"teknik ned" Araması Sonuçları

Diyabetli Hastalarda Kalbin Otonomik Nöropatisinde Yeralan Unsurlar

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 29 defa okundu

Diyabetli Hastalarda Kalbin Otonomik Nöropatisinde Yeralan Unsurlar

Giriş :

Kardiyak otonomik kontrolde meydana gelen ve belirti vermeyen zayıflamalar, standart testlerle kolayca tesbit edilebilir. Uygulamadaki değişken sabiti % 11’i geçmediği için, bu testlerin verimliliği mükemmeldir. Bu testler, kalbin otonomik nöropatisinin (CAN) diyabetik şahıslarda % 20 – 70 arasında değişen yüksek bir oranda bulunduğunu göstermiştir. Yapılan üç farklı çalışmanın, bu testler aracılığıyla ortaya çıkarılan bu zayıflamaların, böbrek yetmezliği ve enfeksiyonlara yatkınlık gibi diğer komplikasyonlarda da olduğu gibi, kalp ve damar hastalıklarına bağlı yüksek ölüm oranlarına öncülük ettiğini göstermesi ve seyir ve akıbete ilişkin mâhiyeti dolayısıyla, bu komplikasyonu tesbit etmek önemlidir. Diyabetin seyrinde CAN tarafından oynanan rol, tam açık değildir. Bu durum, genellikle diyabetin ortaya çıkmasından birkaç yıl sonra görülür fakat, pek çok vakada hastalığın görülmesinden sonraki iki yıl içinde, bu durumun ortaya çıktığı tesbit edilmiştir. Yapılan testlerin, altı veyâ on sene sonra tekrarlanması sonucunda elde edilen neticeler, diyabetin süresinden bağımsız olarak, bu durumun (CAN) seyrinde herhangi bir değişiklik olmadığını göstermiştir. CAN’ın diğer kronik komplikasyonlarla olan bağlantıları, hâlen tartışmalı bir konudur. CAN’ın, retinopati ve nöropatiyle sıkı bir şekilde bağlantılı olmadığı öne sürülmüştür. Önceki bir çalışmada, bu komplikasyonun nefropatiden ve retinopatiden önce görüldüğünü bulduk. Bu çalışmada, daha geniş çaptaki bir grup diyabetik hastada yaşın, diyabet süresinin ve şeker kontrolünün kalbin otonomik kontrolü üzerindeki etkilerini ve CAN ile, daha karmaşık tekniklerle tesbit edilen mikroanjiyopatik komplikasyonlar ve elektrofizyolojik değerlendirmelerle teyit edilen çevresel nöropati arasındaki ilişkileri belirlemeye çalıştık.

Devamını Oku

Kas Ve Kas-deri Fleplerinde Mathes-hahaı Sınıflandırması

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 72 defa okundu

KAS VE KAS-DERİ FLEPLERİNDE MATHES-HAHAI SINIFLANDIRMASI

TİP I: Tek vasküler pedikülü vardır. Örnek; derin sirkumfleks iliak arter (DCIA kompozit), gastrokinemius, tensör fasya lata (TFL), vastus lateralis.

Devamını Oku

Kısırlık

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 16 defa okundu

KISIRLIK

TÜPTEKİ MUCİZE

Louise Brown’un 1978 yılında tüp bebek yöntemi ile doğumu,kamuoyunun dikkatini,kısır çiftler için yeni gelişen tedavi yöntemlerine yöneltti.Günümüzde yardımcı üreme tekniklerinde her geçen gün yeni gelişmeler olmaktadır.Bu kitapçık,kısır çiftlerin tüp bebek ve mikroenjeksiyon tedavi tekniklerini anlamalarına yardımcı olmak üzere hazırlanmıştır.

Devamını Oku

Beslenme Sorunları Ve Açlığın Yol Açmış Olduğu Hastalıklar

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 83 defa okundu

BESLENME SORUNLARI VE AÇLIĞIN YOL AÇMIŞ OLDUĞU HASTALIKLAR

Nüfus değişimindeki önemli unsur olan ölümlerin nedenlerinden biri de beslenmedir. Dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisi açlık çekmekte ve bu oran giderek artmaktadır.

Devamını Oku

Parotis Tümörleri

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 42 defa okundu

PAROTİS TÜMÖRLERİ

Tükrük bezleri major ve minör tükürük bezleri olarak ikiye ayırır.

Devamını Oku

Parsiyel Larenjektomiler

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 67 defa okundu

PARSİYEL LARENJEKTOMİLER

Genel olarak T1 ve T2 tümörler Parsiyel Larenjektomi tekniklerden yararlanırken, T3-4 tümörlerde kontrendikedir.

Devamını Oku

Pediatride Pca

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 46 defa okundu

PEDİATRİDE PCA

Cerrahi girişimlerden sonra çocukların yetişkinlere göre daha az ağrı çektikleri ya da daha az analjezik gereksinimleri olduğu fikri oldukça yaygın bir inanıştır. Bu nedenle genellikle çocukların postoperatif izlenme ve monitorizasyon parametreleri arasında ağrı önemli bir yere sahip değildir, hatta birçok merkezde hiç değerlendirmeye bile alınmamaktadır. Yapılan çalışmalar çocukların majör cerrahi girişimlerden sonra yetişkinlere göre daha az analjezik gereksinimleri olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak çocuklarda postoperatif analjezinin önemi yadsınamaz. Yeterli analjezinin sağlanamaması sonucu ortaya çıkacak olan fizyolojik ve psikolojik tablolar postoperatif dönemi olumsuz etkileyecektir. Yetersiz tedavide; çocuğun fazla ağrı duymayacağı yanlış fikrinin yanı sıra çocukta opioid kullanımı konusunda da sağlık personelinin ciddi çekinceleri bulunmaktadır. Bu olumsuzluklara rağmen pediatrik postoperatif analjezi son yıllarda daha da artan bir ivme ile yetişkinler kadar olmasa da özellikle major cerrahi sonrası daha sık uygulanmaya başlanmıştır. Başlangıçta daha çok konvansiyonel im ya da sc uygulamaların HKA ile karşılaştırmalı çalışmaları yapılmış ve bunların birçoğunda alınan sonuçlar, HKA’nin kullanımını hızlandırmıştır.

Devamını Oku

Şok Ve Tedavisi

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 48 defa okundu

ŞOK VE TEDAVİSİ

TANIM

§         Dokuların ihtiyacı olan metabolik substratların ve oksijenin karşılanamaması sonucu ortaya çıkan ve doku perfüzyon bozukluğu ile seyreden akut bir durumdur

Devamını Oku

Pediatrik Rinosinüzitler

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 59 defa okundu

PEDİATRİK RİNOSİNÜZİTLER

Dr. Fikret KASAPOĞLU

        Çocuklarda rinit ve sinüzit çoğunlukla aynı hastalığın eşlik eden parçaları olup klinik olarak ayırt edilmeleri güçtür. Bu nedenle çocuklarda sinüzit yerine rinosinüzit terimini kullanmak daha uygun olur.

Devamını Oku

Pediatrik Timpanoplastiler

Tıp kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 71 defa okundu

PEDİATRİK TİMPANOPLASTİLER

Dr. Gürbüz ÖKTEN

PEDİATRİK TİMPANOPLASTİLERE İLİŞKİN GENEL GÖRÜŞLER

Devamını Oku