‘do─ a’ Arama Sonu├žlar─▒

Asit Ya─čmurlar─▒

Asit Ya─čmurlar─▒

K├╝k├╝rt ve azot dioksitlerin atmosferdeki nemle birle┼čerek s├╝lfirik ve nitrik asitli ya─čmur, kar ya da dolu olu┼čturmas─▒ bi├žiminde kirlili─če verilen genel ad. Bu t├╝r ya─čmurda tanecikler siste as─▒l─▒ olarak s├╝spansiyon olu┼čturabilir ya da en kuru halde birikebilirler.

┬áS├╝spansiyon : Bir kat─▒n─▒n bir s─▒v─▒ i├žerisinde ya da havada (sis i├žinde) ├ž├Âz├╝nmeden da─č─▒lmas─▒yla olu┼čan heterojen kar─▒┼č─▒mlard─▒r. Ayran,kahve,tebe┼čir tozu+su….┬á

┬áAsit ya─čmurlar─▒n─▒n verdi─či ileri s├╝r├╝len zarar─▒n bir b├Âl├╝m├╝n├╝n asl─▒nda baz─▒ do─čal nedenlerden kaynakland─▒─č─▒ yap─▒lan ara┼čt─▒rmalar sonucunda anla┼č─▒lm─▒┼čsa da,petrol ve k├Âm├╝r yanmas─▒ndan olu┼čan k├╝k├╝rt dioksit ile otomobil motorlar─▒ndan ├ž─▒kan azot oksitin, asit ya─čmuru sorununu b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de ┼čiddetlendirdi─či kesindir.

┬áKirlili─če yol a├žan tanecikler,kaynaklar─▒ndan binlece kilometre uza─ča r├╝zgarla ta┼č─▒nabilir.S├Âzgelimi A.B.D’nin kuzey do─čusundaki asit ya─čmurlar─▒na,Kanada’dan yay─▒lanlar da kat─▒lm─▒┼č,Kanada’n─▒n do─čusundaki k├╝k├╝rt i├žeren ya─č─▒┼č,A.BD’den kaynaklanm─▒┼čt─▒r.

┬áBilim adamlar─▒n─▒n t├╝m├╝ asit ya─čmurlar─▒n─▒n┬á denetlenmesi i├žin biran ├Ânce yasalar ├ž─▒kar─▒lmas─▒n─▒ istemektedirler.Ne var,ki s├Âz konusu yasalar─▒n yol a├žaca─č─▒ harcamalar├žok y├╝ksektir,bu y├╝zden┬á de sorunun ├ž├Âz├╝lmesi s├╝rekli ertelenmektedir

Hava Kirlili─či ve Asit Ya─čmurlar─▒n─▒n ─░nsan ve Toprak ├ťzerine Etkileri

Y─▒llard─▒r ayr─▒nt─▒l─▒ ara┼čt─▒rma konusu olmam─▒┼č konulardan birisi olan asit ya─čmurlar─▒, son y─▒llarda yurdumuzda da etkisini hissettirmeye ba┼člayan, meteorolojik hadiselerle atmosferden yery├╝z├╝ne inen ve insanlar ├╝zerinde olumsuz etki b─▒rakan kirletici elementler i├žeren ya─čmurlar olarak bilinir.

End├╝striyel faaliyetler, konutlarda ─▒s─▒nma ama├žl─▒ olarak kullan─▒lan fosil yak─▒tlar, motorlu ta┼č─▒tlardan ├ž─▒kan egzoz gazlar─▒ ve fosil yak─▒tlara dayal─▒ olarak enerji ├╝reten termik santraller, bu faaliyetleri sonucu havay─▒ kirletmekte ve k├╝k├╝rt di oksit, azot oksit, partik├╝l madde ve hidrokarbon yaymaktad─▒r. 2 ile 7 g├╝n aras─▒nda havada asili kalabilen bu kirleticiler, atmosferde ├že┼čitli kimyasal ve fiziksel reaksiyonlara u─črayarak, zaman zaman ├žok uzaklara ta┼č─▒nabilmekte, atmosferdeki su partik├╝lleri ve di─čer bile┼čenlerle tepkimeye girerek s├╝lf├╝r├╝z asit (HSO), s├╝lf├╝rik asit (H2SO4) ve nitrik asit (HNO3) gibi kirletici maddelerin olu┼čumuna sebebiyet verirler. ├çe┼čitli yanma olaylar─▒ sonucu havaya kar─▒┼čan SO2, SO3, NOx gibi gazlar ya─č─▒┼čla birle┼čip asit meydana getirebilmekte ve bunlar─▒n yery├╝z├╝ne ya─čmas─▒ ile asit ya─čmurlar─▒ olu┼čmaktad─▒r. Bunlar─▒n yery├╝z├╝ne geri d├Ân├╝┼čleri kuru ve yas asit depolanmas─▒ sonucu olur. Yas depolamada atmosferde olu┼čan b├╝t├╝n ├╝r├╝nler, ya─čmur ve kar i├žinde ├ž├Âz├╝nm├╝┼č halde yery├╝z├╝ne ta┼č─▒n─▒rlar. Kuru depolamada ise atmosferdeki partik├╝llerin ve gazlar─▒n yery├╝z├╝ne ta┼č─▒nmas─▒ esnas─▒nda ya─čmur veya kar bulunmaz, sis i├žinde aerosol seklinde bulunurlar. Bu ├žer├ževede belirtildi─či gibi, yaln─▒z┬á ya─čmur de─čil, di─čer b├╝t├╝n ya─č─▒┼č bi├žimleri de asidik olabilmektedir Asit ya─čmuru topra─č─▒n kimyasal yap─▒s─▒n─▒ ve biyolojik ko┼čullar─▒n─▒ etkilemektedir. Topra─č─▒n yap─▒s─▒nda bulunan kalsiyum, magnezyum gibi elementleri y─▒kayarak taban suyuna ta┼č─▒makta, topra─č─▒n zay─▒flamas─▒na ve zirai verimin d├╝┼čmesine neden olmaktad─▒r. Topra─č─▒n asitle┼čmesine en ├žok katk─▒da bulunan maddeler, atmosferde birikme sonucu topra─ča ge├žen k├╝k├╝rt bile┼čikleridir. Azot bile┼čikleri ise bitkilerin ├Âz├╝mseyece─či miktardan fazla oldu─ču zaman topra─č─▒n asitle┼čmesinde rol oynamaktad─▒r.

Asitle┼čmenin ├ževre ├╝zerinde dolayl─▒ olmakla birlikte yine ├žok ├Ânemli etkilerinden biri de, end├╝striyel faaliyetler sonucu olu┼čan asit nemidir. Topra─ča ya da g├Âl yataklar─▒na inmi┼č c─▒va, kadmiyum ya da al├╝minyum gibi zehirli maddelerle tepkimeye girebilmekte ve normal ko┼čullar alt─▒nda ├ž├Âz├╝nmez say─▒lan bu maddeler, asidik nemle tepkimenin sonucunda, besin zinciri ya da i├žme suyu yoluyla bitki, hayvan ve insana ula┼č─▒p toksik etkiler yaratmaktad─▒r. A─ča├ž k├Âklerinin besin toplama yetene─činin bozulmas─▒n─▒n sorumlusu da gene asitle┼čme sonucunda toprakta harekete ge├žen al├╝minyumdur.

Asidik zerrecikler genellikle s├╝lf├╝r dioksit ve nitrik oksitlerin atmosferdeki yay─▒lmas─▒ ile olu┼čur. Sonu├žta olu┼čan nitrik ve s├╝lf├╝rik asit di─čer partik├╝ller (toz, is, kurum, duman vs) ├╝zerine yap─▒┼č─▒r. Bu partik├╝llerin direkt olarak solunmas─▒ bu asidik yap─▒lar─▒n do─črudan akci─čerlere kadar gitmesine neden olmaktad─▒r. Bu asidik yap─▒daki tozlar ve gazlar nemli ve s─▒cak akci─čer alueollerinde kimyasal olarak kana ge├žebilirler.

Asit ya─čmurlar─▒n─▒n insanlar ├╝zerindeki dolayl─▒ etkileri y├╝zey ve i├žme sular─▒, yer alt─▒ sular─▒, toprak, a─č─▒r metaller, bitkiler ve bal─▒klar ├╝zerindeki etkilerine ba─čl─▒ olarak bu unsurlar─▒n kullan─▒lmas─▒ sonucunda uzun vadede insan b├╝nyesinde asidik depolanmaya neden olur.

Asit ya─čmurlar─▒n─▒n insan sa─čl─▒─č─▒ ├╝zerinde do─črudan ve dolayl─▒ etkileri d├╝┼č├╝n├╝ld├╝─č├╝nde ayr─▒nt─▒l─▒ ara┼čt─▒rmalara ihtiya├ž oldu─ču a├ž─▒kt─▒r. Bu do─črultuda Devlet Meteoroloji ─░sleri Genel M├╝d├╝rl├╝─č├╝ olarak asit ya─čmurlar─▒ olarak bilinen kirletici i├žeren ya─č─▒┼člar konusunda ba┼člat─▒lan ara┼čt─▒rma ├žer├ževesinde Aral─▒k 1998 tarihinde Ankara B├Âlge Meteoroloji ─░stasyonundan toplanan ya─čmur numunelerinde yap─▒lan analiz sonu├žlar─▒

Ekonomik faaliyet, k─▒tl─▒─ča kar┼č─▒ yap─▒lan bir sava┼čt─▒r. ─░nsan bu sava┼čta bir tak─▒m de─čerleri

├╝retip- t├╝ketirken ba┼čka bir de─čer olan kaliteyi ├çEVRE┬ĺY─░ de t├╝ketmektedir: Hava, su,

ye┼čil ve toprak gibi …… Biri kirlendi─či zaman beraberinde, zincirleme olarak, di─čerleri ve bunlardan yararlanan insanlar da kirlenmekte ve yok olmaktad─▒r.

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi hava do─čal ve yapay etmenlerce kirletilmektedir. Yapay etmenlerin

temelinde insan bulunmaktad─▒r.Fabrikadan, evlerden ve ara├žlardan ├ž─▒kan dumanlar

taraf─▒ndan atmosfer durmadan kirlenmektedir

Bu kirlilik do─črudan oldu─ču gibi asit ya─čmurlar─▒ yoluyla da bitkiye, insana, suya, topra─ča

ve tasa etki etmektedir.

Termik santrallerde, ─▒s─▒tmada ve end├╝stri kurumlar─▒nda kullan─▒lan k├Âm├╝r atmosfere k├╝l

(kadmiyum, ├želik, kursun) CO2 ve SO2 yaymaktad─▒r D├╝nyada oldu─ču

gibi T├╝rkiye┬ĺde k├Âm├╝r ve petrol t├╝ketimi giderek artmaktad─▒r.

Artan ta┼č─▒t say─▒s─▒ da petrol t├╝ketimini dolay─▒s─▒yla atmosferdeki karbon monoksit gazini

y├╝kseltmektedir.

Yanarda─člar da havadaki SO2 ve CO2 gibi gazlar─▒n miktar─▒n─▒ artt─▒rmaktad─▒r.

Bu gazlar havadaki su buhari ile birle┼čirler;

H2O┬á +┬á SO2┬á┬á –>┬á┬á H2SO4 (s├╝lfirik asit) ve

H2O┬á +┬á┬á NO2┬á┬á –>┬á┬á HNO3 (nitrik asit) olarak yere d├╝┼čerler.

Hava kirlili─či, ─▒┼č─▒nlar─▒n yere ula┼čmas─▒n─▒ ve atmosfere yay─▒lmas─▒na da engelleyerek iklim

├╝zerinde olumsuz etki yapmaktad─▒r.Asit ya─č─▒┼člar─▒ yapraklardaki klorofilin bozulmas─▒na

ve bitkinin sarar─▒p kurumas─▒na neden olmaktad─▒r.

Bilindi─či gibi bitkiler, fotosentez s─▒ras─▒nda CO2 t├╝ketir. Asit ya─čmurlar─▒, bitkileri kurutarak, di─čer yandan atmosferdeki CO2 (karbondioksit) tutar─▒n─▒n artmas─▒ i├žin ortam haz─▒rlamaktad─▒r. Ba┼čka bir anlat─▒mla, bir olumsuzluk bir ba┼čka olumsuzlu─ču ├╝retmektedir.

Biz bu asit ya─č─▒┼člar─▒n─▒n etkilerini g├Ârebilmek i├žin iki asamadan olu┼čan deneylere giri┼čtik:

Birinci a┼čamada 16 saks─▒ya k─▒z─▒l ├žam, 20 saks─▒ya fasulye ve nohut ekildi.

K─▒z─▒l ├žam ve fasulyeler 4┬ĺer saks─▒dan olu┼čmak ├╝zere 5┬ĺer gruba ayr─▒ld─▒. Her grup pH3, pH4,5, pH6, ya─čmur suyu ve ├že┼čme suyu gibi asidik de─čeri farkl─▒ sularla suland─▒. ├çal─▒┼čma 2 ay s├╝rd├╝. ├çal─▒┼čmalara ├že┼čitli s─▒n─▒flardan 15 ├Â─črenci katildi.

├çal─▒┼čmalar─▒m─▒zda kullan─▒lmak ├╝zere, toplad─▒─č─▒m─▒z ya─čmur suyunun asidik de─čeri ├Âl├ž├╝ld├╝: ─░lk ya─č─▒┼č┬á pH5,5, ikinci ve daha sonraki ya─č─▒┼člar pH6 olarak saptand─▒. Bu da bize hava kirlili─či ve onun olu┼čturdu─ču asit ya─čmurlar─▒n─▒n ├ževremizde bir realite oldu─čunu kan─▒tlamaktad─▒r.

├ťlkemizde son y─▒llarda, olumsuz geli┼čmelere asit ya─čmurlar─▒ da eklenmi┼čtir. Asit ya─čmurlar─▒ y├╝z├╝nden asidik hale gelen topraktan besin kayb─▒ kolayla┼č─▒rken aluminyum gibi a─ča├ž k├Âklerine zararl─▒ maddelerin birikti─či g├Âr├╝lm├╝┼č bulunuyor. Amerika┬ĺda baz─▒ y─▒llarda g├Âr├╝len a─ča├ž kay─▒plar─▒ ├╝zerine ├žal─▒┼čmalar yap─▒larak bu olay─▒n temel mekanizmalar─▒ ayd─▒nlat─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒l─▒yor. Hatta bu konuda ara┼čt─▒rma yapmak ├╝zere Kanada ile ortak bir ├žal─▒┼čma ba┼člat─▒lm─▒┼č durumda.

Asit ya─čmurlar─▒ sanayi ┼čehirlerimizde yani karbondioksit in fazla oldu─ču yerlerde,hava ak─▒m─▒n─▒n olmad─▒─č─▒ yerlerdedir.├ťlkemizde buna en iyi ├Ârnek Manisa’d─▒r.

Birle┼čmi┼č Milletler’in yay─▒nlad─▒─č─▒ bir rapor, ─░ngiltere’deki a─ča├žlar─▒n %25′inin asit ya─čmurlar─▒ndan etkilendi─čini ve bu oran─▒n gittik├že art─▒─č─▒n─▒ yazmaktad─▒r. Ba┼čka bir raporda da; yery├╝z├╝ndeki 800 milyon hektar ya─čmur ormandan 330 milyonunun Brezilya’da bulundu─ču, ekonomik meselelerinden dolay─▒ insanlar taraf─▒ndan son bir y─▒lda 17 milyon hektar─▒n─▒n yok edildi─či, bu duruma bir ├ž├Âz├╝m bulunmazsa ve kesim bu h─▒zla devam ederse, 2020 y─▒l─▒nda, d├╝nyan─▒n oksijen deposu olan bu ya─čmur ormanlar─▒n yok olaca─č─▒ yazmaktad─▒r.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

N├╝kleer Array Enerji

N├ťKLEER ENERJ─░

Atom ├žekirde─činin de─či┼čimi ile ortaya ├ž─▒kan enerji. ├çekirdek de─či┼čimi, a─č─▒r ├žekirdeklerin yar─▒lmas─▒ (fisson) ve hafif ├žekirdeklerin kayna┼čmas─▒ (fusion) ┼čeklindedir.

Bug├╝n atom end├╝strisin esas─▒n─▒ uranyum madeni te┼čkil etmektedir. Uranyum ├žok a─č─▒r bir madendir. Bile┼čikler halinde, yery├╝z├╝n├╝n her taraf─▒nda bulunmaktad─▒r. Radyoaktif bir metaldir. Uranyum atom numaras─▒ 92┬ĺdir. Yani uranyum atomu , 107 elementin , 91 tanesinin atomlar─▒ndan daha b├╝y├╝kt├╝r. B├Âyle olmakla beraber , bir gram uranyumda 3×1021 tane atom vard─▒r. Bu miktar─▒n kaplad─▒─č─▒ hacim ise ancak 50 mm3 t├╝r. Bir uranyum atomunun ├žekirde─či ise bu uranyum atomunun ├žekirde─či ise bu atomdan y├╝z bin defa daha k├╝├ž├╝kt├╝r. ├çekirdek i├žinde 92 tane proton bulunur. N├Âtron adedi ise baz─▒ ├žekirdeklerde 142, baz─▒s─▒nda 143 ve baz─▒s─▒nda da 146┬ĺd─▒r. B├Âylece uranyumun ├╝├ž izotopu vard─▒r. ─░zotop Yunanca ┬ôayn─▒ yer┬ö demektir. Buna g├Âre ├╝├ž izotopun atom a─č─▒rl─▒klar─▒, yani ├žekirdekteki proton ve n├Âtron say─▒lar─▒n─▒n toplam─▒ 234,235 ve 238┬ĺdir. Uranyum izotoplar─▒n─▒n atom a─č─▒rl─▒klar─▒, birbirinden pek az olmakla beraber, farkl─▒ oldu─čundan , d─▒┼čardan gelip bunlar─▒n ├žekirdeklerine ├žarpan bir n├Âtrona kar┼č─▒, farkl─▒ tesir ederler.Bunlar─▒n i├žinde, 143 n├Âtronlu olan 235 atom a─č─▒rl─▒kl─▒ uranyum izotopunun g├Âsterdi─či tesir ├žok m├╝himdir ┼×├Âyle ki: Uranyum 235 izotopu ├žekirde─čine, hari├žten (d─▒┼čardan) bir n├Âtron ├žarp─▒nca, derhal (saniyenin birka├ž milyonda bir an─▒nda) k─▒r─▒l─▒p, ikiye b├Âl├╝n├╝r. Meydana gelen par├žalar─▒n ikisi de, o an i├žinde, etrafa n├Âtronlar 3e gamma ─▒┼č─▒nlan sa├žarlar. Uranyum 235 atomunun bu suretle par├žalanmas─▒na fission (insikak = yanlma) denir ki, radyoaktiviteye hi├ž benzememektedir.

Fizyona .u─črayan uranyum izotopu, yaln─▒z uranyum 235′dir. Yar─▒lmadan, her zaman ayn─▒ iki par├ža ‘meydana gelmez. K─▒rk da n fazla ├že┼čitli par├ža meydana Bunlar─▒n her biri de dayan─▒ks─▒zd─▒r.Yani radyoaktif olup, par├žalanarak, zerreler ve enerji ne┼črederlerler. Bu zerreler de, tekrar par├žalan─▒r. B├Âylece sabit zerrelere ayr─▒l─▒ncaya kadar az veya ├žok uzun bir zaman par├žalanma─ča u─črarlar.

Yar─▒lmadan meydana gelen ├žiftlerden ikisine ait denklem.

92U235+on1à36Kr89+56Ba144+3on1+Enerji

92U235+on1à35Br85+57La148+3on1+ Enerji

En ├žok rastlanan ├žiftler: Kript├Ân-Baryum, Brom-Lantan, Stronsiyom-Ksenon, Yitriyum-─░yot’dur. Yukar─▒daki yar─▒lma denklemlerinde, sa─č taraftaki k├╝tleler toplam─▒n─▒n, sol taraftaki k├╝tleler toplam─▒ndan onda birka├ž─▒ kadar noksan oldu─ču g├Âr├╝lmektedir.Demek ki k├╝tle kayboluyor, enerji haline d├Ân├╝┼č├╝yor: Einstein (Ayn┼čtayn) hesab─▒na g├Âre bu enerji E = mc2 formul├╝ ile verilir. M kaybolan k├╝tle c2 ise ─▒┼č─▒k h─▒z─▒n─▒n karesidir. Bir uranyum ├žekirde─činin bir patlamas─▒ndan, ikiy├╝z milyon elektron volt (200 MeV) miktar─▒nda enerji has─▒l oluyor. 1eV= 4,45×10-26 kwh┬ĺlik enerjidir. Yani, 1 kwh┬ĺlik enerji has─▒l olmas─▒ i├žin, 1016 kere yar─▒lma olmas─▒ gerekir. Bu hesaba g├Âre 1 kg uranyum maddesinin yar─▒lmas─▒ sonunda 8,21×1013 joule┬ĺlik enerji a├ž─▒─ča ├ž─▒kar ki bu miktar yakla┼č─▒k 20.000 ton Trinitro Toluenin patlamas─▒ esnas─▒nda ortaya ├ž─▒kan enerjiye e┼čittir.

Bu enerjinin %4′├╝, yar─▒lma esnas─▒ndaki ─▒┼č─▒nlar h├ólinde, %16’s─▒ meydana gelen par├žalar─▒n radyoaktif ─▒┼č─▒n sa├žmalar─▒ ile, geri kalan %80 k─▒sm─▒ da, par├žalar─▒n kinetik enerjisi, s├╝ratleri ile ta┼č─▒n─▒r. B├╝y├╝k s├╝ratle at─▒lan bu par├žalar, etrafdaki uranyum atomlar─▒na ├žarparak, bu enerjiyide hareket halin de sa├žarlar. Atom cihaz─▒ (reakt├Âr) kullan─▒larak, elektrik yapan dinamonun t├╝rbinini ├ževirmek i├žin l├óz─▒m olan su buhar─▒ i┼čte bu hareket ile elde edilmektedir.

Her yar─▒lma reaksiyonunda bir veya d├Ârde kadar b├Âtron a├ž─▒─ča ├ž─▒kmaktad─▒r. bu n├Âtronlardan biri, etrafdaki uranyum 235 atomuna ├žarparak, bu atomuda in┼čikaka u─črat─▒r. g├Âr├╝l├╝yor ki, kendili─činden veya hari├žden gelen bir n├Âtronun ├žarpmas─▒ ile bir in┼čikak ba┼člarsa, kendili─činden devam ederek ve hemen ├žo─čalarak m├╝thi┼č bir infilak halini alacakt─▒r.

Fakat, tabiatta mevcut uranyum par├žalar─▒nda bulunan uranyum 235 miktar─▒ pek azd─▒r ve binde yedi kadard─▒r. Geri kalan binde 993 k─▒sm─▒ uranyum 238′dir ki, bu pek nadir yar─▒lmaya u─črayabilir.(Uranyum 234 izotopu, pek az oldu─ču i├žin ├Ânemli de─čildir.) O halde,bir yar─▒lmadan meydana gelen pek b├╝y├╝k bir h─▒zla at─▒lan bir n├Âtronun, bir uranyum 235 ├žekirde─čine ├žarpmas─▒ ihtimali pek az, hemn hemen hi├ž yok gibidir.Demek ki, bir infilak halini alabilmesi i├žin baz─▒ i┼člemler gereklidir.

─░lk i┼člem, uranyum par├žas─▒n─▒ ├žok dikkatle temizlemektir. ├ç├╝nk├╝, k─▒ymetli n├Âtronlar, hemen hemen b├╝t├╝n cisimler taraf─▒ndan tutulur. Bundan ba┼čka uranyum 238 miktar─▒, uranyum 235 miktar─▒ndan pek fazla bulunmakla kalmay─▒p, n├Âtronlar─▒ kendine daha fazla kuvvetle ├žeker ve b├Âylece, yar─▒lman─▒n zincirleme reaksiyon olarak ilerlemseini durdurur.

─░kinci i┼člem, bir yar─▒lmadan sa├žo─▒an n├Âtronlar─▒n s├╝rati pek ├žok oldu─čundan (yakla┼č─▒k 2 MeV) atom ├žekirdekleri taraf─▒ndan tutulmas─▒na vakit bulunamaz. N├Âtronlar─▒n h─▒z─▒ azal─▒p orta s├╝ratli olunca, uranyum 238 atomlar─▒, bir n├Âtron al─▒nca taraf─▒ndan da yakal─▒nlar.Yakalnma ihtimali ‘rezonans enerjisi’ halinde en fazlad─▒r.Uranyum 238 atomlar─▒, bir n├Âtron al─▒nca uranyum 238 haline d├Ân├╝yor ki , bu cismi radyoaktif olup, beta ─▒┼č─▒nlkar─▒ sa├žar ve nept├╝myum 239 denilen yeni bir element ┼čeklinie d├Âner. Bu elemanda bir bete ─▒┼č─▒n─▒ ne┼čretti─činde plonyum 239 cismi has─▒l olur ki, bu cisimde n├╝kleer reakt├Ârler i├žin ayr─▒ca ehemmiyet ta┼č─▒maktad─▒r. Uranyum 235′in zincirleme yer─▒lma reaksiyonu i├žin, n├Âtronlar─▒n bu ┼čekile yakalanmas─▒ arzu edilen bir ┼čey de─čildir. Uranyum 235 taraf─▒ndanyakalnak i├žin, s├╝ratle azalt─▒lm─▒┼č n├Âtronlara ‘termik n├Âtron’ denie. Termik n├Âtronlar─▒n kinetik enerjileri, oda s─▒cakl─▒─č─▒ndaki molek├╝llerin kinetik enerjilerinden biraz fazlad─▒r.Termik n├Âtronlar, 238 ├žekirdeklerinden ziyade 235 ├žeki┼črdekleri taraf─▒ndan tutulur. Enerjileri 1/40 eV olunca yare─▒lma h─▒z─▒ en fazla olmaktad─▒r.

Tabiatte bulunan bir uranyum par├žas─▒nda,meydana gelen n├Âtronlar─▒n miktar─▒ pek fazla olan uranyum 238 ├žekirdeklerine ├žarparak s├╝ratleri yava┼č yava┼č azal─▒r.Yani hareket enerjileri azal─▒r ve rezonans enerjisi dedi─čimiz miktara d├╝┼č├╝nce, 238 ├žekirdekleri taraf─▒ndan yakalan─▒rlar. B├Âylece hi├žbir n├Âtron, s├╝rati daha azalarak termik n├Âtron haline gelemez. Uranyum 235 saf olarak, pek g├╝├ž ayr─▒labildi─činden, bug├╝n ancak Birle┼čik Amerika ve Rusya’da ve pek az miktarda da ─░ngiltere’de elde edilebilmektedir. Uranyum 235′in safla┼čt─▒r─▒lmas─▒nda gazlar─▒n dif├╝zyonu prensibi kullan─▒lmaktad─▒r. Bunun i├žin uranyum, UF (uranyum hekzaflor├╝r)gaz─▒ haline getirilmekte ve dif├╝zyon kab─▒nda hafif olan 235 atomlar─▒n─▒n ayr─▒lmas─▒ sa─članmaktad─▒r. Bu sa─čla┼čt─▒rma yolu ile y├╝zde doksan ├╝├ž de─čerinden daha fazla safl─▒kta uranyum 235 elde edilmi┼čtir. Fakat, saf bir uran 235 par├žas─▒nda, sa├ž─▒lan b├╝t├╝n n├Âtronlar yeni yar─▒lmalara sebep olarak, par├žan─▒n k├╝t┼česi, kritik (tehlikeli) miktar─▒ bulunca zincirleme reaksiyon bir anda has─▒l olmaktad─▒r. Bu suretle bir atom cihaz─▒ de─čil, bir atom bombas─▒ meydana gelir. Birle┼čik Amerika’da, az safla┼čt─▒r─▒lm─▒┼č uran 235 kullan─▒lmaktad─▒r. Bu safla┼čt─▒rma oran─▒ %2 - 4 aras─▒nda degi┼čmektedir.

Fizyon Hadisesi: Atom ├žekirdeklerinin kayna┼čarak yeni bir ├žekirdek meydana getirme reaksiyonu. Atom ├žekirdekleri ihtiva ettikleri protonlar─▒n, (+) art─▒, elektrik y├╝k├╝ne sahip olmalar─▒ sebebiyle bir birlerine elekrostatik itme kuvveti ilerler. Bu kuvvet, uzakl─▒─č─▒n karesi ile ters orant─▒l─▒ oldu─čundan ├žekirdekler bir birine yakla┼č─▒rken ├žok b├╝y├╝k de─čerlere ├ž─▒kar. Fakat ├žekirde─čin enerjisi bu kuvveti de yenerek daha da yakla┼č─▒rsa, birden n├╝kleer kuvvetlerinin ├žekim sahas─▒na girer. Bu sahada ├žekirdekler bir birlerine do─čru gittik├že artan bir suretle yakla┼č─▒rlar. ├çekirdeklerin kayna┼čmalar─▒ neticesiyle yeni bir ├žekirdek meydana gelirken k├╝tle kaybolur. Bu da enerji olarak ac─▒─ča ├ž─▒kar.

Kayna┼čma hadisesi, elektriki itmenin daha az oldu─ču az say─▒da proton ihtiva eden ├žekirdeklerde kolay ger├žekle┼čir. Nokleon kuvvetlerinin tesir mesafesine girebilmesi i├žin bir ├žekirde─čin, elektrostatik itme kuvvetini yenebilecek kinetik enerjiye, yani ├žok b├╝y├╝k bir h─▒za sahip olmas─▒ gerekir. Bu de─čerde h─▒zl─▒ olabilmesi i├žin, ├žekirde─čin bulundu─ču ortam─▒n s─▒cakl─▒─č─▒n─▒n tek protonlu ├žekirdekler i├žin (hidrojen), yakla┼č─▒k 80 milyon derece kelvin c─▒var─▒nda olmas─▒ gerekir. Tabiki bu s─▒cakl─▒kta atomlar elktonlar─▒n─▒ kaybedip, ├ž─▒plak ├žekirdekler halinde ucusurlar. B├Âyle bir ortama “plazma” denir.

Kayna┼čma reaksiyonun da ac─▒─ča ├ž─▒kan enerji, ┼čualarla ( ─▒┼č─▒nlarla) di┼čar─▒ya yay─▒l─▒rken, ayn─▒ zamanda ortam─▒n s─▒cakl─▒─č─▒n─▒da artt─▒r─▒r. Ortam s─▒cakl─▒─č─▒ ├žok artarsa, kayna┼čma reaksiyonlar─▒ aniden meydana gelip, infilak has─▒l olur. ( Bkz. Hidrojen bombas─▒). G├╝ne┼č ve y─▒ld─▒zlarda kayna┼čma hadisesi, yani “termon├╝kleer reaksiyonlar” devaml─▒ olmaktad─▒r. Buna g├Âre g├╝ne┼č ve y─▒ld─▒zlar─▒n s─▒cakl─▒─č─▒ 107 derece santigrad mertebesinden a┼ča─č─▒ degildir.

F├╝zyon reaksiyonlar─▒ndan bir ka├ž─▒ ┼čunlard─▒r.

D +D à T + p + 3,98 MeV+

T + D à He4 + n +17,6 MeV

He3 + D àHe4 + p + 18,3 MeV

Li6 + D à2He4 + 22,4 MeV

(D : D├Âteryum. T : Trityum’dur)

F├╝zyon reakt├Ârleri : F├╝zyon reaksiyonlar─▒n─▒ kontrol alt─▒na alarak, ├ž─▒kan enerjiden faydalan─▒lmas─▒n─▒ temin i├žin yap─▒lan reakt├Ârlerdir. Fizyon reaksiyonlar─▒n─▒ tam kontrol alt─▒na almak hen├╝z m├╝mk├╝n olmam─▒┼čt─▒r. Fizyon reakt├Ârlerinin s─▒cakl─▒─č─▒n─▒n, yakla┼č─▒k 100 milyon, santigrad derece olmas─▒ gerekir. Bu s─▒cakl─▒─č─▒ bir hacimde tutacak ceper, baya─č─▒ usullerle sa─članamaz. Kayna┼čma malzemesi olarak D├Âteryum, Trityum gibi hidrojen izotoplar─▒ kullan─▒l─▒r. D├Âteryum, her 6500 hidrojen ak─▒m─▒nda bir tane bulunur. Okyanuslarda ├žok rastlan─▒r. Reaksiyonun devam edebilmesi i├žin, kayna┼čma ortam─▒ s─▒cakl─▒─č─▒n─▒n 100 miyon derece Kelvin c─▒var─▒nda olmas─▒ gerekir. Kayna┼čma yapacak atomlar, toroid ┼čeklindeki bir vakuma konur. Bu ortam─▒n i├žinden elektrik ak─▒m─▒ ge├žirilerek, elektrik bo┼čalmalar─▒ ile atomlar iyonla┼čarak plazma h├óline ge├žerken, 50.000 gauus’luk ┼čiddetli bir magnetik saha i├žinde tutulur. B├Âylece bir arada bulunurlar. Bu alan, yery├╝z├╝ndeki magnetik alan ┼čiddetinin 100 bin kat─▒ ┼čiddettedir. Bu durumda ├žekirdeklerin hareketleri sebebi ile de, magnetik kuvvet plazmay─▒ iyice b├╝zer. Bu hacim, art─▒k baya─č─▒ ceperlerle irtibat─▒ olmayan fakat hudutlu bir hacimdir. Bu hacme “magnetik ┼či┼če” denir. Bu durumda plazmaya ─▒s─▒ veren ak─▒m 10.000 anper civar─▒nda, plazma yo─čunlu─ču santimetre k├╝p ba┼č─▒na 1015 ├žekirdek civar─▒ndad─▒r. Plazma bu ┼čartlarda tutulursa reaksiyon devam eder.

Plazma i├žindeki n├Âtronlar, magnetik kuvvetten etkilenmediklerinden magnetik ┼či┼čeden kurtulup toroid ┼čeklindeki hacim ├žeperlerine ├žarparlar. Bu ├žarpmalarla enerji transferi sa─član─▒r. Ayr─▒ca hareketli y├╝klerden ind├╝ksiyon yolu direkt olarak elektrik enerjisi al─▒n─▒r.

Atom enerjisinden istifade i├žin yeni bir kaynak da, ├žekirdek ile etraf─▒nda d├Ânen elektronlar aras─▒ndaki etkile┼čim enerjisi olacakt─▒r. Bu b├Âyle bir enerjidir ki; bir ├žok atomda, ─▒┼č─▒k h─▒z─▒n─▒n yar─▒s─▒na yak─▒n h─▒zlarla d├Ânen elektronlar mevcuttur.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

─░├žindekiler

İÇİNDEKİLER

B├ľL├ťM 1 5

1. KAL─░TE┬ĺN─░N TANIMI, EVRELER─░ VE TAR─░H├çES─░ 5

1.1. Kalitenin Tan─▒m─▒ 5

1.2. Kalitenin Evreleri ve Tarih├žesi 7

1.2.1. Muayene Evresi 7

1.2.2. Kalite Kontrol Evresi 9

1.2.3. Kalite G├╝vencesi ve Toplam Kalite Evresi 11

B├ľL├ťM 2 13

2. TOPLAM KAL─░TE Y├ľNET─░M─░ FELSEFES─░ VE TEMEL KAVRAMLAR 13

2. 1. Temel Yakla┼č─▒m ve Toplam Kalite Y├Ânetimi 13

2.2. TEMEL KAVRAMLAR 17

2.2.1. ─░├ž M├╝┼čteri Kavram─▒ 17

2.2.2. D─▒┼č M├╝┼čteri Kavram─▒ 19

2.2.3. M├╝┼čteri Tatmini 19

2.3. Kalitenin Boyutlar─▒ 22

2.3.1. Ger├žek Kalite Karakteristi─či 24

2. 4. Kalite ve Rekabet ─░li┼čkisi 29

2. 5. Kalite ve Verimlilik ─░li┼čkisi 31

2. 6. Kalite ve Maliyet ─░li┼čkisi 34

2. 6. 1. Uygunluk Kalitesi ┬ľ Maliyet ─░li┼čkisi 37

2. 6. 2. Ger├žek Kalite ┬ľ Maliyet ─░li┼čkisi 40

2. 7. 1. Kalite Maliyeti Elemanlar─▒n─▒n Tan─▒m─▒ 42

2. 8. Kalite ve Strateji ─░li┼čkisi 49

B├ľL├ťM 3 51

3. TOPLAM KAL─░TE Y├ľNET─░M─░┬ĺN─░N ├ľ─×ELER─░ 51

3. 1. M├╝┼čteri Odakl─▒l─▒k 51

3. 2. ├ľnce ─░nsan Anlay─▒┼č─▒ 52

3. 2. 1. Klasik Y├Ânetim ve Toplam Kalite Y├Ânetimi 54

3. 3. Tam Kat─▒l─▒m 56

3. 4. S├╝rekli ─░yile┼čtirme 58

3. 5. Ekip ├çal─▒┼čmas─▒ 58

B├ľL├ťM 4 60

4. TOPLAM KAL─░TE Y├ľNET─░M─░ VE KAL─░TE YAKLA┼×IMLARI 60

4. 1. DEM─░NG┬ĺ in Kalite Yakla┼č─▒m─▒ 60

4.2. Joseph M. Juran’─▒n Kalite Yakla┼č─▒m─▒ 66

4.3. Arnold V. Feigenbaum’un Kalite Yakla┼č─▒m─▒ 69

4.4. Kaoru ISHIKAWA┬ĺn─▒n Kalite Yakla┼č─▒m─▒ 74

4.5. Phil CROSBY┬ĺnin Kalite Yakla┼č─▒m─▒ 80

4.6. Peter DRUCKER┬ĺin Kalite Anlay─▒┼č─▒ 85

4.7. Genichi TAGUCH─░┬ĺnin Kalite Anlay─▒┼č─▒ 86

4.8. Charles B. HANDY┬ĺnin Kalite Anlay─▒┼č─▒ 87

4.9. Tom J. PETERS┬ĺin Kalite Anlay─▒┼č─▒ 88

4.10. Garvin┬ĺin Kalite Anlay─▒┼č─▒ 90

KAYNAK├çA┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů┬ů.┬ů..92

B├ľL├ťM 1

1. KAL─░TE┬ĺN─░N TANIMI, EVRELER─░ VE TAR─░H├çES─░

1.1. Kalitenin Tan─▒m─▒

Kalite kavram─▒ g├╝n├╝m├╝zde ya┼čam─▒n her a┼čamas─▒nda kullan─▒lmas─▒na ra─čmen herkesin genel olarak uzla┼čaca─č─▒ bir kalite tan─▒m─▒ yap─▒lmas─▒ neredeyse imkans─▒zd─▒r. Kaliteli mal ile ├žo─ču kez pahal─▒ olan, dayan─▒kl─▒ ve ├╝st├╝n niteliklere sahip mal ifade edilmektedir. Bu da, kalite kavram─▒n─▒n yanl─▒┼č veya olmas─▒ gerekenden daha dar anlamda kullan─▒lmas─▒d─▒r. De─či┼čik kalite tan─▒mlar─▒n─▒n yap─▒lmas─▒ kalitenin ├žok boyutlu olmas─▒ndan kaynaklanmaktad─▒r. Kalitenin pek ├žok de─či┼čik tan─▒mlar─▒ yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunlardan baz─▒lar─▒;

Kalite m├╝kemmellik de─čildir, kalite ihtiya├žlara uygunluktur.

Kalite ├Ânlemdir; sorunlar ortaya ├ž─▒kmadan ├Ânce ├ž├Âz├╝mlerini olu┼čturur, ├╝r├╝n ve hizmetlerin yap─▒s─▒na kusursuzluk katar.

Kalite, m├╝┼čterinin tatminidir; ├╝r├╝n ve hizmetin ne kadar iyi oldu─ču konusundaki son karar─▒n verdi─či memnunluktur.

Kalite verimliliktir; i┼čleri yapabilmek i├žin gerekli e─čitimden ge├žen, ihtiya├ž duydu─ču ara├ž-gere├ž ve talimatlarla desteklenen personel ile elde edilir.

Kalite esnekliktir; talepleri kar┼č─▒lamak i├žin de─či┼čmeyi g├Âze almak ve bu konuda istekli olmakt─▒r.

Kalite etkili olmakt─▒r; i┼čleri ├žabuk ve do─čru olarak yapmakt─▒r.

Kalite bir s├╝re├žtir; s├╝regelen bir geli┼čmeyi kapsar.

Kalite, bir yat─▒r─▒md─▒r; uzun d├Ânemde bir i┼či ilk defada do─čru olarak yapmak, hatay─▒ sonradan d├╝zeltmekten daha ucuzdur.

Bu tan─▒mlara ilave olarak d├╝nya ├žap─▒ndaki kurulu┼č ve uzmanlar taraf─▒ndan yap─▒lm─▒┼č olan kalite tan─▒mlar─▒ da ┼č├Âyledir;

Kalite, bir ├╝r├╝n ya da hizmetin belirlenen veya olabilecek ihtiya├žlar─▒ kar┼č─▒lama kabiliyetine dayanan ├Âzelliklerinin toplam─▒d─▒r. (TS-ISO9005)

Kalite, bir mal ya da hizmetin belirli bir gereklili─či kar┼č─▒layabilme yeteneklerini ortaya koyan karakteristiklerin t├╝m├╝d├╝r. (Amerikan Kalite Kontrol Derne─či-ASQC)

Kalite, bir mal─▒n ya da hizmetin t├╝keticinin isteklerine uygunluk derecesidir.

(Avrupa Kalite Kontrol Organizasyonu-EOQC)

Kalite, ├╝r├╝n ya da hizmeti ekonomik bir yoldan ├╝reten ve t├╝keticinin isteklerine cevap veren bir ├╝retim sistemidir. (Japon Sanayi Standartlar─▒ Komitesi-JIS)

Kalite, kusursuzluk anlay─▒┼č─▒na sistemli bir yakla┼č─▒md─▒r.

Kalite, kullan─▒ma uygunluktur. (J. Joseph JURAN)

Kalite, ┼čartlara uygunluktur. (Philip CROSBY)

Kalite kontrol uygulamak, en ekonomik, en kullan─▒┼čl─▒ ve m├╝┼čteriyi daima tatmin eden kaliteli ├╝r├╝n├╝ geli┼čtirmek, tasar─▒m─▒n─▒ yapmak, ├╝retmek ve sat─▒┼č sonras─▒ servislerini vermektir. (Dr. Kaoru ISHIKAWA)

T├╝m bu yap─▒lan tan─▒mlar─▒ k─▒saca ├Âzetlemek gerekirse diyebiliriz ki: Kalite, bir ├╝r├╝n ya da hizmet hakk─▒nda m├╝┼čteri ya da kullan─▒c─▒lar─▒n yarg─▒s─▒ olup, beklentiler ve gereksinimlerin kar┼č─▒lanmas─▒na olan inan├žlar─▒n ├Âl├ž├╝s├╝d├╝r. ├ľrne─čin, bir otomobil sat─▒n alan m├╝┼čterinin kontak anahtar─▒n─▒ bir kez ├ževirmesi ile ├žal─▒┼čabilecek bir motora sahip olmas─▒ gibi bir beklentisi vard─▒r. Motor ilk kez ├žal─▒┼čmad─▒─č─▒nda m├╝┼čterinin beklentisi kar┼č─▒lanmam─▒┼č olacakt─▒r ve m├╝┼čteri, arac─▒n kalitesini yetersiz olarak alg─▒layacakt─▒r.

Kalitenin t├╝m bu tan─▒mlamalar ─▒┼č─▒─č─▒nda d├╝┼č├╝n├╝lerek alg─▒lanmas─▒ ve hi├žbir zaman fiyat a├ž─▒s─▒ndan daha pahal─▒, ├Âzellikleri a├ž─▒s─▒ndan daha kullan─▒┼čl─▒, g├Âr├╝n├╝m├╝ a├ž─▒s─▒ndan daha estetik vb. nitelikler ta┼č─▒yan bir ├╝r├╝ne, ┼čayet ki┼činin istek ve ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒layabilmekte ise kalitelidir diyebiliriz.

1.2. Kalitenin Evreleri ve Tarih├žesi

Kalitenin tarihsel geli┼čimini incelerken konuyu ├╝├ž ba┼čl─▒k alt─▒nda toplamak m├╝mk├╝nd├╝r. Bunlar; muayene, kalite kontrol, kalite g├╝vencesi ve toplam kalitedir.

1.2.1. Muayene Evresi

─░lk olarak M.├ľ. 2150 tarihli Hammurabi Kanunlar─▒nda kaliteye referans verilebilir. ┬ôBir in┼čaat ustas─▒n─▒n in┼ča etti─či bir ev, ustan─▒n yetersizli─či ve i┼čini gere─či gibi yapmamas─▒ nedeniyle y─▒k─▒larak ev sahibinin ├Âl├╝m├╝ne yol a├žarsa o usta ├Âld├╝r├╝lecektir┬ö. Bu madde de ├Âng├Âr├╝len ceza ilkel de olsa kalite olgusunu a├ž─▒k bir ┼čekilde anlatmaktad─▒r. Phoenician muayene g├Ârevlileri, ├╝r├╝n kalitesinde s├╝rekli yap─▒lan uygunsuzluklar─▒ kusurlu ├╝r├╝n├╝ yapan─▒n elini keserek ├Ânlemeye ├žal─▒┼č─▒yorlard─▒. Muayene g├Ârevlileri ├╝r├╝nleri, y├Ânetimin belirlemi┼č oldu─ču spesifikasyonlara uygunlu─ču a├ž─▒s─▒ndan kontrol ederek kabul ya da ret karar─▒ veriyorlard─▒. Ama├ž, ├╝r├╝nler ile ilgili ┼čikayetlerin kar┼č─▒lanmas─▒ ve ticari ahlak─▒n olu┼čturulmas─▒n─▒n sa─članmas─▒ idi. M.├ľ. 1450 y─▒l─▒nda ise eski M─▒s─▒r┬ĺda muayene g├Ârevlileri ta┼č bloklar─▒n y├╝zeylerinin dikli─čini telden olu┼čturduklar─▒ bir ara├ž ile kontrol ediyorlard─▒. Bu y├Ântemi Orta Amerika┬ĺda Aztekler de kullanm─▒┼čt─▒r.

13. y├╝zy─▒l boyunca ├ž─▒rakl─▒k ve esnaf loncalar─▒ geli┼čmi┼čtir. Ustalar, hem e─čitici, hem muayene g├Ârevlisi idiler. Onlar ticareti, ├╝r├╝nlerini ve m├╝┼čterilerini ├žok iyi tan─▒yorlard─▒ ve yapt─▒klar─▒ i┼č ile birlikte kaliteyi in┼ča ediyorlard─▒. Ustalar yapt─▒klar─▒ i┼čten ve ba┼čkalar─▒n─▒ kaliteli i┼č yapmalar─▒ i├žin e─čitmekten gurur duyuyorlard─▒. Y├Ânetim, a─č─▒rl─▒k ve ├Âl├ž├╝ standartlar─▒ olu┼čturmu┼čtu. Loncalarda ┬ôi┼č ahlak─▒┬ö ile ilgili d├╝zenlemeler de vard─▒. Lonca sisteminde usta ├ž─▒rak ili┼čkileri dolays─▒z bir nitelik ta┼č─▒maktayd─▒. ├ç─▒rak belirli safhalardan ge├žtikten sonra kalfa ve ustal─▒─ča y├╝kselmekteydi ve her y├╝kseli┼čte kendine ├Âzg├╝ merasimler yap─▒lmaktayd─▒. Bu merasimler hem g├╝d├╝leme, hem de kimin ne seviyede oldu─čunu g├Âsterme a├ž─▒s─▒ndan ├Ânemliydi. B├Âylece ┬ôkonunun uzmanlar─▒na i┼č yapt─▒r─▒lm─▒┼č┬ö olmaktayd─▒. Ayr─▒ca usta, yerine adam yeti┼čtirmek zorundayd─▒. Lonca sisteminde i┼č├ži, ├╝retim s├╝recinin her a┼čamas─▒nda ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ i├žin ┬ôi┼čin t├╝m├╝n├╝ g├Ârebilmekte┬ö ve hammaddeden ba┼člayarak mamul├╝n bitimine kadar her konuyu bilmekteydi. Bug├╝n de ayn─▒ ama├žla ┬ôi┼č rotasyonu┬ö ve ┬ôi┼č zenginle┼čtirme┬ö y├Ântemleri uygulanmaktad─▒r. ├ľzetle Osmanl─▒┬ĺda kalite olgusunun loncalarda ba┼člad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyebiliriz.

Bu a┼čaman─▒n temel yakla┼č─▒m─▒ t├╝keticiye hatal─▒ ├╝r├╝nlerin gitmemesini sa─člamakt─▒r. Bu yakla┼č─▒m t├╝keticiyi korumu┼č ancak ├╝reticide s─▒k─▒nt─▒ yaratm─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ muayene edilerek hatal─▒ bulunan ├╝r├╝nler ├╝retici i├žin zarar olu┼čturmu┼čtur. Bu a├ž─▒dan ├╝reticiyi de koruyan bir sistem ├╝zerinde durulmu┼č ve kalite kontrol a┼čamas─▒na ge├žilmi┼čtir.

1.2.2. Kalite Kontrol Evresi

20. y├╝zy─▒l ba┼člar─▒nda at├Âlyelerin yerini b├╝y├╝k ├Âl├žekli fabrikalar al─▒nca, geleneksel at├Âlye y├Ânetiminin yakla┼č─▒mlar─▒ yetersiz kald─▒ ve bu durum verimlili─či artt─▒rma ba┼čta olmak ├╝zere, ├╝retim sisteminin daha iyi y├Ânetilmesine ili┼čkin bir├žok ara┼čt─▒rman─▒n yap─▒lmas─▒na neden oldu. ─░┼čte bu d├Ânemde ├╝retimdeki de─či┼čikli─čin getirmi┼č oldu─ču problemlere ├ž├Âz├╝m arayan ve bilimsel ├žal─▒┼čmalar─▒yla kalite olgusuna katk─▒da bulunan ki┼čilerden biri de ┬ôBilimsel Y├Ânetimin┬ö babas─▒ Frederick Winslow Taylor┬ĺdur. Taylor, i┼čletmelerdeki verimsiz ve israfl─▒ ├žal─▒┼čmalara dikkati ├žekmi┼č ve bunun sorumlusunun bilimsel y├Ântemlerden yararlanmay─▒ bilmeyen y├Ânetim kadrolar─▒ oldu─čunu s├Âylemi┼čtir. Bu ba─člamda planlama ve ├╝retimin birbirinden ayr─▒lmas─▒n─▒, i┼čin m├╝hendisler taraf─▒ndan en ince teferruat─▒na kadar planlanmas─▒n─▒ ve nas─▒l yap─▒laca─č─▒n─▒n i┼č├žilere anlat─▒lmas─▒n─▒n gerekli oldu─čunu savunmu┼čtur. ├ç├╝nk├╝ e─čitimsiz i┼č├židen i┼čini geli┼čtirmesini bekleyemeyiz demi┼čtir. B├Âylece vas─▒fs─▒z bir i┼č├žiyi ├žal─▒┼čt─▒rmada talimatlar─▒n ve prosed├╝rlerin ├Ânemi anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Taylor┬ĺun, Adam Smith┬ĺin ┬ôMilletlerin Refah─▒┬ö adl─▒ eserinden esinlenerek uzmanl─▒─ča da ├žok ├Ânem verdi─či s├Âylenmi┼čtir. Taylor i┼či m├╝mk├╝n olan en k├╝├ž├╝k par├žalar─▒na ay─▒rarak nas─▒l ve ne kadar s├╝rede yap─▒lmas─▒ gerekti─čini hesaplayarak baz─▒ standartlar geli┼čtirmi┼čtir. Standartlar─▒n belirlenmesiyle ┬ôbirinci s─▒n─▒f adam┬ö kavram─▒ ortaya ├ž─▒km─▒┼č ve bu standartlara uygun i┼či bitirenlere veya standartlar─▒n ├╝zerinde ├╝retenlere prim verilmesini ├Ânermi┼čtir. B├Âylece ├╝retimde ve kalitede art─▒┼č, verimsizlik ve maliyetlerde azal─▒┼č sa─članabilmi┼čtir. K─▒sa bir s├╝re bu ├žal─▒┼čmalar iyi sonu├ž vermi┼čtir. Ancak, insan─▒ bir makine gibi g├Âren, sadece verilen emirleri yerine getiren, standart s├╝rede en fazla ├╝r├╝n ├╝retmeye ├žal─▒┼čan insanlar─▒ yaratan bu sistem, daha sonra ├žal─▒┼čanlar ├╝zerinde tatminsizliklere neden olmu┼č, bu durum verimsiz ├žal─▒┼čman─▒n bir di─čer nedenini olu┼čturmu┼čtur. Bir zaman sonra Taylor┬ĺun takip├žisi Gant, ┬ôbirinci s─▒n─▒f adam┬ö kavram─▒na kar┼č─▒ ├ž─▒km─▒┼č, ┬ôortalama adam┬ö kavram─▒n─▒n standartlarda baz al─▒nmas─▒ gere─čini savunmu┼čtur.

Birinci D├╝nya Sava┼č─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kard─▒─č─▒ ko┼čullar, imalat sistemini eskiye g├Âre daha karma┼č─▒k hale getirmi┼č ve kalite kontrol i┼člevinin bu alanda uzmanla┼čm─▒┼č ki┼čiler taraf─▒ndan yerine getirilmesi zorunlu olmu┼čtur. Bu a┼čama ┬ômuayene┬ö olarak nitelendirilmektedir. Bu geli┼čmelerin sonucu olarak kalite kontrol i┼člemleri, ├╝retim b├Âl├╝m├╝n├╝n sorumlulu─čundan ayr─▒larak ba─č─▒ms─▒z bir birim halinde i┼čletme ├Ârg├╝t├╝ i├žinde yerini alm─▒┼čt─▒r.

1924 y─▒l─▒nda bir matematik├ži olan Dr. Walter Shewhart, ilk kez Bell Laboratuarlar─▒nda, seri ├╝retim ortam─▒nda kalitenin ekonomik olarak kontrol├╝ i├žin bir y├Ântem olan ─░statistiksel Kalite Kontrol (─░KK) kavram─▒n─▒ g├╝ndeme getirdi. Daha sonra giderek yayg─▒nla┼čan k├╝tle ├╝retiminin kalite kontrol ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒lamak ├╝zere ABD, ─░ngiltere gibi bir├žok end├╝stri ├╝lkesinin fabrikalar─▒nda kullan─▒lmaya ve yay─▒lmaya ba┼člad─▒. ├ç├╝nk├╝ k├╝tle ├╝retiminde, miktarlar─▒n ├žok y├╝ksek olmas─▒ %100 muayeneyi olanaks─▒z k─▒lm─▒┼čt─▒. ├ľrnekleme yaparak, t├╝m ├╝retim partisinin kalitesi hakk─▒nda istatiksel ├ž─▒kar─▒m yapmaya y├Ânelik olan ─░KK, ger├žekten b├╝y├╝k faydalar sa─člad─▒. Bu d├Ânemde muayenecilerin rol├╝ de─či┼čti ve say─▒lar─▒ azald─▒. ├ľrnekleme, kontrol ┼čemalar─▒ gibi baz─▒ istatiksel ara├žlar─▒ kullanarak kalite kontroldeki g├Ârevlerini devam ettirdiler.

─░KK uygulamalar─▒n─▒n iyice kendini kabul ettirdi─či d├Ânem ise II: D├╝nya Sava┼č─▒d─▒r. Sava┼č─▒n, ─░KK ve bunun temelini olu┼čturan ─░statistik Teorisi sayesinde kazan─▒ld─▒─č─▒ bile iddia edildi. Hatta bu y├Ântemler Nazi g├╝├žlerinin teslim olmas─▒na kadar askeri bir s─▒r olarak gizli tutuldu. ├ľnceleri ├╝r├╝n kalitesinin kontrol├╝ne a─č─▒rl─▒k veren ─░KK, II. D├╝nya Sava┼č─▒ sonras─▒nda ise ─░statiksel S├╝re├ž Kontrol├╝ (─░SK) y├Ân├╝nde geli┼čmeye ba┼člad─▒. Ancak ├╝retim s├╝re├žlerinin karma┼č─▒k hale gelmesi, muayeneciler ve karar alanlar aras─▒nda e┼čg├╝d├╝m ve geri besleme mekanizmas─▒n─▒n olu┼čturulmas─▒n─▒ zorunlu hale getirmi┼čtir. Bunun sonucunda ┬ôKalite G├╝vencesi ve Toplam Kalite Y├Ânetimi┬ö anlay─▒┼č─▒ ve a┼čamas─▒ ya┼čama ge├žmi┼čtir. B├Âylece kalitenin kontrol├╝, tasar─▒m a┼čamas─▒ndan ba┼člayarak, ara girdiler, i┼člem i├ži ve son ├ž─▒kt─▒ a┼čamalar─▒n─▒ izlemek suretiyle kalite y├Ânetimine do─čru geli┼čtirilmeye ba┼članm─▒┼čt─▒r.

1.2.3. Kalite G├╝vencesi ve Toplam Kalite Evresi

├ça─čda┼č kalite felsefesinin d├╝┼č├╝nce ustalar─▒ olarak bilinen William Edwards Deming, Joseph M. Juran, Philip Crosby ┬ôToplam Kalite Y├Ânetimi┬ö anlay─▒┼č─▒n─▒n temellerini kurmu┼člar, Armand V. Feigenbaum ve Kaoru Ishikawa da yapt─▒klar─▒ katk─▒larla binan─▒n g├Âvdesini ve ├žat─▒s─▒n─▒ in┼ča etmi┼člerdir. Toplam Kalite Y├Ânetimi┬ĺnin k├Âkeni II. D├╝nya Sava┼č─▒┬ĺndan sonra Japonlar─▒n tekrar kalk─▒nmas─▒ndaki ilk d├Ânemlere kadar uzan─▒r. W. Edward Deming ve Joseph M. Juran┬ĺ─▒n ABD┬ĺnin s─▒n─▒rlar─▒ d─▒┼č─▒nda s├╝re├ž kontrol├╝, kalite y├Ânetimi ve istatistiksel kalite kontrol ger├že─čini yaymaya ba┼člamas─▒ istekleri 1940┬ĺl─▒ y─▒llar─▒n ilk d├Ânemlerine rastlamaktad─▒r. Bu kavramlar ABD┬ĺde geli┼čtirilmi┼čtir. Ancak onlar─▒ uygulayan ve benimseyen ilk insanlar Japonlar olmu┼čtur.

Bu arada, General Electric firmas─▒nda kalite y├Âneticisi olarak g├Ârev yapan Armand V. Feigenbaum, kalite kontroldeki deneyimlerini ve g├Âr├╝┼člerini a├ž─▒klad─▒─č─▒ ve ┬ôIndustrial Quality Control┬ö mecmuas─▒nda yay─▒nlanan bir makalesinde ilk kez, ┬ôToplam Kalite Kontrol┬ö kavram─▒n─▒ kulland─▒ (1957) ve kalitenin, sadece kalite b├Âl├╝m├╝n├╝n sorumlulu─ču olmad─▒─č─▒n─▒ ifade ederek ├žal─▒┼čan herkesin kalite olay─▒na kar─▒┼čmas─▒ gerekti─či fikrini ortaya att─▒. B├Âylece Toplam Kalite Kontrol devri ba┼člam─▒┼č oldu. 1962 y─▒l─▒nda Dr. Kaoru Ishikawa, Feigenbaum┬ĺun TKK anlay─▒┼č─▒ndan baz─▒ noktalarda farkl─▒l─▒k g├Âsteren ve Toyota fabrikalar─▒nda uygulanan bu y├Ânetim ┼čekline ┬ôFirma ├çap─▒nda Kalite Kontrol┬ö ad─▒n─▒ verdi.

D─▒┼č rekabet 1970┬ĺli y─▒llarda Amerikan ┼čirketlerini tehdit etmeye ba┼člad─▒. ├ľzellikle otomobil ve beyaz e┼čyada Japon kalitesi, ├╝st├╝nl├╝─č├╝n├╝ kan─▒tlam─▒┼čt─▒. T├╝keticiler sat─▒n alma karar─▒n─▒ verirken ├╝r├╝n├╝n uzun-erimli ya┼čam─▒ ile fiyat ve kaliteyi de g├Âz ├Ân├╝ne almaya ba┼člam─▒┼člard─▒. T├╝keticilerin kalite ile giderek artan bir ┼čekilde ilgilenmeleri ve d─▒┼č rekabet, Amerikan ┼čirketlerinin kaliteye daha fazla ├Ânem vermelerine yol a├žt─▒. 80┬ĺli y─▒llar─▒n ba┼člar─▒nda kalite, kurulu┼člar─▒n t├╝m fonksiyonlar─▒na girmeye ba┼člad─▒. ─░┼čletmeler yaln─▒zca imalata de─čil, sistemin b├╝t├╝n├╝ne odaklanmaya ba┼člad─▒. Kurulu┼člarda ileriye d├Ân├╝k varolabilmek i├žin s├╝rekli iyile┼čtirme ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n gereklili─či ve ├Ânemi anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒. ├ťlkemizdeki kurulu┼člar─▒n da bu geli┼čmelerden etkilenmemeleri beklenemezdi ku┼čkusuz. ├ľzellikle 90┬ĺl─▒ y─▒llara do─čru ├Âzel sekt├Âr i┼čletmelerinin kalite sistemlerine ve s├╝rekli iyile┼čtirme ├žal─▒┼čmalar─▒na olan ilgisi hissedilmeye ba┼članm─▒┼čt─▒r.

S├╝rekli iyile┼čme ve geli┼čme kavram─▒na ilerleyen b├Âl├╝mlerde geni┼č kapsaml─▒ olarak de─činilmi┼čtir. ├ľzellikle Japonca┬ĺda ┬ôKai┬ö (de─či┼čim) ve ┬ôZen┬ö (iyi) anlam─▒na gelen iki s├Âzc├╝─č├╝n, s├╝rekli iyile┼čme ve geli┼čmeyi tan─▒mlar nitelikte bir kavram oldu─čunu belirtebilir ve k─▒saca Kaizen olarak tan─▒mland─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyebiliriz.

B├ľL├ťM 2

2. TOPLAM KAL─░TE Y├ľNET─░M─░ FELSEFES─░ VE TEMEL KAVRAMLAR

2. 1. Temel Yakla┼č─▒m ve Toplam Kalite Y├Ânetimi

─░nsan sadece ├╝retim fakt├Ârleri aras─▒nda ├Ân plana ge├žmekle kalmam─▒┼č, m├╝┼čteri olarak a─č─▒rl─▒─č─▒n─▒ i┼čletmeler ├╝zerinde hissettirmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Bu y├╝zden de g├╝n├╝m├╝zde kalite, m├╝┼čteri ihtiya├žlar─▒yla elele ko┼čan bir hedef haline gelmi┼čtir. G├╝n├╝m├╝z rekabet ortam─▒nda gerek ├žal─▒┼čanlar─▒n gerekse m├╝┼čteri ihtiya├žlar─▒n─▒n ├Ân plana ├ž─▒kmas─▒, insan─▒ ke┼čfetme olgusunu da beraberinde getirmi┼čtir. Bu olgu bilim ve i┼čadamlar─▒n─▒ yeni aray─▒┼člara y├Âneltmi┼č, sonu├ž olarak ├Ârg├╝tteki her┼čeyin kaliteli olmas─▒ anlam─▒na gelen Toplam Kalite felsefesinin ├Ânemi artm─▒┼čt─▒r.

Rekabetin g├╝c├╝n├╝ y├╝kseltmenin yolu kaliteli ├╝retimden ge├žti─čine g├Âre, toplam kalite ├╝lkemiz i┼čletmeleri i├žin de odak noktas─▒ haline gelmi┼čtir. ├ťlkemizin insan─▒n e─čitimine ve bunun do─čal sonucu olarak nitelikli insan kayna─č─▒na ├žok ihtiya├ž duydu─ču da bir ger├žektir. Bu nedenle ├Âncelikle i┼če, insan─▒n ve ├žal─▒┼čanlar─▒n niteli─činin artt─▒r─▒lmas─▒ndan ba┼članmal─▒d─▒r. Daha sonra ├╝retim s├╝recinde kalitenin artt─▒r─▒lmas─▒ ve m├╝┼čteri mutlulu─ču ├╝zerinde durulmas─▒ gerekir. B├╝t├╝n bu s├╝re├žleri b├╝t├╝nle┼čtirmeyi sa─člayan d├╝┼č├╝nce tarz─▒ ise toplam kalitedir.

G├╝n├╝m├╝zde m├╝kemmelli─či vurgulayan toplam kaliteyi ┼ču ┼čekilde tan─▒mlayabiliriz. Toplam kalite; ├Ârg├╝t fonksiyonlar─▒ ve sonu├žlar yerine, s├╝re├žler ├╝zerinde odaklanan, t├╝m ├žal─▒┼čanlar─▒n niteliklerinin artt─▒r─▒lmas─▒ ile y├Ânetim kararlar─▒n─▒n al─▒nmas─▒n─▒n, sa─čl─▒kl─▒ bilgi ve veri toplanmas─▒ analizine dayanan, t├╝m maddi ve manevi olmayan ├Ârg├╝t kaynaklar─▒n─▒ bir b├╝t├╝nl├╝k i├žinde ele alan bir yakla┼č─▒md─▒r.

Masaaki ─░mai, toplam kaliteyi; bir ├Ârg├╝tte her d├╝zeyde performans─▒n iyile┼čtirilmesine y├Ânelik, tamam─▒yla b├╝t├╝nle┼čmi┼č ├žabalarla, y├Âneticiden i┼č├žiye kadar t├╝m ├Ârg├╝t ├žal─▒┼čanlar─▒n─▒ kapsayan d├╝zenli faaliyetler dizisi olarak tan─▒mlam─▒┼čt─▒r.

Toplam Kalite, di─čer bir tan─▒ma g├Âre:

Yal─▒n bir ├Ârg├╝t yap─▒s─▒ i├žinde,

├çal─▒┼čanlar─▒n aktif kat─▒l─▒m─▒n─▒n sa─članarak, yetkilendirilmesi,

─░nsan kaynaklar─▒ verimlili─činin artt─▒r─▒lmas─▒,

├ľrg├╝t ├žap─▒nda etkin bir ileti┼čim a─č─▒ kurulmas─▒,

S├╝re├ž baz─▒nda ├žapraz fonksiyonel gruplar─▒n tak─▒m ├žal─▒┼čmas─▒na y├Ânlendirilmesiyle,

Kaliteli mal ve hizmet ├╝retilmesidir.

Bu yeni felsefe; m├╝┼čteri ihtiya├žlar─▒n─▒n ve beklentilerinin h─▒zl─▒, s├╝rekli ve hatas─▒z olarak t├╝m ├žal─▒┼čanlar─▒n katk─▒lar─▒yla ve uygun bir maliyetle kar┼č─▒lanmas─▒n─▒ ama├žlamaktad─▒r. Toplam kalite, ├╝retim odakl─▒ yakla┼č─▒mlardan olduk├ža farkl─▒ olup, ├žok daha fazla rekabet g├╝c├╝ sa─člayabilir. Ancak toplam kalitenin t├╝m bile┼čenlerinin tamamen benimsenip uyguland─▒─č─▒ taktirde tutarl─▒, ba┼čar─▒l─▒ ve kal─▒c─▒ olabilece─či bir ger├žektir. Bu bile┼čenler ise Hardware (makine, ara├ž-gere├ž, te├žhizat), Software (kurallar, uygulamalar ve y├Ânetim tarz─▒) ve Humanware (insan kaynaklar─▒)┬ĺd─▒r.

Kalite uzmanlar─▒ndan Dr. Ishikawa ise TKY (Toplam Kalite Y├Ânetimi) i├žin olduk├ža geni┼č bir tan─▒m yapm─▒┼čt─▒r. Ona g├Âre ┬ôTKY; m├╝┼čterilerin memnunluk duyarak sat─▒n alacaklar─▒ ├╝r├╝n ve hizmetlerin geli┼čtirilmesi, tasar─▒m─▒, ├╝retimi, pazarlamas─▒ ve sat─▒┼č sonras─▒ hizmetlerin maliyetlerinin d├╝┼č├╝r├╝lerek yap─▒lmas─▒d─▒r. Bu hedeflere ula┼čmak i├žin bir kurulu┼čun b├╝t├╝n birimleri (├╝st y├Ânetim, merkez b├╝rosu, fabrikalar, ├╝retim, tasar─▒m, teknik, ara┼čt─▒rma, planlama, Pazar ara┼čt─▒rma, idare, muhasebe, malzeme, ambar, sat─▒┼č, personel, end├╝striyel ili┼čkiler ve genel i┼čler) birlikte ├žal─▒┼čmal─▒d─▒r. ┼×irketin b├╝t├╝n birimleri i┼čbirli─čini kolayla┼čt─▒racak sistemleri yaratmak ve standartlar─▒ haz─▒rlamak ve uygulamak i├žin ├žaba harcamal─▒d─▒r. Bu da ancak; istatistik, teknik metotlar, standartlar ve kurallar, bilgisayarl─▒ metotlar, otomatik kontrol, cihazlar─▒n kontrol├╝, ├Âl├ž├╝ kontrol├╝, y├Âneylem ara┼čt─▒rmas─▒, end├╝stri m├╝hendisli─či, Pazar ara┼čt─▒rmas─▒ gibi teknik bilgilerin tam olarak kullan─▒lmas─▒ ile sa─članabilir┬ö. Ancak son zamanlarda bu tan─▒m i├žine organizasyonun b├╝t├╝n birimleri ve personelin, ula┼čm─▒┼č olan kalite d├╝zeyinin daha da iyile┼čtirilmesi i├žin devaml─▒ suretle ├žaba harcanmas─▒ da eklenmektedir.

Buna g├Âre; Toplam Kalite Y├Ânetimi, t├╝keticilerin ihtiya├ž ve isteklerini en ekonomik seviyede kar┼č─▒lamak amac─▒yla i┼čletmede kalitenin olu┼čturulmas─▒, geli┼čtirilmesi ve korunmas─▒n─▒ sa─člamak i├žin ├že┼čitli b├Âl├╝mler taraf─▒ndan y├╝r├╝t├╝len ├žabalar─▒ etkili bir ┼čekilde koordine eden bir sistemdir.

Di─čer bir tan─▒mlama ile ┬ôi├ž ve d─▒┼č m├╝┼čteriye fayda sa─člamayan, mal ya da hizmet ├╝retiminden nihai kullan─▒c─▒ya ula┼čt─▒r─▒lmas─▒ s├╝recinde mal veya hizmetin kalitesine, maliyetine ve terminine olumlu katma de─čer yaratmayan t├╝m i┼člemleri ortadan kald─▒rarak; s─▒f─▒r hata, s─▒f─▒r bekleme, s─▒f─▒r ─▒skarta, s─▒f─▒r stok, s─▒f─▒r i┼č kazas─▒, s─▒f─▒r ar─▒za ve s─▒f─▒r b├╝rokrasiye ula┼čma, savurganl─▒klar─▒ ├Ânleme, verimlili─či artt─▒rma, i┼člem zamanlar─▒n─▒ k─▒saltma, kaliteyi artt─▒rma, maliyeti d├╝┼č├╝rme, s├╝rekli iyile┼čme ve geli┼čme sa─člamakt─▒r┬ö

TKY; bir felsefe veya yaln─▒z s├Âzde kalan bir i┼člem de─čil pratik bir y├Ânetim uygulamas─▒d─▒r. Bu y├Ânetimde ├╝├ž unsur bulunmaktad─▒r. Birincisi; i┼če ili┼čkin olarak mant─▒ksal bir d├╝┼č├╝nce bi├žimi geli┼čtirmek, ikincisi; kaliteyi geli┼čtirmek i├žin ├žal─▒┼čanlarda g├╝d├╝leme sa─člamak, ├╝├ž├╝nc├╝s├╝; pazarlama y├Ânetimli davran─▒┼č─▒ vurgulayan bir ┼čirket k├╝lt├╝r├╝ yaratmakt─▒r.

TKY kavram─▒yla kaliteli mamul ├╝retimine ili┼čkin yetki ve sorumluluk sadece ├╝retim kademesine de─čil, ayn─▒ zamanda pazarlama, mamul dizayn─▒ ve sat─▒┼č sonras─▒ hizmetlere da─č─▒lm─▒┼čt─▒r. Toplam Kalite Y├Ânetimi ├že┼čitli b├Âl├╝mlerdeki y├Âneticilerin daha etkin ve do─čru kararlar alabilmesine yard─▒mc─▒ olan bir ara├ž durumundad─▒r. Toplam Kalite Y├Ânetiminin kendisinden beklenilen bu fayday─▒ sa─člayabilmesi i├žin a┼ča─č─▒daki ┼čartlar─▒ yerine getirmesi gereklidir.

T├╝ketici ihtiya├ž ve istekleri tespit edilmelidir.

Kalite kontrol├╝, kaliteyi ├Â─čretici olmal─▒ ve s├╝rekli yap─▒lan hatalar─▒n tekrarlanmas─▒ ├Ânlenmelidir.

Herhangi bir a┼čamada yap─▒lan kontrol i┼člemi bir sonraki a┼čamaya ge├žebilmek i├žin yar─▒ i┼členmi┼č mamule garanti vermelidir.

─░┼člem kontrol├╝ i├žin tespit edilen d├╝zey ile elde edilen d├╝zey kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒lmal─▒d─▒r.

Uygun i┼člemler i├žin optimum kalite d├╝zeyi belirlenmelidir.

─░┼člemler hatal─▒ mamul ├╝retimini ortadan kald─▒racak kadar basit olmal─▒d─▒r.

Mevcut kontrol metotlar─▒ de─čerlendirilerek daha etkili politikalar tespit edilmelidir.

Toplam kalite y├Ânetimi ile ilgili ├Ânemli noktalar ise ├Âzetle ┼č├Âyle s─▒ralanabilir:

Kalite teknik bir fonksiyon, b├Âl├╝m ya da bilin├žlenme program─▒ de─čildir. Kalite topyek├╝n ve eksiksiz olarak firma ├žap─▒nda ve tedarik├žilerle ba─člant─▒l─▒ ┼čekilde uygulanacak, hareket noktas─▒ m├╝┼čteri olan sistematik bir s├╝re├žtir.

Kalite, bir m├╝hendis, pazarlamac─▒ ya da sat─▒c─▒n─▒n de─čil m├╝┼čterinin s├Âyledi─či ┼čeydir ve s├╝rekli y├╝kselen bir talebi simgeler. Bu anlay─▒┼č uzun vadede pazar─▒n liderli─čini yapman─▒n uluslararas─▒ bazda kalite liderli─činden ge├žti─čini de vurgular.

Kalite ve maliyet birbirini tamamlar, ters y├Ânde ├žal─▒┼čmaz; ortakt─▒r, kar┼č─▒t de─čildir. ├ťr├╝n ya da hizmet ├╝retmenin en h─▒zl─▒, ucuz ve karl─▒ yolu bunu daha iyi yapmakt─▒r.

