‘do’ Arama Sonuçları
BIR UZAKTAN EGITIM YAZILIM MIMARISI ve ÖGRENCI DESTEK SISTEMI
Yrd. Doç. Dr. Yavuz AKPINAR
Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul, Türkiye
Çalışmanın Amacı: Öğrenci gereksinimlerine adaptif olabilmeleri için kesif yoluyla öğrenmeye olanak tanıyan uzaktan eğitim yazılımlarına uzaktan destek verilmesine yönelik bir mimari açıklanmaktadır.
Aim of the study: This study outlines a distance education software and support environment architecture to adapt the exploratory software to needs of individual students.
GiriÅŸ
Bilgisayarların ses, görüntü, metin ve sayısal serileri isleme kapasiteleri hızla geliÅŸtiriliyor. CD-ROMların veri eriÅŸim hızları her ay neredeyse dizisel olarak artırılıyor. Yüksek hızlı modemlerle ses ve veri transferi ve iletiÅŸimi yapmak artık sıradan bir olgu. İletiÅŸim teknolojisindeki bu iyileÅŸtirmelerle, bilgisayar aÄŸları ve InternetÂ’in öğrenme ortamına sokulması giriÅŸimleri artıyor. Ayni veya farkli yerleskelerdeki birden fazla bilgisayarın birbirine uygun olarak baÄŸlanarak, veri, grafik ve metin gibi öğeleri birbirlerine iletebildikleri elektronik ortamlar oluÅŸturuluyor. Bu ÅŸebekeler, yerel ÅŸebekeler (LAN) ve bölgeler arası ÅŸebekeler (WAN) olmak üzere iki ana tür olarak bilinmektedir. LAN ve WAN tipi aÄŸlarla bugün her türlü iletiÅŸimi ayni bina içinde veya iki farkli ülkede (video kamera gibi donanım ve ilgili yazılım desteÄŸiyle) yapmak oldukça kolaydır. Veri ve program alışveriÅŸi veya ortak kullanımı artik o denli yayginlasmistir ki, 1945′te Vannevar Bush’un hayal ettigi “kagitsiz ofisler” ütopyasi neredeyse gerçeklesmis durumdadir. Süratli bir sekilde veri ve bilgi sistemlerine ulasmak için kullanilabilecek ag araçlari sürekli olarak gelisme göstermektedir. 1980′lerin ikinci yarisindan itibaren, elektronik posta (e-mail), telnet ve ftp gibi ortamlar Gopher, WAIS ve World Wide Web (WWW) gibi oldukça güçlü bilgi sistemleri ile gelistirilmektedir. Bu sistemler güvenlik, kullanim kolayligi, maliyet ve hizli erisim gibi nitelikler bakimindan daha uygun ve ekonomik hale gelirken (Debrecency ve digerleri; 1995), kurum ve bireyler tarafindan kullanimlari giderek günlük etkinlik haline gelmektedir. Egitim alaninda da bilgisayar aglarinin (LAN ve/veya WAN olarak) kullanimi yayginlasmakta ve bazi bilgisayar yazilimlarinin ortak kullanimi, ögrenme ve ögretme stratejilerinin degisik konu alanlarindaki teori ve uygulamalarinin tartisma listelerinde irdelenmesi, idari veri bankalarinin paylasimi ve elektronik yardimlarin alis-verisi halihazirda yapilmaktadir (Akpinar; 1995a, Chee; 1995). Hizli veri ve program degisimiyle birlikte, bu materyallerin analizi ve saklanmasinin da ayni ortam içinde hizla yapilabilmesinin kullanicilara sagladigi kolaylik açiktir. Farkli ortamlardaki bireyler bu olanaklari kullanip kubasik çalisarak daha verimli olabilir ve ürün kalitesini de önemli ölçüde artirabilirler.
Bütün bu gelismelerle birlikte insan niteliklerinin gelistirilmesi ve insan kaynaklarina yönelik yatirimlar da toplumlarin odak noktasi olmaya devam ediyor. Insan niteliklerinin artirilmasi söz konusu olunca, kaçinilmaz olarak ögrenme ortami da her gün tekrar sorgulanmaktadir. Tüm alanlarda insan niteligini artirmak için bilgisayar teknolojisinin ise kosulabilecegi düsünülürken ve donanimlar her geçen gün daha ekonomik hale gelirken, yazilim sorunlari dünyanin her yerinde devam etmektedir. Bilgisayarlari “uygun” sekilde herhangi bir konunun ögrenilmesinde ise kostugunuzda, o konuyu o uygun yazilimla çalisan bireylerin büyük çogunlugu diger etmenlerde saglanmak kosuluyla ögrenebilmektedirler (Kozma, 1991). Uzaktan egitim (UE) hizmeti alan birey sadece TV, radyo ve ders kitabi gibi ögrenme malzemeleri ile çalismanin ötesinde, animasyon, çoklu ortam ve etkilesimli ortam gibi daha etkilesimli bilgisayar yazilimlari ile de çalismalidir. Dolayisiyla “uygun yazilim” konusuna egitimle ilgili her kurumun daha ciddi ve sistematik olarak egilmesi gerekmektedir.
Örgün egitim için varolan yazilim sorunlari uzaktan egitim kurumlari için de geçerlidir. Uzaktan egitim hizmeti alan bireyin tek basina çalisarak ögrenmesinin dogurdugu ve hem yazilim tasarimcisini hem de diger otoriteleri ilgilendiren sorunlar vardir (McGiven, 1994; Tiffin ve Rajasingham, 1995; Parker, 1997). Bireyin gereksinimlerini yazilimin tam olarak karsilayamamasi ve bireyinde yazilimla çalismanin gereklerini yerine getirmemesi sorunlarin kaynagidir. Bagimsiz çalisan bireyin her an yardim için basvurabilecegi bir birimin olmayisi veya kilavuzlayici yardimin geç ulasmasi yazilimla ögrenmenin etkinligini azaltacaktir. Zeki ögretim sistemlerinde (Wenger, 1987) oldugu gibi yazilim bünyesine, ögrenciyi yeterli sekilde anlayacak ve ögrencinin durumuna göre dersi ayarlayacak birimlerin yerlestirilmesi sorununun çözümü gereklidir. Zeki sistemler hazirlamanin da sorunlu bir süreç (Akpinar, 1995b) oldugu bilindigine göre, sinif ortaminda veya sinif ortaminin desteginde kullanilan egitsel yazilimlarin niteliklerine ek olarak UE yazilimlarinin ögrenciye verdigi destek daha farkli olmalidir. UE yazilimlari hazirlanirken bilgisayarla iletisim ve ag teknolojileri de dikkate alinarak bazi entegre mekanizmalar yazilimlara insa edilebilir. UE kurumlariyla iletisim ve etkilesime olanak verecek mekanizmalar ögrenme sürecini daha dinamik kilarak verimli hale getirebilecektir. Iste bu çalisma ögrenci gereksinimlerinin göz önüne alinarak kesif yoluyla ögrenme yönelimli olarak hazirlanmis UE yazilimlarina uzaktan destek verilmesine iliskin bir mimari önermektedir.
Uzaktan Egitim Yazilimlari ve Uzaktan Destek
Ögrenci gereksinimlerini karsilayabilmek için bir yazilimin bazi temel niteliklere yada ögelere sahip olmasi gerekir. Örnegin, yazilim ögrencinin ilgili konu alaninda sürekli dikkatini çekecek sistemlere sahip olmalidir ki onun konuya ilgi duymasini saglayabilsin; yazilim bireyin ilgilerini motivasyonuyla bütünlestirerek ögrenme etkinliklerinin gerçeklesmesini saglamalidir; ögrencinin yazilim ortamina geldigi andaki bilissel ve duyussal özelliklerini dikkate alarak varolan bilgisini de ona kullandirtarak konu alani bilgisini insa ettirecek, kazanilan bilgilerin somut temeller üzerine oturtulmasina yardimci olacak, bilginin degisik formlariyla maniple edilmesine izin verecek, bilgi örüntüleri arasindaki iliskileri kesfettirecek ve ögrencinin bilgi iletisimini kendi durumuna uygun olarak gerçeklestirmesine yardimci olacak özelliklere sahip olmalidir. Bu niteliklerle beraber, yazilim mimarisinin hedef ögrenci kitlesinin o konudaki zorluk ve yanlis kavramlastirmalarini da göz önüne almasi kritik öneme sahiptir (White, 1985; Otsuki, 1993; Akpinar ve Hartley, 1996).
Ögrencinin çalismasini sürekli olarak kontrol edip, performans kayitlarini tutarak, bu kayitlar baglaminda ögrenciyi yönlendirecek yazilimlara gereksinim vardir. Ögrencinin konuyu kavrama düzeyine göre yönlendirici etkinligin neler olacagina dair kararlarin bir sekilde yazilima aktarilmasi gerekmektedir. UE hizmeti alan bir ögrencinin edindigi yazilima bu karar verici veya müdahale edici mekanizma nasil adapte edilecektir? Iletisim teknolojilerinden yararlanarak ise kosulacak olan uzaktan destek hizmetiyle ögrenci gereksinimine uygun hale getirilebilecek yazilimlar, adaptasyon sorununun çözümünde yardimci olabilir. Böyle bir dinamik ögrenme ortami mimarisi Sekil 1′de gösterilmektedir.
Sekil 1:Uzaktan destek modelli adaptif ögrenme ortami mimarisi
Bilgi ve Ögrenci Analizi
Herhangi bir konunun ögrenilmesini zorlastiran veya daha uzun zamanda ögrenilmesine bir çok etmen neden olmaktadir. Bu nedenler bireyin yeterli bilissel ve duyussal giris davranisina sahip olmamasi, konunun karmasik örüntülerden olusmasi, bireyin daha önceki bilgi örüntülerini ise kosamamasi ve yanlis kavramlastirmalari olarak sayilabilir. O halde UE hizmeti verilecek bireyin neleri ögrenecegi (ögrenme hedefleri) belirlendikten sonra, konu içindeki bilgi örüntülerinin kavramsal ve islevsel niteliklerinin belirlenmesi gereklidir. Çünkü yazilimi hazirlanacak bilgi birimlerinin karakteri ve hedef ögrenci kitlesini konuya ait bilgi durumu bilinmeden ortaya çikarilan yazilim veya materyal yetersiz kalacaktir (Sherry ve Morse, 1996). Bilgi analizi konuyu olusturan kavram ve iliskilerin bir kavram haritasi (Sowa, 1984) içerisinde belirlenmesi ile ortaya çikarilacak olan konu profilidir. Hedef ögrenci kitlesine ait bilgiler de bu ögrencilerden bir örneklemin alinip, bunlarin o konudaki sorulari yanitlama ve problem çözme sürecindeki düsünce biçimlerinin belirlenmesiyle gerçeklesir. Sözlü veya görüsme tipi sorgulamalarla ögrencilerin o konudaki yanlis kavramlastirmalari ve zorluklari ortaya çikarilmalidir. Ayrica örgün egitimde benzer kitleyle çalisan ögretim elemanlarinin isbirligi ile ve literatür yoluyla sözü edilen yanlis kavramlastirmalar ve zorluklar belirlenip geçerlenebilir. Elde edilen bulgularin geçerlenmesi konuya ait bilgi analizinin hangi bölümlerinde daha somut veya yogun olarak tasarim yapilacagina iliski bilgi verecektir.
Metaforik Sistemler
Ögrenmenin yapisalci olabilmesi ve bilgi insasi için bilgisayar destekli bilissel araçlara ihtiyaç vardir. Ögrenme malzemesinin ögrencinin daha önce ögrenmis olduklariyla ilgili olmasi, onunla bazi deneyimleri olmasi ve gerçek yasamda hayat bulmasi birey için konunun anlasilir kilinmasini saglayacak niteliklerdir. Yazilimlar bu tür bir içerige, konu alani bilgisini bir senaryo dahilinde isleyerek ulasabilirler. Ögrenci sunulan senaryo ile çalisirken ekran objelerini ve onlarin özelliklerinin maniple edebilir. Ekran objelerinin ve senaryo içindeki etkilesimlerinin vurguladigi bilgi örüntülerinin bireye kazandirilmasi amaçlanmaktadir. Kavram ve islemlerin birer süreç olarak islendigi bu ortamlar konu analizinin bilgisayardaki yansimalari veya ekran çevrimleridir. Metaforik sistem içinde islenen bilginin (konu alani dili) ifade edilis biçimlerinin (grafiksel, metinsel, sözel ve sembolik) ne olacagina iliskin yazilim tasarim karari bu noktada verilmelidir. Yazilimin nasil bir organizasyon ile anlamli ve etkilesilebilir kilinacagina dair çalismanin yapilmasi gerekmektedir. Ekran objeleri üzerinde ögrencinin yapacagi etkinliklerin tasarimlanan metaforik ortamda inceleme yapmaya, önceki bilgileri denemeye ve bilgileri kullanarak yeni örüntüleri arastirmaya firsat vermesi, ögrencinin metaforik ortamin kavramsal modelini kesfetmesi için gereklidir. Ayrica bu etkinliklerle beraber ve bunlarin sonucu olarak o konuda problem çözme becerisinin de gelistirilmesine temel teskil edecek somut bir bilgi temelinin olusturulmasi saglanmalidir.
Konu alani bilgisinin metaforik ortam ile islenmesi yada sistem obje ve islemlerine entegre edilmesi, sistem-ögrenci etkilesiminin boyutlarini belirleyecektir. Ögrencinin sistemi kullanirken hangi söylem biçimini kullanarak düsünecegi ve sistemi maniple edecegine dikkatle karar verilmelidir. Aksi takdirde ögrencinin varolan bilgisini ise kosma gerçeklesmeyeceginden sistem bilgisinin somutlastirilmasi da zorlasacaktir. Yazilim-ögrenci etkilesiminin birden fazla biçimde olusabilmesi ögrencinin kendine uygun bir iletisim moduyla çalismasini saglayacaktir (Shneiderman, 1992). Ortaya çikacak olan etkilesim, ögrencinin düsüncesini en uygun sekilde ise kosarak degisik temsil biçimleriyle bilgiyi kazanip ifade etmesine yardimci olacaktir. Sonuçta adaptif bir arabirim yazilima entegre edilerek yazilim-ögrenci etkilesimini desteklemelidir.
Yönlendirici Etkinlikler ve Ders Ofisi
Adaptif ögrenme ortamlarinin bir dizi problem durumuna veya etkinlik setine gereksinimi vardir. Etkinlik setleri yazilimin ögrenciyi yönlendirmesinde, onun düsünerek sistemi kullanmasini saglamada ve böylelikle ögrenmesinde büyük rol oynamaktadir. Degisik düzey ve yapidaki etkinliklerin olusturacagi izlence setlerinin metaforik ortama paralel olarak insa edilmesi gereklidir. Bir ders ofisi modeli içinde gelistirilecek olan bu izlenceler ögrenciyi sürekli aktif hale getirerek, bilgi kesfine götürecek olan inceleme, deneme, arastirma ve yorumlama gibi düsünsel etkinliklerde bulunmasini saglayacaktir. Etkinlik setlerinin zenginlestirilmesini ve yenilenmesini saglayarak, sistemin bireyin o konudaki gereksinimlerine uygun hale getirilmesine yardimci olacak bir de performans kayit ve kontrol mekanizmasi gereklidir. Bu mekanizma ögrencinin çalismis oldugu problem durumlarindaki çözüm süreçlerini (sonuçlari) kontrol ederek, bir sonraki etkinlik setinin ne tür bir set olacagina karar verecek bir birimdir. Ancak ders ofisi içerisindeki bu birimin zeki olmayan sistemlerde ögrenciye sunacagi yardim ve kilavuzluk sinirli olacagindan, bu birimlerin bir koordinasyon merkezi ile iletisim içinde olmasi kaçinilmaz görünmektedir. Bilgi iletisim teknolojileri UE hizmetinde görev alan ögretim elemanina yeni sorumluluklar ve islevler getirmektedir (Beaudoin, 1990), bu nedenle bir koordinasyon ve destek servisinde ögrencilerin çalistigi yazilim ile iletisim kurup, onlari kilavuzlayici yeni malzeme ile donatacak elemanlara gerek vardir.
Koordinasyon ve Destek Servisi
Ögrencinin sistemi nasil algiladigi, sistemde ne tür etkinliklerde bulundugu, sistemle gelen etkinlik setlerini ne derece basarili olarak tamamladigi veya hangi etkinlik setlerini tamamladigi, hangi tür etkinliklerde basarisiz oldugu ve ne tür söylem biçimlerini tercih ettigi bilinmelidir. Ancak bu tür bilgilerin isigi altinda yazilim sistemi ögrencinin gereksinimlerine yanit verebilir hale getirilebilir. UE kurumunun saglayacagi bir koordinasyon ve destek birimi, ögrenciden bu bilgileri modem araciligiyla alacak, bünyesinde toplanan diger bilgiler (diger performans kayitlari vb) isiginda yeni etkinlikler hazirlayip, ögrencinin kullandigi yazilimin ders ofisine göndererek ögrenci bilgisinin gelistirilmesine yardimci olacaktir. Ögrenci performans kayitlarinin verdigi dönütlere bakilarak ögrenciye saglanacak degisik etkinlik setleriyle birlikte, sistemi kullanmaya ve degisik sekillerde çalismaya yönelik kilavuzlayici bilgi ve yardimlarda gönderilebilecektir.
Destek servisinin toplayacagi zengin performans kayitlarinin olusturacagi bir “performans uzayi”, ögrencilerin karsilastigi yeni zorluklar ve yeni yanlis kavramlastirmalar hakkinda da bilgi toplamak için bir kaynak olacaktir. Çesitli kritik bulgular dogrultusunda uygun etkinlik setlerinin var olan etkinlik uzayindan seçilerek veya yeni setlerin yazilarak hazirlanmasi gerekecektir.
Koordinasyon merkezinin organize edecegi ve bir çok kurumda kullanilmakta olan tartisma listeleri de yazilim ile çalisan ögrencilerin birbirleriyle ve uzmanlarla konulari tartisabilecekleri bir ortam saglayabilir. Ögrenciler farkli ögrenme stratejileri hakkinda bilgi alisverisinde bulunabilir, degisik görüsleri tartisabilirler.
Böyle bir destek servisinin varligi UE hizmeti alan ögrenciyi geleneksel “yalniz” ögrenen durumundan kismen kurtarip, etkinliklerinin kontrol edildigi bir konuma getirebilecektir. Ders ofisinde depolanan ve yenilenen yönlendirici etkinliklerle kullanilan yazilim daha bir ögrenci merkezli hale gelebilecektir. Bu uzaktan müdahale yazilim-ögrenci etkilesimine dinamizm kazandirarak, ögrencinin kendi düzey ve durumuna uygun etkinliklerle bilgi örüntülerini ögrenmesine yardimci olacaktir.
Yazilim Rehberi
Yazilimin nasil kullanilacagina iliskin bilgiler yazilim yardim menüsünde açik ve anlasilir bir dille ifade edildigi gibi bir de kullanici el kitapçigi hazirlanmalidir. Kullanici el kitapçigi yazilimin temel birimlerini tanitarak, ögrenciye yazilimla nelerin nasil yapilacagina iliskin bilgi vermelidir. Ne tür yardim ve hata mesajlarinin var oldugu bir listede belirtilmelidir. Yazilimin nasil kurulacagi, veri ve bilgi girislerinin nasil yapilacagi, koordinasyon merkezi ile baglantinin nasil kurulacagi ve iletisimin ögrenmeye katkilarinin neler olabilecegi manuelde açiklanmalidir. Bu bilgilerle ise baslayan birey, yazilim birimleri üstünde kontrolün kendinde oldugunu hissederek, yazilim olanaklarini daha iyi kullanabilecektir.
Sonuç
Bilgisayar destekli egitim yazilimlarinin etkisi bu yazilimlarin nasil hazirlandigina ve kullanildigina bagli oldugundan, örgün bir egitim kurumundan uzakta tek basina yazilim destegiyle çalisacak bireyin yazilimi uygun olarak kullanmasi önemlidir. Dolayisiyla yazilim birimlerinin ögrenci gereksinimlerine adaptif olabilecek esnek bir yapiya sahip olarak hazirlanmalari gerekmektedir. Ögrenci etkinliklerinin kontrolü ve onlara verilecek destek hizmetinin niteligi ve sürekliligi ögrenmeyi pekistirip artirabilecektir. Tüm bu olanaklar ise kosulmadan önce kullanislilik ve etkililik degerlendirme çalismalarina tabi tutulmalidir. Burada önerilmekte olan mimari ile halihazirda ögretmenlere yönelik bazi yazilimlar tasarimlanmakta olup, bunlarin programlanmasini degerlendirme çalismalari izleyecektir.
Kaynakça
Akpinar, Y. (1995a) Internet for Collaborating Teachers: Preparing Curriculum Tasks for Interactive Learning Environments. Proceedings of ED-MEDIA 95, [Edited by H. Maurer] 733-734, Graz, Avusturya, AACE
Akpinar, Y. (1995b) Examining the Design Principles of ILEs. Proceedings of ICCE 95, [Edited by D. Jonassen & G. McGalla] 298-307, Singapore, AACE
Akpinar, Y. ve Hartley, J. R. (1996) Designing Interactive Learning Environments. Journal of Computer Assisted Learning, V. 12(1), pp. 33-46
Beaudoin, M (1990) The Instructor’s Changing Role in Distance Education. The American Journal of Distance Education, 4(2), 21-29
Bush. V. (1945) As We May Think. The Atlantic Montly, 1(1), 3-10
Chee, Y. S. (1995) Mind Bridges: A Distributed Multimedia Learning Environment to Support Collaborative Knowledge Construction. Proceedings of ED-MEDIA 95, [Edited by H. Maurer] 292-298, Graz, Avusturya, AACE
Debrecency, R., Ellis, A. ve Chua, K. (1995) The Integration of Networked Learning Delivery: from Strategy to Implementation. Proceedings of ED-MEDIA 95, [Edited by H. Maurer] 340-345, Graz, Avusturya, AACE
Kozma, R. B. (1991) Learning with Media. Review of Educational Research, 61(2), 179-211
McGiven, J. (1994) Designing the Learning Environment to Meet the Needs of Distant Students. Journal of Technology and Learning, 27(2), 52-57
Otsuki, S. (1993) Intelligent Environment for Discovery Learning. Proceedings of World Conference on Artificial Intelligence in Education 93, Edinburgh, Iskoçya
Parker, A. (1997) A Distance Education How-to Manual: Recommendations from the Field. AACE Educational Technology Review, No.8, 7-10
Sherry, L. C. ve Morse, R. A. (1996) An Assessment of Training Needs in the Use of Distance Education for Instruction. AACE Educational Technology Review, No: 5, 8-12
Shneiderman, B. (1992) Designing the User Interface: Strategies for Effective Human-Computer Interaction. Addison Wesley Publishing, Massachusetts, ABD
Sowa, J. F. (1984) Conceptual Structures: Information Processing in Mind and Machine. Addison Wesley Publishing, Massachusetts, ABD
Tiffin, J. Ve Rajasingham, L. (1995) In Search of the Virtual Class. Routledge, NewYork, ABD
Wenger, E. (1987) Artificial Intelligence and Tutoring Systems. Morgan Kaufmann, Los Altos, ABD
White, B. Y. (1985) QUEST: Qualitative Understanding of Electrical System Troubleshooting. ACM Sigart Newsletter, 93(1), 34-37
Anahtar Kavramlar: Adaptif Ortam, Metaforik Sistem, Ders Ofisi, Performans Kaydi, Yönlendirici Etkinlik
BIR UZAKTAN EGITIM YAZILIM MIMARISI ve ÖGRENCI DESTEK SISTEMI
Dr. Yavuz AKPINAR
Bogaziçi Üniversitesi, Istanbul, Türkiye
Özet: Bir çok uzaktan egitim ögrencisi yazili ders malzemesi, radyo ve televizyon programlari ve Internet gibi kaynaklarla kurs hedeflerine ulasmaya çalismaktadir. Uzaktan egitim ögrencilerine daha etkilesimli ders malzemeleri sunmak için bagimsiz ders yazilimlari hazirlanabilir. Varolan bilgi iletisim sistemleri kullanilarak ögrencilere gönderilecek yazilimlarin bilgi insasini kolaylastiracak sekilde hazirlanmalari önerilmektedir. Yapisalci sekilde esnek olarak programlanan yazilimlara ögrenci gereksinimine adaptif özellik bir “ders ofisi” ve “koordinasyon merkezi” ile saglanarak, yazilimlarin bireyin gereksinimine uygun olarak onunla iletisim kurmasi saglanabilir.
Anahtar Kavramlar: Adaptif Ortam, Ders Ofisi, Metaforik Sistem, Performans Kaydi, Yönlendirici Etkinlik
SUNU
Etkilesimli uzaktan egitim yöntemleriyle daha çok kisiye, daha nitelikli ürünler/hizmetler sunuluyor. Bu nedenle de “Sinirsiz Ögrenme” kapilari sonuna degin aralaniyor.
Ülkemizde de “Sinirsiz Ögrenme”yi yasamin bütün noktalarina yayabilmek amaciyla Türkiye Ikinci Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumunu düzenledik. Amacimiz, uzaktan egitim yöntemlerini tartismak, sorunlari ortaya koymak, uygulanabilir sonuçlar çikarmak, daha da ötesi bu alandaki kaynaklari birlikte kullanabilmek.
Bu sempozyumda da ciddi bir iletisim ve etkilesim rüzgari saglayacagina inandigimiz çok degerli bildiriler egitim altyapisinin gelistirilmesinde taze destekler sunacaktir.
Egitim sistemimizin bir sorumlusu olarak, önümüze serilecek bilgilerin yasama geçirilmesi; ülkemiz egitim ögretim altyapisini sinifla sinirli kalmaktan, zaman ve mekan sinirlamalarindan kurtarip “Yasam Boyu Egitim”e dönüsmesini amaçlayan bu sempozyumdan büyük heyecan duyuyoruz.
Bilginin küresellestigi; iletisim-bilisim-egitisim ortaminin göz kamastirici bir ivmeyle gelisip büyüdügü dünyada, egitimi geleneksel sinif ortamiyla sinirli tutmak, siz isteseniz de artik mümkün degildir.
Bu yil ikincisi düzenlenen Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumunda konunun bütün boyutlariyla tartisilacagina; yeni tasarimlar üretmede, öneriler gelistirmede, uygulamalardaki aksaklik ve eksiklikleri gidermede yeni bilgi ve birikimlerin paylasilacagina inaniyoruz.
Türkiye Ikinci Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumunda sunulan bildirilerin (zamaninda elimize geçmeyen bildirilerin disinda) derlendigi bu kitap, sempozyumla elde edilen bilgi ve dokümani tanitmak, yaymak amacina yöneliktir. Bu kitap, sempozyumu izleyeceklerin yararlanmasina sunulmak üzere sempozyum öncesinde hazirlandigindan yalnizca yazili olarak sunulmus bildirilerden olusmaktadir. Bu nedenle sempozyum boyunca yapilacak tartismalara, elde edilecek sonuçlara yer verilememistir.
Etkilesimli egitimdeki gelismeler karsisinda tüm dünyanin yasadigi mutlulugu paylasiyor, bilgi çaginin dünyasina “merhaba” diyoruz.
Ikinci Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, yarinin aydinlik Türkiye’sini gözlerinden okuyabildigim, kararli, inanmis insanlarin özverili çalismalari ile gerçeklestirildi. Emeklerine, katkilarina, beklentisiz ugraslarina tesekkür ediyorum.
Sempozyum çalisanlarinin hepsini ayri ayri anamasam da; Yürütme Kurulunda Aynur Uzer, Aysel Özfirat, Çetin Balanuye, Serpil Yürüker, Zehra Adiyaman; Çalisma Biriminde Isik Dursun, Muharrem Kalenci, Burak Sönmezer, Tunç Akdur’a; ayrica sempozyum çalismalarinin saglikli yürümesine katkida bulunan tüm UZEV ve FRTEB personeline tesekkür ediyorum.
Zaman ve enerjisini harcayarak Sempozyumun yetkinlesmesine katki saglayan Danisma Kurulu ve Bilim Kuruluna sonsuz tesekkürlerimi sunuyorum.
Milli Egitim Bakani Sayin Hikmet Ulugbay’a ve Milli Egitim Bakanligpi Müstesari Sayin bener Cordan’a desteklerinden dolayi sükranlarimi sunuyorum.
Incelik göstererek Sempozyuma katilan Çagrili Konusmacilara ve tüm bildiri sahiplerine saygilarimi sunuyorum:
Sempozyuma destek veren Acer,
Ankara Valiligi,
British Council,
Erdem Elektronik,
Ertegün Grup/Hughes/OneTouch,
Raksnet,
Kültür Bakanligi,
Meteksan,
Oracle,
Sevda-Cenap And Vakfi,
University of Sunderland,
UZEV,
Vakifbank’a tesekkür ediyorum.
“Bilgisayar Ögretimi Için Yeni Teknolojinin Kullanimi”
Gordon DAVIES, Helen SHARP, Mark WOODMAN
Open University, Milton Keynes, UK
Özet
Bu bildiri, 1988 yilinda ögrencilerden kendi bilgisayarlarini kullanmalarinin istendigi tarihten, Internet, Web kullanimi, bilgisayar konferansi ve yazili olmayan ödevlerin ögrencilerin günlük deneyimlerinin bir parçasi haline geldigi bugüne kadar Açik Üniversite’nin Bilgisayar Bölümün’de teknoloji kullaniminin gelismesinin isaretidir. Yeni teknolojinin en iyi kullanimina karar vermede söz konusu olan bazi pedagojik konularla kurs ekipleri tarafindan kullanilan çözümler birlikte tartisilmaktadir.
Bildiri
Ilk günler
Açik Üniversite’nin Bilgisayar Bölümü, ögrencilerin ögrenme deneyimlerini desteklemek için yeni teknolojilerin kullanimina, 70′lerde çalisma merkezlerinde bilgisayar terminallerinin kullaniminin baslamasindan 90′larda Internet kullanimina kadar her zaman öncülük etmistir. Destekledigi terminal sayisi az olmasina ve 1988 yilindaki ögrencilerin bilgisayar kurslari için bir kisisel bilgisayarla ihtiyaç duyduklarinda meydana gelen yetersizlige ragmen, bir ana bilgisayara bagli olan bilgisayar terminalleri o günler için önemli bir basariydi. Özellikleri, bugünün standartlariyla karsilastirildiginda çok yetersizdi, ancak o zaman, tüm kurs yazilimlarini çalistiracak özelliklere sahip ama ögrencilerin satin alabilecegi kadar ucuz bir makine tanimlamak gerekliydi. Bu nedenle kurs ekiplerinin ürettigi tüm yazilimlar tek bir flopy disk sürücüsü makinede çalisabilecek özellikte olmaliydi, çok pahali oldugu için hard diske izin verilmiyordu. Böyle bir makineyi satin alacak gücü olmayan ögrencilere yardimci olmak üzere Üniversite, bir sirketle kisisel bilgisayarlari düsük fiyatla kiralatmak için anlasti. Birinci sinif ögrencilerine de çok düsük fiyatla makine kiralama izni verilmisti. Yani bu erken dönemde Açik Üniversite’de teknolojinin kullanimina yol gösteren iki ilke gelistirilmisti. Teknolojiyi alacak mali gücü olmayan ögrencilere yardim etmek gereklidir ve bunu saglamak için gerekli oldugunda bu eksikligi daha etkili biçimde çözecek dis sirketlerle anlasma yapilir. Birincisi, bilgisayara erisimin herkese açik oldugunu üniversite ruhu olarak garanti altina alir; ikincisi, üniversite ve dolayisiyla ögrenci kitlesine düsen maliyeti azaltir. Aslinda 2. Sinif ve daha yukari siniflarin kurslari için bilgisayara erisim bir sorun olarak görülmemistir. 1988′de, ögrenciler ile ilgili bir maliyet getirmesine ragmen üniversitede 3000′den fazla ögrenci ile 1. Sinif düzeyinde bilgisayar giris kursu olmustur. 1988 yilinda, ögrenciler için bütün maliyet ayarlamalarimiza ragmen bilgisayara giris kursu 3000 ögrencinin üzerindeki mevcuduyla en üniversitenin en büyük düzey 1 kursu olmustur.
Iletisimin gelismesi
90′larin basinda telekomünikasyon kullanimi artarak evden bir modem ve telefon hatti kullanarak bir makineye erisimin çok kolay oldugu bir düzeye geldi. Bu dönemde, Üniversitede bulunan telekomünikasyon hatlarini kullanan bir Ögretim Teknolojisi kursu vardi ve bir konferans sistemine erisim amaciyla bu hatlarin kullanimi kursun bir parçasini olusturuyordu. Bilgisayara giris kursu komünikasyonu tanitmiyordu, çünkü kurs materyalini güncellestirmek maliyet getiriyordu ve ayrica komünikasyonun herhangi bir kullanimi ancak istege bagli olarak kursa eklenebilirdi. O zamanki deneyim Ögretim Teknolojisi kursuna katilanlarin tümünün komünikasyon kullanimini benimsemediginin izlenimini veriyordu. 1993 yilinda yazar, STILE projesine (Ögrenci ve Ögretmen Entegreli Ögrenme Ortamlari) Leicester, Loughborough ve De Montfort Üniversiteleri ile katilmak üzere Birlesik Kirallik’in Ögretmen ve Ögrenme Teknolojisi Programi’ndan ödenek almayi basardi. Proje, üniversitelerin personeli ve ögrencileri için, Açik Üniversite’nin de uzaktan kullanacagi, bir bilgisayar ortami gelistirmeyi içeriyordu. Ne yazik ki proje önceden kestirilemeyen olaylarla
World Wide Web’in ve Internet’in büyümesi olabilecek birçok seyi mümkün kilmistir. Ancak, projede, ögrenciler ve Ögretim Görevlisinin kullanmasi için 120 modem alimi ve bunlarin kullanimini izleyecek bir kisinin görevlendirilmesi için yeterli para vardi. 1995′te uzak bölgelerdeki (Iskoçya, Kuzeydogu Ingiltere, Galler ve Avrupa) bir grup egitmene, ögretim görevlileri ve ögrencilere sinirli bir iletisim saglamak ve ögretim görevlileri tarafindan verilen yüz yüze egitime katilmayanlara ders destegi saglamak amaciyla modem verildi. Dokuz grupta toplam 110 ögrenci bulunmaktaydi. Birinci Sinif konferans sistemi seçilmisti ve ögrenciler sistemi akranlari olan ögrenciler ve onlarin ögretim görevlileriyle iletisimde bulunmak için kullandilar. Ögretim görevlileri ögrenciler için, derslerle ilgili notlar, üzerinde çalisilmis fazladan örnekler ve ek ögretim materyallerinden olusan ek materyaller hazirladilar ve bu materyallerin tümüne sistemden ulasmak mümkündü.
Bu sinirli deneyin birkaç problemi oldu, hem ögretim görevlileri, hem de ögrenciler kendilerini seçmislerdi. Yasanan problemler, yazilimlarla ilgili problemler ve telefon konusmalarinin maliyeti gibi önceden tahmin edilebilen problemlerdi. Wilson ve Whitelock (1996) her hangi bir engelleyici olmayan çevrede olmasi gerektigini öne sürdükleri etkinlikleri siniflandirmak için üç boyutlu bir plan çerçevesi belirlediler. Bunlar asagidaki gibi özetlenebilir:
Bir bilgi boyutu (domain ve meta bilgiyi içerir)
Bir sosyal boyut
ve bir motivasyonel boyut
Wilson ve Whitelock makalesi [1] bunlari tartisir ama tam bir analiz olmadigi için; veriden çikarilacak sonuçlar yalnizca sosyal boyutun bu çesit iletisimin erken asamalarinda öncelige sahip oldugudur. Çiktilar, Laurillard [2] tarafindan tahmin edilmis olabildigi gibi fazlaydi. Lauillard: ortamin pedagojik yararlari tümüyle ögretici ve ögrenci, ya da özellikle akran ögrenciler arasinda verimli bir diyalogun ne denli basariyla sürdürülmesini saglamasina baglidir. Mason: ögrencilerin ögreticiyle oldugu kadar diger ögrencilerle etkilesimde bulunmaya deger verdiklerini söyledi. Mason tarafindan öne sürülen bir problem daha var [4]: 2 sistemin kullanimi bir ölçüde kurs içerigi tarafindan yönlendirilmediginden egitim yönünden degerli tartismalar olusturmak çok zor…’. Laurillard ve Mason’un söylediklerinden, STILE deneyinde sosyal boyutun baskin olmasina sasirmamaliyiz. Sunu ekleyebiliriz; yalnizca sosyal boyutu iyilestirmek yatirimin ögrenci ve üniversite tarafindan dogru düzenleme için yeterli olabilir.
Bilgisayar Bölümündeki diger gelisme telekomünikasyonun daha genis bir ögrenci grubu için kullaniminin genisletilmesiydi. 1996′da ayni bilgisayara giris kursundaki ögrencilerden bir baska deneyde gönüllü olmalari istendi. 350′den fazla ögrenci, ögrenci gruplarina bakan 23 deneyimli ögretim görevlisiyle çalismaya basladilar. Bu kez ögrenci gruplari, yalnizca internet yoluyla iletisim kurularak olusturuldu. Kurs materyalleri normal posta kanallariyla dagitildi, ama ögretim ve ödevlerle ilgili isler elektronik yolla yapildi. Bazi ögrenciler için on-line kaydolmak mümkündü ve dolayisiyla kurs dünya çapindaydi. Ögretim görevlileri de gönüllüydüler ve elektronik ögretici gruplarina kayitliydilar. Komünikasyonun kullanilmasinin genisletilmesinden baska, esas degisiklik, ögretim görevlilerinin ögrenci ödevlerini ekranda notlandirmasina olanak saglayan bir notlandirma aracinin kullanilmasiydi. Kagitsiz ödev bir gerçekti. Ögretim görevlileri ayni zamanda, kendilerine saglanan senkronize olmayan degisik ögretim modelleriyle on-line ögretimin de içindeydiler. Deney ve sonuçlari Petre ve digerlerinin [5] makalesinde yayimlandi, ama asil avantajlar sunlari içermektedir:
Elektronik ödevler ve ekranda notlandirma aracinin ögrencilere sagladigi hizli dönüt.
Ögrenciler arasinda isbirligi ve iletisimin artmasi
Yönetimsel etkinligin artmasi, daha az yönetimsel hata.
Ek olarak, böyle bir sisteme sahip olmak genel anlamda dünyaya erisimin genislemesine olanak verir.
Internet ve WWW’in kullanimi
Deney 1996′da devam etti ve kurs ekibinin kazandigi deneyim, 1998 yilinda açilan yeni kursa rehberlik etti. Ancak yeni kurs, teknolojide ve müfredattaki diger gelismelerden etkilendi. Bu kurs, hem ögretimde teknolojinin kullanimi hem de bilgisayara girisin ögretimdeki yaklasimi yönlerinden, Açik Üniversite’nin ürettikleri içinde belki de en önemlisidir.
Bilgisayara giris kursu olusturulmaya baslandiginda: Konu merkezli yaklasim kisa sürede ortaya çikti ki bunun pedagojisi ve bu pedagojiyi aktaracak teknoloji yerine kondugu yapilandirilmis programlama kursundan tümüyle farkli olmaliydi. Bazi tasarim hedefleri belirlendi: güncel olmali, güncellestirilebilir olmali, sunumunda etkili (hizli ve uygun maliyetli ) olmali, Açik Üniversite’nin ulusal ve uluslararasi rekabetine izin vermeli. Bir alt hedef de ögrencilerin yatirim yapmasina bekledigimiz bilgisayar teknolojisinin kullanimini onayladi. Bu hedeflerin tümü bizi kursun web’e dayali sunumuna uygun sekilde tasarlanmasi sonucuna getirdi. Yani, ucuz, hizi, yüksek bant genisligi olan netwörklerin “pendig”i , ögretim materyalleri için kullanilan ortamlar, ve materyallerin sitili ve içerigi World Wide Web’den oldukça fazla etkilenmelidir.
Ancak, kursta kullanilan pedagoji ya da teknoloji yalnizca kursun sunumu örnegin, dagitim ve sürdürme gerekçeleriyle adapte edilmemisti. Ögrencilerin kazanmasi gereken bilgi ve beceriler açisindan kurs içerigi de pedagoji ve teknoloji kullanimini genis ölçüde belirledi. Örnegin, asagidaki kurs amaçlari, bilgisayar teknolojisini kullanarak gerçeklestirilebilir:
Bilgisayari ve yazilimlatri genel olarak anlamak ve genis bir terminolojiyi rahatça kullanmak;
Komünikasyon ve çoklu ortam yazilimlari da içinde olmak üzere pratik kullanimli yazilimlari beceriyle kullanmak;
Karmasik sistemleri tanimak ve parçalariyla ilgili nesne merkezli analiz ve tasarim fikirlerini uygulamak;
GUI leri de içinde olmak üzere küçük Smalltalk uygulamalari gelistirmek;
Grup çalismasindan kaynaklananlar da içinde olmak üzere büyük boyutlu yazilim gelistirmeyle ilgili problemleri anlamak;
Insan bilgisayar etkilesimiyle ilgili kavramlari tanimlamak ve kullanici arayüzlerini eslestirebimek;
Global networked bilgisayar’la ilgili yararlari ve riskleri .
Her bir konu basligi (bkz. Web sayfasi http//:mcs.open.ac.uk) birbirini destekler. Özellikle, nesne merkezli ve yazilim sistemleri düsünme kavramlari Internet ve Web’in gerçekligine iyi bir sekilde uyarlar. Dolayisiyla, örnegin, [Ünite 1′de] Internet’in komünikasyon yapisini nesne merkezli yazilimin mesaj gönderme yapisina iliskilendiriyoruz. Daha da ötesi, Web’in kutulandirma ve isbirlikçi dogasi, is organizasyonlarinin benzer yapilari ve (nesne merkezli) yazilim yapilari için kullanisli içsel olsa da bir metafordur. Gerçekten de metafordan öteye gidiyoruz. Smalltalk programlama ortami öyle bir biçimde tasarlandi ki pratik egsersizler ve tartismalarla uygun dizin programlama ortaminin kendi HTML browser’inda web sayfasi olarak verilmektedir.
Yazilim gelistirmenin, ‘Teknik’ basliklar yaninda insan yani da söz konusudur. Grup çalismasinda ögrenciler konferansi kullanarak birlikte çalismak zorundadirlar. Ideal olarak web konferans sistemi kullanilabilirdi. Ama web konferans hedef olmayi sürdürmekte.
Özet olarak, kurs, çesitli ortamlarin birbirini tamamlayacak sekilde kullanimini saglayacak biçimde tasarlandi. Kurs iki bloga ayrildi: her bir blok belirli sayida hafta isini kapsar. Bir ünite, bir basili metin, bir basili metin arti bir bilgisayar tabanli ‘Ögrenme Kitabi’ (asagiya bkz.), bit TV programi, bir Grup Çalismasi projesi için bir konferans, Web sayfalari, bir etkilesimli CD-ROM, ya da bunlardan herhangi birkaçinin bir bilesimi olabilir. Bu parçalarin her biri asagida tanimlanmaktadir.
Kurs dosyasinda saklanacak bagimsiz kagitlara basilmis metinler ünitelerin büyük kisminin temelidir. Sizi diger parçalar yönlendirirler.
Ünitelerin çogu Smalltalk programlama ortaminin parçasi olan bir Ögrenme Kitabi içinde bilgisayar destekli pratik bölümleri içerir. Ögrenciler bir bilgisayar dersini tamamladiklarinda tekrar basili metne dönerler.
TV programlarinin yayini çesitli ünitelerin temelini olusturur. Basili TV Notlari senaryo ve amaçlari içerir. Ilgili Web, daha fazla notu içerir ve ilgili bilgiye baglanti saglar. FirstClass yazilimi konferans ve e-posta için saglanmistir. E-posta bir ögrencinin ögreticiyle ve diger ögrencilerle mesaj alisverisi için kullanilir.
Web sayfalari, bir kurs takvimine, özel olarak web tabanli materyaller ve ek materyaller, ödevler, yazilim, bilgi güncellestirme (basili materyaldeki yanlislari düzeltme gibi), bir basliga yönelik ek açiklamalar, referanslar ve ileri düzeyde okumaya yönelik hyperlink’lere erisim saglar. Genel kaynak olarak ve müfredatin bir bölümünü, örnegin network bilgisayar basligini vermek için bir baska yayinevi tarafindan basilan bir Kurs Kitabi.
Kurs yazilimlarinin çogu CD-Rom’larda dagitildi (örnegin, Smalltalk programlama ortami).
Diger CD-ROM’lar hazir etkilesimli çoklu ortam programlarini tasimaktadir. Map CD-ROM’u bunlardan biridir.
Internet’in Kullanimi
Internet, Kursta çesitli biçimlerde kullanilmaktadir. Genelde ve gayri resmi bir kaynak olarak ögrencilerin Worl Wide Web’e ve kurs konferanslarina erisimleri için kullanilmaktadir. Daha önemlisi Internet kullanimi asagidaki nedenlerle zorunludur:
E-posta: Bu, siradan kagit postalamanin yerini almistir. Kullanimi, ögrenci ve üniversite, ögrenci ve ögretici ve ögrenciler arasindaki iletisim için zorunludur. Firstclass konferans sistemi 1998′de e-posta için kullanilacaktir, ancak kendi e-posta sistemlerini kullanmak isteyen ögrenciler mesajlarini otomatik olarak göndermek için FirstClass’i kullanabileceklerdir.
Konferans: FirstClass konferans sistemi 1998′de kullanilacaktir. Konferans grup çalismasi için gereklidir. Grup çalismasi projelerinin degerlendirme biçiminden dolayi FirstClass kullanilmalidir. Kursun basliklarinin tartisilmasi için resmi olmayan konferanslar, ‘Coffee bar’ sohbetleri (bölgesel, ulusal, uluslararasi) mümkün olacaktir.
World Wide Web: Netscape Navigator ögrenci kullanimina sunulacak, ancak benzer browserler (Microsoft Internet Explorer gibi) da kullanilabilir. Bir Web browserinin kurs için kullanisli olmasi için frame’leri desteklemeli ve Java destegi olmalidir. Her bir ünite, ek bilginin, dur komutlarinin vb. Saglandigi bir web sayfasina sahiptir. Ünitelerin birçogu Web sunucusundan dosyalari yüklemenizi gerektirmektedir. Web sunucusu ayni zamanda ögretmen notlandirici Ödevler (TMA lar) için yararli olacaktir.
Elektronik TMA sunulmasi: Tüm TMA larin üniversite tarafindan gelistirilen yeni elektronik TME (ETMA) sistemi yoluyla üniversiteye dolayisiyla ögretim görevlilerine sunulmasi düsünülmektedir.
Ögrenciler ödevlerini ya bir e-posta ara yüzü yoluyla (ödevi bir ek dosya olarak postalayarak) ya da bir web ara yüzü yoluyla sunabileceklerdir. Kurs su anda 5000′i akin kayitli ögrencisiyle ilk uygulamasindadir.
Çoklu ortam kullanimi
Telekomünikasyonun kullanimi giris kursunda ögretime açik bir sekilde hakimdir, ancak çoklu ortam CD-Rom’lari da bulunmaktadir. Lisans üstü programda çoklu ortam kullanimi daha da gelismistir. Kurs ekibi, yazilim gelistirmeyle ilgili bir kurstaki profesyonel Lisans üstü ögrencileri desteklemek için, hayali bir yazim evine dayali bir bilgisayar tabanli çoklu ortam ögrenme ortami tasarladilar. Ortam ögrencilere, kursta ögretilen tekniklerin pratik uygulamasi için gerçekçi bir ortam ve kursun ögrenme amaçlarina uygun ögrenme ihtiyaçlarini karsilayacak bir dizi proje çalismasi saglamaya yöneliktir. Ögrencilerden bu ortamla baglantili olarak 100 çalisma saati kullanmalari beklenmektedir. Kurs çesitli ortamlar kullanilarak verilmektedir: video, audio, bilgisayar yazilimi ve basili metin. Geleneksel olarak, bu ortamlar bir kurs içinde entegre edilmistir, ama ayri ayri verilmektedir. Geçmis yillarda, bu ortamlarin entegre edilmesini incelemek üzere bir dizi proje uygulanmistir [6]; bunlarin sonuçlari tesvik ediciydi. Bu alanda yapilan çalismalardan çikan prensiplerden biri çoklu ortamin yalnizca ögrenme çiktilarinin belirgin olarak gelistirilebilecegi yerlerde kullanilmasi gerektigiydi.
Kursun geçmisteki yöneticisiyle olan deneyimden, ögrencilerimizin kabullenmekte zorluk çektikleri yazilim gelistirmeyle ilgili üç alan belirledik:
1.
Bir proje ekibindeki insan etkilesiminin türü, düzeyi ve yapabilecegi etki. 2.
Yazilim gelistirmelerinin çogunlugunun boyutu ve karmasikligi 3.
