‘do’ Arama Sonuçları

Yabancı Dille Eğitimin Sakıncaları

YABANCI DİLLE EĞİTİMİN SAKINCALARI

M. Kemal Atatürk, ”Ülkesinin yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu,

dilini de ‘yabancı dillerin boyunduruğundan’ kurtarmalıdır”, ”Milli eğitim esas olduktan sonra onun dilini, yöntemini ve araçlarını da milli yapmak zorunluluğu tartışılamaz” demiştir. Dil devriminin temelini ve yönünü belirleyen bu sözler unutulmuş, unutturulmuş, özellikle son 20 yılda, ne yazık ki, Türk milli eğitimi, giderek artan ölçüde yabancı dillerin gölgesinde bırakılmak istenmiştir. Bunun nedeni bazı toplulukların bu işten çıkar sağlamasıdır. Ancak, yabancı dille eğitim yapmak zorunda bırakılan öğrencilerin ne kabahati var?

12 Eylül rejiminin en büyük kötülüklerinden biri de yabancı dille eğitime yasallık kazandırmasıdır. Türk Dil Kurumu’nun tasfiyesinin ardından, 1983 tarihinde kabul edilen ”Yabancı Dil Öğretimi Kanunu”, Türk milli eğitimine bir saldırı niteliğindedir. Yasanın içeriği başlığıyla gizlenmiş, halk aldatılmıştır. Son yapılan Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda yabancı dille eğitimin 2000-2005 yılında kaldırılması öngörülmüştür. TBMM tarafından kabul edildiğinden dolayı bu bir yasadır. Milli eğitim şûralarında bu talep kabul görmektedir. Bilim adamlarımız, eğitimcilerimiz, dilcilerimiz yıllardır feryat etmektedir. Yaşanan deneyimlerle başarısızlık ispatlanmıştır. Bütün bu gerekçeler ortada dururken bir güç, yabancı dille eğitimde ısrar etmekte ve sürdürmektedir. Özel üniversite ve ”kolej” lobilerine, IMF ve Dünya Bankası’nın dayatmalarına, MEB’deki yabancı uzmanların tavsiyelerine boyun eğilmektedir. Yabancı dille eğitim, yükseköğretimden başlayarak ortaöğretime, ilköğretime ve hatta anaokullarına kadar yaygınlaştırılmaktadır. MEB Talim Terbiye Kurulu’nun yayınladığı yönergeye göre okul öncesi eğitim kurumları ile ilköğretim okullarının 1, 2, 3 ve 6, 7, 8. sınıf öğrencilerinin fen dersleri ve laboratuar çalışmalarının yabancı dil destekli yapılması önerilmektedir. MEB’in İngilizce ders öğretmeni bulmakta zorlanırken, yabancı dille eğitimde ısrar etmesi akıl almaz bir hatadır.

Birçok ortaöğretim kurumu, özellikle Anadolu liseleri branş öğretmeni bulunamaması nedeniyle zorunlu olarak Türkçe eğitime dönmektedir. ‘Anadolu Liselerinde Uygulanan Yabancı Dille Öğretim Programlarının Değerlendirilmesi” başlıklı araştırma, çarpıcı gerçeği çok açık biçimde ortaya koymaktadır. Araştırmaya göre ”Anadolu Lisesi öğrencilerinin yüzde 82.4′ü fen grubu derslerini İngilizce yerine Türkçe okumayı tercih etmektedir. Yine, öğrencilerin yüzde 83.9′u İngilizce öğretimde konuların iyi öğrenilmediğini, yüzde 81.91′i de yabancı dille öğretimin öğrencileri ezberciliğe yönelttiğini”söylemektedir. Askeri liselerde de durum pek farklı değildir.1974 – 90 döneminde yabancı dille öğretim yapılmış, ancak 1990 – 91 yılından itibaren beklenen verim alınamadığı için yeniden Türkçe eğitime dönülmüştür. MEB’in bu davranışı iyi değerlendirmesini ve örnek alması gerekmektedir. Bazı ortaöğretim kurumlarının üniversite sınavlarındaki başarısı, yabancı dille eğitim yapmalarından değil, seçme öğrenci almalarından ve daha nitelikli öğretim yapmalarından ileri gelmektedir. Aslında eğitim alanında daha büyük sorun yaratan durum, İngilizce eğitimin üniversitelerimizde de yaygınlaştırılmasıdır. Bunun meydana getirdiği sonuç ise çok vahimdir. Üniversitelerimiz ki, geleceğimizin yegane sahibi olacak insanları yetiştiren öğretim kurumlarımız, bazı emperyalist devletlerin etkisi altında bırakılarak,

öğrencilerin yabancılaştırılmasına, daha da fazlası verilen eğitimin kalitesinin düşürülmesine yol açmaktadırlar. İnsanın birşeyi öğrenmesindeki en önemli etki, ilk olarak öğreneceği o bilgiyi anlamasıdır. Şüphesizki, Anlamanın da en kolay yolu, insanın kendi ana dilinde uyguladığı çalışmadır.

Eğitimde özelleştirme de yabancı dille eğitim dayatması içinde geliştiriliyor. Özel Okullar Birliği’nin öğrenciler arasında yaptığı bir araştırma, öğrencilerin tamamına yakınının bu okulları yabancı dil öğrenmek için tercih ettiğini ortaya koymuştur. Ulusal dil, ulusal devletin temelidir. Yabancı dille eğitim yapılan bir sistemin adı, ”milli eğitim” olamaz. Bağımsız ve onurlu hiçbir ülke, geleceğinin dayanağı olan gençliğini yabancı dil ve kültür sistemine, yabancı hayranlığına terk edemez. Bugün özel vakıf üniversitelerinde davranış bilimleri dersi bile İngilizce öğretilmektedir. Bu Türkiye için bir rezalet ve felakettir. ”Türkçe bilim dili olur mu?” sorusunun 75 yıl sonra yeniden gündeme gelmesi ne acıdır! Ama ne yazıkki gerçektir ve Türkçe üniversitelerden, ortaöğretim kurumlarından, bilim ve kültürün üretildiği alanlardan sürülmekte, arka sokaklara doğru itilip sıkıştırılmaktadır.

Yabancı dille eğitim, Türkiye’yi yeniden Osmanlının son dönemlerindeki gibi diğer devletlere bağımlı ve bu devletlere karşı hayranlık taşıyan bir yapı içine sokmaya çalışan güçlerin dayatmasıdır. 3 Mart 1924′te kabul edilen ve cumhuriyet devrimi yasaları içinde yer alan Tevhid-i Tedrisat (Eğitimin Birliği) Yasası, yabancı dille eğitim ve özelleştirme ile işlemez duruma getirildi. Misyoner okullarına yeniden yaşam buldurulmaktadır. 20. yüzyılın başında bugünkü Türkiye sınırları içinde misyonerlerin ders verdiği 378 ilkokul, doğrudan doğruya misyoner okulu niteliğinde 36 ortaokul ve lise ile 3 kolej vardı. Cumhuriyet devriminin kapattığı bu okulların yeri bugün, daha fazla sayıda özel-resmi kolejlerle dolduruldu. Ama dünyada ancak birkaç sömürge ülkede uygulanmakta olan yabancı dille eğitime kesin olarak son verilmelidir. Büyük bir tarihe ve zengin bir dile sahip ulusumuz bu ayıptan kurtarılmalıdır.

Özet olarak yineleyelim ki, yabancı dille eğitim konusu Türk milli eğitiminin yakıcı bir sorunudur. Bilim, ancak o ulusun anadili ile öğretilebilir. Bu yasa değerinde bir kuraldır. Bilim evrenseldir, ancak onun dili ve yaratma yöntemleri ulusal olmak zorundadır. Eğitim ve öğretim, öğretmen ve öğrenci arasındaki büyük uyum, anlayış ve iletişimle mümkündür. Yabancı dille eğitim tek taraflı olduğu için ruhsuzdur, ezbercidir ve mantıksal olarak incelenmeden konular geçilir. Öğrenci sadece dinleyicidir. Sınıflar sessizdir ve öğretmen öğrenciye yabancıdır. Böyle bir durumda öğretimin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi ve sonuçtan da bir verim alınması olanaksızdır.

12 Temmuz 2007

İlköğretim 4. Ve 5. Sınıf Fen Bilgisi Eğitiminde, Bilgisayar Destekli Öğret

İLKÖĞRETİM 4. VE 5. SINIF FEN BİLGİSİ EĞİTİMİNDE, BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİMDE KULLANILAN

ÖZEL DERS YAZILIMLARI VE İNTERNETİN ROLÜ

*Yrd.Doç.Dr.Sebahattin KARTAL **Şerife EKER

*İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı

**İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği III

Özet:

Yirminci yüz yıl, insanlık tarihinde ondokuzuncu yüz yılın sonuna dek çeşitli konularda gerçekleştirilen ilerlemelerin toplamından daha çok ilerlemenin olduğu bir yüz yıldır. Bu nedenle en çok adı olan yüz yıl da yirminci yüz yıldır. Bunlardan belki de en doğrusu bu yüz yılın bilgi çağı, toplumun da bilgi toplumu olarak nitelendirilmesidir. Bilgi toplumunda itici güç bilgi ve bilgiyi işleyen bilgisayarlardır. (Doğan,2001)

Nitelikli insan yetiştirilmesinde eğitimin, eğitimde bilimsel düşünmenin, nedenselliğin, nasıl öğreneceğini öğrenmenin, yaratıcı düşünmenin önemi yadsınamaz. Bu nitelikleri taşıyan insanı yetiştirmek için gelişmiş ülkelerde bilgisayar destekli eğitim uygulanmakta ve hızla yayılmaktadır. (Doğan,2001) Bilgisayar destekli eğitimde özel ders yazılımları, alıştırma ve benzetişim yazılımları kullanılmaktadır. Özel ders yazılımları hemen hemen her ders için hazırlanabilmektedir. İlköğretim 4. ve 5. sınıf Fen Bilgisi derslerine yönelik olarak hazırlanan özel animasyon ve simulasyonlara sahip ders yazılımları bulunmaktadır.

Bu çalışmanın amacı; bilgisayar destekli öğretimde kullanılan özel ders yazılımlarının, ilköğretim birinci kademede Fen Bilgisi dersini öğrenmeye ne kadar katkıda bulunduğunu belirlemek, internetin bu konudaki yeterlilik özelliklerini tespit etmek ve iyileştirici çözüm önerilerinde bulunmaktır.

Bu çalışma hazırlanırken, bilgisayar ve internetin eğitimde kullanılmasına yönelik yazılı kaynaklar araştırılmış ve bunlardan yararlanılmıştır. İlköğretim 4. ve 5. sınıf Fen Bilgisi derslerine yönelik hazırlanan özel ders yazılımları incelenmiş ve bu yazılımlar 8 öğrenci üzerinde denenerek, güdümlü gözlem çalışması yapılmıştır. Ayrıca, internette bulunan bilimsel web siteleri ve çocuklara yönelik bilimsel web sayfaları taranarak, içerik belirlemesi yapılmıştır.

1. Giriş

Bilgi çağının yaşandığı günümüzde eğitim sistemimizde temel amaç, öğrencilere temel bilgileri aktarmaktan çok, bilgiye ulaşma becerilerini kazandırmak olmalıdır. Bu ise, üst düzey zihinsel süreç becerileriyle olur. Başka bir deyişle ezberden çok, kavrayarak öğrenme, karşılaşılan yeni durumlarla ilgili problemleri çözebilme ve bilimsel yöntem süreci ile ilgili becerileri gerektirir. Bu becerilerin kazandırıldığı derslerin başında Fen Bilgisi dersi gelir. Fen Bilimleri’ni teknoloji, fen ve toplum vurgularıyla öğretmek, kavramların daha iyi öğrenilmesi sonucunu doğurur. Fen Bilimleri, bilimsel süreçlerle öğretilirse, öğrenciler süreç becerilerini kazanır ve bu becerileri günlük yaşamda kullanırlar. (Kaptan, 1999)

Kişisel bilgisayarların ortaya çıkışı ve bu bilgisayarların bir şekilde birbirine bağlanmasını sağlayan bilgisayar ağlarının gelişimi, bilgisayarların tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Dünya üzerindeki tüm bilgisayarları birbirine bağlayan ve bu şekilde tüm bilgisayarların iletişimini sağlayan uluslar arası en büyük bilgisayar ağına internet adı verilmektedir. (Yalın, 2000) İnternet aracılığı ile binlerce bilgisayara bağlanarak, istenilen web sitelerine ulaşmak son derece kolaydır. Web sitelerinin bazıları çocuklara yönelik olarak hazırlanmıştır. Bu sitelerde, Fen Bilgisi dersinin içeriğinin bir kısmını oluşturan web sayfaları yer almaktadır.

Eğitim kurumlarımızda bilgisayarlardan, yardımcı öğretim aracı olarak öğretim maksadıyla henüz yeterli düzeyde yararlanılmamaktadır. (Alkan, 1998) Bilgisayar destekli öğretimde en çok kullanılan yazılım türü olan özel ders yazılımları birçok eksiği olmakla birlikte, geliştirilme aşamasındadır. İnternette bulunan bilimsel web sayfaları da, Fen Bilgisi dersine yönelik tüm içeriği kapsamamaktadır.

Günümüzde bilim ve teknolojideki hızlı ilerlemeler, yaşam biçimimizi etkilemiştir. Bu bilimsel ve teknolojik gelişmenin en somut örneği bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıdır. Öyleyse Fen Bilgisi dersinde kullanılan araç ve gereçlerin arasında bilgisayarların ve eğitim-öğretim amaçlı hazırlanan yazılımların da önemi büyüktür. (Kaptan, 1999)

1.Fen Bilgisi Eğitiminde Özel Ders Yazılımları ve İnternet

Lord HALIFAX, “…Eğitim, bize öğretilenlerin hepsini unttuğumuzda geriye kalan şeydir.” der. Eğitimin sonunda bireyler, eğitimin başındaki durumlarına göre farklıdırlar; bazı yeni davranışları kazanmış, önceden sahip oldukları bazı davranışları da değişmiştir. (Baykul, 1999) Özellikle demokratik sistemlerde bu değişkenlere sahip, nitelikli insan modeli ayrı bir önem taşımaktadır. Nitelikli insan yetiştirilmesinde eğitimin, eğitimde bilimsel düşünmenin, nedenselliğin, nasıl öğreneceğini öğrenmenin önemi yadsınamaz. (Doğan, 2001)

Bilgi çağının yaşandığı günümüzde eğitim sistemimizde temel amaç, öğrencilere mevcut bilgileri aktarmaktan çok, bilgiye ulaşma becerilerini kazandırmak olmalıdır. (Kaptan, 1999) Bir görüşe göre, ” Bilimsel donanım olmadan bilimsel araştırmayı öğretmenin, bilgisayara el sürmeden bilgi çağına ulaşmanın yolu yoktur.” (Doğan, 2001) Bilgisayar, diğer öğretim araçlarından farklı olarak öğretme-öğrenme açısından benzersiz imkanlar sunan çok yönlü bir araçtır. Bilgisayarın eğitimdeki önemi ve bilgisayarı diğer araçlardan ayıran en önemli özelliği bir üretim, öğretim, yönetim, sunu ve iletişim aracı olarak kullanılabilmesidir. (Yalın,2000)

Amerika Birleşik Devletleri’ nde bilgisayarın okullara girişi 1950′ lerde başlamış, 1980′ lerde yaygınlaşmıştır. 1985′ te ABD’ de öğrencilerin % 85′ i bilgisayarlı bir okula gitmekteydi. Avusturalya’ da orta öğretimde bu oran %98′ dir. (Doğan, 2001)

Bilgisayarların okullarda kullanılması, ülkemizde de hızla yaygınlaşmaktadır. 1989 yılında T.C Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE) projesi ile resmen bu alanda çalışmalara başlamış olduk. (Bilgisayar Magazin- Eğitimde Bilgisayar-1993) Bilgisayar Destekli Öğretim (BDÖ), bilgisayarların sistem içine programlanan dersler yoluyla öğrencilere bir konu ya da kavramı öğretmek ya da önceden kazandırılan davranışları pekiştirmek amacıyla kullanılmasıdır. Bilgisayar destekli öğretimde en çok kullanılan yazılım türleri şunlardır: Özel ders, alıştırma ve benzetişim (simulation). (Yalın, 2000) Özel ders yazılımları, öğrencinin dikkatini çeken ve ders hakkında genel bilgi veren bir giriş bölümü ile başlar. Bundan sonraki genel akış içinde, her bir adımda öğrenciye bilgi sunma, bu bilgiye yönelik soru sorma, öğrencinin cevabını alma, cevabı değerlendirme ve uygun geribildirim verme etkinlikleri yer alır. (Yalın,2000) Yazılım ortamı, öğrencinin yeni bilgi ile var olan bilgisi arasında kuracağı bağlantıyı belli bir yapı ve entegrasyon dahilinde anlamlı olarak kurmasına yardım edebilir. (Akpınar, 1999) Kullanılacak yazılımlar seçilirken göz önünde bulundurulması gereken bazı ölçütler bulunmaktadır. Yazılımlarda aşağıdaki özellikler bulunmalıdır:

1. Öğrencilerin yaş ve düzeyine uygun olmalı,

2. Önemli bir eğitsel gereksinmeyi karşılamalı,

3. Yararlı örnek ve alıştırmaları içermeli,

4. Yeterli miktarda dönüt sağlamalı,

5. Programı kullanmaya yönelik yönergeler ve yardım mesajı net ve anlaşılır olmalı,

6. Öğrenciyi problem çözme, kavram tanıma, kavram geliştirme gibi becerilere hazırlamalı,

7. Grafik ve ses kullanımı ile desteklenmeli,

8. Ekrandaki renk kullanımı uygun olmalı,

9. Gerekli yerlerde animasyon ve simulasyon kullanılmalıdır. (Kaptan, 1999)

Bugün Türkiye’ de bilgisayar destekli öğretim alanında genel beceriler, fen bilgisi, matematik, Türkçe, müzik ve resim gibi alanlarda yazılımlar bulunmaktadır. Fen Bilgisi yazılımlarından biri MEB’ nin “Fen Bilgisi Müfredatı” na son derece uygundur. Bir başka yazılımın senaryoları ABD’ de yabancı bir firma tarafından hazırlanmıştır. Yazılımların içeriğinde, konular, testler ve deneylerin yanı sıra, öğrencilere kolaylık sağlaması açısından sözlük, konu haritası, hesap makinesi ve yardım menüleri de bulunmaktadır. Deneylerin birçoğu öğrenci tarafından yapılmakta, değişik animasyon, simulasyon ve ses efektleriyle interaktif bir ortam sağlanmaya çalışılmaktadır. Konuların ve kavramların sıralanışı basitten karmaşığa doğru olup, birbirinin ön koşulu oluş ilkesi göz önünde bulundurulmuştur.

Şüphesiz bilgisayarların eğitime katkısı yalnızca ders yazılımlarıyla sınırlı değildir. İnternet aracılığı ile binlerce bilgisayara bağlanarak, istenilen web sitelerine ulaşmak son derece kolaydır. Öğrenciler, veri tabanları ve diğer bilgi kaynaklarını içeren araştırmalarla güncel, hatta dakikalık bilgileri anında inceleyebilirler. E-posta ya da elektronik ilan tahtalarını kullanarak, birbirleriyle haberleşebilir, ortak proje ya da araştırma yürütebilirler. (Yalın, 2000)

İnternet ilk kez bilgisayar uzmanları, mühendisler, bilim adamları ve kütüphaneciler tarafından kullanıldı. 1997 yılında, neredeyse tüm ülkeler internete bağlandı. 2000 yılında web sitelerinin toplam sayfa adedi 1 milyar endekslenebilir sayfayı aştı. (Özbay, Yetişener,2000) Böyle bir ortamda bilgi, milyonlarca insan tarafından paylaşılır duruma gelmiştir. Ancak internette, eğitime yönelik hazırlanan web sitelerinin sayısının çok sınırlı olduğu görülmektedir. Özellikle bilimsel web sitelerinin Türkçe olanlarının genellikle 18 yaş ve üzerine hitap etmesi, çocukların bilimsel bilgileri edinmelerinde zorluklara yol açmaktadır. Bunun yanı sıra, çocuklar için hazırlanan web sitelerinde sınırlı da olsa, Fen Bilgisi dersinin içeriğine yer verilmiştir. İlköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin Fen’le ilgili bilgi edinebilecekleri mevcut site adresleri şunlardır:

www.cocukca.com/main/frame_bilim_kosesi.html

www.netbul.com/cocuk/bunubil.asp

www.afacancocuk.com/frame/egitim.htm

www.egitim.com

Bu sitelerde çok sınırlı sayıda deneyler yer almakla birlikte, ders müfredatına uygun her üniteye göre düzenlenmiş testler de bulunmaktadır. Daha çok çevre, canlıların çeşitliliği, vücudumuz, güneş sistemi ve bilimin öncüllerine yönelik teorik bilgiler mevcuttur.

3. Bulgular

Bu çalışma hazırlanırken iki ayrı ders yazılımı belirlenmiş ve bu yazılımlar, ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinden oluşan 8 kişilik bir gruba, güdümlü gözlem* yoluyla uygulanmıştır. Uygulama sonunda gözlem sonuçları düzenlenmiş ve öğrencilere sınavlar yapılarak, başarı düzeylerindeki artış ölçülmüştür. Güdümlü gözlem çalışması sonucunda elde edilen bulgular aşağıda sıralanmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı “Fen Bilgisi Müfredatı” na uygun olan ders yazılımının kullanıldığı güdümlü gözlem sonuçları:

1. Öğrenci, programı çalıştırırken hiçbir güçlükle karşılaşmamaktadır.

2. Üniteler ve konular, Fen Bilgisi ders kitabındaki sıralamaya göre düzenlendiği için, öğrenci çalışacağı konuyu çabucak bulmaktadır.

3. Özel ders yazılımlarının genel yapısı dikkate alındığında konunun amacı ve hedefler açıklanması gerekirken, bu yazılımda amaçlar belirlenmemiş olduğundan, öğrenci neyi, niçin öğreneceğini bilememektedir.

4. Öğrenci dersin içeriğini sesli olarak istediği miktarda dinleyebilmekte ve tekrar edebilmektedir.

5. Konuların içeriğinde bazı durumların son derece soyut anlatıldığı ve öğrencinin bunları somutlaştıramadığı belirlenmiştir. Örneğin; naftalinin erime ısısına yönelik bir deneyde, naftalinin görüntüsü olmadığı için, öğrenci bu maddeyi tanıyamamakta ve deneyi tam olarak anlayamamaktadır.

6. Tanımlar ders kitabının diline yakın bir anlatımla verilmiştir. Öğrencinin bu tanımları kendisinin bulmasını sağlayacak bir ortam oluşturulmadığı için öğrenci, tanımları ezberlemeye çalışmaktadır.

7. Bu ders yazılımında sözlük bulunmamakta ve dolayısıyla öğrenci, bilmediği terimin anlamını öğrenmek için sayfalarca geri gitmek zorunda kalmaktadır. Bu durum öğrencinin dikkatini dağıtmakta ve zaman kaybına yol açmaktadır.

8. Ana menüde, konuların dışında testler ve oyunlar yer almaktadır. Dersin bitiminde öğrenci konuya ait oyunlarla bilgilerini pekiştirmekte ve eğlenirken öğrenmektedir. Testleri de cevaplayarak, bilgi düzeyini kendi kendine ölçebilmektedir.

9. Bu yazılımın uygulandığı öğrenciler üzerinde yapılan değerlendirmelerde, yazılım uygulanmadan önceki duruma göre başarı oranının % 7 oranında arttığı tespit edilmiştir.

Senaryoları ABD’ de yabancı bir firma tarafından hazırlanan ders yazılımının kullanıldığı güdümlü gözlem sonuçları:

1. Programın çalıştırılması belli bir zamanı gerektirmektedir.

2. Üniteler ve konular, Fen Bilgisi ders kitabındaki sıralamaya göre yer almadığından, öğrenci çalışacağı konuyu bulmada zorluk çekmektedir.

3. Konuların amacı ve hedefler konunun giriş kısmında belirtilmiş olup, öğrenci derste neyi, niçin öğreneceğini bilmektedir.

4. Konular ilginç olaylar ya da oyunlarla öğretildiğinden, öğrencide kendiliğinden tekrar yapma isteği uyanmaktadır.

5. Yazılımda gerekli yerlerde ses efektleri kullanılmış olup, öğrenciyle bizzat konuşulmakta ve hatta öğrenci kendi özelliklerini veri olarak girerek derse katılmaktadır.

6. Konularda yer alan deneyler, ders kitabında yer alan deneylerden çok daha farklı olduğundan, bu deneyler yalnızca derse hazırlık aşamasında kalmaktadır.

7. Sözlük, konu haritası, hesap makinesi gibi yardımcı mönülerle öğrenci, zaman kaybetmeden birçok konuda yardım alabilmektedir.

8. Ana menüde yalnızca konular yer almakta, ayrıca testler ve oyunlar bulunmamaktadır. Oyunlar ve testler konu anlatımı içerisinde olup, bilgiler oyunla verilmekte ve hemen ardından öğrenciye sorular yöneltilerek doğru cevap buldurulmaya çalışılmaktadır.

9. Bu yazılımın uygulandığı öğrenciler üzerinde yapılan değerlendirmelerde, yazılım uygulanmadan önceki duruma göre başarı oranının % 19 oranında arttığı tespit edilmiştir.

Yukarıda, Fen Bilgisi ders yazılımları ile yapılan güdümlü gözlem sonuçları verilmiştir. Şimdi de, internette bulunan bilimsel siteler ve çocuk sitelerinin yeterlilikleri ve eksikliklerini belirtelim:

1. İnternette, ilköğretim öğrencilerine yönelik tamamen bilim içerikli bir web sitesi henüz mevcut değildir.

2. İlköğretim 4. ve 5. sınıf Fen Bilgisi ders içeriğinin yalnızca sınırlı bir bölümü hakkında bilgiler yer almaktadır.

3. Bazı sitelerde, tüm müfredata uygun testler bulunmaktadır.

4. Bilimsel web sayfalarında yer alan deneyler bizzat öğrenci tarafından yapılmamaktadır. Deneyler animasyonlu olmayıp, sayıları çok sınırlıdır.

4. Sonuç ve Öneriler

Öğretim kurumlarımızda bilgisayarlardan, yardımcı öğretim aracı olarak öğretim maksadıyla henüz yeterli düzeyde yararlanılmamaktadır. (Alkan,1998) Bilgisayar destekli öğretimin geliştirilmesi için, öğretmenlerin alan bilgisi, genel kültür ve öğretmenlik bilgilerinin yanı sıra eğitim teknolojisi alanında da yeterli düzeyde yetiştirilmelerine gereksinim vardır.

Günümüzde mevcut bulunan özel ders yazılımları henüz geliştirilme aşamasındadırlar. Bazı ders yazılım firmaları, kavramsal öğretmeyi hedeflemiş, ancak konuları müfredata uygun olarak sıralayamamışlardır. Müfredatta yer alan birçok konu, bu yazılımlarda eksik kalmaktadır. Başka bir yazılım ise, MEB müfredatına son derece uygun olmakla birlikte, ders kitabının içeriğinin dışına çıkamamıştır. Bu yazılımda olgular kavratılmaktan uzak kalmaktadır.

Özel ders yazılımları, öğrencinin kendi kendine ve kolay bir şekilde öğrenebileceği ortamlar olarak düzenlenmelidir. Yazılımı kullanırken öğrenci, bir öğreticinin desteğine daha az ihtiyaç duymalıdır.

Öğrencilerin Fen Bilgisi ders içeriğindeki bilgileri edinebilecekleri bilimsel web sitelerinin oluşturulmasına da önem verilmelidir. Özellikle deneylerin öğrenci tarafından yapılabileceği ortamlar hazırlanmalıdır. Ayrıca, ilköğretime yönelik sanal fen sınıfları da kurulabilir. Böylece dersi takip etme, sınav olma, öğretici ve diğer öğrencilerle bire bir iletişim kurma olanakları sağlanabilir.

Eğitim ve öğretimi kaliteli hale getirmek, bir çok etkenle birlikte eğitim teknolojisinden en etkin biçimde yararlanmakla mümkündür. Eğitim teknolojisinin en önemli araçlarından biri de bilgisayar olduğuna göre; bilgisayarın en verimli şekilde kullanılması, eğitim ortamlarını olumlu yönde etkileyecektir.