Kalite, asl─▒nda kurulu┼čtaki herkesin i┼čidir, ancak kimsenin i┼či haline gelmeyecek ┼čekilde do─čru olarak yap─▒lanmal─▒, bireylerin ├╝rettikleri kaliteli i┼čler ve b├Âl├╝mlerin kalite i├žin

yapacaklar─▒ tak─▒m ├žal─▒┼čmas─▒yla desteklenecek ┼čekilde organize edilmelidir.

─░yi y├Ânetim herkesin bilgi, beceri ve olumlu tavr─▒n─▒ harekete ge├žirmek anlam─▒n─▒ ta┼č─▒r. Y├Âneticiler i┼člerin m├╝┼čteri odakl─▒ yap─▒lmas─▒n─▒ sa─člamak i├žin kalite ├╝zerinde s├╝rekli ve tavizsiz ┼čekilde durarak liderlik yapmal─▒d─▒r. Kalite bir y├Ânetim tarz─▒d─▒r, kalitenin pasaportu oldu─čuna inanmak, belli co─črafi ya da k├╝lt├╝rel ├Âzellikleri oldu─čunu sanmak tamamen yanl─▒┼čt─▒r.

Kalitenin artt─▒r─▒lmas─▒n─▒n ├Ânemi ├╝r├╝nler i├žin oldu─ču kadar hizmetler i├žin de ge├žerlidir ve bu ├Ânem, pazarlama ve sat─▒┼č, sipari┼č kabul├╝, ├╝r├╝n ve hizmet geli┼čtirme, m├╝hendislik, sat─▒n alma, ├╝retim, lojistik, finansman, muhasebe, sevk─▒yat ve da─č─▒t─▒mda ayr─▒ ayr─▒ vurgulanmal─▒d─▒r.

Kalite bir ahlak sistemidir. Geni┼č ├žapl─▒ kalite geli┼čtirme sadece birka├ž uzman ile de─čil, bir kurulu┼čta ├žal─▒┼čan kad─▒n, erkek herkesin yard─▒m─▒, kat─▒l─▒m─▒, gayreti ve tedarik├žilerin i┼čbirli─či sayesinde sa─članabilir.

Kalitenin s├╝rekli geli┼čtirilmesi, eski ve yeni pek├žok kalite tekni─činin ┼čirket kalite program─▒ i├žindeki bilin├žli kullan─▒m─▒n─▒ gerektirir.

B├╝t├╝n bu sonu├žlar, ┼čirketin a├ž─▒k, m├╝┼čteri odakl─▒ bir Toplam Kalite Y├Ânetimini firma ├žap─▒nda uygulamaya koymas─▒ durumunda ve insanlar─▒n anlad─▒klar─▒, inand─▒klar─▒ ve bir par├žas─▒ olduklar─▒, etkin ┼čekilde kurulmu┼č kalite sistemleri ile sa─članabilir.

2.2. TEMEL KAVRAMLAR

2.2.1. ─░├ž M├╝┼čteri Kavram─▒

─░├ž m├╝┼čterilerden kas─▒t, ├Ârg├╝tte ├žal─▒┼čanlard─▒r. ─░├ž m├╝┼čteri kavram─▒, bir ├Ârg├╝t├╝n ├╝retim s├╝reci etkinli─činin iyile┼čtirilmesi a├ž─▒s─▒ndan son derece ├Ânemlidir. ├ç├╝nk├╝ bu sayede ├žal─▒┼čanlar─▒n ihtiya├žlar─▒n─▒n kar┼č─▒lanabilmesi ve faaliyetlerin ├Ârg├╝t i├žerisinde devam ettirilebilmesi m├╝mk├╝n olabilmektedir. ├ľrne─čin bir ├Ârg├╝tte ├╝retim biriminde bir elemana ihtiya├ž duyuldu─čunda ├╝retim birimi y├Âneticisi gerekli istemi, insan kaynaklar─▒ birimi y├Âneticisine bildirecektir. Bu durum insan kaynaklar─▒ birimi y├Âneticisini m├╝┼čteri konumuna ge├žirecektir. ─░nsan kaynaklar─▒ birimi y├Âneticisi gerekli bilgileri, ├╝retim birimi y├Âneticisine iletmesi durumunda bu kez ├╝retim birimi y├Âneticisi m├╝┼čteri konumuna ge├žecektir.

Bu yakla┼č─▒m pazardaki (d─▒┼č m├╝┼čteri) m├╝┼čteriye ek olarak bir de ─░├ž M├╝┼čteri tan─▒m─▒n─▒n yap─▒lmas─▒n─▒ gerektirmi┼čtir. M├╝┼čteri; bir mal veya hizmeti al─▒p kullanan ki┼čidir ve ├žal─▒┼čan herkes bu tan─▒m i├žinde yer almaktad─▒r. ├ç├╝nk├╝ ne i┼č yaparsa yaps─▒n, herkes (her i┼člev) baz─▒ girdileri al─▒p kullanmakta, bunlar─▒ i┼čleyerek olu┼čturdu─ču sonucu (├ž─▒kt─▒y─▒) bir ba┼čka ki┼čiye (i┼čleve) girdi olarak sunmaktad─▒r. ├ľrne─čin imalat; sat─▒n alman─▒n temin etti─či malzemeyi i┼čler, ├╝r├╝n haline getirdikten sonra, sat─▒┼ča g├Ânderir. Bu durumda imalat, sat─▒n alman─▒n m├╝┼čterisi, sat─▒┼č ise imalat─▒n m├╝┼čterisidir. ─░malat─▒n yapt─▒─č─▒ i┼čin kalitesi kulland─▒─č─▒ malzemenin kalitesine, sat─▒┼č─▒n performans─▒ ise, imalat─▒n m├╝┼čterinin beklentilerini kar┼č─▒layacak nitelikte ├╝r├╝n yapmas─▒na ba─čl─▒d─▒r. Dolay─▒s─▒yla herkesin m├╝┼čterisinin kim oldu─ču ve onun i┼člevini en iyi ┼čekilde ger├žekle┼čtirmesi i├žin kendisinden ne bekledi─čini bilmesi gerekir. Organizasyonlardaki verimsiz ├žal─▒┼čmalar─▒n, yap─▒lan hatalar─▒n, k─▒sacas─▒ kalitesiz ├žal─▒┼čman─▒n en ba┼čta gelen nedenlerinden birisi, bu d├╝┼č├╝nce tarz─▒na ba─čl─▒ olarak ├žal─▒┼čmamakt─▒r. B├Âyle bir ortamda hi├ž kimse, b├╝t├╝n i├žindeki rol├╝n├╝n ├Âneminin fark─▒nda de─čildir. Hatta ba┼čka bir b├Âl├╝mde ├žal─▒┼čanlara d├╝┼čman veya rakip g├Âz├╝yle bile bak─▒labilir. Bu durumda sistemin bir b├╝t├╝n olarak m├╝kemmel ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ ummak hayal olmaktan ├Âteye ge├žemeyecektir. Oysa e─čer herkes m├╝┼čterisini ve onun ihtiya├žlar─▒n─▒ biliyorsa, kendinden beklenen en iyi hizmeti yapabilir. TKY┬ĺ nin i├ž m├╝┼čteri kavram─▒ ile ger├žekle┼čtirmeye ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ ileti┼čim budur.

2.2.2. D─▒┼č M├╝┼čteri Kavram─▒

D─▒┼č m├╝┼čteri olarak nitelendirdi─čimiz m├╝┼čteriler ise, bir ├╝r├╝n veya hizmetten kaliteli olmas─▒ ko┼čuluyla en y├╝ksek fayday─▒ sa─člamak isteyenlerdir. ─░├ž m├╝┼čterilerin ├╝rettiklerini t├╝keten d─▒┼č m├╝┼čterilerle olan ili┼čkilerde, ayn─▒ dili konu┼čmak, dinleyici olmak ve anla┼čmaya varmak i├žin gerekli─či esnekli─či sa─člamak, al─▒nan sonu├žlar─▒ ├Âl├žebilmek, gerekli d├╝zeltmeleri yaparak s─▒f─▒r hata d├╝zeyine gitmek esast─▒r.

D─▒┼č m├╝┼čteri olarak tan─▒mlad─▒─č─▒m─▒z grup i├žindeki bireyler art─▒k daha bilin├žli mal ve hizmet t├╝ketimine y├Ânelmi┼člerdir. ├ľrne─čin insan sa─čl─▒─č─▒n─▒n korunmas─▒, katk─▒s─▒z g─▒da maddeleri, g─▒dalar─▒n sa─čl─▒kl─▒ ko┼čullarda depolanmas─▒, bekletilmesi gibi hususlarla ilgilenmekte, sat─▒n ald─▒─č─▒ mal ve hizmetlerde, ya┼čam─▒n kolayla┼čmas─▒n─▒ sa─člayacak ├Âzellikler aramaktad─▒r. ─░┼čine, evine, okuluna giderken kulland─▒─č─▒ ta┼č─▒ma sistemlerinin etkin olmas─▒n─▒, ekonomik olarak ─▒s─▒nmay─▒, haberle┼čmede kolayl─▒─č─▒, kaynaklar─▒n kesintisiz, g├╝venilir ve uygun fiyatla kullan─▒m─▒na haz─▒r olmas─▒n─▒ istemektedir. Lokanta, sa─čl─▒k kurumlar─▒ gibi baz─▒ alanlarda ise, temizlik, g├╝venilirlik, ilgi g├Ârmek gibi hizmet kalitelerine, fiyattan daha fazla ├Ânem vermektedir. Ayr─▒ca bug├╝n├╝n m├╝┼čterisi ├Âdedi─či fiyat─▒n, ├╝r├╝n├╝n kendisine olan maliyetinin sadece bir k─▒sm─▒ oldu─čunun bilincindedir. Kullan─▒m s─▒ras─▒nda ortaya ├ž─▒kan maliyetler, ├Âzellikle y├╝ksek fiyatl─▒ mamullerin tercihinde ├Ânemli bir de─čerlendirme kriteri olmaktad─▒r. Benzer ┼čekilde enflasyon nedeniyle de mal ve hizmetlere daha fazla ├Âdeme yapma durumunda kalan m├╝┼čteri, ├Âdedi─činin kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ alabilmek i├žin daha fazla kalite beklentisi i├žine girmektedir. K─▒sacas─▒ m├╝┼čteri her zamankinden daha fazla se├žici olmu┼čtur ve bu ├Âzelli─či ┬ôM├╝┼čteri en zor patrondur┬ö ├Âzdeyi┼či ile ifade edilmektedir.

2.2.3. M├╝┼čteri Tatmini

M├╝┼čteri tatmini, ki┼činin beklentilerini o mal─▒n ne derecede kar┼č─▒lay─▒p kar┼č─▒lamad─▒─č─▒d─▒r. E─čer ki┼činin beklentileri o mal─▒ alg─▒lay─▒┼č─▒ndan b├╝y├╝k ise, yani o mal beklentilerini kar┼č─▒layamad─▒ysa burada bir tatminsizlik vard─▒r. Yok e─čer beklentisi o mal─▒ alg─▒lay─▒┼č─▒ndan k├╝├ž├╝kse, yani mal beklentilerini kar┼č─▒l─▒yorsa, o zaman m├╝┼čteri tatmininden s├Âz edilebilir. Bunlar─▒ a┼ča─č─▒daki gibi form├╝le etmek m├╝mk├╝nd├╝r.

M├╝┼čteri Tatmini = Beklenti ┬ľ Alg─▒lama

(MT) (B) (A)

B>A ise m├╝┼čteri tatmin olmam─▒┼č

B

B=A ise bir tepki yok demektir.

M├╝┼čteri tatmini, i┼čletmeler i├žin olduk├ža ├Ânemlidir. Toplam Kalite Y├Ânetimi┬ĺnin temel prensibi de m├╝┼čteri tatminidir. M├╝┼čteriyi tatmin edebilmek i├žin ne istedi─čini iyi bilmek gerekir. Her m├╝┼čterinin beklentisi farkl─▒d─▒r. Bu farkl─▒ beklentileri tatmin etme yollar─▒ da farkl─▒ olacakt─▒r. Bu bak─▒mdan iki konu ├╝zerinde durmam─▒z yararl─▒ olacakt─▒r.

M├╝┼čteri gereksinimlerinin belirlenmesi,

M├╝┼čterinin gereksinimlerini en az maliyetle kar┼č─▒layacak s├╝recin belirlenmesi

Bu s├╝reci ger├žekle┼čtirebilmek i├žin gerekli bilgiyi toplamak gerekir. A┼ča─č─▒da ne t├╝r bilgiler gerekti─či ve bu bilgilerin hangi kaynaklardan toplanabilece─či g├Âsterilmi┼čtir.

Ama├žlar

Faaliyetler

M├╝┼čteri gereksinimlerinin

tan─▒mlanmas─▒

M├╝┼čteri gereksinimlerini

kar┼č─▒layacak i├ž s├╝re├žlerin

geli┼čtirilmesi

1.M├╝┼čteriye sunulacak ├╝r├╝n ve hizmetin tan─▒mlanmas─▒

- Hangi ├╝r├╝n veya hizmetlerin ├╝retilece─činin belirlenmesi

- Bu ├╝r├╝n veya hizmetlerin hangi standartlarda ├╝retilmesi gerekti─činin bir s├Âzle┼čmeyle belirlenmesi

- E─čer b├Âyle bir s├Âzle┼čme yoksa, m├╝┼čterinin beklentilerinin ve standartlar─▒n─▒n Pazar ara┼čt─▒rmas─▒yla belirlenmesi

2. Bu ├╝r├╝n veya hizmetin m├╝┼čteri taraf─▒ndan nas─▒l alg─▒land─▒─č─▒n─▒n belirlenmesi

- ├ťr├╝n├╝n de─čerini hangi kriterler belirliyor.

- Rakip ├╝r├╝nlerle fark─▒n─▒ nas─▒l ortaya koyuyor.

Bu bilgiler ┼ču kaynaklardan elde edilebilir;

- M├╝┼čteri

- Pazar ara┼čt─▒rmas─▒

- ┼×ikayet analizleri vb. gibi.

3. Bu ├╝r├╝n veya hizmeti geli┼čtirmek i├žin yararlan─▒lan kaynaklar

- M├╝┼čteri ve Pazar analizleri

- Rakiplerin analizleri

- K─▒yaslama (Benchmarking)

- Kalite fonksiyon yay─▒lmas─▒ (QFD)

Bunu geli┼čtirebilmek i├žin:

- Fonksiyonel analiz

- Devaml─▒ geli┼čme (Kaizen)

- Kalite Maliyet Analizi

Tablo 2.1 : M├╝┼čteri gereksinimlerini kar┼č─▒lamak i├žin gerekli bilgiler ve elde edilece─či kaynaklar.

2.3. Kalitenin Boyutlar─▒

Bir mal─▒n veya hizmetin kalitesini ├že┼čitli ├Âzellikler ve boyutlarla tan─▒mlayabiliriz. Kalite boyutu, m├╝┼čteri beklentilerinin ├Âl├ž├╝lebilir birer kalite boyutuna d├Ân├╝┼čm├╝┼č ┼čeklidir. Kalite boyutunu bilmek m├╝┼čterinin ├╝r├╝n veya hizmeti nas─▒l alg─▒lad─▒─č─▒n─▒ bilmek a├ž─▒s─▒ndan ├Ânemlidir. Sadece kalite boyutunu anlayarak kalite ├Âl├ž├╝mleri ger├žekle┼čtirilebilir ve mal veya hizmet kalitesi artt─▒r─▒labilir. Her mal veya hizmete uygulanabilecek kalite boyutlar─▒ farkl─▒d─▒r. Sanayi i├žin, hastana i├žin, okullar i├žin farkl─▒ farkl─▒ kalite boyutlar─▒ bulunabilir. Kalite boyutlar─▒ ba┼čl─▒ca iki y├Ântemle ├Âl├ž├╝lebilir;

Kalite boyutu geli┼čtirme yakla┼č─▒m─▒,

Kritik olay yakla┼č─▒m─▒.

─░nsanlar─▒n arzu ve gereksinimleri ├žok ├že┼čitlenmi┼čtir. Bunlar─▒ bir kal─▒p ┼čeklinde belirlemek zordur. Herkesin beklentileri farkl─▒ olaca─č─▒ ve kalite de bu farkl─▒l─▒klara cevap verece─či i├žin, kalitenin bir boyutu yoktur. Bir├žok boyutu vard─▒r. Ancak bir├žok ├╝r├╝n veya hizmete uygulanacak standart kalite boyutlar─▒ vard─▒r. Bunlardan baz─▒lar─▒ a┼ča─č─▒da verilmi┼čtir.

Performans (─░┼člevsellik) : Kalitenin en ├Ânemli boyutudur. Mamul├╝n kendinden beklenen i┼člevi ne derecede yerine getirdi─čini g├Âsteren bir ├Âl├ž├╝d├╝r. Buna ger├žek kalite karakteristi─či de denilebilir. ├ľrne─čin m├╝┼čterinin sat─▒n ald─▒─č─▒ bir cep telefonunun opsiyonel ├Âzellikleri i├žerisinde 300 telefon numaras─▒ memory (kay─▒t) edilebilir ┼čeklinde bir tan─▒mlama yap─▒lm─▒┼č ise o cep telefonunun toplam 300 numaray─▒ haf─▒zas─▒nda bulundurabilmesi gerekmektedir.

Uygunluk : Spesifikasyonlara, belgelere ve standartlara uygunluk derecesidir.

├ľzellikler : Mamul├╝n esas i┼člevinin d─▒┼č─▒nda kalan ama mamul├╝n kalitesini tamamlayan di─čer karakteristikleridir. ├ľrne─čin rengi, kullan─▒m kolayl─▒─č─▒ (ka─č─▒d─▒n m├╝rekkebi da─č─▒tmamas─▒) vb. gibi.

Dayan─▒kl─▒l─▒k : Kalitenin di─čer bir boyutu dayan─▒kl─▒l─▒kt─▒r. Dayan─▒kl─▒l─▒k, mamul├╝n fiziksel olarak bozulana kadar ki kullan─▒m s├╝resini g├Âsterir. ├ľrne─čin bir ampul├╝n yanma s├╝resi, yahut bir g─▒da maddesinin ├╝st├╝ndeki son kullanma tarihine kadar bozulmadan durmas─▒ gibi.

G├╝venilirlik : Bu da mal─▒n ├Âzelliklerinin ve kalite karakteristiklerinin varl─▒─č─▒na ve vadedilen s├╝re i├žinde devam edece─čine olan g├╝veni tan─▒mlar. ├ľrne─čin deterjan a─č─▒rl─▒─č─▒ kutunun ├╝zerinde 500gr yaz─▒yorsa bunun a─č─▒rl─▒─č─▒ 500gr olmal─▒d─▒r. Yahut g─▒da maddelerinin ambalaj─▒nda yazan─▒n i├žindeki maddelerle i├žeri─či ayn─▒ olmal─▒d─▒r.

Sat─▒┼č Sonras─▒ Hizmetler : Hizmetler de bir kalite boyutu olarak d├╝┼č├╝n├╝lmelidir. Bir anlamda mamule ili┼čkin sorun ve ┼čikayetlerin ├ž├Âz├╝mlenmesidir. ├ľzellikle bilgisayar, araba gibi ├žok kullan─▒lan ara├žlarda kolay, h─▒zl─▒ ve g├╝venilir bir ┼čekilde tamir, bak─▒m ve onar─▒m ├Ânem kazanmaktad─▒r.

Estetik : Mamul├╝n albenisi ve duyulara seslenebilme yetene─čidir. Bir anlamda m├╝┼čterinin g├Âr├╝n├╝m, tat, ses vb. alg─▒lar─▒n─▒n ├Âl├ž├╝s├╝d├╝r.

─░tibar : Mamul├╝n ge├žmi┼či, marka ve moda de─čeridir. Mamul├╝n imaj─▒n─▒ sergileyen karakteristiklerin t├╝m├╝d├╝r.

Bu ├Âzelliklerin her biri birer kalite karakteristi─čidirler. Bu liste uzat─▒labilir. ├ľrne─čin kolay anla┼č─▒labilir bir kullan─▒m el kitab─▒ gibi ufak g├Âr├╝nen hususlar bile, m├╝┼čterinin ├╝r├╝ne kar┼č─▒ olan tutumuna etki edece─činden dolay─▒, birer kalite karakteristi─či olarak kabul edilebilirler.

Deming, kalitenin bu ├Âzelli─čini, veciz bir ┼čekilde sordu─ču, fakat yan─▒t─▒n─▒ vermedi─či ┼ču soru ile a├ž─▒klamaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r: ┬ôBir ayakkab─▒n─▒n kalitesi; herhangi bir ki┼či i├žin ne anlama gelir? Uzun s├╝re dayanmas─▒ m─▒?, p─▒r─▒l p─▒r─▒l parlamas─▒ m─▒?, aya─č─▒n─▒ rahat hissettirmesi mi?, su ge├žirmemesi mi?, buna ├Âdeyece─či fiyat m─▒?, Kalite ile ilgili neyi d├╝┼č├╝n├╝yorsa, m├╝┼čteriye ├Ânemli gelen kalite karakteristi─či nedir?┬ö. Ku┼čkusuz Deming, sordu─ču bu soru ile kalitenin ├žok boyutlu bir kavram oldu─čunu vurgulamak istemektedir.

Kalitenin bu kadar de─či┼čik karakteristi─či i├žeren bir kavram olmas─▒ nedeniyle, de─čerlendirilmesi ve mukayesesi de olduk├ža g├╝├žt├╝r. S├Âz geli┼či Mercedes ile Skoda marka bir araban─▒n Kalite a├ž─▒s─▒ndan mukayesesi istense, ilk verilen yan─▒t Mercedes olmaktad─▒r. Ancak m├╝┼čterinin ihtiya├žlar─▒n─▒n kar┼č─▒lanmas─▒ veya ├╝r├╝ne olan tutumu a├ž─▒s─▒ndan konuyu ele almam─▒z gerekti─či i├žin, Mercedes m├╝┼čterisi ile Skoda m├╝┼čterisini birbirinden ay─▒rmak gereklidir. Bu a├ž─▒dan e─čer Skoda m├╝┼čterisi bekledi─či ├Âzellikleri bulmu┼čsa, o araba kalitelidir. Ayn─▒ ┼čey Mercedes i├žin de ge├žerlidir. Hatta tersi de olabilir. Yani Mercedes m├╝┼čterisi, arabaya l├╝ks s─▒fat─▒n─▒ veren opsiyonlar─▒n ├žal─▒┼čmas─▒ndan ho┼čnut kalmam─▒┼čsa, bu arabadan bekledi─či kaliteyi bulamam─▒┼č demektir. Bu nedenle l├╝ks, rahat, kullan─▒┼č─▒ kolay gibi ├Âzellikler ile kalite mukayesesi yap─▒lmamal─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu kavramlar subjektiftir, herkese g├Âre de─či┼čir.

2.3.1. Ger├žek Kalite Karakteristi─či

Ger├žek (veya objektif) kalite karakteristi─či, a├ž─▒klama yapmaya gerek kalmadan ┬ôHangisi daha kaliteli┬ö sorusuna yan─▒t verebilmeyi sa─člar veya ├╝r├╝n├╝n kalitesi hakk─▒nda net bir karar vermek kolayla┼č─▒r. Bu nedenle ger├žek kalite karakteristi─či ┬ôm├╝┼čterinin istedi─či veya bekledi─či kalite ├Âzellikleri┬ö olarak tan─▒mlanmal─▒d─▒r. M├╝┼čteriye uygun kaliteyi sa─člama felsefesinin alt─▒nda yatan ger├žek budur ve ├╝nl├╝ Amerikal─▒ kalite uzman─▒ Crosby┬ĺnin s├Âzleriyle ┬ôKalite ─░htiya├žlara Uygunlu─čun ├ľl├ž├╝s├╝d├╝r┬ö ┼čeklinde tan─▒mlanmal─▒d─▒r. Standartlarla tan─▒mlanan ├Âzellikler ise, ger├žek kaliteye neden olan, kalite ├Âzellikleridir ve aralar─▒nda mutlaka yak─▒n bir ili┼čki vard─▒r. Yani bu ├Âzellikler yard─▒m─▒yla ger├žek kalite sa─član─▒r. ├ľrne─čin; bir ka─č─▒t standard─▒; kal─▒nl─▒─č─▒, a─č─▒rl─▒─č─▒, rengi, malzeme kompozisyonu, gerilme mukavemeti gibi ├Âzellikler ile tan─▒mlanm─▒┼č ise fakat m├╝┼čteri bu ka─č─▒da bask─▒ yaparken, s─▒k s─▒k y─▒rt─▒lmas─▒ndan ┼čikayet├ži ise, ka─č─▒t kaliteli de─čildir. Dolay─▒s─▒yla bu ├╝r├╝n i├žin ger├žek kalite karakteristi─či, ┬ôy─▒rt─▒lman─▒n olmamas─▒┬ö ┼čeklinde tan─▒mlanmal─▒d─▒r. Ger├žek kaliteyi tan─▒mlamak her zaman bu kadar kolay olmayabilir. Bu nedenle bu tan─▒m─▒ netle┼čtirecek analizlerin yap─▒lmas─▒ ve bu ama├žla da imalat├ž─▒lar─▒n ve t├╝keticilerin ileti┼čim halinde olmalar─▒ hatta birlikte ├žal─▒┼čmalar─▒ zorunludur. Dr. Ishikawa bu yakla┼č─▒m─▒ ┬ôM├╝┼čteri ─░├žeri Kalite D─▒┼čar─▒┬ö ├Âzdeyi┼či ile a├ž─▒klamaktad─▒r.

Kalitenin bu ├žok y├Ânl├╝ fonksiyonu bir b├╝t├╝n halinde ele al─▒n─▒p de─čerlendirilmelidir. Bu de─čerlendirmeye g├Âre kalitenin d├Ârt boyutu vard─▒r. Bunlar istatistiki kalite, ticari kalite, ekonomik kalite ve sosyo-organizasyonel kalitedir.

1) ─░statistiki Kalite : Geli┼čen t├╝ketici hareketleri ile birlikte teknolojik ilerleme ve sava┼č sonras─▒n─▒n ekonomik ├ž├Âk├╝nt├╝s├╝ II. D├╝nya sava┼č─▒ ertesinde yeni kalite kontrol tekniklerinin kullan─▒m─▒n─▒ g├╝ndeme getirmi┼čtir. ─░statistik biliminin uygulamal─▒ hale gelmesi ile end├╝stri m├╝hendisli─či ve y├Ânetim tekniklerinin geli┼čmesi istatisti─čin kalite kontrol├╝nde uygulanmas─▒n─▒ artt─▒rm─▒┼čt─▒r. Bu y├Ântem ─░statistiksel Kalite Kontrol olarak adland─▒r─▒lmakta olup istatistik sayesinde ├╝retim s─▒ras─▒nda ortaya ├ž─▒kabilecek bozukluklar ├Ânceden tahmin edilmeye ve d├╝zeltici ├Ânlemler al─▒nmaya ba┼članm─▒┼čt─▒r.

2) Ticari Kalite : Ticari kalite ile ilgili olarak temelde ├╝├ž kavram ├╝zerinde durulmaktad─▒r. Bunlardan birincisi tasar─▒m kalitesi, ikincisi ├╝retim kalitesi, ├╝├ž├╝nc├╝s├╝ ise kullan─▒m kalitesidir. Tasar─▒m kalitesi, beklenen veya beklenmeyen t├╝m ├Âzelliklerin ├╝r├╝nde yer almas─▒d─▒r. Tasar─▒m kalitesini geli┼čtiren b├Âl├╝m, pazarlama b├Âl├╝m├╝n├╝n yard─▒m─▒yla AR-GE veya m├╝hendislik b├Âl├╝mleridir. Tasar─▒m kalitesi, ihtiyaca veya tercihe ba─čl─▒d─▒r. ├ľrne─čin alaca─č─▒n─▒z araba otomatik veya d├╝z vites olabilir. Bu ├Âzellikleri baz─▒ ├╝r├╝nlerde tedarik├ži belirlerken, baz─▒ ├╝r├╝nlerde de m├╝┼čteri tercihleri belirlemektedir. Kalite belirlenirken, Noriaki Kano ve di─čerleri, iki boyutlu kalite modeli ├Âneriyorlar. Biri beklenen ├Âzellikler seti (must be quality), di─čeri beklenmeyen ├Âzellikler seti (altractive quality). E─čer m├╝┼čteri, mal─▒ ve ├Âzelliklerini biliyorsa tedarik├židen baz─▒ ├Âzellikleri talep edebilir. Bunlara gereksinim duyar ama baz─▒ ├Âzellikler ise m├╝┼čteri gereksinimlerinin ├Âtesindedir. ├ľrne─čin televizyonun uzaktan kumanda aleti veya elektronik sanayiindeki baz─▒ tasar─▒mlar gibi. M├╝┼čteri b├Âyle bir ┼čeyi hayal bile edemez. Bu t├╝r mallarda tasar─▒m ├žok ├Ânemlidir ve kaliteyi tedarik├ži belirler. ├ťretim kalitesi ise tasar─▒mda belirlenen ├Âzelliklerin ne derecede ger├žekle┼čti─čini g├Âsterir. ├ľl├ž├╝lebilir kriterlerden olu┼čur. ├ľrne─čin, bir iplik fabrikas─▒nda ipli─čin cinsi, kal─▒nl─▒─č─▒, dayan─▒kl─▒l─▒─č─▒ gibi. Bunun tasar─▒ma uygunlu─ču bir y├╝zdeyle ifade edilir. ├ťretim kalitesi ├╝retim b├Âl├╝m├╝n├╝n sorumlulu─čundad─▒r. ├ťretim b├Âl├╝m├╝, prosesleri kontrol alt─▒nda tutarak ve devaml─▒ geli┼čtirerek en uygun ┼čartlar─▒ sa─člar. ├ťretim kalitesini de─čerlendirmede iki g├Âsterge s├Âz konusudur; hedef de─čerler ve tolerans de─čerler. Hedef de─čerler ├╝r├╝n├╝n belli bir ├Âzelli─činin hedeflenen de─čeridir. ├ľrne─čin bir sabun kal─▒b─▒ 100gr olmal─▒d─▒r dendi─či zaman bu hedef de─čerdir. Ancak s├╝re├ž i├žerisinde her zaman sabun kal─▒b─▒ 100gr olmayabilir. Bunun i├žin kabul edilebilir bir sapma y├╝zdesi de tolerans de─čer olarak belirlenir. ├ľrne─čin 97gr┬ĺla 103gr aras─▒ kabul edilebilir denmi┼čse +/- 3 tolerans de─čeri vard─▒r. Bunlar standart sapmalarla ifade edilir.

┼×ekil 2.1

Bunlar hedef de─čerler ve tolerans de─čerlerdir. Bu ├Âl├ž├╝mlerde ├╝r├╝n B noktas─▒nda ├ž─▒karsa tolerans i├žinde oldu─ču kabul edilir. A noktas─▒nda ise kabul edilemez. Oysa A ve B ├╝r├╝nleri aras─▒nda ├žok az fark vard─▒r. Bir m├╝┼čteri muhtemelen bu iki ├╝r├╝n aras─▒ndaki fark─▒ ay─▒rt edemez, ancak C noktas─▒ndaki ├╝r├╝nle k─▒yasland─▒─č─▒ zaman C noktas─▒ndaki ├╝r├╝n m├╝┼čteriyi daha ├žok tatmin edecektir.

Kullan─▒m kalitesi ise, kullan─▒m s├╝resi i├žinde, bak─▒m ve servis imkanlar─▒, yedek par├ža bulunabilmesi gibi etkenler i├žerir.

3) Ekonomik Kalite : Ekonomik kalite, kalitesiz ├╝retimden kaynaklanan maliyet kay─▒plar─▒n─▒ de─čerlendirme ile ilgilidir. Kalite ile maliyetler aras─▒ndaki ili┼čki, de─čerlendirmelerde ├žok ├Ânemlidir. Ne yaz─▒k ki, bir├žo─čumuzun yanl─▒┼č olarak bildi─či ┬ôkalite y├╝ksek maliyettir┬ö s├Âz├╝n├╝n do─čru olmad─▒─č─▒n─▒ yava┼č yava┼č kavr─▒yoruz.

4) Sosyo-Organizasyonel Kalite : Sosyo-organizasyonel kalite boyutu i┼čletmede bulunan be┼čeri kaynaklarla ilgilidir. Kalitenin alg─▒lanmas─▒na y├Ânelik olarak nas─▒l ki istatistiki teknikler kullan─▒l─▒yorsa, ticari kalite de; ├╝retimin m├╝┼čteriyi tatmin edip etmedi─čine bak─▒l─▒yorsa, yine ├╝retimin ekonomik olup olmad─▒─č─▒ ile ilgili de─čerlendirmeler yap─▒l─▒yorsa, sosyo-organizasyonel kalite ile de kaliteye insan boyutu eklenir. Bu konuda en somut ├Ârnek Kalite Kontrol ├çemberleridir. ├ťretim veya hizmet i┼čletmesinde ├žal─▒┼čan ki┼čilerin olu┼čturdu─ču g├Ân├╝ll├╝ ki┼čiler, maliyet, verimlilik, ├žal─▒┼čma ko┼čullar─▒n─▒n d├╝zenlenmesi ve i┼č g├╝venli─či gibi konular yan─▒nda do─črudan kaliteye y├Ânelik projeler ├╝zerinde de ├žal─▒┼čmaktad─▒rlar. Dolay─▒s─▒yla sosyal organizasyon kalite ile ilgili halkan─▒n ├Ânemli bir b├Âl├╝m├╝n├╝ olu┼čturmaktad─▒r.

Kalite bir i┼čletmenin geni┼čletilmi┼č s├╝recinin sonsuz iyile┼čtirme ├žal─▒┼čmalar─▒nda ele al─▒nd─▒─č─▒nda kalitenin bir ba┼čka boyutu ortaya ├ž─▒kar ve i┼čletmeyi b├╝t├╝n├╝ ile sarar. Geni┼čletilmi┼č s├╝re├ž i┼čletmenin tedarik├žiler, m├╝┼čteriler, yat─▒r─▒mc─▒lar, i┼č g├Ârenler ve toplum ile b├╝t├╝nle┼čtirilmesi anlam─▒nda kullan─▒lmaktad─▒r. Geni┼čletilmi┼č s├╝re├žte kaliteyi iyile┼čtirmek arzusunda olan y├Âneticilerin, kalitenin a┼ča─č─▒daki ├╝├ž tipini g├Âz ├Ân├╝ne almas─▒ gerekir.

Tasar─▒m Kalitesi

Uygunluk Kalitesi

Performans Kalitesi

Bunlardan tasar─▒n kalitesi ve uygunluk kalitesini daha ├Ânce anlatm─▒┼č ve tan─▒mlam─▒┼čt─▒k. Bu nedenle ├Âzellikle performans kalitesini tan─▒mlamakta yarar vard─▒r.

Performans Kalitesi : Performans kalitesi, i┼čletmenin ├╝r├╝n/hizmetlerinin pazardaki performans d├╝zeylerinin m├╝┼čteri ara┼čt─▒rmalar─▒, sat─▒┼č/hizmet analizleri ile belirlenmesidir. Bu ├žal─▒┼čmalar, sat─▒┼č sonras─▒ hizmet, bak─▒m, g├╝venilirlik ve lojistik destek analizi ile m├╝┼čterilerin neden i┼čletmenin ├╝r├╝n/hizmetlerini sat─▒n almad─▒klar─▒n─▒n ara┼čt─▒r─▒lmas─▒n─▒ i├žerir. Performans kalitesi ├žal─▒┼čmalar─▒nda kalite kayb─▒ iki kaynakta aranmal─▒d─▒r. Birinci olarak, kalite kayb─▒ ├╝r├╝n/hizmetin karakteristiklerinin pazar─▒n gereksinimlerinden farkl─▒ bir ┼čekilde ├╝retildi─či s├╝re├žte olur. Bu kay─▒p, Pazar say─▒s─▒n─▒n artt─▒r─▒lmas─▒ ve ├╝r├╝n├╝n m├╝┼čteri gerekliliklerini kar┼č─▒layacak ┼čekilde d├╝zeltilmesi ile ├Ânlenebilir. ─░kinci olarak, kalite kayb─▒ kalite karakteristikleri de─či┼čiminin ├žok fazla oldu─ču ├╝r├╝n/hizmet ├╝reten s├╝re├žlerde ortaya ├ž─▒kar. Bu iki kalite kayb─▒ geni┼čletilmi┼č s├╝recin performans kalitesi a┼čamas─▒nda aranmal─▒d─▒r. Elde edilen bilgi, s├╝recin tasar─▒m kalitesi ve uygunluk kalitesi a┼čamas─▒nda bildirilmelidir. Bu ├╝├ž a┼čama aras─▒ndaki ili┼čkiyi a┼ča─č─▒daki ┼čekil ile a├ž─▒klayabiliriz. (┼×ekil 1)

┼×ekil 2.2 : Performans Kalitesinde Kalite Kay─▒plar─▒ D├Âng├╝s├╝

Bir mamul├╝n kalitesi yerine getirdi─či fonksiyonlara g├Âre anlam ta┼č─▒maktad─▒r. Kaliteli mamul, mamul├╝n kullan─▒laca─č─▒ amaca g├Âre de─čerlendirilmelidir. ┼×ayet bir mamul bu mamul├╝ kullanan t├╝keticinin kullan─▒m amac─▒n─▒ kar┼č─▒l─▒yorsa o mamul├╝n kaliteli oldu─ču s├Âylenebilir. Kalitede ama├ž, mamul├╝ kullanacak olan ki┼čilerin ihtiya├žlar─▒n─▒n kar┼č─▒lanma derecesine ve ├Âdeme imkanlar─▒na ba─čl─▒ olarak belirlenecektir. T├╝keticiler her ┼čeyden ├Ânce mamulden bekledi─či ├Âzellikleri bilmeli ve kullan─▒m amac─▒ d─▒┼č─▒ndaki ├Âzellikleri dikkate almamal─▒d─▒r. Mamul├╝n kalitesini belirleyen iki temel fakt├Ârden birincisi mamul├╝n kullan─▒m amac─▒, ikincisi mamul├╝n fiyat─▒ olmaktad─▒r. Bu iki temel fakt├Âr├╝n yan─▒ s─▒ra mamul├╝n kalitesinin tan─▒mlanmas─▒nda etkili olan birtak─▒m alt fakt├Ârler de s├Âz konusu olmaktad─▒r. Bu fakt├Ârler ┼čunlard─▒r;

T├╝ketici tercihi: Ayn─▒ mamul├╝ ├╝reten de─či┼čik firmalar─▒n mamulleri aras─▒ndan t├╝keticinin tecr├╝belerine dayanarak tercihini yapmas─▒n─▒ ifade etmektedir.

Bir mamul├╝n bi├žim, boyut, renk gibi fiziki ve fonksiyonel ├Âzellikleri mamul├╝n kalitesini belirlemektedir.

Ekonomik olarak mamul├╝n kullan─▒labilece─či s├╝re mamul├╝n kalitesini etkilemektedir.

Bir mamule ili┼čkin dizayn ve imalat maliyetleri mamul├╝n kalite d├╝zeyini ortaya koymaktad─▒r.

Mamul├╝n ├╝retiminde kullan─▒lan teknoloji d├╝zeyi kaliteyi tayin etmektedir.

2. 4. Kalite ve Rekabet ─░li┼čkisi

G├╝n├╝m├╝zde sanayi-ticaret d├╝nyas─▒n─▒ tek bir kelime ile ifade etmek gerekirse, bu kelime rekabettir. 1960┬ĺl─▒ y─▒llarda II. D├╝nya Sava┼č─▒┬ĺn─▒n yaralar─▒n─▒ saran sanayile┼čmi┼č ├╝lkeler, giderek yo─čunla┼čan bir rekabet ortam─▒ yaratt─▒lar. Korumac─▒l─▒─č─▒n azalmas─▒, ekonomilerin liberalle┼čmesi ve uluslararas─▒ ticaretin yayg─▒nla┼čmas─▒ ile ┼čirketler de artan ├Âl├ž├╝de global stratejiler izlemeye ba┼člad─▒lar.

├ľnceki d├Ânemlerde ┼čirketler, uluslararas─▒ rekabete hangi ├Âl├ž├╝de gireceklerini kendileri belirlerdi. ─░├ž pazar─▒ yeterli bulan ├žo─ču ┼čirket d─▒┼ča a├ž─▒lmay─▒ g├╝ndemine bile almazken, bug├╝n├╝n ortam─▒nda; ┼čirketlerin bu t├╝r bir tercih yapma ┼čanslar─▒ pek kalmam─▒┼čt─▒r. Dahas─▒, i├ž piyasada belli bir Pazar kayb─▒na u─črayan ┼čirketler, kapasitelerini ekonomik ├Âl├ž├╝lerde kullanmak zorunlulu─ču ile, d─▒┼č pazarlara a├ž─▒lmak durumunda kalm─▒┼člard─▒r. Neticede ┼čirketler kendilerini hem i├žte, hem de d─▒┼čta yo─čun bir rekabet ortam─▒nda varl─▒klar─▒n─▒ devam ettirmek durumundad─▒rlar. Teknolojik geli┼čmelerin hen├╝z yayg─▒nla┼čmad─▒─č─▒ d├Ânemlerde rekabet g├╝c├╝n├╝n temel ├Â─česi ├╝retim ├╝st├╝nl├╝─č├╝yd├╝. Geni┼č pazarlara b├╝y├╝k hacimde ├╝retimle a├ž─▒labilen ┼čirketler kitle ├╝retimi ve ├Âl├žek ekonomisinin avantajlar─▒ndan azami oranda yararlanarak rakiplerini geride b─▒rakm─▒┼člard─▒. Bunun sonucu olarak; g├╝n├╝m├╝z├╝n dev otomotiv, kimya, elektronik ve dayan─▒kl─▒ t├╝ketim mal─▒ ├╝reten kurulu┼člar─▒, ├╝st├╝nl├╝klerini bu ├╝retim g├╝c├╝ ile sa─člam─▒┼člard─▒r. 1970┬ĺli y─▒llar teknolojinin yayg─▒nla┼čt─▒─č─▒ ve 3. D├╝nya ├╝lkelerine de girdi─či bir d├Ânem oldu. ├ťretim fakt├Ârlerini nispeten ucuz olarak sa─člayan bu ├╝lkeler, uluslararas─▒ pazarlara d├╝┼č├╝k fiyatlarla girerek yerle┼čik sanayi devlerinden pay almaya ba┼člad─▒lar. Maliyetle rekabet d├Ânemi olarak tan─▒mlayabilece─čimiz 1970┬ĺli y─▒llarda pek ├žok bat─▒l─▒ firma, ├╝retimlerini, geli┼čmekte olan ├╝lkelere kayd─▒rm─▒┼člard─▒r. Ger├žektende bu d├Ânemde ┬ľ├Âzellikle Uzakdo─čulu- baz─▒ ├╝lkelerin y─▒ld─▒zlar─▒n─▒n parlad─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝yoruz. 1980┬ĺli y─▒llar ise rekabete yeni bir boyut getirdi: Kalite. Pek ├žok y├Ânde tatmin olan kitleler art─▒k ucuz ve bol ├╝r├╝nlere doymu┼čtu. Bu kitleleri ancak kaliteli ├╝r├╝nler cezbediyordu. Kaliteli ├╝r├╝nlere olan talep bat─▒da olu┼čtu, fakat arz artan oranda do─čudan, ├Âzellikle de Japonya┬ĺdan kaynakland─▒. Kaliteli ├╝r├╝nlere olan talep patlamas─▒na paralel olarak Japonya┬ĺn─▒n ihracat─▒ k─▒sa s├╝rede g├Âr├╝lmemi┼č boyutta artt─▒. 20 y─▒lda 17 kat artarak 1987┬ĺde $ 270 milyara ula┼čt─▒. 1980┬ĺe kadar d─▒┼č ticaret dengesi pek de parlak olmad─▒─č─▒ halde, ayn─▒ d├Ânemde bir rekor k─▒rarak ticaret fazlas─▒ $ 100 milyar d├╝zeyine ├ž─▒kt─▒.

┼×ekil 2.3 : Sanayi ve Ticarette Rekabet Unsurlar─▒

Japonya┬ĺn─▒n ba┼č─▒n─▒ ├žekti─či kalite devrimine Bat─▒l─▒ ┼čirketler de y├Âneldiler. ├ľzellikle ABD┬ĺde ├žo─ču ┼čirket, sloganlar─▒n─▒ kaliteye ├Âncelik verecek ┼čekilde de─či┼čtirdiler. 1990┬ĺl─▒ y─▒llarda rekabete yeni bir unsur daha eklendi, o da h─▒z. Pazarlar kaliteli (yani hatas─▒z, beklenene uygun, m├╝kemmel) ├╝r├╝nleri ve hizmetleri kan─▒ksamaya ba┼člarken, kalitenin di─čer boyutu olan ┬ôtasar─▒m┬ö ├Âne ├ž─▒k─▒yor, m├╝┼čterinin be─čenisini kazanan yeni, ├že┼čitli farkl─▒ fonksiyonlar i├žeren ├╝r├╝nleri en ├žabuk bi├žimde pazara ├ž─▒karabilen ┼čirketler kazan─▒yordu. Geli┼čmelere bakt─▒─č─▒m─▒zda, 2000┬ĺli y─▒llarda Hizmet ├╝st├╝nl├╝─č├╝n├╝n ├Ân plana ├ž─▒kaca─č─▒n─▒ g├Âr├╝yoruz. Rekabette yeni ├Â─čelerin ├ž─▒kmas─▒, di─čer ├Â─čeleri ikame etmiyor, sadece onlara ekleniyor. Yani 2000┬ĺli y─▒llarda rekabet i├žinde varolmay─▒ hedefleyen bir ┼čirket ┬ô├╝retim ├╝st├╝nl├╝─č├╝┬ö, ┬ômaliyet ├╝st├╝nl├╝─č├╝┬ö, ┬ôkalite ├╝st├╝nl├╝─č├╝┬ö, ┬ôh─▒z ├╝st├╝nl├╝─č├╝┬ö ve ┬ôhizmet ├╝st├╝nl├╝─č├╝┬ö sa─člamad─▒─č─▒ s├╝rece varl─▒─č─▒n─▒ devam ettiremeyecektir.

2. 5. Kalite ve Verimlilik ─░li┼čkisi

─░┼čletmeler ekonomik y├Ânleri olduk├ža g├╝├žl├╝ olan ve ekonomik de─čere sahip mallar ├╝reten kurulu┼člard─▒r. Dolay─▒s─▒yla i┼čletmeler ├╝retim yaparken, bu ├╝retimi daha az kaynakla ve ├╝retim fakt├Ârlerini daha az kullanarak ger├žekle┼čtirmek durumundad─▒rlar. Bu, i┼čletmeler a├ž─▒s─▒ndan maddesel anlamda, verimlilik g├╝c├╝ anlam─▒na gelmektedir. ├ťlkeler aras─▒nda ├╝retimin verimlili─či a├ž─▒s─▒ndan farklar vard─▒r. Baz─▒ ├╝lkeler belirli mallar─▒ ├╝retmede di─čerlerinden daha etkindirler, yani bu mallar─▒ daha ucuza malederler. ├ťlkelerin verimlilik g├╝c├╝, ekonomilerin kalk─▒nma ve geli┼čmeleri bak─▒m─▒ndan, d├╝nya ekonomisi ve nihayet i┼čletmeler a├ž─▒s─▒ndan b├╝y├╝k bir ├Ânem ta┼č─▒maktad─▒r. ├ťlkelerin ekonomik g├╝c├╝ kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒l─▒rken de, verimlilik g├Âstergeleri dikkate al─▒nmaktad─▒r. Ancak dikkate al─▒nmas─▒ gereken bir nokta, verimlili─čin girdi/├ž─▒kt─▒ gibi basit bir ┼čekilde ele al─▒nmamas─▒, t├╝m boyutlar─▒yla dikkate al─▒narak de─čerlendirilmesidir.

Verimlilik kavram─▒ literat├╝rde de─či┼čik ┼čekillerde tan─▒mlanmaktad─▒r. Anonim bir tan─▒mlamaya g├Âre verimlilik, m├╝mk├╝n olan en d├╝┼č├╝k kaynak harcamas─▒ ile en y├╝ksek sonuca ula┼čmakt─▒r. Bu tan─▒mda yer alan en d├╝┼č├╝k kaynak harcamas─▒ ile en y├╝ksek ├ž─▒kt─▒y─▒ elde etme amac─▒, hemen hemen b├╝t├╝n tan─▒mlarda ortak nokta olarak yer almaktad─▒r. Ekonomi kuram─▒ a├ž─▒s─▒ndan, en dar anlam─▒yla verimlilik; ├╝retim s├╝recinde bo┼čluk olmadan, verilen birtak─▒m girdilerle en y├╝ksek ├╝retimin sa─članmas─▒d─▒r. Daha geni┼č anlamda verimlilik; ├ž─▒kt─▒n─▒n en az maliyetle ├╝retilmesidir. Bu anlamda verimlilik, dar anlamda verimlilik kavram─▒n─▒ i├žermesinin yan─▒ s─▒ra girdilerin, en az toplam maliyeti ger├žekle┼čtirecek oranlarda bir araya getirilmesi gerekti─čini de ifade etmektedir. Japon Verimlilik Merkezi ise verimlili─či, ├žok geni┼č ve kapsaml─▒ olarak, do─čru olan i┼čleri, do─čru bi├žimde ve ekonomik bir ├žal─▒┼čma ile ger├žekle┼čtirmeyi hedefleyen ak─▒lc─▒ bir ya┼čam bi├žimi olarak tan─▒mlamaktad─▒r. Bu merkezin tan─▒m─▒na g├Âre, ┬ôverimlilik her┼čeyin ├╝zerinde zihinsel bir davran─▒┼č bi├žimidir; mevcudun devaml─▒ de─či┼čtirilmesi, geli┼čim ve ilerleme mentalitesidir. D├╝nden bug├╝ne daha iyi, yar─▒ndan daha az iyi yapabilmenin g├╝vencesidir. Ne kadar iyi g├Âr├╝n├╝rse g├Âr├╝ns├╝n ve de ger├žekte ne kadar iyi olursa olsun, mevcut durumu iyile┼čtirme ve geli┼čtirme arzusudur. Ekonomik ve sosyal hayat─▒n, de─či┼čen ┼čartlara devaml─▒ uyumlu hale getirilmesidir. Yeni metot, yeni tekniklerin devaml─▒ uygulanma ├žabas─▒d─▒r; insano─člunun geli┼čimine olan inan├žt─▒r.

Verimlilik ve kalite aras─▒nda ├Âl├ž├╝lebilir bir ├Âd├╝nle┼čmenin oldu─ču d├╝┼č├╝ncesi ka├ž─▒n─▒lmazd─▒r, ancak bir├žok durumlarda da bulunmad─▒─č─▒ g├Âr├╝lebilir. Lee Iacocca 1978┬ĺde Chrysler ┼čirketinde ┬ôkalite ve verimlilik birlikte uygulanabilir┬ö ifadesiyle bir reform ger├žekle┼čtirmi┼čtir. O ileriyi g├Ârerek kalite artt─▒rman─▒n daha d├╝┼č├╝k tamir kontrol, hurda ve ├╝retim garantisi maliyeti anlam─▒na geldi─čini saptam─▒┼čt─▒r. Daha g├╝venilir otomobilde, daha b├╝y├╝k m├╝┼čteri ba─čl─▒l─▒─č─▒ ve artan sat─▒┼č anlam─▒na gelmektedir.

Y├Ânetimin, kalite problemlerinin kaynaklar─▒n─▒ do─čru tespit edebilmesi baz─▒ geleneksel yarg─▒lardan kurtulmas─▒na ba─čl─▒d─▒r. ├ľrne─čin, y├╝ksek kalitenin daima y├╝ksek maliyet anlam─▒na geldi─či inanc─▒ art─▒k terk edilmelidir. Yukar─▒daki ├Ârnekten g├Âr├╝lece─či ├╝zere, uzun vadede hem kaliteyi hem de verimlili─či y├╝kseltmek m├╝mk├╝nd├╝r. Verimlilik ve kalite ├╝zerinde ├žal─▒┼čmalar ve bu kavramlara ├Ânem verme, tarihsel olarak, Amerikan i┼čletmesi ve end├╝strisinin ├╝r├╝nlerinin ve k─▒sa d├Ânemli k├órlar─▒n─▒n art─▒r─▒lmas─▒ ├╝zerine yo─čunla┼čt─▒. Ancak, bir├žok end├╝strideki Japonya ve Avrupa┬ĺdan gelen d├╝┼č├╝k maliyet ve y├╝ksek kalite rekabeti Amerikal─▒ imalat├ž─▒lar─▒n ├Âncelikleri yeniden kontrol etmeye ba┼člamalar─▒na neden oldu. Bug├╝n, verimlilik ve kalite ├žok yak─▒ndan birbirleriyle ili┼čkilidir. Verimlili─či geli┼čtirme, otomasyon ve uzmanla┼čma gibi teknolojik geli┼čmelerle s─▒k├ža ├Âzde┼čle┼čtirildi─či halde, teknolojik geli┼čmeler b├╝t├╝n verimlilik problemlerini ├ž├Âzememektedir.

─░┼čletmelerde verimlili─či etkileyen ba┼čl─▒ca fakt├Ârler; kullan─▒lan ├╝retim teknikleri, sermaye, kalite, teknoloji ve y├Ânetim gibi fakt├Ârlerdir. Bu fakt├Ârlerin verimlili─či etkileme boyutlar─▒ farkl─▒d─▒r. Fakat b├╝t├╝n bu fakt├Ârlere ├Ânemli bir fakt├Âr olarak, bunlar─▒ y├Ânlendiren insan fakt├Âr├╝n├╝ de eklemekte yarar vard─▒r. Kalite ve verimlilik ayn─▒ anlamda de─čildir. Bu anlamda verimlili─či art─▒rmaya ├žal─▒┼čan i┼čletmeleri, verimlili─čin ├Ânemli bir boyutu olan kalite unsuruna da ├Ânem vermek zorundad─▒rlar. Bunlar─▒n ger├žekle┼čmesi eldeki teknolojik imkanlara ve y├Ânetimin karl─▒l─▒─č─▒na ba─čl─▒d─▒r.

Konuya Toplam Kalite Y├Ânetimi esprisi i├žinde bakacak olursak verimlilik, bir d├╝┼č├╝nce bi├žimi, bir hayat tarz─▒ ve bir tutum olarak d├╝┼č├╝n├╝lmelidir. Buna uygun bir ortam─▒ yaratan i┼čletmeler sonu├žta insan fakt├Âr├╝n├╝n i┼če devam─▒n─▒, yarat─▒c─▒l─▒─č─▒n─▒ ve motivasyonunu artt─▒racak, istenmeyen sonu├žlar (i┼č kazas─▒ vb.) en aza inecek ve insan─▒n daha verimli ├žal─▒┼čmas─▒ sa─članacakt─▒r. Sonu├žta uluslararas─▒ rekabette s├Âz sahibi olma ┼čans─▒m─▒z artacak, maliyetlerin d├╝┼č├╝r├╝lmesiyle k├ór maksimizasyonu sa─članarak ├╝retimin k─▒sa s├╝rede ve kaliteli olmas─▒ ger├žekle┼čecektir.

2. 6. Kalite ve Maliyet ─░li┼čkisi

Maliyet boyutunu incelemeden Kalite kavram─▒n─▒ tam olarak anlamak ve de─čerlendirmek m├╝mk├╝n de─čildir. ├ç├╝nk├╝ piyasada ├╝r├╝nler hem kaliteleriyle, hem de maliyete ba─čl─▒ olarak olu┼čan fiyatlar─▒yla rekabet etmektedirler. Ba┼čka bir deyi┼čle ├╝r├╝nlerin tercih edilmesinde Fiyat ve Kalite birbirini tamamlayan iki fakt├Ârd├╝r. M├╝┼čteri herhangi bir ├╝r├╝n├╝ sat─▒n almaya karar verirken, Kalitesi ile Fiyat─▒n─▒ kar┼č─▒la┼čt─▒rarak bir de─čerlendirme yapmak durumundad─▒r. Bu karar─▒n verilmesinde (Kalite/Fiyat) ┼čeklinde tan─▒mlayabilece─čimiz izafi bir de─čer ├Âl├ž├╝s├╝ ├Ânemli rol oynar. M├╝┼čteri i├žin ayn─▒ kalitede iki ├╝r├╝nden, fiyat─▒ d├╝┼č├╝k olan daha y├╝ksek de─čere sahiptir. Buna kar┼č─▒l─▒k Kalite/Fiyat olarak ayn─▒ de─čere sahip olan farkl─▒ iki ├╝r├╝nden birinin se├žilmesi gerekti─činde, fiyat─▒ az olan─▒n tercih edilmesi olas─▒l─▒─č─▒ fazlad─▒r. Yani m├╝┼čterinin maliyete (fiyata) olan duyarl─▒l─▒─č─▒, kaliteye olan duyarl─▒l─▒─č─▒ndan daha fazla olabilmektedir. Dolay─▒s─▒yla, kalitede ├╝st├╝nl├╝k sa─člayarak rekabet g├╝c├╝ kazanma amac─▒, maliyetlerde ger├žekle┼čtirilebilecek bir azaltma ile daha da g├╝├žlenebilir.

TKY┬ĺnin ├žal─▒┼čma ilkeleri, bu amac─▒n yerine getirilmesini, yani daha iyi kalitenin daha d├╝┼č├╝k maliyetle elde edilmesini sa─člayan mekanizmalara sahiptir.

├ľrne─čin Deming┬ĺin ┬ô─░┼či ─░lk Anda ve Do─čru Yap┬ö ilkesi ─▒┼č─▒─č─▒nda, ┬ôBu ─░┼č Daha ─░yi Nas─▒l Yap─▒labilir┬ö yakla┼č─▒m─▒n─▒n Firma ├çap─▒nda uygulanmas─▒yla, sistemin t├╝m i┼člevlerinde iyile┼čen i┼č performans─▒ ve artan verimlilik nedeniyle malzeme, i┼č g├╝c├╝, ekipman masraflar─▒ azal─▒r. ├ľte yandan do─črudan ├╝r├╝n kalitesine ili┼čkin maliyetlerin toplam─▒nda da ├Ânemli tasarruflar elde edilir.

├ľnleme Maliyeti: Hatalar─▒n, uygunsuzluklar─▒n ortaya ├ž─▒kmamas─▒ i├žin yap─▒lan eylemlerin maliyetidir. ├ľrne─čin Kalite Planlama, Kalite E─čitimi, dan─▒┼čmanl─▒k hizmetlerinin getirdi─či masraflar bu kapsamda ele al─▒nabilir.

De─čerleme Maliyeti: Kalite d├╝zeyinin korunmas─▒ i├žin yap─▒lan muayeneler, testler, tetkikler vb. de─čerlendirmelerin maliyetidir.

Hata Maliyeti: Hatal─▒ ├╝retim ve hizmet sonucu ortaya ├ž─▒kan; hurdaya atma, onar─▒m, yeniden i┼čleme; m├╝┼čteri ┼čikayetlerinin kar┼č─▒lanmas─▒, garanti d├Ânemindeki onar─▒m veya de─či┼čtirmeleri kapsamak ├╝zere ├╝├ž ana grupta toplanabilir.

TKY┬ĺyi uygulayan firmalarda, ├Ânleyici faaliyetlere a─č─▒rl─▒k verilmesi nedeniyle, bu maliyet eleman─▒ artabilir. Fakat de─čerleme ve hata maliyetlerinde ger├žekle┼čen azalma, Toplam Kalite Maliyetini % 50┬ĺlere varan bir oranda azaltabilmektedir. Crosby bu ger├že─či ┬ôKalite Bedavad─▒r, K├Ât├╝ Kalite ─░se Ek Maliyettir┬ö ├Âzdeyi┼či ile vurgulamaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r.

Kalite maliyetinin toplam imalat maliyetinin bir par├žas─▒ olarak de─čerlendirilmesi durumunda, bu oran─▒n ortalama olarak imalat sekt├Âr├╝nde % 30, hizmet sekt├Âr├╝nde % 40, enformasyon hizmetlerinde ise % 50 dolay─▒nda oldu─ču s├Âylenebilir. Kalite geli┼čtirme programlar─▒ veya TKY uygulayan firmalarda, iyile┼čen kalite d├╝zeyinin imalat maliyetlerini yar─▒ya indirebildi─či g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Bu ger├žek, hatalar─▒n ortadan kald─▒r─▒lmas─▒ yoluyla elde edilen, verimlilik art─▒┼č─▒n─▒n, ba┼čka bir deyi┼čle kaynaklar─▒n etkin bir bi├žimde kullan─▒lmas─▒n─▒n getirdi─či do─čal bir sonu├ž olarak ya┼čanan ├Ârneklerle ├Ân├╝m├╝zdedir. Ancak bu durumun belirli bir tasar─▒m kalitesi d├╝zeyi aral─▒─č─▒ i├žin ge├žerli oldu─čunu unutmamak gerekir. Tasar─▒m d├╝zeyi kavram─▒, ├╝r├╝n tasar─▒m─▒na ili┼čkin spesifikasyonlar─▒n de─či┼čebilece─čini ifade etmektedir. ├ľrne─čin Skoda marka bir binek otomobili ile Mercedes aras─▒ndaki fiyat fark─▒, bu ├╝r├╝nlerin imalat maliyetlerinin de─či┼čik olmas─▒ndan ileri gelmektedir. Ba┼čka bir deyi┼čle tasar─▒m kalitesinin iyile┼čtirilmesi, ├╝r├╝n├╝n hitabetti─či m├╝┼čteri kesimini de─či┼čtirecek d├╝zeyde olursa, imalat maliyetlerinin de artmas─▒ do─čal bir sonu├žtur. Bu durumu, TKY┬ĺnin ┬ôKalitesizlik gereksiz maliyet demektir.┬ö, ┬ôKalitenin iyile┼čmesi, maliyetleri d├╝┼č├╝r├╝r.┬ö vb. prensiplerinin anlatmak istedi─či ile kar─▒┼čt─▒rmamak gerekir. Tasar─▒m kalitesinin iyile┼čtirilmesini, ├╝r├╝n spesifikasyonlar─▒nda yap─▒lan ├Ânemli de─či┼čiklikler olarak ele alacak olursak, buna ba─čl─▒ olarak imalat maliyetinin ve m├╝┼čterinin ├Âdemeye istekli oldu─ču fiyat─▒n de─či┼čimi, hipotetik olarak a┼ča─č─▒daki gibi olmaktad─▒r. (┼×ekil 3)

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, tasar─▒m kalitesinde yap─▒lan her birim iyile┼čme, m├╝┼čterinin ├Âdemeye istekli oldu─ču fiyat─▒ da artt─▒rmakta, fakat art─▒┼č h─▒z─▒ giderek azalmaktad─▒r. ├ľte yandan, tasar─▒m kalitesindeki her birim art─▒┼č, imalat maliyetini de artt─▒rmakta, ancak art─▒┼č h─▒z─▒ giderek artmaktad─▒r.

Bu nedenle, fiyat de─či┼čimi d─▒┼č b├╝key, maliyet de─či┼čimi ise i├ž b├╝key bir yap─▒dad─▒r. Yine bu nedenle, iki e─črinin fark─▒ olan potansiyel kar miktar─▒ da, giderek artmakta, bir maksimumdan ge├žtikten sonra azalmaya ba┼člamaktad─▒r. Bu noktaya kar┼č─▒l─▒k gelen tasar─▒m kalitesi ┬ôOptimum Kalite D├╝zeyi┬ö olarak tan─▒mlanabilir.

┼×ekil 2.4: Tasar─▒m Kalitesi ┬ľ Maliyet / Fiyat ─░li┼čkisi

┼×ekil 3┬ĺten ayr─▒ca, kalitenin her birim iyile┼čmesi ba┼č─▒na, m├╝┼čterinin ├Âdemeye istekli oldu─ču fiyat─▒n artma h─▒z─▒n─▒n azalmas─▒ dolay─▒s─▒yla, m├╝┼čterinin fiyata olan duyarl─▒l─▒─č─▒n─▒n, kaliteye nazaran daha y├╝ksek oldu─ču sonucuna da var─▒lmaktad─▒r. Bu sonucu, ┼×ekil 3┬ĺteki Fiyat E─črisini apsis ve ordinat─▒n─▒n yerlerini de─či┼čtirerek ├žizdi─čimiz zaman elde edilen ┼×ekil 4┬ĺden, daha iyi g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r. Bu ┼čekildeki OH e─črisinin te─četlerinin e─čimi g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi giderek artmaktad─▒r. Bu geli┼čmeye g├Âre, m├╝┼čterinin ├Âdemeye istekli oldu─ču fiyat─▒n her birim art─▒┼č─▒ i├žin, giderek daha fazla kalite bekledi─či yorumu yap─▒labilir. Oysa ┼×ekil 3, kalitenin her birim art─▒┼č─▒ i├žin, giderek daha az para ├Âdemeye istekli oldu─čunu g├Âstermekteydi. Dolay─▒s─▒yla m├╝┼čterinin fiyata olan duyarl─▒l─▒─č─▒, kaliteye bask─▒n olmaktad─▒r.

2. 6. 1. Uygunluk Kalitesi ┬ľ Maliyet ─░li┼čkisi

Kalite maliyetleri hakk─▒nda, ├╝lke ├žap─▒nda bir ├žal─▒┼čman─▒n yap─▒lmam─▒┼č olmas─▒ nedeniyle, genel bir de─čerlendirme yapmak zordur. Ancak d─▒┼č kaynakl─▒ yay─▒nlara g├Âre ortalama bir firmada toplam kalite maliyetinin;

% 65 ┬ľ 75┬ĺi ─░├ž ve D─▒┼č Hata Maliyeti

% 20 ┬ľ 25┬ĺi De─čerleme Maliyeti

% 5 ┬ľ 10┬ĺu ├ľnleme Maliyetinden

olu┼čmaktad─▒r. Bu maliyetlerin, tipik bir Amerikan firmas─▒ ve Japon firmas─▒nda sat─▒┼č─▒n y├╝zdesi olarak da─č─▒l─▒m─▒n─▒ g├Âsteren a┼ča─č─▒daki de─čerler ise ilgin├žtir.

Sat─▒┼č─▒n % si Sat─▒┼č─▒n % si

ABD Japonya

├ľnleme Maliyeti 0,5 1,5

De─čerleme Maliyeti 4,5 3

Hata Maliyeti 20,0 7,5

Toplam 25 12

Tablo 2.2: Toplam Kalite Maliyetlerinin (ABD ve Japonya aras─▒ndaki)

Sat─▒┼člar─▒n %┬ĺsi Cinsinden Durumu

┼×ekil 2.5 : Fiyat ┬ľ Kalite Duyarl─▒l─▒─č─▒

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, Japonya┬ĺdaki ├Ânleme maliyeti oran─▒ ABD┬ĺye nazaran daha b├╝y├╝k, buna kar┼č─▒l─▒k di─čer maliyetlerin ve Toplam Kalite maliyetinin oran─▒ daha d├╝┼č├╝kt├╝r. Bu de─čerler, TKY┬ĺnin ├žok daha etkin ve yayg─▒n bir ┼čekilde uyguland─▒─č─▒ Japonya┬ĺda ├Ânleyici eylemlere daha fazla a─č─▒rl─▒k vermek suretiyle ger├žekle┼čtirilen kalite iyile┼čtirmesinin, toplam kalite maliyeti oran─▒nda % 50┬ĺye varan bir azalma sa─člad─▒─č─▒n─▒ ├žok a├ž─▒k bir ┼čekilde sergilemektedir. Bu sonu├ž, De─čerleme ve Hata maliyetleri ile ├Ânleme maliyetinin kalite d├╝zeyine veya hata say─▒s─▒na ba─čl─▒ olarak ters y├Ânde de─či┼čmesinden ileri gelmektedir. Hata say─▒s─▒n─▒n y├╝ksek, kalite d├╝zeyinin d├╝┼č├╝k olmas─▒ durumu, hata ├Ânleyici faaliyetlerin zay─▒fl─▒─č─▒n─▒ g├Âsterir. Tersine, ├Ânleyici eylemlere verilen ├Ânem, bir yandan bunun maliyetini artt─▒r─▒rken, ├Âte yandan hatalar─▒n ve hata maliyetinin azalmas─▒na neden olmakta, sonu├ž olarak da toplam kalite maliyetinde ├Ânemli d├╝┼čmeler sa─članabilmektedir.

┼×ekil 2.6 : Kalite Maliyetleri ┬ľ Uygunluk Kalitesi D├╝zeyi ─░li┼čkisi

De─čerleme maliyetinin azalmas─▒ sadece hata ve uygunsuzluklar─▒n azalmas─▒ndan ileri gelmemaktedir. Kalite d├╝zeyi artt─▒k├ža, Kalite Kontrol ekipman─▒ ve personelinin seviyesi de artmakta, ba┼čka bir deyi┼čle, ├žok say─▒da rutin kontrol yerine az say─▒da fakat etkin proses kontrolleri yaparak de─čerleme maliyetini ek olarak indirmek de m├╝mk├╝n olmaktad─▒r.

De─čerleme ve hata maliyetleri ile ├Ânleme maliyetinin hata say─▒s─▒na g├Âre ters y├Ânde de─či┼čmesi, Toplam Kalite Maliyetinin ┼×ekil 5┬ĺde g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, bir mininmumdan ge├žtikten sonra tekrar artmaya ba┼člamas─▒nda neden olmakta ve tasar─▒m kalitesinde oldu─ču gibi, bir ┬ôoptimum kalite veya optimum hata say─▒s─▒┬ö kavram─▒n─▒n tan─▒mlanmas─▒ gere─čini akla getirmektedir. Bu yakla┼č─▒m─▒n TKY┬ĺnin nihai hedefi olarak tan─▒mlanan ┬ôS─▒f─▒r Hata┬ö prensibi ile ├želi┼čkili oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝lebilir. Bu yorum do─čru de─čildir ve kalite maliyetlerinin tek ba┼č─▒na de─čerlendirilmesinden do─čabilecek hatay─▒ ├žok a├ž─▒k bir ┼čekilde g├Âstermektedir. Ayr─▒va s─▒f─▒r hata prensibinin m├╝┼čteriye hi├žbir ┼čekilde hatal─▒ ├╝r├╝n├╝n sevk edilmemesi anlam─▒nda ele al─▒nmas─▒ daha ger├žek├židir. Yani ├╝retimin ara a┼čamalar─▒ i├žin bir optimum hata veya ┬ôoptimum ├Ânleyici faaliyet┬ö dengesinin kurulmas─▒ d├╝┼č├╝n├╝lebilir. ├ľnemli olan bu hatalar─▒ yakalay─▒p, bir sonraki a┼čamaya ge├žmesini engelleyen S├╝re├ž Kontrol├╝n├╝n kurulmas─▒d─▒r. Bu durumda ┬ôOptimum Hata┬ö kavram─▒, ├Ânleyici faaliyetlere gere─činden fazla girmeyi engelleyen bir denge noktas─▒n─▒n bulunmas─▒na yard─▒mc─▒ olabilir. ├ľnleme faaliyetlerini artt─▒rarak Toplam Kalite Maliyetinin yar─▒ya indirilebilece─čini deneyimler g├Âstermektedir. ├ľnemli olan bu ger├že─čin kavranmas─▒d─▒r (┼×ekil 5┬ĺdeki A ve B durumlar─▒ b├Âyle bir iyile┼čtirmeyi g├Âstermektedir). Bu nedenlerle bu ┼čekli, Uygunluk Kalitesi ┬ľ Maliyet ─░li┼čkisi olarak de─čerlendirmek daha do─čru olur.

2. 6. 2. Ger├žek Kalite ┬ľ Maliyet ─░li┼čkisi

├ľnceki paragrafta a├ž─▒klanan, Uygunluk Kalitesi ┬ľ Maliyet ─░li┼čkisi ┼čeklini, proses hatalar─▒n─▒ g├Âsteren eksene, ├╝r├╝n├╝n m├╝┼čteriye ula┼čmas─▒ (yani ger├žek kalitenin tan─▒mlanmas─▒) noktas─▒nda ortaya ├ž─▒kan hatalar─▒ g├Âsterecek bi├žimde d├╝zenlersek, geleneksel y├Ânetimin kalite maliyetlerine bak─▒┼č a├ž─▒s─▒n─▒ temsil eden bir ┼čekli tan─▒mlam─▒┼č oluruz. Bu durumda hatan─▒n ├žok olmas─▒ ├╝r├╝n kalitesinin d├╝┼č├╝kl├╝─č├╝n├╝, optimum ├ľnleyici Faaliyet noktas─▒ da optimum Kalite D├╝zeyini g├Âsterecektir. Geleneksel Kalite Kontrol, ┬ôKabul Edilebilir Kalite D├╝zeyi┬ö ilkesini benimsedi─či i├žin, bunu normal kabul eder.

┼×ekil 2.7: Kalite Maliyetleri Buzda─č─▒

Oysa TKY┬ĺnin hedefi optimum de─čil, Kalitede m├╝kemmellik ve s─▒f─▒r hatad─▒r. Ba┼čka bir deyi┼čle, hatal─▒ ├╝r├╝n hi├žbir ┼čekilde m├╝┼čteriye iletilmemelidir. Bu nedenle ┼×ekil 5┬ĺe benzer bir Kalite ┬ľ Maliyet ─░li┼čkisi, TKY┬ĺnin felsefesine uygun olan Kalite Maliyeti anlay─▒┼č─▒n─▒ temsil etmekte yetersiz kalmaktad─▒r.

Bunun nedeni, geleneksel y├Ânetimin kalite maliyetlerinden s├Âz edildi─či zaman; hurdaya at─▒lan malzeme, yeniden i┼čleme, garanti ve servis masraflar─▒ gibi maliyetleri (buzda─č─▒n─▒n su ├╝st├╝ndeki k─▒sm─▒n─▒) g├Ârebilmeleridir. Oysa TKY┬ĺye g├Âre, kaybedilen y├Ânetim ve m├╝hendislik zaman─▒, at├Âlye aylak zaman─▒, artan envanter d├╝zeyleri, teslim gecikmeleri, kaybedilen sipari┼čler, azalan sat─▒┼člar ve m├╝┼čteri tatminsizli─či gibi, gizli maliyet elemanlar─▒n─▒n da (Buz da─č─▒n─▒n alt─▒) g├Âr├╝lmesi ve de─čerlendirilmesi gerekir. (┼×ekil 6)

Bu durumda Kalite ┬ľ Maliyet ili┼čkisini g├Âsteren ┼čekil a┼ča─č─▒daki gibi olmakta ve s─▒f─▒r hata noktas─▒ ile, Toplam maliyetin en az oldu─ču nokta e┼čle┼čmektedir.