Kurs boyunca sunulan görünüste birbiriyle baglantisiz bir dizi teknik arasindaki iliski ve bu tekniklerin birbirine göre üstünlügü: bunlar arasinda nasil seçim yapacaksiniz ? birlikte nasil çalisirlar ? vs.
Diger üniversitelerde bu noktalarla bir grup projesi içinde ugrasilabilmektedir (çözülmese bile). Bilgisayar destekli çoklu ortam ögrenme ortami hayali bir yazilim evine dayalidir. Ögrenciler bu yazilim evine ‘katilirlar’ ve projelerde çalisirlar, ekip ve müsteri toplantilarina katilirlar, sirketin diger çalisanlariyla etkilesirler.
Kursa bir yazilim evi simülasyonu katmanin amaci yazilim gelistirme etkinlikleri için gerçekçi bir ortam olusturmaktadir. Bu ortamin birbirini tamamlayici iki ögrenme deneyimi saglamasini bekliyoruz:
1.
Ögrenciler, standart bir ders kitabi çalismasinin izin vereceginden daha genis bir ortamda olan ………………. materyalinden ögrenilen fikir ve teknikleri uygulayabileceklerdir. 2.
Gerçekçi bir ortamda yazilim projelerinde çalisarak ögrenme gereksinimi artar ve ………… kaynak materyaline dönülerek bu gereksinim karsilanabilir; dolayisiyla da daha etkili ve yönlendirilmis bir ögrenme gerçeklesir.
Niçin bilgisayar destekli çoklu ortam
Yazilim gelistirme, yönetimde oldugu gibi, deneyim sonrasinda çok daha iyi incelenir. Üzerinde durulmasi gereken birçok nokta, ögrencilerin, bes kisiden fazla kisinin bir yildan uzun süre çalismasi gereken ticari amaçli büyük bir projede çalisarak problemlerle yüz yüze geldiklerinde anlasilabilir. Ögrencilerimizin çogunlukla deneyime dayali olmalarina karsin bu deneyim son derece degisken olabilir ve bizim, bu deneyimleri normallestirecek ögrenme materyallerini saglamamiz gerekir.
Durum inceleme (case study) materyalini basili olarak vermeyi seçebilirdik özellikle çoklu ortam sistemlerini gelistirmenin yüksek maliyetini göz önüne alarak bu fikri tartistik [7] ama basili materyalin olumsuzlugu tepki göstermemesidir. Bu ortamda bir öykü ya da senaryonun içine çok etkili bir biçimde çekilebilirsiniz ama ne olacagini görmek için bir seyleri deneyemezsiniz. Dagitim ortami olarak yazilim kullanirsaniz bunu yapabilirsiniz.
Bu kurs kapsaminda, bir dizi istegi modellemeye, müsterinin isteklerini açiga çikarmaya ya da bir sistemin kilit girislerini hangi girislerin olusturduguna karar vermeye vb. Yardim etmek için bir CASE araci kullanma ‘denenebilir’. Bu tür etkinlikler basit metinle gerçeklestirilemez.
Bu etkilesimi saglamak ve yukarida ortaya konan konulari vurgulamak için, ögrencilerin bir yazilim gelistirme ekibine katilarak problemler yasamalari ve problemlerin çözümlerini bulduklari benzetim yapan bir CD-ROM üretmeye karar verdik. Olay incelemelerinde çalisirken karsilasilan problemler ögrenme gereksinimini güdülemektedir. Bu gereksinim daha sonra da ……. materyalini ya da yazilim evi ortaminin içindeki diger bilgiyi kullanarak karsilanir. Bu simülasyon ortami deneyimi, ögrencilerin ögrendigi çesitli metot ve tekniklerin ögrenme amaçlarinda yer alan metot seçenekleri hakkinda karar verebilecekleri sekilde entegre edilmesinden emin olmalidir.
Kendimize sürekli sordugumuz bir soru çoklu ortamin fazladan ne katkisi oldugudur. Durum incelemesi ve onun çesitli ürünlerini yalnizca kagit üzerinde vererek ne kaybedebiliriz? Kurs verilirken yaklasimin formel degerlendirmesini yapmayi planliyoruz, ancak teknolojinin yalnizca kendisi için degil yararli oldugu için kullanilmasini güvenceye almak da istiyoruz.
Tasarim amaçlari
Simulasyonu otentik yapmak istedik. Bu nedenle ögrenciyi, sosyal ve teknik çesitli faktörlerin etkilestigi genis bir organizasyonun parçasi olduklarini hissedecekleri yazilim evinin içine çekmemiz gerekti. Bunu gerçeklestirmek için çesitli sunum ve simülasyon tekniklerini kullanmamiz beklenmekte, ancak biz ögrencilerin görünüsü iyi ama içi kof bir sunumla aldatilmasini istemiyoruz. Woolf ve Hall’un [8] söyledigi gibi ‘Parlak grafik ve simulasyon yeterli degil; deneyim otentik ve ögrenenin yasamiyla ilintili olmali’.
Aslinda biz yazilim gelistirmenin ögrencinin genellikle zorlandigi bu yanlarina isaret etmek istiyoruz. Organizasyonun özelliklerini belirlemek, hiçbir unsurun ilgisiz ya da dikkat dagitici olmamasini saglamak önemli bir mücadeledir.
Asagidaki ortamin saglanmasi gereken deneyimler listesi verilmektedir:
1.
Yazilim gelistirmenin gerçeklestigi bir organizasyon. Bu, diger personel, kalite brosürü gibi sirket dokümani, kontrat anlasmalari vb. Içerir. Bu organizasyonun kültür yapisi tüm projelere geçecektir. 2.
Ögrencinin proje ekibine katilip sistemi gereklilik analizinden test etmeye kadar tüm gelistirme basamaklarinda izleyebilecegi bir boyutta olan bir proje. Bu, bir projenin yürütülmesinde, organizasyonla ilgili sorunlarin projeye nasil yansiyacagi da içinde olmak üzere, derinlemesine bir deneyim olusturacaktir. 3.
Ögrencinin tüm yanlarini tam olarak anlamasi için gereginden büyük bir proje. Bu büyük bir projenin yürütülmesindeki yönetim konularini kesfetmekte ve çok sayida yazilim projesinin boyutunu göstermekte kullanilabilir. Bu alan herhangi bir egitim ortaminda deneyim olusturmak açisindan oldukça güçtür. 4.
Kursta ögretilen degisik teknik yöntemlerin ve yasam çemberi modellerinin kullanimini göstermek ve ‘karistir ve yakistir'’i arastirmak için uygulama tiplerinin yayilmasi. 5.
Ilginç kullanisli ve genisleyen pratik egsersizleri saglamak için projelerde ve organizasyonda yeterince yer almak.
Kurs su anda ilk sunumunda ve ögrencilerden dönüt beklemekteyiz.
Gelecek
Bilgisayar ögreten bir bölüm, bilgisayar endüstrisi dünyasindaki gelismeleri görmezlikten gelemez. Yalnizca ögrettigimiz için degil, nasil ögrettigimiz ve ögrencilerle nasil etkilesimde konularinda güncel olmaliyiz. Çevrelerinde gördükleri teknoloji ögrenci beklentilerini yükseltmektedir. Bizim beklentimiz, ögrenci beklentilerinin bizim giris kursumuzu ya da yazilim gelistirme kursumuzu aldiktan sonra yükselmesidir. Teknoloji hakkindaki ögrenci beklentilerine yanit vermek ya da ögretimi gelistirmek için yeni teknoloji kullanimina yönelik büyük bir yatirimi bu iki kursa ayirdik. Diger kurslar su anda First Class kullanan ögrencilerle ögretim görevlilerinin etkilesimine ve ödevlerin elektronik olarak verilmesine firsat vermektedir. Bunu normal bir siralama olarak görüyoruz ve bu artik ayricalikli bir durum degildir. Tüm kurslarimizin 2001′e kadar bu sinirli elektronik yolla verilecegini düsünüyoruz.
Referanslar
INTERNET ÜZERINDE UZAKTAN EGITIM:
ODTÜ’DE JAVA TABANLI BIR GÖRÜNTÜ ISLEME DERSI
Prof. Dr. Ugur HALICI,
Y. Doç. Dr. Volkan ATALAY,
Doç. Dr. Kemal LEBLEBICIOGLU
Hakan ARKAN,
Adem MÜLAYIM,
Serhan CERAN
Bilgisayarla Görme ve Yapay Sinir Aglari Arastirma Laboratuvari
Elektrik ve Elektronik Mühendisligi Bölümü,
Orta Dogu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), 06531, Ankara
Abstract: The aim of the study presented here is to prepare an interactive environment on WWW for a graduate level course. For this aim the HTML pages in which JAVA scripts and applets are used and they will be accessed through a WWW service by the university students. The subject of the course is chosen as “Image Processing”‘. The reason behind this selection is the thought that the course will be much more effective when it is given in a multimedia computer environment when compared to the classical education of this subject . This course is being prepared in the context of the ” Education on Internet in METU’ project of METU Informatics Institute.
Özet: Burada sunulan çalismanin amaci, yüksek lisans seviyesinde bir ders için WWW üzerinde etkilesimli bir ortam hazirlamaktir. Bu amaçla, içine JAVA uygulamalari yerlestirilen ve WWW üzerinden erisilecek HTML sayfalari kullanilmistir. Hazirlanan dersin konusu “Görüntü Isleme” olarak seçilmistir. Böyle bir seçimin arkasindaki sebep, bu dersin çoklu-ortamda sunulmasinin, konunun klasik yolla ögretilmesinden daha çok etkili olacagi düsüncesidir. Bu ders ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nün “ODTÜ’de Internet Ortaminda Egitim” projesi kapsaminda gelistirilmektedir.
1 Giris
Egitimcilerin görüsü, 21. yüzyilin egitim sisteminde iletisim aglari ve bilgisayar araçlarinin kullanildigi ögrenci merkezli uzaktan etkilesimli egitimin, egitmen merkezli klasik egitimin yerini alacagidir. Türkiye’deki yaygin egitim, televizyon yayinlarinin kullanildigi ikinci faz asamasindadir. Henüz telekonferans araçlarinin kullanildigi üçüncü faz ve bilgisayar aglarinin etkilesimli kullanildigi dördüncü fazda bazi denemeler disinda bir çalisma yoktur. Üniversitelerdeki kadrolar, üniversite imtihanina girenlerin çok altinda kaldigi ülkemizde ilerde iletisim aglari ve bilgisayarlarin kullanildigi bir egitime ihtiyacin çok fazla olacagi açiktir.
Henüz Türkiye çapinda bilgisayar aglarinin egitimde kullanilacagi bir alt yapi yoktur. Ancak, üniversiteler alt yapi ve ögrencilerin konuya yatkinligi açisindan pilot uygulamalarin rahatlikla gerçeklestirilebilecegi ortamlardir.
Bu çalismada amaç, lisans üstü seviyede bir ders için Internet üzerinden etkilesimli bir ortam hazirlamaktir. Bu amaçla Java Scriptlerinin kullanildigi HTML ile hazirlanmis sayfalarin WWW servisi ile üniversite ögrencilerine açilacaktir. Ders olarak Görüntü Isleme konusu seçilmistir. Bu konunun seçilmesindeki sebep, görsel efektler tasimasi nedeniyle klasik egitim yöntemlerinden ziyade etkilesimli multimedya bilgisayar ortaminda bir egitimin bu konuda çok daha etkin olacaginin düsünülmesidir. Böyle bir ders Görüntü Isleme konusunda bir çok bilgisayar programin gelistirilerek dersin içine gömülmesini gerektirmektedir.
2 Internet Üzerinden Egitim
Geleneksel sinifta egitimden farkli bir yapisi olan Uzaktan Egitim (=Yaygin Egitim) programlarinin sunulusu sirasinda çok degisik teknikler kullanilmaktadir. Uzaktan egitim, ögrenci-merkezli bir ortamdir . Buradaki amaç ögretmek degil ögrencinin kendi kendine ögrenmesini saglayacak bir ortam olusturmaktir. Uzaktan egitim, kullanilan teknikler açisindan üç kategoriye ayrilmaktadir:
1) Basili metin üzerinden yapilan ve bazen videokaset, sesbandi, veya CD ROM gibi diger teknolojilerle desteklenen uzaktan egitim,
2) Televizyon yayinlari ile yapilan egitime dayali ve diger teknolojilerle desteklenen uzaktan egitim,
3) Bilgisayar aglari üzerinden yapilan uzaktan egitim.
Uzaktan Egitim konusunda Dünya’daki egilim ögrenci-egitimci etkilesimine fazla olanak tanimayan single-mod’dan önemli etkilesim bileskeler tasiyan multi-mod uzaktan egitim yöntemlerine geçis yönündedir (Brown ve Brown 1994). Tek yönlü videokonferans ve televizyon yayinlari genellikle ögrenci-egitimci arasinda iki yönlü etkilesim saglamak üzere telefon veya fax yardimiyla desteklenmektedir.
Uzaktan egitim konusunda en son gelinen nokta Internet üzerinden telekonferans olarak veya WWW araciligiyla etkilesimli olarak sunulan uzaktan egitimdir. “Sanal” egitim olarak da adlandirilan Internet üzerinden egitim, hypermedya ve hypertext olanaklariyla birlikte dünya çapinda ögrenciye ulasma imkani yaratmaktadir. Internet uzerinden üzerinde konferans düzenlenmesi TV egitim programinin yayinlanmasindan daha ucuza malolabilmektedir.
A.B.D.de 300den fazla üniversite ve kolejde “sanal” kurslar düzenlenmekte ve bir çok sahada diploma verilmektedir. Bu enstitüler ders materyallerini WWW sayfalarina yerlestirmekte ve daha sonra IRC, MOOs, MUDs, listserver veya e-mail araciligiyla sinif tartismalari ve etkilesim saglamaktadirlar. Bazi fakülte ve yüksek okul yöneticileri “sanal” egitimi özellikle lisans ve yüksek lisans egitim için uygun bulurken, bir çok egitimci “sanal” egitimi 21.yüzyilda klasik egitim yöntemlerinin yerini alacak genis kitlelerce kullanilacak yeni egitim biçimi olarak görmektedirler (Dündar, Hendel 1996)
Bir çok ülke uzaktan egitim konusunda projeler gelistirmektedir. Avrupa toplulugunda EUROPACE (The European Programme for Advanced Continuing Education) ve DELTA (Developing European Learning throughout Technological Advance) bu projelerden sadece ikisidir. Bilgisayar üzerinde etkilesimli egitim veren üniversite URL adreslerinden bazilari asagida verilmistir :
http://www.caso.com/iu.html Internet University
http://www.to.utwente.nl/ism/online96/campus.htm Online Learning
http://www.zdu.com/ ZD Net University
http://www.gwu.edu/~etl/programs.html A list of sites for distance education
3 Uzaktan Egitimde Java Uygulamalari
Internet ve Enformasyon teknolojilerinin gelismesiyle birlikte egitimde kullanilan kaynaklar da degisime ugramistir. Bugün dünyada bilgisayar destekli egitimde kullanilan en ileri teknoloji Internet üzerindeki WWW (World Wide Web) servisidir. WWW, Internet üzerinde çalisan küresel, etkilesimli, grafiksel bir hypertext enformasyon sistemidir. Baslangiçta WWW dagitik bir multimedya sistemi olarak kullanilmaya baslandiysa da yeni gelisen teknikler WWW’nin etkilesimli olarak kullanilmasina olanak saglamistir (Alexander 1995), (Gordin 1995). WWW kullaniminda önemli bir egilim bu servisin sadece bilgi dagitiminda degil egitim ve ögretimde de kullanilmasi yönündedir. WWW’nin, canlandirma yapilmasina olanak taniyan ve nesneye dayali yeni bir programlama dili olan Java’yi desteklemesiyle birlikte, WWW ile egitim alaninda önemli bir adim atilmistir. Çünkü Java dili WWW sayfalarini basit bir statik hypertext metin halinden çikarip, onlara etkilesim ve canlandirma yetenegi getirmistir. Bu sayede, Internet üzerinden edilgen degil etkilesimli ögrenme mümkün olmustur (Anuff 1996), (Davis 1996). Norveç, Danimarka Izlanda gibi yüksek derecede ulasimin zor oldugu ve kisilerin ayrik yasadigi ülkelerde, bugün Internet üzerinden uzaktan egitim yaygin olarak kullanilmakta, bu konularda yogun arastirmalar yapilmaktadir (Jalobeanu 1996).
Java Script uzantilarinin HTML ile birlikte kullanilmasi etkilesimli bir ögrenme ortaminin dogmasini saglamistir (Stobard ve Regan 1996). Java script kullanilmasi ayri ayri pencerelede degisik bilgilerin gösterilmesine ve birden fazla pencerenin ayni anda tek bir fare tiklamasiyla degismesine olanak tanimistir. Bu sayede ana egitim penceresinden ayni anda ayri yönlerde ilerleme imkani dogdu. Java scriptleri ile ögrencilerin konuda ne kadar ilerlediklerini tesbit etmek, veya kaç soruyu dogru cevapladigini anlamak mümkün olmakta, ögrenci bir sonraki asamada yönlendirilebilmektedir (Lemay 1995).
Java program kodu donanimdan bagimsiz olarak çalisabilmektedir. Tasinabilirligi saglamak amaciyla Java derleyicisi tüm derleme islemlerini Java sanal makinesiine göre düzenlemektedir. Java nesneye dayali bir dildir ve ayrica C koduna ulasmaya olanak tanimaktadir.
4 Türkiye’deki Durum
Türkiye’de kullanilan uzaktan egitim programlari tipik olarak ve genis kitlelere ulasmayi amaçlayan tek yönlü egitimdir. Temel iki açik ögretim programi Eskisehir Anadolu Üniversitesi tarafindan hazirlanan Açik Ögretim Fakültesi (AÖF) ve Milli Egitim bakanligi tarafindan koordine edilen Açik Lise (AL)dir. (Murphy 1996). 1982 yilindan beri lisans egitimi hizmeti veren AÖF’de 1996 yili itibariyle 434.537 ögrencisi bulunmaktadir ve 18 program sunulmaktadir (Odabasi, 1996). Açik lise 1992 yilindan beri hizmet mektedir. Her iki programda da özel tasarlanmis kitaplar, bültenler, televizyon ve radyo yayinlari yer almakta, AÖF de ayrica video teyp ve yüzyüze ders de yer almaktadir. Bu programlarda bilgisayarin uzaktan egitimde kullanimi arzulanmakta, bir takim çalismalar planlanmaktadir ancak yaygin kullanimi mevcut degildir. (Murphy 1996), (Riza, 1996). Bunlarin disinda Firat Üniversitesinde Firat Televizyonu Yayinlari ile uzaktan egitim yapilmakta, E-mail ile bazi egitim çalismalari yürütülmektedir, Internet WWW üzerinden egitime geçilmesi arzulanan hedefler arasinda bulunmaktadir. (Varol 1996)
Türkiye’de bilgisayar destekli egitim, uzaktan egitimde yaygin olarak kullanilmasa da, ülke çapinda okullara sunulmus durumdadir (Murphy 1996). Eskisehir Anadolu Üniversitesi esgüdümlü bir çalismayla 14 ilde birbirlerine yerel ag içinde bagli 20-30 bilgisayardan olusan bilgisayar laboratuvalarini kurulmustur (Odabasi 1996). Milli Egitim bakanliginin Bilgisayar destekli egitim çalismalari, ve AÖF ile Anadoluya kurulan laboratuvarlardaki bilgisayarlarin ülke çapinda bir aga baglanmasi, Anadolu ve büyük sehirlerdeki ögrencilerin büyük miktarda bilgiye ulasmalarina ve kendi ayarlarinda ögrencilerle iletisim kurmalarina olanak taniyacaktir.
Türkiye’de Internet bir çok üniversitede günlük yasamin bir parçasi haline gelmistir Ancak Internetin egitime yönelik olarak kullanilmasinda çok az çalisma yapilmistir. Bunlardan baslicalari asagida açiklanmistir.
ODTÜ Egitim fakültesinde açilan “ScE 519 Courseware Design for Computer Mediated Learning” isimli derste ögrencilere Internet araçlari, hypertext/hypermedia ve multimedia aygitlarini kulllanmak ve bunlari kullanarak Internet için bilgisayar ortamli ögrenme araçlari yaratma yöntemleri ögretilmektedir (Çagiltay, Özden 1996)
1995-1996 yili sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde, o sirada ODTÜ’de bulunan P. Randolph tarafindan, Texas Tech Üniversitesindeki bir sinifa Yüksek lisans seviyesinde “Production and Operations Management” isimli bir MBA dersi verilmistir. Bu ders için sanal sinif ortami yaratan ve ayrica asenkron erisime de olanak saglayan MOO yazilimi kullanilmistir.
Bogaziçi Üniversitesi Bilgisayar mühendisliginde yapilan bir çalismada ise Veri Yapilari ve Algoritmalar ile ilgili bir dersin Yigin, Kuyruk, bagli liste ve ikili arama agaci konulari ile ilgili JAVA uygulamalari gelistirilip Internet üzerinden erisilir olmasi saglanmistir (Akin, Erdem 1996)
“Akdeniz Bölgesinde Uzaktan Egitim için Metodolojiler ve Teknolojiler” adli Avrupa Toplulugu MedCampus projesi kapsaminda düzenlenenen 1994 yaz okulu sirasinda Izmir Çesme ile Italya Lecce arasinda 64KB hat üzerinden bilgisayarla uzaktan egitim denemesi yapilmistir (Öztürk 1994, 1996)
1997 yilinda, ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nce ODTÜ’de Internet Üzerinden Egitim Projesi baslatilmistir. “CEng 538, Advanced Graphics and User Interfaces” isimli bir ders bu proje kapsaminda hazirlanarak 1997-1998 Sonbahar döneminde Internet üzerinden sunulmustur. Bu çalismada bahsedilen Görüntü Isleme Dersi yine bu proje kapsaminda gelistirilmektedir.
5 Sanal Ortamda Görüntü Isleme Dersi
Gelistirilmekte olan Görüntü Isleme Dersi Internet üzerinden HTML sayfalari halinde sunulmakta ve bu sayfalara görüntü isleme tekniklerini açiklayan JAVA appletleri yerlestirilmektedir. Ders kapsamindaki konular asagidadir:
Giris (Introduction) *
Dönüsüm Teknikleri (Transform Techniques) *
Fourier Dönüsümü *
Haar Dönüsümü *
Wavelet Dönüsümü *
Görüntü Iyilestirme (Enhancement) *
Ileri Operasyonlar (Advanced Operations) *
Sinir Belirleme (Edge Detection) *
Bulaniklik Belirleme (Blur Identification) *
Morfolojik Görüntü Isleme (Morphological Image Processing) *
Renkli Görüntü Isleme (Color Image Processing) *
Desen Teknikleri (Texture Technics) *
Segmentasyon (Segmentation) *
Gorüntü Gösterimleri ve Görüntü Sikistirma (Image Representation and Compression)
Sanal görüntü isleme dersinde her bölümün basinda, konuyu açiklayici bir açiklama verilmektedir. Daha sonra ögrencinin konuyu anlamasi Java ile yaplimis alistirmalarla pekistirilmektedir. Konunun sonunda ögrenci bir sonraki konuya geçebilmek için, konu testini geçmek zorundadir. Eger ögrenci testte basarisiz olusa, ögrenci gözden geçirilmesi gereken konulara yönlendirilecektir (Bkz sekil 2 ).
Dersin hazirlanmasi halen devam etmektedir. Java appletleri hazirlandikça, bunlar HTML sayfalari içine koyarak kullanima hazir hale getirilmektedir. Makalenin son halinde daha detayli bir bilgi verilecektir.
6 Sonuç
Giris kisminda açiklandigi gibi 21. Yüzyilda egitim, iletisim aglari ve bilgisayar araçlarinin kullanildigi yaygin egitim seklinde olacaktir. ABD ve diger bati ülkeleri bu teknikleri aktif olarak egitimde kullanirken, Türkiye’deki yaygin egitim henüz ikinci faz asamasindadir. Bahsedilen çalisma bu açigi kapatmaya yönelik bir pilot uygulamadir. Uygulama olarak Görüntü isleme konusu seçilmistir, bu konu uzmanlik ve bilgi birikimi gerektiren bir konudur. Bu birikim bu uygulama ile kalici ve yaygin bir egitim ortamina aktarilmis olacaktir.
Halen Görüntü Isleme Dersinde kullanilacak olan Java programlarinin kodlanmasi ve WEB sayfalarinin tasarimlari devam etmektedir. Bu islemler bittikten sonra Internet üzerinde test asamasina geçilip, gerekli eklemeler ve düzenlemeler yapilacaktir
Kaynakça
Levent Akin, Erhan Erdem, ” WWW Üzerinde Java ile canlandirilmis bir ders uygulamasi”,
Shirley Alexander, 1996,Teaching and learning on the WWW, http://www.scu.edu.au/ausweb95/ papers/education2/ alexander/Ed Anuff, The Java Sourcebook, John Wiley
Isik Aybay, Yonca Aybay, 12-15 Kasim 1996, “Türkiye için Dört Asamali Yaygin Uzaktan Egitim Projesi”, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara (Türkiyenin özgün kosullari dikkate alinarak gelistirilmis Yaygin Uzaktan Egitim Projesi (YUZEP) adli bir modelinin asamalari ve olabilirligi tartisilmistir.
Celalettin Baykul, Teyfik Üret, 12-15 Kasim 1996 Internetin Egitime Uygulanmasi, FTP ve WWW’nin karsilastirilmasi, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu
Celalettin Baykul, Tevfik Üret, 17-18 Kasim 1995 “Ilk ve Orta Ögretimde Internetin kullanimi”, Türkiye’de Internet Konferansi, Bilkent Üniversitesi, Ankara
Kürsat Çagiltay, Yasar Özden, 12-15 Kasim 1996 Preparing Courseware by WWW: A cae Study in METU-Distance Learning Via Internet, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu
Stephen R. Davis, 1996, Learn Java Now, Microsoft Press
Halil Dündar, Darvin Hendel, 12-15 Kasim 1996, Post Secondary Distance Education in United States: An Overview of Approaches and Issues, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara
Douglas Gordin, et al, Using the WWW to build learning Communities in K-12, http://www.covis.nwu .edu/papers /k12wew.html/
M. Jalobeanu, June 1996 “Internet in education in Iceland”, Agora online, www.agora.ro
Lawa Lemay, 1995, Teach Yourself Web Publishing with HTML in a Week, Indianapolis, Sams Publishing
Karen Murphy, 12-15 Kasim 1996 Enhancing Interaction in Turkish Distance Education, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara
Ferhan Odabasi, 12-15 Kasim 1996, Computer Education in Distance Education: An Application in Anadolu University Open Education Faculty, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara
Hüseyin Özgen, Hikmet Marasli, Azmi Yalçin, 12-15 Kasim 1996, Türkiye'’de Internet Araciligi ile uzaktan egitim için uygulanabilir model önerisi, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara
Yusuf Öztürk, (Compied lecture notes) Methodologies and Technologies for Distance Education in Mediterranean, Summer School 1994 and 1995 lecture Notes
Yusuf Öztürk, 12-15 Kasim 1996, Improving Educational Option in The Mediterranean Countries, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu
Paul Randolph, 12-15 Kasim 1996 Distance Learning: An Internet Experience Between Turkey and Texas, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara
Enver Tahir Riza, 12-15 Kasim 1996 Türk Açik Ögretimi ile Ingiliz Açik Ögretiminin Karsilastirilmasi”, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu, Ankara
Simon Stobart, Richard Regan, 12-15 Kasim 1996, The Design and Development of a Distance Learning Module Using ajvaScript Supported Web Client, Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu
Asaf Varol, 12-15 Kasim 1996, Televizyon, Teekonferans ve Internet Sistemlerinin Uzaktan Egitim Amaçli kullanimi (Firat Ü.) Türkiye 1. Uluslararasi Uzaktan Egitim Sempozyumu.
Anahtar Kelimeler: asenkron uzaktan egitim, JAVA, HTML, WWW, Internet, Image Processing Course
Keywords: asynchronous distance education, JAVA, HTML, WWW, Internet, Image Processing Course
EN IYI ÖGRETIM SEKLININ ARASTIRILMASI
Kharytyna Demchenko, Ingilizce Ögretim Görevlisi,
3ad2
12 Temmuz 2007
Aile konferansları
Konferansa hazırlanma, ailenin, öğrencinin ve öğretmenin hazırlanması biçiminde de olur. Konferansa katılan herkes konferansa yeterince hazırlandığında konferans daha üretici ve rahat olacaktır.
a)Öğrencilerin hazırlanması
Öğrencilerin hazırlanmasında ilk adım, konferansın amaçlarını tartışmak, öğrencilerin soru sormalarına ve ilgilerini ifade etmelerine izin vermektir. Öğrenciler, ailelerine rapor verilmesinin nedenini ve konferansta neler olacağını bilmeye gereksinme duymaktadırlar.
İkinci adım, öğrencilere kendi isteklerini değerlendirme fırsatını sağlamaktır. Düzenli öğretmen-aile konferansının birinci amacı, öğrencilerin başarılarını sınıflandırmak ve buna göre gruplamak olduğundan, öğrencilerin bu sürece katılması doğru bir yaklaşımdır. Öğrencilere, kendi çalışmalarını değerlendirme fırsatının sağlanması, aynı zamanda ailelerine verilecek bilgi tiplerine olan düşmanlığı azaltır. Öğrencilerin kendilerini değerlendirmelerinin birçok yaklaşımı vardır. En özgün ve geçerli yöntem, öğrencilere kendileri hakkında bir kart düzenlemelerine izin vermektir. Kendini değerlendirmeyi geliştirmenin en kolay ve etkili yöntemi, okulun gereksinim duyduğu konuları içeren maddelerden oluşan kartı doldurmalarını istemektir.
Kendini değerlendirme kartı
Öğrenci bu kartları doldurduktan sonra, her öğrenci ile bunları tartışmak, özetlemek için bir programın yapılması gerekmektedir. Bu konferansta öğretmen ve öğrenci arasındaki değerlendirme faklılıklarını tartışmak için öğrencilere izin verileceği açıklanır. Bu farklılıkları tartışmak çok önemlidir. Ailelere, öğrenci hakkında olumsuz bilgi verilecekse, bunu önceden öğrencilerle tartışmak gerekir. Öğrenci, kendisine uygun bir biçimde davranıldığını hissettiğinde, öğretmenlerine ve akranlarına daha kibar davranır ve saygılı olur. Bilgi kartı ile birleştirilebilen diğer bir yöntem, öğrencilerin belirledikleri amaçları ile akademik başarı ve davranışlarını karşılaştırmaktır.
Öğrencilerin Kendini Değerlendirme Bilgi Kartı
Öğrencinin Adı
Okuma
1-Bir öğretim döneminde yaklaşık olarak kaç sayfa okudun?
2-Okuma konusunda hedeflediğin başarı düzeyini yakalayabildin mi?
3-Edebiyat kitabınızdaki ve okuma parçasındaki günlük ödevinizi yaptınız mı?
Matematik
1-Tüm ödevlerinizi zamanında yapmakta güçlük çektiniz mi?
2-Matematikte açık olmayan veya daha fazla yardıma gereksinme duyduğunuz bir alan var mı?
3-Bu dönem matematikte hangi derecede ödüle layıksınız? Derece Çaba
Dilbilgisi
1-İşlenen konunun ile ilgili kelime listesine çalıştınız mı?
2-Ders kitabındaki ödevleri zamanında yaptınız mı?
3-Dilbilgisinde bu dönemde kaç puan almalısınız? Puan Çaba
El Yazısı Yazma
1-El yazısından bu dönemde kaç puan alacağınızı düşünüyorsunuz? Puan Çaba
2-El yazısı konusunda daha başarılı olman için neye gereksinme duyuyorsunuz? Çaba
Fen Bilgisi, Sosyal Çalışmalar ve Sanat
Bu dönem bu alanlarda kaç puan alabileceğini düşünüyorsun?
Lütfen her puanın gerekçesini açıklayınız.
Fen bilgisi Puan Çaba
Neden?
Sosyal Çalışma Puan Çaba
Neden?
Sanat Puan Çaba
Neden?
Bu alanlardan hangisinden daha başarılısın?
Üzerinde daha fazla çalışman gereken alan hangisidir?
Bu yıl, hangi alanda gelişme gösterdiğini düşünüyorsun?
Lütfen aşağıdaki işaretleri kullanarak alışkanlıklarınızı ve kişisel gelişiminizi değerlendiriniz.
+Beklenen gelişme =Yeterli * Bu alanda gelişmeye gereksinim vardır
Uygun olan işareti çizgiye koyunuz.
Çalışma Alışkanlığı
___ Ders planını izleme
___ Ödevleri zamanında yapma
___ Grupla çalışma
___ Anlatılanları dinleme
___ Çalışmalar sırasında düzenli ve temiz olma
___ Çalışmalardaki sorumluluk duygusu
Kişisel Büyüme Alanı
___ Diğer insanların duygularını önemseme
___ Okul kurallarına uyma
___ Kendi davranışınızı kontrol etme
___ Kendi eylemlerinizin sorumluluÄŸunu kabul edebilme
___ Diğerleri ile geçinebilme
___ Kendin veya öğretim etkinliği ile ilgili bizimle paylaşmak istediğin başka şeyler var mı?
___ Bu karta yazmak istediğin veya ailenle paylaşmak istediğin herhangi bir şey var mı?
___ Bu dönemdeki öğretme biçimi hakkında herhangi bir yorumunuz var mı?
___ Benim yardımcı olabileceğim başka bir konu var mı?
Kaynak: Jones, Jones 1998:156
b)Ailelerin hazırlanması
Öğretmen, ailelere konferansa ilişkin bilgiyi içeren bir mektup gönderir.
c) Öğretmenin hazırlanması
Öğretmenler, olumlu ve rahat bir etkileşimle açık bir biçimde ailelerin bilgi edinmelerini sağlamaktan sorumludurlar. Bu amacı başarmak için üç temel adımın atılması gerekmektedir.
Konferans için öğrencileri hazırlamak.
Öğrenciler hakkındaki önemli bilgileri sağlamak ve düzenlemek.
Rahat ve güvenilir bir fiziksel ortam oluşturmaktır.
Bir aile konferansında kullanılan dört önemli veri tipi vardır:
Öğrenci ve ailelerin sınıf hakkındaki duygularına ilişkin veriler.
Öğrenci davranışları ve davranışları geliştirmek için girişilen çabaların sonuçlarına ilişkin veriler.
Öğrencilerin akademik çalışmasına ilişkin veriler
Herhangi bir sorun olduğunda, çözümü için meslektaşların ve uzmanların konferans konusundaki verileridir.
Konferansta; öğretmenler, ailelere çocukların davranışlarına ilişkin özgün açıklamalarda bulunmalıdırlar. Bunun temel nedeni, davranışı iyileştirmede çocuklara yardım etmektir.
Her konferansta, önemli konulardaki öğrenci çalışmasına yönelik örneklerden güçlük çektikleri alanları anlamalarına yardımcı olacak özgün örnekleri içermelidir.
Bireyselleştirilmiş bir programın geliştirilmesinde uzmanlarla çalışılırsa, uzmanlara konferans hakkında bilgiler sağlamak yararlıdır. Bu konferansın sonuçlarının kaydedildiği standart formlar kullanılarak bu sağlanılabilir. Bu tip veri sağlamanın bir çok üstünlükleri vardır. Ailelere konferansın bir özetini vermek yararlıdır.
Konferans Öncesi Aile Anketi
Lütfen anketi doldurunuz en kısa sürede bize ulaştırınız. Teşekkürler.
Adı:——————————————–
1.Bu yıl çocuÄŸumun okula yönelik tutumu ——————————————————
2.ÇocuÄŸunuz okuldaki en büyük ilgisinin —————— dersi olduÄŸunu ifade etmektedir.
3.ÇocuÄŸunuzun okuldaki en büyük ilgisi —————————olmak gibi görünmektedir.
4.Çocuğumun daha iyi yapacağı bazı şeyler şunlardır (bunlar okulla ilgili olmak zorunda değil)
a-
b-
c-
5.Öncelikle çocuÄŸumu çok çalışmasını görmekten hoÅŸlandığım anlar —————————————————————————————————————————-
6.Okulda konuşabilmemiz için çocuğunuzun sahip olduğu bazı iyi özelliklerini lütfen belirtiniz
—————————————————————————————————
7.Bu yıl merak ettiÄŸim ÅŸeyler ——————————————————————
8.ÇocuÄŸunuzun yapmaktan hoÅŸlandığı ancak hiç yapmadığı ÅŸeyler —————————
9.ÇocuÄŸunuz için güçlük çektiÄŸiniz ÅŸeyler (okul çalışmasında gerekli olmayan örneÄŸin küçük iÅŸler yapmak)—————————————————————————–
10.ÇocuÄŸunuzun bu okulda yapmaktan hoÅŸlandığı ÅŸeyler————————————–
11.ÇocuÄŸun hoÅŸlandığı birçok ÅŸey (ilgi, hobi) ————————————————–
12.ÇocuÄŸunuza daha fazla yardım edebileceÄŸiniz önerileriniz———————————————————————————————————————————–
bu soruları doldurmaya zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
Kaynak: Jones,Jones,1998:161
Konferans Özet Formu
Öğrencinin adı……………………………………..
Akademik başarı
Okuma……………………………
İyi yaptığı……………..
Çalışmaya gereksinmesi olan konu…………………….
Matematik
Matematik puan ortalaması………………
BaÅŸarı gösterdiÄŸi alanlar………………………………
GeliÅŸtirmesi gereken alanlar………………………………..
DiÄŸer konular…………………………………..
Davranışsal ve kişisel özellikler
ÇocuÄŸunuzda gördüğüm olumlu özellikler………………………..
GeliÅŸtirmesi gerekenler……………………..
Sonuç, yorum
Evde yapacaklarınız…………………….
DiÄŸer yorumlar……………………………………..
Kaynak: Jones,Jones,1998:163
Aile EleÅŸtirilerini Etkili Olarak Ele Almak
Öğretmenler, aile toplantılarında çok sinirli ve eleştirici karşı karşıya gelebilirler. Bunlar, öğretim etkinlikleri için yıkıcı olabilir. Ancak, bu tip ailelerle başa çıkmanın bazı yolları vardır.
Aileler, nazik bir tavırla karşılanmalıdır. Çok kibar ve yumuşak davranış gösterilmesi, ailenin sinirli ve eleştiride yıkıcı olmasını güçleştirir.
Ailelerin heyecanlarını yenmesi için, etkin dinleme kullanılmalıdır.
Konferansın başlangıcında savunmaya geçmek veya ailelerle tartışmak, yalnızca aile heyecanını artırır.”önerilerinizi değerlendireceğim” veya “bu konuyla gerçekten ilgilendiğinizi anlıyorum” gibi cümleleri kullanma, ailelerin duygularını öğretmenin anlamasına yardım edebilir. Bu taktik, ailelerin daha sakin olmalarına olanak sağlayabilir.
Aile ile gerçekten ilgilenmek ve aileyi dikkatlice dinlemek; duygusal olumsuzluğu ve yoğunluğu azaltır.
Ailenin tepkisi ve heyecanı karşısında, öğretmenler, sakin kalmaya ve mesleki beceriklilik göstermeye, ayakta kalmaya, aile ile göz iletişimi kurmaya özen göstermelidirler. Öğrenciler, sakin öğretmene daha etkili tepki göstermektedirler(Brophy, Evertson, 1976; Kouin, 1970). Aileler de öğretmenlerin, tepkilerini sakin bir şekilde göstermelerine gereksinim duyarlar.
Ailelere başarmaya istekli oldukları şeyi sormak; “sizi anlıyorum, bugünkü tartışmada yapmak istediğiniz şeyi söyleyiniz.”. Bu yaklaşım ailelerin enerjileri üzerinde odaklaşmaya olanak sağlar ve soruna çözüm olanağı sağlar.
Gerektiğinde eleştirilere sınırlandırılma getirilmelidir. Zamanınız sınırlı ise, aileleri bilgilendirme önemlidir. “sınıfıma dönmek için 20 dakikam var”,”bu zamanda sorunlarımızı nasıl çözeceğimizi anlatalım”,daha fazla zamanımız olursa olabildiğince kısa sürede bir konferans daha planlayacağım”.
Öğretimde, öğrenci en önemli ve odaktaki kişi olduğundan, ailelere, öğrencilerin sorunlarının farkında olup olmadığını sorunuz.
Açık sözlü olma; başlangıçtan itibaren açık bir davranış sergileyerek açık sözlü olmaya özen gösteriniz. Ancak bu süreçte mesleki gücünüzü ön planda tutunuz. Böylece gelecek konferans için bir basamak oluşturma ve sorunu açıkça ortaya koyma olanağı sağlarsınız.
Özgün veriler üzerinde durma; aileye çocuğun matematikten geçen yıl iyi olduğunu, ancak bu yıl zorluk çektiğini belirtirse, en akılca ve en etkili yaklaşım, öğrencinin matematik becerileri, verilerini incelemektir.
Sorunların çözümü için ne yapılacağını ailelere söylemek.
11a60
12 Temmuz 2007
1. GİRİŞ
Web, İnternetin gelişmesiyle birlikte güçlü, global, etkileşimli ve dinamik bir bilgi paylaşım aracı haline gelmiştir. Web, öğrenciler için daha önce gerçekleştirilmesi mümkün olmayan yeni olanaklar sağlar. Bunun sonucunda dünya üzerindeki tüm öğrenciler web üzerindeki kaynaklara eşit ölçüde erişebilirler.
Bilgi çağı, eğitim sistemimizi büyük ölçüde etkilemektedir. Bilgi teknolojilerindeki yenilikler eğitim için yeni kavramlar ortaya çıkarmaktadır. Bu yeni eğitimsel kavram, iyi tasarlanmış kaynaklar tarafından desteklenen zengin öğrenme ortamları getirmektedir. Web, bu gibi zengin öğrenme ortamlarının oluşturulmasında yeni bir öğrenim ve öğretim aracı olarak kullanılabilir.
2. WEB – TABANLI ÖĞRETİM
Web – tabanlı öğretim, öğretimin uzaktaki kişilere verilmesi amacıyla web’in bir araç olarak kullanıldığı yeni bir yaklaşım olarak görülebilir. Öğretim, öğrenenin belirli amaçlara ulaşmasını kolaylaştıran faaliyetler olarak tanımlanabilir. Öğretim web üzerinde tasarlanıp yürütülmesi ciddi bir analizi gerektirir. Aşağıdaki tanım web – tabanlı öğretimi açıklar:
Web – tabanlı öğretim, öğrenimin teşvik edildiği ve desteklendiği anlamlı bir öğrenme ortamı oluşturmak için WWW üzerindeki kaynakları kullanan hipermedya tabanlı bir öğrenim programıdır.
Bir web – tabanlı öğrenme ortamı bir çok kaynağı ve desteği içermektedir. Bileşenler bir web – tabanlı öğretim sisteminin iç parçalarıdır özellikler, bir web – tabanlı öğretimin bu bileşenleri tarafından desteklenen karakteristikleridir. Bileşenler tek olarak ya da birlikte bir ya da daha fazla özelliğe katkıda bulunabilirler. Örneğin, bir web – tabanlı öğretim programında e-posta (bileşen) öğrenciler ve öğretmene asenkron iletişim (özellik) sağlayabilir. Benzer şekilde e-postalar, e-posta grupları, haber grupları konferans araçları, vs. (bileşenler) birlikte web üzerinde sanal bir topluluğun (özellik) kurulmasına yardım edebilirler. Web geliştikçe bileşenler ortaya çıkacak, aynı zamanda halihazırdaki bileşenler gelişecektir. Bunun sonucunda web – tabanlı öğretimi zenginleştirecek yeni özellikler ortaya çıkacaktır.
Web – Tabanlı Öğretim Bileşenleri
1) İçerik Geliştirilmesi
a. Öğrenme ve öğretim teorileri
b. Öğretim tasarımı
c. Müfredat geliştirilmesi
2) Çoklu Ortam Bileşenleri
a. Metin ve grafik
b. Ses
c. Video
d. Grafik Kullanıcı Arabirimi – karakter modu yerine ikonları, grafikleri
ve bir işaret aygıtını kullanır.
e. Sıkıştırma teorisi
3) İnternet Araçları
a. İletişim araçları
i) Asenkron : e-posta, e-posta grupları, haber grupları vs.
ii) Senkron : Metin tabanlı (örneğin sohbet, IRC, MUD vs.) ve
ses-video (örneğin, İnternet teleonu, vs.) konferans araçları
b. Uzaktan Erişim Araçları
i) Telnet, Dosya Trasnfer Protokolü (FPT), vb.
c. İnternet Gezinme Araçları (Veritabanlarına ve web belgelerine erişim)
i) Gopher, Lynx, vs.
d. Arama ve Diğer Araçlar
i) Arama motorları
ii) Sayıcı Araçlar
4) Bilgisayarlar ve Depolama Aygıtları
a. Unix, DOS, Windows ve Macintosh iletişim sistemlerini çalıştıran
bilgisayarlar
b. Suncular, manyetik ortamlar, CD-ROMÂ’lar, vs.
5) Bağlantılar ve Servis Sağlayıcılar
a. Modemler
b. Dial-in (örneğin standart telefon hatları, ISDN, vs.) ve adanmış
(örneğin 56 kpbs, T1, El hatları, vs.) servisler.
c. Gateway servis servis sağlayıcılar, İnternet serviw sağlayıcılar, vs.
6) Yazarlık Programı
a. Programlama dilleri (örneğin HTML, VRML, Java, Java scripting, vs.)
b. Yazarlık araçları
c. HTML dönüştürücüler
7) Sunucular
a. HTTP sunucular, HTTPD yazılımı, Web sitesi, URL, vs.
b. CGI – http ya da web sunucuları ile etkileşimin bir yolu
8) Browserlar ve DiÄŸer Uygulamalar
a. Metin – tabanlı browserlar, grafik – tabanlı browserlar, VRML
browserlar
b. Bağlantılar (örneğin hipertext bağlantılar, hipermedya bağlantılar, 3-D
bağlantılar, vs.)
c. Web browserlara eklenen eklenti (plug-in) uygulamaları
Web – Tabalı Öğretim Özellikleri
İyi tasarlanmış bir web – tabanlı öğretim programı öğrenmeye ve öğretime olanak sağlayan bir çok özellikle sağlayabilir. Bu özellikler WWW’deki uzaktan eğitimle alakalı pedagojik, toknolojik, organizasyonel ve ahlaksal konuları kapsar. Web – tabanlı öğretim bileşenleri arttıkça bize daha fazla özellikle sunacaktır.
Web – tabanlı öğretim iki temel sınıfa ayrılabilir : (1) anahtar özelikler ve (2) ilave özellikler. Anahtar özellikler web’in doğasında olan web – tabanlı öğretim tasarımında içsel olarak yerlan özelliklerdir. Bunun tersine, ilave özellikler, web – tabanlı öğretimin tasarımından bağımsızdır. İlave özelliklerin etkisi büyük ölçüde anahtar özellikle web – tabanlı öğretimin tasarımına olan katkısı ile ilişkilidir. Aşağıdakiler bazı anahtar ve ilave özelliklere ait örneklerdir.
Anahtar Özelikler
Etkileşimli, çoklu ortam, açık sistem online arama, aygıt-mesafe-zaman bağımsız, heryerden erişebilir, elektronik yayınlanma, online kaynaklar, dağıtılmış, değişik kültürlerin etkileşimi, endüstri destekli, öğrenen kontrollü, vs.
İlave Özellikler
Uygunluk, kolay kullanım, online destek, gerçekçi, ders güvenliği, ders geliştirme kolaylığı, birlikte öğrenme, resmi ve resmi olmayan çevreler, online değerlendirme, sanal kültürler, bs.
2.1. Bir Öğretim Teknolojisi Aracı Olarak Web
Web, 1991’de İnternette tanıtıldığından beri büyük ölçüde gelişti. 1993 yılında Mosaic browser ortaya çıktı, WWW, 1994 yılında telneti gerçek İnternet üzerindeki en popüler ikinci servis haline geldi. Web 1995 yılında dosya transfer protokolünü de geçerek web’deki en popüler servis haline geldi. Aynı zamanlarda CompuServe, America Online, Prodigy gibi ticari e-posta sağlayıcılar İnternet erişimi sağlamaya başladılar. Ocak 1991’de 376 000 host bilgisayar vardı. Ocak 1996’da bu sayı 9 472 000’e çıktı. Ocak 1991’de 3 556 ağ vardı. Ocak 1996’da bu sayı 93 671’e çıktı. Bu rakamlar oldukça ilgi çekicidir.
1995’te İnternet dünya üzerindeki 238 coğrafik alandan 173’ünü kapsamıştı. Bu demektir ki 1995’e kadar dünya ülkelerinin % 73’ü bir şekilde İnternet’e bağlanmıştır.
İnternet’in hiçbir kontrol mekanizması tarafından kontrol edilmediği düşünülse de Vinton Cerf tarafından 1992’de kurulan İnternet Topluluğu standart protokollerin kullanılması için büyük katkılarda bulunmuştur. İnternet Topluluğu’nun çabaları sonucu İnternet kavramı “global köy” kavramı ile bütünleşmiştir. Cerf 2000 yılına kadar İnternet üzerimde 200 000 000 bilgisayar olacağını tahmin etmiştir.
2.1.1. Zaman ve yer kavramı
Tüm öğrenciler belirli bir zamandaki, belirli bir yerdeki, belirli bir sınıftaki belirli bir derse giderler. İnternet ve web bu alışkanlığı değiştirmeye başlamıştır.
Web İnternet üzerinde sanal toplulukların oluşmasına yol açmıştır. Aslında bu topluluklar gerçektir sadece zaman ve yerden bağımsızdır. Bundan dolayı siberuzay içerisindedir.
2.1.2. Bir öğretim aracı olarak web
Öğretim teknolojisinin gelişmesinin ilginç bir hikayesi vardır. Ses kasetinin 1962’de Philips tarafından geliştirilmesi herkesin kolayca ses kaydetmesini mümkün kılmıştır. Sony tarafından beta formatının geliştirilmesi benzer şekilde bir çok insanın kullanımına ortak bir video formatı sunmuştur. Daha sonra VHS’nin geliştirilmesi ve lisanın JVC tarafından satılması VHS formatını yaygın hale getirmiştir. Benzer şekilde Leica tarafından 1932’de geliştirilen 35 mm kartuş formatı günümüzde tüm fotoğraf makinalarında kullanılır.
Bu teknolojiler iki nedenden dolayı yaygın hale gelmiştir: (1) Format standart hale gelmiştir ve (2) Yeni teknolojinin kullanılması daha kolaydır.
Bu durum web için de geçerlidir. Hipertext transfer protokolü (http) dünyada adresleme için kullanılan standart formattır. Bu format web için kararlı bir erişim sağlar. Ayrıca Archie ve Veronica gibi arama servislerine göre daha basittir. Web bu servislerin karmaşıklığını ortadan kaldırmıştır. Lycos, Infoseek, Yahoo, WebCrawler gibi arama motorları sayesinde basit bir keline girişi ile bir çok bilgiye ulaşılabilir. Bundan dolayı web kullanıcısı metin, grafik, video, ses gibi verilerin yanında standart protokollere ve basitliğe erişim sağlar.
Tüm öğrencilerin hemen hemen ilk kullandığı İnternet servis e-postadır. Hızlıdır, istendiği zaman okunabilir ve ucuzdur. Ayrıca saklanabilir ya da silinebilir. E-posta bir çok öğrenciye yeni bir iletişim ortamı sağlamıştır. Düşüneler daha önceden bir araya getirilip daha sonra gönderilebilir.
Öğrencilerin bir çoğu ayrıca telnet, ftp, gopher gibi uygulamaları kullanmasını da öğrenmektedir. Bir çoğu Usenet ve tartışma listelerinin farkındadır.
Web çok farklıdır. Sadece önceki İnternet servislerinin kullanılmasını sağlamakla kalmaz, ayrıca ortama renk, grafik, video ve ses karar. Verilere değişik tipteki donanım ve yazılımlar tarafından ulaşılabilir.
2.1.3. Kaygılar
Tüm öğretim teknolojilerinde olduğu gibi web’in de hem de özel karakteristikleri vardır. Bu iletişim sisteminin kullanılması dikkat gerektirir. Web ve İnternet en büyük kütüphaneden daha fazla bilgi taşır. Halihazırdaki arama motorları çok güçlü erişim kabiliyetleri sağlarlar. Ayrıca web tarafından sağlanan bilgi baş döndürücüdür.
Bir çok öğretmen İnternet ve web üzerindeki bilginin gerçekliği ve güvenilirliği kaygılıdır. Web’de basit bir gezinti bile bir çok yanlış anlamaya yol açacak bilgi ortaya koyabilir.
Web bir öğretim teknolojisi olarak yalnızca bilgi taşımakla kalmaz, bu bilgi taşıma işlemi global köy üzerinde her yerden gerçekleştirilebilir. Web şüphesiz şimdiye kadar ki en geniş iletişim aracı olmaya adaydır.
2.2. Uzaktan Öğretim ve WWW
Uzaktan öğretim, öğrenmeye istekli öğrencilere yazılı ya da elektronik araçlarla öğretim aktarılmasıdır. Uzaktan öğretim başlangıcından beri araç olarak radyo, televizyon ve bilgisayar gibi teknolojileri kullanmıştır. Bilgisayar teknolojisi değişik ihtiyaçları karşılamak için kullanılmıştır. Bu ihtiyaçlar sohbet grupları, elektrik posta ve WWW olarak sayılabilir.
Web bilgisayar teknolojileri arasında etkileşimi artırmak sureti ile öğrenmeyi kolaylaştırması nedeniyle en büyük potansiyele sahiptir. Uzaktan eğitim ile ilgili bir kaygı etkileşim eksikliğidir. Web tarafından sunulan kabiliyetler (animasyon, ses, sohbet, grafik, video) uzaktan öğretim ortamlarında aktif öğrenmeyi mümkün kılar.
Kullanıcıların uzaktan öğretimsel içeriğe erişmesini sağlayacak pek çok web sitesi mevcuttur. Bu sitelerin bazıları kurs içeriğini ders müfredatı ve ders notları olarak sağlarken bazıları da kullanıcıyı değişik faaliyetler içine sokacak etkileşimli ortamlar sunarlar. Bazı siteler web için teknolojik ve pedagojik teknikleri kullanırken bazıları bu gereksinimlerden yoksundur. Öğretimsel web sitelerinin çoğu basitçe kurs içeriğini web’e koymaktadır. Web’in bir elektronik kitap olarak kullanılması onun kabiliyetlerinin kullanılmasını engeller. Web, öğretimi pasif halden çıkartıp aktif öğrenmeye dönüştürecek bir potansiyele sahiptir.
2.2.1. Uzaktan öğretim hususları ve WWW
Web üzerinde bir uzaktan öğretim ortamı hazırlanırken tasarım, geliştirme ve teknolojik hususlar gözönüne alınır. Web-tabanlı öğretimi özel yapan çoklu ortama erişime izin vermesi, asenkron ve okumayı getirmesidir.
Çoklu ortam öğelerine erişim öğrenme işlemi sırasında öğrencinin kullanabileceği kaynakları artırır. Asenkron olması kendi kendine öğrenmeyi kolaylaştırır. Hem öğretmen hem de öğrenci içeriği ne zaman ve nerede erişeceklerine karar verilebilir. Senkron modda iken bir miktar etkileşim söz konusu olabilir, fakat bu etkileşim ancak önceden belirlenen zamanlarda gerçekleşebilir.
Okunacak bilgi öğretmen ya da öğrenci tarafından ekran üzerinde oluşturulur. Dinamik olarak oluşturulabilecek mesajlar metinden sese, videodan animasyona birkaç şekil alabilir.
Web’in be özellikleri tüm uzaktan öğretim araçlarından farklı hususları ortaya koyar. Genel uzaktan öğretimde Schurm tarafından 4 husus ortaya konmuştur: Pedagojik, teknolojik, organizasyonel ve kuramsal. Ayrıca buna ahlaksal hususlar da eklenebilir.
2.2.1.1. Pedagojik
Pedagojik hususlar öğretme ve öğrenme ile ilişkilidir. En temel pedagojik hususlardan birisi uzaktan öğretim ortamlarında aracın önemidir. Araç sık olarak metodolojiyi yönlendirir ve bu suretle öğretimde sınırlamalar ortaya çıkmasına neden olur. Öğretimin gönderilmesinde teknolojiye dayanılması sınırlamaları eksponansiyel olarak artırır. Uzaktan öğretim çevrelerine bir kaç pedagojik metodolojinin katılması bu sınırlamaları kırmada etkili olabilir.
Uzaktan öğretimin öğrenci üzerindeki etkisi başka bir büyük meseledir. Öğrenciler sık sık uzaktan eğitim ortamlarında kendilerini izole edilmiş olarak hissettiklerinden yakınırlar. Öğrenciyi güçlendirecek grup ve bireysel olarak yapılacak çalışmalar bu sınırlamayı ortadan kaldırabilir.
2.2.1.2. Teknoloji
Teknolojik meseleler uzaktan eğitimde kullanılan donanım ve yazılım ile ilgilidir. Bant genişliği, iletişim hatlarının hızları, yazılım uygulamaları gibi meseleler bu kategoriye girer. Web büyük ölçüde bilgisayar, modem ve ağ bağlantılarına dayandığından donanıma erişim büyük önem kazanır. Erişim olmadan web üzerinde etkileşim olanaksızdır. Bu da maliyetle direk olarak ilişkilidir. Öğrenci erişim için gerekli ekipmanı alma yoluna gidebilir, fakat bu karar masrafa yol açar.
Erişim ve maliyetler mesele olmasa bile diğer teknolojik sıkıntılar ortaya çıkabilir. Bilgisayar teknolojileri henüz yaygın olarak kullanılmamaktadır. Bu durum sadece web uzmanlarının web – tabanlı kurslara kayıtlı olması ile sonuçlanır. Öğrencilerin teknolojileri korkusu gözönüne alınmalıdır. Donanım ve yazılımı kullanma meselesi öğrencilerin ortak bir kaygısıdır.
Web’in teknolojik tarafında yatan en büyük sorunlardan birisi teknolojik zorluklardan kaynaklanan hayal kırıklıklarıdır. Hayal kırıklıkları hem donanım ve yazılım alanındaki bilgi eksikliğinden hem de ağa bağlamadaki güçlüklerden kaynaklanabilir. Bu durum öğrencileri kızdırmanın yanında maliyeti de artırabilir. Bu durum web çevrelerinde yeralan herkez için bir meseledir.
2.2.1.3. Organizasyonel
Organizasyonel hususlar uzaktan öğretim kurslarının hazırlanması ile ilgilidir. Kursun planlanması bu kategoride yeralan en büyük hususlardan birisidir. Kursun planlanması ve hazırlanması uzaktan eğitim içeriği için önemli faaliyetlerdir. Öğretmen, klasik bir sınıf ortamında karşılaşılacak sorunları aylar öncesinden düşünmelidir.
Kursun tasarımı aşamasında gözönüne alınması gereken başka organizasyonel hususlar kursun ne kadarının web ilişkili içeriğe ve etkileşime dayandırılacağıdır. Bunların herbiri web – tabanlı kursun tamamlanmasından önce düşünülmelidir.
Organizasyonel kategorideki başka bir husus sürekli destektir. Kursun planlanması ve hazırlanması önemlidir, bununla birlikte hem teknolojik hem de insani olarak sürekli destek kursun başarılı olması için önemlidir. Destek işi, bir web kursu süresince uğraştırıcı bir meseledir.
Kursu bir çeşit süreklilik arzedecek şekilde organize etmek önemlidir. Bu hem öğretmene hem de öğrenciye yardım edecektir. Web’in bu hususta diğer uzaktan öğretim araçlarından daha güçlü yapan özellik sayfaların güncellenme kolaylığıdır. Web’te gündelik güncellemeler ve düzeltmeler yapmak oldukça kolaydır. Bununla birlikte, dikkat edilmesi gereken bir durum vardır: Çok fazla değişik öğrencinin dikkatini dağıtabilir. Sayfayı devamlı ve kararlı hale getirecek bir web sayfası şablonu hazırlanmalıdır.
2.2.1.4. Kurumsal
kurumsal hususlar, uzaktan eğitimin tamamlanmasında yeralan organizasyon tarafından karar verilen politika ile ilişkili hususlardır. Bu hususlar öğretimi gönderen kurumu ve uzaktan öğretimi yer alan öğrencileri içerir. Fakülte gelişimi, promasyon, kurs kredisi, ödeme, kurs geçerliliği, değerlendirme ve destek gibi sorunlar bu kategori altına girer.
Kurumsal sorunlardan en büyüğü web kurslarını hazırlamak için gerekli süredir. Bu durum kurumların hem gerekli ekipmanı sağlamasını hem de teknolojik güncellemelerin en üstünde yeralmasını sağlar. Hazırlık sırasında en az bir dönem fakülte üyelerine web eğitimi konusunda yardım edilmelidir.
2.2.1.5. Ahlaksal
Bu uzaktan eğitim çevresindeki ahlaksal hususlar şimdiye kadar sunulan birkaç alanın bir bileşkesi sayılabilir. Öğrencilerin herhangi bir yönden değiştirildiği her etkinlikte ahlaksal hususlar gözönüne alınmalıdır. Şu hususlar bu kategori altına girer: Kabul, kurs gelişimi ve sunulması, kursun pazarlaması, kurs yöntemi, öğrenci öğretmen etkileşimi ve program, kurs ve öğrenci değerlendirmesi.
2.2.2. Web-Tabanlı öğretimde öğretmenin rolü
1. Ders yeni bir bakış açısı ile bakması: Bir çok durumda, öğretmen geleneksel sınıf ortamında daha rahat öğretiyorsa etkili uzaktan öğretim kursları için uzaktan öğretime adaptasyon sağlamalıdır.
2. Ders için içerik sağlayıcı olan konumundan çıkıp ders için bir yardımcı konuma gelmesi: Geleneksel bir konserdeki solist gibi iş görür. Uzaktan eğitimci ise orkestra şefidir. Uzaktan eğitimde öğretmen öğretilen konuda bilgili olmalı ve öğrencilerin gizli yeteneklerini açığa çıkarabilmelidir.
3. Teknolojiyi kullanırken rahat olması: Tüm uzaktan öğretim çevrelerinde teknoloji öğretmen ve öğrenci arasındaki kritik bağlantıdır. Bu bağlantının etkili kullanımı sistemin güçlü ve zayıf yanlarını anlamaktan geçer. Bu anlama hem teknik yeterliliği hem de kendinden emin olmayı gerektirir.
4. Görsel kontrol olmadan etkili bir şekilde öğretimi sağlayabilmek: Uzaktan eğitimcilerin çok az görsel ipuçları vardır. Video ekranlarda dahi görsel taraflar filtrelenir. Uzaktan eğitim programları bu görsel yokluktan dolayı dinamizmini yitirebilir. Öğretmenler uzaktan siteden görsel bir bilgi saylayamazlar. Öğret men hiçbir zaman öğrencinin uyuklayıp uyuklamadığını, aralarında konuşup konuşmadığımı bilmez. Mesafe öğrenciler arasındaki dostça ilişkileri de etkiler.
5. Uzaktaki öğrencilerin yaşam biçimleri hakkında bilgi sahibi olunması ve anlayış gösterilmesi: Değişik coğrafik bölgelerde ya da ülkelerde yaşamak öğretmen ve öğrencileri ortak bir topluluk bağlantısından yoksun bırakır. Sıkça, öğrencinin deneyimleri, yaşama şartları ve kültürü öğretmene hatta sınıfın diğer üyelerine yabancıdır. Öğretmen etkili olabilmek için öğrencileri anlamaya çalışmalıdır. WWW’deki öğretimsel uygulamalar çok fazladır ve değişik çeşitlerdedir. WWW, öğretmenlere diğer dağıtım sistemlerindeki tuzaklara düşmeden teknolojiyi etkili bir biçimde kullanma imkanı tanır. WWW’deki özel eğitim programları içerik dağıtımı, program desteği ve geliştirilmiş etkileşim için kullanılabilir.
2.2.3. Program desteÄŸi ve geliÅŸtirilmiÅŸ etkileÅŸim
Geleneksel bir video kaset öğrencinin öğretmen ile etkileşimine olanak tanımaz. Buna ek olarak, kullanıcılar ile de etkileşimde bulunamaz. WWW öğreten ve öğrenci etkileşimi artırmak için kullanılabilir. Örneğin:
Sanal Ofis Saatleri: WWW, e-posta ve haber grupları ofis saatlerinin yerini tutan bazı İnternet motorlarıdır. İnternet üzerinden etkileşimli video teknolojisi kullanıcıların gerçek zamanlı soru cevap almasını sağlar.
Kullanıcılar Arası Etkileşim: İntenet kullanıcılar arası etkileşimi geliştirmek için kullanılabilir. Öğrenciler birlikte ödevler ya da grup projeleri üzerinde çalışabilirler. Öğrenciler değişik coğrafi bölgelere dağıtılmış olabilirler, bu sayede haber grupları ya da e-posta gibi yöntemlerle asenkron olarak tartışmalarda yer alabilirler.
Web-Tabanlı ve Performans Değerlendirmesi: WWW etkileşimli olabileceğinden, bu özelliği bireysel testlerin yapılması ve bunun sonuçlarının öğrenciye iletilmesi için kullanılabilir. Bu özellik öğrenciye göre kişiselleştirilmiş değerlendirme sağlamak için kullanılabilir. Bu da değerlendirmeyi değerli bir öğrenme işlemi haline getirir. Öğretmen bu değerlendirme işlemine adapte olmalıdır. Eğer bu doğru olarak yapılabilirse geleneksel öğret-test yap döngüsünde büyük bir değişiklik olacaktır.
Geliştirilmiş İşbirliği: WWW’ in özelliklerinden birisi öğretim malzemelerinin paylaşımına izin vermesidir. Daha önce sadece kitaplar paylaşılabilirken şimdi ders müfredatı, ders notları, ödevler ve laboratuar deneyleri kurumlar, öğretmenler ve İnternet üzerindeki öğrenciler tarafından paylaşılabilir. Bu paylaşım daha önce mümkün olmayan bir işbirliği sağlayacaktır.
Program Yönetimi ve Pazarlanması: Eğer bir kursun içeriği kontrol edilmek üzere mevcut olursa öğrencilerin bu kursu almaya değer olup olmadığına karar vermesi kolaylaşır. WWW’de öğrenciler ders müfredatını ve ders notlarını kontrol edebilirler. Bu, WWW kurslarının pazarlanmasını kolaylaştırır.
2.2.4. WWW’ in Uzaktan Öğretime Etkisi
WWW’ in kullanımı uygun bir görüşe oturtmak önemlidir. WWW bilginin dünya çağında dağıtılmasını sağlayan bir dağıtım teknolojisidir. Bu dağıtım tüm bilgisayarlarda çalışabilen genel bir arayüz ile gerçekleştirilir. Bu özellikler onu hem uzaktan eğitim için hem de geleneksel eğitim değerli bir araç yapar. Eğitim araçları WWW üzerinde her ne kadar güçlü olursa olsun geleneksel eğitimin her zaman için öğretmenin yaşantısında bir etkisi olacaktır. WWW uzaktan eğitimi büyük ölçüde geliştirir, fakat geleneksel eğitimi ortadan kaldırmayacaktır.
2.2.5. WWW ve Öğretmen İlişkisi
WWW’ in öğretmenin yerini alacağı hususu bir çok yönden kurumları kaygılandırmıştır. WWW ve diğer karmaşık teknolojiler etkili eğitimsel araçlardır fakat kurumların yerini alamazlar.
Örneğin, bir kurum üyesi bir konu hakkında kitap yazdığında o konu hakkında bilinen bir çok bilgiyi yeniden ortaya koymuş olacaktır. Bu şekilde bir çok kitabın bulunması geleneksel eğitimin önemini azaltmaz. Bir çok öğrenci bu kitabı okuyabilir ve içindeki bilgilerin çoğunu öğrenebilir, bununla birlikte, bir çok öğrenci önemli noktaları kaçırabilir ya da okuduğunu yorumlayabilir. Etkileşimli olmayan gönderim yöntemleri öğrencinin öğretimden kopmasına neden olabilir. Bu da öğretmenin başarısızlığa uğraması ile sonuçlanır. Tüm bu hususlar WWW için geçerlidir.
2.3. Etkileşim ve Çoklu Ortamın Web-Tabanlı Öğretime Yansıtılması
Öğretimsel Web sitelerinin birçoğu öğretimsel tasarım ilkelerine uygun etkileşimli çoklu ortam uygulamalarından yoksundur. Çoklu ortam destekli eğitimsel web siteleri genellikle özel uygulamalar tarafından onaylatılan küçük ses ve video dosyalarını içerir. Günümüzde, Java, JavaScript, QuickTime, ShockWave ve kablo modem gibi teknolojilerin ortaya çıkması etkileşimli öğretimsel çoklu ortam içeriğinin aktarılmasını mümkün kılmıştır.
2.3.1. Etkileşimli Web-Tabanlı Öğretimsel Model
Kaliteli web-tabanlı öğretim programları öğrencilerin nasıl öğrendiğini dikkate almalıdır. Günümüzde, öğretimsel amaçlar için Vygotsky’ nin sosyal bilişsel gelişme teorisine artan bir ilgi vardır. Vygotsky öğrencilerin desteklendiği bir öğrenim ortamında öğretimin daha verimli olduğunu savunmuştur.
Her çocuğun gelişme düzeyi araçlar tarafından sağlanan dinamik destek yardımı ile etkin olarak adreslenebilen bir dizi görevler ortaya koyar. Bu öğrenme görevlerinin salt sınırı öğrenciler tarafından halihazırda öğrenilmiştir. Üst sınır dikkatlice tasarlanmış etkileşimli yardım araçları sağlandığı takdirde öğrenilecektir. Alt sınır ve üst sınır arasında bölge Vygotsky tarafından proximal gelişimi olarak adlandırılır.
Vygotsky’e göre öğretimsel araçların amacı öğrencilerin proximal gelişim bölgelerine yakın olan görevleri tamamlamasına yardım etmek için dinamik desteği organize etmek ve daha sonra öğrenci daha yüksek güven düzeyine kaydıkça bu desteği azaltmaktır. Proximal gelişimin web-tabanlı öğretim için önemli etkileri olabilir.
Anlamlı öğrenme yeni öğrenilen bilgilerin etkisi ile kaynaştırılması durumunda gerçekleşir. Bundan dolayı etkili öğrenme şu dört aşamayı içermelidir: Organizasyon, Modelleme, Keşfetme ve Üretme. Vygotsky’ in sosyal bilişsel teorisi etkileşimli öğretimsel tasarım için uygundu, bununla birlikte böyle bir öğretimsel tasarımın kullanılması çerçeve (frame) teknolojisinin Netscape tarafından 1995’de tanıtılmasına kadar mümkün olmadı.
Temel olarak, çerçeveler web tasarımcısının browser içerisinde çoklu, ayrık v bağımsız görüntüleme alanları oluşturmasını sağlar. Çerçeve tabanlı bir belgede geleneksel
etiketi
09 Ocak 2002
YARATICI DRAMA
Çocuk her yaşta, gelişim özelliklerine uygun oyunlar oynamalıdır.Çocukların kendilerini en kolay ifade ettikleri yol, oyundur. Çocuk oyunlar oynar. Çocuğun kişilik, beceri ve zeka bütünlüğü oyun oynayarak gelişir. İnsan ilişkilerini kavrayabilmeleri, çevrelerine uyum sağlamak için hazırlık yapmaları, yaşadıkları deneyimlere şekil vermeleri, problemlerine çözüm bulmaları ve bazı duygusal sorunlarından arınmaları, oyun yoluyla olur.Oyun çocuklara sayısız yararlar sağlar.
Oyun, çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları kendi deneyimleri ile öğrenmesi yöntemidir.
Oyun, sonucu düşünülmeden eğlenmek için yapılan hareketlerdir.
Oyun, çocuğun kendisini ifade etmesidir.
Eğitici drama, katılanlara çeşitli öğrenme türlerini bir arada sunan bir tekniktir. Eğitici dramanın çocuk eğitiminde sağlayabileceği yararları anlamanın bir yolu da, aşağıdaki öğrenme türlerini hep birden sağlamasıdır.
EÄŸitimde drama ile;
Yaşantılara dayalı öğrenme
Hareket yolu ile öğrenme
Aktif öğrenme
Etkileşim yolu ile öğrenme
Sosyal öğrenme
Tartışarak öğrenme
Keşfederek öğrenme
Duygusal öğrenme
İşbirliği kurarak öğrenme
Kavram öğrenme
saÄŸlanabilmektedir.
Eğitimde dramanın sağlayabileceği yararlar:
Bireyde yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirir.
Zihinsel kapasiteyi geliÅŸtirir.
Kendilik kavramının gelişmesine katkıda bulunur.
Bağımsız düşünme ve karar verme yeteneğini geliştirir.
Duygularının farkına varılmasını ve ifade edilmesini sağlar
İletişim becerilerine olumlu katkı yapar.
Sosyal farkındalığın artması ve problem çözme yeteneğinin gelişmesini sağlar.
Demokrasi eÄŸitimine destek olur.
Grup içi süreçlere olumlu katkılarda bulunur (arkadaşlık).
Öğretmenlerle öğrenciler arasındaki olumlu ilişkilere katkıda bulunur.
Genel olarak öğrenci performansına olumlu etkide bulunur.
Özel niteliklere sahip çocukların (zihinsel engelli, bedensel engelli, duygusal bozukluğa sahip çocukların) eğitilmesine katkıda bulunur.
Yaratıcı drama çalışmaları, yaşayarak ve duyu organlarının mümkün olduğunca fazlasına seslenme ilkesiyle gerçekleştirilmektedir. Çocuk, oyunla öğrenir. Çalışmalarda yaşanmış bir olay, bir gazete haberi, fıkra, bir metin çocuğun yaşama ortamına uygun biçimde canlandırılır. Yaratıcı drama ortamıyla, çocuğun yaratıcılığını geliştirmek, oynayarak kendisini ifade etmesini sağlamak, iletişim becerilerini geliştirerek, insanlarla sağlıklı iletişim kurabilen, özgür düşünceli, hoşgörülü, saygılı ve demokratik kişilik özelliklerine sahip bireyler yetiştirmek amaçlanmaktadır.
Okullarda dersler öğrencilere; bedenini, sesini kullanma ve koordine etmeleri için doÄŸaçlama, dramatizasyon, pandomim, oyun kurma, öykü ve masal tamamlama ve tiyatro teknikleri ile dramatize edilerek verilmelidir. Drama, aynı zamanda bir sanat eÄŸitimi olduÄŸu için diÄŸer sanat dallarından ayrı düşünülemez Bu nedenle drama bölümü, müzik ve resim bölümleriyle de iÅŸbirliÄŸi içindedir. Çalışmaların ürüne dönüştürülmesi aÅŸamasında, uygulanacak teknikler ve düzen konusunda İş EÄŸitimi ve Beden EÄŸitimi Bölümleri ile iÅŸbirliÄŸi yapılmalı hatta bir tiyatrocunun bilgilerinden istifade edilmelidir.Â
12 Temmuz 2007
ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI
EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI
EĞİTİMDE ÖLÇME DEĞERLENDİRMENİN YERİ VE ÖNEMİ
(VİZE )
E.B.609 EĞİTİMDE ÖLÇME DEĞERLENDİRME
Hazırlayan
Hüseyin KOCASARAÇ
Ders Öğretim Elemanı
Yrd.Doç. Dr. Salih UŞUN
Çanakkale-2001
İÇİNDEKİLER
Sayfa No :
GİRİŞ………………………………………………………………………………………………..3
Öğrenme Olgusuna İliÅŸkin Temel Bilgiler………………………………………………3
EÄŸitim Süreci İçerisinde Ölçme Ve DeÄŸerlendirmenin Yeri……………………..4
EÄŸitimde Ölçme DeÄŸerlendirmenin Önemi……………………………………………9
KAYNAKÇA……………………………………………………………………………………11
GİRİŞ
Dünyaya gözünü açan insan yavrusu, hayatını sürdürebilmesi ve hayatın gereklerini yerine getirebilmesi açısından, kendi kendine yeter duruma gelmesi uzun zaman alır. İnsan bu süreç içerisinde bir çok davranış kazanır. İnsan davranışlarının tamamına yakın bir kısım öğrenilmiş davranışlardır. Bu öğrenilmiş davranışlar insan hayatının belirleyicisi durumundadır. Bu durum diğer canlılar için böyle değildir.
Bir bebek, tam anlamıyla biyolojik bir organizma olarak doğar. Bu organizmanın yaşamını sürdürülebilmesi en azından onun açlık ve susuzluğun giderilmesine bağlıdır. Bu yönden uzun süre ana-babasına bağlı kalan insan yavrusu, bu temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, basit ama yeni bazı davranışlar kazanmak zorundadır.. Sözgelişi, acıkan bir bebek, açlığını giderecek sütün kendisine gelmesi için bir takım hareketler yapar. Eğer bu davranışlardan belli birisi ve sadece o yapıldığında anne çocuğa mama vermiyorsa, artık çocuk her açık tığın da, annesinin kendisine meme vermesini sağlayacak hareketi yapar hale gelecektir. İşte bu bir öğrenmedir. Daha bebeklik devresinde başlayan öğrenme süreci, kişinin hayatı boyunca sürüp gider.
ÖĞRENME OLGUSUNA İLİŞKİN TEMEL BİLGİLER
Öğrenme bir uyum sürecidir. Gelişerek kendini gerçekleştirmenin, çevreye iyi bir uyum sağlamanın temelindeki iki ana süreç, olgunlaşma ve öğrenmedir. Olgunlaşma yoluyla gelişme, daha ziyade kalıtsal potansiyelin göreve hazır süreçler, yetenekler ve yapılar haline dönüşmesidir. Olgunlaşma süreci boyunca yeni ve oldukça karmaşık davranışların birden bire ortaya çıktığı ve organizmanın yeni görevlere yeterli hale geldiği görülür. Olgunlaşma, öğrenmeye hazır oluşun en temel gereğidir. Öğrenme olgunlaşmayı aşamaz.
Öğrenme Tanımları
Aralarında çok büyük farklılıklar olmamasına rağmen burada, birkaç otoritenin öğreneme ile ilgili tanımlarına yer vermek yararlı olacaktır.
Öğrenme ”yaşantı ürünü ve nispeten kalıcı izli davranış değişmesidir”(Ertürk,1971:78).
Öğrenme, davranışla ilgilidir. Davranış ise, organizmanın yaptığı her türlü hareketi ifade eder. Öyleyse, organizmanın doğrudan ya dan doğrudan ya da gözlenebilen her türlü hareketine davranış diyebiliriz. ( Tekin,1982:3)
EĞİTİM SÜRECİ İÇERİSİNDE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMENİN YERİ
En yaygın anlamıyla eğitim “insan davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla istendik yönden değişiklikler meydana getirme sürecidir” İnsan öğrendiklerinin büyük bir kısmını aile ve okul çevresinde edinir. İnsanın eğitim sürecinin amaçları, yöntemi, içeriği belirlenmiş ve özel bir çevrede ve eğitimi meslek edinenlerin rehberliğinde gerçekleşen kısmına Planlı Eğitim denir. Böyle bir eğitim sürecinde önce bazı soruların cevapları bulunur. Bunlar aşağıda gösterilmiştir. Dikkatlice incelendiğinde “ölçme ve değerlendirme sürecinin” böyle bir eğitim etkinliğinde yerini kolayca görebiliriz :
*Cevap Aranana Soru
Ortaya Çıkan Eğitim Boyutu
Niçin eğitileceğiz ?
Hangi insan tipini oluşturacağız?
Ne Öğreneceğiz ?
Nasıl kazandıracağız?
Nerede eÄŸiteceÄŸiz?
Ne kadar öğrenildiğini, amaçlara ne oranda ulaşıldığını nasıl anlayacağız ?
Eğitimin Amacı
Eğitimin İçeriği
Eğitimin Yöntemi
Eğitimin Ortamı
Ölçme ve Değerlendirme
Eğitim süreci bir yatırımdır. İnsana yapılan yatırım. Diğer sektörlere göre çok daha pahalı ve uzun zaman alan bir yatırım. Bunu anlamak için ömrümüzün ne kadarını örgün eğitime ayırdığımız ve bir yıl içinde devletin ve ailemizin bizim için harcadığı parayı hesaplayalım Böylesine büyük bir yatırımın tesadüflere bırakılması düşünülebilir mi ?
Eğitimle kazandırılmak istenen yeni davranışların beklenen düzeyde öğrenilmiş olup olmadığına karar verebilmek için bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir. Önce bu davranışların, geçerliliği ve güvenirliliği yeterli derecede yüksek olan ölçme araçlarıyla ölçülmesine ihtiyaç vardır. Bir kişinin belli davranışlarda erişmiş olduğu yetkinlik ve kararlılık nesnel bir biçimde belirlenmedikçe, bu kişinin ilgili davranışlarda beklenen düzeye erişmiş olup olmadığına karar verilemez. (Özçelik,1998:12)
Doğru olan bilgi için öğrenci tanışmalı , zihinde kurmalıdır .eğer biz mukayese edeceksek başka öğrencileri gösterip örnek için öğrenciden öğrenciyi karşılaştırma bilgisine sahip olmalıyız. Değerlendirmenin sebebi, bütün eğitim aktivitelerini söylemektir. (Tenbrink,1974:29) Kararlaştırmanın usulü eğitimsel gerçeklerin realitesi oluyor ( Hopkins,1997,3)
İşte eğitim süreci içerisinde ölçme ve değerlendirme ile, hedef davranışların ne kadarını gerçekleştirdiğimizi, gerçekleştiremediğimizi amaçların neler olduğunu, hangi konuların yeterince öğrenildiğini, hangilerinde eksiklerin bulunduğunu ve bu eksikliklerin neler olduğunu, yanlış öğrenmeleri, yeterince öğrenilmeyen konuların hangileri olduğunu görürüz. Ölçme ve değerlendirme faaliyeti sayesinde amaçlarımızı ve hedef davranışlarımızı yeniden gözden geçiririz. Bunları öğrencilerimizin özelliklerine uygun hale getirir ve bu şekilde ifade ederiz. Eksik öğrenilen konuları tespit eder., ileriki dersleri bunları göz önüne alarak planlarız.. Yanlış öğrenmeleri vakit geçirmeden düzeltmek için fırsatlar elde ederiz Ölçe ve değerlendirme süreci sayesinde öğrencilerimize doğru ve etkili geri bildirimler verebiliriz. Onlara daha etkili rehberlik yapabiliriz. Öğretim metodumuzdan, öğrenmenin ortamından, dersin içeriğinden ve diğer faktörlerden kaynaklanan ve öğrenmeleri olumsu yönde etkileyen değişkenleri tespit edebilir ve düzeltebiliriz Bu yüzden ölçme ve değerlendirme eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Uygulana bir eğitimin başarılı olup olamadığının, başarılı ise ne derecede ve hangi öğrenciler için başarılı olduğunun bilinmesi istenir. Eğitim işlemi devam ederken, başarısızlığın ve başarısız bireylerin erken tanınması, önlem alınmasını kolaylaştırır. Başarı derecesinin bilinmesi ve başarısızlık hallerinin ortaya çıkarılması, ileride girişilecek benzer eğitim etkinliklerinin daha gerçekçi esaslarla planlanmasına yardım eder. (Turgut.1997:1)
Ölçme, herhangi bir niteliği gözlemek ve gözlem sonucunu sayılarla ya da başka sembollerle ifade etmektir. (İşman,1998:13)
Ölçme, bir gözleme türüdür. Bizi ilgilendiren bir özellik veya oluşumun niceliğini belirlemeye yarar. (Yıldırım,1983:2)
Eğitimde değerlendirme, belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını yada ne derecede ulaşıldığını gösterir. (İşman,1998:29)
Ölçme bize sadece bir şeyin niceliğine ilişkin bilgi verir; bu bilginin yeterli olup olmadığı, istenilen ve türden olup olmadığı ise bir değerlendirme sorunudur. (Yıldırım,1983:2)
Eğitim sürecinde ölçme ve değerlendirmenin fonksiyonları şöyle özetlenebilir.
Değerlendirme, öğrenciye davranışını nasıl değiştireceği hakkında bilgi verir.
Değerlendirme, yeterince başarılı olan öğrenciyi motive eder.
Değerlendirme, öğrenci hakkında verilecek kararlara dayanak olur.
Değerlendirme, öğretmenin kendi öğretiminin ne derecede etkili olduğunu kestirmesine yardım eder.
Değerlendirme, yöneticilere ve diğer ilgililere bilgi verir.
Şimdi bunlardan bazılarını daha ayrıntılı olarak açıklayalım.
Öğrenciyi Tanıma ve Yönlendirmede Ölçme-Değerlendirme
Eğitim süreci öğrenciyi tanımakla başlar. Onun zihinsel, sosyal duygusal, bedensel özelliklerini bilmeden, neyi ne kar bildiğini (hazır bulunuşluk düzeyini) tanımadan gerçekleştirilecek bir öğretme-öğrenme süreci istenilen başarıyı sağlamayacaktır. Öğrenciyi bütün yönleriyle tanımak öğretmenin ilk görevleri arasında yer alır. Öğrenciyi tanımanın asıl amacı onun kendisini tanımasına yardımcı olmaktır. Bununla birlikte yetiştirmeye çalıştığımız öğrencilerimizi ne kadar doğru ve yeterince tanıyabiliyorsak, eğitim sürecimizin verimliliğini de o oranda artacaktır. Tanıma çalışmalarının etkinliği, tanıma çalışmalarında kullanılan araçların geçerliliği ve güvenirliliğine bağlıdır. Tanıma çalışmaları çerçevesinde gerçekleştirilecek ölçme ve değerlendirme sonuçları öğrencilerin programlara, kurslara, üst eğitim kurumlarına ve mesleklere yönlendirilmesinde de kullanılabilir. Şüphesiz bu görev okulun rehberlik servisine aittir Ancak 50 yıldır rehberlik hizmetleri sistemi ile bütünleştirilememiş bir ülkede bu görevi de öğretmenler yürütmek zorundadır.
Benim inancım gösterir ki, eğitim tek bir fikrin disiplini ve fikrin çekirdek yeri ile olmalı.Değerlendirme bu amaca ulaşmak, daha etkili eğitim pratiği yapmak ve onun sanki mesleki durumunu yükseltmek için yardım edebilir. (Walberg,1974:1)
Öğretim Etkinliğini ve Eğitim Ortamını Kontrolde Ölçme-Değerlendirme
Öğretim etkinliğinde öğretmen bir kılavuz kaptan gibi davranmalıdır. Öğrencileri hedeflerden haberdar eder, geçmiş konular ile yeni konunun bağlantısını görmelerini sağlar, geçmiş konuların hatırlanmasına yardımcı olur., yeni öğrenim yaşantılarını gerçekleştirir, geribildirimler verir ve öğrenilenlerin başka alanlarda kullanılmasını konusunda öğrenciler yardımcı olur, yol gösterir. Bütün bu çabaların başarıya ulaşması, her aşamada öğrenciye durumu ile ilgili sağlıklı bilgiler verilmesini gerektirir. Böyle davranılırsa ancak hedeflere ulaşılabilir. Öğrenme sürecini kontrol altında tutmak anlamına gelen bu önemli işlev ise ölçme ve değerlendirme sayesinde gerçekleşebilir. Aksi halde öğretim-öğrenme süreci bir kör dövüşe döner. Bu bir anlamda öğretmenin kendi başarısını da değerlendirmesi demektir. Bu yüzden ölçme ve değerlendirme öğrenciye sadece rakamla bir puan ya da not vermenin çok ötesinde bir anlama ve öneme sahiptir. İleride de sık sık dile getireceğimiz bir ifadeyi burada okuyalım ve üzerinde ciddi bir şekilde düşünelim. Ölçme ve değerlendirme eğitim sürecinde bir amaç değil bir araçtır.
Eğitim Problemlerinin Tespiti ve Çözümlerinin Araştırılmasında Ölçme-Değerlendirme.
Eğitim, yapısı itibariyle dinamik bir süreçtir. Dinamik bir süreç özelliği gösteren eğitim sürecinin ise sorunsuz olması beklenemez. Eğitim sürecinde her zaman sorunlar bulunacaktır. Önemli olan sorunsuz bir süreci değil; sorunları görmezlikten gelmeden, örnek izleme yaklaşımın ile sorun çözme anlayışını terk ederek, sorunlara ilişkin gerçekçi tespitler yapmak ve yeni, gelişmeci çözüm önerileri üretebilmektir. Eğitim sürecinde karşılaşabileceğimiz sorunlar; programlardan, öğrenme ortamının fiziksel, psikolojik veya sosyal çevresinden, öğretim yönteminden ya da öğrenci yapısında kaynaklanabilir.. Sorunların çözümünde en önemli öğe doğru tespit ve sebepleri ortaya çıkarmaktır. İşte doğru işleyen ve eğitim süreci için bir araç olarak işletilen ölçe-değerlendirme süreci bu konuda da büyük öneme sahiptir. Ölçme –değerlendirme sonuçları eğitim sürecine ilişkin bir çok sorunu görmemize, sebeplerini bulmamıza yardımcı olur. Bu konuda aklımıza sadece sınavları getirmeyiniz. Çeşitli anket ve envanterler, problem tarama listeleri, sosyometrik ölçme araçları ile yapılacak çalışmalar, ölçme değerlendirmenin bu söz konusu fonksiyonu için büyük öneme sahiptir. Başarılı olmak isteyen bir öğretmen kendini bu konuda yetiştirmek zorundadır.
Program Geliştirmede Ölçme-Değerlendirme
Eğitim sürecinin dinamik bir özellik göstermesinin bir sonucu olarak çağımızda program geliştirme önemini gün geçtikçe daha çok hissettirmektedir. Başarılı bir eğitim sistemi; gerçekçi, tabandan gelen verilere dayalı, bilimsel ilkelere uygun ve eğitim bilimlerinin her alt disiplininden uzmana yer veren bir program geliştirme sürecine sahiptir. Geliştirilen bir program bazı deneme okulların da test edilir. Bu denemeler sonucu elde edilen bilgilere dayanılarak, denen programın düzeltilmesi ve yeni bir şekil verilmesi çabaları, ölçme değerlendirilmesiz düşünülemez. Öğretim programlarının, sübjektif görüşlerle, ölçme temeline dayalı olamayan tahminlere dayalı ve öğrenci ve öğretmenlerden elde edilecek verilerden yoksun bir anlayışla geliştirilmesi, eğitim sistemi ve ülke adına büyük kayıplara yol açacaktır. Bu yüzden program geliştirme süreci içinde ölçme ve değerlendirmenin tartışılmaz bir önemi vardır. Hedefler ve yaşantılar ne kadar dikkatle seçilmiş, planlanmış olursa olsun bazı hallerde pek işlemeyebilir. Acaba yaşantılar hedefleri gerçekleştirebilecek nitelikte değil midir ? Belki de yaşantılar öğrencilerin seviye,ilgi ve ihtiyaçlarına cevap veremiyordur. Bu durumları ve sebepleri ortaya koyabilmek, gerekli değişiklikleri yapabilmek, yani programı geliştirebilmek ancak ölçme ve değerlendirme sayesinde mümkündür. (Yılmaz,1998:26)
EĞİTİMDE ÖLÇME DEĞERLENDİRMENİN ÖNEMİ
Bilgi çağı olan 21. yüzyıl da dünya milletleri ayakta kalabilmek için eğitime büyük yatırımlar yapacaklardır. Çünkü, bu bilgi çağında bilgi üretimi yalnızca verilecek olan kaliteli eğitim ile sağlanabilir. Bu nedenle, eğitim-öğretimde yapılacak olan her türlü faaliyet, mesela öğrenci başarılarının değerlendirilmesi, öğrencilerin yeteneklerine uygun olarak yönlendirilmesi ve projeler mesela öğretmen yetiştirme ve eğitim programlarının çağdaşlaştırılması, belli bir plana göre uygulanacaktı. Ölçme ve değerlendirmeden sonra yapılması gereken iş elde edilen sonuçların sağlıklı bir biçimde en düşük hata payı ile yorumlanmasıdır. Eğe bu milletin sahip olduğu eğitim kurumu ve kuruluşlar gerekli olan faaliyetleri etkili olarak planlayıp ve en az hata ile değerlendirmeleri yapamazlar ise yeryüzünde silinmeye mahkum olacaklardır.
Biz öğretimi farklı değerlendirdiğimizde ve bilgi öğrenme yöntemleri, onu kesin yapma önemli olabilir, ölçüt (kriter) bizim kararımızda kullanılır ve bizim değerlendirmemiz içinde oldu.( Dicking,Germaine,1992:4)
Bunun için. Eğitim alanında yapılacak olan bütün eğitim-öğretim faaliyetlerinin başarılı olması için ilk önce öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme konusunda yetiştirilmeleri gerekmektedir. Eğitimde ölçme ve değerlendirme eğitim-öğretim faaliyetlerini hatasız ve hedeflere uygun olarak uygulamak ve uygulama sonuçlarını etkili bir biçimde yorumlamaktır. Belirlenen hedeflere ulaşmak için eğitimde ölçme ve değerlendirme kubaşık bir şekilde uygulanması gerekir. Diğer bir ifade ile, ilk önce ölçme yapılacak daha sonrada yapılan uygulamaların etkililiği değerlendirme faaliyetleri ile kontrol altına alınacaktır.
Bütün eğiti faaliyetlerinde planlanan hedefler ve davranışlar bulunmaktadır. Öretilen dersler için dersler için belirlenen bu hedefler ve davranışlar eğitim-öğretim süreci boyunca öğrencilere kazandırılmaya çalışılmaktadır. Bunun yanında da, yapılan her eğitim faaliyetinin belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını kontrol edilmesi eğitim sisteminin sağlıklı yapısını korumak için ön koşul niteliğindedir. İşte bu sırada, eğitimde ölçme ve değerlendirme önem taşımaktadır. (İşman,2000:184) Eğitimde birtakım ölçmeleri yapılması esastır. Ölçmelerin yapıldığı bir eğitim faaliyetini, değerlendirme takip eder. Ölçülmesi ve değerlendirilmesi yapılmayan bir eğitim-öğretim faaliyetinin yararlı olduğu iddia edemeyiz. (Öcal,1994:18)
KAYNAKÇA
Dicking,Rea Dauline, Germaine Kevin, Evaluation Oxfort Universty Press ISBN 0-19-4371387 1992
Fuat,M,Turgut,Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme,Yargı Matbaası,Ankara,1997
Hopkins David, Evaluation For School Deveplopment, Open Universty Press Britain ISBN 0-335-09241-1 1997
İşman Aytekin, Türk Eğitim sisteminde Ölçme ve Dğerlendirme, Değişim Yayınları, Adapazarı,1998
İşman Aytekin, Eskicumalı, Eğitimde Planlama ve Değerlendirme,Değişim Yayınları, Adapazarı,2000
Öcal,Mustafa, Ay, Mehmet, Emin, Eğitimde Ölçme Değerlendirme Uludağ Üniversitesi Yayınları,Bursa,1994
Özçelik,Ali Durmuş,Ölçme ve Değerlendirme,ÖSYM Yayınları,Ankara,1998
Tekin,Halil ,Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme,Yargı Yayınları,Ankara,1982
Tenbirk,Terry, Evaluation A Practical Guide For Teachers, Printed in The United States Of America ISBN-0-07-063497-1 1974
Walberg,J.Herbert, Evaluating Educational Performance, Berkey,California 94704-U.S.A IBN-0-8211-20001-8
Yılmaz,Hasan Eğitimde Ölçme Değerlendirme Mikro Basım-Yayın-Dağıtım Konya,1998
Yıldırım,Cemal Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme ( Öğretmenler İçin El Kitabı) ÖSYM Yayınları,Ankara,1983
4439
12 Temmuz 2007
Yeşilay Haftası
           İçki,sigara ve uyuşturucu maddeler insanın sağlına zararlıdır.Bu maddeleri kullanma alışkanlığı edinmiş insanların aileleri yoksullaşır ve parçalanır.Sigara ve alkollü içkiler,uyuşturucu maddeler sağlığımızın düşmanıdır.Vücudumuza girerek sinirlerimizi uyuşturur,Beynimizin çalışmasını engeller.Sonuçta sorumsuz davranışlar yapmamıza neden olurlar.Hem kendimize hem de çevremize karşı yanlış davranışlar göstermemize neden olurlar.
Sağlığımıza zararlı olan bu maddeleri kullanmamalıyız.Kullanmaya özenen kişiler varsa onlar uyarmalıyız.Zararlarını anlatmalıyız.
           Yurdumuzda içki,sigara ve uyuÅŸturucu kullanımını önlemek amacıyla “YeÅŸilay”kurulmuÅŸtur.YeÅŸilay görevlileri,insanları kötü alışkanlıklar konusunda eÄŸitip bilinçlendirmektir.YeÅŸilay ın bu savaşında baÅŸarılı olabilmesi için bizlerden de destek görmesi gerekir.İşte bu amaçlarla 1 - 7 mart tarihleri arasında “YeÅŸilay haftası” düzenlenmiÅŸtir. Â
           Hafta boyunca okullarda içki konusunda konuÅŸmalar yapılır.Öğrencilere içkinin zararları anlatılır.Radyo,televizyon,dergi ve gazetelerde bu konuda yayınlar yapılır.İçki ve uyuÅŸturucu alışkanlığının zararları açıklanır.İçkinin zararları hakkında aydınlatıcı bilgiler verilir.Hafta süresince YeÅŸilay görevlileri de çalışmala-rını hızlandırır.  Â
 Hiçbir zaman içki ve sigara içmeyelim,özenmeyelim,kullananlara engel olmaya çalışalım.
GÜZEL SÖZLER
İçki güldürür, süründürür, öldürür.
İçki sağlığın düşmanıdır.
İçki kötülükler doğurur.
İçki aile bütçesini eritir.
İçki sinir ve sindirim sistemlerini bozar.
Alkol almak, gönüllü çılgınlıktır.
YEŞİLAY HAFTASI
( 1 – 7 Mart )
Yurdumuzda alkollü içki ve uyuşturucu madde kullanmaya karşı olanlar 5 Mart 1920 tarihinde Hilâli Ahdar Derneğini kurdular. Hilâl – ay , ahdar – yeşil anlamındadır. Hilâli Ahdar, daha sonra Yeşilay adını aldı. Yeşilay Derneğinin kuruluş tarihini içine alan 1 – 7 Mart arası ülkemizde Yeşilay Haftası olarak kutlanır. Yeşilay Haftasında alkollü içkilerin, uyuşturucuların topluma, aileye, bireye zararları anlatılır.
Uyuşturucu denilince esrar, afyon, kokain, LSD gibi uyuşturma özelliği olan maddeler akla gelir. Alkollü içkiler ise içildiğinde insanı sarhoş eden her tür içkilerdir. Alkollü içki veya uyuşturucu alanlar önce rahatlık, baş dönmesi duyar, sonra sarhoş olurlar. Sarhoşlar doğru düşünüp doğru karar veremezler. Kolay suç işlerler, içkili iken araç sürenler taşıt kazalarına neden olurlar. Alkollü içkiler, uyuşturucular insanda zamanla alışkanlık yaratır. Alkol almayı alışkanlık haline getirenlere alkolik denir. Alkolikler kazançlarını içkiye verirler. Çevrelerini rahatsız ederler. Bu yüzden alkolikler toplum içinde sevilmezler, sayılmazlar. İçki ve uyuşturucu kullanımı aile düzenini bozar.
Uyuşturucu ve alkollü içkiler sağlığa da zararlıdır. Vücudumuzda önemli görevler yapan beyin, mide, kalp, akciğer gibi organlar içki ve uyuşturucudan etkilenir. Ülser, siroz, felç gibi hastalıkların nedeni uyuşturucu ve alkollü içkilerdir.
Sigara : Toplumumuzda kullanımı yaygın olan bir keyif maddesidir. Sigara iştahı keser, sindirimi güçleştirir, dişleri sarartır, ülsere sebep olur. Akciğerde bronşları doldurur, öksürmeye yol açar. Sigaranın kansere de neden olduğu ileri sürülüyor.
Ülkemizde uyuşturucu maddelerin yapımı, satışı, kullanılması, taşınması, bulundurulması yasaktır. Bu yasağa uymayanlar suç işlemiş olur. Suç işleyenlere ağır hapis cezaları uygulanır.
Uyuşturucu maddelerin bir bölümü ilaç yapımında kullanılır. Bu amaçla bazı uyuşturucu maddelerin hükümet belirli koşullarla izin verir.
Topluma, aileye, bireye zararlı olan içki ve uyuÅŸturucuların kullanımını eÄŸitim yoluyla engellemek için kurulan YeÅŸilay DerneÄŸi’nin simgesi; beyaz üstünde yeÅŸil bir aydır. YeÅŸilay DerneÄŸi Genel Merkezi, YeÅŸilay adlı aylık bir dergi yayınlıyor. Bu dergi düzenli olarak alkollü içkilerin, uyuÅŸturucuların, sigaranın topluma ve saÄŸlığa olan zararlarıyla ilgili yayın yapıyor.
Yeşilay Haftası boyunca öğrendiklerimizi yaşam boyu uygulayalım. Kötülükle-rin anası olan uyuşturucu ve alkollü içkilerden uzak duralım.
YEŞİLAY
Geldi yine bak Yeşilay Haftası
İçki düşmanlarının yüzü güldü.
Dolup boşalırken bu şerbet tası,
İnsanların yüzlerine kan geldi.
İçki yerine süt ayran içmeli,
Bol bol üzüm,elma,armut yemeli,
Bunlar sağlık kaynağı bilinmeli,
Süt içenlerin tümüne can geldi.
İçki evleri temelinden yıkar,
İnsanları birbirine düşman eder,
KiÅŸi bilincini yok edip gider,
Bol meyve yiyenlere dermen geldi.
               Etem ÜTÜK
  YEŞİLAY HAFTASI
YeÅŸil temiz bir hilal
Yepyeni doÄŸmuÅŸ gibi.
Ak bir bayrak üstüne
Gelip de konmuÅŸ gibi.
Bu bayrağın vatanı,
İnananların kalbi,
Yeşilay’ın altında
Hepsi kaynaşmış gibi.
YEŞİLAY
           Yeşil bir ay bembeyaz.
           Bayrağının tek süsü.
           Sağlığımız,canımız,
           YeÅŸilay’ ın ülküsü.
           Korumaya çalışır,
           Yurttaşları içkiden,
           İnsanlıktan sıyrılır,
           Çünkü sarhoş bir beden.
           Vatanını sevenler,
           Korumalı milleti.
           Ocakları söndüren
           İçki , kumar illeti.
                   İ.Hakkı Talas
İçkinin baş düşmanı
Bu Yeşilaycılardır.
Savaşları durmadan,
Sürüp gider yıllardır
İ.Hakkı TALAS
12 Temmuz 2007
Üstün Yetenekli Çocuklar
Üstün kabiliyetlilik(giftedness) :Beyin fonksiyonlarının yüksek düzeyde ve hızlı olarak çalışmasından ortaya çıkan, toplumun % 5 inde rastlanan üstün yetenek ve hüner özelliği.
Kabiliyet alanları:Üstün kabiliyetin ortaya çıktığı ve değişik yöntemlerle ölçülebildiği altı alan vardır.
1. yüksek zeka
2. mekanik hüner
3. yaratıcılık
4. sanatsal yetenek
5. fiziksel yetenek
6. liderlik kabiliyeti
Üstün kabiliyetli çocukların karakteristik özellikleri dört ana grupta incelenmektedir. bu gruplar:
a) düşünme boyutu
b) duygusal boyutu
c) fiziksel ve fizikötesi boyutu
d) sosyal boyutu
Üstün yeteneklilerin farklı düşünme özellikleri;
1- son derece çok sayıda bilgi sahibi olma ve bunları unutmama.
2- ileri düzeyde anlayış kabiliyeti, (leb demeden leblebiyi anlama)
3- alışılmadık seviyede farklı konularda ilgi ve merak, çok soru sorma
4- lisan kullanımında, kelime hazinesi ve dil yeteneğinde üstünlük
5- hızlı düşünme, çabuk sonuca ulaşma, hızlı ilerleme
6- esnek ve farklı düşünme
7- geniş çaplı bir sentez kabiliyeti
8- garip, alışılmadık ve farklı ilişkileri görebilme kabiliyeti
9- orijinal fikirler ve çözümler üretebilme
10- genelleme yapma, sonuçları hissetme, soyut düşünme ve alternatifler üretme konusunda erken ve hızlı gelişme.
11- inatçı, kararlı ve hedefe dönük ve hatta bazen maceracı davranışlar
12- disiplinli, bağımsız ve çoğu zaman isyankar davranışlar
13- çabuk sıkılma, yapacak bir şeyler arama, boş duramama
14- kompleks, karmaşık şeyleri tercih etme; tartışmalardan zevk alma
15- ilgi bekleme, onore edilmekten hoşlanma; çok konuşma
16- yerinde duramama, aşırı hareket
Üstün zekalı öğrencilerin duygusal yönden farklılıkları;
1- başkalarına karşı son derece duyarlılık, sizin ne düşündüğümüzü çabuk hissetmesi.
2- tuhaf bir mizah anlayışı.(bu bazen başkalarını kırabilir veya rahatsız edebilir)
3- farklı olduğunu kendi hissettiği gibi başkalarına da hissettirmeye çalışma.
4- küçük yaşta beliren bir idealizm
5- hissi derinlik, duygusallık.
6- mükemmelcilik, (dolayısıyla kendini ve başkalarını beğenmeme)
7- belli derslerde olağanüstü bir başarı gösterme.
8- bilinmeyen, esrarlı konulara büyük bir alaka.
9- yüksek bir konsantrasyon kabiliyeti, ciddiyet.
l 0- başkalarının ne diyeceğine pek aldırış etmeme.
11- tutku ile bağlandığı bir konuyu her yerde gündeme getirme.
Üstün zekalı öğrencilerin fiziksel ve fizik ötesi duyuları açısından farklılıkları
1- duyularda aşırı hassasiyet (renkler, sesler, kokular vs. üzerinde)
2- fiziksel ve entelektüel gelişmede farklı bir ilerleme hızı
3- başarılı olamadıkları fiziksel aktivitelerde yer almayı istememe, yarışmacı fiziksel aktivitelerden kaçınma.
4- güzel sanatlardan birinde gösterilen yüksek kabiliyet (belli bir eğitim almasa bile)
5- fizik ötesi olayları düşünme konusunda yaşıtlarına göre daha önceden ilgilenme, felsefi tavırlar, garip düşünceler.
6- şairane ifadeler, güzel ve edebi sözler
7- girişimcilik ve mücadele gerektiren konularda üretkenlik.
8- iç dünyasında derinlik ve bunun getireceği yalnızlık
9- teorik ve estetik değerlere önem verme.
10- aşk, sevk, istek ve içten gelen gayretin yüksek düzeyde oluşu.
l l- sık sık düşüncelere dalma, hayal gücünün kuvvetli oluşu.
Üstün zekalıların sosyal açıdan farklı özellikleri
1- kendi istekleri yerine getirme ve kiÅŸilik konusunda erken geliÅŸme.
2- sosyal problemlere güzel ve doğru çözümler önerme
3- liderlik, grup kurma, ekip oluşturma ve yönlendirme
4- sosyal problemleri doÄŸru teÅŸhis edebilme ve anlayabilme
5- toplumun adalet, güzellik, doğruluk gibi yüksek ihtiyaçları ile ilgilenme.
6- yüksek ahlaki özelliklere sahip olma
7- yüksek düzeyde bir adalet duygusu
8- kendine güven, kararlılık
9- kendinden büyüklerle arkadaşlığı tercih etme.
Yukarıda belli gruplar halinde incelenen özelliklerinin tamamını her üstün zekalı öğrencide göremeyebiliriz. kabul edilen görüşe göre üstün zekalı öğrenciler bu 4 sahadan birinde yada birkaçında çok üstün bir performans sergileyebilmektedirler. sahip oldukları üstün özellikleri, iyi bir çevrede güçlü bir eğitimde değerlendirebilenler, yıllar sonra toplumun karşısında birer dahi olarak çıkabilmektedir.
Üstün yetenekler üzerindeki araştırmaların önemi
Tarih boyunca milletlere önderlik etmiÅŸ, buluÅŸlar yapmış, her sahada üstün eserler ve faaliyetler sergilemiÅŸ üstün kabiliyetlerin çok iyi deÄŸerlendirilmeleri, yetiÅŸtirilmeleri, sayı ve üretkenliklerinin artırılması konusunda son yıllarda büyük bir ilgi alanı oluÅŸmuÅŸtur.. şüphesiz ki toplumların ilerlemeleri bütün millet fertlerini içine alan ortak bir gayretle mümkün olabilir. bununla birlikte liderlerini bulamayan veya onara sahip çıkamayan toplumların da yönlerini doÄŸru olarak tespit etmeleri, yeni buluÅŸlar ve icatlarla seviye kazanmaları mümkün deÄŸildir. terazinin bir kefesine toplumun bütün kesimlerini içine alan bir genel eÄŸitimi koyarsak, diÄŸer kefesine de o toplumu her sahada ileriye götürecek ve % 5′i oluÅŸturan kabiliyetli insanları koyabiliriz.
Bir şirketin kendisini ileriye götürecek liderlere ve dahilere ne kadar ihtiyacı varsa, böylesi üstün kabiliyetlerin de kendilerine uygun özel bir eğitime oldukça doğal ihtiyaçları vardır. nasıl ki zeka özürlü insanları normal sınıflara yerleştirmek bu çocuklara büyük bir haksızlık olabiliyorsa, üstün yetenekli olanlara özel bir eğitimin vermemek de ayni derecede bir cinayettir. bunlara uygun bir eğitim verebilmenin ilk şartı, bu tür yetenekleri çok küçük yaşlardan itibaren doğru tespit edebilmeye dayanır. üstün yeteneklerin keşfi kadar, bu yeteneklerin özel yöntemlerle geliştirilmesi ve yönlendirilmesi, toplumda bir azınlık teşkil eden kabiliyetli gençler için hem bir hak hem de bir ihtiyaçtır. burada deha araştırmalarının önemi ortaya çıkmaktadır.
Özellikle gelişmiş ülkelerin bu konuya büyük önem vermeleri her sene milyonlarca dolar para harcamaları yüzlerce kitap, binlerce makale, onlarla dergi, çıkartmaları da bizi bu konuda harekete sevk etmektedir.
Üstün kabiliyetli öğrencilerin belirlenmesi
1. üstün kabiliyetli olan öğrenciler anne-babaları yada öğretmenleri tarafından keşfedilebilirler. bunlardan öğrenilecek bilgiler belirli bir form oluşturularak kuru merkezde kaydedilmelidir. bu formda; - öğrencinin kısa özgeçmişi, bebekliği, okul öncesi vs. - ailesinin sosyoekonomik ve kültürel durumu - çocuğun arkadaşlarından alınacak bilgiler vs. vs. yer almalıdır - çocuğun öğretmenlerinden alınacak bilgiler.
2. zeka testleri : bu testler yüzyıla yakındır kullanılmakta olup, insanın kabiliyetlerinden belli bir bölümünü ölçmekte kullanılmaya devam edilmektedir. öğrencinin geleceği adına tahminde bulunmada zeka testlerinin etkisi % 20 civarındadır. bununla birlikte bu testlerin değişik formlarının vazgeçilemez bir kullanımı sürmektedir. zeka testleri grup halinde uygulanabildikleri gibi, bireysel (daha tutarlı ama masraflı) uygulama imkanları da vardır.bu testlerde 115 puan ve yukarısı alanlar incelemeye alınırlar. 10 yaşında bir çocuğun 115 alması, 11.5 yaş zekaya 130 alması, 13 yaş zekasına 150 alması ise 15 yaş zekasına sahip olması demektir.
3. akademik kabiliyet testleri a) Anadolu liseleri sınavları b) fen liseleri sınavları c) ilkokulda ve orta-lisede bilgi seviyesini ölçen basari testleri
4. yaratıcılık testleri a) torrance’in 4 testi b) divergent thinghing test c) ipat’in yaratıcılık testi d) diÄŸer testler
5. kiÅŸilik testleri a) ipat’in 6-8, 8-12, 12-18 yaÅŸ kiÅŸilik analizine dayanan testler b) kuder ve benzeri testler (ilgi ve eÄŸilimleri ölçen testler)
6. sanatsal yetenek testleri a) meiser sanat testleri b) creative product scales wayne state university c) mülakat sınavı (uzmanlarından oluşan bir heyetçe yapılır)
7. liderlik testleri fundermental interpersonal relations orientation behaviour
Bu yedi grupta yer alan testlerin ve bilgilerin genel bir değerlendirilmesi sonucunda bir öğrencinin üstün yetenekleri ortaya çıkartılır ve onun özel bir eğitime ihtiyacı olup olmadığı belirlenebilir.bütün bunların dışında ortaokul seviyesine gelmiş bir öğrenci fizik, kimya, matematik, resim, sanat, edebiyat, tiyatro vs. gibi belirli dallarda yapılan yarışmalarda gösterdiği özel başarılarla da belirlenebilir
1f52
12 Temmuz 2007
ÇOKLU ZEKA ANKETİ
Çocuklarda Çoklu Zekanın anlaşılmasında yardımcı olacak bu anketteki soruları çocuklara sorabilir ya da onlar adına siz cevaplayabilirsiniz. (Yaşı küçük olan çocuklar için soruları anne-babalar ya da öğretmenler cevaplayabilirler.) Bu anketi siz büyükler kendinize de uygulayabilirsiniz.
Ankette soruları cevaplarken size ya da çocuğunuza uyan her satırın yanına (X) bir işaret koyun ve anketin bitiminde (X) işaretlerinin hangi zeka tipinde daha fazla olduğuna bakınız.
Dilsel Zeka
__ Kitaplar benim için çok önemlidir.
__ Okumaya, konuşmaya ya da yazmaya başlayacağım zaman kelimeleri adeta kafamın içinde duyarım.
__ Dinleyerek daha rahat öğrenirim.
__ Kelime oyunlarından hoşlanırım.
__ Kendimi ya da başkalarını tekerlemeler söyleyerek ya da anlamlı anlamsız birbirleriyle kafiyeler oluşturan kelimeler söyleyerek oyalarım ve eğlendiririm.
__ Arkadaşlarım bazen, konuşurken ya da yazarken kullandığım kelimelerin anlamını sorarlar.
__ Okuldaki derslerden Türkçe dilbilgisi, tarih ve kompozisyon diğer derslerden (matematik, fen dersleri) daha kolay ve zevkli gelir bana.
__ Arabada giderken ya da yolda yürürken ilan ya da reklam panolarının üzerindeki resimlerden çok yazıları dikkatimi çeker.
__ Sohbet eder ya da konuşurken okuduğum ya da duyduğum şeylerden örnekler kullanırım hep.
__ Geçtiğimiz günlerde yazdığım bir kompozisyon çok beğenildi ve bu yazımla çevremde tanındım.
Mantıksal-Matematik zekası
__ Matematik işlemlerini aklımdan kolayca çözebilirim.
__ Okuldaki dersler arasından en çok sevdiklerim matematik ve fen dersleridir.
__ Yetenek ve matematik problemlerini çözmeyi çok severim.
__ Deneyler yapmaktan hoşlanırım. (mesela eğer saksıda yetiştirdiğim çiçeklerin haftalık suyunu iki misline çıkarırsam ne olur gibi.)
__ Bilimdeki yeni gelişmeler ilgimi çeker ve dergilerden takip ederim.
__ Aletlerin, makinaların nasıl çalıştığını merak eder ve bunlarla ilgili sorular sorarım.
__ Matematik ile ilgili oyunlardan, bilgisayar oyunlarından, mantığa dayalı bulmacalar çözmekten, satranç ve dama gibi düşündüren oyunlardan zevk alırım.
__ Nesneleri büyüklüklerine, ağırlıklarına göre sınıflandırmaktan hoşlanırım.
__ Çevremdeki nesnelerin uzunlukları, ölçüleri, sınıflara göre gruplanmaları biliniyorsa bu beni rahatlatır.
Görsel Zeka
__ Gözlerimi kapattığımda düşündüklerimi kafamda çok net görebiliyorum.
__ Renklere karşı duyarlıyımdır ve ilgimi çekerler.
__ Fotoğraf çekmeye ya da film çekmeye hep istek duyarım. (Gittiğim pek çok yerde fotoğraf çekmeyi ya da film makinası ile gördüklerimi çekmeyi severim.)
__ Rüyalarım çok nettir ve onları kolay hatırlarım.
__ Hayal kurmayı severim.
__ Hiç bilmediğim bir yerde yolumu bulabilirim.
__ Resim yapmayı ve boyamayı çok severim. Defterlerimin içinde kara kalem karalama resimler görebilirsiniz.
__ Okulda geometri dersi bana cebir dersinden daha kolay gelir.
__ Resimli kitapları ya da yazıları daha çok severim.
__ Yap-boz, lâbirent gibi oyunlardan hoşlanırım.
__ Film ve slayt seyretmeyi ve fotoğraflara bakmayı severim.
__ Harita, diagram ve tabloları düz yazılardan daha kolay anlarım.
__ Logolar her zaman sevdiğim oyuncaklar arasında yer almıştır.
Bedensel (harekete dayalı) Zeka
__ Devamlı yaptığım birden fazla spor var.
__ Uzun süre hareket etmeden bir yerde oturmak benim için oldukça zor bir şeydir.
__ Boş vakitlerimi genelde dışarıda geçirmeyi severim.
__ Aklıma gelen en iyi fikirler genelde ya koşarken, ya yürüyüş yaparken ya da bir sporla meşgul olduğum zaman gelir.
__ Birisiyle konuşurken genelde anlattıklarımı ellerim ve vücudumu da kullanarak anlatırım.
__ Dikiş dikmek, örgü örmek, tahta oymak, hamur, kil gibi el işleri ile uğraşmak benim için çok zevklidir.
__ Okumak ya da seyretmektense bir şeyi yaparak öğrenmeyi tercih ediyorum. Uygulayarak daha iyi öğreniyorum.
__ Beden eğitimi ve el işi dersleri sevdiğim derslerin başında gelir.
__ Koşmayı, zıplamayı, güreşmeyi çok severim.
__ Gördüğüm yeni bir şeye hemen elime alır dokunurum.
__ Tamir işlerini ve eşyaları birbirinden ayırıp tekrar birleştirmeyi severim.
Müziksel Zeka
__ Tanıdıklarım sesimin güzel olduğunu söylerler. (Güzel bir sesim var.)
__ Çevredeki seslere karşı hassasımdır. Dışardan gelen yağmur sesi ya da herhangi bir gürültü dikkatimi çeker.
__ Bir notanın yanlış çalındığını anlayabilirim.
__ Müzik dinlemeyi çok severim.
__ Bir müzik aleti çalıyorum.
__ Bir koroda şarkı söylüyorum.
__ Hayatımda müzik olmasa büyük eksiklik hissederdim.
__ Bazen yolda yürürken kendi kendime melodiler mırıldandığımı fark ederim.
__ Basit bir müzik aleti ile çalan bir müziğe eşlik edebilirim.
__ Pek çok şarkının melodisini ve sözlerini bilirim.
__ Şarkı sözlerini yazdığım bir defterim var.
__ Bir şarkıyı bir ya da iki kere dinledikten sonra o şarkıyı rahatça söyleyebilirim
__ Çoğu zaman bir işle meşgulken, ders çalışırken ya da yeni bir şey öğrenirken
masaya ritmik şekilde vururum ya da kendi kendime bir melodi mırıldanırım.
Sosyal Zeka
__ Arkadaşlarımla beraber vakit geçirmeyi çok severim.
__ Arkadaşlarıma sorunlarını çözmelerinde yardımcı olurum.
__ Okulda ya da dışarıda arkadaşlarımla oynarken onları yönlendirir ve liderlik ederim.
__ Okulun ders dışındaki faaliyetlerine katılırım. Okul ya da okul dışında kulüplerde görevler
alırım.
__ Arkadaşlarıma derslerinde yardımcı olmaktan ve onları çalıştırmaktan hoşlanırım.
__ Çok arkadaşım var ve bunların pek çoğu da yakın arkadaşlarımdır.
__ Arkadaşlarım için endişe eder, onların üzüntü ya da sevinçlerini paylaşmaktan memnun olurum.
__ Arkadaşlarım her zaman benimle vakit geçirmekten hoşlanırlar ve beni hep ararlar.
Kişinin kendine dönük (öze dönük) zekası
__ Kendi başıma olmaktan hoşlanırım.
__ Kendi başıma öğrenmekten hoşlanırım.
__ Kendi başıma ders çalışarak daha iyi öğreniyorum.
__ Boş vakitlerimde tek başıma bir şeyler yapmak bana çok zevk verir.
__ Derslerim ya da uğraştığım hobilerimle ilgili bana çok soru sorulmasından hoşlanmam.
__ Düşünce ve duygularımı, olduğu gibi rahatça söylerim.
__ Kendime göre bir düzenim vardır. Ne yapacağımı gayet iyi bilirim. Pek kimseye akıl danışmam.
12 Temmuz 2007
Sabun imalatını araştırınız
Sabun : Bir alkalanin yağlı bir madde üstüne etkisiyle elde edilen, çamaşır yıkamada ve temizlik işlerininde kullanıla ürün .
SABUN SANAYİSİNİN TARİHİ
Eski zamanlardan beri sabunlar, aşağıdaki bağantıya göre yağ asidi ve gliserin esterleri olan doğal yağlı maddeler üstüne alkali bir iletkenin etkisiyle üretilmişlerdir .
C H - COO - CH - C H - COO - CH - C H - COO - CH + 3NaOH
3C H - COONa + OH - CH - OHCH - OHCH
YaÄŸlı madde kaynakları, her zaman bol olmakla birlikte ( bitkisel yada hayvansal sıvı ve katı yaÄŸlar ) alkali etkenler, Leblanc suyunun sanayide üretimi ne kadar seyrekti. 1974′ edoÄŸru sabuncular yalnızca potasyum karbonat içerenkayı odunu küllerinden yararlanmaktaydılar. 1823′e doÄŸru sabunlaÅŸma adı verilen tepkimenin yapısını inceleyen ve bulan fransız kimyacı Eugene Chevreul’ ün ( 1786 - 1889 ) çalışmaları sayesinde sabun sanayisi XIX.yy’ da büyük bir geliÅŸme gösterdi. 1920′ye dogru, sabunların evre diyagramlarını belirleyen kimyacı Mac Baın ve arkadaÅŸları düzenli araÅŸtırmalara baÅŸladılar ve üretim bilimsel temelere dayandırılarak gerçekleÅŸtirilmesini saÄŸladılar. Marsilya yönetimi, seri halde ( söz gelimi sharpless, monsavon, laval yönetimlerinde ) ve otomatik olarak ( mazzoni, armour yönetimleri ) gerçekleÅŸtirilebilecek bir biçimde yetkinleÅŸtirildi. Sabunla ilgili teknikler, sabun ( uzun süre, kullanılan tek temizleme aracı olmuÅŸtur. ) yapay deterjanların zorlu rekabetine karşı savaÅŸ vermek zorunda kaldığı zaman çok yüksek bir yetkinlik noktasına ulaÅŸtılar.
A.B.D’nin 1950′de 1.25 milyon sabun ve 0.5 milyon yapay deterjan üretirken, 1967′ de 0.5 milyon sabun ve 2.3 milyon yapay deterjan ürettiÄŸi göz önüne alırsa bu rekabetle ilgili bir fikir edinilebilir.
DEĞİŞİK SABUNLAR
SERT SABUN ( SODYUM SABUNU )
Mutfak sabunu ( Marslya ) sabunu ilk başlarda % 62 yağ asidi içermekteydi. Kullanım alanlarında ( ev işleri, tuvalet ) yapay deterjanların kuvvetli rekabetiyle karşılaşınca, üretimi iyileştirildi.Kehribar renginde yada yarı saydam halde olan bu tür sabun yaklaşık % 62 yağ asidi içermekteydi. Buharla ısıtılan kazanlarda yada teknelerde düşük nitelikli sıvı yağların ( zeytin, kolza, yerfıstığı ) sodyum klorürlü ortamdaki alkali çözeltiye etkisiyle hazırlanır .
TUVALET SABUNU
Hemen hemen içinde hiçsu bulunmayan son derece homojen bir hamur elde edilebilecek biçimdeki enyüksek nitelikli yağlı cisimlerden hareketle hazırlanır. Bu sabuna boyar maddeler, kokular, bakteri öldürücü etkenler ( deodoran sabunlar ) Ve deriyi yumuşatıcı maddeler ( zeytinyağı, süt, lanolin, vb. ) katılır.
TRAÅž SABUNU
Kalıplaşmış ve sıkıştırılmış sabunlardır .
PAYET SABUNLAR ( PULCUKLU ) SABUN YADA TALAÅž SABUNU
Öncelikle aynı yapıda olan bu sabun, deÄŸiÅŸik biçimde bulunur ; % 78′ i yaÄŸ asidinden oluÅŸmuÅŸtur ve ılık ya da soÄŸuk suda hemen çözünür : Bu nedenle hassas dokumaların yıkanmasında kullanılır. TalaÅŸ sabununda % 73 yaÄŸ asidi vardır. Özellikle toz deterjanlarla birlikte çamaşır makinelerinde kullanılır.
POTASYUM SABUN ( YUMUÅžAK SABUN )
Arap sabunuda denen bu sabun ev işlerinde ya da sanayide kullanılır. Arap sabunu üretiminde kullanılan sıvı yağlar, keten, kenevir, karanfil ve balıktan çıkarılan yağlardır. Bazlı çözelti, bir potas çözeltisidir. Zayıf bir çözelti, sonra da sabunlaşacak sıvı yağ konur ve kütle kaynama noktasına yakın ısıtılır ve karıştırılırEn sonunda kostik çözelti eklenir. Yüzeyde köpük kalmayınca ve kaynama düzenli bir hale gelirce, pişme tamamlanır. Ayrıca, tatlı badem yağından hareketle bademyağı sabunu, sodyum silikat içeren sert bir sabun olan silikatli sabun, % 10 - 15 sert sabun, kum, çakıl taşı ya da toz haldeki sünger taşı karışımı olan mineral sabun gibi başka sabunlarda üretilir .
ÇÖZÜCÜ SABUN
Bileşimine yağları ve yağlı maddeleri çözebilen aseton, butil alkol, heksalin, izopropil alkol, benzen, kloroform, karbon tetraklorür, klisen, terebentin, toluen, trikoloetilin ve kimi petrol türevlerinin katıldığı sabun ; yağlı ve çok kirli maddelerin yıkanmasında kullanılır, kireçli sulara karşı dayanıklıdır. Cildi uyarmak, yumuşatmak vebeslemek amacıyla kullanılan tuvalet sabunu ( Bu ürünler aşırı yağlı sabunlar, aşırı yağlı madde oranı % 1 - 3 arasında değişir . )
Diğer sabun çeşitleri ise şunlardır.
METAL SABUN
 Genellikle ağır metallerden her hangi birinin çözünen bir tuz ile alkali bir sabunun tepkimesinden oluşan sabun
PUL SABUN
Yağ asitleri ile reçine asitlerinin oranı en az % 78 olan, küçük yada iri parçalı, ince ve düzgün pulcuklardan oluşan sabun
AYDAM SABUN
Homojenliğini koruması, eloktrelitlere karşı duyarsız hale getirilmesi için, yapısına şeker, gliserin ya da bir alkol katılan sabun
SIVI SABUN
Bilesiminde % 36 oranında hindistan cevizi yağından elde edilmiş potasyum sabunu bulunan sulu çözeltiye denir.
TIBBİ SABUN
Badem yada çekirdek yağının sodyum hidroksit çözeltisiyle sabunlaşması sırasında ilk aşamada elde edilen sabun : bu sabunlar kir çıkartmaktan çok dezenfektan olarak kullanırlar.
TOZ SABUN
Yağ asitleri ile reçine asitlari oranı en az % 82 olan toz halinde sert sabun ( Toz sabunlar çamaşır için özel hazırlanır.
YÜZER SABUN : Yoğunluğunu suyun yoğunluğunun altına düşürmek için karıştırma yoluyla içine hava katılan sabun
YARI PİŞMİŞ SABUN : Kısmi bir tuzlama yapılsın yada yapılmasın sıcakta hamurlaştırma işlemiyle elde edilen sabun
SOĞUK ÜRETİM SABUNU : Sıvı durumda katılın dolgu maddeleriyle alkali kostik çözeltinin ısı veren tepkimesi sonunda elde edilen sabun.
PONZA SABUNU : Bu sabunun diğer ismi ise mineral sabundur. Bileşimine ponza taşı katılan bir sabundur .
SABUNUN ÜRETİMİ
Sabun ilk olarak içyağı, yer fıstığı yağı, palmiye özü yağı, hindistan cevizi yağı, zeytinyağı vb. gibi yağlı maddelerden lede edilen yağ asitleri ile sodyum tuzlarının tepkimesinden oluşur. Yağlı madde karışımının seçimi, yerel ekonomik koşullara ve üründe bulunması istenen ( kir sökme, köpürme ve yüzey ıslatma, yumuşaklık verme vb. ) göre yapılır. Klasik sabun üretimi yada tam deyimle Marsilya yöntemi, şu dört evreden oluşur : sabunlaşma, yıkama, pişim, sıvılaştırma. Sabunlaşma evresi sodyum hidroksitle kimyasal bir tepkimenin gerçekleştrilmesine dayanır ; Yıkama aşamasında sabun üretiminin önemli bir yan ürünü olan gliserol ayrılır ve sabun tek başına elde edilir ; Pişim sabunlaşmayı sağlar ; Sıvılaştırmaysa sabunun daha sonra kolayca kullanılabileceği fiziksel bir biçime sokulması işlemidir. Sabuncu ustasının uzun bir çıraklık dönemi boyunca görgü yoluyla öğrenerek uyguladığı bu farklı aşamalardaki kimyasal tepkimeler, yapılan araştırmalarla anlaşılmış, dolayısıyla bunların denetim altına alınması sağlanmıştır. Günümüzde bu sürecin tamamı çok iyi bilinmektedir; bu dört evrenin genellikle otomatik ve en iyi biçimde kesintisiz olarak uygulanması, modern sabunculuğun temelini oluşturur. Bu aşamalardan sonra sıvı sabun, tüketicilerin kullandığı parça sabunları dönüştürülür. Bitirme denen bu son aşama kurutma, yoğurma, kalıplama, kesme, markalama ve nihayet ambalajlama işlemlerini kapsar. yoğurma sırasında sabuna kendi özelliklerini ürüne aktaran dolgu maddeleri, talk pudrası, parfümler, boyar maddeler, alı koyucular, deodoranlar vb. gibi katkı ürünleri ilave edilir.Bumaddelerin türleri ve miktarları, elde edilen ürünün kullanım amacına ( el sabunu, tuvalet sabunu bakteri öldürücü sabun vb. ) göre değişir. Son yıllarda çamaşır makinelerinde kullanılmak üzere özel toz sabunlar geliştirilmişti .
Karmaşık formüllü bu tür sabunlar, patent hakları ile koruma altına alınmışlardır. Bu ürünlerin bileşiminde sabunun yanı sıra ayrıca, sudaki kireç taşıyla oluşan kireçli sabunları dağıtan etkenlerle çamaşırın sertleşmesine yol açan bu kireçli sabunların çamaşır üzerine çökmesini önleyen etkenler bulunur.Günümüzde petrol türevleriden elde edilen klasik deterjanlarla bu yeni toz sabunlar arasında yoğun bir rekabet sürmaktedir.
Türkiye’ de, sabun üretimi oldukça eski tarihlere dayanmakta, resmi kayıtlara göre XIX. yuzyıl baÅŸlarında Antakya’ da taÅŸ kazanlarda sabun yapıldığı bilinmektedir.Günümüzde ise, birkaç büyük tesis dışında sabun üretimi, çok daÄŸanık ve küçük kapasiteli imalathanelerde yapılmaktadır. Öte yandan sabun’ un önemli hammaddelerinden sudkostik ve donyağının büyük bir bölümü yurt dışından saÄŸlanmaktadır. 1992 yılında, Türkiye sabun üretimi 160.000 ton, yurtiçi talep 100.000 ton olmuÅŸ, sabun dış satımı 60.000 ton, dışalımı ise 2.000 ton olarak gerçekleÅŸmiÅŸtir.
KAYNAKLAR : GeliÅŸim Hachette
Büyük Larousse
Meydan Larousse
Hazırlayanlar: Yakup KUBUR, Ahmet ÜNVER, Bahri İKTUMUR ,Mayıs 1998
Sıvı deterjanın ve çamaşır suyunun üretim basamaklarını araştırınız.
Sıvı deterjanın üretimi
Gerekli maddeler
LABSA (Lineer Alkil Benzen Sülfonit Asit), Lauryl alkol (C12H25-OH) ,diethanolamin, Triethanol amin, Sodyum sülfat, Su (H2O), Sodyum hipoklorit (%10′luk çözeltisi), Caustic sodyum hidroksit (%45′lik sodyum hidroksit çözeltisi)
Yapılışı
Önce %83,7 oranındaki suyun içerisinde %10′luk LABSA yavaÅŸ yavaÅŸ yedirilerek karıştırılır.LABSA ‘nın karışımı tamamlanınca %1′lik diethanol amin ve %2′lik triethanol amin ilave edilir. Daha sonra %1,7′lik Lauryl alkol ilave edilir.Viskositesi (akışkanlığı) ayarlanır. Bu iÅŸlem bitince %1′lik sodyumsülfat eklenir.En son %0.6 oranında sodyumhipoklorit katılır. Böylece gerekli maddelerin hepsi kazanlara katılmış olur. Karışma iÅŸlemi bittikten sonra dolum varillerinden bidonlara aktarılır. Ve sıvı deterjan piyasaya sürülmek için hazır bir duruma getirilir.
Üretim Yapan Firmalar:
Türkiye’de sıvı deterjan üretimi çeÅŸitli ufak atolyelerde yaygın ÅŸekilde yapılmaktadır. Ancak iÅŸin biraz daha derinine inersek deterjan üretimi Lever, Benckiser gibi bazı büyük firmalar tarafından ciddi ÅŸekilde yapılmaktadır
Çamaşır suyunun üretimi
Gerekli Maddeler
Sodyumhipoklorit (NaClO) ‘in %5′lik çözeltisi, Su (H2O)
Yapılışı
İlk önce Tarım Koruma’dan %30′luk Konsantre Sodyumhipoklorit (NaClO) çözeltisi alınır. .Sonra imalat yerinde %5′e seyreltirilir. Daha sonra kazanlarda yapılan karıştırma iÅŸlemi bitince bidonlara doldurulur.En sonunda ambalajlanarak piyasaya sevkedilir. Çamaşır suyuna bazen esans katılarak kokulandırılır.
KAYNAKLAR:
*Tempak San. Ltd. Åžti.
Öğretmen: Necdet ÇELİK
Hazırlayanlar: Mustafa Yazıcı, Yasin Artukaslan, Özel Fatih Fen Lisesi, 1-C sınıfı 20/04/1999
2ac6
12 Temmuz 2007
Ölçme ve Değerlendirme
Ölçme:Nesnelerin ya da özelliklerin miktarlarının belirli bir yöntemle gözlenip gözlem sonuçlarının sayı ya da sembollerle ifade edilmesidir.
Doğrudan Ölçme: Ölçülmek istenen özellik ya da nesne evrende varolduğu şekliyle ölçülür. Yani özelliğin ya da nesnenin kendisi ölçülür.
Dolaylı Ölçme: Bazı özellikleri ya da nesneleri şekliyle değil de eserleriyle ölçeriz. (zeka gibi)
Ölçek: Belirli bir özelliği ölçmek için hazırlanmış ve üzerinde birimleri hep aynı olan ölçme araçlarıdır.
sınıflama ölçekleri:benzerliklere göre (kadın erkek gibi)
sıralama ölçekleri:belirli bir ölçekle sıralama(birinci, ikinci)
eşit aralıklı ölçekler:bir nokta sıfır alınır (takvim gibi)
oranlı ölçekler: birimler arasında oran vardır (terazi, saat gibi)
Değerlendirme: Ölçme işlemiyle elde edilen sonuçlara bir anlam yüklemek (sınavdan 50 almak değil geçip geçmediği bilgisi değerlendirme.)
Ölçme araçlarının sahip olması gereken nitelikler
Geçerlilik
Bir ölçme aracının ölçmeyi amaçladığı özelliği ölçüp başka özellikleri ölçmemesidir. Bir ölçeğin geçerliliğini belirlemek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemler geliştirilen ölçeğin ne amaçla kullanılacağına bağlı olarak değişir.
1.kapsam geçerliliği
2.yordama geçerliliği
3.yapı geçerliliği
4.görünüş geçerliliği
kapsam geçerliliği: değerlendirme amacıyla hazırlanan testlerin o derste kazandırılmaya çalışılan davranışların hepsini belirli bir oranda kapsaması gerekir. Bir konuyla ilgili binlerce madde yazılabilir, soru çıkarılabilir. Bunların azaltılması gereklidir elbette, kapsam geçerliliği bu az sayıdaki maddenin o konuyla ilgili yazılabilecek binlerce maddeyi ne kadar temsil ettiğini belirler. 2 farklı yol vardır: rasyonel yaklaşım, istatistiksel yaklaşım.
Rasyonel yaklaşım: testler, konuları ve kazandırılmak istenen davranışları içeren belirtke tablosuna göre geliştirilir. Bu tabloya bakılarak testteki soruların her bir davranışta belirli oranda yer alması sağlanarak kapsam geçerliliği için çalışma yapılır.
İstatistiksel yaklaşım: eğer biz bir alanda geliştirilmiş olan ve kapsam geçerliliği yüksek olduğunu bildiğimiz bir testle kendi geliştirdiğimiz testi aynı öğrencilere uygulayıp öğrencilerin bu testlerden aldıkları puanlar arasındaki ilişkiyi hesaplarsak ortaya çıkan ilişki değerini kendi testimizin kapsam geçerliliği derecesi olarak yorumlayabiliriz.
yordama geçerliliği:yordama belirli bilgilere dayanarak ve belirli teknikler uygulayarak geleceğe ilişkin tahminde bulunmaktır. Eğitimde yordama bir öğrencinin ya da bir öğrenci grubunun gelecekte ne derecede başarı göstereceğini tahmin etmek için kullanılır. Okula henüz başlamamış öğrencinin zeka testine bakarak, okuldaki başarı durumunun ne olacağını tahmin etmeye yönelik bir çalışma yordama çalışmasıdır. Yordama geçerliliği ise bir testin kişilerin o alanda gelecekteki başarısını ne derecede doğru olarak tahmin ettiğidir.
yapı geçerliliği: yapı, birbiriyle ilişkili olduğu düşünülen belirli öğelerin ve bu öğeler arası ilişkilerin oluşturduğu bir örüntüdür. Zeka, bir yapıdır. Kendine özgü alt öğeleri vardır ve bu öğeler birbirleri arasında ilişkilidir. Biz bu öğeler arasında olduğunu düşündüğümüz ilişkinin aynısını o özelliği ölçen testten elde ettiğimiz veriler arasında da görmek isteriz. Bir anlamda yapı geçerliliği çalışmasında ölçmeye çalıştığımız özelliği nasıl tanımladıysak testin de bize bu tanıma uygun veri sağlamasını bekleriz.
görünüş geçerliliği:bir testin, ne ölçüyor göründüğü o testin görünüş geçerliliğidir. Soruların tümü matematikle ilgili olan bir matematik testinin görünüş geçerliliği vardır diyebiliriz.
Güvenilirlik
Bir ölçme aracının, ölçme sonuçlarına hata karıştırmadan ölçme yapabilmesi güvenilirliktir. Hata, ölçme aracının ölçmek istediği özellik dışındaki özellikleri ölçmesidir. Güvenilirlik, ölçme aracının hatalardan arınık olması yeterliliğidir.
Hata kaynakları:
1.ölçmeciden kaynaklanan hatalar
2.ölçme aracından kaynaklanan hatalar
3.ölçmenin yapıldığı ortamdan kaynaklanan hatalar
4.ölçüm alınan kişilerden kaynaklanan hatalar
Hata türleri:
1.sabit hatalar: ölçmeden ölçmeye hep aynı miktarda karışan hatalardır.
2.sistemli hatalar: puanlama yapanın yanlılığı durumu.
3.rasgele hatalar:dikkatsizlik sonucu oluÅŸur.
Güvenilirliğin Anlamları
Güvenilirlik katsayısının belirlenmesi;
1.tekrarlı ölçümle güvenilirlik kestirimi: bu yöntemde güvenilirlik katsayısı tahmin edilecek test aynı gruba belirli bir zaman aralığıyla 2 kez uygulanır. Korelasyon katsayısı –1 ile +1 arasında değişir fakat güvenilirlik katsayısı 0 ile +1 arasında değişir. Eğer iki ölçüm arasında hiç ilişki yoksa güvenilirlik katsayısı 0 olacaktır. Bu durum ölçmelerimizin tamamen hatalı olduğunu gösterir.
2.paralel testler: bu yöntemle güvenilirlik katsayısı hesaplanırken bir testin eşdeğer formu geliştirilir. Eşdeğer form=madde sayısı, maddelerin ölçtüğü davranışlar ve maddelerin niteliği bakımından testlerin birbirine denk olması. İki paralel test aynı öğrenci grubuna aynı zamanda verilir ve bu iki testten elde edilen puanlar arasındaki korelasyona bakılır. Böylece bu testlerin eşdeğerlik katsayısı hesaplanmış olur. Aynı testler aynı öğrenci grubuna farklı zamanlarda verilirse hem testlerin eşdeğerliği hem de ölçülen özeliğin ne derecede kararlı olarak ölçüldüğüne ilişkin bilgi toplanmış olur.
3.testi yarıya bölme yöntemi: bu yöntemin temel varsayımı testin içindeki tüm maddelerin aynı psikolojik özelliği ölçtüğü yönündedir. Bu nedenle hepsi aynı şeyi ölçen soruların 2eşit yarıya bölünmesi ve bu yarılar arasındaki korelasyonun hesaplanması, testi oluşturan maddelerin testin genel amacına bağlı olarak kendi içlerinde ne derecede tutarlı ölçme yaptıklarını gösterecektir.
Güvenilirliği etkileyen faktörler
Güvenilirliği testin uzunluğu, testin yönergesi, testi oluşturan maddelerin homojenliği gibi etmenler etkiler. Test uzatılırsa güvenilirlik artar ama belirli bir yerden sonra güvenilirlik çok büyük artışlar göstermez.
Güvenilirlik ve geçerlilik arasındaki ilişki
Güvenilirlik geçerlilik için yeterli koşul değildir. Bir test için geçerlilik en fazla güvenilirliğin kareköküne eşit olabilir.
Testlerin sınıflandırılması
Ölçtükleri davranışların içeriğine göre
1.tipik tepki testleri
2.maksimum performans testleri
Uygulama şekillerine göre
1.bireysel testler
2.grup testleri
test ve madde istatistikleri
test ve madde istatistikleri test üzerindeki bilgilerimizi ve testin gücünü artırmaya yönelik bir çalışmadır.
Güvenilirlik katsayısı: test puanlarındaki ölçüm hatasının etkileri hakkında bir şeyler söyler
Geçerlilik katsayısı: test puanlarına dayalı kaba bir yordama yapabilmeyi sağlar.
Medyan: puanlar büyükten küçüğe sıralanınca ortadaki rakam
Mod: en çok tekrarlanan puan
Normal dağılım (sir francis galton-1800)
Normal dağılım varsayımına göre evren, her bir özellik ya da madde için (zeka, kişilik, yetenek, boy, kilo vs) bu özelliklere ya da maddeler dahil olan öğelerin birbirine yakın değerlerde veya benzerlikte olmasına özen gösterilmektedir. Yani herhangi bir özelliğin ya da maddenin içindeki öğelerin çok az bir kısmı aşırı uçlarda değerler alır.
Ölçümlerimizin normal dağılıma olan benzerliği ne kadar artarsa bu ölçümlerin evrene ait ölçümler olduğuna dair kesinliği de artar.
Ölçümlerimizin evrene olan benzerliği bu ölçümlerden yola çıkarak yapacağımız tahminlerin, yordamaların ve bu yordamalara ilişkin tüm girişimlerimizin daha ayakları yere basar şekilde yapılması demektir.
Eğer mod aynı zamanda ortalamaysa elde ettiğimiz puanların normal dağılım gösterdiğini söyleyebiliriz.eğer medyan da bu puanlara eşitse mükemmel bir dağılım eğrisi vardır.
Mod>ort veya medyan>mod ise normal dağılımdan uzaklaşma vardır.
Varyans, standart kayma(sapma)
En önemli test istatistiklerinden ikisi varyans ve standart kaymadır. Herhangi bir değişkenin alabileceği tüm değerlerin bulunduğu aralığa o değişkenin değişim alanı denir.
Değişim alanı= varyans
Varyansı biz elimizde bulunan sabit bir ölçme aracına örneğin bir metrelik bir çubuğa benzetebiliriz. Buyo bir metre veya bir metrenin katları olan herşeyi ölçebiliriz. Fakat boyu tam bir metre olmayan ya da bir metreden daha uzun olup ta tam iki metre olmayan cisimlerin boylarını tam olarak belirleyemeyiz. Bunu yapabilmek için çubuğumuzun üzerinde bu çubuğu eşit parçalara bölen bazı işaretlere gereksinim duyarız. Bu işaretlere denk gelen yerleri kaçıncı işaret olduğuna bakarak örneğin 3işaret ya da 4işaret uzunluğunda diyebiliriz. Elde ettiğimiz puanların üzerine yerleştiği yere de dağılım deriz. Ve bu dağılımın iki ucu arasında kalan yeri tıpkı çubukta olduğu gibi bir ölçme aracı düşünürüz. Bu dağılımı da eşit parçalara bölebilmek için de biz bir formülden yararlanırız ve dağılımı eşit parçalara böleriz. Bu bölünen parçaların her birisi bizim dağılımımızın birimleri olur ve bu birimin adı da standart kayma’dır
19b4
12 Temmuz 2007
Sonraki
Önceki