"teknik" Araması Sonuçları

T.c.

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 23 defa okundu

T.C.

EGE ÜNİVERSİTESİ

FEN FAKÜLTESİ BİYOLOJİ BÖLÜMÜ

Devamını Oku

Bulanık Mantık

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 17 defa okundu

BULANIK MANTIK

Bulanık mantık (Fuzzy Logic) kavramı ilk kez 1965 yılında California Berkeley Üniversitesinden Prof. Lotfi A.Zadeh’in bu konu üzerinde ilk makallelerini yayınlamasıyla duyuldu. O tarihten sonra önemi gittikçe artarak günümüze kadar gelen bulanık mantık, belirsizliklerin anlatımı ve belirsizliklerle çalışılabilmesi için kurulmuş katı bir matematik düzen olarak tanımlanabilir. Bilindiği gibi istatistikte ve olasılık kuramında, belirsizliklerle değil kesinliklerle çalışılır ama insanın yaşadığı ortam daha çok belirsizliklerle doludur. Bu yüzden insanoğlunun sonuç çıkarabilme yeteneğini anlayabilmek için belirsizliklerle çalışmak gereklidir.

Devamını Oku

Hava Array Kirliliği

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 12 defa okundu

HAVA KİRLİLİĞİ

Hava, atmosferi meydana getiren gazların karışımıdır. Saf hava, başta azot ve oksijen olmak üzere argon, karbondioksit, su buharı, neon, helyum, metan, kripton, hidrojen, azot monoksit, ksenon, ozon, amonyak ve azotdioksit gazlarının karışımından meydana gelmiştir. Bu gazların dağılımı ise % 78’i azot, hacim olarak %21’ni ve ağırlık olarak %23’ ünü oluşturan oksijen ise oldukça reaktif bir gazdır. Diğer gazlar ise atmosfer hacminin %1’ini oluştururlar. Atmosferi oluşturan bu gazların, en kararsız olanları su buharı ve karbondioksittir. Atmosferdeki su buharı miktarı, denizler, göller, nehirler ve bitkilerden buharlaşma ile artar ve bulutlardan sis, çiğ, yağmur oluşumu ile de azalır. Su buharının bu değişkenliği, bu olaylarla birbirini öyle takip dengeler ki , su buharının atmosferdeki miktarı değişmez. Karbondioksit ise normalde çok küçük yer teşkil eden bir birleşendir. İnsan ve hayvanların teneffüsü ve bitkilerin fotosentez olayı ile atmosferdeki miktarı dengede tutulur. Atmosferdeki azot orman yangınları, şimşek gibi doğal atmosfer olayları ve yanma sonucu meydana gelir.

Devamını Oku

Genler Ve Kromozomlar

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 9 defa okundu

GENLER VE KROMOZOMLAR

Mendel ‘in bezelyelerle yaptığı deneylerden elde ettiği sonuçlar, ona katılımın bağımsız faktörler tarafından kontrol edildiği fikrini vermiştir. Bir bitkinin tohum şekli çiçek durumu veya boyu gibi kalıtsal her karakterini bir çift faktör tarafından kontrol edildiği düşünülüyordu. Bu gün bu faktörlere gen diyoruz.

Devamını Oku

I. Şeker Hastalığı

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 7 defa okundu

I. ŞEKER HASTALIĞI

I.1- Şeker Hastalığı Hakkında Genel Bilgiler

Binlerce yıldan beri öldürücü bir hastalık olarak kabul edilen, ilk kez 1500’lü yıllarda Mısır’da “Bedenin idrara akıp gitmesi” şeklinde tanımlanan, 1922’lerde insulinin kullanıma sunulmasıyla tedavi edilebilen Diabetis Mellitus kronik metabolik bir hastalıktır. Diabetes Mellitus Latince’de “ballı idrar” anlamına gelen bir kelimedir. Şeker hastalığının ilk zamanlarında muhtemelen hastanın idrarının tadına bakılarak tanı konmaktaydı. Kan şekeri çok yüksek olduğunda idrara geçen glukozun idrara şeker tadı verdiğinin keşfedilmesi nedeniyle hastalığa bu isim verilmiştir.

Devamını Oku

Nobel Bilim Ödülleri   Ve Bilim Adamlarının Kısa Hayat Hikayeleri

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 16 defa okundu

Nobel Bilim Ödülleri   ve Bilim Adamlarının Kısa Hayat Hikayeleri

27 Kasım 1895 tarihli ve 30 Aralık 1896 yılında Stockholm’ deaçıklanan vasiyetnamesiyle Alfred Nobel tarafından kurulan Nobel ödülleri,insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek amacını taşır. Nobel’ in servetininyıllık geliri beş eşit parçaya ayrılmıştır. Bu parçaların birincisi fizik,ikincisi kimya, üçüncüsü fizyoloji veya tıp alanında en önemli icadı yapankişiye; dördüncüsü edebiyat alanında en soylu ve en içten ideali örnek alarakmeydana getirdiği eserin yazarına, beşincisi de halklar arasında kardeşliğingerçekleştirilmesi, sürekli orduların ortadan kaldırılması veya sayısınınazaltılması, barış kongrelerinin yapılması ve yaygınlaştırılması için en çokçalışan kişilere verilir. Başta beş dalda verilen ödüllere 1968 yılında İsveçBankası Alfred Nobel anısına bir de “İktisat ödülü” ekledi. Bu ödüllerindağıtılmaya başlaması 1901 tarihine denk gelmektedir ve günümüze kadarsürmüştür.