┼×ekil 2.8: Ger├žek Kalite - Maliyet ─░li┼čkisi

2. 7. 1. Kalite Maliyeti Elemanlar─▒n─▒n Tan─▒m─▒

Kalite Maliyetleri, TKY┬ĺnin kalitenin firma ├žap─▒nda ele al─▒nmas─▒ gerekti─čini ifade eden temel prensibine uygun olarak ├╝r├╝n├╝n; pazarlama, tasar─▒m, imalat, muayene, ve sevk─▒yat dahil t├╝m ├Âm├╝r ├ževrimi boyunca ele al─▒nmal─▒d─▒r. A┼ča─č─▒da ├Âncelikle toplam kalite maliyetinin en ├Ânemli k─▒sm─▒n─▒ olu┼čturan ve Kalite ┬ľ Maliyet sisteminin kurulmas─▒nda yeterli olabilecek maliyet elemanlar─▒ a├ž─▒klanacakt─▒r. Bu elemanlar fabrikaya veya tesise y├Ânelik elemanlard─▒r ve operasyonel kalite maliyetleri olarak da isimlendirilirler.

Operasyonel Kalite Maliyetleri;

Kaliteyi sa─člamak i├žin yap─▒lan i┼člerin maliyeti (Kontrol maliyetleri)

Kalitesizlik maliyetleri (Hata maliyetleri)

olmak ├╝zere iki ana gruba ayr─▒labilir.

Daha ├Ânce genel olarak tan─▒mlad─▒─č─▒m─▒z;

├ľnleme maliyetleri ve,

De─čerleme maliyetleri,

kaliteyi sa─člama maliyetleridir.

Hata maliyetleri ise;

─░├ž Hata maliyetleri ve,

D─▒┼č Hata maliyetleri

olmak ├╝zere iki grupta tan─▒mlanabilir.

2.7.1.1. ├ľnleme Maliyetle

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Alternative Energy Sources

Alternative Energy Sources

Mankind needs an energy source to live. This can be wood, coal, and petroleum. The need for energy also brings its problems like pollution. But the main problem is that its limited resource. Nothing is infinitive so this brings the so-called energy problem. Strictly speaking, no energy problem exists, but as the modern society grows the need for energy also grows. Therefor scientists try to find new resources of energy. But first lets see how they separate energy resources.

Scientists separate energy resource into two groups:

Renewable Resources.

Nonrenewable Resources.

Renewable Resources

Renewable resources are the ones that replenish themselves naturally in a relatively short time and will therefor always be available. Geothermal energy, hydroelectric power, peat, ocean thermal energy, solar energy, tidal energy, wind power, and fuel wood are renewable resources but they also are limited to their usage for example geothermal can be limited if not used properly. We will get more into it below. These are also alternative resources of energy.

Geothermal Energy

Geothermal energy is the heat below the ground level. This can change from hot water to hot rocks. This system is being used recently. Geothermal energy can be used for heating use and power generation.

Heating Use

Geothermal fluids may be used directly in houses, greenhouses or in the industry if the heat is close to population. This use is not used in many countries. However, 65% of Iceland’s homes and greenhouses use this method of heating like The United States, Denmark, and Sweden.

Industrial use of this method is limited to industries needing less than 200┬░ Celsius.

Power Generation

Geothermal fluids are most used for power generation. Italy has been using geothermal steam from 1904 to produce power. China, Indonesia, Japan, Kenya, Mexico, New Zealand, the Philippines and the Soviet Union use this system of power generation. The largest plant is in the United States near San Francisco, California. The present power generation capacity is 2000 megawatts. This place is the only place in the United States known to generate electricity. Other resources are not enough for power generation. It is been used since 1960.

The water for power generation mustn’t be lower than 200┬░Celcius

Hot, Dry Rocks

This is new technique it uses hot rocks. By injecting cool water through deep wells the water heats. This method is used only near Los Alamos, New Mexico, four deep wells, comprising two closed loops, have been drilled into solid rock on the rim of a dormant volcano. Well depth about 4 km, the heat of the rocks at this depth reaches about 240┬░Celcius. Cold water is forced into two of the wells under very high pressure, opening minute fractures and creating a network of cracks that multiplies the hot surface area and acts as a heat reservoir. The pressurized water-now heated to 190┬░Celcius-shoots up the remaining two wells to the surface where, in a heat exchange, it vaporizes a secondary liquid. The process has been used to power electric generators at the site.

Hydroelectric Power

Hydroelectric power is the largest energy source in our planet after wood. It is falling waters energy.

Development

The earliest reference of energy gained from falling water is a Greek poem talking about falling water dating back to 4th century BC. The Romans used the Waterwheel but the waterwheel also meant less need of manpower that brought unemployment so the development paused until the wars the need grew because of low population. By the 1800, thousands were built in Europe and England.

Waterpower was first used to produce electricity on Fox River, near Appleton, Wisconsin US. On September 30,1882. After this time hydroelectric power grew. By the early 1990s, it accounted for 25% of global electricity and 5% of total world energy use.

Today total world hydroelectric power production amount is approximately 2044 billion kilowatts per hour, generated at dams with total capacity of 549000 megawatts. In order Canada, United States, Brazil are the best producers of electricity. Turkey also is good in hydroelectric power. Its G├╝neydo─ču Anadolu Project is one of the world largest dams.

Effects

Hydroelectric power is economic and is a powerful source of electricity however the environmental effects of it are sometimes bad because farming land and houses are left under the water after building so it causes some environmental damage.

New Ways of Hydroelectric Power

A group of scientists designed a turbine that would get set on the floor of moving water like a stream. These turbines would generate electricity. They will be tested on the Gulf Stream. The propellers would be based on high efficiency submarine propellers.

Peat

Peat is a natural deposit of old plants and animals. In Europe, peat is used as an energy resource but in the United States, peat is used as fertilizers. Peat is the starting of a coal bed.

Ocean Thermal Energy

Ocean thermal energy is a method of energy production. The first plant was built in 1929 by a French engineer on the coast of Cuba. The plant utilizes temperature differences between warm surface water and colder water at depths of approximately 1000 m.

The plant takes hot water located at the upper layer of the ocean into an evaporator where, because of a low pressure, some of this water is flashed into low-pressure steam, which gets used in a steam turbine. The exhaust steam passed into a condenser, which is maintained at still lower pressure and it, is condensed by cold water brought up from the ocean depths. There were some problems of course the pipe that brought cold water from deep sea used to break in storms, this caused the plant to shut down.

Solar Energy

Solar energy is a term that holds a wide range of sources so we will separate them.

Power Generation

Direct Usage of the Light

Electricity can be gained by solar cells, which collect light energy. When light hit the solar cell, light releases electrons. Not much electricity is gained with commercial cells only about 15% of the light hitting the surface can be transformed into electricity. However, new experimental cells can convert up to 30% of the light hitting the surface of the cell. Solar cells were developed by Bell Laboratories in the 1950s. Solar cells are all parts of our lives. They are used from watches to space satellites.

Indirect usage of the Light

The solar energy can be used to heat water and send the steam through turbines to generate electricity.

Heating Use

Solar energy is used to heat water and air. This way is used in many places:

Residential Use

Solar energy is used to heat water inside housing for home use.

Industrial Use

Solar energy in the industrial world is quite important because it is cheap to produce hot water like this but the industry is limited to jobs needing less than 315┬░celcieus of heat. It is also important to be in a place that has sun almost all the time in a year.

Tidal Energy

Tidal energy can be gained by building a dam on a shore. The dam would be just like a dam for hydroelectricity. The doors of the dam would be opened at a tide to let the water in and while the tide goes down the water would be left from the turbines making electricity.

The biggest tidal dam is in France; it is a 240megawatt plant. Tidal plants do not generate a lot of electricity because they are only able to work at night just for three or four hours.

Wind Power

Wind power was first used by Persians in about 5th AD for irrigation. By the 12th century windmills were spread through Europe They were used to grind corn or pump water. Dutch people used windmills to pump out water after the dikes this is why the windmill is the symbol of the Netherlands.

Today wind power is mostly used for generating electricity. Todays’ machines have two wings, which are connected to a generator to produce electricity.

Fuel Wood

Wood is a common fuel. It is a renewable energy source if used properly. It can replenish itself in years if used wisely.

Nonrenewable Resources

Nonrenewable resources are resources that cannot replenish themselves. Nonrenewable resources originate from two processes:

Photosynthesis, which happened millions of years ago, followed by the fossilization of plants and animal life.

The formation of Earth itself.

Fossil Fuels

These fuels originated from photosynthesis they are the bodies of animals and trees that lived before. When the bodies are left below the ground for millions of years in pressure, The bodies are fossilized and eventually form coal, oil and natural gas, which we use today.

Coal

Coal is peat after a great mass of time. Coal is formed by peat, which is buried under the ground. The heat and the pressure under the ground forms coal. Which than is mined from under the ground. Coal is used for heating and electric production. It has a big reputation but it in unfriendly to the environment.

Oil

Oil is properly the most consumed material after wood. Oil is used as a fuel and raw material for plastic and other synthetic material. This is why oil is an important material and must be consumed wisely or must have another fuel to power cars, trucks, ships and airplanes. Oil is a sophisticated material it is a mixture of gases and liquids. Oil is a fossil fuel because it is made of organic material. Oil is found under the ground or under the sea. It must be tapped by a rock.

Natural Gas

Natural gas is a flammable gas within earth’s crust. This material is the second important substance after oil. Natural gas is a form of oil.

Natural gas is found in all continents except Antarctica. The biggest producers are Russia, the United States, Canada and the Netherlands.

It is mostly transported by pipes but can be transported in pressurized tanks. When gas is kept under high pressure and in low pressures it gets into a liquid form in this way it doesn┬ĺt take up much space.

It is used in houses and in the industry as a raw material and as a clean source of heat it is used to sterilize material, it is used in the glass industry and in other building material industries.

Fuels that are formed By the Formation of Earth

These fuels are nuclear fuels like uranium, plutonium, thorium, and uranium. These fuels are dangerous but are a powerful resource of energy. These fuels have a limited resource so must be used wisely. These fuels are used in some countries they are used in nuclear reactors. Most of the worlds population doesn┬ĺt want this source of energy because it is so dangerous. The danger and the effects can be seen from the Chernobyl accident happened in April 1986 causing over 100,000 to move from their houses and poisoning food and water in some European countries. Nuclear energy is also used to power ships, submarine, and space ships.

Outlook

The need for new energy sources grow as the worlds population grows this is a growing problem. Alternative energy sources are needed to overcome this problem. Fossil fuels have a limited resource and will finish.

Bibliography

“Coal and Coal Mining”, Reeder, Robert T., Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Energy Source”, McMullan, T. John, Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Geothermal Energy”, Doolitle, J.S. Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Hydroelectric Power”, Deudney, Daniel, Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Natural Gas” ,Harbaugh, John W., Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Nuclear Energy”, Hansen, Kent F., Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Ocean Thermal Energy Conversion”, Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Peat”, Schopf, James M., Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Petroleum”, Lynch, Micheal C., Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Solar Cells and Collectors”, Doolittle, J.S., Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Solar Energy”, Ellis, George, Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Tapping into the Gulf Stream”, Popular Mechanics, February 1996.

“Tidal Energy”, Hangerman, George, Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995

“Windmills and Wind Power”, Grolier Multimedia Encyclopedia, 1995,

1999 - 2000 ┬ęGen├ž.Net http://gencnoktanet.cjb.net

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Ders :i┼čletim Sistemleri

DERS :─░┼×LET─░M S─░STEMLER─░

S├ťRE:3 Ders saati (120 dakika) TAR─░H:21/02/2001

├ťN─░TE:B─░LG─░SAYAR A─×LARI (NETWORK)

KONULAR:

1.A─č nedir?

2.Bilgisayar a─člar─▒ neden geli┼čtirilir?

3.Bir a─č─▒n bile┼čenleri nelerdir.

Ama├žlar:

1.Bilgisayar a─člar─▒n─▒n gereklili─činin a├ž─▒klanmas─▒.

2.A─člar─▒n ├Âneminin ve neden gerekli oldu─čunun kavrat─▒lmas─▒.

3.A─člar─▒ meydana getiren elemanlar─▒n ve a─čda payla┼č─▒lan i┼člerin ├Ânemi,ekonomik y├Ânden avantajlar─▒n─▒n a├ž─▒klanmas─▒.

KONUNUN ├ľZET─░:

A─č nedir:Birden ├žok bilgisayar─▒n birbirine ba─čl─▒ olarak kullan─▒lmas─▒yla olu┼čturulan ├žal─▒┼čma bi├žimine bilgisayar a─č─▒ (Computer network) denir.Bu bilgisayarlar yan yana duran iki bilgisayar olabilece─či gibi t├╝m d├╝nyaya yay─▒lm─▒┼č binlerce bilgisayarda olabilir.A─č i├žindeki bilgisayarlar belli bir bi├žimde dizilirler.Bilgisayarlar aras─▒nda genellikle kablo ile ba─člant─▒ sa─član─▒r.Kablo ba─člant─▒s─▒n─▒n m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒ durumlarda mikro dalgalar ve uydular arac─▒l─▒─č─▒ ile de a─č i├žinde ileti┼čim kurulur.

Bilgisayar a─č─▒na ba─čl─▒ olan bir bilgisayar di─čer bilgisayarla da ba─člant─▒ i├žindedir.Di─čer bilgisayarlarla ileti┼čim kurar,onlar─▒n sabit diskinde yer alan verilere eri┼čir,onlar─▒n programlar─▒ndan yararlan─▒r.

Bilgisayar A─člar─▒ neden Geli┼čtirilir?

Bir a─č─▒n en ├Ânemli g├Ârevi kullan─▒c─▒lar aras─▒nda ileti┼čim sa─člamakt─▒r.Kullan─▒c─▒lar─▒n birbirlerinin bilgisayarlar─▒n─▒n kaynaklar─▒ndan yararlanmalar─▒n─▒ sa─člar.Bu kaynaklar bir yaz─▒c─▒,s├╝r├╝c├╝ yada bir sabit disk olabilir.├ľrne─čin di─čer bilgisayar─▒n sabit diskinde duran bir veri dosyas─▒na eri┼čerek onu kullanmak gibi.

Geli┼čmi┼č bilgisayar a─člar─▒ ki┼čisel bilgisayarlar,mini ve b├╝y├╝k bilgisayarlardan olu┼čmu┼č de─či┼čik kapasitedeki bilgisayar sistemlerinin t├╝m├╝n├╝n birden birbirine ba─članmas─▒n─▒ sa─člarlar.

Bir A─č ortam─▒ ile sa─članan yararlar:

Programlar─▒n ve dosyalar─▒n payla┼č─▒m─▒

A─č kaynaklar─▒n─▒n payla┼č─▒m─▒

Elektronik posta

Bir ├žal─▒┼čma grubunun olu┼čturulmas─▒

Merkezi y├Ânetim

G├╝venlik

Ki┼čisel Bilgisayar kullan─▒m─▒n─▒n ekonomik olarak art─▒r─▒m─▒n─▒n sa─članmas─▒

Programlar─▒n ve dosyalar─▒n payla┼č─▒lmas─▒:Bir├žok program─▒n uyarlamalar─▒n─▒n al─▒nmas─▒ o program─▒n ayr─▒ ayr─▒ al─▒nmas─▒ndan her zaman daha ekonomik olacakt─▒r.├ľrne─čin bir ofiste be┼č ayr─▒ bilgisayara ayr─▒ ayr─▒ birer adet veritaban─▒ program─▒ almak yerine a─č─▒n ana makinesine bir program almak ve onun di─čer kullan─▒c─▒lar taraf─▒ndan kullan─▒lmas─▒ gibi…

A─č sayesinde kullan─▒c─▒lar programlar─▒n tamam─▒ndan yararland─▒klar─▒ gibi belli izinler ve haklar ├žer├ževesinde di─čer kullan─▒c─▒lar─▒n dosyalar─▒na da eri┼čebilirler.B├Âylece di─čer kullan─▒c─▒lar─▒n haz─▒rlam─▒┼č oldu─ču belgelerden de yararlan─▒rlar.Bununla beraber kullan─▒c─▒lar kendi ki┼čisel uygulamalar─▒n yan─▒ s─▒ra ortak birtak─▒m ├žal─▒┼čmalar─▒ da a─č i├žinde belli bir alanda yaparlar.├ľrne─čin ortak kullan─▒m i├žin bir dizinin kullan─▒m─▒ gibi…

A─č kaynaklar─▒n─▒n payla┼č─▒lmas─▒:A─č kaynaklar─▒n─▒n ba┼č─▒nda a─č yaz─▒c─▒lar─▒ ve sabit disk gelir.A─č i├žinde bulunan yaz─▒c─▒lar─▒,├žizicileri,s├╝r├╝c├╝leri di─čer kullan─▒c─▒larda rahatl─▒kla kullanabilirler.

Elektronik posta:A─č i├žindeki kullan─▒c─▒lar─▒n birbirlerine yada gruplar aras─▒ mesaj,dok├╝man g├Ândermeleridir.Kullan─▒c─▒lar kolayl─▒kla birbiriyle ileti┼čim kurabilirler.Bu arada bir posta kutusunu kullanarak birbirlerine mesaj b─▒rak─▒rlar.

Bir ├žal─▒┼čma grubunun olu┼čturulmas─▒:Bir departman veya proje grubu bir ├žal─▒┼čma grubu olarak tan─▒mlanabilir ve ortak bir a─č─▒ kullanabilirler.Bir gruba dahil olan kullan─▒c─▒ o grubun yararland─▒─č─▒ b├╝t├╝n kaynaklardan yararlan─▒r.Grup ├╝yeleri birbirlerine mesajlar yollayabilir ve ├žal─▒┼čma planlar─▒n─▒ yaparlar.

Merkezi y├Ânetim:Bir firmada ├žok say─▒da bilgisayar─▒n sadece bir kullan─▒c─▒ taraf─▒ndan denetlenmesi herkesin kendi ba┼č─▒na ├žal─▒┼čmas─▒ anlam─▒na gelir.Kullan─▒c─▒lar farkl─▒ uygulamalar─▒ kullanabilirler.B├Âylece firma i├žindeki b├╝t├╝nl├╝k azal─▒r.Bir a─č sayesinde ger├žekle┼čtirilen b├╝t├╝nle┼čme firma i├žinde tutarl─▒ bir uyumu sa─člar.Bu merkezi y├Ânetim firma i├žinde g├╝venli─či de kolayl─▒kla sa─člar.Yedekleme vb. hizmet i┼čleri yine a─č i├žinde daha kolay yap─▒l─▒r.

G├╝venlik:A─č yaz─▒l─▒mlar─▒nda izinsiz kullan─▒c─▒lar─▒n eri┼čimlerini engelleyen g├╝venlik ├Âzellikleri bulunur.Bunun d─▒┼č─▒nda a─č i├žinde yap─▒lan b├╝t├╝n ├žal─▒┼čmalar izlenebilir ve zaman,eri┼čilebilecek dizinler vb. bak─▒mdan s─▒ralanabilir.Yine bu ┼čekilde a─č y├Ânetmeni bir i┼č istasyonunu belli bir saatte yada belli bir dizinde ├žal─▒┼čmas─▒ i├žin k─▒s─▒tlayabilir.

Ki┼čisel bilgisayar kullan─▒m─▒n─▒n ekonomik olarak art─▒r─▒m─▒n─▒n sa─članmas─▒:Bu imkan yeterli ├Âzelliklere sahip bir ana makineye daha az ├Âzellikte ve bu nedenle daha ucuz olarak bilgisayar edinilmesini sa─člar.

Bir a─č─▒n Bile┼čenleri

Bir a─č (network) belli yaz─▒l─▒m ve donan─▒m par├žalar─▒ndan (bile┼čenlerinden) olu┼čur.

A─či┼čletim sistemi yaz─▒l─▒m─▒

Hizmet birimi (Ana makine)

─░┼č istasyonu

A─č arabirim kart─▒ (Eternet kart─▒)

Kablolama sistemi

Payla┼č─▒lan kaynaklar ve ├ževre birimleri

kablo

Yaz─▒c─▒ Ana makine i┼č istasyonlar─▒

A─č i┼čletim sistemi yaz─▒l─▒m─▒,a─č─▒n i┼čletimini sa─člayan ├Âzel bir yaz─▒l─▒md─▒r.A─č─▒n y├Ânetimini,ileti┼čimi,kaynaklar─▒n kullan─▒m─▒n─▒ sa─člayan bu yaz─▒l─▒m genellikle b├╝y├╝k firmalar─▒n ├╝r├╝n├╝ olan geli┼čmi┼č ├╝r├╝nlerdir.Bu ├╝r├╝nlere a┼ča─č─▒da ├Ârnekler verilmi┼čtir.

NT

Novel Netware

Microsoft LAN Manager

ArtiSoft LANtastik

A─č i┼čletim sisteminin temel g├Ârevi a─č kaynaklar─▒n─▒n kullan─▒m─▒n─▒n sa─članmas─▒d─▒r.A─č kaynaklar─▒n─▒n yan─▒ s─▒ra a─č─▒n g├╝venli─či ve denetimini de sa─člayan a─č i┼čletim sistemlerinin ├žok say─▒da ├Âzellikleri vard─▒r.├ç├╝nk├╝ a─č ile birlikte kullan─▒c─▒lar─▒n yapabildikleri artar ve sistemin denetimi g├╝├žle┼čir.

Hizmet birimi (ana makine/server),a─č i┼čletim sistemini i┼čleten bilgisayard─▒r.─░┼č istasyonlar─▒ hizmet birimine ba─članarak a─ča dahil olurlar.A─č─▒n denetimini,yazd─▒rma vb.temel i┼člemleri hizmet birimi sa─člar.─░┼č istasyonu (Workstation) yada d├╝─č├╝m (node)olarak adland─▒r─▒l─▒r.─░┼č istasyonlar─▒ kendi sabit diski olabilece─či gibi disksizde olabilir.Disksiz i┼č istasyonlar─▒,a─č arabirimi kartlar─▒nda yer alan ├Âzel bir ├Âz-y├╝kleme (boot) program─▒ ile hizmet birimine ba─član─▒rlar.

A─č arabirim kart─▒ (Network Interface Card),a─ča ba─čl─▒ olan her bilgisayar─▒n bir karta gereksinimi vard─▒r.Bu kart sayesinde i┼č istasyonu a─ča dahil olur.Kablolama sistemi ├╝zerinden hizmet birimine eri┼čir.A─č kartlar─▒ genellikle sonradan eklenirler.Kartlar a─č tipine uyum sa─člamak zorundad─▒rlar.

├ľL├çME VE DE─×ERLEND─░RME:

1.A─č nedir?

2.A─č neden gereklidir?

3.A─č─▒n bile┼čenleri nelerdir?

4.A─č i┼čletim sistemlerine ├Ârnekler veriniz.

5.Server ve i┼č istasyonu nedir tan─▒mlay─▒n─▒z.

DERS :─░┼×LET─░M S─░STEMLER─░

S├ťRE:3 Ders saati (120 dakika) TAR─░H:../…/2001

├ťN─░TE:B─░LG─░SAYAR A─×LARI (NETWORK)

KONULAR:

1.Farkl─▒ network tipleri

2.T├╝rde┼č ((peer to peer) NETWORK┬ĺLER

3. K─░┼×─░SEL B─░LG─░SAYARLAR ─░LE ─░┼× ─░STASYONLARI ARASINDAK─░ FARKLAR.

4. NETWORK KAYNAKLARININ KULLANIMI

Ama├žlar:

1.Farkl─▒ network tiplerinin ├Âzelliklerinin a├ž─▒klanmas─▒.

2.T├╝rde┼č network ve ├Âzelliklerinin anlat─▒lmas─▒.

3.Ki┼čisel bilgisayarlar ile i┼č istasyonu aras─▒ndaki benzerlik ve farklar─▒n a├ž─▒klanmas─▒.

4.Network kaynaklar─▒n─▒n kullan─▒lmas─▒n─▒n ├Âneminin a├ž─▒klanmas─▒.

Farkl─▒ Network Tipleri:

Kullan─▒c─▒lar─▒n ihtiya├žlar─▒,kurulan network┬ĺ├╝n yap─▒s─▒n─▒ belirler.Az say─▒da kullan─▒c─▒ya ve yo─čun olmayan bir bilgi al─▒┼č veri┼čine sahip olan networkler olabilece─či gibi,y├╝zlerce ki┼činin s├╝rekli olarak haberle┼čti─či ve pek ├žok program─▒n ortak kullan─▒ld─▒─č─▒ networkler de vard─▒r.

Kurulacak network┬ĺ├╝n ne tipte olaca─č─▒n─▒ belirleyen unsurlar a┼ča─č─▒daki gibidir:

Kullan─▒c─▒ say─▒s─▒

Yak─▒n zamanda ula┼č─▒lacak kullan─▒c─▒ say─▒s─▒

Ortak kullan─▒lacak programlar─▒n ve dosyalar─▒n miktar─▒ ve boyutlar─▒

Yaz─▒c─▒n─▒n kullan─▒lma yo─čunlu─ču ve yaz─▒c─▒dan bast─▒r─▒lan d├Âk├╝manlar─▒n karakteri

(grafik yada metin a─č─▒rl─▒kl─▒ olmas─▒)

Network┬ĺe dahil olan bir bilgisayar art─▒k bir i┼č istasyonudur.Kendisine ba─čl─▒ kaynaklardan network ├╝zerinde di─čer i┼č istasyonlar─▒nda faydalanmas─▒na imkan verecek ┼čekilde d├╝zenlenmi┼č olan bir i┼č istasyonu,server(Ana bilgisayar) ad─▒n─▒ al─▒r.Server makinelerde ├žal─▒┼čan ki┼čilerin baz─▒ sorumluluklar─▒ vard─▒r.Bunlar;

Server makine istenildi─či zaman kapat─▒l─▒p a├ž─▒lamaz.

Server makine ba┼čkalar─▒n─▒n i┼či ile de u─čra┼čaca─č─▒ i├žin yava┼člayacakt─▒r.Anlay─▒┼čl─▒ olunmas─▒ gerekir.

Payla┼č─▒lan kaynak sabit disk ise ,ba┼čkalar─▒n─▒n dosyalar─▒ da olaca─č─▒ndan,yanl─▒┼čl─▒kla bu dosyalar─▒n silinmemesi gerekir.

SERVER TABANLI NETWORKLER

Baz─▒ network┬ĺlerde t├╝m kaynaklar─▒n tek bir server┬ĺa ba─članmas─▒ tercih edilmektedir.Bu t├╝r networklere server tabanl─▒ server┬ĺler denir.Bazen merkezi networkler olarak ta adland─▒r─▒l─▒rlar.Bir server tabanl─▒ network,a┼ča─č─▒daki gibi d├╝zenlenir.

Server (Sunucu)

─░┼č istasyonu

Disk 1 Disk 2

─░┼č istasyonu Yaz─▒c─▒

─░┼č istasyonu

Yayg─▒n olarak kullan─▒lan bir network tipi olan Netware,server tabanl─▒ bir network tipidir.Nowel isimli bir ┼čirket taraf─▒ndan piyasaya s├╝r├╝len netware,bir network┬ĺ├╝y├Ânetmek ├╝zere ├Âzel olarak tasarlanm─▒┼č bir ├╝r├╝nd├╝r.

Server sadece netware┬ĺe ├Âzel bir tan─▒m de─čildir;bir network┬ĺte di─čer bilgisayarlar taraf─▒ndan ula┼č─▒lacak kaynaklar─▒ ├╝zerinde bar─▒nd─▒ran her bilgisayar server ad─▒n─▒ al─▒r.

Genel anlamda server network ├╝zerindeki herhangi bir bilgisayar olabilir.Ancak,g├Ârevi network┬ĺ├╝n i┼čleyi┼čini y├Ânetmek oldu─čundan,server ├╝zerinde ba┼čka programlar ├žal─▒┼čt─▒rmak iyi fikir de─čildir.Bu durum,server┬ĺ─▒ ayr─▒ bir bilgisayar olarak di─čerlerinden ay─▒rma fikrini do─čurmu┼čtur.

Server a─č─▒r i┼č├ži oldu─čundan,genellikle network┬ĺteki donan─▒m─▒ en iyi bilgisayard─▒r.Sabit disk kapasitesi y├╝ksek,belle─či geni┼č ve h─▒zl─▒ bir merkezi i┼člem birimine sahip olmal─▒d─▒r

Herkesin ortak olarak kulland─▒─č─▒ yaz─▒l─▒mlar server ├╝zerine y├╝klenir.B├Âylece bu yaz─▒l─▒mlar─▒n bak─▒m─▒ kolayla┼č─▒r.

AYRI B─░R SERVER

Server olarak kullan─▒lan bilgisayar─▒n sadece bu i┼če ayr─▒lm─▒┼č olmas─▒ pek ├žok network i├žin tercih edilen bir durumdur.

Her an pek ├žok kullan─▒c─▒ya hizmet veren server,herhangi bir kullan─▒c─▒n─▒n bazen fark─▒nda olmadan da olsa neden olabilece─či aksiliklerden korunmu┼č olur.Bu aksilikler herkesin herkes┬ĺin kendi bilgisayar─▒nda her zaman kar┼č─▒la┼čabilece─či ama hi├žbir zaman kar┼č─▒la┼čmak istemeyece─či ┼čeylerdir;bir program─▒n kilitlenmesi y├╝z├╝nden bilgisayar─▒ kapat─▒p a├žmak gibi (bu da,bir server┬ĺa ba─čl─▒ t├╝m kullan─▒c─▒lar i├žin hayat─▒n durmas─▒ ve baz─▒ kay─▒plar─▒n olu┼čmas─▒ anlam─▒na gelir)…

Ayr─▒ bir bilgisayar olan server,s├╝rekli a├ž─▒k tutulabilir.B├Âylece network┬ĺteki kaynaklara her an ula┼č─▒m garantilenmi┼č olur.

Tabii,server┬ĺ─▒ ay─▒rmaktaki esas ama├ž,network┬ĺ├╝n daha h─▒zl─▒ ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ sa─člamakt─▒r.Ba┼čka i┼člerle u─čra┼čmadan sadece di─čer i┼č istasyonlar─▒na hizmet eden bir server,network┬ĺ├╝n h─▒zl─▒ ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ sa─člar.

T├ťRDE┼× (peer to peer) NETWORK┬ĺLER

Bu tipte kurulan network┬ĺlerde b├╝t├╝n bilgisayarlar e┼čit haklara sahiptir.Her biri di─čerinin de ula┼čmak isteyece─či kaynaklara sahip olabilir.Bu anlamda,bir t├╝rde┼č network┬ĺte herhangi bir bilgisayar server olarak tan─▒mlanabilir.A┼ča─č─▒daki ┼čekilde, kendisine ba─čl─▒ kaynaklar─▒ di─čer i┼č istasyonlar─▒ ile payla┼čan ├╝├ž server vard─▒r.Bu bilgisayarlar ayn─▒ anda hem i┼č istasyonu hem de server┬ĺd─▒r.

r.

yaz─▒c─▒

─░┼č istasyonu-server ─░┼č istasyonu

Disk1 Disk2

─░┼č istasyonu-server ─░┼č istasyonu-server

En ├╝nl├╝ t├╝rde┼č network┬ĺler Artisoft taraf─▒ndan pazarlanan LANtastic ve Microsoft┬ĺun Windows For Workgroups┬ĺudur.

T├╝rde┼č networkleri kurmak Netware┬ĺe g├Âre daha kolayd─▒r.Bununla beraber Netware┬ĺin geli┼čmi┼č network y├Ânetim ├Âzelliklerinin bir├žo─čuna da sahiptirler.

T├╝rde┼č networkler de bir bilgisayar─▒ sadece server olarak tan─▒mlamak zorunlulu─ču yoktur.Yani bir bilgisayar,hem server hem de normal bir i┼č istasyonu olarak kullan─▒labilir.

Yine de,├Âzellikle ├žok kullan─▒lan programlar─▒n y├╝kl├╝ oldu─ču bilgisayarlar─▒ sadece server olarak kullanmak daha ak─▒lc─▒d─▒r.Bu sayede network de daha h─▒zl─▒ ├žal─▒┼čma imkan─▒ olur.

Yukar─▒da anlat─▒lan her iki tip network┬ĺtede,├Âzel yaz─▒l─▒mlar─▒n yan─▒ s─▒ra kablolar ve network kartlar─▒ kullan─▒l─▒r.K─▒sa bir s├╝re bilgisayardan bilgi transferi yapmak i├žin a─ča ve malzemelerine ihtiya├ž duymadan Liplink isimli yaz─▒l─▒m ile ger├žekle┼čtirilir.─░ki bilgisayar─▒ paralel portlar─▒n dan birbirine bir kablo ile ba─člayarak,birinden di─čerine ula┼čmam─▒z─▒ sa─člar.Bunun i├žin iki bilgisayarda da Liplink yaz─▒l─▒m─▒ ├žal─▒┼čt─▒r─▒lmal─▒d─▒r.Bu t├╝r ba─člant─▒ da yap─▒lacak i┼čler s─▒n─▒rl─▒d─▒r.Dizin a├žmak,dosyalar─▒ kopyalamak,dos komutlar─▒n─▒ ├žal─▒┼čt─▒rmak i├žin bir alan a├žmak gibi i┼čler yap─▒labilir.

K─░┼×─░SEL B─░LG─░SAYARLAR ─░LE ─░┼× ─░STASYONLARI ARASINDAK─░ FARKLAR

Bir network┬ĺe dahil oldu─čunuzda,ba┼čkalar─▒n─▒n da ├╝zerinde hak sahibi oldu─ču pek ├žok kayna─č─▒ kullanmaya ba┼čl─▒yorsunuz.Her ne kadar network yaz─▒l─▒mlar─▒ ├že┼čitli seviyelerde g├╝venlik kurallar─▒ ile ├žal─▒┼čsa da,her kullan─▒c─▒n─▒n dikkatli ve bilin├žli olmas─▒ gerekecektir.Aynen trafik kurallar─▒na uymayanlar─▒n sadece kendilerinin de─čil ba┼čkalar─▒n─▒n ba┼č─▒na bela olaca─č─▒ gibi,network┬ĺteki yaramaz bir kullan─▒c─▒ da ciddi sorunlara yol a├žabilir.

Yayg─▒n rastlanabilecek baz─▒ hatalar─▒ fikir vermek i├žin s─▒ralayabiliriz:

Bir ┼čeyler silinmek istendi─činde dikkat edilmesi gerekir.Ba┼čkalar─▒na ait olan dosyalar─▒n silinmemesi gerekir.

Server diski ├žok b├╝y├╝k de─čilse ├žok b├╝y├╝k dosyalar kopyalanmamas─▒ gerekir. ├ç├╝nk├╝ ba┼čkalar─▒na yer kalmaz.

E─čer ba┼čkalar─▒ bilgisayar─▒n─▒za ba─čl─▒ kaynaklara ula┼č─▒yorsa,yani bir server ├╝zerinde ├žal─▒┼č─▒yorsan─▒z daha dikkatli olmal─▒s─▒n─▒z.Bilgisayar─▒n─▒z─▒ kapatmaya karar verirseniz, o s─▒rada kimsenin kullanm─▒yor oldu─čundan emin olmal─▒s─▒n─▒z.

Yaz─▒c─▒ya g├Ânderilen dok├╝man hemen bas─▒lm─▒yorsa acele davran─▒lmamal─▒d─▒r.├ç├╝nk├╝ bir network┬ĺte ├žal─▒┼čmak,hayat─▒ ba┼čkalar─▒ ile payla┼čmak demektir.

Dok├╝man bas─▒lm─▒yor diye ├╝st ├╝ste birka├ž defa g├Ânderilmemeli yaz─▒c─▒n─▒n durumu kontrol edilmelidir.

E─čer o s─▒rada a├žmak istedi─činiz dosyalar arkada┼č─▒n─▒z─▒n diskinde ise ├Ânce o bilgisayar a├ž─▒lmal─▒d─▒r.

Networkteki baz─▒ dosyalar ayn─▒ anda tek bir kullan─▒c─▒ya ula┼čma hakk─▒ tan─▒yor olabilir.Bu durumda,ba┼čka birinin sizden ├Ânce a├žt─▒─č─▒ dosyaya ula┼čamazs─▒n─▒z.

NETWORK KAYNAKLARININ KULLANIMI

YAZILIMLAR:Birden fazla ki┼činin ortakla┼ča kullanaca─č─▒ yaz─▒l─▒mlar,server olan bilgisayar veya bilgisayarlar─▒n disklerine y├╝klenir.Network ├╝zerinde ├žal─▒┼čan yaz─▒l─▒mlar,tek kullan─▒c─▒l─▒ bilgisayarlardaki programlardan farkl─▒ olarak network lisans─▒yla sat─▒lmaktad─▒r.Bunun amac─▒ ise,kullan─▒c─▒lar─▒n network ortam─▒ndaki ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ d├╝zenlemektir.├ľrne─čin birden fazla ki┼činin ayn─▒ dosyaya g├╝venli olarak ula┼čmas─▒n─▒ sa─člamak i├žin,bir yaz─▒l─▒m─▒n network versiyonunu kullanmak gerekir.

YAZICILAR VE D─░─×ERLER─░:Yaz─▒c─▒lar─▒n kullan─▒m─▒ ise,tam anlam─▒yla s─▒rayla olur. Bir yaz─▒c─▒ bir anda sadece tek bir dok├╝man basabilece─čine g├Âre,her yaz─▒c─▒n─▒n ├Ân├╝nde bir kuyruk olu┼čmas─▒ ka├ž─▒n─▒lmazd─▒r.Network yaz─▒l─▒mlar─▒,yaz─▒c─▒n─▒n i┼čini s─▒raya koyabilmesine yard─▒mc─▒ olurlar.B├Âylece d├Âk├╝manlar─▒n sayfalar─▒ kar─▒┼čmadan s─▒rayla bas─▒l─▒rlar.

Ayn─▒ network ├╝zerinde farkl─▒ yaz─▒c─▒lar bulunabilir.Lazer yaz─▒c─▒lar ve plotter┬ĺler(├žiziciler) networklere dahil edilecek tipte yaz─▒c─▒lard─▒r.Bast─▒r─▒lmak istenen d├Âk├╝manlar hangi t├╝r yaz─▒c─▒dan bast─▒r─▒lacaksa dikkat edilmelidir.

ELEKTRON─░K POSTA

Network┬ĺler ├╝zerinde elektronik posta (e-mail) yaz─▒l─▒mlar─▒n ├žal─▒┼čmas─▒na zemin olu┼čturmakla haberle┼čme se├ženeklerimize bir yenisini eklemi┼člerdir.

Genellikle,ula┼čmak istedi─čimiz ki┼čiyi ya telefonla arar─▒z yada masas─▒na gideriz.Arad─▒─č─▒m─▒z ki┼čiyi bulamazsak not b─▒rak─▒r─▒z,ne zaman d├Ând├╝─č├╝ veya notumuzu al─▒p almad─▒─č─▒ t├╝r├╝ bilgilere ula┼čmam─▒z kolay olmaz.Yada ula┼čt─▒rmam─▒z gereken ┼čey bir d├Âk├╝mansa ,yaz─▒c─▒dan ald─▒─č─▒m─▒z ├ž─▒kt─▒y─▒ bir zarfa koyar,g├Ândeririz.Yine ula┼č─▒p ula┼čmad─▒─č─▒n─▒ yada ne zaman ula┼čt─▒─č─▒n─▒ bilemeyiz.

Elektronik posta yaz─▒l─▒mlar─▒ bu t├╝r s─▒k─▒nt─▒lar─▒ olduk├ža azaltmaktad─▒r.Notunuzu bir posta d├Âk├╝man─▒ haline getirip network ├╝zerinden al─▒c─▒ya g├Ânderebilirsiniz.Pek ├žok posta posta yaz─▒l─▒m─▒,paketinizin ula┼č─▒p ula┼čmad─▒─č─▒n─▒,ne zaman okundu─čunu size bildirir.Ayn─▒ zamanda,haz─▒rlad─▒─č─▒n─▒z posta d├Âk├╝man─▒na,g├Ândermek istedi─činiz ek d├Âk├╝manlar─▒ da ekleyebilirsiniz.

NETWORK T─░PLER─░

ArcNet (Attached Resources Computer Net) :P ek fazla kullan─▒lmayan network tiplerinden biridir.H─▒z─▒ saniyede 2.5 Megabit┬ĺtir.G├╝n├╝m├╝z├╝n h─▒z aray─▒┼č─▒ndaki network ortamlar─▒nda pek tercih edilmez.

Ethernet:├ľzellikle k├╝├ž├╝k ├žapl─▒,20-30 kullan─▒c─▒l─▒ network┬ĺlerde yayg─▒n olrak kullan─▒lmaktad─▒r.H─▒z─▒ saniyede 10 Megabit┬ĺtir.

Token Ring:├ľzellikle yo─čun trafik olan networklere ├Ânerilmektedir.H─▒z─▒ saniyede 4 veya 16 megabit olabilmektedir.Ancak Arcnet ve Eternet┬ĺe g├Âre daha pahal─▒ bir ├ž├Âz├╝md├╝r.

FDDI(Fiber Distributed Data Interface):Token Ring┬ĺe benzeyen ama ├žok daha y├╝ksek bir h─▒za sahip olan bir network tipidir.H─▒z─▒ saniyede 100 Megabit┬ĺtir.

ATM (asynchonous Tranfer Mode) :Son teknoloji ├╝r├╝n├╝ network tipidir ve h─▒z─▒ ├žok y├╝ksektir.├ťstelik ses ve g├Âr├╝nt├╝ tipindeki bilgileri saniyede 2 Gigabit gibi h─▒zlarda g├Ânderebilirler.Yak─▒n bir gelecekte bu ├╝st├╝nl├╝kleri ile Eternet ve Token Ring teknolojilerinin yerini almas─▒ bekleniyor.

Ethernet,saniyede 10 megabit transfer edebilen bir network tipidir.Bu b├╝y├╝kl├╝─č├╝ herhangi bir dosyan─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ile kar┼č─▒la┼čt─▒rabilmek i├žin biraz d├╝zenleyelim.

Bir byte 8 bit┬ĺtir.B├Âylece bizim 10 megabit yakla┼č─▒k 1.2 megabyte demektir.Yani Ethernet network┬ĺ├╝nde saniyede1.2 megabayte┬ĺl─▒k bir dosyay─▒ seyahat ettirebilirsiniz.Ama bu ger├žek say─▒y─▒ yans─▒tmaz.├ç├╝nk├╝ 1.2 megabayte┬ĺn─▒n hepsini birden ayn─▒ anda kabloya y├╝klemezsiniz,bu dosyay─▒ k├╝├ž├╝k paketlere b├Âlersiniz.Bu paketler yakla┼č─▒k 1500 byte┬ĺl─▒k paketlerdir.Asl─▒nda 150 K (150.000 byte)┬ĺl─▒k bir dosyay─▒ network ├╝zerinden ba┼čka birine g├Ândermeniz s─▒ras─▒nda,bu dosya 1500 byte┬ĺl─▒k paketlere b├Âl├╝n├╝r,yani 100 tane paket halinde g├Ânderilir.Tabii,al─▒c─▒da,g├Ânderen de bunu bilmez ve hissetmez;bu,kablolar ve yaz─▒l─▒mlar taraf─▒ndan k─▒ullan─▒c─▒n─▒n haberi olmadan halledilir.

NETWORK YAPILARI (TOPOLOJ─░LER)

Lineer(bus) yap─▒s─▒ :Bu yap─▒da b├╝t├╝n bilgisayarlar tek bir kablonun ├╝zerinde s─▒ralan─▒rlar. Bu kablo her iki y├Âne do─čru uzayarak yeni bilgisayarlar─▒n ba─članmas─▒n─▒ sa─člar.Kablonun iki ucunda sonland─▒r─▒c─▒lar vard─▒r.Bu yap─▒da,kablonun herhangi bir yerinde meydana gelen bir kopma,network┬ĺ├╝ ikiye b├Âler.Eternet bu yap─▒y─▒ kullan─▒r.

Sonland─▒r─▒c─▒ Sonland─▒r─▒c─▒

Y─▒ld─▒z (Star) yap─▒s─▒ :Y─▒ld─▒z yap─▒da t├╝m bilgisayarlar merkezi bir ├╝niteye (bir hub┬ĺa) ba─čl─▒d─▒rlar.Bu t├╝r bir network ├╝zerinde,bir bilgisayar ba┼čka bir bilgisayara ula┼čmak i├žin mutlaka merkez noktadan ge├žmelidir.Bu tip yap─▒larda kabloda meydana gelecek herhangi bir kopma sadece o bilgisayar─▒n network┬ĺle ba─člant─▒s─▒n─▒ keser.Arcnet ve UTP kablo kullan─▒lan network┬ĺler bu topolojiyi kullanmaktad─▒r.

Halka (Ring) yap─▒s─▒:Halka yap─▒da b├╝t├╝n bilgisayarlar,lineer yap─▒da oldu─ču gibi bir kablo ├╝zerinde s─▒ralanm─▒┼člard─▒r.Ancak kablonun iki ucu birle┼čtirilmi┼čtir.Bu t├╝r network┬ĺlerde kablo koparsa network par├žalanm─▒┼č olur.Token Ring halka yap─▒s─▒n─▒ kullanmaktad─▒r.

ETHERNET KABLOLARI

Ethernet network┬ĺlerde kullan─▒lan ba┼čl─▒ca ├╝├ž tip kablo vard─▒r:

Kal─▒n koaks kablo :Kal─▒n koaks kablo olduk├ža kal─▒n,a─č─▒r ve b├╝k├╝lmesi zor cinsten bir kablodur.Bu dayan─▒kl─▒ ├Âzelliklerinden ├Ât├╝r├╝,fabrikalar gibi a─č─▒r ├žal─▒┼čma ┼čartlar─▒ olan ortamlarda kullan─▒lmaktad─▒rlar.Bu kablo di─čer ethernet kablolar─▒na g├Âre daha uzun olarak kullan─▒labilir.Kesilmesine gerek kalmadan yakla┼č─▒k 500 metre kadar bir uzunlu─ča ula┼čabilir.Bu kablolar bilgisayar─▒n network kart─▒na tak─▒l─▒rken baz─▒ ara konnekt├Âr ve kablolar kullan─▒l─▒r.

─░nce koaks kablo(Thinnet) :Ethernet ile kullan─▒lan en yayg─▒n kablo tipidir.Kal─▒n koaksa g├Âre olduk├ža esnek bir kablodur.Bir bina i├žinde k├Â┼čeleri d├Ân├╝p,k─▒vr─▒larak d├Â┼čenebilir.Fiyat─▒ da ucuzdur.─░nce koaks kabloyu bilgisayarlara ba─člamakta BNC konekt├Âr denen par├žalar kullan─▒l─▒r.Bu konekt├Ârleri kablonun ├╝zerine ├Âzel bir aletin yard─▒m─▒yla tak─▒labilir.─░nce koaks kablo par├žalar halinde kesilerek d├Â┼čenir.Bilgisayarlar aras─▒ndaki mesafelere g├Âre kesilirler ve iki kablo bilgisayar─▒n arkas─▒nda network kart─▒na T konekt├Âr denen bir par├žan─▒n yard─▒m─▒yla ba─član─▒r.Bir sonraki ucu hi├žbir bilgisayara ba─članmayacak kablonun yerine T konekt├Âre bir sonland─▒r─▒c─▒ tak─▒l─▒r.├ľrnek bir network ┼č├Âyle olabilir.

Sonland─▒r─▒c─▒ Sonland─▒r─▒c─▒

Kablonun bir sonland─▒r─▒c─▒dan di─čer sonland─▒r─▒c─▒ya uzanan b├Âl├╝m├╝ne Segment denir.─░nce koaks kablolarda bir segment en fazla 185 metre uzunlu─čunda olabilir.Bu uzunluk, 30 kadar bilgisayar─▒ ba─člamaya genellikle yeterlidir.E─čer daha uzun bir kablo kullanmak gerekirse,repeater(yineleyici) denen bir alet kullanmak gerekir.Bir repeater kullanarak birden fazla segment┬ĺi birbirine ba─člamak m├╝mk├╝nd├╝r.

UTP(Unshielded Twisted Pair) :UTP tipi kablolar,telefon sistemlerinde de yayg─▒n olrak kullan─▒ld─▒klar─▒ i├žin baz─▒ binalarda olduk├ža ucuza gelen bir se├ženek olabilirler.Bu tip kablolar ayn─▒ zamanda 10baseT olarak da tan─▒n─▒r.UTP kablolar RJ-45 olarak ta adland─▒r─▒lan konekt├Ârlerle ba─član─▒rlar.

UTP kablolar kullan─▒l─▒rken,network y─▒ld─▒z yap─▒s─▒na g├Âre kurulmal─▒d─▒r.Bu da t├╝m bilgisayarlar─▒n ba─članaca─č─▒ merkezi bir ├╝nite,bir hub kullan─▒lmas─▒ anlam─▒na gelir.Hub┬ĺlar genellikle 8 ile 24 aras─▒nda bilgisayar─▒n ba─članmas─▒ i├žin yere sahiptir.Bir bilgisayar hub┬ĺdan en fazla 100 metre uzakta olabilir.

UTP kablolar─▒,d─▒┼čardaki elektriksel ortamdan yal─▒t─▒lm─▒┼č olma derecelerine g├Âre 1 ile 5 aras─▒nda numaraland─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r.Ethernet i├žin 3 ve yukar─▒s─▒ tavsiye edilmektedir.

UTP kablolamay─▒ kullanan telefon sistemleri vard─▒r.Bu telefon sistemleriyle network┬ĺ├╝n beraber ├žal─▒┼čabilmesi i├žin,d├Â┼čenen kablonun i├žinde d├Ârt ├žift b├╝k├╝lm├╝┼č tel olmas─▒ gerekir.

UTP kablo ile ince koaks kablonun kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒lmas─▒:UTP kablolaman─▒n,ince koaks kabloya g├Âre bir avantaj─▒ vard─▒r.UTP kablolar y─▒ld─▒z yap─▒ya g├Âre ba─čland─▒klar─▒ndan,e─čer kablolardan biri bozulursa,sadece ba─čl─▒ oldu─ču bilgisayar network┬ĺe ba─članamaz.Oysa ince koaks ile kullan─▒lan Lineer topolojide kopan bir kablo ona ba─čl─▒ olan hatt─▒ tamamen g├Ât├╝r├╝r.

Bir di─čer farkl─▒l─▒k ta UTP kablolamada hub kullanma zorunlulu─čudur.Genel olarak hub┬ĺlar 8 yada 12 kablo i├žin ba─člant─▒ yerine sahip olurlar.B├Âylece ba┼člang─▒├žta networkte az say─▒da bilgisayar olsa da,hub┬ĺda yer oldu─ču s├╝rece,network┬ĺe yeni kullan─▒c─▒lar eklemek m├╝mk├╝n olur.Y─▒ld─▒z tipi network┬ĺlerde bir bilgisayar─▒n ofis i├žindeki yerlerini de─či┼čtirmek,kablolarla ilgili sorunlar─▒ halletmek daha kolayd─▒r.├ç├╝nk├╝ sorunlu tek bir kablo,sadece tek bir bilgisayar─▒ etkiler.Di─čer ba─člant─▒ tiplerinde oldu─ču gibi networ┬ĺ├╝n di─čer b├Âl├╝mlerini etkilemez.

Hub┬ĺlar t├╝m bilgisayarlardan gelen kablolar─▒n ba─čland─▒─č─▒ merkezi ├╝niteler oldu─čundan,kolay ula┼č─▒labilir ve kablolar─▒n rahat├ža da─č─▒t─▒labilece─či bir yerde durmal─▒d─▒rlar. Ayr─▒ca bu yer,hub┬ĺ─▒n elektrik ba─člant─▒s─▒n─▒n da kolayca sa─članaca─č─▒ bir yer olmal─▒d─▒r.Hub┬ĺlar─▒ sat─▒n al─▒rken,network┬ĺ├╝n geni┼čleme ihtimali g├Âz ├Ân├╝nde bulundurulmal─▒ ve geni┼člemeye uygun say─▒da portu olan bir hub tercih edilmelidir.

Hub┬ĺlar da birbirine ba─članabilir.Hub┬ĺlar─▒ birbirine ba─člamak i├žin UTP tipi kablolar kullan─▒l─▒rsa en fazla ├╝├ž tane hub birbirine ba─članabilir.Ana hublar ince koaks kablolarla ba─član─▒rsa,├╝├ž tane s─▒n─▒r─▒ a┼č─▒labilir.

HUB┬ĺLARIN BA─×LANTISI

Hub ile bilgisayarlar─▒ birbirine network kablolar─▒ ba─člar.Bu kablonun bir ucu bilgisayara tak─▒lan network kart─▒na,di─čer ucu da hub┬ĺ─▒n ├╝zerindeki portlardan birine ba─član─▒r.

Bir hub┬ĺ─▒ di─čerine ba─člarken ise,kullan─▒lan kablonun cinsine g├Âre ba─člant─▒ bi├žimi de─či┼čir.

UTP kablo kullan─▒l─▒rken,kablonun bir ucu hub┬ĺlardan birinin standart portuna ,di─čer ucu ise di─čer hub┬ĺ─▒n iki hub┬ĺ─▒ birbirine ba─člarken kullan─▒lan portuna ba─član─▒r.

E─čer ince koaks kablo kullan─▒l─▒yorsa,├╝zerinde BNC tipi ba─člant─▒ portu bulunan hub┬ĺlar bu portlardan birine ba─član─▒r.

NETWORK(ETHERNET) KARTLARI

Network kartlar─▒ a─čdaki makineleri (istemci ile sunucu) aras─▒ndaki ileti┼čimi sa─člayan devrelerdir.Ba─člant─▒ i├žin gereken son par├žalard─▒r.Network kartlar─▒ anakart┬ĺ─▒n ├╝zerinde bulunan ilgili slot┬ĺa tak─▒l─▒r.Networkte kullan─▒lan kablo ile network kart─▒ uyumlu olmak zorundad─▒r.Network kartlar─▒ al─▒n─▒rken dikkat edilmesi geren konulardan biriside ├╝zerindeki konekt├Âr tipleridir.Baz─▒ network kartlar─▒ birka├ž tip kablo konekt├Âr├╝ne sahiptir.Network kartlar─▒n─▒ se├žerkenm├╝mk├╝n oldu─čunca ayn─▒ tip kart─▒ almak en iyisidir.Farkl─▒ tip kartlar kullanmak,bak─▒m─▒ zor bir i┼čtir.├ç├╝nk├╝ her kart─▒n kendine ├Âzg├╝ ├Âzelli─či vard─▒r.Ayn─▒ zamanda network kart─▒ tak─▒ld─▒─č─▒ bilgisayara da uyum sa─člamak zorundad─▒r.Bu da bilgisayara tak─▒l─▒ di─čer kartlar ve mod├╝llerin ├Âzelliklerine g├Âre bir ayarlama yap─▒lmas─▒ gerekti─či anlam─▒na gelir.

Bu ayarlamalar─▒ yapmak i├žin baz─▒ y├Ântemler vard─▒r ve y├Ântemler kullan─▒lan network kart─▒na g├Âre de─či┼čir.Kimi ayarlamalar─▒ kart─▒n ├╝zerinde bulunan baz─▒ anahtar ve ge├žici ba─člant─▒larla yapmak gerekir.Baz─▒ ayarlamalar da,kart bilgisayara tak─▒ld─▒ktan sonra,bilgisayara ve kart─▒n─▒za ├Âzel bir ayarlama yaz─▒l─▒m─▒ ├žal─▒┼čt─▒r─▒larak yap─▒l─▒r.─░lk tip ayarlama genellikle kart─▒ satan firma yetkilileri taraf─▒ndan son kullan─▒c─▒lar i├žin yap─▒l─▒r.

Jumper┬ĺlar ve DIP Anahtarlar─▒

Network kartlar─▒n─▒n baz─▒lar─▒n─▒n ├╝zerinde,bilgisayara tak─▒lmadan ayarlanmas─▒ gereken baz─▒ par├žalar vard─▒r.├ľzellikle birden fazla kablo tipini destekleyen kartlar,fabrika ├ž─▒k─▒┼č─▒nda bu desteklenen tiplerden birine ayarlan─▒r.Bu ayarlar─▒n de─či┼čtirilmesi kart─▒n ├╝zerinde jumper ve DIPswith┬ĺlerle yap─▒l─▒rlar.

Jumper:Devrelerde ge├žici ba─člant─▒ sa─člamak i├žin kullan─▒lan tellerdir.Jumper┬ĺlar─▒n kart ├╝zerinde yaz─▒lm─▒┼č numaralar─▒ vard─▒r.J5,J2,J11 gibi…Jumper┬ĺlar kullan─▒larak, network kartlar─▒n─▒n sahip olduklar─▒ ├Âzelliklerden baz─▒lar─▒ etkinle┼čtirilip,baz─▒lar─▒ ise kullan─▒m d─▒┼č─▒ b─▒rak─▒labilir.Bu ├Âzelliklerin neler oldu─ču ve jumper┬ĺlar─▒n hangi de─čerleri i├žin hangi ├Âzelliklerin etkin olaca─č─▒,kartlar─▒n kullan─▒m k─▒lavuzu t├╝r├╝ belgelerinde yazar.

DIP switch (DIP anahtar─▒) :Network kartlar─▒n─▒n ayarlar─▒n─▒ yapmakta kullan─▒lan bir dizi anahtar.

Network kartlar─▒n─▒n baz─▒lar─▒ yukar─▒da anlat─▒ld─▒─č─▒ gibi kart ├╝zerindeki par├žalar─▒n kullan─▒m─▒ ile ayarlan─▒rlar.Baz─▒ kartlar ise kartla birlikte ├╝retici firma taraf─▒ndan verilen yaz─▒l─▒m taraf─▒ndan yap─▒l─▒r.Kurma yada setup etme…Bu yaz─▒l─▒mlar─▒ kullanarak ayarlanacak parametreler ┼čunlard─▒r:

IRQ Numaras─▒n─▒ Ayarlamak:IRQ,─░ngilizce olarak Interrupt Request s├Âzc├╝─č├╝n├╝n k─▒salt─▒lm─▒┼č─▒d─▒r.Bilgisayar ├╝zerindeki her par├ža ve d─▒┼č ├╝niteler,bilgisayar ├žal─▒┼č─▒rken kendi isteklerini iletmek i├žin bir numara kullan─▒r.Bu numara her par├ža i├žin ayr─▒ olmal─▒d─▒r.Network kart─▒ sat─▒n al─▒rken g├Âzden ka├ž─▒r─▒lmamas─▒ gereken ┼čeylerden biride,network kart─▒n─▒n ├žal─▒┼čabilece─či IRQ numaralar─▒d─▒r.E─čer al─▒nacak kart─▒n kabul etti─či numaralar,bilgisayara tak─▒l─▒ ba┼čka aletler taraf─▒ndan ├Ânceden kullan─▒l─▒yorsa bu bir sorundur.├ľzellikle ├žok say─▒da d─▒┼č ├╝niteyle ├žal─▒┼čan bilgisayarlarda ├žak─▒┼čmalar olabilir.Normalde bilgisayardaki IRQ numaralar─▒ a┼ča─č─▒daki gibidir.

IRQ numaras─▒

KULLANILAN ├ťN─░TE

Bilgisayar─▒n zamanlay─▒c─▒s─▒ (timer)

Klavye

─░├ž kullan─▒m

Seri port Com2,fare yada modem

Seri port Com1,fare yada modem

Paralel port ,LPT2

Disket s├╝r├╝c├╝

Paralel port ,LPT1

Saat

9-13

Serbest

14

Sabit disk

15

Serbest

DMA kanal─▒:DMA (Do─črudan Haf─▒zaya Ula┼č─▒m) kanal─▒n─▒ kullanan bir network kart─▒ varsa,bu kanal─▒ kullanabilecek olas─▒ ba┼čka bir kart ile ├žak─▒┼čmayacak ┼čekilde ayarlanmal─▒d─▒r.

KABLOLARI D├ľ┼×EMEK

- D├Â┼čenecek kablonun boyu fazla tutulmal─▒d─▒r.B├Âylece ba─člant─▒lar─▒ yap─▒l─▒rken rahat ├žal─▒┼č─▒l─▒r.

- E─čer network kablosu ├žal─▒┼čanlar─▒n dola┼čt─▒─č─▒ yerlerden ge├žecekse,yere sabitlenmelidir.B├Âylece kimse tak─▒l─▒p d├╝┼čmez.

- Kablolar toplu halde tutulacaksa yuvarlak plastik halka (klips) larla ba─člamak gerekir.

Kablolar─▒ konekt├Ârlere ba─člamak bilgi ve tecr├╝be gerektirir.Network┬ĺlerde ya┼čanan problemlerin ├žo─ču da yanl─▒┼č ba─člant─▒lar,k├Ât├╝ kesilmi┼č veya k├Ât├╝ ba─članm─▒┼č kablolar gibi ustal─▒k isteyen i┼člerin k├Ât├╝ yap─▒lmas─▒ndan kaynaklan─▒r.

BNC konekt├Ârleri ince koaks kabloya ba─člamak:

Soyulmu┼č kablo ─░├ž yal─▒tkan BNC konekt├Âr

T├╝p ├ľr├╝l├╝ ─░letken tel

B├Âl├╝m

1.En ├╝stteki t├╝p kablonun ├╝zerinden geriye ├žekilir.

2.Kablonun ucu d├╝z olarak kesilir.

3.Kablo soyma aleti ile kabloyu de─či┼čik seviyelerde soyulur.├ľnce en d─▒┼čtaki k─▒sm─▒ bir santim kadar soyulur,sonra i├žteki ├Ârg├╝l├╝ k─▒sm─▒ bir santim kadar ve i├žteki yal─▒tkan k─▒sm─▒ da yar─▒m santim kadar soyulur.

4.─░├žteki iletkeni b├╝kerek merkezi ucun i├žine sokulur.U├ž yal─▒tkana dayan─▒r.

5.S─▒k─▒c─▒ aletle merkezi u├ž s─▒k─▒l─▒r.

6.Konekt├Âr uca ge├žirilir.├ľrt├╝l├╝ b├Âl├╝m d─▒┼čar─▒da,i├ž yal─▒tkan i├žeride kalacak ┼čekilde ge├žirmeye dikkat edilir.Yerle┼čti─čini g├Âsteren bir klik sesi ├ž─▒kmal─▒d─▒r.

7.Geriye ├žekilen t├╝p ┼čeklindeki par├žay─▒ konekt├Âre dayanana kadar itilir.

8.S─▒k─▒┼čt─▒r─▒c─▒ alet kullan─▒larak t├╝p konekt├Âre sabitlenir.

UTP kabloyu RJ-45 konekt├Âr├╝ne ba─člamak: Bu ba─člant─▒da her telin do─čru yere ba─članmas─▒ gerekir.UTP kablolar─▒nda her ├žift birbirini tamamlayan renklere sahiptir.├çiftteki tellerden biri beyaz ├╝zerine portakal rengi ├žizgiliyken,di─čeri portakal ├╝zerine beyaz ├žizgilidir.Di─čer ├žiftteki tellerden biri beyaz ├╝zerine ye┼čil ├žizgiliyken,di─čer telde ye┼čil ├╝zerine beyaz ├žizgilidir.

1. RJ-45 konekt├Âr├╝n├╝ metal iletkenleri size do─čru tutun.Soldaki yuvadan itibaren 1,2,3 diye numaraland─▒r─▒n.

2.Kablonun ucunu d├╝z bir bi├žimde kesin.

3.Kablonun ├╝zerindeki yal─▒tkan k─▒sm─▒ soyun.

4.Telleri ┼ču s─▒rada tutun:

Beyaz ├╝zerine portakal ├žizgili,

Portakal ├╝zerine beyaz ├žizgili,

Beyaz ├╝zerine ye┼čil ├žizgili,

Ye┼čil ├╝zerine beyaz ├žizgili.

5.Telleri s─▒ras─▒yla 1,2,3 ve 6 numaral─▒ yuvalara yerle┼čtirin

6.Per├žinleyici aleti kullanarak yerle┼čtirilen kablolar─▒ sabitleyin.

E─čer ilk iki telle son iki telin yeri de─či┼čtirilirse,buda ├žal─▒┼č─▒r.Kablonun di─čer ucuda ayn─▒ renk s─▒ras─▒nda yerle┼čtirilmelidir.

1 2 3 4 5 6 7 8

LAN NED─░R?

Ki┼čisel bilgisayar kullan─▒c─▒lar─▒n say─▒s─▒n─▒n artmas─▒ sonucunda bir a─č olu┼čturma zorunlulu─ču da artmaktad─▒r.A─č daha ├Ânce de belirtildi─či gibi birden ├žok bilgisayar─▒n birbirine ba─članmas─▒d─▒r.Bunun en basit nedeni bir ├žal─▒┼čma grubunun olu┼čturulmas─▒d─▒r.Bir ├žal─▒┼čma grubu,bir departman─▒ yada bir ┼čirketi ifade eder.Bu gruptaki ki┼čilerin i┼čleri birbiri ile ilgili oldu─čundan birbirlerinin i┼člerine m├╝dahale edebilir yada birlikte ├žal─▒┼č─▒rlar.Yani aktiviteler bir grup olarak yerine getirilir.Ba─č─▒msal ve b├Âl├╝msel olarak ├žal─▒┼čma imkan─▒ sa─član─▒r.

Tipik grup ├žal─▒┼čma bi├žimleri:

Y├Ânlendirme

Tart─▒┼čma g├Âr├╝┼č al─▒┼č veri┼či

─░┼č payla┼č─▒m─▒

Uygulama program─▒n─▒n payla┼č─▒lmas─▒

Planlama

Elektronik posta

LAN (Local Area Network/Yerel Bilgisayar A─č─▒): K├╝├ž├╝k bir alanda (bir bina,bir firma,bir departman,bir oda) bilgisayarlar─▒n birbirine ba─čl─▒ oldu─ču sistemdir.Yerel a─č i├žinde bilgisayarlar,yaz─▒c─▒lar,├žiziciler,CD-ROM s├╝r├╝c├╝leri ve di─čer ├ževre birimleri yer alabilir.

Yerel Bilgisayar a─č─▒n─▒ olu┼čturan elemanlar ┼čunlard─▒r:

Hizmet birimi

─░┼č istasyonu

A─č arabirim kartlar─▒ kablo ba─člant─▒lar─▒

Uygulama

Hizmet birimi ,i┼č istasyonlar─▒n─▒n ba─čland─▒─č─▒ ve i┼č istasyonlar─▒na hizmet veren ana bilgisayard─▒r.Yerel bilgisayar a─člar─▒nda hizmet birimi i┼č istasyonu olarak ki┼čisel bilgisayarlar kullan─▒l─▒rlar.─░┼č istasyonlar─▒ ise a─č i├žindeki kullan─▒c─▒lar─▒n kendi i┼čleri i├žin kulland─▒klar─▒ bilgisayar.─░┼č istasyonlar─▒ bir kart birimi ile a─ča ba─član─▒r.

WAN (GEN─░┼× ALAN NETWORKLER)

Geni┼č alan network┬ĺler k├╝├ž├╝k ├žapl─▒ bir├žok network┬ĺten olu┼čur.Bunlar ├že┼čitli veri yollar─▒yla birbirine ba─članm─▒┼člard─▒r.Bu veri yollar─▒ b├╝y├╝k miktarda bilgi ta┼č─▒yacak ┼čekilde birle┼čtirilebilir yada de─či┼čik veri tiplerine ayr─▒labilirler.

Geni┼č alan network┬ĺler bir ┼čehri di─čerine,bir ┼čehri bir ├╝lkeye,bir ├╝lkeyi ba┼čka bir ├╝lkeye ba─člarlar.├ľzellikle uluslar aras─▒ ├žal─▒┼čan ┼čirketler bu tip network┬ĺleri yayg─▒n olarak kullan─▒rlar.

Bir WAN i├žindeki k├╝├ž├╝k network┬ĺleri birbirine ├že┼čitli y├Ântemlerle ba─člamak m├╝mk├╝nd├╝r.Kiral─▒k hatlar,uydu ba─člant─▒s─▒,framerelay,ATM (Asenkron transfer modu) gibi pek ├žok y├Ântem vard─▒r.

Farme Relay network┬ĺler:WAN┬ĺlarda (Geni┼č alan network) kullan─▒lan bir protokold├╝r.Protokol├╝n esas─▒,bir noktadan di─čerine gitmesi gereken mesaj─▒n m├╝mk├╝n olan en ucuz ┼čekilde g├Ânderilmesine dayan─▒r.Frame relay network┬ĺler telekom├╝nikasyon ┼čirketleri taraf─▒ndan kurulur.Uzaktaki ofislerine ula┼čmak isteyen ┼čirketler de ,telekom├╝nikasyon ┼čirketlerinin kurdu─ču bu network┬ĺ├╝ ara ba─člant─▒ birimi olarak kullan─▒rlar.

B├ťY├ťK NETWORKLER

K├╝├ž├╝k ├žapl─▒ networkler de ihtiya├ž duyulmayan,farkl─▒ ihtiya├žlar nedeniyle g├╝ndeme gelebilecek baz─▒ network par├žalar─▒ tan─▒t─▒lacak olursa:

Bazen iki k├╝├ž├╝k ├žapl─▒ network┬ĺ├╝ ba─člamak d├╝┼č├╝n├╝ld├╝─č├╝ kadar kolay halledilmez.Genelde bu durumun iki nedeni vard─▒r:

─░ki network birbirinden ├žok uzakt─▒r.Farkl─▒ binalar yada farkl─▒ katlar gibi alanlara kurulmu┼č olabilirler.

─░ki network olduk├ža farkl─▒ tiplerde iki network┬ĺt├╝r ve bir arac─▒ olmadan birbirlerinin dilinden anlamayacaklard─▒r.Bu durumlar─▒ ├ž├Âzmek i├žin baz─▒ ├Âzel donan─▒mlar ├╝retilmi┼čtir.

REPEATER┬ĺLAR (Y─░NELEY─░C─░LER)

Yukar─▒daki konularda kablolardan bahsedilirken baz─▒ s─▒n─▒rlamalar oldu─čundan bahsedildi.Kal─▒n ve ince koaks kablolarda s─▒n─▒rlama bir segmentin boyu ├╝zerindedir.Kal─▒n koaks┬ĺta 500 metre,ince koaks┬ĺta ise 185 metre olan bu s─▒n─▒rlama,network┬ĺteki bilgisayar say─▒s─▒yla ba─člant─▒l─▒ de─čildir.

Ethernet network┬ĺlerde iki sonland─▒r─▒c─▒ aras─▒ndaki kablo segment olarak adland─▒r─▒lmaktad─▒r.

UTP kablolar─▒ ilgilendiren k─▒s─▒tlama ise bir i┼č istasyonu ile hub aras─▒ndaki kablonun boyuyla ilgilidir.Bu uzunluk 100 metreden fazla olamaz.

Bu s─▒n─▒rlar network┬ĺte ta┼č─▒nan bir mesaj─▒n kendi ba┼č─▒na alabilece─či mesafelerdir.Bu s─▒n─▒rlara dayan─▒ld─▒─č─▒nda network┬ĺe bir yineleyici dahil edilerek zay─▒flayan mesaj g├╝├žlendirilir ve network ├╝zerinde yoluna devam etmesi sa─član─▒r.

Yineleyiciler ger├žek anlamda sadece koaks kablo kullanan Ethernet network┬ĺlerinde kullan─▒l─▒r.UTP kablolamada zorunlu olarak kullan─▒lan hub┬ĺlar bir yineliyici g├Ârevi yaparlar.Ayn─▒ ┼čekilde Token Ring network┬ĺlerde de her i┼č istasyonu bir yineliyici gibi ├žal─▒┼č─▒r.

UTP kablolamada kullan─▒lan kullan─▒lan hub┬ĺar─▒n pek ├žo─čunun ince koaks kablo i├žin ba─člant─▒ yerleri vard─▒r.B├Âylece bu hub┬ĺlara ba─članacak di─čer hub┬ĺlar─▒ yada bilgisayarlar─▒ ince koaks kablo kullanarak da ba─člamak m├╝mk├╝nd├╝r.B├Âylece 100 metre yerine 185 metre s─▒n─▒r─▒ kulan─▒l─▒r.

Bir ethernet network┬ĺ├╝nde ├╝├ž yineleyiciden fazlas─▒n─▒ u├ž uca ba─člayamazs─▒n─▒z.Kablolama yap─▒l─▒rken dikkat edilmesi gereken noktalardan biriside budur.

BRIDGE┬ĺLER (K├ľPR├ťLER)

K├Âpr├╝ler yineleyicilerin yapt─▒klar─▒na benzer bir i┼č yapmalar─▒na ra─čmen ├žok daha etkileyicidirler.├ç├╝nk├╝ daha mant─▒kl─▒ ├žal─▒┼č─▒rlar.Bir yineleyici,bir ucundan gelen mesaj─▒ al─▒r,g├╝├žlendirir ve network┬ĺ├╝n di─čer b├Âl├╝m├╝nde yoluna devam etmesini sa─člar.Oysa network performans─▒ hakk─▒nda daha ├žok kayg─▒lanan k├Âpr├╝ler,gelen mesaj network┬ĺ├╝n di─čer b├Âl├╝m├╝ndeki bilgisayarlara gitmiyorsa,mesaj─▒ g├Ândermez.

Ayr─▒ca k├Âpr├╝ler farkl─▒ iki tip network┬ĺ├╝,├Ârne─čin bir Token Ring ile bir ethernet network┬ĺ├╝ birbiriyle anla┼čabilir hale getirirler.Bunun i├žinde iki network aras─▒nda ├ževirmenlik yaparlar.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Ege B├Âlgesi

EGE B├ľLGES─░

1-B├ľLGEN─░N CO─×RAF─░ ├ľZELL─░KLER─░:

T├╝rkiye┬ĺnin bat─▒s─▒nda yer alan b├Âlge , 79.140 km2 yer kaplar. 38.618 km2 Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺne , 40.522 km2 ise ─░├žbat─▒ Anadolu B├Âl├╝m├╝┬ĺne girer. Ege B├Âlgesi T├╝rkiye┬ĺnin yakla┼č─▒k %10,2 ┬Ĺini kaplar.

a) S─▒n─▒rlar─▒:

Ege b├Âlgesi ├žok girintili ├ž─▒k─▒nt─▒l─▒ bir deniz yal─▒s─▒nda,kuzeyde Edremit K├Ârfezi k─▒y─▒lar─▒ndan g├╝neyde K├Âyce─čiz K├Ây├╝ yak─▒nlar─▒na kadar uzan─▒r. G├╝neydo─ču Akdeniz B├Âlgesine kom┼ču olur ; do─čuda ─░├ž Anadolu┬ĺya do─čru girer, kuzeyde Marmara B├Âlgesi┬ĺne biti┼čir. Ege B├Âlgesi s─▒n─▒rlar─▒ i├žinde ─░zmir, Manisa, Ayd─▒n, U┼čak ve K├╝tahya illerinin b├╝t├╝n├╝, Mu─čla, Denizli ve Afyon illerinin b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒n─▒ , Bal─▒kesir ve Bursa ilinin k├╝├ž├╝k bir k─▒sm─▒ yer almaktad─▒r. B├Âlge s─▒n─▒rlar─▒ i├žinde yer ald─▒─č─▒ kabul edilen il ve il├želerin toplam y├╝z ├Âl├ž├╝m├╝ 83.358 km2 , n├╝fusu da 2000 y─▒l─▒nda yap─▒lan n├╝fus say─▒m─▒na g├Âre yakla┼č─▒k 9.000.000┬ĺdur.

b) Yery├╝z├╝ ┼×ekilleri:

Ege B├Âlgesi┬ĺnde dikkati ├žeken ├Âzellikler,Kuzey ve G├╝ney Anadolu┬ĺda oldu─ču gibi k─▒y─▒ya paralel da─č s─▒ralar─▒n─▒n bulunmay─▒┼č─▒d─▒r, ├žo─ču do─ču-bat─▒ do─črultusunda uzanan geni┼č vadiler y├╝zey ┼čekillerine y├Ân verir, yer yer kuzey-g├╝ney veya kuzeybat─▒-g├╝neydo─ču do─črultulu olanlar─▒ varsa da , b├╝t├╝n bu vadi sistemlerinin ay─▒rd─▒─č─▒ da─č k├╝tleleri fazla y├╝ksek de─čildir. Ba┼čl─▒ca ├žukur alanlar─▒n genel do─črultusu sebebiyle b├Âl├╝m i├žinde y├╝zey ┼čekillerin kuzeyden g├╝neye bir s─▒ralan─▒┼č g├Âsterdi─či dikkat ├žeker. Kuzey Edremit K├Ârfezi ve Ovas─▒yla Bak─▒r├žay Ovas─▒ aras─▒nda Madra Da─č─▒ K├╝tlesi (1344 m) , Bak─▒r├žay ve A┼ča─č─▒ Menderes Ovas─▒ aras─▒nda Yunt Da─č─▒ K├╝tlesi (1075 m) , Gediz ve K├╝├ž├╝k Menderes Vadileri aras─▒nda Bozda─člar (2160 m) ve bunlar─▒n bat─▒ya uzant─▒s─▒ym─▒┼č gibi g├Âr├╝nen Urla Yar─▒madas─▒ y├╝kseklikleri (Akda─č ,1218 m) : K├╝├ž├╝k Menderes ve B├╝y├╝k Menderes Ovalar─▒ aras─▒nda Ayd─▒n Da─člar─▒ (1675 m) , B├╝y├╝k Menderes Vadisi g├╝neyinde g├╝neydo─ču-kuzeybat─▒ vadilerde yar─▒lm─▒┼č da─čl─▒k Mente┼če Y├Âresi Da─člar─▒ ( do─ču ve g├╝neye gittik├že y├╝kselir ; Be┼č Parmak Da─č─▒ (1350 m) , Madran Da─č─▒ (1792 m), Baba Da─č─▒ (2300 m), Honaz Da─č─▒ (2571 m), G├╝ney Mente┼če┬ĺde Sand─▒raz Da─č─▒ (2294m) . ). B├╝t├╝n bu Da─č─▒n─▒k da─č par├žalar─▒ asl─▒nda,ortada billursal yap─▒l─▒ eski bir k├╝tle (Libya-Karya veya Saruhan-Mente┼če K├╝tlesi: son y─▒llarda kullan─▒lan ad─▒yla Menderes K├╝tlesi ) ile bunun etraf─▒nda onun kal─▒b─▒na uyan daha yeni yap─▒l─▒ da─č s─▒ralar─▒ndan olu┼čmu┼č, ├╝├ž├╝nc├╝ zaman i├žinde a┼č─▒nm─▒┼č ve g├Âllerle kaplanm─▒┼č , g├Âl tortullar─▒yla ├Ârt├╝lm├╝┼č , ├╝├ž├╝nc├╝ zaman sonunda meydana gelen yer hareketleriyle birbirinden ayr─▒larak bu g├╝nk├╝ halini alm─▒┼čt─▒r. B├Âyle bir d├╝zen birbirinden farkl─▒ do─črultulara sahip y├╝zey ┼čekillerini denizle temasa getirdi─či i├žin k─▒y─▒ ├žizgisi de son derece girintili ├ž─▒k─▒nt─▒l─▒d─▒r.

Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺnde da─čl─▒k k├╝tlelere ay─▒ran derin , geni┼č ve devaml─▒ vadiler : Denizli, Akhisar do─črultusundan ge├žen ├žizgi ├Âtesinde art─▒k g├Âr├╝nmez olur. Bunun yerine g├╝neydo─ču-kuzeybat─▒ do─črultulu bir ekseni bulunan bir e┼čik ,i├ž bat─▒ Anadolu e┼či─či yer al─▒r. Bu e┼čik ├╝zerinde eksenin do─črultusunu boylayan birbirine paralel ve aralar─▒ olduk├ža al├žak oluklarla ayr─▒lm─▒┼č kesintili da─č dizileri g├Âr├╝l├╝r. Da─člar genellikle eski temele ait billursal yap─▒l─▒ bazen de volkaniktir. Da─člar aras─▒ndaki ├žukur alanlar ve dalgal─▒ d├╝zl├╝kler de ├╝├ž├╝nc├╝ zamana ait g├Âllerin ├ž├Âkeltti─či killi kire├žli katmanlar ile ├Ârt├╝l├╝d├╝r. Da─č s─▒ralar─▒ Sultan Da─člar─▒yla Uluda─č aras─▒ndaki alan─▒ kaplar. Da─č s─▒ralar─▒n─▒n en bat─▒s─▒ndaki Murat Da─č─▒ (2129 m), ┼×aphane Da─č─▒ (2120 m) Al├žam-Akda─č (2089 m) ile daha do─čuda Emir Da─č─▒ (2307 m) ve T├╝rkmen Da─č─▒ (1825) Domani├ž Da─č─▒ (1910 m) ve Uluda─č┬ĺ─▒ (2543 m) i├žime al─▒r. Da─člar─▒ ay─▒ran ve onlar─▒n etraf─▒nda yer alan yayla d├╝zl├╝kleri i├žinde de yer yer ovalar (Afyon Ovas─▒, 1000 m gibi) ve yayla ├╝zerinde volkanik men┼čeli tepeler g├Âr├╝l├╝r. Kula dolaylar─▒nda kara kayalar─▒ndan olu┼čmu┼č da─člar aras─▒nda ├žok taze volkan konilerine rastlan─▒r.

Ege B├Âlgesi birbirine ba─čl─▒ bir├žok graben ve horst lardan olu┼čmaktad─▒r. Grabenler, k─▒r─▒k hatlar─▒n ge├žti─či alanlard─▒r. Bu nedenle b├Âlgede yer alan Edremit K├Ârfezi, Bak─▒r├žay, Simav, Gediz, K├╝├ž├╝k ve B├╝y├╝k Menderes Grabenleri ba┼čl─▒ca deprem alanlar─▒d─▒r ve b├Âlgenin %90┬ĺ─▒ 1.dereceden deprem ku┼ča─č─▒na girer.

c) ─░klim

Ege b├Âlgesi yazlar─▒ s─▒cak ve kurak k─▒┼člar─▒ ─▒l─▒k ve ya─č─▒┼čl─▒ Akdeniz iklimi etkisi alt─▒ndad─▒r; fakat burada k─▒y─▒ya paralel devaml─▒ da─člar bulunmad─▒─č─▒ i├žin deniz etkisi i├žerilere daha fazla sokulur. Ege b├Âlgesi kuzey etkilerine az a├ž─▒k oldu─ču i├žin ├Âzellikle b├Âlgenin kuzey kesimlerinde k─▒┼č─▒n so─čuk bask─▒nlar─▒ daha fazla g├Âr├╝l├╝r. Ya─č─▒┼člarda yaz kurakl─▒─č─▒ geneldir. Ya─č─▒┼č tutar─▒ bak─▒m─▒ndan Akdeniz ve Karadeniz B├Âlgeleri┬ĺnde g├Âr├╝len ├Âl├ž├╝de farklar g├Âr├╝lmez. ─░├žbat─▒ kesiminde yaz-k─▒┼č s─▒cakl─▒k fark─▒ artar. En so─čuk ve en s─▒cak aylar─▒n ortalama s─▒cakl─▒k dereceleri k─▒y─▒ boyunda g├╝neyden kuzeye azal─▒r; Bodrum 110 C ve 280 C ,─░zmir 80 C ve 27 0 C. Ege ovalar─▒nda k─▒┼člar ─▒l─▒k, yazlar k─▒y─▒dan daha s─▒cakt─▒r. ─░├žbat─▒ Anadolu E┼či─či┬ĺnde y├╝kseklik dolay─▒s─▒yla ─░├ž Anadolu ┼čartlar─▒na yakla┼čan bir durum belirir. Ortalama U┼čak┬ĺta 20C ve 230 C ,Afyon┬ĺda 00 C ve 220C olur. Minimum ve maximumlar da farkl─▒d─▒r. En d├╝┼č├╝k s─▒cakl─▒k Bodrum┬ĺda ┬ľ40 , ─░zmir┬ĺde ┬ľ80, Ayd─▒n┬ĺda ┬ľ110 , U┼čak┬ĺta ┬ľ240, K├╝tahya┬ĺda ┬ľ280 ; en y├╝ksek s─▒cakl─▒k Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺnde tropikal havan─▒n yay─▒ld─▒─č─▒ s─▒ralarda genellikle 400 ├╝st├╝nde (Bodrum 430 , ─░zmir 420 ,Manisa 440) e┼čik ├╝st├╝nde de buna yak─▒nd─▒r (U┼čak 390 , K├╝tahya 360). Y─▒ll─▒k ortalama ya─č─▒┼č miktar─▒ genellikle 500 mm ├╝st├╝nde olmakla beraber bazen 1m yi ge├žer; ─░zmir 693 mm, Edremit 725 mm, Ayd─▒n 660 mm, U┼čak 540 mm, Afyon 460 mm . Ya─č─▒┼č rejimi k─▒y─▒ boyunca tipik Akdeniz rejimidir: yaz mevsimi ya─č─▒┼č pay─▒ %2 yi ge├žmez.(Bodrum % 1den az, ─░zmir %2).k─▒┼č─▒n ise % 50 yi hatta %60 a y├╝kselir.(Bodrum %63.5 , ─░zmir %55) Sonbahar ya─č─▒┼č pay─▒ ilkbahar ya─č─▒┼č pay─▒ndan ├žok az farkl─▒d─▒r. Ege b├Âl├╝m├╝ ovalar─▒nda yaz yine ├žok kurak ge├žmekle beraber , bu mevsimin ya─č─▒┼č y├╝zde pay─▒ 3-4 ├╝ bulur. ─░├žbat─▒ Anadolu┬ĺda ise k─▒┼č ya─č─▒┼člar─▒ %50┬ĺnin alt─▒na d├╝┼čer.(U┼čak %42.5 , Afyon %31.5) ilkbaharda ya─č─▒┼č pay─▒ gittik├že artar(Afyon % 34) , yaz─▒n pay─▒ da % 30 u ge├žebilir: (U┼čak%9 , Afyon %16,5 ) . Kar ya─č─▒┼člar─▒ k─▒y─▒ boyunca seyrek , fakat i├ž kesimlerde olduk├ža fazlad─▒r.( ortalama Bodrum 0.1 , ─░zmir 0.2 , Mu─čla 1.2 , Denizli 3.5, U┼čak 9, K├╝tahya 20 g├╝n). Bulutluluk k─▒y─▒da az , e┼čik kesimde fazlad─▒r. A├ž─▒k g├╝nlerin say─▒s─▒ Bodrum┬ĺda 178 g├╝n├╝ bulur.

Ege B├Âlgesi, ─░zlanda ve Bat─▒ Akdeniz ge├žici al├žak bas─▒n├žlardan b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de etkilenmektedir. Bu bas─▒n├žlar─▒n etkisiyle ilkbaharda kuzeybat─▒dan esen etezyen, b├Âlge iklimine ├Âzellik kazand─▒r─▒r. Yaz mevsiminde denizden karaya do─čru esen imbat r├╝zgarlar─▒, b├Âlgenin tan─▒nm─▒┼č yerel r├╝zgarlar─▒d─▒r.

d) Bitki ├ľrt├╝s├╝

Akdeniz ─░klimi┬ĺnin h├╝k├╝m s├╝rd├╝─č├╝ , kesimlerde tabii bitki ├Ârt├╝s├╝ al├žak kesimlerde maki g├Âr├╝n├╝┼č├╝ olan kurak├ž─▒l bir orman bi├žimindedir. Kuzeye do─čru nemli r├╝zgarlara a├ž─▒k Da─člar─▒n yama├žlar─▒nda bunlar─▒n aras─▒nda Karadeniz k─▒y─▒s─▒nda g├Âr├╝len tipler kar─▒┼č─▒r. Do─čuya do─čru gittik├že deniz etkisinin azalmas─▒ , y├╝kselti artmas─▒ ve ya─č─▒┼člar─▒n eksilmesi dolay─▒s─▒yla otsu bitkiler (step) hakim duruma ge├žer. Maki b├Âlgenin g├╝ney kesimlerinde 800m ye kuzeyde ve i├žerilere do─čru 500m ye kadar y├╝kselir. Tahrip edildi─či yerlerde ladenotu gibi bitkilerin yay─▒ld─▒─č─▒ frigane tipi c─▒l─▒z bitki ├Ârt├╝lerine rastlan─▒r. Maki i├žinde p─▒rnal me┼česi, palamut me┼česi , defne, kocayemi┼č, mersin a─čac─▒, yabani zeytin, ├žok g├Âr├╝l├╝r. As─▒l orman ,daha maki basama─č─▒nda k─▒z─▒l├žam ile belirir. K─▒z─▒l├žam da y├╝kseklerde yerini , kara├žam a b─▒rak─▒r. Kara├žam ormanlar─▒yla step alanlar─▒ aras─▒n, me┼čeler ve me┼če ├žal─▒lar─▒ girer. Sar─▒├žam a T├╝rkmen Da─č─▒nda f─▒st─▒k ├žam─▒na Kozak Da─člar─▒nda, ayr─▒ca Medran ve Be┼čparmak Da─člar─▒nda , g├Âknara Kaz Da─č─▒nda rastlan─▒r. ├ť├ž├╝nc├╝ zaman─▒n s─▒cak nemli devri yadigar─▒ olan g├╝nl├╝k a─čac─▒ g├╝ney k─▒y─▒lar─▒na s─▒─č─▒nm─▒┼čt─▒r. Steplerin ─░├žbat─▒ Anadolu┬ĺnun d├╝zl├╝klerinde yay─▒ld─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝r. Bununla beraber step ├žok yerde insanlar─▒n yapt─▒klar─▒ baltalamalar sonucunda seyrek bir orman─▒n yerini alm─▒┼č olmal─▒d─▒r. Bu kesimde akarsular boyunca s├Â─č├╝t dizileri , k├Âyler etraf─▒nda kavakl─▒klar bulunur.

e) Sular

Ege B├Âlgesi┬ĺnin b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒nda sular Bak─▒r├žay, Gediz,K├╝├ž├╝k ve B├╝y├╝k Menderes Irmaklar─▒ arac─▒l─▒─č─▒yla Ege Denizine d├Âk├╝l├╝r. Yaln─▒z ─░├žbat─▒ Anadolu B├Âl├╝m├╝┬ĺn├╝n kuzey kesimi sular─▒n─▒ Susurlu Irma─č─▒┬ĺn─▒n yukar─▒ ├ž─▒─č─▒r─▒ ve sa─čdan ald─▒─č─▒ Emet ├ça─č─▒, Kocacay ile Marmara Denizine ,Sakarya ─▒rma─č─▒ ve ├Ânemli kolu Porsuk ├žay─▒ ile Karadeniz┬ĺe , do─čuda da Afyon Ak┼čehir G├Âl├╝ne g├Ânderir. Ege B├Âlgesi┬ĺnde yazlar ├žok s─▒cak ve kurak ge├žti─či i├žin ,bu mevsimde akarsular ├žok fakirle┼čir, hatta baz─▒lar─▒ t├╝kenecek hale gelir. Buna kar┼č─▒l─▒k k─▒┼č─▒n ve ilkbaharda kuvvetli ya─č─▒┼člarla ve h─▒zl─▒ kar erimeleriyle kabar─▒r. Bazen bu kabarmalar ├ževreye zarar verebilecek hale gelir . Ege b├Âlgesinde Akar├žay ├ževresi d─▒┼č─▒nda kapal─▒ havza yoktur. Yaln─▒z G├╝ney Mente┼če Y├Âresi┬ĺnde zeminin ge├žirimli topraktan olu┼čmas─▒ dolay─▒s─▒yla sular yer alt─▒ yollar─▒yla ba┼čka akarsulara veya denizlere ula┼čmaktad─▒r. Gediz ├╝zerindeki Demirk├Âpr├╝ ve B├╝y├╝k Menderes┬ĺ in kolu Ak├žay ├╝zerindeki kemer baraj─▒ gerisinde birer yapma g├Âl bulunur. Simav ├çay─▒n─▒n yukar─▒s─▒ndaki Simav G├Âl├╝ ise kurumu┼čtur.

f) N├╝fus ve Yerle┼čme

Ege B├Âlgesi kaplad─▒─č─▒ alan bak─▒m─▒ndan T├╝rkiye┬ĺnin %10 unu ge├žmedi─či halde memleket n├╝fusunun %14 ├╝n├╝ kaplamaktad─▒r. B├╝t├╝n├╝nde b├Âlge i├žinde yer alan 5 il ile k─▒smen yer alan 5 ilin b├Âlgeye giren il├želerinde (84.046 km2 ) . 2000 y─▒l─▒nda yap─▒lan n├╝fus say─▒m─▒na g├Âre n├╝fusu yakla┼č─▒k 9.000.000┬ĺdur.Ege B├Âlgesi┬ĺnin 5.2 milyondan fazlas─▒ 3.000 den az n├╝fuslu yerlerde ya┼čar; buna g├Âre de Ege B├Âlgesi┬ĺnde k─▒r n├╝fus yo─čunlu─ču km2 ye 54 ki┼či olur.3.000 den fazla kasaba ve ┼čehirlerde ise 160┬ĺd─▒r.Buralarda ya┼čayanlar b├Âlge n├╝fusunun % 45 ini olu┼čtururlar.10.000┬ĺden fazla n├╝fusu olan 38 ┼čehirde ya┼čayanlar b├Âlge n├╝fusunun %32 sini olu┼čturur. Cumhuriyet d├Âneminde Ege B├Âlgesinde n├╝fus ile birlikte ┼čehir say─▒s─▒ da artm─▒┼čt─▒r : 1927 say─▒m─▒nda b├Âlgedeki ┼čehirlerin say─▒s─▒ 14, toplam n├╝fus 371.000 idi. ┼×imdi ise bu say─▒ ├žok fazla artm─▒┼čt─▒r.

g) Ekonomi

N├╝fusun yar─▒dan fazlas─▒ ┼čehirler d─▒┼č─▒nda ya┼čayan Ege B├Âlgesi┬ĺnde toprak ba┼čl─▒ca ge├žim kayna─č─▒ say─▒lsa da Do─ču Anadolu ve ─░├ž Anadolu┬ĺya benzemez. Tar─▒m d─▒┼č─▒ ge├žim kaynaklar─▒ ise sanayi ve ticarettir. ─░zmir T├╝rkiye┬ĺnin ikinci iktisadi merkezi say─▒l─▒r. Tar─▒m─▒n ├že┼čitlilik g├Âstermesinde iklim ve toprak ┼čartlar─▒, co─črafi mevki, ula┼č─▒m kolayl─▒─č─▒ etkili olmu┼čtur. Daha ├žok Akdeniz iklimine uyan bitkilerin tar─▒m─▒ yap─▒l─▒r. Hatta bunlardan baz─▒lar─▒ as─▒l Akdeniz B├Âlgesi┬ĺnden daha kaliteli ├╝r├╝n verir ( ├╝z├╝m ,zeytin …) .Ger├žekte bu ├Âzellikler Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺnde g├Âz├╝k├╝r. ─░├žerilere do─čru gittik├že ve y├╝kselti artt─▒k├ža ─░├ž Anadolu┬ĺya ge├ži┼č ├Âzelli─či belirir; tah─▒l ekimi ,nadas oran─▒ artar, hayvanc─▒l─▒k gitgide ├Ânemli yer tutar. Topraktan faydalanma b├Âl├╝n├╝┼č├╝ yakla┼č─▒k olarak ┼č├Âyledir: ekili dikili topraklar %28, nadas topraklar─▒ %7.5,orman alanlar─▒ %21, ├žay─▒r ve otlaklar %26 ,├╝r├╝n veremeyen topraklar %17,5

Ekili dikili topraklar bak─▒m─▒ndan Ege B├Âlgesi Marmara B├Âlgesi┬ĺnden biraz geride, ─░├ž Anadolu┬ĺyla e┼čit ,Do─ču Anadolu┬ĺnun ├╝├ž kat─▒na yak─▒n bir durumdad─▒r. Orman alanlar─▒ da T├╝rkiye ortalamas─▒n─▒n ├žok ├╝st├╝nde olmakla beraber Y├╝zey ┼čekillerinin fazla kuvvetli olmay─▒┼č─▒ ve yaz kurakl─▒─č─▒ a─ča├žlar─▒n tahribini kolayla┼čt─▒rmakta, as─▒l ormanlar ─░├žbat─▒ ve Mente┼če Y├Âresi┬ĺndedir. ├çay─▒r ve otlaklar fazla yer tutmaz. Ekili alanlar a─ča├ž ve fidan dikili yerlerden fazla olmakla beraber, dikili alanlar ─░├žbat─▒ Anadolu┬ĺda %1.5┬ĺe d├╝┼čmekte, Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺnde %7┬ĺyi ge├žmektedir. Ekili alanlar─▒n ortalama b├Âl├╝n├╝┼č├╝ ┼č├Âyledir: tah─▒l %70, sebzeler %9, sanayi bitkileri %21. Tah─▒l tarlalar─▒ ekili yerlerin 10/7┬ĺsini meydana getirir. Ger├žekte bu oran K├╝tahya ├ževresinde %91, Afyon┬ĺda %90 oldu─ču halde ─░zmir┬ĺde %44 ve Ayd─▒n┬ĺda %46┬ĺya d├╝┼čer. Tah─▒l ├╝r├╝nleri aras─▒nda genellikle tah─▒l ba┼čta gelir; ortalama 1 milyon ton elde edilir. Afyon , Manisa ve K├╝tahya illeri ba┼čta gelir. ─░kincili─či arpa (500.000 ton kadar) al─▒r, m─▒s─▒r ├žok geride kal─▒r.

Genellikle pirin├ž ├╝retimine az ├Ânem verilir. Sebze ekimi olduk├ža ├Ânemlidir. Ya┼č sebze ekimi iklim ┼čartlar─▒ndan yararlan─▒r ve turfandac─▒l─▒k geli┼čmi┼čtir. Patates ekimi olduk├ža geli┼čmi┼č olmakla beraber ilden ile fark g├Âsterir. Yayg─▒n olarak kavun karpuz ekiminde Manisa ili ba┼čta gelir. Sanayi bitkileri e─čitimi daha ├žok ├Ânemlidir, fakat bu bak─▒mdan ─░├žbat─▒ Anadolu ile Ege B├Âl├╝m├╝ aras─▒nda ├žok b├╝y├╝k fark g├Âr├╝l├╝r. K├╝tahya ve Afyon illerinin ekili alanlar─▒nda ancak %5┬ĺi sanayi bitkileri yeti┼čtirilir. Ama bu bitkilerin oran─▒ ─░zmir ilinde %47┬ĺyi , Ayd─▒n┬ĺda %51┬ĺi bulur. Ege B├Âlgesi┬ĺnde sanayi bitkileri ekimi ├žok ├že┼čitlidir; t├╝t├╝n ├Âzellikle Manisa (45.000 ton),─░zmir (40.000 ton) ve Mu─čla┬ĺda (15.000 ton) ekilir. Denizli (8.000 ton) ve Ayd─▒n (3.000 ton) illerinin pay─▒ daha azd─▒r. K├╝tahya ve U┼čak illerinde ├žok daha az t├╝t├╝n ├╝retilir. Toplam olarak Ege B├Âlgesi┬ĺnin T├╝t├╝n ├╝retimi son y─▒llarda artma g├Âstermi┼čtir. Pamu─čun ┼čimdiki y─▒llarda Ege B├Âlgesi┬ĺnde hem ├╝retimi artm─▒┼č hem de kalitesi artm─▒┼čt─▒r. Son y─▒llarda 200.000 tona yakla┼čm─▒┼č, T├╝rkiye pamuk ├╝r├╝n├╝n├╝n %36┬Ĺs─▒ Ege B├Âlgesi┬ĺnde yeti┼čmektedir. Ba┼čka ya─č bitkileri aras─▒nda ha┼čha┼č ├╝r├╝n├╝ eskiden beri Afyon ilinde k├╝melenmekte, ve Ege B├Âlgesi afyon ├╝r├╝n├╝n├╝n %80 ini sa─člamaktad─▒r. Susam ├╝retiminde ba┼čta Mu─čla olmakla birlikte T├╝rkiye ├╝retiminin %30 u bu b├Âlgede ├╝retilmektedir.

Dikili alanlar bak─▒m─▒ndan b├Âlgenin b├╝y├╝k ├Âzelli─či ├žekirdeksiz ├╝z├╝m ve kurutulmaya elveri┼čli incir yeti┼čtirilmesidir. Ayr─▒ca zeytin ├╝retiminde b├Âlgenin belli kesimlerinde toplan─▒r. ├ťz├╝m asmas─▒na b├Âlgenin her taraf─▒nda rastlan─▒r ve ├╝r├╝n├╝n ├žo─ču yerinde t├╝ketilir. Ege b├Âlgesinin ├Âzel ├Âneme sahip ├╝z├╝m├╝ kurutmal─▒k ├žekirdeksiz ├╝z├╝m olup en ├žok ─░zmir y├Âresinde ve Gediz Ovas─▒ yama├žlar─▒nda ayr─▒ca k├╝├ž├╝k menderes ovas─▒nda yeti┼čir. Kuru ├╝z├╝m ihracat─▒ 50.000-70.000 aras─▒ndad─▒r. Ayr─▒ca sekiz ilin ya┼č ├╝z├╝m ├╝retimi 700.000 ton kadard─▒r. Bunun yar─▒dan fazlas─▒ Manisa iline 1/20┬ĺsi ─░├žbat─▒ Anadolu B├Âl├╝m├╝┬ĺne d├╝┼čer. E─če B├Âlgesi┬ĺnin ├╝nl├╝ kurutmal─▒k inciri ise ├žo─čunlukla b├╝y├╝k menderes vadisinde yani Ayd─▒n ilinde toplan─▒r. Turun├žgillere ├Âzellikle b├Âlgenin g├╝ney kesiminde rastlan─▒r. Bodrum ili eskiden beri mandalinas─▒yla ├╝nl├╝d├╝r. T├╝rkiye zeytinliklerinin % 68┬ĺi Ege B├Âlgesi┬ĺnde toplan─▒r. Edremit K├Ârfezi k─▒y─▒lar─▒ ba┼čta gelir. Manisa┬ĺda ba─čc─▒l─▒k y├╝z├╝nden biraz gerilemi┼č g├Âr├╝len zeytincilik Ayd─▒n ve Mu─čla illerinde tekrar geli┼čir. Zeytinya─č─▒ ├╝retimi 35.000 ile 80.000 ton aras─▒nda oynar.

Hayvanc─▒l─▒k bak─▒m─▒ndan ├Âzellikle ─░├žbat─▒ Anadolu┬ĺda ├žay─▒r ve otlaklar─▒n e─če b├Âl├╝m├╝ne g├Âre daha fazla yer tuttu─ču dikkat ├žeker. En ├žok k├╝├ž├╝k ba┼č hayvan beslenir. Koyun say─▒s─▒ 5.000.000 ┬Ĺa yakla┼č─▒r. Ke├ži say─▒s─▒ da koyun say─▒s─▒n─▒n yar─▒s─▒ kadard─▒r. S─▒─č─▒rlar─▒n say─▒s─▒ yaln─▒z K├╝tahya ve Afyon illerinde 400.000┬ĺi a┼čar ve b├Âlgenin b├╝t├╝n illerinde toplam say─▒lar─▒ 1.750.000┬ĺi bulmaz. Manda say─▒s─▒ 100.000 kadard─▒r. At say─▒s─▒ (200.000) e┼ček say─▒s─▒ndan (450.000) azd─▒r. Ege B├Âlgesi┬ĺnin b├╝t├╝n illerinde ya┼čayan evcil hayvanlar─▒n T├╝rkiye toplam─▒na oran─▒ ┼č├Âyledir : koyun % 10.8 , K─▒l ke├ži % 12.8 , Tiftik ke├žisi % 9 , S─▒─č─▒r % 9 , Manda % 5.5 ┬Ĺdir.

K├╝mes hayvanc─▒l─▒─č─▒ olduk├ža yayg─▒nd─▒r (6.000.000 Tavuk). Ar─▒c─▒l─▒k her tarafta yap─▒l─▒r. Mu─čla ili y─▒ll─▒k 900 tona yak─▒n bal ├╝retimiyle T├╝rkiye┬ĺde birinci s─▒radad─▒r. ─░pek b├Âcek├žili─činde b├╝t├╝n T├╝rkiye┬ĺde oldu─ču gibi gerileme g├Âr├╝l├╝r. Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺn├╝n b├╝t├╝n illerinde ├žok az ipek b├Âce─či yeti┼čtirilir. Deniz ├╝r├╝nlerinde ├že┼čitlilik g├Âr├╝l├╝r, ├Âzellikle ─░zmir K├Ârfezi k─▒y─▒lar─▒ bal─▒k├ž─▒l─▒ktan yana ├Ânem ta┼č─▒r. Bal─▒k yumurtas─▒ ├Âzellikle Akdeniz B├Âlgesi s─▒n─▒r─▒ndaki k├Âyce─čiz g├Âl├╝nden ├ž─▒kar─▒l─▒r. Bafa G├Âl├╝nde ve k─▒y─▒ g├Âllerinde de bal─▒k tutulur. S├╝ngercili─čin ba┼čl─▒ca merkezi Bodrum┬ĺdur.

Ege B├Âlgesinde maden bak─▒m─▒ndan ├že┼čitlilik varsa da maden yataklar─▒ndan rezervi zengin olanlar say─▒l─▒d─▒r. B├Âlge madenleri aras─▒nda ├žok eskiden i┼čletilmi┼č olanlar vard─▒r: Lydia kral─▒ Kroisos un zenginli─čini sa─člayan alt─▒n, ba┼čkenti olan Sardeis ten ge├žen Paktalos ├žay─▒n─▒n al├╝vyonlar─▒ i├žinden ├ž─▒kart─▒lmaktayd─▒. Bug├╝n i┼čletilen maden yataklar─▒ aras─▒nda yak─▒tlardan linyit ├Âzellikle K├╝tahya y├Âresi ve Soma dolaylar─▒nda k├╝melenmi┼čtir. Ayr─▒ca ─░zmir, Tire , B.Menderes , Milas ,Denizli dolaylar─▒nda da linyit bulunur. Borasit ─░├žbat─▒ Anadolu┬ĺda zengin yataklar halinde bulunur. Krom cevheri ilk olarak Bursa g├╝neyinde i┼čletilme─če ba┼članm─▒┼č olup ayr─▒ca G├╝ney Mente┼če y├Âresinde de bulunur. Ege B├Âlgesi┬ĺnde ├žok yerde demir yataklar─▒na rastlan─▒r. Manganez, manyezit, z─▒mpara ,k├╝k├╝rt, c─▒va , antimon, mika da bu arada say─▒labilir. ├çe┼čitli mermer ve yap─▒ ta┼č─▒ yataklar─▒ , maden suyu kaynaklar─▒ vard─▒r. T├╝rkiye nin ba┼čl─▒ca tuzlas─▒ ─░zmir K├Ârfezinde ├çamalt─▒┬ĺndad─▒r.

Sanayi bak─▒m─▒ndan Ege B├Âlgesi, Marmara B├Âlgesi┬ĺnin ard─▒ndan ikinci gelir. Sanayi faaliyetleri ├Âzellikle ─░zmir ┼čehrinde toplanm─▒┼čt─▒r. ─░zmir d─▒┼č─▒nda da birtak─▒m sanayi tesisleri bulunmaktad─▒r. ─░zmir┬ĺde k├╝melenen sanayi kollar─▒ndan an ├Ânemlisi dokumac─▒l─▒k alan─▒na d├╝┼čer. ─░kinci grupta makine, madeni e┼čya, tamir at├Âlyeleri ve d├Âk├╝mhaneler s─▒ralan─▒r. Besin maddeleri aras─▒nda un, makarna, konserve, ya─č fabrikalar─▒, kuru ├╝z├╝m ve incir i┼členen tesisler, ayr─▒ca ispirtolu i├žki yap─▒m─▒, t├╝t├╝n haz─▒rlanmas─▒ say─▒labilir. Deri ayakkab─▒, giyim e┼čyas─▒ lastik ,cam i┼čleri de s├Âylenebilir.

Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺnde yollar,deniz k─▒y─▒s─▒na do─čru y├Ânelen vadi oluklar─▒yla boydan boya kesmekte, bu oluklar─▒n birinden ├Âtekine, denize yak─▒n kesimde kolayl─▒kla ge├žilmektedir. Bu durum ─░zmir in ├Ânem kazanmas─▒n─▒n sebebini ortaya koyar. ─░├žbat─▒ E┼či─činde de ula┼č─▒m ├že┼čitli y├Ânlere do─čru kolayl─▒kla y├Ânelebilir. Afyon ve K├╝tahya┬ĺda d├╝─č├╝mlenen kara ve demir yollar─▒ ─░├ž Anadolu┬ĺya ,Marmara┬ĺya ve g├Âller y├Âresinden Akdeniz k─▒y─▒lar─▒na ba─članabilir. K─▒y─▒larda bir├žok tabii liman bulunmakla beraber, faaliyet ─░zmir┬ĺde toplanm─▒┼čt─▒r. Di─čer iskeleler turistik ├Ânem ta┼č─▒r: Ayval─▒k, ├çe┼čme, Ku┼čadas─▒, G├╝ll├╝k, Bodrum, Marmaris gibi. D─▒┼č ticaret bak─▒m─▒ndan Ege B├Âlgesi imtiyazl─▒ bir durumdad─▒r. B├Âlge ticari faaliyetlere kat─▒lma bak─▒m─▒ndan ├Ânemli rol oynar. ─░zmir T├╝rkiye┬ĺnin en ├Ânemli ihracat liman─▒d─▒r. ─░zmir ithalatta geri durumda kalmas─▒na kar┼č─▒l─▒k ihracatta ba┼čta gelmektedir.

2-B├ľLGEN─░N CO─×RAF─░ B├ľL├ťMLER─░

a) Ege B├Âl├╝m├╝

Ege B├Âlgesi┬ĺnin k─▒y─▒ya yak─▒n olan k─▒sm─▒ bat─▒ yar─▒s─▒d─▒r. Buraya As─▒l Ege veya K─▒y─▒ Ege de denir. En dikkat ├žekici ├Âzelli─či do─ču-bat─▒ y├Ân├╝nde uzanan da─člar ve bunlar aras─▒nda bulunan ├ž├Âk├╝nt├╝ ovalar─▒d─▒r. Bu ovalar─▒n do─ču u├žlar─▒n─▒ birle┼čtiren hat , ayn─▒ zamanda Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺn├╝n do─ču s─▒n─▒r─▒n─▒ olu┼čturur. B├Âl├╝m├╝n ba┼čl─▒ca Da─člar─▒ olan Madra Da─č─▒ ,Yund Da─č─▒ ,Boz Da─člar ve Ayd─▒n Da─člar─▒ do─ču-bat─▒ y├Ân├╝nde uzan─▒r.

Bunlar aras─▒nda uzun ├žukurlarda bulunan ovalar ise: Bak─▒r├žay , Gediz, B├╝y├╝k ve K├╝├ž├╝k Menderes Ovalar─▒d─▒r. Bu ovalar i├žinde , ayn─▒ ad─▒ ta┼č─▒yan akarsular bat─▒ya do─čru akarak Ege Denizine d├Âk├╝l├╝r.

B├Âl├╝m├╝n k─▒y─▒lar─▒ ├žok girintili ├ž─▒k─▒nt─▒l─▒d─▒r. K─▒y─▒ya dik olarak gelen Da─člar─▒n denize olan ├ž─▒k─▒nt─▒lar─▒ burunlar─▒ ve yar─▒madalar─▒ olu┼čturmu┼čtur. Bunlar─▒n ba┼čl─▒calar─▒; Karaburun , Bodrum ve Dat├ža Yar─▒madalar─▒d─▒r. Da─člar aras─▒ndaki ├žukurluklar─▒n denize a├ž─▒lan k─▒s─▒mlar─▒nda ise girintiler meydana gelmi┼čtir. Bunlar kuzeyden g├╝neye do─čru Edremit, ├çandarl─▒, ─░zmir, Ku┼čadas─▒ ,G├Âll├╝k ve G├Âkova K├Ârfezleridir. Bu k├Ârfezler akarsular─▒n ta┼č─▒d─▒klar─▒ al├╝vyonlarla giderek dolmaktad─▒r. ├ľnceleri birer k─▒y─▒ ┼čehri olan Efes ve Milet┬ĺin g├╝n├╝m├╝zde denizden 5-6 km i├žeride kalmas─▒ bunun sonucudur. ─░zmir Liman─▒┬ĺn─▒n da ayn─▒ ┼čekilde dolmas─▒n─▒ ├Ânlemek amac─▒yla Gediz┬ĺin yata─č─▒ kuzeye ├ževrilmi┼čtir.

Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺn├╝n g├╝neyini da─čl─▒k Mente┼če Y├Âresi kaplar. Buradaki topo─črafya, b├Âl├╝m├╝n kuzeyinden farkl─▒d─▒r. Bu y├Ârede da─člar B├╝y├╝k Menderes┬ĺe g├╝neyden birle┼čen kollar─▒n aras─▒nda kuzeybat─▒-g├╝neydo─ču y├Ân├╝nde uzan─▒r. Da─člar aras─▒nda ├çine Ovas─▒, Milas Ovas─▒ gibi k├╝├ž├╝k ovalara rastlan─▒r.

Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺnde Akdeniz ─░klimi etkilidir. Bat─▒-do─ču y├Ân├╝nde uzanan ├žukurluklar deniz etkisinin i├žerilere kadar sokulmas─▒n─▒ sa─člar. K─▒y─▒ kesiminde kar ya─č─▒┼člar─▒ ve don olaylar─▒ yok denecek kadar seyrek g├Âr├╝l├╝r. G├╝nl├╝k mevsimlik s─▒cakl─▒k fark─▒ azd─▒r. B├Âl├╝m├╝n al├žak kesimlerinde bitki ├Ârt├╝s├╝ makidir. Y├╝kseklerde ise ormand─▒r.

Ege B├Âl├╝m├╝ T├╝rkiye n├╝fus yo─čunlu─čunun en fazla oldu─ču yerlerdendir. ├ľzellikle buradaki verimli ovalarda n├╝fus yo─čunlu─ču T├╝rkiye ortalamas─▒n─▒n 2-3 kat─▒d─▒r. Uygun iklim ┼čartlar─▒ ve verimli topraklar─▒ sayesinde ├žok ├že┼čitli tar─▒m ├╝r├╝nleri yeti┼čtirilir. Bunlar─▒n ba┼čl─▒calar─▒ pamuk, t├╝t├╝n,, zeytin, incir, ├╝z├╝md├╝r. Pamuk k─▒y─▒ya yak─▒n ova tabanlar─▒nda, zeytin Edremit ve Ayval─▒k┬ĺta ,incir B├╝y├╝k Menderes Ovas─▒nda , t├╝t├╝n ─░zmir ├ževresinde, ├╝z├╝m ise K├╝├ž├╝k Menderes ve Gediz Ovas─▒nda yo─čun olarak yeti┼čtirilir. Bunlar─▒n d─▒┼č─▒nda bu─čday, m─▒s─▒r, sebze ile ├že┼čitli meyveler yeti┼čtirilmektedir. B├Âl├╝mde hayvanc─▒l─▒k da ├Ânemlidir. K├╝├ž├╝k ba┼č hayvanlar daha ├žoktur. Ayr─▒ca ar─▒c─▒l─▒ktan da ├Ânemli gelir elde edilir.

Tar─▒m─▒n yan─▒nda sanayi de ├Ânemli bir ge├žim kayna─č─▒d─▒r. Sanayi kurulu┼člar─▒n─▒n ├žo─ču, b├Âl├╝mde yeti┼čtirilen tar─▒m ├╝r├╝n├╝n├╝ i┼čler. Zeytinya─č─▒, sabun ,besin ,pamuklu dokuma ve hal─▒c─▒l─▒kla ilgili ├že┼čitli kurulu┼člar vard─▒r. Yurdumuzun ilk dokuma fabrikas─▒ Nazilli┬ĺde kurulmu┼čtur. Yata─čan ve Soma da termik santral vard─▒r. Denizli yak─▒nlar─▒nda Sarayk├Ây de yer alt─▒ndan ├ž─▒kart─▒lan su buhar─▒ndan elektrik elde edilir. Yurdumuzun 5 rafinerisinden birisi ─░zmir┬ĺdeki Alia─ča Rafinerisidir.

B├Âl├╝mde ┼čehirle┼čme oran─▒ y├╝ksektir. En b├╝y├╝k ┼čehri ─░zmir┬ĺdir. Kurulu┼ču ilk ├ža─ča kadar uzanan ─░zmir, b├╝t├╝n Ege B├Âlgesi┬ĺnin ticaret ,sanayi ve k├╝lt├╝r merkezidir. B├╝y├╝k bir limana sahiptir. N├╝fus olarak T├╝rkiye┬ĺnin ├╝├ž├╝nc├╝ b├╝y├╝k ┼čehridir. Petrokimya, otomotiv, dokuma ,besin ba┼čta olmak ├╝zere ┼čehirde pek ├žok sanayi kurulu┼ču vard─▒r. Milletleraras─▒ ─░zmir Fuar─▒ ┼čehrin canl─▒l─▒─č─▒n─▒ daha da artt─▒r─▒r. B├Âl├╝m├╝m di─čer ba┼čl─▒ca yerle┼čim merkezleri Denizli, Ayd─▒n, Manisa ve Mu─čla┬ĺd─▒r. Ayr─▒ca Burhaniye, Ayval─▒k, Fo├ža; ├çe┼čme , Ku┼čadas─▒, Bodrum, Dat├ža ve Marmaris k─▒y─▒da deniz turizmi y├Ân├╝nden ├Ânemli yerlerdir. Soma, K─▒rka─ča├ž, Akhisar, Turgutlu, Salihli , Ala┼čehir, ├ľdemi┼č, Tire, Nazilli, S├Âke ve Milas di─čer ba┼čl─▒ca merkezlerdendir.

Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺnde ├že┼čitli yer alt─▒ zenginlikleri de vard─▒r. Soma ve Yata─čan┬ĺda zengin linyit yataklar─▒ bulunur. T├╝rkiye linyit ├╝retiminin yar─▒s─▒ bu yataklardan elde edilir. Krom ,demir ve z─▒mpara ta┼č─▒ b├Âl├╝m├╝n di─čer madenleridir. ─░zmir yak─▒n─▒nda bulunan ├çamalt─▒ Tuzlas─▒┬ĺndan ├Ânemli miktarda tuz elde edilir.

Ege B├Âl├╝m├╝ ├žok uzun bir k─▒y─▒ ┼čeridine sahiptir. Uzun s├╝ren yaz mevsimi bol g├╝ne┼člidir. Denizi de temizdir. Denizli yak─▒n─▒nda bulunan Pamukkale Travertenleri d├╝nyada e┼či olmayan bir tabiat harikas─▒d─▒r. Ayr─▒ca binlerce y─▒l ├Âncesinden kalma tarihi eserler, ba┼čka hi├žbir yerde bulunmayacak kadar ├žoktur. Bu ├Âzellikleriyle Ege B├Âl├╝m├╝, turistler i├žin e┼čsiz bir yerdir. Bundan dolay─▒ her y─▒l giderek artan yerli ve yabanc─▒ turist u─črak ve konaklama yeri olmu┼čtur. Bu y├╝zden turizm b├Âl├╝m ekonomisinde giderek artan bir ├Âneme sahiptir.

b) ─░├ž Bat─▒ Anadolu B├Âl├╝m├╝

─░├ž Bat─▒ Anadolu B├Âl├╝m├╝ ,Ege B├Âlgesi┬ĺnin do─ču yar─▒s─▒n─▒ kaplar. ─░├ž Anadolu B├Âlgesi ile Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺn├╝ birbirinden ay─▒ran e┼čik ├Âzelli─čindedir. Onun i├žin buraya ─░├ž Bat─▒ Anadolu e┼či─či de denir. Yer ┼čekilleri bat─▒n─▒nkinden ├žok farkl─▒d─▒r. Art─▒k burada uzun ├ž├Âk├╝nt├╝ oluklar─▒na rastlanmaz. Dik bir basamakla ├ž─▒k─▒lan platolar ├╝zerinde 200 m┬ĺye kadar y├╝kselen da─člar vard─▒r. Ba┼čl─▒calar─▒ Murat Da─č─▒, Emir Da─č─▒, E─črig├Âz Da─č─▒┬ĺd─▒r.

B├Âl├╝m, iklim ve bitki ├Ârt├╝s├╝ bak─▒m─▒ndan da Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺnden farkl─▒d─▒r. Ege Denizi┬ĺnin yumu┼čat─▒c─▒ etkisi burada olduk├ža zay─▒flar. K─▒┼č─▒n so─čuk ve uzun ge├žer. Yazlar ise k─▒y─▒ kesimine g├Âre daha k─▒sa ve serindir. Birki ├Ârt├╝s├╝ de iklimdeki bu de─čisikliklere uymu┼čtur. Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺnde g├Âr├╝len maki ├Ârt├╝s├╝ne burada rastlanmaz. Platolarda bozk─▒r, y├╝kseklerde ise ormanlar g├Âr├╝l├╝r.

─░├ž Bat─▒ Anadolu B├Âl├╝m├╝, ┼čehirle┼čme ve n├╝fus bak─▒m─▒ndan da Ege B├Âl├╝m├╝┬ĺne g├Âre ├žok farkl─▒d─▒r. Y├╝z├Âl├ž├╝m├╝ a┼ča─č─▒ yukar─▒ ayn─▒ olmas─▒na kar┼č─▒l─▒k n├╝fus onun yar─▒s─▒ kadard─▒r. Bundan dolay─▒ ┼čehirlerin hem say─▒s─▒ hem de n├╝fusu da azd─▒r. K├╝tahya, Afyon ve U┼čak b├Âl├╝mdeki ├Ânemli ┼čehirlerdir. U┼čak┬ĺta T├╝rkiye┬ĺde kurulan ilk ┼čeker fabrikas─▒ bulunur. Bunlar,b├Âl├╝m├╝ ─░zmir┬ĺe ba─člayan yollar─▒n ├╝zerinde kurulmu┼č ticaret ve sanayi merkezleridir. Ayr─▒ca:Tav┼čanl─▒, Demirci, Simav, Gediz ,Kula ve sand─▒kl─▒ di─čer ba┼čl─▒ca yerle┼čme merkezleridir.

Afyon b├Âl├╝m├╝n sanayi merkezlerindendir. K├╝tahya ,├žok eskiden beri ├žinicili─čin merkezidir. U┼čak, Demirci, G├Ârdes ,Kula ve Simav┬ĺda hal─▒c─▒l─▒k ├Ânemli ge├žim kayna─č─▒d─▒r.

Yer alt─▒ kaynaklar─▒ bak─▒m─▒ndan b├Âl├╝m ┼čansl─▒ say─▒l─▒r. Tav┼čanl─▒ , Tun├žbilek, Seyit├Âmer ve De─čirmisaz┬ĺda zengin ve kaliteli linyit yataklar─▒ vard─▒r. Bu linyitlerin bir k─▒sm─▒ ordaki termik santrallerde kullan─▒larak elektrik ├╝retilir. Daha kaliteli olanlar─▒ysa ─▒s─▒nmada kullan─▒lmak ├╝zere yurdun ├že┼čitli yerlerine g├Ânderilir. Afyon┬ĺdaki zengin mermer yataklar─▒ ,y├Âreye ├Ânemli gelir sa─člar. Ayr─▒ca K├╝tahya ├ževresinde krom yataklar─▒ bulunur.

3-B├ľLGEN─░N T├ťRK─░YE EKONOM─░S─░NDEK─░ YER─░

Ege B├Âlgesi, Marmara B├Âlgesi┬ĺnden sonra yurdumuzun en geli┼čmi┼č yeridir. B├Âlgenin verimli ovalar─▒nda ,ekonomik de─čeri y├╝ksek sanayi bitkileri yeti┼čtirilir. Meyve ve sebze ├╝retimi de y├╝ksek miktardad─▒r. B├Âlge ├Âzellikle ihracata y├Ânelik ├╝r├╝nlerle ├Ânem kazanm─▒┼čt─▒r. T├╝rkiye┬ĺde ├╝retilen incirin ve ha┼čha┼č─▒n b├╝y├╝k bir b├Âl├╝m├╝n├╝, zeytinin yar─▒s─▒ndan ├žo─čunu, t├╝t├╝n ve pamu─čun ├Ânemli miktar─▒n─▒, ├╝z├╝m├╝n ├╝├žte birinden ├žo─čunu, Ege B├Âlgesi kar┼č─▒lar. Yurdumuzdaki zeytin a─ča├žlar─▒n─▒n yar─▒s─▒ndan ├žo─ču bu b├Âlgededir. T├╝rkiye ┼čeker pancar─▒ ,turun├žgil ve tah─▒l ├╝retiminin onda biri kadar─▒ bu b├Âlgede ger├žekle┼čtirilir.

B├Âlge yer alt─▒ kaynaklar─▒ bak─▒m─▒ndan ├žok zengindir. T├╝rkiye┬ĺde kaliteli linyitin b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒ buradan ├ž─▒kar─▒l─▒r. Is─▒nma ihtiyac─▒n─▒n giderilmesinin yan─▒ s─▒ra ,elektrik ├╝retiminde de linyitten yararlan─▒lmaktad─▒r. Termik santralleri ve ├že┼čitli hidroelektrik santralleriyle b├Âlge T├╝rkiye elektrik ├╝retimine katk─▒da bulunur. B├Âlgeden ├ž─▒kar─▒lan z─▒mpara ta┼č─▒n─▒n tamam─▒na yak─▒n─▒ ihra├ž edilir.

─░zmir yak─▒n─▒ndaki ├çamalt─▒ tuzlas─▒, T├╝rkiye tuz ihtiyac─▒n─▒n ├Ânemli bir b├Âl├╝m├╝n├╝ kar┼č─▒lar. B├Âlge ticaret ,sanayi ve ula┼č─▒m alan─▒nda da ├Ânemli bir yere sahiptir. G─▒dadan dokumac─▒l─▒─ča, otomotiv sanayiigiderilmesinin yan─▒ s─▒ra ,elektrik ├╝retiminde de linyitten yararlan─▒lmaktad─▒r. Termik santralleri ve ├že┼čitli hidroelektrik santralleriyle b├Âlge T├╝rkiye elektrik ├╝retimine katk─▒da bulunur. B├Âlgeden ├ž─▒kar─▒lan z─▒mpara ta┼č─▒n─▒n tamam─▒na yak─▒n─▒ ihra├ž edilir.

─░zmir yak─▒n─▒ndaki ├çamalt─▒ tuzlas─▒, T├╝rkiye tuz ihtiyac─▒n─▒n ├Ânemli bir b├Âl├╝m├╝n├╝ kar┼č─▒lar. B├Âlge ticaret ,sanayi ve ula┼č─▒m alan─▒nda da ├Ânemli bir yere sahiptir. G─▒dadan dokumac─▒l─▒─ča, otomotiv sanayiinden elektronik ve makine ├╝retimine, petro kimya, madeni e┼čya ,├žimento ,azot ve sun┬ĺi g├╝breye kadar ├že┼čitli alanlarda etkinlik g├Âsteren sanayi tesislerine sahiptir. En b├╝y├╝k rafinerilerden biri olan Alia─ča Rafinerisi bu b├Âlgededir.

4-B├Âlgenin T├╝rkiye Turizmindeki Yeri

Ege B├Âlgesi┬ĺnin ├Âzellikle k─▒y─▒ kesiminin ├žok b├╝y├╝k bir turizm potansiyeli vard─▒r. ├ç├╝nk├╝ buras─▒ ├žok zengin tarihi de─čerlere ve ola─čan├╝st├╝ do─čal g├╝zelliklere sahiptir.

Ege k─▒y─▒s─▒ndaki koylar─▒n kenarlar─▒nda ├žok say─▒da tatil k├Ây├╝, tatil sitesi, otel, motel ve buna benzer tesisler kurulmu┼čtur. Edremit K├Ârfezi ├ževresinde Alt─▒noluk, Ak├žay, ├ľren, Ayval─▒k; ─░zmir ├ževresinde Dikili, Fo├ža, ├çe┼čme, Ku┼čadas─▒ ;daha g├╝neyde Bodrum, Marmaris, Dat├ža deniz turizminin canl─▒ oldu─ču yerlerdir.─░lk ├ça─č antik kent kal─▒nt─▒lar─▒n─▒n bulundu─ču yerler de Efes, Bergama, Milet, Didim, Sart, Knidos, Meryem Ana turistlerin yo─čunolarak u─črak yeridir.

├ľnemli turizm merkezlerinden biri de e┼čsiz travertenleri, tarihi kal─▒nt─▒lar─▒, kapl─▒calar─▒ ve modern konaklama tesisleriyle Pamukkale┬Ĺdir. B├Âlgedeki milli parklar ve ├çamalt─▒ tuzlas─▒ yak─▒nlar─▒ndaki Ku┼č Cenneti yerli ve yabanc─▒ turistlerin ilgi g├Âsterdikleri yerlerdendir.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Atmosfer

ATMOSFER

Yer k├╝renin etraf─▒n─▒ saran gaz ├Ârt├╝s├╝d├╝r. Gaz ├Ârt├╝s├╝n├╝n d├╝nya etraf─▒nda bulunmas─▒n─▒n temel nedeni de yer ├žekimi kuvvetidir.

Atmosfer renksiz, kokusuz, tats─▒z, ├žok h─▒zl─▒ hareket edebilen, ak─▒┼čkan, elastik, s─▒k─▒┼čt─▒r─▒labilir, sonsuz genle┼čmeye sahip, ─▒s─▒ ge├žirgenli─či zay─▒f ve titre┼čimleri belli bir h─▒zda ileten bir yap─▒ya sahiptir. Tam olarak y├╝ksekli─či saptanamam─▒┼čt─▒r. Fakat alt taban─▒n─▒n yere olan uzakl─▒─č─▒ yakla┼č─▒k 700 km┬ĺdir. Ayr─▒ca; ┬ôHomojen atmosfer (homosfer)┬ö olarak isimlendirilen ve yo─čunlu─čun hemen hemen ayn─▒ oldu─ču alt b├Âl├╝m├╝n y├╝ksekli─či 5 mil civar─▒ndad─▒r.

Bu seviyeden sonra yo─čunluk y├╝kseklikle azal─▒r ve seyrek gaz k├╝tleleri ┼čekline d├Ân├╝┼čerek uzay bo┼člu─čuna kadar uzan─▒r ki, bu b├Âlge de ┬ôHeterojen atmosfer┬ö olarak isimlendirilir. Belirgin olan bir ┼čey atmosferin,├╝st seviyesinin 20 000 mil civar─▒nda son buldu─čudur. Bu seviyeden sonra da hava bulundu─čunu s├Âylemek do─črudur. Fakat bu b├Âl├╝m├╝n meteoroloji ile bir ili┼čkisi yoktur.

Atmosfer kendini olu┼čturan gazlar─▒n yan─▒nda az da olsa su buhar─▒ ile s─▒v─▒ ve kat─▒ par├žac─▒klar da i├žerir. Su buhar─▒ say─▒lmazsa, atmosferi olu┼čturan gaz ve oranlar─▒ ┼č├Âyledir:

Nitrojen: %78.09

Oksijen: %20.95

Argon: %0.93

Karbondioksit: %0.03

Neon: %0.0018

Kripton: %0.0001

Helyum: %0.00053

Hidrojen: %0.00005

Ksenon: %0.000008

Ozon: %0.000001

(BU ORANLAR DE─×─░┼×EB─░L─░R.)

A┼ča─č─▒ atmosferde, ayn─▒ zamanda de─či┼čik oranlarda havada as─▒lt─▒ halinde kirletici gazlar (Karbondioksit, karbontetraoksit, karbonmonooksit, diazotoksit, azotmonooksit, azotdioksit, amonyum,…) ve aerosoller (volkanik, sanayi veya meteor tozlar─▒, kum tanecikleri, tuz kristalleri, polenler, vb.) vard─▒r. 500 km┬ĺden yukar─▒daki heterosfer┬ĺ de yer├žekimi alan─▒ndaki yay─▒lma s├╝reci, kar─▒┼č─▒m s├╝recini zay─▒flat─▒r. 150 km┬ĺde, ana bile┼čen (G├╝ne┼č┬ĺin ─▒┼č─▒l ayr─▒┼čmas─▒ sayesinde) oksijen atomu halini alm─▒┼čt─▒r; daha yukar─▒larda hala helyum vard─▒r. 500 km┬ĺnin ├Âtesinde is, hidrojen atomu ba┼člar.

YUKARIDA NELER OLUYOR ?

Ba┼člayan bahar─▒n bizi ├ž─▒kmaya zorlad─▒─č─▒ k─▒r gezintilerinde yere uzan─▒p g├Âky├╝z├╝n├╝ izlemek, hemen herkesin ho┼čland─▒─č─▒ bir i┼čtir. Hele havada biraz bulut ve biraz da r├╝zg├ór varsa, asl─▒nda seyrine doyamad─▒─č─▒m─▒z ┼čey atmosferdeki sonu gelmez hareketlili─čin ta kendisidir.Gezegenimize mavi ├Ânad─▒n─▒ kazand─▒ran atmosferin, ya┼čam─▒m─▒zda fark edebildi─čimiz etkisini, ku┼čkusuz g├╝nl├╝k s─▒cakl─▒k ve nem durumu ya da kula─ča a┼čina ┼čekliyle hava durumu olu┼čturuyor. Belki ku┼člar kadar olmasa da b├╝t├╝n canl─▒lar─▒n gereksindi─či atmosfer kendine ├Âzg├╝ bir yap─▒s─▒ ve dinami─čiyle de bilimsel anlamda ├Ânemli bir ├žal─▒┼čma alan─▒n─▒ olu┼čturuyor.

├ťZER─░NDE ya┼čad─▒─č─▒m─▒z k├╝reden 1,3 milyon kat daha b├╝y├╝k olan G├╝ne┼č, yakla┼č─▒k 149 milyon kilometrelik uzakl─▒─č─▒yla d├╝nyaya en yak─▒n y─▒ld─▒z ve yeryuvar─▒nda biyolojik ya┼čam─▒n belki de en ├Ânemli nedenidir. Bu y─▒ld─▒z, gezegenimiz i├žin s├Âylenmesine bile gerek olmayan ya┼čamsal ├Ânemini, olu┼čumunu etkiledi─či ve yerk├╝reyi cam bir fanus gibi ├ževreleyen atmosferden al─▒yor.

K├╝tlesinin % 97’si yery├╝z├╝nden itibaren 29-30 km’lik bir y├╝kseklik i├žinde bulunan atmosferde, yukar─▒ya do─čru gidildik├že gaz molek├╝llerinin yo─čunlu─čunun azald─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝r. Gaz, su buhar─▒ ve toz taneciklerinden olu┼čan atmosferde molek├╝l halde bulunan gazlar─▒n % 99′unu azot ve oksijen, geri kalan yakla┼č─▒k %1′ini de Argon olu┼čturuyor. Neon, helyum, kripton, ksenon gibi di─čer pasif gazlar ise atom halinde ve binde bir oran─▒nda atmosferin bile┼čimine kat─▒l─▒yorlar. Atmosferin olu┼čumundan bu g├╝ne kadar % 10-15 oran─▒nda art─▒┼č g├Âsteren karbondioksit de %0,033′l├╝k bir orana sahip. Bitkiler i├žin b├╝y├╝k ├Ânem ta┼č─▒yan karbondioksit, iklim ├╝zerindeki etkisini de, G├╝ne┼č’ten k─▒z─▒l├Âtesi ─▒┼č─▒nlar─▒ so─čurup yery├╝z├╝ne yak─▒n hava tabakalar─▒nda s─▒cakl─▒─č─▒ dengeleyerek g├Âsteriyor. Bu arada G├╝ne┼č’in biyolojik a├ž─▒dan zararl─▒, mor├Âtesi ─▒┼č─▒nlar─▒ndan koruyan ve g├╝n├╝m├╝zde ├Âzellikle kutup b├Âlgelerinde inceldi─či g├Âzlenen ozon tabakas─▒ ise stratosferin alt b├Âl├╝m├╝nde, 35 ile 48 km aras─▒nda bulunuyor. Vazge├žilmezli─čini zaman zaman an─▒msad─▒─č─▒m─▒z su, yery├╝z├╝ne yak─▒n hava tabakas─▒ i├žinde ├žo─čunlukla gaz ve buhar halinde nemlili─či sa─čl─▒yor. Ekvator gibi s─▒cak b├Âlgelerde 1/25, kuru kutup b├Âlgelerinde 1/10 000 oran─▒ndaki gaz ve buhar halindeki suyun bu oran─▒ ise yere ve zamana ba─čl─▒ olarak de─či┼čiyor. ├ľzellikle atmosferin alt seviyelerinde, orman ve ├žal─▒l─▒k yang─▒nlar─▒, volkanik p├╝sk├╝rmeler ve ├ž├Âllerde esen r├╝zg├órlarla atmosfere kar─▒┼čan tozlar, atmosfer i├žinde ├žok y├╝ksek seviyelere ├ž─▒kabilirler.

Su buhar─▒ ve toz taneciklerine rastlan─▒labilen y├╝ksekli─čin s─▒n─▒r─▒ ayn─▒ zamanda meteorolojinin ├žal─▒┼čma alan─▒ olan homosferin de ├╝st s─▒n─▒r─▒n─▒, yani yakla┼č─▒k 100 km’lik bir y├╝ksekli─či g├Âsteriyor. Daha yukar─▒da ise heterosfer yer al─▒yor. A┼ča─č─▒dan yukar─▒ya do─čru; molek├╝ler azot, atomik oksijen, helyum ve atomik hidrojen tabakalar─▒ndan yani d├Ârt farkl─▒ gaz tabakas─▒ndan olu┼čan heterosfer, tabakalar─▒ aras─▒nda keskin s─▒n─▒rlar olmayan ge├ži┼čli bir yap─▒ya sahip. En ├╝stteki atomik hidrojen tabakas─▒ i├žin, yerden 10 000 km y├╝kseklikteki atom yo─čunlu─čunun, gezegenler aras─▒ hidrojen atomu yo─čunlu─čuna yak─▒n olmas─▒ nedeniyle herhangi bir ├╝st s─▒n─▒r s├Âz konusu olam─▒yor. Buna kar┼č─▒n, bug├╝n atmosferin yakla┼č─▒k 10 000 km kal─▒nl─▒─č─▒nda oldu─ču kabul ediliyor.

Atmosfer i├žin, gaz bile┼čimine g├Âre bu ┼čekilde bir s─▒n─▒flama s├Âz konusu olurken, ├Âzellikle meteorolojide kullan─▒ld─▒─č─▒ ┼čekliyle, s─▒cakl─▒─č─▒n y├╝kseklikle de─či┼čimi temel al─▒narak yap─▒lan bir s─▒n─▒flama daha var. Bu s─▒n─▒flamada en altta, ekvatorda yakla┼č─▒k 17 km olan ve kutuplara do─čru 9-10 km’ye kadar azalan kal─▒nl─▒─č─▒ ile troposfer yer al─▒yor. ├ťzerindeki stratosferle olan s─▒n─▒r─▒ i├žin Yunanca’da d├Ânmek, de─či┼čmek anlam─▒na gelen tropopoz teriminin kullan─▒ld─▒─č─▒ troposferin ├╝st s─▒n─▒r─▒nda, yakla┼č─▒k -70 ┬░C olan s─▒cakl─▒k ekvatordan kutuplara do─čru art─▒┼č g├Âsteriyor.

Troposfer ├╝zerinde yer alan ve do─črudan g├╝ne┼č ─▒┼č─▒n─▒m─▒ ile ├╝stten ─▒s─▒nan stratosferin ├╝st s─▒n─▒r─▒ ise, deniz seviyesinden 50 km y├╝kseklikte bulunuyor. S─▒cakl─▒k da buraya do─čru y├╝kselerek 0 ┬░C de─čerini al─▒yor. Stratosferin ├╝zerinde, 50 ile 85 km aras─▒nda yer alan mezosferde ise s─▒cakl─▒─č─▒n tekrar d├╝┼č├╝┼č g├Âstererek, ├╝st s─▒n─▒r─▒nda -85 ┬░C oldu─ču g├Âzleniyor. Mezosferin ├╝st s─▒n─▒r─▒ndan sonra s─▒cakl─▒k tekrar artarak, yakla┼č─▒k 200 km y├╝kseklikte 700 ┬░C┬ĺ ye kadar ├ž─▒k─▒yor. Termosfer ya da iyonosfer ad─▒n─▒ alan bu s─▒cak b├Âlgenin ├╝zerinde de s─▒cakl─▒─č─▒n 1650 ┬░C ye ula┼čt─▒─č─▒ izotermal b├Âlge yer al─▒yor. Molek├╝ler azot ve atomik oksijen tabakalar─▒n─▒n yer ald─▒─č─▒ iyonosferin ├╝st s─▒n─▒r─▒n─▒n 400 km y├╝ksekli─če kadar devam etti─či g├Âzlenmi┼č. G├╝ne┼čten gelen gamma ve X-─▒┼č─▒nlar─▒n─▒n azot molek├╝lleri ve oksijen atomlar─▒ taraf─▒ndan b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de so─čuruldu─ču (absorbe edildi─či) iyonosferde, molek├╝l veya atomlar bir elektron kaybederek pozitif y├╝kl├╝ bir iyonlar haline geliyor. Bu y├╝zden bu b├Âl├╝m iyonosfer ad─▒n─▒ ta┼č─▒yor.

Havadaki Su

Yerk├╝reyi saran atmosferin i├žerdi─či suyun t├╝m├╝ bir tufan sonucu yery├╝z├╝ne bo┼čalm─▒┼č olsayd─▒, yery├╝z├╝n├╝n 2,5 santimetre kal─▒nl─▒─č─▒nda bir su tabakas─▒yla ├Ârt├╝lmesi s├Âz konusu olurdu. Atmosferde buhar ve gaz halinde bulunan bu b├╝y├╝k miktardaki su, dinmek bilmeyen hava ak─▒mlar─▒ nedeniyle s├╝rekli dola┼č─▒m halindedir. Bu s├╝r├╝klenme s─▒ras─▒nda su, zaman zaman s─▒v─▒ ya da kat─▒ hale d├Ân├╝┼čerek yer├žekimi etkisiyle yery├╝z├╝ne d├╝┼čer. Ancak, yery├╝z├╝ndeki her noktaya e┼čit oranda d├╝┼čmedi─čine g├Âre, atmosferdeki suyun ya─č─▒┼č haline d├Ân├╝┼čebilmesi i├žin baz─▒ ko┼čullar─▒n sa─članmas─▒ gerekti─či ortaya ├ž─▒kar.

Buhar ya da gaz halindeki suyun bas─▒nc─▒, atmosfer bas─▒nc─▒n─▒n bir b├Âl├╝m├╝n├╝ olu┼čturur. Meteorolojik olaylar─▒n g├Âzlendi─či troposferdeki s├╝rekli konveksiyon hareketleri s─▒ras─▒nda, nem oran─▒ y├╝kselerek su buhar─▒yla doygun hale gelen hava k├╝tlesinin yerini daha kuru bir hava k├╝tlesi al─▒r. Su buhar─▒n─▒n yo─čunla┼čarak s─▒v─▒ hale d├Ân├╝┼čebilmesinde, so─čumay─▒ sa─člayacak etmenlerin yan─▒ s─▒ra, atmosfer i├žinde yakla┼č─▒k %0,005 oran─▒nda bulunan toz taneciklerinin tetikleme etkisi de b├╝y├╝kt├╝r. ├ľrne─čin laboratuar ko┼čullar─▒nda, doygun halde bulunan ve toz taneciklerinden ar─▒nd─▒r─▒lm─▒┼č olan havan─▒n so─čutulmas─▒ durumunda, ba─č─▒l nem oran─▒ %400-500 oluncaya kadar yo─čunla┼čma s├Âz konusu olmayabilirken, toz taneciklerinin varl─▒─č─▒nda, %100′l├╝k ba─č─▒l nem oran─▒n─▒n alt─▒nda bile havan─▒n yo─čunla┼čabildi─či g├Âr├╝l├╝r. Ba┼čka bir deyi┼čle, atmosferdeki toz taneciklerinin, su buhar─▒n─▒n yo─čunla┼čmas─▒n─▒ daha kolay bir hale getirdi─či s├Âylenebilir. Bu ┼čekilde, bir toz taneci─či etraf─▒nda yo─čunla┼čan atmosferdeki su buhar─▒ da bulut olu┼čumunu sa─člar.

N├ťKLEER ENERJ─░

20. y├╝zy─▒l─▒ geride b─▒rak─▒p 21. y├╝zy─▒la ba┼člad─▒─č─▒m─▒z bu g├╝nlerde, geriye d├Ân├╝p ge├žmi┼č y├╝zy─▒l─▒n geli┼čmelerine bakt─▒─č─▒m─▒zda, g├Ârebilece─čimiz en g├Âze ├žarpan geli┼čmelerden biri de atomun par├žalanmas─▒ ve beraberinde getirdi─či Atom bombas─▒ ve N├╝kleer enerjidir.

20. y├╝zy─▒l─▒n ortalar─▒na do─čru 2000 y─▒ld─▒r kabul g├Âren ┬ĹHer maddenin atom ad─▒ verilen ve b├Âl├╝nemeyen par├žac─▒klardan olu┼čtu─ču┬ĺ kabul├╝ y─▒k─▒ld─▒. 1938┬ĺde Otto Hahn, Fritz Strassman, Lise Meitnerve, Otto Frisch adl─▒ Alman fizik├žiler Uranyum ├╝zerinde yapt─▒klar─▒ denemelerle atom ├žekirde─čini par├žalamay─▒ ba┼čard─▒lar. Fisyon ad─▒ verilen bu ├žekirdek b├Âl├╝nmesi s─▒ras─▒nda zincirleme bir reaksiyon oluyor ve sonu├žta ├žok b├╝y├╝k bir enerji a├ž─▒─ča ├ž─▒k─▒yordu. 1942 y─▒l─▒nda ─░talyan as─▒ll─▒ Amerikan fizik├ži Enrico Fermi bu zincirleme reaksiyonu kontrol alt─▒na almay─▒ ba┼čararak n├╝kleer enerjinin ├╝retilmesine olanak sa─člad─▒.

Atom ├žekirde─činin par├žalanmas─▒ s─▒ras─▒nda a├ž─▒─ča ├ž─▒kan enerji o kadar b├╝y├╝kt├╝ ki, o s─▒rada 2. D├╝nya Sava┼č─▒nda olan ├╝lkeler bu enerjinin y─▒k─▒c─▒ g├╝c├╝ne g├Âz dikmeleri uzun s├╝rmedi. Nazi Almanyas─▒┬ĺn─▒n bir atom bombas─▒ yapabilece─činden ve bunun ├╝rk├╝t├╝c├╝ sonu├žlar do─čuraca─č─▒ndan endi┼čelenen bilim adamlar─▒, ABD┬ĺnin bu alanda ├žal─▒┼čmas─▒n─▒n cayd─▒r─▒c─▒ bir unsur olaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝ler. B├Âylece ├╝nl├╝ fizik├ži Albert Einstein, Amerika Birle┼čik Devletleri (ABD) Ba┼čkan─▒ Roosevelt┬ĺe bir mektup yazd─▒ ve Nazi Almanyas─▒┬ĺn─▒n bir atom bombas─▒ yapabilece─či konusunda uyard─▒. Bu uyar─▒ ne kadar etkili oldu bilinmez, ancak ABD atom bombas─▒ konusundaki ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ h─▒zland─▒rd─▒ ve 2.D├╝nya Sava┼č─▒n─▒n sonlar─▒na do─čru ilk atom bombas─▒n─▒ yapt─▒.

Bu arada May─▒s 1945┬ĺte Almanya teslim olmu┼č m├╝ttefiki Japonya┬ĺn─▒n direni┼či hen├╝z k─▒r─▒lmam─▒┼čt─▒. ABD┬ĺnin yeni ba┼čkan─▒ Henry Truman, Japonya┬ĺy─▒ dize getirmek i├žin yeni geli┼čtirilen atom bombas─▒n─▒ kullanma karar─▒ ald─▒.

─░lk bomba 6 A─čustos 1945┬ĺte Hiro┼čima kentine at─▒ld─▒. Bomba patlad─▒─č─▒ anda yakla┼č─▒k 1.5 km ├žap─▒ndaki etki alan─▒ i├žerisinde, neredeyse t├╝m canl─▒lar k├Âm├╝r haline geldi ve 10 km karelik bir alan, yerle bir oldu. Bomban─▒n ilk etkisinden kurtulan insanlar da radyasyona ba─čl─▒ olarak ├Âl├╝mc├╝l yaralar ald─▒lar. ├ľl├╝ say─▒s─▒n─▒n 90.000 ile 140.000 aras─▒nda oldu─ču tahmin ediliyor. ─░kinci bomba 9 A─čustos 1945┬ĺte Nagasaki┬ĺye at─▒ld─▒; burada da 60.000 ki┼či katledildi. 14 A─čustos 1945┬ĺte Japonya teslim oldu─čunda, ABD, sadece askeri hedefleri vurdu─ču ve sava┼č durdurmasa daha fazla insan─▒n ├Âlece─či yalan─▒n─▒ s├Âyl├╝yordu.

S─▒cak sava┼č─▒ izleyen so─čuk sava┼č y─▒llar─▒nda ├Âzellikle ABD ile SSCB aras─▒ndaki silahlanma yar─▒┼č─▒, n├╝kleer silahlar─▒n ├že┼čidini ve tahrip g├╝c├╝n├╝ art─▒r─▒rken, bir yandan da N├╝kleer Enerjinin ┬Ĺbar─▒┼č├ž─▒l┬ĺ ama├žlarla kullan─▒m─▒ yayg─▒nl─▒k kazand─▒. Git gide t├╝kenen geleneksel enerji kaynaklar─▒na kar┼č─▒, o g├╝nlerde kusursuz bir alternatif olarak g├Âr├╝len bu enerjiden yararlanmak i├žin birbiri ard─▒na N├╝kleer Enerji santralleri kuruldu.

Ancak s─▒k s─▒k kar┼č─▒la┼č─▒lan n├╝kleer kazalar, bu enerjinin san─▒ld─▒─č─▒ kadar temiz ve g├╝venilir olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âsterdi. ├ľzellikle 1986┬ĺda Ukrayna┬ĺn─▒n ├çernobil N├╝kleer Santralinde meydana gelen ve T├╝rkiye┬ĺyi de etkileyen kaza, n├╝kleer enerjinin ger├žek y├╝z├╝n├╝ ortaya ├ž─▒kard─▒. ├çernobil santralinde meydana gelen kaza, ne ilkti ne de son! Bu kazada da ilk anda 30 ki┼či fiziksel olarak can verdi. Daha sonra ise 2500 ki┼či radyasyona ba─čl─▒ hastal─▒klardan ├Âld├╝. Ukrayna┬ĺda 15 ya┼č─▒n─▒n alt─▒ndaki ├žocuklarda kansere yakalanma riski 10 kat artt─▒.

N├ťKLEER ENERJ─░ VE ├çEVRE

N├╝kleer par├žalanma, ├žok k├╝├ž├╝k bir alanda, ├žok b├╝y├╝k miktarda enerji elde edilmesine olanak veren yegane fiziksel mekanizmad─▒r. ├çok az yer kaplamas─▒ ve hava kirlili─čine neden olmamas─▒, n├╝kleer enerjinin olumlu yanlar─▒d─▒r. Buna kar┼č─▒l─▒k, termik at─▒klar─▒n yan─▒ s─▒ra, radyoaktif madde ve n├╝kleer at─▒klar─▒n varl─▒─č─▒ da bu enerjinin olumsuz yanlar─▒d─▒r.

├çok miktarda so─čutma suyunun kullan─▒lmas─▒, n├╝kleer santrallerin yak─▒n─▒nda bulunan sular─▒n ─▒s─▒nmas─▒na neden olur.(akarsularda 10 ┬ĹC, deniz k─▒y─▒s─▒nda 15 ┬ĹC) Sulardaki bu ─▒s─▒nma, su hayvanlar─▒n─▒ ve bitki ├Ârt├╝s├╝n├╝ de etkiler; ama bu olgudan, su ├╝r├╝nleri yeti┼čtiricili─či ve serac─▒l─▒k gibi de─či┼čik alanlarda da yararlan─▒labilinir. Gene bu santrallerdeki buhar ├╝retimi i├žin akarsulardan su pompalamak, bu sular─▒n d├╝zeyinde ├Ânemli ├Âl├ž├╝lerde al├žalmalara yol a├žabilir. Bu nedenle suyundan yaralan─▒lan bu akarsular depolama havuzlar─▒yla beslenerek azalan su telafi edilir.

Normal i┼čleyen b├╝t├╝n santrallerden ├ževreye, s─▒v─▒ veya gaz halinde az miktarda radyoaktif ├╝r├╝n at─▒l─▒r. Bu at─▒klar her b├Âlgede, o b├Âlgenin ├Âzellikleri (mesela hakim r├╝zgarlar) dikkate al─▒narak uygulamaya konan kurallar ├žer├ževesinde, s─▒k─▒ bi├žimde denetlenir ve hi├žbir zaman kabul edilebilir maksimum d├╝zeyin ├╝st├╝ne ├ž─▒kmamas─▒ sa─član─▒r. ├ľte yandan, n├╝kleer santrallerden atmosfere ne karbondioksit, ne asitli gazlar, ne de n├╝kleer par├žalanama ├╝r├╝n├╝ olan ba┼čka radyoaktif ├╝r├╝nler sal─▒n─▒r. Sera etkisinin ve asit ya─čmurlar─▒n─▒n as─▒l nedeni k├Âm├╝r, petrol ├╝r├╝nleri ve gaz at─▒klar─▒d─▒r; bunlarla ba┼č etmek de ancak n├╝kleer enerji ile m├╝mk├╝nd├╝r. Radyoaktif at─▒klar─▒n toplanmas─▒, i┼členmesi, ta┼č─▒nmas─▒ ve denetimi, n├╝kleer enerjinin ba┼čl─▒ca y├╝k├╝ml├╝─č├╝d├╝r. At─▒klar kategorilerine g├Âre (zay─▒f, orta, y├╝ksek radyoaktif) s─▒k─▒┼čt─▒r─▒l─▒r, betonlan─▒r, asfaltlan─▒r veya camlan─▒r. Geriye depolama sorunun ├ž├Âz├╝m├╝ kal─▒r. ─░lk iki kategori, temelde denetimli bo┼čalt─▒m merkezlerinden farkl─▒ olmayan merkezlere yerle┼čtirilerek, 30 y─▒l boyunca denetim alt─▒nda bekletilir. Son kategori jeolojik s├╝reli (100 000 y─▒l veya daha uzun) radyoaktiflik d├Ânemleri gerektirir.

<> denen derin yer alt─▒ b├Âlgesine depolama, bunu en uygun ├ž├Âz├╝m├╝d├╝r. Fransa, Bel├žika, Almanya ve ─░svi├žre gibi bat─▒l─▒ ├╝lkelerde bu konuyu derinlemesine incelemek amac─▒yla, yerin 200-800 m alt─▒nda ara┼čt─▒rma laboratuarlar─▒ kurmak ├╝zere, de─či┼čik jeolojik yap─▒da (granit, k├╝l, ┼čist, tuz) topraklar se├žilmi┼č ve ├žal─▒┼čmalara giri┼čilmi┼čtir.

RADYOAKT─░V─░TE NED─░R?

Radyasyon genellikle bir atomun ├žekirde─činde ba┼člar. Atomlar─▒ da, proton ve n├Âtronlar─▒n olu┼čturdu─ču bir ├žekirdek ve bu ├žekirde─čin etraf─▒nda d├Ânen elektronlar olu┼čturur. A─č─▒r elemental (├žekirde─činde 83 den fazla proton bar─▒nd─▒ranlar), karars─▒z olduklar─▒ i├žin daha k├╝├ž├╝k atomlara d├Ân├╝┼č├╝rler. Bu par├žalanma s─▒ras─▒nda, ├žekirdekten enerji dalgalar─▒ ortaya ├ž─▒kar. Bu yolla enerji veren elementlere radyoaktif element ad─▒ verilir.

Radyoaktive elemental temel olarak Alfa, Beta ve Gama olmak ├╝zere, 3 ana tip enerji sal─▒n─▒m─▒nda bulunurlar. Alfa radyasyonu, (+) y├╝kl├╝ par├žac─▒klardan olu┼čur ve bar ka─č─▒t par├žas─▒ taraf─▒ndan durdurulabilir. Beta radyasyonu, elektronlardan olu┼čur ve bir al├╝minyum levha bu elektronlar─▒ durdurmak i├žin yeterlidir. Gama radyasyonu ise ─▒┼č─▒k h─▒z─▒nda hareket eden enerji dalgalar─▒ndan olu┼čmaktad─▒r.

Alfa, Beta ve Gama radyasyonu ayn─▒ zamanda iyonla┼čt─▒r─▒c─▒ radyasyon olarak da adland─▒r─▒l─▒rlar. Bir ba┼čka deyi┼čle, di─čer atomlar─▒n elektronlar─▒n─▒ ay─▒racak yeterli enerjiye sahiptirler.

Bu t├╝r radyasyonlara maruz kalma s├╝resine, radyasyonun ┼čiddetine ve maruz kal─▒nan v├╝cut b├Âlgesine ba─čl─▒ olarak, h├╝creyi par├žalayabilir, zarar verebilir veya herhangi zararl─▒ bir etkisi olmadan ge├žip gidebilirler. ─░yonla┼čt─▒r─▒c─▒ radyasyonun insanlar ├╝zerindeki etkisi Rem veya Sievert birimiyle ├Âl├ž├╝lmektedir. Ancak son y─▒llarda Rem yerine Sievert (Sv) kullan─▒lmas─▒ standart hale gelmi┼čtir. (100 Rem = 1 Sv).

RADYASYONUN R─░SKLER─░

N├╝kleer enerjinin risklerini daha iyi anlayabilmek i├žin radyasyonun risklerinin kavranmas─▒ gerekir. S─▒k s─▒k konu┼čulan radyasyon birimlerinden rem, bir saniye i├žinde radyasyon dalgalar─▒yla canl─▒n─▒n atomlar─▒n─▒n iyonla┼čmas─▒n─▒n sonucu ald─▒─č─▒ enerjinin, radyasyon par├žac─▒─č─▒n─▒n tipine g├Âre belirlenmi┼č bir etki fakt├Âr├╝yle ├žarp─▒lmas─▒ sonucu bulunan bir de─čerdir; b├Âylece radyasyonun bir canl─▒ ├╝zerindeki etkileri hesaplanabilir. Ortalama Omur Kayb─▒ cinsinden etkisini vurgulayacak olursak, bir milirem radyasyon, 1.2 dakikal─▒k bir Ortalama Omur Kayb─▒’na denk gelmektedir. Bu de─čer bir├žok uluslararas─▒ ve ulusal komiteler taraf─▒ndan hesaplanm─▒┼čt─▒r. Bir insan ortalama olarak y─▒lda, kozmik ─▒┼č─▒nlardan 40 mrem (milirem), havadaki radyasyondan 4 mrem, toprak ve kayalardan 40 mrem, televizyondan 10 mrem, r├Ântgen ─▒┼č─▒nlardan 100 mrem, kol saatinden 1 mrem ,yani toplam olarak y─▒lda yakla┼č─▒k 200 mrem radyasyon al─▒r. Radyasyonun getirdi─či riskler, al─▒nan dozla birlikte do─črusal olarak artar.

Bir n├╝kleer g├╝├ž istasyonunda, bozulma riskine kar┼č─▒ her sistemin bir yede─či ve s├Âz konusu sistem devre d─▒┼č─▒ yada yetersiz kal─▒rsa onun g├Ârevini yapacak birka├ž alt sistem mevcuttur. Bir kazan─▒n operat├Âr hatalar─▒ ve sistemdeki bozukluklar ile nereye kadar ilerleyebilece─čini hesaplayabilmek i├žin bir├žok di─čer end├╝stri dal─▒nda da kullan─▒lan hata a─čac─▒ analizi uygulan─▒r. Buna g├Âre her hatan─▒n olma riski ayr─▒ ayr─▒ ya hesaplan─▒r, ya da end├╝strideki deneyimlerden yararlanarak bulunur. B├Âylece ilk hatadan ba┼član─▒r ve bunu takip eden sistemin hata yapma riski hesaba kat─▒l─▒r. Hata yaparsa ya da yapmazsa ne olaca─č─▒ bulunur, insanlar─▒n ve makinelerin bunlar─▒ takip eden t├╝m hareketleri dallara ayr─▒larak kaza senaryosunun en sonundaki ├že┼čitli biti┼č noktalar─▒na var─▒l─▒r. Yine de var─▒lan sonu├ž tam kesin bir de─čer de─čildir. Bu nedenle olas─▒ en k├Ât├╝ sonu├ž kabul edilir, ├ž├╝nk├╝ e─čer bir ┼čeyin k├Ât├╝ gitme ┼čans─▒ varsa, k├Ât├╝ gidece─čini varsaymak, sonradan bir s├╝rprizle kar┼č─▒la┼čmaktan daha iyidir. Hata a─čac─▒ analizi d├╝nyan─▒n her yerinde n├╝kleer reakt├Ârlerin geli┼čtirilmeleri i├žin uygulanmaktad─▒r.

Amerika Birle┼čik Devletleri’nde yap─▒lm─▒┼č olan ├žok geni┼č kapsaml─▒ bir analize g├Âre (bu analiz Rasmussen ├çal─▒┼čmas─▒ yada koduyla WASH-1400 olarak bilinir; M.I.T. profes├Ârlerinden Norman Rasmussen’in yapt─▒─č─▒ 4 milyon dolara mal olan bir ├žal─▒┼čmad─▒r) her 20000 reakt├Âr y─▒l─▒ ( 10 reakt├Âr├╝n bir y─▒l ├žal─▒┼čmas─▒ 10 reakt├Âr y─▒l─▒ olur) ├žal─▒┼čmada bir, bir kor erimesi kazas─▒ olacakt─▒r. Her 5 kor erimesinden birinde yakla┼č─▒k olarak 1000 olum, her y├╝z taneden birinde yakla┼č─▒k 10000 olum, her 100000 erimeden birinde de 50000′e yak─▒n olum olaca─č─▒ bekleniyor. Her erimede ortalama olarak 400 olum bekleniyor. (├çernobil’de sadece 31 olum oldu). Rasmussen ├žal─▒┼čmas─▒n─▒n sonu├žlar─▒na g├Âre, bir n├╝kleer reakt├Âr kazas─▒ sonucu (an─▒nda ya da neden oldu─ču kanser sonucu) ├Âlme riski bize,18 dakika Ortalama Omur Kayb─▒ getirir.

D├╝┼č├╝k D├╝zeyde Radyasyonun Zararlar─▒

N├╝kleer santraller bir kaza an─▒nda, ├Ârne─čin ├çernobil kazas─▒nda oldu─ču gibi milyonlarca ki┼činin d├╝┼č├╝k dozlu radyasyona maruz kalmas─▒na neden olabilirler. Milyonlarca ki┼činin maruz kald─▒─č─▒ d├╝┼č├╝k dozlu radyasyonun toplum a├ž─▒s─▒ndan bir ├Ânemi var m─▒d─▒r?

─░yonla┼čt─▒r─▒c─▒ radyasyonun en ├Ânemli ├Âzelliklerinden biri,canl─▒ h├╝crelerinde kal─▒tsal bilgiyi i├žeren DNA molek├╝l├╝nde de─či┼čiklikler yaparak ku┼čaktan ku┼ča─ča aktar─▒labilen mutasyonlar olu┼čturmas─▒d─▒r. Canl─▒lar─▒n t├╝m ├Âzellikleri genler taraf─▒ndan belirlendi─či i├žin gen mutasyonlar─▒n─▒n etkileri fiziksel ve mental sapl─▒─č─▒m─▒z─▒n hemen hemen her y├Ân├╝n├╝ i├žine al─▒rlar. Kal─▒tsal a├ž─▒dan, ├╝reme h├╝crelerinde olu┼čan mutasyonlar ├Ânem ta┼č─▒rlar. ├ç├╝nk├╝ bu mutasyonlar bir sonraki ku┼čaklara aktar─▒labilirler. V├╝cut h├╝crelerinde olu┼čan somatik mutasyonlar ise kansere neden olabilecekleri i├žin ├Ânem ta┼č─▒rlar.

Radyasyonun kal─▒tsal etkileri hakk─▒nda yap─▒lan ara┼čt─▒rmalar sonucunda kal─▒t─▒m bilimcilerinin vard─▒─č─▒ ortak nokta zarars─▒z olan hi├žbir radyasyon dozu olmad─▒─č─▒d─▒r. ├ľyle ise neden “maksimum permissible” doz ya da izin verilen en y├╝ksek doz denen doz s─▒n─▒rlar─▒ konulmu┼čtur? ├çernobil kazas─▒ndan sonraki d├Ânemde yetkili a─č─▒zlar s─▒k s─▒k “bir insan─▒n hi├ž bir risk y├╝klenmeden bir y─▒lda alaca─č─▒ toplam doz 500 mremdir.” ┼čeklinde a├ž─▒klamalarda bulun-

mu┼člard─▒r. Bu limitlerin alt─▒nda da radyasyonun etkileri s├Âz konusudur. Ancak n├╝kleer enerji ├╝retimi, bilimsel ara┼čt─▒rma gibi, toplum i├žin yararl─▒ olabilecek faaliyetlerin s├╝rebilmesi i├žin, ki┼činin ya┼čam─▒nda kar┼č─▒la┼čabilece─či di─čer baz─▒ risklerle (├Ârne─čin trafik kazalar─▒ ) k─▒yaslanabilecek d├╝zeyde risk y├╝kleyen doz limitleri konmu┼čtur. Bu doz limitleri bir ├žok ├╝lkede son bilgilere g├Âre g├Âzden ge├žirilmi┼č ve a┼ča─č─▒ya do─čru ├žekilmi┼čtir (├Ârne─čin A.B.D┬ĺ de

y─▒lda 25mrem, Almanya’da 30 mrem, ─░ngiltere’de 100 mrem; T├╝rkiye ┬ĺde ise bu limit 500 mrem). D├╝┼č├╝k d├╝zeyde radyasyona maruz kalan bir insanda mutasyon olu┼čmas─▒ olas─▒l─▒─č─▒

├žok az olabilir, fakat milyonlarca insan─▒n her biri b├Âyle bir doza maruz b─▒rak─▒l─▒rsa mutlaka baz─▒ mutasyonlar meydana gelecektir. Gayet az say─▒da insan, d├╝┼č├╝k dozda radyasyon al─▒yor iseler bunun bireysel riski olduk├ža k├╝├ž├╝kt├╝r. Ama milyonlarca insan d├╝┼č├╝k dozlu radyasyona maruz kal─▒yor iseler, toplumsal risk s├Âz konusudur. ├ľrne─čin 50 milyon insan─▒n her biri 500 mrem┬ĺlik doza maruz kal─▒rsa bunun etkileri ve do─čuraca─č─▒ sonu├žlar ├žok ├Ânemlidir. B├Âyle bir dozun genetik sonu├žlar─▒ 25 milyon insan─▒n her birinin 1000 mrem, ya da 250.000 ki┼činin her birine 100 rem radyasyon vermekle ayn─▒d─▒r.Bu durumda toplum taraf─▒ndan al─▒nan kolektif doz 25 milyon ki┼či ret ya da 250.000 ki┼či sievert olarak ifade edilir. Bu doz yakla┼č─▒k olarak Hiro┼čima’da atom bombas─▒ndan kurtulanlar─▒n ald─▒─č─▒ dozun iki kat─▒d─▒r. Yap─▒lan bilimsel tahminlere g├Âre 1 milyon ki┼či remlik bir doza maruz kalma 1200 ├žekinik mutasyona neden olacakt─▒r. Bir mutasyonun toplumda kal─▒┼č s├╝resi, ve etkileyece─či ki┼či say─▒s─▒ mutasyonun zararl─▒ etkileri ile ters orant─▒l─▒d─▒r.

Bir de toplumda bireyler aras─▒nda radyasyona duyarl─▒l─▒k bak─▒m─▒ndan farklar bulunmaktad─▒r. ├ľrne─čin Ataxia teleangiectasia adl─▒ hastal─▒k genetik bir hastal─▒kt─▒r ve bir ├žift ├žekinik gen taraf─▒ndan kontrol edilir.Bu geni ta┼č─▒yan bireylerde DNA onar─▒m sistemi iflas etmi┼čtir. Bu hastal─▒─č─▒n toplumda g├Âr├╝lme s─▒kl─▒─č─▒ 40.000′de birdir fakat bu geni tek olarak ta┼č─▒yan heterezigot bireyler ise 100 de birdir. 50 milyonluk toplumda 500.000 ki┼či Ataxia teleangiectasia geni bakm─▒ndan heterezigottur. Yani geni tek olarak ta┼č─▒rlar ve normal

g├Âr├╝n├╝mdedirler. Fakat bu bireylerin kanser olma riskleri normal insanlara g├Âre 5 kat da-

ha fazlad─▒r. DNA onar─▒m sistemi ile ilgili onlarca mutasyon olabilece─čini d├╝┼č├╝n├╝rsek, toplumda radyasyona duyarl─▒ bireylerin say─▒s─▒n─▒n bir hayli y├╝ksek oldu─čunu g├Ârebiliriz.

├çevre politikalar─▒n─▒n olu┼čturulmas─▒nda, herhangi bir etmenin ├ževreye geri d├Ân├╝lmez,

onar─▒lmaz bir zarar─▒ s├Âz konusu ise, bu konuda yeterli veri yoksa bile, zarar─▒n kesin oldu─ču yakla┼č─▒m─▒ ge├žerlidir. Buna, Tedbirlilik ─░lkesi (Precautionary Principle) denir. T├╝rkiye┬ĺde

n├╝kleer santral yap─▒m─▒yla ilgili ├ževre politikalar─▒nda bu ilkenin g├Âz ├Ân├╝nde bulundurulmas─▒

insan gen kaynaklar─▒n─▒n korunmas─▒ anlam─▒na gelecektir.

N├╝kleer Yak─▒t At─▒klar─▒ndaki Baz─▒ Radyoaktif Zehirler

─░ZOTOP YARILANMA ├ľMR├ť

Hidrojen-3 (trityum) 12 y─▒l

Berilyum-10 1 milyon 600 bin y─▒l

Karbon-14 5 bin 700 y─▒l

Fosfor-32 14 g├╝n

Potasyum-40 1 milyar y─▒l

Kobalt-60 5 y─▒l

Selenyum-79 65 bin y─▒l

Rubidyum-87 47 milyar y─▒l

Strontiyum-90 29 y─▒l

Niobyum-94 20 bin y─▒l

Molibdenum-93 3 bin 500 y─▒l

Teknetyum-99 200 bin y─▒l

Rutenyum-106 1 y─▒l

─░yot-129 15 milyon 700 bin y─▒l

Sezyum-135 2 milyon 300 bin y─▒l

Hafniyum-182 9 milyon y─▒l

Tantalum-182 100 g├╝n

Renyum-187 50 milyar y─▒l

Kur┼čun-205 14 milyon 300 bin y─▒l

Polonyum-210 138 g├╝n

Radyum-224 37 g├╝n

Radyum-226 1 bin 600 y─▒l

Aktinyum-225 10 g├╝n

Toryum-228 2 y─▒l

Toryum-231 1 g├╝n

Toryum-232 14 milyar y─▒l

Uranyum-233 200 bin y─▒l

Uranyum-234 200 bin y─▒l

Uranyum-235 700 milyon y─▒l

Uranyum-236 23 milyon y─▒l

Uranyum-238 4 milyar y─▒l

Nept├╝nyum-237 2 milyon y─▒l

Pl├╝tonyum-238 88 y─▒l

Pl├╝tonyum-239 24 bin 100 y─▒l

Pl├╝tonyum-240 6 bin 500 y─▒l

Pl├╝tonyum-241 14 y─▒l

Pl├╝tonyum-242 400 bin y─▒l

Amerikyum-241 400 y─▒l

Amerikyum-242 100 y─▒l

( AYRICA;

B─░R cisimdeki radyo-aktifli─čin miktar─▒n─▒ ├Âl├žmeye yarayan birimlerden biri de Curie┬ĺdir. Bunun binde birine milik├╝ri denir.

Atmosferde, 1 metrek├╝p havada ortalama 0,00000013 milik├╝ri

radyo-aktifli─či vard─▒r.

Denizlerdeki radyo-aktiflik ise daha y├╝ksektir. 1 metrek├╝p deniz suyunda 0,0000003 k├╝ri radyo-aktiflik ├Âl├ž├╝lm├╝┼čt├╝r. )

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Deri

DER─░

Deri v├╝cudun tek ba┼č─▒na en a─č─▒r organ─▒d─▒r. Toplam v├╝cut a─č─▒rl─▒─č─▒n─▒n yakla┼č─▒k % 16┬ĺs─▒n─▒ meydana getirir ve yeti┼čkinlerde 1.2-2.3 metrekarelik bir y├╝zey olu┼čturur. Deri ektodermal orijinli epitelyal bir tabaka olan epidermis ve mezodermal orijinli ba─č dokusu tabakas─▒ olan dermisden meydana gelir. Dermis ve epidermis┬ĺin birle┼čme yerleri d├╝zensizdir ve papilla denen dermis uzant─▒lar─▒ epidermal ├ž─▒k─▒nt─▒lar ile i├ž i├žedir. (Res. 18-1). ├ť├ž boyutlu olarak incelenirse, bu interdigitasyonlar fi┼č ve priz (ince deri) veya kabart─▒lar ve oluklar (kal─▒n deri) gibi bir uyuma sahiptir. Dermisin alt─▒nda panniculus adiposus da denen ya─č h├╝crelerinin yer alabilece─či bir gev┼ček ba─č dokusu olan hipodermis (yunanca, hypo alt+derma, deri) veya subkutan├Âz doku uzan─▒r. Derinin bir par├žas─▒ olarak kabul edilmeyen hipodermis deriyi alttaki dokulara gev┼ček├že ba─člar ve makroskopik anatomisi s├╝perfizyal fasyaya benzemektedir. Sa├žlar, t─▒rnaklar, ya─č ve ter bezleri epidermden t├╝rerler [1-9].

Epidermis ve ekleri (k─▒l, t─▒rnak, ter ve ya─č bezleri) ektodermden, dermis (karium), subkutis (ba─č-ya─č dokusu, kollogen lifler, elastik lifler, kaslar, lenf ve kan damarlar─▒) mezodermden, sinirler ve melanositler ise n├Âroektoderm ve n├Âral ├ž─▒k─▒nt─▒dan meydana gelir.

Derinin, kendine ├Âzg├╝ bir ├Âzelli─či olan hem d─▒┼č ortam ile organizma aras─▒ndaki ili┼čkiyi sa─člayan hem de birtak─▒m ruhsal tepkimelerimizi yans─▒tan bir organd─▒r [10].

Derinin d─▒┼č y├╝zeyi nispeten su ge├žirmezdir. B├Âylece buharla┼čma ile fazla su kayb─▒n─▒ ├Ânler ve karasal ya┼čama imkan sa─člar. Deri ├ževre ile s├╝rekli haberle┼čme sa─člayan resept├Âr bir organ olarakfonksiyon yapar ve organizmay─▒ ├žarpma ve s├╝rt├╝nme ile olu┼čabilecek yaralanmalara kar┼č─▒ korur. Epidermis h├╝crelerinde ├╝retilen ve depolanan bir pigment olan melanin g├╝ne┼čin ultra viyole ─▒┼č─▒nlar─▒na kar┼č─▒ ├Ânemli ber koruma sa─člar. Derinin bezleri kan damarlar─▒ ve ya─č dokusu ─▒s─▒ d├╝zenlemesinde, v├╝cut metabolizmas─▒nda ve ├že┼čitli maddelerin at─▒lmas─▒nda g├Ârev al─▒r. G├╝ne┼čteki ultraviole radyasyonunun etkisi alt─▒nda vitamin D3 epidermal tabakadaki deri taraf─▒ndan sentezlenen prek├╝rs├Ârlerden meydana gelir. Deri elastik oldu─ču i├žin ├Âdem ve hamilelik gibi ┼či┼čme durumlar─▒nda geni┼č alanlar─▒ kaplayacak ┼čekilde esneme yetene─čindedir.

Daha ayr─▒nt─▒l─▒ incelenirse, insan derisinin baz─▒ k─▒s─▒mlar─▒n─▒n de─či┼čik ┼čekillerde d├╝zenlenmi┼č ├ž─▒k─▒nt─▒ ve oluklara sahip oldu─ču g├Âzlenir. Bu ├ž─▒k─▒nt─▒lar ilk olarak intrauterin hayat─▒n on├╝├ž├╝nc├╝ haftas─▒nda parmaklar─▒n u├žlar─▒nda ve daha sonra ayak ve ellerin volar y├╝zlerinde (ayak taban─▒ ve el ayas─▒) belirir. ├ç─▒k─▒nt─▒ ve arada bulunan oluklar taraf─▒ndan olu┼čturulan ┼čekillerde dermatoglyphics, (parmak izleri) denilir. Parmak izleri her ┼čah─▒s i├žin farkl─▒d─▒r ve ilmekler, kavisler, halkalar veya bunlar─▒n kombinasyonu ┼čeklinde belirir. ┼×ahs─▒ tan─▒mlamada kullan─▒lan bu ┼čekiller muhtemelen multipl genler taraf─▒ndan tayin edilmektedir, t─▒p ile oldu─ču kadar hukuk ve antropoloji a├ž─▒s─▒ndan da ├Ânemlidir [1-9].

EP─░DERM─░S

Epidermis ba┼čl─▒ca ├žok katl─▒ yass─▒ keratinize epitelden meydana gelir, fakat ayn─▒ zamanda daha az g├Âr├╝len 3 h├╝cre tipini de kapsar: Melanositler, Langerhans h├╝creleri ve Merkel h├╝creleri. Keratinize olan epidermal h├╝crelere keratinositler denir. El ayas─▒ ve yak taban─▒nda bulunan kal─▒n deri (globrous veya d├╝zg├╝n ve sa├žs─▒z) ile v├╝cudun di─čer yerlerinde bulunan ince deri (sa├žl─▒) aras─▒nda ay─▒r─▒m yapmak adet haline gelmi┼čtir. Kal─▒nl─▒k ve inceli─čin tayini: ince deri i├žin 75-150 mikron ve kal─▒n deri i├žin 400-600 mikron aras─▒nda de─či┼čen epidermal tabakan─▒n kal─▒nl─▒─č─▒ g├Âz ├Ân├╝ne al─▒n─▒r. Toplam deri kal─▒nl─▒─č─▒ (epidermis ve dermis) ayn─▒ zamanda b├Âlgeye g├Âre de de─či┼čir. ├ľrne─čin s─▒rttaki deri yakla┼č─▒k 4 mm kal─▒nl─▒─č─▒ndayken kafatas─▒ derisi yakla┼č─▒k 1.5 mm kal─▒nl─▒─č─▒ndad─▒r [10-11].

Dermisden d─▒┼ča do─čru epidermis keratin ├╝reten 5 h├╝cre (keratinosit) tabakas─▒ndan meydana gelir.

Stratum Basale (Stratum Germinativum):

Bu, dermal-epidermal birle┼čme yerinde bazal lamina ├╝st├╝ne oturmu┼č bazofilik kolumnar ve k├╝boidal h├╝crelerin tek bir tabakas─▒ndan meydana gelir ve dermisi epidermisden ay─▒r─▒r. Bunlar─▒n uzun eksenleri bazal laminaya diktir. ├çok miktardaki desmozomlar bu tabakan─▒n h├╝crelerini lateral ve ├╝st y├╝zeylerinden ba─člar. Bazal plazmalemmada bulunan hemidesmazomlar bu h├╝crelerin bazal laminaya ba─članmas─▒na yard─▒m eder. Stratum basale yo─čun mitodik aktivite ile karakterizedir ve epidermal h├╝crelerin s├╝rekli yenilenmesinden sorumludur. ─░nsan epidermisi ya┼ča, v├╝cut b├Âlgesine ve di─čer fakt├Ârlere ba─čl─▒ oalrak 15-30 g├╝nde bir yenilenmektedir. Stratum bazale┬ĺdeki b├╝t├╝n h├╝creler 10 nm ├žap─▒nda filamentler i├žerir. H├╝creler yukar─▒ya do─čru ├ž─▒karken filament miktar─▒ artar ve stratum korneumdaki toplam proteinin yar─▒s─▒n─▒ olu┼čturur [1-9].

Stratum Spinozum:

Bu tabaka merkezi nukleuslu ve sitoplazmas─▒ filament demetleri ile dolu olan k├╝boidal , poligonal, veya biraz yass─▒la┼čm─▒┼č h├╝crelerden olu┼čur. Sitoplazmadaki bu demetler diken ┼čeklindeki k├╝├ž├╝k h├╝cresel uzant─▒lar─▒n (Res. 18-3) ba┼člang─▒c─▒ndaki dezmozomlarla uzant─▒y─▒ birle┼čtirirler. Bu tabakadaki h├╝creler birbirleriyle flament dolu sitoplasmik dikensi ├ž─▒k─▒nt─▒lar ve h├╝cre y├╝zeyindeki desmosomlarla s─▒k─▒ca irtibatland─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r (Res. 18-4). I┼č─▒k mikroskop alt─▒nda g├Âr├╝lebilen bu tonofilament demetlerine tonofibriller denir; bunlar desmozomlar─▒n sitoplazmik k─▒sm─▒nda yo─čunla┼č─▒p sonlan─▒r. Filamentler h├╝creler aras─▒ndaki yap─▒┼čmada ve y─▒pranma etkilerine kar┼č─▒ dayan─▒kl─▒l─▒kta ├Ânemli bir rol oynarlar. S├╝rekli s├╝rt├╝nme ve bask─▒ya maruz kalan b├Âlglerin (ayak tabanlar─▒ gibi) epidermisi daha bol tonofibril ve desmosom i├žeren daha kal─▒n bir stratum spinozuma sahiptir.

B├╝t├╝n mitozlar stratum bazale ve stratum spinozumun birlikte olu┼čturduklar─▒ malpigi tabakas─▒nda olur [1-9,11].

Stratum Granulosum:

2-3 s─▒ra h├╝creden , i─č ┼čeklinde ve sitoplazmalar─▒ koyu bazofilik boyanan taneciklerle dolu bir tabakad─▒r. ─░├žlerindeki gran├╝llerin keratinin ├Ân maddesi olan keratehiyalin oldu─čuna inan─▒l─▒r. Gran├╝lar tabaka l├Âkoptaki gibi baz─▒ hastal─▒klar d─▒┼č─▒nda mukozada bulunmaz [10].

Bu tabaka merkezi yerle┼čimli nukleus ve sitoplazma i├žeren yass─▒ poligonal h├╝crelerin olu┼čturdu─ču 3-5 tabakadan meydana gelmi┼čtir. Sitoplazma keratohiyalin gran├╝lleri denilen yo─čun bazofilik gran├╝ller ile doludur. Biyokimyasal ├žal─▒┼čmalar bu gran├╝llerin sistin i├žeren proteinlerin yan─▒ s─▒ra fosforlanm─▒┼č histidinden zengin proteinleri de i├žerdiklerini g├Âstermi┼čtir. Bol miktarda membrans─▒z fosfat gruplar─▒ keratohiyalin gran├╝llerinin yo─čun bazofili─činin sebebi olarak g├Âsterilmektedir.

Epidermisin gran├╝ller tabakal─▒ h├╝crelerinde elektronmikroskop ile bulunan di─čer bir karakteristik yap─▒ ise ├žift tabakal─▒ lipid taraf─▒ndan olu┼čturulan lameller diskleri i├žeren orak veya ├žubuk ┼čekilli, k├╝├ž├╝k (0.1-0.3 mikron) yap─▒lar olan membranla sar─▒lm─▒┼č lammeller gran├╝ld├╝r. Bu gran├╝ller h├╝cre membran─▒ ile kayna┼č─▒r ve i├žeriklerini lipid ta┼č─▒yan tabakalar ┼čeklinde biriktirdikleri yer olan stratum granulozumun h├╝creler aras─▒ bo┼člu─čuna bo┼čalt─▒rlar. Bo┼čalt─▒lan bu maddenin fonksiyonu h├╝creleraras─▒ semente benzer; yabanc─▒ maddelerin penatrasyonunda bir bariyer gibi g├Ârev yapar. Peroksidaz ve lantanum kullan─▒larak keratinle┼čmi┼č ve keratinle┼čmemi┼č insan a─č─▒z epiteli ├╝zerinde yap─▒lan ├žal─▒┼čmalarda, ekstrasell├╝ler alan─▒ dolduran bu maddenin bulundu─ču b├Âlgelerde penetrasyonun ger├žekle┼čmedi─či g├Âsterilmi┼čtir. ─░lk olarak s├╝r├╝ngenlerde beliren bu barierin olu┼čumu karasal ya┼čam─▒n geli┼čimine imkan sa─člayan ├Ânemli evrensel olaylardan biridir [1-9].

Stratum Lucidum:

Sadece el i├ži ve ayak taban─▒nda bulunan, olduk├ža yass─▒la┼čm─▒┼č n├╝veleri kaybolmu┼č saydam h├╝crelerden olu┼čur. H├╝crelerin ta┼č─▒d─▒─č─▒ maddeye eleidin denir [10-11].

Kal─▒n deride daha belirgin olan bu tabaka olduk├ža yass─▒ eozinofilik h├╝crelerin olu┼čturdu─ču yar─▒ ge├žirgen (translucent) ince bir tabakad─▒r(Res. 18-1). Organeller ve nukleuslar art─▒k belirgin de─čildir ve sitoplazma elektron yo─čun matriks i├žine g├Âm├╝lm├╝┼č s─▒k─▒ca paketlenmi┼č filamentlerden meydana gelmi┼čtir. Kom┼ču h├╝creler aras─▒ndaki desmozomlar hala belirgindir [1-9].

Stratum Korneum:

T├╝m├╝yle keratinle┼čmi┼č, nukleuslar─▒n─▒ kaybederek lameller halini alm─▒┼č keratinisitlerin olu┼čturdu─ču tabakad─▒r. Bu tabaka el i├ži, ayak topu─čunda en kal─▒n; g├Âz kapaklar─▒, prep├╝syum, yanaklar, kar─▒n ve dirseklerin i├ž y├╝z├╝nde en incedir [10].

Bu kat (Res. 18-1 ve 18-4) sitoplazmas─▒ keratin denilen ─▒┼č─▒─č─▒ iki defa k─▒ran flament├Âz ve skleroprotein ile dolu; nukleussuz ve yass─▒ keratinize h├╝crelerin olu┼čturdu─ču 15-20 tabakadan meydana gelmi┼čtir. Keratin, molek├╝l a─č─▒rl─▒klar─▒ 40.000-70.000 aras─▒nda olan en az 6 de─či┼čik polipeptid i├žerir. U├ž polipeptid zinciri tonofilamentin alt gruplar─▒n─▒ (~47 nm uzunlu─čunda) olu┼čturmak i├žin birbirleri etraf─▒nda k─▒vr─▒l─▒rlar. Alt gruptaki polipeptidlerden en az biri di─čerlerinden farkl─▒d─▒r, b├Âylece komposizyonda b├╝y├╝k bir farka izin verir. 3 zincirli alt gruplardan dokuzu birbiri etraf─▒nda k─▒vr─▒larak 10 nm ├žap─▒nda bir filament olu┼čturur. 3 zincirli alt gruplar uc uca birle┼čerek tonoflamentlerin boylar─▒n─▒ uzat─▒rlar. Tonoflamentlerin kompozisyonu epidermal h├╝creler farkl─▒la┼čt─▒k├ža de─či┼čir. Bazal h├╝creler daha d├╝┼č├╝k molek├╝l a─č─▒rl─▒kl─▒ polipeptidler i├žerir, halbuki daha farkl─▒la┼čm─▒┼č h├╝creler molek├╝l a─č─▒rl─▒─č─▒ daha y├╝ksek polipeptidler sentezlerler. Tonoflamentler keratohiyalin gran├╝llerin de bulundu─ču matriks i├žinde paketlenmi┼č bulunur.

Keratinizasyondan sonra, sadece fibriler yap─▒ ve amorf proteinli kal─▒n plazma membran─▒, boynuzsu h├╝crelere (horny cell) d├Ân├╝┼č├╝rler. Sitoplazmik organellerin kayb─▒nda lizozomal hidrolitik enzimler ├Ânemli rol oynar. Bu h├╝creler stratum korneum y├╝zeyinde d├Âk├╝l├╝rler.

Bu epidermis k─▒sm─▒n─▒n en karma┼č─▒k oldu─ču yer en kal─▒n oldu─ču yerdir. ─░nce deride stratum granulozum ve lusidum az geli┼čmi┼čtir. Stratum korneum da nispeten incedir.

Epidermisin yenilenmesi her 15-30 g├╝nde olur ve stratum germinavitum ile spinozumun mitotik aktivasyonuna ba─čl─▒d─▒r.

Yayg─▒n bir hastal─▒k olan psoriasisde stratum basala ve stratum spinozumda ├žo─čalan h├╝crelerde art─▒┼č vard─▒r ve h├╝crelerin siklus zamanlar─▒nda bir azalma g├Âr├╝l├╝r. Sonu├žta epidermis kal─▒nl─▒─č─▒ artar d├Âng├╝ (siklus) zaman─▒ 15-30 g├╝n yerine 7 g├╝ne iner [1-9,11].

Melanositler

Derinin rengini tayin eden en ├Ânemli fakt├Âr melanin ve keroten miktar─▒d─▒r, ayr─▒ca dermisteki kan damarlar─▒n─▒n miktar─▒ ve bu damarlar i├žinde akan kan─▒n rengi de ├Ânemlidir.

Eumelanin, melonosit taraf─▒ndan ├╝retilen koyu kahverengi bir pigmenttir, bu h├╝cre epidermisin alt─▒na veya k─▒l folik├╝llerinde staratun bazalede bulunur. K─▒rm─▒z─▒ sa├žta g├Âr├╝len pigment pheomelanin (Yunanca, phaios, esmer+melas, siyah) dir. Yap─▒s─▒nda cysteine ihtiva eder. Melanositler n├Âral kristadan t├╝rerler. Bunlar yuvarlak h├╝crelerdir ve stratum basale ile stratum spinozumda d├╝zensiz dallanmalar yaparlar. Bu uzant─▒lar─▒n u├žlar─▒ bu iki tabakan─▒n h├╝crelerinin invaginasyonlar─▒ aras─▒nda seyreder. Elektron mikroskopik ├žal─▒┼čmalar bu soluk boyanan h├╝crelerde k├╝├ž├╝k mitokondriler, iyi geli┼čmi┼č golgi kompleksi, gran├╝ll├╝ endoplazmik retikulumun k─▒sa sisternalar─▒n─▒n varl─▒─č─▒n─▒ g├Âstermi┼čtir. 10 nm ├žap─▒ndaki intermedial (orta boy) flamentler mevcuttur (Res. 18-5 ve 18-6) melanositler keratinositlere desmosomlarla ba─čl─▒ olmamas─▒na ra─čmen basal laminaya ba─čl─▒ melanositlerde hemidesmosomlar bulunur.

Melanin sentezi melanositin i├ž k─▒sm─▒nda, tirozinaz─▒n ├Ânemli rol oynad─▒─č─▒ bir s├╝re├žle olur. Tirosinaz aktivasyonu ile 3,4-dihydroxyphenylalanine (dopa), dopaquinone ├ževrilir, takip eden de─či┼čimlerle melanin olu┼čur. Tirosinaz ribozomlarda sentezlenir, melanositin gran├╝ler endoplazmik retikulumunun l├╝menine ge├žer. Golgi kompleksinin vezik├╝llerinde birikir (Res. 18-7). Olgun melanin gran├╝l├╝n├╝n geli┼čmesinde d├Ârt safha vard─▒r [1-9]:

1. Safha:

Vezik├╝l bir membranla ├ževrelenmi┼čtir, tirosinaz aktivitesi ba┼člar ve ince gran├╝ler materyal olu┼čur; periferinde elektron yo─čun diziler bulunur, bunlar protein matriksinde tirosinaz molek├╝lleri ihtiva eder.

2. Safha:

Vezik├╝l ovaldir (melanozom) bu a┼čamada i├ž taraf─▒nda 10 nm perioditede paralel flamentler veya ├žapraz yap─▒lar i├žerir. Melanin, protein matriksde depolan─▒r.

3. Safha:

Artan melanin yap─▒m─▒ ince yap─▒n─▒n g├Âr├╝nt├╝s├╝n├╝ solukla┼čt─▒r─▒r.

4. Safha:

Olgun melanin gran├╝l├╝ ─▒┼č─▒k mikroskobunda g├Âr├╝l├╝r ve melanin vezik├╝l├╝ tamamen doldurur. Ultrastr├╝kt├╝rel yap─▒ g├Âr├╝lmez. Olgun gran├╝ller elips ┼čeklindedir. 1 mikron uzunluk ve 0.4 mikron ├žapa sahiptir.

Olu┼čduktan sonra melanin gran├╝lleri sitoplazmik uzant─▒lara g├Â├ž eder, stratum

germinativum ve epidermisin stratum spinozumuna ge├žer. Bu ge├ži┼č derinin doku k├╝lt├╝rlerinde g├Âzlenmi┼čtir.

Melanin gran├╝lleri keratinositlere cytocrine sekresyonu denilen s├╝re├žle ge├žer. Bir kere keratinosite ge├žti mi melanin gran├╝lleri sitoplazman─▒n supranuklear b├Âlgelerine g├Â├ž eder, b├Âylece b├Âl├╝nen h├╝crelerin n├╝kleuslar─▒ g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ndan korunmu┼č olur.

Her ne kadar melanini melanositler sentezlerse de, depolayanlar epitelyal h├╝crelerdir ve bu pigmenti melanositlerden daha fazla ihtiva ederler. Keratinositlerde melanin gran├╝lleri lizozimlerle kayna┼č─▒r. Bu y├╝zden melanin epitelyal h├╝crelerin ├╝st k─▒s─▒mlar─▒nda kaybolur. Derinin renklenmesindeki keratinosit ve melanosit aras─▒ al─▒┼č veri┼čde ├Ânemli bir fakt├Âr, melanositlerde melanin gran├╝lleri olu┼čmas─▒, gran├╝llerin transferi ve sonu├ž olarak keratinositlerde i┼čleme al─▒nmas─▒d─▒r, melanosit ve keratinositler aras─▒nda muhtemelen bir feedback mekanizmas─▒ vard─▒r.

Melanositler epidermisin dopa┬ĺdaki ink├╝basyonunda rahat├ža g├Âr├╝lebilir. Bu bile┼čik, melanositlerde tirosinaz enziminin katalizasyonu ile koyu khverengi depozitlere d├Ân├╝┼č├╝r. Bu metodu kullanarak epidermisde birim alana ne kadar melanosit d├╝┼čt├╝─č├╝ hesaplanabilir. Yap─▒lan ├žal─▒┼čmalar keratinositlerin rastgele da─č─▒lmad─▒─č─▒n─▒, aksine da─č─▒l─▒m─▒nda epidermal-melanin ├╝nitesinin rol oynad─▒─č─▒n─▒ g├Âstermi┼čtir. ─░nsanda stratum basaledeki dopa pozitif melanositlerin keratinositlere oran─▒ her v├╝cut b├Âlgesi i├žin sabittir. ├ľrne─čin uyluk derisinde 1000 melanosit/milimetrekare, skrotumda 2000 melanosit/milimetrekare┬ĺdir. Birim alana d├╝┼čen melanosit miktar─▒ cinsiyet ve ─▒rka ba─čl─▒ de─čildir, bilakis renk de─či┼čikli─či keratinositteki melanin gran├╝llerine ba─čl─▒d─▒r.

Derinin g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒nda (dalga boyu: 290-320 nm) koyula┼čmas─▒ iki basamakl─▒ bir yolla olur. ├ľnce fizyokimyasal bir reaksiyon olur, melanin karar─▒r ve hemen keratinositlere ge├žer. ─░kinci a┼čamada melanositlerdeki melanin sentezi artar ve pigment miktar─▒ artar.

─░nsanlarda adrenal korteksinden salg─▒lanan kortizolun eksikli─či, adreneal bezlerin bozuk ├žal─▒┼čmas─▒n─▒n sebep oldu─ču Addison hastal─▒─č─▒nda oldu─ču gibi, derinin pigmentasyonunu artt─▒ran ACTH┬ĺn─▒n fazla ├╝retilmesine sebep olur.

Albinizimde, melanositler genetik olarak melanin sentezleyemezler. Tirosinaz eksikli─či veya tirozin al─▒m─▒nda hasar vard─▒r. Neticede melanin g├╝ne┼č radyasyonundan koruyucu olamaz. Bu sebeplebazal ve squam├Âz h├╝cre karsinomalar─▒ artar. T├╝m melanositlerin, genetik olarak ayarlanm─▒┼č dejenerasyonu ve ortadan kaybolmas─▒ viteligo ad─▒ verilen depigmentasyon bozuklu─ču ile sonu├žlan─▒r [1-10].

Langerhans H├╝creleri

Y─▒ld─▒z ┼čeklindeki bu h├╝creler esas olarak epidermisin stratum spinosum tabakas─▒nda bulunur ve epidermal h├╝crelerin %2-8┬ĺini olu┼čturur. Bunlar kemik ili─činden t├╝reyen makrofajlard─▒r, antijenleri T lenfositlerine tan─▒t─▒rlar ve bu h├╝creler uyar─▒c─▒d─▒r. Derinin imm├╝nrolojik reaksiyonlar─▒nda ├Ânemli bir role sahiptir.

Merkel H├╝creleri

Merkel h├╝creleri, el ve ayak derilerindeki kal─▒n deride bulunan, epidermal epitelyalh├╝crelerdir bunlar─▒n sitoplazmalar─▒nda k├╝├ž├╝k yo─čun gran├╝ller bulunur. Bu gran├╝llerin terkibi tam olarak bilinmemektedir. Geni┼člemi┼č terminal bir plaktan olu┼čan serbest sinir sonlamalar─▒ Merkel h├╝crelerin taban─▒nda bulunur. Bu h├╝creler duyusal mekanoresept├Âr olarak ├žal─▒┼č─▒rlar, ancak bunlar─▒n yayg─▒n n├Âroendokrin sistemle ilgili oldu─ču hakk─▒nda kan─▒tlar vard─▒r [1-9].

DERM─░S

Derinin elastik ve dayan─▒kl─▒l─▒─č─▒n─▒ sa─člar. 3 komponentten olu┼čur:

H├╝creler (fibroblast, histiyonist, lenfosit plazma ve mast)

Lifler (kollojen, elastik ve retikulm)

Temel madde (hyaluronik asit, kondrotin s├╝lfat)

Dermis anatomik olarak 2┬ĺye ayr─▒l─▒r:

a. Papiler Dermis: Uzant─▒lar yaparak epidermisin girintileri ile ba─člar yapar.burada terminal kapiler ve sinir sonlanmalar─▒ bulunur. Kollojen lifler vertikal do─črultuda ve gev┼ček demetler halinde pilladora uzan─▒r.

b. Aetik├╝ler Dermis: kollojen lifler horizantal bir konumda ve daha s─▒k─▒┼č─▒k demetler halinde g├Âr├╝n├╝r. Elastik lifler kollojen liflere paralel veya oblik seyreder ve retik├╝ler tabakada daha yo─čundur.

c. Subkutis: Lipesit ad─▒ verilen ya─č h├╝creleri k├╝melenerek lob├╝lleri olu┼čturur. Subkutis bu ya─č mod├╝lleri ve ondan ayr─▒lan fibroz trabek├╝lardan ibarettir. Bu tabaka ─▒s─▒ kayb─▒n─▒ engelleme, travmalara kar┼č─▒ koruma ve yedek besin deposu g├Ârevini g├Âr├╝r [10]

Dermis, epidermisi destekleyen ba─č dokusudur ve bunu kom┼ču subkutan dokuya (hipodermis) ba─člar. Dermisin kal─▒nl─▒─č─▒ bulundu─ču b├Âlgeye g├Âre de─či┼čkendir ve s─▒rtta 4 mm ile en kal─▒n oldu─ču yerdir. Dermis y├╝zeyi olduk├ža d├╝zensizdir ve epidermisin ├ž─▒k─▒nt─▒lar─▒ ile interdigitasyon yapan ├ž─▒k─▒nt─▒lara sahiptir (Res. 18-1). Bu yap─▒lar daha fazla bas─▒nca maruz kalan deri b├Âlgelerinde daha fazla bulunur, interdigitasyonlar─▒n dermal-epidermal ba─člant─▒n─▒n g├╝c├╝n├╝ artt─▒rd─▒─č─▒na inan─▒lmaktad─▒r. Embriyolojik geli┼čim s─▒ras─▒nda, ├╝zerindeki epidermisin geli┼čimini dermis belirler. Ayak taban─▒ndan al─▒nan dermis, a┼č─▒r─▒ keratinize, orijin ald─▒─č─▒ epitelyuma uymayan d├╝zensiz epidermis olu┼čumunu g├Âsterir.

─░nsan derisinde dermal-epidermal ba─člant─▒ histolojik preparatlarda belirgindir, bu epidermis yap─▒s─▒ v├╝cudun her yerinde ayn─▒d─▒r. Dermisin papiler tabakas─▒ ile stratum germinativum aras─▒nda her zaman bir bazal lamina bulunur. Bazal laminan─▒n alt─▒nda retik├╝ler liflerden olu┼čmu┼č lamina retik├╝larisbulunur. Bu yap─▒ya bazal membran (basement membrane) denir ve ─▒┼č─▒k mikroskobu ile g├Âr├╝lebilir.

Dermal-epidermal ba─člant─▒ anomalisi derinin vezik├╝ll├╝ bir hastal─▒─č─▒na yol a├žar (bullous pemphigoid). Bu hastal─▒─č─▒n bir ba┼čka tipinde keratinositler aras─▒ ba─člant─▒lar kaybolmu┼čtur (pemphigus).

Dermiste birbirinden ay─▒rt edilemeyen iki tabaka bulunur. Bunlar d─▒┼č papillar tabaka ile derin retik├╝ler tabakad─▒r. ─░nce papillar tabaka gev┼ček ba─č dokusundan olu┼čur, fibroblast ve di─čer ba─č dokusu h├╝crelerinden en fazla makrofaj ve mast h├╝cresi bulunur. Damar d─▒┼č─▒ l├Âkositler de g├Âr├╝l├╝r. Buras─▒ dermal papillan─▒n b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒n─▒ kapsad─▒─č─▒ndan papiller tabaka olarak adland─▒r─▒l─▒r. Bu tabakadan bazal laminaya ve dermise ├Âzel lifler uzan─▒r. Dermisi epidermise ba─člayan ve anchoring fibrilleri (yap─▒lar─▒) olarak isimlendirilen lifler vard─▒r. Retik├╝ler tabaka daha kal─▒nd─▒r, d├╝zensiz yo─čun ba─č dokusundan (ba┼čl─▒ca tip 1 kollagen) olu┼čur, papillar tabakaya g├Âre daha bol lif ve az h├╝creye sahiptir. Papillar tabaka dermisdeki glikozaminogligan kapsam─▒ de─či┼čik b├Âlgelerde farkl─▒l─▒k g├Âsterir. Deride esas glikozaminoglikan dermatan sulfatt─▒r.dermiste elastik lif ┼čebekesi vard─▒r. Bu ┼čebekede kal─▒n lifler retik├╝ler tabakada bulunur (Res. 18-8). Bu b├Âlgede ince lifler g├Âr├╝n├╝r ve bazal laminaya kar─▒┼čarak sonlan─▒r. Lifler bazal laminaya kar─▒┼čt─▒k├ža amorf elastik bile┼čenlerini kaybederler ve yaln─▒zca mikrofibril bile┼čenleri bazal laminaya ge├žer. Bu elastik ┼čebeke derinin elastikiyetinden sorumludur.

Dermiste ya┼ča ba─čl─▒ oalrak histolojik ve biyokimyasal de─či┼čimler olur. Kollagen lifler kal─▒nla┼č─▒r ve kollagen sentezi ya┼čla beraber azal─▒r. Elastik liflerin say─▒ ve kal─▒nl─▒klar─▒ gittik├že artar ve b├Âylece fetusa g├Âre eri┼čkin derisindeki elastin miktar─▒ 5 kez daha fazlad─▒r. Ya┼čl─▒l─▒kta a┼č─▒r─▒ ├žapraz kollagen ba─člar, elastik lif kayb─▒ ve a┼č─▒r─▒ g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ndan liflerin dejenerasyonu (solar elastosis ) deriyi daha narin ve k─▒r─▒┼č─▒k yapar. Cutis Laxa ve Ehlers-Danlos sendromu gibi baz─▒ hastal─▒klarda deri hatal─▒ kollagen ├╝retiminden dolay─▒ a┼č─▒r─▒ gerilebilir.

Dermiste zengin bir kan ve lenf ┼čebekesi vard─▒r. Derinin baz─▒ b├Âlgelerinde kan arterlerden venlere direkt anastomozlarla veya ┼čantlarla ge├žebilir. Dermal damarlarda t├╝m kan─▒n yakla┼č─▒k %4.5 kadar─▒ bulunur ve anastomoz veya ┼čantlarla v├╝cut ─▒s─▒s─▒ile kan bas─▒nc─▒ ayarlanabilir. Papiller tabakadaki zengin kapiller ┼čebeke epidermal kabart─▒lar─▒ ├ževreler, bunun v├╝cut ─▒s─▒s─▒n─▒n ayarlanmas─▒nda ├Ânemli bir rol├╝ vard─▒r ve kendi kan damarlar─▒ bulunmayan epidermisi besler.

Bu yap─▒lara ek olarak dermiste k─▒l folik├╝l├╝, ter ve ya─č bezleri gibi epidermal yap─▒lar da bulunur. Dermis sinir bak─▒m─▒ndan zengindir ve derinin efekt├Âr sinirleri para-vertebral zincirin sempatik ganglionlar─▒n─▒n post ganglionik lifleridir. Parasempatik innervasyon yoktur. Afferent sinirler dermal y├╝zeyde, k─▒l folik├╝l├╝nde ve duyu organlar─▒n─▒n Meissner ve pacini cisimcikleri etraf─▒nda ┼čebeke yaparlar [1-9].

SUBKUTAN DOKU

Bu tabaka deriyi kom┼ču organlara gev┼ček ba─č dokusu ile ba─člar. B├Âylece deri onlar─▒n ├╝zerinden kayabilir. Hipodermiste bulundu─ču b├Âlgeye g├Âre de─či┼čen ya─č h├╝creleri bulunur, boyutlar─▒ da ki┼činin beslenmesine g├Âre de─či┼čir. Bu tabaka y├╝zeysel fasyad─▒r, buras─▒ e─čer yeterince kal─▒n ise , panniculus adiposus olarak isimlenir [10-11].

KILLAR

K─▒llar, epidermal epitelyumdan t├╝reyen uzunlamas─▒na keratinize yap─▒lard─▒r. Renk, ebad ve yerle┼čimi ─▒rk, ya┼č ve bulundu─ču v├╝cut k─▒sm─▒na g├Âre de─či┼čir. K─▒llar, ayalar, dudaklar, glans penis, klitoris ve labiya min├Âr hari├ž her yerde bulunur. Y├╝zde yakla┼č─▒k 600 k─▒l/santimetrekare di─čer v├╝cut b├Âlgelerinde ise 60 k─▒l/santimetrekare┬ĺdir. K─▒llar her an b├╝y├╝me halinde de─čildir, b├╝y├╝me ve dinlenme periyotlar─▒ vard─▒r. Bu b├╝y├╝me t├╝m v├╝cut b├Âlgelerinde ayn─▒ s├╝re├žte olmaz, k─▒s─▒m k─▒s─▒m olur. B├╝y├╝me ve dinlenme periyotlar─▒da b├Âlgeler aras─▒ fark g├Âsterir. Kafa tas─▒nda b├╝y├╝me periyodu (anagen) y─▒llar al─▒r, di─čer yerlerde ortalama 3 ayd─▒r (catagen ve telogen). Kafatas─▒, y├╝z ve pubisteki k─▒llar─▒n b├╝y├╝mesi seks hormanlar─▒na, -├Âzellikle androjenlere- ayn─▒ zamanda adrenal ile tiroid hormonlar─▒na ba─čl─▒d─▒r [1-10].

Her k─▒l bir epidermal invaginasyondan, k─▒l follik├╝l├╝nden (hair follicle) ├ž─▒kar, bu b├╝y├╝me d├Âneminde k─▒l k├Âk├╝nde (hair bulb) terminal bir dilatasyon olur. K─▒l k├Âk├╝nde dermal papilla g├Âzlenebilir (Res. 18-9 ve 18-10). Dermal papilla hayati ├Ânemi olan kapillerlere sahiptir. Bu, hasara u─črarsa k─▒l ├Âl├╝r. Dermal papillay─▒ ├ževreleyen epidermal h├╝creler k─▒l k├Âk├╝n├╝ yapar ve k─▒l ├Ârt├╝s├╝ ile devam eder, deriye ├ž─▒k─▒nt─▒ yapar.

Bu b├╝y├╝me periodu s─▒ras─▒nda k├Âk├╝ olu┼čturan epitelyal h├╝creler derinin stratum germinatuvumu ile e┼č de─čerdedir. Epitel h├╝creleri s├╝rekli b├Âl├╝n├╝r ve ├Âzel h├╝cre tiplerine farkl─▒lan─▒rlar. Baz─▒ k─▒l tiplerinde, dermal papillan─▒n apeksindeki k├Âk├╝n merkezi b├Âlge h├╝creleri k─▒l─▒n medullas─▒n─▒ olu┼čturan b├╝y├╝k, vakuoll├╝ ve az ├žok keratinize h├╝creler ├╝retir. (Res.18-9┬ĺda A). K├Âk├╝n merkezi b├Âlgesi ├ževresinde yerle┼čmi┼č h├╝creler (Res. 18-9┬ĺda B) ├žo─čal─▒r ve k─▒l korteksini olu┼čturan olduk├ža keratinize, s─▒k─▒ca grupla┼čm─▒┼č fuziform h├╝crelere farkl─▒la┼č─▒r.

Perifere do─čru k├Âk├╝n yar─▒─▒sna kadar k├╝bik doku sonra pirizmatik olan bir h├╝cre tabakas─▒ olan k─▒l kutik├╝l├╝n├╝ olu┼čturan h├╝creler bulunur (Res. 18-9┬ĺda C) daha yukar─▒da, korteksi kaplayan yass─▒, olduk├ža keratinize, ├žak─▒l benzeri h├╝crelerden bir tabaka olu┼čturduklar─▒ nokta olan horizontalden vertikal konuma ge├žerler. Bu k├╝tik├╝l h├╝creler k─▒l follik├╝l├╝nde farkl─▒l─▒┼čan son h├╝cre dizisidir.

En d─▒┼čtaki h├╝creler k─▒l g├Âvdesini ba┼člang─▒├ž k─▒sm─▒n─▒ tamamen saran i├ž k├Âk k─▒l─▒f─▒n─▒ meydana getirir. ─░├ž k─▒l─▒f h├╝creleri ya─č bezlerinin ├╝st seviyesinde dejenere olup kaybolan ge├žici bir yap─▒d─▒r. D─▒┼č k├Âk k─▒l─▒f─▒ epidermal h├╝creler ile devam eder ve y├╝zeyde epidermisin b├╝t├╝n tabakalar─▒na sahiptir. Dermal papilla yak─▒n─▒nda incedir ve epidermal stratum germinatuvumdakine denk h├╝crelerden olu┼čmu┼čtur.

K─▒l follik├╝llerini dermisten bazal laminan─▒n bir kal─▒nla┼čmas─▒n─▒ temsil eden cams─▒ membran (glassy membrane) denen h├╝cresiz hyalin tabaka ay─▒r─▒r (Res. 18-9). Follik├╝l├╝ saran dermis daha yo─čundur ve ba─č douksundan bir k─▒l─▒f olu┼čturur. Bu k─▒l─▒fa s─▒n─▒rlayan ve onu dermisin papillar tabakas─▒na ba─člayan arrector pili kaslar─▒ denen d├╝z kas h├╝cre demetleridir. Bu kaslar oblig seyirlidir ve bunlar─▒n kontraksiyonlar─▒ k─▒l g├Âvdesinin dikle┼čmesine yol a├žar. Arrektor pili kaslar─▒n─▒n kontraksiyonlar─▒ ayn─▒ zamanda dermise ba─čl─▒ kaslar─▒n bulundu─ču yerdeki deride ├ž├Âk├╝nt├╝ye sebep olur. Bu, t├╝ylerin diken diken olmas─▒na yol a├žar.

K─▒l─▒n rengi k─▒l g├Âvdesinin medullar ve kortikal h├╝crelerinde mevcut olan pigmenti olu┼čturan k─▒l k├Âk├╝n├╝n epitelyal h├╝creleri ve papilla aras─▒nda yerle┼čmi┼č olan melanositlerin aktivitesine ba─čl─▒d─▒r (Res. 18-9). Bu melanositler epidermiste tarif edilen benzer bir mekanizma ile melanini ├╝retir ve epitelyal h├╝crelere transfer ederler.

Her ne kadar epidermisteki ve k─▒ldaki keratinizasyon birbirine benzer g├Âr├╝nse de, bunlar birka├ž noktada birbirlerinden farkl─▒d─▒r:

Epidermis deriye gev┼ček├že tutunmu┼č olan ve s├╝rekli d├Âk├╝len k─▒smen yumu┼čak keratinize ├Âl├╝ h├╝cre tabakas─▒ olu┼čturur. K─▒lda bu durum tam tersidir, sett ve s─▒k─▒ keratinize bir yap─▒ olu┼čturur.

Epidermisteki keratinizasyon s├╝rekli ve b├╝t├╝n y├╝zeyde meydana geldi─či halde k─▒lda bu durum s├╝rekli de─čildir ve sadece k─▒l k├Âk├╝nde g├Âr├╝l├╝r. K─▒l papillas─▒ sar─▒c─▒ epitelyal h├╝creler ├╝zerinde ind├╝kleyici bir etkiye sahiptir. Onlar─▒n ├žo─čalma ve farkl─▒la┼čmalar─▒n─▒ sa─člar. Dermal papilla yaralanmalar─▒ k─▒l kayb─▒na yol a├žar.

Epidermiste b├╝t├╝n h├╝crelerin ayn─▒ y├Ânde farkl─▒la┼čmas─▒ ile son keratinize tabaka meydana gelir, k─▒l k├Âk├╝ndeki h├╝creler ince yap─▒lara, histo-kimyalar─▒ ve fonksiyonlar─▒ farkl─▒ olan ├že┼čitli h├╝cre tiplerine farkl─▒la┼č─▒rlar. K─▒l follik├╝llerindeki mitotik aktivite androjenlerden etkilenir [1-9].

TIRNAKLAR

El ve ayaklar─▒n distafalankslar─▒ ├╝zerindeki saydam, konveks keratin olu┼čumlard─▒r. T─▒rna─č─▒n en proksimal b├Âl├╝m├╝nde deri alt─▒ndaki matriks ve bunun beyaz renkli bir yar─▒m ay ┼čeklinde g├Ârebildi─čimiz k─▒sm─▒ olan lumula t─▒rma─č─▒n b├╝y├╝mesini sa─člar. T─▒rnaklar hem koruma, hem de duyular─▒n parmak u├žlar─▒ ile alg─▒lanmas─▒nda rol oynar [10-11].

T─▒rnaklar el ve ayak parmak kemiklerinden her falanks─▒n (phalanx) distali ve dorsalindeki keratinize epitelyal h├╝cre palklar─▒d─▒r (Res. 18-12). T─▒rnak olu─čunun i├žine gizlenmi┼č olan t─▒rna─č─▒n proksimal k─▒s─▒m─▒ t─▒rnak k├Âk├╝d├╝r. T─▒rnak k├Âk├╝n├╝ kaplayan deri k─▒vr─▒m─▒n─▒n epiteli h├╝crelerin ola─čan tabakalar─▒ndan meydana gelir. Bu epitelin stratum korneumu t─▒rnak eti(epomychium) veya k├╝tik├╝l├╝ olu┼čturur. Derinin stratum korneumunun dengi olan t─▒rnak pla─č─▒, t─▒rnak yata─č─▒ denilen epitdermis ├╝zerine oturur. T─▒rnak yata─č─▒nda sadece stratum basale ve stratum spinosum mevcuttur. T─▒rnak pla─č─▒ epiteli t─▒rnak matriksinden geli┼čir. Matriksin proksimal ucu t─▒rnak k├Âk├╝ne do─čru uzan─▒r. Distal ucu ise t─▒rna─č─▒n proksimal ucundaki beyaz, opak yar─▒may ┼čeklinde olan lanulan─▒n d─▒┼č kenar─▒na do─čru uzan─▒r. Matriks h├╝crelere b├Âl├╝n├╝r, distal olarak hareket eder ve sonunda kornifiye olarak, t─▒rnak pla─č─▒n─▒n proksimal k─▒sm─▒n─▒ olu┼čturur. T─▒rnak pla─č─▒ t─▒rnak yata─č─▒na do─čru kayar (t─▒rnak yata─č─▒n─▒n pla─č─▒n olu┼čmas─▒na hi├žbir katk─▒s─▒ yoktur). Pla─č─▒n distal h├╝cre t─▒rnak yata─č─▒ndan serbest hale gelir ve y─▒pran─▒r ya da kesilir. T─▒rnak yata─č─▒n─▒n hemen hemen ge├žirgen olan t─▒rnak pla─č─▒ ve ince epiteli dermal damarlardaki kan─▒n rengini g├Âstererek kandaki oksijen miktar─▒n─▒ tayininde yararl─▒d─▒r [1-9].

DER─░ BEZLER─░

Ya─č Bezleri

Avu├ž, taban ve dudaklar d─▒┼č─▒nda her taraf─▒nda kanallar─▒ k─▒l folik├╝llerine a├ž─▒l─▒r. Her k─▒l─▒n etraf─▒nda ya─č bezi vard─▒r [10].

Ya─č bezleri v├╝cudun hemen her taraf─▒nda dermise g├Âm├╝l├╝ olarak bulunmaktad─▒r. V├╝cudun ├žo─ču k─▒sm─▒nda santimetrekarede 100 kadar ya─č bezi vard─▒r, fakat y├╝z, al─▒n ve kafa derisinde s─▒kl─▒─č─▒ santimetrekareye 400-900┬ĺe kadar artar. Ayak taban─▒ ve el ayas─▒n─▒n k─▒ls─▒z derisinde bulunmayan ya─č bezleri genellikle k─▒sa bir kanala a├ž─▒lan birka├ž asimusa sahip asiner bezlerdir. Bu kanal genellikle bir k─▒l follik├╝l├╝n├╝n ├╝st k─▒sm─▒nda sonlan─▒r. Glans penis, glans klitoris ve dudaklar gibi baz─▒ b├Âlgelerde ise direkt olarak epidermal y├╝zeye a├ž─▒l─▒r. Bu h├╝creler ├žo─čal─▒r ve farkl─▒la┼č─▒r, nukleuslar─▒ k├╝├ž├╝l├╝p kaybolur, asinuslar─▒n─▒ sitoplazmalar─▒ yo─čun ya─č damlac─▒klar─▒ i├žeren yuvarlak h├╝creler ile doldurur. Bu i┼člemin ├╝r├╝n├╝, yava┼č yava┼č derinin y├╝zeyine hareket eden ya─č bezlerinin salg─▒s─▒ olan sebumdur.

Ya─č bezlerinin yapt─▒─č─▒ sekresyon ├Âl├╝ h├╝cre art─▒klar─▒ oldu─čundan bu kez holokrin beze iyi bir ├Ârnektir. Bu ├╝r├╝n trigliseridleri, parafinleri, squalen┬ĺi, kollesterolu ve esterlerini de i├žine alan lipidlerin kompleks bir kar─▒┼č─▒m─▒n─▒ ihtiva etmektedir. Ya─č bezlerinin fonksiyonu pupertede ba┼člar. Erkekte ya─č bezlerinin salg─▒lar─▒n─▒ kontrol eden fakt├Âr testosterondur; kad─▒nda ise ovaryumdan ve adrenalden salg─▒lanan androjenlerin bir kar─▒┼č─▒m─▒d─▒r.

Sebumun ak─▒┼č─▒ s├╝reklidir, sebumun ak─▒┼č─▒nda ve normal salg─▒lanmas─▒ndaki bozukluk akne geli┼čiminin sebeplerinden biridir.

─░nsanlarda sebumun fonksiyonu fazla bilinmemektedir. Zay─▒f bir antibakteriyal ve antifungal ├Âzellikleri olabilir. Sebum su kayb─▒n─▒ ├Ânlemede herhangi bir ├Âneme sahip de─čildir [1-9].

Ter Bezleri

Ter bezleri deride geni┼č ├Âl├ž├╝de yay─▒lm─▒┼čt─▒r. Glans penis gibi baz─▒ ├Âzel b├Âlgeler bunun d─▒┼č─▒ndad─▒r.

Ekrin (merocrine) ter bezleri kanallar─▒ deri y├╝zeyine a├ž─▒lan basit, spiral tubuler bezlerdir. Kanallar─▒ dallanmaz ve ├žaplar─▒ salg─▒ k─▒sm─▒ndan daha incedir (Res. 18-14). Bezin salg─▒ k─▒sm─▒ dermise g├Âm├╝lm├╝┼čt├╝r; ├žap─▒ yakla┼č─▒k 0.4 mm┬ĺdir ve miyoepitelyal h├╝creler taraf─▒ndan sar─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu h├╝crelerin kontraksiyonu salg─▒n─▒n at─▒lmas─▒na yard─▒mc─▒ olur. Olduk├ža kal─▒n olan bazal lamina, bezin salg─▒ k─▒sm─▒n─▒n d─▒┼č─▒nda uzan─▒r. Ekrin ter bezlerinin salg─▒ k─▒sm─▒nda iki h├╝cre tipi tarif edilmi┼čtir. Koyu h├╝crelar (dark cells) veya mukoid h├╝creler bezin bu k─▒sm─▒n─▒n luminal y├╝zeylerinin b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒n─▒ kaplayan piramidal h├╝crelerdir. Basal y├╝zeyleri bazal laminaya temas etmez. Koyu h├╝creleri sitoplazmalar─▒ ├žubuk ┼čekilli mitokondria, iyi geli┼čmi┼č bir golgi kompleksi, gran├╝ll├╝ endoplazmik retikulum sisternalar─▒ ve say─▒s─▒z serbest ribozom i├žerir. Glikoprotein i├žeren salg─▒ gran├╝lleri apikal sitoplazmada boldur. A├ž─▒k h├╝creler (clear cells) salg─▒ gran├╝llerinden yoksundur fakat bol miktarda glikojen tanecikleri i├žerir. Basal plazmalemma transepitelyal tuz ve s─▒v─▒ ge├ži┼čine kar─▒┼čan h├╝crelerin ├Âzelli─či olan say─▒s─▒z invaginasyona sahiptir. Kanallar ├žok katl─▒ k├╝bik epitel ile d├Â┼čelidir (Res. 18-14).

Bu bezler taraf─▒ndan salg─▒lanan s─▒v─▒ vizk├Âz de─čildir ve ├žok az protein i├žerir. S─▒v─▒n─▒n esas bile┼čimi su, sodyum klorid, ├╝re, amonyak ve ├╝rik asittir. S─▒v─▒n─▒n sodyum i├žeri─či 85 meq/lt┬ĺdir ve bu miktar kandaki miktardan (144 meq/lt) olduk├ža a┼ča─č─▒dad─▒r ter kanallar─▒nda bulunan h├╝creler sodyum emiliminden sorumludur. Bezin salg─▒ k─▒sm─▒nda l├╝menindeki s─▒v─▒ kan plazmas─▒n─▒n ultrafiltrat─▒d─▒r. Bu ultrafiltrat her bezin salg─▒ k─▒sm─▒n─▒ zarf gibi saran kapiller a─člar─▒ndan geli┼čir. Derinin y├╝zeyine sal─▒nmas─▒n─▒ takiben ter buharla┼čarak geriye serin bir y├╝zey b─▒rak─▒r.

Ekrin ter bezlerine ilaveten apokrin (apocrine) bez denen di─čer bir tip ter bezi aksillar, areolar ve anal b├Âlgelerde bulunmaktad─▒r. Apokrin bezler ekrin bezlerden daha b├╝y├╝kt├╝r (3-5 mm ├žap─▒nda). Bunlar subkutan doku i├žine g├Âm├╝l├╝d├╝rler ve kanallar─▒ k─▒l folik├╝llerinea├ž─▒l─▒r. Bu bezler ba┼člang─▒├žta kokusuz olan ancak bakterial bozulma sonucu belirgin bir koku veren yap─▒┼čkan bir salg─▒ ├╝retirler. Apokrin bezler adrenerjik sinir sonlanmalar─▒ ile innerve olurken, ekrin bezler kolinerjik lifler al─▒rlar. G├Âz kapaklar─▒n─▒n kenarlar─▒ndaki moll bezleri ve kula─č─▒n serumin├Âz bezleri (ceruminous) modifiye ter bezleridir [1-9,10].

