligi daha etkili biçimde çözecek dis sirketlerle anlasma yapilir. Birincisi, bilgisayara erisimin herkese açik oldugunu üniversite ruhu olarak garanti altina alir; ikincisi, üniversite ve dolayisiyla ögrenci kitlesine düsen maliyeti azaltir. Aslinda 2. Sinif ve daha yukari siniflarin kurslari için bilgisayara erisim bir sorun olarak görülmemistir. 1988′de, ögrenciler ile ilgili bir maliyet getirmesine ragmen üniversitede 3000′den fazla ögrenci ile 1. Sinif düzeyinde bilgisayar giris kursu olmustur. 1988 yilinda, ögrenciler için bütün maliyet ayarlamalarimiza ragmen bilgisayara giris kursu 3000 ögrencinin üzerindeki mevcuduyla en üniversitenin en büyük düzey 1 kursu olmustur.

Iletisimin gelismesi

90′larin basinda telekomünikasyon kullanimi artarak evden bir modem ve telefon hatti kullanarak bir makineye erisimin çok kolay oldugu bir düzeye geldi. Bu dönemde, Üniversitede bulunan telekomünikasyon hatlarini kullanan bir Ögretim Teknolojisi kursu vardi ve bir konferans sistemine erisim amaciyla bu hatlarin kullanimi kursun bir parçasini olusturuyordu. Bilgisayara giris kursu komünikasyonu tanitmiyordu, çünkü kurs materyalini güncellestirmek maliyet getiriyordu ve ayrica komünikasyonun herhangi bir kullanimi ancak istege bagli olarak kursa eklenebilirdi. O zamanki deneyim Ögretim Teknolojisi kursuna katilanlarin tümünün komünikasyon kullanimini benimsemediginin izlenimini veriyordu. 1993 yilinda yazar, STILE projesine (Ögrenci ve Ögretmen Entegreli Ögrenme Ortamlari) Leicester, Loughborough ve De Montfort Üniversiteleri ile katilmak üzere Birlesik Kirallik’in Ögretmen ve Ögrenme Teknolojisi Programi’ndan ödenek almayi basardi. Proje, üniversitelerin personeli ve ögrencileri için, Açik Üniversite’nin de uzaktan kullanacagi, bir bilgisayar ortami gelistirmeyi içeriyordu. Ne yazik ki proje önceden kestirilemeyen olaylarla

World Wide Web’in ve Internet’in büyümesi olabilecek birçok seyi mümkün kilmistir. Ancak, projede, ögrenciler ve Ögretim Görevlisinin kullanmasi için 120 modem alimi ve bunlarin kullanimini izleyecek bir kisinin görevlendirilmesi için yeterli para vardi. 1995′te uzak bölgelerdeki (Iskoçya, Kuzeydogu Ingiltere, Galler ve Avrupa) bir grup egitmene, ögretim görevlileri ve ögrencilere sinirli bir iletisim saglamak ve ögretim görevlileri tarafindan verilen yüz yüze egitime katilmayanlara ders destegi saglamak amaciyla modem verildi. Dokuz grupta toplam 110 ögrenci bulunmaktaydi. Birinci Sinif konferans sistemi seçilmisti ve ögrenciler sistemi akranlari olan ögrenciler ve onlarin ögretim görevlileriyle iletisimde bulunmak için kullandilar. Ögretim görevlileri ögrenciler için, derslerle ilgili notlar, üzerinde çalisilmis fazladan örnekler ve ek ögretim materyallerinden olusan ek materyaller hazirladilar ve bu materyallerin tümüne sistemden ulasmak mümkündü.

Bu sinirli deneyin birkaç problemi oldu, hem ögretim görevlileri, hem de ögrenciler kendilerini seçmislerdi. Yasanan problemler, yazilimlarla ilgili problemler ve telefon konusmalarinin maliyeti gibi önceden tahmin edilebilen problemlerdi. Wilson ve Whitelock (1996) her hangi bir engelleyici olmayan çevrede olmasi gerektigini öne sürdükleri etkinlikleri siniflandirmak için üç boyutlu bir plan çerçevesi belirlediler. Bunlar asagidaki gibi özetlenebilir:

Bir bilgi boyutu (domain ve meta bilgiyi içerir)

Bir sosyal boyut

ve bir motivasyonel boyut

Wilson ve Whitelock makalesi [1] bunlari tartisir ama tam bir analiz olmadigi için; veriden çikarilacak sonuçlar yalnizca sosyal boyutun bu çesit iletisimin erken asamalarinda öncelige sahip oldugudur. Çiktilar, Laurillard [2] tarafindan tahmin edilmis olabildigi gibi fazlaydi. Lauillard: ortamin pedagojik yararlari tümüyle ögretici ve ögrenci, ya da özellikle akran ögrenciler arasinda verimli bir diyalogun ne denli basariyla sürdürülmesini saglamasina baglidir. Mason: ögrencilerin ögreticiyle oldugu kadar diger ögrencilerle etkilesimde bulunmaya deger verdiklerini söyledi. Mason tarafindan öne sürülen bir problem daha var [4]: 2 sistemin kullanimi bir ölçüde kurs içerigi tarafindan yönlendirilmediginden egitim yönünden degerli tartismalar olusturmak çok zor…’. Laurillard ve Mason’un söylediklerinden, STILE deneyinde sosyal boyutun baskin olmasina sasirmamaliyiz. Sunu ekleyebiliriz; yalnizca sosyal boyutu iyilestirmek yatirimin ögrenci ve üniversite tarafindan dogru düzenleme için yeterli olabilir.

Bilgisayar Bölümündeki diger gelisme telekomünikasyonun daha genis bir ögrenci grubu için kullaniminin genisletilmesiydi. 1996′da ayni bilgisayara giris kursundaki ögrencilerden bir baska deneyde gönüllü olmalari istendi. 350′den fazla ögrenci, ögrenci gruplarina bakan 23 deneyimli ögretim görevlisiyle çalismaya basladilar. Bu kez ögrenci gruplari, yalnizca internet yoluyla iletisim kurularak olusturuldu. Kurs materyalleri normal posta kanallariyla dagitildi, ama ögretim ve ödevlerle ilgili isler elektronik yolla yapildi. Bazi ögrenciler için on-line kaydolmak mümkündü ve dolayisiyla kurs dünya çapindaydi. Ögretim görevlileri de gönüllüydüler ve elektronik ögretici gruplarina kayitliydilar. Komünikasyonun kullanilmasinin genisletilmesinden baska, esas degisiklik, ögretim görevlilerinin ögrenci ödevlerini ekranda notlandirmasina olanak saglayan bir notlandirma aracinin kullanilmasiydi. Kagitsiz ödev bir gerçekti. Ögretim görevlileri ayni zamanda, kendilerine saglanan senkronize olmayan degisik ögretim modelleriyle on-line ögretimin de içindeydiler. Deney ve sonuçlari Petre ve digerlerinin [5] makalesinde yayimlandi, ama asil avantajlar sunlari içermektedir:

Elektronik ödevler ve ekranda notlandirma aracinin ögrencilere sagladigi hizli dönüt.

Ögrenciler arasinda isbirligi ve iletisimin artmasi

Yönetimsel etkinligin artmasi, daha az yönetimsel hata.

Ek olarak, böyle bir sisteme sahip olmak genel anlamda dünyaya erisimin genislemesine olanak verir.

Internet ve WWW’in kullanimi

Deney 1996′da devam etti ve kurs ekibinin kazandigi deneyim, 1998 yilinda açilan yeni kursa rehberlik etti. Ancak yeni kurs, teknolojide ve müfredattaki diger gelismelerden etkilendi. Bu kurs, hem ögretimde teknolojinin kullanimi hem de bilgisayara girisin ögretimdeki yaklasimi yönlerinden, Açik Üniversite’nin ürettikleri içinde belki de en önemlisidir.

Bilgisayara giris kursu olusturulmaya baslandiginda: Konu merkezli yaklasim kisa sürede ortaya çikti ki bunun pedagojisi ve bu pedagojiyi aktaracak teknoloji yerine kondugu yapilandirilmis programlama kursundan tümüyle farkli olmaliydi. Bazi tasarim hedefleri belirlendi: güncel olmali, güncellestirilebilir olmali, sunumunda etkili (hizli ve uygun maliyetli ) olmali, Açik Üniversite’nin ulusal ve uluslararasi rekabetine izin vermeli. Bir alt hedef de ögrencilerin yatirim yapmasina bekledigimiz bilgisayar teknolojisinin kullanimini onayladi. Bu hedeflerin tümü bizi kursun web’e dayali sunumuna uygun sekilde tasarlanmasi sonucuna getirdi. Yani, ucuz, hizi, yüksek bant genisligi olan netwörklerin “pendig”i , ögretim materyalleri için kullanilan ortamlar, ve materyallerin sitili ve içerigi World Wide Web’den oldukça fazla etkilenmelidir.

Ancak, kursta kullanilan pedagoji ya da teknoloji yalnizca kursun sunumu örnegin, dagitim ve sürdürme gerekçeleriyle adapte edilmemisti. Ögrencilerin kazanmasi gereken bilgi ve beceriler açisindan kurs içerigi de pedagoji ve teknoloji kullanimini genis ölçüde belirledi. Örnegin, asagidaki kurs amaçlari, bilgisayar teknolojisini kullanarak gerçeklestirilebilir:

Bilgisayari ve yazilimlatri genel olarak anlamak ve genis bir terminolojiyi rahatça kullanmak;

Komünikasyon ve çoklu ortam yazilimlari da içinde olmak üzere pratik kullanimli yazilimlari beceriyle kullanmak;

Karmasik sistemleri tanimak ve parçalariyla ilgili nesne merkezli analiz ve tasarim fikirlerini uygulamak;

GUI leri de içinde olmak üzere küçük Smalltalk uygulamalari gelistirmek;

Grup çalismasindan kaynaklananlar da içinde olmak üzere büyük boyutlu yazilim gelistirmeyle ilgili problemleri anlamak;

Insan bilgisayar etkilesimiyle ilgili kavramlari tanimlamak ve kullanici arayüzlerini eslestirebimek;

Global networked bilgisayar’la ilgili yararlari ve riskleri .

Her bir konu basligi (bkz. Web sayfasi http//:mcs.open.ac.uk) birbirini destekler. Özellikle, nesne merkezli ve yazilim sistemleri düsünme kavramlari Internet ve Web’in gerçekligine iyi bir sekilde uyarlar. Dolayisiyla, örnegin, [Ünite 1′de] Internet’in komünikasyon yapisini nesne merkezli yazilimin mesaj gönderme yapisina iliskilendiriyoruz. Daha da ötesi, Web’in kutulandirma ve isbirlikçi dogasi, is organizasyonlarinin benzer yapilari ve (nesne merkezli) yazilim yapilari için kullanisli içsel olsa da bir metafordur. Gerçekten de metafordan öteye gidiyoruz. Smalltalk programlama ortami öyle bir biçimde tasarlandi ki pratik egsersizler ve tartismalarla uygun dizin programlama ortaminin kendi HTML browser’inda web sayfasi olarak verilmektedir.

Yazilim gelistirmenin, ‘Teknik’ basliklar yaninda insan yani da söz konusudur. Grup çalismasinda ögrenciler konferansi kullanarak birlikte çalismak zorundadirlar. Ideal olarak web konferans sistemi kullanilabilirdi. Ama web konferans hedef olmayi sürdürmekte.

Özet olarak, kurs, çesitli ortamlarin birbirini tamamlayacak sekilde kullanimini saglayacak biçimde tasarlandi. Kurs iki bloga ayrildi: her bir blok belirli sayida hafta isini kapsar. Bir ünite, bir basili metin, bir basili metin arti bir bilgisayar tabanli ‘Ögrenme Kitabi’ (asagiya bkz.), bit TV programi, bir Grup Çalismasi projesi için bir konferans, Web sayfalari, bir etkilesimli CD-ROM, ya da bunlardan herhangi birkaçinin bir bilesimi olabilir. Bu parçalarin her biri asagida tanimlanmaktadir.

Kurs dosyasinda saklanacak bagimsiz kagitlara basilmis metinler ünitelerin büyük kisminin temelidir. Sizi diger parçalar yönlendirirler.

Ünitelerin çogu Smalltalk programlama ortaminin parçasi olan bir Ögrenme Kitabi içinde bilgisayar destekli pratik bölümleri içerir. Ögrenciler bir bilgisayar dersini tamamladiklarinda tekrar basili metne dönerler.

TV programlarinin yayini çesitli ünitelerin temelini olusturur. Basili TV Notlari senaryo ve amaçlari içerir. Ilgili Web, daha fazla notu içerir ve ilgili bilgiye baglanti saglar. FirstClass yazilimi konferans ve e-posta için saglanmistir. E-posta bir ögrencinin ögreticiyle ve diger ögrencilerle mesaj alisverisi için kullanilir.

Web sayfalari, bir kurs takvimine, özel olarak web tabanli materyaller ve ek materyaller, ödevler, yazilim, bilgi güncellestirme (basili materyaldeki yanlislari düzeltme gibi), bir basliga yönelik ek açiklamalar, referanslar ve ileri düzeyde okumaya yönelik hyperlink’lere erisim saglar. Genel kaynak olarak ve müfredatin bir bölümünü, örnegin network bilgisayar basligini vermek için bir baska yayinevi tarafindan basilan bir Kurs Kitabi.

Kurs yazilimlarinin çogu CD-Rom’larda dagitildi (örnegin, Smalltalk programlama ortami).

Diger CD-ROM’lar hazir etkilesimli çoklu ortam programlarini tasimaktadir. Map CD-ROM’u bunlardan biridir.

Internet’in Kullanimi

Internet, Kursta çesitli biçimlerde kullanilmaktadir. Genelde ve gayri resmi bir kaynak olarak ögrencilerin Worl Wide Web’e ve kurs konferanslarina erisimleri için kullanilmaktadir. Daha önemlisi Internet kullanimi asagidaki nedenlerle zorunludur:

E-posta: Bu, siradan kagit postalamanin yerini almistir. Kullanimi, ögrenci ve üniversite, ögrenci ve ögretici ve ögrenciler arasindaki iletisim için zorunludur. Firstclass konferans sistemi 1998′de e-posta için kullanilacaktir, ancak kendi e-posta sistemlerini kullanmak isteyen ögrenciler mesajlarini otomatik olarak göndermek için FirstClass’i kullanabileceklerdir.

Konferans: FirstClass konferans sistemi 1998′de kullanilacaktir. Konferans grup çalismasi için gereklidir. Grup çalismasi projelerinin degerlendirme biçiminden dolayi FirstClass kullanilmalidir. Kursun basliklarinin tartisilmasi için resmi olmayan konferanslar, ‘Coffee bar’ sohbetleri (bölgesel, ulusal, uluslararasi) mümkün olacaktir.

World Wide Web: Netscape Navigator ögrenci kullanimina sunulacak, ancak benzer browserler (Microsoft Internet Explorer gibi) da kullanilabilir. Bir Web browserinin kurs için kullanisli olmasi için frame’leri desteklemeli ve Java destegi olmalidir. Her bir ünite, ek bilginin, dur komutlarinin vb. Saglandigi bir web sayfasina sahiptir. Ünitelerin birçogu Web sunucusundan dosyalari yüklemenizi gerektirmektedir. Web sunucusu ayni zamanda ögretmen notlandirici Ödevler (TMA lar) için yararli olacaktir.

Elektronik TMA sunulmasi: Tüm TMA larin üniversite tarafindan gelistirilen yeni elektronik TME (ETMA) sistemi yoluyla üniversiteye dolayisiyla ögretim görevlilerine sunulmasi düsünülmektedir.

Ögrenciler ödevlerini ya bir e-posta ara yüzü yoluyla (ödevi bir ek dosya olarak postalayarak) ya da bir web ara yüzü yoluyla sunabileceklerdir. Kurs su anda 5000′i akin kayitli ögrencisiyle ilk uygulamasindadir.

Çoklu ortam kullanimi

Telekomünikasyonun kullanimi giris kursunda ögretime açik bir sekilde hakimdir, ancak çoklu ortam CD-Rom’lari da bulunmaktadir. Lisans üstü programda çoklu ortam kullanimi daha da gelismistir. Kurs ekibi, yazilim gelistirmeyle ilgili bir kurstaki profesyonel Lisans üstü ögrencileri desteklemek için, hayali bir yazim evine dayali bir bilgisayar tabanli çoklu ortam ögrenme ortami tasarladilar. Ortam ögrencilere, kursta ögretilen tekniklerin pratik uygulamasi için gerçekçi bir ortam ve kursun ögrenme amaçlarina uygun ögrenme ihtiyaçlarini karsilayacak bir dizi proje çalismasi saglamaya yöneliktir. Ögrencilerden bu ortamla baglantili olarak 100 çalisma saati kullanmalari beklenmektedir. Kurs çesitli ortamlar kullanilarak verilmektedir: video, audio, bilgisayar yazilimi ve basili metin. Geleneksel olarak, bu ortamlar bir kurs içinde entegre edilmistir, ama ayri ayri verilmektedir. Geçmis yillarda, bu ortamlarin entegre edilmesini incelemek üzere bir dizi proje uygulanmistir [6]; bunlarin sonuçlari tesvik ediciydi. Bu alanda yapilan çalismalardan çikan prensiplerden biri çoklu ortamin yalnizca ögrenme çiktilarinin belirgin olarak gelistirilebilecegi yerlerde kullanilmasi gerektigiydi.

Kursun geçmisteki yöneticisiyle olan deneyimden, ögrencilerimizin kabullenmekte zorluk çektikleri yazilim gelistirmeyle ilgili üç alan belirledik:

1.

Bir proje ekibindeki insan etkilesiminin türü, düzeyi ve yapabilecegi etki. 2.

Yazilim gelistirmelerinin çogunlugunun boyutu ve karmasikligi 3.

Kurs boyunca sunulan görünüste birbiriyle baglantisiz bir dizi teknik arasindaki iliski ve bu tekniklerin birbirine göre üstünlügü: bunlar arasinda nasil seçim yapacaksiniz ? birlikte nasil çalisirlar ? vs.

Diger üniversitelerde bu noktalarla bir grup projesi içinde ugrasilabilmektedir (çözülmese bile). Bilgisayar destekli çoklu ortam ögrenme ortami hayali bir yazilim evine dayalidir. Ögrenciler bu yazilim evine ‘katilirlar’ ve projelerde çalisirlar, ekip ve müsteri toplantilarina katilirlar, sirketin diger çalisanlariyla etkilesirler.

Kursa bir yazilim evi simülasyonu katmanin amaci yazilim gelistirme etkinlikleri için gerçekçi bir ortam olusturmaktadir. Bu ortamin birbirini tamamlayici iki ögrenme deneyimi saglamasini bekliyoruz:

1.

Ögrenciler, standart bir ders kitabi çalismasinin izin vereceginden daha genis bir ortamda olan ………………. materyalinden ögrenilen fikir ve teknikleri uygulayabileceklerdir. 2.

Gerçekçi bir ortamda yazilim projelerinde çalisarak ögrenme gereksinimi artar ve ………… kaynak materyaline dönülerek bu gereksinim karsilanabilir; dolayisiyla da daha etkili ve yönlendirilmis bir ögrenme gerçeklesir.

Niçin bilgisayar destekli çoklu ortam

Yazilim gelistirme, yönetimde oldugu gibi, deneyim sonrasinda çok daha iyi incelenir. Üzerinde durulmasi gereken birçok nokta, ögrencilerin, bes kisiden fazla kisinin bir yildan uzun süre çalismasi gereken ticari amaçli büyük bir projede çalisarak problemlerle yüz yüze geldiklerinde anlasilabilir. Ögrencilerimizin çogunlukla deneyime dayali olmalarina karsin bu deneyim son derece degisken olabilir ve bizim, bu deneyimleri normallestirecek ögrenme materyallerini saglamamiz gerekir.

Durum inceleme (case study) materyalini basili olarak vermeyi seçebilirdik özellikle çoklu ortam sistemlerini gelistirmenin yüksek maliyetini göz önüne alarak bu fikri tartistik [7] ama basili materyalin olumsuzlugu tepki göstermemesidir. Bu ortamda bir öykü ya da senaryonun içine çok etkili bir biçimde çekilebilirsiniz ama ne olacagini görmek için bir seyleri deneyemezsiniz. Dagitim ortami olarak yazilim kullanirsaniz bunu yapabilirsiniz.

Bu kurs kapsaminda, bir dizi istegi modellemeye, müsterinin isteklerini açiga çikarmaya ya da bir sistemin kilit girislerini hangi girislerin olusturduguna karar vermeye vb. Yardim etmek için bir CASE araci kullanma ‘denenebilir’. Bu tür etkinlikler basit metinle gerçeklestirilemez.

Bu etkilesimi saglamak ve yukarida ortaya konan konulari vurgulamak için, ögrencilerin bir yazilim gelistirme ekibine katilarak problemler yasamalari ve problemlerin çözümlerini bulduklari benzetim yapan bir CD-ROM üretmeye karar verdik. Olay incelemelerinde çalisirken karsilasilan problemler ögrenme gereksinimini güdülemektedir. Bu gereksinim daha sonra da ……. materyalini ya da yazilim evi ortaminin içindeki diger bilgiyi kullanarak karsilanir. Bu simülasyon ortami deneyimi, ögrencilerin ögrendigi çesitli metot ve tekniklerin ögrenme amaçlarinda yer alan metot seçenekleri hakkinda karar verebilecekleri sekilde entegre edilmesinden emin olmalidir.

Kendimize sürekli sordugumuz bir soru çoklu ortamin fazladan ne katkisi oldugudur. Durum incelemesi ve onun çesitli ürünlerini yalnizca kagit üzerinde vererek ne kaybedebiliriz? Kurs verilirken yaklasimin formel degerlendirmesini yapmayi planliyoruz, ancak teknolojinin yalnizca kendisi için degil yararli oldugu için kullanilmasini güvenceye almak da istiyoruz.

Tasarim amaçlari

Simulasyonu otentik yapmak istedik. Bu nedenle ögrenciyi, sosyal ve teknik çesitli faktörlerin etkilestigi genis bir organizasyonun parçasi olduklarini hissedecekleri yazilim evinin içine çekmemiz gerekti. Bunu gerçeklestirmek için çesitli sunum ve simülasyon tekniklerini kullanmamiz beklenmekte, ancak biz ögrencilerin görünüsü iyi ama içi kof bir sunumla aldatilmasini istemiyoruz. Woolf ve Hall’un [8] söyledigi gibi ‘Parlak grafik ve simulasyon yeterli degil; deneyim otentik ve ögrenenin yasamiyla ilintili olmali’.

Aslinda biz yazilim gelistirmenin ögrencinin genellikle zorlandigi bu yanlarina isaret etmek istiyoruz. Organizasyonun özelliklerini belirlemek, hiçbir unsurun ilgisiz ya da dikkat dagitici olmamasini saglamak önemli bir mücadeledir.

Asagidaki ortamin saglanmasi gereken deneyimler listesi verilmektedir:

1.

Yazilim gelistirmenin gerçeklestigi bir organizasyon. Bu, diger personel, kalite brosürü gibi sirket dokümani, kontrat anlasmalari vb. Içerir. Bu organizasyonun kültür yapisi tüm projelere geçecektir. 2.

Ögrencinin proje ekibine katilip sistemi gereklilik analizinden test etmeye kadar tüm gelistirme basamaklarinda izleyebilecegi bir boyutta olan bir proje. Bu, bir projenin yürütülmesinde, organizasyonla ilgili sorunlarin projeye nasil yansiyacagi da içinde olmak üzere, derinlemesine bir deneyim olusturacaktir. 3.

Ögrencinin tüm yanlarini tam olarak anlamasi için gereginden büyük bir proje. Bu büyük bir projenin yürütülmesindeki yönetim konularini kesfetmekte ve çok sayida yazilim projesinin boyutunu göstermekte kullanilabilir. Bu alan herhangi bir egitim ortaminda deneyim olusturmak açisindan oldukça güçtür. 4.

Kursta ögretilen degisik teknik yöntemlerin ve yasam çemberi modellerinin kullanimini göstermek ve ‘karistir ve yakistir'’i arastirmak için uygulama tiplerinin yayilmasi. 5.

Ilginç kullanisli ve genisleyen pratik egsersizleri saglamak için projelerde ve organizasyonda yeterince yer almak.

Kurs su anda ilk sunumunda ve ögrencilerden dönüt beklemekteyiz.

Gelecek

Bilgisayar ögreten bir bölüm, bilgisayar endüstrisi dünyasindaki gelismeleri görmezlikten gelemez. Yalnizca ögrettigimiz için degil, nasil ögrettigimiz ve ögrencilerle nasil etkilesimde konularinda güncel olmaliyiz. Çevrelerinde gördükleri teknoloji ögrenci beklentilerini yükseltmektedir. Bizim beklentimiz, ögrenci beklentilerinin bizim giris kursumuzu ya da yazilim gelistirme kursumuzu aldiktan sonra yükselmesidir. Teknoloji hakkindaki ögrenci beklentilerine yanit vermek ya da ögretimi gelistirmek için yeni teknoloji kullanimina yönelik büyük bir yatirimi bu iki kursa ayirdik. Diger kurslar su anda First Class kullanan ögrencilerle ögretim görevlilerinin etkilesimine ve ödevlerin elektronik olarak verilmesine firsat vermektedir. Bunu normal bir siralama olarak görüyoruz ve bu artik ayricalikli bir durum degildir. Tüm kurslarimizin 2001′e kadar bu sinirli elektronik yolla verilecegini düsünüyoruz.

Referanslar

INTERNET ÜZERINDE UZAKTAN EGITIM:

ODTÜ’DE JAVA TABANLI BIR GÖRÜNTÜ ISLEME DERSI

Prof. Dr. Ugur HALICI,

Y. Doç. Dr. Volkan ATALAY,

Doç. Dr. Kemal LEBLEBICIOGLU

Hakan ARKAN,

Adem MÜLAYIM,

Serhan CERAN

Bilgisayarla Görme ve Yapay Sinir Aglari Arastirma Laboratuvari

Elektrik ve Elektronik Mühendisligi Bölümü,

Orta Dogu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), 06531, Ankara

Abstract: The aim of the study presented here is to prepare an interactive environment on WWW for a graduate level course. For this aim the HTML pages in which JAVA scripts and applets are used and they will be accessed through a WWW service by the university students. The subject of the course is chosen as “Image Processing”‘. The reason behind this selection is the thought that the course will be much more effective when it is given in a multimedia computer environment when compared to the classical education of this subject . This course is being prepared in the context of the ” Education on Internet in METU’ project of METU Informatics Institute.

Özet: Burada sunulan çalismanin amaci, yüksek lisans seviyesinde bir ders için WWW üzerinde etkilesimli bir ortam hazirlamaktir. Bu amaçla, içine JAVA uygulamalari yerlestirilen ve WWW üzerinden erisilecek HTML sayfalari kullanilmistir. Hazirlanan dersin konusu “Görüntü Isleme” olarak seçilmistir. Böyle bir seçimin arkasindaki sebep, bu dersin çoklu-ortamda sunulmasinin, konunun klasik yolla ögretilmesinden daha çok etkili olacagi düsüncesidir. Bu ders ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nün “ODTÜ’de Internet Ortaminda Egitim” projesi kapsaminda gelistirilmektedir.

1 Giris

Egitimcilerin görüsü, 21. yüzyilin egitim sisteminde iletisim aglari ve bilgisayar araçlarinin kullanildigi ögrenci merkezli uzaktan etkilesimli egitimin, egitmen merkezli klasik egitimin yerini alacagidir. Türkiye’deki yaygin egitim, televizyon yayinlarinin kullanildigi ikinci faz asamasindadir. Henüz telekonferans araçlarinin kullanildigi üçüncü faz ve bilgisayar aglarinin etkilesimli kullanildigi dördüncü fazda bazi denemeler disinda bir çalisma yoktur. Üniversitelerdeki kadrolar, üniversite imtihanina girenlerin çok altinda kaldigi ülkemizde ilerde iletisim aglari ve bilgisayarlarin kullanildigi bir egitime ihtiyacin çok fazla olacagi açiktir.

Henüz Türkiye çapinda bilgisayar aglarinin egitimde kullanilacagi bir alt yapi yoktur. Ancak, üniversiteler alt yapi ve ögrencilerin konuya yatkinligi açisindan pilot uygulamalarin rahatlikla gerçeklestirilebilecegi ortamlardir.

Bu çalismada amaç, lisans üstü seviyede bir ders için Internet üzerinden etkilesimli bir ortam hazirlamaktir. Bu amaçla Java Scriptlerinin kullanildigi HTML ile hazirlanmis sayfalarin WWW servisi ile üniversite ögrencilerine açilacaktir. Ders olarak Görüntü Isleme konusu seçilmistir. Bu konunun seçilmesindeki sebep, görsel efektler tasimasi nedeniyle klasik egitim yöntemlerinden ziyade etkilesimli multimedya bilgisayar ortaminda bir egitimin bu konuda çok daha etkin olacaginin düsünülmesidir. Böyle bir ders Görüntü Isleme konusunda bir çok bilgisayar programin gelistirilerek dersin içine gömülmesini gerektirmektedir.

2 Internet Üzerinden Egitim

Geleneksel sinifta egitimden farkli bir yapisi olan Uzaktan Egitim (=Yaygin Egitim) programlarinin sunulusu sirasinda çok degisik teknikler kullanilmaktadir. Uzaktan egitim, ögrenci-merkezli bir ortamdir . Buradaki amaç ögretmek degil ögrencinin kendi kendine ögrenmesini saglayacak bir ortam olusturmaktir. Uzaktan egitim, kullanilan teknikler açisindan üç kategoriye ayrilmaktadir:

1) Basili metin üzerinden yapilan ve bazen videokaset, sesbandi, veya CD ROM gibi diger teknolojilerle desteklenen uzaktan egitim,

2) Televizyon yayinlari ile yapilan egitime dayali ve diger teknolojilerle desteklenen uzaktan egitim,

3) Bilgisayar aglari üzerinden yapilan uzaktan egitim.

Uzaktan Egitim konusunda Dünya’daki egilim ögrenci-egitimci etkilesimine fazla olanak tanimayan single-mod’dan önemli etkilesim bileskeler tasiyan multi-mod uzaktan egitim yöntemlerine geçis yönündedir (Brown ve Brown 1994). Tek yönlü videokonferans ve televizyon yayinlari genellikle ögrenci-egitimci arasinda iki yönlü etkilesim saglamak üzere telefon veya fax yardimiyla desteklenmektedir.

Uzaktan egitim konusunda en son gelinen nokta Internet üzerinden telekonferans olarak veya WWW araciligiyla etkilesimli olarak sunulan uzaktan egitimdir. “Sanal” egitim olarak da adlandirilan Internet üzerinden egitim, hypermedya ve hypertext olanaklariyla birlikte dünya çapinda ögrenciye ulasma imkani yaratmaktadir. Internet uzerinden üzerinde konferans düzenlenmesi TV egitim programinin yayinlanmasindan daha ucuza malolabilmektedir.

A.B.D.de 300den fazla üniversite ve kolejde “sanal” kurslar düzenlenmekte ve bir çok sahada diploma verilmektedir. Bu enstitüler ders materyallerini WWW sayfalarina yerlestirmekte ve daha sonra IRC, MOOs, MUDs, listserver veya e-mail araciligiyla sinif tartismalari ve etkilesim saglamaktadirlar. Bazi fakülte ve yüksek okul yöneticileri “sanal” egitimi özellikle lisans ve yüksek lisans egitim için uygun bulurken, bir çok egitimci “sanal” egitimi 21.yüzyilda klasik egitim yöntemlerinin yerini alacak genis kitlelerce kullanilacak yeni egitim biçimi olarak görmektedirler (Dündar, Hendel 1996)

Bir çok ülke uzaktan egitim konusunda projeler gelistirmektedir. Avrupa toplulugunda EUROPACE (The European Programme for Advanced Continuing Education) ve DELTA (Developing European Learning throughout Technological Advance) bu projelerden sadece ikisidir. Bilgisayar üzerinde etkilesimli egitim veren üniversite URL adreslerinden bazilari asagida verilmistir :

http://www.caso.com/iu.html Internet University

http://www.to.utwente.nl/ism/online96/campus.htm Online Learning

http://www.zdu.com/ ZD Net University

http://www.gwu.edu/~etl/programs.html A list of sites for distance education

3 Uzaktan Egitimde Java Uygulamalari

Internet ve Enformasyon teknolojilerinin gelismesiyle birlikte egitimde kullanilan kaynaklar da degisime ugramistir. Bugün dünyada bilgisayar destekli egitimde kullanilan en ileri teknoloji Internet üzerindeki WWW (World Wide Web) servisidir. WWW, Internet üzerinde çalisan küresel, etkilesimli, grafiksel bir hypertext enformasyon sistemidir. Baslangiçta WWW dagitik bir multimedya sistemi olarak kullanilmaya baslandiysa da yeni gelisen teknikler WWW’nin etkilesimli olarak kullanilmasina olanak saglamistir (Alexander 1995), (Gordin 1995). WWW kullaniminda önemli bir egilim bu servisin sadece bilgi dagitiminda degil egitim ve ögretimde de kullanilmasi yönündedir. WWW’nin, canlandirma yapilmasina olanak taniyan ve nesneye dayali yeni bir programlama dili olan Java’yi desteklemesiyle birlikte, WWW ile egitim alaninda önemli bir adim atilmistir. Çünkü Java dili WWW sayfalarini basit bir statik hypertext metin halinden çikarip, onlara etkilesim ve canlandirma yetenegi getirmistir. Bu sayede, Internet üzerinden edilgen degil etkilesimli ögrenme mümkün olmustur (Anuff 1996), (Davis 1996). Norveç, Danimarka Izlanda gibi yüksek derecede ulasimin zor oldugu ve kisilerin ayrik yasadigi ülkelerde, bugün Internet üzerinden uzaktan egitim yaygin olarak kullanilmakta, bu konularda yogun arastirmalar yapilmaktadir (Jalobeanu 1996).

Java Script uzantilarinin HTML ile birlikte kullanilmasi etkilesimli bir ögrenme ortaminin dogmasini saglamistir (Stobard ve Regan 1996). Java script kullanilmasi ayri ayri pencerelede degisik bilgilerin gösterilmesine ve birden fazla pencerenin ayni anda tek bir fare tiklamasiyla degismesine olanak tanimistir. Bu sayede ana egitim penceresinden ayni anda ayri yönlerde ilerleme imkani dogdu. Java scriptleri ile ögrencilerin konuda ne kadar ilerlediklerini tesbit etmek, veya kaç soruyu dogru cevapladigini anlamak mümkün olmakta, ögrenci bir sonraki asamada yönlendirilebilmektedir (Lemay 1995).

Java program kodu donanimdan bagimsiz olarak çalisabilmektedir. Tasinabilirligi saglamak amaciyla Java derleyicisi tüm derleme islemlerini Java sanal makinesiine göre düzenlemektedir. Java nesneye dayali bir dildir ve ayrica C koduna ulasmaya olanak tanimaktadir.

4 Türkiye’deki Durum

Türkiye’de kullanilan uzaktan egitim programlari tipik olarak ve genis kitlelere ulasmayi amaçlayan tek yönlü egitimdir. Temel iki açik ögretim programi Eskisehir Anadolu Üniversitesi tarafindan hazirlanan Açik Ögretim Fakültesi (AÖF) ve Milli Egitim bakanligi tarafindan koordine edilen Açik Lise (AL)dir. (Murphy 1996). 1982 yilindan beri lisans egitimi hizmeti veren AÖF’de 1996 yili itibariyle 434.537 ögrencisi bulunmaktadir ve 18 program sunulmaktadir (Odabasi, 1996). Açik lise 1992 yilindan beri hizmet mektedir. Her iki programda da özel tasarlanmis kitaplar, bültenler, televizyon ve radyo yayinlari yer almakta, AÖF de ayrica video teyp ve yüzyüze ders de yer almaktadir. Bu programlarda bilgisayarin uzaktan egitimde kullanimi arzulanmakta, bir takim çalismalar planlanmaktadir ancak yaygin kullanimi mevcut degildir. (Murphy 1996), (Riza, 1996). Bunlarin disinda Firat Üniversitesinde Firat Televizyonu Yayinlari ile uzaktan egitim yapilmakta, E-mail ile bazi egitim çalismalari yürütülmektedir, Internet WWW üzerinden egitime geçilmesi arzulanan hedefler arasinda bulunmaktadir. (Varol 1996)

Türkiye’de bilgisayar destekli egitim, uzaktan egitimde yaygin olarak kullanilmasa da, ülke çapinda okullara sunulmus durumdadir (Murphy 1996). Eskisehir Anadolu Üniversitesi esgüdümlü bir çalismayla 14 ilde birbirlerine yerel ag içinde bagli 20-30 bilgisayardan olusan bilgisayar laboratuvalarini kurulmustur (Odabasi 1996). Milli Egitim bakanliginin Bilgisayar destekli egitim çalismalari, ve AÖF ile Anadoluya kurulan laboratuvarlardaki bilgisayarlarin ülke çapinda bir aga baglanmasi, Anadolu ve büyük sehirlerdeki ögrencilerin büyük miktarda bilgiye ulasmalarina ve kendi ayarlarinda ögrencilerle iletisim kurmalarina olanak taniyacaktir.

Türkiye’de Internet bir çok üniversitede günlük yasamin bir parçasi haline gelmistir Ancak Internetin egitime yönelik olarak kullanilmasinda çok az çalisma yapilmistir. Bunlardan baslicalari asagida açiklanmistir.

ODTÜ Egitim fakültesinde açilan “ScE 519 Courseware Design for Computer Mediated Learning” isimli derste ögrencilere Internet araçlari, hypertext/hypermedia ve multimedia aygitlarini kulllanmak ve bunlari kullanarak Internet için bilgisayar ortamli ögrenme araçlari yaratma yöntemleri ögretilmektedir (Çagiltay, Özden 1996)

1995-1996 yili sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde, o sirada ODTÜ’de bulunan P. Randolph tarafindan, Texas Tech Üniversitesindeki bir sinifa Yüksek lisans seviyesinde “Production and Operations Management” isimli bir MBA dersi verilmistir. Bu ders için sanal sinif ortami yaratan ve ayrica asenkron erisime de olanak saglayan MOO yazilimi kullanilmistir.

Bogaziçi Üniversitesi Bilgisayar mühendisliginde yapilan bir çalismada ise Veri Yapilari ve Algoritmalar ile ilgili bir dersin Yigin, Kuyruk, bagli liste ve ikili arama agaci konulari ile ilgili JAVA uygulamalari gelistirilip Internet üzerinden erisilir olmasi saglanmistir (Akin, Erdem 1996)

“Akdeniz Bölgesinde Uzaktan Egitim için Metodolojiler ve Teknolojiler” adli Avrupa Toplulugu MedCampus projesi kapsaminda düzenlenenen 1994 yaz okulu sirasinda Izmir Çesme ile Italya Lecce arasinda 64KB hat üzerinden bilgisayarla uzaktan egitim denemesi yapilmistir (Öztürk 1994, 1996)

1997 yilinda, ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nce ODTÜ’de Internet Üzerinden Egitim Projesi baslatilmistir. “CEng 538, Advanced Graphics and User Interfaces” isimli bir ders bu proje kapsaminda hazirlanarak 1997-1998 Sonbahar döneminde Internet üzerinden sunulmustur. Bu çalismada bahsedilen Görüntü Isleme Dersi yine bu proje kapsaminda gelistirilmektedir.

5 Sanal Ortamda Görüntü Isleme Dersi

Gelistirilmekte olan Görüntü Isleme Dersi Internet üzerinden HTML sayfalari halinde sunulmakta ve bu sayfalara görüntü isleme tekniklerini açiklayan JAVA appletleri yerlestirilmektedir. Ders kapsamindaki konular asagidadir:

Giris (Introduction) *

Dönüsüm Teknikleri (Transform Techniques) *

Fourier Dönüsümü *

Haar Dönüsümü *

Wavelet Dönüsümü *

Görüntü Iyilestirme (Enhancement) *

Ileri Operasyonlar (Advanced Operations) *

Sinir Belirleme (Edge Detection) *

Bulaniklik Belirleme (Blur Identification) *

Morfolojik Görüntü Isleme (Morphological Image Processing) *

Renkli Görüntü Isleme (Color Image Processing) *

Desen Teknikleri (Texture Technics) *

Segmentasyon (Segmentation) *

Gorüntü Gösterimleri ve Görüntü Sikistirma (Image Representation and Compression)

Sanal görüntü isleme dersinde her bölümün basinda, konuyu açiklayici bir açiklama verilmektedir. Daha sonra ögrencinin konuyu anlamasi Java ile yaplimis alistirmalarla pekistirilmektedir. Konunun sonunda ögrenci bir sonraki konuya geçebilmek için, konu testini geçmek zorundadir. Eger ögrenci testte basarisiz olusa, ögrenci gözden geçirilmesi gereken konulara yönlendirilecektir (Bkz sekil 2 ).

Dersin hazirlanmasi halen devam etmektedir. Java appletleri hazirlandikça, bunlar HTML sayfalari içine koyarak kullanima hazir hale getirilmektedir. Makalenin son halinde daha detayli bir bilgi verilecektir.

6 Sonuç

Giris kisminda açiklandigi gibi 21. Yüzyilda egitim, iletisim aglari ve bilgisayar araçlarinin kullanildigi yaygin egitim seklinde olacaktir. ABD ve diger bati ülkeleri bu teknikleri aktif olarak egitimde kullanirken, Türkiye’deki yaygin egitim henüz ikinci faz asamasindadir. Bahsedilen çalisma bu açigi kapatmaya yönelik bir pilot uygulamadir. Uygulama olarak Görüntü isleme konusu seçilmistir, bu konu uzmanlik ve bilgi birikimi gerektiren bir konudur. Bu birikim bu uygulama ile kalici ve yaygin bir egitim ortamina aktarilmis olacaktir.

Halen Görüntü Isleme Dersinde kullanilacak olan Java programlarinin kodlanmasi ve WEB sayfalarinin tasarimlari devam etmektedir. Bu islemler bittikten sonra Internet üzerinde test asamasina geçilip, gerekli eklemeler ve düzenlemeler yapilacaktir

Kaynakça

Levent Akin, Erhan Erdem, ” WWW Üzerinde Java ile canlandirilmis bir ders uygulamasi”,

Shirley Alexander, 1996,Teaching and learning on the WWW, http://www.scu.edu.au/ausweb95/ papers/education2/ alexander/Ed Anuff, The Java Sourcebook, John Wiley

Isik Aybay, Yonca Aybay, 12-15 Kasim 1996, “Türkiye için Dört Asamali Yaygin Uzaktan Egitim Projesi”, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara (Türkiyenin özgün kosullari dikkate alinarak gelistirilmis Yaygin Uzaktan Egitim Projesi (YUZEP) adli bir modelinin asamalari ve olabilirligi tartisilmistir.

Celalettin Baykul, Teyfik Üret, 12-15 Kasim 1996 Internetin Egitime Uygulanmasi, FTP ve WWW’nin karsilastirilmasi, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu

Celalettin Baykul, Tevfik Üret, 17-18 Kasim 1995 “Ilk ve Orta Ögretimde Internetin kullanimi”, Türkiye’de Internet Konferansi, Bilkent Üniversitesi, Ankara

Kürsat Çagiltay, Yasar Özden, 12-15 Kasim 1996 Preparing Courseware by WWW: A cae Study in METU-Distance Learning Via Internet, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu

Stephen R. Davis, 1996, Learn Java Now, Microsoft Press

Halil Dündar, Darvin Hendel, 12-15 Kasim 1996, Post Secondary Distance Education in United States: An Overview of Approaches and Issues, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara

Douglas Gordin, et al, Using the WWW to build learning Communities in K-12, http://www.covis.nwu .edu/papers /k12wew.html/

M. Jalobeanu, June 1996 “Internet in education in Iceland”, Agora online, www.agora.ro

Lawa Lemay, 1995, Teach Yourself Web Publishing with HTML in a Week, Indianapolis, Sams Publishing

Karen Murphy, 12-15 Kasim 1996 Enhancing Interaction in Turkish Distance Education, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara

Ferhan Odabasi, 12-15 Kasim 1996, Computer Education in Distance Education: An Application in Anadolu University Open Education Faculty, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara

Hüseyin Özgen, Hikmet Marasli, Azmi Yalçin, 12-15 Kasim 1996, Türkiye'’de Internet Araciligi ile uzaktan egitim için uygulanabilir model önerisi, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara

Yusuf Öztürk, (Compied lecture notes) Methodologies and Technologies for Distance Education in Mediterranean, Summer School 1994 and 1995 lecture Notes

Yusuf Öztürk, 12-15 Kasim 1996, Improving Educational Option in The Mediterranean Countries, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu

Paul Randolph, 12-15 Kasim 1996 Distance Learning: An Internet Experience Between Turkey and Texas, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara

Enver Tahir Riza, 12-15 Kasim 1996 Türk Açik Ögretimi ile Ingiliz Açik Ögretiminin Karsilastirilmasi”, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara

Simon Stobart, Richard Regan, 12-15 Kasim 1996, The Design and Development of a Distance Learning Module Using ajvaScript Supported Web Client, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu

Asaf Varol, 12-15 Kasim 1996, Televizyon, Teekonferans ve Internet Sistemlerinin Uzaktan Egitim Amaçli kullanimi (Firat Ü.) Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu.

Anahtar Kelimeler: asenkron uzaktan egitim, JAVA, HTML, WWW, Internet, Image Processing Course

Keywords: asynchronous distance education, JAVA, HTML, WWW, Internet, Image Processing Course

EN IYI ÖGRETIM SEKLININ ARASTIRILMASI

Kharytyna Demchenko, Ingilizce Ögretim Görevlisi,

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

1. Giriş

1. GİRİŞ

Web, İnternetin gelişmesiyle birlikte güçlü, global, etkileşimli ve dinamik bir bilgi paylaşım aracı haline gelmiştir. Web, öğrenciler için daha önce gerçekleştirilmesi mümkün olmayan yeni olanaklar sağlar. Bunun sonucunda dünya üzerindeki tüm öğrenciler web üzerindeki kaynaklara eşit ölçüde erişebilirler.

Bilgi çağı, eğitim sistemimizi büyük ölçüde etkilemektedir. Bilgi teknolojilerindeki yenilikler eğitim için yeni kavramlar ortaya çıkarmaktadır. Bu yeni eğitimsel kavram, iyi tasarlanmış kaynaklar tarafından desteklenen zengin öğrenme ortamları getirmektedir. Web, bu gibi zengin öğrenme ortamlarının oluşturulmasında yeni bir öğrenim ve öğretim aracı olarak kullanılabilir.

2. WEB – TABANLI ÖĞRETİM

Web – tabanlı öğretim, öğretimin uzaktaki kişilere verilmesi amacıyla web’in bir araç olarak kullanıldığı yeni bir yaklaşım olarak görülebilir. Öğretim, öğrenenin belirli amaçlara ulaşmasını kolaylaştıran faaliyetler olarak tanımlanabilir. Öğretim web üzerinde tasarlanıp yürütülmesi ciddi bir analizi gerektirir. Aşağıdaki tanım web – tabanlı öğretimi açıklar:

Web – tabanlı öğretim, öğrenimin teşvik edildiği ve desteklendiği anlamlı bir öğrenme ortamı oluşturmak için WWW üzerindeki kaynakları kullanan hipermedya tabanlı bir öğrenim programıdır.

Bir web – tabanlı öğrenme ortamı bir çok kaynağı ve desteği içermektedir. Bileşenler bir web – tabanlı öğretim sisteminin iç parçalarıdır özellikler, bir web – tabanlı öğretimin bu bileşenleri tarafından desteklenen karakteristikleridir. Bileşenler tek olarak ya da birlikte bir ya da daha fazla özelliğe katkıda bulunabilirler. Örneğin, bir web – tabanlı öğretim programında e-posta (bileşen) öğrenciler ve öğretmene asenkron iletişim (özellik) sağlayabilir. Benzer şekilde e-postalar, e-posta grupları, haber grupları konferans araçları, vs. (bileşenler) birlikte web üzerinde sanal bir topluluğun (özellik) kurulmasına yardım edebilirler. Web geliştikçe bileşenler ortaya çıkacak, aynı zamanda halihazırdaki bileşenler gelişecektir. Bunun sonucunda web – tabanlı öğretimi zenginleştirecek yeni özellikler ortaya çıkacaktır.

Web – Tabanlı Öğretim Bileşenleri

1) İçerik Geliştirilmesi

a. Öğrenme ve öğretim teorileri

b. Öğretim tasarımı

c. Müfredat geliştirilmesi

2) Çoklu Ortam Bileşenleri

a. Metin ve grafik

b. Ses

c. Video

d. Grafik Kullanıcı Arabirimi – karakter modu yerine ikonları, grafikleri

ve bir işaret aygıtını kullanır.

e. Sıkıştırma teorisi

3) İnternet Araçları

a. İletişim araçları

i) Asenkron : e-posta, e-posta grupları, haber grupları vs.

ii) Senkron : Metin tabanlı (örneğin sohbet, IRC, MUD vs.) ve

ses-video (örneğin, İnternet teleonu, vs.) konferans araçları

b. Uzaktan Erişim Araçları

i) Telnet, Dosya Trasnfer Protokolü (FPT), vb.

c. İnternet Gezinme Araçları (Veritabanlarına ve web belgelerine erişim)

i) Gopher, Lynx, vs.

d. Arama ve Diğer Araçlar

i) Arama motorları

ii) Sayıcı Araçlar

4) Bilgisayarlar ve Depolama Aygıtları

a. Unix, DOS, Windows ve Macintosh iletişim sistemlerini çalıştıran

bilgisayarlar

b. Suncular, manyetik ortamlar, CD-ROM’lar, vs.

5) Bağlantılar ve Servis Sağlayıcılar

a. Modemler

b. Dial-in (örneğin standart telefon hatları, ISDN, vs.) ve adanmış

(örneğin 56 kpbs, T1, El hatları, vs.) servisler.

c. Gateway servis servis sağlayıcılar, İnternet serviw sağlayıcılar, vs.

6) Yazarlık Programı

a. Programlama dilleri (örneğin HTML, VRML, Java, Java scripting, vs.)

b. Yazarlık araçları

c. HTML dönüştürücüler

7) Sunucular

a. HTTP sunucular, HTTPD yazılımı, Web sitesi, URL, vs.

b. CGI – http ya da web sunucuları ile etkileşimin bir yolu

8) Browserlar ve Diğer Uygulamalar

a. Metin – tabanlı browserlar, grafik – tabanlı browserlar, VRML

browserlar

b. Bağlantılar (örneğin hipertext bağlantılar, hipermedya bağlantılar, 3-D

bağlantılar, vs.)

c. Web browserlara eklenen eklenti (plug-in) uygulamaları

Web – Tabalı Öğretim Özellikleri

İyi tasarlanmış bir web – tabanlı öğretim programı öğrenmeye ve öğretime olanak sağlayan bir çok özellikle sağlayabilir. Bu özellikler WWW’deki uzaktan eğitimle alakalı pedagojik, toknolojik, organizasyonel ve ahlaksal konuları kapsar. Web – tabanlı öğretim bileşenleri arttıkça bize daha fazla özellikle sunacaktır.

Web – tabanlı öğretim iki temel sınıfa ayrılabilir : (1) anahtar özelikler ve (2) ilave özellikler. Anahtar özellikler web’in doğasında olan web – tabanlı öğretim tasarımında içsel olarak yerlan özelliklerdir. Bunun tersine, ilave özellikler, web – tabanlı öğretimin tasarımından bağımsızdır. İlave özelliklerin etkisi büyük ölçüde anahtar özellikle web – tabanlı öğretimin tasarımına olan katkısı ile ilişkilidir. Aşağıdakiler bazı anahtar ve ilave özelliklere ait örneklerdir.

Anahtar Özelikler

Etkileşimli, çoklu ortam, açık sistem online arama, aygıt-mesafe-zaman bağımsız, heryerden erişebilir, elektronik yayınlanma, online kaynaklar, dağıtılmış, değişik kültürlerin etkileşimi, endüstri destekli, öğrenen kontrollü, vs.

İlave Özellikler

Uygunluk, kolay kullanım, online destek, gerçekçi, ders güvenliği, ders geliştirme kolaylığı, birlikte öğrenme, resmi ve resmi olmayan çevreler, online değerlendirme, sanal kültürler, bs.

2.1. Bir Öğretim Teknolojisi Aracı Olarak Web

Web, 1991’de İnternette tanıtıldığından beri büyük ölçüde gelişti. 1993 yılında Mosaic browser ortaya çıktı, WWW, 1994 yılında telneti gerçek İnternet üzerindeki en popüler ikinci servis haline geldi. Web 1995 yılında dosya transfer protokolünü de geçerek web’deki en popüler servis haline geldi. Aynı zamanlarda CompuServe, America Online, Prodigy gibi ticari e-posta sağlayıcılar İnternet erişimi sağlamaya başladılar. Ocak 1991’de 376 000 host bilgisayar vardı. Ocak 1996’da bu sayı 9 472 000’e çıktı. Ocak 1991’de 3 556 ağ vardı. Ocak 1996’da bu sayı 93 671’e çıktı. Bu rakamlar oldukça ilgi çekicidir.

1995’te İnternet dünya üzerindeki 238 coğrafik alandan 173’ünü kapsamıştı. Bu demektir ki 1995’e kadar dünya ülkelerinin % 73’ü bir şekilde İnternet’e bağlanmıştır.

İnternet’in hiçbir kontrol mekanizması tarafından kontrol edilmediği düşünülse de Vinton Cerf tarafından 1992’de kurulan İnternet Topluluğu standart protokollerin kullanılması için büyük katkılarda bulunmuştur. İnternet Topluluğu’nun çabaları sonucu İnternet kavramı “global köy” kavramı ile bütünleşmiştir. Cerf 2000 yılına kadar İnternet üzerimde 200 000 000 bilgisayar olacağını tahmin etmiştir.

2.1.1. Zaman ve yer kavramı

Tüm öğrenciler belirli bir zamandaki, belirli bir yerdeki, belirli bir sınıftaki belirli bir derse giderler. İnternet ve web bu alışkanlığı değiştirmeye başlamıştır.

Web İnternet üzerinde sanal toplulukların oluşmasına yol açmıştır. Aslında bu topluluklar gerçektir sadece zaman ve yerden bağımsızdır. Bundan dolayı siberuzay içerisindedir.

2.1.2. Bir öğretim aracı olarak web

Öğretim teknolojisinin gelişmesinin ilginç bir hikayesi vardır. Ses kasetinin 1962’de Philips tarafından geliştirilmesi herkesin kolayca ses kaydetmesini mümkün kılmıştır. Sony tarafından beta formatının geliştirilmesi benzer şekilde bir çok insanın kullanımına ortak bir video formatı sunmuştur. Daha sonra VHS’nin geliştirilmesi ve lisanın JVC tarafından satılması VHS formatını yaygın hale getirmiştir. Benzer şekilde Leica tarafından 1932’de geliştirilen 35 mm kartuş formatı günümüzde tüm fotoğraf makinalarında kullanılır.

Bu teknolojiler iki nedenden dolayı yaygın hale gelmiştir: (1) Format standart hale gelmiştir ve (2) Yeni teknolojinin kullanılması daha kolaydır.

Bu durum web için de geçerlidir. Hipertext transfer protokolü (http) dünyada adresleme için kullanılan standart formattır. Bu format web için kararlı bir erişim sağlar. Ayrıca Archie ve Veronica gibi arama servislerine göre daha basittir. Web bu servislerin karmaşıklığını ortadan kaldırmıştır. Lycos, Infoseek, Yahoo, WebCrawler gibi arama motorları sayesinde basit bir keline girişi ile bir çok bilgiye ulaşılabilir. Bundan dolayı web kullanıcısı metin, grafik, video, ses gibi verilerin yanında standart protokollere ve basitliğe erişim sağlar.

Tüm öğrencilerin hemen hemen ilk kullandığı İnternet servis e-postadır. Hızlıdır, istendiği zaman okunabilir ve ucuzdur. Ayrıca saklanabilir ya da silinebilir. E-posta bir çok öğrenciye yeni bir iletişim ortamı sağlamıştır. Düşüneler daha önceden bir araya getirilip daha sonra gönderilebilir.

Öğrencilerin bir çoğu ayrıca telnet, ftp, gopher gibi uygulamaları kullanmasını da öğrenmektedir. Bir çoğu Usenet ve tartışma listelerinin farkındadır.

Web çok farklıdır. Sadece önceki İnternet servislerinin kullanılmasını sağlamakla kalmaz, ayrıca ortama renk, grafik, video ve ses karar. Verilere değişik tipteki donanım ve yazılımlar tarafından ulaşılabilir.

2.1.3. Kaygılar

Tüm öğretim teknolojilerinde olduğu gibi web’in de hem de özel karakteristikleri vardır. Bu iletişim sisteminin kullanılması dikkat gerektirir. Web ve İnternet en büyük kütüphaneden daha fazla bilgi taşır. Halihazırdaki arama motorları çok güçlü erişim kabiliyetleri sağlarlar. Ayrıca web tarafından sağlanan bilgi baş döndürücüdür.

Bir çok öğretmen İnternet ve web üzerindeki bilginin gerçekliği ve güvenilirliği kaygılıdır. Web’de basit bir gezinti bile bir çok yanlış anlamaya yol açacak bilgi ortaya koyabilir.

Web bir öğretim teknolojisi olarak yalnızca bilgi taşımakla kalmaz, bu bilgi taşıma işlemi global köy üzerinde her yerden gerçekleştirilebilir. Web şüphesiz şimdiye kadar ki en geniş iletişim aracı olmaya adaydır.

2.2. Uzaktan Öğretim ve WWW

Uzaktan öğretim, öğrenmeye istekli öğrencilere yazılı ya da elektronik araçlarla öğretim aktarılmasıdır. Uzaktan öğretim başlangıcından beri araç olarak radyo, televizyon ve bilgisayar gibi teknolojileri kullanmıştır. Bilgisayar teknolojisi değişik ihtiyaçları karşılamak için kullanılmıştır. Bu ihtiyaçlar sohbet grupları, elektrik posta ve WWW olarak sayılabilir.

Web bilgisayar teknolojileri arasında etkileşimi artırmak sureti ile öğrenmeyi kolaylaştırması nedeniyle en büyük potansiyele sahiptir. Uzaktan eğitim ile ilgili bir kaygı etkileşim eksikliğidir. Web tarafından sunulan kabiliyetler (animasyon, ses, sohbet, grafik, video) uzaktan öğretim ortamlarında aktif öğrenmeyi mümkün kılar.

Kullanıcıların uzaktan öğretimsel içeriğe erişmesini sağlayacak pek çok web sitesi mevcuttur. Bu sitelerin bazıları kurs içeriğini ders müfredatı ve ders notları olarak sağlarken bazıları da kullanıcıyı değişik faaliyetler içine sokacak etkileşimli ortamlar sunarlar. Bazı siteler web için teknolojik ve pedagojik teknikleri kullanırken bazıları bu gereksinimlerden yoksundur. Öğretimsel web sitelerinin çoğu basitçe kurs içeriğini web’e koymaktadır. Web’in bir elektronik kitap olarak kullanılması onun kabiliyetlerinin kullanılmasını engeller. Web, öğretimi pasif halden çıkartıp aktif öğrenmeye dönüştürecek bir potansiyele sahiptir.

2.2.1. Uzaktan öğretim hususları ve WWW

Web üzerinde bir uzaktan öğretim ortamı hazırlanırken tasarım, geliştirme ve teknolojik hususlar gözönüne alınır. Web-tabanlı öğretimi özel yapan çoklu ortama erişime izin vermesi, asenkron ve okumayı getirmesidir.

Çoklu ortam öğelerine erişim öğrenme işlemi sırasında öğrencinin kullanabileceği kaynakları artırır. Asenkron olması kendi kendine öğrenmeyi kolaylaştırır. Hem öğretmen hem de öğrenci içeriği ne zaman ve nerede erişeceklerine karar verilebilir. Senkron modda iken bir miktar etkileşim söz konusu olabilir, fakat bu etkileşim ancak önceden belirlenen zamanlarda gerçekleşebilir.

Okunacak bilgi öğretmen ya da öğrenci tarafından ekran üzerinde oluşturulur. Dinamik olarak oluşturulabilecek mesajlar metinden sese, videodan animasyona birkaç şekil alabilir.

Web’in be özellikleri tüm uzaktan öğretim araçlarından farklı hususları ortaya koyar. Genel uzaktan öğretimde Schurm tarafından 4 husus ortaya konmuştur: Pedagojik, teknolojik, organizasyonel ve kuramsal. Ayrıca buna ahlaksal hususlar da eklenebilir.

2.2.1.1. Pedagojik

Pedagojik hususlar öğretme ve öğrenme ile ilişkilidir. En temel pedagojik hususlardan birisi uzaktan öğretim ortamlarında aracın önemidir. Araç sık olarak metodolojiyi yönlendirir ve bu suretle öğretimde sınırlamalar ortaya çıkmasına neden olur. Öğretimin gönderilmesinde teknolojiye dayanılması sınırlamaları eksponansiyel olarak artırır. Uzaktan öğretim çevrelerine bir kaç pedagojik metodolojinin katılması bu sınırlamaları kırmada etkili olabilir.

Uzaktan öğretimin öğrenci üzerindeki etkisi başka bir büyük meseledir. Öğrenciler sık sık uzaktan eğitim ortamlarında kendilerini izole edilmiş olarak hissettiklerinden yakınırlar. Öğrenciyi güçlendirecek grup ve bireysel olarak yapılacak çalışmalar bu sınırlamayı ortadan kaldırabilir.

2.2.1.2. Teknoloji

Teknolojik meseleler uzaktan eğitimde kullanılan donanım ve yazılım ile ilgilidir. Bant genişliği, iletişim hatlarının hızları, yazılım uygulamaları gibi meseleler bu kategoriye girer. Web büyük ölçüde bilgisayar, modem ve ağ bağlantılarına dayandığından donanıma erişim büyük önem kazanır. Erişim olmadan web üzerinde etkileşim olanaksızdır. Bu da maliyetle direk olarak ilişkilidir. Öğrenci erişim için gerekli ekipmanı alma yoluna gidebilir, fakat bu karar masrafa yol açar.

Erişim ve maliyetler mesele olmasa bile diğer teknolojik sıkıntılar ortaya çıkabilir. Bilgisayar teknolojileri henüz yaygın olarak kullanılmamaktadır. Bu durum sadece web uzmanlarının web – tabanlı kurslara kayıtlı olması ile sonuçlanır. Öğrencilerin teknolojileri korkusu gözönüne alınmalıdır. Donanım ve yazılımı kullanma meselesi öğrencilerin ortak bir kaygısıdır.

Web’in teknolojik tarafında yatan en büyük sorunlardan birisi teknolojik zorluklardan kaynaklanan hayal kırıklıklarıdır. Hayal kırıklıkları hem donanım ve yazılım alanındaki bilgi eksikliğinden hem de ağa bağlamadaki güçlüklerden kaynaklanabilir. Bu durum öğrencileri kızdırmanın yanında maliyeti de artırabilir. Bu durum web çevrelerinde yeralan herkez için bir meseledir.

2.2.1.3. Organizasyonel

Organizasyonel hususlar uzaktan öğretim kurslarının hazırlanması ile ilgilidir. Kursun planlanması bu kategoride yeralan en büyük hususlardan birisidir. Kursun planlanması ve hazırlanması uzaktan eğitim içeriği için önemli faaliyetlerdir. Öğretmen, klasik bir sınıf ortamında karşılaşılacak sorunları aylar öncesinden düşünmelidir.

Kursun tasarımı aşamasında gözönüne alınması gereken başka organizasyonel hususlar kursun ne kadarının web ilişkili içeriğe ve etkileşime dayandırılacağıdır. Bunların herbiri web – tabanlı kursun tamamlanmasından önce düşünülmelidir.

Organizasyonel kategorideki başka bir husus sürekli destektir. Kursun planlanması ve hazırlanması önemlidir, bununla birlikte hem teknolojik hem de insani olarak sürekli destek kursun başarılı olması için önemlidir. Destek işi, bir web kursu süresince uğraştırıcı bir meseledir.

Kursu bir çeşit süreklilik arzedecek şekilde organize etmek önemlidir. Bu hem öğretmene hem de öğrenciye yardım edecektir. Web’in bu hususta diğer uzaktan öğretim araçlarından daha güçlü yapan özellik sayfaların güncellenme kolaylığıdır. Web’te gündelik güncellemeler ve düzeltmeler yapmak oldukça kolaydır. Bununla birlikte, dikkat edilmesi gereken bir durum vardır: Çok fazla değişik öğrencinin dikkatini dağıtabilir. Sayfayı devamlı ve kararlı hale getirecek bir web sayfası şablonu hazırlanmalıdır.

2.2.1.4. Kurumsal

kurumsal hususlar, uzaktan eğitimin tamamlanmasında yeralan organizasyon tarafından karar verilen politika ile ilişkili hususlardır. Bu hususlar öğretimi gönderen kurumu ve uzaktan öğretimi yer alan öğrencileri içerir. Fakülte gelişimi, promasyon, kurs kredisi, ödeme, kurs geçerliliği, değerlendirme ve destek gibi sorunlar bu kategori altına girer.

Kurumsal sorunlardan en büyüğü web kurslarını hazırlamak için gerekli süredir. Bu durum kurumların hem gerekli ekipmanı sağlamasını hem de teknolojik güncellemelerin en üstünde yeralmasını sağlar. Hazırlık sırasında en az bir dönem fakülte üyelerine web eğitimi konusunda yardım edilmelidir.

2.2.1.5. Ahlaksal

Bu uzaktan eğitim çevresindeki ahlaksal hususlar şimdiye kadar sunulan birkaç alanın bir bileşkesi sayılabilir. Öğrencilerin herhangi bir yönden değiştirildiği her etkinlikte ahlaksal hususlar gözönüne alınmalıdır. Şu hususlar bu kategori altına girer: Kabul, kurs gelişimi ve sunulması, kursun pazarlaması, kurs yöntemi, öğrenci öğretmen etkileşimi ve program, kurs ve öğrenci değerlendirmesi.

2.2.2. Web-Tabanlı öğretimde öğretmenin rolü

1. Ders yeni bir bakış açısı ile bakması: Bir çok durumda, öğretmen geleneksel sınıf ortamında daha rahat öğretiyorsa etkili uzaktan öğretim kursları için uzaktan öğretime adaptasyon sağlamalıdır.

2. Ders için içerik sağlayıcı olan konumundan çıkıp ders için bir yardımcı konuma gelmesi: Geleneksel bir konserdeki solist gibi iş görür. Uzaktan eğitimci ise orkestra şefidir. Uzaktan eğitimde öğretmen öğretilen konuda bilgili olmalı ve öğrencilerin gizli yeteneklerini açığa çıkarabilmelidir.

3. Teknolojiyi kullanırken rahat olması: Tüm uzaktan öğretim çevrelerinde teknoloji öğretmen ve öğrenci arasındaki kritik bağlantıdır. Bu bağlantının etkili kullanımı sistemin güçlü ve zayıf yanlarını anlamaktan geçer. Bu anlama hem teknik yeterliliği hem de kendinden emin olmayı gerektirir.

4. Görsel kontrol olmadan etkili bir şekilde öğretimi sağlayabilmek: Uzaktan eğitimcilerin çok az görsel ipuçları vardır. Video ekranlarda dahi görsel taraflar filtrelenir. Uzaktan eğitim programları bu görsel yokluktan dolayı dinamizmini yitirebilir. Öğretmenler uzaktan siteden görsel bir bilgi saylayamazlar. Öğret men hiçbir zaman öğrencinin uyuklayıp uyuklamadığını, aralarında konuşup konuşmadığımı bilmez. Mesafe öğrenciler arasındaki dostça ilişkileri de etkiler.

5. Uzaktaki öğrencilerin yaşam biçimleri hakkında bilgi sahibi olunması ve anlayış gösterilmesi: Değişik coğrafik bölgelerde ya da ülkelerde yaşamak öğretmen ve öğrencileri ortak bir topluluk bağlantısından yoksun bırakır. Sıkça, öğrencinin deneyimleri, yaşama şartları ve kültürü öğretmene hatta sınıfın diğer üyelerine yabancıdır. Öğretmen etkili olabilmek için öğrencileri anlamaya çalışmalıdır. WWW’deki öğretimsel uygulamalar çok fazladır ve değişik çeşitlerdedir. WWW, öğretmenlere diğer dağıtım sistemlerindeki tuzaklara düşmeden teknolojiyi etkili bir biçimde kullanma imkanı tanır. WWW’deki özel eğitim programları içerik dağıtımı, program desteği ve geliştirilmiş etkileşim için kullanılabilir.

2.2.3. Program desteği ve geliştirilmiş etkileşim

Geleneksel bir video kaset öğrencinin öğretmen ile etkileşimine olanak tanımaz. Buna ek olarak, kullanıcılar ile de etkileşimde bulunamaz. WWW öğreten ve öğrenci etkileşimi artırmak için kullanılabilir. Örneğin:

Sanal Ofis Saatleri: WWW, e-posta ve haber grupları ofis saatlerinin yerini tutan bazı İnternet motorlarıdır. İnternet üzerinden etkileşimli video teknolojisi kullanıcıların gerçek zamanlı soru cevap almasını sağlar.

Kullanıcılar Arası Etkileşim: İntenet kullanıcılar arası etkileşimi geliştirmek için kullanılabilir. Öğrenciler birlikte ödevler ya da grup projeleri üzerinde çalışabilirler. Öğrenciler değişik coğrafi bölgelere dağıtılmış olabilirler, bu sayede haber grupları ya da e-posta gibi yöntemlerle asenkron olarak tartışmalarda yer alabilirler.

Web-Tabanlı ve Performans Değerlendirmesi: WWW etkileşimli olabileceğinden, bu özelliği bireysel testlerin yapılması ve bunun sonuçlarının öğrenciye iletilmesi için kullanılabilir. Bu özellik öğrenciye göre kişiselleştirilmiş değerlendirme sağlamak için kullanılabilir. Bu da değerlendirmeyi değerli bir öğrenme işlemi haline getirir. Öğretmen bu değerlendirme işlemine adapte olmalıdır. Eğer bu doğru olarak yapılabilirse geleneksel öğret-test yap döngüsünde büyük bir değişiklik olacaktır.

Geliştirilmiş İşbirliği: WWW’ in özelliklerinden birisi öğretim malzemelerinin paylaşımına izin vermesidir. Daha önce sadece kitaplar paylaşılabilirken şimdi ders müfredatı, ders notları, ödevler ve laboratuar deneyleri kurumlar, öğretmenler ve İnternet üzerindeki öğrenciler tarafından paylaşılabilir. Bu paylaşım daha önce mümkün olmayan bir işbirliği sağlayacaktır.

Program Yönetimi ve Pazarlanması: Eğer bir kursun içeriği kontrol edilmek üzere mevcut olursa öğrencilerin bu kursu almaya değer olup olmadığına karar vermesi kolaylaşır. WWW’de öğrenciler ders müfredatını ve ders notlarını kontrol edebilirler. Bu, WWW kurslarının pazarlanmasını kolaylaştırır.

2.2.4. WWW’ in Uzaktan Öğretime Etkisi

WWW’ in kullanımı uygun bir görüşe oturtmak önemlidir. WWW bilginin dünya çağında dağıtılmasını sağlayan bir dağıtım teknolojisidir. Bu dağıtım tüm bilgisayarlarda çalışabilen genel bir arayüz ile gerçekleştirilir. Bu özellikler onu hem uzaktan eğitim için hem de geleneksel eğitim değerli bir araç yapar. Eğitim araçları WWW üzerinde her ne kadar güçlü olursa olsun geleneksel eğitimin her zaman için öğretmenin yaşantısında bir etkisi olacaktır. WWW uzaktan eğitimi büyük ölçüde geliştirir, fakat geleneksel eğitimi ortadan kaldırmayacaktır.

2.2.5. WWW ve Öğretmen İlişkisi

WWW’ in öğretmenin yerini alacağı hususu bir çok yönden kurumları kaygılandırmıştır. WWW ve diğer karmaşık teknolojiler etkili eğitimsel araçlardır fakat kurumların yerini alamazlar.

Örneğin, bir kurum üyesi bir konu hakkında kitap yazdığında o konu hakkında bilinen bir çok bilgiyi yeniden ortaya koymuş olacaktır. Bu şekilde bir çok kitabın bulunması geleneksel eğitimin önemini azaltmaz. Bir çok öğrenci bu kitabı okuyabilir ve içindeki bilgilerin çoğunu öğrenebilir, bununla birlikte, bir çok öğrenci önemli noktaları kaçırabilir ya da okuduğunu yorumlayabilir. Etkileşimli olmayan gönderim yöntemleri öğrencinin öğretimden kopmasına neden olabilir. Bu da öğretmenin başarısızlığa uğraması ile sonuçlanır. Tüm bu hususlar WWW için geçerlidir.

2.3. Etkileşim ve Çoklu Ortamın Web-Tabanlı Öğretime Yansıtılması

Öğretimsel Web sitelerinin birçoğu öğretimsel tasarım ilkelerine uygun etkileşimli çoklu ortam uygulamalarından yoksundur. Çoklu ortam destekli eğitimsel web siteleri genellikle özel uygulamalar tarafından onaylatılan küçük ses ve video dosyalarını içerir. Günümüzde, Java, JavaScript, QuickTime, ShockWave ve kablo modem gibi teknolojilerin ortaya çıkması etkileşimli öğretimsel çoklu ortam içeriğinin aktarılmasını mümkün kılmıştır.

2.3.1. Etkileşimli Web-Tabanlı Öğretimsel Model

Kaliteli web-tabanlı öğretim programları öğrencilerin nasıl öğrendiğini dikkate almalıdır. Günümüzde, öğretimsel amaçlar için Vygotsky’ nin sosyal bilişsel gelişme teorisine artan bir ilgi vardır. Vygotsky öğrencilerin desteklendiği bir öğrenim ortamında öğretimin daha verimli olduğunu savunmuştur.

Her çocuğun gelişme düzeyi araçlar tarafından sağlanan dinamik destek yardımı ile etkin olarak adreslenebilen bir dizi görevler ortaya koyar. Bu öğrenme görevlerinin salt sınırı öğrenciler tarafından halihazırda öğrenilmiştir. Üst sınır dikkatlice tasarlanmış etkileşimli yardım araçları sağlandığı takdirde öğrenilecektir. Alt sınır ve üst sınır arasında bölge Vygotsky tarafından proximal gelişimi olarak adlandırılır.

Vygotsky’e göre öğretimsel araçların amacı öğrencilerin proximal gelişim bölgelerine yakın olan görevleri tamamlamasına yardım etmek için dinamik desteği organize etmek ve daha sonra öğrenci daha yüksek güven düzeyine kaydıkça bu desteği azaltmaktır. Proximal gelişimin web-tabanlı öğretim için önemli etkileri olabilir.

Anlamlı öğrenme yeni öğrenilen bilgilerin etkisi ile kaynaştırılması durumunda gerçekleşir. Bundan dolayı etkili öğrenme şu dört aşamayı içermelidir: Organizasyon, Modelleme, Keşfetme ve Üretme. Vygotsky’ in sosyal bilişsel teorisi etkileşimli öğretimsel tasarım için uygundu, bununla birlikte böyle bir öğretimsel tasarımın kullanılması çerçeve (frame) teknolojisinin Netscape tarafından 1995’de tanıtılmasına kadar mümkün olmadı.

Temel olarak, çerçeveler web tasarımcısının browser içerisinde çoklu, ayrık v bağımsız görüntüleme alanları oluşturmasını sağlar. Çerçeve tabanlı bir belgede geleneksel etiketi etiketi ile yer değiştirir. Daha sonra ger çerçeve kndine ait bir URL’si, kaydırma çubukları ve bağlantıları olan bir pencere haline gelir. Çerçeveler arasındaki içsel bağlantılar tasarımının birbirini kontrol eden çerçeveler oluşturmasını mümkün kılar.

Öğretimsel Model Çerçevesi

Logo penceresi

Sunum çerçevesi

Navigasyon penceresi

Şekil 2.1. Öğretimsel tasarı modelinde çerçevelerin kullanılası.

Önceki sayfadaki şekil web-tabanlı öğretim modelini gösterir. Her bir alan daha önce bahsedilen etkileşimli modelin bir yüzünü temsil edebilir.

2.3.2. Etkileşim ve Çoklu Ortamın Eğitimsel Web Sitelerine Yansıtılması

Netscape Navigator 2.0 sürümüm ile birlikte web sadece metin ve grafik ile sınırlanan bir ortam olmaktan çıkmıştır. Navigatır 2.0 bir çok eklentiyi (plugin) desteklenmiştir. Bu eklentiler Java, JavaScript, QuickTime ve ShockWave gibi güçlü etkileşimli çoklu uygulamalarına içerir. Aşağıda etkileşim ve çoklu ortamı web sitelerine yansıtan birer Java Script ve ShockWave örneği verilmiştir.

2.3.2.1. Javascript

JavaScript nesne tabanlı bir script dilidir. Java programlama dilinden daha zayıftır. Bununla birlikte, HTML belgelerine entegre edildiğinde oldukça verimli çalışır. JavaScript sayesinde içerik artık sabit değildir. Sayfa üzerindeki nesneler (buton, metim ya da pencere gibi) kullanıcı direk olarak tepki verebilir, çünkü belgeyi çalıştıran script öğrencinin bilgisayarına sunucu bilgisayardan gelmez, direkt yüklenir.

JavaScript Netscape tarafından geliştirilmiştir ve Java dili ile ilgisi yoktur. Bunla birlikte, Java dilinin İnterneti etkileyeceği anlaşıldığında, Netscape Sun’ın Java’sı ile bir ilişki kurmuş ve bu ismi Livescript’ten JavaScript’e çevirmiştir.

JavaScript’i güçlü bir script dili yapan özellikler vardır.

Java dili ile karşılaştırıldığında JavaScript’in öğrenilmesinin daha kolay olduğu görülür. Java’nın sözdizimine benzer. Bununla birlikte, Java’nın öğrenilmesi aylar sürebilecekken JavaScript haftalar içersinde kavranabilir. HTML belgeleri içerisine kolayca katılabilir. Aşağıdaki örnek JavaScript’in bir HTML belgesi içinde ne kadar kolay eklenebileceğini gösterir:

WEB-TABANLI ÖĞRETİM <TITLE></b></p> <p><b><SCRİPT LANGUE = 3d “JavaScript”></b></p> <p><b><!--Script’in ana kısmı burda yeralır.--></b></p> <p><b></Script></b></p> <p><b><HEAD></b></p> <p><b><BODY></b></p> <p><b><!--HTML'nin ana kısmı burada yeralır.-- ></b></p> <p><b></BODY></b></p> <p><b></HTML></b></p> <p>JavaScript’in en belirgin özelliği dinamik olmasıdır. JavaScript yorumlayıcı bir dil olduğundan HTML belgeleri eklenebilir. Böylece, dosya kullanıcıya aktarıldığında browser script’i yorumlar ve istenen fonksiyonu yerine getirir.</p> <p>JavaScript aynı zamanda nesne yönelimlidir. Bu, yeniden kullanılabilir nesnelerin oluşturulabildiği bir yazılım yöntemidir. Bu nesneler pencere, diyalog penceresi, konum, vb. gibi nesneler olabilir. JavaScript’in önemi kendi nesnelerini oluşturabilmesi ve browser’da yeralan nesnelerle etkileşebilmesinde yatar. Nesneler bu tür etkileşimler geliştiricilerinin HTML belgelerine JavaScript eklenmesini mümkün kılar.</p> <p>Basitlik, dinamiklik, etkileşim ve nesne yönelimli olması geliştiricilerin JavaScript ile etkileşimli web-tabanlı öğretimsel birimler hazırlanmasını sağlar. Bunları hazırlarken sunucuda CGI scriptleri kullanmaya da gerek yoktur. Örneğin, JavaScript öğrencinin girdiği veri ile etkileşecek matematiksel birimlerde kullanılabilir. Öğrencilerin cevaplarını, isimlerini, puanlarını ve şifrelerini kontrol etmede kullanılabilir. JavaScript’in yetenekleri web-tabanlı öğretimi etkileşimli hale getirmek için yeterlidir.</p> <p><b>2.3.2.2. ShockWave</b></p> <p>ShockWave web için bir sıkıştırma teknolojisidir. Büyük çoklu ortam dosyalarını sıkıştırmak üzere Macromedia fırtınası tarafından geliştirilmiştir. Ayrıca Director ya da Authorware ile oluşturulan etkileşimli çoklu ortam programlarının HTML belgelerine eklenmesi sureti ile yüklenmesi için tasarlanmıştır. ShockWave teknolojisinin web için en önemli bileşenleri Director (ya da Authorware), Afterburner, HTML etiketleri ve eklentilerdir.</p> <p>Director etkileşimli çoklu ortam uygulamaları hazırlamak için kullanılan ve çok geniş özellikleri olan bir yazarlık programıdır. Güçlü Lingodili sayesinde karmaşık çoklu ortam uygulamaları hazırlanabilir.</p> <p>Director uygulamalarının web sitelerine aktarılmasında başlıca problem dosya büyüklüğüdür. Dosya büyüklüğünü azaltmak Director ürünlerini İnternet uyumlu yapabilmek için Macromedia mühendisleri bir sıkıştır ma teknolojisi olan Afterburner’ı geliştirmişlerdir.</p> <p>Director ürünü sıkıştırıldıktan sonra ShockWave olarak adlandırılır ve yalnızca HTML belgesi içersinde <EMBED> etiketi ile yerleştirilerek açılabilir.</p> <p>Eklentiler Netscape ya da diğer browser’ların web’deki çoklu ortam uygulamalarını oynatmasını sağlayan motorlardır. Bu yeni teknoloji üçüncü parti geliştiricilerin yardım uygulamalarını doğrudan browser içerisine yerleştirilmesine olanak tanır. Bazı eklentiler örnek olarak Macromedia ShockWave, Apple QuickTime sayılabilir.</p> <p>2..3.3. Web-Tabalı Öğretim İçin Çoklu Ortam Tasarımı Hususları</p> <p>Çerçevelerin basit ve tutarlı olmasını sağlayın. Basitlik ve tutarlılık bilişsellik bombardımanını engeller.</p> <p>Kullanıcının ilgisini gereksiz çoklu ortam unsurları ile dağıtmayın. Çoklu ortam unsurlarını öğrenmeyi güçlendirmek için kullanın.</p> <p>Çoklu ortam unsurları öğrencinin ilgisini çekmek ve önemli kavramlara yönlendirmek için kullanın.</p> <p><b>Renkleri öğrenciyi cezbedecek şekilde kulanın.</b></p> <p><b>Çoklu ortam bilgiyi taşımalıdır.</b></p> <p><b>Animasyon büyüklüğü mümkün olduğunca küçük tutulmalıdır.</b></p> <p><b>3. WEB-TABANLI ÖĞRETİM KULLANICI ARABİRİMİ TASARIMI</b></p> <p><b>3.1. Kullanıcı Arabirimi Tasarımı</b></p> <p>Kullanıcı arabirimi tasarımı bilgisayara dayalı bir eğitim ortamında içerik be kontrolün bütünleştirilmesi anlamına gelir bu bütünleşme program içerisindeki bilginin fiziksel yerleşimi v programın nevigasyonunun nasıl tamamlandığını içerir. Tarihe bakacak olursak, kullanıcı arabirimi tasarımı sistem yazılım ve uygulama yazılımı tasarımcıları için hep bir ilgi kaynağı oluşmuştur. Teknolojideki eksponansiyel gelişme doğrusal derslerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.</p> <p><b>3.2. Açık Sistemler ve Kapalı Sistemler</b></p> <p>Günümüzde Eğitim yazılımları hem fonksiyonel hem de görünüş olarak eski sürümlerinden oldukça farklıdır. Büyük hacimdeki çoklu ortam uygulamaları kullanıcılara geniş hacimde bilgi kümeleri sağlar. Fakat eğitimsel çoklu ortam uygulamalarındaki sonsuz gibi görünen malzeme aslında aldatıcıdır. Aslında her bir 600 MB sonludur. Bunlar kapalı sistemlerdir. İçerikleri sadece tasarımcıları ve geliştiricilerin katkısı ile sınırlıdır. Bundan dolayı her ne kadar kullanıcıların bağımsız hareket kabiliyeti olsa da bu kabiliyet tasarımcılar tarafından önceden belirlenmiştir.</p> <p>WWW uygulamaları tek başlarına çalışılan uygulamalar değildir. Bunlar HTML dili ile yazılmış ve biçimlendirilmiş belgelerdir. Bu belgelerin biçimi yalnızca bir WWW browserı tarafından tercüme edildiğinde görülebilir. Ayrıca browserın tipi sürümüm ve konfigürasyonu bu sayfaların nasıl görüneceğini etkiler. Ek olarak bir WWW kursunun içeriği sonsuzdur. Yani açık bir sistemdir. Tasarımcı tarafından oluşturulmayan sitelere bağlantılar sayfalar içerisinden sağlanabilir. Açık bir sistemin bi çok avantajı vardır. Bununla birlikte tasarımı zorlaştırabilir, çünkü tasarımcı kullanıcıya bir miktar kontrol imkanı tanır.</p> <p><b>3.3. Açık Bir Sistemde Kontrolün Kaybedilmesi</b></p> <p>Bir hipermedya programının web’de tamamlanması, standart etkileşimli tasarıma nazaran bir kontrol kaybına sebep olur. Eğer içerik, önceden belirlenmiş bir kullanıcı grubuna aktarılmıyorsa bu kullanıcıların kullandığı donanımı, platformu ve konfigürasyonu, iletişim sistemi ve browserı ve kullanıcı ayarları hakkında bilgi sahibi olmanız zor olacaktır. Kullanıcıları herhangi bir içerik ile de sınırlandırmalısınız, eğer adresi biliyorlarsa herhangi bir sayfaya doğrudan erişebilirler. Kullanıcılarınızın ders malzemelerini nasıl kullanıldığımı da bilemeyeceksiniz. Ekranlarında görüntülenen sayısal bilgi yazdırılabilir, saklanabilir ya da çalınabilir. Aynı zamanda malzemelerinize global erişim sağladıysanız, kullanıcılarınızın hangi dili konuştuğundan da emin olamayacaksınız.</p> <p>Bu kontrol kaybı, web-tabanlı sistemlerde kullanıcı arabiriminin boşuna olduğu hissini uyandırabilir. Bununla birlikte, kullanıcı arabirimi tasarımının merkezi ve gerekli olduğu da tartışılabilir. Kullanıcı tercihleri ve davranışları gözönüne alınmazsa ürününüz kullanılmaz hale gelecektir. Açık sistemlerin tasarımında daha zordur. Açık sistemlerin tasarımı tasarımı ilkelerini etkiler. Bu etkileme (1) teknik olarak kontrolün kaybı ve (2) müfredatın kaybı alanlarında olabilir.</p> <p><b>3.3.1. Teknik Kontrolün Kaybı</b></p> <p>Teknik kontrolün kaybı web teknolojisini 4 mimarı katmanını içerir.</p> <p>Katman 1: Görüntüleme Donanımı. Bilgisayar donanımı, hangi yazılım, kullanılırsa kullanılsınlar kullanıcıları belli kabiliyetler ile sınırlar. Temel ekran çözünürlüğü görüntü büyüklüğünü ve renklerin tonunu kontrol edecektir. Aslında, herhangi bir kimse web içeriğini monokrom bir ekran kullanılarak alabilir. Böyle bir sistem kullanıcıları sadece alfasayısal karakter verilerini alabilirler.</p> <p>Katman 2: Bağlantı Hızı. İşlemci hızı ve hafıza büyüklüğü etkileşim ve görüntü sınırlamalarına katkıda bulunulacaktır. Bununla birlikte en büyük sınırlama ağın hızı ve güvenirliliğidir.</p> <p>Kat man 3: Yazılım. Kullanıcının kurduğu yazılımlar görünümü ve içeriğin nevigasyonunu etkiler. Değişik iletişim sistemlerinin kullanılması uygulamaya bağımlı web içeriğinin aktarılmasını etkileyebilir. Bununla birlikte bu kaygı tüm durumlar için şeffaftır ve ihmal edilebilir. Değişik bowserların kullanılması değişik iletişim sistemlerinin kullanılmasından daha çok kaygıya yol açar. Çeşitli browserlardaki özellikler değişik yollardan tamamlanır. Örneğin, Netscape Navigator’un araç çubuğundaki nevigasyon düğmelerinin görünümü ve konumu Mikrosoft Explerer’dakinden farklıdır. Ayrıca değişik browserlar aynı HTML kodunu farklı yorumlayabilirler. Kullanılan browser’a bağlı olarak bir sayfadaki metin ev grafiklerin konumu tamamen farklı olabilir. HTML’nin standart olarak yorumlanması eksikliği tasarımcıların en büyük kaygısıdır.</p> <p>Katman 4: Kullanıcı Ayarları. Browser’a bağlı olarak kullanıcıların pencere büyüklüğü, font büyüklüğü, tipi, arka plan renkleri üzerindeki kontrol yetkisi vardır. Esasen tasarımcıya verilen her kontrol şimdi kullanıcının elindedir.</p> <p>Eğer kullanıcının çok fazla kontrolü olursa kullanıcıyı tasarımcılar gözönüne almayı bırakabilirler.</p> <p><b>3.3.2. Müfredat Kontrolünün Kaybı</b></p> <p>Açık istemler teknik hususların yanında bir çok müfredat kontrolünün kaybı ile sonuçlanır. Bir açık sistem içerisinde kullanıcıların sizin malzemelerinizi kullanmak için daha fazla özgürlüğü vardır.</p> <p>Bir hipermedya ortamında kullanıcıya verilen en bariz özgürlük bilginin birinci ardına gelmesidir. Hipermedya tanım olarak katı, doğrusal, tasarımcı tarafından yönlendirilen serinin kullanıcı tarafından yönlendirilen seri ile değiştirilmesidir. Bununla birlikte bu durum tasarımcının bilgiyi yapılandırmadaki sorumluluğunu azaltmaz. Etkili hipermedya bunun yerine yapı, görüntüleme ve kullanıcı arabirimi ile ilgili daha çok dikkat gerektirir.</p> <p>3.4. Web-Tabanlı Öğretimin Kullanıcı Arabirimi İçin Ana Hususlar</p> <p>1. Yapısal İşaretlerin Sağlanması. Web üzerindeki bitmek bilmez bilgi akışı bir çeşit baş dönmesine neden olur. Bilgi bölümleme, genel bakış ve haritalar gibi teknikler kullanılarak tehditkar olmayan bir yoldan sunulmalıdır. Bölüm başlıklarının tutarlı yerleşimi bilginin yapısı için önemli işaretlerinden birisidir.</p> <p>2. Seçilebilir Alanların Açık Bir Şekilde Tanımlanması. Web browser’lardaki halihazırdaki standartlar seçilebilir alanları mavi bir renk ile tanımlar, ayrıca imleç seçilebilir bir bağlantı üzerine geliştirildiğinde şekil değişir. Bu standardı bozacak geçerli bir neden yoksa, seçilebilir alanlar mavi renk ile gösterilmelidir.</p> <p>3. Daha Önce Seçilen Alanların Belirtilmesi. Kullanıcılar, bir sistemin daha önce seçilen alanların kaydını tutmasını isterler. HTML standardı mavi rengi seçili olması durumunda koyu kırmızıya çevirir. Bu özellik kullanıcıya daha önce o seçimi yaptığını hatırlatır. HTML programcıları bu rengi değiştirebilirler, fakat standardın izlenmesi iyi bir alışkanlıktır.</p> <p>4. Aşama Miktarının Belirtilmesi. Tasarımcı sağlayabileceği genel bir sete mekanizması, aktedilen aşama miktarının belirtilmesidir.</p> <p><b>3.5. Web-Tabanlı Öğretime Uygulanan HTML Tarzı Hususlar</b></p> <p>A. İçeriğim birden fazla sürümünün sağlanması. İçerikten önce sunulacak kısa bir yazı ile sadece metin tabanlı, ya da daha küçük grafikli materyal sağlanabilir.</p> <p>B. Kullanıcının browser ayarları için yardım sunulması. Çoklu ortam eklentileri kullanıcılara değişik türde bilgiler sağlar, fakat aynı zamanda kullanıcıların sistemlerine doğru eklenti ve yardım uygulamalarını kurmalarını da gerektirir. Kullanıcıların sayfadaki içeriği tam olarak kullanmasını sağlayacak araçlara ait bağlantılar sağlanabilir.</p> <p>C. Sayfaların kısa tutulması. Kısa görecelidir. Gerekli olduğu kadar metin ve bilgi kullanılmalıdır, fakat WWW’ in kullanılması üzerine yapılan araştırmalar kullanıcıların kaydırma çubuklarını kullanmayı sevmediğini ortaya koymuştur. Buna ek olarak, sayfanın uzun olması yüklenme zamanını artırır. Sayfaların kısa yapılması şöyle bir problemi ortaya çıkarabilir: Kullanıcılar belirli bir bilgiyi yazdırmak isteyebilirler, ya da bir grup sayfanın tüm içeriğini görmek isteyebilirler. Bu sorun, tüm sayfaların bir araya getirilip yazdırmak üzere sunulması ile aşılabilir.</p> <p>D. Diğer sayfalara bağlantılar. Bir bağlantının kullanıcıyı aynı sayfanın başka bir yerine götürmesi onun kafasını karıştırır. Çok uzun belgelerde aynı sayfadaki başka bölüme yönlendire kullanıcıyı başka bir sayfaya gittiğine inandırılabilir. Kullanıcı browser’daki “geri” tuşunu seçerse kaybolabilir.</p> <p>E. Bağlantıların dikkatlice seçilmesi ve konumlandırılması. WWW’ in gücü bağlantılardır. Fakat çok fazla bağlantı sunulursa kullanıcının kafası karışacaktır. Bunun için bağlantınızı öncelik sırasına göre sıralayabilirsiniz.</p> <p>F. Bağlantıların uygun bir şekilde etiketlenmesi. Bir çok bağlantı gizli olarak etiketlenir. Örneğin, şöyle bir bağlantı görmek olasıdır. “Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.” HTML, tüm bir cümlenin tek bir hipertext bağlantı olarak sunulmasını mümkün kılar. Buna ek olarak, adresiniz ya da bir başka deyişle URL diğer bir kullanıcı arabirimi meselesi olabilir. İnsanların kolayca hatırlayabildiği az sayıda URL vardır. Örneğin, www.cnn.com gibi URL’leri hatırlamak ve browser’ın konumlandırma çubuğuna girmek kolaydır.</p> <p>G. Önemli bilgilerin sayfanın üstünde tutulması. Kullanıcılar kaydırma yapmayı sevmezler. Kullanıcılar bir sayfaya bakarken ilginç ve önemli bilgilere bakarlar. Kullanıcıya ihtiyaç duyduğu bilgi hemen verilmelidir. Sayfanın üstünde yeralan büyük sabit grafikler hoş görülebilir, fakat bunlar pencerenin hemen görülebilir alanının çoğunu kaplıyorsa bu alanı israf ediyorsunuz demektir.</p> <p><b>4. WWW TABANLI UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMALARININ TASARIMI</b></p> <p>Bir çok organizasyonda web sayfalarının tasarımı aşağıdan yukarı doğru bir yaklaşım üzerine oturtulmuştur. Bilgiyi sağlamak için gerekli karar verilir, her bir sayfanın tasarımı yapılır ve daha sonra bu sayfalar birbiri ile bağlanır. Bununla birlikte, tüm WWW uygulamalarında ve özellikle organizasyonlarda web sitesi vasıtası ile sağlanan bilgi halihazırdaki bilgi sistemlerinde ya da kağıt üzerinde mevcuttur. Bir organizasyonda bilgisayar destekli bilgi sistemleri tasarlanırken sistematik bir yaklaşım izlenir. Fakat web sitelerinde böyle bir yaklaşım pratik değildir. WWW siteleri tasarlanırken böyle bir sistematik yaklaşım eksikliği gerekli bilginin alınmasında bilinen bir güçlüktür ve bunun sonuçlarından birisi web’in sörf amacı ile kullanılmasıdır. Bu sorun özellikle uzun mesafeli kurslarda önemlidir. Bu tip kurslarda kullanıcı siteyi büyük bir dikkatle uzun bir sürati ziyaret etmek zorundadır.</p> <p>WWW Uygulamalarının Tasarlanması ve Geliştirilmesi İçin Sistematik Bir Yaklaşım</p> <p>Bilgi sistemlerinin tasarımında takip edilen sistematik yaklaşımlar geleneksel olarak öncelikle geliştirilme aşaması üzerinde yoğunlaşırlar. Burada amaç bilgi sistemi tarafından desteklenen statik ve dinamik yönleri yakalayabilmektir. Web uygulamalarının geliştirilmesinde bir çok yönden geleneksel bilgi sistemlerinin geliştirilmesine benzer. Bununla birlikte, web uygulamalarına özgü bazı özellikler vardır:</p> <p>Erişim arabirimlerinin çeşitliliği, bunlar uygulama geliştiricisinin kontrolü altında değildir,</p> <p><b>Web vasıtası ile koordineli işbirliğinin mümkün olması.</b></p> <p>Bu siteyi değişik amaçlar için ziyaret eden kullanıcılara uygun uygulamalar yapabilmek için bu değişikliklerin gözönüne alınarak bir tasarım metodolojisi geliştirmesi gerekir. İyi tanımlanmış bir metodolojiye sahip olmak kullanıcı ile artırılmış etkileşim, değişim için tasarım ve sistematik işlem gelişimi yararlar sağlar.</p> <p>Online kursların tasarımında iyi tanımlanmış bir metodolojinin kullanılması olağan web uygulamalarındakinden daha önemlidir. Burada amaç halihazırdaki malzemenin açık, mantıksal bir yapı kullanılarak, kullanıcının ilgisini eğitimsel amaçlardan uzaklaştırmadan sunulmasıdır. Metodoloji, web sitelerinin tasarımını mümkün olan en yüksek soyutlama düzeyinde tutar. Kullanıcı karakteristiğinin analizi için özel bir önem verilir. Metodoloji aşağıdaki dört adımdan oluşur:</p> <p><b>Gereksinimlein analizi: Sitenin amaçları tanımlanır.</b></p> <p>Gerksinimlerin belirtilmesi: Siteyi ziyaret edecek kullanıcıların modelinin çıkarılması, sitenin içeriğini oluşturacak içeriğin ortaya konulması ve site ile kullanıcı etkileşimlerinin ortaya konulması.</p> <p>Büyük analiz: Web sitesinin yapısı belirtilme aşamasında tanımlanan modellerden türetilir.</p> <p>Küçük analiz: Sayfalar ve bağlantılar ile ilgili detaylar tanımlanır, ve grafiksel gösterimler seçilir.</p> <p>4.1. Bilgisayarlar ve Bağlantılar, Sunucular ve Browser’lar, HTML ve Editörler v Diğer Yardım Uygulamaları</p> <p>WWW bilgisayar üzerinde çalışan bir aktarım aracıdır. Mesajlarımız ve dosyalarımız bilgisayar üzerinde dolaşırlar. Web’e bilgisayarlarımızı kullanarak erişiriz, web sayfalarımızı bilgisayar üzerinde depolarız ve diğer bilgisayarlarda yerlan web sayfalarına erişiriz. Bilgisayarlar donanımdır. Bilgisayarlar kendi kendilerine çalışmazlar. Özel komutları gerektirirler. Bu komutlar bilgisayara yerleştirilir ve bilgisayara neyi nasıl yapması gerektiğini söyler. Bilgisayar yazılımı ve donanımını etkili kullanabilmek için mevcut yazılım ve donanım hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir.</p> <p><b>4.1.1. Bilgisayarlar ve Bağlantılar</b></p> <p>İnternet yazılın teknolojisi üzerine kurulmuştur. Aynı zamanda donanımdan bağımsız olarak tasarlanmıştır. Uyumlu bir İnternet yazılımı kullanılıyorsa kullandığımız donanımın önemi yoktur. Web donanım bağımsız olduğundan web üzerinde bir çok değişik bilgisayar platformu mevcuttur. En popüler platformlar UNIX, DOS, Windows ve Macintosh iletişim sistemlerini çalıştırırlar. Her iletişim sisteminin zayıf ve güçlü olduğu yanlar vardır, fakat hepsi temelde aynı işi yapar.</p> <p>Bir bilgisayardan sonra bir modeme ihtiyaç duyulur. Bir modem bilgisayarınızın telefon hatları vasıtası ile diğer bilgisayarlarla konuşmasını sağlar. En önemli modem özelliği onun hızıdır. Modem hızı saniyedeki bit sayısı (bps) ile ölçülür. Modem ne kadar hızlı olursa web’de o kadar rahat dolaşır.</p> <p>Bilgisayar ve modemden sonra İnternet için bir bağlantı gerekir. Birkaç yoldan sağlanabilir. İlk olarak bir ticari servis sağlayıcı kullanılabilir. İki çeşit servis sağlayıcı vardır. Bunların ilki geçit (gateway) servis sağlayıcılardır. Bunlara örnek olarak America Online, Prodigy ve CompuServe verilebilir.</p> <p>İkinci türdeki servis sağlayıcılar tam İnternet erişim hakkı verirler. Bu servis sağlayıcılar direkt bir İnternet erişimi sağlarlar.</p> <p>Bazı yerlerde bir okul üzerinden İnternete bağlanmak mümkündür. Eğer böyle bir imkan varsa okulun PPP’ mi yoksa SLIP’ mi kullandığı kontrol edilmelidir.</p> <p><b>4.1.2. Sunucular ve Browser’lar</b></p> <p>Web sayfalarını görebilmek için iki tür yazılım gerekir. Bunlar sunucu ve browser yazılımlardır. Sunucu yazılım bireylerin web sayfalarına erişmesini sağlar. Browser yazılımı sunucuya erişmek ve web sayfalarını görüntülemek için gereklidir.</p> <p>Kullanılan server yazılımı web sayfalarını içeren bilgisayara bağlıdır. Bu seçim genellikle sistem yöneticisine kalmıştır. Eğer bir Macintosh kullanılıyorsa seçim genellikle MacHTTP ya da WebSTAR olacaktır. GNNserver Windows NT üzerinde, HTTPD UNIX ya da Linux üzerinde kullanılabilir.</p> <p>Browser yazılımı web sayfalarına erişmezini ve onları görüntülemenizi sağlayan yazılımlardır. Bazı insanlar bunu görüntüleyici olarak adlandırılır. Tüm browser’lar değişiktir ve herbiri web sayfalarını biraz değişik gösterebilir. Aynı browser farklı platformlarda aynı web sayfasını değişik gösterebilir.</p> <p>En basit browser Lynx’tir. Lynx metin tabanlı bir browser’dır. web sayfasında ne olursa olsun kullanıcılar sadece metin göreceklerdir. Lynx hızlı ve verimlidir fakat web’deki yararlı bilgilerin çoğu kaybolur. Lynx bir çok mainframe bilgisayarda desteklenir.</p> <p>Kullanıcıların çoğunluğu bir grafik browser kullanır. Bir grafik browser metin yanında resimle de gösterilebilir. En çok kullanılan browserlar Netscape Navigator, Microsoft Internet Explorer, America Online browser, Quareerdesk Mosaic ve NSCA Mosaic’tir.</p> <p><b>4.1.3. HTML ve Editörler</b></p> <p>WWW’ in sihiri HiperMetin Biçimlendirme Dilidir (HTML). WWW belgeleri HTML ile yazılırlar. Bu bir bilgisayar dili değildir ve öğrenmesi kolaydır.</p> <p>HTML bir biçimlendirme dilidir. Browserlara metni ve grafiği nerede ve nasıl görüntülenmesi gerektiğini söyleyen etiketlerden (tag) oluşur. Bir çok kişi HTML dokümanlarının basit bir metin editörü ile oluşturur. Tüm gereksinim bir metin editörü ile oluşturulur. Tüm gereksinim bir metin editörüdür.</p> <p>HTML belgelerinin oluşturulması için alternatif bir yaklaşım HTML editörlerinin kullanılmasıdır. HTML editörleri etiketleri kendiliğinden yerleştirirler. İki tür editör vardır. Birincisi basitçe metne etiketleri ekler. Metin yazıldıktan sonra menüler yardımı ile istenen biçim seçilir. HTML Assistant, BBEdit, HTML-Editor, HTMLed, HotMEtal, Tex2RFT bu türe örnek gösterilebilir.</p> <p>İkinci tür HTML editörü WYSIWYG (What You See Is What You Get – Ne Görürsek Onu Alırsın) editörleridir. Adobe PageMill buna bir örnektir. Bunların kullanımı kolaydır.</p> <p>HTML editörler kolay ve popülerdir. Kullanıcıların az bir çaba ile WWW sayfaları üretmesine izin verirler. Bununla birlikte editörlerin bazı dezavatajları vardır. Birincisi her zaman yazarın istediği gibi bir görüntü elde edilmesine izin vermezler. Kullanıcı HTML bilgisinden fazla anlamadığından bir sorun durumunda elle HTML kodunu düzeltmesi zordur. İkinci dezavantajı bu editörlerin etiketleri içermesidir.</p> <p><b>4.1.4. Diğer Uygulamalar</b></p> <p>WWW metin ve grafiklerden oluşmuştur. Bunlara ses ve video da eklenebilir. Bunların herbirisi değişik türde yazılım gerektirir. Daha hızlı ve verimli metin, grafik, ses ve video formatları geliştirildikçe daha da yeni uygulamalara ihtiyaç duyulur. Tüm web browserları bu uygulamaların kendilerine eklenmesine olanak tanır.</p> <p>Web browserları tarafından desteklenen en ortak standardı JPEG (Joint Photographic Experts Group) ve GIF’tir. Ayrıca DIB, TGA, TIFF, PCX gibi formatlar da vardır.</p> <p>Sayısal video artarak web sayfalarına entegre edilmektedir. büyük dosya boyutu, yüksek bant genişliği gibi önceki sorunlar yeni dosya sıkıştırma teknikleri ve daha hızlı modemlerle aşılmıştır.</p> <p>Şu an için 3 popüler sayısal video formatı mevcuttur: AVI (Audio Video Format - Microsoft), QuickTime (Apple) ve MPEG (Motion Picture Experts Group).</p> <p>Sayısal ses web üzerinde Mosaic browser’ın geliştirilmesinden beri mevcuttur. Bir ses dosyasının dinlenmesi için önce yüklenmeli ve sonra da çeşitli uygulamalarla çözülmelidir. Bu, yavaş bir modem kullanıldığı takdirde uzun bir süre alabilir.</p> <p>Yeni bir web teknolojisi ses akıntısı (ausio streaming)’dir. Bu tür uygulamlar ses dosyasını çözüp anında çalarlar. Bu durum, radyo yayınları ve konserlerin anında aktarılabilmesini sağlar. Şu andaki en popüler uygulama RealAudio sunucu yazılımı kullanılarak saklanmalı, web’e özel bir RealAudio oynatıcısı ile çalınmalıdır.</p> <p>Bir başka popüler uygulama Adobe Acrobat’tır. PDF formatı belgelerin formatı değiştirilmesinden saklanmasını sağlar. Ayrıca orijinal web belgesinin kağıt üzerine çıktısı alınabilir.</p> <p>Web üzerinde kullanılan yeni dillerden birisi VRML (Virtual Reality Markup Language – Sanal Gerçeklik Biçimleme Dili)’dir. VRML web üzerinde 3 boyutlu dünyalar yapılmasını sağlar. VRML ayrıca bağlantıların kullanılmasına da izin verir.</p> <p><b>4.2. Web-Tabanlı Öğretimin Tamamlanması</b></p> <p>WWW üzerindeki öğretimin tamamlanması bazı kritik faktörleri gerektirir. Başarılı bir uygulama Güvenlik, Bağlantı, İletişim ve Bakım gibi bileşenleri gerektirir. Bu bileşenlerin kullanılması öğretmenin web,tabanlı öğretimden en verimli şekilde faydalanmasını sağlar. Bu bileşenlerin gözönüne alınması öğretmenin beklenmeyen olaylara karşı hazırlıklı olmasını sağlar.</p> <p><b>4.2.1. Güvenlik</b></p> <p>Güvenlikle alakalı iki durum (1) kullanma hakkı ve (2) kayıttır. Bu bileşen web-tabanlı öğretimin tamamlanmasında hem öğretmen hem öğrenen, hem de kurum için yeni sonuçlar ortaya koyar.</p> <p><b>4.2.1.1. Kullanma Hakkı</b></p> <p>Kullanma hakkı ile ilgili hususlar şifre gibi koruma faktörlerini içerir. WWW açık bir sistem olduğundan, web sayfaları şifre korumalı olmadığı takdirde herhangi bir kişi bu sayfaları inceleyebilir. Bu durumun hem faydalı hem de zararlı tarafları olabilir. Öğretmenler sadece kayıtlı öğrencilerin giriş yapmasını sağlamak amacı ile web sayfalarını şifre korumalı hale getirebilirler.</p> <p><b>Şekil 4.1. Web*tabanlı öğretimin tamamlanması.</b></p> <p><b>4.2.1.2. Kayıt</b></p> <p>Kayıtla ilgili hususlar öğretmenlerin sayısını ve konumlarını içerir. Aktif bir kayıt sistemi sayesinde öğretmen sınıfta kimin etkinlikte bulunduğunu anlayabilir. Uzaktan öğretimin amacının uzaktaki kişilere öğrenimi götürmek olduğu gözönüne alındığında bu faktörün kurs boyunca öğrencinin izlenmesi için anahtar rol oynadığı görülür.</p> <p><b>4.2.2. İletişim</b></p> <p>Web-tabanlı öğretimin tamamlanması için gerekli önemli bir bileşen iletişimdir. Web-tabanlı öğretimde iletişim e-posta, tartışma grupları, bilgi veritabanları, gerçek zamanlı bilgi paylaşım araçları vasıtası ile geçekleştirilir.</p> <p><b>4.2.2.1. Öğretmen</b></p> <p>Geribesleme. Web-tabanlı öğretimde öğretmenler ve diğer öğrenciler tartışmalar yoluyla birbirlerine geribesleme sağlarlar. Bu tartışmalar, sınıf etkileşimini pekiştirir. Geleneksel sınıfın tersine, geribesleme her zaman bir anda ve kişisel olmayabilir. Öğrenci sayısına bağlı olarak, her öğrenciye geribesleme sağlamak uygun olmayabilir. Bu gibi durumlarda, tüm sınıfa genel bir geribesleme sağlanmalıdır. Tüm sınıfa geribeslemenin sağlanması verimli bir yoldur ve başka bir öğrencinin sorulmamış bir sorusunu yanıtlamak için bir yol olabilir.</p> <p>Roller. Öğretmenler web-tabanlı öğretim vasıtası ile öğrenme işlemini kolaylaştırmak için bir takım rolleri oynamalıdır. Web-tabanlı, öğretim, öğretmeni bilginin ana kaynağı olmaktan çıkarır, onu bir kılavuz haline getirir. Öğretmenler, öğrencilerin kendi kendilerine öğrenebileceği bilgi ortamları hazırlamalıdır. Buna ek olarak, öğretmenlerle eşit düzeyde rol oynamalı, öğrencilere bir kılavuz olarak yardım etmelidir.</p> <p>Değerlendirme. Herhangi bir öğrenme ortamında öğrenimin öğreneni değerlendirmesi, öğrenen için çok önemlidir. Web-tabanlı öğretimde öğrencilerin yanıtları açıklık, konuyla ilişkili olma ve kavrama, analiz, sentez, ve değerlendirme gibi geleneksel unsurlarla değerlendirilir. Öğrenciler test, grup tartışması soruları ve portfolyo gibi değişik yöntemlerle değerlendirilebilirler.</p> <p><b>4.2.2.2. Öğrenci</b></p> <p>Bilgi Tüketicisi: Web-tabanlı öğretimde öğrencilere devamlı olarak birtakım bilgiler sunulur. Bir çok erişkin öğrenci bilginin hafızaya alınması için gerekli bilişsel stratejilere sahiptir. Bununla birlikte bazı öğrenciler uygun olmayan bilişsel stratejilere sahip olabilir. Öğrencileri bilgi tüketmeye itmek için bir bilişsel strateji havuzu oluşturulması web-tabanlı öğretimin başarıya ulaşması için kritik bir etkendir.</p> <p>Roller: Etkili web-tabanlı öğretim sağlamak için öğrencinin rolü klasik sınıf ortamındakinden değişik olmalıdır. Öğrenci öğrenme işleminde pasif olarak yeralabileceği gibi tam aktif olarak da yeralabilir. Aktif yeralma sayesinde öğrenci diğer öğrencilere geribesleme sağlamaya başlar, bu durum etkileşimi artırır. Öğrenci bu yeni öğretimdeki yeni rolüne sıçrayabilmek için esnek olmak zorundadır.</p> <p><b>4.2.3. Bağlantı</b></p> <p>Öğrencilerin öğrenme ortamına nasıl bağlanacağı web-tabanlı öğretimin tasarımında yeralacaktır. Bununla birlikte bağlantı meselesi web-tabanlı öğretimin tamamlanmasında önemli bir husus olmaya devam etmektedir. Web-tabanlı öğretim tamamlanırken öğretmenler değişik sistemlerin kullanımını takip etmeli ve öğretimde bireysel erişimi kolaylaştırmalıdır. Örneğin, web-tabanlı öğretime ticari bir servis sağlayıcıdan erişen bir öğrencinin konumunu bir üniversite ortamından erişen öğrenciden farklı olabilir.</p> <p><b>4.2.3.1. İletişim Sistemleri</b></p> <p>Web-tabanlı öğretimde kullanılabilecek dört çeşit iletişim sistemi mevcuttur: elektronik posta, dağıtım grupları, web sayfaları ve özel iletişim programları. bU sistemlerin herbiri tek başına ya da birlikte kullanılabilir.</p> <p>Elektronik Posta. Elektronik posta ya da kısaca e-posta bireylerin kişisel bir bilgisayar yardımı ile haberleştikleri bir sistemdir. Elektronik posta gönderenin ve alıcının istedikleri zaman haberleşebilmelerini sağlar. Bu iletişim protokolü bireylerin aktif olarak tartışabilmelerine olarak tanır. Elektronik posta öğrencilere bilginin sunulması, sınıf tartışmalarını sağlanması ve öğrenci performansını ölçmek için kullanılabilir.</p> <p>Dağıtım Grupları. Dağıtım grupları elektronik posta kavramına yakındır. Dağıtım grupları vasıtası ile bir elektronik posta bir listenin tüm üyelerine gönderilebilir. Dağıtım grupları elektronik postada olduğu gibi, bilginin sunulması, sınıf tartışmalarının yürütülmesi ve öğrenci performansının ölçülmesi için kullanılır.</p> <p>Web Sayfaları. Web sayfaları web-tabanlı öğretimin temel taşlarıdır. Web sayfaları öğretimsel malzemeyi, organizasyonu ve diğer sitelere ya da posta sistemlerine bağlantıları içerir. Bir web sayfasının oluşturulması işlemi oldukça basittir. Web programlama dili olan HTML herhangi bir metin editörü ile oluşturulabilecek metin dosyalarına dayanır. Bu metin sayfalarına İnternet browserlarına metni nasıl biçimlemesi gerektiğini söyleyen komutlar ya da etiketler (tag) bulunur. Bu metin sayfalarında ayrıca grafik, video ve ses dosyalarına bağlantılar bulunur. Web sayfalarına oluşturmak için bir çok yazılım paketi mevcuttur.</p> <p>Destek Sistemleri. WWW’ in etkileşimini ve organizasyonuna artıran programlar devamlı üretim ve dağıtım halindedir. Örneğin Interaction isimli Macintosh tabanlı ürün öğrencilerin elektronik posta ya da dağıtım grubu yerine WWW’ de tartışmasını sağlar. Bu program vasıtası ile öğretmenler soru yöneltilebilirler, tartışmalara kılavuzluk edebilirler, ya da tartışmaları organize edebilirler. Öğretmenler ve öğrenciler bu tartışmalara WWW’ in kullanılarak erişebilirler.</p> <p><b>4.2.4. Bakım</b></p> <p>Web-tabanlı öğretimin başarılı olabilmesi, öğrenciyi desteklemek için iyi tanımlanmış ve yapılandırılmış bir sistemi gerektirir. Bazı zamanlar ortaya çıkan problemler öğretmenler ya da öğrenciler tarafından çözülemeyebilir. Bu gibi durumlarda yerel bilgisayar destek merkezinden teknik yardım sağlanmalıdır. Diğer sorunlar öğretmenler ya da öğrenciler tarafından çözülebilir.</p> <p><b>4.2.4.1. Sistemler</b></p> <p>Elektronik posta ve Tartışma Listeleri: Bir birey ya da tüm sınıfla ilgili problemler için e-posta ya da tartışma listeleri kullanılabilir. Öğrencinin e-posta alamadığı durumlarda telefon, fax ya da geleneksel posta problemin çözülmesi için kullanılabilir.</p> <p>Web Sayfaları: Ders içeriği, ödevler ve not sistemi gibi bilgilendirme ile ilgili web sayfaları öğrencilerin kursla ilgili gereksinimlerini doğru olarak algılamasına yardım eder. Öğrencilerin çeşitli sorunları çözmesine yardımcı olmak için ilave referanslar ya da diğer web sayfalarına bağlantılar sağlanabilir.</p> <p><b>4.2.4.2. Destek</b></p> <p>Oryantasyon: Eğer mümkünse, online ders başlamadan önce bir oryantasyon oturumunun sağlanması önemlidir. Öğretmen oryantasyon oturumu sırasında web-tabanlı öğretimde yeralan işlemleri tartışabilir. Öğretmen oryantasyon eğitimi sırasında tüm öğrencilerin uygun bir şekilde kayıt olup olmadığından da emin olabilir.</p> <p>Kağıt Malzemeler: Öğrencilerin kursu takibine yardım ve öğrenme stratejilerinin sağlanması için basılı sınıf malzemeleri oluşturulmalıdır. Buna ek olarak bir takım kılavuzu iletişim basamaklarını, tavsiye edilen donanım konfigürasyonlarını ve diğer başlangıç bilgilerini içerebilir.</p> <p>Yardım Hattı: Öğrencilere yardım etmek amacı ile bir yardım hattı oluşturulabilir. Yardım hatları tam zamanlı ya da yarı zamanlı çalışan personel tarafından işletilebilir. Yardım hatları BBS’leri, e-posta desteğini, sıkça sorulan sorulardan oluşan vertabanlarını ya da fax desteğini içerebilir.</p> <p>Web-tabanlı öğretimde öğretmenler ve öğrenciler öğrenme aktif olarak yeralmalıdır. Öğretmenler birtakım stratejiler vasıtası ile öğrencilerin yeni öğrenme yollarını keşfetmesini teşvik ederler. Öğretmenler aynı zamanda öğrencilerin bu yeni öğrenme yollarından en fazla faydayı sağladığından emin olmalıdır. Web-tabanlı öğretimin yukarıda anlatılan model kullanılarak tamamlanması öğretmenlerin başarılı olabilmesi için gerekli teknikleri ve yetenekleri kapsar.</p> <p><b>4.3. Kullanışlılık Testi</b></p> <p>Web sitenizin gerçek kullanıcılarla test edilmesi sitenizin tasarımındaki büyük sorunları ortaya çıkaracaktır. Böylece bu sorunların farkına varılıp site kullanıma açılmadan önce düzeltilebilir. Test sırasında aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir.</p> <p><b>Site içerisindeki basit içerik hataları</b></p> <p><b>Siz ve kullanıcılar arasındaki terim farklılıkları</b></p> <p>Sizin için anlamlı kullanıcılar için anlamsız olan bağlantılar</p> <p>Test sırasında gözlem yaparken neyin gözleneceğine önceden karar verilmelidir. Test sırasında deneklerin yüksek sesle düşünmesi teşvik edilmelidir.</p> <p>Test, tasarımınızın başarılı olup olmadığını göstermez. Eğer üç ya da dört kullanıcı aynı sorunla karşılaşıyor ise muhtemelen diğer kullanıcılar da aynı sorunla karşılaşacaktır. Bununla birlikte bu gözlemler sayesinde her sorun ortaya çıkarılamaz.</p> <p><b>4.3.1. Test Sırasında Karşılaşılabilecek Sorunlar</b></p> <p>Gözlem Sorunları: İyi bir gözlemci olmak zaman alır. Denekler hem gözlenmeli hem de dedikleri dinlenmelidir. Gözlem sırasında anlaşılmayan noktalar için deneklere sorular yöneltilmelidir.</p> <p>Doğal Olunması: “Bu durumda ne yapılmasın ?” gibi arkadaşça sorular sorulmalıdır.</p> <p>Deneğin Suçlanması: Asla yapılmamalıdır. Sorun kullanıcıdan değil tasarımdan kaynaklanır. Deneklerin hataları bulması teşvik edilmelidir.</p> <p><b>4.3.2. Test Sonuçlarının Kullanılması</b></p> <p><b>Tüm gözlem sonuçları biraraya getirilmelidir.</b></p> <p>Gözlem sonuçları sıralanmalı, benzer olanlar biraraya getirilmeli.</p> <p><b>Gözlenen hatalar teşhis edilmelidir.</b></p> <p>Tasarım problemleri önem derecesine göre sıralanmalı ve hangi değişikliklerin yapılacağına karar verilmelidir.</p> <p>Değişikliklere bağlı olarak değiştirilmesi gereken tasarım hususları gözönüne alınmalıdır.</p> <p><b>4.4. Bir Web-Tabalı Kursun Oluşturulması</b></p> <p>Bu çalışmada bir eğitimsel web sitesi oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu öğretimsel web sitesinde kullanılan içerik daha önce Amerika’da NCAA CHAMPS/Life Skills programında sporcu öğrencilerin eğitimi için kullanılmıştır. Bu programın yöneticileri bu eğitimi web üzerine taşımaya karar vermişlerdir. Yapılan çalışma bu kararın bir parçasıdır. Bu çalışma sporcu öğrencilerin bunalım ve üzüntü durumları için gerekli eğitim modülleri kapsar.</p> <p><b>Bu web sitesinin hazırlanmasında şu dört aşama izlenmiştir:</b></p> <p><b>Öğretimsel tasarım belgelerinin hazırlanması</b></p> <p><b>Arayüz tasarımı belgelerinin hazırlanması</b></p> <p>Kullanışlılık testi planının hazırlanması ve testin yapılması</p> <p><b>Web-tabanlı öğretim sitesinin hazırlanması</b></p> <p>Müşteri tarafından her modül için aşağıdaki teknik gereksinimler istenmiştir:</p> <p><b>3-5 öğretim amacını içermesi</b></p> <p><b>Yaklaşık 15-20 html belgesinin kullanılması</b></p> <p>Temel html biçimlemelerinin kullanılması: başlıklar, aralıklar, paragraflar</p> <p><b>Sıralı ve sırasız listelerin içerilmesi</b></p> <p><b>Dahili ve harici bağlantıların kullanılması</b></p> <p><b>GIF ve JPEG formatında grafiklerin kullanılması</b></p> <p><b>Renklerin kullanılması</b></p> <p><b>Tabloların kullanılması</b></p> <p><b>Formların kullanılması</b></p> <p><b>Düzgün gramer ve hecelemenin kullanılması</b></p> <p>Değişik işletim sistemleri ve browser ‘larda kararlı bir görüntü</p> <p><b>Kaliteli öğretimsel tasarım</b></p> <p><b>Kaliteli arayüz tasarımı</b></p> <p><b>4.4.1. Öğretimsel Tasarım Belgelerinin Hazırlanması</b></p> <p>Ek-2’de sunulan öğretimsel tasarım belgelerinin aşağıdaki formatta sunulmuştur:</p> <p><b>1) Öğretimin konusu</b></p> <p><b>2) Öğrencilerin tanımı</b></p> <p><b>3) Öğretimin amaçları</b></p> <p><b>a) Amaç 1</b></p> <p><b>b) Amaç 2</b></p> <p><b>c) Amaç 3</b></p> <p><b>4) Bu öğretimsel deneyim için gereken ön şartlar</b></p> <p><b>5) Her amaç için:</b></p> <p><b>a) Öğretimsel içerik</b></p> <p><b>b) İçerik için kullanılacak örnekler</b></p> <p><b>c) İçeriği destekleyecek geribesleme stratejileri</b></p> <p><b>d) Varsa test için gerekli içerik ve stratejiler</b></p> <p><b>4.4.2. Arayüz Tasarım Belgelerinin Hazırlanması</b></p> <p><b>Ek-3’de sunulan tasarım belgelerinin iki amacı vardır:</b></p> <p>1) HTML sayfalarının teknik tasarımında girmeden önce kağıt üzerinde bir taslak elde ederek test etmek</p> <p>2) HTML sayfalarını hazırlamak için bir kağıt taslak görevi görmesi</p> <p><b>Arayüz tasarım belgeleri aşağıdaki formatta sunulmuştur:</b></p> <p><b>1) Web-tabanlı öğretim sitesinin içerik haritası</b></p> <p>2) Her HTML belgesinin kağıt üzerinde tasarımı. Her belge için aşağıdaki bilgiler içerilmiştir:</p> <p><b>Her ekran için bir başlık ya da numara</b></p> <p><b>Belgenin amacı</b></p> <p><b>Metin tanımı</b></p> <p><b>Arkaplan tanımı</b></p> <p><b>Bağlantı ve butonların tanımı</b></p> <p><b>Grafiklerin tanımı</b></p> <p><b>Varsa ses ve video dosyalarının tanımı</b></p> <p>Bu iki belge web sitesinin kağıt üzerindeki temsilini oluşturmuştur.</p> <p>4.4.3. Kullanışlılık Testi Planının Hazırlanması ve Testin Yapılması</p> <p><b>Kullanışlılık testi planında şu sıra izlenmiştir</b></p> <p><b>Test planının geliştirilmesi</b></p> <p><b>Deneklerin seçilmesi</b></p> <p><b>Test malzemelerinin hazırlanması</b></p> <p><b>Testin yapılması</b></p> <p><b>Deneğe özet bilgi verilmesi</b></p> <p><b>Bilgilerin tavsiyeye dönüştürülmesi</b></p> <p>Ek-4’de sunulan kullanışlılık testi planında şu öğelere yer verilmiştir:</p> <p><b>Testin amacı: Testin amacı tanımlanmıştır.</b></p> <p>Problemin ifadesi: Çözülmesi amaçlanan sorunlar ve hususlar tanımlanmıştır.</p> <p>Kullanıcı profili: Kullanışlılık testinde yeralacak kişiler tanımlanmıştır.</p> <p>Test tasarımı: Kullanışlılık testinin nasıl yapılacağını anlatan detaylı bir tasvir yapılmıştır.</p> <p>Görev listesi: Deneklerin test sırasında yapacakları görevleri belirtir.</p> <p>Test çevresi/donanım: Testin yapılacağı zamanın, yerin ve ortamın tanımlanmasıdır.</p> <p>Değerlendirme ölçütleri: Test sırasında toplanacak ölçüm çeşitleridir.</p> <p>Sonuçlar ve öneriler: Kullanışlılık testinin tamamlanmasından sonra yapılır. Kullanışlılık testinin ana bulguları ve test sonucunda yapılacak değişiklikler belirtilmiştir.</p> <p><b>4.4. </p> <p class="info"> <a href="http://www.odevsel.com//3965/1-giris.html#respond" class="commentlink" title="1. Giriş için yapılan yorumlar">Yorum ekle</a> <em class="date">12 Temmuz 2007<!-- at 21:56--></em> <!--<em class="author">ansiklopedisi</em>--> </p> </div> <div class="entry"> <h3><a href="http://www.odevsel.com//3966/09-ocak-2002.html" title="Permalink">09 Ocak 2002</a></h3> <p><b>09 Ocak 2002</b></p> <p><b>YARATICI DRAMA</b></p> <p>Çocuk her yaşta, gelişim özelliklerine uygun oyunlar oynamalıdır.Çocukların kendilerini en kolay ifade ettikleri yol, oyundur. Çocuk oyunlar oynar. Çocuğun kişilik, beceri ve zeka bütünlüğü oyun oynayarak gelişir. İnsan ilişkilerini kavrayabilmeleri, çevrelerine uyum sağlamak için hazırlık yapmaları, yaşadıkları deneyimlere şekil vermeleri, problemlerine çözüm bulmaları ve bazı duygusal sorunlarından arınmaları, oyun yoluyla olur.Oyun çocuklara sayısız yararlar sağlar.</p> <p><!--more--></p> <p>Oyun, çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları kendi deneyimleri ile öğrenmesi yöntemidir.</p> <p>Oyun, sonucu düşünülmeden eğlenmek için yapılan hareketlerdir.</p> <p><b>Oyun, çocuğun kendisini ifade etmesidir.</b></p> <p>Eğitici drama, katılanlara çeşitli öğrenme türlerini bir arada sunan bir tekniktir. Eğitici dramanın çocuk eğitiminde sağlayabileceği yararları anlamanın bir yolu da, aşağıdaki öğrenme türlerini hep birden sağlamasıdır.</p> <p><b>Eğitimde drama ile;</b></p> <p><b>Yaşantılara dayalı öğrenme</b></p> <p><b>Hareket yolu ile öğrenme</b></p> <p><b>Aktif öğrenme</b></p> <p><b>Etkileşim yolu ile öğrenme</b></p> <p><b>Sosyal öğrenme</b></p> <p><b>Tartışarak öğrenme</b></p> <p><b>Keşfederek öğrenme</b></p> <p><b>Duygusal öğrenme</b></p> <p><b>İşbirliği kurarak öğrenme</b></p> <p><b>Kavram öğrenme</b></p> <p><b>sağlanabilmektedir.</b></p> <p><b>Eğitimde dramanın sağlayabileceği yararlar:</b></p> <p><b>Bireyde yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirir.</b></p> <p><b>Zihinsel kapasiteyi geliştirir.</b></p> <p><b>Kendilik kavramının gelişmesine katkıda bulunur.</b></p> <p><b>Bağımsız düşünme ve karar verme yeteneğini geliştirir.</b></p> <p><b>Duygularının farkına varılmasını ve ifade edilmesini sağlar</b></p> <p><b>İletişim becerilerine olumlu katkı yapar.</b></p> <p>Sosyal farkındalığın artması ve problem çözme yeteneğinin gelişmesini sağlar.</p> <p><b>Demokrasi eğitimine destek olur.</b></p> <p><b>Grup içi süreçlere olumlu katkılarda bulunur (arkadaşlık).</b></p> <p>Öğretmenlerle öğrenciler arasındaki olumlu ilişkilere katkıda bulunur.</p> <p><b>Genel olarak öğrenci performansına olumlu etkide bulunur.</b></p> <p>Özel niteliklere sahip çocukların (zihinsel engelli, bedensel engelli, duygusal bozukluğa sahip çocukların) eğitilmesine katkıda bulunur.</p> <p>Yaratıcı drama çalışmaları, yaşayarak ve duyu organlarının mümkün olduğunca fazlasına seslenme ilkesiyle gerçekleştirilmektedir. Çocuk, oyunla öğrenir. Çalışmalarda yaşanmış bir olay, bir gazete haberi, fıkra, bir metin çocuğun yaşama ortamına uygun biçimde canlandırılır. Yaratıcı drama ortamıyla, çocuğun yaratıcılığını geliştirmek, oynayarak kendisini ifade etmesini sağlamak, iletişim becerilerini geliştirerek, insanlarla sağlıklı iletişim kurabilen, özgür düşünceli, hoşgörülü, saygılı ve demokratik kişilik özelliklerine sahip bireyler yetiştirmek amaçlanmaktadır.</p> <p>Okullarda dersler öğrencilere; bedenini, sesini kullanma ve koordine etmeleri için doğaçlama, dramatizasyon, pandomim, oyun kurma, öykü ve masal tamamlama ve tiyatro teknikleri ile dramatize edilerek verilmelidir. Drama, aynı zamanda bir sanat eğitimi olduğu için diğer sanat dallarından ayrı düşünülemez Bu nedenle drama bölümü, müzik ve resim bölümleriyle de işbirliği içindedir. Çalışmaların ürüne dönüştürülmesi aşamasında, uygulanacak teknikler ve düzen konusunda İş Eğitimi ve Beden Eğitimi Bölümleri ile işbirliği yapılmalı hatta bir tiyatrocunun bilgilerinden istifade edilmelidir. </p> <p class="info"> <a href="http://www.odevsel.com//3966/09-ocak-2002.html#respond" class="commentlink" title="09 Ocak 2002 için yapılan yorumlar">Yorum ekle</a> <em class="date">12 Temmuz 2007<!-- at 21:56--></em> <!--<em class="author">ansiklopedisi</em>--> </p> </div> <p><!-- this is ugly --> <span class="next"><a href="http://www.odevsel.com/index.php?s=teknik+ned&paged=42">Sonraki</a></span> <span class="previous"><a href="http://www.odevsel.com/index.php?s=teknik+ned&paged=44">Önceki</a></span> </p> </div> <!-- /content --> <hr class="low" /> <!-- subcontent --> <div id="subcontent"> <div id="head"><object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=7,0,19,0" width="160" height="600"><param name="movie" value="http://banner.emineusta.com/emineusta-160x600-rendered.swf" /><param name="quality" value="high" /><embed src="http://banner.emineusta.com/emineusta-160x600-rendered.swf" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" width="160" height="600"></embed></object></div> <h2><em>Kategorilere Göre</em></h2> <ul class="categories"> <li><a href="http://www.odevsel.com/category/bilim/" title="Bilim kategorisi altındaki tüm yazıları göster">Bilim</a> </li> <li><a href="http://www.odevsel.com/category/biyoloji/" title="Biyoloji kategorisi altındaki tüm yazıları göster">Biyoloji</a> </li> <li><a href="http://www.odevsel.com/category/egitim/" title="Eğitim kategorisi altındaki tüm yazıları göster">Eğitim</a> </li> <li><a href="http://www.odevsel.com/category/genel-kultur/" title="Genel kültür kategorisi altındaki tüm yazıları göster">Genel kültür</a> </li> <li><a href="http://www.odevsel.com/category/saglik/" title="Sağlık kategorisi altındaki tüm yazıları göster">Sağlık</a> </li> <li><a href="http://www.odevsel.com/category/tip/" title="Tıp kategorisi altındaki tüm yazıları göster">Tıp</a> </li> </ul> <h2><em>Rasgele...</em></h2> <ul class="posts"> <li><a href="http://www.odevsel.com//3733/cesitli-ogretim-yontemleri.html">Çeşitli Öğretim Yöntemleri</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com//3800/turkiye-de-halk-egitimin-gelisimi.html">Türkiye'de Halk Eğitimin Gelişimi (*)</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/tip/5278/i-noroleptikler.html">I. Nöroleptikler</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/biyoloji/4554/lab-report2.html">Lab Report2</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/tip/5643/cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar.html">Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/biyoloji/4692/ureme-ve-gelisme.html">Üreme Ve Gelişme</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/egitim/3105/canakkale-onsekiz-mart-universitesi.html">Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/egitim/2842/okul-ve-egitim.html">Okul Ve Eğitim</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/bilim/1720/1.html">1.</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/genel-kultur/444/the-declaration-of-independence-of-the-united-states-of-america.html">The Declaration Of Independence Of The United States Of America</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/genel-kultur/550/mineraloji.html">Mineraloji</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/egitim/2905/akdeniz-universitesi.html">Akdeniz Üniversitesi</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/genel-kultur/767/beyazid-2.html">Beyazid(2.) </a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/genel-kultur/1403/buro-memuriyeti-yontemleri.html">Büro Memuriyeti Yöntemleri</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/genel-kultur/1517/sigara.html">Sigara</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/tip/5659/organizmada-meydana-gelen-ve-hucreleri-kontrolsuz-buyuyen-kotu-huylu-tumorl.html">Organizmada Meydana Gelen Ve Hücreleri Kontrolsüz Büyüyen Kötü Huylu Tümörl</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/genel-kultur/1408/degisen-dunya-degisen-insanlar.html">Değişen Dünya,değişen İnsanlar</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/biyoloji/4474/solunum.html">Solunum</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/bilim/1687/istanbulun-array-array-array-array-fethi-array-array-array-array-ve-array-a.html">İstanbulun Array Array Array Array Fethi Array Array Array Array Ve Array A</a></li> <li><a href="http://www.odevsel.com/tip/5701/beslenme-sorunlari-ve-acligin-yol-acmis-oldugu-hastaliklar.html">Beslenme Sorunları Ve Açlığın Yol Açmış Olduğu Hastalıklar</a></li> </ul> </div> <!-- /subcontent --> <hr class="low" /> <!-- footer --> <div id="footer"> </div> <!-- /footer --> </div> <!-- /container --> <META http-equiv=content-type content=text/html;charset=iso-8859-9> <META http-equiv=content-type content=text/html;charset=windows-1254> <META http-equiv=content-type content=text/html;charset=text/html; charset=UTF-8> <center> Destekliyoruz <a href="http://www.yehju.com" title="arkada">arkada</a> - <a href="http://www.yehju.com" title="arkadas">arkadas</a> - <a href="http://www.leydix.com">partner</a> - <a href="http://www.kolaygece.com">partner</a> - <a href="http://www.kalbimde.com">arkada</a> - <a href="http://proxygizlen.com">proxy</a> - <a href="http://emineusta.com">yemek tarifi</a> - <a href="http://powermta.me">powermta</a> - <a href="http://en.powermta.me">powermta administrator</a> - <a href="http://jetproxy.com" target="blank">Proxy</a> </center> <!-- Sayyac counter START v4.3 --> <script type="text/javascript"> <!-- document.write(unescape("%3Cscript src='" + (("https:" == document.location.protocol) ? "https://" : "http://") + "srv.sayyac.net/sa.js?_salogin=toplusite&_sav=4.3' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); //--> </script> <script type="text/javascript"> <!-- sayyac.track('toplusite','srv.sayyac.net'); //--> </script> <noscript><a href="http://www.sayyac.com/" title=""><img src="http://srv.sayyac.net/sa.gif?_salogin=toplusite&_sav=4.3" border="0" alt="" /></a></noscript> <!-- Sayyac counter END v4.3 --> <script type="text/javascript" src="http://www.bebeoyun.com/dosyalar/popup.js"></script> </body> </html>