Devamını Oku

Diyabet Nedir? Nasıl Meydana Gelir?

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 14 defa okundu

Diyabet nedir? Nasıl meydana gelir?

Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun (şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankreas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enerjiye dönüşür. Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen kapılar vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun anahtar varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz kapısının açılamaması durumudur. Bu örnekten ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin (hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı gelişmektedir.

Devamını Oku

Tıbbi Atık Çözümü

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 15 defa okundu

TIBBİ ATIK ÇÖZÜMÜ

Mikro dalgalar, buhar, sıcak hava ve gaz yıkayıcılar biyomedikal artıkları temizlemektedir.

Devamını Oku

Boşaltım Sistemi

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 15 defa okundu

BOŞALTIM SİSTEMİ

Hücre, canlılığını ve işlevlerini ancak çok sınırlı koşullarda sürdürebilir. Gerek hücre içi, gerek hücre arası veya benzer sıvı maddeler arasındaki denge bu koşullardan biridir. İç ortam koşullarının sabit tutulmasına “HOMEOSTASİS” denir. Bu iç ortamın sabit tutulması canlının yaşadığı ortama (tuzlu su, tatlı su veya karada) göre değişiklik gösterir. Homeostatik kapasitenin sınırlanması hayvanın bu ya da öbür ortamda yaşamasını sınırlayan bir faktördür. Birçok deniz hayvanında hücrelerin tuz yoğunluğu – sürüngenlerde , denizyıldızlarında, yengeçlerde vs. – deniz suyunun yoğunluğuna eşittir. Bu hayvanlar “OSMOCONFORM” hayvanlar olarak bilinir ve su dengelenmesine karşı hemen hemen sorunları yoktur. Buna karşılı bir takım hayvanlar su dengesini sağlayabilmek için enerji kullanmak zorundadırlar. Alabalık gibi bir grup hayvan türü tatlı sudan tuzlu suya ve tekrar geriye göç ettiklerinden alışılagelmişin üzerinde uyum yeteneğine sahiptirler. Tatlı suda yaşayan hayvanların iç sıvıları dikkati çekecek kadar çevresindeki ortamdan daha hipertoniktir. Dış ortamdaki su, hücre içine girme eğilimindedir. Bu yüzden tatlı suda yaşayan hayvanların büyük bir kısmında bir uyum olarak derilerinde geçirgenlik azalmış kutikula ve pullarla örtülmek suretiyle bu geçirgenlik büyük bir ölçüde azalmıştır. Ayrıca çoğunda, vurgan koful, alev hücreleri ve buna benzer birçok oluşum. Su moleküllerinin dışarıya atılması için aktif olarak görev yaparlar. Bu tip hayvanlar deniz içerisinde delik bir kayık gibidir; batmaması için içeriye giren suyun başka bir yoldan devamlı dışarıya atılması gerekir. Fakat tatlı su da yaşayan süngerlerde ve hidralarda bu şekilde bir boşaltma sistemi bulunmadığından, su atılım mekanizması da bilinmezliğini korumaktadır.

Devamını Oku

Genel Array Olarak Array Çevre Array Tahribatının Array Nedenleri

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 12 defa okundu

GENEL OLARAK ÇEVRE TAHRİBATININ NEDENLERİ

Çağımızda Çevre kelimesinin yepyeni bir anlamı doğmuş ve insanlığın hal ve özellikle geleceği üzerinde sonsuz etki yapabilir bir durum ortaya çıkmış bulunmaktadır. Hızlı gelişme ile beraber meydana gelen Çevre kirlenmesinden söz edildiği zaman bunun önemini dimağına yerleştirilmiş kimseler derin , derin düşünmektedirler, zira gelecekte çok önemli ekolojikdeğişikliklerin görülebileceğini tahmin edebilmektedirler. Çevre kirlenmesinin önemi sanayileştirme faaliyeti ile orantılı olarak insanlar, hayvanlar ve bitkiler için durmadan artmakta ve dünyamızdaki hayat zincirini ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Bugün dünyamızın her hangi bir bölgesinde canlı varlıklar dengesi bozuluyorsa, yani üreme miktarı tahrip olandan az ise ve oradaki canlı varlıklar zorlanıyor ise * Çevre sorunu * var demektir. O bölgedeki çevre kirlenmesi sürekli ve aynı zamanda etrafa durmadan yayılıyor ise, oradaki çevre sorunu vahimdir. Acil önlem almak gerekir.

Devamını Oku