DER─░N─░N DAMAR VE S─░N─░RLER─░

Deriyi besleyen arteryal damarlar iki pleksus olu┼čtururlar. Biri papillar ve retikuler tabakalar aras─▒nda, die─čri dermis ve subkutan deri aras─▒nda yerle┼čmi┼čtir. ─░nce dallar bu pleksuslar─▒ terkeder ve dermal papillalar─▒ damarland─▒r─▒r. Her papilla sadece bir ├ž─▒kan arterial ve bir inen ven├Âz dala sahiptirler. Venler, ikisi arteryel damarlar i├žin tarif ediln pozisyonda ve ├╝├ž├╝nc├╝s├╝de dermisin orta k─▒sm─▒nda olmak ├╝zere ├╝├ž pleksusa da─č─▒lm─▒┼čt─▒r. Glomeral─▒ arterioven├Âz anastomozlar deride s─▒kt─▒r. Lenfatik damarlar dermisin papillas─▒nda k├Âr kesecikler olarak ba┼člar ve arterial damarlarda tarif edildi─či gibi iki pleks├╝s olu┼čturmak i├žin birbirine yakla┼č─▒r.

Yayg─▒n duyu inervasyonunun yan─▒s─▒ra derinin en ├Ânemli fonksiyonlar─▒ndan birisi ├ževreden uyar─▒lar─▒ almakt─▒r. Epidermis ve k├╝tan├Âz (cutaneous) bezlerdeki serbest sinir sonlanmalar─▒na ilaveten dermis ve subk├╝tan├Âz dokuda resept├Ârler mevcuttur; bunlar dermal papillada s─▒kl─▒kla bulunur. K─▒l follik├╝llerinde d─▒┼čar─▒dan gelen dokunma uyar─▒lar─▒n─▒ alg─▒layan sinir ucu ┼čebekesi vard─▒r [1-9].

Derinin Kaslar─▒

Deride bulunan tek kas muskulus pili, bir d├╝z kast─▒r. Bunlar k─▒l felik├╝l├╝n├╝n alt k─▒sm─▒na yap─▒┼čarak ba┼člar ve dermeda yukar─▒ya do─čru ├žapraz bir ┼čekilde seyrederek epidermis yak─▒nlar─▒nda sonu├žlan─▒r. K─▒l felik├╝l├╝ ile yapt─▒klar─▒ a─čz─▒ yukar─▒ya do─čru a├ž─▒k dar a├ž─▒ i├žinde ya─č bezleri bulunur. Kas─▒ld─▒klar─▒nda k─▒llar dikle┼čir ve ya─č bezlerinin salg─▒s─▒ deri y├╝zeyine bo┼čal─▒r [10].

Deri T├╝m├Ârleri

T├╝m├Ârlerin ├╝├žte biri deriye aittir. Bu t├╝m├Ârlerin ├žo─ču basal h├╝crelerden, stratum spinozumun ├žok katl─▒ h├╝creleri ve melanositlerden geli┼čir. Bunlar s─▒ras─▒yla bazal h├╝cre karsinomlar─▒, squam├Âz h├╝cre karsinomlar─▒ ve melonamay─▒ olu┼čtururlar. T├╝m├Ârlerden ilk ikisi erken te┼čhis edilip tedavi edilebilir ve nadiren ├Âl├╝mc├╝ld├╝r. Deri t├╝m├Ârleri g├╝ne┼č radyasyonunun y├╝ksek oldu─ču b├Âlgelerde ya┼čayan, a├ž─▒k tenli ki┼čilerde artt─▒─č─▒ g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Malignant melanoma, melanasitlerin olu┼čturdu─ču yay─▒lan bir t├╝m├Ârd├╝r. S├╝ratle b├Âl├╝nen, ilerleyen melanoasitler basal laminaya n├╝fuz eder, dermise girer, kan ve lenf damarlar─▒n─▒ istila ederek b├╝t├╝n v├╝cuda yay─▒l─▒r. Malign melanomlar t├╝m t├╝m├Ârlerin yakla┼č─▒k %1-3┬ĺ├╝n├╝ olu┼čtururlar.

KAYNAKLAR

[1] Edelson RL, Fink JM: The immunologicfunction of the skin. Sci Am (june) 1985;252:46.

[2] Green H et al:Differentiated strutural components of the keratinocyte. Cold Spring Harbor Symp Quant Biol,1982.

[3] Halprin KM: Epidermal ┬Ĺ┬ĺturnover time┬ĺ┬ĺ: A reexuamination. J Invest Dermatol 1972;86:14.

[4] Hayward AF: Membrane coating granules. Int Rev Cytol 1979;59:97.

[5] Millington PF, Wilkinson R: Skin. Cambridge Univ Press, 1983.

[6] Montagna W: The Structure and Function of Skin, 3rd ed. Academic Press, 1974.

[7] Strauss JS, Fochi PE, Downing DT: The sebaceous glands: Twenty-five years of progress. J Invest Dermatol 1976;67:90.

[8] Winkelmann RK: The Merkel cell system and a comparison between it and the neurosecretory or APUD cell system. J Invest Dermatol 1977;69:41.

[9] Zelickson AS: Ultrastructure of Normal and Abnormal Skin. Lea&Febiger, 1967.

[10] Dermatoloji El Kitab─▒ (2. Bask─▒ Hacet Yay─▒nlar─▒) 8-27

Prof. Sevin├ž Akkaya

T├╝lin Akan

Fikret K├Âlemen

Nilg├╝n Atakan

[11] Meydan Larousse

T.C.

SAKARYA ├ťN─░VERS─░TES─░

METALURJ─░ VE MALZEME M├ťHEND─░SL─░─×─░

DER─░N─░N B─░YOLOJ─░K ├ľZELL─░KLER─░

PROF. DR. CUMA B─░NDAL

HAZIRLAYAN: B─░LGEHAN AL

9801.08026

SAKARYA 2003

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

─░leti┼čimde Uydu Sistemleri

─░LET─░┼×─░MDE UYDU S─░STEMLER─░

Uydu Haberle┼čmesinin K─▒sa Tarih├žesi:

Uydular─▒ kullanarak k├╝resel ileti┼čim fikri ilk olarak ├╝nl├╝ ─░ngiliz bilim adam─▒ ve bilim kurgu yazar─▒ Arthur C. Clarke taraf─▒ndan May─▒s 1945′te ortaya at─▒lm─▒┼čt─▒r.

“D├╝nya merkezinden 42,000 km yukar─▒da 24 saatlik periyotla d├Ânen uzay terminalleri zinciri sayesinde t├╝m ileti┼čim sorunu ├ž├Âz├╝lebilir. Kurulacak uzay terminallerinin y├Âr├╝nge ├╝zerindeki yerle┼čimi i├žin pek ├žok ayarlama gerekse de ┼×ekil-1′de g├Âsterilen metot en kolay olan─▒d─▒r. Yerden bakan g├Âzlemciye g├Âre ekvator ├╝zerinde d├╝nya merkezin-den 42,000 km y├╝kseklikte bulunan terminaller olduklar─▒ yerde g├Âz├╝keceklerdir. Bu metot yery├╝z├╝nde y├Ânl├╝ al─▒c─▒ kurulumunu b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de kolayla┼čt─▒racakt─▒r.”

┼×ekil-1: Uzay terminallerinin y├Âr├╝nge ├╝zerindeki yerle┼čimi

“A┼ča─č─▒da belirtilen boylamlar, yerle┼čtirilecek 3 terminalin t├╝m yerk├╝reyi kapsamas─▒ i├žin ├Ânerilen de─čerlerdir.

300┬║ Do─ču- Afrika ve Avrupa

1500┬║ Do─ču- ├çin ve Okyanusya

900┬║ Bat─▒- Kuzey ve G├╝ney Amerika”

G├╝n├╝m├╝zde sivil ve askeri haberle┼čme ama├žl─▒ olarak s─▒kl─▒kla kulland─▒─č─▒m─▒z uydu haberle┼čme sistemleri, ileti┼čim alan─▒nda daha h─▒zl─▒ ve y├╝ksek kapasiteli ama ayn─▒ zamanda da d├╝┼č├╝k maliyetli sistemler yaratma ├žabalar─▒ sonucunda ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r.

─░kinci D├╝nya Sava┼č─▒ sayesinde b├╝y├╝k geli┼čme kaydedilen g├╝d├╝ml├╝ f├╝ze ve mikrodalga haberle┼čme teknolojileri, beraber kullan─▒mlar─▒ sayesinde yeni bir teknolojinin, Uydu Haberle┼čme Sisteminin do─čmas─▒na neden olmu┼čtur.

1957 y─▒l─▒nda uzaya ilk uydunun (Sputnik) g├Ânderilmesi ile uzay ├ža─č─▒ ba┼člam─▒┼čt─▒r.─░lk uydu 4 ekim 1957 g├╝n├╝ at─▒lan Ruslar─▒n SpuntikI uydusudur. Bunu 31 ocak 1958 de Amerikal─▒lar─▒n Explorer┬ĺlar─▒ takip etti. Birka├ž y─▒l sonra 28 eyl├╝l 1962 de Nasa/Kanada yap─▒m─▒ ┬ôAloutte I┬ö y├Âr├╝ngeye konuldu. ├ľzet olarak. 1957-1977 aras─▒ndaki 20 y─▒lda uzaya f─▒rlat─▒lan yakla┼č─▒k 2230 uydunun 1163┬ĺi SSCB┬ĺ ye. 853 ┬Ĺ├╝ ABD┬ĺye ve 232 uyduda de─či┼čik ├╝lkelere ait idiler.

1958 y─▒l─▒nda Amerika Birle┼čik Devletleri Ba┼čkan─▒ Eisenhower’in uydu ├╝zerinden Amerika’ya y─▒lba┼č─▒ mesaj─▒ yollamas─▒, 1960 y─▒l─▒nda ilk yans─▒t─▒c─▒ uydunun kullan─▒lmas─▒, 1962 y─▒l─▒nda ilk r├Âle uydular─▒n kullan─▒lmas─▒ ve ilk yere g├Âre dura─čan (geostationary) uydunun kullan─▒lmaya ba┼članmas─▒ uydu haberle┼čme sistemlerinin geli┼čim h─▒z─▒n─▒ g├Âstermede ├Ârnek te┼čkil etmektedirler.

Uydu ileti┼čim sistemleri; bir uydudan, uydunun y├Âr├╝ngesini, uzaydaki konumunu ve ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ denetleyen bir yery├╝z├╝ istasyonundan ve uydu ├╝zerindeki transponder (alma frekans─▒n─▒, g├Ânderme frekans─▒na ├ževirici) arac─▒─č─▒yla ger├žekle┼čtirilen ve ileti┼čim trafi─činin g├Ânderilmesini (├ž─▒karma hatt─▒, uplink) ve al─▒nmas─▒n─▒ (indirme hatt─▒, down-link) sa─člayan yer terminalleri a─č─▒ndan olu┼čmaktad─▒r. Uydunun kendisi ise iki temel b├Âl├╝mden olu┼čmaktad─▒r:

Y├╝k (Payload),

Link (Yol).

Y├╝k, ileti┼čim sinyali i├žin transponder i┼člevini yerine getiren antenler, al─▒c─▒lar ve vericilerden olu┼čur. Linkte ise, durum denetimi, s─▒cakl─▒k denetimi, komut ve telemetri sistemleri bulunur. Temel olarak link, y├╝k ├žal─▒┼čmas─▒ i├žin destek (uydu bak─▒m ve onar─▒m─▒) g├Ârevlerini yerine getirir.

Uyduya uzaya at─▒ld─▒ktan sonra, ekvatorun ├╝zerinde, yery├╝z├╝ne g├Âre de─či┼čmeyen belli bir y├╝kseklikte (36,000 km), y├Âr├╝ngesel bir konum ya da b├Âlme tahsis edilir. Bu b├Âl-meler, yanlar─▒ 0.1┬║ ile 0.2┬║ aras─▒nda olan ve birbirlerinden 3┬║ ya da 4┬║ mesafede konumland─▒r─▒l─▒rlar. Uzay taraf─▒ndan uygulanan kuvvetler nedeniyle uydunun senkron (yery├╝z├╝ne g├Âre dura─čan) y├Âr├╝ngesinden ├ž─▒kmas─▒n─▒ engellemek amac─▒yla yerdeki kontrol merkezi y├Âr├╝nge kontrol sinyalleri ile uyduyu kendisine tahsis edilen b├Âlgede tutar. Bunu ger├žekle┼čtirmek i├žin de uyduda bulunan ve p├╝sk├╝rtme maddesi olarak genelde hidrazin (N2H4) kullanan idare roketleri kullan─▒l─▒r. Tipik olarak her sene 10~15 kg aras─▒ p├╝sk├╝rtme maddesi kullan─▒l─▒r.

Uydu, kendisi i├žin gerekli olan elektrik enerjisini ├╝zerinde bulundurdu─ču g├╝ne┼č panellerinden sa─člar. Uydunun g├╝ne┼či g├Âremedi─či durumlarda ise daha ├Ânceden ├žal─▒┼čmas─▒ s─▒ras─▒nda doldurdu─ču pilleri kullanmaktad─▒r. Uydu her g├╝n yery├╝z├╝ taraf─▒ndan birer kere, ilkbahar ve g├╝z noktalar─▒ (d├Ânenceleri) civar─▒nda tutulur, dolay─▒s─▒yla g├╝ne┼čle olan do─črudan ba─člant─▒ kesilir. Tutulmalar 70 dakika kadar s├╝rebilir ve bu s─▒rada pil enerjisi kullan─▒l─▒r.

Uydular─▒n S─▒n─▒fland─▒r─▒lmas─▒

G├╝n├╝m├╝zde kullan─▒lan uydu tipleri, d├╝nya ├╝zerinde bulunduklar─▒ y├Âr├╝ngelere g├Âre ├╝├ž grupta s─▒n─▒fland─▒r─▒l─▒r. Bunlar s─▒ras─▒yla;

Al├žak y├Âr├╝ngeli uydular (Low orbit satallites);.

Geostasyoner y├Âr├╝nge uydular─▒ (Geostationary orbit satellites)

├ľzel y├Âr├╝ngeli uydular.

1) Al├žak y├Âr├╝ngeli uydular (LEO); Bu t├╝r bir uydu ,d├╝nya etraf─▒ndaki tek bir turunu bir bucuk ile om iki saat dolay─▒nda tamamlamaktad─▒r. Bu uydular askeri ara┼čt─▒rma ve meteroloji gibi ama├žlar i├žin kullan─▒l─▒r. Telekominikasyon i├žin kullan─▒lmazlar.

Y├╝kseklik: 100-300 mil.

Yer istasyonu ile direkt ileti┼čim zaman─▒: 15 dakika veya azd─▒r.

2) Geostasyoner y├Âr├╝nge uydular(GEO); Bu uydular─▒n h─▒zlar─▒ d├╝nyan─▒n d├Ân├╝┼č├╝ne uygun oldu─ču i├žin, uzayda hep ayn─▒ yerde duruyor izlenimi verirler. Bu uydular ileti┼čim amac─▒ ile kullan─▒l─▒rlar.

Y├╝ksekli─či; 22-282 mil.

Yer istasyonu ile devaml─▒ olarak ileti┼čim halindedir.

Y├Âr├╝ngesi ekvatorun yukar─▒s─▒ndad─▒r.

3) ├ľzel y├Âr├╝ngeli uydular(HEO); Askeri ara┼čt─▒rmalar ve erken uyar─▒ amac─▒ ile kullan─▒l─▒rlar.

Y├╝ksekli─či; 6000-12000 mil.

D├Ân├╝┼č periyodu; 5-12 saat

Uydular kullan─▒m ama├žlar─▒

Uydular, kullan─▒m ama├žlar─▒na g├Âre 4 b├Âl├╝mde incelenirler;

Meterolojik uydular

Askeri ama├žl─▒ uydular

Ara┼čt─▒rma uydular─▒ (Land Sat)

─░leti┼čim uydular

1) Meterolojik uydular (Meteosat): hava tahminleri yapmada g├╝venilir ve ekonomik y├Ântemler olu┼čturulmas─▒n─▒ sa─člam─▒┼člard─▒r. Oniki saatte bir, d├╝nyan─▒n her y├Âresine meteorolojik bilgi veren meteorolojik uydular─▒n y├Âr├╝ngeleri, kuzey-g├╝ney do─črultusundad─▒r. Bug├╝n iki t├╝r meteosat kullan─▒lmaktad─▒r: NOAA ve Nimbus

2) Askeri ama├žl─▒ uydular: s├╝per devletlerin: erken uyar─▒, n├╝kleer patlamalar─▒n incelenmesi, ke┼čif ve askeri hareketlerin g├Âzlenmesi gibi ama├žlar ile uzaya f─▒rlatt─▒klar─▒ uydular ,├že┼čitli y├Âr├╝ngelerde g├Ârev yapmaktad─▒rlar.

3) Ara┼čt─▒rma uydular─▒ (Land Sat): Ziraat ve ormanc─▒l─▒k alanlar─▒nda, su ve di─čer yer y├╝z├╝ kaynaklar─▒n─▒ ara┼čt─▒rmada kullan─▒l─▒r. Land Sat┬ĺlar:

Deniz suyu kirlili─či, petrol art─▒klar─▒n─▒n tespiti.

Ormanlar─▒n ve ziraat alanlar─▒n─▒n ara┼čt─▒r─▒lmas─▒, yang─▒nlar─▒n izlenmesi

┼×ehir b├Âlge planlama ve haritalanmas─▒

Buzul hareketlerinin takip edilmesi

Yery├╝z├╝ kaynaklar─▒n─▒n (petrol,maden,do─čal gaz) ara┼čt─▒r─▒lmas─▒ ama├žlar─▒na y├Âneliktir.

4) ─░leti┼čim uydular─▒:─░ncelememiz kapsam─▒na,y├Âr├╝ngeleri ve ama├žlar─▒ a├ž─▒lar─▒ndan. Geostasyoner ileti┼čim uydular─▒ da girmektedir. ─░leti┼čim uydular─▒, kapsad─▒klar─▒ yay─▒n alanlar─▒na g├Ânderdikleri sinyalin g├╝c├╝ne g├Âre s─▒n─▒fland─▒r─▒l─▒rlar. Bir uydunun g├╝c├╝, yay─▒n yapan eleman─▒n, yani TWTA ┬Ĺn─▒n (Travelling Tube-Amplifier) g├╝c├╝ ile belirlenir.

─░leti┼čim uydular─▒ ├╝├ž s─▒n─▒fta incelenir:

TWTA ├çIKI┼× YER ─░STASYONLARI UYDU SINIFI

G├ťC├ť(WATT) ANTEN CAPI(METRE)(M─░N.)*

5-10 5-19 D├╝┼č├╝k G├╝├žl├╝ (LPS)

40 12-3 Orta G├╝├žl├╝(MPS)

50-300 0,4-0,9 Do─črudan yay─▒n(DBS)

*Yay─▒n alan─▒n─▒n konumuna g├Âre

D├╝┼č├╝k G├╝├žl├╝ Uydular

Kanal ba┼č─▒na ├ž─▒k─▒┼č g├╝├žleri, 5-10 watt kadar olan d├╝┼č├╝k uydulard─▒r.

Intelsat Interputnuk gibi uluslararas─▒ uydu ile ileti┼čim ├Ârg├╝lerinin kulland─▒─č─▒ uydulard─▒r. Bu s─▒n─▒f uydular yay─▒nlar─▒n─▒, yery├╝z├╝ ├Âl├ž├╝m├╝n├╝n y├╝zde 42,4 ┬Ĺ├╝ne ula┼čt─▒rabilirler. Ta┼č─▒d─▒klar─▒ ileti┼čim trafi─činin ├žo─ču genellikle haberle┼čme devrelerine ayr─▒lm─▒┼čt─▒r. D├╝┼č├╝k g├╝├žl├╝ uydular geni┼č bir alana yayg─▒n yay─▒n yapt─▒klar─▒ i├žin yer, bu uydular─▒n istasyonlar─▒n─▒n verici-al─▒c─▒ anten ├žaplar─▒ 30 metre dolay─▒ndad─▒r.

Orta G├╝├žl├╝ Uydular

Kanal ba┼č─▒na ├ž─▒k─▒┼č g├╝c├╝ 40 watt dolay─▒nda olan ileti┼čim uydular─▒ orta g├╝├žl├╝ uydular olarak s─▒n─▒fland─▒r─▒l─▒r.

B├Âlgesel uydu ├ževrimlerinde ve uluslararas─▒ ileti┼čim uydular─▒ ├ževrimlerinde bu t├╝r uydular kullan─▒l─▒r. G├╝n├╝m├╝zde en ├žok kullan─▒lan uydu t├╝rleri orta g├╝├žl├╝ uydulard─▒r. Orta g├╝├žl├╝ uydular, evlerde ve apartmanlarda k├╝├ž├╝k ├žapl─▒ (1,2-3 m) antenlerle izlenebilir. Intelsat ve ─▒ntersputnik, bu g├╝├žteki uydular─▒ Ku band uygulamalar─▒ i├žin kullanmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. Orta g├╝├žl├╝ uydular─▒n standart verici ve al─▒c─▒ anten ├žaplar─▒ 12 metre dolay─▒ndad─▒r.

G├╝n├╝m├╝zde DBS ├žal─▒┼čmalar─▒, gerek roket ar─▒zalar─▒ndan, gerekse uydular─▒n y├╝ksek g├╝├žte ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n getirdi─či ar─▒zalardan dolay─▒ yava┼č gitmektedir. Bu nedenle, orta g├╝├žl├╝ uydulara fazla i┼č d├╝┼čmektedir. ├ťlkemizde izledi─čimiz uydu- TV programlar─▒n─▒n hepsi, orta g├╝├žl├╝ uydulardan gelmektedir. Orta g├╝├žl├╝ uydular y├Âr├╝ngelerdeki, 7-10 y─▒l olan faydal─▒ ├Âm├╝rlerini a┼čarak, ekonomik olman─▒n ├Âte-sinde g├╝venilir olduklar─▒n─▒ kan─▒tlam─▒┼člard─▒r.

Yak─▒n gelecekte bir ├žok DBS (Do─črudan uydu ile yay─▒n) ger├žekle┼čecek, ancak orta g├╝├žl├╝ uydular hala pop├╝ler olmaya devam edecektir.

TABLO1: Yay─▒nlar─▒ T├╝rkiye genelinden net izlenebilen T├╝rksat uydular─▒ frekanslar─▒

T├ťRKSAT 1C 420 DO─×U

60-90 cm ANTEN NORMAL LNB

ANALOG

10965

ATV

6.65

T├╝rk

11006

C─░NE 5 PLAYBOY

6.65

T├╝rk

11048

Show TV

6.65

T├╝rk

11093

TRT Int

6.65

T├╝rk

11142

Kanal 7

6.65

T├╝rk

11513

BRT

6.65

T├╝rk

11569

D Fun

6.65

T├╝rk

11565

Kanal D Avrupa

6.66

T├╝rk

11683

Maxi TV

6.65

T├╝rk

11553

TRT Avrasya

6.65

T├╝rk

10966

ATV

6.65

T├╝rk

11026

Kanal D

6.60

T├╝rk

11080

Star TV

6.65

T├╝rk

11122

Samanyolu TV

6.65

T├╝rk

11177

TRT 1

6.65

T├╝rk

11465

TRT 3

6.65

T├╝rk

11497

TRT 4

6.65

T├╝rk

11585

TRT Gap

6.65

T├╝rk

11072

Kanal 6

6.65

T├╝rk

11656

Kral TV

6.65

T├╝rk

D─░J─░TAL

10985

Kiss TV

3332-3/4

T├╝rk

11065

Meltem TV

4049-5/6

T├╝rk

11071

Mesaj TV

2498-7/8

T├╝rk

11111

Bayrak TV Int.

4557-5/6

T├╝rk

11129

Flash TV

4268-3/4

T├╝rk

11660

Viva TV

2518-5/6

T├╝rk

11582

Bravo TV

2496-5/6

T├╝rk

11469

Star paketi

22500-3/4

T├╝rk

11587

CNN T├╝rk

3670-3/4

T├╝rk

11669

Gala TV

2518-5/6

T├╝rk

11139

Eylik TV

3580-5/6

T├╝rk

11607

Az TV 1 (Azerbaycan)

3750-2/3

Azeri

Do─črudan Yay─▒n Uydular─▒

1977┬ĺde toplanan D├╝nya Radyo y├Ânetici konferans─▒ (WARC), uydu ile do─črudan yay─▒n ko┼čullar─▒n─▒ yeniden g├Âzden ge├žirmi┼čtir. Do─črudan uydu yay─▒nlar─▒ i├žin Ku band─▒ ayr─▒l─▒rken, uydularda s─▒n─▒fland─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r.

Do─črudan uydu ile yay─▒n (DBS), TV yay─▒nlar─▒n─▒n, uydu ile izleyici aras─▒nda herhangi bir role aktar─▒c─▒, verici olmaks─▒z─▒n. Ki┼čisel antenler ile veya kollektif antenler ile d─▒─črudan izlenmesi y├Ântemidir. Bir yay─▒n─▒n, do─črudan uydu niteli─čini ta┼č─▒yabilmesi i├žin, 40-90 cm ├žap─▒nda parabolik antenle al─▒nabilmesi, bu nedenlede ├žok g├╝├žl├╝ olmas─▒ gerekmektedir.

Bu durumda, uydular─▒n yay─▒n g├╝c├╝ ├Ânemli olmaktad─▒r. Do─črudan yay─▒n uydular─▒, g├╝├žlerine g├Âre ├╝├ž b├Âl├╝mde incelenirler. Burada ├╝├ž kriteri, her transporderin yay─▒n g├╝c├╝n├╝ belirleyen (TWTA) verici ├ž─▒k─▒┼č─▒d─▒r.

TWTA G├ťC├ť SINIF

200 W ve yukar─▒s─▒ ger├žek do─črudan yay─▒n uydular─▒

100 W dolay─▒nda orta g├╝├žl├╝ do─črudan yay─▒n uydular─▒

50 W dolay─▒nda d├╝┼č├╝k g├╝├žl├╝ do─črudan yay─▒n uydular─▒

Sonu├ž olarak, do─črudan yay─▒n uydular─▒ndan s├Âz edebilmek i├žin, 50 watt┬ĺ─▒n ├╝zerinde TWTA yay─▒n g├╝c├╝ gerekti─čini s├Âyleyebiliriz.

50 watt ve daha yukar─▒ g├╝├ž sa─člayan DBS uydular─▒ izleyicilere, yay─▒n alan─▒ndaki konumlar─▒na g├Âre, 40 ile 90 cm ├žap─▒ndaki parobolik antenlerle al─▒nabilecek ├žok g├╝├žl├╝ yay─▒nlar ula┼čt─▒rabileceklerdir. Do─črudan uydu yay─▒n─▒ y├Ânteminde, yer istasyonundan uyduya g├Ânderilen yay─▒n, oraya ba┼čka ara├ž girmeksizin, do─črudan izleyicilerin evlerine ula┼čmaktad─▒r.

Uydunun Yap─▒s─▒

Uydular─▒ yap─▒ bak─▒m─▒ndan ├╝├ž b├Âl├╝me ay─▒rabiliriz. Birinci b├Âl├╝m hizmet b├Âl├╝m├╝ denilen ve uyduyu y├Âr├╝ngede tutan, hareketlerini d├╝zenleyen, dengeleyen kimyasal ve elektriksel tepki motorlar─▒n─▒, hareket sistemini, yak─▒t─▒ ve ak├╝leri bar─▒nd─▒ran b├Âl├╝md├╝r. ─░kinci b├Âl├╝mde uydunun ana g├Ârevini yerine getiren transponderler, bilgisayarlar vb. t├╝m haberle┼čme donan─▒m─▒ yer almaktad─▒r. ├ť├ž├╝nc├╝ b├Âl├╝m ise g├╝ne┼č levhalar─▒ ve t├╝m antenlerin bulundu─ču d─▒┼č k─▒s─▒md─▒r.

Uydunun tasar─▒m─▒, haberle┼čmenin niteli─či ile do─črudan ilgilidir. D├╝nya ├╝zerinde bir y├Âr├╝ngede bulunan uydunun al─▒c─▒ ve verici antenlerinin, d├╝nya ├╝zerinde istenen bir noktaya y├Ânlendirilebilmesi i├žin antenlerin her zaman d├╝nyaya d├Ân├╝k olmas─▒ gerekmektedir. Aksi halde ileti┼čimin s├╝reklili─či sa─članamayacakt─▒r.

Uydu, y├Âr├╝ngede iken yer├žekimi farkl─▒l─▒─č─▒, d├╝nyan─▒n manyetik alan─▒, g├╝ne┼č enerjisi gibi d─▒┼č etkenler yan─▒nda uydunun dengelenmemi┼č i├ž hareketleri gibi bir├žok de─či┼čik kuvvetin etkisindedir. Bu etkenler uydunun istenen y├Âr├╝ngede kalmas─▒n─▒ ├Ânlemektedir Bu kuvvetlerin olumsuz etkilerini ortadan kald─▒rmak ve dolay─▒s─▒yla uyduyu kararl─▒ bir durumda tutmak i├žin, uyduyu kendi ekseni etraf─▒nda d├Ând├╝rmek gerekmektedir. B├Âylece uydunun, y├╝ksek a├ž─▒sal momentumu bulunan bir denge ├žark─▒ gibi davranmas─▒ sa─članmaktad─▒r. Antenlerin her zaman d├╝nyaya d├Ân├╝k tutulmas─▒ i├žin an-tenler ve t├╝m haberle┼čme donan─▒m─▒ uydunun d├Ânme h─▒z─▒yla ayn─▒ h─▒zda, ancak d├Ânme y├Ân├╝n├╝n tersinde d├Ânen d├╝┼č├╝k ataletli bir platform ├╝zerine oturtulmu┼čtur. Uydunun bu ┼čekilde kararl─▒ tutulmas─▒na “├çift D├Ânme” y├Ântemi denir. G├╝n├╝m├╝zde ise yeni kararl─▒ tutma y├Ântemleri geli┼čtirilmi┼čtir. Bunlardan en ├Ânemlisi “├ť├ž eksenli kararl─▒ tutma” y├Ântemidir

┼×ekil-2′de bu iki y├Ântemin yap─▒sal farkl─▒l─▒klar─▒ g├Âr├╝lmektedir. “├çift D├Ânmeli” uydularda ├žeper solar h├╝creleri ile kaplanm─▒┼č ve antenler ters y├Ânde d├Ânen platform ├╝zerine oturtulmu┼čtur. ├ľte yandan “├ť├ž Eksenli” uydularda gerekli g├╝├ž, solar h├╝crelerden sa─članmaktad─▒r. Ancak bu h├╝crelerin yerle┼čtirildi─či solar levhalar hareketlidir ve her zaman g├╝ne┼če d├Ân├╝k durumda tutulmaktad─▒r. Yaz─▒n─▒n bundan sonraki b├Âl├╝mlerinde e┼čzamanl─▒ y├Âr├╝ngede bulunan uydular ├╝zerinden gidilecektir.

(a) ├çift D├Ânmeli Uydu (b) ├ť├ž-eksende kararl─▒ uydu

┼×ekil-2: Uydu s─▒n─▒flar─▒

Uydu Kontrol├╝

D├╝nya y├╝zeyine g├Âre sabit bir nokta ├╝zerinde dolanan bir ileti┼čim uydusunun ileti┼čim i┼člevleri, y├Âr├╝ngenin ve durumun tam bir denetimini gerektirir. Durum denetimi, antenleri y├Âneltmek i├žin gereklidir.

┼×ekil-3: Uydu Haberle┼čme Sistemi

Her uyduya ekvatorun ├╝zerinde d├╝nya y├╝zeyinden yakla┼č─▒k 36,000 km yukar─▒daki y├Âr├╝ngede bir boylam tahsis edilmi┼čtir (┼×ekil-3). Yer antenlerinden ├žo─ču izleme yapmayan t├╝r antenler oldu─ču i├žin, uydunun ├Ânemli miktarda hareket etmesi, uydunun h├╝zme pozisyonunu de─či┼čtirir. Bu durum istenen ileti┼čimin bozulmas─▒na ve hatta kesilmesine neden olur. Bu nedenle yer uydu istasyonu, uydu y├Âr├╝ngesini s├╝rekli denetler.

Uydu Ayak ─░zi

Uydu y├Âr├╝ngeleri merkez d├╝nya olmak ├╝zere, veya odaklar─▒n birinde d├╝nya olacak ┼čekilde eliptik olabilir.

Uydu vericileri g├╝ne┼č enerjisi ve ak├╝lerle ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ i├žin verebilecekleri toplam g├╝├ž birka├ž 10 watt veya 100watt ile s─▒n─▒rl─▒d─▒r. Bu g├╝├žle yery├╝z├╝n├╝n 36.000 km┬ĺden daha uzaktaki noktalar─▒nda i┼če yarar bir alan ┼čiddeti meydana getirebilmeleri i├žin, mutlaka, y├╝ksek kazan├žl─▒ antenler kullanmalar─▒ gerekir. Bu antenler g├╝c├╝, yery├╝z├╝n├╝n k├╝├ž├╝k bir b├Âlgesine yo─čunla┼čt─▒rarak, yeterli bir alan ┼čiddeti olu┼čtururlar.

Antenin y├Âneltildi─či noktada, en y├╝ksek g├╝├ž yo─čunlu─ču elde edilir. Bu noktadaki etkin g├╝├ž yo─čunlu─ču, anten kazanc─▒ ile verici g├╝c├╝n├╝n ├žarp─▒m─▒na e┼čittir. G├╝├ž yo─čunlu─ču b noktadan uzakla┼čt─▒k├ža azal─▒r. G├╝├ž yo─čunlu─čunun yar─▒ya d├╝┼čt├╝─č├╝ nokta (-3 dB zay─▒flama noktas─▒ ) antenin h├╝zme geni┼čli─čini belirler.

G├╝├ž yo─čunlu─čunun belli bir de─čere d├╝┼čt├╝─č├╝ noktalar birle┼čtirilirse, kapal─▒ bir e─čri elde edilecektir. Bu kapal─▒ e─čriye antenin ayak izi (footprint) ad─▒ verilir. Aya izi e─črileri her 3 dB de ├žizilebilece─či gibi, her 1dB veya 10 dB de bir de ├žizilebilir. Normal parobolik bir anten kullan─▒ld─▒─č─▒nda, ayak izi genel olarak bir elips ┼čeklindedir. Elipsin yayg─▒nl─▒─č─▒. H├╝zmenin a├ž─▒s─▒yla veya uydunun enlemi ile izin y├Ânetildi─či merkezin enlemi aras─▒ndaki farkla orant─▒l─▒ olarak artar.

Uydu yay─▒nlar─▒ genellikle, belli bir ├╝lke veya b├Âlge i├žin yap─▒l─▒r. Bu durumda istenen ideal durum, ├╝lke veya b├Âlgenin s─▒n─▒rlar─▒ i├žinde, her tarafa e┼čit bir alan ┼čiddeti da─č─▒l─▒ml─▒d─▒r. Bu sa─članam─▒yorsa, b├Âlge i├žindeki de─či┼čimin m├╝mk├╝n oldu─ču kadar az olmas─▒ istenir. Her ├╝lke ve b├Âlgenin s─▒n─▒rlar─▒ bir elips ┼čeklinde olmad─▒─č─▒na g├Âre , elips ┼čeklindeki standart ayak izi, her zaman uygun olmaz. Bu durumda antene ├Âzel konum verilerek. ─░stenen bi├žimde de─či┼čik ayak izleri elde edilir.

Her uydunun ayak izleri bellidir ve bunlar. Uydu yay─▒n dergilerinde yay─▒nlan─▒r bunlardan yararlanarak. Antenin kurulaca─č─▒ noktadaki etkin yay─▒n g├╝c├╝ hemen bulunabilir.

Frekans Planlar─▒

G├╝n├╝m├╝z uydu haberle┼čme sistemlerinde, varolan ileti┼čim a─č─▒n─▒ kullanarak daha verimli ve y├╝ksek h─▒zda haberle┼čme yapabilmek amac─▒yla ├že┼čitli ├žoklu eri┼čim y├Ântemleri kullan─▒lmaktad─▒r. A┼ča─č─▒da bu tekniklerden en ├žok kullan─▒lan ├╝├ž├╝ hakk─▒nda bilgi verilecektir.

1) Frekans Payla┼č─▒ml─▒ ├çoklu Eri┼čim

K─▒saca FDMA olarak tan─▒mlanan Frekans Payla┼č─▒ml─▒ ├çoklu Eri┼čim sistemlerde, her frekans ta┼č─▒y─▒c─▒, ayr─▒k bir frekansta bulunur ve bu ta┼č─▒y─▒c─▒ya, ├žok ta┼č─▒y─▒c─▒l─▒ bir transponderde belirli bir yer tahsis edilir. ─░ki FDMA tekni─či kullan─▒lmaktad─▒r:

FDM/FM/FDMA: Bu teknikte, g├Ânderme konumunda yer istasyonu, bir├žok tek yanband ta┼č─▒y─▒c─▒ telefon kanal─▒n─▒, tek bir ta┼č─▒y─▒c─▒ temelbanda frekans payla┼č─▒ml─▒ ├žo─čullar (FDM-Frequency Division Multiplexing, Frekans Payla┼č─▒ml─▒ ├ço─čullama); bu temel bant daha sonra bir ta┼č─▒y─▒c─▒y─▒ bir frekans mod├╝lasyonuna tabi tutar ve bu ta┼č─▒y─▒c─▒ bir FDMA uydu a─č─▒na uygulan─▒r.

Ta┼č─▒y─▒c─▒ ba┼č─▒na tek kanal: Bu teknikte, her ileti┼čim kanal─▒ ayr─▒ bir radyo frekans─▒ ta┼č─▒y─▒c─▒y─▒ mod├╝le eder.

├ľrnek olarak C-band─▒nda ├žal─▒┼čan Intelsat V transponderi i├žin tipik bir frekans plan─▒ ┼×ekil-4′te g├Âsterilmi┼čtir. Uydu arac─▒─č─▒yla sinyalin y├Ânlendirilmesi, yerden verilen komutla anahtarlanabilir. Bu ├Âzellik, daha fazla say─▒da link olas─▒l─▒─č─▒ ger├žekle┼čtirerek, ├že┼čitli alma ve g├Ânderme antenlerinin bir├žok transpondere ba─članmas─▒na olanak sa─člar. FDMA tekni─činde kullan─▒lan polarizasyon y├Ântemi ile ayn─▒ frekans band─▒ndan iki sinyal birbirine dik polarizasyonla yollanabilir. B├Âylece frekans band─▒n─▒n daha verimli kullan─▒lmas─▒ sa─članmaktad─▒r.

┼×ekil-4: C-band─▒nda ├žal─▒┼čan Intelsat V transponderi i├žin tipik bir frekans plan─▒

2) Zaman Payla┼č─▒ml─▒ ├çoklu Eri┼čim

K─▒saca TDMA olarak tan─▒mlanan zaman payla┼č─▒ml─▒ ├žoklu eri┼čim modunda, her kullan─▒c─▒, uydu transponderine ayn─▒ ta┼č─▒y─▒c─▒ frekans─▒n─▒ kullanarak, belli bir referans zaman─▒na g├Âre belli zaman b├Âlmelerinde eri┼čir. TDMA ├žer├ževesi ad─▒ verilen bir zaman aral─▒─č─▒ belirlenmi┼čtir, bu s├╝re i├žinde, a─čdaki t├╝m kullan─▒c─▒lar, kendilerine ayr─▒lan zaman b├Âlmeleri i├žinde bilgi paketlerini iletirler. Bu zaman ├žer├ževesinin uzunlu─ču 2 ms, ya da 120832 sembold├╝r. Her a─č kullan─▒c─▒s─▒na tahsis edilen zaman b├Âlmeleri, ├žer├ževede (frame) ne kadar ileti┼čim trafi─či iletilece─čine ya da al─▒naca─č─▒na ba─čl─▒ olarak de─či┼čir. Tipik bir uydu TDMA ├žal─▒┼čma sistemi, ┼×ekil-5′te g├Âsterilmi┼čtir.

┼×ekil-5: TDMA Zaman Planlamas─▒

─░ki ya da daha fazla FDM/FM sinyal ayn─▒ anda do─črusal olmayan bir y├╝kselte├ž taraf─▒ndan y├╝kseltilirse, bir FDM/FM ta┼č─▒y─▒c─▒n─▒n temel band─▒na ba┼čka ta┼č─▒y─▒c─▒lardan kar─▒┼čma olur. Bu meydana geldi─činde, do─črusal olmayan y├╝kseltecin genlik mod├╝lasyonu/faz mod├╝lasyonu ├Âzellikleri, ta┼č─▒y─▒c─▒da genlik mod├╝lasyonu olu┼čturur, bu da di─čer ta┼č─▒y─▒c─▒larda faz mod├╝lasyonu meydana getirir (AM/PM conversion). TDMA sayesinde di─čer ta┼č─▒y─▒c─▒larda olu┼čturulacak faz mod├╝lasyonu sorunu ├ž├Âz├╝lmektedir, dolay─▒s─▒yla uydu g├╝├ž y├╝kselteci, doyum modunda ├žal─▒┼čt─▒r─▒labilmektedir.

3. Kod Payla┼č─▒ml─▒ ├çoklu Eri┼čim

K─▒saca CDMA olarak adland─▒r─▒lan Kod Payla┼č─▒ml─▒ ├çoklu Eri┼čim teknolojisi II. D├╝nya Sava┼č─▒ s─▒ras─▒nda m├╝ttefik kuvvetlerinin, haberle┼čmeleri s─▒ras─▒nda d├╝┼čman kar─▒┼čt─▒r─▒c─▒ sinyallerinden etkilenmemesi amac─▒yla geli┼čtirilmi┼čtir. G├╝n├╝m├╝zde ise askeri uygulamalar─▒n yan─▒ s─▒ra sivil uygulamalarda da s─▒kl─▒kla kullan─▒lan bir ├žoklu eri┼čim y├Ântemidir. Bu metot sayesinde t├╝m kullan─▒c─▒lar ayn─▒ frekans band─▒n─▒ kullanabilirler. Her kullan─▒c─▒ya ait bilgi yine o kullan─▒c─▒ i├žin rasgele yarat─▒lm─▒┼č bir kod dizisiyle ├žarp─▒larak t├╝m band boyunca yay─▒l─▒r.

┼×ekil-6: CDMA Kodlama Tekni─či

Kullan─▒lan kod dizileri birbirlerinden ba─č─▒ms─▒z oldu─ču i├žin al─▒c─▒ taraf─▒nda hangi kullan─▒c─▒ya ait bilgi al─▒nmak isteniyorsa, al─▒nan sinyaller o kullan─▒c─▒n─▒n kodu ile tekrar ├žarp─▒larak istenilen bilgiye ula┼č─▒l─▒r. CDMA tekni─či yukar─▒da a├ž─▒klad─▒─č─▒m─▒z y├Ântem sayesinde, kullan─▒c─▒lar─▒n ayn─▒ frekans band─▒n─▒ istedikleri zamanda kullanabilmesine olanak vermektedir, literat├╝rde CDMA, SSMA olarak da adland─▒r─▒lmaktad─▒r. ┼×ekil-6′da CDMA modunun basit ├žal─▒┼čma sistemi g├Âsterilmektedir.

Uydu Haberle┼čmesinde Kullan─▒lan Frekanslar

Uydu haberle┼čme sistemlerinde genellikle 4 ana frekans band─▒ kullan─▒l-maktad─▒r. Bunlar s─▒ras─▒yla C-band─▒, X-band─▒, Ku-band─▒ ve Ka-band─▒d─▒r. ├çal─▒┼čma frekanslar─▒ ve kullan─▒m alanlar─▒ ┼×ekil-7′de g├Âsterilmektedir.

┼×ekil-7: Uydu Haberle┼čmesinin Geli┼čimi

Uydu Transponderleri

Uydu transponderleri, tekrarlay─▒c─▒ (r├Âle) mant─▒─č─▒yla ├žal─▒┼č─▒r. Temel olarak, al─▒c─▒ antenine gelen yer terminali sinyalini filtrelendikten ve y├╝kselttikten sonra sinyali ula┼čmas─▒ gereken yer terminaline istenen frekansta iletmekle y├╝k├╝ml├╝d├╝r. Uydu transponderlerinde olas─▒ intermod├╝lasyon etkilerini en aza indirmek i├žin, kullan─▒lan g├╝├ž y├╝kselte├ž mod├╝l├╝n├╝n do─črusal b├Âlgede ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ sa─člayan sistemler mevcuttur. Bu sayede g├╝├ž y├╝kseltecinin doyum noktas─▒na ula┼čmas─▒ durumunda (birden fazla ta┼č─▒y─▒c─▒ sinyalin aktar─▒m─▒ durumu vb.) bu do─črulay─▒c─▒ sistemler devreye girerek, g├╝├ž y├╝kseltecinin ├žal─▒┼čma noktas─▒ do─črusal b├Âlgeye getirilir.

Yer ─░stasyonlar─▒

Yer istasyonlar─▒n─▒n genel blok yap─▒s─▒ ┼×ekil-8′de g├Âsterilmi┼čtir. Yer istasyonlar─▒ anten mod├╝l├╝, anten mod├╝l├╝ne ba─čl─▒ uydudan gelen “beacon” sinyalini alg─▒layan arama mod├╝l├╝, alma ve g├Ânderme mod├╝llerinden olu┼čur. Ayr─▒ca karasal haberle┼čme ┼čebekesiyle ba─člant─▒y─▒ sa─člayan altyap─▒ ve sistem monit├Ârleme mod├╝lleri de bulunmaktad─▒r. Yer istasyonu sayesinde uydu haberle┼čme sistemindeki t├╝m parametreler (g├╝├ž, uydunun y├Âr├╝ngesi, yer terminalleri parametreleri, EIRP vb.) monit├Âr ve kontrol edilebilir. B├Âylece ola─čand─▒┼č─▒ durumlarda sistemdeki aksakl─▒klar monit├Âr edilip, gerekli ├Ânlemlerin al─▒nmas─▒ sa─članm─▒┼č olur.

┼×ekil-8: Yer ─░stasyonlar─▒ Genel Blok Yap─▒s─▒

Antenler

Uydu antenlerinin temel g├Ârevleri a┼ča─č─▒daki gibi s─▒ralanabilir:

Kuruldu─ču b├Âlgedeki istenen frekans ve polarizasyondaki radyo frekans dalgalar─▒n─▒ toplamak.

M├╝mk├╝n oldu─čunca az istenmeyen sinyal toplamak.

─░stenen frekans ve polarizasyondaki radyo frekans dalgalar─▒n─▒ iletmek.

Anten h├╝zmesi d─▒┼č─▒ndaki alanlara minimum g├╝├ž yaymak.

Uydu haberle┼čmesinde kullan─▒lan antenler a┼ča─č─▒daki ┼čekilde s─▒n─▒flara ayr─▒labilirler:

Horn Antenler

Phased Array Antenler

Parabolik Antenler

Horn antenler y├╝ksek Kazan├ž/G├╝r├╝lt├╝ (G/T) oran─▒ sa─člasalar da k├╝├ž├╝k boyutlardaki tipleri dahi ├žok pahal─▒ oldu─čundan art─▒k kullan─▒lmamaktad─▒r.

Phase Array antenler ├Âzellikle hareketli uydu haberle┼čme sistemlerinde avantaj sa─člamas─▒na ra─čmen kullan─▒lan teknolojinin zorlu─ču ve maliyetinin y├╝ksek olu┼ču, bu anten tipinin kullan─▒m─▒n─▒ s─▒n─▒rlamaktad─▒r.

Uydu haberle┼čme sistemlerinde en s─▒k kullan─▒lan anten tipi parabolik reflekt├Âr antenlerdir. Bu tip antenler 3 ayr─▒ gruba ayr─▒l─▒rlar, bunlar s─▒ras─▒yla:

Simetrik veya Eksen-simetrik antenler

Offset antenler

3. Cassegrain antenler.

Uydu Hat B├╝t├želeri

Uydu Hat B├╝t├žesi (Satellite Link Budget) hesaplamas─▒, uydu ileti┼čim sisteminde hatas─▒z ve emniyetli ileti┼čim yap─▒lmas─▒ i├žin gerekli olan g├╝├ž kriterinin sistem parametrelerine (anten kazan├žlar─▒, ├ž─▒k─▒┼č g├╝c├╝, transponder kazanc─▒, atmosferik ve co─črafik ko┼čullar vb.) ba─čl─▒ olarak hesaplanmas─▒d─▒r.

├ç─▒karma hatt─▒ b├╝t├želeri, uydu ileti┼čimi i├žin kritik bir fakt├Âr de─čildir, ├ž├╝nk├╝ g├╝├žl├╝ yer istasyonlar─▒ gereken t├╝m g├╝c├╝ sa─člayabilir. ─░ndirme hatt─▒nda ise durum farkl─▒d─▒r; g├╝├ž s─▒n─▒rl─▒d─▒r ve yer ileti┼čim sistemlerinde uzay ileti┼čim uydular─▒ndan gelen sinyal yay─▒l─▒m─▒nda giri┼čim olas─▒l─▒─č─▒ vard─▒r. Bu nedenden dolay─▒ ITU taraf─▒ndan, uzay ileti┼čim sistemlerinden gelen g├╝c├╝n yery├╝z├╝ y├╝zeyi ├╝zerinde olu┼čturdu─ču maksimum ak─▒ yo─čunlu─ču i├žin genel kurallar belirlenmi┼čtir.

Uyduda, sinyal anten taraf─▒ndan al─▒n─▒r, filtrelenir ve sonra d├╝┼č├╝k g├╝r├╝lt├╝l├╝ bir y├╝kselte├ž (LNA) taraf─▒ndan y├╝kseltilir. Bir frekans ├ževirici, tekrar iletimden ├Ânce sinyali indirme hatt─▒ frekans─▒na ├ževirir. Bu y├Ântem, uydunun y├╝ksek g├╝├žl├╝ ├ž─▒k─▒┼č─▒ ile giri┼či aras─▒nda bant i├ži giri┼čimini ├Ânler, frekans ├ževirme i┼člemi yap─▒lmad─▒─č─▒ takdirde ise alma/g├Ânderme aras─▒nda ├žok y├╝ksek yal─▒t─▒m gerekir (100-150 dB aras─▒).

RADAR S─░STEMLER─░

Uzaktan Alg─▒lama

Uzaktan alg─▒lama hedefle cisim aras─▒nda herhangi bir fiziksel temas olmadan, elektromagnetik yans─▒ma (─▒┼č─▒k, ─▒s─▒ ve radyo dalgas─▒) ile obje hakk─▒nda bilgi sahibi olmay─▒ sa─člayan metottur. Bu metot sayesinde yery├╝z├╝nde ve atmosferde bulunan objelerin ve sistemlerin ├Âzellikleri belirlenebilir.

Uzaktan alg─▒lama pasif ve aktif alg─▒lama olarak ikiye ayr─▒labilir. Pasif uzaktan alg─▒lamaya en iyi ├Ârnek olan uydu, uzayda belli bir y├Âr├╝ngede sabit d├Ânerek yerk├╝re hakk─▒nda bilgi toplar. Atmosferde olup bitenleri ise aktif uzaktan alg─▒lama metodu olan radarlarla ├Â─črenebilmek m├╝mk├╝nd├╝r.

Radar Nedir?

Radar s├Âzc├╝─č├╝ ingilizce ┬ôRadio Detection And Ranging┬ö s├Âzc├╝klerinin ba┼č harfleinden olu┼čmu┼č bir k─▒saltmad─▒r. Radar mikrodalga enerji kaynaklar─▒n─▒n ilk uygulamaya kondu─ču aland─▒r. ─░lk sistemler,d├Âner bir antenden mikrodalga enerji sistemleri yayarak i┼čliyordu. Radar anteninin g├Ânderdi─či mikrodalga sinyalleri yery├╝z├╝ ile etkile┼čime girerek her y├Ânde yans─▒rlard─▒. Antene geri d├Ânen sinyallerin enerjisi (radyasyon oran─▒ olarakta tan─▒mlan─▒r) ve arada ge├žen zaman s├╝resi hedef alan i├žin hesaplan─▒rd─▒. antenin g├Âsterdi─či do─črultu,hedefin y├Ân├╝ hakk─▒nda bilgi edinilmesini sa─čl─▒yordu. Elektromagnetik dalgalarla ta┼č─▒nan bu enerji, dalgan─▒n y├Ân├╝ ,dalgaboyu, genli─či, polarizasyonu ve faz─▒ ile tan─▒mlan─▒r. Yery├╝z├╝ g├Âzlemlerinde genellikle 1 cm ve 1m aras─▒ndaki mikrodalga bantlar─▒ kullan─▒l─▒r.

ilk olarak II D├╝nya Savas─▒ s─▒ras─▒nda d├╝┼čman sava┼č u├žaklar─▒n─▒ g├Âzetlemek ve yerlerini tespit etmek amac─▒yla kullan─▒lmaya ba┼članm─▒┼čt─▒r.bu ilk modellerinden bu yana radar ailesi, hem darbeli hem d s├╝rekli dalga modellerinide i├žine alarak geli┼čti. Erken uyar─▒, hedef saptama, hava trafi─či kontrol├╝ f├╝ze kumandas─▒, h─▒z ├Âl├ž├╝m├╝ ve otomatik konu┼članma radarlar─▒, ├Ârnek olarak g├Âsterilebilir. Meteorolojik ama├žl─▒ kullan─▒m─▒ ise 1950 y─▒llar─▒na rastlar.

Radar Sinyalinin ├ľl├ž├╝lmesi

Y├╝zeye g├Ânderilen radar sinyallerinin yans─▒ma de─čerleri belirli co─črafi konum ve alanlar i├žin say─▒yla ifade edilen geometrik (kareler halinde) resim elemanlar─▒na d├Ân├╝┼čt├╝r├╝l├╝r. Her yans─▒man─▒n kuvveti say─▒sal bir ├Âl├žekte tan─▒mlan─▒r. Bu ├Âl├žek indirgenmi┼č olarak 0 ile 255 (8 bit) aras─▒ndaki de─čerlere kar┼č─▒l─▒k gelir. Teknik olarak bu resim elemanlar─▒n─▒n de─čerleri yans─▒yan sinyallerin kuvvetiyle ya da g├╝c├╝yle ifade edilir. Her bir radar sinyalinin yans─▒ma de─čeri, ilgili fiziksel alan─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒, ayd─▒nlanman─▒n ifadesidir ve teorik bir radar form├╝l├╝ ile a├ž─▒klan─▒r. Alg─▒lanan kuvvet de─čerleri radar─▒n dalgaboyu, dalgan─▒n polarizasyonu gibi di─čer etmenlere de ba─čl─▒d─▒r. Pratikte, y├╝zey hakk─▒nda g├Ârsel anla┼č─▒labilir say─▒sal g├Âr├╝nt├╝ler radar anteninden g├Ânderilen bir├žok sinyalin ortalamas─▒ ile elde edilir.

Teorik Radar Form├╝l├╝

Darbeli bir radar, ┼×ekil1 de g├Âsterildi─či gibi, sabit darbe tekrarlama frekans─▒nda, k─▒sa (birka├ž mikro saniyelik ) mikro dalga enerji darbeleri yay─▒nlar. A darbesi, yay─▒lan darbeye k─▒yasla ┼č├╝phe g├Ât├╝rmez bir zaman gecikmesine sahiptir ve bu nedenle de, hedefin uzakl─▒─č─▒ bilinir. B darbesi , bir sonraki yay─▒nlanan darbe s├╝resince geri d├Âner. E─čer ├Ânlem al─▒nmaz ise, yay─▒nlanan darbenin al─▒nan darbe i├žine s─▒zmas─▒, darbenin yok olmas─▒na yol a├žabilir. Bu nedenle, darbeli bir radar her zaman, al─▒c─▒y─▒, verici darbesi s├╝resince koruyan bir ayg─▒t─▒ b├╝nyesinde bar─▒nd─▒r─▒r. Gaz de┼čarjl─▒ bir ┬ôTR h├╝cresi┬ö veya yar─▒ iletken anahtar olan bu cihaz, al─▒c─▒ giri┼čini k─▒sa devre eder. B├Âylece B darbesi se├žilmeden kal─▒r. C darbesinin asl─▒nda, g├Ânderilen ikinci darbenin yans─▒mas─▒ olup olmad─▒─č─▒ hakk─▒nda bir belirsizlik vard─▒r. E─čer ikilemsiz bir bilgi isteniyorsa, olas─▒ t├╝m d├Ân├╝┼člerin ikinci darbeden ├Ânce belirmesine f─▒rsat vermek i├žin darbe tekrarlama frekans─▒ (prf) d├╝┼č├╝k tutulmal─▒d─▒r.

Pt Pr

1 2 3 A B C

t t

(b)

┼×ekil 1; Radar darbeleri: (a) g├Ânderilen darbeler ve (b) al─▒nan darbeler. A kesin uzakl─▒k bilgisi verir. B verici darbesi taraf─▒ndan s├Ân├╝mlenir ve C ┼č├╝pheli uzakl─▒k bilgisi verir.

Pt Pr Pt Pr

t t

(b)

┼×ekil 2; Radar─▒n duyarl─▒l─▒─č─▒: (a) uzun darbeler ve (b) k─▒sa darbeler.

Bir radar─▒n, birbirine ├žok yak─▒n konumlanm─▒┼č iki hedefi ay─▒rt etme yetene─či, ┼×ekil 2 de g├Âsterildi─či gibi,darbenin uzunlu─čuna ba─čl─▒d─▒r. Uzun g├Ânderilen bir darbe, uzun d├Ânen tek bir darbe ├╝retir (┼×ekil 1a). Darbeler uzun oldu─čunda, yans─▒malar─▒ birbirine ge├žmi┼č,birbirine yak─▒n iki hedefin varl─▒─č─▒ ortaya ├ž─▒kar. Darbe uzunlu─čunu k─▒saltarak y├╝ksek g├╝venirlik sa─člaman─▒n, geri d├Ânen darbeden yeterli enerji d├╝zeyi elde edebilmek i├žin, daha y├╝ksek verici g├╝├žlerine ihtiya├ž g├Âsterilmesi gibi bir dezavantaj─▒ vard─▒r.

Bir ba┼čka se├ženekte darbe bast─▒rma tekniklerinin kullan─▒lmas─▒d─▒r. ┼×ekil 3a daki gibi darbe bast─▒rmal─▒ bir radar, yay─▒lma s├╝resince, frekans─▒n birka├ž y├╝z megahertz art─▒┼č g├Âsterdi─či uzun bir darbe yayar. Yans─▒yan darbe, d├╝┼č├╝k frekanslar─▒ y├╝ksek frekanslardan daha ├žok geciktiren ay─▒r─▒c─▒ bir filitreden ge├žirilir. Bu filtreden ├ž─▒kan sinyal, ┼×ekil 3c de g├Âsterildi─či gibi, daha b├╝y├╝k genlikli, ├žok daha k─▒sa bir darbedir. Darbe bast─▒rmal─▒ radar, sabit frekansl─▒ radarda kullan─▒lan magnetron osilat├Âr├╝n yerine, bir g├╝├ž y├╝kseltici gerektirir(klistron veya TWT).

Hedefteki g├╝├ž yo─čunlu─ču ┼ču denklemle verilir:

PT G

S1 = 4pR^2

Burada PT, vericinin g├╝c├╝; G, verici anteninin kazanc─▒; R de uzakl─▒kt─▒r. Hedef taraf─▒ndan yans─▒t─▒lan g├╝├ž, onun boyutlar─▒na, bi├žimine ve yap─▒ld─▒─č─▒ malzemeye ba─čl─▒d─▒r. Bunlar hedefin boyuna kesiti olarak bilinen etkin alan ad─▒ alt─▒nda bir araya toplan─▒r (s), Yans─▒yan darbedeki g├╝├ž yo─čunlu─ču bu nedenle:

PT Gs

S2 = (4pR)^2

olur.

E─čer radar bir etkin alan Ae ise, bu durumda al─▒nacak g├╝├ž:

PT Gs Ae

PR = (4pR)^2

olur.

Yay─▒n ve al─▒┼č i├žin, normal olarak ayn─▒ antenle kullan─▒l─▒r. B├Âylece, etkin alan ile anten kazanc─▒ aras─▒ndaki ili┼čkiden yararlanabiliriz. O zaman, al─▒nan g├╝├ž ifadesi;

Gl^2

Ae = 4p Sistem ve yay─▒l─▒m kay─▒plar─▒ L ile temsil edilirse;

PT G^2sl^2

PR = (4p)^3R^4L

olalarak bulunur.

Pt

Pt

A -

(a)

Df

(b)

Pr a A(tD)┬Ż

1/Df

(c)

┼×ekil 3: darbe bast─▒rmal─▒ radar─▒n darbelerinde (a) yay─▒lan g├╝├ž, (b) yay─▒lan frekans, (c) bast─▒r─▒lm─▒┼č al─▒┼č darbesi

Sinyalin g├╝venilir bir ┼čekilde al─▒nmas─▒ isteniyorsa, al─▒c─▒daki g├╝r├╝lt├╝ d├╝zeyini a┼čacak bi├žimde olmal─▒d─▒r. G├╝r├╝lt├╝, b├╝t├╝n frekanslar ├╝zerine yay─▒lm─▒┼č, rasgele ─▒s─▒l olaylar─▒n bir etkisidir. Ancak g├╝r├╝lt├╝ g├╝├ž ifadesi ┼č├Âyle yaz─▒labilir:

N=F k T B

burada k: Boltzman sabiti, T: Mutlak s─▒cakl─▒k, B: Al─▒c─▒ band geni┼čli─čidir. Bu terimler hep birlikte, g├Âky├╝z├╝ taraf─▒ndan yay─▒lan g├╝r├╝lt├╝n├╝n (g├╝r├╝lt├╝ sinyalinin) altyap─▒s─▒n─▒ olu┼čturur. G├╝r├╝lt├╝ de─čeri olarak bilinen F sabiti, al─▒c─▒da ├╝retilen ek g├╝r├╝lt├╝y├╝ temsil eder. Telekominikasyon sistemlerinde g├╝r├╝lt├╝ ka├ž─▒n─▒lmaz bir olayd─▒r. Pr ve N de─čerlerini oranlarsak:

Pr = PT G^2 l^2 s

N (4p)^3R^4L F k T B

elde edilir.

Bu ifade,┬öRadar ba─č─▒nt─▒s─▒┬ö olarak bilinir. Sol taraf, sinyal/g├╝r├╝lt├╝ oran─▒ olup, sistemin do─čru bir ┼čekilde i┼člemesi isteniyorsa, belirli bir de─čein ├╝zerinde olmal─▒d─▒r. Bu ba─č─▒nt─▒dan ┼ču ├Ânemli sonu├ž ├ž─▒kar─▒l─▒r: Mesafe iki kat─▒na ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒nda, verici g├╝c├╝ 16 ile ├žarp─▒lmal─▒d─▒r.

Hedef, dalga uzunlu─čundan k├╝├ž├╝k oldu─čunda, etkin hedef kesiti h─▒zl─▒ d├╝┼č├╝┼č g├Âsterir. ┬ôa┬ö yar─▒├žapl─▒ bir k├╝re i├žin, a>>l ise, kesit alan─▒ pa^2 olur. Alan A olan ve gelen dalgaya dik konumda bulunan d├╝zlem,

s = 4pA^2

l^2

etkin kesitine sahiptir.

K─▒sa darbeler yayan ve darbe bast─▒rmal─▒ radarlar, bazen hedefi de─či┼čik b├Âl├╝mlerinin kesitlerini ay─▒rt edebilir. Yans─▒yan dalga, bu durumda, hedefin kimli─čini saptamada kullan─▒labilecek karakteristik bi├žime sahiptir.

─░lgin├ž bir radar kesiti, giri┼či k─▒sa devre edilmi┼č antene ait oland─▒r.Al─▒nan g├╝├ž:

Pr = SAe

vericiye do─čru yans─▒yan dalga g├╝c├╝

P = SAeG

Ve antenin radar kesiti:

s = Ae G = G^2l^2

4p

olur.

Bu ifade, bir antenin kazan├ž ve radyasyon paterninin, kal─▒b─▒n─▒n, bu anten k─▒sa devre edildi─činde yans─▒yan sinyalin ├Âl├ž├╝lmesi suretiyle hesaplanabilece─čini g├Âsterir.

Radar sinyallerinin ├Âzelliklerini etkileyen parametreler

Radar sinyallerinin ├Âl├ž├╝lmesi ile elde edilen geri sa├ž─▒l─▒m katsay─▒ de─čerleri, taramas─▒ yap─▒lan y├╝zey hakk─▒ndaki bilgiyi ifade eder. Bu de─čerler,

a) Radar teknolojisinin g├Âzlemsel parametreleri yani frekans, polarizasyon ve gelme a├ž─▒s─▒ ile,

b) Yery├╝z├╝n├╝n fiziksel parametreleri yani p├╝r├╝zl├╝l├╝k oran─▒, geometrik ┼čekil ve hedefin dielektrik ├Âzelliklerinin fonksiyondur.

1.Frekans

Radar mikrodalga frekans─▒, arazi ├Ârt├╝s├╝n├╝n alt─▒na inilebilecek derinli─čin anla┼č─▒lmas─▒nda ve y├╝zey p├╝r├╝zl├╝l├╝klerinin g├Âreli olarak ├Âl├ž├╝lendirilmesinde kullan─▒l─▒r. ─░nilebilecek derinlik dalgaboyunun uzunlu─čunun artmas─▒ ile do─čru orant─▒l─▒d─▒r. ├ľrne─čin, ormanl─▒k bir arazide X-band─▒ (3 cm) ile a─ča├žlar─▒n ├╝zerindeki yapraklardan, L-band─▒ (23 cm) kullan─▒lmas─▒ ile a─ča├ž dallar─▒ndan bilgi elde edilebilir. Fakat burada dikkatle ├╝zerinde durulmas─▒ gereken su ve nem oran─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ mikrodalgalar su ve ─▒slak y├╝zeylerden birka├ž milimetreden fazla derinli─če ge├žemezler.

2.Polarizasyon

Polarizasyon basit olarak, elektromanyetik dalgan─▒n bir bile┼čke parametresi olan elektrik alan─▒n─▒n oriyantasyonunu ifade eder. Radar tekni─či ile yatay ve d├╝┼čey polarize olmu┼č sinyaller ├╝retilir ve kay─▒t edilir. Sistem ayn─▒ veya farkl─▒ polarizasyondaki sinyalleri g├Ânderip, geri almaya g├Âre de ayarlanabilir. En ├žok kullan─▒lan polarizasyon kombinasyonlar─▒ HH, VV, HV ve VH dir. birinci harf g├Ânderilen polarizasyon tipini, ikincisi ise geri al─▒nan─▒n tipini g├Âsterir. ├ľrne─čin, CHV, C band─▒nda (3 cm) yatay g├Ânderilen sinyallerin (H) d├╝┼čey olarak (V) geri al─▒nm─▒┼č oldu─čunu ve bu konfig├╝rasyon ├╝zeriden g├Âr├╝nt├╝n├╝n meydana getirildi─čini ifade etmektedir. Ayr─▒ca polarizasyon, y├╝zeyin farkl─▒ seviyelerinden bilgi edinilmesinde kullan─▒labilir. (├ľrne─čin; bitki formlar─▒ ve da─č─▒l─▒mlar─▒n─▒n anla┼č─▒lmas─▒)

3. Gelme A├ž─▒s─▒

Bu a├ž─▒, sinyallerin g├Ânderilme y├Ân├╝ ve ├žarpma y├╝zeyinin normali aras─▒ndaki derece ile ifade edilir. A├ž─▒n─▒n artmas─▒ veya azalmas─▒ y├╝zeydeki nesnelerden yans─▒yan sinyallerin kuvvet de─čerlerinin de de─či┼čmesine neden olur.

┼×ekil 4: Radar uydusu

4. Y├╝zeyin geometrisi ve p├╝r├╝zl├╝l├╝k ├Âzelli─či

Y├╝zeydeki p├╝r├╝zl├╝l├╝k g├Âreli bir kavramd─▒r ve radar anteni ile g├Ânderilen mikrodalga sinyallerinin y├╝zeyle yapt─▒─č─▒ gelme a├ž─▒s─▒yla do─črudan ili┼čkilidir. Bu sinyaller y├╝zeyin geometrisi ve dielektrik ├Âzelliklerine ba─čl─▒ olarak de─či┼čik y├Ânlerde yans─▒rlar. Yans─▒ma sonucu geri d├Ânen sinyal say─▒s─▒ g├Ânderilen sinyal say─▒s─▒na ve kuvvetine g├Âre ├žok daha azd─▒r. Bu bak─▒mdan yans─▒malar─▒n ┼čiddeti d├╝┼č├╝k ├Âl├ž├╝l├╝r. Buna paralel olarak da radar g├Âr├╝nt├╝s├╝ ├╝zerindeki parlakl─▒k ton derecesi d├╝┼čer. Karasal y├╝zeylerdeki karakteristik ┼čekil ve geometrik farkl─▒l─▒klar p├╝r├╝zl├╝l├╝─č├╝n oran─▒n─▒ art─▒r─▒r. Geri d├Ânen sinyallerin say─▒s─▒ ve kuvveti ile birlikte parlakl─▒k derecesi y├╝ksek de─čerlerde alg─▒lan─▒r. Deniz ve g├Âl y├╝zeyleri meteorolojik etmenler (yani, r├╝zg├ór, ya─č─▒┼č gibi) d─▒┼č─▒nda sakin ve p├╝r├╝zs├╝z ortamlard─▒r. Genelde radar g├Âr├╝nt├╝s├╝nde karanl─▒k tonda ve d├╝zg├╝n olarak g├Âz├╝k├╝rler. R├╝zg├órl─▒ bir havada dalgalar─▒n yarataca─č─▒ geometri ve y├╝zeyin hareketlili─či, geri yans─▒may─▒ fazlala┼čt─▒r─▒r, parlakl─▒k artar ve neticede radar g├Âr├╝nt├╝s├╝nde a├ž─▒k gri tonlar belirli dokuda yayg─▒n olarak g├Âz├╝k├╝r.

5. Y├╝zeyin nemi ve ─▒slakl─▒k ├Âzelli─či

Yery├╝zeyini kaplayan do─čal ├Ârt├╝ ├že┼čitlili─činin (bitki-toprak, kayalar gibi) elektrik ├Âzelliklerinin ├Âl├ž├╝m├╝ ile elde edilen de─čerler dielektrik sabiti ile ifade edilir. Temelde iki karakteristik de─či┼čken ├Âzelli─či vard─▒r; ge├žirgenlik ve iletkenlik. Bunlardan iletkenlik, nem oran─▒yla ├žok de─či┼čir. ├ľrne─čin do─čal kuru y├╝zeylerde 3 ile 8 aras─▒nda b├╝y├╝kl├╝kte olan iletkenlik, suda en az 10 kat y├╝ksek, yakla┼č─▒k 80┬ĺdir. Sonu├žta radar sinyallerinin y├╝zeyle etkile┼čimi nem ve ─▒slakl─▒kla orant─▒l─▒ olarak artar veya azal─▒r. Elektromanyetik dalgan─▒n bir y├╝zeyin alt─▒na ge├žerek alty├╝zeydeki nesneden yans─▒yabilmesi y├╝zeyin ─▒slakl─▒k ve nem oran─▒ ile ters orant─▒l─▒ olmas─▒ anlam─▒na gelir.

Radar G├Âr├╝nt├╝leme Sistemi Nedir?

Radar g├Âr├╝nt├╝leme sistemi fla┼čl─▒ foto─čraf makinesiyle g├Âr├╝nt├╝leme i┼člemine ├žok benzerlik g├Âsterir. Foto─čraf makinesi fla┼č─▒ ile anl─▒k yapay ─▒┼č─▒k ├╝retilir ve hedefin ayd─▒nlat─▒lmas─▒ sa─članarak istenilen alan resimlenir. Fla┼č kameras─▒ ─▒┼č─▒─č─▒ anl─▒k olarak g├Ânderir ve geri yans─▒yan enerji kameran─▒n optik merce─či yard─▒m─▒yla negatif film ├╝zerine kay─▒t edilir. Radar sisteminde kameran─▒n optik merce─či ve filmi yerine radar anteni ve say─▒sal bilgisayar teypleri kullan─▒larak hedefin g├Âr├╝nt├╝lemesi yap─▒l─▒r.

Radar (Radio Detection and Ranging) sinyalleri ─▒┼č─▒k h─▒z─▒nda belirli y├Ânde ve belirli d├╝zlemdeki titre┼čimler halinde hareket ederler. Sinyallerin geri d├Ân├╝┼č├╝ i├žin ge├žen zamandan mesafe hesaplanarak etkile┼čme girdi─či alan─▒n kar┼č─▒l─▒─č─▒ olabilecek say─▒sal de─čerler bulunur.

Radar sinyalleri 1 cm ile 1 m aras─▒nda de─či┼čen belirli mikrodalgaboylar─▒ ile tan─▒mlan─▒r. Bu da yakla┼č─▒k 300 megahertzden 30 gigahertze kar┼č─▒l─▒k gelen frekans g├╝├ž de─čerine denk d├╝┼čer. ERS-1 sisteminde saniyede yakla┼č─▒k 1600 kadar (bu say─▒ di─čer teknolojiye g├Âre de─či┼čir) y├╝ksek g├╝├žte mikrodalga sinyali g├Ânderilir ve hedef y├╝zeyle etkile┼čimi sa─član─▒r. Y├╝zeyden yans─▒yan titre┼čimler say─▒sal kodlara ├ževrilir ve bilgisayarda i┼členmek ├╝zere y├╝ksek yo─čunluktaki teyp bandlar─▒na kay─▒t edilir.

Radar G├Âr├╝nt├╝s├╝ Nedir?

Sadele┼čtirilmi┼č anlamda radar g├Âr├╝nt├╝s├╝ belirli en ve boy aral─▒─č─▒nda tan─▒mlanm─▒┼č bir ├žok noktasal resim eleman─▒ndan olu┼čan say─▒sal bir kompozisyondur. Her resim eleman─▒ (piksel olarak da ifade edilir) y├╝zey ├╝zerindeki kar┼č─▒l─▒─č─▒na denk d├╝┼čen geri yans─▒man─▒n say─▒sal kod de─čerlerinin bir ifadesidir. Radar g├Âr├╝nt├╝s├╝n├╝n kompozisyonunu meydana getiren karanl─▒k ve ayd─▒nl─▒k siyah ve gri tonlamalar yank─▒lanan sinyallerin kuvveti g├Âsterirler. ├ľrne─čin, karanl─▒k g├Âz├╝ken alanlar d├╝┼č├╝k derecede geri yans─▒ma, ayd─▒nl─▒k alanlar ise daha y├╝ksek ve kuvvetli geri yans─▒ma oldu─ču anlam─▒na gelir.

Radar mikrodalga sinyallerinin yans─▒ma ├Âzellikleri hedef alandaki nesnelerin boyutu ile de ili┼čkilidir. Dalgaboyundan daha b├╝y├╝k boyuta sahip hedefler daha parlak, k├╝├ž├╝k olanlar ise karanl─▒k ve koyu gri tonda g├Âr├╝nt├╝lenirler. Parlakl─▒k derecesinin artmas─▒ y├╝zeyin engebeli olmas─▒ ve p├╝r├╝zl├╝l├╝─č├╝n├╝n artmas─▒ ile paralellik g├Âsterir. ├çok az p├╝r├╝zl├╝ d├╝zg├╝n y├╝zeyler karanl─▒k veya grinin koyu tonlar─▒nda g├Âz├╝k├╝rler. Radar g├Âr├╝nt├╝lerinin yorumlanmas─▒nda dikkat edilmesi gereken kural, y├╝zeyde engebe ve p├╝r├╝zl├╝l├╝─č├╝n art─▒┼č─▒ kadar sinyallerin geri yans─▒mas─▒n─▒n da kuvvetlenece─či olgusunun kabul edilmesidir. D├╝zg├╝n y├╝zeyler ├žok az geri yans─▒ma verirler veya geriye yans─▒tmazlar. Dolay─▒s─▒yla radar g├Âr├╝nt├╝s├╝nde bu b├Âlgeler karanl─▒k g├Âz├╝k├╝r. Bitkiyle kapl─▒ y├╝zeyler genellikle p├╝r├╝zl├╝d├╝r. Gri ve a├ž─▒k tonda yans─▒ma verirler. Radar sinyallerinin g├Ânderilme y├Ân├╝ne yak─▒n e─čik y├╝zeyler de dik olan y├╝zeylere g├Âre daha az parlak yans─▒ma g├Âsterirler.

Baz─▒ y├╝zeylere ise radar sinyalleri ula┼čamaz. Bu t├╝r y├╝zeyler genelde radar sisteminden bak─▒ld─▒─č─▒na g├Âre y├╝kysek da─čl─▒k b├Âlgelerin arka k─▒s─▒mlar─▒d─▒r ve tabiat─▒yla karanl─▒k g├Âz├╝k├╝rler. Radar sinyalleri; caddeler, binalar, insan yap─▒m─▒ d├╝zg├╝n ┼čekilli yap─▒larda k├Â┼čeli y├╝zeyler ile etkile┼čime girerler ve birden fazla kuvvetli geri yans─▒ma ayn─▒ cisim ├╝zerinde meydana gelir. Giden ve geri d├Ânen sinyallerin kuvveti hemen hemen ayn─▒d─▒r ve beyaza yak─▒n tonda ayd─▒nlanma verir. Otoyollar, ┼čehirler aras─▒ karayollar─▒ d├╝zg├╝n y├╝zeylerdir ve karanl─▒k g├Âz├╝k├╝rler. Binalar ┼čekilli ve k├Â┼če geometrisinde olduklar─▒ i├žin geri yans─▒ma y├╝ksek kuvvette olur ve ayd─▒nl─▒k g├Âz├╝k├╝rler. Nemli ─▒slak alanlar a├ž─▒k tonda, kuru ve d├╝zg├╝n alanlar ise koyu karanl─▒k tonda g├Âz├╝k├╝r. Yap─▒lan g├Âzlemlerde e─čer y├╝zey p├╝r├╝zs├╝z ve d├╝z ise nemli veya su ile kapl─▒ dahi olsa sinyallerin geri yank─▒lanmad─▒─č─▒ ve y├╝zeyin karanl─▒k yans─▒ma verdi─či g├Âzlenmi┼čtir.

Radar sinyalinin y├╝zeyle yapt─▒─č─▒ gelme a├ž─▒s─▒ndaki de─či┼čiklikler geri yans─▒man─▒n kuvvetinde de de─či┼čimlere neden olur. Nehir yerle┼čimleri, ekim alanlar─▒n─▒n s├╝r├╝lme y├Ânleri, okyanus ve denizlerdeki dalgalar─▒n ┼čekilleri, jeolojik k─▒r─▒k hatlar─▒n─▒n belirlenmesi, radar sinyalinin y├╝zeyle yapt─▒─č─▒ gelme a├ž─▒s─▒ ile ili┼čkilidir. A├ž─▒n─▒n k├╝├ž├╝k olmas─▒ y├╝ksek yans─▒ma ve a├ž─▒k ton g├Âr├╝nt├╝lenmesi, a├ž─▒n─▒n artmas─▒ ise geri yans─▒man─▒n azalarak g├Âr├╝nt├╝n├╝n koyu tonda alg─▒lanmas─▒ anlam─▒na gelir.

Radar ile g├Âr├╝nt├╝leme sisteminin kullan─▒m potansiyelini artt─▒ran temel nedenler ve ├Âzellikler ┼čunlard─▒r:

Yery├╝z├╝ topografyas─▒n─▒ ve morfolojisini, deniz ve karasal ortamlardaki morfolojik de─či┼čimleri ├žok hassas alg─▒layabilmesi (├Ârne─čin; y├╝zeyin e─čimi, bitki da─č─▒l─▒m─▒ ve formu, deniz dalgalar─▒n─▒n dinami─či gibi)

Su ve ba─č─▒l nemi hassas olarak alg─▒layabilmek (kar ├Ârt├╝s├╝, topra─č─▒n ekili alanlar─▒n─▒n nem oran─▒ gibi).

G├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ndan ba─č─▒ms─▒z olarak her t├╝rl├╝ hava ┼čart─▒nda yery├╝z├╝n├╝ g├Âr├╝nt├╝leyebilmesi.

┼×ekil 5 : Elmada─č┬ĺ─▒n radar g├Âr├╝nt├╝s├╝

Radar G├Âr├╝nt├╝s├╝ Nas─▒l Yorumlan─▒r?

Radar sinyalleri ile elde edilen g├Âr├╝nt├╝ (say─▒sal kodlu) optik alg─▒lay─▒c─▒ g├Âr├╝nt├╝leri (SPOT, Landsat gibi) ve hava foto─čraflar─▒ndan farkl─▒ ├Âzelliklere sahiptir. Bu ├Âzellikler radar teknolojisinin radyometrisi ve fiziksel parametreleri ile ilgilidir.

Kullan─▒c─▒n─▒n radar g├Âr├╝nt├╝s├╝n├╝ yorumlarken y├╝zey nesnelerini, olaylar─▒n─▒, olu┼čumlar─▒n─▒ anlamada dikkatli olmas─▒ gerekir. Y├╝zey engebelerinin ve p├╝r├╝zl├╝l├╝klerinin artmas─▒, radar g├Âr├╝nt├╝s├╝ndeki parlakl─▒k derecesini (gri tonlama) art─▒r─▒r. G├Âlge gibi g├Âz├╝ken alanlar g├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n a├ž─▒s─▒ ile de─čil radar sinyallerinin g├Ânderilme a├ž─▒s─▒ ile ili┼čkilidir. Ger├žekte y├╝zey engebelerinin geometrik yans─▒mas─▒n─▒ ifade eder.

Radar g├Âr├╝nt├╝s├╝nde yo─čun olarak g├Âze ├žarpan di─čer ├Ânemli ├Âzellik de, bir ├žok siyah beyaz ve gri tonlardaki tuz ve biber tanecik ├Âzellikli noktalar─▒n varl─▒─č─▒d─▒r. Bu radar anteni ile y├╝zlerce sinyalin g├Ânderilmesi sonucu olu┼čan genel bir haritad─▒r ve bilgisayar g├Âr├╝nt├╝ i┼čleme programlar─▒ ile arazi ├╝zerinde ├žal─▒┼čmaya ba┼člamadan ├Ânce giderilmesi ve en aza indirilmesi gerekir. Radar sinyallerinin etkile┼čimini ve anla┼č─▒lmas─▒n─▒ sa─člayan en ├Ânemli ├Âzellik, hedef y├╝zeyin geometrisidir. Buna kar┼č─▒l─▒k optik alg─▒lay─▒c─▒lar y├╝zeyin rengi, kimyasal bile┼čimi, ve s─▒cakl─▒─č─▒n─▒n anla┼č─▒lmas─▒nda etkin olarak kullan─▒l─▒rlar. Radar g├Âr├╝nt├╝s├╝n├╝ yorumlarken kullan─▒labilecek temel parametreler, gri tondaki de─či┼čim, doku, ┼čekil, yap─▒ ve nesnelerin b├╝y├╝kl├╝k k├╝├ž├╝kl├╝k oran─▒d─▒r.

Radar g├Âr├╝nt├╝leme sistemleri ile elde edilen veriler, haritalama, arazi ├Ârt├╝s├╝, tar─▒msal, jeolojik ve jeomorfolojik ├žal─▒┼čmalarda, hidroloji, buzullar, k─▒y─▒ hatlar─▒, ├ževre gibi disiplinlerde yard─▒mc─▒ ve tamamlay─▒c─▒ bilgi olarak kullan─▒lmaktad─▒r.

Sekil 6 : 15 temmuz 1999-g├Âlc├╝k

Ayr─▒ca radar sinyallerinin jeofiziksel ├Âzellikleri kullan─▒larak r├╝zg├ór h─▒z─▒ ve y├Ân├╝, deniz dalgalar─▒n─▒n y├╝ksekli─či ve hareket y├Ân├╝, deniz alt─▒ topografyas─▒, y├╝kseklik de─či┼čimleri bu teknolojiler ile ├Âl├ž├╝lebilmektedir.

Elektromanyetik Spektrum ve Dalgaboyu

Radar ile uzaktan alg─▒lamada, elektromanyetik sperktrumun mikrodalga b├Âlgesindeki farkl─▒ bandlar kullan─▒larak farkl─▒ bilgiler elde edilir X-band─▒ (3 cm), C-band─▒ (5 cm) ve L-band─▒ (23 cm) en ├žok kullan─▒lan bandlard─▒r. Y├╝zey hakk─▒nda her bir banddan farkl─▒ hassasl─▒kta bilgi sa─članabilir.

├ľrne─čin uzun dalgaboyu (L band─▒ 23 cm) band─▒n─▒n kullan─▒lmas─▒ ile y├╝zey ├Ârt├╝s├╝n├╝n belirli formlar─▒n─▒n alt─▒na inilebilir, y├╝zey nemindeki farkl─▒l─▒klar ve de─či┼čimler anla┼č─▒labilir. Elektromanyetik spektrumun mikrodalga b├Âlgesi kara ,deniz, g├Âl ve su ile kapl─▒ alanlardaki nesnelerin ve olaylar─▒n anla┼č─▒lmas─▒nda, ta┼čk─▒n alanlar─▒n─▒n tesbitinde, k─▒y─▒ ku┼čaklar─▒ndaki erozyonun belirlenmesinde kullan─▒labilir.

Radar Bandlar─▒ :

L- Band: 1-2 GHz, 15-30 cm dalgaboyu. Askeri ve sivil ama├žl─▒ u├žaklar─▒n alg─▒lanmas─▒nda kullan─▒l─▒r.

S- Band: 2-4 GHz, 08-15 cm dalgaboyu. Meteorolojik ama├žl─▒ kullan─▒l─▒r.

C-Band: 4-8 GHz, 04-08 cm dalgaboyu. Meteorolojik ama├žl─▒ kullan─▒l─▒r.

X-Band: 8-12 GHz, 2.5-4 cm dalgaboyu. Polis radarlar─▒nda kullan─▒l─▒r.

K-Band: 12-18 GHz, 1.7-2.5, 75-1.2 cm dalgaboyu. Polis radarlar─▒nda kullan─▒l─▒r.

Radar Kullan─▒m Ama├žlar─▒

Polis radarlar─▒

Meterolojik ama├žl─▒

Hedef belirleyici sistemler (askeri ve sivil ama├žl─▒)

1-polis radarlar─▒:

e─čer hedef vericiye g├Âre hareket halindeyse frekans o zaman doppler kaymas─▒na u─črar. frekans kaymas─▒ g├Âreceli h─▒z ├Âl├žmede kullan─▒l─▒r. bu g├╝nl├╝k ya┼čamda polis taraf─▒ndan radar h─▒z ├Âl├žerlerinde kullan─▒lan bir sistemdir. ta┼č─▒n─▒r trafik ─▒┼č─▒klar─▒ i├žin ara├ž saptay─▒c─▒lar,hava ta┼č─▒t─▒ konu┼članma sistemleri, petrol tankerleri ve hava ta┼č─▒tlar─▒ i├žin y├Ânlendirme di─čer baz─▒ uygulama alanlar─▒n─▒ olu┼čturmaktad─▒r. Doppler sisteminde frekanstaki kayma miktar─▒ dar yan band frekanslar─▒ aras─▒ndan ayr─▒m yapan bir filtre d├╝zeni ile s├╝r├╝l├╝r. darbe tekrarlama frekans─▒ (prf) ve onun harmonikleri filtrelerin band geni┼čli─či i├žinde kalan sinyaller ├╝retir ve bundan dolay─▒ baz─▒ h─▒zlar doppler darbe sisteminde ├Âl├ž├╝lmezler.

2-meterolojik ama├žl─▒:

C band Doppler radarlar meteorolojik bilgilerin daha ayr─▒nt─▒l─▒ al─▒nmas─▒n─▒ sa─člar. G├Ânderilen elektromagnetik dalgalar sabit ise, hedefe ├žarpan elektromagnetik dalga say─▒s─▒ zamana g├Âre sabit olacakt─▒r. Cisim radardan uzakla┼č─▒rsa, cisme ├žarpan sinyal say─▒s─▒ zamana g├Âre azal─▒r. E─čer cisim radar yakla┼č─▒rsa sinyal say─▒s─▒ artar. Doppler radarlar hedeften yans─▒yan sinyallerin frekanslar─▒ndaki en k├╝├ž├╝k de─či┼čmeyi bile alg─▒layabilirler. Frekanstaki bu de─či┼čme doppler effect olarak adland─▒r─▒l─▒r. Bundan dolay─▒ Doppler radarla sadece ya─čmur, kar gibi par├žac─▒klar─▒ alg─▒lamaz, b├Âcek, toz ve tornado, r├╝zgar hakk─▒nda da bilgi edinilebilir. Sistemin radara yakla┼čmakta veya radardan uzakla┼čmakta oldu─ču tespit edilebilir.

┼×ekil-7: C band doppler radar ┼čemas─▒

3-hedef belirleyici sistemler (askeri ve sivil ama├žl─▒)

a─ča├žlar , tepeler ,binalar ve benzeri yap─▒lardan kaynaklanan yans─▒man─▒n varl─▒─č─▒ alt─▒ndaki yetenekleri kan─▒tlamak amac─▒yla radar sinyallerinin i┼člevleri aras─▒nda yo─čun ve kapsaml─▒ ├žal─▒┼čmalar yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Askeriyede radar sistemlerinin kas─▒tl─▒ olarak yanl─▒┼č alg─▒lanmas─▒n─▒ sa─člamak amac─▒yla yayg─▒n olarak kullan─▒lan uygulamalar elektronik kar┼č─▒ ├Ânlemler (ek├Â) olarak bilinir. ├çok daha geli┼čmi┼č askeri radar sistemlerine paralel olarak elektronik kar┼č─▒ ├Ânlemle (ek├Â) sistemleri geli┼čtirilmi┼čtir. Bunlar─▒n amac─▒ d├╝┼čman radarlar─▒na kar┼č─▒ bir ├že┼čit savunma olu┼čturmakt─▒. Tehdit bir tarama radar─▒ taraf─▒ndan veya bir f├╝ze e┼člik eden bir radar sisteminden kaynaklan─▒yor olabilir. Basit teknikler aras─▒nda bir tak─▒m aldat─▒c─▒ cisimler yerle┼čtirmek veya chaff denilen ince aliminyum ┼čeritler kullanmak say─▒labilir. B├╝y├╝k k├╝tleli hedeflerin belirlenmelerini g├╝├žle┼čtirmek i├žin izd├╝┼č├╝m kesitlerini daha aza indirmek amac─▒yla yap─▒lan ├žal─▒┼čmalar s├╝rmektedir.

Geli┼čmi┼č ve karma┼č─▒k radar sistemleri d├╝┼čman radar─▒n─▒ ┼ča┼č─▒rtmak amac─▒yla vericileri de b├╝nyelerinde bar─▒nd─▒r─▒r. Bu sinyaller y├╝ksek g├╝├žl├╝ g├╝r├╝lt├╝ kaynaklar─▒ndan yada osilat├Ârden kaynaklan─▒yor olabilirBunlar,radar yans─▒mas─▒n─▒ ├žok daha b├╝y├╝k bir kar─▒┼čt─▒rma sinyali ile aldatmak amac─▒yla tasar─▒mlanm─▒┼čt─▒r. E─čer,├žok s─▒k rasland─▒─č─▒ gibi,d├╝┼čman radar─▒n frekans─▒ ├Ânceden bilinmiyorsa,bir ba┼čka teknik geni┼č bantl─▒ al─▒c─▒ ve verici kullanmak olabilir. Devreler d├╝┼čman sinyalini al─▒p,daha y├╝ksek d├╝zeylerde tekrar geri yans─▒tarak d├╝┼čman radar─▒n─▒ ┼ča┼č─▒rt─▒r.

┼×ekil-8: askeri ama├žl─▒ radar sistmleri

EK├ľ sistemlerinin geli┼čmesi elektronik kar┼č─▒ kar┼č─▒ ├Ânlemler ( EKK├ľ ) sistemini g├╝ndeme getirmi┼čtir.Bu teknikler,radar─▒n sinyalinin kar─▒┼čt─▒r─▒lmas─▒n─▒ g├╝├žle┼čtirmeyi hedefler. Yayg─▒n bir y├Ântem,├žal─▒┼čma frekans─▒n─▒ ani ve rastgele bir de─či┼čiklerle kullanmaktad─▒r.

Say─▒sal Radar Benzetiminin Temelleri;

Bug├╝n Hv.K.K l─▒─č─▒m─▒z─▒n envanterinde bulunan u├žak modellerine g├Âre ├že┼čitli say─▒da u├žak benzeticisi bulunmaktad─▒r. Bu u├žak benzeticilerinde u├ža─č─▒n motoru, hava dinamiksel yap─▒s─▒, silah sistemleri, seyr├╝ seyer cihazlar─▒ ve radar sistemleri ger├žek hayatta oldu─ču gibi modellenerek benzetilmektedir. Bunlar─▒n aras─▒nda en ├Ânemli olanlar─▒ndan biride radar benzetimidir.

Radar benzetimi genellikle, modelledi─či sistemin karma┼č─▒k olu┼ču nedeni ile, benzetici ana bilgisayar─▒ d─▒┼č─▒nda, ayr─▒ ba┼čka bir bilgisayar taraf─▒ndan ger├žekle┼čtirilir. ─░┼čte bunu sa─člayan sistem DRLMS (Digital Radar Landmass Simulator) Yery├╝z├╝ Taramal─▒ Say─▒sal Radar Benzetici denir.

Sistem, benzetici ana bilgisayar─▒ ile birlikte ├žal─▒┼čarak, benzetilmi┼č radar g├Âr├╝nt├╝leri olu┼čturur ve bunlar─▒ radar ekranlar─▒na g├Ânderir. Bu g├Âr├╝nt├╝ler benzetilen u├ža─č─▒n

a. Co─črafi konumu

b. Y├╝ksekli─či

c. Ba┼č bilgisi

d. Ve radar denetim kutusundaki ayarlara ba─čl─▒d─▒r.

Temel olarak radarlar─▒n ├žal─▒┼čma ilkelerine bakt─▒─č─▒m─▒zda; Radarlar, radyo sinyallerinin (┬╗10 GHz) metal, bina, yer ve su gibi ├že┼čitli y├╝zeylerden yans─▒mas─▒ ilkesini kullan─▒rlar. Radar, k─▒sa bir sinyal (┼×ekil 1) g├Ânderir ve yans─▒yan sinyalin d├Ân├╝┼č├╝n├╝ bekler. Yans─▒yan sinyal al─▒nd─▒─č─▒nda, radar ekran─▒nda ekran─▒n merkezine g├Âre (u├ža─č─▒n yeri) uygun mesafe ve ba┼čta sinyali g├Âsterir.

Ekrandaki parlakl─▒k yans─▒dan sinyallerin enerji seviyelerine ba─čl─▒d─▒r. Bu prensibe g├Âre binalar, k├Âpr├╝ler, elektrik hatlar─▒ ve yollardan yans─▒yan enerji sudan, a─ča├žlardan ve topraktan yans─▒yan sinyale g├Âre daha fazlad─▒r. Ve bu sebeple daha parlak g├Âr├╝n├╝rler.

Radar sinyalleri u├žakta bulunan anten taraf─▒ndan g├Ânderilip al─▒n─▒r. Yans─▒yan sinyaller toplay─▒c─▒ ve aktar─▒c─▒ birim taraf─▒ndan ├ž├Âz├╝l├╝r, gerekli bi├žime sokularak radar ekranlar─▒na g├Ânderilir. G├Ânderilecek sinyallerin oran─▒ radar denetim kutusu ├╝zerinden ayarlan─▒r.

┼×ekil 1. Yatay ve Dikey Tarama Aral─▒─č─▒

Bu kutu ayr─▒ca anten tarama h─▒z─▒n─▒, a├ž─▒s─▒n─▒, sinyallerin g├╝c├╝n├╝ ve t├╝r├╝n├╝ ayarlar.

Bir hat ├╝zerindeki radar taramas─▒na tarama hatt─▒ denir. Bu tarama radar ekran─▒n─▒n ortas─▒ndan radar denetim kutusundan se├žilen menzile kadar s├╝rer. Bir hat taramas─▒ tamamlanmadan, ikinci bir tarama yap─▒lmaz.

DRLMS sistemleri y├╝kseklik ve yans─▒ma bilgilerinin bulundu─ču bir veri taban─▒ vard─▒r. Bu veri taban─▒ ├╝zerinde u├žu┼č yap─▒lacak arazinin ger├žek y├╝kseklik ve yans─▒ma bilgilerini i├žerir.

DRLMS i├žindeki bilgisayar u├ža─č─▒n pozisyonuna g├Âre veri taban─▒n─▒ g├╝ncelle┼čtirir. Veri taban─▒ de─či┼čik haf─▒za b├Âl├╝mlerine aktar─▒l─▒r ve tarama hatlar─▒na g├Âre y├╝kseklik ve yans─▒ma bilgileri bu haf─▒za haf─▒zalardan i┼členmek ├╝zere al─▒n─▒r.

DRLMS bu bilgileri radar karakteristi─čine g├Âre i┼čler ve radar skoplar─▒n─▒n anlayaca─č─▒ formata d├Ân├╝┼čt├╝rerek radar skoplar─▒na ├ž─▒kt─▒ olarak g├Ânderir.

DRLMS┬ĺler bu i┼člemleri yaparken geni┼č kapasiteli veriyollar─▒ndan yararlan─▒rlar. Bu veriyolu veri taban─▒ndan ba┼člar ve alt sistemlerden ge├žip i┼členerek skoplarda biter. Her alt sistemin kendine ait fonksiyonlar─▒ vard─▒r.

Genel olarak DRLMS sisteminin b├Âl├╝mleri a┼ča─č─▒daki gibidir;

Veri Taban─▒ ve Haf─▒za B├Âl├╝m├╝

Genel olarak DRLMS sisteminde 3 de─či┼čik haf─▒za mod├╝l├╝ bulunur.

Alansal: Bu veri taban─▒ yakla┼č─▒k 600.000 nm2 alan─▒ kapsar ve bir veya iki 300 MB l─▒k disklerde saklan─▒r.

B├Âlgesel: Bu veri taban─▒ iki adet yar─▒ iletken haf─▒zada saklan─▒r. Bu alan u├ža─č─▒n ├ževresindeki aland─▒r ve ┬ôoyun alan─▒┬ö olarak adland─▒r─▒l─▒r ve genelde en uzun mesafeli radar sinyalinin iki kat─▒ mesafeyi kapsar.

Sekt├Âr: Bu verilerde yar─▒ iletken haf─▒zalarda saklan─▒rlar ve genelde 15 ile 50 derecelik bir alan─▒n bilgisini i├žerir. ─░ki haf─▒za paketi yedeklemeli olarak ├žal─▒┼č─▒r. Bir haf─▒za bilgiyi di─čer sistemlere aktar─▒rken di─čeri bir sonraki bilgi paketini b├Âlgesel haf─▒zadan y├╝kler.

├ľn Y├╝z Alt Sistemleri

Bu k─▒s─▒mda gerekli veriler ├Ânce alan haf─▒zas─▒ndan al─▒n─▒r. Bilgiler fazla ver tutduklar─▒ i├žin s─▒k─▒┼čt─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r. Al─▒nan veriler a├ž─▒larak y├╝kseklik ve yans─▒ma bilgileri ┼čeklinde ayr─▒l─▒r. Ayr─▒lan bilgiler di─čer haf─▒za k─▒s─▒mlar─▒na aktar─▒l─▒r.

Arka Y├╝z Alt Sistemleri

Bir tarama hatt─▒ndaki y├╝kseklik ve yans─▒ma bilgileri ├Ân y├╝z sisteminden al─▒narak bu b├Âl├╝mde radar─▒n karakteristi─čine g├Âre i┼členir

RES (Radar Equation Sub-system) (Radar Karakteristi─či Alt B├Âl├╝m├╝)

Y├╝kseklik ve yans─▒ma bilgileri ve di─čer gerekli parametreler bu b├Âl├╝mde ├že┼čitli form├╝llere uygulanarak radara yery├╝z├╝nden veya cisimlerden yans─▒yarak ula┼čan sinyallerin g├╝c├╝ hesaplan─▒r (dB olarak)

Genel olarak DRLMS sistemlerinde kullan─▒lan radar yans─▒n─▒ veren form├╝l├╝ a┼ča─č─▒daki gibidir.

┼×ekil 2 : form├╝lde belirtilen de─či┼čikliklerin fiziksel anlam─▒

Burada;

P1: Al─▒nan G├╝├ž, Po: G├Ânderilen G├╝├ž, K: Sistem kazan├ž katsay─▒s─▒,?: Yery├╝z├╝ veya cismin yans─▒tma katsay─▒s─▒, q: Mail Menzil ile Yer Menzili aras─▒ndaki a├ž─▒, E: Radar sinyaline maruz kalan cismin deniz seviyesinden olan y├╝ksekli─či,(Sinq + DE/4 Cosq ): Y├Ânelme a├ž─▒s─▒na g├Âre d├Ânen g├╝ce ait katsay─▒, G(q): Antenin dikey kazanc─▒n─▒n q ile ilgili fonksiyonu, R: Mail menzil, C: I┼č─▒k h─▒z─▒, t: Birim zamandaki puls geni┼čli─či, DR: Mail menzil art─▒┼č─▒

SRC (Slant Range Converter) (Mail Menzil Etkisi)

RES┬ĺde hesaplanan d├Ân├╝┼č sinyallerinin g├╝c├╝ bu b├Âl├╝mde tekrar ayarlan─▒r. Bu yap─▒l─▒rken yer menziline g├Âre mail menzil hesaplan─▒r ve buna g├Âre d├Ân├╝┼č sinyali belirlenen bir ├žarpanla ├žarp─▒larak g├╝c├╝ ayarlan─▒r.

ABS (Azimuth beamspread Sub-system) (Azimut I┼č─▒nb├Âl├╝c├╝ Altsistemi)

Radar antenini yay─▒n paterni genelde merkezine g├Âre simetriktir. Yans─▒ma yapan cismin bu merkezle yapt─▒─č─▒ a├ž─▒ya g├Âre yans─▒ma g├╝c├╝ de─či┼čir. ABS┬ĺe gelen veriler bu bilgi ─▒┼č─▒─č─▒nda belirli bir ├žarpan ile ├žarp─▒l─▒r. Bir tarama alan─▒ndaki t├╝m sinyaller bu ┼čekilde i┼členir, toplan─▒r ve analog alt sisteme g├Ânderilir.

Analog Alt Sistem

Bu noktaya kadar t├╝m veriler say─▒sal ortamdad─▒r. Veriler bu alt sistemde ekranlar─▒ s├╝rmek amac─▒ ile analo─ča ├ževrilir ve ekranlara g├Ânderilir. (┼×ekil 3)

G├╝n├╝m├╝zde, yukar─▒da a├ž─▒klanmaya ├žal─▒┼č─▒lan radar benzetici DRLMS sistemi temel kavramlar─▒ ayn─▒ kalmakla birlikte geli┼čmi┼č ve daha ├žok donan─▒m da─č─▒l─▒m─▒ olan ve ├╝zerinde de─či┼čiklik veya modifikasyon yap─▒lmas─▒ ├žok zor olan sistemler, yerlerini pDRLMS (programabale digital radar landmass) programlanabilen radar benzeticilerine hatta softDRLMS sadece yaz─▒l─▒m denetimli sistemlere b─▒rakm─▒┼čt─▒r.

Radar Uydu Sisteminin Faydalar─▒

Uydular arac─▒l─▒─č─▒ ile iletim, b├╝t├╝n d├╝nya ├╝lkelerinin g├╝nl├╝k kavramlar─▒ aras─▒ndad─▒r Ba┼člang─▒├žta, geleneksel yay─▒n sistemlerinin aksamas─▒ durumunda yedek par├ža olarak d├╝┼č├╝n├╝len uydu ├ževrimleri bug├╝n,geleneksel yay─▒n zincirlerini ve yay─▒n a─člar─▒n─▒n yerlerini zorlamaktad─▒r. Gelecekte uydular─▒n as─▒l y├╝k├╝ ta┼č─▒yaca─č─▒n─▒, geleneksel sistemlerinin yedekte bekleyece─čini ├Ân g├Ârmek hi├žte zor de─čildir.

─░zleyen y─▒llarda ,b├╝y├╝k bir menzil dahilinde haberle┼čme , deney ve g├Âzetleme amac─▒yla , hem askeri, hemde ticari alanda f─▒rlat─▒lan, de─či┼čik ┼čekil ve b├╝y├╝kl├╝klerdeki uydular, d├╝nya ├ževresindeki yerlerini ald─▒lar. Uydu ile ileti┼čim bug├╝n i├žin, geleneksel ileti┼čimden daha ucuz olmayabilir. Ama pahal─▒da de─čildir Orta vadede, bug├╝n birim ├╝retim niteli─činde olan uydu ├╝retimleri ├žo─čald─▒k├ža, deneyim ve bilgi birikimi artt─▒k├ža ve f─▒rlatma teknikleri geli┼čtik├že bu sistemlerin ucuzlayaca─č─▒ a├ž─▒kt─▒r. ├ľte yandan geleneksel yay─▒nc─▒l─▒k y├Ântemi ile yetinildi─či takdirde, hizmet a├ž─▒─č─▒ hep b├╝y├╝mek zorundad─▒r. Oysa uydu yay─▒nc─▒l─▒─č─▒nda, bu sorunlar─▒n bir k─▒sm─▒ do─čal olarak ├ž├Âz├╝lm├╝┼č, bir k─▒sm─▒ i├žinde, ├Ânerilen ├ž├Âz├╝mler uygulama a┼čamas─▒na gelmi┼čtir. Telefon, teleks, faksimil, haberle┼čme, say─▒sal bilgi ak─▒┼č─▒, stereo radyo yay─▒nc─▒l─▒─č─▒ ve televizyon yay─▒nc─▒l─▒─č─▒ alanlar─▒nda bizleri orta vadede bekleyen yenilik ve geli┼čmelerin, ileti┼čim uydular─▒ arac─▒l─▒─č─▒ ile ger├žekle┼čece─čini art─▒k biliyoruz.

Early bird┬ĺden bu yana, uydular─▒n kapasiteleri iki y├╝z kere artm─▒┼č, uydu maliyetleri bin kat azalm─▒┼čt─▒r ilk g├╝nlerin 30 metre ├žap─▒ndaki yer istasyonlar─▒na kar┼č─▒l─▒k,bug├╝n 3 metrelik terminalle kullan─▒lmaktad─▒r.

Ayn─▒ zamanda yery├╝z├╝ kaynaklar─▒ da uydu sistemleri kullan─▒larak incelenmektedir. Yery├╝z├╝ kaynaklar─▒n─▒n uydu sistemleri kullan─▒larak incelenmesi daha ├žok 1972 Temmuzu sonras─▒nda yo─čunluk kazanm─▒┼čt─▒r. G├╝n├╝m├╝zde bu sistemler ile orta detaydaki cisimleri, olaylar─▒ ve nesneleri (1:25 000 harita ├Âl├že─či) tan─▒yabilecek derecede mekansal (harita verileri) ve say─▒sal (istatistiksel veriler) bilgi edinilebilmekte, ayr─▒ca hemen hemen her disiplindeki bilim adam─▒, ara┼čt─▒rmac─▒, uygulay─▒c─▒, hatta idareci taraf─▒ndan bu veriler kolayl─▒kla kullan─▒labilmektedir. Sistemlerin kolay kullan─▒labilirli─čine kar┼č─▒n,baz─▒ alanlarda; ├Ârne─čin tar─▒msal ve yenilenebilir kaynak uygulamalar─▒nda istenilen bilginin istenilen zaman ve b├Âlge i├žin kolayca elde edilemedi─či yap─▒lan ├žal─▒┼čmalarda g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Olumsuz hava ┼čartlar─▒ bunun ba┼čl─▒ca nedenidir. Tar─▒msal ├╝r├╝nlerdeki verim belirlenmesinde arazi y├╝zeyindeki de─či┼čkenli─či tesbit etmek ve ├╝r├╝nlerin olgunla┼čma s├╝recini izlemek ├Ânem ta┼č─▒r. Normal hava ┼čartlar─▒nda bu s├╝re├ž rahatl─▒kla izlenebilir. Fakat kapal─▒ hava ko┼čullar─▒na rastlayan zamanlarda arazinin uydulardan g├Âzlenmesi hemen hemen imkans─▒zd─▒r. Bu problem, optik sistemlere sahip uydular─▒n -├ľrnek: SPOT (Fransa), Landsat (USA)- beraber kullan─▒lmas─▒ ile k─▒smen giderilmi┼čse de, sistemlerin maliyetinin y├╝ksekli─či y├╝z├╝nden, rasyonel ve ekonomik olmaktan h├ól├ó uzak durumdad─▒r.

G├╝n├╝m├╝zde bu ihtiyac─▒ kar┼č─▒layabilmek i├žin radar sistemlerine sahip uydular kullan─▒lmaya ba┼članm─▒┼čt─▒r. Bu t├╝r sistemler ile g├╝ne┼č enerjisi ve ─▒┼č─▒─č─▒na ba─čl─▒ kalmadan, her t├╝rl├╝ hava ko┼čulunda yery├╝z├╝ hakk─▒nda bilgi sa─članabilir. Gece ve g├╝nd├╝z yery├╝z├╝n├╝ g├Âzlemleyebilen bu sistemler tamam─▒yla kendi enerji kaynaklar─▒n─▒ kullan─▒rlar ve aktif g├Âr├╝nt├╝leme sistemi olarak adland─▒r─▒l─▒rlar. ERS-1 radar sistemi, anteni yard─▒m─▒yla ├╝retti─či sinyalleri belirli bir e─čik a├ž─▒yla (gelme a├ž─▒s─▒:23┬░) yery├╝z├╝ne g├Ânderir ve hedef y├╝zeyden yans─▒yan enerji miktar─▒n─▒ kay─▒t eder. Daha sonra bu enerji say─▒lara d├Ân├╝┼čt├╝r├╝l├╝r. Sonunda ├Âl├žeklendirilerek ortam─▒nda i┼členebilecek radar g├Âr├╝nt├╝leri elde edilir. Ayr─▒ca co─črafi mekan─▒ yans─▒tan 1: 50 000, 1: 100 000 ve 1: 500 000 ├Âl├žeklerinden foto─črafik ve anlaml─▒ (tematik) haritalar ├╝retilebilir.

Radar ile g├Âr├╝nt├╝leme sisteminin kullan─▒m potansiyelini artt─▒ran temel nedenler ve ├Âzellikler ┼čunlard─▒r:

Yery├╝z├╝ topografyas─▒n─▒ ve morfolojisini, deniz ve karasal ortamlardaki morfolojik de─či┼čimleri ├žok hassas alg─▒layabilmesi (├Ârne─čin; y├╝zeyin e─čimi, bitki da─č─▒l─▒m─▒ ve formu, deniz dalgalar─▒n─▒n dinami─či gibi)

Su ve ba─č─▒l nemi hassas olarak alg─▒layabilmek (kar ├Ârt├╝s├╝, topra─č─▒n ekili alanlar─▒n─▒n nem oran─▒ gibi).

G├╝ne┼č ─▒┼č─▒─č─▒ndan ba─č─▒ms─▒z olarak her t├╝rl├╝ hava ┼čart─▒nda yery├╝z├╝n├╝ g├Âr├╝nt├╝leyebilmesi

Bilimsel bir ara┼čt─▒rman─▒n temel dayana─č─▒ veridir. Ara┼čt─▒rma i├žin gerekli bilgi, verilerin sistematik analizinden elde edilir… 1970┬ĺli y─▒llara kadar uygulanan geleneksel bilgi analiz y├Ântemlerinin (yer ve k─▒smen g├Âky├╝z├╝ bazl─▒ u├žaklar) 1990┬ĺlardan sonra Radar Uzay Teknolojileri┬ĺnin g├╝nl├╝k ya┼čama girmesi ile i├žeri─či ve i┼čleyi┼či de─či┼čmi┼čtir. Radar teknolojileri bize yery├╝z├╝n├╝n di─čer bir renginin daha oldu─čunu g├Âsterdi. Gece ve k├Ât├╝ hava ko┼čullar─▒nda, geni┼č b├Âlgeleri izleyebilme yetene─či ve ├╝├ž├╝nc├╝ boyutta veriyi ├žal─▒┼čma olana─č─▒, radar teknolojisinin bilgi analiz sistemine getirdi─či ├Ânemli katk─▒s─▒d─▒r. Bu teknoloji, yer ve g├Âky├╝z├╝nden sonra uzay─▒ kullanabilen bilimsel ve sanat bazl─▒ yeni bir ku┼čak ├žal─▒┼čma k├╝lt├╝r├╝n├╝n de ortaya ├ž─▒kmas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r.

Ortaya Çıkabilecek Sorunlar:

Sovyetler birli─činin Sputnik┬ĺi att─▒─č─▒ 4 ekim 1957 tarihinden bu yana, at─▒lan b├╝t├╝n uydular─▒n toplam─▒ndan ├žok daha fazla say─▒da olan y├Âr├╝nge uydusunun k─▒sa bir s├╝rede f─▒rlat─▒laca─č─▒ndan s├Âz ediliyor. En b├╝y├╝k sorun, bundan ├Ânceki uzay ├žal─▒┼čmalar─▒ndan kalan uydu enkazlar─▒yla birlikte uydularla ileride kullan─▒lamayacak duruma gelecek uydular─▒n uzay─▒ hurda haline getirmesi.Bu da,

Ayr─▒ca donanmalar taraf─▒ndan kullan─▒lan denizalt─▒ radar sistemi balinalar ve okyanusta ya┼čayan di─čer canl─▒lara zarar verebilir. Balinalar─▒n deniz alt─▒ndaki ses dalgalar─▒na kar┼č─▒ insanlara g├Âre daha duyarl─▒d─▒r. Balinalar ├╝reme, g├Â├ž ve beslenme faaliyetleri s─▒ras─▒nda duyma, dinleme ve birbirleriyle uzak mesafelerden haberle┼čme yeteneklerini kullan─▒rlar. Radar sinyallerinin yayd─▒─č─▒ d├╝┼č├╝k frekanstaki ses dalgalar─▒n─▒n suda ya┼čayan memeli hayvanlar─▒n davran─▒┼člar─▒n─▒ de─či┼čtirip, onlara fiziksel olarak zarar verebilir. Radar sinyallerinin yayd─▒─č─▒ yo─čun ses dalgalar─▒ sadece suda ya┼čayan memeli hayvanlar─▒ de─čil, bal─▒k yumurtalar─▒n─▒ ve genel olarak okyanuslar─▒ da etkilemektedir. Mesela amerikan donanmas─▒n─▒n kullanaca─č─▒ yeni sonar sistemi Kuzey ve G├╝ney Buz Denizi d─▒┼č─▒nda t├╝m okyanuslarda kullan─▒lacak. Ve kulan─▒ld─▒─č─▒ b├╝t├╝n denizlerde etkisini g├Âsterecektir.

Yak─▒n bir gelecekte evde oturarak internet ve ├Âteki ├žoklu ortam kaynaklar─▒ arac─▒l─▒─č─▒yla ticaret ve e─člence d├╝nyas─▒na ba─članacak duruma gelecegiz. Ancak bu teknolojinin ya┼čam─▒m─▒za ne gibi sa─čl─▒kl─▒ katk─▒larda bulunaca─č─▒ bak─▒┼č ac─▒s─▒na g├Âre de─či┼čir.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

1-giri┼č

1-G─░R─░┼×

1.1 M─░KRO─░┼×LEMC─░LER

Mikrobilgisayarlar, g├╝nl├╝k ya┼čant─▒m─▒zda kullan─▒m alanlar─▒ g├╝n ge├žtik├že artmaktad─▒r. Bir mikrobilgisayar─▒n temel yap─▒s─▒, bir di─čerinden pek farkl─▒ de─čildir. 1960┬ĺlarda bilgisayarlar, fiyatlar─▒n─▒n ├žok y├╝ksek olmas─▒ nedeni ile sadece b├╝y├╝k ┼čirketler, geli┼čmi┼č ├╝niversiteler ve devlet daireleri taraf─▒ndan kullan─▒labiliyordu. Yar─▒ iletken teknolojisindeki h─▒zl─▒ geli┼čmeler neticesinde, 1960 lardaki bilgisayar kapasitesi g├╝n├╝m├╝zde 10 dolardan daha ucuz olan mikroi┼člemci denilen t├╝mle┼čik devrelere s─▒─čd─▒r─▒lmaktad─▒r. Bir mikroi┼člemci kullan─▒larak tasar─▒mlanan bilgisayara mikrobilgisayar denilmektedir.

Bilgisayarlar bit ad─▒ verilen, 0 ve 1 say─▒lar─▒n─▒ kullanan ikili say─▒ sistemi ile ├žal─▒┼č─▒r ve haberle┼čirler. Her bilgisayar─▒n Kendine ├Âzg├╝, makine dili denilen ve ikili kodlardan olu┼čan sabit bir komut k├╝mesi vard─▒r. Makine dili ile ├žal─▒┼čmak zor oldu─čundan ikili kodlanm─▒┼č komutlar─▒n her biri isimlendirilmi┼čtir. Bu komut isimlerine ┬Ĺmnemonic┬ĺ denir. Mnemoniklerle yaz─▒lan programlar ┬Ĺassembly┬ĺ dili ile yaz─▒lm─▒┼č olurlar. Ancak bilgisayarlar ikili say─▒larla ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ndan assembly program─▒n, makine diline ├ževrilmesi gerekir. ├çevirme i┼člemine derleme denir. Derleme i┼člemi tablolardan faydalan─▒larak yap─▒l─▒r. Bu i┼člemin elle yap─▒lmas─▒ olduk├ža zordur. Bu y├╝zden her mikroi┼člemci ailesine ait bir derleyici program (Cross Assembler) geli┼čtirilmi┼čtir. Kullan─▒c─▒, programlar─▒n─▒ O dili ile de yazabilmektedir. Ancak bunun derleyicisi de farkl─▒d─▒r. Fiziksel olarak bir mikrobilgisayar temel yap─▒s─▒ ┼×ekil l┬ĺ de verilmi┼čtir.

Bellek, bilgisayar─▒ ├žal─▒┼čt─▒ran programlar─▒n ve bilgilerin depoland─▒─č─▒ k─▒s─▒md─▒r.

Giri┼č, ├žal─▒┼čma esnas─▒nda kullan─▒c─▒n─▒n veri girebildi─či k─▒s─▒md─▒r. Basit anahtarlar, klavye veya ba┼čka bir devre olabilir. ├ç─▒k─▒┼č. yap─▒lan i┼člemlerin neticesinde elde edilen sonu├žlar─▒n d─▒┼čar─▒ya ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒ k─▒s─▒md─▒r. G├Âsterge, yaz─▒c─▒ veya bir devre olabilir. Giri┼č/├ç─▒k─▒┼č birimlerine ├ževre birimi (Peripheral) denir.

CPU (Central Processing Unit, Merkezi ─░┼člem Birimi), sistemin beynidir. Bilgi depolama i├žin kullan─▒lan ├že┼čitli yazma├žlar, Aritmetik Mant─▒k Birimi, komut ├ž├Âz├╝c├╝, say─▒c─▒ ve denetim hatlar─▒ndan olu┼čur. Bellekten komutlar─▒ okur ve gerekli i┼člemleri yapar. Di─čer birimler ile ileti┼čimi sa─člar. ┼×ekil 1.2┬ĺde temel CPU yap─▒s─▒ verilmi┼čtir.

ALU (Aritmetik Logic Unit, Aritmetik Mant─▒k Birimi), toplama ├ž─▒karma gibi aritmetik i┼člemler ile VE, VEYA ve Se├žkin VEYA gibi mant─▒ksal i┼člemleri yapan birimdir.

Yazma├ž birimi, ├žal─▒┼čma esnas─▒nda, ge├žici veya kal─▒c─▒ olarak bilgi depolanan yazma├žlar─▒ i├žeren k─▒s─▒md─▒r.

┼×ekil 1.1: Temel mikrobilgisayar blok diyagram─▒

┼×ekil 1.2 : Temel mikroi┼člemci blok diyagram─▒

Denetim birimi, bir komutun i┼členmesi esnas─▒nda gerekli olan t├╝m zamanlama ve denetleme ├ž─▒k─▒┼člar─▒n─▒ sa─člayan k─▒s─▒md─▒r.

Sistem baras─▒ (System bus), mikroi┼člemci ile ├ževre birimlerinin ileti┼čimini sa─člayan bir ba─člant─▒ yoludur. Adres, veri ve denetim bitlerinden olu┼čur.(9)

1.2 M─░KRO─░┼×LEMC─░LER─░N KAR┼×ILA┼×TIRILMASI

S├╝rekli ba┼čar─▒ elde edilen ilk mikroi┼člemci INTEL┬ĺ in ├╝retti─či 8080 i┼člemcisidir. Bunun geli┼čtirilmi┼č versiyonu ise 8085 olarak tan─▒nmaktad─▒r. Z80 ad─▒yla an─▒lan daha da geli┼čtirilmi┼č bir i┼člemci ise ZILOG taraf─▒ndan ├╝retilmi┼čtir. MOTOROLA’ n─▒n ilk i┼člemcisi 6800 olup, bu, kendi saat devresi ve RAM┬ĺ i olmayan 6802ye e┼čde─čerdir. MOTOROLA┬ĺn─▒n geli┼čtirilmi┼č versiyonu 6809┬ĺdur. ROCKWELL ise MOS teknoloji ile basit├že geli┼čtirilmi┼č olan 6502yi piyasaya s├╝rm├╝┼čt├╝r. B├╝t├╝n bunlar 8 bitle i┼člem g├Âren, 16 bit adresleme yapabilen mikroi┼člemcilerdir.

6800 ismi, i├žerdi─či t├╝mle┼čik eleman say─▒s─▒ g├Âz ├Ân├╝ne al─▒narak verilmi┼čtir. 3 durumlu (Tristate) ├žal─▒┼čan adres baras─▒na sahip olmas─▒, kendinden RAM┬ĺ i olmamas─▒ ve 2 fazl─▒ bir saat sinyaline ihtiya├ž duymas─▒ hususlar─▒ d─▒┼č─▒nda 6802 le ayn─▒d─▒r.

6502, 1975 y─▒l─▒nda bir grup 6800 tasar─▒mc─▒s─▒ taraf─▒ndan tasar─▒mlanm─▒┼č ve 5802┬ĺye ├žok benzer bir i┼člemcidir. Kendinden bir saat devresi olup RAM┬ĺ i yoktur. En ├žok g├Âze ├žarpan fark─▒ adresleme durumlar─▒ ve program!ama esnekli─čidir. MOS teknolojisi ile tasar─▒mlanm─▒┼čt─▒r.

6809, 6800┬ĺ├╝n olduk├ža geli┼čtirilmi┼č bir versiyonu olup MOTOROLA taraf─▒ndan 1978 y─▒l─▒nda d├╝nyaya tan─▒t─▒lm─▒┼čt─▒r. Bir adet ├žarpma ve 16 bitlik veriler i├žin baz─▒ komutlar─▒ i├žeren olduk├ža g├╝├žl├╝ ve karma┼č─▒k bir komut setine sahiptir. Dahili bir saat devresi vard─▒r, ancak RAM’ i yoktur. 6809E versiyonu, birka├ž ek kontrol fonksiyonu i├žermekte ve harici bir saat devresine ihtiya├ž duymaktad─▒r.

6805, MOTOPOLA┬ĺ n─▒n tek-yongal─▒ mikrobilgisayarlar─▒n─▒n bir ailesidir. 1 veya 4 Kbyte┬ĺl─▒k bir program belle─či, 64 veya 112 byte┬ĺl─▒k PAM, bir saat ve 16 veya 32 1/0 hatt─▒n─▒ 28 veya 40 bacakl─▒ bir yongada toplam─▒┼čt─▒r. G├╝├ž i┼čleme ve ├žal─▒┼čma bak─▒m─▒ndan 6800┬ĺe benzerdir. Program belle─či maskeli ROM oldu─čundan, sabit programl─▒ ve b├╝y├╝k miktarlarda sipari┼č edilmek zorundad─▒r. Adres ve veri babalar─▒, bacaklara ta┼č─▒nmad─▒─č─▒ndan deneme yapmak i├žin uygun de─čillerdir.

6801, MOTOR0LA┬ĺn─▒n daha ilerlemi┼č bir mikrobilgisayar─▒d─▒r. 2 Kbyte┬ĺl─▒k maskeli ROM┬ĺa ve 31 I/O hatt─▒na sahiptir. ILO hatlar─▒ adres ve veri hatt─▒ olarak programlanabilir ve b├Âylece harici belleklere eri┼čilebilir. 6803, 6801 ┬Ĺin ROM┬ĺsuz versiyonudur. Bu bilgisayarlar ayni komut setini kulland─▒klar─▒ndan 6800 ve 6802 ile ayni programlar─▒ ├žal─▒┼čt─▒rabilirler. ├çarpma ve l6 bitlik veri i┼čleme gibi komutlar─▒ da i├žerirler.(2)

8080′ in 6800┬ĺden fark─▒ donan─▒mdan .├žok komutlarda ve programlamadad─▒r.

8080, ┼čimdiye kadar an─▒lan t├╝m mikroi┼člemcilerden ├Ânde olup h─▒zla geni┼č bir takip kazanm─▒┼čt─▒r. Komut seti baz─▒ hususlarda 6800den daha g├╝├žl├╝ fakat kesinlikle daha az g├╝venilirdir. ├ľzel bir harici saat yongas─▒na ve 3 adet g├╝├ž kayna─č─▒na (-5 V, +5V ve +12V) gereksinimi vard─▒r.

Z80, 1976┬ĺda bir grup 8080 tasar─▒mc─▒s─▒ taraf─▒ndan tasar─▒mlanm─▒┼č ve ZILOG taraf─▒ndan piyasaya s├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. 8080┬ĺin komut setini takip eden ancak ek olarak baz─▒ g├╝├žl├╝ komutlar ve ├žoklu g├Ârevlerin kullan─▒m─▒n─▒ kolayla┼čt─▒ran bir ├žok yeni yazma├ž eklenmi┼čtir. Z80 basit bir TTL saat ├╝retecine ve standart +5V g├╝├ž kayna─č─▒na gereksinim duymaktad─▒r.

8085, INTEL┬ĺ in 1976┬ĺda ├ž─▒kard─▒─č─▒ ve 8080m geli┼čmi┼č bir versiyonu olan mikroi┼člemcidir. Kendinden bir saat devresine sahip olup sadece 5V┬ĺluk bir g├╝├ž kayna─č─▒na ihtiya├ž duymaktad─▒r. Seri giri┼č ve ├ž─▒k─▒┼č hatlar─▒ mevcuttur. Veri baras─▒, adres baras─▒n─▒n d├╝┼č├╝k byte┬ĺ─▒ ile ortak (multiplex) olarak kullan─▒lmaktad─▒r. Yani bu hatlar ayn─▒ bacaklara ba─čl─▒d─▒r ve makine d├Ân├╝┼č├╝n├╝n ilk k─▒sm─▒nda adres bilgisi ve ikinci k─▒sm─▒nda veri bilgisi ├ž─▒k─▒┼ča verilmektedir. Bellek ve ├ževre yongalar─▒ kullan─▒lacaksa, bunlar ya INTEL┬ĺ in multiplex baras─▒na e┼čde─čer yap─▒ya sahip olmal─▒ yada bir adres tutucu arabirim kullan─▒lmal─▒d─▒r.

8051, INTEL┬ĺ in dahili ROM ve saat devresine ayr─▒ca 1/0 hatt─▒na sahip mikro denetim (microcontroller) t├╝m devresidir. 4KByte┬ĺl─▒k bir ROM┬ĺa ve 32 1/0 hatt─▒na sahiptir. Ayr─▒ca 8O 32BASIC ad─▒ alt─▒nda bir de Basic programlar─▒ ├žal─▒┼čt─▒rabilen versiyonu vard─▒r. Kendi ├╝zerinde bir Basic yorumlay─▒c─▒s─▒ vard─▒r. Program, k─▒smen Basic ve k─▒smen de makine dili ile yaz─▒labilir. 8080┬ĺ in 6800┬ĺ den fark─▒ donan─▒mdan ├žok komutlarda ve programlamadad─▒r.

8080, ┼čimdiye kadar an─▒lan t├╝m mikroi┼člemcilerden ├Ânde olup h─▒zla geni┼č bir takip kazanm─▒┼čt─▒r. Komut seti baz─▒ hususlarda 6800┬ĺden daha g├╝├žl├╝ fakat kesinlikle daha az g├╝venilirdir. ├ľzel bir harici saat yongas─▒na ve 3 adet g├╝├ž kayna─č─▒na (-5V,+5V ve +12V) gereksinimi vard─▒r.(4)

Z80, 1976┬ĺda bir grup 8080 tasar─▒mc─▒s─▒ taraf─▒ndan tasar─▒mlanm─▒┼č ve ZILOG taraf─▒ndan piyasaya s├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. 8080┬ĺin komut setini takip eden ancak ek olarak baz─▒ g├╝├žl├╝ komut!ar ve ├žoklu g├Ârevlerin kullan─▒m─▒n─▒ kolayla┼čt─▒ran bir ├žok yeni yazma├ž eklenmi┼čtir. Z80 basit bir TTL saat ├╝retecine ve standart +5V g├╝├ž kayna─č─▒na gereksinim duymaktad─▒r.

8085, INTEL┬ĺ in 1976da ├ž─▒kard─▒─č─▒ ve 8080m geli┼čmi┼č bir versiyonu olan mikroi┼člemcidir. Kendinden bir saat devresine sahip olup sadece 5V┬ĺluk bir g├╝├ž kayna─č─▒na ihtiya├ž duymaktad─▒r. Seri giri┼č ve ├ž─▒k─▒┼č hatlar─▒ mevcuttur. Veri baras─▒, adres baras─▒n─▒n d├╝┼č├╝k byte┬ĺ─▒ ile ortak (multiplex) olarak kullan─▒lmaktad─▒r. Yani bu hatlar ayn─▒ bacaklara ba─čl─▒d─▒r ve makine d├Ân├╝┼č├╝n├╝n ilk k─▒sm─▒nda adres bilgisi ve ikinci k─▒sm─▒nda veri bilgisi ├ž─▒k─▒┼ča verilmektedir. Bellek ve ├ževre yongalar─▒ kullan─▒lacaksa bunlar ya INTEL┬ĺ in multiplex baras─▒na e┼čde─čer yap─▒ya sahip olmal─▒ yada bir adres tutucu arabirim kullan─▒lmal─▒d─▒r.

8051, INTEL┬ĺ in dahili ROM ve saat devresine ayr─▒ca I/O hatt─▒na sahip mikro denetim (microcontroller) t├╝m devresidir. 4KByte┬ĺl─▒k bir ROM┬ĺ a ve 32 1/0 hatt─▒na sahiptir. Ayr─▒ca 8O 32BASIC ad─▒ alt─▒nda bir de Basic programlar─▒ ├žal─▒┼čt─▒rabilen versiyonu vard─▒r. Kendi ├╝zerinde bir Basic yorumlay─▒c─▒s─▒ vard─▒r. Program, k─▒smen Basic ve k─▒smen de makine dili ile yaz─▒labilir.(4)

2 PIC M─░KRO─░┼×LEMC─░LER

2.1 PIC M─░KROKONTROL├ľRLER─░NE G─░R─░┼×

PIC┬ĺ in kelime anlam─▒ PERIPHERAL INTERFACE CONTROLLER giri┼č-├ž─▒k─▒┼č i┼člemcisidir. ─░lk olarak 1994 y─▒l─▒nda 16 bitlik ve 32 bitlik b├╝y├╝k i┼člemcilerin , giri┼č ve ├ž─▒k─▒┼člar─▒ndaki y├╝k├╝ azaltmak ve denetlemek amac─▒yla ├žok h─▒zl─▒ ve ucuz bir ├ž├Âz├╝me ihtiya├ž duyuldu─ču i├žin geli┼čtirilmi┼čtir.

2.1.1 PIC M─░KROKONTROLERLER─░N─░N TERC─░H SEBEBEPLER─░ :

a) Lojik uygulamalar─▒n─▒n h─▒zl─▒ olmas─▒

b) Fiyat─▒n─▒n olduk├ža ucuz olmas─▒

c) 8 bitlik mikrokontroller olmas─▒ ve bellek ve veri i├žin ayr─▒ yerle┼čik bus┬ĺ lar─▒n kullan─▒lmas─▒

d) Veri ve belle─če h─▒zl─▒ olarak eri┼čimin sa─članmas─▒

e) PIC┬ĺ e g├Âre di─čer mikrokontrol├Ârlerde veri ve program─▒ ta┼č─▒yan bir tek bus bulunmas─▒, dolay─▒s─▒yla PIC┬ĺ in bu ├Âzelli─či ile di─čer mikrokontrol├Ârlerden iki kat daha h─▒zl─▒ olmas─▒.

f) Herhangi bir ek bellek veya giri┼č/├ž─▒k─▒┼č eleman─▒ gerektirmeden sadece 2 kondansat├Âr ve bir diren├ž ile ├žal─▒┼čabilmeleri.

g) Y├╝ksek frekanslarda ├žal─▒┼čabilme ├Âzelli─či

h) Standby durumunda ├žok d├╝┼č├╝k ak─▒m ├žekmesi.

i) ─░ntterrupt kapasitesi ve 14 bit komut i┼čleme haf─▒zas─▒. j) Kod s─▒k─▒┼čt─▒rma ├Âzelli─či ile ayn─▒ anda bir├žok i┼člem ger├žekle┼čtirebilmesi PIC mikrokontrol├Ârleri ├že┼čitli ├Âzelliklerine g├Âre PIC16C6X, 16C7X, 16C5X ,16F8X, 16F87X gibi gruplara ayr─▒l─▒rlar.(6)

2.1.2 PIC M─░KROKONTROL├ľRLER─░N KULLANIMI ─░├ç─░N GEREKL─░ A┼×AMALAR

I/O (Giri┼č / ├ç─▒k─▒┼č) : Mikrokontrolc├╝n├╝n d─▒┼č d├╝nya ile ili┼čkisini sa─člayan, girdi ve ├ž─▒kt─▒ ┼čeklinde ayarlanabilen bir ba─člant─▒ pinidir. I/O ├žo─čunlukla mikrokontrolc├╝n├╝n ileti┼čim kurmas─▒na, kontrol etmesine veya bilgi okumas─▒na izin verir.

Yaz─▒l─▒m : Mikrokontrolc├╝n├╝n ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ ve i┼čletilmesini sa─člayan bilgidir. Ba┼čar─▒l─▒ bir uygulama i├žin yaz─▒l─▒m hatas─▒z (bug) olmal─▒d─▒r. Yaz─▒l─▒m C, Pascal veya Assembler gibi ├že┼čitli dillerde veya ikilik(binary) olarak yaz─▒labilir.

Donan─▒m : Mikrokontrolc├╝, bellek, arabirim bile┼čenleri, g├╝├ž kaynaklar─▒, sinyal d├╝zenleyici devreler ve bunlar─▒ ├žal─▒┼čt─▒rmak ve arabirim g├Ârevini ├╝stlenmek i├žin bu cihazlara ba─članan t├╝m bile┼čenlerdir.

Sim├╝lat├Âr : PC ├╝zerinde ├žal─▒┼čan ve mikrokontrolc├╝n├╝n i├žindeki i┼člemleri sim├╝le eden MPSIM gibi bir yaz─▒l─▒m paketidir. Hangi olaylar─▒n ne zaman meydana geldi─či biliniyorsa bir sim├╝lat├Âr kullanmak tasar─▒mlar─▒ test etmek i├žin kolay bir yol olacakt─▒r. ├ľte yandan sim├╝lat├Âr, programlar─▒ t├╝m├╝yle veya ad─▒m ad─▒m izleyerek bug┬ĺlardan ar─▒nd─▒rma f─▒rsat─▒ sunar. ┼×u anda en geli┼čmi┼č sim├╝lat├Âr program─▒ Microchip firmas─▒n─▒n geli┼čtirdi─či MPLAB program─▒d─▒r.

ICE : PIC MASTER olarak da adland─▒r─▒l─▒r. (In- Circuit Emulator / ─░├ž devre takip├žisi) PC ve Mikrokontrolc├╝n├╝n yer alaca─č─▒ soket aras─▒na ba─članm─▒┼č yararl─▒ bir gere├žtir. Bu gere├ž yaz─▒l─▒m, PC de ├žal─▒┼č─▒rken devre kart─▒ ├╝zerinde bir mikrokontrolc├╝ gibi davran─▒r. ICE, bir programa girilmesini, mikro i├žinde neler oldu─čunu ve d─▒┼č d├╝nyayla nas─▒l ileti┼čim kuruldu─čunun izlenilmesini m├╝mk├╝n k─▒lar.

Programc─▒ : Yaz─▒l─▒m─▒n mikrokontrolc├╝ belle─činde programlamas─▒n─▒ ve b├Âylece ICE┬ĺ nin yard─▒m─▒ olmadan ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ sa─člayan bir birimdir. ├ço─čunlukla seri port ┬ĺa (├Ârne─čin PICSTART, PROMASTER) ba─članan bu birimler ├žok ├že┼čitli bi├žim, ebat ve fiyatlara sahiptir.

Kaynak Dosyas─▒ : Hem asembler┬ĺ ─▒n hem de tasar─▒mc─▒n─▒n anlayabilece─či dilde yaz─▒lm─▒┼č bir programd─▒r. Kaynak dosya mikrokontrol├Âr┬ĺ ├╝n anlayabilmesi i├žin ├Ânceden assemble

edilmi┼č olmal─▒d─▒r.

Assembler : Kaynak dosyay─▒ bir nesne dosyaya d├Ân├╝┼čt├╝ren yaz─▒l─▒m paketidir. Hata ara┼čt─▒rma bu paketin yerle┼čik bir ├Âzelli─čidir. Bu ├Âzellik assemble edilme s├╝recinde hatalar ├ž─▒kt─▒k├ža program─▒ bug┬ĺlardan ar─▒nd─▒r─▒rken kullan─▒l─▒r. MPASM, t├╝m PIC ailesini elinde

tutan Microchip┬ĺ in son assemble edicisidir.

Nesne dosyas─▒ (object file) : Assembler taraf─▒ndan ├╝retilen bu dosya; programc─▒, sim├╝lat├Âr veya ICE┬ĺ nin anlayabilecekleri ve b├Âylelikle dosyan─▒n i┼člevlerinin ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ sa─člayabilecekleri bir dosyad─▒r. Dosya uzant─▒s─▒ assemble edicinin emirlerine ba─čl─▒ olarak , .OBJ veya .HEX olur.

2.1.3 PIC M─░KROKONTROL├ľRLER─░N─░N ├ľZELL─░KLER─░

G├╝venirlik: PIC komutlar─▒ bellekte ├žok az yer kaplarlar. Dolay─▒s─▒yla bu komutlar 12 veya 14 bitlik bir program bellek s├Âzc├╝─č├╝ne s─▒─čarlar. Harward mimarisi teknolojisi kullan─▒lmayan mikrokontrol├Ârler de yaz─▒l─▒m program─▒n─▒n veri k─▒sm─▒na atlama yaparak bu verilerin komut gibi ├žal─▒┼čt─▒r─▒lmas─▒n─▒ sa─člamaktad─▒r. Bu da b├╝y├╝k hatalara yol a├žmaktad─▒r. PIC┬ĺ ler de bu durum engellenmi┼čtir.

H─▒z : PIC olduk├ža h─▒zl─▒ bir mikrokontrol├Âr┬ĺ d├╝r. Her bir komut d├Âng├╝s├╝ 1┬Ásn┬ĺ dir. ├ľrne─čin 5 milyon komutluk bir program─▒n 20Mhz┬ĺ lik bir kristalle i┼čletilmesi yaln─▒z 1sn s├╝rer. Bu s├╝re 386SX33 h─▒z─▒n─▒n yakla┼č─▒k 2 kat─▒d─▒r. Ayr─▒ca RISC mimarisi i┼člemcisi olmas─▒n─▒n h─▒za etkisi olduk├ža b├╝y├╝kt├╝r.

Komut seti : PIC┬ĺ in 16C5X ailesinde bir yaz─▒l─▒m yapmak i├žin 33 komuta ihtiya├ž duyarken 16CXX ara├žlar─▒ i├žin bu say─▒ 35┬ĺ tir. PIC taraf─▒ndan kullan─▒lan komutlar─▒n hepsi yazma├ž (register) temellidir. Komutlar 16C5X ailesinde 12 bit, 16CXX ailesindeyse 14 bit uzunlu─čundad─▒r. PIC┬ĺ te CALL, GOTO ve bit test eden BTFSS ve INCFSZ gibi komutlar d─▒┼č─▒nda di─čer komutlar 1 sayk─▒l ├žeker. Belirtilen komutlar ise 2 sayk─▒l ├žeker.

Statik ─░┼člem : PIC tamam─▒yla statik bir i┼člemcidir. Yani saat durduruldu─čunda da t├╝m yazma├ž i├žeri─či korunur. Pratikte bunu tam olarak ger├žekle┼čtirebilmek m├╝mk├╝n de─čildir.

PIC mikrosu program─▒ i┼čletilmedi─či zaman uyuma (sleep) moduna ge├žirilerek micronun ├žok d├╝┼č├╝k ak─▒m ├žekmesi sa─član─▒r. PIC uyuma moduna ge├žirildi─činde , saat durur ve

PIC uyuma i┼čleminden ├Ânce hangi durumda oldu─čunu ├že┼čitli bayraklarla ifade eder. (elde bayra─č─▒, 0 (zero) bayra─č─▒ … vb.) PIC uyuma modunda 1┬ÁA┬ĺden k├╝├ž├╝k de─čerlerde ak─▒m

├žeker. (Standby ak─▒m─▒).

S├╝rme ├Âzelli─či (S├╝r├╝c├╝ kapasitesi): PIC y├╝ksek bir ├ž─▒kt─▒ kapasitesine sahiptir. Tek bacaktan 40mA ak─▒m ├žekebilmekte ve entegre toplam─▒ olarak 150mA ak─▒m ak─▒tma kapasitesine

sahiptir. Entegrenin 4mHz osilat├Âr frekans─▒nda ├žekti─či ak─▒m ├žal─▒┼č─▒rken 2mA, stand-by durumunda ise 2┬ÁA kadard─▒r.

Se├ženekler : PIC ailesinde her t├╝rl├╝ ihtiya├žlar─▒n kar┼č─▒lanaca─č─▒ ├že┼čitli h─▒z, s─▒cakl─▒k, k─▒l─▒f, I/O hatlar─▒, zamanlama (Timer) fonksiyonlar─▒, seri ileti┼čim portlar─▒, A/D ve bellek kapasite

se├ženekleri bulunur.

├çok y├Ânl├╝l├╝k : PIC ├žok y├Ânl├╝ bir mikrodur ve ├╝r├╝n├╝n i├žinde, yer darl─▒─č─▒ durumunda birka├ž mant─▒k kap─▒s─▒n─▒n yerini de─či┼čtirmek i├žin d├╝┼č├╝k maliyetli bir ├ž├Âz├╝m bulunur.

G├╝venlik : PIC end├╝stride en ├╝st├╝nler aras─▒nda yer alan bir kod koruma ├Âzelli─čine sahiptir. Koruma bitinin programlanmas─▒ndan itibaren, program belle─činin i├žeri─či, program kodunun yeniden yap─▒land─▒r─▒lmas─▒na olanak verecek ┼čekilde okunmaz.

Geli┼čtirme: PIC program geli┼čtirme amac─▒yla programlanabilip tekrar silinebilme ├Âzelli─čine sahiptir. (EPROM, EEPROM) Ayn─▒ zamanda seri ├╝retim amac─▒yla bir kere programlanabilir (OTP) ├Âzelli─čine sahiptir.

Liste dosyas─▒ : Assembler taraf─▒ndan yarat─▒lan ve kaynak dosyadaki t├╝m komutlar─▒ hexadecimal sistemdeki de─čerleri ve tasar─▒mc─▒n─▒n yazm─▒┼č oldu─ču yorumlar─▒yla birlikte i├žeren bir dosyad─▒r. Bir program─▒ bug┬ĺlar dan ar─▒nd─▒r─▒rken ara┼čt─▒r─▒lacak en yararl─▒ dosya budur. ├ç├╝nk├╝ bu dosyay─▒ izleyerek yaz─▒l─▒mlarda neler olup bitti─čini anlama ┼čans─▒ kaynak

dosyas─▒ndan daha fazlad─▒r. Dosya uzant─▒s─▒ .LST dir.

Di─čer dosyalar : Hata dosyas─▒ ( Error file: uzant─▒s─▒ .ERR) hatalar─▒n bir listesini i├žerir ancak bunlar─▒n kayna─č─▒ hakk─▒nda hi├ž bir bilgi vermez. Uzant─▒s─▒ .COD olan dosyalar em├╝lat├Âr

taraf─▒ndan kullan─▒l─▒rlar.

Bug ┬Ĺ lar : Tasar─▒mc─▒n─▒n fark─▒nda olmadan yapt─▒─č─▒ hatalard─▒r. Bu hatalar, basit yaz─▒l─▒m hatalar─▒ndan, yaz─▒l─▒m dilinin yanl─▒┼č kullan─▒m─▒na kadar uzan─▒r. Hatalar─▒n ├žo─ču derleyici taraf─▒ndan bulunur ve bir .LST dosyas─▒nda g├Âr├╝nt├╝lenir. Kalan hatalar─▒ bulmak ve d├╝zeltmek te geli┼čtiriciye d├╝┼čer.

2.2 PIC M─░KROKONTROL├ľRLER─░N─░N DONANIMSAL ─░NCELENMES─░

2.2.1 PIC M─░KROKONTROL├ľRLER─░N─░N ─░├ç YAPISI

CPU b├Âlgesinin kalbi ALU dur. (Aritmetic Logic Unit-Aritmetik mant─▒k birimi) ALU, W (Working-├çal─▒┼čan) ad─▒nda bir yazma├ž i├žerir. PIC, di─čer mikroi┼člemcilerden, aritmetik ve mant─▒k i┼člemleri i├žin bir tek ana yazmaca sahip olu┼čuyla farkl─▒la┼č─▒r. W yazmac─▒ 8 bit geni┼čli─čindedir ve CPU┬ĺda ki herhangi bir veriyi transfer etmek ├╝zere kullan─▒l─▒r. CPU alan─▒nda ayr─▒ca iki katagoriye ay─▒rabilece─čimiz Veri Yazma├ž dosyalar─▒ (Data Reg─▒ster Files) bulunur. Bu veri yazma├ž dosyalar─▒ndan biri, I/O ve kontrol i┼člemlerinde kullan─▒l─▒rken, di─čeri RAM olarak kullan─▒l─▒r. PIC┬ĺ ler de Harward Mimarisi kullan─▒l─▒r. Harward mimarisi mikrokontrolc├╝lerde veri ak─▒┼č miktar─▒n─▒ h─▒zland─▒rmak ve yaz─▒l─▒m g├╝venli─čini artt─▒rmak amac─▒yla kullan─▒l─▒r. Ayr─▒ bus┬ĺ lar─▒n kullan─▒m─▒yla veri ve program belle─činde h─▒zl─▒ bir ┼čekilde eri┼čim sa─član─▒r.

┼×ekil 2.2.1: Temel PIC blok diyagram─▒

PIC mikrokontrol├Âr┬ĺ lerini donan─▒msal olarak incelerken PIC 16F87X ├╝zerinde durarak bu PIC┬ĺ i temel al─▒p donan─▒m incelenecektir. Bellek ve baz─▒ k├╝├ž├╝k farkl─▒l─▒klar d─▒┼č─▒nda burada anlat─▒lanlar b├╝t├╝n PIC┬ĺ ler i├žin ge├žerlidir. (1)

2.2.2 GENEL TANIMLAMA

PIC 16F87X Serisi y├╝ksek performansl─▒, CMOS, full-statik, 8 bit mikrodenetleyicidir. T├╝m PIC 16/17 mikrodenetleyiciler RISC mimarisini kullanmaktad─▒r.

PIC16F87X mikrolar─▒ bir├žok esas ├Âzelliklere sahiptir. 14 seviyeli, derin k├╝me ve ├žoklu i├ž ve d─▒┼č kesme kaynaklar─▒na sahiptir. 2 a┼čamal─▒ komut hatt─▒ t├╝m komutlar─▒n tek bir sayk─▒l┬ĺ la (├ževrimle) i┼členmesini sa─člamaktad─▒r. Yaln─▒zca baz─▒ ├Âzel komutlar 2 sayk─▒l ├žekerler. Bu komutlar dallanma komutlar─▒d─▒r. PIC16F873/874 microchip┬ĺ i 192 bayt ┬Ĺl─▒k RAM belle─čine, 128 bayt EEPROM belle─čine ve 22/33 (PIC 16F873-22/ PIC 16F874-33) I/O pin┬ĺ ine sahiptir. Bunun yan─▒ s─▒ra, timer ve saya├ž ta mevcuttur. PIC16F87X ailesi d─▒┼č elemanlar─▒ azaltacak spesifik ├Âzelliklere sahiptir ve b├Âylece maliyet minimuma inmekte, sistemin g├╝venirli─či artmakta, enerji sarfiyat─▒ azalmaktad─▒r. Bunun yan─▒ s─▒ra t├╝m PIC ler de 4 adet osilat├Âr se├žene─či mevcuttur. Bunlarda tek pin li RC osilat├Âr, d├╝┼č├╝k maliyet ├ž├Âz├╝m├╝n├╝ sa─člamakta (4 MHZ) , LP osilat├Âr (Kristal veya seramik rezonat├Âr) , enerji sarfiyat─▒n─▒ minimize etmekte (asgari ak─▒m) (40 KHZ), XT kristal veya seramik rezonat├Âr osilat├Âr├╝ standart h─▒zl─▒ ve HS kristal veya seramik rezonat├Ârl├╝ osilat├Âr ├žok y├╝ksek h─▒za sahiptir (20 MHZ). PIC mikrokontrol├Ârlerinin en b├╝y├╝k ├Âzelli─či sleep modu ├Âzelli─čidir.. Bu mod ile PIC i┼člem yap─▒lmad─▒─č─▒ durumlarda uyuma moduna ge├žerek ├žok d├╝┼č├╝k ak─▒m ├žeker. Kullan─▒c─▒ bir ka├ž i├ž ve d─▒┼č kesmelerle PIC┬ĺ i uyuma modundan ├ž─▒karabilmektedir. Y├╝ksek g├╝venilirlikli Watchdog Timer kendi b├╝nyesindeki chip ├╝st├╝ RC osilat├Âr├╝ ile yaz─▒l─▒m─▒ kilitlemeye kar┼č─▒ korumaktad─▒r. PIC16F87X EEPROM program belle─či , ayn─▒ ayg─▒t paketinin orjinali ve ├╝retimi i├žin kullan─▒lmas─▒na olanak vermektedir. Yeniden programlanabilirli─či mikroyu uygulaman─▒n sonundan kald─▒rmadan kodu g├╝ncelle┼čtirmeye izin vermektedir. Bu ayg─▒t─▒n kolayca eri┼čilemedi─či, fakat prototipinin kod g├╝ncelle┼čtirmesi gerekli oldu─ču durumlarda, bir ├žok uygulaman─▒n geli┼čtirilmesinde

yararl─▒d─▒r. Bunun yan─▒ s─▒ra bu kodun g├╝ncelle┼čtirilmesi di─čer ayr─▒ uygulamalarda da yararl─▒d─▒r.

A┼ča─č─▒da tablo 1 de PIC16F87X┬ĺ ailesinin ├Âzellikleri ve ┼čekil 2.2.2 ile ┼čekil 2.2.3┬ĺ te de basitle┼čtirilmi┼č i├ž yap─▒s─▒ g├Âsterilmektedir. (6)

PIC16F873

PIC16F874

PIC16F876

PIC16F877

├çal─▒┼čma Frekans─▒(MHZ)

20

20

20

20

FLASH Program Belle─či(14-Bit word)

4K

4K

8K

8K

Veri Haf─▒zas─▒ (Byte)

192

192

368

368

EEPROM Veri Belle─či (Byte)

128

128

256

256

Kesmeler

13

14

13

14

I/O Portlar─▒ Say─▒s─▒

Port A,B,C

Port A,B,C,D,E

Port A,B,C

Port A,B,C,D,E

10-Bit ADC Mod├╝l├╝

5 Kanal

8Kanal

5Kanal

8 Kanal

Komut Seti

35 Komut

35 Komut

35 Komut

35 Komut

Tablo 1 : PIC16F87X ailesi ├Âzellikleri (8)

┼×ekil 2.2.3 : PIC 16F874/877 basitle┼čtirilmi┼č i├ž yap─▒s─▒

PIC┬ĺ ler y├╝ksek h─▒zl─▒ otomobillerden, motor kontrol├╝ uygulamalar─▒, d├╝┼č├╝k enerji sarfiyatl─▒ uzaktan ├žal─▒┼čan sens├Ârler, elektronik kilitler, g├╝venlik ayg─▒tlar─▒ ve ak─▒ll─▒ kartlara kadar bir ├žok uygulamalarda kullan─▒l─▒rlar. EEPROM teknolojisi uygulama programlar─▒n

(Transmitter kodlar─▒, motor h─▒zlar─▒, al─▒c─▒ frekanslar─▒, g├╝venlik kodlar─▒ vb.) uygulamas─▒n─▒ son derece h─▒zl─▒ ve uygun hale getirmektedir. K├╝├ž├╝k boyutlar─▒yla bu mikrodenetleyiciler alan s─▒n─▒rlamas─▒ bulunan uygulamalarda kusursuzdur. D├╝┼č├╝k maliyet, d├╝┼č├╝k enerji sarfiyat─▒, y├╝ksek performans, kullan─▒m kolayl─▒─č─▒ ve I/O esnekli─či daha ├Ânce kullan─▒lmas─▒ hi├ž d├╝┼č├╝n├╝lmeyen alanlarda kullan─▒lmas─▒n─▒ sa─člamaktad─▒r. (Bunlar ; timer fonksiyonlar─▒, seri kominikasyon, ADC, PWM fonksiyonlar─▒ ve birlikte i┼člemci uygulamalar─▒)

Seri sistem i├ži programlama ├Âzelli─či (iki pinin ├╝zerinden) ├╝r├╝n├╝n tamamen toplanmas─▒ ve test edilmesinden sonra ├╝r├╝n├╝n al─▒┼čt─▒r─▒lmas─▒n─▒n esnekli─čine olanak vermektedir. Bu ├Âzellik sayesinde ├╝r├╝n serile┼čtirilebilmekte ve veriler saklanabilmektedir. (6)

2.2.3 ELEKTR─░KLE S─░L─░NEB─░LEN M─░KROKONTROL├ľRLER

Bu mikrolar, program─▒n─▒n silinip yeniden yaz─▒labilme ├Âzelli─čine sahiptir ve olduk├ža d├╝┼č├╝k maliyetli plastik ambalajlar halinde bulunmaktad─▒r. Ayn─▒ zamanda bu tip mikrolar─▒n ├╝retimi kadar prototipinin geli┼čtirilmesi ve pilot programlar i├žin kullan─▒lmas─▒na olanak sa─člamaktad─▒r. Bunun daha ├Âtesindeki avantajlar─▒ndan biri, bunlar─▒n devre i├ži veya Microchip┬ĺs PICSTARTplus veya PROMATE II programlay─▒c─▒lar─▒ taraf─▒ndan silinebilmesi ve yeniden programlanabilmesidir.

BELLEK ORGAN─░ZASYONU

PIC16F87X` de bellek blo─ču mevcuttur. Bunlar program belle─či,veri belle─či ve bunlar─▒ ay─▒ran veri hatt─▒d─▒r. Her bir bellek kendi ta┼č─▒y─▒c─▒s─▒na sahiptir; b├Âylece her bir blo─ča eri┼čim ayn─▒ osilat├Âr s├╝reci boyunca meydana gelebilmektedir. Bunun ├Âtesinde, veri belle─či genel ama├žl─▒ RAM ve ├Âzel fonksiyon kay─▒tlar─▒ (SFR) olmak ├╝zere ikiye b├Âl├╝n├╝r. . SFR`ler her bir bireysel ├Âzelle┼čmi┼č mod├╝l├╝ ele alan b├Âl├╝mde a├ž─▒klanan ├Âzel mod├╝lleri kontrol etmek i├žin kullan─▒lmaktad─▒r. Veri belle─či EEPROM veri belle─čini de i├žermektedir. Bu bellek, direkt veri belle─čine planlanmam─▒┼č, fakat indirekt olarak planlanm─▒┼čt─▒r; ve indirekt adres g├Âstergeleri okumak/yazmak i├žin EEPROM belle─činin adresini belirlemektedir.

2.2.5 PROGRAM BELLEK ORGAN─░ZASYONU

PIC 16F87X 13 Bit program sayac─▒na ve 8Kx14 adresleme kapasitesine sahiptir.

PIC16F876/877 ayg─▒tlar─▒ 8Kx14 ve PIC16F873/874 ayg─▒tlar─▒ 4Kx14 FLASH program belle─čine sahiptir. Reset vekt├Âr├╝ 0000h ve kesme vekt├Âr├╝ 0004h adresindedir. ┼×ekil 2.2.4┬ĺte PIC16F876/877, ┼čekil 2.2.5┬ĺte ise PIC16F873/874 program bellek haritalar─▒ g├Âr├╝lmektedir.

┼×ekil 2.2.4 : PIC16F876/877 Program ┼×ekil 2.2.5 : PIC16F83/874 Program

Bellek Haritas─▒ Bellek Haritas─▒

2.2.6 VER─░ BELLEK ORGAN─░ZASYONU

Veri belle─či genel ama├žl─▒ yazma├žlar ve ├Âzel i┼člev yazma├žlar─▒ (SFR) olmak ├╝zere ikiye ayr─▒l─▒r. RP0 ve RP1 bitleri s─▒ra se├žim bitleridir.

= 00 Bank0

= 01 Bank1

= 10 Bank2

= 11 Bank3

Her bir banka 7Fh┬ĺ ye kadar (128 bayt) uzan─▒r. Her bankan─▒n alt k─▒s─▒mlar─▒ ├Âzel i┼člev yazma├žlar─▒ i├žin ayr─▒l─▒r. ├ťstteki ├Âzel i┼člev yazma├žlar─▒ ise statik RAM olarak uygulanan yazma├žlard─▒r. B├╝t├╝n bankalarda ├Âzel i┼člev yazma├žlar─▒ vard─▒r. ├ľzel i┼člev yazma├žlar─▒ndaki y├╝ksek kullan─▒m bir bankadan kod indirgemesi ve h─▒zl─▒ eri┼čim i├žin ba┼čka bankada g├Âsterilebilir.

2.2.7 ├ľZEL ─░┼×LEV YAZMA├çLARI

├ľzel i┼člev yazma├žlar─▒, ayg─▒t─▒n istenen i┼člemi kontrol etmesi i├žin CPU ve ├ževresel mod├╝ller taraf─▒ndan kullan─▒lan yazma├žlard─▒r. Bu yazma├žlar statik yazma├ž olarak kullan─▒l─▒rlar.(6)

2.2.8 G─░R─░┼×/├çIKI┼× PORTLARI (I/O PORTLARI)

I/O Portlar─▒ i├žin baz─▒ pinler ayg─▒tta ├ževresel i┼člemlerde kullan─▒lmak ├╝zere yard─▒mc─▒ i┼člevlerle artt─▒r─▒l─▒rlar. Genelde ├ževre birimleri etkinle┼čtirildi─činde genel ama├žl─▒ giri┼č/├ž─▒k─▒┼č pini kullan─▒lmaz.

2.2.8.1 PORTA VE TRISA YAZMACI

PORTA 6 bit y├Ânlendirilebilir porttur. Bu portu y├Ânlendiren yazma├ž ise TRISA yazmac─▒d─▒r. TRISA Kayd─▒ndaki herhangi bir bit 1 ise buna uygun ├ž─▒k─▒┼č s├╝r├╝c├╝s├╝ y├╝ksek diren├ž moduna getirilecektir. TRISA Kayd─▒ndaki herhangi bir bitin 0 olmas─▒ durumunda ise ├ž─▒k─▒┼č mandal─▒ se├žilen pinin ├╝zerine getirilir. Analog giri┼č kullan─▒ld─▒─č─▒nda TRISA yazmac─▒ RA pininin y├Ân├╝n├╝ kontrol eder.

┼čekil 2.2.6 A portunun i├ž yap─▒s─▒n─▒ g├Âstermektedir.

┼×ekil 2.2.6 : PORT A Blok Diyagram─▒

├ľrnek 1: A Portunun Kurulmas─▒

BCF STATUS, RP0 ;

CLRF PORTA ; A portunun kurulumu i├žin

; ├ž─▒k─▒┼č veri tutucular─▒

; temizleniyor.

BSF STATUS, RP0 ; Bank 1 se├žildi.

MOVLW 0xCF ; Veri y├Ânlendirmek

; kullan─▒lan de─čer

; ayarlan─▒yor.

MOVWF TRISA ; Giri┼č i├žin RA<3:0>

; ├ç─▒k─▒┼č i├žin RA<5:4>

; TRISA<7:6>

; daima o iken oku

2.2.8.2 PORTB VE TRISB YAZMACI

PORTB 8 bit y├Ânlendirilebilir porttur. Bu portu y├Ânlendiren yazma├ž ise TRISB yazmac─▒d─▒r. TRISB Kayd─▒ndaki herhangi bir bit 1 ise buna uygun ├ž─▒k─▒┼č s├╝r├╝c├╝s├╝ y├╝ksek diren├ž moduna getirilecektir. TRISB Kayd─▒ndaki herhangi bir bitin 0 olmas─▒ durumunda ise ├ž─▒k─▒┼č mandal─▒ se├žilen pinin ├╝zerine getirilir. Analog giri┼č kullan─▒ld─▒─č─▒nda TRISB yazmac─▒ RB pininin y├Ân├╝n├╝ kontrol eder. (1)

Her bir PORTB pini i├ž diren├ž d├╝┼č├╝r├╝c├╝ engellere sahiptir. Tekli kontrol biti t├╝m engelleri devreye sokabilir. Bu RBPU(OPTION ┬ľ REG<7) bitinin silinmesiyle yap─▒l─▒r. D├╝┼č├╝r├╝c├╝ engeller, port pini ├ž─▒k─▒┼č olarak konfig├╝re edildi─či zaman otomatik olarak kapanmaktad─▒r. Engeller g├╝├ž reset ├╝zerinde etkinsizle┼čtirilmektedir. D├Ârt PORTB pini, RB7: RB4 de─či┼čim ├Âzelliklerinde kesmelere sahiptir. Yaln─▒zca giri┼č olarak konfig├╝re edilen pinler kesmenin meydana gelmesine sebep olabilirler. (yani, herhangi bir ├ž─▒k─▒┼č olarak ┼čekillendirilen RB7:RB4 pini de─či┼čim ili┼čkisi ├╝zerindeki kesmeden hari├ž tutulmu┼čtur. ) Giri┼č modundaki pinlerin de─čeri PORTB` nin ├Ânceki okunmas─▒ndaki eski de─čeri ile kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒l─▒r.

Pinlerin ┬ôuyu┼čmayan┬ö k─▒s─▒mlar─▒ RB port de─či┼čim kesmesini ├╝retmek i├žin birlikte OR┬ĺlan─▒r.

┼×ekil 2.2.7 ve ┼×ekil 2.2.8 B portunun i├ž yap─▒s─▒n─▒ g├Âstermektedir.(6)

┼×ekil 2.2.7:RB3:RB0 Pinleri Blok Diyagram─▒ ┼×ekil 2.2.8:RB7:RB4 Pinleri Blok Diyagram

├ľrnek 2 : B Portunun Kurulmas─▒

BCF STATUS, RP0 ;

CLRF PORTB ; B portunun kurulumu i├žin

; ├ž─▒k─▒┼č veri tutucular─▒

; temizleniyor.

BSF STATUS, RP0 ; Bank 1 se├žildi.

MOVLW 0xCF ; Veri y├Ânlendirmek

; kullan─▒lan de─čer

; ayarlan─▒yor.

MOVWF TRISB ; Giri┼č i├žin RB<3:0>

; ├ç─▒k─▒┼č i├žin RB<5:4>

; TRISB<7:6>

; daima o iken oku

2.2.8.3 PORTC VE TRISC YAZMACI

PORTC 8 bit y├Ânlendirilebilir porttur. Bu portu y├Ânlendiren yazma├ž ise TRISC yazmac─▒d─▒r. TRISC Kayd─▒ndaki herhangi bir bit 1 ise buna uygun ├ž─▒k─▒┼č s├╝r├╝c├╝s├╝ y├╝ksek diren├ž moduna getirilecektir. TRISC Kayd─▒ndaki herhangi bir bitin 0 olmas─▒ durumunda ise ├ž─▒k─▒┼č mandal─▒ se├žilen pinin ├╝zerine getirilir. Analog giri┼č kullan─▒ld─▒─č─▒nda TRISC yazmac─▒ RC pininin y├Ân├╝n├╝ kontrol eder. ┼×ekil 2.2.9 C portunun i├ž yap─▒s─▒n─▒ g├Âstermektedir

┼×ekil 2.2.9: Port C Blok Diyagram─▒

├ľrnek 3 : C Portunun Kurulmas─▒

BCF STATUS, RP0 ;

CLRF PORTC ; C portunun kurulumu i├žin

; ├ž─▒k─▒┼č veri tutucular─▒

; temizleniyor.

BSF STATUS, RP0 ; Bank 1 se├žildi.

MOVLW 0xCF ; Veri y├Ânlendirmek

; kullan─▒lan de─čer

; ayarlan─▒yor.

MOVWF TRISC ; Giri┼č i├žin RC<3:0>

; ├ç─▒k─▒┼č i├žin RC<5:4>

; TRISC<7:6>

; daima o iken oku

2.2.8.4 PORTD VE TRISD YAZMACI

Bu b├Âl├╝m 28 pinli ayg─▒tlarda yoktur. PORTD 8 bit Schmitt trigger tampon giri┼čli porttur. Bu port PSPMODE (TRISD) denetim biti taraf─▒ndan kurulur. Giri┼č tamponu TTL tampondur. ┼×ekil 2.2.10 da D portunun blok diyagram─▒ g├Âr├╝lmektedir.

┼×ekil 2.2.10: D Portu I/O Blok Diyagram─▒

PORTE VE TRISE YAZMACI

Bu b├Âl├╝m 28 pinli ayg─▒tlarda yoktur Bu port RE0/RD/AN5, RE1/WR/AN6 ve RE2/CS/AN7 olmak ├╝zere 3 adet pine sahiptir. Giri┼č veya ├ž─▒k─▒┼č portu olarak ayarlanabilir. PORTE Kontrolu TRISE taraf─▒ndan yap─▒l─▒r. PSPMODE(TRISE<4>) denetim biti taraf─▒ndan ayarlan─▒r. ┼×ekil 2.2.11 de E portu blok diyagram─▒ g├Âr├╝lmektedir.

┼×ekil 2.2.11 : E Portu I/O Blok Diyagram─▒

2.2.9 VER─░ EEPROM VE FLASH PROGRAM HAFIZASI

Veri EEPROM ve FLASH proram haf─▒zas─▒ normal i┼člem s├╝resinde okunabilme ve yaz─▒labilme ├Âzelli─čine sahiptir. Veri belle─či, kaydedici dosyaya do─črudan planlanmam─▒┼čt─▒r. Bunun yerine bu bellek, ├Âzel fonksiyon kayd─▒ ├╝zerinden dolayl─▒ olarak adreslenmi┼čtir. Burada bu belle─či okuyan ve yazan 6 ├Âzel kaydedici mevcuttur.

EECON1

EECON2

EEDATA

EEDATH

EEADR

EEADRH

EEPROM veri belle─či okuma ve yazmaya izin verir. EEDATA yazma/okuma i├žin 8 bitlik veri tutar ve EEADR eri┼čilen EEPROM adreslerini saklar. EEDATH ve EEADRH kaydedicileri veri EEPROM┬ĺ u kullanmak i├žin eri┼čemezler. Bu ayg─▒tlar OH ile FFH geni┼čli─čindeki adresli EEPROM belle─činin 256 byte┬ĺ ─▒na sahiptir. EEPROM veri belle─či y├╝ksek silme/yazma s├╝re├žlerine oranlanm─▒┼čt─▒r. Yazma s├╝resi yonga (chip) zamanlay─▒c─▒s─▒ taraf─▒ndan denetlenmektedir. Yazma s├╝resi chipten chipe oldu─ču gibi s─▒cakl─▒k ve gerilimlede de─či┼čmektedir. Program haf─▒zas─▒ kelime okuma ve yazmas─▒na izin verir. Byte veya word verisi otomatik olarak silinir ve yeni veri yaz─▒l─▒r. Program haf─▒zas─▒ arabirimi blokland─▒─č─▒ zaman, EEDATH : EEDATA kaydedicileri oku/yaz i├žin 14 bit veriyi 2 byte word halinde tutar. EEADRH ve EEADR kaydedicileri EEPROM┬ĺda 13 bitlik 2 byte word adresini tutar. Bu ayg─▒tlar OH ile 3FFFh aras─▒ndaki adreste 8K word program EEPROM┬ĺuna sahiptir. Program haf─▒zas─▒na yaz─▒lan de─čer bir talimat olmay─▒ gerektirmez. Bu y├╝zden kalibrasyon parametreleri, seri numaralar─▒ ASCII kodunda depolanabilir.(6)

2.2.9.1 EEADR

EEADR kayd─▒ EEPROM verisinin maksimum 256 byte┬ĺ─▒n─▒ veya FLASH┬ĺ─▒n maksimum 8K Word┬ĺ├╝n├╝ adresleyebilir. Program adres de─čeri se├žilirken EEADRH kaydedicisi adresin MSByte┬ĺ─▒n─▒ yazar, EEADR kaydedicisi ise LSByte┬ĺ─▒n─▒ yazar.(6)

EECON1 VE EECON2 YAZMAÇLARI

EECON1 belle─če ula┼čmak i├žin kontrol kaydedicisidir. EECON2 fiziksel kaydedici de─čildir. EECON2 yaln─▒zca bellekteki yaz─▒ dizisini okumak i├žin kullan─▒l─▒r. E─čer eri┼čim, program veya veri belle─čine ula┼čma olacaksa buna EEPGD denetim biti karar verir. Veri belle─či temizlendi─činde, sonradan yap─▒lan i┼člemler veri belle─čine i┼členirler. Bellek ayarland─▒─č─▒nda ise yine sonradan yap─▒lan i┼člemler belle─če i┼členirler. RD ve WR kontrol bitleri s─▒ras─▒yla oku-yaz i┼člemlerini ba┼člat─▒r.

┼×ekil 2.2.12: EECON1 Yamac─▒ (Adres 18Ch)

2.2.9.3 FLASH PROGRAM BELLE─×─░N─░N OKUNMASI

Program belle─činin yeri EEADR ve EEADRH kaydedicilere adresin 2 byte┬ĺ─▒ yaz─▒larak okunabilir. [ EEPGD (EECON1<7>) ve RD (EECON1<0>) kontrol bitleri ayarland─▒─č─▒nda] Okuma kontrol biti bir kez ayarlan─▒p mikrodenetleyici veriyi okumak i├žin komut ├ževremini kullanacakt─▒r.

├ľrnek 4: FLASH Program okuma

BSF STATUS, RP1 ;

BCF STATUS, RP0 ; Bank 2

MOVLW ADDRH ;

MOVWF EEADRH ; MSByte Program adresini oku

MOVLW ADDRL ;

MOVWF EEADR ; LSByte Program adresini oku

BSF STATUS, RP0 ; Bank 3

BSF EECON1, EEPGD ; EEPROM Program belle─čini

BSF EECON1, RD ; oku

NOP ; Burada herhangi bir komut olmad─▒─č─▒ i├žim

NOP ; i┼člem yap─▒lmaz ve d├Âng├╝ i├žin zaman ; harcanmaz

BCF STATUS, RP0 ; Bank 2

2.2.9.4 FLASH PROGRAM BELLE─×─░N─░N YAZILMASI

WRT Kurulum biti ayarlan─▒r ise FLASH program belle─či sadece yaz─▒labilir duruma getirilir. FLASH Belle─če yazma yeri, adresin ilk iki byte┬ĺ─▒ EEADR ve EEADRH kaydedicilerine yaz─▒larak ve EEPGD/RD kontrol bitleri 1 yap─▒larak ilk iki byte EEDATA ve EEDATH kaydedicilerine yaz─▒larak tespit edilir. Program haf─▒zas─▒ yazmak i├žin ├Ârnek 5 takip edilebilir.(6)

├ľrnek 5: FLASH Program yazma

BSF STATUS, RP1 ;

BCF STATUS, RP0 ; Bank 2

MOVLW ADDRH ;

MOVWF EEADRH ; MSByte Program adresi oku

MOVLW ADDRL ;

MOVWF EEADR ; LSByte Program adresi oku

MOVLW DATAH ;

MOVWF EEDATH ; MS Program bellek de─čerini yaz

MOVLW DATAL ;

MOVWF EEDATA ; LS Program bellek de─čerini yaz

BSF STATUS, RP0 ; Bank 3

BSF EECON1, EEPGD ; PROGRAM bellek noktas─▒

BSF EECON1, WREN ; Yaz─▒m etkin

BCF INTCON, GIE ; Komutlar etkin de─čil

MOVLW 55h ;

MOVWF EECON2 ; 55h yaz

MOVLW AAh ;

MOVWF EECON2 ; AAh yaz

BSF EECON1, WR ; WR bitini yazmaya ba┼člamak i├žin ayarla

NOP ;i┼člem yok

NOP ;i┼člem yok

BSF INTCON, GIE ; Komutlar aktif

BCF EECON1, WREN ; Yazma aktif de─čil

2.2.9.5 YAZIM DO─×RULANMASI

EEPROM verisine yaz─▒lan de─čerlerin yaz─▒lmas─▒ istenen de─čerlerle do─črulanmas─▒ gerekmektedir. Bu EEPROM birirnin spesifikasyon limitine yak─▒n uygulamalarda kullan─▒lmal─▒d─▒r. Toplam kald─▒rma diski , uygunluk (rahatl─▒k) derecesini belirlemeye yard─▒mc─▒ olacakt─▒r. Genel olarak EEPROM yaz─▒m ba┼čar─▒s─▒zl─▒─č─▒ ┬ö1┬ö olarak yaz─▒lan,

fakat geriye “0” olarak okunan bitten kaynaklanmaktadır.

├ľrnek 6 : Yaz─▒m do─črulanmas─▒:

BCF STATUS, RP0 ; Bank 0

; ; Herhangi kod buraya gidebilir

MOVF EEDATA, W ; Bank 0 da olmal─▒d─▒r.

BSF STATUS, RP0 ; Bank1

READ

BSF EECON1, RD ; Evet yaz─▒lan de─čeri oku

BCF STATUS, RP0 ; Bank0

; (Wreg) yaz─▒lan ve(EEDATA) okunan de─čerler ayn─▒m─▒?

SUBWF EEDATA, W

2.2.9.6 TAKL─░T YAZILIMLARA KAR┼×I KORUMA

┼×├Âyle durumlar olabilir ki , ayg─▒t EEPROM veri belle─čine yazmak istemeyebilir. Taklit yaz─▒l─▒mlara kar┼č─▒ korunmak i├žin, de─či┼čik mekanizmalar monte edilmi┼č, kurulmu┼čtur. Y├╝ksek g├╝├žte WREN temizlenir. Bunun yan─▒ s─▒ra , y├╝ksek g├╝├ž timer┬ĺ i (72 msn s├╝reli) EEPROM yaz─▒m─▒n─▒ ├Ânler. Yaz─▒l─▒m─▒ ba┼člatan ard─▒┼č─▒k ve WREN biti ikisi birlikte ┬ĹBrown-Out┬ĺ,g├╝├ž ar─▒zas─▒ veya yaz─▒l─▒m aksamas─▒nda tesad├╝fi yaz─▒l─▒mlar─▒

├Ânlemeye devam eder.

2.2.9.7 KOD KORUMA S├ťRES─░NCE EEPROM VER─░ ─░┼×LEM─░

Microi┼člemci, kod korumal─▒ durumdayken d├╝zene sokulan verileri okuyabilir ve EEPROM verisine yazabilir. ROM ayg─▒tlar─▒nda iki koruma biti mevcuttur. Birisi ROM program belle─či di─čeri ise EEPROM veri belle─či i├žindir.

2.2.10 ZAMANLAMA 0 (TIMER0) MOD├ťL├ť VE TMR0 KAYDI

Timer0 mod├╝l, timer/saya├ž a┼ča─č─▒daki ├Âzelliklere sahiptir.

8 bitlik timer/saya├ž

Okunabilir ve yaz─▒labilir

8 bitlik programlanabilir prescaler.

─░├žten veya d─▒┼čtan saat ayar─▒

FFh` tan 00h` ye ta┼čma ├╝zeri kesme

D─▒┼č saatin s─▒n─▒r se├žimi

Timer modu, TOCS bitinin (OPTION<5>) temizlenmesiyle se├žilir. Timer modunda Timer0 mod├╝l├╝ her bir komut s├╝recini uzat─▒r. E─čer TMR0 kayd─▒ yaz─▒l─▒ysa, uzama takip eden 2 s├╝reci engeller. Kullan─▒c─▒ ayarlanan de─čeri TMR0 kayd─▒na yazarak, bunun etraf─▒ndan ├žal─▒┼čabilir. Saya├ž modu TOCS bitinin (OPTION<5>) ayarlanmas─▒yla se├žilir.

Bu modda, TMR0, RA4/TOCK1 pininin s─▒n─▒rlar─▒n─▒n herbir art─▒┼č─▒nda ya da d├╝┼č├╝┼č├╝nde artacakt─▒r. Geni┼čleyen s─▒n─▒r, TO kaynak s─▒n─▒r se├žim biti taraf─▒ndan, TOSE (OPTION<4>) taraf─▒ndan belirlenmektedir. TOSE bitinin temizlenmesi artan s─▒n─▒rlar─▒ se├žecektir.

Prescaler, Timer0 mod├╝l├╝ ile Watchdog Timer aras─▒nda payla┼čmaktad─▒r. Prescaler atamas─▒, yaz─▒l─▒mda PSA biti kontrol├╝ taraf─▒ndan denetlenmektedir. (OPTION<3>) PSA

bitinin temizlenmesi, prescaler┬ĺ ─▒ Timer0 mod├╝l├╝ne atayacakt─▒r. Prescaler okunabilir veya yaz─▒labilir de─čildir. Prescaler Timer0 mod├╝l├╝ne atand─▒─č─▒nda prescaler de─čeri

(1:2,1:4…;1:256)yaz─▒l─▒m taraf─▒ndan se├žilebilirdir. (1)

2.2.10.1 TMR0 KESMES─░

┼×ekil 2.2.13 :TMR0 blok diyagram─▒

TMR0 kesmesi, TMR0 kayd─▒ FFH`dan 00h`ye ak─▒┼č─▒nda ├╝retilmektedir. Bu fazla ak─▒m TOIF bitini ( INTCON<2>) kurar (ayarlar). Kesme, aktif TOIE bitinin (INTCON<5>) temizlenmesi ile gizlenebilir. (INTCON<5>) TOIF biti, Timer0 mod├╝l├╝ taraf─▒ndan, bu kesmenin yeniden aktifle┼čtirilmesinden ├Ânce yaz─▒l─▒mdan silinmelidir. TMR0 kesmesi (┼ček.2.2.15) i┼člemciyi SLEEP` ten ├ž─▒karamaz, ├ž├╝nk├╝, SLEEP boyunca timer kapal─▒d─▒r.

┼×ekil 2.2.14 : TMR0 zamanlamas─▒: Prescaler┬ĺ siz i├žten clock

2.2.10.2 TMR0┬ĺ IN DI┼×TAN SAAT ─░LE KULLANIMI

D─▒┼čtan saat giri┼čleri TMR0 i├žin kullan─▒ld─▒─č─▒nda, baz─▒ ├Ân ┼čartlar─▒n ger├žekle┼čtirilmesi gerekir. D─▒┼čtan saat gereksinimi , i├žten faz saati senkronizasyonundan kaynaklanmaktad─▒r. Bunun yan─▒s─▒ra, TMR0 kayd─▒n─▒n senkronize edilmesinden sonra, fiili artmada gecikme mevcuttur.

2.2.10.2.1 D─▒┼čtan Saat Senkronizasyonu

Hi├ž bir prescaler kullan─▒lmad─▒─č─▒ taktirde , d─▒┼čtan saat giri┼či prescaler ├ž─▒k─▒┼č─▒ndaki gibidir. RA4/TOCKI pininin i├žten faz saati ile senkronize edilmesi i├ž faz saatlerinin Q2 ve Q4 s├╝re├žlerindeki prescaler ├ž─▒k─▒┼č─▒n─▒ ├Ârneklemek yoluyla yerine getirilir. (┼×ekil 2.2.13) .

Bunun i├žin , TOCKI┬ĺ nin d├╝┼č├╝k de─čerinin en az─▒ndan 2TOSC (art─▒ ufak RC gecikmesi) olmas─▒ gerekir. Prescaler kullan─▒ld─▒─č─▒nda, d─▒┼č saat giri┼či asenkron say─▒c─▒ tipi prescaler┬ĺ a b├Âl├╝n├╝r ve b├Âylece prescaler ├ž─▒k─▒┼č─▒ simetrik olur. D─▒┼č saatin ├Ârnekleme gereksinmelerini kar┼č─▒lamak i├žin saya├ž(counter) dikkate al─▒nmal─▒d─▒r. B├Âylece prescaler de─čerine b├Âl├╝nen en

az─▒ndan 4 TOSC peryot uzunlu─čuna sahip olmal─▒d─▒r. (1)

2.2.10.2.2 TMR0 Gecikme Uzat─▒lmas─▒

Prescaler ├ž─▒k─▒┼č─▒ , i├ž saat ile senkronize edildi─či i├žin, d─▒┼č saat s─▒n─▒rlar─▒n─▒n meydana gelmesindeki zamandan TMR0 mod├╝l├╝n├╝n fiili olarak uzat─▒lmas─▒ zaman─▒na kadar k├╝├ž├╝k bir gecikme vard─▒r. ┼×ekil 2.2.15 d─▒┼č saat s─▒n─▒r─▒ndan Timer uzamas─▒na kadar gecikmeyi g├Âstermektedir.

2.2.10.3 PRESCALER( B├ľL├ťC├ť)

8 Bitlik saya├ž Timer0 mod├╝l├╝nde veya Watchdog timer┬ĺ─▒nda bulunur. Prescaler d─▒┼čar─▒dan verilen sinyali 256 ya kadar b├Âlmeye yarar. Timer0 mod├╝l├╝ ile Watchdog timer┬ĺ─▒ aras─▒nda kar┼č─▒l─▒kl─▒ istisna tutulan yaln─▒zca bir tek prescaler mevcuttur. B├Âylece Timer0 mod├╝l├╝ne prescaler atamas─▒, watchdog timer┬ĺ─▒n prescaleri olmad─▒─č─▒ anlam─▒na gelmektedir. PSA ve PS2 : PSO bitleri (option <3:0>) prescaler atamas─▒n─▒ ve prescaler oran─▒n─▒ belirlemektedir.

┼×ekil 2.2.15 : D─▒┼č saatli TIMER0 zamanlay─▒c─▒s─▒

Timer0 mod├╝l├╝ne yaz─▒lan b├╝t├╝n komutlar, timer0 mod├╝l├╝ne atand─▒─č─▒nda prescaler┬ĺi ├Âl├žecektir. WDT ye atand─▒─č─▒nda , CLRWDT komutu Watchdog Timer boyunca prescaler┬ĺ i temizleyecektir. Prescaler yaz─▒labilir veya okunabilir de─čildir.

ZAMANLAYICI 1 (TIMER1) MOD├ťL├ť

Timer1 mod├╝l: Timer/saya├ž a┼ča─č─▒daki ├Âzelliklere sahiptir.

16 bit timer/saya├ž

Okunabilir ve yaz─▒labilir.

─░├žten ve d─▒┼čtan saat se├žimi

FFFFh┬ĺden 000h┬ĺa ta┼čma ├╝zeri kesme

CCP mod├╝l├╝nden resetleme

┼×ekil 2.2.16┬ĺda Timer1┬ĺin aktif/pasif, ayarlama/s─▒f─▒rlama i┼člemleri g├Âsterilmektedir.

┼×ekil 2.2.16: TIMER1 Blok diyagram─▒

2.2.11.2 ZAMANLAYICI 1 (TIMER1) ─░┼×LEMLER─░

Timer1 a┼ča─č─▒daki modlardan birini i┼čletebilir.

Zamanlay─▒c─▒ olarak

Senkronize sayac─▒ olarak

Asenkronize sayac─▒ olarak

TMR1CS (T1CON<1>) biti bu modlardan hangisinin ├žal─▒┼čt─▒r─▒laca─č─▒na karar verir.

Zamanlay─▒c─▒ modunda Timer1 her komut ├ževrimi art─▒┼člar─▒, saya├ž modunda her harici saat giri┼či y├╝kselmesini belirler. Timer1 osilat├Âr aktifken RC1/T10SI ve RC0/T10S0/T1CKI pinleri giri┼č olurlar. TRISC<1:0> de─čeri ihmal edilir. Timer1 ayn─▒ zamanda dahili reset giri┼čine sahiptir. Bu reset CCP mod├╝l ├╝retmelidir.

ZAMANLAYICI2 (TIMER2) MOD├ťL├ť

Timer2 mod├╝l a┼ča─č─▒daki ├Âzelliklere sahiptir.

8 bit zamanlay─▒c─▒ (TMR2 kaydedici)

8 bit peryot kaydedici (PR2)

Okunabilir ve yaz─▒labilir

Yaz─▒l─▒m programlanabilir prescaler

TMR2, PR2 e┼člemesinde kesme

Saat kaymas─▒n─▒ ├╝retmek i├žin TMR2 ├ž─▒k─▒┼č─▒n─▒n se├žimli kullan─▒m─▒ SSP mod├╝l├╝

┼×ekil 2.2.17: TIMER2 Blok diyagram─▒

Timer2 ┼čekil 2.2.18┬ĺde g├Âsterilen denetim yazmac─▒na sahiptir. Timer2 g├╝├ž t├╝ketimini en aza indirgemek i├žin TMR0 denetim bitini temizleyerek kapanabilir.

┼×ekil 2.2.18: T2CON:TIMER2 Kontrol yazmac─▒ (Adres 12h)

2.2.12.1 ZAMANLAYICI2 (TIMER2) ─░┼×LEMLER─░

Timer2, CCP mod├╝l├╝n├╝n PWM modu i├žin PWM zaman taban─▒ olarak kullan─▒labilir.

Giri┼č saati (Fosc/4) ┬Ĺin prescale se├žene─čine sahip olur. A┼ča─č─▒daki durumlardan herhangi biri ger├žekle┼čti─činde prescaler ve postcaler saya├žlar─▒ temizlenirler.

TMR2 kaydedicisine yaz─▒ld─▒─č─▒nda

T2CON kaydedicisine yaz─▒ld─▒─č─▒nda

Herhangi bir ayg─▒t haz─▒r oldu─čunda

T2CON yaz─▒ld─▒─č─▒nda, TMR2 temizlenemez.

2.2.13 USART ADRESLENEB─░L─░R EVRENSEL SENKRON─░ZE ASENKRON─░ZE ALICI VER─░C─░LER─░

Bu mod├╝l iki seri I/O mod├╝lleri olabilen bir mod├╝ld├╝r. Ayn─▒ zamanda seri kominikasyon y├╝zle┼čtiricisi, SCI olarak ta bilinir. USART ayn─▒ zamanda tam dubleks asenkronize sistemi ile de konfig├╝re edilebilir. Bu sistem ara├žlar─▒ CRT terminalleri , ┼čahsi bilgisayarlar ile ba─člant─▒ kurulabilir. Yada yar dubleks senkronize olarak ta di─čer ara├žlarla kominike edilebilir. ├ľrne─čin ; A/D veya D/A ve seri olarak EEPROM vs. USART a┼ča─č─▒dakiler gibi konfig├╝re edilebilir.(6)

Asenk ( Tam Duble )

Senkronize Master ( Yar─▒ Duble )

Senkronize Yard─▒mc─▒ ( Yar─▒ Duble)

Bit spen (RCSTA <7>) ve bit TRISC<7.6>, RC6/TX/CK olarak konfig├╝re edilmelidir ve RC7/RX/DT olarak Ulusal Senkronize ve Asenkronize al─▒c─▒ vericisidir.

USART mod├╝l├╝ ayn─▒ zamanda multi-proses├Âr ba─člant─▒ kapasitesine 9-bit address detection kullan─▒larak ula┼č─▒labilir.

2.2.13.1 USART BAUD ORAN JENAROT├ľR├ť (BRG)

Bu cihaz USART┬ĺ ─▒n Asenkronize ve Senkronize modlar─▒n─▒ destekler. Bu 8 bit┬ĺlik bir jenerat├Ârd├╝r. Bu cihaz 8 bit┬ĺlik serbest zamanl─▒ bir kontrol ile kontrol edilir. Asenk mod┬ĺda bit BRGH (TXSTA<2>) olarak kontrol edilir. Senkronize mod┬ĺda ise bit BRGH istenmez. Verilen ve istenilen baud rate ve Fosc SPBRG (register) iste─či ile a┼ča─č─▒daki form├╝l ile ayarlanabilir ve hesaplanabilir.(6)

─░stenen Baud oran─▒ = Fosc / (64 (X + 1))

9600 = 16000000 /(64 (X + 1))

X = ├ź25.042├╗ = 25

Hesaplanan Baud oran─▒=16000000 / (64 (25 + 1))

= 9615

Hata = (Hesaplanan Baud Oran─▒-─░stenen Baud Oran─▒ )

─░stenen Baud Oran─▒

= (9615 - 9600) / 9600

= 0.16%

2.2.13.2 USART ASENKRON─░ZE DURUMU

D├Ân├╝┼č├╝ms├╝zden s─▒f─▒ra format─▒nda kullan─▒l─▒r. En ├žok kullan─▒lan ┼čekli 8 bit┬ĺliktir. Bu ├žip ├╝zerinde osilat├Ârden standart baud ┬Ĺun frekans oran─▒na g├Âre iletilir. USART g├Ânderici ve al─▒c─▒n─▒n birincisi LSB┬ĺdir. USART iletici ve kaydedici fonksiyonel olarak ba─č─▒ms─▒z fakat ayn─▒ data format─▒ ┼čeklinde ve baud oran─▒nda kullan─▒l─▒r. Bu baud oran─▒n─▒n jenerat├Âr├╝ ├╝retim ┼čekli saat gibi ├žal─▒┼č─▒r veya x16 yada x64 l├╝k bitlerin oran─▒ ┼čeklinde ├╝retim yapar ve BRGH ├╝zerinde destek g├Âr├╝r. (TXSTAXZ) Bu oranlar hi├žbir zaman hardware taraf─▒ndan desteklenmez fakat sistem i├žerisinde 9 data bitlik halde sistemde kullan─▒l─▒r. Asenkronize mod┬ĺda durdurmak i├žin uyku moduna sokulur. Asenkronize mod SYNC bitinin safi haliyle se├žilir (TXSTA <4>) USART Asenkronize modun ├Ânemli par├žalar─▒ a┼ča─č─▒dad─▒r.

Baud oran jenerat├Âr├╝

Sade dola┼čt─▒r─▒c─▒

Asenkronize kaydedici

Asenkronize iletici

2.2.13.3 USART ASENKRON─░ZE ─░LET─░C─░

Bu USART iletme blo─ču a┼ča─č─▒da da g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibidir. Bu ileticinin kalbi TSR┬ĺdir. Bu TSR bilgileri okuma/yazma i┼člemleri bufer taraf─▒ndan iletilir (TXREG). Bu TXREG kaydedici ona haf─▒zaya bilgi ile beraber y├╝klenir. TSR kaydedici hi├žbir zaman sabit y├╝klenici gibi durmadan y├╝klenilmez. En yak─▒n zamanda bitiletimiTSR y├╝klenmesiyle yeni bilgiler TXREG┬ĺin kayd─▒ olmas─▒ sonras─▒nda y├╝klenir. ( Fakat m├╝mk├╝nse) TXREG Kaydedici bilgi transferinde TSR Kaydediciden, TXREG bo┼čalm─▒┼č ise b├╝k├╝me tamamlan─▒r ve TXIF (PIR1<4>) m├╝saadesinde olur. Bu iletim kullan─▒labilir/kullan─▒lamaz hali y├╝klenme/bo┼čal─▒m TXIE (PIE1<4>) bit kullan─▒m haliyle olu┼čur. Bu hi├žbir zaman ana haf─▒zadan silinemez ve TXIE bitinde ana ┼čematik hal al─▒r. Bu hal dondurulacak veya silinecek olursa veya silinirse sadece yeni bilgiler TXREG kaydedicisine y├╝klenir. Di─čer bit TRMT (TXSTA<1>) TSR kaydedici i├žerinde g├Âr├╝l├╝r ve bu hal TXIF i├žerisinde mevcuttur. TRMT bit┬ĺi k├╝me halinde iken TSR kaydedicinin bo┼čalabilmesi i├žin k├╝me halinde olmas─▒ gerekir. Bu say─▒sal iletim ba─čl─▒ oldu─ču bit ile olmaz elbette kullan─▒c─▒ bu iletimi e─čer TSR kaydedici bo┼č ise o ┼čekli se├žer.

Not 1: TSR kaydedici haritalanamaz bilgiyi haf─▒zada kaydederken kullan─▒c─▒ olaya hakim

de─čildir.

Not 2: FLAG Biti TXIF k├╝melenmesi TXEN┬ĺin k├╝melenmesi haliyle k├╝mele┼čir.

┼×ekil 2.2.19: USART ─░letim Blok Diyagram─▒

Asenkronize ileticinin k├╝melenmesi a┼ča─č─▒da ad─▒m ad─▒m a├ž─▒klanm─▒┼čt─▒r.

SPBRG kaydedicisi baud rate┬ĺin hareketi dahilinde g├Âz├╝k├╝r. E─čer ├žok y├╝ksek h─▒zlarda baud rate i┼člem haline ge├žerse buda BRGH bit┬ĺinin k├╝melenmesini olu┼čturur.

Kullan─▒labilir asenkronize seri ba─člant─▒lar─▒n─▒n temizlenebilmesi i├žin SYNC bitinin temizlenmesi ve SPEN bitinin k├╝melenmesi gerekir.

E─čer bu iletimin tamamlanmas─▒ olu┼čmu┼č ise TXIE bitinin k├╝melenmesi gerekir.

E─čer 9 bit┬ĺlik ├ževirici kullan─▒l─▒yorsa, k├╝mede TX9 bitinin iletimi ile ├žal─▒┼č─▒r.

Bu ├ževiricinin kullan─▒labilmesi i├žinTXEN bitinin k├╝melenmesi ve de TXIF bitinin k├╝mde yer almas─▒ gerekmektedir.

E─čer 9 bitlik ├ževiri se├žilmi┼č ise TX)D bitine 9bitlik y├╝klenmelidir.

TXREG kaydedicisine bilgi y├╝klenir ve iletim ba┼člar.

2.2.13.4 USART SENKRON─░ZE KAYDED─░C─░

Bilgi kaydedici RC7/RX/DT pin┬ĺi ve d├Ân├╝┼č├╝m bilgi korumas─▒ blo─ču ├╝zerinde olur. Bu bilgi koruma blo─ču kesinlikle y├╝ksek h─▒z s─▒ras─▒nda kontrol├╝ x16 kere baud rate┬ĺde olur. Ana kaydedici seri s─▒ral─▒ m├╝dahaleleri de bit oranlar─▒nda yada FOSC┬ĺde olur. USART ┼čekli ├Âzel provizyonu multi proses├Ârle iletim arac─▒d─▒r. Ne zaman RX9 bitinde RCSTA kaydedicisinde k├╝meyi olu┼čturursa 9 bit kay─▒t olur ve 9 bit yerini RSTA kaydedicisinde RX9D biti stat├╝s├╝nde mevcuttur. Program─▒n ba─članabilmesi i├žin bit kaydedicinin durdurulmas─▒ gerekir. Seri ba─člant─▒n─▒n aktif olabilmesi i├žin RX9D bitinin bire e┼čit olmas─▒ gerekmektedir. Bu ├že┼čitlenmelerde k├╝melenmeler ADDEN bitinin RLSTA<3>┬ĺ├╝n RCSTA kaydedicisinin i├žinde olmas─▒ gerekmektedir. Bu ├že┼čitler multi pres├Âser sistemlerde a┼ča─č─▒da g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi kullan─▒l─▒r. Ana i┼člemci blok bilgileri bir├žok yard─▒mc─▒ bilgi ak─▒┼č─▒ ┼čeklinde olur. Bunun ilk olarak g├Ânderilmesi gereken ilk adres hedef yard─▒mc─▒y─▒ a├ž─▒klar. Adrese bayt─▒n─▒n a├ž─▒klay─▒c─▒ RX9D bitinde g├Âr├╝l├╝r. Buna g├Âre bilgi verir. E─čer ABDEN bit k├╝mede RCSTA kaydedicisinde k├╝melenirse, t├╝m bilgilerin byte┬ĺlar─▒ iptal olunur. Ne olursa olsun e─čer 9 uncu kaydedici biti 1┬ĺe e┼čitse kaydedici byte adresi 1┬ĺe e┼čit olunur ve RSR kaydedicisi Buffer kaydedicisine kaydolunur. Bu i┼čaretler sadece adreslerden iletilir ve kaydedici kontrol edilir ki adrese ula┼čs─▒n. Bu ula┼č─▒m, ADDEN bit ve haz─▒rl─▒k ana kontrol bytelar─▒n d─▒┼čardanda de temizlenir Ne zaman ADDEN k├╝mede yer al─▒r b├╝t├╝n bilgiler silinir ve bu durumda stop biti izlenir ve bilgiler Buffer kaydedicine at─▒l─▒r ve oralarda g├Âz├╝kmez. E─čer di─čer byte s─▒rada de─čilse RSR kaydedicisinde g├Âr├╝l├╝r ve takip eden bilgiler kaybolur. ADDEN biti efekt hal olundu─čunda kaydedici 9 bitlik asenkronize moduna ayarlan─▒r. Kaydedici blok ┼čemas─▒ ┼čekil 22┬ĺde g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibidir. Asenkronize modu se├žildi─činde CREN biti (RCSTA <4> kar┼č─▒lan─▒r.(6)

┼×ekil 2.2.20: USART Al─▒c─▒ Blok Diyagram─▒

2.2.13.5 9-B─░T MOD┬ĺDA ADRES DENET─░M─░N AYARI

├çal─▒┼čma ┼čekli a┼ča─č─▒da ad─▒m ad─▒m g├Âsterilir.

SPBRG kaydedici BAUD RATE┬ĺde mevcuttur ve y├╝ksek h─▒zda BRGF biti hali al─▒r.

Asenkronize seri ba─člant─▒s─▒n─▒n i┼člemleri temizlenmi┼č SYNC biti ve SPEN biti halidir.

E─čer olu┼čum, iletilirse RC─░E biti halinde olu┼čur.

RX9 biti k├╝melenmesi 9 bitlik olur.

ADDEN k├╝mesi adres denetleyicisinde olu┼čur.

CREN bitinde ├žal─▒┼č─▒r.

RCIF k├╝melenmesi tamamlanmas─▒ i├žin RCIE bitinde k├╝melenmesi gerekir.

RCSTA kaydedici okursan 9 uncu bitte olur ve ileti┼čimde de hata olu┼čur.

8 inci kaydedici bitinde RCREG kaydedici bilgi hata vermez ve ayg─▒t adrese iletir.

E─čer hata verirse, temizlenmi┼č hali CREN bitidir.

E─čer cihaz yerindeyse, ADDEN biti bilgi byt─▒nda ve bu adresteki biti yerindeki byte kaydedici bufferinde okunur ve CPU da mevcuttur.

2.2.13.6 USART SENKRON─░ZE ANA MODU

Senkronize ana modda iken bilgi ak─▒┼č─▒ yar─▒m dublex halde olur. Mesela iletim ve kar┼č─▒lama ayn─▒ anda g├Âz├╝kmezler. Ne zaman iletim bilgisi kar┼č─▒lan─▒rsa vice versa halini al─▒r. Senkronize halde giri┼č SYNC biti taraf─▒ndan olur (TXSTA <4>) ┼čartlar alt─▒nda SPEN biti (RCSTA<7>) k├╝mede R(6/TX/CK ve RC7/RX/DT I/O pini etkisi alt─▒nda CK (saat) ve DT(bilgi) hatta d├╝zg├╝nce ilerlerler ana mod i┼člemci iletimini ana saatin CK hatt─▒ ├╝zerinde hareket eder. Ana mod giri┼či CSRC (TXSTA<7>) bitleriyle k├╝mele┼čme mevcuttur.

2.2.13.7 USART SENKRON─░ZE ANA ─░LET─░C─░

Usart iletici blo─ču ┼čekil 2.2.19┬ĺ da g├Âr├╝lmektedir. ─░leticinin kalbi iletim halinde s─▒ral─▒ kaydedilir (TSR). S─▒ral─▒ kaydedici bilgileri okuma/yazma┬ĺ dan tampon kaydediciye iletir (TXREG). (TXREG kaydedici bilgileriyle ana haf─▒zaya y├╝klenir. TSR kaydedicide bunun arkas─▒ndan kaydedilir. TSR y├╝kleyici en k─▒sa s├╝rede son biti iletir ve TSR yeni bilgi halinde TXREG y├╝kleyici bilgi ak─▒┼č─▒nda TSR kaydediciye y├╝kler. TXREG bo┼č ve etkili bit yan TXIF (PIR1<4>) k├╝mesindedir. Bu olu┼čum kullan─▒labilir veya kullan─▒lamaz/y├╝klenebilir/bo┼čalabilir halde TXIE biti (PIR1<4>) olu┼čur. TXIF bitinin silinmesi ana haf─▒zada ├žok zordur. Onun sadece kitlenmesi i├žin TXREG kaydedicinin yeni bilgileri i├žine y├╝klenmesi gerekmektedir. Destek bitlerinin bu verilerle ba─člant─▒s─▒ yoktur.

2.2.14 ANALOG D─░J─░TAL KONVERT├ľR MOD├ťL├ť

Analog digital konvert├Âr mod├╝l├╝ 5 giri┼čli 28 pinli elemand─▒r. Analog giri┼č ├Ârnekle ve tut kondansat├Âr├╝n├╝ ┼čarj eder. ├ľrnekle ve tut kondansat├Âr├╝n├╝n ├ž─▒k─▒┼č─▒ d├Ân├╝┼čt├╝r├╝c├╝n├╝n giri┼čine uygulan─▒r. D├Ân├╝┼čt├╝r├╝c├╝, ard─▒┼č─▒k yakla┼čt─▒rma yoluyla bu analog d├╝zeyin say─▒sal sonucunu ├╝retir. Bu A/D d├Ân├╝┼č├╝mde, analog giri┼č sinyali 10 bitlik say─▒ kar┼č─▒la┼čt─▒rma ile sonu├žlan─▒r. A/D ├ževirici e┼čsiz bir ├Âzelli─če sahiptir. ─░┼člem yapmazken uyuma moduna ge├žer. Uyuma modunda A/D konvert├Âr├╝n saatinde bir i├ž RC osilat├Âr├╝ ├╝retilmelidir. A/D Mod├╝l d├Ârt (4) kaydediciye sahiptir.

Bunlar;

A/D Y├╝ksek sonu├ž kaydedicisi (ADRESH)

A/D D├╝┼č├╝k sonu├ž kaydedicisi (ADRESL)

A/D Kontrol kaydedici 0 (ADCON0)

A/D Kontrol kaydedici 1 (ADCON1)

┼×ekilde bu kaydedicilerin kontrol├╝ ile ilgili bitlerin kullan─▒m─▒ g├Âsterilmektedir.

┼×ekil 2.2.21: ADCON0 Yazmac─▒

ADRESH: ADRES2 kaydedicileri A/D d├Ân├╝┼č├╝m├╝n 10 bit sonucunu kapsar. A/D d├Ân├╝┼č├╝m├╝ bitti─či zaman, sonu├ž A/D sonu├ž kaydedicisinin i├žine y├╝klenir. A/D mod├╝l├╝ ┼čekil 2.2.22┬ĺde g├Âr├╝lmektedir.

┼×ekil 2.2.22: A/D Blok Diyagram─▒

A/D Mod├╝l├╝ konfig├╝re edildikten sonra, d├Ân├╝┼čt├╝rme i┼člemi ba┼člamadan ├Ânce kanal se├žilmi┼č olmal─▒d─▒r. Analog giri┼č kanallar─▒nda ilgili TRIS bitleri giri┼č i├žin se├žilmi┼č olmal─▒d─▒r.

A┼ča─č─▒daki ad─▒mlar, A/D d├Ân├╝┼č├╝m yapmak i├žin takip edilmelidir.

A/D Mod├╝l├╝ Konfig├╝rasyonu

Analog pinler, referans voltajlar─▒ ve digital I/O konfig├╝rasyonu (ADCON1)

A/D giri┼č kanal─▒ se├žimi (ADCON0)

A/D d├Ân├╝┼č├╝m saat ├žekimi (ADCON0)

A/D Mod├╝l├╝n├╝ a├žma

A/D Kesme Konfig├╝rasyonu

ADIF bitinin temizlenmesi

ADIE bitinin ayarlanmas─▒

GIE bitinin ayarlanmas─▒

Gerekli zaman─▒ bekleme i┼člemi

D├Ân├╝┼č├╝rken ba┼člamas─▒

GO/DONE bitinin ayarlanmas─▒ (ADCON0)

A/D d├Ân├╝┼č├╝m├╝n├╝n beklenmesi

A/D d├Ân├╝┼č├╝m sonucunu okuma ve kaydetme

Di─čer d├Ân├╝┼č├╝m i├žin 1. ve 2. kez ad─▒mlar─▒ tekrarlama

A/D GİRDİLERİ İÇİN GEREKSİMLER

Belirlenmi┼č do─črulu─ču kar┼č─▒la┼čt─▒rmak i├žin A/D ├ževiricinin CHOLD kondansat├Âr├╝ giri┼č gerilimine ┼čarj edilmelidir. Bu analog giri┼č modeli ┼čekil 11.5┬ĺte g├Âr├╝lmektedir. CHOLD kondansat├Âr├╝ kaynak empedans─▒ (RS) ve anahtar i├ž direnci (RSS) ├╝zerinden ┼čarj olur. Anahtar i├ž direnci, kaynak voltaj─▒n─▒n de─čerine g├Âre de─či┼čir. Analog kaynaklar i├žin tavsiye edilen maksimum empedans 10 K? dur. D├Ân├╝┼č├╝m yap─▒lmaya ba┼člamadan ├Ânce analog giri┼č kanal─▒ se├žilmi┼č olmal─▒d─▒r.(6)

Minimum giri┼č zaman─▒ hesab─▒

TCAQ=TAMP+TC+TCOFF

TACQ=Minimum girdi zaman─▒

TAMP=Y├╝kselte├ž yerle┼čme zaman─▒

TC= CHOLD ┼čarj zaman─▒

TCOFF= S─▒cakl─▒k katsay─▒s─▒

├ľrnek7:

TACQ = TAMP + TC + TCOFF

TACQ = 2 ms + Tc + [(Temp - 25┬░C)(0.05 ms/┬░C)]

TC = -CHOLD (RIC + RSS + RS) ln(1/2047)

-120 pF (1 kW + 7 kW + 10 kW) ln(0.0004885)

-120 pF (18 kW) ln(0.0004885)

-2.16 ms (-7.6241)

16.47 ms

TACQ = 2 ms + 16.47 ms + [(50┬░C - 25┬░C)(0.05 ms/┬░C)]

18.447 ms + 1.25 ms

19.72 ms

2.2.14.2 A/D D├ľN├ť┼×├ťM├ťN├ťN SAAT SE├ç─░M─░

TAD bit ba┼č─▒na A/D d├Ân├╝┼č├╝m zaman─▒ olarak tan─▒mlan─▒r. 10 bit d├Ân├╝┼č├╝m├╝ i├žin maksimum 12 TAD gerekir. TAD se├žimi i├žin m├╝mk├╝n olan 4 se├ženek vard─▒r.

2TOSC

8TOSC

32TOSC

Dahili RC Osilat├Âr├╝

A/D D├Ân├╝┼č├╝m├╝n do─čru olarak yap─▒lmas─▒ i├žin , TAD minimum 1,6 mS se├žilmi┼č olmal─▒d─▒r.

ANALOG PORT P─░NLER─░N─░ YAPILANDIRMA

ADCON1 ve TRIS kaydedicileri kontrol ve i┼čletim port pinleridir. Analog giri┼člerin TRU bitlerinin kar┼č─▒l─▒kl─▒ olarak ayarlanmas─▒ gerekir. TRIS biti temizlenmi┼č ise dijital ├ž─▒k─▒┼č seviyesine ( VOH veya VOL ) d├Ân├╝┼čt├╝rme yap─▒lm─▒┼č demektir.

A/D D├ľN├ť┼×├ťM├ť

├ľrnek 8┬ĺde bir A/D d├Ân├╝┼č├╝m├╝n├╝n nas─▒l yap─▒ld─▒─č─▒ g├Âsterilmektedir. Analog pinler, analog girdiler olarak yap─▒land─▒r─▒l─▒r. Analog referans gerilimleri VDD ve VSS dir. A/D kesmesi se├žildi ve A/D d├Ân├╝┼č├╝m saat frekans─▒ (FRS) ile sola yana┼č─▒k olarak sonu├žland─▒r─▒ld─▒. D├Ân├╝┼čt├╝rme RA/0/AN0 pinleri ile ger├žekle┼čti.(6)

├ľrnek 8: A/D D├Ân├╝┼č├╝m├╝

BSF STATUS, RP0 ; Bank 1

BCF STATUS, RP1 ;

CLRF ADCON1 ; A/D giri┼čleri kuruldu

BSF PIE1, ADIE ; A/D komutlar─▒ etkin

BCF STATUS, RP0 ; Bank 0

MOVLW 11000001 ; RC saat, A/D a├ž─▒k, kanal 0 se├žildi.

MOVWF ADCON0 ;

BCF PIR1, ADIF ; A/D komut bayrak bitleri temizlendi

BSF INTCON, PEIE ; ├ževresel komutlar etkin

BSF INTCON, GIE ; t├╝m komutlar etkin

BSF ADCON0, GO ; A/D d├Ân├╝┼č├╝m├╝ ba┼čla

2.2.14.5 A/D D├ľN├ť┼×├ťM├ť SIRASINDA UYUMA

A/D Mod├╝l i┼čletim s─▒ras─▒nda uyuma modunda olacakt─▒r. Bunun i├žin A/D saat kayna─č─▒ ayarlanmal─▒d─▒r. (ADCS1:ADCS0=11). RC saat kayna─č─▒ se├žildi─či zaman d├Ân├╝┼čt├╝rme ba┼člamadan ├Ânce A/D mod├╝l bir saat ├ževrimi s├╝resi kadar bekler. Bu uyku talimat─▒na izin verir. D├Ân├╝┼č├╝mdeki t├╝m say─▒sal anahtarlama g├╝r├╝lt├╝s├╝ elemine edilmi┼č olur. D├Ân├╝┼čt├╝rme i┼člemi bitti─či zaman GO/DONE biti temizlenir ve sonu├ž adres kaydedicisi i├žine y├╝klenir. A/D kesmesi etkinle┼čtirilirse ayg─▒t uykudan uyan─▒r. A/D kesmesi pasifle┼čtirilirse A/D mod├╝l├╝ kapal─▒ duruma d├Ânse de bir s├╝re a├ž─▒k kalacakt─▒r.(6)

2.2.14.6 A/D DO─×RULUK/HATA

Ayg─▒t frekans─▒ RC saatin al├žak kullan─▒m─▒ oldu─ču sistemlerde tercih edilir.

Y├╝ksek frekans azalt─▒l─▒rken, TAD ayg─▒t osilat├Âr├╝ t├╝retilmelidir. A/D D├Ân├╝┼čt├╝r├╝c├╝ i├žin belirtilen salt do─čruluk, miktar ├Âl├žme hatas─▒, integral hata, t├╝revsel hata, tam skala hata, sapma hatalar─▒n─▒n katk─▒lar─▒ toplam─▒n─▒ i├žerir. Herhangi bir kod i├žin ideal ge├ži┼če kar┼č─▒, g├╝ncel ge├ži┼čten maksimum sapma olarak tan─▒mlan─▒r. Verilen bir analog giri┼č aral─▒─č─▒ i├žin say─▒sal ├ž─▒k─▒┼č kodu ayn─▒ olur. Bu say─▒sal kod analog giri┼čten ├Âl├ž├╝len miktar kadard─▒r. Analogtan dijitale ├Âl├žme i┼čleminde hata tipik olarak ┬Ż LSB kadard─▒r.

2.2.14.7 TRANSFER FONKS─░YONU

A/D D├Ân├╝┼čt├╝r├╝c├╝n├╝n transfer fonksiyonu a┼ča─č─▒da g├Âsterildi─či gibidir. Analog giri┼č voltaj─▒/1024 ile bulunur.(6)

┼×ekil 2.2.23: A/D Transfer Fonksiyonu

2.2.15 G├ť├ç SARF─░YAT B─░LG─░LER─░

Not: EADRR <7:6> biti temizlenmelidir. Bu bitlerden herhangi birisi kuruldu─čunda micronun maximum IDD si her iki bitin de temizlenmi┼č olmas─▒ halindekinden daha y├╝ksektir. Spesifikasyon 400mA┬ĺ dir. Silinen EADRR<7:6> ile maximum 150mA civar─▒ndad─▒r. ─░┼čaretler: x =bilinmeyen, u = de─či┼čmeyen, —– = ┬Ĺ0┬ĺ olarak

tamamlanmam─▒┼č okuma Q = ┼×artlara ba─č─▒ml─▒ de─čer. B├Âlgelendirilen h├╝creler EEPROM

taraf─▒ndan kullan─▒lmamaktad─▒r.

Tablo 2: EEPROM verisi ile uyumla┼čt─▒r─▒lan Kay─▒tlar/Bitler

2.2.16 CPU┬ĺ NUN SPES─░F─░K ├ľZELL─░KLER─░

Mikrokontrol├Âr┬ĺ ├╝ di─čer i┼člemcilerden ay─▒ran ┼čey , ger├žek zaman uygulamalar─▒n─▒n gereksinmeleri ile ilgili ├Âzel devrelerdir. PIC16F87X┬ĺ te sistem g├╝venli─čini maximize eden, d─▒┼č elemanlar─▒ ay─▒rarak maliyeti minimize eden , g├╝├ž tasarrufu, ├žal─▒┼čma modu ve kod koruma gibi ├Âzellikleri ta┼č─▒maktad─▒r. Bu ├Âzellikler;

OSC se├žimi

Reset

G├╝├ž kayna─č─▒ reseti (POR)

Y├╝ksek g├╝├ž timer─▒ (PWRT)

Osilat├Âr ba┼člang─▒├ž Timer ─▒ (OST)

Kesmeler

Watchdog Timer

Sleep

Kod koruma

ID yerle┼čimleri

Devre i├ži seri programlama

PIC16F87X┬ĺ te yaln─▒zca konfigrasyon bitleri taraf─▒ndan kapat─▒labilen Watchdog Timer mevcuttur. G├╝venli─či artt─▒rmak i├žin bu kendi RC osilat├Âr├╝n├╝ de ├žal─▒┼čt─▒rmaktad─▒r. Y├╝ksek g├╝├žte gereken esas gecikmeleri sa─člayan 2 Timer mevcuttur. Bunlardan birisi Osilat├Âr Ba┼člang─▒├ž Timer ┬Ĺ─▒d─▒r. Bu timer , kristal osilat├Âr durgunla┼č─▒ncaya kadar ├žipi resette tutar. Di─čer timer ise yaln─▒zca nominal y├╝ksek g├╝├žte 72 ms sabit gecikme ├╝reten Y├╝ksek G├╝├ž Timer┬ĺ ─▒d─▒r. Bu g├╝├ž kayna─č─▒ stabilize olurken ayg─▒t─▒ resette tutar. Bu iki ├žip ├╝zeri Timer ile , uygulamalar─▒n ├žo─ču hi├žbir reset devrelerini gerektirmemektedir. SLEEP modu ├žok d├╝┼č├╝k enerjili al├žak g├╝├ž modunu sunmaktad─▒r. Kullan─▒c─▒ SLEEP ten ├ž─▒kmak i├žin d─▒┼č reset, Watchdog Timer zaman aral─▒─č─▒ veya kesmeleri kullanabilir. Baz─▒ osilat├Âr se├ženekleri, k─▒s─▒mlar─▒ uygulamaya yerle┼čtirmek i├žin elde edilmektedir. RC osilat├Âr se├žene─či sistem maliyetini, LP kristal se├žene─či ise g├╝├ž sarfiyat─▒n─▒ d├╝┼č├╝rmektedir. ├çe┼čitli se├ženekleri se├žmek i├žin konfig├╝rasyon bitler seti kullan─▒lmaktad─▒r. (1)

2.3 PIC M─░KROKONTROL├ľRLER─░N PROGRAMLANMASI

ESC

Escape

FS

File Seperat├Âr

GS

Group Seperat├Âr

RS

Recoud Seperat├Âr

US

Unit Seperat├Âr

DEL

Delete

SP

Space

FF

From Feed

CR

Carriage Return

SO

Shift Out

SI

Shift In

KAYNAK KOD YAZIMI

Program yazarken, 4 temel kural izlemeniz ├Ânemlidir:

Yaz─▒l─▒m─▒n─▒z hakk─▒nda daima a├ž─▒klamalar yap─▒n. Yoksa daha sonraki a┼čamalarda ka├ž─▒n─▒lmaz olarak geri d├Ând├╝─č├╝n├╝zde , neyi neden yapt─▒─č─▒n─▒z─▒ anlayabilmek i├žin epey ter d├Âkmeniz gerekecektir.

Programlar─▒n─▒z i├žin evrensel bir header-ba┼čl─▒k kullan─▒n. Bu i┼č y├╝k├╝n├╝ hafifletir, tutarl─▒ bir format yarat─▒r ve hat─▒rlaman─▒z gereken de─či┼čken say─▒s─▒n─▒ azalt─▒r. Daha ileriki bir b├Âl├╝mde evrensel bir ba┼čl─▒k ├Ârne─či bulabilirsiniz.

T├╝m alt rutinleri tek b├Âlgede toplay─▒n. PIC ┬ĺle ├žal─▒┼č─▒rken bu b├Âlge her bellek sayfas─▒n─▒n ├╝st├╝nde ( 00-FFh) olmal─▒d─▒r. Bunun nedeni daha sonra a├ž─▒klanacakt─▒r.

Yaz─▒l─▒m─▒n ne yapmas─▒n─▒ istedi─činizi hat─▒rlamak i├žin bir i┼č ak─▒┼č diyagram─▒ veya ba┼čka bir ├žizimden yararlan─▒n ve ger├žek d├╝nyayla nerede arabirim yap─▒land─▒raca─č─▒n─▒z─▒ g├Âsterin ( I/O).

Alt rutinlerin, s─▒├žramalar─▒n ve dallanmalar─▒n nerede bulundu─čunu g├Âstermek i├žin etiketler kullan─▒n. Bu bir s─▒├žraman─▒n konumunun onalt─▒l─▒k de─čerini hat─▒rlamaktan daha kolay olacakt─▒r. Etiketler ayr─▒ca program─▒n ba┼č─▒nda baz─▒ ad ve de─čerlerin tan─▒mlanmas─▒nda kullan─▒l─▒r. Bu etiketlere denklik (equate) ad─▒ verilir. ├ľrne─čin ;

PORTB EQU 6

PORTB ┬ĺnin program─▒n herhengi bir yerinde kullan─▒lmas─▒n─▒ sa─člar ; 6 de─čeriyle belirtilece─čini g├Âsterir.

MOVWF PORTB

├ľrne─čin PORTB ┬ĺ yi s─▒k├ža kulland─▒─č─▒n─▒z─▒ d├╝┼č├╝n├╝rsek, say─▒sal bir de─čeri hat─▒rlatmaktansa bu de─čeri PORTB ┬ĺ ye ba┼čtan verip onu bu etiketle kullanmak size daha fazla kolayl─▒k sa─člayacakt─▒r.

Programda ├žift denklik ve etiketlerin bulunmamas─▒na dikkat edin. Assembler bunlar─▒ ay─▒klayamaz ve bug ┬ĺdan ar─▒nd─▒rma gerekecek ┼čekilde tahribata yol a├žar.

1.

TEMP

EQU 5

TEMP de─čerini 5 yapar

2.Do─čru komut

ADDLW

TEMP

TEMP de─čeri W yazmac─▒ndaki de─čere eklenir.

3.Yanl─▒┼č komut

GOTO

TEMP

TEMP etiketinin bulundu─ču adrese gitmek istemenize ra─čmen program─▒n ├Ârne─čin 4511 adresinde bulunabilecek bir TEMP etiketi yerine 5H adresine s─▒├žramas─▒na neden olur.

Alt rutinler, makrolar ve kod y─▒─č─▒nlar─▒ i├žin bir k├╝t├╝phane kurun. ├ľrne─čin LED.TXT ┬ĺden 20 sat─▒r ve SWITCH.TXT ┬ĺden 5 sat─▒r al─▒n.

NOT: Yazd─▒─č─▒n─▒z kodun bir ba┼člang─▒c─▒ ve bir sonu olmal─▒d─▒r. PIC ┬ĺin her reset durumunda ba┼člang─▒├ž daima tan─▒ml─▒d─▒r. Son sizin ise taraf─▒n─▒zdan tan─▒mlanmal─▒d─▒r. Bu program─▒n sonsuz kere d├Ânemeyece─či anlam─▒na gelmez.

Sondan yoksun program d├Âng├╝ye devam edecektir ve bu durumda birinin hata aramak i├žin u─čra┼čmas─▒ ├žo─čunlukla sonu├ž vermeyecektir.

Programlar─▒n─▒z i├žin evrensel bir ba┼čl─▒k ├Ârne─či :

; YAZAN

; TAR─░H

REV─░ZYON

; DOSYA ADI

; PIC 16F87X i├žin

18/28/40 BACAKLI AYGITLAR

; REZONAT├ľR

4 MHz

; KOMUT SAAT HIZI

1.00Mhz T = 1Us

; WATCHDOG

DEVREDE / DEVRE DI┼×I

; KOD KORUMA

AÇIK / KAPALI

; YAZILIM FONKS─░YONU

(Kodun ne i├žin yaz─▒ld─▒─č─▒n─▒ ve ne yapt─▒─č─▒n─▒ tan─▒mlay─▒n)

; L─░STE

Buraya assembler direktifleri listesini koyun

; genel denklikler

RTCC

EQU

SAYAÇ (COUNTER)

PCL

EQU

PROGRAM SAYACI (PROGRAM COUNTER)

STATUS

EQU

STAT├ť YAZMACI ( STATUS REG─░STER)

CARRY

EQU

TA┼×IMA B─░TT─░ ( CARRY BIT)

DCARRY

EQU

RAKAM TA┼×IMA B─░TT─░ (DIGIT CARRY BIT)

PDOWN

EQU

G├ť├ç KES─░LME (POWER DOWN BIT)

WATDOG

EQU

WATCHDOG S├ťRE A┼×IMI (WATCHDOG TIME OUT BIT

EQU

SONUÇ W YAZMACINA

EQU

SONUÇ F YAZMACINA

EQU

SIFIR B─░TT─░

; Gerekli oldu─čunda ba┼čka yazma├žlar ve bit ┬ĺler i├žin denklikler ekleyin.

; I / O denklikleri

PORTA

EQU

Yaln─▒zca 4 bit

PA0

EQU

Her birinin ne oldu─čunu belirle

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Sonraki ├ľnceki



Destekliyoruz arkada■ - arkadas - partner - partner - arkada■ - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy