Stres Fizyolojisi

STRES FİZYOLOJİSİ

Çoğu zaman dikkatsizce kullanılan ve terminolojinin karıştırdığı stresi tartışmak için bazı tanımlamalarla başlamak yararlı olacaktır. Stres genellikle bitkilerde dezavantaj etki yaratan bir dış faktör olarak tanımlanır. Çoğu halde stres, baştan başa büyümeyle alakalı, büyüme (biokütle yığması) veya birincil özümsenmiş yöntemle (CO2 ve mineral yükselmesi) ilginin içinde ölçülür. Bununla beraber farklı değerlendirmelerin ihtiyaç gösterdiği özel durumlar olduğunu akılda tutmak yararlı olur. Örneğin çok miktarda su ve gübre verilen bitki, boyuna oldukça uzayabildiğinden fırtınaya kapılabilir (Ekini basıp yere yatırma etkisi olarak bilinir.) ve biçilemez hale gelir. Bu durumda optimalin altında daha az miktarda su ve gübre düzeyi, az olmayanı, stresi ifade eder diye tartışılabilir.

Ödevin Devamını Oku “Stres Fizyolojisi”

Bıll Gates

BILL GATES

28 Ekim 1955’te Amerika’nın batı sahilinde bulunan Seattle’da doğdu. Varlıklı bir ailenin içinde dünyaya gelmesine karşın ailesinin parasını asla kendi işi için kullanmadı. Bill, çocukluğunda olduğu gibi ergin bir insan olduğu dönemlerde de oldukça dağınıktı. Bu dağınıklığı etkisiz hale getirmek amacıyla annesinin kendisi için haftalık giyinme planı düzenlediği bile söylenmektedir. Yapacağı her şeyin, düzenli olarak planlanması gerekmekteydi. Bill Gates, iş saatlerini olduğu kadar serbest zamanını da israf etmekten nefret ederdi.

Ödevin Devamını Oku “Bıll Gates”

A I D S

A I D S

(Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu)

Son yıllarda dünyada hızla yayılan virüs kökenli ve ölümcül bir enfeksiyon hastalığıdır. 1980’lerin başında bir yaz günü, basın önce merak uyandırıcı, değişik bir konu gibi görünen bir haberi duyurunca, bütün dünyada bomba etkisi yarattı. Haber Amerika Birleşik Devletlerinde ilginç bir biçimde yalnız erkek eşcinsellerde görülen garip ve yeni bir hastalıkla ilgiliydi. O günlerde bu haberin bütün dünyada toplum sağlığını tehdit eden bir salgına dönüşeceğini düşünebilmek güçtü. AIDS kısa sürede korku salmaya başladı. Virüsün kan ve sperma yanında, tükürük ve gözyaşında da bulunduğunun kanıtlanması, hastalığın yalnız cinsel ilişkiyle bulaşmadığını kanıtladı. Ayrıca birçok ahlaki,hukuksal ve siyasal sorunu gündeme getirdi. Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla hastaların karantinaya alınması, bulaşma tehlikesi yüksek grupların kitle halinde denetimde tutulması, virüs taşıyıcıların işten çıkarılması veya askerden ihraç edilmesi gibi öneriler tartışıldı. Bazı tıp ve sağlık personelinin AIDS’li hastaların kan ve salgılarıyla ilgili işlem gerektiğinde yardımdan kaçındığı görüldü. Bu öneriler ve olaylar toplumda paniğin daha da artmasına ve hastaların zor durumda kalmasına neden oldu. Bütün bu gelişmelerden sonra AIDS hastalığı ile ilgili yapılan çalışmalar daha düzenli ve insan haklarına uygun şekilde devam ettirilmeye çalışıldı. Özellikle Afrika’da yaygın olduğu anlaşılan AIDS’in ne olduğu, nasıl bulaşıp bulaşmadığını, tanı ve tedavisini ve son olarak da AIDS hakkında gösterilen faaliyetlerin neler olduğunu inceleyelim.

Ödevin Devamını Oku “A I D S”