Kaynaklar:

- DOĞAN, Orhan, Objektif, Bilgisayar Destekli Eğitimin Ruhsal-Toplumsal Etkileri, Sivas, 2001

- KAPTAN, Fitnat, Fen Bilgisi Öğretimi, İstanbul, 1999

- YALIN, İbrahim, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme, Ankara, 2000

- AKPINAR, Yavuz, Bilgisayar Destekli Öğretim ve Uygulamalar, Ankara, 1999

- ALKAN, Cevat, Eğitim Teknolojisi, Ankara, 1998

- ÖZBAY, Adem, YETİŞENER, Fikret, İnternet Rehberi, İstanbul, 2000

- BAYKUL, Yaşar, İlköğretimde Matematik Öğretimi, Ankara, 1999

- Bilgisayar Magazin, Eğitimde Bilgisayar, Kasım, 1993

12 Temmuz 2007

Egıtım Bölümü

EGITIM BÖLÜMÜ

Genç gazetecileri arastirmacilik aliskanligiyla meslege kazandirmak, insanlarin düsündüklerim yaziya dogru aktarmalarim saglamak, bilgilerini yenilemek ya da çagdas bilgiyle donanmalarina olanak saglamak amaciyla olusturulan um:ag Egitim Bölümünün çalismalari dört baslik altinda toplanmaktadir:

l) Araştırmacı Gazetecilik Eğitim Programı

Arastirmaci Gazetecilik Egitimi, um:ag in en önemli programlarindan biridir. Bu programin amaci; “Dünya ve Türkiye’yi bilen, gelismeleri dogru algilayan, sorgulayan ve degerlendiren, meslek ilkelenne ve topluma saygili, toplumsal sorumluluk tasiyan, Ugur Mumcu’nün arastirmaci çizgisin! sürdürecek olan gazeteciler yetistirmek” tir.

Program, yogun kuramsal egitimi ve devaminda gazetelerde verilecek mesleki deneyimi kapsamaktadir. Burslu sürdürülen Arastirmaci Gazetecilik Egitimine 1995 yilinda baslanmistir. Yüksekögrenim görmüs adaylar arasindan seçilen ögrencilere, bir ay süren kuramsal egitim sonunda, bu ögrenciler Cumhuriyet, Hürriyet ve Milliyet gazetelerinde mesleki deneyimlerim gelistirmisler ve Haziran ’96 da Arastirmaci Gazetecilik Egitim Programinin ilk mezunlari olmuslardir.

ikinci Arastirmaci Gazetecilik Egitimi, 6 Ocak – 28 Subat 1997 tarihleri arasinda gerçeklestirilmistir. iki aya çikarilan kuramsal egitim süresini tamamlayan ögrenciler Radikal gazetesinin de dahil oldugu dört büyük gazetede 3 Agustos 1997 tarihine kadar staj yaparak mezun olmuslardir.

Üçüncü Arastirmaci Gazetecilik Egitimi, 16 Subat-1 Mayis 1998 tarihleri arasinda tamamlanmistir. Bu programda kuramsal egitim iki buçuk aya çikarilmistir. Bu programda, kuramsal egitimi tamamlayan, arastirmaya yöneltilen ögrenciler çesitli gazetelerde staj yaparak mezun olmuslardir.

Dördüncü Arastirmaci Gazetecilik Egitimi kuramsal egitim süresi, Milli Egitim Bakanligi Talim Terbiye Kurulunca onaylanan program çerçevesinde üç buçuk aya çikartilmistir. Devaminda üç ay gazetelerde (Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet, Radikal) staj yapilmaktadir. Bu program Ekim 1999′da baslatilmistir.

Arastirmaci Gazetecilik Egitim Programi, arastirmaci gazetecilik, haber toplama teknikleri, haber yazma teknikleri, haber analiz, bilgi

kaynaklarina ulasma gibi konularin yani sira, kuramsal genel bilgileri içermektedir. Ögrencilere bu konular aktarilirken haber hazirlamalari da istenmekte ve uzman gazeteciler tarafindan bu haberler sinif ortaminda tartisilarak degerlendirilmektedir.

2) Hizmetiçi Eğitim Programları

Ugur Mumcu Arastirmaci Gazetecilik Vakfi, gazetecilik mesleginde arastirmaci, dürüst, bilgili adaylar yetistirmenin yani sira, çalisan gazetecilerin kendilerim yenileme olanaginin genel olarak çok sinirli oldugu gerçeginden hareketle, “gazeteci/erinin bildiklerin! gözden geçirmeleri ve güncellestirmeleri, yeni bilgiler edinerek gelisen ve degisen dünya ve Türkiye kosullarim izleyebilmeleri” amaci ile hizmetiçi egitim programlarim gündemde bulundurmaktadir.

Bugüne kadar Anadolu Ajansi için üç hizmetiçi egitim programi düzenlenmistir. Bunlar, l – 26 Nisan 1996, 12 Mayis – 6 Haziran 1997, 3 Mayis 1999 tarihlerinde toplam 55 Anadolu Ajansi gazetecisi için gerçeklestirilmistir.

3) Uluslararası Eğitim Çalışmaları

Egitim çalismalarinin uluslararasi düzeyde yayginlastirilmasi um:ag hedeflerinden bir digeridir. Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Türkçe konusulan ülkelerdeki gazetecilerin arastirmaci gazetecilik yönünde egitimlerine katkida bulunmak, bu dogrultuda programlar gelistirmek, Ugur Mumcu Vakfinin uluslararasi düzeydeki çalismalarinin basinda gelmektedir. Bu kapsamda, Basin Yayin Genel Müdürlügü ve TiKA’nin katkilari ile “Türkçe Konusan Ülkeler Gazetecilik Semineri”, Aralik 1997′de istanbul Sepetçiler Kasrinda gerçeklestirilmistir.

Üç gün süren seminere Azerbaycan, Gürcistan, Makedonya, Moldova ve Yugoslavya’dan gazeteciler katilmistir. Seminerde, Türk dili, haber dili olarak Türkçe, Türk basin tarihi, promosyon, teknolojinin basinda uygulanmasi gibi konular ele alinmis; Hürriyet, Milliyet ve Zaman Gazeteleri ziyaret edilerek basindaki son gelismeler katilanlara aktarilmistir.

Ugur Mumcu Arastirmaci Gazetecilik Vakfi, arastirmaci gazeteciligin basarili örneklerinin sergilendigi bati ülkelerinin deneyimlerini paylasmak, kendi ögrencilerine bu deneyimleri aktarabilmek amaciyla bu ülkelerin egitim kurumlari ile isbirligi kurmak üzere çalismalarim baslatmistir.

12 Temmuz 2007

T.c.

T.C.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ

TEKNİK EĞİTİM FAKÜLTESİ

METALURJİ EĞİTİMİ

METAL ÖĞRETMENLİĞİ

Dersin Kodu………: EĞT-301

Dersin Adı…………: ÖĞRETİM TEKNİKLERİ VE MATERYAL GELİŞTİRME

Ödevin Konusu

YABANCI DİL LABORATUARINDA YABANCI DİL ÖĞRETİMİ VE TEKNİKLERİ

Öğretim Görevlisi:

Ödevi Hazırlayan

Adı…………………: Bekir

Soyadı…………….: KABADAYI

Sınıfı ve Şubesi..: 3A?

Okul Numarası…: 9931027

Ankara

2001

YABANCI DİL ÖĞRETİMİNDE TEMEL İLKELER

Dört temel beceri geliştirme:

Dört temel beceri:

a. Dinleme

b. Konuşma

c. Okuma

d. Yazma

Dili bir iletişim aracı olarak kullanmayı öğretirken bu dört temel becerinin birlikte öğretilmesi gerekmektedir. Özellikle orta dereceli okullarda temel yabancı dil bilgisi verilmesi söz konusu olduğundan bu becerilerin gelişmesine ağırlık verilmelidir.

Öğretim önceliklerini önceden planlama:

Öğretim etkinlikleri:

Yıllık plan

Ünite planı

Günlük ders planı

Olmak üzere üç aşamada planlanmaktadır.

Basitten karmaşığa somuttan soyuta doğru öğrenme:

Öğretilen konular belli bir sıraya göre olmalıdır. Basitten zora doğru somut kavramdan soyut kavrama doğru öğretilmelidir.

Yabancı dil öğretiminde, önce basit cümle kalıplarından başlayarak bileşik ve karmaşık cümle kalıplarının öğretimine çalışmalıdır.

Ölmek – Ruh

(somut) – (soyut)

Görsel ve işitsel araçları kullanma:

Yabancı dil öğretimde görsel ve işitsel araçlar öğretimin daha etkili olmasını sağlamakta, öğrenci ilgisini derse çekmekte ve sınıf içinde doğal ortamın oluşmasına yardımcı olmaktadır.

Görsel araçlar öğretilen sözcüklerin, kavramların ve cümle yapılarının daha kolay anlaşılmasına yardımcı olur.

Bir resim bir sözcük değerinde olduğu gerçeği özellikle yabancı dil öğretim uygulamalarında daha çok görülmelidir.

İşitsel araçlar ise doğru dil alışkanlıklarının kazanılmasında ve tekrar alıştırmalarının yapılmasında etkili olmaktadır.

Anadili gerekli durumlarda kullanma:

Yabancı dil derslerinde öğrencinin öğretilen dili daha çok duymaları ve kullanmaları esas olmalıdır. Bu nedenle öğretmenden çok öğrencilerin konuşmalarına olanak verilmelidir. En iyi yabancı dil öğretmeninin, öğrencilerini en çok konuşturan öğretmen olduğu unutulmamalıdır.

Öğrenilen dil öğrenciler tarafından ne kadar çok kullanılırsa ve ne kadar çok pratik yapılırsa o kadar iyi öğrenilir.

Gerek duyulmadıkça anadili kullanmaya izin verilmemelidir.

Derse dilin tanımıyla başlayacak olursak:

Dil bir sistemdir. Belli kalıplara ve kurallara uyar.

Dil derslerden oluşur.

Dil bir düşünme aracıdır.

Dil bir iletişim aracıdır.

Dil insanların oluşturduğu toplumlarda kullanılır.

YABANCI DİL ÖĞRETİMİNİN BUGÜNKÜ OKUL PROGRAMLARINDAKİ YERİ

Türkiye de yabancı dil öğretimi temelde ortaöğretim düzeyinde ele alınmaktadır. Ortaöğretimin bütünlüğü içinde yer alan resmi ve özel eğitim kurumları, yabancı dil öğretimi konusunda farklı bir program yaklaşımı içindedirler.

Bir seferde bir tek yapıyı sunma:

Sınıf içi uygulamalarda her seferinde bir tek sözcüğü, sorunu ya da cümle yapısını öğretmek temel ilke olmalıdır.

Aynı anda birden çok sözcük yada cümle kalıbı öğretmek hem etkili olmaz hem de karışıklığa neden olabilir, yani tam öğrenme sağlanamaz. Bir sözcük ya da cümle kalıbı tam öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.

Özellikle başlangıç düzeyinde temel bilgiler ve kavramlar ayrıntılara girilmeden verilmelidir.

Verilen bilgilerin günlük yaşama aktarılmasını sağlama:

Sınıf içinde öğretilen bilgilerin günlük iletişimde nasıl kullanılacağının öğrencilere gösterilmesi gerekir. Öğrencilere öğrendiklerini kullanma imkanı sağlama.

Öğrencilerin derse etkin katılmalarını sağlama:

Tüm öğrencilerin sınıf içi etkinliklere katılımları sağlanmalıdır. Tekrar alıştırmaları soru cevap, rol yapma, grup tartışması, ikili veya üçlü çalışmalar, benzetim gibi tekniklerle öğrencilerin derse daha etkin katılmaları sağlanmalıdır.

Tekrar alıştırmalarında önce sınıf sonra gruba ve daha sonra da yetersayıda öğrenciye tekrar yaptırılmalı, bu tekrarlarda yanlış yapıldığında doğrusu tekrarlatılarak hemen düzeltilmelidir.

Bireysel farklılıkları dikkate alma:

Öğrencilerin ilgi, yetenek ve öğrenme hızları birbirinden farklıdır. Bazı öğrenciler hızlı öğrenirken bazıları yavaş öğrenebilir. Bazıları duyduğunu daha iyi anlarken bazıları da gördüğünü iyi anlar. Bazı öğrenciler ise sözlü alıştırmaları daha iyi yaparken bazıları da yazılı alıştırmaları daha iyi yaparlar.

Bütün bu özellikler dikkate alındığında öğretmen öğretim etkinliklerine çeşitlilik getirmeli, sınıf içinde zengin öğrenme ortamı sağlanmalıdır.

Örnek: Öğretmen soru sorarken kolay soruları daha yavaş öğrenenlere, zor olanları da gruba göre zeki ve çalışkan olanlara sormalıdır. Bu nedenle öğretmen sınıf içerisinde iyi bir gözlemci olmalıdır.

Öğrencileri güdüleme ve cesaretlendirme:

Her derse başlamadan önce, öğrencileri öğrenmeye karşı güdülemek öğretmenin en önemli görevlerinden biridir. Güdüleme öğrenci ile öğrenilecek konu arasında psikolojik bir bağ kurmadır. Bu bağ kurulmadan öğretime başlanırsa yapılan etkinliklerin yararlı olacağını söyleyemeyiz.

BÖLÜM III

YABANCI DİL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

Temel Yöntemler

Dilbilgisi çeviri yöntemi

Düzvarım yöntemi

Kulak dil alışkanlığı yöntemi

Bilişsel öğrenme yaklaşımı

İletişimci yaklaşım

Seçmeli yöntem

Diğer Yöntemler

Telkin yöntemi

Grupla dil öğretimi yöntemi

Sessizlik yöntemi

Tüm fiziksel tepki yöntemi

Temel Yöntemler

Dilbilgisi çeviri yöntemi:

Yöntemin genel özelliği ezberlemedir. Yani kısaca yabancı dilden anadile çevrilerek ezberlemektir.

Bu yöntemde ilk önce gramer kalıpları öğretilir. Daha sonra dilin kuralları öğretilir.

Metnin içeriğine fazla önem verilmez. Ancak metnin içeriği gramer analizi için bir alıştırma niteliğindedir.

Alıştırmalar birbiri ile ilişkisi olmayan cümleleri dilden anadile çevirmek için kullanılır.

Telaffuza pek önem verilmez.

Düzvarım yöntemi:

Bu yöntemin genel özelliği dil önce işitilecek, dille pekiştirilecek ve elle dokunulup yazılacaktır.

Düzvarım yöntemi çok başarılı bir yöntemdir. Bunun başarısında görerek öğrenme ve örneklendirme oldukça önemlidir.

Düzvarım yöntemini kullanan bir öğretmen uygulamaya sınıftaki nesnelerin adlarını söyleyerek ve öğrencilerden bunları tekrar etmelerini isteyerek başlayabilir.

box kutu kavram

yeni kelime çeviri kavram

Düzvarım yönteminin kullanım özellikleri

Dersler bir diyalogla ya da kısa bir fıkra anlatımıyla başlar.

Önce sözlü öğretim yapılır. Bu nedenle gramer ve yeni sözcükler sözel olarak öğretilir.

Sözcüklerin öğretimi görsel araçlarla yapılır.

Amaç dilin yoğun bir şekilde kullanılmasına yer verilir.

İlk bir kaç hafta telaffuz öğretimine yer verilir. Yeni dilbilgisi yapıları öğretilirken sürekli dinleme ve tekrara yer verilir.

Öğretmen merkezli öğretim yapılmasına karşın öğrencilerin derse aktif katılımı istenir.

Kulak dil alışkanlığı yöntemi:

Yöntemin genel özelliği

Yapısalcı dilbilimcilerden Bloomfield, Brooks ve Lodo’ya göre, geleneksel dilbilgisi-çeviri yöntemi yabancı dil öğretiminde etkili bir yol değildir. Dilin doğal öğrenimi önce dinleme ile başlar. Daha sonra konuşma, okuma ve yazma sırasıyla oluşur.

Davranışçılara göre ise yabancı dil öğrenmede alışkanlıkların olabilmesi için tekrara, alıştırmalara ve pekiştirmelere yer verilmelidir.

Amaç, dilde öğrenilecek konular yazılı olarak görülmeden önce sözlü olarak sunulursa dil becerileri daha iyi gelişir.

Bir bilimci ve yabancı dil öğretmeni olan William Maulton “Avrupa ve Amerika dilbilim akımları” adlı eserinde bu yöntemin ilkelerini şöyle sıralamıştır;

Dil yazma değil konuşmadır.

Dil bir dizi alışkanlıklar bütünüdür.

Dil hakkındaki düşünceler değil sadece dil öğretilir.

Bir dil, o dili anadili olarak konuşanların ne söylemeleri gerektiğini değil, ne söyledikleridir.

Diller birbirinden farklıdır.

Kulak dil alışkanlığı yönteminin kullanım özellikleri

Tekrar, taklit ve ezber önemlidir. Doğru cevap anında tekrarlanarak olumlu pekiştireç verilir. Çok miktarda alıştırmaya yer verilir.

Hemen hemen hiç dilbilgisi açıklaması yapılmaz. Dilbilgisi tümevarım yöntemiyle öğretilir. Yani parçadan bütüne.

Doğal öğrenme sırası (dinleme, konuşma, okuma, yazma) izlenir. Ağırlık dinleme ve konuşmadadır.

Daha çok teyp ve dil laboratuarları kullanılır.

Bilişsel öğrenme yaklaşımı:

Yaklaşımın genel özellikleri

Yani bilgilerin depolanması ve eski bilgilerin yeni anlamlar ve bağlar kazanmasıdır. Anlamlı öğrenmenin olabilmesi için yeni bir öğrenmenin daha önce öğrenilmişlerle bütünleşmesi gerekir. Diğer bir deyişle, yeni bilgi öğrencide varolan bilginin yapısı içine alındığı zaman anlamalı öğrenme meydana gelir. Yeni bir bilgi öğrenmeye geçmeden öncede daha öncekilerin tam olarak öğrenilmiş olması gerekir.

Bilişsel öğrenme yaklaşımının kullanım özellikleri

Dil bir alışkanlık geliştirme değil bilinçli olarak kuralları öğrenmedir.

Telaffuz öğretimine ayrı bir öğretim etkinliği olarak yer vermeye gerek yoktur.

Özellikle duyduğunu anlama becerisinin geliştirilmesine önem verilmelidir.

Grup çalışması ve bireysel eğitim desteklenmelidir.

Dilbilgisi kuralları tümevarım ve tümdengelim yoluyla öğretilmelidir.

Anadilin kullanılmasına ve çeviriye izin verir.

Her şey bir bütünlük içinde öğretilmelidir ve gerektiği zamanlarda görsel ve işitsel araçlardan ve diğer tekniklerden yararlanılmaktadır.

Ana ve amaç dilde ve her iki dilin kültüründeki yeterlilik ideal amaçtır.

Öğretmen ve öğrencinin tutumu sınıf içi etkileşim iyi bir öğrenme ortamı için çok önemlidir. Öğretmen, kesin yetkiyi temsil eden bir kişi olarak değil, öğrenmeyi kolaylaştırıcı kişi olarak görünür.

İletişimci yaklaşım:

Yaklaşımın genel özelliği

İletişimci yaklaşıma göre dilin yüzeysel yapısı yani gramer kurallarından çok, dilin alt yapısı yani konuşmada kullanılan kavramların öğrenilmesi ve kullanılması önemlidir.

İletimi sağlayabilmek için dilin iyi bilinmesi gerekir. Esasen iletişim yeterliliği bir yerde dilbilgisi yeterliliğini da zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle önce dilin kuralları, daha sonra da dilin kullanımı üzerinde durulmalıdır.

İletişimci yaklaşımın kullanım özellikleri

Öğrenci için anlamlı olan sözlü ve yazılı iletişim etkinliklerine ağırlık verilir.

Öğretim öğrenci merkezlidir.

Öğretim etkinlikleri daha çok karşılıklı diyalog, grup çalışması, problem çözme ve eğitsel oyunlarla öğrenime dayanır.

Amaç dilde yazılmış ve günlük iletişimde kullanılan özgün materyaller öğretim için kullanılır.

Öğretmenin hem anadilde hem de amaç dilde yeterli olması istenir.

Öğretmenin rolü öğrencilere amaçlarına uygun bir şekilde, iletişim kurallarına yardımcı olmaktır.

Seçmeli yöntem:

Seçmeli yöntemin genel özelliği

Seçmeli yöntem, yöntemler karması ya da yöntem zenginliği anlamında kullanılmaktadır. Öğretmenin sınıf içi etkinliklerinde her yöntemin iyi tarafının değişik eğitim ortamlarında kullanılabilmesidir.

Sözcük öğretiminde düzvarım yöntemine, dilbilgisi kurallarına öğretmede bilişsel öğrenme yöntemine, konuşma becerisini kazandırmasında kulak dil alışkanlığı ve iletişimci yönteme ağırlık verilmesi gibi.

Seçmeli yöntem kullanım özellikleri

Dil öğrenimi anlamlı ve geçek hayata dönük olmalıdır.

Çeviri özel bir dil becerisidir ve başlangıç düzeyindeki öğrenciler için bir öğrenme yöntemi olarak uygun bir yaklaşım değildir. Başlangıçta yararlı gibi görünse de uzun dönemde olumsuz etkilerden kurtulmak güç olmaktadır.

Dil öğretimi amaç dilde yapılmalıdır. Gerektiğinde anadile yer verilebilir.

Yüksek sesle okuma ancak sözcük okumayı ilerletir. Okuduğunu anlama becerisi kazandırmaz. Ayrıca düzgün konuşabilmek için yararlı değildir.

Sözcük öğrenmeye erken başlamalı ve her sözcük mümkünse anlamlı cümleler içinde kullanılmalıdır.

Bir seferde tek bir yapı sunulmalı ve öğretilen yapı tam öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.

Her dersten önce öğrencilere ne öğrenecekleri ve niçin öğrenecekleri bildirilmelidir.

Diğer Yöntemler

Telkin yöntemi:

Bu yöntemin yabancı dil öğretimine getirdiği en büyük katkı sınıf içi iletişimin rahat bir ortamda yapılmasını sağlamasıdır. Bu amaçla yabancı dil sınıfları rahat iletişim kurulacak şekilde düzenlenmekte ve en etkili ders aracı olarak da müzikten yararlanılmaktadır.

Bu yöntemle yabancı dil öğrenen öğrencilerin derslikleri bir oturma odası görünümündedir. Yerler halı döşelidir. Öğrenciler sıra yerine rahat koltukta oturup loş ışık altında derinden gelen müzik eşliğinde öğretilmektedir.

Derse başlamadan önce her öğrenciye yeni bir isim ve yeni bir kimlik kazandığı telkin edilmekte, yabancı dildeki günlük konuşmalar müzik eşliğinde öğretilmektedir. Bu yöntemde diyalog öğretimi çok önemlidir.

Bir diyalog öğretilirken birinci aşamada diyalog, gerekli açıklamalar yapılarak baştan sona kadar okunur, ikinci aşamada vurgu ve tonlamalara dikkat edilerek müzik eşliğinde okunur, gerekli yerlerde anadille de açıklamalar yapılar. Üçüncü aşamada, öğrenciler rahat koltuklarında oturarak gözleri kapalı bir şekilde klasik müzik eşliğinde diyalogu dinlemeleri ve hatırda tutmaları istenir. Dersler bu şekilde işlenir.

Grupla dil öğretimi yöntemi:

Amerikalı psikiyatris Curron’a göre; Yabancı dil öğrenirken bireylerin hata yapma korkusu ve iç kaygı yüzünden kendilerini iyi ifade edemedikleri gözlenmiştir. Curron, bu kaygıdan kurtulmak ve hata yapmaktan kaynaklanan korkuyu yenmek için sadece öğretmenin değil, öğrenenlerinde kimi sorumlulukları olması gerektiğini vurgulamıştır. Sorumluluğun paylaşılması ile ikinci bir öğrenmenin kolaylaşacağını öne sürmüştür.

Grupla dil öğretimi yönteminde öğrenme sürecinin merkezinde öğrenciler vardır ve bu yöntemle ders işlenirken öğrenciler sınıfta bir çember oluştururlar. Sınıf öğretmeni bu çemberin dışında kalır.

Her öğrenci için ya da 3-4 kişiden oluşan gruplar için bir öğrenci danışman olarak seçilir. Böylece öğrenciler, danışman öğrencilerle kendi anladıkları biçimde rahat iletişim kurma şansına sahip olurlar.

İlk derslerde sınıfta ses kayıt cihazları kullanılır ve bunlara sadece öğrencilerin öğrendikleri dilde söyledikleri kaydedilir.

Öğrenciler grup çalışması yapmak istedikleri konuda tartışma yapabilirler. Grup çalışmalarını dışarıdan izleyen sınıf öğretmeni anadildeki konuşmaları yabancı dile çevirerek

öğrencilere yardımcı olmaya çalışır. Bu şekilde öğrencilerin amaç dilde iletişim kurmalarını sağlamak için destek verilir. Derslerin işlenmesinde genelde bu yol izlenmektedir.

Grupla dil öğretim yönteminin temelinde öğretmen ile öğrenciler arasında karşılıklı iyi niyet, ilgi ve olumlu tutum çok önemli yer tutmaktadır.

Sessizlik yöntemi:

Bu yöntemle ders işlenirken sadece öğrenciler değil, öğretmenlerde sessiz kalmayı yeğlemektedir.

Öğrenciler yabancı dildeki cümle kalıplarını tekrar etmezler.

Öğrencilerden, daha çok öğretmenin rehberliği altında yapılan hareketlere uygun cümleleri düşünüp söylemeleri istenir.

Temelde bu yöntemin en önemli özelliği öğrencinin sınıftaki hareketleri dikkatle izlemesi, öğretmenin ve sınıf arkadaşlarının söylediklerini dinlemesi ve bunlardan anlam çıkarmaya çalışmasıdır.

Sınıf içi uygulamalarda öğretmen sadece birkaç renkli çubuk kullanır. Başka bir araç kullanmaya gerek duyulmamaktadır. Öğretmen derse çubukları tanıtmakla başlar. Daha sonra çubukların renklerini öğretir. Her renk bir sesi sembolize eder. Çubuklar yardımıyla öğretmenin verdiği komutların öğrenciler tarafından sessiz bir ortam içinde anlaşılması istenir. Daha sonra yoğun bir şekilde kelime öğretime geçilir, öğrencilerden öğrendikleri kelimelerle cümle kurmaları istenir.

Tüm fiziksel tepki yöntemi:

Bu yöntem psikoloji de yer alan öğrenme kuramlarından iz kavramı ile bağlantılıdır. Bu kurama göre bir olay bir olay ne kadar sık olursa ve bellekte ne kadar kuvvetli iz bırakırsa o olayın hatırlanması o kadar kolay olur.

Bu yöntemle yabancı dil öğretimi emir kipleri ile başlar. Bu tür alıştırmalar fiziksel tepkiyi gerektirir.

Diyaloglar yoluyla konuşma öğretimi çalışmaların sonuna doğru yapılır. Öğrenci, öğretmen tarafından verilen emirlere fiziksel tepki yoluyla cevap verir. Öğrencilerden hem bireysel hem de toptan tepkide bulunmaları beklenir. Bu yöntemde öğretmen yönetmen öğrenciler de oyuncudur. Bu yöntemle ders işlenirken yeni başlayanlar için öğretim metaryali kullanımına gerek yoktur. Çünkü sınıf etkinlikleri için öğretmenin hareketleri, mimikleri, sesi yeterlidir. Daha sonra öğretmen sınıf içindeki nesneleri kullanır. Dersler ilerledikçe resim, dia, poster gibi değişik görsel araçlardan yararlanılır. Bu yöntem daha çok başlangıç düzeyinde yapılan yabancı dil öğretimi çalışmalarında yararlı olmaktadır.

BÖLÜM IV

YABANCI DİL ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

A) GRUPLA ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

Gösteri

Soru – cevap

Drama ve rol yapma

Benzetim

İkili ve grup çalışmaları

Mikro öğretim

Eğitsel oyunlar

7.a) İletişim oyunları

7.b) Gramer oyunları

B) BİREYSEL ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

Bireyselleştirilmiş öğretim

Programlı öğretim

Bilgisayar destekli

Arkadaşlar grupla öğretim tekniklerini biliyorsunuz. Zaten ben bunları hatırlatmak maksadı ile okuyarak anlatacağım.

GRUPLA ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

Gösteri:

İzleyici grubun önünde bir işin nasıl yapılacağını göstermek ya da genel ilkeleri açıklamak için başvurulan bir tekniktir.

Gösteri tekniğinin sınıf içinde etkili bir şekilde uygulayabilmek için dikkatli bir hazırlık gerekir.

Bu hazırlıklar yapılırken;

Bu derste ilgili gösterinin hedefleri nelerdir? ve öğrencilere öğretilmek istenen bir becerimi yoksa sadece bir ek bilgi midir? sorusunu cevaplayabilmeliyiz?

Gösteri için yeterli araç gereç olmalıdır.

Resim

Slayt

Film şeridi

Hareketli filmler kullanılarak yapılabilir.

Basit çizimler

Semboller

Öğrencilerin ilgisini çekebilmek için hedefler açık seçik ortaya konulmalıdır. Ayrıca bunun önemini ve niçin öğretildiklerini de anlamalıdırlar.

Öğrencileri hazırlamada şu sorulara cevap aranmalıdır:

Hangi hedeflere ulaşılacaktır? Bu hedeflere ulaşılmasında öğrencilere ne gibi oynayacaktır? Bu gösteriye öğrencilerin ilgisini çekecek hususlar nasıl sağlanacaktır?

Gösteri sırasında öğrenciler olaya nasıl iştirak edeceklerdir? Gösteri ilerledikçe öğrencilere hangi sorular sorulacaktır?

Gösteri sırasında öğrenciler not alacaklar mı, yoksa bazı önemli notlar onlara teksir halinde mi sunulacaktır?

Yapılan hazırlıklar tüm araç ve gereçler ve öğrenciler hazırsa artık gösteriye başlanabilir. Tüm gösteride amaç, öğrenmeyi sağlamak olmalıdır.

Gösteri sırasında dikkat edilecek hususlar

Tüm öğrenciler iyi duyuyor ve görüyor mu? Gösteri ilerledikçe tahtaya bir taslak çıkartılıyor mu? Bu taslaktan amaç öğrenciye düşünmesine yol göstermek ve gösteriyi daha iyi anlamasını sağlamaktır.

Bilinmeyen yeni terimlere dikkat ediliyor mu? Gösteriye devam etmeden önce öğrenciler bunları anlıyor mu?

Kimi sorularda öğrencilerde merak uyandırıyor mu? Öğrencilerinde öğretmenle birlikte öğretmenle birlikte tahmin yürütülmesine izin veriliyor mu?

Öğrenciler soru sormaları için cesaretlendiriliyor mu? Gerektiğinde gösteri için öğrencilerden yardım isteniyor mu?

Gösteri tamamlandıktan sonra öğretmen kendine şu soruları sormalıdır

Öğrenciler ne öğrendi?

Öğrendiklerinin uygulamasını yapabildi mi?

Yabancı dil eğitiminde gösteri tekniği, daha çok sözcük öğretiminde konuşma becerisini geliştirmede, okuduğu ve dinlediğini anlamada ve yazma etkinliklerini kullanabilir.

Soru-Cevap:

Sınıf içi uygulamalarda en yaygın bir şekilde kullanılan tekniktir.

Bu teknik öğrencilere düşünme ve konuşma alışkanlıklarını kazandırmada çok etkilidir.

Yabancı dil öğretiminde duyduğunu ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirmede, karşılıklı konuşma ve iletişime dönük alıştırmaların yapımında sık sık kullanılan bir tekniktir.

Soru sorarken dikkat edilecek hususlar

Bütün sınıfı ilgilendiren sorular, tüm sınıfa sorulmalı ve aynı anda herkes cevabı bulamak için düşünmeli daha sonra da soruyu cevaplayacak kişi belirlenmelidir. Bu belirlemede cevap vermeye gönüllü öğrencilere öncelik verilmeli, kolay sorular gruba göre öğrenmesi yavaş olan öğrencilere sorulmalıdır. Yanlış cevap veren öğrenciler azarlanmamalı ve sınıf içinde küçük düşürücü davranışlardan kaçınılmalıdır.

Doğru cevaplar anında pekiştirilmelidir. Yanlış cevaplar ise doğrusu tekrar edilerek düzeltilmelidir. Doğru cevapların verilmesi için ip uçları kullanılmalıdır.

Sınıfa değil de öğrencilere tek tek sorular yöneltiliyorsa oturma sırası, numara sırası gibi belli bir sıraya göre değil de seçkisiz (random) yolla sorulmasında yarar vardır. Böylece tüm sınıfın dikkatli ve ilgili olması sağlanmış olur.

Soruları öğretmen sorabileceği gibi öğrencilerin öğretmene ya da öğrencilerin birbirine sormalarına olanak sağlanmalıdır. Bunu şekille açıklayacak olursak;

Öğretmen

Öğrenci Öğrenci

Soruların öğrenciler tarafından cevaplandırılmasında dikkat edilecek hususlar

Soruyu sorduktan sonra düşünmek için zaman bırakınız.

Öğrencilerin, soruya kendi sözcüklerini kullanarak cevap vermelerini sağlayınız.

Konuşma güçlüğü çeken öğrencileri sabırla dinleyiniz ve diğer öğrencilerin de sabırla dinlemesini sağlayınız.

Yanlış cevap veren ya da cevap vermede güçlük çeken öğrenci ile alay etmekten, onu azarlamaktan ya da küçük düşürücü bir davranışta bulunmaktan kaçınınız.

Cevap vermek isteyen öğrencilere adlarını söyleyerek söz veriniz.böyle bir yaklaşımla soru-cevap tekniği sınıf içinde başarıyla uygulanabilir.

Rol yapma:

Rol yapma öğrencinin kendi duygu ve düşüncelerini başka bir kişiliğe girerek ifade etmesini sağlayan bir öğretme tekniğidir.

Öğrencinin iyi rol yapabilmesi için yaratıcı düşünce önemlidir.

Yabancı dil öğretiminde rol yapma, öğrencilere dili kullanma olanağı sağlayan sınıf içi bir etkinliktir.

Yabancı dil öğretiminde bu teknik daha çok diyalog öğretiminde ve konuşma becerisini geliştirmede kullanılır. Bu teknik özellikle konuşma becerisini geliştirmek amacıyla sınıf içinde etkili bir şekilde kullanılabilir.

Bu tekniğin uygulanmasında öğrencilere rol dağıtırken dikkatli olunmalı özellikle ilk uygulama için gönüllü ve başarılı öğrencilerin rol almasına özen gösterilmelidir.

Roller ve oynayacak kişiler belirlendikten sonra sahne düzeni ya da durum öğrencilere açıklanır.

Aşağıda belirtilen aşamalar rol yapma için önerilen sınıf içi etkinliklerini yönlendirici olabilir.

Ortam yaratmak: Öğrenmeye hazır duruma getirecek şekilde grubu güdülemek gerekir.

Rol yapmak için sahneyi hazırlamak

Roller için öğrencilerin seçilmesi

Rollerin oynanması

Olayın tartışılması: Olayın sunuluşu tüm sınıfça tartışılır.

Yabancı dil sınıflarında rol yapma tekniğine çok benzeyen bir diğer teknik de dramadır.

Drama:

Drama tekniği ile öğrenciler hangi durumlarda nasıl davranması gerektiğini yaşayarak öğrenirler.

Drama dilin anlamlı bir şekilde öğretilmesi için iyi bir yoldur.

Problem çözme ve iletişim kurma yeteneğini geliştirir.

Bu teknik bilinen en eski öğretme tekniklerindendir.

Bu teknik çok kullanışlı ve yararlı olduğunda günümüzde okullarda da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Drama tekniğinin yaraları

Etkili ve dikkatli dinleme yeteneğini geliştirir.

Kişinin kendine olan güvenini artırır.

Anlama yeteneği ve yaratıcılığı artırır.

Dilin pratiğini yapmaya olanak sağlar ve atıcı konuşmayı geliştirir.

Dile hakimiyeti ve iyi ifade yeteneğini geliştirir.

Bilgilerin etkin kullanımını sağlayarak onları pekiştirir.

Drama tekniğinin sınıf ortamında bir yabancı dili anlamlı bir biçimde öğretebilmek için kullanılan en iyi tekniklerden biri olduğu kabul edilmektedir.

10

Benzetim:

Sınıf içinde öğrencilerin bir olayı gerçekmiş gibi ele alıp üzerinde eğitici çalışma yapmalarına olanak sağlayan bir öğretim tekniğidir.

Benzetim tekniği uygulamasına hazırlanırken

Sınıf içinde uygulanan benzetim olayında öğretmenin kendisi de rol almalıdır.

Öğretmen uygulamaya geçmeden önce benzetim tekniğinin genel noktalarını kısaca anlatmalı ve öğrencilerin anlayamadığı hususları açıklamalıdır.

Öğrencilere roller genelde yansız bir şekilde verilmelidir.

Benzetim tekniği ile ele alınan olay eğer birkaç aşamadan oluşuyorsa olayı kontrol edecek kişi her aşamadan önce küçük bir açıklama yapmalıdır.

Uygulamaya başlamadan önce benzetimle ilgili tüm dokümanlar hazır olmalıdır.

İkili grup çalışması:

Sınıftaki öğrenci sayısına göre en az 2 ve en çok 8-10 kişinin bir araya gelerek aynı konu üzerinde ortak amaçlarla yaptıkları çalışmaya grup çalışması denir.

Yabancı dil öğretiminde ikili çalışma (pair work) gruplarına diyalog öğretiminde, anlamlı ve iletişime dönük alıştırmaları yaparken soru-cevap tekniğini uygulamada yer verilebilir. Bu çalışmalarda ezbere konuşmanın yanı sıra resimlere bakarak konuşma çalışmalarına da yer verilebilir.

Çok kalabalık sınıflarda grup oluşturmada dikkat edilecek hususlar

Bir sınıfta normal 5 ya da 6 grup oluşturulması ideal görülmektedir. Buna göre sınıf mevcudunun 6’ya ya da istenilen grup sayısına bölünmesiyle bir grupta yer alacak öğrenci sayısı ortaya çıkabilir.

En ideal grup çalışması 3 kişi ile olabileceği belirtilirken kalabalık sınıflarda bu sayı 10’a hatta 15’e çıkabilir.

Gruplar arasında ki yarışı ve yapılan çalışmaları niteliğini belirleyebilmek için her gruba aynı konu verilmelidir.

Gruplar öğretmen tarafından seçkisiz (random) yoluyla oluşturulmalı. Ancak iyi öğrencilerin aynı gruplarda yer almalarına dikkat edilmelidir.

Her grubun bir lideri ve koordinatörü olmalıdır.

Grup çalışmalarını sınıf içinde uygularken her grubun tartışma yapabilmesi için 10 veya 15 dakikalık belli bir sürenin ayrılması gereklidir.

Mikro öğretim:

Mikro öğretim yüz yüze eğitimin gerçekleştirilmesi için sınıf içinde uygulanan bir tekniktir.

Öğretmen yetiştirmek, öğretmen adaylarına kişilik kazandırmak ve araştırma yeteneklerini geliştirmek amacı güdülür.

Mikro öğretimde başarısızlık tehlikesinin düşük öğretme yeteneği olanaklarının yüksek olduğu yapay ortamlarda (donanımı tam laboratuarlarda) öğretmen adaylarına hizmet öncesi deneyim kazandırır.,

11

Bu teknikte dersler kısa tutulur.(15 ile 20 dk. arası)

Öğrenci sayısının az olmasına dikkat edilir.(1 ile 5 öğrenci) ve her dersin öğretilme amacı yeterince açıklanır. Ders verilirken zamanın ayarlanmasına çok dikkat edilir.

Bunda önemli olan konu, mikro öğretim tekniğinin uygulanması süreci içindeki evrelerdir. Mikro öğretim çoğunlukla “öğret-yeniden öğret” (teach-reteach cycle) çevrimi adı verilen bir sınama-yanılma durumu olarak saptanır.

“öğret-yeniden öğret” çevrimi altı basamaktan oluşur.

Verilen görevin gereklerine uygun bir mikro ders hazırlanmalıdır.

Belirlenen mikro ders öğretilir.

Öğretme işleminin ne derece başarıyla yerine getirildiğine dair sözlü yazılı yada teyple dönüt alınır

Bu alınan dönüt ışığında mikro ders yeniden düzenlenir.

Mikro ders yeniden öğretilir.

Bu defa öğretme işleminde gerçekleştirilen ya da gerçekleştirilemeyen iyileştirmelerle ilgili sözlü, yazılı ya da teyple dönüt alınır.

Mikro öğretim tekniği ile bir öğretmen adayı bir dersin küçük bir bölümünü sunar, bunu sunu genellikle bir filme alınır. Filme alınan dersin sunuluşu televizyon ya da videodan tekrar izlenir ve tartışmalarla eksiklikler üzerinde durulur. Daha iyi yapılacağına karar verilerek genel bir değerlendirme yapılır.

Yapılacak iş öğretmen adayının amacı bir konuyu öğretmek değil, bir tekniği uygulamak olduğunu hatırda tutmasıdır.

Bu tekniğin yabancı dil öğretiminden çok yabancı dilin nasıl öğretileceği konusunda aday öğretmenleri yetiştirmek için öğretmen yetiştiren kurumlarda ve hizmet için eğitim çalışmalarında kullanılması yararlı görülmektedir.

Eğitsel oyunlar:

Genel olarak bu etkinlikler kimi dil yapılarını okuma, telaffuz ve sözcük bilgisini daha iyi pekiştirmek için sınıf içinde yapılmaktadır.

Öğrenciler daha önceden sistemli ve kontrollü olarak öğrendiklerini nispeten kontrolsüz bir biçimde oyunlarla deneyerek güdülenirler.

Eğitsel oyunlar öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesini ve daha rahat bir ortamda tekrar edilmesini sağlayan etkinliklerdir.

Oyunların seçimi ve öğretmenin rolü

Öğretmen sınıf içinde eğitsel oyunlardan başarılı bir şekilde yararlanabilmek için dikkatli ve titiz bir hazırlık yapmalıdır.

Oyunlar bütün öğrencilerin rahatça anlayıp etkin katılımlarını sağlayacak şekilde basit, kolay ve gerçekten ilginç olmalıdır. Bu nedenle seçilen oyunlar öğrencilerin farklı düzey ve yeteneklerine uyarlanabilecek bir esneklikte olmalıdır. Öğretmenin diğer önemli bir rolü oyunu sürekli kontrol etmesi ve ilgi göstermesidir.

12

Öğretmen her oyuna bir ders saatinin 5 ya da 10 dakikasını ayırmalı ve genellikle bu etkinliklere dersin ortasında ya da sonunda yer vermelidir.

Bu oyunlarda amaç, dilin kurallarından çok kullanımının önemli olduğunu vurgulamak ve rahat bir sınıf atmosferinde öğretilen dilin kullanımına olanak sağlamaktır.

Eşitsel oyunlar, iletişim oyunları ve gramer oyunları olmak üzere ikiye ayrılır.

İletişim oyunları

Öğrencilerde iletişim becerilerini geliştirmeyi amaçlayan oyunlardır. Bu oyunların amaç adından da anlaşılacağı gibi dilbilgisi kurallarını pekiştirmekten çok grup içinde iletişim kurmayı öğrenmektir.

Gramer oyunları

Gramer kurallarını öğretmek ve pekiştirmek amacıyla oynana oyunlardır. Bu oyunları öğretmen yeni bir gramer yapısını vermeden önce ya da öğrettiği gramer yapısını kontrol etme, pekiştirme ve tekrar aşamalarında sınıf içinde uygulayabilir. Bu oyunlarda herkesin katılımını sağlamalı ve bir ders saatinde 15 dakikadan fazla zaman ayırmamalıdır.

BİREYSEL ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

Bu teknikler daha çok öğrencilerin sınıf dışı öğrenmelerinde yararlı olacak tekniklerdir.

Bireyselleştirilmiş Öğretim:

Yabancı dil öğretiminde bireysel öğretim tekniği kullanılırken öğretmen ve öğrencilere yeni roller düşmektedir. Her şeyden önce öğretim öğrenci merkezli olmalıdır. Öğretmenin rolü öğrenci merkezli öğrenme etkinliklerini yönetmek ve düzenlemektir.öğretmen sınıfın tümüne değil de 3 ile 4 kişiden oluşan küçük gruplara açıklama yapmak durumundadır. Öğrenciler de öğretim etkinliklerine aktif olarak katılma, nasıl öğreneceklerini kararlaştırma,

sınav tarihini saptama gibi pek çok sorumlulukları yüklenmektedir.

Öğretmen öğrenme üniteleriyle ilgili hedef davranışları belirler ve öğrencilerin bunları kazanıp kazanamadıklarını belirlemek için ünite sonuçlarında izleme testleri uygular, bu testler aracılığıyla öğrencilerin öğrenme güçlükleri ve başarı durumları değerlendirilmiş olur.

Bireysel gereksinimlere dönük grup çalışmalarında değişik etkinliklere yer verilerek öğrencilerin değişik çalışmalar yapmaları sağlanabilir, bunun için;

Dönüşümlü günlük çalışmalar

Beceri geliştirme çalışmaları

Planlı grup çalışmaları yapılabilir.

Düzey geliştirme çalışmaları

1.a) Dönüşümlü günlük çalışmalar

Haftalık yabancı dil dersi yükünün %50’si öğrencinin karılacağı bu çalışmalara ayırabilir, bu çalışmalarda her öğrenci kendini yetersiz bulduğu konularda daha iyi yetiştirmek için düzenlenen sınıf içi öğretim etkinliklerine katılır. Sınıfta değişik etkinlikler için yeter sayıda gruplar oluşturulur ve her grupta bir konu üzerinde çalışmalar yapılabilir. Bu grupların başına o konuyu iyi öğrenmiş öğrenciler grup lideri olarak konur. Ayrıca öğretmen tarafından hazırlanan araç gereçlerle grup çalışmaları desteklenerek daha etkili bir çalışma yapılması sağlanır.

13

1.b) Beceri geliştirme çalışmaları

Beceri geliştirme çalışmalarında çalışmaların da 5 küme oluşturulur. Bu kümelerden dördü yabancı dil öğretiminde temel beceriler olarak bilinen dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini geliştirme amacına, beşinci kümede öğrencileri yönlendirmeye dönük olarak çalışır.

1.c) Planlı grup çalışmaları

Öğrenciler bir akademik yılda ya da sömestirde kazanmaları gereken becerileri belli bir plan ve sıra içinde grup çalışmalarına katılarak tamamlanır.

1.d) Düzey geliştirme grupları

Bilindiği gibi yabancı dil öğretiminde başlangıç, orta ve ileri olmak üzere üç düzey vardır. Öğrencilerin hazır bulunuş düzeylerini saptamak ve uygun programlara yönlendirmek için 4 temel beceriyi de ölçen bir yeterlilik testi verilir. Bu testteki başarı durumlarına göre öğrenciler sınıflandırılıp uygun programlardan başlaması sağlanır.

2) Programlı Öğretim:

Programlı öğretim ünlü psikolog Skinner’in pekiştirme ilkeleri esas alınarak ortaya atılmış bir öğretim tekniğidir. Programlı öğretim temelde öğretimin bireyselleştirilmesi ve hatanın en aza indirilmesi gibi iki önemli yenilik getirmektedir.

Programlı öğretimin temelini oluşturan Skinner’in pekiştirme ilkeleri aşağıdaki gibidir.

2.a) Küçük adımlar ilkesi

Bilgi üniteleri adım, adım öğrenciyi ilerlemeye yöneltecek bir şekilde düzenlenmelidir.

2.b) Etkin katılım ilkesi

Her bilgi ünitesi bir ilerleme aşaması oluşturmaktadır. Bu aşamada bir alıştırma ya da bir soru bulunmamaktadır. Soru verilen bilginin kazanılıp kazanılmadığını yoklamaktan başka bilgiyi edinmede ve özümlemede de bir araç olmaktadır. Böylece soru bir işlemi bir eylemi başlatmakta yani öğrenme olayını sağlamaktadır.

2.c) Başarı ilkesi

Öğrenciler hep başarmak zorundadırlar. Sorularda öğrencinin başarabileceği güçlük düzeyinde olmalıdır.

2.d) Anında düzeltme ilkesi

Öğrenci soruyu cevapladıktan sonra doğru cevapla karşılaşmakta, böylece kendi kendini kontrol etmekte ve düzeltmede hemen yapılmış olmaktadır.

2.e) Dereceli (kademeli) ilerleme ilkesi

İlerleme aşamalı ve mantıklı olmalıdır. Yapılacak işlemlerin düzeyi basitten karmaşığa bilinenden bilinmeyene, kolaydan zora doğru olmalıdır.

2.f) Bireysel hız ilkesi

Öğrenci zamanı kendine uygun olarak ayarlanmaktadır. Başarısızlık ya da sınıfta kalma söz konusu değildir. Böylece sınıf ortamında öğrenciler arasında düzey farklılığının yarattığı olumsuzluklar da ortadan kaldırılmak istenmektedir.

14

Bilgisayar Destekli Öğretim

Ticari kurumlar tarafından hazırlanan bilgisayar destekli yabancı dil programları incelendiğinde ağırlığın daha çok;

Gramer

Sözlük bilgisi

Okuduğunu anlama

Yazma

Test konularında yoğunlaştığı görülür.

Gramer öğretimi, için hazırlanan disketlerde daha çok yer değiştirme, çevirme, yeniden düzenleme ve boşlukları doldurma türünde alıştırmalara yer verilmektedir.

Öğrenilen gramer bilgisini ölçmek içinde yukarıda belirtilen alıştırma türlerine uygun soru maddeleri ile çoktan seçmeli sorular kullanılmaktadır.

Sözcük bilgisi, için hazırlanmış disketlerde daha çok öğrenilen sözcüklerin eş anlamı, zıt anlamı ve açıklaması öğretilmekte ve çoktan seçmeli sorularla bu bilgiler test edilmektedir. Ayrıca başlangıç düzeyindeki öğrenciler için adam asmaca, harfleme, sıraya dizme ve resimleme sözcükleri eleştirme gibi eğlenceli eğitsel oyunlara da yer verilmektedir.

Okuduğunu anlama becerisini geliştirmek için; hazırlanan disketlerde okuma parçaları bilgisayarın monitöründe okunmakta ayrıca başlangıç düzeyindeki öğrencilerin okuduklarını daha iyi anlayabilmeleri için çizgi, resimler, grafikler ve şemalar çizilmektedir. Daha sonra okunan metinlerle ilgili çoktan seçmeli sorular sorulmaktadır.

Bilgisayar destekli yabancı dil öğretiminin çarpıcı yönlerinden biriside yazma becerisini geliştirmeye çok önem verilmesi ve bu amaçla bilgisayar destekli yazma laboratuarların kurulmuş olmasıdır. Bu laboratuarlarda öğrenciler kompozisyon, ödev, araştırma raporu ve tez yazmada bilgisayarlardan nasıl yararlanacaklarını öğrenmektedirler. Yazma işlemine geçmeden önce beyin fırtınası dedikleri tekniğin nasıl kullanılacağı öğretilmekte daha sonra giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinin yazımında bilgisayarın yönlendirici sorularıyla yazma işlemine geçilmektedir. En ilginç olanı da öğrencinin yanlış yazdığı sözcükler bilgisayar tarafından düzeltilip doğru olarak yazılmasıdır. Böylece öğrencilerin sözcükleri doğru şekilde öğrenmeleri sağlanmakta ve pekiştirilmektedir.

YABANCI DİL ÖĞRETİMİNDE GÖRSEL VE İŞİTSEL ARAÇLAR

A) Görsel Araçlar

Kitaplar

Ders kitabı:

Öğretmen kitabı

Alıştırma kitabı

Yazı tahtaları

Kara tahta

Pazen tahta

Manyetik tahta

Bülten tahtası

15

Resimler

Düz resimler

Çizgi resimleri

Flaş kortlar

Figürinler

Duvar resimleri

Levhalar

Afişler

Gerçek eşyalar ve modeller

Projektörler ve grafikler

Opak projektörü

Tepegöz ve tepegöz saydamı

Slayt projektörü ve slaytlar

Film şeridi projektörü ve film şeritleri

B) İşitsel Araçlar

Radyo

Pikap ve plaklar

Teyp ve ses bantları

C) Görsel İşitsel Araçlar

Film makinesi ve hareketli filmler

Kapalı devre televizyon

Video

Bilgisayarlı video

Yabancı dil öğretiminde de öğrencilerin öğrendikleri dili daha çok hatırlayabilmeleri için sınıf içinde çok ortamlı (multi-media) öğretme durumunun düzenlenmesi önemli görülmektedir. Eğitimde uzun süre çok ortamlı öğretimin temelini öğretmen ve ders kitabı oluşturmuştur. Bugün ise çağdaş teknoloji olanaklarından eğitimde yararlanılması nedeniyle öğretmen-ders kitabı ilişkisinin yanı sıra değişik kaynaklar sınıf içindeki çok ortamlı öğretimin sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Bu kaynaklar genelde göze ve kulağa hitap eden görsel-işitsel araçlar olmaktadır. Sınıf içinde ne kadar çok bu araçlara yer verilirse öğrencilerin güdülenme düzeylerinin de o kadar çok artığı belirtilmektedir.

Yukarıda belirtilen araçlardan en uygun görülenler öğretmen tarafından önceden tespit edilmeli ve sınıf ortamında uygulanmalıdır.

Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı orta dereceli okullarda yabancı dil derslerinde kullanılmak üzere üretilen görsel ve işitsel araçlar çizelge 1’de gösterilmiştir. Bu araç ve gereçlerin dağıtımı her il merkezinde bulunan Eğitim Araçları İl Merkezi Başkanlığı tarafından yapılmaktadır.

Yabancı dil öğretiminde sınıf içinde kullanılması planlanan en basit bir resimden en gelişmiş iyi hazırlanmış video programlarına kadar sayısız araç, öğretimin daha iyi ve etkili olabilmesi için hazırlandığı unutulmamalıdır. Ne bilgisayar ne de video gibi teknolojik üstünlüğü olan araçlar sınıf içinde öğretmenin yerini alamazlar, ancak öğretmene yardımcı olabilirler.

16

Araçlara dayalı olarak yapılan öğretimin yararları aşağıdaki gibidir.

Öğrencilerin güdülenme düzeyleri artar.

Öğrenmeyi somutlaştırır.

Öğretme, öğrenme sürecine çeşitlilik ve değişiklik katar.

Verbalizmi önler yani sözden ekonomi sağlar ve zamanı daha iyi değerlendirmeyi sağlar.

Öğrenilecek konular üzerinde daha etkili alıştırma ve pratik yapmayı sağlar.

Bu yaralarına karşın ortaya çıkan olası sakıncalarda şunalar olabilir.

Öğrencilerin düşünmelerini azaltabilir.

Kimi durumlarda dili daha çok kullanmayı gerektirmeye bilir.

Temini pahalı, sürekli taşıması zahmetli olabilir.

İstenilen her araç anında etkili bir şekilde kullanmak için gerekli zaman ve hazırlık yeterli olmayabilir.

Yabancı dil sınıflarında kullanılan araçların özellikleri kısaca aşağıda verilmiştir.

Çizelge 1: YABANCI DİL ÖĞRETİMİNİ GELİŞTİRME MERKESİNCE

HAZIRLATILAN MALZEMELERE (*)

DİLLER

İNGİLİZCE

FRANSIZCA

ALMANCA

SINIFLAR

ARAÇLAR

ÖĞRETMEN KİTABI

ÖĞRENCİ KİTABI

ALIŞTIRMA KİTABI

TEST KİTABI

FLAŞKART

FİGÜRİN

DUVAR RESMİ

SABİT FİLM

SES BANDI

72

36

16

17

10

12

12

20

HABERLEŞME BÜLTENİ

NEWS-LETTER: 3 sayı

RECONTRE : 5 sayı

BRIEFAUS ANKARA: (H)

Kısaltmalar: (+) Öğretimde / (B) Baskıda / (H) Hazırlanıyor / (-) Olmayacak

(*) Kaynak: L.Yalçınkaya, Milli Eğitim. 1982, Sayı:59, Sayfa 75’den alınmıştır.

Görsel Araçlar

Kitaplar

Ders kitabı: Yabancı dil öğretiminde en çok kullanılan görsel araçlar sınıfta her öğrencinin kullandığı ders kitabıdır.

Öğretmen kitabı: Daha çok öğretmene dersi nasıl işleyeceği konusunda hazır bilgiler veren bir başvuru kitabıdır.

Alıştırma kitabı: Öğrencilerin hem sınıfta hem de evde kullanabilecekleri kaynak bir kitaptır

.17

Yazı Tahtaları

Kara tahta: Geleneksel sınıf ortamında her öğretmenin en çok kullandığı araçtır. Kara tahta üzerine renkli tebeşirle çizilen şekil, resim ve diyagramlar öğretmeyi somutlaştırmak için çok sık kullanılan görsel öğretme yoludur.

Pazen tahta: Bir tabaka karton ya da aynı büyüklükte bir tahta üzerine pazen ya da tüylü bir kumaş geçirilerek yapılır. Figürünlerin kullanımı için gerekli görsel bir araçtır.

Manyetik tahta: Manyetik tahta ya da mıknatıslı tahta yabancı dil sınıflarında da kullanılmaya başlanmıştır. Kullanılacak resimlerin arkasına mıknatıs takılır. Bu mıknatısla resimler manyetik tahtada düşmeden durabilmekte ve çalışmalar bu resimlerden yararlanılarak yapılmaktadır.

Bülten tahtası: Gerek sınıf içinde gerekse sınıf dışında okuldaki genel duyuru için kullanılır.

Resimler

Yabancı dil derslerinde en çok kullanılan görsel araçlar resimlerdir. En ucuz der araçları olduğu gibi öğretmen ve öğrenciler tarafından hazırlanması ve kolayca temin edilmesi olasıdır.

Düz resimler: Fotoğraf makinesiyle çekilmiş resimler, gazete, mecmua, kitap gibi basılı materyallerde yayımlanmış resimler, posterler, çoğaltılmış resimler bu gruba girer.

Çizgi resimler: Bir kişiyi, objeyi ya da bir olayı basit çizgilerle anlatan resimlerdir. Kara tahtaya kolayca çizilebileceği gibi önceden kağıda çizilerek sınıfta kullanmakta olasıdır.

Floş kartlar: Bir kişiyi, objeyi ya da bir olayı sıra ile gösteren ufak tablolardan oluşan resimler dizisidir.

Figürünler: Bir kişi ya da obje figürünün kenarlarından keserek elde edilen resme figürün denilmektedir.

Duvar resimleri: Belli bir amaç için hazırlanmış resimleri daha büyük boyutlarıyla görüntülemek için hazırlanmış ve duvara asılan büyük tablo halindeki resimlerdir.

Levhalar: Kalın bir karton üzerine yazı ve resimlerin birlikte görüntülenmesidir.

Afişler: afişlerde levhalar gibi hazırlanmakta daha çok reklam amaç ağırlık kazanmaktadır.

Gerçek Eşyalar ve Modeller

Yabancı dil sınavlarında özellikle başlangıç düzeyinde gerçek eşyalardan (real-objects) yaralanmak olasıdır. Bunlar sınıf içindeki eşyalar (class-room objects) olabileceği gibi, meyveler, biletler ve menüler gibi taşınması ve sınıfa getirilmesi kolay olan eşyalar olabilir.

Projektörler ve Grafikler

Opak projektörü: Fotoğraf, resim, kitap sayfası gibi şeffaf olamayan materyalleri ekrana yansıtmaya yarayan araca denir.

Tepegöz: Tepegöz saydam olarak bilinen şeffaf levhaları ekrana yansıtmaya yarayan araca tepegöz denir.

Slayt projektörü: Slaytların ekrana yansıtılmasını yarayan araca denilir.

Film şeridi projektörü: Film şeritlerinin ekrana yansıtılmasına yarayan araca denilir.

18

İşitsel Araçlar

Yabancı dil öğretiminde kullanılan işitsel araçlar ve özellikleri aşağıda tanıtılmıştır.

Radyo

Kulağa hitap eden ve büyük insan kitlelerini etkileyen bir iletişim aracıdır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yabancı dil dersleri için hazırlanmış programlar mevcut olmakta ve okul radyosu saatinde yayınlanmaktadır. Ancak yayın saatleri ders saatlerine denk düşmediği için radyo programlarından yaygın bir şekilde yararlanılmadığı gözlenmektedir.

Pikap ve Plaklar

Bu işitsel araçlar son yıllarda teyp ve kaset çalarların yaygın olarak kullanılmasıyla önemini kaybetmişlerdir.

Teyp ve Ses Bantları

Yabancı dil öğretiminde plaklardan daha yararlı ve kullanışlı araçlardır. Öğrencilerin kendi konuşmalarını kendilerinin dinleyip değerlendirilmesini sağlar. Genel olayları, radyo ve televizyon programlarını kaydetmede sonra sınıfta öğrencilere dinletme olanağını verir. Son yıllarda geliştirilen yabancı dil öğretimine yönelik kasetlerle bireysel dil öğretimini sağlar. Kaydedilmiş seslerin istenmeyen kısımlarının silinmesi, düzeltilmesi ya da yerine başka kayıtların yapılması olasıdır. Bu nedenle plaktan daha kullanışlı ve daha ucuz bir ders aracıdır.

Teyplerin, dil laboratuarlarında kullanılması dil öğretiminde dinleme, taklit etme ve tekrar yapma açısından önem taşımaktadır. Dil laboratuarları öğrencilere bu olanağı vermektedir.

Kalabalık yabancı dil sınıflarında her öğrencinin duyduğunu tekrarlaması ve yaptığı tekrar hatalarını düzeltebilmesi olası görülmediğinden bu tür mekanik alıştırmalar için dil laboratuarlarında yararlı olmaktadır. Diğer yararları da şöyle sıralanabilir.

Öğrenci, amaç dili anadil olarak konuşan birinde duyma olanağına sahiptir.

Bu sesi, kendisi ve öğretmeni istediğinde, her zaman dinleyebilir.

Banda alınmış ses değişmesi bir model olarak her zaman kullanılabilir.

Öğrenci çok değişik kişileri dinleyebilir. Kadın- erkek- çocuk sesleri gibi.

Öğrenciyi, çevrenin stresli havasından ve arkadaşlarının karşısında hata yapma korkusundan kurtarır.

Sınıfta olduğu gibi sıra beklemeden, duyduğu yabancı sesi her duyuşta tekrarlayabilir.

Görsel ve İşitsel Araçlar

Film Makinesi ve Hareketli Filmler: Film makinesi, hareketli ve sesli görüntü ve yansıtıcı makineye film makinesi denir.

Filmler, dilin kültürle olan ilişkilerini en iyi şekilde ortaya koyan araçlardır. Öğrenciye, amaç dilin konuşulduğu ülkeyi, insanlarını, yaşayışlarını tümüyle kültürel ortamını bir bütünlük içinde sunar.

Kapalı Devre Televizyon: Kapalı devre televizyon, kablo ya da mikro dalga bağlantısı yoluyla bir video ya da bir stüdyodan doğrudan doğruya sınıftaki izleyiciye gönderilen yayın anlamında kullanılmaktadır.

19

Kapalı devre televizyon yayınlarından öğretimde yararlanmasının en önemli nedenlerinden birisi çok sayıda sınıfı olan bir okulda aynı dersi aynı anda tüm sınıfların izleme olanağı bulunmasından kaynaklanmaktadır.

Kapalı devre televizyonla yapılan eğitimin potansiyeli geniş olduğundan özellikle üniversitelerde, hastanelerde ve halk eğitiminde etkili bir şekilde kullanılabilir.

Video: video ile yabancı dil öğretimi uygulamalarına özellikle son yıllarda ülkemizde de ayrı bir önem verilmektedir. Bu nedenle konu video ile yabancı dil öğretimi başlığı altında daha ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Video İle Yabancı Dil Öğretimi

Video, ses ve görüntüyü manyetik bir bant üzerine kayıt etmeye yarayan ve görüntüleri siyah beyaz ya da renkli olarak gösterebilme olanağı olan bir araçtır.

Son yıllarda, ders kitapları, kasetçalar teyp ve dil laboratuarlarının yanı sıra bir görsel-işitsel araç olan video, eğitimde yerini almıştır. Videonun mevcut eğitim araçlarına getirdiği yenilik görüntü ve sesin aynı anda öğrenciye verilmesidir. Video ile yapılan eğitim hem göze hem de kulağa hitap eder. Video kendi başına kullanıldığı gibi eğitimde kullanılan diğer araçlarla bir arada da kullanılabilir.

Video, hem bir bilgi deposu hem de iyi bir gösteri aracıdır. Gerçek hayatın sınıfta en iyi bir şekilde sergilenmesini sağlar. Özellikle öğrenilen dilin iletişim görüntüsü video filmleriyle öğrencilere somut ve canlı bir şekilde verilebilir.

Video İle Yapılan Yabancı Dil Öğretiminin Yararları

Video ile gerçek hayattaki dil kullanımını en iyi şekilde gösterir ve örnekler. Son yıllarda yabancı dil öğretiminde en geçerli yaklaşım iletişimsel yaklaşım olduğu vurgulanmaktadır. Bu yaklaşıma göre yabancı dil eğitiminde hedef, öğrencinin o dili kullanan toplum içinde toplumun diğer bireyleriyle kolayca iletişim kurabilmesini sağlamaktadır.

Video ile yapılan eğitim sayesinde öğretilenler pekiştirilir ve daha önce öğrenilenler pekiştirilir ve daha önce öğrenilenler özetlenir.

Video hem dinleme, hem görme, hem de gördüğünden anlam çıkarma becerilerini geliştirir. Aynı zamanda öğrencinin yaratıcılık gücünün gelişmesini de sağlar.

Video ile yapılan yabancı dil eğitimi, ilgi çekici, sürükleyici, öğrenmeyi teşvik edici ve öğrenciyi etkinliklere yönelticidir. Yabancı dil eğitiminde beş on dakikalık bir video filmi bir saatlik derse bedel görülmektedir.

Öğrenciyi video sayesinde öğrendiği yabancı dilin işlevlerini canlı ve etkin gördüğü için uzun süre kalıcı izli bilgi edinir.

Video filmi sayesinde yabancı bir ülkenin dilini öğrenirken o ülkenin kültürü, teknolojisi, tarihi ve günlük yaşantısı hakkında da bilgi sahibi olur.

Bilgisayarlı Video

Video ve bilgisayarın bir araya getirilmiş ve en gelişmiş olanıdır. Görsel ve işitsel bir yabancı dil öğretim aracı olan videonun bir bilgisayar ile kontrol edilerek iletişimci bir araç ortaya çıkmıştır.

20

Ana hatları ile sistemin çalışması şu şekilde olmaktadır:

Öğrencinin kullanımında bir bilgisayar, bir video gösterisi (VCR), bir monitör (hem video hem de bilgisayar görüntülerini verebilecek nitelikte), gerekli görüntülerin kaydedilmiş olduğu video bandı ve tüm komutların yüklendiği ve sistemi kontrol eden yazılımın (software) kaydedildiği bir disket bulunmaktadır.

Disket üzerine yüklü programın çalıştırılması ile monitörün ekranına o ünitede öğretilecek konuların başlıkları, ana hatları ve bazı açıklamalar peş peşe görüntülenir. Hatta bu noktada öğrenci başlıklardan giderek bildiği konutları atlayarak öğrenmek istediği konuyu seçebilir.

Konunun seçilmesinden sonra bilgisayardaki yazılıma göre video bandındaki ilgili olay ve olaylar ekrana verilir.

Olayın bitiminde bilgisayar tekrar devreye girerek videodan gösterilen olayla ilgili çoktan seçmeli soruları cevaplandırmak üzere ekrana verir. Konuları okuyan öğrenci doğru yanıtı bilgisayar klavyesinden girer. Yanıtın yanlış olması durumunda monitörün ekranına cevabın yanlış olduğu ve tekrar yanıtlaması gerektiği yazısı çıkar. Öğrenci doğru yanıtı bulana kadar bu işleme devam eder. Öğrencinin doğru yanıtı bulması ile bir sonraki soruya geçilir.

Soruların yanıtlanması sırasında öğrenciye doğru yanıtı bulmasında yardımcı olmak üzere videodaki olayın gerekli bölümleri tekrar gösterilir.

Tüm soruların doğru yanıtlanmasından sonra öğretilecek bir başka konu ile ilgili olayın videodan gösterimine başlanır.

Öğrenci tüm bu çalışma sırasında yardımcı ekranları (helpscreen) çağırarak konu ile ilgili ek bilgiler alabilir.

Böyle bir sistemin çalışabilmesi için öncelikle çok iyi hazırlanmış bir yazılım paketinin ve bu konuda çalışabilen bir yabancı dil öğretiminin olması gerekmektedir. Öğretilecek konuların tüm ayrıntıları düşünülerek bilgisayara yüklenmekte, hangi noktalarda hangi olayların gösterileceği, hangi soruların sorulacağı, hangi açıklamaların yapılacağı tek tek planlanarak düzenlenmelidir. Bu tür yazılımlar ancak çok gelişmiş ülkelerde az sayıda üniversite ve yazılım şirketleri tarafından geliştirildikleri için oldukça pahalı olmaktadır.

Öte yandan bu tür bir öğretim aracının bir kez hazırlaması sonunda gerek disket üzerindeki yazılım gerekse video bandı üzerindeki kayıtlar kolay bir şekilde kopyalanması olası görülmektedir.

Bilgisayarlı video sayesinde bir dilin kültürünü öğretmek de kolaylaştırmaktadır. Yakın gelecekte bilgisayarlı videoların yabancı dil öğretiminde etkili bir şekilde kullanılmasına geçileceği söylenebilir.

KAYNAKÇA

Yabancı dil öğretimi, Özcan DEMİREL, USEM Yayınları-6

Orta öğretim kurumlarında yabancı dil öğretimi ve sorunları, Türk Eğitim Derneği Yayınları.

21

12 Temmuz 2007

Akdeniz Üniversitesi

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ

Sürekli Eğitim Merkezi (AKÜNSEM)

Eğitim-Öğretim Yönergesi

Yasal Dayanak

Madde 1- Bu yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. maddesi ile Akdeniz Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (AKÜNSEM) Yönetmeliği hükümleri uyarınca hazırlanmıştır.

Amaç ve Kapsam

Madde 2- Bu yönergenin amacı, kamu kurumları ile özel ve uluslararası kuruluş ve kişilerin ihtiyacı olduğu belirlenen veya bizzat talep ettikleri alanlarda Üniversiteye bağlı birimlerce eğitim-öğretim programlarının planlanması, koordinasyonu ve yürütülmesini düzenleyecek usul ve esasları belirlemektir.

Tanımlar

Madde 3- Bu yönergede geçen;

Üniversite :Akdeniz Üniversitesi’ni,

Senato :Akdeniz Üniversitesi Senatosu’nu,

Yönetim Kurulu :AKÜNSEM Yönetim Kurulu’nu,

Birim :Akdeniz Üniversitesi’ne bağlı fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu, konservatuvar,enstitü, uygulama ve araştırma merkezleri ile rektörlüğe bağlı bölümleri,

Eğitim-Öğretim Programı :Sertifika, seminer ve kurs programlarını,

Program Koordinatörü :Birimlerde eğitim-öğretim programının koordinasyonuyla görevlendirilmiş kişiyi,

AKÜNSEM Koordinatörü :AKÜNSEM bünyesinde faaliyetlerin koordinasyonuyla görevlendirilmiş kişiyi,

Danışma Kurulu Alt Komisyonu :AKÜNSEM Danışma Kurulu içinden belirli eğitim programı gruplarıyla ilgili Yönetim Kuruluna yardımcı olmak üzere görevlendirilen komisyonları

ifade eder.

Eğitim-Öğretim Programı Önerilmesi

Madde 4- AKÜNSEM tarafından açılacak sertifika, seminer veya kurs biçimindeki eğitim-öğretim programları:

AKÜNSEM veya Üniversite birimlerince talebi olabileceği düşünülen kişi ve kuruluşlara sunulmak üzere, birimler, birimlerin ortak katılımı veya birim/birimlerin diğer kuruluşlarla işbirliğiyle veya,

Kamu kurumları ile özel veya uluslararası kuruluşların AKÜNSEM’den bizzat talebi üzerine, talebe uygun olarak AKÜNSEM’in yönlendireceği birimlerin veya birim/birimlerle diğer kuruluşların işbirliğiyle,

bu yönergede belirlenen şartlara uygun olarak AKÜNSEM Yönetim Kuruluna önerilir.

Sertifika, Seminer ve Kurs Programları

Madde 5- Sertifika programları, konu başlığı ve amaçlarına uygun bilgi ve becerilerin kazandırılıp sınanabileceği asgari eğitim süresinde planlanan ve dönem sonunda katılımcıların başarısının değerlendirilerek “Başarı Sertifikası” verilmesini mümkün kılan eğitim-öğretim programlarıdır.

Sertifika programının süresi ilgili Birim/Birimler tarafından önerilir. Bu sürenin amaçlara uygunluğu ilgili Danışma Kurulu Alt Komisyonu tarafından incelenir ve Yönetim Kurulu kararı ile Senatonun onayına sunulur.

Seminer ve kurs programları, üniversite birimlerinde çalışan öğretim elemanlarının uzmanı oldukları alanlarda kamu, özel sektör ve uluslararası kuruluş ve kişilerin bilgilendirilmesi, aydınlatılması ve beceri kazandırılmasına yönelik, kısa süreli, başarı sınavı gerektirmeyen ve tüm katılımcılar için “Katılım Belgesi” ile sonuçlanan eğitim-öğretim programlarıdır.

Seminer ve kurs programının süresi ilgili Birim/Birimler tarafından önerilir. Bu sürenin amaçlara uygunluğu ilgili Danışma Kurulu Alt Komisyonu tarafından incelenir ve Yönetim Kurulu kararı ile uygulanır.

Eğitim-Öğretim Programı Öneri Dosyası

Madde 6- Birim/birimler tarafından açılması öngörülen eğitim-öğretim programlarının amaçları, ders içerikleri, süresi, sıklığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, hedef kitlesi, katılımcıların seçiminde aranacak ölçütler, varsa katılımcıların başvuru ve kabul işlemleri, programa alınacak öğrenci sayısı, programın duyuru şekli ve araçları, program gelir giderlerini özetleyen program bütçesi, dersleri verecek öğretim elemanlarının isimleri, özgeçmişleri ve yayınları, eğitim programının yapılacağı mekanın ve kullanılacak teknik donanımın özellikleri ve mevcut olup olmadığı, program ve öğretici ücreti önerileri, Başarı Sertifikası verme koşulları ile programı açmak için öngörülen en az katılımcı sayısı, “Eğitim-öğretim Programı Öneri Dosyası” içinde Ek 1’deki forma uygun olarak hazırlanarak AKÜNSEM Müdürlüğüne sunulur.

Eğitim-öğretim programı öneri sunma tarihleri, sonbahar döneminde (Ekim-Kasım-Aralık) başlatılacak programlar için her yıl en geç 15 Temmuz, Bahar döneminde (Mart-Nisan-Mayıs) başlatılacak programlar için her yıl en geç 15 Ocak, Yaz döneminde (Haziran-Temmuz-Ağustos) başlatılacak programlar için her yıl en geç 15 Nisan olarak belirlenmiştir.

Üniversite dışındaki kamu veya özel sektör kuruluşları tarafından talep edilecek olan eğitim-öğretim programlarıyla ilgili öneriler, talebe bağlı olarak yılın herhangi bir zamanında yapılabilir.

Eğitim-Öğretim Programı Açılması

Madde 7- Birimler tarafından AKÜNSEM’e gönderilen Sertifika Programı önerileri Yönetim Kurulu ve görüşüne başvurmayı gerekli gördüğü Danışma Kurulu Alt Komisyonu tarafından incelenir, gerekli değişiklik önerileri dikkate alınarak son şekli verilir ve Yönetim Kurulu’nun nihai kararı üzerine Senatonun onayına sunulur.

Birimler tarafından AKÜNSEM’e sunulan seminer ve kurs programı önerileri ise, Yönetim Kurulu ve ilgili alt komisyon tarafından incelenir; uygun görülürse kabul edilerek yürürlüğe konur.

Eğitim-Öğretim Programlarının İlan Edilmesi

Madde 8- Senato tarafından kabul edilen Sertifika programları ile Yönetim Kurulu tarafından kabul edilen seminer ve kurs programlarının ilgili çevrelere duyurulması, program önerisini hazırlayan Birim/Birimler/Kuruluş işbirliğiyle planlanır ve program bütçesinde öngörülen tanıtım giderleri çerçevesinde AKÜNSEM tarafından ilan edilir.

Her yıl düzenli olarak belirli aralıklarla açılması öngörülen eğitim programları AKÜNSEM tarafından bir katalogda toplanarak yayımlanabilir.

Eğitim-Öğretim Programının Yürütülmesi

Madde 9- Açılacak eğitim-öğretim programının yürütülmesinden hangi birimin sorumlu olacağı Yönetim Kurulu kararı ile kesinleşir. Eğitim-öğretim programı sadece tek bir birim tarafından öneriliyorsa, programın yürütülmesinden o birim sorumludur. Ancak, program önerisinin birden fazla birimin ve/veya diğer kuruluşların işbirliğiyle hazırlanmış olması veya birden fazla birim tarafından önerilen benzer eğitim programları olması halinde, bu programlar ve birimler arasında işbirliği, koordinasyon ve uygunluk sağlamak üzere ilgili Danışma Kurulu Alt Komisyonu görevlendirilir ve Komisyonun yapacağı teklif Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanarak, eğitim-öğretim programının koordinasyonundan sorumlu olacak birim belirlenir. Birimler tarafından açılacak her program için bir Program Koordinatörü görevlendirilir.

Program Koordinatörü ve Görevleri

Madde 10- Program Koordinatörü, eğitim-öğretim programını yürütmekle görevlendirilen birimin amiri tarafından önerilir ve Yönetim Kurulunun onayı üzerine kesinleşir.

Program Koordinatörü başlangıcından bitimine kadar programla ilgili tüm işlemleri planlar, ders ve sınavları koordine eder, katılımcıların ve öğretim elemanlarının sorunları ile ilgilenir ve AKÜNSEM Koordinatörü ile işbirliği sağlar.

Eğitim-Öğretim Programlarında Öğretim Elemanı Görevlendirilmesi

Madde 11- Eğitim-öğretim programlarında öğretim elemanı görevlendirilmesi, ilgili birim yönetim kurulunun önerisi üzerine Yönetim Kurulu tarafından kesinleştirilir. Yönetim Kurulu gerekli görmesi halinde ilgili Danışma Kurulu Alt Komisyonu raporuna dayanarak öğretim elemanı görevlendirmelerinde değişiklik yapabilir.

Birden fazla birimin birlikte düzenleyeceği eğitim-öğretim programlarında öğretim elemanı görevlendirilmesi önerisi ise, koordinasyonu sağlayan birimin yönetim kurulu tarafından yapılır.

İlgili birim/birimlerde eğitim-öğretim programında ders verecek yeterli sayıda veya nitelikte öğretim elemanı bulunmaması durumunda, Danışma Kurulu Alt Komisyonu diğer birimlerden, başka üniversitelerden veya ilgili sektörden öğretim elemanları görevlendirilebilir.

Sertifika Programlarında Sınavlar ve Değerlendirme

Madde 12- Sertifika programlarının katılımcıları program süresince ve program sonunda yazılı ve/veya uygulamalı sınavlara tabi tutulurlar. Sınavların sayısı, şekli ve başarı notunun nasıl hesaplanacağı ilgili birimin önerisine uygun olarak program başlamadan önce katılımcılara duyurulur. Gerektiğinde eğitim-öğretim programı başlamadan önce seviye tespit sınavları yapılabilir.

Eğitim-Öğretim Programlarında Devam Koşulları

Madde 13- Programa devam zorunluluğu en az % 70’dir ve ilgili birimin gerek görmesi halinde devam zorunluluğu bu oranın üzerine çıkabilir. Uzun süreli hastalık, kaza, aile fertlerinden birinin vefatı gibi beklenmeyen durumlar nedeniyle devam oranının tamamlanamaması halinde, ilgili katılımcı hakkında Program Koordinatörünün raporuna dayanılarak Yönetim Kurulu tarafından karar verilir.

Başarı Sertifikası ve Katılım Belgesi

Madde 14- Sertifika programlarına devam eden ve sınavların sonucunda başarılı olanlara “Başarı Sertifikası”, sertifika programlarına devam eden ancak sınavlarda başarısız olanlar ile seminer ve kurs programlarına katılanlara “Katılım Belgesi” verilir.

Eğitim-Öğretim Programı Ücretleri

Madde 15- Eğitim–öğretim programına katılım için öngörülen ücretler, katılımcıların ödeme güçleri, piyasa koşulları ve öğretim elemanlarına ödenecek katkı payları ve program giderleri dikkate alınarak program önerisini hazırlayan birim/birimler tarafından Yönetim Kurulu’na önerilir; Sertifika Programları için Senato onayından sonra, Seminer ve Kurs Programları için Yönetim Kurulu onayından sonra yürürlüğe girer. Ücretler program duyurularında ilan edilen Akdeniz Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlığı hesabına yatırılır.

Eğitim-Öğretim Programının İptali

Madde 16- AKÜNSEM tarafından açılacağı duyurularak katılımcı kayıtları yapılan eğitim-öğretim programları, program duyurusunda ilan edilen asgari katılımcı sayısına ulaşılamadığı takdirde Yönetim Kurulu kararı ile iptal edilebilir. Programın iptal edilmesi halinde, daha önce yatırılmış katılımcı ücretleri Döner Sermaye Saymanlığı tarafından iade edilir.

Yönergede Düzenlenmeyen Hususlar

Madde 17- Yönergede hüküm bulunmaması halinde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile diğer mevzuat hükümleri uygulanır.

Yürürlük

Madde 18- Bu yönerge Senatoda kabul edildiği tarihte yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 19- Bu yönergeyi Akdeniz Üniversitesi Rektörü yürütür.

12 Temmuz 2007

Öğrenme Kuramları Ödevi

Öğrenme Kuramları Ödevi

Konular:

Vygotsky

Bandura -Sosyal Bilişsel Kuram

Sunan: Mehmet Can ŞAHİN

L.S VYGOTSKY

Bir çok eğitim uzmanına göre öğrenme sosyal bir süreçtir . Öğrenmenin ve gelişmenin temelinde sosyal etkileşim bulunmaktadır. Vygotsky , bireyin etkileşimde bulunduğu, ailenin, arkadaşların, öğretmenlerin, kısacası içinde yaşadığı çevrenin, ve bunların iletişim için kullandığı yazı, konuşma, dil ve kültürel sembollerin öğrenme üzerine etkilerini açıklayan bir yaklaşımın kurucusudur.

Bireyin içinde yaşadığı çevre, kültür, etkileşimin özelliklerini belirler. Bu nedenle de, gelişim ve öğrenme bireyin yaşadığı kültür ve çevreden bağımsız değildir. Çocuklar, çevresindeki kişilerden ve onların sosyal dünyalarından öğrenmeye başlamaktadırlar. Çocukların kazandıkları kavramların, düşüncelerin, becerilerin, tutumların kaynağı sosyal çevreleridir. Öğrenmede çevreyle etkileşim çok önemlidir (Woolfolk,1998 akt; Çeçen,2000).

Vygotsky’e (1978) göre bilişsel gelişim çocuğun o toplumun daha gelişmiş üyeleri ile etkileşimin ürünüdür. Bu etkileşim sayesinde çocuk daha sonra karşılaştığı sorunları çözerken kullanabileceği birikimi elde eder, yeni ve karmaşık zihinsel beceriler kazanır (Çeçen, 2000).

Vygotsky’nin gelişim ve eğitime getirdiği en önemli kavram “Yakın Gelişim Alanı” (Zone of Proximal Development)dır.Bu aynı zamanda Vygotsky’nin en çok bilinen kavramıdır.. Vygotsky’e göre çocuk için öğrenmede temel iki düzey vardır . Bunlardan birincisi hali hazırda var olan gelişim düzeyidir; çocuğun herhangi bir yetişkinin yardımı olmaksızın, bağımsız olarak kendi kendine sağlayabileceği gelişim düzeyidir.İkincisi ise ileri gelişim düzeyi; bir yetişkinin rehberliğinde çalıştığında gösterebileceği potansiyel gelişim düzeyidir. Bu ikisi arasındaki fark, çocuğun “Yakın gelişim alanıdır” (Kerr,1999; akt, Çeçen,2000).

Yaptığı araştırma sonuçlarında da, bir öğretmen,yetişkin, ya da başka çocuklarla çalışan çocuğun bilişsel gelişiminin ve diğer özelliklerinin zenginleştiğini, beslendiğini ve kapasitesinin en üst düzeye çıktığını bulmuştur. Bu bilgiler ışığında, Vygotsky öğretmenlerin, ailenin ve arkadaş çevresinin, yakın gelişim alanına etki edebileceğini ortaya koymuştur.

Örnek: Altı yaşındaki bir çocuk oyuncağını kaybetmiş ve babasından yardım istemiştir. Babası en son oyuncağı nerede gördüğünü sormuş çocuk hatırlamadığını söylemiştir. Babası daha sonra soruları artırarak, odanın içinde mi dışında mı, banyo da mı, mutfakta mı gibi hatırlatıcı ve yönlendirici sorular sorunca çocuk hatırlamış ve evet arabada bırakmıştım demiş. Bu durumda, problemi ne çocuk, ne de baba tek başına çözmüştür. İkisi birlikte çözmüştür. Bu şekilde üst düzey öğrenmelerde, etkileşim çocuğun yakın gelişim alanını geliştirir (Woolfolk,1998, akt;Çeçen,2000).

Çocuğun öğrenme kapasitesinin artırmak için, çevresindeki yetişkinlerle, öğretmenlerle ve diğer çocuklarla etkileşmesi sağlanmalıdır. Çocuğun onları gözlemesi, onlarla oyun oynaması, onlardan yardım alması, bu “Yakın Gelişim Alanı”na olumlu etki eder. Vygotsky çocuğun kavram gelişiminde sosyal çevrenin ve kültürün etkisinin sadece doğrudan yardım alarak değil, dil yoluyla dolaylı olarak ta var olduğunu belirtir.

Vygotsky, çalışmalarını, bilişsel gelişimde “sözlü düşünce” başlığı altında, dilin rolü üzerine yoğunlaştırmıştır.Vygotsky’e göre tüm kişisel psikolojik süreçler, çocuk ve yetişkinler arasında oluşan etkileşimle başlar. Bunun etkileşimin en önemli öğelerinden biri “dil” dir. İnsanların bütün kişisel psikolojik süreçleri, kültür tarafından biçimlendirilmiş sosyal süreçler olarak başlar.

Vygotsky, bilişsel süreçlerin gelişiminde sosyal öğrenme, sosyal semboller ve sosyal ilişkiler yoluyla kültürün içselleştirildiğini vurgular. Kültürel miras sosyal araçlar ve dil yoluyla aktarılır. Dil, düşüncenin bir öğesi olduğundan, dil olmadan düşüncenin ortaya çıkması ve ifade edilmesi, soruların sorulması, düşüncede kavramlar ve kategorilerin oluşturulması, geçmiş ve gelecek arasında ilişki kurulması mümkün değildir. (Çeçen, 2000).Özetleyecek olursak; sosyal çevre kültürü ve dili oluşturur, dil kavram gelişimini etkiler, kavramlar düşüncenin temel taşlarıdır, böylece dil düşünceyi etkiler .

Vygotsky’ e göre oyun , çocuğun düşünce ve dil gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Oyun, okul öncesi bir çocuk için Yakın Gelişim Alanının ortaya çıkmasında büyük bir etkiye sahiptir. Oyun, çocuğa araçları kullanarak sosyal etkileşim için fırsat yaratır. Dil gelişiminde önemli bir fonksiyon görür. Ayrıca hayal gücüne dayalı oyunlar çocuğun plan yapmasını sağlar ve yaratıcılığını geliştirir (Belsky, Steinberg,1996: akt, Çeçen,2000).

Vygotsky , Düşünce ve Dil kitabında dil ve öğrenme üzerine çalışmalarından bahsederken dilin öğrenme üzerinde çok büyük etkisi olduğunu vurgulayıp, bu iki olgunun arasındaki ilişkileri belirtmiştir. Özetle şu sonuçlara ulaşmıştır.

1.Düşünce ve konuşma öz oluşum bakımından farklı köklere sahiptir

2. Çocukta konuşmanın gelişmesinde düşünce öncesi bir aşama, düşüncenin gelişiminde ise dil öncesi bir aşamanın varlığı kesinlikle saptanabilir.

3. Bu ikisi belirli bir ana kadar birbirlerinden bağımsız doğrultular izlerler.

4. Belirli bir noktada bu doğrultular kesişir ve bunun üzerine düşünce sözlü, konuşmada ussal hale gelir. (Vygotsky,1998, s.72)

Son madde çok dikkat çekicidir. Vygotsky bir seviyeden sonra insanın, düşünürken sözlü düşündüğünü yani sözcüklerle düşündüğünü, hatta problem çözerken kendi kendine iç sesle konuştuğunu vurgular. Bütün bu düşünceleri bir cümleyle anlatmak istersek, Vygotsky’nin aşağıdaki sözü Ana düşünceyi belirtecektir:

“Çocuğun zihinsel gelişimi düşüncenin toplumsal araçlarına yani dile egemen olmasına bağlıdır “ (Vygotsky,1998, s.81)

Vygotsky’nin düşüncelerden yola çıkarak, öğretimsel uygulamalarda dikkat edilecek unsurlar şunlardır;

Çocuğun dile hakim olması için gelişme çağında onunla sürekli konuşulmalı, sorduğu sorular cevaplanmalı, ona hayal gücünü geliştirecek masallar anlatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki çocuk ne kadar çok kavram kazanırsa olaylara o kadar geniş açılardan bakabilir, düşünme ve problem çözme yeteneği o kadar artar .

Öğretmenler, öğrenmenin sosyal yanını göz ardı etmemelidirler. Öğrencinin, diğer öğrencilerle ve öğretmenlerle etkileşimleri, ona sosyal, duygusal ve bilişsel özellikler kazandırır. Bu sosyal etkileşimlerle çocuk ben merkezcilikten uzaklaşır. Diğer çocukların bilgiyi nasıl kazandıklarını öğrenir. Kendini açıklamasına, başkalarının fikir, görüş ve sorunlarını tartışmasına katkıda bulunur. Özellikle Vygotsky, yetişkin rehberliğinin, yakınsal gelişim alanını etkili olarak kullanmayı sağlayarak çocuğun bilişsel gelişiminin hızlandırdığını belirtmektedir( Glassman,1994, akt;Çeçen,2000).

Çocuğun diğer çocuklarla etkileşimi bilişsel gelişimini besler. Bu nedenle öğretme öğrenme ortamı öğrencilerin birbirinin sırtını görecek şekilde düzenlenmekten vazgeçilmeli, kolayca hareket edecekleri, birbirleriyle, öğretmenle ve diğer yetişkinlerle, araç-gereçlerle etkileşimde bulunacakları şekilde çok boyutlu olarak düzenlenmelidir.

Öğretim, çocuğun gelişimini ileriye götürebildiği ölçüde iyidir. Öğretim, çocuğun yakın gelişim alanını etkili olarak kullanmasını sağlamalıdır. Bu nedenle, doğrudan bire bir öğretim ve çocukların çocuklarla ve yetişkinlerle etkileşimlerini sağlayan öğretim biçimleri çocuğun bilişsel gelişiminde önemli rol oynar.( Vygotsky, 1986)

Çocukların nasıl düşündüğü ve bilişsel gelişimin nasıl oluştuğu, onlara yapılacak öğretimin nasıl olması gerektiğini belirlemektedir.

Çocuklar yetişkinler gibi düşünemezler. Bu nedenle eğitimciler öncelikle çocukların nasıl bilişsel işlem yaptıklarını, problemlere, olaylara nasıl baktıklarını diğer bir deyişle bilişsel gelişim düzeylerini tanımalıdırlar. Bu tür bilişsel empati kurmak kolay olmamakla birlikte, çocukların öğrenmesini sağlamak için onların bilişsel süreçlerini anlamak temel ilkedir.

ALBERT BANDURA

SOSYAL BİLİŞSEL KURAM

Vygotsky’nin öğrenmede sosyal çevrenin önemini vurgulaması onun çalışmalarının başka bilim adamları tarafından genişletilmesi ve çeşitlendirilmesine yol açmıştır. Bandura bu konuda çalışarak, sosyal çevrenin ve model almanın öğrenme üzerine etkilerini, ilkelerini ve süreçlerini ortaya koyan Sosyal Bilişsel Kuramı ortaya koymuştur.

Her ne kadar Vygotsky birebir doğrudan etkileşim ve çocuğa yardım yoluyla bilişsel kapasitenin artırılması konusunda fikir belirtmişse de, sonuçta birey içinde bulunduğu sosyal çevreden etkilenmektedir. Bandura ise tam bu noktada dikkatleri başka bir yöne çekerek, aslında her şeyin yalnızca doğrudan etkileşimle değil, başkalarının davranışlarını gözleyerek de, model alarak da , öğrenilebildiğini vurgulamıştır. Vygotsky’nin fikirlerine karşı değil bir bakıma tamamlayıcı bir görüş ortaya atmıştır.

Miller ve Dollard’ın Sosyal Öğrenme ve Taklit ( 1941) adlı kitapları da, Bandura’yı oldukça etkilemiştir. Bandura, bu etkilenme dolayısıyla, taklit yoluyla öğrenme kavramını genişleterek gözlem yoluyla öğrenmeye dönüştürmüştür. Son zamanlarda ise “ Sosyal Bilişsel Kuram ” adını verdiği kuramında öğrenme ve model almanın genel ilkelerini açıklamaya çalışmıştır.

Bandura, bireyin her zaman doğrudan öğrenmek zorunda olmadığını, başkalarının deneyimlerini gözleyerek de pek çok şeyi öğrenebileceğini savunur.

Bandura’ya Göre Gözlem Yoluyla Öğrenme: Sadece bir kişinin diğer kişilerin etkinliklerini basit olarak taklit etmesi değil, çevredeki olayları bilişsel olarak işlemesiyle kazanılan bilgidir. Taklit yoluyla öğrenme ve gözlem yoluyla öğrenme aynı şey değildir (Senemoğlu, 1998) .

Sınavda arkadaşının kopya çekerken yakalandığını gören bir öğrenci, aynı duruma düşmemek için kopya çekmeden soruları cevaplamaya çalışır. Bu durumdaki öğrenci, gözlemleri sonucunda öğrenmiş; ancak, modeli taklit etmemiştir. Bandura göre öğrenme pekiştirmeye gerek olmadan sürekli meydana gelir; ancak o bilgiye ihtiyaç duyulduğunda gözlenebilir davranış olarak ortaya çıkar (Senemoğlu, 1998).

Deney:

Bandura 1965’te yaptığı bir deneyle çocukları üç gruba ayırmış ve üç ayrı film izlettirmiştir.

1.grup, saldırgan bir yetişkin modelin pekiştirildiği,

2.grup, saldırgan modelin cezalandırıldığı,

3.grup ise saldırgan modele ne ceza nede pekiştireç verilen filmler izlemiştir.

Deneyin sonucunda;

1.gruptaki çocukların saldırganlık davranışı en yüksek,

2.gruptaki çocukların saldırganlı davranışı en düşük,

3.gruptaki çocukların saldırganlık davranışı ise iki grubun arasında bir değerde çıkmıştır.

Sonuç olarak, çocuk neyi görürse aynen taklit etmemiş, başkalarının geçirdiği yaşantılardan etkilenerek öğrenmiş ve öğrendiklerini bu doğrultuda davranışa dönüştürmüştür.

Öğrenmeyi Sağlayan Dolaylı Yaşantılar

Bandura’ya göre öğrenmeyi etkileyen ve modelden edinilen dolaylı yaşantılar şunlardır (Senemoğlu, 1998);

Dolaylı Pekiştirme : Davranışı pekiştirilen modeli izleyen birey, modelin davranışını sıklıkla taklit eder.

Dolaylı ceza : Modelin olumsuz davranışının cezalandırılması, gözleyenlerin benzer davranışlarda bulunmasını engeller.

Dolaylı güdülenme : Gözlenen davranış değer verilen bir ürünle sonuçlanırsa kişi o davranışı yapmak için istek duyar. Arkadaşının sabırla çalışıp başarılı olmasını gözleyen öğrenci, başarılı olmak için çalışmak gerektiğini anlar.

Dolaylı Duygu : İnsanlar doğrudan zarar görmedikleri halde bazı nesne ,kişi,yada olaylardan korkarlar. Bunun sebebi gözleyen kişinin modelin mimik,ses, bağırma yada ağlamalarından etkilenerek dolaylı yaşantı kazanması ve aynı korkulara sahip olmasıdır.

Model Özellikleri : Modelin özellikleri ne kadar gözlemcinin özelliklerine benzerse, gözlemci o kadar modelin davranışına benzer davranış gösterir. Ayrıca, model ne kadar güçlü ve yüksek statüde ise gözlemcinin üzerindeki etkisi o kadar fazladır

SOSYAL BİLİŞSEL KURAMIN DAYANDIĞI TEMEL İLKELER

Bandura’nın sosyal bilişsel öğrenme kuramının dayandığı temel olarak altı ilke vardır (Senemoğlu, 1998):

Karşılıklı belirleyicilik : Birey, Birey Davranışı ve Çevre üçlüsü karşılıklı olarak birbirlerini etkilemekte ve bu etkileşimler bireyin sonraki davranışını değiştirmektedir. Örneğin; gürültülü bir çevre çalışmayı engeller. Sürekli problem yaratan birey olumsuz bir sosyal çevre yaratır. Bu etkileşimlerden yola çıkarak Bandura, davranışın çevreyi yarattığını belirtir.

Sembolleştirme kapasitesi : Bandura insanların, dünyanın kendisinden çok, bilişsel temsilcileriyle etkileşimde bulunduklarını ; bilişsel temsilciler yoluyla dünyayı sembolik olarak gördüklerini savunmaktadır. Geçmiş olaylar ve gelecek, zihinde canlandırılır , test edilir, beklenir. Geçmiş ve geleceğin sembolü yada bilişsel temsilcisi olan düşünceler, sonraki davranışları etkileyen yada onlara neden olan materyallerdir.(Bandura,1986)

Öngörü Kapasitesi : Gelecek için plan yapabilme kapasitesidir. İnsanlar gelecekte başkalarının kendilerine nasıl davranacaklarını tahmin edebilmeli, hedef belirleyebilmeli, geleceği planlayabilmelidirler. Düşünme , etkinlikten önce geldiğinden, insanlar ileriyi düşünebilmelidirler.

Dolaylı Öğrenme Kapasitesi : Başkalarının deneyimlerini gözleyerek öğrenme demektir.Eğer dolaylı öğrenme olmasaydı, insan kendi deneyimleriyle çok sınırlı bilgilere sahip olurdu.

Öz Düzenleme Kapasitesi : İnsanların kendi davranışlarını kontrol edebilme yeteneği demektir. İnsanlar ne kadar çalışıp ne kadar uyuyacağına, ne yiyip ne içeceğine ve toplumda nasıl davranacağına kadar pek çok davranışlarını kendileri kontrol eder.

Öz Yargılama Kapasitesi : İnsanların kendileri hakkında düşünme, yargıda bulunma kapasitesidir. Bu yargılar, bireyin bir işi yapmada ne derecede yeterli olacağına ilişkin görüşlerini geliştirir. Bandura (1977), bireyin kendisi ile ilgili bu yargısına öz yeterlik adını vermektedir.

GÖZLEM YOLUYLA ÖĞRENME SÜREÇLERİ

Gözlem yoluyla öğrenme süreçleri şunlardır (Senemoğlu, 1998);

Dikkat Etme Süreci : Gözlem Yoluyla öğrenmenin birinci basamağı modele dikkat etmektir.

Dikkat etme sürecini etkileyen faktörlerin bazıları modele ait, bazıları ise gözlemciye aittir,

Modelin, yaş cinsiyet, saygınlık, statü, çekicilik, güç, ün özellikleri gözlemcinin dikkatini etkiler.Bireyin, ilgi, gereksinim, ve amaçları , önceki aldığı pekiştireçler, modele duyulan hayranlık, dikkat etme sürecini önemli ölçüde etkiler.

Hatırda Tutma Süreci :Gözlem yoluyla öğrenilen bilgiden yararlanmak için modelin davranışlarının hatırlanması gerekir. Bu nedenle gözlenen bilgi sembolleştirilip kodlanmakta ve bellekte saklanmaktadır. Bilgi iki yolla sembolleştirilir. Birincisi, bilginin zihinsel resimlere, imgelere dönüştürülmesidir.İkincisi ise, bilginin sözel sembollere dönüştürülerek saklanmasıdır. Çoğunlukla model alınan etkinlikler, her iki tür sembolleştirmeyi de içerir.(Bandura, 1977;1986)

Davranışı Meydana Getirme Süreci: Bu aşama öğrenilenlerin performansa dönüştürülmesini belirler.Davranışın yapılabilmesi için fiziksel ve psiko-motor olarak uygun olmak gerekir. Bandura, birey fiziksel olarak uygun olsa bile,öğrenilen davranışın yapılabilmesi için, yeterli isteğe ve başarabilme inancına yani “öz yeterlik kapasitesi” ne sahip olması gerektiğini vurgular (Woolfolk,1993).

Güdülenme Süreci: Bandura, öğrenme ve performansı birbirinden ayırmıştır. İnsanlar, yeni davranışları yada becerileri, gözlem yoluyla kazanabilirler ancak onu yapmaya güdüleninceye yada ihtiyaç duyuncaya kadar performans göstermezler. Bandura, öğrenilenlerin kullanılması için güdüleyici olarak pekiştireçleri göstermiştir.

Sosyal Bilişsel Kuram ilke ve süreçlerini göz önüne alarak öğretimsel bazı çıkarımlarda bulunmak mümkündür;

Çocuklar model alarak öğrenirler,bu nedenle onlara model olan öğretmenlerin, ebeveynlerin ve toplumda göz önünde olan ünlü kişilerin hareketlerine ve tutumlarına dikkat etmesi gerekir. Ayrıca kişileri değerlendiren kurumlar, yazılı ve görsel medya olumsuz modellere prim vermemelidir.

Öz yeterlik duygusu çok dikkat edilmesi gereken bir noktadır, bunun zedelenmemesi gerekir. Öğrenciyi yetersiz hissettirecek kadar zor sınav ve ödevler verilmemelidir. Psikolojik olarak desteklenmeli başarısız olduğu zaman bile, onlara moral verilmelidir.

Pekiştireçlere önem verilmelidir,örneğin öğrencilere küçük başarılar için ek puanlar vererek başarı hissi verilmelidir. Dolaylı yada doğrudan verilen pekiştireçlerle öğrencinin öz yeterlik duygusu artar. Bir başka deyişle öğrencinin kendine güveni artar.

Ayrıca pekiştireçler güdülenmeye de yardım eder,bir başka deyişle öğrenilenlerin harekete geçirilmesine neden olur. Kağıtları çöp kutusuna atan öğrenciye ödül vererek, diğerlerinin de bu davranışı göstermesini sağlayabiliriz. Ancak önemli olan içsel güdülenmedir, ve ödül aşırıya kaçmamak gerekir. Aksi takdirde pekiştireç ortadan kalkınca iş yapmayan rüşvetçi insanlar yetiştirmiş oluruz. Önemli olan içsel güdülenmedir.

Öz düzenleme ve öz yargılama kapasitesi kavramları üzerinde çok durulması gereken önemli ilkelerdir. Eğitim ve öğretimin amacı, kendi davranış ve düşüncelerini kontrol eden , ve kendi bildikleri ve yeterliği hakkında doğru yargılara varabilen bireyler yetiştirmek olmalıdır. Bu amacı gerçekleştirmek okulda ve toplumda, içinde bireye sorumluluk aşılayan, aktif rol veren, kendine dönüt verip değerlendirmesine fırsat tanıyan işbirlikli grup çalışmaları yaptırılmalı ve bu anlayışa uygun düşen öğretme ve öğrenme ortamları oluşturulmalıdır.

Sosyal Bilişsel Kuramın Sınıftaki Örnekleri:

Bandura’ya göre gözlem yoluyla öğrenmeyi derste uygulamak için, gözlem yoluyla öğrenme süreçlerini temel almak gereklidir. Bu süreçlere uygun etkinliklerde bulunarak amaca ulaşılabilir.

Dikkat: Öğrencinin, modelden etkilenmesi için sınıfa başarılı olmuş bir model getirilebilir, üniversite sınavında yüksek puan almış bir öğrenci getirilip sınıfla sohbet etmesi sağlanır.

Hatırda tutma: Hatırlamayı sağlamak için ders sırasında resim, grafik, harita,şekil kullanılmalıdır.Bu kodlamaya ve bilginin geri çağrılmasına yardımcı olur.

Davranışı meydana getirme: Davranışı meydana getirmek öğrencinin hem fiziksel olarak uygunluğuna, hem de kendini yeterli hissetmesine bağlı olduğu için, onlara güven aşılayacak, başarılı olmalarını sağlayacak şekilde ödevler ve sınavlar verilmelidir.

Güdülenme: Öğrenilenlerin ortaya çıkarılması için ihtiyaç yaratılmalıdır. İşlenen konular sınıfta grup çalışmaları ve tartışmalarla işlenmelidir. İçsel Pekiştireçler oluşması için öğrencilere, dersi, konuları ve beraber çalışmayı sevdirmek gereklidir.

Çünkü önemli olan, öğrenilenlerin içselleştirilmesi, öğrencinin öz düzenleme, öz denetim sahibi olmasıdır.

KAYNAKÇA

Alkan, C.; Şimşek, N. ;Deryakulu, D. (1995). Eğitim Teknolojisine Giriş. Önder Matbaa, Ankara

Çeçen, A.R. (2000). “Vygotsky’nin Sosyokültürel Perspektifi Işığında Bilişsel Gelişime Katkıları”,

Ç.Ü Eğitim Fakültesi Dergisi, c.1. s.1 ss.21-25.

Dönmezer, İ. (?) Eğitim Psikolojisi (?)

Erden, M. ve Akman, Y.(2001). Gelişim ve Öğrenme (9.Basım), Arkadaş Yayınevi, Ankara.

Fidan, N. (?) Eğitim Psikolojisi Okulda Öğrenme ve Öğretme (?)

Senemoğlu, N.(1998) Gelişim Öğrenme ve Öğretim, Özsen Matbaası, Ankara.

Vygotsky , L.S (1998). Düşünce ve Dil ( Çev: S. Koray) , Toplumsal Dönüşüm Yayınları, İstanbul.

12 Temmuz 2007

Aile Konferanslar

Aile konferansları

Konferansa hazırlanma, ailenin, öğrencinin ve öğretmenin hazırlanması biçiminde de olur. Konferansa katılan herkes konferansa yeterince hazırlandığında konferans daha üretici ve rahat olacaktır.

a)Öğrencilerin hazırlanması

Öğrencilerin hazırlanmasında ilk adım, konferansın amaçlarını tartışmak, öğrencilerin soru sormalarına ve ilgilerini ifade etmelerine izin vermektir. Öğrenciler, ailelerine rapor verilmesinin nedenini ve konferansta neler olacağını bilmeye gereksinme duymaktadırlar.

İkinci adım, öğrencilere kendi isteklerini değerlendirme fırsatını sağlamaktır. Düzenli öğretmen-aile konferansının birinci amacı, öğrencilerin başarılarını sınıflandırmak ve buna göre gruplamak olduğundan, öğrencilerin bu sürece katılması doğru bir yaklaşımdır. Öğrencilere, kendi çalışmalarını değerlendirme fırsatının sağlanması, aynı zamanda ailelerine verilecek bilgi tiplerine olan düşmanlığı azaltır. Öğrencilerin kendilerini değerlendirmelerinin birçok yaklaşımı vardır. En özgün ve geçerli yöntem, öğrencilere kendileri hakkında bir kart düzenlemelerine izin vermektir. Kendini değerlendirmeyi geliştirmenin en kolay ve etkili yöntemi, okulun gereksinim duyduğu konuları içeren maddelerden oluşan kartı doldurmalarını istemektir.

Kendini değerlendirme kartı

Öğrenci bu kartları doldurduktan sonra, her öğrenci ile bunları tartışmak, özetlemek için bir programın yapılması gerekmektedir. Bu konferansta öğretmen ve öğrenci arasındaki değerlendirme faklılıklarını tartışmak için öğrencilere izin verileceği açıklanır. Bu farklılıkları tartışmak çok önemlidir. Ailelere, öğrenci hakkında olumsuz bilgi verilecekse, bunu önceden öğrencilerle tartışmak gerekir. Öğrenci, kendisine uygun bir biçimde davranıldığını hissettiğinde, öğretmenlerine ve akranlarına daha kibar davranır ve saygılı olur. Bilgi kartı ile birleştirilebilen diğer bir yöntem, öğrencilerin belirledikleri amaçları ile akademik başarı ve davranışlarını karşılaştırmaktır.

Öğrencilerin Kendini Değerlendirme Bilgi Kartı

Öğrencinin Adı

Okuma

1-Bir öğretim döneminde yaklaşık olarak kaç sayfa okudun?

2-Okuma konusunda hedeflediğin başarı düzeyini yakalayabildin mi?

3-Edebiyat kitabınızdaki ve okuma parçasındaki günlük ödevinizi yaptınız mı?

Matematik

1-Tüm ödevlerinizi zamanında yapmakta güçlük çektiniz mi?

2-Matematikte açık olmayan veya daha fazla yardıma gereksinme duyduğunuz bir alan var mı?

3-Bu dönem matematikte hangi derecede ödüle layıksınız? Derece Çaba

Dilbilgisi

1-İşlenen konunun ile ilgili kelime listesine çalıştınız mı?

2-Ders kitabındaki ödevleri zamanında yaptınız mı?

3-Dilbilgisinde bu dönemde kaç puan almalısınız? Puan Çaba

El Yazısı Yazma

1-El yazısından bu dönemde kaç puan alacağınızı düşünüyorsunuz? Puan Çaba

2-El yazısı konusunda daha başarılı olman için neye gereksinme duyuyorsunuz? Çaba

Fen Bilgisi, Sosyal Çalışmalar ve Sanat

Bu dönem bu alanlarda kaç puan alabileceğini düşünüyorsun?

Lütfen her puanın gerekçesini açıklayınız.

Fen bilgisi Puan Çaba

Neden?

Sosyal Çalışma Puan Çaba

Neden?

Sanat Puan Çaba

Neden?

Bu alanlardan hangisinden daha başarılısın?

Üzerinde daha fazla çalışman gereken alan hangisidir?

Bu yıl, hangi alanda gelişme gösterdiğini düşünüyorsun?

Lütfen aşağıdaki işaretleri kullanarak alışkanlıklarınızı ve kişisel gelişiminizi değerlendiriniz.

+Beklenen gelişme =Yeterli * Bu alanda gelişmeye gereksinim vardır

Uygun olan işareti çizgiye koyunuz.

Çalışma Alışkanlığı

___ Ders planını izleme

___ Ödevleri zamanında yapma

___ Grupla çalışma

___ Anlatılanları dinleme

___ Çalışmalar sırasında düzenli ve temiz olma

___ Çalışmalardaki sorumluluk duygusu

Kişisel Büyüme Alanı

___ Diğer insanların duygularını önemseme

___ Okul kurallarına uyma

___ Kendi davranışınızı kontrol etme

___ Kendi eylemlerinizin sorumluluğunu kabul edebilme

___ Diğerleri ile geçinebilme

___ Kendin veya öğretim etkinliği ile ilgili bizimle paylaşmak istediğin başka şeyler var mı?

___ Bu karta yazmak istediğin veya ailenle paylaşmak istediğin herhangi bir şey var mı?

___ Bu dönemdeki öğretme biçimi hakkında herhangi bir yorumunuz var mı?

___ Benim yardımcı olabileceğim başka bir konu var mı?

Kaynak: Jones, Jones 1998:156

b)Ailelerin hazırlanması

Öğretmen, ailelere konferansa ilişkin bilgiyi içeren bir mektup gönderir.

c) Öğretmenin hazırlanması

Öğretmenler, olumlu ve rahat bir etkileşimle açık bir biçimde ailelerin bilgi edinmelerini sağlamaktan sorumludurlar. Bu amacı başarmak için üç temel adımın atılması gerekmektedir.

Konferans için öğrencileri hazırlamak.

Öğrenciler hakkındaki önemli bilgileri sağlamak ve düzenlemek.

Rahat ve güvenilir bir fiziksel ortam oluşturmaktır.

Bir aile konferansında kullanılan dört önemli veri tipi vardır:

Öğrenci ve ailelerin sınıf hakkındaki duygularına ilişkin veriler.

Öğrenci davranışları ve davranışları geliştirmek için girişilen çabaların sonuçlarına ilişkin veriler.

Öğrencilerin akademik çalışmasına ilişkin veriler

Herhangi bir sorun olduğunda, çözümü için meslektaşların ve uzmanların konferans konusundaki verileridir.

Konferansta; öğretmenler, ailelere çocukların davranışlarına ilişkin özgün açıklamalarda bulunmalıdırlar. Bunun temel nedeni, davranışı iyileştirmede çocuklara yardım etmektir.

Her konferansta, önemli konulardaki öğrenci çalışmasına yönelik örneklerden güçlük çektikleri alanları anlamalarına yardımcı olacak özgün örnekleri içermelidir.

Bireyselleştirilmiş bir programın geliştirilmesinde uzmanlarla çalışılırsa, uzmanlara konferans hakkında bilgiler sağlamak yararlıdır. Bu konferansın sonuçlarının kaydedildiği standart formlar kullanılarak bu sağlanılabilir. Bu tip veri sağlamanın bir çok üstünlükleri vardır. Ailelere konferansın bir özetini vermek yararlıdır.

Konferans Öncesi Aile Anketi

Lütfen anketi doldurunuz en kısa sürede bize ulaştırınız. Teşekkürler.

Adı:——————————————–

1.Bu yıl çocuğumun okula yönelik tutumu ——————————————————

2.Çocuğunuz okuldaki en büyük ilgisinin —————— dersi olduğunu ifade etmektedir.

3.Çocuğunuzun okuldaki en büyük ilgisi —————————olmak gibi görünmektedir.

4.Çocuğumun daha iyi yapacağı bazı şeyler şunlardır (bunlar okulla ilgili olmak zorunda değil)

a-

b-

c-

5.Öncelikle çocuğumu çok çalışmasını görmekten hoşlandığım anlar —————————————————————————————————————————-

6.Okulda konuşabilmemiz için çocuğunuzun sahip olduğu bazı iyi özelliklerini lütfen belirtiniz

—————————————————————————————————

7.Bu yıl merak ettiğim şeyler ——————————————————————

8.Çocuğunuzun yapmaktan hoşlandığı ancak hiç yapmadığı şeyler —————————

9.Çocuğunuz için güçlük çektiğiniz şeyler (okul çalışmasında gerekli olmayan örneğin küçük işler yapmak)—————————————————————————–

10.Çocuğunuzun bu okulda yapmaktan hoşlandığı şeyler————————————–

11.Çocuğun hoşlandığı birçok şey (ilgi, hobi) ————————————————–

12.Çocuğunuza daha fazla yardım edebileceğiniz önerileriniz———————————————————————————————————————————–

bu soruları doldurmaya zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Kaynak: Jones,Jones,1998:161

Konferans Özet Formu

Öğrencinin adı……………………………………..

Akademik başarı

Okuma……………………………

İyi yaptığı……………..

Çalışmaya gereksinmesi olan konu…………………….

Matematik

Matematik puan ortalaması………………

Başarı gösterdiği alanlar………………………………

Geliştirmesi gereken alanlar………………………………..

Diğer konular…………………………………..

Davranışsal ve kişisel özellikler

Çocuğunuzda gördüğüm olumlu özellikler………………………..

Geliştirmesi gerekenler……………………..

Sonuç, yorum

Evde yapacaklarınız…………………….

Diğer yorumlar……………………………………..

Kaynak: Jones,Jones,1998:163

Aile Eleştirilerini Etkili Olarak Ele Almak

Öğretmenler, aile toplantılarında çok sinirli ve eleştirici karşı karşıya gelebilirler. Bunlar, öğretim etkinlikleri için yıkıcı olabilir. Ancak, bu tip ailelerle başa çıkmanın bazı yolları vardır.

Aileler, nazik bir tavırla karşılanmalıdır. Çok kibar ve yumuşak davranış gösterilmesi, ailenin sinirli ve eleştiride yıkıcı olmasını güçleştirir.

Ailelerin heyecanlarını yenmesi için, etkin dinleme kullanılmalıdır.

Konferansın başlangıcında savunmaya geçmek veya ailelerle tartışmak, yalnızca aile heyecanını artırır.”önerilerinizi değerlendireceğim” veya “bu konuyla gerçekten ilgilendiğinizi anlıyorum” gibi cümleleri kullanma, ailelerin duygularını öğretmenin anlamasına yardım edebilir. Bu taktik, ailelerin daha sakin olmalarına olanak sağlayabilir.

Aile ile gerçekten ilgilenmek ve aileyi dikkatlice dinlemek; duygusal olumsuzluğu ve yoğunluğu azaltır.

Ailenin tepkisi ve heyecanı karşısında, öğretmenler, sakin kalmaya ve mesleki beceriklilik göstermeye, ayakta kalmaya, aile ile göz iletişimi kurmaya özen göstermelidirler. Öğrenciler, sakin öğretmene daha etkili tepki göstermektedirler(Brophy, Evertson, 1976; Kouin, 1970). Aileler de öğretmenlerin, tepkilerini sakin bir şekilde göstermelerine gereksinim duyarlar.

Ailelere başarmaya istekli oldukları şeyi sormak; “sizi anlıyorum, bugünkü tartışmada yapmak istediğiniz şeyi söyleyiniz.”. Bu yaklaşım ailelerin enerjileri üzerinde odaklaşmaya olanak sağlar ve soruna çözüm olanağı sağlar.

Gerektiğinde eleştirilere sınırlandırılma getirilmelidir. Zamanınız sınırlı ise, aileleri bilgilendirme önemlidir. “sınıfıma dönmek için 20 dakikam var”,”bu zamanda sorunlarımızı nasıl çözeceğimizi anlatalım”,daha fazla zamanımız olursa olabildiğince kısa sürede bir konferans daha planlayacağım”.

Öğretimde, öğrenci en önemli ve odaktaki kişi olduğundan, ailelere, öğrencilerin sorunlarının farkında olup olmadığını sorunuz.

Açık sözlü olma; başlangıçtan itibaren açık bir davranış sergileyerek açık sözlü olmaya özen gösteriniz. Ancak bu süreçte mesleki gücünüzü ön planda tutunuz. Böylece gelecek konferans için bir basamak oluşturma ve sorunu açıkça ortaya koyma olanağı sağlarsınız.

Özgün veriler üzerinde durma; aileye çocuğun matematikten geçen yıl iyi olduğunu, ancak bu yıl zorluk çektiğini belirtirse, en akılca ve en etkili yaklaşım, öğrencinin matematik becerileri, verilerini incelemektir.

Sorunların çözümü için ne yapılacağını ailelere söylemek.

12 Temmuz 2007

Teknolojinin Kullanıldığı Sınıflarda Eğitmenler Ne Yapmalı?

TEKNOLOJİNİN KULLANILDIĞI SINIFLARDA EĞİTMENLER NE YAPMALI?

Bu metinde teknoloji kullanılan sınıflarda eğitmenin teknolojiyi bir eğitim metodu olarak nasıl kullanması gerektiği üzerinde duruluyor. Burada söz edilen yöntemler, eğitmenin bulunduğu koşullara göre kendi inisiyatifiyle değiştirilerek daha etkin bir eğitim ve öğretim metoduna dönüştürülebilir.

Eğitmenin Tavrı

Eğitmen eğer teknolojinin kullanıldığı bir sınıfta eğitim veriyorsa, en başta sınıf kontrolünün bir kısmını kaybetmiş olduğunu göz önünde bulundurmalıdır. Bu durum bazı eğitimciler için başta çok zor olabilir. Teknolojiyi sınıfa sokarak daha bağımsız öğrenen öğreniciler yetiştirmeyi planlıyoruz. Bu durumda eğitimci doğrudan bilgiyi aktaran kişi olmaktan çok bilgiye yönlendiren kişi oluyor.

Sabır ve Esneklik.

Geleneksel bir sınıfta eğitimi bir biçimde engelleyen küçük sorunları bir düşünün. Bu sorunlara bir de teknolojiyi ve onun yaratabileceği sorunları ekleyin. Sınıfı etkin bir biçimde yönetebilmek için sabırlı ve esnek bir tavır içinde olmanız gerektiğini çıkarsayacaksınız.

Teknoloji, uyguladığınız müfredatın, ders kitaplarının ya da kullandığınız malzemelerin yalnızca bir bölümünün yerini tutabilir. Burada eğitmenin hedefi öncelikle, günlük ders işleyişi sırasında teknolojiyi ne zaman kullanacağına karar vermek olmalıdır.

Sınıf Yerleşimi

Sınıfta kullanılacak bilgisayarların sayısına bağlı olarak yapacağınız bir sınıf düzenlemesinde bilgisayar ekranlarının tümünü görebilmeniz gerekir. Ekranları görmeniz öğrencilerin dersleriyle ilgilenip ilgilenmediğini kontrol etmenizi sağlar.

Sizin ekranınızın da tüm sınıf tarafından görünmesi iyi olur. Bunu sağlamak için bir projektör ya da bir televizyon ekranı kullanmalısınız. Öğrenciler sizin ekranınıza, ekran ya da projektörün yansımasından bakarak, kullanılan yazılımın neresinde olduğunuzu ya da İnternet’te hangi sayfalardan bilgi alacaklarını görebilmeliler. Projektör ya da ekran kullanmak öğrencilerin yaptıklarını sınıfın görmesini de sağlayacaktır. Böylece öğrenciler, diğer öğrencilerin neler yaptığını görerek kendilerini ölçme olanağı bulabilirler.

Yeni Bir Döneme Başlamak

Dönem başında nasıl geleneksel bir sınıf ortamına uyum güçlüğü varsa, teknoloji destekli bir sınıfta da benzer uyum sorunları yaşanır. Bu yüzden dönemin başladığı ilk hafta öğrencilere kullanacakları yazılım ve donanımlarla ilgili bilgi vermek ve onların bu yeni düzene alışmalarını sağlamak gerekir. Öğrencilerin hafta boyunca sınıfa gelmeleri sağlanmalı ve yıl boyu kullanılacak yazılımlar ve bilgisayar kullanımıyla ilgili temel bilgiler aktarılmalıdır. Böyle bir zaman ayırmak bir çok sebepten yararlıdır. Öncelikle, bu yöntemle öğrencilerin bilgisayar kullanım düzeyleri, yazılım ve donanımlara aşinalıkları konusunda bilgi sahibi olursunuz. Bu konuda eksik olan öğrencileri en başta belirleyerek onların bilgisayar kullanımı bilgilerini arttırmak, daha sonraki haftalarda bu sorunla uğraşmak zorunda kalmamanızı sağlar. Bu ön hazırlık safhasında öğrencilerin kendi ekranlarını özelleştirme denemelerine, yani istedikleri rengi, fontu sesi ya da animasyonu kullanmalarına izin vermek de önemli bir ayrıntıdır. Daha sonra öğrencilerin kullanımı için uygun bulunan font ve renk aralığına göre bilgisayarlarını ayarlamalarını öğrencilere söyleyebilirsiniz. Hazırlık safhası sona erdikten sonra öğrencilerin yazılımı kullanarak çeşitli etkinlikleri gerçekleştirmelerine başlayabilirsiniz.

İlk başta öğrencilerin kendi adlarıyla yazılıma kayıt yapmalarını sağlamalısınız. Öğrenciler hangi ödevi ya da sınavı yaparlarsa yapsınlar, yaptıkları işleri mutlaka kendi adlarıyla kaydetmeliler. Bu alışkanlığı öğrencilerinize kazandırmalısınız. Yaptıklarını kaydetmeyi öğrenmek için de öncelikle, yaptıkları işin adını taşıyan bir dosya yaratmayı öğrenmeliler. Tek bir bilgisayarı paylaşan öğrenciler kendi adlarını taşıyan klasörler içine konu başlığıyla anılan yeni klasörler açmalılar.

Arama motorlarını kullanmayı öğrenmek de öğrenciler için çok yararlı temel bir bilgidir. Öğrenciler üç tip arama yapabilirler:

Bilgisayar içinde arama yapma

Başlat menüsünden ulaşılan “bul” ile bilgisayarda istedikleri dosyayı arayabilirler.

Sayfa içinde arama yapma

Düzen içinde “bul” ile sayfa içinde aradıkları kavrama rahatça ulaşabilirler.

Arama motoru kullanma

İnternet’te arama motorları kullanarak istedikleri kavramı içeren web adresine ulaşabilirler.

Üçüncü tip aramada öğrencilerin aradıkları kavrama ait sitelerin içeriğini anlatan küçük tanımları okuyarak kendileri için en uygun sayfaya tıklamaları gerektiği anlatılmalıdır. Bu yolla bilgiye daha kesin ve çabuk ulaşabilirler.

Bilgisayarların birbirine bir ağla bağlı olduğundan emin olmalısınız. Ağ, ya bölge sunucusuyla oluşturulmalı ya da sınıf içindeki ağa bağlı bir bilgisayar sunucu olarak kullanılmalıdır. Böylece, öğrencilerin bilgisayarlarına ulaşarak yaptıkları iş hakkında bilgi edinebilirsiniz. Ayrıca, ödevleri bilgisayar yoluyla gönderip web adresleri de önerebilirsiniz. Öğrencilere adresleri göndererek öğrencilerin istenmeyen web adreslerine girmelerini de engellemiş olursunuz. Web adresini yazarken yapılan tek bir harf hatası bile, öğrencinin çok farklı bir adrese girmesine yol açabilir.

Sınıfa ait bir web sitesi oluşturun. Bu siteyle aileleri, okul ve sınıf konusunda bilgilendirebilirsiniz. Sınıf ve okul takvimi ailelerin sınav tarihleri ve özel günleri takip edebilmelerini sağlar. Günlük ödevlerle ilgili bilgileri ailelere yollayarak, evde ailelerin öğrencilerin ev ödevlerini gözlemelerini sağlayabilirsiniz. Kendi okul ve sınıf sitesi için hazırlayacağınız eğitim siteleri bağlantı listesiyle, aileler ve öğrenciler evden u sitelere bakma olanağı sunarsınız. Günlük ziyaret edilecek siteler listesi oluşturarak, öğrencileri ziyaret decekleri adresler konusunda yönlendirebilirsiniz. Bu yönlendirme çocuklar için uygun olmayan sitelerin ziyaretini engelleyecektir.

Masaüstü özelliklerini öğrenciler ne kadar az karıştırırlarsa o kadar az sorun çıkar. Masaüstü zemin resmini sürekli değiştiren öğrenciler için bir sınırlandırma getirmek gerekir. Örneğin ayda bir böyle bir değişikliğe izin verebilirsiniz. “Özellikler” bölümüne girip ikon ve font değişikliği yapma konusunda da sınırlandırma getirmeniz gerekir. Öğrenciler asıl olarak bilgisayarın oyuncak değil, bir eğitim aracı olduğunu kavramalılar.

Bu yüzden okulun ilk günü ilk ders saatinde mutlaka bilgisayar kullanımı sırasında öğrencilerin yapmamaları gereken davranış ve hareketleri açık ve net bir biçimde ortaya koymalısınız. Bu tür kurallara uymanın neden u kadar önemli olduğunu, kuralların onları korumak için konulduğunu, üzerine basa basa anlatmalısınız. Bu kuralların olduğu bir listeyi her öğrenciye göndermeniz ve bir örneğini de sınıfa asmanız kuralları öğrenmeleri açısından yararlı olacaktır. Ailelere de özellikle İnternet kullanımı konusunda uyarmanız iyi olacaktır. Ailelere bir toplantıda İnternet’in çok değerli şeyler sunmasının yanı sıra çocuklar için uygun olmayan siteler de barındırdığından söz etmek gerekir.

Sınıfta İnternet’in ya da bilgisayarların uygunsuz kullanımını gördüğünüzde geleneksel sınıf içinde karşılaştığınız kötü davranışlara nasıl tepki vermeniz gerekiyorsa yine öyle tepki vermelisiniz. Kötü davranış karşısında hemen tepki vermeniz ve bu davranışa uygun cezayı uygulamanız gerekir. Öğrenci bu davranışı kasıtlı yaptıysa örneğin, birkaç hafta bilgisayar kullanmama cezası verilebilir. Ödevleri ve derste yapılan her şeyi kâğıt kalem kullanarak yapabilirler. Araştırmaları İnternet üzerinden değil kütüphaneden referans kitapları kullanarak tamamlayabilirler.

Eğer öğrenci istenmeyen bir sayfaya yanlışlıkla girmişse ekranını hemen kapatmalı, durumu eğitmene bildirmelidir; ceza almamalıdır. İstenmeyen sayfadan çıkmak için kullanılacak geri düğmeleri ya da başka yöntemler kullanıcıyı benzer sayfalara yönlendirdiğinden ekranı kapatmak en iyi yöntemdir. Bunu öğrenciye öğretmelisiniz. Bu tür sayfalara girildiğinde durumdan aileleri ve okul yönetimini de haberdar etmelisiniz.

Bilgisayarda yapılan her iş ön bellek ve geçmiş kütüğü tarafından tutulur. Eğer öğrencilerin yıl boyu bilgisayarda yaptıkları tüm işlere bakmak isterseniz ön belleği kullanabilirsiniz. Bilgisayarda yapılan her işin bilgisayarın belleğinde ve ön belleğinde tutulduğunu öğrencilere de anlatmalısınız.

Yararlı Bilgiler

Dönem boyunca öğrencilerin yaptıkları işlerin tamamının kaydını tutmak ve hiçbirini silmemek akıllıca olur. Her şey iyi organize edilirse, yapılan iyi ödevleri daha sonraki yıllarda örnekleme aracı olarak kullanabilirsiniz. Ancak bir sonraki yıllarda gelen yeni öğrencilerin bir önceki yıldan kalan dosyaları ve dokümanları görmemesi gerekir. Yeni öğrenciler kendi konu klasörlerini kendileri oluşturabilmeli.

Öğrenciler beğendikleri resimleri her zaman kaydetmek isterler. Resimlerin toplu halde durduğu görüntü adlı bir klasör oluşturmayı öğrencilerinize göstermelisiniz.

Bilgisayarların boş olduğu ve öğrencilerin de paydosta olduğu zamanlarda öğrencilerin internette serbest gezinmelerine izin vermek sorunlara yol açabilir. Öğrencilere önceden oluşturduğunuz bir çocuk portalları listesi sağlamalısınız. Öğrenciler bu portallardaki eğitim etkinliklerine ulaşabilirler ve isterlerse projeleri üzerinde de uğraşabilirler.

Öğrencilerin projelerini okuldaki bilgisayar odasında tamamlamalarını istemek zorunda kalabilirsiniz. Çünkü kullanacağınız yazılımların çoğu öğrencilerin evlerinde olmayabilir. Bu yüzden bilgisayar sayısı ve bilgisayar laboratuarının boş olduğu zamanlar iyi tahlil edilerek öğrencilere ödev ve proje verilmelidir.

Özgür Ergin

Ebru Selvikavak

Mobilsoft Mobil Bilgi ve İletişim Teknolojilleri A.Ş

Eğitim Teknologları

12 Temmuz 2007

Sınıf Öğretmenliği Lisans Programı

SINIF ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS PROGRAMI

DERS TANIMLARI

TÜRKÇE VE EDEBİYAT

Türkçe I: Yazılı Anlatım (2-0) 2

Dilin tanımı ve önemi; dil kültür ilişkisi; yazı dili ve özellikleri, yazılı anlatımda dış yapı ve kurallar, imla kuralları ve noktalama işaretleri; yazıda plan, tema, bakış açısı, yardımcı fikirler, paragraf yazımı; kompozisyon kavramı, kompozisyon yazma kuralları ve planları; seçilmiş yazılarda kompozisyon çatısı, tema, paragraf incelemesi, kompozisyon düzeltme çalışmaları, genel anlatım bozuklukları, düşünme ve düşündüğünü ifade edebilme; çeşitli yazı türleri, (anı, fıkra, hikaye, eleştiri, roman, vb.), formal yazılar (özgeçmiş, dilekçe, rapor, ilan, bibliyografya, tebliğ, resmi yazılar, bilimsel yazılar, makale, vb.), makalelerin giriş, gelişme ve sonuç bölümleri üzerine çalışma, makale yazma çalışması, not alma ve özetleme yöntem ve teknikleri.

Türkçe II: Sözlü Anlatım (2-0) 2

Konuşma becerilerinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesi, Türkçe’nin doğru telaffuzunda önemli olan hususlar, diksiyon ve önemi, doğru imla, doğru vurgu, doğru tonlama, metin ağırlıklı uygulamalar, konuşma bozuklukları ve giderilmesi; diyalog, güzel konuşmaya yardımcı teknikler, önemli günler için konuşma hazırlama, konuşma içeriğinin düzenlenmesi, konuşmanın vücutla ilgili unsurları, konuşmayı etkileyen faktörler, şiir okuma teknikleri, münazara, açık oturum, panel, forum, sempozyum, konferans üzerine çalışmalar. ANLAMA TEKNİKLERİ: Okuduğunu anlama, çeşitli okuma becerileri ve teknikleri, etkili okumayı engelleyen etkenler, okuma ve not alma, eleştirel okuma, okuduğunu transfer etme, okumanın diğer öğrenme biçimleriyle ilişkisi, okuma hızını ve verimliliğini arttırma, dinlediğini anlama, çeşitli dinleme becerileri ve teknikleri, etkili dinlemeyi engelleyen etkenler, dinleme ve not alma, eleştirel dinleme, dinlemenin verimliliğini arttırma, dinlemenin diğer öğrenme biçimleriyle ilişkisi.

Türk Dili I: Ses ve Şekil Bilgisi (2-0) 2

Dilin tanımı ve önemi; dil kültür ilişkisi; dilbilim; Türk dilinin gelişim evreleri; ses bilgisi, ünlüler, ünsüzler, ses olayları, Türkçe’nin ses özellikleri; yabancı kelimelerin Türkçeleştirilmesi; yapı bilgisi, kök, morfem, basit, türemiş ve birleşik kelimeler; kelime grupları, kelime çeşitleri, fiil, isim, zarf, sıfat, zamir, bağlaç, takı, ünlem; Türkçe’de kök kelimeler, isimden isim ve fiil yapma ekleri, fiilden isim ve fiil yapma ekleri, çekim eklerinin çeşitleri, kalıplaştırma.

Türk Dili II: Cümle ve Metin Bilgisi (2-0) 2

Türkçe’de fiil çatıları ve bunların anlam bakımından incelenmesi; kelime öbekleri; Türkçe’de cümle çeşitleri; basit cümle, birleşik cümle, şartlı birleşik cümle, içiçe birleşik cümle; çeşitli metinler üzerinde kelime ve cümle tahlilleri; Türkçe’de belirlilik, ad ve fiil cümlelerinde belirlilik; ad tamlamaların özellikleri; metin çalışmaları (metnin seçimi, metnin yaş grubuna göre güçlük derecesinin belirlenmesi, metnin iç ve dış yapısının incelenmesi).

İlkokuma Yazma Öğretimi (2-2) 3

Okuma ve yazma kavramları; okuma ve yazma süreci; okuma ve yazmanın amaçları; okuma ve yazmayı kazandırma (öğretme) yöntem (cümle çözümleme, harf yöntemi, vb.) ve yaklaşımları; okuma çağındaki çocukların dili ve özellikleri; sesler ve öğretimi; araç-gereç ve materyallerin seçimi ve kullanımı; kelime tanıma; kelime ayırt etme; kelime haznesini geliştirme yolları.

Türkçe Öğretimi (2-2) 3

Okuma, yazma, dinleme, konuşma ve anlama becerilerinin geliştirilmesi; okuma güçlüklerinin teşhisi ve giderilmesi; okuma metinlerinin yapısı; metinler arası okuma ve yazma; metinlerle ilgili sorular ve türleri; okuma ve yazma yoluyla eleştirel düşüncenin geliştirilmesi; hızlı okuma teknikleri; ana fikir öğretimi ve yöntemleri; okumanın amaçları, türleri ve prensipleri; okuma, yazma, dinleme, konuşma ve anlamanın değerlendirilmesi; Türkçe programı.

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (3-0) 3

Başlıca edebi türler; bu türlere ilişkin öğretici örnekler üzerinde incelemeler; Türkiye ve diğer Türk Cumhuriyetlerinden edebi türlere ait örnekler; metin çözümlemesi.

Çocuk Edebiyatı (3-0) 3

Çocuk Edebiyatı ile ilgili kaynakların taranması ve tanıtımı; çocukların seviyelerine uygun kitap ve diğer materyallerin seçimi ve değerlendirilmesi; Çocuk Edebiyatına ilişkin örnekler ve incelenmesi; folklor, masal, mit ve efsaneler, gerçek hikayeler, şiir, biyografi incelemesi.

MATEMATİK

Temel Matematik I (2-0) 2

Matematiğin tanımı, doğası ve yapısı; kümeler ve kümelerde işlemler (kesişim, birleşim, kapsama, fark, vb.); doğal sayılarda dört işlem (toplama, çıkarma, çarpma ve bölme); çeşitli sayma sistemleri (taban aritmetiği); tam sayıların yapısı ve özellikleri (bölünebilme, kalanlı bölme, vb.); kesir kavramı ve rasyonel sayı kavramı; rasyonel sayılarda dört işlem; reel sayı kavramı; reel sayılar kümesi ve reel sayılarla işlemler (kök, kuvvet, vb.).

Temel Matematik II (2-0) 2

Denklem kavramı; birinci ve ikinci dereceden bir ve iki bilinmeyenli denklemler; basit çarpanlara ayırma işlemleri; bağıntı ve fonksiyon kavramı ve örnekleri; ikili işlem kavramı ve örnekleri; birinci ve ikinci dereceden bir değişkenli fonksiyonların grafikleri (doğru, parabol, vb.); temel düzlem geometri bilgileri (temel elemanlar, üçgen ve çokgenlerin temel özellikleri); temel uzay geometri bilgileri (küp, prizma, silindir, pramit, koni, küre, vb.); temel trigonometri bilgileri (dik üçgende trigonometrik oranlar, basit trigonometrik fonksiyonlar, vb.); ölçü kavramı ve temel ölçü birimleri (uzunluk, alan, hacim, ağırlık, zaman, açı ölçü birimleri).

Matematik Öğretimi I (2-2) 3

Matematik öğretiminin amacı ve temel ilkeleri; matematik öğretiminin kısa tarihçesi (Dünya’da ve Türkiye’de); matematik öğretiminde yararlanılacak öğretme ve öğrenme stratejileri; ilkokul matematik programının kapsamı, hedefleri ve özellikleri; belli başlı öğrenme kuramları ve matematik öğrenimi ile ilişkileri; matematik derslerinde ölçme ve değerlendirme; problem çözme (stratejiler, aşamalar, problem türleri, vb.); sayı kavramının gelişimi (sayma öncesi gelişmeler, ayırma, denklik, azlık, çokluk, vb.); doğal sayıların oluşumu veyapısal özellikleri; doğal sayılarda dört işlemin öğretimi (toplama, çıkarma, çarpma ve bölme).

Matematik Öğretimi II (2-2) 3

Kesir kavramının oluşumu ve gelişimi; kesir sayısı; rasyonel sayı kavramlarının oluşturulması ve öğretimi; rasyonel sayılarda dört işlemin öğretimi; bilgi toplama teknikleri; istatistik ve olasılığın başlangıç ilkeleri ve öğretimi; temel geometrik kavramlar, tanımlar, özellikler ve öğretimi; temel geometrik şekiller, cisimler ve öğretimi; ölçü kavramının oluşumu ve gelişimi; belli başlı ölçü birimlerinin öğretimi; ilkokulda bilgisayar destekli matematik öğretimi; örnek matematik etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi.

FEN BİLİMLERİ

Canlılar Bilimi (3-0) 3

Canlı ve cansız farkı, canlıların çeşitliliği: hayvanlar, bitkiler, mikroorganizmalar, tek hücreliler, mantarlar; canlıların yapısı: hücreler, dokular, organlar ve organ sistemleri; insan vücudu ve organ sistemleri; beslenme, sağlık ve ilk yardım; canlı toplulukları ve çevre.

Genel Kimya (3-0) 3

Kimyaya giriş, maddenin özel ve genel özellikleri; etkileşimler, elementler ve bileşikler, çözeltiler ve karışımlar; maddenin halleri, asitler ve bazlar, polimerler, karbon bileşikleri, zehir bilimi, ölçme ve maddenin katı hal yapısı, maddenin biçimindeki değişiklikler; çözünürlük ve çökertme, oksitlenme ve redüklenme, değişim kalıpları, yaşamın kimyası, sistemler ve alt sistemler, kimyasal tepkimeler, nitel analiz, elektrokimya; kara maddeleri: kayalar, mineral biçimleri, yeryüzü değişmeleri ve bunların etkileşimleri; kara şekilleri ve hareketleri; insan etkisi; doğal kaynaklar ve kirlenme; doğal kaynakların korunması.

Genel Fizik (3-0) 3

MEKANİK: Hareket, hız ve ivme, kütle ve kuvvet; denge; iş ve enerji korunumu; basit makinalar; momentum; yer küre ve uzay sistemleri; yer kürenin hareketleri; gezegenler ve evren; kütle çekimi; basınç ve sıvılar. ISI VE SICAKLIK: Isının kaynakları, yayılması, yalıtımı, etkileri; genleşme; hal değişimi ve çevreye etkisi. DALGALAR VE YAYILMASI, OPTİK: Kaynakları, maddelerden geçişi, yayılması, yansıma, aynalar, kırılma, mercekler, göz ve görme, göz kusurları, optik araçlar, ışıkta girişim, SES: Meydana gelişi, yayılması, özellikleri, yalıtımı, kaydı, ELEKTRİK: Manyetik etkileşimler, elektriksel kuvvetler, elektriksel alan, potansiyel ve sığa; elektrik akımı devresi, direnç ve değişken direnç, pil, elektrik akımının etkileri; evlerimizde kullandığımız elektrik, elektrik santralleri, elektrik enerjisinin nakli ve kullanımı.

Çevre Bilimi (2-0) 2

Temel ekolojik kavram ve ilkeler; ekosistemler; besin zincirleri; besin ağı; habitat; rekabet; simbiosis (ortak yaşam) ve mutualism (karşılıklı yaşama); yaşamın devamı (succession); toprak “biome” ları; enerji akışı; maddenin dolaşımı; nüfus artışı; ekolojik etki; erozyon; ormanların yok olması; kentsel çevreler; davranış kirliliği; çevre kirlenmesi; bataklıklar ve atık su; duyarlı insanların tepkisi; çevreyle ilgili karar verme; toprak ve su kaynakları ve bunların yönetimi; koruma (conservation); kültür ve ilkel yaşam; global bakış; ekolojik konu ve sorunlar.

Fen Bilgisi Laboratuvarı (1-2) 2

Ölçme, birim, birim sistemleri; hata ve hata hesapları; anlamlı sayılar; İlköğretim I. kademeye yönelik laboratuvar deneyleri.

Fen Bilgisi Öğretimi I (2-2) 3

Fen bilimleri ve fen eğitimi; fen alanlarında düşünme ve öğrenme; bilişsel gelişim ve fen eğitimi; temel fen bilimleri kavramları, kavramsal sistemler ve kavrama; soru sorma teknikleri; öğretim modelleri; fen öğretimi araçlarını geliştirme ve kullanma; fen öğretiminde ölçme ve değerlendirme; bilimsel bilgi; kavramsal yaklaşım; bilimsel yöntem; süreç yaklaşımı.

Fen Bilgisi Öğretimi II (2-2) 3

Elektrik devreleri; suyun özellikleri; öğrenme evreleri yaklaşımı; işbirlikli öğrenme modelleriyle fen öğretimi; fen öğretimine bütünleştirilmiş bir yaklaşım; tüketici ürünlerini deneme yaklaşımı; fen ve ergen öğrenci; bilim adamlarının çalışma yöntemleri; bilimsel yöntem; bilimsel verileri toplama, düzenleme ve yorumlama; bilimsel problem çözme ve karar verme; fen, teknoloji ve toplum ilişkileri.

SOSYAL BİLİMLER

Türk Tarihi ve Kültürü (3-0) 3

Türklerin anayurdu Orta Asya’dan göçler; Türklerin İslam Dinini kabulu; İslam Dini etkisinde Türk kültürü ve uygarlığı; Selçuklu ve Osmanlı tarihi ve uygarlığı; Balkan ve I. Dünya Savaşı ve sonuçları.

Uygarlık Tarihi (2-0) 2

Geçmişten günümüze insanlığın ortaya koyduğu uygarlıkların incelenmesi; yazı, takvim, tekerlek, ateş, barut, matbaa, buharlı gemi, pusula; günümüze doğru aşamalar; Akdeniz, Uzakdoğu, Orta Amerika (Astek-inka Medeniyetleri), Orta Asya Bozkır Medeniyetleri.

Coğrafyaya Giriş (2-0) 2

Coğrafya’ya giriş; Coğrafyanın bölümleri; Coğrafyanın gelişimi; evren, güneş sistemi ve Dünya; Dünyanın hareketleri ve sonuçları; harita bilgisi; coğrafi koordinatlar.

Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği (3-0) 3

Türkiye’nin yeri ve konumu; Türkiye’nin fiziki özellikleri; (jeopolitik ve jeomorfolojik özellikleri) iklimi, hidrografi özellikler, toprak yapısı, bitki örtüsü); sosyo-ekonomik özellikleri; nüfus, yerleşimi, tarım (ormancılık, hayvancılık); enerji, sanayi, ulaşım, ticaret, turizm; Türkiye’nin jeopolitik özellikleri; matematiksel konum özellikleri; özel konum özellikleri (komşular); ülke grupları özellikleri (siyasi, askeri, ekonomik, kültürel organizasyonlar).

Ülkeler Coğrafyası (2-0) 2

Kıtalara genel bakış (ülkeleri toplu tanıma); deniz ve okyanusların dağılışı; iklim kuşakları ve bitki örtüsü; kıtalardan örnek ülke incelemeleri, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi ilişkide bulunduğu komşu ülkeler ve Türk Dünyası ülkeleri.

Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler Öğretimi I (2-2) 3

Milli eğitimin iyi vatandaş yetiştirmeye yönelik hedefleri; İlköğretim I. kademede (1-5 sınıflar) vatandaşlık eğitimi; Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler programlarının incelenmesi; Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler derslerinin öğretimine etki eden psikolojik etkenler; Hayat Bilgisi 1-3 sınıf ve Sosyal Bilgiler 4-5 sınıflarda yararlanılacak araç-gereçler; öğretim ilkeleri, yöntem ve teknikleri.

Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler Öğretimi II (2-2) 3

Hayat Bilgisi ve Sosyal Bilgiler dersinde öğrenme etkinlikleri ve stratejileri; öğretim araç-gereçlerinin geliştirilmesi; aşamalı sınıflamaya uygun hedef ve davranış yazma; soru sorma becerileri; problem çözme yöntemini uygulama; yıllık-ünite-günlük ders planlarını yapma; öğretme; öğrenme, düşünme ve performansın değerlendirilmesi.

Vatandaşlık Bilgisi (2-0) 2

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve temel ilkeleri; çeşitli devlet türleri: totaliter demokratik, cumhuriyetçi, monarşik; Türk devleti; vatandaşların hakları ve sorumlulukları; aile, okul ve toplumda demokratik değerler; insan hakları ve demokrasi, insan haklarının felsefi ve toplumsal temelleri.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (2-0) 2

Temel kavramlar (din-kültür-ahlak); Müslümanlığın temel ilkeleri; İslamiyet ve diğer dinler; ahlak ve ahlakın birey ve toplumla ilgili esasları; İlköğretim I. kademe 4-5 sınıflar Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programının incelenmesi; öğretim yaklaşımları; öğrenmenin değerlendirilmesi.

SANAT (MÜZİK, RESİM-İŞ)

Sanat Eğitimi Kuramları ve Yöntemleri (2-0) 2

Sanat eğitiminin dört alanında bilgi ve deneyim: eleştirel düşünme, sanat tarihi, estetik, stüdyo eğitimi; sanatın dili ve açıklayıcı sanat eleştirisi; sanatın değişik işlevleri, resim çizme ve sanatın temel eğitimi ile ilgili kuramlar; sanat tarihinde soru sorma stratejileri, sanat tarihi anlayışının gelişmesi, tanınmış sanat olgularının tartışılması ve çocuğa aktarılması; çizim yoluyla görsel algının ve sanatın geliştirilmesi; çocukta yaratıcılık, yansıtma ve estetik gelişim evreleri; çocuk resimlerinin ve sanatsal öğrenme yollarının incelenmesi; müze eğitimi; sanat ile ilgili öğrenmelerinin eğitim stratejileri ile bütünleştirilmesi; sanat tarihi, sanat eleştirisi, estetik ve stüdyo üretimi disiplinlerinin kapsamlı bir ünite stratejisi halinde birleştirilerek bütünleştirilmesi, değerlendirme.

Resim-İş Eğitimi (2-0) 2

Resim ve iş kavramları, eğitimdeki yeri ve önemi, estetik duygu ve becerilerin geliştirilmesi, resim ve iş yoluyla düşüncenin ifadesi, resim okuma ve anlatma, resim çizme teknikleri; İlköğretimde I. kademe Resim ve İş-Teknik ders programlarının incelenmesi, diğer derslerle ilişkileri. İlköğretim I. kademede uygulanan Resim-İş öğretimi yöntem ve teknikleri, ders planlarının hazırlanması, değerlendirme, öğrencide resim ve iş becerilerinin geliştirilmesi.

Güzel Yazı Teknikleri ve Öğretimi (1-2) 2

Dik, temel ve bitişik el yazısının öğretimi, doğru kullanımı ile okunaklı, süratli, işlek bir el yazısı becerisinin kazandırılması; blok düzenleme çalışmaları ve sınıf içi araç gereç, materyallerin hazırlanması; estetik ve dekoratif yazıların oluşturulması.

Müzik I (2-0) 2

Eğitimde müzik; rolü ve içeriği; temel müzik bilgileri, nota yazmanın doğası ve amacı, çalgı ve ses eğitimine giriş; toplu çalma ve söyleme; yaratıcılığı geliştirmede müziksel işitme okuma ve yazma çalışmaları.

Müzik II (2-0) 2

Müzik öğelerini tanıma, dinleme, seslendirme ve besteleme çalışmaları; müziğe tarihsel bakış, diğer kültürlerdeki müziksel yapılar, müzik becerilerinin geliştirilmesi; çalgı, ses ve nota eğitimi, müzikte ünitelere uygun konular, oyunlu çocuk müzikleri.

Müzik Öğretimi (2-2) 3

İlköğretimde I. kademe müzik ders programının incelenmesi, müziğin diğer derslerle ilişkileri; İlköğretim I. kademede uygulanan müzik öğretimi yöntem ve teknikleri; müzik ders planlarının hazırlanması, performansın değerlendirilmesi, müzik öğretiminde sınıf yönetimi, müzik becerilerinin geliştirilmesi; dinleme, söyleme, çalma ve besteleme çalışmaları.

BEDEN EĞİTİMİ

Beden Eğitimi I (2-0) 2

Beden Eğitimi; spor branşları; insan gelişiminde oyunlar ve beden eğitiminin rolü, sağlıklı olma; insan fizyolojisi, sağlık ve ilk yardım, jimnastik malzemeleri ve kullanımı.

Beden Eğitimi II (2-0) 2

Oyun türleri; futbol, voleybol ve basketbolun kural ve teknikleri, halk dansları (Türk halk oyunları), kişisel sağlık, cimnastik; düzen çalışmaları, müzikli danslar, modern danslar.

Beden Eğitimi ve Oyun Öğretimi (2-2) 3

İlköğretim I. kademede Beden Eğitimi dersinin hedefleri, ilkeleri, içeriği; ders malzemeleri, motor becerilerinin öğretimi, eğitsel oyunlar, atletizm, jimnastik ve modern halk danslarıyla ilgili öğretme-öğrenme işlemleri, çalışmaların planlanması ve değerlendirme.

DİĞER DERSLER

Konu Alanı Ders Kitabı İncelemesi (2-2) 3

Konu alanında MEB tarafından onaylanmış ders kitaplarının ve öğretim programlarının eleştirel bir bakış açısı ile incelenmesi; kitapların içerik, dil, öğrenci seviyesine uygunluk, format, çekicilik, anlamlı öğrenmeye katkısı, öğretimde kullanım kolaylığı, vb. açılarından incelenmesi.

Birleştirilmiş Sınıflarda Öğretim (2-0) 2

Birleştirilmiş sınıf kavramı; birleştirilmiş sınıfları ortaya çıkaran nedenler; öğretim programı yapısı; 1, 2, 3, 4 öğretmenli birleştirilmiş sınıflar; yıl ünitesi kavramı ve özellikleri (A devresi 1. 2. 3. yıl üniteleri; B devresi 1. 2. yıl üniteleri); öğretme-öğrenme sürecinin planlanması (yıllık, ünite ve günlük planlar); öğretim yöntem ve teknikleri; birleştirilmiş sınıflarda ölçme ve değerlendirme; birleştirilmiş sınıf yöntemi.

İlköğretimde Drama (2-2) 3

Drama kavramı, drama türleri arasındaki benzerlikler ve farklılıklar, pedagojik dramanın geçmişi, oyun ve dramanın çocuk gelişimi ve eğitimindeki önemi, drama tekniği, pedagojik drama ve türleri, ilköğretimde günlük ve haftalık plan içinde pedagojik drama etkinliklerinin düzenlenmesi ve yürütülmesi, çeşitli iköğretim dersleri içinde dramanın kullanımı.

Sağlık ve Trafik Eğitimi (2-0) 2

Aile ve çocuk sağlığı, sanitasyon, sık rastlanan hastalıklar ve önleme yolları, sağlıklı yaşam, trafik kuralları, trafik ve toplum yaşamı, ilk yardım.

ÖĞRETMENLİK FORMASYONU DERSLERİ

Öğretmenlik Mesleğine Giriş (3-0) 3

Öğretmenlik mesleğinin özellikleri ve ilkeleri, sınıf ve okul ortamı, eğitimde alternatif perspektifler, eğitimin sosyal, psikolojik, felsefi ve tarihi temelleri, Türk eğitim sistemi.

Okul Deneyimi I (1-4) 3

Bu derste öğretmen adaylarının mümkün olduğu kadar erken bir aşamada, bir uygulama öğretmeni nezaretinde okulu, öğrencileri ve öğretmenlik mesleğini çeşitli yönlerden tanıması amaçlanmaktadır. Bu ders kapsamında yer alması önerilen başlıca etkinlikler şunlardır: okul örgütü ve yönetimi, okuldaki günlük işler, zümre etkinlikleri, bir öğrencinin okuldaki günlük yaşantısı, bir öğretmenin okuldaki günlük yaşantısı, okul-aile işbirliği, ana ve yan branşlarla ilgili derslerin gözlenmesi, okul ve sorunları, araç-gereç ve yazılı kaynaklar ve öğretmenlik mesleğinin çeşitli yönleri.

Gelişim ve Öğrenme (3-0) 3

Çeşitli yönlerden insan gelişimi (bilişsel, sosyal, psikolojik, ahlaki, fiziksel, vb.), öğrenme süreçleri, biçimleri ve öğrenmede bireysel farklılıklar.

Öğretimde Planlama ve Değerlendirme (3-2) 4

Temel program geliştirme kavramları ve süreçleri, ders programı, yıllık, ünite, günlük planların geliştirilmesi, içerik seçimi ve organizasyonu, öğretim yöntemleri ve stratejileri, materyallerin özellikleri ve seçimi, ölçme ve değerlendirme, değerlendirme yaklaşımları, test türleri, izleme ve başarı testlerinin geliştirilmesi, sınav sorusu yazma teknikleri, not verme.

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme (2-2) 3

Çeşitli öğretim teknolojilerinin özellikleri, öğretim sürecindeki yeri ve kullanımı, öğretim teknolojileri yoluyla öğretim materyallerinin (çalışma yaprakları, saydamlar, slaytlar, video, bilgisayar temelli ders materyali, vb.) geliştirilmesi ve çeşitli nitelikteki materyallerin değerlendirilmesi.

Sınıf Yönetimi (2-2) 3

Öğrenci davranışını etkileyen sosyal ve psikolojik faktörler, sınıf ortamı ve grup etkileşimi, sınıf yönetimi ve disiplinle ilgili kurallar geliştirme ve uygulama, sınıf içinde zaman kullanımı, sınıf organizasyonu, motivasyon, iletişim, yeni bir döneme başlangıç, olumlu ve öğrenmeye uygun bir ortam yaratma, sınıf içinde karşılaşılan davranış problemleri ve bunlara karşı geliştirilecek önlemler.

Okul Deneyimi II (1-4) 3

Okullarda bir uygulama öğretmeni nezaretinde Öğretmenlik Uygulaması dersine temel oluşturmak amacıyla yapılan gözlem ve uygulamalar; bazı gözlem ve uygulama konuları: öğretimde soru sorma, yönerge ve açıklamalar, dersin yönetimi ve sınıfın kontrolü, çeşitli yönlerden bir öğrencinin incelenmesi, öğrenci çalışmalarının değerlendirilmesi, dersi planlama, ders kitaplarından yararlanma, grup çalışmaları, sınıf organizasyonu, çalışma yapraklarının hazırlanması ve kullanılması, sınıf içinde mikro öğretim uygulamaları.

Rehberlik (3-0) 3

Öğrenci kişilik hizmetlerinin amaçları ve eğitim içindeki rolü, rehberlik hizmet alanlarının tanıtımı, rehberliğin genel ilkeleri, öğrenciyi tanıma, yönlendirme, bilgi toplama ve yayma, psikolojik danışma, yerleştirme, izleme, danışmanlık, araştırma ve değerlendirme, çevre ile ilişkiler, mesleki yönlendirme, özel eğitimin amacı ve özel eğitime muhtaç öğrencilerin saptanması ve eğitimi.

Öğretmenlik Uygulaması (2-6) 5

Haftada bir tam gün ya da iki yarım gün (minimum 12 hafta) öğretmen adaylarının bizzat sınıf içinde öğretmenlik becerisi kazanmasına ve belirli bir dersi ya da dersleri planlı bir biçimde öğretmesi ve iki saat öğretmenlik uygulaması semineri (öğretmenlik uygulamasının değerlendirilmesi ve paylaşılması).

GENEL KÜLTÜR DERSLERİ

Bilgisayar (2-2) 3

Temel klavye becerileri; kelime işlem (word processing), grafik, elektronik tablo (spreadsheets), veri tabanı (database) programlarıyla çalışma; alanının eğitim programı çerçevesinde basit programlama uygulamaları; eğitim yazılımlarının (software) gözden geçirilmesi; sınıfta bilgisayarla çalışma.

Yabancı Dil I (3-0-3

Yabancı Dil II (3-0) 3

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I (2-0) 2

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II (2-0) 2

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS PROGRAMI

DERS TANIMLARI

ALAN DERSLERİ

TARİH

İlkçağ Tarihi ve Uygarlığı (3-0) 3

Tarihin tanımı, konusu ve diğer bilimlerle ilişkisi; Akdeniz uygarlığının önemli merkezleri (Mezopotamya, Girit, Anadolu, Mısır, Helen, Roma); Anadolu’da kurulan uygarlıklar; diğer antik medeniyetler; ilkçağ kültür ve uygarlığının çağdaş uygarlığa etkileri.

Ortaçağ Tarihi ve Uygarlığı (4-0) 4

İslamiyetin doğuşu; Arap-İslam Devletleri (Dört Halife Dönemi, Emeviler, Abbasiler); Türk-İslam Devletleri (İdil Bulgarları, Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular ve varisleri); İslam Uygarlığı (Arap-Türk-Fars kültürlerinin İslam uygarlığına katkıları); Batı Dünyası ve Uygarlığı; Hiristiyanlığın doğuşu, yayılışı ve Batı dünyasına etkileri; Roma ve Bizans Tarihi.

İslam Öncesi Türk Tarihi ve Kültürü (2-0) 2

İslam öncesi kurulan Türk Devletlerinin tarihi: a) Orta Asya’da kurulanlar; b) Orta Asya dışında kurulanlar; kurulan devletlerin siyasi, ekonomik ve kültürel özelikleri.

Osmanlı Tarihi (4-0) 4

Osmanlı İmparatorluğu’ nun kuruluş ve yükseliş dönemi (siyasi olaylar, devlet ve toplum yapısı, ekonomik yapı, bilim ve sanat); Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme ve dağılma dönemi (duraklama ve gerilemenin nedenleri, Batı dünyasındaki gelişmeler ve etkileri, siyasi olaylar, yenileşme hareketleri).

Cumhuriyet Tarihi (2-0) 2

Osmanlı İmparatoruluğu’nun son dönemleri, I. Dünya Savaşı, Cumhuriyetin kurulması, Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyetin ilanından günümüze siyasi olaylar (Musul sorunu, Hatay’ın anavatana katılımı, Kore savaşı, Kıbrıs sorunu, paktlar); Cumhuriyetin ilanından günümüze siyasal, kültürel, ekonomik ve eğitim alanındaki gelişmeler.

Çağdaş Dünya Tarihi (3-0) 3

Modern Dünyanın oluşumu, coğrafi keşifler, Aydınlanma Çağı, Fransız İhtilali, kapitalizm; sosyalizm ve milliyetçiliğin doğuşu, I. ve II. Dünya Savaşı, soğuk savaş dönemi, soğuk savaş sonrası değişmeler (SSCB’nin dağılması, Varşova Paktı’nın dağılması, çağdaş Türk devletlerinin oluşumu ve gelişimi, AET, Avrupa Birliği); günümüzde ortaya çıkan siyasi, ekonomik oluşumlar ve Türk Dünyasına etkileri.

COĞRAFYA

Genel ve Fiziki Coğrafya (4-0) 4

Coğrafyanın tanımı, konusu, ilkeleri, bölümleri, Matematik Coğrafya konuları, Kartografya, harita bilgisi, Jeomorfoloji (temel Jeoloji bilgileri, yeryüzü şekilleri bilgisi), Hidrografya (Akarsular, Yeraltı suları, göller, denizler), Klimatoloji (iklim bilgileri), Toprak Coğrafyası (oluşum, çeşitleri, dağılışı, toprak sorunları), Bitki Coğrafyası (yetişme ortamı şartları, dağılışı).

Genel Beşeri ve Ekonomik Coğrafya (4-0) 4

BEŞERİ – Nüfus, yerleşme, göçler, diller, dinler, ırklar, kültürlerin yeryüzüne dağılışı. EKONOMİK – Tarım coğrafyası, hayvancılık, ormancılık, madenler ve enerji kaynakları, sanayi coğrafyası, Dünya gıda kaynakları, ticaret, turizm.

Ülkeler Coğrafyası (2-0) 2

KITALAR – Asya, Avrupa, Afrika, Okyanusya, Kuzey ve Güney Amerika, Antartika. ÜLKELER – Balkan Ülkeleri, Kafkasya Ülkeleri, Ortadoğu Ülkeleri, Orta Asya Ülkeleri, OECD Ülkeleri. Dünyada siyasi ve ekonomik organizasyonlar.

Türkiye Beşeri ve Ekonomik Coğrafyası (2-0) 2

BEŞERİ – Nüfus ve özellikleri (demografik yapı), göçler (iç, dış), nüfus sayımları, yerleşme (kır ve kent yerleşmesi), kentleşme ve sorunları, kentlerin sınıflandırılması (fonksiyonel özellikler). EKONOMİK – Tarım, hayvancılık, ormancılık, madenler ve enerji kaynakları, sanayi, ulaşım, ticaret, turizm.

Türkiye Fiziki Coğrafyası (2-0) 2

Türkiye’nin jeolojik yapısı, jeomorfolojik özellikleri, akarsular, göller ve denizler, iklimi, toprakları ve korunması, Türkiye bitki örtüsü, doğal hayvan toplulukları.

Siyasi Coğrafya (2-0) 2

Tanımlar, Siyasi Coğrafya ile ilgili başlıca görüşler, Siyasi Coğrafya’da fiziksel etkenler (konum, alan, sınırlar, yer şekilleri, iklim, sular, topraklar, doğal kaynaklar), Siyasi Coğrafya’da beşeri etkenler (nüfus, kültür, askeri-siyasi ve ekonomik topluluklar), Türkiye’nin siyasi coğrafyası (AB, NATO, Orta Doğu ülkeleri, Balkan ülkeleri, Kafkas ülkeleri ile ilişkileri, Türk Cumhuriyetleri), sınır aşan sular, boğazlar, kıt’a sahanlığı ve Ege sorunu.

Çevre Sorunları Coğrafyası (2-0) 2

DOĞAL ÇEVRE SORUNLARI – Depremler, toprak kaymaları, heyelanlar, sel taşkınları, kuraklık, orman yangınları, çığ düşmesi, sorunların küresel dağılımları, Türkiye çevre sorunları bölgesel dağılımları, çevresel önlemler. ÇEVRE VE EKOLOJİ (EKOCOĞRAFYA) – Hava kirlenmesi, su kirlenmesi, toprak kirlenmesi, biocoğrafik kaynakların bozulması, nüfus artışı ve sorunları, kentleşme sorunları, kültürel ortam kirlenmesi, görünüm kirliliği, çöp sorunu, radyoaktif kirlenme, ses kirlenmesi, besin kirlenmesi, turizmde gelişmeye bağlı çevre sorunları, ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi)

VATANDAŞLIK BİLGİSİ

Vatandaşlık Bilgisi I (2-0) 2

İnsan ve toplum, toplum hayatını düzenleyen kurallar, aile, okul ve çevrede demokratik hayat, devlet ve devlet şekilleri, demokrasi ve evrimi.

Vatandaşlık Bilgisi II (2-0) 2

Türk devlet anlayışı (tarihsel süreç içinde egemenlik anlayışının değişimi); temel hak ve ödevler; anayasa; anayasal kurumlar; anayasal yaşam ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri; yerel yönetimler.

Vatandaşlık Eğitimi Semineri (2-0) 2

Vatandaşlık Bilgisi konuları ile ilgili çevresel araştırmalar, durumsal çalışma, inceleme ve mülakatlar; tartışma ve sunu yapma.

SOSYAL BİLİMLER

Sosyal Bilimlere Giriş (2-0) 2

“Sosyal Bilimler” ve “Sosyal Bilgiler” kavramları, sosyal bilimlerde bilgi, her sosyal bilim disiplininin temel kavramları ve birbirleriyle ilişkileri, Coğrafya, Tarih, Ekonomi, Sosyoloji, Antropoloji, Psikoloji, Siyaset Bilimi kavramları arasındaki ilişkiler ve sosyal bilim disiplinlerince paylaşılan değişim, zaman, yer, vb. kavramlar.

Felsefeye Giriş (2-0) 2

Felsefe ile ilgili temel kavramlar, Felsefenin çalışma alanları ve sosyal bilimler içindeki rolü, felsefi akımlar, önemli düşünürlerin incelenmesi, felsefi perspektifin geliştirilmesi.

Sosyolojiye Giriş (2-0) 2

Sosyoloji ile ilgili temel kavramlar, Sosyolojinin çalışma alanları ve sosyal bilimler içindeki rolü, sosyal değişme, sosyal norm ve roller, aile, eğitim, kültür ve toplum, güncel sosyolojik araştırmalar ve sonuçları.

Psikolojiye Giriş (2-0) 2

Psikoloji ile ilgili temel kavramlar, Psikolojinin çalışma alanları ve sosyal bilimler içindeki rolü, davranışların psikolojik temelleri, güdü, heyecan, kaygı ve stres, kişilik, normal dışı davranışlar.

Ekonomiye Giriş (2-0) 2

Temel ekonomi kavramları (ekonomi, üretim, tüketim, arz, talep, enflasyon, devalüasyon, deflasyon, mal, hizmet vb. kavramlar ve güncel hayatla ilişkileri); ekonomik sistemler; ekonomik yaşama fikri ile toplumsal gelişme arasındaki ilişkiler.

Sosyal Bilgilerde Sözlü ve Yazılı Edebiyat İncelemeleri (2-0) 2

Mitler, mitoslar, tarihi romanlar, seyahatnameler, keşifler, şiir ve hikayeler, destanlar, denemeler, belgesellerin Sosyal Bilgiler öğretiminde kullanılması ve uygulanması.

Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri (2-0) 2

Bilim ve araştırma kavramları, sosyal bilimlerde ve fen bilimlerinde araştırmanın temel özellikleri ve farklılıkları; nicel ve nitel araştırma yöntemleri; bilimsel araştırma basamakları, araştırma modelleri, veri toplama yolları, verilerin analizi, rapor yazma, araştırma sonuçlarının kullanımı.

Siyasal Düşünce Tarihi (2-0) 2

Düşünce ve siyasal düşünce kavramları, siyasal düşüncenin tarihsel gelişimi, devlet, devletleri oluşturan unsurlar, devletlerin fonksiyonel özellikleri.

Arkeoloji ve Sanat Tarihi (2-0) 2

Temel Arkeoloji ve Sanat Tarihi kavramları (Höyük, Tümülüs, Nekropol, Akropol, vb), arkeoloji tarihi, önemli arkeolojik merkezler (Astek-İnka, Nil-Çin, Anadolu), Dünyada ve Türkiye’de sanatın gelişimi, resim, heykel, mimarlık, vb. alanlarında tarihsel boyut ve sanatın kültürle ilişkileri, müze eğitimi, müzenin sosyal bilgiler öğretiminde kullanılması.

Günümüz Dünya Sorunları (3-0) 3

Açlık, fakirlik, insan hakları, nüfus, ırkçılık, vb. sorunların incelenmesi, alternatif görüşler, enerji sorunu ve çözüm önerileri.

İnsan İlişkileri ve İletişim (2-0) 2

İnsanlar arası iletişim (ailede, okulda, alışverişte, iş yerlerinde, vb.); etkin konuşma ve dinleme; beden dili; hak ve sorumluluklar; değer yargıları ve iletişimdeki rolü.

Konu Alanı Ders Kitabı İncelemesi (2-2) 3

Konu alanında MEB tarafından onaylanmış ders kitaplarının ve öğretim programlarının eleştirel bir bakış açısı ile incelenmesi; kitapların içerik, dil, öğrenci seviyesine uygunluk, format, çekicilik, anlamlı öğrenmeye katkısı, öğretimde kullanım kolaylığı, vb. açılarından incelenmesi.

YAN ALAN (TÜRKÇE) DERSLERİ

Türkçe I: Yazılı Anlatım (2-0) 2

Dilin tanımı ve önemi; dil kültür ilişkisi; yazı dili ve özellikleri, yazılı anlatımda dış yapı ve kurallar, imla kuralları ve noktalama işaretleri; yazıda plan, tema, bakış açısı, yardımcı fikirler, paragraf yazımı; kompozisyon kavramı, kompozisyon yazma kuralları ve planları; seçilmiş yazılarda kompozisyon çatısı, tema, paragraf incelemesi, kompozisyon düzeltme çalışmaları, genel anlatım bozuklukları, düşünme ve düşündüğünü ifade edebilme; çeşitli yazı türleri, (anı, fıkra, hikaye, eleştiri, roman, vb.), formal yazılar (özgeçmiş, dilekçe, rapor, ilan, bibliyografya, tebliğ, resmi yazılar, bilimsel yazılar, makale, vb.), makalelerin giriş, gelişme ve sonuç bölümleri üzerine çalışma, makale yazma çalışması, not alma ve özetleme yöntem ve teknikleri.

Türkçe II: Sözlü Anlatım (2-0) 2

Konuşma becerilerinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesi, Türkçe’nin doğru telaffuzunda önemli olan hususlar, diksiyon ve önemi, doğru imla, doğru vurgu, doğru tonlama, metin ağırlıklı uygulamalar, konuşma bozuklukları ve giderilmesi; diyalog, güzel konuşmaya yardımcı teknikler, önemli günler için konuşma hazırlama, konuşma içeriğinin düzenlenmesi, konuşmanın vücutla ilgili unsurları, konuşmayı etkileyen faktörler, şiir okuma teknikleri, münazara, açık oturum, panel, forum, sempozyum, konferans üzerine çalışmalar. ANLAMA TEKNİKLERİ: Okuduğunu anlama, çeşitli okuma becerileri ve teknikleri, etkili okumayı engelleyen etkenler, okuma ve not alma, eleştirel okuma, okuduğunu transfer etme, okumanın diğer öğrenme biçimleriyle ilişkisi, okuma hızını ve verimliliğini arttırma, dinlediğini anlama, çeşitli dinleme becerileri ve teknikleri, etkili dinlemeyi engelleyen etkenler, dinleme ve not alma, eleştirel dinleme, dinlemenin verimliliğini arttırma, dinlemenin diğer öğrenme biçimleriyle ilişkisi.

Türk Dili I: Ses ve Şekil Bilgisi (3-0) 3

Dilin tanımı ve önemi; dil kültür ilişkisi; dilbilim, Türk dilinin gelişim evreleri; Ses bilgisi, ünlüler, ünsüzler, ses olayları, Türkçe’nin ses özellikleri, yabancı kelimelerin Türkçeleştirilmesi. Yapı bilgisi, kök, morfem, basit, türemiş ve birleşik kelimeler, kelime grupları, kelime çeşitleri, fiil, isim, zarf, sıfat, zamir, bağlaç, takı, ünlem. Türkçe’de kök kelimeler, isimden isim ve fiil yapma ekleri, fiilden isim ve fiil yapma ekleri, çekim eklerinin çeşitleri, kalıplaştırma.

Türk Dili II: Cümle ve Metin Bilgisi (3-0) 3

Türkçe’de fiil çatıları ve bunların anlam bakımından incelenmesi, kelime öbekleri, Türkçe’de cümle çeşitleri, basit cümle, birleşik cümle, şartlı birleşik cümle, içiçe birleşik cümle, çeşitli metinler üzerinde kelime ve cümle tahlilleri, Türkçe’de belirlilik, ad ve fiil cümlelerinde belirlilik, ad tamlamaların özellikleri; metin çalışmaları (metnin seçimi, metnin yaş grubuna göre güçlük derecesinin belirlenmesi, metnin iç ve dış yapısının incelenmesi).

Edebiyat Bilgi ve Teorileri (2-0) 2

Yöntem açısından edebiyat incelemesi; edebiyata temel teşkil eden olaylar ve sonuçlar; edebi akımlar ve düşünce hareketleri; sistematik edebiyat teknikleri ve edebiyat teorileri; Eski Türk Edebiyatının, Yeni Türk Edebiyatının, Türk Halk Edebiyatının ve Batı Edebiyatının türleri, nazım şekilleri, vezin ve kafiye çeşitleri.

Türk Edebiyatı I: Eski Türk ve Türk Halk Edebiyatı (2-0) 2

Türk destanları, Karahanlı Türkçesi eserleri, Kutadgu Bilig, Ahmed Yesevi ve eserleri, 13-15. yy. lar Türk edebiyatı ve temsilcileri. 16-18. yy. lar Türk edebiyatı ve temsilcileri, İslamiyet öncesi ve sonrası Türk destanları, halk hikayeleri, Tasavvufi halk edebiyatı, 16-20. yy arası aşık edebiyatı, Köroğlu, Karacaoğlan, Aşık Veysel.

Türk Edebiyatı II: Yeni Türk Edebiyatı (2-0) 2

Tanzimat devri Türk edebiyatı ve temsilcileri, Servet-i Fünun dönemi Türk edebiyatı, şiiri ve temsilcileri (Tevfik Fikret, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, vb.), II. Meşrutiyet dönemi Türk edebiyatı ve temsilcileri (genç kalemler, Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp, Yahya Kemal, vb.), Cumhuriyet dönemi Türk şiiri ve temsilcileri (Orhan Veli, Arif Nihat Asya, Orhan Seyfi, vb.), Cumhuriyet dönemi hikaye ve romanı (Yakup Kadri, Halide Edip, Peyami Safa, Tarık Buğra, vb.).

Çocuk Edebiyatı (3-0) 3

Çocuk edebiyatı ile ilgili kaynakların taranması ve tanıtımı; çocukların seviyelerine uygun kitap ve diğer materyallerin seçimi ve değerlendirilmesi; çocuk edebiyatına ilişkin örnekler ve incelenmesi; folklor, masal, mit ve efsaneler, gerçek hikayeler, şiir ve biyografi incelemesi.

Konuşma ve Yazma Eğitimi (2-2) 3

Etkili konuşma ve yazmanın önemi, etkili konuşma ve yazmayı engelleyen faktörler, konuşma ve yazma öğretiminde kullanılan yöntem, teknik ve materyaller, konuşma ve yazmayı değerlendirme yöntemleri.

Türkçe Öğretimi (2-2) 3

Türkçe öğretiminde kullanılan yöntem, teknik ve materyaller, Türkçe öğretimine yönelik materyal geliştirme ve kullanma, değerlendirme yöntemleri.

ÖĞRETMENLİK FORMASYONU DERSLERİ

Öğretmenlik Mesleğine Giriş (3-0) 3

Öğretmenlik mesleğinin özellikleri ve ilkeleri, sınıf ve okul ortamı, eğitimde alternatif perspektifler, eğitimin sosyal, psikolojik, felsefi ve tarihi temelleri, Türk eğitim sistemi.

Okul Deneyimi I (1-4) 3

Bu derste öğretmen adaylarının mümkün olduğu kadar erken bir aşamada, bir uygulama öğretmeni nezaretinde okulu, öğrencileri ve öğretmenlik mesleğini çeşitli yönlerden tanıması amaçlanmaktadır. Bu ders kapsamında yer alması önerilen başlıca etkinlikler şunlardır: okul örgütü ve yönetimi, okuldaki günlük işler, zümre etkinlikleri, bir öğrencinin okuldaki günlük yaşantısı, bir öğretmenin okuldaki günlük yaşantısı, okul-aile işbirliği, ana ve yan branşlarla ilgili derslerin gözlenmesi, okul ve sorunları, araç-gereç ve yazılı kaynaklar ve öğretmenlik mesleğinin çeşitli yönleri.

Gelişim ve Öğrenme (3-0) 3

Çeşitli yönlerden insan gelişimi (bilişsel, sosyal, psikolojik, ahlaki, fiziksel, vb.), öğrenme yaklaşımları ve süreçleri, biçimleri ve öğrenmede bireysel farklılıklar.

Öğretimde Planlama ve Değerlendirme (3-2) 4

Temel program geliştirme kavramları ve süreçleri, ders programı, yıllık, ünite, günlük planların geliştirilmesi, içerik seçimi ve organizasyonu, öğretim yöntemleri ve stratejileri, materyallerin özellikleri ve seçimi, ölçme ve değerlendirme, değerlendirme yaklaşımları, test türleri, izleme ve başarı testlerinin geliştirilmesi, sınav sorusu yazma teknikleri, not verme.

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme (2-2) 3

Çeşitli öğretim teknolojilerinin özellikleri, öğretim sürecindeki yeri ve kullanımı, öğretim teknolojileri yoluyla öğretim materyallerinin (çalışma yaprakları, saydamlar, slaytlar, video, bilgisayar temelli ders materyali, vb.) geliştirilmesi ve çeşitli nitelikteki materyallerin değerlendirilmesi.

Sınıf Yönetimi (2-2) 3

Öğrenci davranışını etkileyen sosyal ve psikolojik faktörler, sınıf ortamı ve grup etkileşimi, sınıf yönetimi ve disiplinle ilgili kurallar geliştirme ve uygulama, sınıf içinde zaman kullanımı, sınıf organizasyonu, motivasyon, iletişim, yeni bir döneme başlangıç, olumlu ve öğrenmeye uygun bir ortam yaratma, sınıf içinde karşılaşılan davranış problemleri ve bunlara karşı geliştirilecek önlemler.

Özel Öğretim Yöntemleri I, II (2-2) 3

Konu alanında öğretim yöntemleri öğrenme-öğretme süreçleri genel öğretim yöntemlerinin konu alanı öğretimine uygulanması, konu alanındaki ders kitaplarının eleştirisel bir açıyla incelenmesi ve özel öğretim yöntem ve stratejileri ile ilişkilendirilmesi. Micro öğretim uygulamaları, öğretimin değerlendirilmesi.

Okul Deneyimi II (1-4) 3

Okullarda bir uygulama öğretmeni nezaretinde Öğretmenlik Uygulaması dersine temel oluşturmak amacıyla yapılan gözlem ve uygulamalar; bazı gözlem ve uygulama konuları: öğretimde soru sorma, yönerge ve açıklamalar, dersin yönetimi ve sınıfın kontrolü, çeşitli yönlerden bir öğrencinin incelenmesi, öğrenci çalışmalarının değerlendirilmesi, dersi planlama, ders kitaplarından yararlanma, grup çalışmaları, sınıf organizasyonu, çalışma yapraklarının hazırlanması ve kullanılması, sınıf içinde mikro öğretim uygulamaları.

Rehberlik (3-0) 3

Öğrenci kişilik hizmetlerinin amaçları ve eğitim içindeki rolü, rehberlik hizmet alanlarının tanıtımı, rehberliğin genel ilkeleri, öğrenciyi tanıma, yönlendirme, bilgi toplama ve yayma, psikolojik danışma, yerleştirme, izleme, danışmanlık, araştırma ve değerlendirme, çevre ile ilişkiler, mesleki yönlendirme, özel eğitimin amacı ve özel eğitime muhtaç öğrencilerin saptanması ve eğitimi.

Öğretmenlik Uygulaması (2-6) 5

Haftada bir tam gün ya da iki yarım gün (minimum 12 hafta) öğretmen adaylarının bizzat sınıf içinde öğretmenlik becerisi kazanmasına ve belirli bir dersi ya da dersleri planlı bir biçimde öğretmesi ve iki saat öğretmenlik uygulaması semineri (öğretmenlik uygulamasının değerlendirilmesi ve paylaşılması).

GENEL KÜLTÜR DERSLERİ

Bilgisayar (2-2) 3

Temel klavye becerileri; kelime işlem (word processing), grafik, elektronik tablo (spreadsheets), veri tabanı (database) programlarıyla çalışma; alanın eğitim programı çerçevesinde basit programlama uygulamaları; eğitim yazılımlarının (software) gözden geçirilmesi; sınıfta bilgisayarla çalışma.

Yabancı Dil I (3-0) 3

Yabancı Dil II (3-0) 3

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I (2-0) 2

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II (2-0) 2

12 Temmuz 2007

T.c.

T.C.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ

EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Eğitimin Sosyal ve Tarihi Temelleri Anabilim Dalı

KONU

Felsefesiz Eğitim Olur mu?

Teknoloji Çağında Felsefe

Dersin Adı

Eğitim Felsefesi

Ders Öğretmeni

Doç. Dr. Tayyip Duman

Hazırlayan

Habib Hamurcu

Mayıs 2001

ANKARA

DÜŞÜNCEYİ DEĞİL DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEK

Immanuel Kant öğrencilerine hitaben “ Benden hazır düşünceleri değil, düşünmeyi öğreneceksiniz” diyerek; felsefenin asıl amacının hali hazırdaki bilgileri öğrencilere aktarmaktan ziyade onları düşünmeye sevk etmek olduğunu belirtir. M.A.Ferriere “ Yalnız bilgi veren okul ortadan kalkmalıdır” sözü ile öğrenciyi doldurulacak bir vazodan ziyade tutuşturulması gereken bir ateş olarak görür.

Bu görüşler etrafında temel olarak eğitim anlayışını eleştiren Prof.Dr. İhsan Turgut; mevcut eğitim anlayışlarındaki tek tip birey yetiştirme ve orta standart anlayışını eleştirerek; eğitimin her şeyden önce kişinin kendisini bulması ve sınırlarını zorlaması gerektiğini ifade eder. Aklın en önemli özelliğinin eleştirmek, sorgulamak olduğunu belirterek, mevcut anlayış akla sadece körü körüne sorgulamadan inanma anlamını yüklediğini belirtiyor. Oysa aklın fonksiyonunun; seçenekleri görmek ve bunlar arasında uygun çözüm yolunu bulmak olduğuna inanıyor.

Öğrencinin eksikliğini hissetmediği hiçbir şeyi öğrenmek istemeyeceğinden ; bu istek ve hevesin oluşturulmasında felsefeden; onun sorgulama merak öğesinden mümkün mertebe yararlanılması gereklidir.

Prof.Dr. İhsan Turgut’a göre eğitim; çocuğun imgeleme ( hayal gücünü, yaratıcılığını) artıran; onu programlar ve ders kitaplarının üstlerine çıkaran, onları sorgulattırıp ezdirmeyen eğitimdir. Hayal gücünü, yaratıcılığını artırmayan, çocuğu araştırmaya sevk etmeyen bir eğitim, eğitim değildir. Yaratıcılık gücü; bizi sınırlı olan algısal dünyanın ve aklın tutkularının üstüne çıkarır. İmgelemede bir sentez var, yaratıcılık var, kişilik gelişir; bir üslup oluşur. Bilinci işe katmayı reddeden bir eğitimci, yalnızca bir şartlandırıcı olmakla yetinmek zorunda kalır.

Eğitimcinin bir ebe gibi fikir doğurtucu olduğunu belirterek; Sokratesin “ Öğretmen bir ebe gibidir; herkese biraz felsefe,biraz bilgelik bulaşmalıdır. Hele bu herkes bir öğretmen ise ona daha çok bulaşmalıdır .Felsefe öğretmenleri, öğrencileri kendilerine inandırmak için değil; onların aklını uyandırmak için ders verirler. Felsefe öğrencileri de öğretmenleri onların kendisinden bağımsız kaldığı için ona minnettar olurlar. Bu alanda okullarımızda felsefe bölümlerinin açılmasını gerekli bulmaktadır.

F.Charnot ; “ Felsefe sınıfı; insancıl orta eğitimi taçlandıran sınıftır. Felsefe sınıfı olmayan bir kolej, kafası kesilmiş bir gövdeden başka bir şey değildir.” Diyerek okullarımızda bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini; giderildiği takdirde eğitimimizde gözle görülür bir iyileşme; kalite artımı olacağını belirtir. Öğretmenlerin yerine göre bir Sokrates yerine göre bir Beethoven olmalıdır; notalarla, kelimelerle şaheserler meydana getirdikleri gibi; öğrencilerden de böyle kaliteli ürünler meydana çıkarabilirler.

J.J.Rousseau ; “ Size bir çocuk teslim ediyorum. Bu çocuk doktor olsun, hakim olsun, rahip olsun diye değil; adam, yani insan olsun diye teslim ediyorum ” Konunun bu kısmında eğitim ve öğretim kavramına değinen İhsan Turgut; Eğitim ile öğretim ayrımını dile getirerek;

Eğitim melekeleri geliştirir, öğretim bilgiler kazandırır;

Eğitim ruhu yüceltir, öğretim sadece araçlardan biridir,

Eğitim amaçtır; öğretim sadece araçlardan biridir. Sözleri ile önce kişilik geliştirmenin önemine değinir. Halkımız arasında kullanılan bir tabir vardır “ Tahsil cehaleti alır; eşşeklik baki kalır” halk dilinde de ifade bulan bu anlayış ile öğretimden önce öğrencilere eğitim verilmesi gerekir. Öğretim lisede, okulda, sınıfta; eğitim en birinci olarak aile ve sonrada okulda verilir; anlayışı da bunun bir yansımasıdır. Aynı şekilde; bilgiler veren öğretim; önceliği insanlar yetiştiren eğitime bırakmalıdır. Eğitimci bir aracı olmak durumundadır. Bu aracılığı da en iyi şekilde, bilgiye, insanlığa ve değerlere yapacaktır. F.Kieffer ; “ Kendini gençlerin eğitimine adamak isteyen kimsenin en temelli vasfı ruh tazeliği olmalıdır.” diyerek; eğitimcinin kendini yenileyen, tazeliği devamlı olarak içinde taşıyan bir kişiliğe sahip olması gerektiğini vurgular.

Oyunun önemine de değinen İhsan Turgut; oyunun çocuğun dış dünyasına açılan tek penceresi olduğunu vurgular. Oyun çocuğun dilidir. Onun imgeleme gücünü artırır. Yaratıcı yapar. Onun yaratıcılığı arttığı oranda başarılı olması da kolaylaşacaktır.

Sorgulama, felsefenin ve eğitimin temel yöntemidir. Sorgulamadan uzak eğitim, talimden başka bir şey değildir. Düşünmeden uzaklaştıran eğitim hiçbir şekilde okulu hayata taşıyamaz; fakat okulun birinci işlevi öğrenciyi hayata hazırlamak olması gerektiğinden hayat şartlarını sorgulama; olaylar arasında bağlantılar kurup, doğru seçimi yapabilmek için; okul hayatın bir ön hazırlığı olmalıdır. John Dewey; “ Toplum hayatı bakımından eğitmenin tek yolu bu hayatı yaşamak ve uygulamaktır. Aksi takdirde, suya girmeden yüzme öğrenmek olur.” Ezbercilik yetenekleri köreltir. Oysa ki samimi bir denemeden elde edilen en küçük sonuç; en iyi kopyadan daha değerlidir. Alışkanlık makineliktir. Hürlüğü sınırlar, bilinci paslandırır. Felsefe aklın temyiz mahkemesidir; devamlı değişen teknoloji ve insana bağlı olarak, temyiz gücünü çalıştıran akılda zamanına, çağına uygun doğruya varacaktır.

Eğitim kitaplarımızda tek yönlüdür; değişikliğe açık değildir. Ana kaynakların isimlerini sadece kitaplarda görürler; onlar için Sokrates; Emile; Nietzsche hiç yaşamamıştır. Yeni dönemde ürün veren hiçbir edebiyatçımız kitaplarda geçmez. Ama Avrupa ad tek kitap anlayışı yoktur. Birden fazla ders kitaplarımız yok. Dünyanın en iyi coğrafyasına; en derin tarihine ve son dinine sahibiz; fakat eğitim anlayışımızdaki eksiklik bizi geri bırakıyor.

Eğitim sistemimiz anlatı ve ezber üzerine kurulmuştur. ÖSS sınavları bile ezberciliği sorgulamaktan başka bir işe yaramıyor. Sorgulayıcı bir sınav sistemimiz yok. Her türlü bilginin sorgulanması gerekir. Umberto Eco, Gülün Adı’nda “ Bütün kitapları İncil de dahil, bütün kitaplar iman etmek için değil; anlamak ve araştırmak içindir.” der. Aşırı övme ve aşırı yerme gerçekleri görmemizi engeller.

TEKNOLOJİ ÇAĞINDA FELSEFENİN ÖNEMİ

Teknoloji çağımız insanlarına getirdiği bir çok kolaylık yanında; insanlara kolay bilgi sağlayarak zihnin o alanda çalışmasını engellemektedir. Bilgisayarı kullanan başkasının kafası ile düşünüyor. Bu halde insanlarda zihin tembelliğine yol açıyor. Böyle bir tembelliğe alışan zihnin yaratıcı olma niceliğinden bir şeyler kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya gelmesi muhtemeldir.

Bilgisayarın insanı düşündürmekten uzak tuttuğunu ileri süren Prof. Dr. Necati Öner; bu konuda bilgisayarı düşünen ve karar veren bir aygıt yerine koymuştur. Oysa ki bilgisayar her gün işe yeni başlayan bir yardımcı gibidir. Bilgisayar hata yapmaz; hatayı insan yapar. Bilgisayar bizim verdiğimiz komutlara göre işlem yapar, program çalışmıyorsa programcı hatasındandır. Atom bombası bir teknoloji ile gönderildiyse onu yapanda düğmeye basan da bir insan.

Prof. Dr. Necati Öner; kendini tamamen bilgisayara teslim eden; adeta onun esiri olan insan; bilgisayarın girmediği manevi dünyasını; yani din, ahlak, sanat dünyasını ihmal eder diye endişe ediyor. Aynı konuya ilgiyi çeken; Engin Gençtan’da “İnsan dış dünya uyaranlarıyla aşırı beslenirken, iç dünyalarından ulaşan uyaranların sesi giderek duyulmaz oluyor” diyerek; konuyu uzmanlık alanına taşımıştır. Bilgisayar teknolojisini; İnternet olarak ele aldığı zaman; bu dünyayı saran iletişim-bilgi ağını; bazı insanların dünyadan saklanma ve uyarıcı eksikliklerini gidermek amacıyla kullandıklarını belirterek; toplumdan kaçış olarak değerlendiriyor. Ama toplumdan kaçış söz konusu olduğu zaman F.Nietzshe’nin “ Kaçış; hasta olanın toplumdan kaçması olabileceği gibi; hasta olan toplumdan kişinin kaçışı da olabilir” diyor. Engin Gençtan, Prof. Dr. Necati Öner’ e hak verir bir nitelikte olarak “ Artan sayıda insan, arada bir enformasyonun ulaşamayacağı mekanlara kaçma ihtiyacını duyar oldu şimdilerde. Tabii bunun tam karşıtı ihtiyaçları olan insanlar da var, genellikle limbik sistemlerinden kopuk ve kortekslerin talepleri doğrultusunda yaşayan. Sürekli bilgi depolayan ve dinleyici bulduğunda da bunları geri kusan” açıklaması ile gelişen teknoloji karşısında enformasyon ağına düşen insanın limbik sisteminden yani duygu ve heyecan durumlarını meydana getiren beyin yapısından uzaklaşarak; korteksin yani bilgi durumlarını içeren beyin durumlarının etkisi altında kaldığını belirtiyor. Bu konuya değinen Necati Öner’de insanın insani olanlardan uzaklaşacağını; hatta duyu aleminin de bilgisayar ortamına girmesi halinde; yani sanat din gibi öğelerde bilgisayar ortamına taşınırsa, tarihi bir gelişme içinde oluşan insanlık tarihinin ortadan kalkacağını; yeni bir insan tipinin ortaya çıkacağını belirtir. Bu tip insanın duygulardan uzak makine adam olacağını, bu tip varlığın insanlık için tehlike olacağını belirtir.

İnsanın bilimle elde ettiği gücü bilimle kontrol edemez; diyen Necati Öner; bu elde edilen gücün kontrolünü insanların eline vermek gerektiğini, ve kontrol edecek insan yapısında mutlaka yoğun bir felsefe bilgisi olmalıdır görüşünü savunur. İnsanın psikolojik, sosyolojik ve fizyolojik yapısından da öte de bir metafizik yapısı vardır. Sadece ilk üç boyuta göre güce yön vermek yanlış olacaktır. İnsan söz konusu olduğu zaman onun metafizik yapısı da göz önüne alınmalıdır. İnsanı bütünlüğü ile ele alan felsefedir. Bilim ve teknolojinin insana sağladığı büyük güç, insan varlığının bütünlüğü dikkate alınmadan, sırf bilim için mümkün olan her yönde kullanılırsa insanın aleyhine olacak sonuçlar ortaya çıkabilir. Bilimsel faaliyet, her yöne açık bir faaliyettir. Onun kontrolü insani denen, insanın manevi dünyası ile ilgili değerlerle olur. Böyle bir kontrol tabi bir etkinlik insani olan amaca hizmet eder ve insanın mutluluğunu sağlar.

Bilgisayar alanında endişe duyduğu bir konu olarak ta; bilgisayarın ferdin zihin işlemesini olumsuz yönde etkileme ihtimalidir. İnsanlığın kullanmış olduğu her teknolojinin kullanışlılığı ile ilgili olarak bir felsefenin gerekliliği önemlidir. İnsan yapısı bütün boyutları ile düşünülerek yeni gelişen teknolojiden insanların mümkün mertebe faydalanmasını sağlayıp, zararlarından korumak koruyucu ve geliştirici bir felsefi düşünüş ile sağlanabilecektir.

Necati Öner; felsefenin faydalı olabileceği bir diğer alan olarak ta test usulü sınavları görür. Bu tür sınavlarda ezberleme ön planda olup düşünmeye yer verilmemektedir diyerek, felsefi düşüncenin akıl yürütme özelliği üzerinde durarak bu alanda da böyle bir düşünce geliştirilirse eğitim açısından daha faydalı sonuçlara erişebileceğimizi belirtir.

Gelişen teknolojiye karşı gelebilecek sorunlara karşı çözüm; insan varlığının daha iyi tanınmasında yatmaktadır. İnsan varlığını bütünlüğü içinde tanıyan bir kişi, ancak, insanla ilgili faaliyetlerde, olması gerektiği gibi hareket edebilir. Böyle bir hareketi sağlayan felsefi tutumdur. Bu nedenle gerek insan fertlerini gerek topluluk ve toplumları yöneten ve yönlendirenler ( yönetici, politikacı, öğretmen, yazar v.b) böyle bir tutuma girebilirlerse, insan hayrına olabilecek işler yapabilirler. Felsefi bir tutum da ancak felsefe öğretimi ile mümkün olacaktır.

Sonuç olarak insan ile ilgili olacak her alanda bir felsefe disiplini oluşturulmalı ve tüm konular aklın temyiz mahkemesinde sorgulanarak insanlığın yararına sunulmalıdır.

Habib Hamurcu

Eğitimin Sosyal ve

Tarihi Temelleri

21146021

12 Temmuz 2007

Sonraki Önceki


Kategorilere Göre

Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy