‘┼%..’ Arama Sonu├žlar─▒

Bilim Ve Bilimsel Y├Ântem

B─░L─░M VE B─░L─░MSEL Y├ľNTEM

Bilim: Tarafs─▒z g├Âzlem ve deneyler sonucu elde edilen d├╝zenli bilgiler toplulu─čudur.

Bilimsel Problemin ├ž├Âz├╝m├╝ s─▒ras─▒nda a┼ča─č─▒da verilen ├žal─▒┼čmalar yap─▒l─▒r.

1-)Problem tespit edilir.Sonra a├ž─▒k ve anla┼č─▒l─▒r ┼čekilde ifade edilir.

2-)G├Âzlemler yap─▒l─▒r.

Nitel G├Âzlem: Duyu organlar─▒yla yap─▒lan g├Âzlemdir.

├Âr: Hava ├žok s─▒cak , sert tahta vb.

Nicel G├Âzlem: ├ľl├ž├╝ aleti kullanarak yap─▒lan g├Âzlemlerdir.Mutlaka bir de─čer ve bir birimle ifade edilir.

├Âr: Havan─▒n s─▒cakl─▒─č─▒ 30 C┬ĺdir. Ali┬ĺnin boyu 1.80 cm gibi.

3-)Veriler toplan─▒r.

Veri: O probleme ait bilinen ger├žeklerdir.

4-)Hipotez kurulur.

Hipotez: O probleme ait ge├žici olarak ├Ânerilmi┼č ├ž├Âz├╝md├╝r. Hipotezlerin bilimsel ge├žerlili─či yoktur. ─░leride ├ž├╝r├╝t├╝lebilir.

─░yi bir hipotezin ├Âzellikleri :

Probleme ├ž├Âz├╝m ├Ânerilmelidir.

Verilerin tamam─▒n─▒ kapsamal─▒

Verilere ters d├╝┼čmemeli

Veriler aras─▒nda ba─člant─▒ kurulmal─▒

Deney ve g├Âzlemlere a├ž─▒k olmal─▒

Denenebilir , de─či┼čebilir olmal─▒

Gerekli durumlarda otoriteyi reddedebilmeli

5-)Tahminler yap─▒l─▒r.

Tahmin: Hipoteze dayal─▒ ileri s├╝r├╝len fikirlerdir. Bir c├╝mlede ┬ôE─čer┬ů..┬ö ┬ôise┬ů┬ů.┬ö ┬ôdir┬ö kelimeleri varsa o tahmin c├╝mlesidir.

6-)Kontroll├╝ deneyler yap─▒l─▒r.

Kontroll├╝ deney: Her defas─▒nda bir fakt├Âr├╝ de─či┼čtirip di─čer fakt├Ârlerin sabit tutulmas─▒yla yap─▒lan deneylerdir.

Yap─▒lan deneyler hipotezi do─črulamazsa hipotez reddedilir.

Yap─▒lan deneyler hipotezi do─črularsa hipotez ge├žerlilik kazan─▒r.

7-)Teori kurulur.

Teori : Uzun zaman i├žinde yeni ger├žeklerle desteklenip , k├Âkle┼čmi┼č olan hipoteze denir. Teorilerin de tam bir ge├žerlili─či yoktur.

8-)Kanun

Kanun: Teori evrensel bir ger├žek haline d├Ân├╝┼č├╝rse kanun haline d├Ân├╝┼č├╝r.

BESLENME ve YA┼×AM ┼×EK─░LLER─░

OTOTROF BESLENME: 1)Fotoototrof Beslenme

2)Kemoototrof Beslenme

B-HETEROTROF BESLENME : 1)Holozoik Beslenme:

a) Ot├žul Beslenme b) Et├žil Beslenme c)Hem et├žil Hem ot├žul Beslenme

2)Safrofit Beslenme

3)Birlikte Ya┼čam (Simbiyoz)

a)Yararl─▒ Birliktelik: -Kommensalizm ┬ľMutualizm ┬ľProtokooperasyon

b)Zararl─▒ Birliktelik

C-HEM OTOTROF HEM HETEROTROF BESLENME

Beslenme: Canl─▒lar─▒n yap─▒lar─▒n olu┼čturma ve enerji elde etmek i├žin organik besin ├╝retmelerine veya d─▒┼čar─▒dan haz─▒r olarak almalar─▒na denir.

A-Ototrof Beslenen Canl─▒lar (├ťreticiler)

─░norganik molek├╝llerden organik molek├╝l sentezleyebilen canl─▒lard─▒r.

Fotoototrof Canl─▒lar (Fotosentetikler): ─░norganik maddeleri ─▒┼č─▒k enerjisi sayesinde organik maddelere d├Ân├╝┼čt├╝r├╝rler.

6CO2 + 6H2O C6H12O6 + 6O2

Ye┼čil bitkilerin t├╝m├╝, kam├ž─▒l─▒ hayvan (├Âglena) ,baz─▒ bakteriler ve mavi-ye┼čil algler.

Bu canl─▒lar mutlaka klorofil bulundururlar.

Kemoototrof Canl─▒lar (Kemosentetikler): Klorofilleri yoktur.Besinlerini ├╝retmek i├žin gerekli olan enerjiyi inorganik maddelerin oksidasyonuyla sa─člarlar.

├ľr: Nitrit ,Nitrat ,Demir ve K├╝k├╝rt bakterileri.

B-Heterotrof Beslenen Canl─▒lar (T├╝keticiler)

Kendi besinini kendisi ├╝retemeyip d─▒┼č ortamdan haz─▒r olarak alan canl─▒lar.

Holozoik Canl─▒lar: Besinlerini b├╝y├╝k ve kat─▒ par├žalar halinde al─▒rlar. Sindirim sistemleri geli┼čmi┼čtir.B├╝t├╝n omurgal─▒lar.

1-)Karnivorlar (Et├žiller) ———- Aslan , kartal , k├Âpekbal─▒─č─▒ , ├ž─▒yan

2-)Herbivorlar (ot├žullar) ———- ─░nek , Geyik , fil , t─▒rt─▒l

3-)Omnivorlar (Hem et├žil, hem ot├žullar) ———- ─░nsan , fare , ay─▒ ,maymun

Simbiyoz (ortak ya┼čam) : Farkl─▒ t├╝r canl─▒lar─▒n birlikte ya┼čamas─▒d─▒r.

Mutualizm (++) : Her iki taraf─▒nda kar┼č─▒l─▒kl─▒ fayda sa─člamas─▒d─▒r.Ayr─▒ld─▒klar─▒ zaman ya┼čamlar─▒n─▒ s├╝rd├╝remezler.

Protokooperasyon (zorunlu olmayan mutualizm) : Beraber ya┼čad─▒klar─▒nda kar┼č─▒l─▒kl─▒ yarar sa─člayan ve ayr─▒ld─▒klar─▒nda da ya┼čamlar─▒n─▒ s├╝rd├╝rebilen canl─▒lard─▒r.

Kommensalizm (+, 0) : Taraflardan biri yarar g├Âr├╝rken di─čeri ne yarar ne zarar g├Âr├╝r.

Parazitlik (Asalakl─▒k) (+,-) : Parazit olan canl─▒ yarar g├Âr├╝rken konak canl─▒ zarar g├Âr├╝r.

Saprofitlik (├ç├╝r├╝k├ž├╝l Ya┼čam) : Organik molek├╝lleri inorganik molek├╝llere par├žalarlar. Do─čadaki t├╝m madde d├Âng├╝lerinde g├Ârev al─▒rlar. Topra─č─▒n zenginle┼čmesini sa─člarlar.

C-Hem Ototrof Hem Heterotrof Beslenen Canl─▒lar

B├Âcekcil bitkiler ve ├Âglena gibi canl─▒lar─▒ ├Ârnek g├Âsterebiliriz.

EKOLOJ─░ VE POPULASYONLAR

Ekoloji

Canl─▒lar─▒n birbiriyle ve ├ževreleriyle olan ili┼čkileri inceleyen bilim dal─▒d─▒r.

Populasyon

Belirli bir b├Âlgede ya┼čayan ayn─▒ t├╝re ait bireylerin olu┼čturdu─ču topluluktur.

Komm├╝nite

Belirli bir b├Âlgede ya┼čayan ├že┼čitli populasyonlar─▒n olu┼čturdu─ču topluluktur.

Ekosistem

Belirli bir b├Âlgede ya┼čayan canl─▒lar ve cans─▒z ├ževredir.Komm├╝nite + Cans─▒z ├çevre

Biyosfer

Canl─▒ varl─▒klar─▒n ya┼čamlar─▒n─▒ s├╝rd├╝rebilmeleri i├žin gerekli ko┼čullar─▒n bulundu─ču ortamlar─▒n tamam─▒na denir.

Habitat

T├╝r├╝n ya┼čam─▒n─▒ s├╝rd├╝rd├╝─č├╝ b├Âlgeye (adresine) denir.

Ekolojik Ni┼č

T├╝rlerin ger├žekle┼čtirmi┼č olduklar─▒ faaliyetlerine (mesle─čine , i┼čine ) denir.

Bask─▒n T├╝r

Ekosistemde say─▒ ve faaliyet bak─▒m─▒ndan fazla olan t├╝re denir.

S├╝ksesyon

Bir ekosistemde bask─▒n t├╝r├╝n yerini ba┼čka bir t├╝r├╝n almas─▒na denir.

Ekoton

Farkl─▒ ekosistemlerin kesi┼čim b├Âlgesidir. T├╝r ├že┼čitlili─či bak─▒m─▒ndan zengindir.

POPULASYONLAR

Populasyonu olu┼čturan bireylerde ;

- Kromozom say─▒s─▒ - D─▒┼č g├Âr├╝n├╝┼čleri

- ├ťreme ┼čekli - V├╝cut b├╝y├╝kl├╝kleri

- Sistemlerin yap─▒s─▒ - Protein yap─▒lar─▒

- Beslenme ┼čekilleri - Gen yap─▒lar─▒ , benzerlik

- Azotlu bo┼čalt─▒m ├╝r├╝nleri, ayn─▒d─▒r. farkl─▒k g├Âsterir.

Populasyonda bulunan birey say─▒s─▒na g├Âre populasyonun b├╝y├╝kl├╝─č├╝ de─či┼čir.

= +

A B

A=B ———Sabit Populasyon

A B ——– Artan Populasyon

A B ——– Azalan Populasyon

Populasyondaki De─či┼čmeyi Etkileyen Di─čer Fakt├Ârler :

Besin Miktar─▒

Ya┼čama alan─▒

─░klim ┼čartlar─▒

Avc─▒ hayvan say─▒s─▒

Yang─▒n,Deprem,Sel gibi do─čal felaketler

Hastal─▒klar

Populasyonun Ta┼č─▒ma Kapasitesi: Bir populasyonda bulunabilecek en fazla birey say─▒s─▒na denir.

Populasyonun Yo─čunlu─ču: Belirli bir zamanda populasyonda bulunan birey say─▒s─▒ veya birim alana d├╝┼čen birey miktar─▒d─▒r.

Populasyondaki Ya┼č Da─č─▒l─▒m─▒

Populasyonun b├╝y├╝mesinde ├╝reme d├Ânemindeki bireyler etkilidir.

Artan Populasyon Sabit Populasyon Azalan Populasyon

Besin Zinciri ve Besin Piramidi

Besin Zinciri: Canl─▒lar aras─▒ndaki beslenme ili┼čkileri tek y├Ânl├╝ g├Âsteren grafiktir.

Besin zincirinde ilk ├╝retici canl─▒lar g├Âsterilir.Okun y├Ân├╝ avc─▒y─▒ g├Âsterir.Basamak say─▒s─▒ artt─▒k├ža kaybolan enerji miktar─▒ artar.

Bu─čday ├çekirge Fare Y─▒lan Leylek Timsah

Besin Piramidi

Besin Piramidinde a┼ča─č─▒dan yukar─▒ya do─čru gidildik├že;

Birey say─▒s─▒ azal─▒r.

V├╝cut b├╝y├╝kl├╝─č├╝ artar.

Enerji kayb─▒ artar.

Zehirli maddelerden etkilenme oran─▒ artar.

├ťreme kapasitesi azal─▒r.

MADDE D├ľNG├ťLER─░

Karbon Devri

Azot Devri

Nitrifikasyon : Toprakta bulunan azotun (amonya─č─▒n) bakteriler yard─▒m─▒yla yine azotlu bir bile┼čik olan nitrata d├Ân├╝┼čmesidir.

Denitrifikasyon: Toprakta bulunan azotun denitrifikasyon bakterileri yard─▒m─▒ ile atmosferdeki serbest azot gaz─▒na d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lmesidir.

H├ťCRE ZARINDA MADDE ALI┼×VER─░┼×─░

A.PAS─░F TA┼×IMA

1.Dif├╝zyon: ├çok yo─čun ortamdan az yo─čun ortama madde de ge├ži┼čidir. ─░ki ortam aras─▒nda denge sa─član─▒ncaya kadar devam eder. Bu olay h├╝cre zar─▒ndan ge├žebilecek maddeler i├žin ge├žerlidir.

Enerji harcanmaz.

Dif├╝zyon H─▒z─▒na Etki Eden Fakt├Ârler;

S─▒cakl─▒k artt─▒k├ža dif├╝zyon h─▒z─▒ artar.

Molek├╝ller ne kadar k├╝├ž├╝kse dif├╝zyon h─▒z─▒ o kadar fazla olur.

Ortamlar─▒n yo─čunluk fark─▒ ne kadar fazla ise dif├╝zyon h─▒z─▒ o kadar fazla olur.

Dif├╝zyon y├╝zeyinin geni┼č olmas─▒ dif├╝zyon h─▒z─▒n─▒ artt─▒r─▒r.

Bas─▒n├ž artt─▒k├ža dif├╝zyon h─▒z─▒ artar.

┼×ekerin suda ├ž├Âz├╝nerek yay─▒lmas─▒ , odam─▒z─▒n bir k├Â┼česine kolanya damlatmak.

2.Osmoz

Suyun h├╝cre zar─▒ndan dif├╝zyona osmoz ad─▒ verilir.Su molek├╝lleri suyun ├žok oldu─ču b├Âlgeden, suyun az oldu─ču b├Âlgeye ge├žer.

─░zotonik ├ç├Âzelti (Ortam): H├╝cre ile ayn─▒ yo─čunlukta madde i├žeren ├ž├Âzelti veya ortama denir.

Hipotonik ├ç├Âzelti (Ortam): H├╝creye g├Âre madde yo─čunlu─ču az olan ├ž├Âzelti veya ortama denir.

Hipertonik ├ç├Âzelti (Ortam): H├╝creye g├Âre madde yo─čunlu─ču fazla olan ├ž├Âzelti veya ortama denir.

H├╝cre kendisinden farkl─▒ yo─čunlukta su i├žeren ortamlara konuldu─ču zaman ┼ču durumlar g├Âzlenir;

Plazmoliz: Bir h├╝cre hipertonik bir ortama b─▒rak─▒ld─▒─č─▒nda h├╝cre su kaybeder ve b├╝z├╝l├╝r. Bu olaya Plazmoliz denir.

Bir h├╝cre uzun s├╝re susuz kald─▒─č─▒ zaman canl─▒l─▒k faaliyeti sona erer.

├ľrn: Balda ve re├želde bakteri ya┼čayamaz ├ž├╝nk├╝ ortam yo─čundur su kaybeder ve ├Âl├╝r.

Deplazmoliz: Plazmolize u─čram─▒┼č bir h├╝cre hipotonik bir ortama b─▒rak─▒ld─▒─č─▒nda su alarak eski haline d├Ânmesi olay─▒na denir.

Hemoliz: H├╝crenin fazla miktarda su almas─▒ soncu patlamas─▒na denir.

Bitki h├╝crelerinde ger├žekle┼čmez.

Turgor Bas─▒nc─▒: Bitki h├╝cresinde su miktar─▒ artt─▒─č─▒ zaman bir i├ž bas─▒n├ž olu┼čturur.Bunun soncu h├╝cre zar─▒ ├žepere h├╝cre ├žeperide zara bas─▒n┼č yapar. Bu olaya Turgor Bas─▒nc─▒ denir.

Turgor Bas─▒nc─▒n─▒n bitkiye sa─člad─▒─č─▒ yararlar;

H├╝creye bir ┼čekil sa─člar.

Bitkiye dayan─▒kl─▒l─▒k sa─člar.

Otsu bitkilerin dik durmas─▒n─▒ sa─člar.

Stomalar─▒n a├ž─▒l─▒p , kapanmas─▒n─▒ sa─člar.

H├╝crenin b├╝y├╝mesinin sa─člar.

Osmotik Bas─▒n├ž

H├╝crede sitoplazma ya da kofullarda bulunan ├ž├Âz├╝nm├╝┼č haldeki organik madde ve inorganik maddelerin , su tutma kapasitesi , su alma iste─čidir.

Osmotik bas─▒n├ž hangi ortamda fazla ise su molek├╝lleri o b├Âlgeye ge├žer.

Emme bas─▒nc─▒ , osmotik de─čerin olu┼čturdu─ču bir kuvvettir.

Emme bas─▒nc─▒ = Osmotik bas─▒n├ž ┬ľ Turgor bas─▒nc─▒

(Turgor bas─▒nc─▒ ise osmotik bas─▒n├ž ters orant─▒l─▒d─▒r.)

su miktar─▒

Osmotik Bas─▒n├ž

Turgor Bas─▒nc─▒

Zaman

Kolayla┼čt─▒r─▒lm─▒┼č Dif├╝zyon: Bu tip dif├╝zyonda zarda ├Âzel bir protein vard─▒r. Bu proteine maddeler ba─članarak h├╝cre i├žine al─▒n─▒r veya h├╝cre d─▒┼č─▒na verilir.

Aminoasit ve monosakkaritlerin zardan ge├ži┼či bu ┼čekildedir.

H├╝creler aras─▒ bo┼čluk H├╝cre zar─▒ Sitoplazma

G=Ta┼č─▒nan Madde

GS S=Ta┼č─▒y─▒c─▒ Protein

G GS GS G

B.AKT─░F TA┼×IMA

Az yo─čun ortamdan ├žok yo─čun ortama madde ge├ži┼čidir. Bu s─▒rada enerji harcan─▒r ve bu enerji ATP┬ĺden sa─član─▒r.

├ľrn: NA+ ve K+ iyonlar─▒n─▒n h├╝cre i├žine ve d─▒┼č─▒na ta┼č─▒nmas─▒ bu yollad─▒r.

H├╝creler aras─▒ bo┼čluk H├╝cre zar─▒ Sitoplazma

GS GS G

G A B ATP

S S ADP + P

G = Ta┼č─▒nan madde

S= Ta┼č─▒y─▒c─▒

A ve B = Enzim

BES─░NLER

(─░norganik ve Organik maddeler , Enzim ve ATP)

─░NORGAN─░K MOLEK├ťLLER

Canl─▒lar ihtiyac─▒ olan inorganik maddeleri d─▒┼čar─▒dan haz─▒r olarak al─▒rlar. Yani canl─▒lar inorganik molek├╝lleri sentezleyemezler.

─░norganik maddeler enerji verici de─čildirlerdir.

Yap─▒ya kat─▒lma ve d├╝zenleyici g├Ârevleri vard─▒r.

Su, Mineraller ve Tuz inorganik maddelerdir.

ORGAN─░K MOLEK├ťLLER

Organik molek├╝llerin hepsinin yap─▒s─▒nda C,H,O bulunur.

Organik molek├╝ller genellikle canl─▒lar taraf─▒ndan sentezlenebilir.

Enerji verici , yap─▒c─▒ onar─▒c─▒ ve d├╝zenleyici olarak g├Ârev yaparlar.

Enerji verici besinler : Karbonhidratlar , Ya─č , Protein

Yap─▒c─▒-Onar─▒c─▒ besinler : Protein , Karbonhidrat , Ya─člar

D├╝zenleyici besinler : Vitamin , Protein , Ya─člar

T├╝ketim s─▒ras─▒: Karbonhidrat Ya─č Protein

Enerji Potansiyeli : Ya─č Protein Karbonhidrat

Sindirim Kolayl─▒─č─▒: Karbonhidrat Protein Ya─č

A.KARBONH─░DRATLAR

1.MONOSAKKAR─░TLER (Tek ┼×ekerler)

Tek ┼čekerlidir.Sindirilemezler.H├╝cre zar─▒ndan ge├žebilir.

3 C┬ĺlu monosakkaritler = Trioz

5 C┬ĺlu monosakkaritler = Pentoz (Deoksiriboz ve Riboz)

6 C┬ĺlu monosakkaritler = Glikoz , Fruktoz , Galaktoz

Glikoz (C6H12O6): ├ťz├╝m ┼čekeri olarak adland─▒r─▒l─▒r. T├╝m canl─▒ h├╝crelerde bulunur ve enerji ├╝retiminde kullan─▒l─▒r.

Beyin h├╝creleri enerji ihtiyac─▒n─▒ sadece glikozdan kar┼č─▒larlar.

Galaktoz = S├╝t ┼čekeri

Fruktoz = Meyve ┼×ekeri

2.D─░SAKKAR─░TLER (├çift ┼×ekerler)

─░ki monosakkaritin aralar─▒nda Glikozit Ba─č─▒ kurularak birle┼čmeleri sonucu meydana gelirler.

Not: K├╝├ž├╝k molek├╝llerin ararlar─▒nda b─ča yap─▒p su a├ž─▒─ča ├ž─▒kararak b├╝y├╝k molek├╝ olu┼čturmalar─▒na Dehidrasyon denir.

B├╝y├╝k molek├╝llerin su ile par├žalanmalar─▒ olay─▒na Hidroliz denir.

Dehidrasyonda enzimler g├Ârev al─▒r ve enerji harcan─▒r. Hidrolizde enzimler g├Ârev al─▒r , enerji harcanmaz.

Glikoz + Glikoz ——————– Maltoz (Bitkiseldir) +H2O (Malt┼čekeri)

Glikoz + Galaktoz —————– Laktoz (Hayvansald─▒r) + H2O (S├╝t ┼čekeri)

Glikoz + Fruktoz —————— S├╝kroz (Bitkiseldir) + H2O (├çay ┼čekeri)

3.POL─░SAKKAR─░TLER (├çok ┼×ekerler)

- ├çok say─▒da glikozun birle┼čmesiyle olu┼čurlar.

n . Glikoz Polisakkarit + ( n ┬ľ 1 ) H2O

Ni┼časta , Glikojen , Sel├╝loz , Kitin.

B.L─░P─░TLER (YA─×LAR)

H├╝cre zar─▒ ve hormonlar─▒n yap─▒s─▒na kat─▒l─▒rlar.

─░htiya├ž fazlas─▒ protein , karbonhidrat ve ya─člar ya─č ┼čeklinde depo edilir.

Yap─▒ ta┼člar─▒ ya─č asidi ve gliserold├╝r.

Emilimi lenf yoluyla olur.

Sindirimi ince ba─č─▒rsakta ba┼člar ve orada tamamlan─▒r.

Enerji amac─▒yla kullan─▒l─▒r.

Basit (N├Âtral) Ya─člar :

3 Ya─č Asidi + Gliserol Ya─č + 3 H2O

Ya─č asidi ile gliserol aras─▒nda Ester Ba─č─▒ kurulur.

Ya─člar─▒n ├že┼čitli olmalar─▒n─▒ ya─č asitleri sa─člar.

Ya─č asitlerinde bulunan 2┬ĺ C aras─▒nda ├žift ba─č varsa bu ya─člara Doymam─▒┼č Ya─č denir.

Ya─č asitlerindeki 2C aras─▒nda tek ba─č varsa Doymu┼č ya─č denir.

Bile┼čik Ya─člar: Glikolipit , Lipoprotein , Fosfolipit ┬ů┬ů┬ů..

Steroidler ,hormanlar─▒n yap─▒s─▒na kat─▒l─▒r.

Kolesterol , damarlar─▒n yap─▒s─▒na dayan─▒kl─▒l─▒k kazand─▒r─▒r.

C.PROTE─░NLER

Yap─▒lar─▒nda C, H, O ve N bulunur

Yap─▒ta┼člar─▒ aminoasittlerdir.

Aminoasitin yap─▒s─▒:

R R:De─či┼čken Grup

NH2: Aminoasit grubu

NH2 C COOH COOH: Karboksil grubu

Aminoasitlerin ├že┼čitli olmas─▒n─▒ de─či┼čken grup sa─člar.

Canl─▒larda 20 ├že┼čit aminoasit bulunur.

Aminoasitler birbirlerine Peptit Ba─č─▒ ile ba─član─▒r.

Bitkiler ihtiyac─▒ olan aminoasitlerin tamam─▒n─▒ ├╝retebilir.

Hayvanlar aminoasitlerin 12 tanesini kendisi sentezleyebilir.

18 tanesini d─▒┼čar─▒dan al─▒rlar.D─▒┼čar─▒dan al─▒nana bu aminoasitlere Temel aminoasit (esansiyel aminoasit) ┬Ĺler denir.

n . Aminoasit Protein + (n-1) H20

Proteinlerin ├že┼čitli─činde ; aminoasit s─▒ras─▒ , aminoasit say─▒s─▒ , aminoasit ├že┼čidi etkilidir.

Denaturasyon: Y├╝ksek s─▒cakl─▒k , radyasyon ,asit ve baz gibi etkenlerin proteinlerin do─čal yap─▒lar─▒n─▒ bozmas─▒d─▒r.

D.V─░TAM─░NLER

Enerji vermezler.

Sindirilmeden do─črudan kana ge├žer.

Hayvansal organizmalar taraf─▒ndan ├╝retilemezler.

D├╝zenleyicidir.

Enzimlerin yap─▒s─▒na kat─▒l─▒rlar.

Hastal─▒klara kar┼č─▒ diren├ž sa─člarlar.

Suda Eriyenler: B vitaminleri ve C vitamini suda ├ž├Âz├╝n├╝r. V├╝cutta kalma s├╝releri 24 saattir. Bu vitaminler depolanmazlar.─░htiya├ž fazlas─▒ idrar ile d─▒┼čar─▒ at─▒l─▒r.

Ya─čda Eriyenler: A,D,E,K vitaminleri ya─čda ├ž├Âz├╝n├╝r. Karaci─čer ve v├╝cut ya─člar─▒nda bu vitaminler depolan─▒r. ─░htiya├ž halinde kullan─▒l─▒r.

Vitaminin Ad─▒

Bulundu─ču Besinler

Eksikli─činde ortaya ├ž─▒kan anormallikler

A Vitamini

Bal─▒kya─č─▒,yumurta,s├╝t,peynir,

Karaci─čer,ye┼čil sebzeler

Gece k├Ârl├╝─č├╝ ve g├Âzde iltihaplanmalar

D Vitamini

Derideki ├Ânc├╝ maddeler ultra viole ─▒┼č─▒nlar─▒n etkisiyle D

Vitaminine d├Ân├╝┼č├╝r.

Kemiklerde ve di┼člerde

Yumu┼čama g├Âr├╝l├╝r. Ra┼čitizm hastal─▒─č─▒

E Vitamini

Ye┼čil Sebze,karaci─čer,et ve

Bitkisel ya─člarda bulunur.

Yavru d├╝┼č├╝rme ve k─▒s─▒rl─▒k

K Vitamini

Ye┼čil sebzeler,karaci─čer ve

Kal─▒nba─č─▒rsaktaki bakteriler

Taraf─▒ndan sentezlenir.

Kan─▒n p─▒ht─▒la┼čmas─▒ gecikir.Hemolifi hastal─▒─č─▒na neden olur.

B Vitamini

B1B2 B6 B12

Tah─▒llar─▒n kabuklar─▒nda et ,

S├╝t , karaci─čer ve ye┼čil sebzelerde bulunur.

Pellegra ve beriberi hastal─▒─č─▒ .Kans─▒zl─▒k g├Âr├╝l├╝r.

C Vitamini

Ye┼čil sebze ve meyvelerde bulunur.(Turun├žgiller)

Di┼č etlerinde kanama skorbit hastal─▒─č─▒.

E. ENZ─░MLER

Canl─▒ h├╝creler taraf─▒ndan sentezlenen biyokimyasal reaksiyonlar─▒ katalize eden protein bile┼čimindeki organik maddelere Enzim denir.

Substrat: Enzimlerin etki etti─či maddelere denir.

Aktivasyon Enerjisi: Bir kimyasal reaksiyonun ba┼člayabilmesi i├žin gerekli olan min. Enerji miktar─▒d─▒r.

= Holoenzim

Apoenzim ————————–

Kofakt├Âr (Metaliyonlar─▒)

Koenzim

— NAD —-FAD —- Vitaminler

Enzimlerin ├ľzellikleri:

Aktivasyon enerjisini d├╝┼č├╝r├╝rler ve reaksiyonun h─▒z─▒n─▒ artt─▒r─▒r.

Enzimler tekrar tekrar kullan─▒l─▒r.

Reaksiyona girdikleri gibi ├ž─▒karlar.

Reaksiyona girdikleri gibi ├ž─▒karlar.

Sposifiktirler.Bir enzim sadece bir maddeye etki eder.

Genellikle iki y├Ânl├╝ reaksiyonlar─▒ y├╝r├╝t├╝rler.

Canl─▒ ve Cans─▒z ortamda etkindirler.

H├╝cre i├žinde de d─▒┼č─▒nda da etkili olurlar.

Y├ľNET─░C─░ MOLEK├ťLLER (N├ťKLE─░K AS─░TLER)

H├╝crede hayvansal olaylar─▒ kontrol ettikleri i├žin n├╝kleik asitlere y├Ânetici molek├╝ller denir.

Yap─▒lar─▒nda C, H , O , N , ve P elementleri bulunur.

Canl─▒lar─▒n hepsinde bulunurlar.

Canl─▒lar─▒n hepsinde bulunmalar─▒na ra─čmen ta┼č─▒d─▒klar─▒ bilgiler her t├╝rde farkl─▒l─▒k g├Âsterir.

N├╝kleik asitlerin yap─▒ birimleri n├╝kleotidlerdir. ├çok say─▒da n├╝kleotid bir araya gelerek n├╝kleik asitleri olu┼čtururlar.

Bir n├╝kleotid 3 b├Âl├╝mden olu┼čur.

Azotlu Organik baz

5 C┬ĺlu ┼×eker (Pentoz)

Fosforikasit

1.Azotlu Organik Baz: P├╝rin ve Pirimidin olmak ├╝zere 2 grup azotlu organik baz bulunur.

P├╝rinler ├žift halkal─▒ olup Adenin ve Guanin bu gruptand─▒r.

Pirimidinler ise tek halkal─▒d─▒r.Sitozin , timin ve urasil pirimidin bazlar─▒d─▒r.

2.5┬ĺlu ┼×eker (Pentoz) : Riboz ve Deoksiriboz olmak ├╝zere 2 ├že┼čittir.

Riboz , RNA┬ĺn─▒n yap─▒s─▒na kat─▒lacak n├╝kleotidlerde , Deoksiribaz da DNA┬ĺn─▒n yap─▒s─▒na kat─▒lacak n├╝kleotidlerde bulunur.

3.Fosforikasit: Her n├╝kleotidin yap─▒s─▒nda bulunan fosforik asit ayn─▒d─▒r.(H3PO4)

Genel bir n├╝kleotid ┼čekli ┼č├Âyledir.

N├╝kleotid

─░ki ├že┼čit n├╝kleik asit bulunur.

A.Deosiribon├╝kleik asit (DNA)

Prokaryot canl─▒lar─▒n sitoplazmas─▒nda bulunur.

├ľkaryot canl─▒lar─▒n ├žekirdek , mitokondri , kloroplast ve sentrozomlar─▒nda bulunur.

Yap─▒s─▒na kat─▒lan n├╝kleotidlerde deoksiriboz ┼čekeri bulunur.

Yap─▒s─▒nda A,G,S ve T olmak ├╝zere 4 ├že┼čit n├╝kleotid bulunur.

├çift sarmaldir. (2 iplikten olu┼čur)

─░ki iplik birbirine zay─▒f H ba─člar─▒ ile ba─član─▒rlar.

DNA sarmal─▒nda Adenin kar┼č─▒s─▒nda T, G┬ĺnin kar┼č─▒s─▒nda ise S bulunur.

Bu nedenle;

A say─▒s─▒ = T say─▒s─▒ A/T = 1

G say─▒s─▒ = S say─▒s─▒ G/S =1

A+G/S+T =1 A+G=S+T

A ile T aras─▒nda 2 H ba─č─▒ , Guanin ile S aras─▒nda 3 H ba─č─▒ bulunur.

DNA kendini e┼čleyebilir.

DNA┬ĺn─▒n G├Ârevleri:

Kal─▒tsal bilgileri ta┼č─▒r.

H├╝cre b├Âl├╝nmesini kontrol eder.

Protein , enzim ve RNA sentezini kontrol eder.

B.Ribon├╝kleik Asit (RNA)

Prokaryot canl─▒lar─▒n sitoplazmas─▒nda ve ribozomlar─▒nda bulunur.

├ľkaryot canl─▒lar─▒n , sitoplazma, ├žekirdek , mitokondri , kloroplast ve ribozomlar─▒nda bulunur.

Yap─▒s─▒na kat─▒lan n├╝kleotidlerde riboz ┼čekeri bulunur.

Yap─▒s─▒nda A,G,S ve U n├╝kleotidleri bulunur.

Tek sarmall─▒d─▒r. (Bir iplikten olu┼čur.)

Kendini e┼čleyemez .Bu nedenle DNA┬ĺn─▒n kontrol├╝nde sentezlenir.

RNA┬ĺlar protein sentezinde g├Ârev al─▒rlar.

H├╝crelerde 3 ├že┼čit RNA bulunur.

M_RNA

T_RNA

R_RNA

Mesajc─▒ RNA (mRNA)

├ľkaryot canl─▒larda ├žekirdekte , prokaryot canl─▒larda sitoplazmada DNA┬ĺn─▒n kontrol├╝nde sentezlenir.

DNA┬ĺdan ┼čifreleri alarak protein sentezine kal─▒pl─▒k yapar.

M.RNA ┬Ĺdaki her 3 n├╝kleotidlik gruba kodon denir.

Her kodon ribozama bir aminoasit ┬Ĺin gelmesine sebep olur.

Protein yap─▒s─▒na kat─▒lacak olan aminoasit say─▒s─▒ , s─▒ras─▒ ve ├že┼čidini belirler.

Ta┼č─▒y─▒c─▒ RNA (tRNA)

DNA┬ĺn─▒n kontrol├╝nde sentezlenir.

Uygun aminoasitleri ba─člayarak ribozoma getirirler.

tRNA┬ĺn─▒n ta┼č─▒d─▒─č─▒ ├╝├ž n├╝kleotidlik gruba antikodon denir.

3.Ribozomal RNA (rRNA)

- DNA┬ĺn─▒n kontrol├╝nde sentezlenir.

- Ribozom organelinin yap─▒s─▒na kat─▒l─▒r.

- Proteinlerle beraber ribozomu olu┼čtururlar.

- Yap─▒sal RNA olarak g├Ârev al─▒rlar.

PROTE─░N SENTEZ─░

H├╝crelerde Protein sentezi DNA┬ĺn─▒n kontrol├╝nde ger├žekle┼čir.Sentezlenecek olan proteinin yap─▒s─▒ndaki aminoasit say─▒s─▒n─▒ , s─▒ras─▒n─▒ ve ├že┼čidini h├╝crelerdeki DNA belirler.Her t├╝rde genetik yap─▒ farkl─▒ oldu─ču i├žin protein yap─▒lar─▒da farkl─▒ olur.

Protein sentezi s─▒ras─▒nda DNA┬ĺdaki bilgiler m_RNA ya aktar─▒l─▒r.m_RNA, DNA ad─▒na protein sentezini y├╝r├╝t├╝r.

Protein sentezi santral do─čma ad─▒ verilen olaya g├Âre ger├žekle┼čir.

SANTRAL DO─×MA

H├╝crede DNA kendini e┼čler ve h├╝credeki miktar─▒n─▒ 2 kat─▒na ├ž─▒kar─▒r.(Replilasyon)

DNA┬ĺdaki bilgiler mRNA ┬Ĺya aktar─▒l─▒r.Yani DNA ┬Ĺdan mRNA sentezi olur. Buna Transkripsiyon (Yaz─▒lma) denir.

mRNA┬ĺdaki ┼čifrelere uygun aminoasitler ribozoma gelir ve protein sentezlenir.Buna Translasyon (okunma) denir.

├ľkaryot canl─▒larda Replikasyon ve Transkripsiyon ├žekirdek, Translasyon ise sitoplazmada ger├žekle┼čir.

Replikasyon s─▒ras─▒nda bir mutasyon olursa kal─▒tsal olur. Transkripsiyon ve Translasyon s─▒ras─▒nda bir mutasyon olursa kal─▒tsal olmaz. O anda sentezlenen protein hatal─▒ olur.

Protein sentezi s─▒ras─▒nda DNA, ipliklerinden biri kal─▒p olarak g├Ârev al─▒r. Bu ipli─če anlaml─▒ iplik denir.Anlaml─▒ iplikten ┼čifre verilirken 3 n├╝kleotid bir araya gelerek bir ┼čifreyi (kodu) olu┼čturur.

mRNA ┬Ĺda 3 n├╝kleotid bir kodonu olu┼čturur. tRNA┬ĺda 3 n├╝kleotid bir antikodonu olu┼čturur. Her aminoasit ise 3 n├╝kleotid taraf─▒ndan ┼čifrelenir.

Protein sentezi s─▒ras─▒nda ger├žekle┼čen olaylar─▒ ┼č├Âyle ├Âzetleyebiliriz.

DNA kendini e┼čler. (Rep)

DNA┬ĺdaki bilgiler mRNA ┬Ĺya aktar─▒l─▒r.Yani mRNA sentezlenir.

mRNA ├žekirdekten ayr─▒larak sitoplazmaya ge├žer.

Sitoplazmada ge├žen mRNA ribozomun k├╝├ž├╝k alt birimine tutunur.

Sitoplazmada bulunan uygun aminoasit┬ĺler tRNA┬ĺlara ba─član─▒r.

tRNA┬ĺlar sayesinde ba─članan aminoasitler ribozama getirilir.

Ribozomun b├╝y├╝k alt biriminde tRNA ┬Ĺlar─▒n ba─članaca─č─▒ b├Âlgelere ba─član─▒rlar.

Ribozoma ba─članan tRNA┬ĺlar─▒n antikodonlar─▒ ile mRNA┬ĺn─▒n kodonlar─▒ndaki baz ├žifleri ge├žici olarak birle┼čirler.

Aminoasitler aras─▒nda peptid ba─člar─▒ kurulur.Her ba─č kurulmas─▒ s─▒ras─▒nda ise bir molek├╝l su a├ž─▒─ča ├ž─▒kar.

Ribozom ├╝zerinde mRNA┬ĺn─▒n kaymas─▒yla yeni kodonlarla antikodonlar kar┼č─▒l─▒kl─▒ gelirler.B├Âylece protein sentezi devam eder.

Amino asitler aras─▒nda peptid ba─člar─▒ kurulunca tRNA┬ĺlar─▒n g├Ârevi biter ve ribozomdan ayr─▒larak sitoplazmaya ge├žerler.

mRNA ┬Ĺda durdurma kodonlar─▒ndan herhangi biri (UAA,UAG),UGA) gelince protein sentezi tamamlan─▒r.

Sentezlenen protein ribozomdan ayr─▒l─▒r.

mRNA serbest kalarak sitoplazmaya ge├žer ve hidroliz olur.

Ribozomun k├╝├ž├╝k ve b├╝y├╝k alt birimleri birbirinden ayr─▒l─▒r.

DNA ┬ĹNIN E┼×LENMES─░ (REPL─░KASYON)

Gerekli olan n├╝kleotidler ( A,G,S,T) sentezlenir.

DNA zincirleri aras─▒nda bulunan zay─▒f H ba─člar─▒ koparak 2 zincir fermuar gibi a├ž─▒l─▒r.

A├ž─▒kta bulunan n├╝kleotidlerin kar┼č─▒s─▒na yeni n├╝kleotidler gelerek yeni zincirler olu┼čur.

Olu┼čan yeni zincirler di─čer zincirlerin tamamlay─▒c─▒s─▒d─▒r.

B├Âylelikle 2 DNA olu┼čur.

H├ťCRE

Canl─▒lar─▒n en k├╝├ž├╝k yap─▒ birimine H├╝cre denir. ├ľkaryot h├╝ce 3 k─▒s─▒mdan incelenir.

H├╝cre zar─▒

Sitoplazma

Çekirdek

1.H├ťCRE ZARI : H├╝crenin etraf─▒n─▒ ├ževreleyen esnek , se├žici ge├žirgen ├Âzellikteki canl─▒ yap─▒d─▒r.

Yap─▒s─▒nda protein , ya─č ve karbonhidrat bulunur.

Ak─▒c─▒ mozaik zar modeli

Bu maddelere g├Âre h├╝cre zar─▒ , iki s─▒ra lipit (ya─č) molek├╝l├╝ ve ya─člar─▒n aras─▒na serpi┼čtirilmi┼č proteinlerden olu┼čur.

Glikoprotein : H├╝crelerin birbirini tan─▒mas─▒n─▒ sa─člarlar. H├╝cre i├žine al─▒nacak maddelerin se├žilmesini ve baz─▒ hormonlara yan─▒t verilmesini sa─člarlar.

├Âzellikleri :

Se├žici ge├žirgendir ve esnektir.

Girintili ├ž─▒k─▒nt─▒l─▒d─▒r , genellikle d├╝z de─čildir.

Y─▒rt─▒l─▒rsa kendini yenileyebilir.

H├╝cre zarlar─▒ birbirine yap─▒┼č─▒k de─čildir.

G├Ârevleri :

H├╝creyi bir arada tutar.

Madde al─▒┼č veri┼čini d├╝zenler.

H├╝crelere mekanik g├╝├ž sa─člar.

H├╝crelerin birbirini tan─▒mas─▒n─▒ sa─člar.

Osmotik dengeyi sa─člar.

Uyart─▒ iletimini sa─člar.

H├╝cre ├çeperi : Bitkilerde , alglerde , mantarlarda bulunur.Sel├╝lozdan olu┼čmu┼č bir yap─▒d─▒r.

H├╝creye desteklik sa─člar.

H├╝creye ┼čekil verir.

Cans─▒zd─▒r.

H├╝cre zar─▒na g├Âre daha ge├žirgendir.

Gen├ž h├╝crelerde ince , ya┼čl─▒ h├╝crelerde kal─▒nd─▒r.

2.S─░TOPLAZMA

1.Ribozom

Vir├╝sler hari├ž t├╝m canl─▒ h├╝crelerde bulunur.

Zarla ├ževrili de─čildir.

B├╝y├╝k ve k├╝├ž├╝k alt birimlerden olu┼čmu┼čtur.

Yap─▒s─▒nda %40 protein ve %60 oran─▒nda RNA bulunur.

Protein sentezi burada ger├žekle┼čir.

Robozomun faaliyetleri art─▒nca , h├╝cre ;ATP ve aminoasit miktar─▒ azal─▒r. Protein miktar─▒ ve su miktar─▒ artar.

2.Endoplazmik Retikulum (ER)

H├╝cre i├žinde bulunan kanalc─▒k ve borucuklard─▒r.

Madde iletimini ve depolanmas─▒n─▒ sa─člarlar.

Lizozom , golgi , koful , ├žekirdek zar─▒ , h├╝cre zar─▒ gibi yap─▒lar─▒n olu┼čumunda g├Ârev al─▒r.

─░ki ├že┼čittir.

Gran├╝ll├╝ ER : ├ťzerinde ribozom bulunur. Protein depolama ve iletme g├Ârevi yapar.

Gran├╝ls├╝z ER : ├ťzerinde ribozom bulundurmaz. Ya─č depolama ve iletme g├Ârevi yapar.

3.Golgi Ayg─▒t─▒

1. ER┬ĺden olu┼čmu┼č ├╝st ├╝ste gelmi┼č keseceikler sistemidir.

2. Salg─▒ yapan h├╝crelerde daha fazlad─▒r.

3. Madde , salg─▒lama ,paketleme ve depolama g├Ârevi yapar.

4. Bitkilerde sel├╝loz sentezler.

4.Lizozom

1. Golgi ayg─▒t─▒ taraf─▒ndan ├╝retilen kesecikler halindeki organellerdir.

2. ─░├žinde sindirim enzimleri bulunur. H├╝cre i├ži sindirimde g├Ârev al─▒r.

3. Lizozom organeli par├žalan─▒rsa h├╝cre kendi kendini sindirir.Bu olaya Otoliz ad─▒verilir.

4. Bitkilerde Lizozom yoktur.

5.Sentrozom

1. H├╝cre b├Âl├╝nmesi s─▒ras─▒nda i─č ipliklerinin olu┼čumunu sa─člar.

2. Her h├╝crede 1 tane bulunur.

3. Sadece hayvansal h├╝crelerde ve baz─▒ ilkel bitkilerde bulunur.

4. Yap─▒s─▒nda protein ve DNA oldu─ču varsay─▒l─▒r.

5. Birbirine dik iki t├╝pten olu┼čur. Her birine Sentr├Âl denir.

6.Koful

1. H├╝cre zar─▒ndan , ├žekirdek zar─▒ndan , golgi organelinden veya ER┬ĺdan olu┼čabilir.

2. Hayvan h├╝crelerinde k├╝├ž├╝k ve ├žok say─▒da , bitki h├╝crelerinde b├╝y├╝k ve az say─▒da bulunur.

3. ─░├žinde koful ├Âz suyu bulunur.

4. Osmotik Bas─▒nc─▒n ayarlanmas─▒nda g├Ârev al─▒r.

5. Bitkilerde stomalar─▒n a├ž─▒l─▒p kapanmas─▒nda g├Ârev al─▒rlar.

6. Besinlerin depolanmas─▒nda ve sindirilmesinde g├Ârev al─▒rlar.

7. Bo┼čalt─▒m ├╝r├╝nlerinin depolanmas─▒nda ve at─▒lmas─▒nda g├Ârev al─▒r.

7.Mitokondri

Enerji ihtiyac─▒ fazla olan ├žizgili kas , karaci─čer , b├Âbrek h├╝crelerinde fazlad─▒r.

├çift kat zarla ├ževrilidir. D─▒┼č zar d├╝zg├╝n i├ž zar girintili ve ├ž─▒k─▒nt─▒l─▒d─▒r. ─░├ž zardaki katlanmalara krista denir.

─░├ž zar─▒n i├žini dolduran b├Âlgede (matriks) DNA, RNA ve ribozom bulunur.

Protein sentezi yapabilir.

B├Âl├╝n├╝p ├žo─čalabilirler.

Oksijenli solunum olay─▒ burada ger├žekle┼čir.

C6H1206 + 02 Enzim CO2 + H2O + ATP

Mitokondride ├╝retilen ATP her t├╝rl├╝ hayatsal olayda kullan─▒l─▒r.

Mitokondri faaliyetlerinde artma oldu─čunda h├╝crede glikoz ve O2 miktar─▒ azal─▒r.

8.Plastidler

Sadece bitki h├╝crelerinde bulunur. 3 grup alt─▒nda toplan─▒r.

a.Kromoplast : Bitkiye ye┼čil d─▒┼č─▒nda renkleri verir.L├Âkoplastlar─▒n farkl─▒la┼čmas─▒yla olu┼čur.

b.L├Âkoplast

1. Renksizdirler.

2. Ni┼časta , protein ve yap depo ederler.

3. I┼č─▒kl─▒ ortamda kloroplasta d├Ân├╝┼č├╝rler.

4. K├Âk ve g├Âvde bol miktarda bulunurlar.

5. Di─čer plastidlerin k├Âkenidir.

c.Kloroplast

Bitkilerde ve ├Âglena da bulunur.

Granumlarda klorofil ve ETS enzimleri bulunur.

Protein sentezi yapabilir.

B├Âl├╝n├╝p ├žo─čalabilir.

Fotosentez burada ger├žekle┼čir.

CO2 + H2O I┼č─▒k C6H12O6 + O2

enzim klorofil

Kloroplast faaliyetlerinde artma oldu─ču zaman h├╝crede CO2 ve H2O azal─▒r , glikoz ve O2 artar.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

7.2 Kullan─▒lan Malzeme: Elektrikli Ayd─▒nlatma Lambalar─▒

7.2 Kullan─▒lan Malzeme: Elektrikli Ayd─▒nlatma Lambalar─▒

Okul d├╝zeyi: 11. s─▒n─▒flar

─░lgili B├Âl├╝m: I┼č─▒k (B├Âl├╝m 1)

I┼č─▒k Teorileri (B├Âl├╝m 3)

Konu: -I┼č─▒k nedir, nas─▒l yay─▒l─▒r,

-I┼č─▒─č─▒n dalga modeli,

-I┼č─▒─č─▒n tanecik modeli.

S├╝re: 2 saat.

Hedef: Odalar─▒n ayd─▒nlat─▒lmas─▒nda ka├ž wattl─▒k lambalar kullan─▒lmal─▒, Ayd─▒n-lanmalar─▒n ba─čl─▒ oldu─ču fakt├Ârleri tan─▒mlamak. Ayd─▒nlanma ┼čiddetini hesaplama. Ayd─▒nlanma ┼čiddetini ├Âl├žme, ─▒┼č─▒klarla ilgili problemleri ├ž├Âzme. Seri ve paralel ba─čl─▒ devrelerde potansiyel ve ak─▒m b├Âl├╝nmesi olaylar─▒n─▒ kavramak.

Ara├ž-Gere├ž: Lambalar, g├╝├ž kayna─č─▒, kapal─▒ ortamlar, ba─člant─▒ kablolar─▒, voltmetre ve ampermetre.

Uygulama: Laboratuar ┼čartlar─▒nda basit elektrik devreleri kurulabilir. Paralel ve seri ba─čl─▒ devrelerin ak─▒m, potansiyel ve diren├žlerin hesab─▒n─▒ yaparak bunlar aras─▒ndaki ili┼čki i┼členebilir. Odalar─▒n ayd─▒nlat─▒lmas─▒nda, ka├žar watt┬ĺl─▒k lambalar kullan─▒laca─č─▒n─▒ ├Â─črenebiliriz.

Tan─▒mlar:

Ayn─▒ i┼čaretli elektrik y├╝kleri hareket etti─či zaman bir ak─▒m─▒n varl─▒─č─▒ndan s├Âz edilir. Bir elektrik y├╝k├╝ yani bir elektron durmakta ise etraf─▒nda sadece elektrik alan─▒ olu┼čturur. Bu y├╝k hareket halinde ise hem elektrik hem de manyetik alan─▒ olu┼čturur. Bu ise hareket halindeki bir y├╝k├╝n, etraf─▒nda elektromanyetik bir dalga olu┼čturaca─č─▒ anlam─▒ndad─▒r.

7.2.1 Ak─▒m nas─▒l olu┼čur: Bir telden birim zamanda ge├žen y├╝k miktar─▒na ak─▒m denir, i ile simgelenir, boyutu Amper┬ĺdir. Elektrik y├╝klerinin bir iletkenden ge├ži┼či elektrik ak─▒m─▒n─▒ do─čurur. Bir bataryan─▒n kutuplar─▒ aras─▒na ba─članan bir iletkenin iki ucu aras─▒nda bir potansiyel fark─▒ meydana gelir. Bu potansiyel fark─▒, iletken i├žinde bir elektrik alan─▒ ( E ) olu┼čturur. Bu alan i├žindeki serbest y├╝kleri, elektrik kuvveti

= q. ……………………………………………………………………………………………. 6.7

etkisi ile hareket ederek elektrik ak─▒m─▒n─▒ olu┼čturur. (KAYA, A. ve ├çAKIR, H., 1996)

Olu┼čan ak─▒m ise a┼ča─č─▒da verilen bir b├╝y├╝kl├╝─če sahiptir.

i = q / t

q: Y├╝k (coulomb)

t: S├╝re (saniye)

A B

l: telin boyu

+ V -

┼×ekil 7.5 : AB iletkenin u├žlar─▒na V potansiyeli uygulan─▒r ise iletkende y├Ân├╝

(+)┬ĺdan, (-)┬ĺye do─čru bir elektrik alan─▒ olu┼čur.

7.2.2 Alternatif ak─▒m: Sin├╝s de─či┼čimi g├Âsteren elektro motor kuvvet┬ĺlerine alternatif emk, bu yoldan elde edilen ak─▒mlara da alternatif ak─▒m denir. (├ľZDEM─░R, B., vd., 1993)

Alternatif ak─▒m, e┼čit zaman aral─▒klar─▒nda periyodik olarak de─či┼čen ak─▒md─▒r. Alternatif ak─▒m─▒ ├╝reten jenerat├Ârlere de alternat├Âr denir. Alternat├Ârde kutuplar devaml─▒ de─či┼čir. ├ç├╝nk├╝ alternat├Âr├╝n i├žerisinde bulunan bobin d├Ânme hareketi yaparken, bobin ├╝zerinden ak─▒m alan f─▒r├žalar sabit kalmaktad─▒r. Bobinin her hareketinde, ├╝zerinde bulunan sabit u├žlar, f─▒r├žalara s─▒ras─▒ ile ak─▒m verirler. Bu ise f─▒r├žalar taraf─▒ndan bir (+) y├Ânde bir (-) y├Ânde ak─▒m almas─▒ anlam─▒ndad─▒r. Bu de─či┼čim elektronlar─▒n hareketi a├ž─▒s─▒ndan ivmeli bir harekettir.

Alternatif ak─▒m─▒n ─▒s─▒ ve manyetik etkisi vard─▒r. Alternatif bir potansiyel,

n = Vm sin (w t)

Vm: AC jenerat├Âr├╝n├╝n pik voltaj─▒, voltaj genli─čidir veya etkin de─čeri.

w a├ž─▒sal h─▒z─▒ ise 2pf veya 2p/ T┬ĺdir. f kayna─č─▒n frekans─▒, alternat├Âr i├žerisindeki bobinin bir saniyedeki d├Ânme say─▒s─▒ ve T ise periyodudur, bobinin bir d├Ânme hareketi i├žin ge├žen s├╝redir. Bu potansiyelin bir R direncindeki olu┼čturdu─ču ak─▒m ise

iR = v / R = (Vm / R). sin(wt)

iR = im sin(w t) burada im

im = Vm / R┬ĺ dir. (Komisyon, ├ľzet Konu Anlat─▒ml─▒ Fizik, 1998)

T├╝rkiye┬ĺde ┼čebeke cereyanlar─▒nda frekans─▒ 50Hz olan ak─▒m kullan─▒lmaktad─▒r. ABD┬ĺde ticari elektrik g├╝├ž santralleri ise w=377 rad/s kar┼č─▒l─▒k gelen f=60 Hz frekans─▒ kullan─▒l─▒r. (SERWAY, 1996)

┼×ekil 7.6 Bir direncin i├žerisinden ge├žen ak─▒m, u├žlar─▒ aras─▒ndaki voltaj-

zaman fonksiyonu olarak ├žizimleri. (├ľZDEM─░R, B., vd., Fizik II,

sh.162)

7.2.3 Elektrik ak─▒m─▒n─▒n ─▒s─▒ etkisi: ─░├žerisinden ak─▒m ge├žen tel ─▒s─▒n─▒r. Bu telin direnci R , i├žerisinden ge├žen ak─▒m i ve ak─▒m─▒n etkin oldu─ču s├╝re t ise a├ž─▒─ča ├ž─▒kan enerji,

W = i2 .R .t ………………………………………………………………………………………….. 6.8

W:Enerji (Joule)

i: Ak─▒m (Amper)

R: Diren├ž (Ohm)

t: Zaman (saniye)

i2 .R .t┬ĺye R direncinde ─▒s─▒ya d├Ân├╝┼čen enerji denir.

Elektriksel g├╝├ž: ├ťzerinden alternatif ak─▒m ge├žen R direncinde harcanan g├╝├ž

P = W /t

Denklemde denklem 6.8┬ĺdeki W yerine yaz─▒larak,

P = i2 .R .t /t

P = i2 .R = i.V …………………………………………………………………………………….. 6.9

bulunur. Veya ortalama g├╝├ž,

P = Ve.ie cosj

(Komisyon, ├ľzet Konu Anlat─▒ml─▒ Fizik, 1998)

7.2.4 I┼č─▒k ve ─▒┼č─▒k ak─▒s─▒:

I┼č─▒k: Elektromanyetik bir dalgad─▒r. Do─čru boyunca yay─▒l─▒r, saniyede ald─▒─č─▒ yol 299 792 458 m┬ĺdir. I┼č─▒k hakk─▒nda bir ├žok fikir vard─▒r. Bunlardan baz─▒lar─▒ ┼č├Âyledir.

I┼č─▒─č─▒n tanecik yap─▒s─▒, ilk defa Compton taraf─▒ndan g├Âsterilmi┼čtir. Bir foton ile elektronu ├žarp─▒┼čt─▒rarak sa├ž─▒lmalar─▒n─▒ g├Âzlemi┼čtir. Fotoelektrik olay da ─▒┼č─▒─č─▒ tanecik modelini destekleyen bir deneydir. (KARAKO├ç, Y., 1992) Tanecik Modelinin ─▒┼č─▒k hakk─▒nda bize ┼ču bilgileri vermektedir.

I┼č─▒─č─▒n do─črultu boyunca yay─▒lmas─▒.

I┼č─▒─č─▒n birbiri i├žinden ge├ži┼či.

I┼č─▒nlar─▒n bir y├╝zeyde meydana getirdikleri ayd─▒nlanma.

I┼č─▒─č─▒n bir y├╝zeye ├žarpt─▒─č─▒nda bir bas─▒n├ž uygulamas─▒

I┼č─▒─č─▒n so─čurulmas─▒.

I┼č─▒─č─▒n bir y├╝zeyden yans─▒mas─▒.

I┼č─▒─č─▒n bo┼člukta yay─▒lmas─▒.

Tanecikli yap─▒n─▒n a├ž─▒klayamad─▒─č─▒ hususlar ise.

I┼č─▒─č─▒n k─▒r─▒lmas─▒.

I┼č─▒─č─▒n ayn─▒ anda yans─▒mas─▒ ve k─▒r─▒lmas─▒.

I┼č─▒─č─▒n dar bir yar─▒ktan ge├žerken k─▒r─▒n─▒ma u─čramas─▒.

Giri┼čim olay─▒.

I┼č─▒─č─▒n dalga modeli ise a┼ča─č─▒daki olaylara ├ž├Âz├╝m getirmi┼čtir.

I┼č─▒─č─▒n bir y├╝zeyden yans─▒mas─▒.

I┼č─▒─č─▒n k─▒r─▒lmas─▒.

I┼č─▒─č─▒n ayn─▒ anda yans─▒mas─▒ ve k─▒r─▒lmas─▒.

I┼č─▒─č─▒n giri┼čimi ve k─▒r─▒n─▒m─▒.

I┼č─▒─č─▒n etkilenmeden birbiri i├žinden ge├ži┼či.

Dalga modelinin a├ž─▒klayamad─▒─č─▒ olaylar ise.

Ayr─▒lma olay─▒.

I┼č─▒─č─▒n bo┼člukta yay─▒lmas─▒. (Komisyon, ├ľzet Konu Anlat─▒ml─▒ Fizik, 1998)

Maxwell Elektromanyetik Kuram─▒n─▒ ortaya atarak ├╝├ž├╝nc├╝ bir Teori ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Bu kurama g├Âre ─▒┼č─▒k etrafa tanecikler gibi hareket etmekte ve bu taneciklere bir dalga e┼člik etmektedir. Bu dalgada hem elektrik alan─▒ hem de manyetik alan bulun-maktad─▒r. Modern dalga teorisinde, ─▒┼č─▒k bir par├žac─▒k hareketi ve bu par├žac─▒─ča e┼člik eden bir dalga mevcuttur. Par├žac─▒klar─▒ fotonlar olu┼čtururlar. Asl─▒nda hareket eden her par├žac─▒─ča bir dalga e┼člik eder. Baz─▒ par├žac─▒klar─▒n h─▒zlar─▒ yeterince b├╝y├╝k olmamas─▒, kendilerine e┼člik eden dalgalar─▒n dalga boylar─▒ da ├žok k├╝├ž├╝k oldu─čundan ├Âl├ž├╝lemezler. Maxwell denklemleri modern dalga teorisini ├žok iyi bir ┼čekilde a├ž─▒klam─▒┼čt─▒r.

I┼č─▒k ak─▒s─▒: Bir ─▒┼č─▒k kayna─č─▒n─▒n birim zamanda yay─▒nlad─▒─č─▒ g├Âr├╝n├╝r ─▒┼č─▒k enerjisine ─▒┼č─▒k ak─▒s─▒ denir. ? ile simgelenir, ─▒┼č─▒k ak─▒s─▒ birimi l├╝men┬ĺdir. Bir y├╝zey ayd─▒nlat─▒ld─▒─č─▒nda, y├╝zey ├╝zerine d├╝┼čen g├Âr├╝n├╝r ─▒┼č─▒k enerjisinin bir k─▒sm─▒n─▒ tutup, bir k─▒sm─▒n─▒ yans─▒t─▒r. Y├╝zeyden yans─▒yan g├Âr├╝n├╝r ─▒┼č─▒k miktar─▒na (enerjisine) y├╝zeyin parlakl─▒─č─▒ denir. (AKBAY, A.,N., 1992) I┼č─▒k ┼čiddeti 1 candela olan bir noktasal kaynaktan 1 m uzakl─▒kta, ─▒┼č─▒nlara dik olarak d├╝zenlenmi┼č 1 m2┬ĺ lik y├╝zeye gelen ─▒┼č─▒k ak─▒s─▒ bir (1) l├╝mendir. ( Prof. Dr. EKEM, N., 1997)

7.2.5 Ayd─▒nlanma ┼čiddeti: Birim y├╝zeye d├╝┼čen ─▒┼č─▒k ak─▒s─▒d─▒r. I┼č─▒k ak─▒s─▒ F ile simgelenir birimi l├╝mendir. Ayd─▒nlanma ┼čiddetinin birimi l├╝ks (lx). S y├╝zey b├╝y├╝kl├╝─č├╝ ise ayd─▒nlanma ┼čiddeti,

E = F / S dir. ………………………………………………………………………………….. 6.10

I ┼čiddetindeki bir ─▒┼č─▒k kayna─č─▒ r yar─▒ ├žapl─▒ bir k├╝renin merkezinde ise

? = 4p I …………………………………………………………………………………………… 6.11

ve k├╝re y├╝zeyi S = 4pr2 oldu─čundan k├╝re y├╝zeyindeki ayd─▒nlanma ┼čiddeti, ba─č─▒nt─▒ 6.12┬ĺdeki gibi olur. (├ľZDEM─░R, B., vd., 1993) Ayd─▒nlanma ┼čiddeti kaynaktan uzak-la┼čt─▒k├ža azal─▒r.

7.2.6 Fotoelektrik dedekt├Âr: I┼č─▒k ┼čiddetini ├Âl├žmeye yarayan aletlere denir. I┼č─▒─č─▒n absorba edilmesi absorba eden metal ├╝zerinden elektron kopart─▒l─▒r. Bu elektronlar devreden ak─▒m olana─č─▒ sa─člarlar. Ak─▒m─▒n ┼čiddeti ─▒┼č─▒─č─▒n ┼čiddeti ile do─čru orant─▒l─▒d─▒r.

┼×ekil 7.7┬ĺdeki ─▒┼č─▒k kayna─č─▒ndan l uzakl─▒kta bulunan A noktas─▒na konan bir fotoelektrik dedekt├Âr├╝n ├Âl├žt├╝─č├╝ ─▒┼č─▒k ┼čiddeti I ise, l mesafe uzakl─▒kta bulunan B noktas─▒ndaki ─▒┼č─▒─č─▒n ┼čiddeti I/22 . E─čer detekt├Âr C noktas─▒nda ise ─▒┼č─▒k ┼čiddeti I/32 ┼čeklinde de─či┼čir. ├ľyle ise ─▒┼č─▒k ┼čiddeti uzakl─▒─č─▒n karesi ile ters orant─▒l─▒d─▒r.

I┼č─▒k kayna─č─▒

l l l

A B C

┼×ekil 7.7: I┼č─▒k, kaynaktan uzakla┼čt─▒k├ža (A, B, C noktalar─▒n─▒n) ayd─▒nlanmas─▒

azal─▒r.

E = I / (l 2) ………………………………………………………………………………………….. 6.12

E l├╝ks (lx), l metre (m), I candela (cd)

Oda ortamlar─▒n─▒ daha fazla ayd─▒nlatmak, hem enerjinin israf─▒ hususunda sak─▒ncal─▒, hem de ─▒┼č─▒─č─▒n yo─čunlu─ču sa─čl─▒─č─▒m─▒za zarar verece─činden sak─▒ncal─▒d─▒r. Art─▒k teknoloji sa─čl─▒─č─▒m─▒za zarar vermeyen, enerji sarfiyat─▒n─▒ d├╝┼č├╝ren, g├Âz sa─čl─▒─č─▒m─▒z─▒ koruyan lambalar icat etmi┼čtir.

7.2.7 Lambalar─▒n seri ve paralel ba─članmas─▒.

Seri ba─članma: Lambalar─▒n u├ž uca ba─članmas─▒ ile elde edilen devreye denir. Di─čer bir de─či┼čle, ak─▒m kendisini tek bir koldan tamaml─▒yor ise seri ba─članmad─▒r. Seri ba─članma potansiyel b├Âl├╝nmesine sebep olacakt─▒r. Her devre eleman─▒ ├╝zerinde potansiyel b├Âl├╝nmeye u─črayaca─č─▒ndan, daha d├╝┼č├╝k potansiyel alt─▒nda lambalar yanacakt─▒r. Hem seri ba─članmada diren├žlerin toplam─▒ artaca─č─▒ndan devreden ge├žen toplam ak─▒m da d├╝┼čecektir. (bkz. B├Âl├╝m 2.1)

Paralel ba─članma: Bir devredeki lambalar─▒n bir u├žlar─▒ bir noktada, di─čer u├žlar─▒ ba┼čka bir noktada birle┼čtirilerek kurulmu┼č devrelerdir. Veya ak─▒m kendisini birden fazla kola ay─▒rarak tamaml─▒yorsa paralel ba─čl─▒d─▒r denir. Paralel ba─članmada ak─▒m b├Âl├╝nmesi ger├žekle┼čecektir. Her bir devre eleman─▒ ayn─▒ potansiyelle beslenece─činden, ana koldan daha fazla ak─▒m ge├žmesi m├╝mk├╝n olacakt─▒r. Paralel ba─članmada toplam direncin de─čeri d├╝┼čece─činden devreden ge├žen ak─▒m da b├╝y├╝m├╝┼č olacakt─▒r. (bkz.B├Âl├╝m .2.1)

Ohm Kanunu: Bir devre eleman─▒ ├╝zerindeki potansiyelin, o devreden ge├žen ak─▒ma oran─▒ sabittir, R ile ifade edilir ve o eleman─▒n direnci denir.

R = V / i ……………………………………………………………………………………………. 6.13

Evlerde kullan─▒lan ayd─▒nlatma lambalar─▒: Evlerimizin ayd─▒nlat─▒lmas─▒nda lambalardan faydalan─▒r─▒z. Ampuller veya flouresans lambalar elektrikli ayd─▒nlatma lambalar─▒d─▒r. Ampuller, i├žerisinden ge├žen ak─▒m ┼čiddetinin ─▒s─▒ etkisi, tungustenden ya-p─▒lm─▒┼č fitilin akkor hale gelmesi ile etrafa ─▒┼č─▒k enerjisi yayarlar. Flouresans lambalarda ise uyar─▒lm─▒┼č gaz atomlar─▒n─▒n, temel enerji konumuna ge├žerken ─▒┼č─▒k enerjileri yayarlar. Bu enerjileri odalar─▒n ayd─▒nlat─▒lmas─▒nda kullan─▒r─▒z. Ampul lambalar sarf ettikleri elektrik enerjisi, flouresans lambalardan daha fazlad─▒r. Flouresans lambalar ise s─▒kl─▒kla a├ž─▒l─▒p kapanmas─▒ sak─▒ncal─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu lambalar a├ž─▒p-kapama esnas─▒nda elektrik devresinde fazla ak─▒m ├žekerler. Uzun s├╝re ayd─▒nlat─▒lman─▒n ihtiya├ž duydu─ču odalar─▒n flouresans lambalarla, k─▒sa s├╝reli ve s─▒kl─▒kla kullan─▒lan odalar─▒n ayd─▒nlat─▒lmas─▒ da ampul lambalar ile sa─članmal─▒d─▒r.

├ľrnek 3: P1=60W, P2= 68W ve P3=100 wattl─▒k ├╝├ž lambay─▒ ┼čebeke cereyan─▒na seri ve paralel ayr─▒ ayr─▒ ba─člayal─▒m. Her bir ba─članmada devreden ge├žen ak─▒m─▒ ve her lamba ├╝zerindeki potansiyel farklar─▒n─▒ bulal─▒m.

├ç├Âz├╝m:Paralel ba─čl─▒ devrelerde, potansiyel farklar─▒ e┼čit ve kayna─č─▒n potansiyeli ile ayn─▒d─▒r.

V = V1 = V2 = V3 = 220volt

P = i2 R …………………………………………………………………………………………….. 6.14

P = i.V┬ĺden i = P / V

i1 = 60 /220 = 0,272 A oldu─čundan P = i2 R ba─č─▒nt─▒s─▒ndan R1 = 810 ohm

i2 = 80 /220 = 0,363 A oldu─čundan P = i2 R ba─č─▒nt─▒s─▒ndan R2 = 607 ohm

i3 = 100 /220 = 0,454A oldu─čundan P = i2 R ba─č─▒nt─▒s─▒ndan R3 = 485 ohm

it = 1.079A

Seri ba─članmada, devreden ge├žen ak─▒mlar e┼čit, her bir lamba ├╝zerine d├╝┼čen potansiyeller farkl─▒d─▒r. (HAL─░S, T., 1994) Toplam ak─▒m i├žin,

Rt = 810 + 607 + 485 = 1902 ohm

it = V / Rt┬ĺ den

it = 0,116 A

i1 = i2 = i3 (Seri ba─članmalarda ak─▒mla re┼čit.)

V1 = it.R1 = 0,116.810 = 94 volt

V2 = it.R2 = 0,116.607 = 70 volt

V3 = it.R3 = 0,116.485 = 56 volt

├ľrnek 4: ┼čekil 7.8┬ĺde verilen elektrik devresinde 5 ohm┬ĺluk ├╝├ž diren├ž seri ba─članm─▒┼čt─▒r. Devre 45 voltluk bir potansiyelle beslendi─čine g├Âre devrelerden ge├žen ak─▒mlar─▒ bulal─▒m. Bu arada devrenin t=5 saniye┬ĺde harcad─▒─č─▒ enerjiyi ve devrenin toplam g├╝c├╝n├╝ bulal─▒m

┼×ekil 7. 8: ├ľrnek ( 4 ) i├žin.

Rt = R1 +R2+R3 …………………………………………………………………………… 6.15 Rt = 5 + 5 + 5 = 15 ohm

i = V / Rt

i = 45 / 15 = 3 Amper.

W = i2 .R .t ………………………………………………………………………………………… 6.16

W = 9.15.5 = 675 J

P = i.Vt (Vt, toplam potansiyel)

P = 3.45 =135 watt

├ľrnek 5: 100 watt┬ĺl─▒k d├Ârt lamba paralel ba─člans─▒nlar. Bu devreler ┼čebeke cereyan─▒na ba─čland─▒klar─▒ zaman devreden ge├žen toplam ak─▒m ┼čiddeti de─čeri nedir?

├ç├Âz├╝m: Devre elemanlar─▒ paralel ba─čland─▒klar─▒n ve ┼čebeke cereyan─▒ 220 volt oldu─čundan, paralel ba─članmada her bir lamba ├╝zerine 220 volt d├╝┼čecektir.

P = i.V

100 = i . 220

i = 100 / 220 = 0,45 A

Lambalar─▒n diren├žleri e┼čit oldu─čundan d├Ârt ayr─▒ koldan ayn─▒ ak─▒m ge├žmektedir, (4.0,45 = ) 1,8 amperlik devreden toplam ak─▒m ge├žer.

Al─▒┼čt─▒rmalar:

┼×ebeke cereyan─▒ alternatif ak─▒m olarak nas─▒l ├╝retilmektedir? Alternatif ak─▒m olmas─▒n─▒n faydalar─▒ var m─▒d─▒r? Nelerdir.?

Frekans nedir? Evlerde kullan─▒lan elektri─čin frekans─▒n─▒ nas─▒l anlar─▒z?

Elektrikli bir malzemenin kullan─▒m k─▒lavuzunu veya cihaz ├╝zerindeki bilgileri okudu─čunuz zaman, cihaz hakk─▒nda ne gibi bilgiler elde edebilirsiniz?

├ľzde┼č iki lamba cereyan hatt─▒na (220V) seri ve paralel ba─člans─▒n. Devreden ge├žen ak─▒m nas─▒l de─či┼čir? Lambalardan elde edece─čimiz ─▒┼č─▒k enerjisi nas─▒l de─či┼čir?

10 ohm┬ĺluk diren├ž ile 60 wattl─▒k lambay─▒ 220 V┬ĺluk devreye seri ba─člaya-l─▒m. Bu esnada lamban─▒n harcad─▒─č─▒ enerji ile, diren├ž ├ž─▒kart─▒ld─▒ktan sonraki lamban─▒n harcad─▒─č─▒ enerji oran─▒ nedir?

Evlerimizde, b├╝t├╝n elektrikli malzemeler devre ├╝zerinde birbirlerine paralel ba─član─▒rlar. Ni├žin? Bunun ne gibi faydalar─▒ vard─▒r?

Odalar─▒n ayd─▒nlat─▒lmas─▒nda ka├ž wattl─▒k lambalar kullan─▒lmal─▒d─▒r?

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Hepatit B

Hepatit B

Hepatit B nedir?

Hepatit B , hepatit B vir├╝s├╝n├╝n (HBV) meydana getirdi─či bir enfeksiyon hastal─▒─č─▒d─▒r. D├╝nyada en ├žok g├Âr├╝len enfeksiyon hastal─▒klar─▒ndan biri olan hepatit B, b├╝t├╝n d├╝nyadaki ├Ânde gelen dokuzuncu ├Âl├╝m nedenidir.

Hepatit B, hafif ve belirti vermeyen bir enfeksiyondan, ├žok daha a─č─▒r karaci─čer hastal─▒klar─▒na ve bu arada sirozla primer hepatosell├╝ler karsinomaya (karaci─čer kanserine) kadar de─či┼čebilen ├že┼čitli tablolara neden olabilir. Karaci─čer kanseri, d├╝nya da en yayg─▒n kanserlerden biridir.

─░ltihap : Enfeksiyon etkenlerine veya tahri┼č edici maddelere tepki olarak bir dokuda iltihap h├╝crelerinin ve sitokinlerin toplanmas─▒d─▒r.

Antijen : V├╝cuda giren ve ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sisteminin tan─▒mad─▒─č─▒ her t├╝rl├╝ yabanc─▒ madde.

Antikor : Ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemi taraf─▒ndan yap─▒lan ve yabanc─▒ bir antijene ba─član─▒p onu n├Ât├╝rle┼čme amac─▒ g├╝den bir protein kompleksi.

Ne kadar insanda kronik hepatit B vir├╝s├╝ enfeksiyonu vard─▒r?

En az 350 milyon insan bu hastal─▒─č─▒n kronik ta┼č─▒y─▒c─▒s─▒d─▒r. Co─črafi da─č─▒l─▒m, d├╝nyan─▒n her taraf─▒ndan ├žok de─či┼čik rakamlarla ifade edilmektedir.

D├╝nyada 2 milyardan fazla insan─▒n hepatit B vir├╝s├╝ ile enfekte oldu─ču bilinmektedir, ama bunlar─▒n hepsi kronik ta┼č─▒y─▒c─▒ de─čildir.

Hepatit B’nin co─črafi da─č─▒l─▒m─▒ ├çin, G├╝neydo─ču Asya ve Afrika gibi yerlerde ├žok y├╝ksek; G├╝ney Amerika , Bat─▒ Avrupa ve Avustralya gibi yerlerde d├╝┼č├╝kt├╝r. Avrupa’da her y─▒l 900.000 - 1 milyon insan hepatit B vir├╝s├╝ ile enfekte olmaktad─▒r. ABD’de her y─▒l 140.000-320.000 akut hepatit B enfeksiyonunun ger├žekle┼čti─či hesaplanm─▒┼čt─▒r. Bu enfeksiyonlar─▒n ├žok b├╝y├╝k bir b├Âl├╝m├╝, kronik hastal─▒─ča neden olmadan kendili─činden iyile┼čmektedir.

Asya ve Afrika’daki bir├žok ├╝lkeye ait rakamlar bilinmemektedir ama s├Âz konusu b├Âlgelerdeki kronik ta┼č─▒y─▒c─▒ yayg─▒nl─▒─č─▒n─▒n y├╝ksek olmas─▒, enfeksiyon oran─▒n─▒n da y├╝ksek olmas─▒ gerekti─čini g├Âstermektedir.

Uzun S├╝reli Ta┼č─▒y─▒c─▒ Da─č─▒l─▒m─▒

D├╝nyada 350 milyon uzun s├╝reli ta┼č─▒y─▒c─▒ var.1

%25′i, hepatit B ya da ili┼čkili komplikasyonlar─▒na ba─čl─▒ olarak ├Âlecek.2

Her y─▒l HBV infeksiyonundan 1 milyon dolay─▒nda insan ├Âlmekte.3

HBV, d├╝nyada 9. ├Âl├╝m nedenidir.4

Uzun s├╝reli ta┼č─▒y─▒c─▒lar─▒n %75′i Asya/Pasifik’te ya┼čamaktad─▒r.5

1 WHO 1998; 2 Mast 1993; 3 Lee 1997; 4Boag 1991; 5 Gust 1996

Asya/Pasifik Uzun S├╝reli Ta┼č─▒y─▒c─▒lar

├ťlke Milyon Ki┼či

Çin 120.0

Hindistan 48.0

Endonezya 11.6

Filipinler 7.6

Tayvan 3.0

Kore 2.5

Japonya 1.3

Hong Kong 0.7

Avustralya 0.2

Singapur 0.03

Hepatit B Nas─▒l Bula┼č─▒r?

Hepatit B, de─či┼čik yollardan bula┼čabilir. ─░leri derecede yayg─▒n olan b├Âlgelerdeki bula┼čma en ├žok, anneden ├žocu─ča ve ├žocuktan ├žocu─ča ger├žekle┼čmektedir. Kan ve meni gibi v├╝cut s─▒v─▒lar─▒n─▒n da, vir├╝s├╝ bula┼čt─▒rabildi─či bilinmektedir. (Kan alma veya cinsel yoldan bula┼čma)

Asya Pasifik b├Âlgesinde, hastalar─▒n ├žo─ču vir├╝s├╝ do─čum zaman─▒ ya da do─čum zaman─▒na yak─▒n bir zamanda edinir1 - hepatit B ile infekte olan 10 ki┼čiden 9′u yeti┼čkinli─če ge├žtiklerinde hala hepatit B ile infekte olacaklar.2

D├╝nyan─▒n geri kalan─▒nda, hepatit B vir├╝s├╝n├╝n, cinsel temas ya da kontamine kana maruz kal─▒m yoluyla, adolesan ya da yeti┼čkin d├Ânemde edinilme olas─▒l─▒─č─▒ daha y├╝ksektir.1

1 Margolis et al. 1991; 2 Thomas 1996

Karaci─čerin Biyolojik Fonksiyonlar─▒ Nelerdir?

Karaci─čer ya─člar─▒n ve ya─čda emilen vitaminlerin emilimi; albumin ve p─▒ht─▒la┼čma fakt├Ârleri gibi proteinlerin yap─▒lmas─▒ a├ž─▒s─▒ndan ├Ânemli bir organd─▒r. At─▒k maddelerin detoksifikasyonundan da, yine karaci─čer sorumludur. Karaci─čer barsaklardan emilerek kana kar─▒┼čan besleyici maddelerin; proteinler ve di─čer h├╝cre elemanlar─▒n─▒n sentezinden ├Ânce i┼člem g├Ârd├╝─č├╝ yerdir. Ayr─▒ca karaci─čer daha sonra kullan─▒lmak ├╝zere kan ┼čekeri ve vitamin depolar, v├╝cuttan at─▒lmas─▒ gereken zararl─▒ maddeleri zarars─▒z hale getirir (detoksifikasyon).

Hepatit B Vir├╝s├╝n├╝n Karaci─čerdeki Ak─▒beti Nedir?

Hepatit B vir├╝s├╝, karaci─čer h├╝crelerine ba─član─▒p bunlar─▒ enfekte ettikten sonra, kronik enfeksiyonun geli┼čmesiyle sonu├žlanan, benzersiz bir mekanizma ile ├žo─čal─▒r. Dola┼č─▒ma, b├╝y├╝k miktarda vir├╝s ve vir├╝s proteinleri kar─▒┼č─▒r.

Hepatit B Vir├╝s├╝ Nas─▒l Hastal─▒k Yapar?

Hepatit B vir├╝s├╝ karaci─čer h├╝cresi i├žerisine kendi genetik materyalini yerle┼čtirerek, bu h├╝crelerin rutin ├žo─čalma mekanizmas─▒ ile ├╝remelerini sa─člar. ─░nsan v├╝cut ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemi, vir├╝s├╝n genetik materyalini i├žeren kendi karaci─čer h├╝crelerine sald─▒rmak ├╝zere harekete ge├žer. Yani vir├╝s dolayl─▒ yoldan karaci─čere zarar verir. Ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sisteminin aral─▒ks─▒z sald─▒r─▒lar─▒, karaci─čer h├╝crelerinin hasar g├Ârmesiyle ve ├Âlmesiyle sonu├žlan─▒r.

Hepatit B ‘nin Do─čal Seyri Nas─▒ld─▒r?

Hepatit B enfeksiyonu, ├že┼čitli ┼čekillerde seyredebilir. Akut hepatit, genellikle kendili─činden iyile┼čen, iyi huylu bir enfeksiyondur ama hastalar─▒n bir b├Âl├╝m├╝nde kronik hepatit B y├Ân├╝nde ilerler. Kronik hepatit B, aralar─▒nda siroz, karaci─čer yetmezli─či ve karaci─čer kanserinin de oldu─ču daha ciddi durumlara neden olabilir.

Di─čer Bilgiler

Baz─▒ bireylerde vir├╝s, akut hepatit enfeksiyonu s─▒ras─▒nda tamamen ortadan kaybolabilir.

Kronik enfeksiyonu olan hastalar─▒n %25-40 kadar─▒ sonunda, hepatit B vir├╝s├╝ ile ba─člant─▒l─▒ bir hastal─▒k nedeni ile ├Âlmektedir.

Organ/doku nakledilenler veya HIV (AIDS vir├╝s├╝) ile enfekte bireyler gibi ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sorunlar─▒ olan insanlarda kronik enfeksiyon riski b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de artar.

Karaci─čer kanseri geli┼čen insanlarda bu genellikle, akut enfeksiyondan 30 -50 y─▒l sonra g├Âr├╝l├╝r.

Karaci─čer kanseri vakalar─▒n─▒n %75-90′─▒, kronik hepatit B sonucudur.

Bir enfeksiyon hastal─▒─č─▒ olan hepatit B, d├╝nyadaki ├Âl├╝m nedenleri listesinde dokuzuncu s─▒rada bulunmaktad─▒r. D├╝nyan─▒n her yan─▒nda 2 milyardan fazla insan HBV (hepatit B vir├╝s├╝) ile enfekte olmu┼čtur ve bunlar─▒n 350 milyon kadar─▒, hastal─▒─č─▒n kronik ta┼č─▒y─▒c─▒s─▒ konumundad─▒r.

Hepatit B vir├╝s├╝ karaci─čer h├╝crelerini, ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sisteminin enfekte (mikrop bula┼čm─▒┼č) karaci─čer h├╝crelerine sald─▒rmas─▒n─▒ uyararak dolayl─▒ yoldan tahrip eder. Ancak ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemi her zaman hepatit B vir├╝s enfeksiyonunu tamamen ortadan kald─▒ramaz.

Ba┼člang─▒├žta hepatit B enfeksiyonunu izleyen belirtiler hafif ya da ├Âzel olmayabilir. Belirtiler g├Âr├╝l├╝rse ;├Âncelikle sar─▒l─▒k, i┼čtahs─▒zl─▒k ve kar─▒n a─čr─▒s─▒ ┼čeklinde olabilir. Hepatit B vir├╝s enfeksiyonu, de─či┼čik ┼čekillerde ilerleyebilir. Akut hepatit B 4 hafta ile 6 ay aras─▒nda de─či┼čen bir s├╝re devam ederken, kronik hepatit B’nin aktif ┼čekline ge├ži┼či, 15-30 y─▒l gibi uzun bir s├╝re olabilir.

Kandaki vir├╝s├╝n (vireminin) ortaya konulmas─▒ ve say─▒labilmesi a├ž─▒s─▒ndan en g├╝venilir y├Ântem, hepatit B vir├╝s DNA’s─▒n─▒n izlenmesidir.

Hepatit B vir├╝s enfeksiyonunun te┼čhisinde kullan─▒lan baz─▒ antijen ve antikor testleri vard─▒r. Bunlar;

Kronik hepatit B vir├╝s enfeksiyonunu i┼čaret eden; Hepatit B y├╝zey antijeni testi (HBsAg )

Vir├╝s├╝n ├žo─čalmakta oldu─čunu g├Âsteren; Hepatit B e antijeni (HBeAg) veya HBV DNA testidir.

Kronik Hepatit B’nin Tan─▒s─▒

Medikal ├Âyk├╝ ve fizik muayene

Testler gereklidir; ├ž├╝nk├╝ hastalar─▒n b├╝y├╝k ├žo─čunlu─čunda semptom g├Âr├╝lm├╝yor

Kan Testleri-Viral replikasyon (HBV DNA ve HBeAg d├╝zeyleri)

Karaci─čer hasar─▒ (karaci─čer enzimleri - ALT/AST)

Karaci─čer dokusu ├Ârne─či (histoloji) - karaci─čer hasar─▒n─▒n boyutunu tespit etmeyi sa─člar

HBV ─░nfeksiyonunun Bulgu ve Semptomlar─▒ Kronik Hepatit B Hastalar─▒n─▒n B├╝y├╝k ├ço─čunlu─čunda G├Âr├╝lmemektedir

Semptomlar

K─▒sa S├╝reli ─░nfeksiyon

(Akut) Uzun S├╝reli ─░nfeksiyon

(Kronik)

Yorgunluk ya da “grip benzeri” semptomlar Akut ile ayn─▒ semptomlar

Bulant─▒ ya da kar─▒n a─čr─▒s─▒ Kas ve eklem a─čr─▒s─▒

Diyare Zay─▒fl─▒k

Deri d├Âk├╝nt├╝s├╝ Siroz bulgu ve semptomlar─▒

Deri ve g├Âzlerde sar─▒l─▒k (sar─▒l─▒k) Karaci─čer kanseri bulgu ve semptomlar─▒

A├ž─▒k renkli d─▒┼čk─▒

Koyu sar─▒ idrar

Karaci─čer Hastal─▒─č─▒n─▒n Evreleri

─░nflamasyon

Fibroz : Karaci─čerde skar dokusunun birikimi ve kal─▒nla┼čmas─▒

Siroz : ─░li┼čkili skar olu┼čumu ile karaci─čer h├╝crelerinin yayg─▒n y─▒k─▒m─▒

Karaci─čer Kanseri

Hepatit B : Risk Alt─▒ndakiler Kimler?

─░ntraven├Âz ila├ž kullan─▒c─▒lar─▒

├ço─čul partner ile cinsel olarak aktif olan ki┼čiler

├ço─čul olarak maruz kal─▒nan hemofiliyaklar ve ili┼čkili gruplar

Hemodiyaliz hastalar─▒

Transplantasyon yap─▒lanlar

Kapal─▒ kurumlardaki ki┼čiler

HBsAg+ annelerin do─čurdu─ču infantlar

Kronik Hepatit B’nin Tedavisi

Akut devrede vir├╝se kar┼č─▒ spesifik bir tedavi yoktur. Hastalar─▒n ┼čikayetlerine g├Âre yard─▒mc─▒ tedaviler uygulanmaktad─▒r. Ancak kronikle┼čen ve kronil aktif bir seyir g├Âsteren hastalarda a─č─▒z yolu ile al─▒nan tabletler kullan─▒lmaktad─▒r.

Antiviral Tedavi

Semptomlar─▒n varl─▒─č─▒ veya yoklu─ču, kronik viral hepatitin normal ge├žmi┼či ile ilgili de─čildir. Bundan dolay─▒, asemptomatik hastalar, tedavi i├žin aday say─▒lm─▒┼č olduklar─▒ndan, devam etmelidirler.

Tedavi, aktif karaci─čer hastal─▒─č─▒ (y├╝ksek ALT de─čerleri) ve viral replikasyonu (HBeAg pozitif ve/veya HBV-DNA pozitif) olan kronik HBV ta┼č─▒y─▒c─▒lar─▒n─▒ i├žermelidir.

Tedavinin amac─▒, vir├╝s├╝ inaktive etme gereklili─čidir (HBeAg’yi pozitiften negatife veya HBV-DNA’y─▒ pozitiften negatife d├Ân├╝┼čt├╝rmek).

Kime Ba┼čvurmal─▒?

Yukar─▒daki bulgular─▒n bazen hi├žbiri g├Âr├╝lmez ve bu kimseler hastal─▒─č─▒ kapt─▒klar─▒n─▒n fark─▒na varamazlar ve grip olduklar─▒n─▒ zannederek hastal─▒─č─▒ ayakta atlatmaya ├žal─▒┼č─▒rlar. Her ihtimale kar┼č─▒ ki┼čiler HBsAg testlerini yapt─▒rmal─▒d─▒rlar.

Yukar─▒daki belirtiler ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ veya test sonucu pozitif bulundu─ču zaman infeksiyon hastal─▒klar─▒ uzman─▒, dahiliye uzman─▒ ya da gasteroenterohepataloglara dan─▒┼č─▒lmal─▒d─▒r.

A┼č─▒lar Yaz─▒c─▒ Versiyonu ┬╗

├çocuklar ─░├žin ├ľnerilen A┼č─▒lama ┼×emas─▒ ABD, Ocak-Aral─▒k 2001

A┼č─▒lar rutin olarak ├Ânerilen ya┼č gruplar─▒n─▒n alt─▒nda yer almaktad─▒r. Dikd├Ârtgen kutular ba─č─▒┼č─▒klama i├žin ├Ânerilen ya┼č aral─▒─č─▒n─▒ g├Âstermektedir. ├ľnerilen ya┼člarda verilmeyen herhangi bir doz, endikasyon varsa ve uygulama yerinde olacaksa daha sonraki herhangi bir zamanda uygulanmal─▒d─▒r. Oval kutular, daha ├Ânce ├Ânerilen dozlar atland─▒ysa ya da ├Ânerilen en d├╝┼č├╝k ya┼čtan ├Ânce uyguland─▒ysa verilecek a┼č─▒lar─▒ g├Âstermektedir.

HBsAg negatif annelerden do─čan bebeklere, 2. aya kadar hepatit B (Hep B) a┼č─▒s─▒n─▒n ilk dozu yap─▒lmal─▒d─▒r. ─░kinci doz, birinci dozdan en az bir ay sonra yap─▒lmal─▒d─▒r. ├ť├ž├╝nc├╝ doz ise, birinci dozdan en az 4 ay ve ikinci dozdan en az 2 ay sonra yap─▒lmal─▒, ancak bebek 6 ayl─▒k olmadan ├Ânce uygulanmamal─▒d─▒r.

┼×emay─▒ b├╝y├╝tmek i├žin t─▒klay─▒n─▒z┬╗

Bu ┼čema, 1/11/00 tarihi itibariyle ruhsatland─▒r─▒lm─▒┼č olan a┼č─▒lar─▒n 18 ya┼č─▒na kadar ├žocuklarda rutin uygulamas─▒ i├žin ├Ânerilen ya┼č gruplar─▒n─▒ g├Âstermektedir. Y─▒l boyunca ba┼čka a┼č─▒lar da ruhsatland─▒r─▒labilir ve ├Ânerilebilir. Kombine a┼č─▒lar, bile┼čenlerinden herhangi biri i├žin endikasyon oldu─čunda ve di─čer bile┼čenler i├žin bir kontrendikasyon yoksa kullan─▒labilir. Ayr─▒nt─▒l─▒ bilgi i├žin ├╝r├╝n prospekt├╝slerine ba┼čvurulmal─▒d─▒r.

HBsAg pozitif annelerden do─čan bebeklere, do─čumdan sonra 12 saat i├žinde ayr─▒ ayr─▒ yerleden hepatit B a┼č─▒s─▒ ve 0.5 ml hepatit B immunoglob├╝lini (HBIG) yap─▒lmal─▒d─▒r. ─░kinci dozun bebek 1-2 ayl─▒kken, ├╝├ž├╝nc├╝ dozun da 6 ayl─▒kken yap─▒lmas─▒ ├Ânerilmektedir.

HBsAg durumu bilinmeyen annelerden do─čan bebeklere, do─čumdan sonraki 12 saat i├žinde hepatit B a┼č─▒s─▒ yap─▒lmal─▒d─▒r. Annenin HBsAg durumunu belirlemek i├žin do─čum s─▒ras─▒nda kan al─▒nmal─▒d─▒r; test sonucu pozitif ├ž─▒karsa, bebe─če m├╝mk├╝n oldu─ču kadar k─▒sa s├╝re i├žinde (bebe─čin ya┼č─▒ bir haftay─▒ ge├žmeden) HBIG uygulanmal─▒d─▒r.

Hepatit B’ye kar┼č─▒ ba─č─▒┼č─▒klanmam─▒┼č t├╝m ├žocuklar ve ergenlerin a┼č─▒lanmas─▒na herhangi bir zamanda ba┼članabilir. Kendileri ya da anne-babalar─▒ hepatit B enfeksiyonun orta ya da y├╝ksek derecede endemik oldu─ču b├Âlgelerde do─čan ├žocuklar─▒n ba─č─▒┼č─▒klanmas─▒na ├Âzen g├Âsterilmelidir.

DTaP (difteri ve tetanoz toksoidleri ve asel├╝ler bo─čmaca a┼č─▒s─▒) a┼č─▒s─▒n─▒n 4. dozu, ├╝├ž├╝nc├╝ dozdan sonra 6 ay ge├žmi┼č olmas─▒ durumunda ve ├žocu─čun 15-18 ayl─▒kken geri gelmesi olas─▒l─▒─č─▒ d├╝┼č├╝kse 12. aydan itibaren yap─▒labilir. Td (tetanoz ve difteri toksoidleri), DTP, DTaP ya da DT a┼č─▒lar─▒n─▒n son dozlar─▒ ├╝zerinde en az be┼č y─▒l ge├žmi┼čse, 11-12 ya┼člar─▒nda ├Ânerilmektedir. ─░zleyen her 10 y─▒lda bir rutin Td rapelleri ├Ânerilmektedir.

├çocuklarda kullan─▒lmak ├╝zere ruhsatland─▒r─▒lan ├╝├ž Haemophilus influenzae tip b (Hib) a┼č─▒s─▒ bulunmaktad─▒r. ─░ki-d├Ârt ayl─▒kken PRP-OMP uyguland─▒─č─▒ takdirde, 6. ayda bir doz gerekli de─čildir. Bebeklerde yap─▒lan klinik ├žal─▒┼čmalar, baz─▒ kombine ├╝r├╝nlerin Hib a┼č─▒s─▒na kar┼č─▒ daha d├╝┼č├╝k bir ba─č─▒┼č─▒kl─▒k yan─▒t─▒na yol a├žt─▒─č─▒n─▒ g├Âsterdi─činden, 2, 4 ya da 6 ayl─▒k bebeklerde primer ba─č─▒┼č─▒klama i├žin, bu ya┼člar i├žin ruhsatland─▒r─▒lm─▒┼č olmad─▒─č─▒ takdirde DTa/Hib kombine ├╝r├╝nleri kullan─▒lmamal─▒d─▒r.

ABD’de ├žocukluk ├ža─č─▒nda rutin polyo a┼č─▒lamas─▒ i├žin IPV ├Ânerilmektedir. T├╝m ├žocuklara 2 ayl─▒k, 4 ayl─▒k, 6-18 ayl─▒k ve 4-6 ya┼č─▒ndayken d├Ârt IPV dozu uygulanmal─▒d─▒r. Baz─▒ durumlarda oral polyo a┼č─▒s─▒ (OPV) kullan─▒labilir.

Heptavalan konj├╝gat pn├Âmokok a┼č─▒s─▒ (PCV) 2-23 ayl─▒k t├╝m ├žocuklara ├Ânerilmektedir. Ayr─▒ca, belirli durumlarda 24-59 ayl─▒k ├žocuklara da ├Ânerilmektedir.

K─▒zam─▒k, kabakulak, k─▒zam─▒k├ž─▒k (KKK) a├ž─▒s─▒n─▒n ikinci dozu 4-6 ya┼člar─▒nda rutin olarak ├Ânerilmektedir. Bununla birlikte, birinci, dozdan sonra en az 4 y─▒l ge├žmi┼č olmas─▒ ve her iki dozun da 12 ayl─▒ktan itibaren uygulanm─▒┼č olmas─▒ ko┼čuluyla, herhangi bir zamanda yap─▒labilir. Daha ├Ânce ikinci dozu almam─▒┼č olanlara, 11-12 ya┼člar─▒nda ikinci doz yap─▒larak a┼č─▒lama tamamlanmal─▒d─▒r.

Su├ži├že─či (Var) a┼č─▒s─▒, hastal─▒─č─▒ ge├žirdi─čine ili┼čkin g├╝venilir bir bilgi bulunmayan ya da ba─č─▒┼č─▒klanmam─▒┼č olan t├╝m ├žocuklara birinci do─čum g├╝n├╝nden sonra ├Ânerilmektedir. On ├╝├ž ya┼č─▒nda ya da daha b├╝y├╝k olan duyarl─▒ bireylere en az d├Ârt hafta arayla 2 doz uygulanmal─▒d─▒r.

Hepatit A a┼č─▒s─▒, belirli b├Âlgelerde ve belirli y├╝ksek risk gruplar─▒ i├žin ├Ânerilmektedir.

Hepatit B A┼č─▒lar─▒

HBV infeksiyonu, HBV a┼č─▒s─▒ ile a┼č─▒lama yoluyla infekte olmayan bireylerde ├Ânlenebilir. Ancak, milyonlarca infekte ki┼či yarar g├Ârmeyecektir.

0., 1. ve 6. ayda 3 injeksiyon serisi ┼čeklinde ger├žekle┼čecektir.

A┼č─▒lama, a┼č─▒lama yap─▒lanlar─▒n %90′─▒ndan fazlas─▒nda etkilidir.

1998 itibariyle, 80 ├╝lke a┼č─▒lama program─▒na ba┼člam─▒┼čt─▒r.

Hepatit B ile ili┼čkili kronik karaci─čer hastal─▒─č─▒ ve hepatosel├╝ler karsinom, en iyi global ├žocukluk ├ža─č─▒ ba─č─▒┼č─▒klanmas─▒ ile ├Ânlenir.

G├╝n├╝m├╝zdeki a┼č─▒lar yeterli ve g├╝venilirdir.

Hastal─▒k ve HBV varyantlar─▒n─▒ izlemek i├žin g├Âzetim gereklidir.

Uygulama kolayl─▒─č─▒, daha iyi imm├╝nojenisite ve maruz kal─▒m sonras─▒ imm├╝noterapi i├žin ilerlemi┼č a┼č─▒lar geli┼čtirilmektedir.

Abbott GenoticsTM Testi

HBV DNA ├Âl├ž├╝m├╝nde kullan─▒lan bir hibridizasyon testi. Duyarl─▒k s─▒n─▒r─▒ yakla┼č─▒k 1 ml kanda 106 genom e┼čde─čeri kadard─▒r.

Akut

Bireyin ├Ânceden mevcut fiziksel veya t─▒bbi durumunda birdenbire ve h─▒zla ortaya ├ž─▒kan, genellikle olumsuz y├Ândeki bir de─či┼čiklik.

Akut Hepatit

Ba┼člang─▒├žtaki HBV enfeksiyonuna ba─čl─▒ olarak geli┼čen hastal─▒k.

Alanin Transaminaz (ALT)

Zarar g├Âren karaci─čer h├╝crelerinden serbest kalan bir enzim;karaci─čer h├╝cre hasar─▒n─▒ g├Âsteren bir g├Âsterge olarak kullan─▒l─▒r.

Alb├╝min

Karaci─čerde sentez edilen bir kan proteini; genellikle karaci─čer fonksiyonunu g├Âsteren bir g├Âsterge olarak kullan─▒l─▒r.

Alkali Fosfataz

Karaci─čerden ve di─čer dokulardan kana kar─▒┼čan bir enzim;safra yollar─▒ndaki veya hepatositlerdeki hasar─▒ g├Âsteren bir g├Âsterge olarak kullan─▒l─▒r.

Anti-HBc

Hepatit B vir├╝s├╝n├╝n HbcAg antijenine kar┼č─▒ yap─▒lan antikor.

Anti-Hbe

Hepatit B vir├╝s├╝n├╝n HbeAg antijenine kar┼č─▒ yap─▒lan antikor.

Anti-HBs

Hepatit B vir├╝s├╝n├╝n HbsAg antijenine kar┼č─▒ yap─▒lan antikor.

Antijen

Antikor yap─▒m─▒n─▒ uyaran enfeksiy├Âz organizma k├Âkenli bir protein ya da bir toksin.

Antikor

Ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemi taraf─▒ndan yap─▒lan ve genellikle yabanc─▒ bir antijene ba─član─▒p onu n├Âtrle┼čtirme amac─▒n─▒ g├╝den bir protein kompleksi.

Asit

Periton bo┼člu─čunda, ├žo─ču zaman portal hipertansiyon nedeniyle a┼č─▒r─▒ s─▒v─▒ birikmesi.

Aspartat Transaminaz (AST)

Zarar g├Âren karaci─čer ve kas h├╝crelerinden serbset kalan enzim; karac.─čer veya kas h├╝cre hasar─▒n─▒ g├Âsteren bir g├Âsterge olarak kullan─▒l─▒r.

Bilir├╝bin

Hemoglobinin normalde karaci─čer taraf─▒ndan temizlenen y─▒k─▒m ├╝r├╝n├╝; karaci─čerde birikererk sar─▒l─▒─ča neden olabilir.

Biyopsi

Laboratuvarda analiz amac─▒yla k├╝├ž├╝k bir doku par├žas─▒n─▒n al─▒nmas─▒

Child-Pugh Score

Sirozda karaci─čer foksiyonunu asit, bilir├╝bin, protrombin zaman─▒ ve ensefalopati gibi parametrelere g├Âre derecelendirme sistemi (A,B,C)

Chiron bDNA Testi

HBV DNA ├Âl├ž├╝m├╝nde kullan─▒lan hibridizasyon testi; duyarl─▒l─▒k s─▒n─▒rlar─▒ 1 ml kanda 105-106 genom e┼čde─čeri aras─▒ndad─▒r.

Dallanm─▒┼č-zincirli DNA

Chiron HBV DNA testinde sinyal g├╝├žlendirilmesinde kullan─▒lan bir├žok dal─▒ olan DNA molek├╝l├╝.

Dekompansasyon

Karaci─čerin normal foksiyon g├Ârme yetene─čini kaybetmesi; ┼čiddetli akut hastal─▒─č─▒ veya ilerlemi┼č kronik hastal─▒─č─▒ i┼čaret eder.

Deoksiribon├╝kleik Asit (DNA)

Baz─▒ vir├╝slerin ve daha y├╝ksek evrim d├╝zeyindeki organizmalar─▒n genetik materyalini (genom) olu┼čturan bir deoksiribon├╝kleotid polimeri.

Diren├ž

Daha ├Ânce duyarl─▒ bir mikroorganizman─▒n, mutasyon sonucunda anti-enfektif ajanlara duyarl─▒l─▒─č─▒n─▒ yitirmesi.

Enantiomer

Birbirinin ayn─▒, ancak aynadaki g├Âr├╝nt├╝s├╝ ┼čeklinde olan bir molek├╝l ├žifti(lamivudin, saf bir enantiomerdir)

Endemik

Bir pop├╝lasyonda s├╝rekli olarak mevcut bulunan, ancak y├╝ksek d├╝zeyde morbidite veya mortaliteye yol a├žmayan hastal─▒─č─▒ anlatan bir s─▒fat.

Evre (karaci─čer hastal─▒─č─▒n─▒n)

Karaci─čer hastal─▒─č─▒n─▒n seyri i├žinde, geriye d├Ân├╝┼čs├╝z karaci─čer hasar─▒n─▒n boyutlar─▒n─▒ g├Âsterir; HAI skorunun 4. komponenti (fibroz) ile belirtilir.

Fibroz (karaci─čerde)

Karaci─čerde, genellikle hepatosell├╝ler nekroz g├Âr├╝len (karaci─čer h├╝crelerinin zarar g├Ârd├╝─č├╝ veya tahrip oldu─ču) alanlarda geli┼čen fibroz doku ├žo─čalmas─▒.

Fulminant

H─▒zla ba┼člayan, ├žok a─č─▒r seyreden (bir hastal─▒k)

Fulminant hepatit B

Karaci─čer fonksiyonunun, genellikle akut HBV enfeksiyonuna e┼člik edecek ┼čekilde birdenbire ve ├žabucak bozulmas─▒, y├╝ksek bir morbidite ve mortaliteye sahiptir.

Genom

Bir organizman─▒n genetik bilgilerini ta┼č─▒yan n├╝kleik asit (genellikle DNA)

Genom E┼čde─čeri

Bir vir├╝s genomundakine e┼čde─čer hepatit B vir├╝s├╝ DNA’s─▒ (├Ârne─čin 1ml’de 106 genom e┼čde─čeri, mililitrede 106 virion demektir)

Genotipik Diren├ž (lamivudin)

Hastalarda, in vitro lamivudin direncine sahip oldu─ču bilinen HBV mutantlar─▒n─▒n mevcut olmas─▒ (klinik diren├žli e┼čanlaml─▒ de─čildir.)

Hepatik

Karaci─čer ile ilgili

Hepatit B vir├╝s├╝ (HBV) DNA

Vir├╝s├╝n genomik DNA’s─▒ her viriyonda k─▒smen ├žift sarmall─▒ bir molek├╝l bulunur.

HBV Polimeraz

HBV genomunun (genetik materyalinin) ├žo─čalmas─▒nda rol oynayan vir├╝s proteini.

HBV DNA Polimeraz

HBV genomunun (genetik materyalinin) ├žo─čalmas─▒nda rol oynayan vir├╝s proteini.

Hepadnavir├╝s

HBV’yi ve ├že┼čitli hayvanlarda enfeksiyon yapan benzerlerini i├žeren vir├╝s ailesi.

Hepatit

Karaci─čer iltihaplanmas─▒

Hepatit B kor-antijeni (HbcAg)

Vir├╝s partik├╝l├╝n├╝n yap─▒sal ├žer├ževesini olu┼čturan vir├╝s proteini.

Hepatit B e-antijeni (HbeAg)

Kanda ve karaci─čerde bulunan, vironlarda bulunmayan bir vir├╝s proteini; vir├╝s├╝n ├žo─čalmakta oldu─čunu g├Âsteren serolojik bir i┼čarettir yap─▒sal olarak HbcAg ile ba─člant─▒l─▒d─▒r.

Hepatit Vir├╝s├╝

Hepatit yapt─▒─č─▒ bilinen ve A,B,C,D,E ve G harfleriyle tan─▒mlanan 6 vir├╝sten biri.

Hepatit B vir├╝s├╝

Hepatit B etkeni

Hepatit B vir├╝s├╝ DNA’s─▒ (HBV DNA)

Viral genomik DNA’d─▒r; her vironda yaln─▒zca k─▒smen ├žift ┼čeritli DNA molek├╝l├╝ vard─▒r.

Hepatit B y├╝zey antijeni (HbsAg)

Vironlarda ve dola┼č─▒mdaki kanda bulunan bir vir├╝s proteini;devam etmekte olan HBV enfeksiyonunun serolojik i┼čareti olarak kullan─▒l─▒r.

Hepatosel├╝ler Nekroz

Karaci─čer h├╝crelerinin patolojik ├Âl├╝m├╝

Hepatosit

Karaci─čer h├╝cresi;HBV enfeksiyonundaki primer konak.

Histolojik Aktivite ─░ndeksi

Karaci─čer hastal─▒─č─▒n─▒n miktar─▒n─▒ veya histolojik muayene sonu├žlar─▒n─▒ belirlemek i├žin Knodell sisteminden yararlan─▒larak kullan─▒lan puanlama y├Ântemi.

Histopatoloji

Biyopside veya ├Âl├╝mden sonra al─▒narak ├Âzel boyalarla boyanan doku ├Ârneklerinin incelenmesi yoluyla yap─▒lan de─čerlendirme.

HIV

─░nsan ba─č─▒┼č─▒kl─▒k eksikli─či vir├╝s├╝.

─░kterik

Sar─▒l─▒kl─▒

─░ltihap

Enfeksiyon etkenlerine veya tahri┼č edici maddelere tepki olarak bir dokuda iltihap h├╝crelerinin ve sitokinlerin toplanmas─▒d─▒r.

─░nterferon

Do─čal imm├╝nomod├╝lat├Âr protein ailelerinden biri; ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemini uyarmak i├žin tedavi amac─▒yla ├že┼čitl, interferon tipleri kullan─▒lmaktad─▒r.

─░ntralob├╝ler Nekroz

Karaci─čer lob├╝llerinden birinin i├žerisindeki h├╝crelerin ├Âlmesi.

Karaci─čer Ensefalopatisi

─░lerlemi┼č karaci─čer hastal─▒─č─▒n─▒n, reversibi n├Âropsikiyatrik komplikasyonu; karaci─čerdeki metabolizman─▒n veya temizlik fonksiyonunun bozulmas─▒ sonucu kanda at─▒k madde(amonyak) birikmesine ba─čl─▒d─▒r.

Karaci─čer Fonksiyon Testleri

Karaci─čer fonksiyonunu de─čerlendirmek amac─▒yla yap─▒lan kan testleri.

Klinik Diren├ž (Zeffix’e kar┼č─▒)

Tedavi s─▒ras─▒nda lamivudine diren├žli HBV su┼člar─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒ sonucu, bir s├╝re bask─▒ alt─▒nda kalan HBV DNA konsantrasyonunun birdenbire y├╝kselmesi.

Knodell Skoru

Histopatolojik ├Ârneklerin incelenmesi s─▒ras─▒nda karaci─čer hastal─▒─č─▒n─▒n derecesini belirlemek i├žin kullan─▒lan bir sistem.

Kovalent Olarak Kapal─▒

HBV DNA genomunun, hepatosit ├žekirde─činde bulundu─ču Sirk├╝ler DNA (cccDNA) s─▒radaki molek├╝ler ┼čekil; t├╝m HBV transkripsiyonu ve replikasyonunda kal─▒p olarak kullan─▒l─▒r.

Kronik HBV Ta┼č─▒y─▒c─▒s─▒

Kronik HBV enfeksiyonuna ait serolojik i┼čaretlerin mevcut oldu─ču ki┼či.

Kronik Hepatit B

Uzun s├╝re devam eden HBV enfeksiyonu. Serumda en az 6 ay arayla yap─▒lan iki HbsAg testinin pozitif sonu├žlanmas─▒yla te┼čhis edilir.

Lamivudin

Sentetik bir deoksisitozin analo─čunun saf (-)- enantiomeri; g├╝├žl├╝ ve selektif HIV ve HBV inhibit├Âr├╝

Lokus

Molek├╝ler biyolojide bir organizman─▒n genomu i├žinde ├Âzel bir b├Âlge

Nekro-Enflamatuar Puan

Histopatolojik aktivite indeks puan─▒; Knodell sisteminin iltihap parametrelerinin miktar olarak belirlenmesi (fibroz hari├ž) Karaci─čer biyopsisi ├Ârneklerindeki h├╝cre hasar─▒ veya ├Âl├╝m├╝ (nekroz) ve l├Âkosit infiltrasyonu (iltihap) puan─▒.

Nekroz

H├╝cre (doku) d├Âk├╝m├╝

Normalin ├ťst S─▒n─▒r─▒

Bir hastal─▒k i┼čareti, biyokimya ya da hemataloji testine ait normal referans aral─▒─č─▒n─▒n ├╝st s─▒n─▒r─▒.

N├╝kleozid Analo─ču

N├╝kleik asitlerin do─čal yap─▒ ta┼člar─▒ndan birine benzeyen, sentetik bile┼čik.

N├╝kleotid

DNA’n─▒n do─čal yap─▒ ta┼č─▒; fosforillenmi┼č n├╝kleozid.

Ortotopik Karaci─čer Nakli

Hastal─▒kl─▒ bir karaci─čerin ├ž─▒kar─▒larak yerine, normal ba─člant─▒lar─▒yla birlikte sa─čl─▒kl─▒ bir karaci─čer yerle┼čtirilmesi.

├ľrdek Hepatit B Vir├╝s├╝ (DHBV)

─░nsan hepatit B vir├╝s├╝n├╝n hayvandaki benzeri; deneysel ├žal─▒┼čmalar s─▒ras─▒nda hepadnavir├╝s ailesinin biyolojisinin incelenmesinde kullan─▒l─▒r.

Periportal Nekroz

Portal damarlar─▒ ├ževreleyen b├Âlgedeki karaci─čer h├╝crelerinin hasar g├Ârmesi.

Polimeraz Zincir Reaksiyonu

Bir n├╝kleik asitin kolayca tan─▒mlanabilmesi i├žin ├žok fazla miktarda yap─▒lmas─▒n─▒ sa─člayan, son derece duyarl─▒ bir teknik.

Portal Hipertansiyon

Karaci─čer portal damar sistemindeki kan bas─▒nc─▒n─▒n a┼č─▒r─▒ y├╝ksek olmas─▒; ├žo─ču zaman fibroz veya siroza e┼člik eden karaci─čer-i├ži obstr├╝ksiyonlara ba─čl─▒d─▒r.

Portal ─░ltihap

─░ltihap h├╝crelerinin karaci─čer portal damarlar─▒ ├ževresindeki b├Âlgelere yerle┼čmesi.

Portal Venler

Dalaktan, safra kesesinden, pankreastan ve sindirim kanal─▒n─▒n a┼ča─č─▒ b├Âl├╝mlerinden gelen kan─▒ karaci─čere ta┼č─▒yan damar sistemi.

Pre-Genomik RNA

cccDNA’n─▒n transkripsiyon meydana gelen HBV RNA.HBV DNA sentezi i├žin kal─▒p ├Âdevini g├Âr├╝r. Lamivudin, pregenomik RNA’dan HBV DNA’s─▒n─▒n meydana gelmesini engeller.

Protrombin Zaman─▒

P─▒ht─▒la┼čma ├Âl├ž├╝s├╝; HBV hastal─▒─čla birlikte bu zaman─▒n uzamas─▒, karaci─čer h├╝cre fonksiyonunun azald─▒─č─▒n─▒, yani ilerlemi┼č karaci─čer hastal─▒─č─▒n─▒ i┼čaret eder.

Retrovir├╝s

├ço─čalma sikl├╝s├╝nde, RNA genomunun revers transkripsiyon yoluyla (DNA varl─▒─č─▒nda DNA sentezi) meydana geldi─či vir├╝s; HIV, bir retrovir├╝st├╝r.

Ribon├╝kleik Asit (RNA)

Protein sentezinin e┼člik etti─či bir├žok fonksiyona sahip ribon├╝kleotid polimeri; ayn─▒ zamanda HIV ve grip (influenza) vir├╝s├╝ gibi baz─▒ vir├╝slerin genetik materyalini (genom) olu┼čturur.

Sar─▒l─▒k (─░kter)

Dokularda bilir├╝bin birikmesi sonucu derinin, g├Âzlerin veya mukozalar─▒n sar─▒ renk almas─▒.

Serokonversiyon

Kandaki bir proteinin (antijenin) kaybolmas─▒ birlikte buna kar┼č─▒ meydan gelmi┼č antikorlar─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒; ├Ârne─čin HbeAg serokonversiyonu.

Siroz

Karaci─čerde yayg─▒n fibroz ve nod├╝l olu┼čumu; normal karaci─čer mimarisinin ortadan kalkmas─▒. Kronik hepatit B komplikasyonu.

Viral Hepatit

Vir├╝s enfeksiyonu sonucu geli┼čen hepatit.

Viremi

Kanda vir├╝s bulunmas─▒.

Virolojik ─░┼čaret

Enfekte eden vir├╝s├╝n molek├╝ler i┼čareti, hastal─▒ktan farkl─▒ olarak hastan─▒n klinik durumunu g├Âsterir.

Virion

Enfeksiy├Âz vir├╝s partik├╝l├╝; vir├╝s ve konak proteinleriyle viral genomu (RNA veya DNA) i├žerir.

Vir├╝s

Bir n├╝kleik asit genomuyla bir veya daha fazla say─▒da vir├╝se ├Âzg├╝ protein i├žeren, ─▒┼č─▒k mikroskopuyla g├Âr├╝lemeyen enfeksiyon etkeni.

YMDD

HBV polimeraz molek├╝l├╝nde bulunan ve mutasyon ge├žirdi─činde lamivudine diren├žli HBV su┼člar─▒n─▒ meydana getiren amino asit s─▒ras─▒ (tirozin-metionin-aspartat-aspartat)

Hepatit B Konusunda T├╝rkiye’de Ger├žekle┼čtirilen En Kapsaml─▒ Sosyal Sorumluluk Projesi Ba┼člad─▒

16 Ekim 2001

“Hepatit B’ye kar┼č─▒ yar─▒n de─čil, bug├╝n…”

T.C. Milli E─čitim Bakanl─▒─č─▒ ├ç─▒rakl─▒k ve Yayg─▒n E─čitim Genel M├╝d├╝rl├╝─č├╝ ile Viral Hepatitle Sava┼č─▒m Derne─či i┼čbirli─činde, T.C. Sa─čl─▒k Bakanl─▒─č─▒ onay─▒ ve GlaxoSmithKline’─▒n katk─▒lar─▒yla ger├žekle┼čtirilen “Halk─▒n Hepatit B Konusunda Bilin├žlendirilmesi Kampanyas─▒” 15-22 Ekim 2001 tarihleri aras─▒nda Hepatit B Bilgilendirme Haftas─▒ kapsam─▒nda ba┼člad─▒.

D├╝nyada 400 milyon, T├╝rkiye’de ise 5 milyon ta┼č─▒y─▒c─▒s─▒ bulunan Hepatit B konusunda toplumun bilin├žlendirilmesi amac─▒yla ger├žekle┼čtirilen proje kapsam─▒nda, ba┼čta G├╝neydo─ču Anadolu illeri olmak ├╝zere, T├╝rkiye ├žap─▒nda ├že┼čitli illerde “Bilgilendirme Seminerleri” d├╝zenlenecek.

Kampanya, 16 Ekim 2001, Sal─▒ g├╝n├╝ ─░stanbul Hyatt Regency Oteli’nde yap─▒lan bir bas─▒n toplant─▒s─▒yla kamuoyuna a├ž─▒kland─▒. T.C. Milli E─čitim Bakanl─▒─č─▒ ├ç─▒rakl─▒k ve Yayg─▒n E─čitim Genel M├╝d├╝r├╝ Say─▒n Esat Sa─čcan, T.C. Sa─čl─▒k Bakanl─▒─č─▒ Bula┼č─▒c─▒ Hastal─▒klar Daire Ba┼čkan─▒ Say─▒n Dr. Cevdet Yaln─▒z, Viral Hepatitle Sava┼č─▒m Derne─či Y├Ânetim Kurulu ├ťyesi Do├ž. Dr. Necla T├╝lek ve G├Ân├╝ll├╝ Proje Destek├žisi H├╝lya Av┼čar’─▒n konu┼čmac─▒ olarak kat─▒ld─▒─č─▒ toplant─▒da kampanya hakk─▒nda bilgi veren GlaxoSmithKline Y├Ânetim Kurulu ├ťyesi M. Levent Selamo─člu, “GlaxoSmithKline olarak s├╝rekli devam eden ara┼čt─▒rma geli┼čtirme ├žal─▒┼čmalar─▒ ve kullan─▒lan yeni teknolojileri sosyal sorumluluk bilincimizle birle┼čtirerek salg─▒n hastal─▒klarla sava┼čmada ├Ânc├╝l├╝k etmeyi misyon edindik” diye konu┼čtu.

Toplum i├žerisinde en tehlikeli hastal─▒klardan biri olan Hepatit B’yi ├Ânleme ve tedavi etme konusunda ├žal─▒┼čmalar yapt─▒klar─▒n─▒ belirten Selamo─člu, halk─▒ Hepatit B konusunda bilin├žlendirme ├žal─▒┼čmalar─▒na da h─▒z verdiklerini ifade etti.

Kampanya kapsam─▒nda, ─░stanbul, Ankara, Diyarbak─▒r, ┼×anl─▒urfa, Gaziantep ve Adana illerinde Halk E─čitimi Merkezleri ├Â─čretmen ve kursiyerlerine Hepatit B hastal─▒─č─▒ hakk─▒nda ayr─▒nt─▒l─▒ bilgi verilerek, 3 bin 600 ki┼čiye do─črudan ula┼č─▒lacak. Ayr─▒ca halka Hepatit B Bilgilendirme Kitap├ž─▒klar─▒ ├╝cretsiz olarak da─č─▒t─▒l─▒rken, haz─▒rlanan billboard afi┼čleri T├╝rkiye’nin ├že┼čitli illerinde yer alacak.

T├╝rkiye’de Hepatit B konusunda hayata ge├žirilen en b├╝y├╝k toplumsal sorumluluk ├žal─▒┼čmas─▒ olarak nitelendirilen kampanyaya, ├╝nl├╝ sanat├ž─▒ H├╝lya Av┼čar G├Ân├╝ll├╝ Proje Destek├žisi olarak katk─▒da bulunuyor.

Kampanya kapsam─▒nda GlaxoSmithKline’─▒n deste─čiyle televizyon ve sinemalarda g├Âsterilmek ├╝zere “Hepatit B”ye kar┼č─▒ yar─▒n de─čil, bug├╝n…” slogan─▒yla haz─▒rlanan tan─▒t─▒m filminin ba┼črol├╝nde H├╝lya Av┼čar rol al─▒yor. T.C. Milli E─čitim Bakanl─▒─č─▒ ├ç─▒rakl─▒k ve Yayg─▒n E─čitim Genel M├╝d├╝rl├╝─č├╝ ve Viral Hepatitle Sava┼č─▒m Derne─či i┼čbirli─činde, T.C. Sa─čl─▒k Bakanl─▒─č─▒ onay─▒ ve GlaxoSmithKline’─▒n deste─čiyle ├žekilen film Hepatit B hakk─▒nda ├žarp─▒c─▒ bilgiler i├žeriyor.

Kronik Hepatit B Hastal─▒─č─▒na Yakalanan ├çocuklar Art─▒k Hayatlar─▒n─▒ Kaybetmeyecek

25 Nisan 2001

Son ara┼čt─▒rmalara g├Âre kronik hepatit B hastal─▒─č─▒ kontrol alt─▒na al─▒n─▒yor

Avrupa Karaci─čer Ara┼čt─▒rmalar─▒ Birli─či Kongre’sinde ( EASL ) sunulan bir ara┼čt─▒rman─▒n sonu├žlar─▒na g├Âre erken ├žocukluk d├Âneminde hepatit B vir├╝s├╝ ile enfekte olan milyonlarca ├žocuk i├žin yeni bir umut ─▒┼č─▒─č─▒ belirdi. Lamuvudin adl─▒ yeni bir ila├ž sayesinde bu ├žocuklar art─▒k ileri ya┼člarda karaci─čer kanseri veya sirozdan ├Âl├╝me mahkum olmayacaklar.

D├╝nyada hepatit B vir├╝s├╝n├╝n yol a├žt─▒─č─▒ siroz hastal─▒─č─▒ veya karaci─čer kanseri sonucu her y─▒l yakla┼č─▒k 1 milyon premat├╝re bebek hayat─▒n─▒ kaybediyor. Ayr─▒ca her 10 ├žocuktan 9′unda Hepatit B hastal─▒─č─▒ kronik hal al─▒yor.1

Ge├žti─čimiz hafta Prag’ta ger├žekle┼čtirilen Kongre’de, 1 y─▒l boyunca Zeffix tedavisi g├Âren hasta ├žocuklar─▒n yakla┼č─▒k %23′├╝nde, vir├╝s├╝n kontrol alt─▒na al─▒narak bast─▒r─▒ld─▒─č─▒ ve tedavinin sona erdirildi─či belirtildi. Bu ara┼čt─▒rma sonucunun 1 y─▒l boyunca Zeffix tedavisi uygulanan kronik hepatit B hastas─▒ yeti┼čkinlerin s├╝recine benzerlik g├Âsterdi─či de ifade edildi.

Zeffix tedavisi uygulanan hastalardan tedaviye cevap verenlerin her y─▒l daha da artt─▒─č─▒ ve tedavinin 4. y─▒l─▒nda aktif karaci─čer hastal─▒─č─▒ ├žekenlerin 3/4′├╝n├╝n tedavisinin sona erdirildi─či yap─▒lan ara┼čt─▒rmalarla ortaya ├ž─▒kar─▒ld─▒.2 Bu yeni bulgularla yeti┼čkinlerdeki geli┼čme s├╝recinin ├žocuklarda da g├Âr├╝lebilece─či ispatlanm─▒┼č oldu.

Br├╝ksel’de bulunan “Universit├ę Catholique de Louvain” de g├Ârev yapan ve uluslararas─▒ ├žal─▒┼čmay─▒ y├Âneten Ara┼čt─▒rmac─▒ Profes├Âr Doktor Etienne Sokal, konuyla ilgili olarak yapt─▒─č─▒ a├ž─▒klamada “T├╝m d├╝nyada s├╝rd├╝r├╝len a┼č─▒lama ├žal─▒┼čmalar─▒na ra─čmen hepatit B vir├╝s├╝ ├žocuklar─▒m─▒z i├žin halen b├╝y├╝k tehlike te┼čkil etmektedir. Bu durum ├Âzellikle Asya Pasifik b├Âlgesinde ya┼čayan veya buradan ba┼čka ├╝lkelere gitmi┼č olanlar i├žin ge├žerlidir. Bu ├╝lkelerde ya┼čayan milyonlarca ├žocuk kronik hepatit B ta┼č─▒y─▒c─▒s─▒d─▒r ve birka├ž milyona yak─▒n yeni do─čmu┼č bebe─čin de bu vir├╝sle enfekte oldu─ču san─▒lmaktad─▒r. ├çal─▒┼čmam─▒z─▒n sonu├žlar─▒ Zeffix’in vir├╝s├╝ etkisiz hale getirdi─činin en ├Ânemli kan─▒t─▒d─▒r” dedi.

Profes├Âr Etienne Sokal ayr─▒ca, “Tedavinin uyguland─▒─č─▒ hastalar─▒n 1/4′├╝ ve hastal─▒─č─▒ daha aktif ge├žiren hastalar─▒n neredeyse 1/3′├╝nde tedavinin biti┼činden 1 y─▒l sonra hepatit hastal─▒─č─▒n─▒n bir daha tekrarlanmad─▒─č─▒ g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Zeffix hastalar taraf─▒ndan ├žok iyi tolere edilebilen ve ├žocuklarda uygulanmas─▒ son derece g├╝venli bir oral tedavi y├Ântemidir”, yorumunu da yapt─▒.

Bir├žok merkezde y├╝r├╝t├╝len bu uluslararas─▒ ├žal─▒┼čma, ya┼člar─▒ 2 ile 17 aras─▒nda de─či┼čen 286 kronik Hepatit Bhastas─▒ ├žocuk ├╝zerinde yap─▒ld─▒.

Hepatit B Vir├╝s├╝ Nas─▒ld─▒r?

Hepatit B vir├╝s├╝ ├╝├ž benzersiz protein taraf─▒ndan kaplanan kat─▒ bir kaps├╝l i├žinde yer alan vir├╝s DNA’s─▒ ve enzimlerden olu┼čur. Bu proteinlere bazen hepatit B y├╝zey antijenleri ad─▒ da verilir. Son derece hassas alg─▒lama ayg─▒tlar─▒n─▒ kullanan ara┼čt─▒rmac─▒lar kan ├Ârneklerinde vir├╝s varl─▒─č─▒n─▒ tespit etmek i├žin bu proteinleri kullan─▒r.

Kaps├╝l├╝n i├žindeki vir├╝s DNA’s─▒ ve enzimler vir├╝s├╝n ya┼čam ├žekirde─čini olu┼čturur; vir├╝sler bu ├žekirdek sayesinde yeni bedenlere bula┼čabilir ve ├žo─čalabilir.

A┼ča─č─▒daki resimde HBV partik├╝l├╝n├╝n temel yap─▒s─▒ g├Âr├╝l├╝yor. ├ť├ž Hepatit B y├╝zey antijeni (HBsAg) i├žeren d─▒┼č y├╝zey kat─▒ n├╝kleokaps├╝l├╝ ├ževreliyor. N├╝kleokaps├╝l├╝n i├žinde HBV genomik DNA ve vir├╝s DNA polimeraz─▒ bulunur.

Sonu├ž olarak hepatit B vir├╝s├╝, kendisini ├žo─čaltmakta olduk├ža ba┼čar─▒l─▒d─▒r.

Vir├╝s ─░nsanlara Nas─▒l Bula┼č─▒r?

Vir├╝s, beden s─▒v─▒lar─▒n─▒n di─čer insanlara temas etmesi yoluyla bula┼č─▒r. ├ľrne─čin, hepatit B vir├╝s├╝ genital sistem mukozalar─▒ndan ve cilt y├╝zeyinde olu┼čan yaralardan ge├žebilir. Hepatit B vir├╝s├╝ne s─▒k rastlanan b├Âlgelerde, vir├╝s ta┼č─▒yan annelerin do─čum s─▒ras─▒nda bebeklerine vir├╝s bula┼čt─▒rd─▒klar─▒ g├Âzlemlenmi┼čtir. HBV-pozitif ├Âzelli─čine sahip kad─▒nlar ve yeni bebekler a├ž─▒s─▒ndan bu ├žok ├Ânemli bir konudur. Kronik hepatit B hastal─▒─č─▒n─▒n s─▒k g├Âr├╝ld├╝─č├╝ b├Âlgelerde hastal─▒─č─▒n ├žocuklar aras─▒nda h─▒zla yay─▒ld─▒─č─▒ rapor edilmi┼čtir.

Test edilmemi┼č kan ├Ârneklerinin kullan─▒lmas─▒ da enfeksiyona yol a├žabilmektedir.

Hepatit B vir├╝s├╝n├╝n az g├Âr├╝ld├╝─č├╝ b├Âlgelerde, tan─▒ml─▒ risk gruplar─▒ i├žindeki yeti┼čkinlerde hastal─▒─ča daha fazla rastlanmaktad─▒r. Uyu┼čturucu ba─č─▒ml─▒lar─▒n─▒n kulland─▒─č─▒ i─čne ve ┼č─▒r─▒ngalar ve g├╝venli olmayan cinsel ili┼čki ana bula┼čma yoludur. Sa─čl─▒k ├žal─▒┼čanlar─▒ da genel n├╝fusa oranla daha fazla risk ta┼č─▒r.

Ana Bula┼čma ┼×ekilleri

Kan Nakli (Kan, Kan ├ťr├╝nleri)

S─▒v─▒lar (Kan, Sperm)

Organ ve Doku Nakli

Anneden Bebe─če

Vir├╝sl├╝ ─░─čneler ve ┼×─▒r─▒ngalar

├çocuktan ├çocu─ča

Hepatit B Vir├╝s├╝ Di─čer Vir├╝slere Benzer mi?

Alt─▒ farkl─▒ vir├╝s├╝n (hepatit A, B, C, D, E ve G) sar─▒l─▒─ča yol a├žt─▒─č─▒ belirlenmi┼čtir. Ba┼čka vir├╝sler de sar─▒l─▒─ča neden olabilir ama karaci─čeri hedef almaz.

Vir├╝s Ne Gibi Zararlara Yol A├žar?

Hepatit B vir├╝s├╝ insanlar─▒n karaci─čerini kullanarak h─▒zla ├╝rer!

Olu┼čan yeni vir├╝sler karaci─čer h├╝crelerinde yay─▒larak daha ├žok say─▒da hepatit B vir├╝s├╝n├╝n karaci─čere zarar vermesine neden olur. V├╝cudun kendi ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemi ile verdi─či reaksiyonun karaci─čerde zarara yol a├žt─▒─č─▒ d├╝┼č├╝n├╝lmektedir.

Kan dola┼č─▒m sistemine giren vir├╝s karaci─čere ula┼č─▒ncaya kadar v├╝cudun i├žinde dola┼č─▒r. Daha sonra kendisini karaci─čer h├╝cresine yap─▒┼čt─▒r─▒r ve h├╝crenin i├žine girerek kendisine yer a├žmaya ├žal─▒┼č─▒r. H├╝crenin i├žine girmeyi ba┼čard─▒ktan sonra h├╝creyi adeta bir hepatit B vir├╝s├╝ ├╝retim fabrikas─▒na d├Ân├╝┼čt├╝rerek binlerce yeni hepatit B vir├╝s├╝n├╝n geli┼čmesine neden olur.

V├╝cudun ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemi derhal tepki vererek vir├╝s ├╝reten karaci─čer h├╝crelerine sald─▒rmaya ba┼člar. Bu duruma hepatit veya karaci─čer iltihab─▒ ad─▒ verilir.

Karaci─čer kendisini onarmaya ├žal─▒┼čsa da, zaman i├žinde karaci─čerdeki h├╝cre bozulmas─▒ nedeniyle zarar g├Âren h├╝creler yeni ve sa─čl─▒kl─▒ h├╝creler yerine anormal lifli dokuya sahip h├╝crelerle de─či┼čtirilir. Bu s├╝re├ž (fibrosis veya lif dejenerasyonu) zaman i├žinde siroza d├Ân├╝┼čerek karaci─čerin i┼člevini yerine getirememesine ve ya┼čam─▒ tehdit etmesine neden olur.

─░nsanlar─▒n karaci─čer h├╝crelerini hepatit B vir├╝s├╝ de─čil, anormal karaci─čer h├╝creleri olarak alg─▒lad─▒─č─▒ h├╝creleri yenilemeye ├žal─▒┼čan v├╝cudun ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemi ├Âld├╝r├╝r.

Baz─▒ durumlarda v├╝cut bu m├╝cadeleyi kazanabilir. Veya en az─▒ndan b├Âyle g├Âr├╝nebilir! Bu durumda, ba─č─▒┼č─▒kl─▒k sistemi karaci─čerde ├žok fazla hasara yol a├žmadan ├Ânemli miktarda vir├╝s├╝ yok edebilir. Oysa bu ki┼čilerde vir├╝s tamamen yok edilmi┼č durumda de─čildir, sadece kontrol alt─▒na al─▒nm─▒┼č ve az say─▒da tutulmu┼čtur.

Karaci─čerin ─░┼člevi Nedir?

Karaci─čer di─čer pek ├žok ┼čeyin yan─▒ s─▒ra v├╝cudun vitamin ve besinleri i┼člemesini ve saklamas─▒n─▒ sa─člar. Ayn─▒ zamanda v├╝cudu zararl─▒ at─▒k maddelerden ar─▒t─▒r.

Kronik Hepatit B Hastalar─▒n─▒n Say─▒s─▒ Nedir?

D├╝nya ├žap─▒nda 2 milyar (2,000,000,000) ├╝zerinde insan─▒n hepatit B vir├╝s├╝ ta┼č─▒d─▒─č─▒ san─▒lmaktad─▒r, ama bu ki┼čilerin hepsi hastal─▒─ča kronik olarak yakalanmam─▒┼čt─▒r. En az 350 milyon ki┼činin kronik hastal─▒k ta┼č─▒y─▒c─▒s─▒ oldu─ču tahmin edilmektedir. Hastal─▒k d├╝nyada olduk├ža yayg─▒nd─▒r.

Vir├╝s├╝n En S─▒k Rastland─▒─č─▒ B├Âlgeler Nerelerdir?

Hepatit B vir├╝s├╝ en yayg─▒n olarak ├çin’de, G├╝neydo─ču Asya’da ve Afrika’da g├Âr├╝lmektedir. Vir├╝se Kuzey Amerika, Bat─▒ Avrupa ve Avustralya’da da rastlanm─▒┼čt─▒r.

Avrupa’da her y─▒l yakla┼č─▒k 900,000 - 1 milyon ki┼čiye hepatit B vir├╝s├╝ bula┼č─▒yor, ABD’de rastlanan y─▒ll─▒k akut hepatit B enfeksiyonu say─▒s─▒n─▒n ise 140,000 - 320,000 aras─▒nda oldu─ču tahmin ediliyor. Az oranda (yakla┼č─▒k % 10) kronik hepatit B g├Âzlemleniyor.

Vir├╝s├╝n Bula┼čmas─▒ Nas─▒l ├ľnlenebilir?

─░nsanlar Hepatit B vir├╝s├╝n├╝n bula┼čma yollar─▒ konusunda bilin├žlendirilebilirse bu hastal─▒─ča yakalanma riski ├Ânemli ├Âl├ž├╝de azal─▒r. Bu yakla┼č─▒m a┼ča─č─▒daki gruplarda yer alan ki┼čiler a├ž─▒s─▒ndan ├žok ├Ânemlidir:

Hepatit B ta┼č─▒yan anne adaylar─▒

├çok e┼čli cinsel ya┼čam─▒ olan ve ge├žmi┼čte cinsel yolla bula┼čan hastal─▒klara yakalanan ki┼čiler

Kan ve v├╝cut s─▒v─▒lar─▒na maruz kalan sa─čl─▒k ├žal─▒┼čanlar─▒

Vir├╝s├╝n Yay─▒lmas─▒ Nas─▒l ├ľnlenebilir?

Vir├╝s bula┼čmayan ki┼čilere hepatit B a┼č─▒s─▒n─▒n yap─▒lmas─▒ hepatit B enfeksiyonunu ├Ânleyebilir.

├ť├ž farkl─▒ a┼č─▒dan olu┼čan a┼č─▒lama s├╝reci hastalar─▒n yakla┼č─▒k %90 - 95′inde etkili olmaktad─▒r.

D├╝nya Sa─čl─▒k ├ľrg├╝t├╝ 2001 y─▒l─▒na kadar ├žocuklar aras─▒nda yeni ta┼č─▒y─▒c─▒lar─▒n say─▒s─▒n─▒ y├╝zde seksen oran─▒nda azaltmay─▒ hedefliyor.

Baz─▒ durumlarda vir├╝s bula┼čt─▒ktan hemen sonra a┼č─▒ yap─▒larak enfeksiyon olu┼čmas─▒ ├Ânlenebilir. A┼č─▒dan yararlanabilecek ki┼čiler aras─▒nda hepatit B ta┼č─▒yan annelerden d├╝nyaya gelen ├žocuklar, i─čne batmas─▒ nedeniyle hepatit B bula┼čan sa─čl─▒k ├žal─▒┼čanlar─▒ ve hepatit B enfeksiyonu ta┼č─▒yan ki┼čilerin cinsel partnerleri yer al─▒yor.

Hepatit B’ye Sebep Olan Nedir?

Bu karaci─čerinizdir. Hepatit B, Hepatit B vir├╝s├╝ olarak bilinen bir vir├╝s nedeniyle meydana gelir. Bu vir├╝s karaci─čeri etkileyerek i┼člevini bozar.

Hepatit B Vir├╝s├╝ne Maruz Kalm─▒┼č Olabilirim. Ne Yapmal─▒y─▒m?

Hepatit B vir├╝s├╝ al─▒p almad─▒─č─▒n─▒z─▒ s├Âyleyebilecek tek ki┼či olan doktorunuzu g├Ârmelisiniz. Kendinizi iyi hissetseniz bile hastal─▒─č─▒ ta┼č─▒yor olabilirsiniz ve tedavi g├Ârmeniz gerekebilir. Ya da hastalanmamak i├žin a┼č─▒ olman─▒z gerekir. B├Âylece, ailenize ve di─čer ki┼čilere vir├╝s├╝n bula┼čma ihtimalini ortadan kald─▒rabilirsiniz.

Doktorum Hepatit B Olup Olmad─▒─č─▒m─▒ Nas─▒l S├Âyleyebilir?

Tan─▒ koymak i├žin doktor, Hepatit B vir├╝s├╝n├╝ ara┼čt─▒rmak ├╝zere kan ├Ârne─či alacakt─▒r. Baz─▒ durumlarda karaci─čer biyopsisi de yap─▒labilir. Bu, doktorunuzun bir i─čneyle karaci─čerinizden ├žok k├╝├ž├╝k bir ├Ârnek alarak ger├žekle┼čtirece─či bir testtir. Bu test daha ├žok hasta oldu─čunuz durumlarda ger├žekle┼čecek bir yoldur ve bu yolla vir├╝s├╝n karaci─čerinizde bir hasara sebep olup olmad─▒─č─▒ anla┼č─▒lacakt─▒r.

Doktorum Bende Hepatit B Oldu─čunu S├Âyledi. Ailemde ve Yak─▒nlar─▒mda Olup Olmad─▒─č─▒n─▒ Nas─▒l Bilebilirim?

Bunu ├Â─črenmenin tek yolu yine doktorunuza ba┼čvurmakt─▒r. Bunu belirtilere bakarak anlayamazs─▒n─▒z, ├ž├╝nk├╝ enfekte bebeklerin ve ├žocuklar─▒n ├žo─ču son derece iyi g├Âr├╝nebilirler.

Hepatit B Her Zaman Kendinizi Hasta Hissetmenize Yol A├žar m─▒?

Enfekte olan baz─▒ ki┼čiler kendilerini hasta hissederken, baz─▒lar─▒ iyi hissedebilir. Bu durum, vir├╝s├╝ ne kadar uzun s├╝redir ta┼č─▒d─▒─č─▒n─▒za ve ka├ž ya┼č─▒nda oldu─čunuza g├Âre de─či┼čiklik g├Âsterir.

Vir├╝se ilk maruz kalan ki┼čiler bir ka├ž ay i├žerisinde akut Hepatit B olarak bilinen hastal─▒─ča maruz kal─▒rlar. Akut hepatit B’si olan baz─▒ ki┼čilerde, ├Âzellikle bebekler ve ├žocuklarda ├žo─čunlukla herhangi bir enfeksiyon belirtisi g├Âr├╝lmez. Ancak ya┼č ilerledik├že birka├ž hafta boyunca bir dizi semptom g├Âr├╝lebilir.

Akut Hepatit B’nin Belirtileri Nelerdir?

Kulu├žka D├Ânemi Belirtileri:

Grip benzeri belirtiler

Yorgunluk hali

Mide a─čr─▒s─▒

─░shal

Deride d├Âk├╝nt├╝ olabilir

Tipik Belirtiler

G├Âzlerin ve derinin sararmas─▒ ile bilinen sar─▒l─▒k durumu

A├ž─▒k renk d─▒┼čk─▒

Koyu renk idrar geli┼čebilir

Akut Hepatitli hastalar─▒n bir k─▒sm─▒ daha sonra kendini iyi hissederek iyile┼čirken bir k─▒sm─▒nda kronik ta┼č─▒y─▒c─▒l─▒k ve di─čer ciddi durumlar geli┼čebilir.

Kronik Hepatit B Nedir?

Baz─▒ ki┼čilerde Hepatit B vir├╝s├╝ne kar┼č─▒ do─čal ba─č─▒┼č─▒kl─▒─č─▒n geli┼čmemesi ve enfeksiyon halinin aylarca ya da y─▒llarca devam etmesi durumudur. Bu ki┼čiler kronik ta┼č─▒y─▒c─▒lar olarak bilinirler. Bu ki┼čiler uzun s├╝re herhangi bir rahats─▒zl─▒k hissetmezler. Bir ka├ž y─▒l sonra kendilerini hasta hissederler ve tedavide ge├ž kal─▒nm─▒┼čsa ├Âlebilirler. E─čer kronik Hepatit B hastas─▒ysan─▒z ne durumda oldu─čunuzu g├Ârmek ve zaman─▒nda tedavi olabilmek i├žin zamam zaman doktorunuza kontrole gitmelisiniz.

Kronik Hepatit B’nin Belirtileri Nelerdir?

Ba┼člang─▒├žta akut Hepatit B’yle ayn─▒ belirtileri verebilir; yorgunluk hissi ya da mide a─čr─▒s─▒ gibi. Ayr─▒ca, kas ve eklem a─čr─▒lar─▒ olabilir ve kendinizi halsiz hissedebilirsiniz. Bu belirtiler birka├ž hafta ya da ay s├╝rebilir. Kronik ya da akut Hepatit B oldu─čunuzu ancak doktorunuz s├Âyleyebilir. Kronik Hepatit B’si olan ki┼čilerde siroz ve karaci─čer kanseri geli┼čebilir. Her ikisi de ├Âld├╝r├╝c├╝ olabilir.

Kimler A┼č─▒lanmal─▒d─▒r?

Hastal─▒─č─▒n % 31 bilinmeyen bula┼čma yolu dikkate al─▒nd─▒─č─▒nda;

T├╝m bebekler

Çocuklar

Gen├ž eri┼čkinler

Sa─čl─▒k personeli

Hemodiyaliz hastalar─▒

Damardan ila├ž kullananlar

Hemofili hastalar─▒

Kendinin tehlike alt─▒nda oldu─čunu hisseden herkes

Hangi Ko┼čullarda A┼č─▒lanma Ertelenmelidir?

Y├╝ksek ate┼či olan ya da ┼čiddetli so─čuk alg─▒nl─▒─č─▒ ge├žirenlerin, a┼č─▒lama g├╝n├╝n├╝ sa─čl─▒klar─▒ d├╝zelene kadar ertelemeleri ├Ânerilmektedir.

Kimlerin A┼č─▒ Olmas─▒ Gereksizdir?

Hepatit B hastal─▒─č─▒na yakalanm─▒┼č olanlar, daha ├Ânce 3 doz Hepatit B a┼č─▒s─▒ yapt─▒rm─▒┼č ve uygun antikor yan─▒t─▒ vermi┼č olanlar.

Hepatit B Hastal─▒─č─▒na Yakalanm─▒┼čsan─▒z Ne Yapmal─▒s─▒n─▒z?

Kendinizi ve ├ževrenizi korumak i├žin yara ve kesiklerinizi kapat─▒n. Kan vermeyin.

Di┼č f─▒r├žas─▒, t─▒ra┼č b─▒├ža─č─▒, t─▒rnak makas─▒ gibi e┼čyalar─▒n─▒z─▒ ba┼čkalar─▒ ile payla┼čmay─▒n.

Ellerinizi s─▒k s─▒k y─▒kay─▒n.

Cinsel ili┼čki s─▒ras─▒nda prezervatif kullan─▒n.

Kan bula┼čm─▒┼č elbiseleri so─čuk suda veya bula┼č─▒k makinesinde y─▒kay─▒n.

Yere kan─▒n─▒z damlam─▒┼čsa ka─č─▒t havluyla silip ├žama┼č─▒r suyu ile temizleyin.

Ailenizin ve yak─▒n ├ževrenizin vakit ge├žirmeksizin test olmalar─▒n─▒ sa─člayarak e─čer hastal─▒k bula┼čmam─▒┼čsa hemen a┼č─▒ olmalar─▒n─▒ sa─člay─▒n.

A┼č─▒ onlar─▒ Hepatit B ve D’den ┼čimdi ve gelecekte koruyacakt─▒r.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Antimikrobik ─░la├žlar

ANTİMİKROBİK İLAÇLAR

Antienfektik tedavinin temel amac─▒,enfeksiyon hastal─▒klar─▒n─▒n ila├žla tedavisidir.Kemoterapi,ehrlich 19.yy┬ĺda ortaya atm─▒┼č oldu─ču bir terim olup mikrorganizma ve parazitleri konak├ž─▒ya zarar vermeden ├Âld├╝rebilen ila├žlarla yap─▒lan tedavidir.Antimikrobik ila├žlar terimi hem antibakteriyel ila├žlar hemde antibiyotikler i├žin ortak kullan─▒l─▒r.Antibiyotikler mikroorganizmalar taraf─▒ndan olu┼čturulan maddelerdir.├ľR:penicillin penicillium natatum ad─▒ verilen bir k├╝f mantar─▒ taraf─▒ndan ├╝retilir.Antibakteriyel ajanlar ara┼čt─▒rma labratuvarlar─▒nda geli┼čtirilen bile┼čiklerdir.├ľR:s├╝lfanamidler..

Antimikrobik ila├žlar bug├╝n 5 temel mekanizma ile etkili oldu─ču bilinmektedir.

1.Bakteri h├╝cre duvar─▒n─▒n sentezinin inhibe edilmesi.

2.sitoplazmik membran─▒n permeabilitesinin artmas─▒.

3.bakteri ribozomlar─▒ndaki protein biyosentezinin engellenmesi.

4.n├╝kleik asit sentezinin bozulmas─▒.

5.intermedier(h├╝cre i├ži olaylar)biyokimyasal metabolizman─▒n bozulmas─▒.

Antibiyotikler,kimyasal maddelerdir ve bunlar belirli baz─▒ mikroorganizmalar taraf─▒ndan ├╝retilen ve di─čer mikroorganizmalar─▒ ├Âld├╝ren veya inhibe eden etkiye sahiptirler.Antibiyotikler kemoterapatik ajanlar─▒n ├Âzel bir s─▒n─▒f─▒n─▒ olu┼čtururlar ve bunlar do─čal ├╝r├╝nler olmalar─▒(mikrobiyal aktivite ├╝r├╝nleri)bak─▒m─▒ndan sentetik kimyasallardan(insan aktivitesi ├╝r├╝nlerinden)ayr─▒l─▒rlar.Antibiyotikler b├╝y├╝k ├Âl├žekli mikrobiyal prosesler yoluyla ├╝retilmi┼č maddelerin en ├Ânemli s─▒n─▒f─▒n─▒ te┼čkil ederlerler.Pek├žok antibiyoti─čin ke┼čfedilmesine ra─čmen t─▒pta pratik de─čeri olan belkide %1┬ĺden daha azd─▒r. Bu y├╝zden enfeksiyon hastal─▒klar─▒n─▒n tedavisinde ciddi bir ├Âneme sahip olmas─▒ bak─▒m─▒ndan kullan─▒┼čl─▒d─▒r.Bundan ba┼čka baz─▒ antibiyotikler kimyasal modifikasyonlarla daha fazla etkin kullan─▒labilirler.Bunlara semisentetik antibiyotikler denir.Mikroorganizmalar─▒n antibiyotiklere ve di─čer kemoterapatik ajanlara hassasiyeti de─či┼čiklik g├Âstermektedir.Gram(+) bakteriler antibiyotiklere Gram(-) bakterilerden genellikle daha hassast─▒rlar.Bir antibiyotik hem Gram(-) hemde Gram(+) bakterileri etkileyebilmektedir. B├Âyle antibiyotiklere geni┼č spektrumlu antibiyotikler denir.(broad spectrum) Genelde geni┼č spektrumlu antibiyotikler dar spektrumlu antibiyotiklerden daha yayg─▒n medikal kullan─▒m alan─▒ bulurlar.├ç├╝nk├╝ dar spektrumlu alanlar sadece tek bir grup mikroorganizmaya etkilidirler.Belkide dar spektrumlu bir antibiyotik mikroorganizmalar─▒n kontrol├╝ i├žin olduk├ža de─čerli olabilir.Antibiyotikler ve di─čer kemoterapatik ajanlar kimyasal yap─▒lar─▒ veya etki ┼čekillerine g├Âre grupland─▒r─▒labilmi┼člerdir.Daha ├Ânce belirtti─čimiz gibi bakterilerde antibiyotik etkisinin en ├Ânemli hedefi h├╝cre duvar─▒,sitoplazmik membran,protein ve n├╝kleik asitlerin biyosentez prosesleridir.Baz─▒ kemoterapatik ajanlar h├╝cre metabolizmas─▒nda ihtiya├ž duyulan ├Ânemli ├╝reme fakt├Ârlerini taklit ederek ├žal─▒┼čt─▒klar─▒ i├žin ├╝reme fakt├Âr analoglar─▒d─▒r.Mikroorganizmalar taraf─▒ndan ├╝retilen antibiyotikler kimyasal bak─▒mdan statik veya sidal bile┼čenler ┼čeklinde ayr─▒lm─▒┼člard─▒r.Hastal─▒k etkeni olan mikroorganizmalar ├žok ├že┼čitli olabilirler.Bu mikroorganizmalar─▒n yap─▒s─▒na g├Âre geli┼čen hastal─▒klar,bakteriyel enfeksiyon hastal─▒klar─▒,mantarlar─▒n olu┼čturdu─ču hastal─▒klar,protozoonlar─▒n neden oldu─ču hastal─▒klar,viral hastal─▒klar,vermiformlar(plathyhelminthes grubu)olarak s─▒n─▒fland─▒r─▒labilirler.

Antimikrobik spekturum

Bir antibiyotik ilac─▒n spektrumu,o ilac─▒n enfeksiyon yerindeki etkin konsantrasyonundan etkilenen mikroorganizma t├╝rlerini g├Âsterir.Fazla say─▒da bakteri ve mikroorganizma t├╝rlerini kar┼č─▒ etkili olan ila├žlar geni┼č spekrumlu kemoterapatikler olarak nitelendirilirler.

Etkinin tipi

Kemoterapatikler mikroorganizmalar ├╝zerindeki etki derecelerine g├Âre 2 grupta incelenirler

1.Bakteriostatik etki:Bakteri h├╝crelerinin geli┼čmesi ve ├╝remesi ├Ânlenmi┼čtir.Bakteriyi do─črudan ├Âld├╝rmezler,geli┼čmesi ve ├╝remesi duran bakteri v├╝cudun normal savunma mekanizmalar─▒ taraf─▒ndan kolayca yok edilir.├ľR:Tetrasiklinler┬öchloromphenical┬ö,┬ös├╝lfonomidler┬ö,┬ömakrolidler┬öve┬ölinkozamidler┬ödir.(grup adlar─▒ d─▒r.antibiyotik isimleri de─čil)

2.Bakterisid etki:Bakteri h├╝cresini do─črudan yok ederler.├ľR:penicilinler,sefolosporinler,aminoglukozidler,kinolonlar,rifamicin,vancomycin,nitroimidazoller..gibi.

Enfeksiyonlar─▒n tedavisinde ila├ž se├žiminde e─čilim daha ├žok bakterisid etki g├Âsteren ila├žlarad─▒r.├ç├╝nk├╝ bu ila├žlar enfeksiyonu daha h─▒zl─▒ bir ┼čekilde ortadan kald─▒r─▒rlar ve patojenlerin bu ila├žlara diren├ž geli┼čtirebilme s├╝releri k─▒sad─▒r.

(septisemi,mikroorganizman─▒n kana ge├žmesi)

Etkinin potensi

Antimikrobik ila├žlar─▒n,bakteriostatik etki g├╝c├╝n├╝n kantitatif g├Âstergesi minimum inhibit├Âr konsantrasyonudur.(MIC) Bakterisid etki g├╝c├╝n├╝n g├Âstergesi ise minimum bakterisital konsantrasyonudur.(MBC) Bu de─čer s─▒v─▒ k├╝lt├╝r ortam─▒nda standart ko┼čullarda bakterilerin % 99.9 dan fazlas─▒n─▒ ├Âld├╝ren minimum ila├ž konsantrasyonudur.

Diren├ž(rezistansl─▒k)

Antibiyotiklerin hepsi t├╝m mikroorganizmalra kar┼č─▒ etkili degildir.Baz─▒ mikroorganizmalar baz─▒ antibiyotiklere kar┼č─▒ do─čal diren├žlidirler.Antibiyotik direnci mikroorganizman─▒n kal─▒tsal bir karakteri olabilir veya kazan─▒lm─▒┼č olabilir.Mikroorganizmalar─▒n antibiyotiklere ka┼č─▒ do─čal diren├žli olmas─▒n─▒n pek ├žok sebebi vard─▒r.

1.organizma,antibiyoti─čin inhibe edece─či str├╝kt├╝rden yoksun olabilir.├ľR:baz─▒ bakteriler ┬ômikoplazma┬ö,tipik bir bakteri duvar─▒na sahip olmad─▒─č─▒ndan penicillinler kar┼č─▒ diren├žlidirler.

2.Mikroorganizma antibiyoti─če kar┼č─▒ impermeabl(h├╝cre i├žine girmesi engellenmez)olabilir.├ľR:Gram(-) bakteriler penicillin G┬ĺye kar┼č─▒ impermeabl d─▒r.

3.mikroorganizma antibiyoti─či inaktif bir forma ├ževirme kabiliyetinde olabilir.├ľR:Pek├žok staphylococ b-lactamaz i├žermektedirki bu enzim penicillinlerin ├žo─čunda b-lactam halkas─▒n─▒ kopar─▒r.

4.Organizma,antibiyoti─čin hedefini modifiye edebilir.

5.Genetik degi┼čiklikler ile metabolik yollarda alterasyon ger├žekle┼čebilir.B├Âylece antimikrobial ajan bloklan─▒r ve organizma direnci bir biyokimyasal yol geli┼čtirir.

6.Organizma h├╝cre i├žerisine giren antibiyoti─či d─▒┼čar─▒ya atma yetene─čindedir.Buna efflux denir.Antibiyotik dire├žlili─či genetik olarak ya kromozomlar taraf─▒ndan veya plazmidler taraf─▒ndan kontrol edilir.Plazmidler taraf─▒ndan kontrol edildi─či durumlarda plazmidlere rezistans plazmid denir.(R-fakt├Âr) ve bu durumdaki plazmidler R-fakt├Âr├╝ olarak isimlendirilir.Antibiyotik diren├žlili─čin varl─▒─č─▒n─▒ ortaya koymak i├žin klinik materyallerden izole edilen mikroorganizmalar─▒n antibiyotik hassasiyet testlerine tabii tutulmas─▒ gerekir.

Penicilinler

Penicilinler b-lactam grubu antibiyotikler i├žerisinde yer al─▒r. ─░lk kez 1928┬ĺde Fleming taraf─▒ndan bir mantar olan penicillium notatum┬ĺun salg─▒lad─▒g─▒ antibakteriyal bir maddenin staphyllococ k├╝lt├╝rlerinde lizise neden oldugu fark edilmi┼č ve bu antibakteriyel maddeye penicilin demi┼čtir.Daha sonra 1940┬ĺl─▒ y─▒llarda Florey ve arkada┼člar─▒ taraf─▒ndan yeterli d├╝zeyde safla┼čt─▒r─▒lm─▒┼č ve klinik kullan─▒m─▒yla ilgili ├žal─▒┼čmalar ba┼člat─▒lm─▒┼čt─▒r. O tarihten bu g├╝nekadar bir ├žok penicilin t├╝revi geli┼čtirilerek bakteriyal patojenlerin neden oldugu durumlarda s─▒kl─▒kla s─▒kl─▒kla kullan─▒labilir duruma gelinmi┼čtir.B├╝t├╝n penicilinler temel yap─▒y─▒ 6-Aminopenisillonikasit yani ┬ôAPA┬ö ├žekirde─či olu┼čturur. 6-APA bir b-lactam halkas─▒ ile buna ba─čl─▒ bir tiazolidin halkas─▒ndan ibarettir. 6-APA├žekirde─čine de─či┼čik yan zincirlerin eklenmesiyle ├Ânemli farmokolojik ve antibakteriyal farkl─▒l─▒k g├Âsteren bir ├žok penicillin t├╝revi elde edilmi┼čtir

Penicilinlerin s─▒n─▒fland─▒r─▒lmas─▒

Penicllinlerin etki spektrumlar─▒na g├Âre pratik anlamda 4 gruba ayr─▒l─▒rlar

1.temel penicillinler(benzil penicillinler)

2.penicillinoza diren├žli penicillinler

3.geni┼č spektrumlu nonantipseudomonal penicillinler

4.antipseudomonal penicilinler

Gram(-) bacillere kar┼č─▒ de─či┼čik derecelerde etkili olan geni┼č spektrumlu penicillinler:

1.─░kinci ku┼čak penicilinler (omoksisilin,ampisilin,siklosin,bakampisilin)

2.3.ku┼čak penicilinler (karbenisilin,tikarsilin )

3.4.ku┼čak penicilinler (ozlosin,mezdolosin,piperasilin,amidosilin)

┼čeklindede s─▒n─▒fland─▒r─▒l─▒r.

Antibakteriyal etki mekanizmalar─▒ ve diren├ž geli┼čimi

Penicilinler,bakteriyal h├╝cre duvar─▒n─▒n sentezini inhibe ederek bakterisidal etki g├Âsterirler.Bakterilerin h├╝cre duvar─▒n─▒n sentezinde,peptidoglikonlar transpeptidasyon yolu ile birbirine ba─član─▒rlar.Di─čer b-lactam antibiyotiklerde oldu─ču gibi penicilinlerde bakteri h├╝cre duvar─▒n─▒n i├ž y├╝zeyinde bulunan ve transpeptidasyon basama─č─▒nda enzim olarak rol oynayan penicilin ba─člay─▒c─▒ proteinlere(transpeptidaz,karboksilipeptidaz ve endopeptidaz) ba─članarak h├╝cre duvar─▒n─▒n yap─▒m─▒n─▒n bozulmas─▒n─▒n ve bakterinin ├Âlmesine neden olurlar.Penicilinler ayn─▒ zamanda h├╝cre duvar─▒n─▒n yap─▒sal b├╝t├╝nl├╝─č├╝n├╝ bozan bakteriyal otolizinleride aktive ederler.De─či┼čik bakteri t├╝rlerindeki penicilin ba─člay─▒c─▒ proteinlerin (PBP:Penicilin binding protein) i┼člevi ve penicilinlerin bunlara kar┼č─▒ affinitesi farkl─▒ oldu─čundan penicillin ba─člay─▒c─▒ proteine g├Ârede penicilinlerin antibakterial etki spektrumlar─▒ farkl─▒l─▒k g├Âsterir.

Bakterilerin penicilinlere kar┼č─▒ diren├ž geli┼čmesi ba┼čl─▒ca 3 mekanizmayla olur.

1.penicilin ba─člayan proteinlerde de─či┼čiklik(PBP):Bu proteinlerde mutasyonlarla ortaya ├ž─▒kan de─či┼čiklikler penicilinlerin ba─članmas─▒n─▒ etkileyerek peniciline kar┼č─▒ diren├ž geli┼čmesine neden olur.

2.penicilinlerin h├╝cre i├žine denetrasyonun bozulmas─▒:Penicilinler h├╝cre duvar─▒nda bulunan porlardan ge├žerek h├╝cre i├žine denetre olurlar.Bu porlarda mutasyonla ortaya ├ž─▒kan de─či┼čiklikler penicilinin h├╝cre i├žine ge├ži┼čini engelleyerek diren├ž geli┼čimine neden olur.

3.b-lactamazlarla penicilinlerin inaktive olmas─▒:Penicilinler ve di─čer b-lactam antibiyotiklerde,antibiyoti─če kar┼č─▒ diren├ž geli┼čmesinde en ├Ânemli mekanizmay─▒ b-lactamaz enzimlerle antibiyoti─čin inaktive edilmesi olu┼čturur.Klinik uygulamalarda en ├Ânemli diren├ž mekanizmas─▒ budur.Gram(+) ve Gram(-) bakterilerin salg─▒lad─▒g─▒ b-lactamaz enzimi penicilinin yap─▒s─▒nda bulunan b-lactam halkas─▒ndaki amid ba─č─▒n─▒ par├žalayarak antimikrobil etkinin ortada kalkmas─▒na neden olur.

b-lactamazlar bakterilerde sentezini kontrol eden genlerin yerle┼čimine g├Âre

a.plazmidler arac─▒l─▒─č─▒yla

b.kromozomlar ├╝zerindeki genler arac─▒l─▒─č─▒yla olu┼čturulanlar olmak ├╝zere 2 gruba ayr─▒l─▒rlar.

Staphylococ ve di─čer Gram(+) bakterilerde b-lactamazlar plazmide ba─č─▒ml─▒ olarak sentezlenirler ve bakteri d─▒┼č─▒na salg─▒lan─▒rlar.Bu ┼čekilde salg─▒lanan b-lactamazlar antibiyoti─če h├╝cre duvar─▒na ula┼čmadan par├žalarlar.Gram(-) lerde b-lactamaz olu┼čumu plazmid veya kromozomlara ba─čl─▒d─▒r ve periplazmik aral─▒kta bulunur.

Penicilinlerin farmokolojik ├Âzellikleri

Mide asidine kar┼č─▒ penicilinlerin stabilitesi de─či┼čiktir.Penicilin G d├╝┼č├╝k PH┬ĺ┬ĺda stabil olmad─▒─č─▒ i├žin oral yolla al─▒nd─▒─č─▒nda yeterli serum d├╝zeyi sa─članamaz.Penicilin V asit ortamda daha stabil oldu─čundan gastrointestinal kanaldan daha iyi absorbe edilir.Fakat baz─▒ patojenlere ├Âzellikle neisseria gonaerhoroea kar┼č─▒ Penicilin G┬ĺdendaha az etkilidir.Penicilin G intram├╝sk├╝ler yolla verildi─činde 15-30 dakika i├žinde plazma konsantrasyonu maksimum d├╝zeye ula┼č─▒r.Yar─▒lanma ├Âmr├╝ 30 dakikad─▒r.Bu nedenle intram├╝sk├╝ler veya intraven├Âz olarak 4-6 saat aral─▒klarla tekrarlanmas─▒ gerekir.

Penicilin G

Penicilin G ,streptococ,meningococ,gonococ lara (b-lactamaz ├╝reten su┼člar hari├ž) anaeroblar─▒n ├žo─čuna Gram(+) bacillere ve di─čer bir grup organizmalara kar┼č─▒ olduk├ža etkilidir.Penicilin V (penoksi metil penicilin) benzil penicilinin (penicilin G)oral yolla iyi absorbe edilen ┼čeklidir.Min├Âr(basit) oral enfeksiyonlar farenjit duyarl─▒ organizmalar ile olu┼čan min├Âr yumu┼čak doku enfeksiyonlar─▒mn ve baz─▒ enfeksiyonlarda etkilidir.Penicilin V┬ĺnin etki spektrumu Penicilin G ┬Ĺye benzer ancak N.gonorhorea┬ĺya daha az etkilidir.

Sefalosporinler(cephalosporins)

Sefalosporinler ┬ôC┬ö ad─▒yla bilinen ilk sefalosporin 1945 y─▒l─▒nda DR.Bruzo taraf─▒ndan cephalosporium acremonium bir manatrdan fermantasyon yoluyla izole edilmi┼čtir.Cehpalosporinlerin ana ├žekirde─či 7 amino sefolosporanik asittir.Bu ├žekirde─če yan zincirlerin eklenmesiyle semisentetik bile┼čiklerin ├╝retilmesi m├╝mk├╝n olur.

Sefalosporinlerin etki mekanizmalar─▒

Sefalosporinler,t─▒pk─▒ penicilinler gibi bakteri h├╝cre duvar─▒ olu┼čumundaki basamaklara katalize eder ve penicilin ba─člayan proteinler olarak bilinen enzimleri inhibe ederek bakterisid etki g├Âsterirler.Bu enzimler t├╝rden t├╝re de─či┼čiktir.Genellikle eski sefalosporinler staphylococcus aerousun penicilin ba─člayan proteinlerine y├╝ksek affinite g├Âsterirler.Buna kar┼č─▒l─▒k sefotaksim,seftrizoksim,seftriakson,sefoperazon,sefttazidin…gibi yeni sefalosporinlerin Gram(-) bakterilerin hedf proteinlerine affinitesi ├žok daha belirgindir.

Sefalosporinlerin diren├ž mekanizmalar─▒

Bakteriler sefalosporinlere 3 yolla diren├ž kazan─▒rlar.

1.Gram(-) bakterilerin d─▒┼č membran─▒nda bulunan porin kanallar─▒nda de─či┼čim sonucu antibiyoti─čin bakteri h├╝cresine giri┼činin engellenmesi

2.Penicilin ba─člayan proteinlerde(PBP) de─či┼čim sonucu antibiyoti─čin hedef proteinlere ba─članamamas─▒.

3.Antibiyoti─či inaktive eden b-lactamaz─▒n ├╝retilmesi

Porin kanallar─▒nda de─či┼čim sonucu d─▒┼č membran ge├žirgenli─činin azalmas─▒na ba─čl─▒ olan diren├ž geli┼čimi olduk├ža nadirdirBuna kar┼č─▒l─▒k baz─▒ bakterilerde ├ľR:Enterococ larda bulunan penicilin ba─člayan proteinle t├╝m sefalosporinlere diren├ž g├Âsterirler.Staphylococlar─▒n PBP┬ĺleri 3.ku┼čak sefalosporinlere eski ku┼čaklara nazaran daha az ba─član─▒r.Metisiline diren├žli S.aerous su┼člar─▒ndaki metisilin direnci b-lactamlara dayan─▒kl─▒ yeni bir PBP sentezine ba─čl─▒ oldu─ču i├žin bu su┼člar t├╝m sefalosporinlere diren├žlidir

b-lactam antibiyotiklere kar┼č─▒ diren├ž geli┼čiminde en s─▒k g├Âzlenen mekanizma b-lactamaz ├╝retimiyle antibiyoti─čin inaktivasyonudur.

Gram(+) bakteriler aras─▒nda b-lactamaz ├╝reten en ├Ânemli patojen Staphyllococus aereus tur.S.aereus b-lactamazlar─▒ sefalosporinlerin ├žo─čuna etkisizdir.Gram(-) bakteriler kromozomal ve plazmid kontroll├╝ b-lactamaz ├╝retebilirler.

Monobaktamlar

Toprakta ya┼čayan Gram(-) eubacteria dan elde edilen bir grup b-lactam antibiyotikleridir.Bu grup i├žinde en iyi bilinen ve klinikte kulan─▒lan Aztreonam d─▒r.Bakteriler taraf─▒ndan sentezlenen do─čal maonobactamlar─▒n antimikrobiyal aktivitesinin ├žok d├╝┼č├╝k olmas─▒na kar┼č─▒l─▒k aztreonam kimyasal yap─▒s─▒ndaki ├Âzelliklere ba─čl─▒ olarak b-lactamaz stabilitesi ve g├╝├žl├╝ antigram(-) etki g├Âsterir.Molek├╝ler yap─▒s─▒n─▒n ├žekirde─čini 3 amino monobactamik asit (AMA) olu┼čturur.

Monobactamlar─▒n etki mekanizmas─▒

Farkl─▒ kimyasal yap─▒ya sahip olmas─▒na kar┼č─▒n aztreonam di─čer b-lactam antibiyotiklere benzer ┼čekilde bakteri h├╝cre duvar─▒ sentezini bozarak etki g├Âsterir.Selektif olarak Gram(-) bakterilerdeki PBP 3┬ĺe y├╝ksek affinite g├Âsterip ba─član─▒r.Gram(-) bakterilere kar┼č─▒ g├╝├žl├╝ bakterisidal etki g├Âstermesini bu ├Âzelli─čine bor├žludur.Buna kar┼č─▒l─▒k Gram(+) ve anaerob bakterilerin PBP┬ĺlerin affinitesi son derece d├╝┼č├╝k olup bu sebepten dolay─▒ aztreonam bu bakterilerer kar┼č─▒ etkisiz kalmaktad─▒r.Aztreonam yeni ku┼čak b-lactam antibiyotikler i├žinde sadece Gram(-)┬ĺlere etkili olmas─▒ buna kar┼č─▒l─▒k Gram(+) ve anaeroblara kar┼č─▒ aktivite g├Âstermemesiden dolay─▒ ├Âzel bir yere sahiptir.

Monobactamlarda diren├ž geli┼čme mekanizmalar─▒

Di─čer b-lactam antibiyotiklerinde oldu─ču gibi aztreonam i├žinde klinikte Gram(-) bakterilerde diren├ž geli┼čmesinden sorumlu belli ba┼čl─▒ 3 mekanizma vard─▒r.

1.Aztreonam ba─članaca─č─▒ PBP 3┬ĺde modifikasyon olup tek ba┼č─▒na bu mekanizman─▒n ├Ânemi g├Âsterilmemi┼čtir.

2.D─▒┼č membran ge├žirgenli─činde azalama sonucu geli┼čen diren├ž ├Âzellikle Pseudomonas aeruginosa su┼člar─▒nda ├Ânemlidir.Bu yolla geli┼čen diren├ž sadece aztreonama ├Âzg├╝l olmay─▒p geni┼č spektrumlu t├╝m b-lactam antibiyotikleride kapsar.

3.b-lactamaz enzimleri arac─▒l─▒─č─▒yla geli┼čen diren├žtir ve en ├Ânemli diren├ž mekanizmas─▒d─▒r.

Monobactamlar─▒n farmokolojik ├Âzellikleri

Aztreonam oral yoldan verildi─činde hemen hemen hi├ž emilmez. Buna kar┼č─▒l─▒k intram├╝sk├╝ler yolla verildi─činde absorbsiyon h─▒zl─▒ ve ├žok iyidir.Aztreonam t├╝m v├╝cut s─▒v─▒ ve dokular─▒na da─č─▒l─▒r.Bu sayede kemik,kara├ži─čer,safar,akci─čer,ya─č,b├Âbrek,kalp,ba─č─▒rsak,prostat dokular─▒nda terapatik d├╝zeylere ula┼č─▒r.Ayr─▒ca t├╝kr├╝k,balgam,safra,bron┼člar sekresyonlarda,perikard,plevra ve periton s─▒v─▒lar─▒ndada saptan─▒r.

Karbopenemler

─░mipenem,b-lactam antibiyotiklerin yeni grubu karbopenem s─▒n─▒f─▒ antibiyotiklerin ilkidir.Karbopenemler ilk kez 1970┬ĺde toprak mikroorganizmalar─▒ndan izole edilmi┼čtir.─░mipenem ise 1978 y─▒l─▒nda Streptomyces cattleya┬ĺdan izole edilen Thienamycin antibiyoti─činden sentetik olarak elde edilmi┼čtir.Bu grupta ikinci antibiyotik Merogenem dir.

Karopenemlerin kimyasal yap─▒s─▒

─░mipenem b├╝t├╝n b-lactam antibiyotikler gibi b-lactam halkas─▒ i├žerirler.

─░mipenemin b-lactam antibiyotiklerinden farklar─▒ ┼č├Âyledir.Onlardan farkl─▒ olarak 1.pozisyondaki ┬ôC┬ö atomu s├╝lf├╝r ile de─či┼čmi┼čtir ve 5.pozisyondada 1 ├žift ba─č vard─▒r.Yine b-lactam antibiyotiklerinden farkl─▒ olarak penicilinler ve sefalosporinlerdeki a├žil amino yan zincir yerine hidroksietil yan zincir i├žerir ve bu yan zincir cis pozisyon yerine trans pozisyonnundad─▒r.─░mipenem b-lactamaz enzimlere dayan─▒kl─▒l─▒─č─▒ yan zincirlerin bu trans pozisyonu nedeniyle olmaktad─▒r. Renal t├╝b├╝li h├╝crelerinden salg─▒lanan dehidropeptidaz enzimi karbopenemi hidrolitik olarak par├žalamakta ve ilac─▒n inaktivasyonuna neden olmaktad─▒r.Bu y─▒k─▒m─▒ engellemek amac─▒yla imipenem klinik kullan─▒mda s├Âz├╝ edilen par├žalay─▒c─▒ enzimin spesifik inhibit├Âr├╝ olan ┬ôCilostatin┬ö ile kombine kullan─▒lmaktad─▒r.

Karbopenemlerin etki mekanizmas─▒

─░mipenem di─čer b├╝t├╝n b-lactam antibiyotikler gibi h├╝cre duvar olu┼čumundaki peptidoglikon sentezini inhibe eder .Bu etkisini yine PBP┬ĺye ba─članarak meydana getirir.En├žok PBP 2┬ĺye ba─član─▒r.Bu nedenle etkili oldu─ču mikroorganizmalar imipenemle kar┼č─▒la┼čt─▒klar─▒nda sfer olu┼čumu sonra lizis meydana gelir ve bu ├Âzelli─či ile ├Ânce flamen olu┼čumu sonra lizise neden olan penicilin ve sefalosporinlerden ayr─▒l─▒r.

─░mipenem antibakteriyal spektrumu di─čer b-lactam antibiyotiklere g├Âre daha geni┼čtir.Gerek aerob,grek anaerob pek ├žok Gram(+) veGram(-) bakteriye etkilidir ve bakterisidal antibiyotiktir.

─░mipenem bakteriyel b-lactamazlar─▒n ├žo─čuna diren├žlidir ve bu nedenle penicilinler ve sefalosporinler ile imipenemler aras─▒nda ├žapraz diren├ž son derece az g├Âr├╝l├╝r.

Karbopenemlerde diren├ž mekanizmas─▒

─░mipenem gerek Gram(+) gerek Gram(-) bakteriler taraf─▒ndan sentezlenen b-lactamazlara dayan─▒kl─▒d─▒r ancak xanthomonas maltophilia bakterilerinin sentezledi─či ┬ôZn┬ö i├žeren b-lactamaz enzimi imipenemi kolayl─▒kla par├žalamaktad─▒r.─░mipenem b-lactamazlar ile hidrolize dayan─▒kl─▒ olmas─▒n─▒n yan─▒s─▒ra b-lactamazlara kar┼č─▒ iyi bir inhibit├Ârd├╝r.

─░mipenem Eitrobacter freundii, pseudomonas aureuginosa,Enterobacter,serratia proteus providencia ve morganella t├╝rleri gibi baz─▒ bakterilerde b-lactamaz yap─▒m─▒n─▒ uyarabilir tek ba┼č─▒na kullan─▒ld─▒─č─▒ s├╝rece kendisinin bu enzimler i├žin iyi bir substrat olmamas─▒ sebebiyle ├Ânemli bir sorun yaratmayabilir.Bu enzimler taraf─▒ndan par├žalanabilen di─čer b-lactam antibiyotiklerle kombine edilir ise bu antibiyotiklerin b-lactamaz enzimler taraf─▒ndan inaktivasyonu artabilir.

Merogenem

Kimyasal yap─▒s─▒ imipenemlere benzer ve b-lactamazlara dayan─▒kl─▒d─▒r.Metisilin diren├žli Staphyllococlar ve Enterococlar hari├žt├╝m Staphylococlar , Streptococlar ve Listeria ┬Ĺya etkilidirler.Ancak bu etki imipenemin etkiine g├Âre daha azd─▒r.Merogenem Enterobacteriacea,Haemophilus influenza,Gonococ ve Pseudomonas aureuginosa gibi Gram(-)bakterilere kar┼č─▒ imipenemden daha etkilidir.├ľR:Haemophlius influenza┬Ĺya kar┼č─▒ merogenem imipenemden 8-32 kat daha aktiftir.Anaerobik bakterilere kar┼č─▒ aktivitesi imipenem gibidir Merogenem dehidropeptidaz 1 enzimine kar┼č─▒ imipenemden daha dayan─▒kl─▒d─▒r.├ľn ├žal─▒┼čmalar klinikte dehidropeptidaz enzim inhibit├Ârleri ile kombine edilmeden kullan─▒labilece─čini g├Âstermi┼čtir.

(b-lactam-)b-lactamaz inhibit├Âr├╝ kombinasyonu antibiyotikler

Kimyasal yap─▒:

b-lactamaz inhibit├Ârleri yap─▒s─▒nda b-lactam halkas─▒ ta┼č─▒yan ancak tek ba┼člar─▒na kullan─▒ld─▒klar─▒nda hi├ž antibakteriyal etkinlikleri olmayan veya zay─▒f antibiyotik etkisi g├Âsteren kimyasal maddelerdir.

Klinikte yayg─▒n olarak kullan─▒lan 2 b-lactamaz inhibit├Âr├╝nden biri olan ┬ôSulbactam┬ö bazik penicilin ├žekirde─činden t├╝retilmi┼č olup kimyasal olarak penicillanic asit s├╝lphone olarak bilinir.┬öNa┬ö tuzu halinde Sulbactam suda b├╝y├╝k oranda erir.De─či┼čik Ph de─čerlerindeki s─▒v─▒lar i├žinde kimyasal yap─▒s─▒ y├╝ksek oranda dayan─▒kl─▒l─▒k g├Âsterir.Bir di─čer inhibit├Âr olan ┬ôClavulanic asit┬ö kimyasal olarak Sulbactama benzer bu inhibit├Âr Streptomyces clavuligeris bakterisinin bir metabolik olarak elde edilmi┼čtir.Sulbactam─▒n aksine s─▒v─▒lar i├žinde kimyasal yap─▒s─▒ stabil ├Âzellik g├Âstermez.

b-lactamaz inhibit├Ârlerinin etki mekanizmalar─▒

b-lactam antibiyotikler bakteri h├╝cre duvar─▒ sentezini inhibe ederek bakterisidal etki g├Âsterir.Bu etkinin ortaya ├ž─▒kmas─▒ i├žin b-lactam antibiyoti─čininbakterinin sitoplazmik membran─▒n ├╝zerinde bulunan penicilin ba─člayan proteinlere ba─članarak bunlar─▒ inaktive etmesi gerekir.Ancak PBP┬ĺye ula┼čabilmek i├žin b-lactam antibiyoti─čin Gram(-)┬ĺnin d─▒┼č membran─▒n─▒ ge├žebilmesi ve d─▒┼č membran ile sitoplazmik membran aras─▒nda kalan priplazmik bo┼čluktaki b-lactamaz enzimleri taraf─▒ndan par├žalanmamal─▒d─▒r.

b-lactamaz inhibit├Ârlerinin diren├ž mekanizmas─▒

─░nhibit├Âr├╝n enzim affinitesinin zay─▒f olmas─▒ veya bakterinin d─▒┼č membran permeabilitesinin azl─▒─č─▒ nedeniyle do─čal diren├žli bakterilerin yan─▒s─▒ra son y─▒llarda plazmide ba─čl─▒ b-lactamazlar─▒ fazla miktarda sentezleyen Eurobacterilerde Clavulanic asit veSulbactamlara kar┼č─▒ direncin giderek artt─▒─č─▒ bilinmektedir.

Aminoglikozidler

Streptomyces vemikromonosporo cinsi funguslardan elde edilen do─čal veya semisentetik antibiyotiklerdir.Elde edilmi┼č klinik kullan─▒ma sunu┼č tarih s─▒ras─▒na g├Âre :

-streptomycin

-neomycin

-kanamycin

-gentamycin

-tobramycin

-sisomycin

-amicacin

-netilmycin bu grup antibiyotikleri olu┼čturur.

Aminoglikozidler daha yeni ve daha az toksik antibakteriyel ajanlar─▒n rekabetine kar┼č─▒n bug├╝n hala ├Ânemli bir ├žok enfeksiyonun tedavisinde yayg─▒n olaerak kullan─▒lan ila├žlard─▒r.

Aminoglikozidlerin kimyasal yap─▒lar─▒

Aminoglikozidlerin kimyasal yap─▒lar─▒ genelde santral yerle┼čen hekzos n├╝kleusuna yani aminocyclitol halkas─▒na 2 veya daha fazla amino ┼čekerinin glikozit ba─člar─▒yla ba─članmas─▒ndan olu┼čmu┼čtur.Aminocyclitol halka Stretomycin┬ĺde oldu─ču gibiStretidine veya di─čerlerinde oldu─ču gibi 2-deoksistretidine olabilir.Yayg─▒n kullan─▒mda aminoglikozit densede bu grupantibiyotikler ayn─▒ zamanda aminocyclitol halkas─▒nda i├žerdiklerinden dolay─▒ asl─▒nda aminocyclitolik aminoglikozitlerdir.

Aminocyclitol i├žeren ancak amino┼čeker i├žermeyen Spectinomycin bir aminocyclitol oldugu halde amino glikozit de─čildir.Aminoglikozitler aras─▒ndaki bireysel farkl─▒l─▒klar aminocyclitol halkaya ba─čl─▒ amino┼čekerlerin yap─▒ ve say─▒s─▒ndan kaynaklanmaktad─▒r.Aminoglikozitlerin kimyasal yap─▒lar─▒ ile antibakteriyal etkinlikleri aras─▒nda bulunan ili┼čki ├žok iyi anla┼č─▒lmam─▒┼čt─▒r.

Ancak de─či┼čik halkara ba─čl─▒ baz─▒ amino ve hidroksil gruplar─▒n─▒n ├Ânemli olduklar─▒na dair veriler vard─▒r.Ad─▒ ge├žen bu gruplar─▒n kimyasal maddelerle ve baz─▒ bakterilerle emilmeleriyle modifiye edilmesi antibakteriyel etkinin kayb─▒na yol a├žmaktad─▒r.

Streptomycin,neomycin,kanamycin,tobramycin┬ĺdenherbiri ayr─▒ bir streptomyces t├╝r├╝nden elde edildi─či halde gentamycin ve sisomycin mikromonosporo t├╝rlerinden elde edilmi┼čtir.

Aminoglikozidlerin antibakteriyel etki mekanizmalar─▒

Aminoglikozitler duyarl─▒ bakteri h├╝cresine h─▒zl─▒ bir bakterisidal etkilidirler.Bu etkide bakteri ribozomlar─▒nda protein sentezini inhibe etme ve mRNA┬ĺdaki genetik bilginin do─čru olu┼čunu azaltma bozma fonksiyonlar─▒n─▒n ├Ânemi b├╝y├╝kt├╝r.Bu etkileri yapabilmek i├žin streptomycin ribozomun 30S┬ĺlik alt birimini ba─član─▒rken di─čer aminoglikozitler hem 30S hemde 50S alt birimlerine ba─član─▒rlar.Buna ek olarak streptomycinin protein sentezini inhibisyonu daha belirgin iken di─čerlerinin genetik ┼čifreyi yanl─▒┼č okutma ├Âzellikleri daha ├Ân plandad─▒r.B├╝t├╝n bu bilgilere kar┼č─▒n aminoglikozitlerin etki mekanizmas─▒ b├╝t├╝n├╝yle netle┼čtirilememi┼čtir.Di─čer protein sentezini inhibe eden antibiyotikler(├ľR:tetrasiklinler ve chloromphenicol) bakterisidal etkili de─čil bakteriostatiktir.Aminoglikozitlerin bakteriyi ├Âld├╝r├╝c├╝ etkisi stoplazmik membrandan transport olay─▒yla ili┼čkili gibi g├Âr├╝nmektedir Aminoglikozitler Gram(-) bakterilerin d─▒┼č membranlar─▒ndaki porin kanallar─▒ndan periplazmik aral─▒─ča dif├╝zyonla girerler.Ancak sitoplazmik membran─▒ a┼čarak h├╝cre i├žerisine ta┼č─▒nmalar─▒ membran potansiyeli i├žin gerekli elektron transportuna ba─čl─▒d─▒r.Ba┼čka bir ifadeyle , aminoglikozitlerin bakteri sitoplazmik membran─▒n─▒ ge├žebilmeleri enerji ve oksijene ba─č─▒ml─▒ aktif transport prosesi ile olmaktad─▒r.Bu transport kademesi enerjiye ba─č─▒ml─▒┬öfaz 1┬ö olarak adland─▒r─▒l─▒r.(EBF)┬öEBF1┬öCa veMg gibi divalent katyonlarla,hiperosmolite ile,d├╝┼č├╝k Ph┬ĺda,anaerob ortamda inhibe olabilir,durabilir.dolays─▒yla ├že┼čitli durumlarda(├ľR: abselerin anaerob ortam─▒nda idrar─▒n hiperozmolar asidik olmas─▒ durumunda)aminoglikozitlerin etkisi azal─▒r.

(EBF ├žal─▒┼čmas─▒ i├žin Ph ├Ânemlidir)

Aminoglikozitler sitoplazmik membran─▒ ge├žtikten sonra polinomlara ba─članarak protein sentezini inhibe ederler.Bu olay daha sonraki antibiyotik transportunu h─▒zland─▒r─▒r.Bu kademeye┬öEBF 2┬ödenir.Ancak EBF 2┬ĺnin herhangi bir ┼čekilde sitoplazmik membran─▒n yap─▒s─▒n─▒n bozulmas─▒yla ili┼čkisi oldugu d├╝┼č├╝n├╝lmektedir.

Bu d├╝┼č├╝ncenin dayand─▒─č─▒ g├Âzlem aminoglikozitlere ba─čl─▒ bakteri ├Âl├╝m├╝nden ├Ânce ilk etapta k├╝├ž├╝k iyonlar─▒n bunu izleyerek daha b├╝y├╝k molek├╝llerin en sonundada proteinlerin bakteri h├╝cresinden s─▒zmas─▒d─▒r.H├╝cre membran─▒n bu ┼čekilde bozulmas─▒ aminoglikozitlerin letal etkisini a├ž─▒klamaktad─▒r.

Aminoglikozitlerde diren├ž geli┼čme mekanizmalar─▒

Aminoglikozitlere kar┼č─▒ bakteriyal diren├ž:

1.ribozomal diren├ž

2.membran ge├žirgenli─činde azalma

3.aminoglikozitlerin modifiye edici enzimlerle ba─čl─▒ olarak geli┼čen diren├ž olmak ├╝zere 3 mekanizma ├Ânem ta┼č─▒r.Fakat en yayg─▒n ve en ├Ânemli olan─▒ 3. mekanizmad─▒r.

1.ribozomal diren├ž:Aminoglikozitlerin ba─čland─▒─č─▒ ribozomal proteinlerin kodlayan genlerdeki tek basamakl─▒ mutasyona ba─čl─▒ olarak bu proteinlerde de─či┼čiklik sonucu aminoglikozitlerin ba─članmas─▒n─▒n engellenmesiyle olu┼čur.Bu tip diren├ž daha ├žok streptomycine kar┼č─▒ g├Âsterilmi┼čtir.Di─čer aminoglikozitlerde nadiren g├Âr├╝l├╝r.Ribozomal diren├ž,genellikle tek bir aminoglikozite ├Âzg├╝d├╝r ve yayg─▒n de─čildir son zamanlarda endokardit etkeni Enterococlarda bu tip streptomycin direncinin ├Ânem kazand─▒─č─▒ bildirilmi┼čtir.

2.Bakteri membran ge├žirgenli─činde azalma:Bakteri membran ge├žirgenli─čindeki azalma sonucu olu┼čan aminoglikozit direncine permeabilite direnci denir.Aminoglikozitlerin bakteri sitoplazmik membran─▒n─▒ ge├žmesinde oksijene ba─č─▒ml─▒ aktif transportun rol oynad─▒─č─▒ bilinmektedir.─░┼čte transportu yapamayan anaerob bakterilerdeki do─čal aminoglikozit direnci bu mekanizmaya ├Ârnektir.Di─čer yandan duyarl─▒ bakterilerde sponten kromozomal mutasyon sonucu membran ge├žirgenli─činde azalma olabilece─či g├Âsterilmi┼čtir.Bu mutant su┼člar─▒n─▒n bir membran proteini veya bir transport sisteminin ├Âzelliklerini etkileyen mutasyonlar sonucu olu┼čtugu d├╝┼č├╝n├╝lmektedir.Bu tip diren├ž geli┼čen bakterilerde aminoglikozitlerin h├╝cre i├žine ge├ži┼či ─č├╝├žle┼čmektedir.Tek birisi i├žin de─čil t├╝m aminoglikozitler i├žin bu g├╝├žl├╝k ge├žerlidir.Bu nedenle endi┼če verici bir diren├žlilik mekanizmas─▒ olmakla birlikte do─čada yayg─▒n olmamas─▒ bir ┼čanst─▒r.

3.Klinik uygulamalarda kazan─▒lm─▒┼č aminoglikozit direncinin en s─▒k ve en ├Ânemli mekanizmas─▒ bu antibiyotiklerin baz─▒ bakteriyel enzimlerle modifiye edilmesidir.Aminoglikozitin OH ve NH gruplar─▒na ├Âzg├╝l olarak ba─članan bu enzimlerin aminoglikozitlerin yap─▒s─▒n─▒ asetilasyon,adenilazyon veya fosforilasyon mekanizmalar─▒yla inaktive ederler.Modifiye etti─či yere g├Âre bu enzimler

1.asetiltransferazlar

2.adeniltransferazlar

3.fosfotransferazlar olmak ├╝zere 3 ┬Ĺ e ayr─▒l─▒r.Bu enzimler bakterilerde plazmidlerdeki genetik bilgiyle ├╝retilirler.Plazmidler arac─▒l─▒─č─▒yla di─čer bakterilere aktar─▒l─▒rlar.Bu nedenle olduk├ža yayg─▒n ve endi┼če vericidir.

Kinolonlar

Bu grup antibakteriyal ajanlar─▒n ilk ├╝yesi Nalidiksik asit tir1960┬ĺl─▒ y─▒llarda antimolaryal bir ila├ž olan klorokinin safla┼čt─▒r─▒lmas─▒ s─▒ras─▒nda elde edilen bir ara ├╝r├╝nden ├╝retilmi┼čtir.Bunu takip eden y─▒llar i├žerisinde kimyasal yap─▒daki modifikasyonlarla bu gruptan yeni t├╝revler sentezlenmi┼čtir.Ancak bu ilk ve 2. ku┼čak kinolonlar─▒n klinik uygulamalar─▒ genellikle idrar yolu enfeksiyonlar─▒ ile s─▒n─▒rl─▒ kalm─▒┼čt─▒r.Daha sonra 1980┬ĺl─▒ y─▒llarda florlanm─▒┼č kinononlar ,4-kinononlar,kinolonkarboksilik asitlerde denilen yeni kinolon t├╝revleri klinik kullan─▒ma girmi┼č ve ├že┼čitli enfeksiyonlar─▒n tedavisinde yayg─▒n olarak kullan─▒lmaya ba┼članm─▒┼čt─▒r.Nalidiksik asit ile yap─▒sal ili┼čkisi bulunan yeni kinolon t├╝revleri nalidiksik asite benzer ┼čekilde bakterisidal ,oral al─▒nd─▒─č─▒nda iyi absorbe olan kullan─▒m─▒ kolay ila├žlard─▒r.Nalidiksik asitten farkl─▒ olarak invitro daha etkin daha geni┼č antibakteriyal etki spektrumu,daha ├╝st├╝n formomakokinetik ├Âzelliklere sahip olan diren├žli bakteri geli┼čiminede daha az neden olan antibiyotik gruplar─▒d─▒r.Yeni kinolonlar─▒n 1000┬ĺlerce t├╝revi elde edilmi┼č ve halen ├╝retilmekteyken sadece baz─▒lar─▒ insan enfeksiyonlar─▒nda kullan─▒labilmektedir.En ├žok kullan─▒lar─▒n ba┼č─▒nda Enoksasin,Ofloksasin,Amifloksasin,pefloksasin…vb

Kinolonlar─▒n kimyasal yap─▒s─▒

Kinolonlar t├╝m├╝yle sentetik olarak elde edilen antibakteriyel ajanlard─▒r.Temel yap─▒lar─▒ 1.pozisyonda Nitrojen ve 4.C┬ĺa ├žift ba─čla ba─čl─▒ oksijen i├žeren kinolon halkas─▒ndan olu┼čur.Bu halkan─▒n 3.C┬ĺnuna karboksilik asit ba─čl─▒d─▒r.6.pozisyonda Flor vard─▒r.7.C perozinil halkas─▒ ba─čl─▒d─▒r.1.N┬ĺa de─či┼čik t├╝revlerde de─či┼čik gruplar ba─čl─▒d─▒r.K.inolonlar aras─▒ndaki antibakteriyel entinlik ve formokinetik farkl─▒l─▒klar kimyasal yap─▒lardaki farkl─▒l─▒klardan kaynaklan─▒r.

Kinolonlar─▒n etki mekanizmalar─▒

Kinolonlar duyarl─▒ bakteri h├╝crelerine etki mekanizmalar─▒ bu grubun ilk ├╝yesi olan Nalidiksik asit ile ve baz─▒ yeni kinolon t├╝revleriyle yap─▒lan ├žal─▒┼čmalarla ara┼čt─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r.Bu grup antibakteriyaller duyarl─▒ bakteri h├╝cresinde DNA sentezini inhibe ederek bakterisidal etki g├Âsterirler.Y├╝ksek konsantrasyonlarda RNA ve protein sentezini inhibe ettikleri ve bakterio statik olduklar─▒ saptanm─▒┼čt─▒r.Kinolonlar─▒n bakterilerdeki as─▒l hedefi primer hedefi DNA gyraz enzimidir.Bu enzim ilk kez 1976┬ĺda gellert ve arkada┼člar─▒ taraf─▒ndan tan─▒mlanm─▒┼čt─▒r.DNA gyraz enzimi 2 alt birimden olu┼čur ve bunlarda A ve B olarak isimlendirilirler.A alt birimleri gyr-A geni taraf─▒ndan B alt birimleri gyr-B geni taraf─▒ndan kodlan─▒r.DNA-gyraz(topoizomeraz 2) enziminin bakteri h├╝cresinde olduk├ža ├Ânemli i┼člevleri vard─▒r.┼×├Âyleki bakteri h├╝cresi 2┬ĺye b├Âl├╝nerek ├žo─čalma s─▒ras─▒nda bakterinin kromozomal DNA┬ĺs─▒nda replike olur.Bir bakteri h├╝cresinin DNA┬ĺs─▒ ├ľR:E.coli┬ĺde yakla┼č─▒k 1gm boyunda bir molek├╝ld├╝r.Bakterinin boyu ise yakla┼č─▒k 3gm┬ĺdir.Bakteri h├╝cresi kendi boyundan yakla┼č─▒k 300 kez b├╝y├╝k molek├╝l├╝ i├žerisine s─▒─čd─▒rmak zorundad─▒r.─░┼čte bu olay─▒ ger├žekle┼čtiren enzim (ATP yard─▒m─▒yla) DNA-gyraz enzimidir.DNA-gyraz kromonemal ├žift sarmall─▒ bakteri DNA┬ĺs─▒nda reversbl kesme ve tekrar ba─člama fonksiyonlar─▒ ile DNA┬ĺda negatif k─▒vr─▒lmalara neden olur ve DNA molek├╝l├╝n├╝n boyunu k├╝├ž├╝lt├╝r.DNA┬ĺy─▒ h├╝cre i├žerisine s─▒─čd─▒r─▒r bu olaya s├╝per k─▒vr─▒lma veya s├╝per colling denir.Di─čer yandan DNA-gyraz enzimi DNA replikasyonunda tamirinde , baz─▒ operonlar─▒n transkipsiyonunda ve rekombinasyonda rol oynayan bir enzimdir.DNA-gyraz─▒n t├╝m bu fonksiyonlar─▒ kinolonlar taraf─▒ndan interfere edilir.Kinolonlar bu enzimin A alt birimi ile etkile┼čirler.Baz─▒ ara┼čt─▒rmalarda kinolonlar─▒n replikasyon s─▒ras─▒na tek iplik├žikli DNA┬ĺya ba─čland─▒─č─▒ ve ila├ž-DNA-DNA_gyraz kompleksinin bakteri h├╝cresine zehir etkisi yapt─▒─č─▒ ileri s├╝r├╝lmektedir.Hangi etki mekanizmas─▒n─▒n daha ├Ânemli oldu─ču hen├╝z kesinlik kazanmam─▒┼čt─▒r.

Kinolonlarda diren├ž geli┼čme mekanizmalar─▒

Kinolonlara kar┼č─▒ duyarl─▒ bakterilerde diren├ž geli┼čimi tek basamakl─▒ sponton mutasyonla olmaktad─▒r.Diren├že neden olan mutasyon 2 ┼čekilde g├Âr├╝l├╝r.

1.Gyraz-A geninde olan mutasyondur vebunun sonucunda DNA-gyraz enziminin A alt biriminde de─či┼čiklik olmakta ve kinolonun ba─članmas─▒ zay─▒flamaktad─▒r.Ayn─▒ ┼čekilde Gyraz-B geninde mutasyon olabilir ancak bu ├žok az g├Âr├╝l├╝r ve fenotipte yans─▒mas─▒ her zaman diren├žlilik ┼čeklinde olmayabilir.

2.bu tip mutasyonda bakteri membran ge├žirgenli─či azalmakta ve bu tip diren├žli su┼člarda sadecekinolonlara de─čil yap─▒sal olarak ilgisiz antibiyotiklerede diren├ž geli┼čmektedir.

Bu tip mutant su┼člarda kinolonlar─▒n bakteri h├╝cresine ba─članmas─▒nda ve d─▒┼č membran porin proteinlerinde azalma g├Âzlenmi┼čtir. Son ├žal─▒┼čmalarda d─▒┼č membran ge├žirgenli─činde azalmayla birlikte i├ž membranda aktif efflux mekanizmas─▒n─▒nda bu su┼člarda etkili oldu─čunu g├Âsteren veriler elde edilmi┼čtir.

Bug├╝ne kadar kinolonlar─▒n inaktivite edilmesi veya modifikasyonu ile diren├ž geli┼čimi g├Âzlenmemi┼čtir.Di─čer yandan yeni kinolon t├╝revleri i├žin plazmide ba─č─▒ml─▒ yayg─▒n de─čildir.Nalidiksik asit i├žin b├╝t├╝n diren├žle ilgili ├žok az yay─▒n vard─▒r.

Kinolonlar plazmide ba─č─▒ml─▒ direncin az olmas─▒ kinolon diren├ž mutasyonunda rol oynayan genlerin resesif olmas─▒ kinolonlar─▒,konjugatif plazmid transferini azaltmas─▒,kinolonlar─▒n bakterilerdeki baz─▒ plazmidleri elimine etmesiyle a├ž─▒klanmaktad─▒r.

Makrolidler

Makrolidler genellikle streptomyces t├╝rlerince ├╝retilen benzer yap─▒daki antibiyotiklerin olu┼čturdu─ču homojen bir gruptur.Makrolidlerin yap─▒s─▒nda aglikon ad─▒ verilen 14-15 yada 16 ├╝yeli makrosiklik bir lakton halkas─▒ ve buna glikozit ba─člar─▒yla ba─članm─▒┼č ┼čekerler vard─▒r.14 ├╝yeli makrolidlerin prototipi olarak kabul edilen eritromisin 1952┬ĺde, 16 ├╝yeli ilk ├Ânemli makrolid spiramisin 1953┬ĺde bulunmu┼čtur.Daha sonra ke┼čfedilenler oleandomisn ve jasamisin┬ĺdir.Son y─▒llarda Roksitromisin,kloritromisin,Azitromisin gibi ├╝yelerde ke┼čfedilmi┼č ve kullan─▒ma girmi┼čtir.Azitromisin Azalidler┬ĺde denilen antibiyotikler grubunun ilk temsilcisidir.

Makrolidlerin etki mekanizmas─▒

Makrolidler bakteri ribozomunun 50S alt biriminde bulunan proteinlerin L-15 ve 16 b├Âlgesine ba─član─▒r.En ge├žerli hipoteze g├Âre makrolidin varl─▒─č─▒ t-RNA peptidilin ribozomdan ayr─▒lmas─▒n─▒ stim├╝le etmektedir.Bakteriyal protein sentezinin inhibisyonunu bozmaktad─▒r.Mikroorganizman─▒n ├╝reme d├Ânemine ve yo─čunlu─čuna g├Âre bakteriostastik ve bakterisidal etkili olabilir.

Makrolidlerde diren├ž geli┼čme mekanizmas─▒

D├╝nya ├žap─▒ndaki yayg─▒n kullan─▒ma kar┼č─▒n duyarl─▒ patojenlerde eritromisin direnci ┼čimdiye kadar ├Ânemli bir sorun olmam─▒┼čt─▒r.Ancak son zamanlarda Fransada A grubu b-hemolitik streptococ┬ĺlarda ─░spanyada Pneumococlarda eritromisine diren├ž insidonsinin artmakta olu┼ču dikkat ├žekmektedir.

Makrolid direnci:

1.H├╝cre duvar─▒ permeabilitesinin az olu┼ču.

2.antibiyoti─čin hedefinin de─či┼čikli─če u─čramas─▒

3.Antibiyoti─čin inaktivasyonudur. Olmak ├╝zere bilinen 3 ayr─▒ mekanizmas─▒ vard─▒r.

En ├Ânemli olan 2 mekanizmada ribozomun 50S alt biriminin 23S RNA┬ĺs─▒ndaki adenin bir enzim arac─▒l─▒─č─▒ ile dimetilasyona u─črar.Ribozomal fonksiyonu bozmayan bu de─či┼čiklik makrolidin hedefine ba─članamamas─▒na yol a├žar. Mikroorganizmalar─▒n makrolidlerde ayn─▒ anda linkozamidlere ve streptograminlere┬ĺde diren├žli olmalar─▒ndan dolay─▒ bu tip diren├ž MLS tipi diren├ž olarak adland─▒r─▒l─▒r(├çapraz diren├ž).MLS direnci genotipik d├╝zeyde y├Ânlendirilmi┼č farkl─▒ kimyasal reaksiyonlar─▒n fenotipik bir sonucudur.Makrolid direncinden sorumlu genler bir metilaza kodlanmaktad─▒r.Baz─▒ mikroorganizmalarda metilazla ile ilgili mRNA ortamda eritromisin yoksa inaktif kal─▒r ve ribozomal RNA de─či┼čikli─če u─čramaz.Aktif metilaz sentezi ancak tedavi i├žin verilen eritromisinin ind├╝klenmesinden sonra ba┼člar.Bu tip MLS direncine ind├╝klenebilen diren├ž denir. 14 ve 15 ├╝yeli makrolid halkas─▒ olan t├╝m makrolidler eritromisin ile ├žapraz diren├ž g├Âsterirler.Oysa 16 ├╝yeli makrolidler iyi bir diren├ž ind├╝kleyicisi de─čildirler ve ind├╝klenebilen tipte MLS direnci g├Âsterebilen bakteriler 16 ├╝yeli makterilere duyarl─▒d─▒r.Bununla birlikte ind├╝klenebilen tipte MLS direnci olan mikroorganizmlar eritromisin varl─▒─č─▒nda bir kez ind├╝klenirlerse 16 ├╝yeli makrolidlere de diren├ž kazan─▒rlar.

Linkozamidler

Bu gruba giren ila├žlar Linkomicin ve klindamicin d─▒r.Lincomicin 1962┬ĺde A.B.D┬ĺde nebraska eyaletinde lincoln yak─▒nlar─▒nlar─▒nda topraktan izole edilen streptomyces lincolnensis ad─▒ verilen bir organizmadan izole edilmi┼čtir.Klindamicin 1966┬ĺda ke┼čfedilmi┼čtir.Biyoloji ├Âzellikleri eritromisine benzer olmakla birlikte kimyasal yap─▒lar─▒ farkl─▒d─▒r.Kimyasal yap─▒ ve ├Âzellikleri birbirine ├žok benzeyen lincomicin ve klindamicin piyasada ├žok rahat bulunan antibiyotiklerdir.Klindamicin absorbsiyonu dha iyi antibakteriyal etkinli─či daha g├╝├žl├╝d├╝r.Bu nedenle linkozamidlerle ilgili olan bu grupta klindamisin daha b├╝y├╝k ├Ânem ta┼č─▒r.

Linkozamidlerin etki mekanizmas─▒

Linkozamidler bakteri ribozomunun 50S alt birimine ba─članarak protein sentezini inhibe eder. Etki tRNA┬ĺn─▒n ribozoma ba─članmas─▒n─▒n inhibasyonu veya translokasyonu reaksiyonun inhibasyonu ┼čekilinde ortaya ├ž─▒kar.mRNA ┬Ĺn─▒n erken ayr─▒lmas─▒nada neden olduklar─▒ i├žin transpeptidasyon yolu ilede protein zincirine uzanmas─▒ engellenir.50S ribozommal alt birime ba─čland─▒klar─▒ b├Âlge makrolidlerin ve chloromphenicol┬ĺ├╝n ba─članma yerlerine ├žok yak─▒nd─▒r.Bu nedenle bu antibiyotiklerle birlikte kullan─▒ld─▒klar─▒nda ontogonostik etki g├Âsterirler.

Klindamicin olduk├ža geni┼č spektrumlu bir antibiyotiktir.Esas olarak anaerobik bakteriler olmak ├╝zere aerobik Gram(+) bakterilerde┬ĺde etkilidir.

Linkozamidlerin diren├ž mekanizmalar─▒

Gram(-) bakterilerin klindamicine diren├žli olmalar─▒ h├╝cre duvarlar─▒n─▒n ilaca az ge├žirgen olmas─▒ndand─▒r.Duyarl─▒ olan Gram(+) bakterilerde geli┼čen diren├ž ise 50S ribozomal alt birimin 23S ribozomal RNA┬ĺs─▒n─▒n metilasyonu ile ger├žekle┼čir.Bu genellikle plazmid arac─▒l─▒─č─▒yla aktar─▒labilen bir diren├ž mekanizmas─▒d─▒r.Baz─▒ bakterioides flagilis su┼člar─▒nda bu tip dirence rastlanmaktad─▒r.Genellikle linkozamidlere diren├žli bakteriler eritromicinede diren├žlidir.Bunun terside ge├žerlidir.Bir di─čer diren├ž mekanizmas─▒da baz─▒ staphyllococ larda g├Âr├╝len moktive edici enzim sal─▒nmas─▒ mekanizmas─▒d─▒r.Bu enzim arac─▒l─▒─č─▒yla linkozamidlerin adenilasyonu dirence neden olur.Lincomicin┬ĺde bu yolla y├╝ksek diren├žlilik ve bundan sorumlu gen g├Âsterilebilmi┼čtir.

Tetrasiklinler

1940┬ĺl─▒ y─▒llar─▒n sonunda baz─▒ do─čal antibiyotikler ke┼čfedilmi┼čtir.Bunlar aras─▒nada yer alan chlotetracyline ve oxytetracyline tetrasiklin grubu antibiyotiklerin ilk ├╝yeleridir.Daha sonra hem do─čal hemde semi-sentetik tetrasiklin ke┼čfedilmi┼čtir.G├╝n├╝m├╝zde 1000┬ĺden fazla tetracycline bilinmektedir buna kar┼č─▒n sadece 7┬ĺsi klinikte kullan─▒lmaktad─▒r.

Tetrasiklinlerin kimyasal yap─▒lar─▒

Tetrasiklinlerde 4 halkal─▒ bir karboksilik yap─▒ olan hidronaftasen ├žekirde─či bulunur.Tetrasiklin anologlar─▒ bu yap─▒n─▒n 5.,6.veya 7. pozisyonlar─▒ndaki gruplara farkl─▒l─▒k g├Âsterir.

Tetrasiklinlerin etki mekanizmalar─▒

Tetrasiklinler telopatik konsantrasyonlarda bakteriostatikdir.Protein sentezini inhibe ederek bakterinin ├žo─čalmas─▒n─▒n engeller.Protein sentezinin inhibasyonu tRNA ile mRNA aras─▒ndaki kodon-antikodon etkile┼čiminin bozulmas─▒ sonucu aminoasil tRNA┬ĺn─▒n ribozomal aksept├Âr b├Âlgeye tutunmas─▒n─▒n engellenmesine ba─čl─▒d─▒r.Ribozomlar─▒n 30S alt birimine ba─članan tetrasiklinler amino-asil tRNA┬ĺn─▒n ribozomal aksept├Âr b├Âlgeye tutunmas─▒n─▒ ├Ânler.B├Âylece peptid zincirine yeni aminoasit┬ĺler eklenemez.Ribozoma ula┼čmak i├žin bu antibiyotiklerin bakteriyal sitoplazmik membran─▒n hidrofobik lipid tabakas─▒ndan ge├žmesi gerekir.Fizyolojik Ph┬ĺda(7-7.4) tetrasiklinler 2 serbest baz formunun kar─▒┼č─▒m─▒ ┼čeklinde bulunur.D├╝┼č├╝k enerjili lipofilik non-iyonize yap─▒ y├╝ksek enerjili hidrofilik yap─▒ ┼čeklindedir.2 yap─▒n─▒nda tetrasiklinlerin antibakteriyal aktivitesi i├žin gerekli oldu─čuna inan─▒lmaktad─▒r.D├╝┼č├╝k enerjili lipofilik form sitoplazmik membrandan ge├ži┼či sa─člarken y├╝ksek enerjili hidrofilik form ribozoma ba─član─▒r.Tetrasiklinlerin protein sentezinin selektif olarak bakterilerde inhibe etmesi memeli h├╝crelerindeki 30S ribozomlar─▒n bu grup antibiyotiklere nispeten duyars─▒z olmas─▒na ve bunun yan─▒s─▒ra tetrasiklinlerin bakteri h├╝crelerinde aktif olarak birikmesine ba─čl─▒d─▒r.

Ribozomal d├╝zeyde etkili tetrasiklinlerin h├╝cre i├žine trasportu yak─▒n zamanlarda detayl─▒ ┼čekilde ara┼čt─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r.Gram(-) bakterilerde d─▒┼č membrandan ge├ži┼č porinlerden ve pasif dif├╝zyon yolu ile olmaktad─▒r.Sitoplazmik membranda ise en ba─č─▒ml─▒ ve en ba─č─▒ms─▒z sistemler rol oynamaktad─▒r.

Tetrasiklinler geni┼č spektrum teriminin kullan─▒ld─▒─č─▒ ilk ├Ânemli grup antibiyotiklerdir.B├╝t├╝n tetrasiklinlerin antimikrobiyal spektrumlar─▒ ayn─▒ olmakla birlikte etki derecesi farl─▒l─▒k g├Âsterir.Gram(+) ve Gram(-).aerop ve anaerop bakterilere,mycoplasma,rickettsia,chlamydia┬ĺlara etkilidir.Konak h├╝creye penetre olam ├Âzelli─čindedir.Bu nedenle h├╝cre i├ži paraziti olan bakterilerle geli┼čen infeksiyonlar─▒n(├ľR:Bruselloz) tedavisinde kullan─▒l─▒rlar.Di─čer taraftan bir ├žok Gram(-) ├žomak cinsinin ,stafilococ,pn├Âmokok ve gonokoklar─▒n diren├ž kazanmas─▒ nedeni ile bug├╝n kullan─▒m alan─▒ olduk├ža s─▒n─▒rlanm─▒┼čt─▒r.

Tetrasiklinlere diren├ž mekanizmas─▒

Tetrasiklinlere kar┼č─▒ bakteriyel diren├ž esas olarak kazan─▒lm─▒┼č ve ├žapraz diren├ž niteli─či ta┼č─▒r.Bu nedenle geli┼čtirilen genler plazmid veya transpozonlarda yerle┼čmi┼čtir. Bu nedenle diren├ž farkl─▒ bakteri t├╝rleri aras─▒nda h─▒zla yay─▒l─▒r.Nitekim hayvan genlerine tetrasiklin eklenmesi bir ├žok bakteri t├╝r├╝nde diren├ž geli┼čmesine ve diren├ž t├╝rleri ortaya ├ž─▒kmas─▒na neden olmu┼čtur.Tetrasiklin direncinde rol oynayan 3 farkl─▒ biyokimyasal mekanizma bildirilm┼čtir.

1.Antibiyoti─čin en ba─č─▒ml─▒ olarak h├╝cre d─▒┼č─▒na ├ž─▒kmas─▒na(efflux) bu mekanizma Enterobacteriacea┬ĺde temel diren├ž mekanizmas─▒d─▒r.

2.tetrasiklinlerin ribozomlarca ba─članamamas─▒ ki buna ┬ôribozomal korunma┬ö denir.Neisseria t├╝rlerinde diren├ž bu yolla geli┼čir.

3.tetrasiklin molek├╝l├╝n├╝n kimyasal de─či┼čikli─če u─čramas─▒

Metronidazol ve di─čer 5-nitroimidazoller

5-Nitroimidazollerin ilk ├Ârne─či ve ├╝zerinde en ├žok ├žal─▒┼č─▒lan metronidazol 1959┬ĺda ├╝retilmi┼čtir.Bunu takiben yap─▒ ve aktivite y├Ân├╝nden metronidazole benzeyen di─čer t├╝revler elde edilmi┼č ve klinikte olduk├ža yayg─▒n kullan─▒lmaya ba┼članm─▒┼čt─▒r.Ba┼člang─▒├žta sadece baz─▒ protozoon enfeksiyonlar─▒nda kullan─▒lan metronidazolun antianaerob(linfostasyon:parazitlerin neden oldu─ču enfeksiyon) etkinli─či Trichomonas vaginalis enfeksiyonu nedeni ile metronidazol kullan─▒lan bir hastal─▒k enfeksiyonunda iyile┼čmesi ├╝zerine fark edilmi┼čtir.Bu grupta bulunan ornidazol ve tridazol├╝n baz─▒ kantitatif farkl─▒l─▒klar d─▒┼č─▒nda farmokinetiklere ve klinik kullan─▒m indikasyonlar─▒ metronidazolle hemen hemen ayn─▒d─▒r.5-Nitroimidazoller i├žinde invitro ve klinik kullan─▒m a├ž─▒s─▒ndan en ├žok inceleneni metronidazol oldu─ču i├žin en iyi bilinen t├╝r├╝de budur.

Metronidazol├╝n kimyasal yap─▒s─▒

Metronidazol├╝n kimyasal yap─▒s─▒ ┼čekildeki gibidir ve di─čer 5-nitroimidazollerin yap─▒s─▒ metronidozole benzer.

Metronidazol├╝n etki mekanizmas─▒

5-Nitroimidazoller trikomonosidal,amibisidal(Enteoeba histoylica:amipli dizanteri) ve anaerob bakterilere bakterisidal etkilidir.Ayr─▒ca di─čer hiposik ve anosik h├╝crelere de selektif toksik etkileri vard─▒r Metronidazol ve di─čerleri h├╝cre i├ži d├╝zeyi azaltt─▒─č─▒ i├žin h├╝cre i├žine gidi┼č h─▒zl─▒d─▒r.H├╝cre i├žinde aktif ├╝r├╝nler yo─čunla┼č─▒ .─░ lac─▒n h├╝cre i├žindeki aktivasyonu red├╝ksiyon i┼čleviyle olur.D├╝┼č├╝k redox poansiyeli olan e transport proteinleri(├ľR: Clostridium da ferrodexin gibi) yard─▒m─▒ ile anaerob h├╝crelerde nitro gruplar─▒ indirgenir.Nitro nitrossfree radikaller nitrosu ve lidro gibi ├╝r├╝nler gibi toksik ara ├╝r├╝nler olu┼čur.Daha sonra molek├╝l inaktif son ├╝r├╝nlere par├žalan─▒r.Sitotoksik etkinin t├╝m mekanizmas─▒ bilinmemekle birlikte toksik ara ├╝r├╝nlerin h├╝cre DNA┬ĺs─▒na ba─članarak onu tahrip etti─či d├╝┼č├╝n├╝lmektedir

Metronidazollerin Antimikrobiyal aktiviteleri

Protozoonlara etkinli─či:

5-Nitroimidazoller trichomonas vaginalis ,Entemoeba histolyica ,Giardia lamblia gibi protozoonlara etkilidir.

Bakteri etkinli─či:

Metronidazol,ornidazol,thinidazol anaerob bakterilerin ├žo─čuna etkilidir.Ba┼čta Bacteroids fragilis olmak ├╝zere Bacteroides t├╝rlerine,fusobacterium t├╝rlerine,Pentococ ve Pentostroptococ gibi anaerob coclara,Clostridium perfingers ve di─čer clostridium t├╝rlerine ,Gram(-) anaerob coc┬ĺlara son derece etkilidirler.

Zaman i├žinde duyarl─▒ bakterilerde Metronidazole kar┼č─▒ diren├ž geli┼čmesinin olmad─▒─č─▒ bilinmektedir.Pek ├žok ├╝lkeden elde edilen ├žal─▒┼čma sonu├žlar─▒na g├Âre Bakteriides fragilis t├╝rlerinde diren├ž rastlanmad─▒─č─▒ g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r.Oysa ayn─▒ bakterilerde di─čer anaerob ila├žlara kar┼č─▒ de─či┼čen oranlarda diren├ž saptanm─▒┼čt─▒r.

Sistemik etkili antifungan ila├žlar

Sistemik etkili antifungan ila├žlar bir ├žok y├Ânden sistemik antibakteriyel kemoterapatiye benzemekle birlikte baz─▒ ├Ânemli farkl─▒l─▒klar ta┼č─▒maktad─▒r.Bu farkl─▒l─▒klar─▒n ba┼č─▒nda Eukaryotlarda bir├žok kimyasal reaksiyonlar─▒n ortak olmas─▒ etki mekanizmalar─▒ k─▒s─▒tl─▒ say─▒da antifungan ila├ž bulunmas─▒ gelmektedir.Ayr─▒ca antibakteriyal ila├žlara g├Âre tedavi yan─▒t─▒ da d├╝┼č├╝k ve antifungal duyarl─▒l─▒k testi hen├╝z standardize edilememi┼čtir.─░nvitro sonu├žlar tedavi yan─▒t─▒ ile her zaman korelasyon g├Âstermemektedir.Genel ve b├╝t├╝n bakterilere etkili bir antibakteriyal ila├ž olmad─▒─č─▒ gibi ,genel ve b├╝t├╝n mantarlara etkili bir antifungal ial├ž da yokturFungal enfeksiyonlar─▒n tedavisinde do─čru tan─▒ konak├ž─▒ fakt├Ârlere ila├ž farmokolojisi ve ila├ž etkile┼čimleri sonucu belirleyen ba┼čl─▒ca etkenlerdir

1.Polienler:

a.Amphotericin-B:Sistemik mantar enfeksiyonlar─▒n─▒n tedavisi 1953┬ĺde amphotericin┬ĺin ke┼čfi ile m├╝mk├╝n olmu┼čtur.Fungal enfeksiyonlar─▒n sistemik tedavisinde uygulanan tek polien olan Amphotericin-B ayn─▒ zamanda klinik kullan─▒mdaki en toksik antimikrobial ajanlardan biri olmas─▒na ve tedavi alan─▒na Azollerin de girmesine kar┼č─▒n ├Âzellikle imm├╝n sistemi zay─▒flam─▒┼č konak├ž─▒da sistemik fungal enfeksiyonlarda standart tedavi olma ├Âzelli─čini korumaktad─▒r.

Amphotericin-B streptomyces nodosus┬ĺun fermantasyonu ile elde edilmi┼č bir yan ├╝r├╝n├╝d├╝r.Amphotericin-B polien makrolid s─▒n─▒f─▒ bir antibiyotiktir.Bugrupta Nistatin ve Natamycin┬ĺde bulunmaktad─▒r.

Amphotericin-B┬ĺnin etki mekanizmas─▒

Amphotericin-B Eukaryotikh├╝cre mekanizmas─▒ndaki sterollere ba─članarak katyonlar─▒n ve n├╝kleoproteinler gibi makromolek├╝llerin h├╝creden d─▒┼čar─▒ya s─▒zmas─▒na ve sonu├žta h├╝cre ├Âl├╝m├╝ne neden olur.Amphotericin-B┬ĺnin mantar membran yap─▒s─▒nda bulunan ergosterole affinitesi memeli membran─▒ndaki kolestrolden daha fazlad─▒r.Ergosterole ba─članma antifungal aktiviteyi kolestrole ba─članma ise toksisiteyi meydana getirir.Antifungal aktiviteye ek olarak Amphotericin-B┬ĺnin h├╝cre proliferasyonunu(b├Âl├╝nme)uyard─▒─č─▒ ve deneysel ├žal─▒┼čmalarda h├╝cresel immunost├╝m├╝lan etki g├Âsterdi─či saptanm─▒┼čt─▒r.

Amphotericin-B ye diren├ž mekanizmas─▒

Amphotericin-B ye diren├ž geli┼čimi 2gg/ml konsantrasyonda inhibisyon olmamas─▒ ┼čeklinde tan─▒mlan─▒r.Mantarlar─▒n h├╝cre membran─▒ndaki ergesterol sentezini azaltarak Amphotericin-B┬ĺye diren├žli hale geldi─či d├╝┼č├╝n├╝lmektedir.Laboratuvar┬ĺda Candida albicans ve Candida immifis┬ĺdediren├ž geli┼čebildi─či g├Âsterilmekle birlikte klinik uygulamada fazla kar┼č─▒la┼č─▒lan bir diren├ž problemi yoktur.

b.Liposomal Amphotericin-B:Amphotericin-B┬ĺnin liposomlara inkorperasyonu yada Amphotericin-B ve kolestrol komplexleri olu┼čturmas─▒yla elde edilen preparatlar tedavi alan─▒nda yeni bir se├ženek olu┼čturmaktad─▒r.Klinik ara┼čt─▒rmalarda deoxykolat tuzuna g├Âre olduk├ža y├╝ksek dozlarda (2-50gg/kg.g├╝n) liposomal Amphotericin-B ile serum d├╝zeylerinin y├╝ksekli─či buna kar┼č─▒l─▒k toksisitenin ├Ânemli ├Âl├ž├╝de azald─▒─č─▒ g├Âsterilmi┼čtir.Liposomal Amphotericin-B esas olarak retik├╝loendotelyal sistemde da─č─▒n─▒k olmakta di─čer dokulara daha az ge├žmektedir.

2.Fluctosyne:

Fluctosyne (5-floro-sitoyne) sitozinin florlu bir analogudur.─░lk kez 1950┬ĺlerde antineoplastik ila├ž olarak geli┼čtirilmi┼č ancak t├╝m├Âr tedavisinde etkili olmad─▒─č─▒ g├Âr├╝lm├╝┼č 60┬ĺl─▒ y─▒llarda antifungal aktivitesi saptanm─▒┼čt─▒r.

Fluctosyne┬ĺin etki mekanizmas─▒

Fluctosyne sitozin permeaz enzimi ile h├╝cre i├žine al─▒n─▒r ve sitozin-D aminaz ile 5-flor urasil┬ĺe d├Ân├╝┼č├╝r.5-flor urasil pirimidin kromozomdaki urasilin yerine ge├žerek DNA sentezini ve sonu├žta protein sentezini inhibe eder.Daha sonra birka├ž a┼čamadan ge├žen bu bile┼čik timidilat sentetaz enzimi yard─▒m─▒yla inhibe edilen 5-flor deoxy uridin monofosfat metabolitine d├Ân├╝┼č├╝r.Mantar h├╝creleri 5-flor urasili do─črudan do─čruya h├╝cre i├žine alamaz.

Antiviral tedavi

Viral enfeksiyon tedavisinde geli┼čmeler tan─▒sal tekniklerin artmas─▒yla birlikte h─▒zlanm─▒┼č ve hastal─▒klarda tedavi hastal─▒ktan daha tehlikelidir ┼čeklinde d├╝┼č├╝nce giderek de─či┼čmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r.Klinik virolojideki geli┼čmelere paralel olarak art─▒k hem her klinisyon viral bir ├žok hastal─▒─č─▒n tan─▒s─▒n─▒n laboratuvar testleri ile destekleyebilmekte ve antiviral tedavi g├╝n ge├žtik├že ilerlemektedir.Bu geli┼čim 2 y├Ânde olmaktad─▒r

kemoterapi ve imm├╝noterapi:Kemoterapi yakla┼č─▒m─▒ viral replikasyonu spesifik ad─▒mlarda bloke etmeyi ama├žlamaktad─▒r.─░mmunolojik yakla┼č─▒m ise kona─č─▒n viral enfeksiyonlara kar┼č─▒ immunolojik direncini artt─▒rmak ├╝zerinde yogunla┼čm─▒┼čt─▒r.─░mmunoterapide kulan─▒lan maddeler viral enfeksiyon vereplikasyondan ├žok immunolojik cevab─▒ etkiledi─činden biyolojik cevap de─či┼čtiriciler olarak adland─▒r─▒l─▒rlar.Vorisella┬ĺya kar┼č─▒ etkili olan ila├žlar ├ľR:tiosemi karbazonlar,insanda bir viral hastal─▒─č─▒ ├Ânlemede ilk kez ba┼čar─▒yla kullan─▒lan ilk kemoteratik ajanlar ─▒ olu┼čtururlar.─░lk kez 1950┬ĺde bir grup ara┼čt─▒rmac─▒ 2-triosemi karbazonun tavuk ve fore embriyolar─▒nda vaksinya┬ĺya kar┼č─▒ invitro aktivitesini g├Âstermi┼člerdir.Daha sonralar─▒ trisemi karbanozun insanada vorisella enfeksiyonunu ├Ânledi─či g├Âsterilmi┼čtir.2.antiviral ila├ž grubu olan karboksiklikler 1960┬ĺl─▒ y─▒llarda geli┼čtirilmi┼č 1961 y─▒ll─▒nda ise Amantadinin infloenza-A┬ĺy─▒ ├Ânledi─čini bilim adamlar─▒ ortaya koymu┼člard─▒r.Ancak aradan 30 y─▒l─▒ a┼čk─▒n bir s├╝re ge├žmesine ra─čmen Amantadin dar spektrum etkisi ,etki spektrumunun k─▒s─▒tl─▒l─▒─č─▒ ve hastal─▒─č─▒n ilk birka├ž g├╝n├╝nde verilmedi─či zaman etkisinin ├žok az olmas─▒ nedeni ile etkili bir antiviral ila├ž olarak yayg─▒n kullan─▒ma girmemi┼čtir.1975┬ĺli y─▒llar─▒n ba┼člar─▒nda ─░nterferonlar viral enfeksiyonlar─▒n tedavisinde ├╝mit veren biyolojik cevap vericileri olarak ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r.En ├Ânemli ├Âzellikleri antiviral spektrumlar─▒n─▒n geni┼č olmas─▒d─▒r.G├╝n├╝m├╝zde interferonlar─▒n a,b,c, olarak 3 farkl─▒ tipi bulunmaktad─▒r.Bu proteinlerin vir├╝slerin ├╝zerine do─črudan etkisi yoktur.Salg─▒land─▒ktan sonra hormon gibi fonksiyon g├Âr├╝rler.Plazma h├╝cre membran─▒nda spesifik ve non-spesifik resept├Ârlere ba─član─▒p internalize olurlar ve h├╝crenin enzimatik aktivitelerini de─či┼čtirerek viral proteinlerin ├╝retimini azalt─▒rlar.Ancak klinik ├žal─▒┼čmalarda beklenen etkinlik elde edilememi┼čtir.

├ťreme fakt├Âr analoglar─▒

Pek ├žok kimyasal─▒n deri ├╝zerine antiseptik olarak kullan─▒lmas─▒na ra─čmen insen v├╝cudunda kullan─▒ld─▒─č─▒nda ├žok toksik oldu─ču bilinmektedir.Enfeksiyon hastal─▒klar─▒n─▒n kontrol edilebilmesi i├žin ajanlar─▒n internal olarak kullan─▒labilmesi esast─▒r.Daha ├Ânceden bildi─čimiz gibi b├Âyle ajanlara kemoterapatik ajanlar denir ve bunlar modern t─▒pta rol oynamaktad─▒r.Ba┼čar─▒l─▒ kemoterapatik ajanlar─▒n anahtar─▒ selektif toksisitedir.Bu durum organizman─▒n(hayvan ,insan) etkilenmeksizin bakteri ve di─čer mikroorganizmalar─▒n inhibe edilmesini kapsar.

S├╝lfa ila├žlar

Organizmalar bu kimyasal maddeleri sentezleyemezler.Butip maddeler ├╝reme fakt├Ârleri ile benzerdir fakat ├╝reme fakt├Ârlerinin kullan─▒m─▒ bloke eder ve bu sebepten ├╝reme fakt├Âr analogu olarak bilinirler.├ťreme fakt├Âr analoglar─▒ genellikle ├╝reme fakt├Ârlerine yap─▒sal olarak benzerdir.Fakat farkl─▒l─▒k g├Âsterir.Bunlar─▒n ilk ke┼čfedileni sulfa ila├žlard─▒r ve ilk modern kemoterapatik ajanlar olup spesifik olarak bakteri ├╝remesini inhibe eder.Bu ajanlar bilinen pek ├žok hastal─▒─č─▒n tedavisinde y├╝ksek ba┼čar─▒ sa─člam─▒┼člard─▒r.En basit s├╝lfa ila├ž s├╝lfanilamid lerdir.S├╝lfanilamide para amino benzoik asid(PABA) analo─ču gibi davran─▒r.PABA mikroorganizmalar─▒n ├žogunun ├╝remesi i├žin gerekli bir ├╝reme fakt├Âr├╝d├╝r ve folik asitin yap─▒s─▒na girer.Folik asit ├╝reme i├žin l├╝zumlu enzim sisteminde bir koenzim gibi rol oynar.Timidin,purin gibi n├╝kleotidlerin ve metionin,serin gibi amino asitlerin biyosentezi bu ┼čekilde olmaktad─▒r.S├╝lfoniamid PABA enzimini inhibe ederek PABA┬ĺn─▒n kullan─▒p folik asit yap─▒s─▒na girmesine engel olur.PABA ve S├╝lfonilamidin yap─▒lar─▒ benzedi─činden enzimin aktif y├╝zeyine 2.sinden 1.si ba─član─▒r.─░nhibisyon ger├žekle┼čebilmesi i├žin s├╝lfonamidin PABA┬ĺdan daha fazla miktarda bulunmas─▒ ve enzimle ili┼čkiye girmesi gerekir.Besiyerine ekilen muayene maddesinde bulunan s├╝lfonilamidlerin inhibisyon etkisi PABA ilavesi ile ortadan kald─▒r─▒l─▒rBaz─▒ ara┼čt─▒rmac─▒lar s├╝lfonilamidlerin dehidrogenaz ve karboksilaz gibi bakteri enzimlerini inhibe ederek bakterinin ├╝remesine engel oldugunu bildirmektedir.S├╝lfonamidler folik asit sentezini sadece bakterilerde inhibisyona u─črat─▒rlar.Y├╝ksek organizasyonlu canl─▒larda(hayvalsal h├╝creler) etkisizdir.├ç├╝nk├╝ bakteriler kendi folik asitlerini kendileri sentezlerler.Buna kar┼č─▒l─▒k y├╝ksek organizasyonlu canl─▒lar folik asiti d─▒┼čardan haz─▒r olarak al─▒lar.

Di─čer ├╝reme fakt├Âr analoglar─▒

Analoglar ├že┼čitlidirler ..aminoasitler,porinler,pirimidinler ve di─čer bile┼čenlerden olu┼čmaktad─▒rlar.

├ťreme fakt├Âr analoglar─▒ str├╝kt├╝rel olarak birbirlerine benzerlik g├Âsterirler.Bu ├Ârneklerde analog fluorine veya bromine atomun molek├╝ler eklenmesiyle olu┼čmu┼čtur.Florine nispeten k├╝├ž├╝k bir atomdur ve molek├╝l├╝n ┼čeklini b├╝t├╝n├╝yle de─či┼čtirmez.Fakat molek├╝l├╝n kimyasal ├Âzelli─čini de─či┼čtirerek bile┼či─čin h├╝cre metabolizmas─▒ndaki y├╝r├╝tt├╝─č├╝ normal aktivitesini etkiler.Fluorouracil n├╝kleik asit bazlar─▒ndan urasile bromurasil┬ĺde timine benzer.Bromurosil gibi bazlara benzeyen kimyasalllar ayn─▒ zamanda mutajaen olarak kullan─▒labilirler.├ťreme fakt├Âr analoglar─▒ ayn─▒ zamanda viral ve fungal enfeksiyonlar─▒n tedavisinde kullan─▒┼čl─▒ ve bunlar g├╝├žl├╝ metabolik inhibit├Ârlerdir. H├╝cre i├žine al─▒nabilen bu bile┼čiklerin genel bir s─▒n─▒f─▒ bakteriostatik etki g├Âsterir ve selektif toksisiteye sahiptir.

Bacitracin:

Sporlu bir bakteri olan Bacillus licheniformis bu polipeptid antibiyotigini ├╝retmektedir.Bacitracinler Gram(+) bakterilere kar┼č─▒ bakterisidal etkilidirler . (├ľR:Troponema,Neissena) Fakat bacitracin Gram(-) veya anaeroblara kar┼č─▒ etkisizdirler.Diren├ž nadiren g├Âr├╝l├╝r.Y├╝ksek d├╝zeyde renal toksisiteye sahip olmalar─▒ndan dolay─▒ derideki y├╝zey lezyonlar─▒n─▒,yaralar─▒ veya mukoz membranlarda bulunan kar─▒┼č─▒k bakteri floras─▒n─▒n suprese etmek amac─▒yla topikal olarak kullan─▒lmaktad─▒r.

Rifamicin:

Bakterisid etkili bakterilerde mRNA sentezini RNA polimeraz enzimini inhibe ederek g├Âsterir.Gram(+) coc┬ĺlar(streptococ,staphyllococ,Pneumococ,streptomycin aureus..)gibi aside dayan─▒kl─▒ bakterilere etkilidir

Rifampisin:

Yayg─▒n olarak t├╝berk├╝loz tedavisinde kullan─▒l─▒r.Rifampisin kullan─▒m─▒nda g├Âr├╝len en yayg─▒n durumlardan biri diren├ž geli┼čme problemidir.Rifampisin a─č─▒z yolu ile al─▒n─▒r.Mide ,ba─č─▒rsak kanal─▒ndan iyi absorbsiyonu olur.Maximum ila├ž kapasitesine ula┼čma s├╝resi 1-2 saattir.

Vancomycine:

Bu antibiyotik ├Âzellikle stapyllococ olmak ├╝zere Gram(+) bakterilerin ├žo─čuna bakterisidal etkilidir.Vancomycine metisilin diren├žli S.aureus┬ĺa etkili tek ila├žt─▒r ve Chlamidya ve Mycoplasma gibi Gram(-) organizmlara kar┼č─▒ hi├žbir etkisi yoktur.├ç├╝nk├╝ h├╝cre duvar─▒ biosentezine etkili bir antibiyotiktir.Vancomycine di─čer ila├žlara kar┼č─▒ diren├žli Gram(+) bakterilerle ortaya ├ž─▒kan pek ├žok ciddi enfeksiyonun tedavisinde veya 3-lactam grubu antibiyotiklerle hiper hassas olan hastalar─▒n tedavisinde kullan─▒┼čl─▒d─▒r.Vancomycine Enterococlar vedi─čer Gram(+) bakterilere kar┼č─▒ aminoglikozitlere sinerjitik etkili olarak kullan─▒labilmektedir.Vancomycine i├žin temel g├Âsterge di─čer ila├žlara diren├žli staphyllococ┬ĺlar─▒n oldu─ču sepsis ve o kardi gibi enfeksiyonlard─▒r.Ayr─▒ca vancomycine Enterococ lar─▒n neden oldu─ču endokardit tedavisinde aminoglikozidlerle veya Gram(+)lerin etken oldu─ču menengitis tedavisinde kullan─▒l─▒rlar.Vancomycine┬ĺin di─čer bir kullan─▒m─▒ penicillin diren├žli streptococcus pneumonsa enfeksiyonlarda tedavisidir.

Vancomycine ┬Ĺe diren├ž staphyllococcus baemolyticus ve Enterococ┬ĺlarda g├Âr├╝lmektedir.Diren├ž mekanizmas─▒nda peptidoglukan benzeri kimyasal bile┼čenler ├╝retilir ve do─čal olarak Vancomycine bunu tan─▒yamaz.

Dezenfektan,antiseptik ve s─▒hhile┼čtirilmi┼č madde

Dezenfektan madde mikroorganizmalar─▒n ve vejetatif ┼čekillleri ile ├Âld├╝r├╝r.Baz─▒ bakterilerin spor formlar─▒na etki etmez.Dezenfektan maddeler hastal─▒k yapan mikroorganizmalar─▒ say─▒ca azaltsada herzaman tam bir sterilizasyon sa─članamaz.Baz─▒ sporosit kimyasal maddelerde vard─▒r.Germisid kelimesi dezenfektanlara e┼č olarak olarak kullan─▒l─▒r.Bakteriosid madde bakterilerin vejetatif ┼čekillerini.Vir├╝sleri inaktive eden maddelere vir├╝sid denir.Mantarlara etki eden dezenfektanlara fungusid olarak adland─▒r─▒l─▒rlar.Dezenfektan maddeler dokulara zarar verdi─či i├žin cans─▒z e┼čyalar─▒n k─▒smen sterilizasyonunda kullan─▒l─▒r.Baz─▒ dezenfektanlar fazla suland─▒r─▒ld─▒klar─▒nda veya k─▒sa s├╝re tesir ettirildi─činde mikroorganizman─▒n ├╝remesini durdurucu etki g├Âsterirler.Bunlar dokularada fazla zararl─▒ olmad─▒─č─▒ndan antiseptik madde yerine kullan─▒labilirler.

Antiseptik mikroorganizmalar─▒n ├╝remesini durduran y├╝ksek konsantrasyonda oldu─čunda ve uzun s├╝re temas ettirildi─činde mikroorganizmalar─▒ ├Âld├╝ren maddelerdir.Ciddi zarar─▒ olmad─▒─č─▒ndan antiseptikler canl─▒ dokulara uygulan─▒r.Bakteriyostatik madde vejetatif bakterilere etki etmeden ├╝remesini durdurur.

Sihhile┼čtirilmi┼č maddeler:Cans─▒z e┼čyadaki mikroorganizma say─▒s─▒n─▒n hijyen ┼čartlar─▒na uygun olan zarars─▒z bir seviyeye indirir.Bu terim ├Âzellikle besin maddelerinin haz─▒rlanmas─▒nda ve korunmas─▒ konular─▒nda kullan─▒l─▒r.

Dezenfektan maddesinin etkisi bir ├žok fakt├Âr ile de─či┼čir.Baz─▒lar─▒ organikmadde bulunmad─▒─č─▒nda ├žok etkilidir,Protein mevcutiyetinde etkisiazal─▒r(b├Âyle maddelerin pratikte de─čeri az olur) Dezenfektan maddelerin denenmesinde dezenfektan─▒n kullan─▒ld─▒─č─▒ ┼čartlara g├Âre denemeyi yapmak ├Ânemlidir.Ayn─▒ zamanda germisid etkisini bir standartla mukayese etmek uygun olur.Bunun i├žin mevcut metodlar vard─▒r ve kullan─▒lmaktad─▒r.Genellikle denenecek maddenin etkisi fenolun Sarmonella typhi ├╝zerine olan dezenfektan etkisi ile k─▒yaslan─▒r.Deney sporlu bakteri ve organikmadde bulunmayan ┼čartlarda ger├žekle┼čtirilir.Bu ko┼čullarda ba┼čar─▒l─▒ sonu├ž vermeyen dezenfektan de─čerli say─▒lamaz.Bu ko┼čullarda ba┼čar─▒l─▒ olsa bile d─▒┼č ┼čartlardaki etkisinin ne olaca─č─▒ d├╝┼č├╝n├╝lmelidir.Bu nedenle dezenfektan madde belirli bir s├╝re organik maddelerin varl─▒─č─▒nda denenerek test edilir.Bu test esnas─▒nda d─▒┼čk─▒ , maya…gibi ├Ârnekler kullan─▒l─▒r.Genellikle test bakterileri olarak sarmonella typhi denenir

Kimyasal maddelerin mikroorganizmalara etki ┼čekilleri

Kimyasal maddeler mikroorganizmalara farkl─▒ ┼čekillerde etki ederler.

1.Protein┬ĺ lerin p─▒ht─▒la┼čmas─▒(denat├╝re):Mikroorganizmalardaki proteinler genellikle enzimatik yap─▒dad─▒r ve yayg─▒n bir kollordal yap─▒ g├Âsterir.Kullan─▒lan kimyasal madddenin etkisiyle bu proteinler p─▒ht─▒la┼č─▒r ve ├ž├Âker ise i┼č g├Âremezler ve h├╝cre ├Âl├╝r.

2.H├╝cre zar─▒n─▒n harap olmas─▒:H├╝cre zar─▒ baz─▒ ├ž├Âkeltileri ge├žirir baz─▒lar─▒n─▒ ge├žirmez.Bu zarda biriken maddeler fizyolojik ve kimyasal ├Âzellikleri bozarlar.Buda h├╝crenin ├Âl├╝m├╝yle sonu├žlan─▒r.

3.Serbest s├╝lfidril(SH)gruplar─▒n─▒n kaybolmas─▒:H├╝credeki enzimlerin ├žo─ču sistein ihtiva eder ve SH grupla biten zincirler vard─▒r.Bu enzimler SH gruplar─▒ serbest ve indirgenmi┼č olmazsa ├žal─▒┼čamazlar.Oksidan bir madde ile temas halinde olan h├╝crelerde SH gruplar etkilenece─činden enzim sistemleri bozulmu┼č h├╝creler ├Âl├╝r.

4.Kimyasal antagonizm:Enzimler kendi do─čal sustratlar─▒na ilgi duyar onlara ba─član─▒rlar ve aktivitelerinin g├Âsterirler.Kimyasal yap─▒s─▒ enzimin substrat─▒na banzeyen ba┼čka bir maddeyede enzim ilgi duyabilir fakat bu maddeye ba─čland─▒─č─▒ zaman enzim i┼č g├Âremez.H├╝crede enzimin as─▒l substrat─▒n─▒n yerinin buna benzeyen ba┼čka bir madde al─▒r ise enzim ├žal─▒┼čamaz ve h├╝crenin ├╝remesi inhibe olur.

─░norganik bile┼čikler

1.asitler ve alkaliler:Y├╝ksek bir ayr─▒┼č─▒m g├Âsteren kuvvetli asit ve kuvvetli alkalilerin bakterisid etkileri ├žok fazlad─▒r.D├╝┼č├╝k konsantrasyondaki asit ve alkali maddeler di─čer dezenfektan maddelerin etkisini art─▒r─▒rlar.H2SO4,HCl,HNO3 gibi kuvvetli asit ve karbohidroksik,Na hidroksik gibi kuvvetli alkaliler proteinleri hidrolize ederek veya koagule ederek mikroorganizmalar─▒ ├Âld├╝r├╝rler.Asit ve alkaliler e┼čyalar─▒da tahrip etti─činden pratikte ├žok kullan─▒lmazlar.H2SO4┬ĺ├╝n %0.2┬ĺlik ├ž├Âzeltisi su brular─▒n─▒n,HCl┬ĺnin % 0.2 ┬Ĺlik ├ž├Âzeltisi ┼čarbon ┼č├╝peli hayvanlar─▒n k─▒l ve derilerinin dezenfektasyonunda kullan─▒lmaktad─▒r.

Bazik asitin % 1-3 orann─▒ndaki ├ž├Âzeltisi g├Âz antisepti─či olarak kullan─▒l─▒r.Bu asit toz halinde yaralara serpilerek ├Âzellikle Pseudomonas aureginosa┬ĺya kar┼č─▒ kullan─▒labilir.

2.Tuzlar:Tuzlar─▒n ├žo─ču az miktarda ├╝remeyi art─▒r─▒c─▒ y├╝ksek miktarlarda bakterisid etkilidirler.Tuz ├ž├Âzeltileri distile suda haz─▒rland─▒─č─▒nda protein ihtiva eden ├ž├Âzeltilerden daha toksiktir.Fizyolojik tuzlu su bakterisid etkili olabilir.Bak─▒r,Ag,Hg..gibi a─č─▒r metallerin tuzlar─▒ y├╝ksek konsantrasyonlarda oldu─čunda proteinleri p─▒ht─▒la┼čt─▒r─▒rlar.Y├╝ksek kaonsantrasyonlar─▒ insan dokular─▒ i├žin zaral─▒d─▒r.Cu kaplar─▒nda bak─▒rs├╝lfat bulunabilir.Bunun i├žin insan sa─čl─▒─č─▒ a├ž─▒s─▒ndan zararl─▒ olabilir.AgNO3 g├Âz,burun ve bo─čaz mukozalar─▒nda antiseptik olarak kullan─▒labilir.Mg klor├╝r kuvvetli bir dezenfektand─▒r.

3.Oksidan maddeler:Bu maddeler serbest s├╝lfidil gruplar─▒n─▒ okside ederek h├╝creleri inaktive ederler.Etki bakteriyostatik veya bakterisid olabilir.Dezenfektan olarak kullan─▒lan oksidan maddelerden H2O2,Kpermanganat,O3,Cl ve I bile┼čikleri Ag ve Hg gibi a─č─▒r metallerin tuzlar─▒ vard─▒r.

H2O2┬ĺnin % 3┬ĺl├╝k ├ž├Âzeltisi antiseptik olarak kullan─▒l─▒r.─░nsan dokular─▒ ve bir ├žok bakterinin ├╝retmi┼č oldu─ču bir enzimle ├žabucak bozulur.(katalaz) Bilhassa organik maddeler bulundu─čunda fazla etkili de─čildir.KMnO4 ┬Ĺ├╝n % 0.1┬ĺlik ├ž├Âzeltisi antiseptik etkilidir.O3┬ĺ├╝n sudaki ├ž├Âzeleltisi antiseptik olarak kullan─▒l─▒r.Sular─▒n dezenfektasyonu i├žin tercih edilir.Cl i├žme ve y├╝zme havuzlar─▒n─▒n dezenfektasyonunda bromda tercih edilir.I alkoldeki ve sudaki ├ž├Âzeltileri kuvvetli dezenfektan bir maddedir.

Cerrahide deri antisepti─či olarak su ile suland─▒r─▒lm─▒┼č tentirdiyot kullanmak gerekir.Yaralar─▒n temizlenmesinde en ├žok tercih edilen antiseptiktir.

I ihtiva eden ve suda eriyen bile┼čiklere iyodoforlar denir.Suda eritildiklerinde serbest I a├ž─▒─ča ├ž─▒kar.Cl bile┼čiklerinde oldu─ču gibi iyodoforlar temiz y├╝zeylerde daha d├╝┼č├╝k konsantrasyonlarda kullan─▒ld─▒klar─▒ halde kirli e┼čyan─▒n temizlenmesinde y├╝ksek tercih edilir.

Kire├žli maddeler ki bunlar s├Ânmemi┼č s├Ânm├╝┼č kire├ž,kire├ž s├╝t├╝,kire├ž koyma─č─▒ dezenfektan etkili olarak ├ževre sa─čl─▒─č─▒n─▒ tehdit edecek ortam ve materyallerin dezenfektasyonunda ├žok kullan─▒l─▒rlar.

Organik bile┼čikler

1.Organik metal bile┼čikler:Bunlar bilhassa Hg ve Ag bile┼čikleridir.Daha ├žok bakteriostatik etkilidirler.Bu nedenle pratikte ├žok tercih edilmezler.Ag┬ĺli bile┼čikler g├Âz,burun ve bo─čaz mukozolar─▒nda antiseptik olarak kullan─▒labilirler.Fakat bakteriler ├╝zerine etkili olduklar─▒ gibi dokularada zarar verebilirler.O nedenle uzun s├╝reli kullan─▒lmazlar.

2.fenoller:Asit pembe kristaller halindedir.Zay─▒f bir asit oldu─ču halde % 3-5┬ĺlik ├ž├Âzeltileri kuvvetli bakterisittir.Bu konsantrasyonlarda proteinleri p─▒ht─▒la┼čt─▒r─▒r.Bakterilerin vejetatif ┼čekillerini h─▒zl─▒ sporlar─▒n─▒ yava┼č etki ederek ├Âld├╝r├╝rler.

3.Deterjanlar:Y├╝zeysel aktif olan bu maddeler protein ve lipidlerle birle┼čip h├╝cre zar─▒n─▒n tahrip ederek veya kimyasal antagonistik etki g├Âstererek mikroorganizmalara etki ederler.3.grupta toplan─▒rlar.

a.Anyonik bile┼čikler: Sabunlar y├╝ksek ya─č asitlerinin Na ve K tuzlar─▒ ve Nalorin s├╝lfat tuzlar─▒d─▒r.Anyonik deterjanlar Gram(+) bakterilere etkili olduklar─▒ halde Gram(-)┬ĺlere etkili leri yoktur.Bunlar genellikle temizlik i├žin kullan─▒l─▒rlar.S─▒cak su temizlik etkisini art─▒r─▒r.

b.Non-iyonik gruplar:Polieterler ve poligliserol esterleri olan bile┼čiklerdir

c.Katyonik maddeler:Bunlar 4 de─čerli bile┼čiklerdir.4 de─čerli amonyum bile┼čikleri besin ve s├╝tl├╝ maddeler end├╝strisinde deterjan olarak kullan─▒lmaktad─▒rlar.Bunlar ya─č,protein ve anyonik maddelerle inaktive olabildiklerinden kullan─▒┼člar─▒ s─▒n─▒rl─▒d─▒r.Benzen klorit(zefron) ├žok yayg─▒n kullan─▒lan bir katyonik dezenfektand─▒r.

G

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Bitki Fizyolojisi Ders Notlarř

B─░TK─░ F─░ZYOLOJ─░S─░ DERS NOTLARI

Dr. A. Ergin DUYGU

Bilindi─či gibi fizyoloji organeller, h├╝cre ve dokular ile organ ve organizmalar─▒n canl─▒l─▒─č─▒n─▒ sa─člayan i┼člevlerini, ili┼čkilerini ve cans─▒z ├ževre ile etkile┼čimlerini inceleyen bilim dal─▒d─▒r. Bitki fizyolojisi de bu ├žer├ževede mikroalglerden a─ča├žlara kadar t├╝m bitkilerde bu konular─▒ ara┼čt─▒r─▒r.

G├╝n├╝m├╝zde bilgi birikiminin ve iletiminin ├žok h─▒zl─▒ art─▒┼č─▒ nedeniyle bilim dallar─▒n─▒n say─▒lar─▒ndaki art─▒┼č yan─▒nda s├╝rekli yeni ara dallar─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒ sonucu bilim dallar─▒ aras─▒ndaki s─▒n─▒rlar─▒ ├žizmek zorla┼čm─▒┼č ve giderek anlam─▒n─▒ yitirmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r.

Fizyoloji fizik ve kimya ile molek├╝ler biyoloji, sitoloji, anatomi ve morfoloji ile biyofizik, biyokimya verileri ve bulgular─▒ndan yararlanarak t─▒p ve veterinerlik, ekoloji ve ├ževre, tar─▒m ve ormanc─▒l─▒k ile farmasi ve g─▒da, kimya m├╝hendisli─či gibi uygulamal─▒ bilimlerrindeki geli┼čmeler i├žin altyap─▒ sa─člamaktad─▒r.

Bitki fizyolojisi de bitkilerle ilgili olan konularda ayn─▒ ┼čekilde ├žal─▒┼čarak.di─čer temel ve uygulamal─▒ bilimlerin geli┼čmesine katk─▒da bulunmaktad─▒r. Uzunca bir s├╝re ├Ânce fizyoloji ile biyokimyan─▒n konular─▒ aras─▒ndaki s─▒n─▒r netli─čini kaybetmi┼čtir. Giderek di─čer bilim dallar─▒ ile aradaki s─▒n─▒rlar da bilgibirikiminin art─▒┼č─▒ sonucunda zay─▒flayacakt─▒r.

B─░TK─░ F─░ZYOLOJ─░S─░N─░N KONUSU VE DALLARI

Klasik olarak fizyoloji, beslenme fizyolojisi, metabolizma fizyolojisi ve b├╝y├╝me geli┼čme fizyolojisi olarak ├╝├ž ana dala ayr─▒l─▒r.

Bu yakla┼č─▒mla bitki fizyolojisinde beslenme kara bitkilerinin havadan, su bitkilerinin de sudan sa─člad─▒─č─▒ gazlar ve kara bitkilerinin havadan sa─člad─▒─č─▒ su buhar─▒ ile toprak veya sudan sa─člad─▒klar─▒ mineral iyonlar─▒, nas─▒l al─▒nd─▒klar─▒ ile ilgili konular beslenme fizyolojisi ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda toplan─▒r.

Metabolizma fizyolojisi de bu ├žer├ževede al─▒nan hammaddelerin, hangi maddelere d├Ân├╝┼čt├╝r├╝ld├╝─č├╝ ve kullan─▒ld─▒─č─▒, i┼člevlerinin neler oldu─ču, hangi durumlarda bu tabloda ne y├Ânde ve nas─▒l de─či┼čimler oldu─čunu inceler. Biyokimya ile en yak─▒n olan dald─▒r.

Metabolizma fizyolojisinin karma┼č─▒k ve geni┼čkapsaml─▒ olu┼ču nedeniyle de primer ( birincil, temel ), sekonder ( ikincil ) ve ara metabolizma, primer metabolitlerin depolanan ve gerekti─činde sindirilen d├Ân├╝┼č├╝m ├╝r├╝nlerini konu alan alt dallara ay─▒r─▒lmas─▒ gere─či ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r.

B├╝y├╝me ve geli┼čme fizyolojisi ise beslenme ile al─▒nan, metabolize edilen maddelerin kullan─▒lmas─▒ ile organellerden, bitki h├╝crelerinin embriyo d├╝zeyinden ba┼člayarak organlar ile bitki organizmalar─▒na kadar b├╝y├╝melerini, belli bir y├Ânde farkl─▒la┼čarak ├Âzel i┼člevler kazanmalar─▒n─▒, b├╝t├╝n bu olaylar─▒ etkileyen etmenleri ve etkile┼čimlerin mekanizmalar─▒n─▒ inceler. B├╝y├╝me ve geli┼čme fizyolojisi hem molek├╝ler biyoloji hem de biyokimya ve ekoloji ile yak─▒ndan ili┼čkilidir. ├ç├╝nk├╝ b├╝y├╝meyi ve sonra geli┼čmeyi tetikleyen mekanizma ve ├Âzellikle farkl─▒la┼čman─▒n ┼čekilleri a├ž─▒s─▒ndan kapasite genetik yap─▒ ve bask─▒, biyokimyasal ├Âzellikler ile ├ževre ko┼čullar─▒ ile yak─▒ndan ili┼čkilidir.

Bilgi birikiminin art─▒┼č─▒ ile bitki gruplar─▒na has ├Âzellikleri inceleyen veya y├╝ksek bitkilerin ya┼čam─▒nda ve uygulamal─▒ bilimlerde ├Ânemli yer tutan belli olgu ve geli┼čmeleri konu alan alt dallar ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r. Bitki h├╝cre fizyolojisi, alg fizyolojisi, ├žimlenme fizyolojisi, ├ži├žeklenme fizyolojisi, stres fizyolojisi, bunlardand─▒r. Ayr─▒ca fizyolojik olaylar─▒n a├ž─▒klanabilmesi gerekli temel bilgileri sa─člayan fizik, enerjetik, kimya, fizikokimya ve biyokimya gibi dallar─▒n katk─▒lar─▒ oran─▒na g├Âre de biyofizik, fiziksel biyokimya, biyo-organik veya inorganik kimya gibi dallara benzer ┼čekilde biyofiziksel, biyokimyasal fizyoloji gibi alt dallara ayr─▒l─▒r.

G├╝n├╝m├╝zde botani─čin ve di─čer temel ve teknolojik bilimler ile dallar─▒n─▒n konular─▒ ile ili┼čkinin yo─čunlu─čuna g├Âre adland─▒r─▒lan alt dallara da ayr─▒lm─▒┼čt─▒r. Bitki ├Âkofizyolojisi, ├╝r├╝n fizyolojisi, depolama fizyolojisi, fizyolojik fitopatoloji bu alt dallara ├Ârnek olarak verilebilir.

Bu t├╝r konu s─▒n─▒fland─▒rmalar─▒ ├žer├ževesinde bitki fizyolojisini, fizyolojinin temel konular─▒n─▒n bitkileri di─čer canl─▒lardan ay─▒ran temel ├Âzelliklerin fizyolojik y├Ânlerinden ba┼člayarak ele almak ve bu temeller ├╝zerinde a├ž─▒l─▒m g├Âsteren ├Âzel konulara y├Ânelerek i┼člemek yararl─▒ olabilir.

Bilindi─či gibi canl─▒lar─▒n en temel ├Âzellikleri ald─▒klar─▒ enerjiyi belli s─▒n─▒rlar i├žinde olmak ├╝zere ├ževreden alabilmeleri, kullanabilmeleri, depolayabilmeleri ve gerekti─činde a├ž─▒─ča ├ž─▒karabilmeleri, biyolojik i┼č yapabilmeleridir. Cans─▒zlardan enerjice etkin olmalar─▒ ile ayr─▒l─▒rlar, do─čal cans─▒z evren enerji kar┼č─▒s─▒nda t├╝m├╝yle edilgendir. Bu nedenle de bitki fizyolojisini biyolojinin temeli olan biyoenerjeti─čin temel konular─▒n─▒ an─▒msayarak incelemeye ba┼člamak gerekir.

ENERJET─░K VE B─░YOENERJET─░K

Ad─▒ndan anla┼č─▒laca─č─▒ ├╝zere enerji bilimi olan enerjeti─čin temel dal─▒ olan termodinamik ─▒s─▒, s─▒cakl─▒k, i┼č enerji d├Ân├╝┼č├╝mleri ve t├╝rleri aras─▒ndaki ili┼čkileri, bu arada meydana gelen yan olaylar─▒ inceler. Fizi─čin bir anadal─▒ olan termodinami─čin fiziksel ├Âzellikler ile enerji aras─▒ndaki ili┼čkiler de konusudur. Kimyasal termodinamik ise fiziksel ├Âzellik de─či┼čimleri yan─▒nda meydana gelen kimyasal d├Ân├╝┼č├╝m ve de─či┼čimleri inceler.

Termodinamik olgu ve olaylar─▒ makro ├Âl├žekte inceler, yani olay─▒n geli┼čme ┼čekli, yolu neolursaolsun ba┼člang─▒├ž ve biti┼č noktalar─▒ndaki durumlar─▒ ile ilgilenir. ├ľrne─čin ├žekirdek enerjisinin n├╝kleer bomban─▒n patlat─▒lmas─▒ veya bir santralda kontrollu olarak uzun s├╝rede t├╝ketilerek a├ž─▒─ča ├ž─▒kar─▒lan miktar─▒ ayn─▒ oldu─čundan termodinamik a├ž─▒dan ayn─▒ olayd─▒r.

Termodinami─čin birinci yasas─▒ da bu ├Ârnekte belirtilen ┼čekildeki k├╝tle - enerji aras─▒ d├Ân├╝┼č├╝m olaylar─▒n─▒n t├╝m├╝yled├Ân├╝┼č├╝mden ibaret oldu─čunu, k├╝tle ve enerji toplam─▒n─▒n sabit kald─▒─č─▒n─▒ belirtir. Yani bu d├Ân├╝┼č├╝mlerde k├╝tle + enerji toplam─▒nda art─▒┼č veya kay─▒p s├Âz konusu olamaz.

Yasan─▒n tan─▒mlad─▒─č─▒ k├╝tle + enerji kavram─▒n─▒n anla┼č─▒l─▒r olmas─▒ i├žin madde ve enerjinin ├Âl├ž├╝lebililir b├╝y├╝kl├╝kler olmas─▒ gerekir. Bunu sa─člayan da enerji ve k├╝tlesi tan─▒mlanm─▒┼č olan sistem kavram─▒d─▒r. Termodinamikte inceleme konusu olarak se├žilen, ilk ve son enerji + k├╝tle miktar─▒ bilinen, ├Âl├ž├╝len ve de─čerlendirilen sistem, onun d─▒┼č─▒nda kalan t├╝m varl─▒klar ve bo┼čluk ise ├ževredir. ├ľrne─čin g├╝ne┼č sisteminin termodinami─či incelenmek istenirse uzay ├ževredir. G├╝ne┼čin termodinamik a├ž─▒dan incelenmesinde ise gezegenlerle uydular da ├ževre i├žinde kal─▒r.

Evren sistem olarak ele al─▒nd─▒─č─▒nda ise ├ževre olarak de─čerlendirilebilecek bir ┼čey kalmad─▒─č─▒ndan evrende enerji + madde toplam─▒ sabittir, enerji veya madde yoktan var edilemez ancak enerji - madde d├Ân├╝┼č├╝m├╝ olabilir.

Burdan ├ž─▒kan sonu├ž da maddenin yo─čunla┼čm─▒┼č olan enerji oldu─čudur. Enerjiyi ancak maddeye veya i┼če d├Ân├╝┼čt├╝─č├╝ zaman alg─▒layabildi─čimiz, g├Âzlemleyebildi─čimiz i├žin maddedeki gizli enerjiyi ├Âl├žemeyiz.

─░kinci yasa b├╝t├╝n enerjetik olaylar─▒n kendili─činden ba┼člamas─▒ ve s├╝rmesinin ancak sistemdeki toplam maddenin en az ve enerjinin en ├╝st d├╝zeyde olaca─č─▒ y├Ânde olabilece─čini belirtir. Bu durum sa─čland─▒─č─▒nda sistem dengeye var─▒r, entropisi - d├╝zensizli─či - ba┼č─▒bo┼člu─ču (S) maksimum olur. Bunun tersi y├Ân├╝nde geli┼čen olaylar ise reverzibl - tersinir olaylard─▒r. ├ľrne─čin canl─▒n─▒n bir termodinamik sistem olarak olu┼čmas─▒ ve b├╝y├╝y├╝p geli┼čmesi tersinir, ├Âlmesi ise irreverzibl - tersinmez olaylard─▒r. Canl─▒ sistemde ├Âl├╝m termodinamik denge halidir.

Ayn─▒ ┼čey kimyasal tepkimeler i├žinde ge├žerlidir, d─▒┼čar─▒dan enerji alarak ba┼člayan ve y├╝r├╝yen endotermik tepkimeler kendili─činden ba┼člayamaz ve s├╝remez, birim s├╝rede ├ževreden ald─▒─č─▒ ve verdi─či enerjinin e┼čitlendi─či, enerji al─▒┼čveri┼činin net de─čerinin s─▒f─▒r oldu─ču denge durumunda durur, kinetik dengeye ula┼č─▒r. Ancak eksotermik, enerji a├ž─▒─ča├ž─▒karantepkimelerkendili─činden y├╝r├╝yebilir.

Canl─▒l─▒─č─▒n olu┼čumu ve s├╝rmesini sa─člayan biyokimyasal sentez tepkimeleri de dengeye ula┼čan reverzibl tepkimelerdir ve ancek ├╝r├╝nlerinin tepkime ortam─▒ndan uzakla┼čmas─▒n─▒ sa─člayan zincirleme tepkime sayesinde termodinamik dengenin kurulamamas─▒ ile s├╝rebilir.

├ť├ž├╝nc├╝ yasa termodinamik bir sistemde entropinin, yani madde halinde yo─ču┼čmam─▒┼č olan enerjinin s─▒f─▒r olaca─č─▒ -273 derece s─▒cakl─▒─ča ula┼č─▒lamayaca─č─▒n─▒ belirtir.

Bitkilerdeki biyoenerjetik olaylar─▒n anla┼č─▒lmas─▒ a├ž─▒s─▒ndan ├Ânemli olan di─čer enerjetik kavramlar─▒ ise entalpi, ve serbest enerji ile g├Ârelilik kuram─▒n─▒n ─▒┼č─▒k kuant─▒ ile ilgili sonucudur.

Termodinamik incelemenin ba┼člang─▒├ž ve bitim noktalar─▒nda ├Âl├ž├╝len entalpi - toplam enerji fark─▒ (DH) olay sonundaki madde kayb─▒ veya kazanc─▒n─▒n da bir ├Âl├ž├╝s├╝ olur. Canl─▒larda ├ževreden al─▒nan enerjinin azalmas─▒na neden olan ko┼čullarda bu etkiye kar┼č─▒ i├ž enerji kaynaklar─▒ndan yararlanma yolu ile etkinin azalt─▒lmas─▒na ├žal─▒┼čan mekanizmalar harekete ge├žer. Evrimin ├╝st d├╝zeyindeki s─▒cak kanl─▒larda v├╝cut s─▒cakl─▒─č─▒n─▒ sabit tutan bir enerji dengesinin olu┼ču ├žok zorlay─▒c─▒ ko┼čullar─▒n etkili olmas─▒na kadar entalpi fark─▒n─▒ ├Ânler.

Entropinin ├Âl├ž├╝m├╝ ├žok zor oldu─čundan sistemdeki d├╝zensizlik enerjisi yerine entropi art─▒┼č─▒ ile ters orant─▒l─▒ olarak azalan i┼č i├žin kullan─▒labilir, i┼če ├ževirilebilir serbest enerji (G) ├Âl├ž├╝l├╝r. Serbest enerji sistem dengeye var─▒ncaya kadarki entalpi fark─▒n─▒n bir b├Âl├╝m├╝n├╝ olu┼čturur. Entalpi fark─▒n─▒n entropi enerjisine d├Ân├╝┼čmeyen, yani atom ve molek├╝llerin termik hareketliliklerinin art─▒┼č─▒na harcanmayan k─▒sm─▒d─▒r. Termik hareketlilik do─čal olarak s─▒cakl─▒─ča, atom ve molek├╝llerin ├ževrelerinden ald─▒klar─▒ enerji d├╝zeyine ve hareketliliklerine,hareket yeteneklerine ba─čl─▒d─▒r; atom veya molek├╝l a─č─▒rl─▒─č─▒, aralar─▒ndaki ├žekim kuvvetlerinin art─▒┼č─▒ hareketliliklerini azalt─▒r.

Bir sistemde serbest enerji art─▒┼č─▒ entropi enerjisi azal─▒rsa da ├ževrenin entropi enerjisi art─▒┼č─▒ daha fazla olur ve 2. yasada belirtildi─či ┼čekilde sistem + do─čan─▒n entropisi s├╝rekli artar. Canl─▒ sistem ele al─▒nd─▒─č─▒nda canl─▒n─▒n olu┼čup, b├╝y├╝mesi ile s├╝rekli artan serbest enerji kar┼č─▒l─▒─č─▒nda ├ževreye verilen entropi enerjisinin daha fazla olmas─▒n─▒ sa─člayan canl─▒n─▒n ├ževresine aktard─▒─č─▒ gaz molek├╝llerinin termik hareketlilik enerjisi gibi enerji formlar─▒d─▒r.

Einstein┬ĺ─▒n E = m . c 2 fom├╝l├╝ ile a├ž─▒klad─▒─č─▒ enerji - k├╝tle ili┼čkisi sonucunda astronomlar─▒n g├╝ne┼če yak─▒n ge├žen kozmik ─▒┼č─▒nlar─▒n g├╝ne┼čin k├╝tle ├žekimi etkisiyle b├╝k├╝lmeleri g├Âzlemleriyle dahi desteklenen ─▒┼č─▒─č─▒n tanecikli, kuant ┼čeklinde adland─▒r─▒lan kesikli dalga yap─▒s─▒ fotosentez olay─▒n─▒n mekanizmas─▒n─▒n anla┼č─▒lmas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r.

Kimyasal termodinamikte yararlan─▒lan temel kavramlardan olan kimyasal potansiyel fizyoloji ve biyokimyada da kullan─▒lan ve bir├žok canl─▒l─▒k olay─▒n─▒n anla┼č─▒lmas─▒n─▒ sa─člayan bir kavramd─▒r. Bir sistemdeki kimyasal komponentlerin her bir mol├╝n├╝n serbest enerjisini tan─▒mlar. Sistemde bir de─či┼čim olabilmesi, i┼č yap─▒labilmesi i├žin bir komponentinin kullanaca─č─▒ enerji d├╝zeyini belirtir. E─čer de─či┼čim, d├Ân├╝┼č├╝m s─▒ras─▒nda bir komponentin serbest enerjisi art─▒yorsa bir di─čer komponentinki daha y├╝ksek oranda azal─▒yor demektir. ─░ki sistem aras─▒nda kimyasal potansiyel fark─▒ varsa bu fark oran─▒nda kendili─činden y├╝r├╝yen bir de─či┼čme olur ve iletim g├Âr├╝l├╝r. Bu suda ├ž├Âz├╝nen kat─▒ maddelerin - solutlar─▒n, pasif - edilgen ┼čekildeki hareketini a├ž─▒klamakta da kullan─▒lan bir terimdir.

Bu terimin su komponenti i├žin kullan─▒lan ┼čekli su potansiyelidir. Kimyasal potansiyel bas─▒n├ž de─či┼čimi ile ilgili olaylar─▒ da i├žerdi─činden su bas─▒nc─▒ - hidrostatik bas─▒n├ž tan─▒m─▒ da kullan─▒l─▒r. Elektriksel potansiyel fark─▒ da kimyasal potansiyelin bir ┼čekli oldu─čundan sulu iyonik ├ž├Âzeltilerde katyonlar─▒n katod durumundaki, anyonlar─▒n da anod durumundaki sabit ve y├╝kl├╝ kutuplara do─čru hareketine neden olur.

S├Âz konusu potansiyellerin mutlak de─čerleri de─čil aralar─▒ndaki fark itici g├╝├žt├╝r. ─░ki nokta aras─▒ndaki bas─▒n├ž, deri┼čim, elektriksel y├╝k, serbest enerji fark─▒ gibi farkl─▒l─▒klar─▒n t├╝m├╝ canl─▒l─▒kta rol oynar ve karma┼č─▒k dengeleri y├╝r├╝mesini sa─člar. Bu denge birarada bulunan komponentlerin birbirleri ile etkile┼čmelerinden etkilenece─činden etkile┼čim potansiyelinin de de─čerlendirilmesi gerekir. Bunun i├žin kullan─▒lan terimler ise aktiflik - etkinlik sabiti ve efektiv - etkin deri┼čimdir.

Etkin deri┼čim, etkinlik sabiti y├╝ksek maddenin veya maddelerin deri┼čim fark─▒na dayanarak sistemdeki de─či┼čim potansiyelini de─čerlendirir. Sistemin de─či┼čim potansiyelini ortaya ├ž─▒kar─▒r.

Bu ├žer├ževede su potansiyeli sistemdeki bir mol suyun sabit bas─▒n├ž alt─▒nda ve sabit s─▒cakl─▒kta yer ├žekiminin etkisi s─▒f─▒r kabul edilerek sistemdeki saf su ortam─▒ndan etkin deri┼čimin daha d├╝┼č├╝k oldu─ču yere gitme potansiyelidir. Yani hidrostatik bas─▒n├ž art─▒┼č─▒na paralel olarak su potansiyeli artar. Daha ├Ânceleri Dif├╝zyon bas─▒nc─▒ eksikli─či ve emme bas─▒nc─▒, emme kuvveti ┼čeklinde tan─▒mlanm─▒┼č olan su potansiyeli g├╝n├╝m├╝zde en ge├žerli olarak benimsenen, kuramsal temelleri sa─člam olan terimdir.

BESLENME F─░ZYOLOJ─░S─░

Bilindi─či gibi canl─▒lar─▒n ortamdan sa─člad─▒─č─▒, oldu─ču gibi t├╝keterek kulland─▒klar─▒ besin maddeleri b├╝y├╝k canl─▒ gruplar─▒nda farkl─▒l─▒klar g├Âsterir. Bitkiler aleminde de ├Âzellikle su bitkilerinin sudan, kara bitkilerinin topraktan sa─člad─▒─č─▒ inorganiklerin ├že┼čitleri ve ├Âzellikle oranlar─▒nda farkl─▒l─▒klar g├Âr├╝l├╝r. Tipik bitki besini olarak kullan─▒lan elementlerin hepsi inorganik formdad─▒r. Ancak bitki k├Âklerinin organik maddelerden de yararland─▒─č─▒ g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Saprofit ve parazit bitkiler ise konuk├žuldan inorganikler yan─▒nda do─črudan organik madde de sa─člarlar.

Canl─▒lar─▒n t├╝ketti─či maddeleri olu┼čturan elementler canl─▒l─▒ktaki i┼člevleri a├ž─▒s─▒ndan esas olan ve esas olmayan elementler olarak ikiye ayr─▒l─▒r. G├╝n├╝m├╝zde benimsenmi┼č olan ay─▒r─▒m bir elementin h├╝crede canl─▒l─▒k i├žin esas olan bir molek├╝l├╝n yap─▒s─▒na girip, girmemesine g├Âre yap─▒l─▒r. Bu da noksanl─▒─č─▒ halinde bitkinin vejetativ geli┼čmesini tamamlayamamas─▒ ve karakteristik, tekrarlan─▒r baz─▒ belirtilerin a├ž─▒k ┼čekilde ortaya ├ž─▒kmas─▒ ve element eksikli─či giderilince ortadan kaybolmas─▒ ┼čeklinde kendini g├Âsterir.

Suyun hidrojeni yan─▒nda karbon canl─▒lar─▒n yap─▒s─▒n─▒ olu┼čturan ve canl─▒l─▒─č─▒ sa─člayan organik molek├╝llerin t├╝m├╝nde bulundu─čundan en ├Ânemli elementlerdir, canl─▒l─▒─č─▒n temel ta┼člar─▒ olan n├╝kleik asit ve proteinlerin yap─▒s─▒na girdi─činden, azot bir├žok organik maddenin maddenin yap─▒s─▒nda ├Ânemli bir yere sahip oldu─čundan temel besin elementidir. Fosfor da t├╝m canl─▒larda enerji metabolizmas─▒ndaki yeri nedeniyle temel elementtir. Oksijen de solunumdaki rol├╝ ile anaerob mikrobiyolojik canl─▒lar d─▒┼č─▒ndaki bitkiler i├žin ├Ânemi ile onlar─▒ izler.

Ye┼čil bitkilerin ya┼čam─▒ i├žin ┼čart olan maddeler aras─▒nda miktar a├ž─▒s─▒ndan temel besinleri su ve karbon dioksit ile oksijendir. Kemosentez yapan bakteriler i├žin de farkl─▒ formlar─▒ halinde al─▒nsa da karbon temel elementtir.

Bunun yan─▒nda inorganik azotlu bile┼čikler de besin olarak ├žok ├Ânemli yer tutar. ├ç├╝nk├╝ baz─▒ Cyanophyta grubu ilksel bitkiler yan─▒nda Leguminosae ve Mimosoidae familyalar─▒ gibi baz─▒ y├╝ksek bitkileri ancak Rhizobium bakterilerinin simbiyont olarak katk─▒s─▒ ile havan─▒n azotundan yararlanabilirler. Bu gruplar─▒n d─▒┼č─▒nda bitkiler havada y├╝ksek oranda bulunan serbest azotu besin olarak kullanamazlar.

T├╝m canl─▒larda mutlaka ve y├╝ksek oranlarda bulunmas─▒ gereken bu elementler yan─▒nda besin olarak al─▒nan elementler alkali ve toprak alkali mineral elementleri grubuna giren ve t├╝ketimleri, gereksinim duyulan miktarlar─▒ nedeniyle makroelement denen inorganiklerdir.

Bu elementlerden ├žok daha d├╝┼č├╝k oranlarda gerekli olan ve daha y├╝ksek miktarlar─▒ ile toksik etki yapan mikroelementler konusunda ise farkl─▒ bir tablo g├Âr├╝l├╝r. Bitki gruplar─▒nda cins ve t├╝r d├╝zeyinde bile se├žicilik, t├╝ketim ve yararlanma ile y├╝ksek deri┼čimlerinin varl─▒─č─▒na dayan─▒kl─▒l─▒k, zarar g├Ârmeden depolayabilme farkl─▒l─▒klar─▒ g├Âr├╝lebilen elementlerdir.

Bitkiler aleminde bulunan elementlerin toplam olarak say─▒lar─▒ 60 kadard─▒r. Bu elementlerin toplam bitki a─č─▒rl─▒─č─▒na, organ a─č─▒rl─▒klar─▒na, doku ve h├╝creler ile organellerin a─č─▒rl─▒klar─▒na ve kuru a─č─▒rl─▒klar─▒na oranlar─▒ ya┼čam evrelerine, ├ževre ko┼čullar─▒na ve bunlar gibi bir├žok etmene g├Âre farkl─▒l─▒klar g├Âsterir.

Bitkiler i├žin ya┼čamsal ├Ânem ta┼č─▒yan esas element say─▒s─▒ 17dir.

Makro elementler tipik olarak 1 kg. kuru maddede 450 mg. c─▒var─▒nda olan aras─▒ndaki oranlarda bulunan C, O, 60 mg. c─▒var─▒ndaki H, 15 mg. c─▒var─▒nda olan N, 10 mg. kadar olan K, 5 mg. c─▒var─▒ndaki Ca, 2 mg. c─▒var─▒ndaki P, Mg ve 1 mg. kadar olan S elementleridir.

Mikroelementler aras─▒nda yer alan esas elementlerden Cl ve Fe 0.1, Mn 0.05 ve B ve Zn 0.02, Cu 0.006, Mo 0.0001mg / kuru a─č─▒rl─▒k d├╝zeyinde bulunurlar.

Makroelementler h├╝cre yap─▒s─▒nda yer alan, mikroelementler yap─▒ya girmeyip metabolizmada etkin rol alan elementlerdir.

Esas makroelementler olarak bitkilerin canl─▒l─▒─č─▒ i├žin ┼čart olanlar aras─▒nda P, S, Ca, K, Mg, Fe yer al─▒r. Bunlar─▒n yan─▒nda Na deniz bitkileri ile tuzcul olan y├╝ksek bitkiler i├žin esas makroelementtir.

Esas mikroelementlerden Fe ve Mo ├Âzellikle y├╝ksek bitkiler i├žin, B bir├žok y├╝ksek bitkiler ve V baz─▒ algler i├žin esas elementtir. K├╝k├╝rt d─▒┼č─▒ndaki mikroelementler ├Âzellikle canl─▒l─▒k i├žin ├Ânemli baz─▒ enzimlerin kofakt├Âr├╝ olarak i┼člev yaparlar. S ise ├Âzellikle k├╝k├╝rtl├╝ amino asitler ├╝zerinden sitoplazmik protein zincirlerinin kuvvetli ba─člarla sa─člam bir yap─▒ olu┼čturmas─▒ nedeniyle ├Ânemlidir.

Se, Al gibi baz─▒ iz elementleri alarak depolayan fakat metabolizmada kullanmayan, o element i├žin se├žici olmayan t├╝rler de vard─▒r.

BES─░N ALIMI

Su i├žinde serbest ya┼čayan bitkilerin besinlerini do─čal olarak suda ├ž├Âz├╝nm├╝┼č halde bulunan gaz ve kat─▒ maddeler olu┼čturur ve dif├╝zyon, osmoz yollar─▒ ile al─▒n─▒r. Y├╝ksek su bitkileri ise buna ek olarak zemine tutunmalar─▒n─▒ sa─člayan sualt─▒ g├Âvdeleriyle topraktan da beslenirler.

Gaz halinde bulunan besinler t├╝m bitkiler taraf─▒ndan yay─▒n─▒m - dif├╝zyonla al─▒n─▒r. Canl─▒l─▒k i├žin s├╝rekli kullan─▒lmas─▒ gereken temel besinler olduklar─▒ndan, bu gazlardan yararlanma yetene─či olan canl─▒ h├╝crenin l├╝menine girip, protoplazmas─▒na ge├žtiklerinde hemen kullan─▒l─▒rlar. Bu nedenle de yay─▒m─▒mla al─▒nmalar─▒ s├╝reklidir. Su ve suda ├ž├Âz├╝nm├╝┼č olan kat─▒ besinler ise a┼ča─č─▒da g├Âr├╝lece─či ├╝zere dif├╝zyona ek olarak osmoz, ters osmoz ve aktif al─▒m yollar─▒ ile al─▒n─▒rlar.

Atmosferde do─čal ┼čartlarda %0.03 oran─▒nda bulunan CO2 g├╝ne┼č ─▒┼č─▒nlar─▒n─▒n ─▒s─▒ya d├Ân├╝┼č├╝r kuantlar─▒n─▒ i├žeren k─▒z─▒l├Âtesi, yani 1 - 10 m dalgaboyundaki kesimini so─čurarak canl─▒l─▒─č─▒n s├╝rmesini sa─člar.

Suda ├ž├Âz├╝nd├╝─č├╝nde karbonik asit olu┼čturarak pH de─čerini d├╝┼č├╝r├╝r ve suyun ├ž├Âzme kuvvetini genel olarak artt─▒rd─▒─č─▒ gibi ├Âzellikle alkalilerin ├ž├Âz├╝n├╝rl├╝─č├╝n├╝ artt─▒r─▒r. Bu ┼čekilde de beslenmeyi ve mineral madde al─▒m─▒n─▒ kolayla┼čt─▒r─▒r. Mineral madde iyonlar─▒ sudaki karbonik asit ve di─čer organik asitlerle tuz yaparak tuz - asit ├žiftinin sa─člad─▒─č─▒ pH tamponu etkisiyle canl─▒ ├Âzsuyunda pH de─čerinin canl─▒l─▒─ča zarar verecek d├╝zeyde de─či┼čmesini, pH 4 - 8.5 aral─▒─č─▒ d─▒┼č─▒na ├ž─▒kmas─▒ riskini azalt─▒r.

O2 de suda ├ž├Âz├╝nen bir gazd─▒r ve ├ž├Âz├╝nd├╝─č├╝nde red - oks tepkimelerine girer. Tatl─▒ suda 20 derece s─▒cakl─▒kta hacimce %3 oran─▒nda ├ž├Âz├╝n├╝r. Havadan a─č─▒r oldu─čundan atmosferdeki oksijenin suyla temas─▒ ve doygunlu─ča kadar ├ž├Âz├╝nmesi s├╝reklidir.

Likenler, kserofitler gibi baz─▒ bitkiler havan─▒n neminden su temininde yararlan─▒r. Ayr─▒ca h├╝creler aras─▒ bo┼čluklardaki hava da bu ┼čekilde gaz besin sa─člar. T├╝m bu gaz halindeki besin al─▒mlar─▒ yay─▒n─▒mla olur.

K├╝tle Ak─▒┼č─▒ ve ┼×i┼čme ile Su al─▒m─▒

S─▒v─▒lar─▒n yer├žekimi etkisiyle ak─▒┼č─▒ ve benzeri olaylar─▒ hidrostatik bas─▒n├ž fark─▒ gibi potansiyel enerji farkl─▒l─▒klar─▒ sa─člar. Bu ┼čekilde DH de─čerinin s─▒f─▒rdan b├╝y├╝k oldu─ču yer de─či┼čtirme olay─▒na k├╝tle ak─▒┼č─▒ - ┬ômass flow┬ö denir. Bu t├╝r olaylarda ├ž├Âz├╝c├╝ ve ├ž├Âz├╝nen t├╝m maddelerin atom ve molek├╝lleri ayn─▒ ┼čekilde hareket eder. K├╝tle ak─▒┼č─▒ vak├╝olde, h├╝creleraras─▒ bo┼čluklarda ve canl─▒ h├╝creler aras─▒nda da plazmodezmler ├╝zerinden olur.

Canl─▒lardaki k├╝tle ak─▒┼č─▒nda kapilarite ├Ânemli rol oynar, ├ž├╝nk├╝ h├╝cre ve h├╝creleraras─▒ serbest ak─▒┼č yollar─▒ ancak mikron ve askatlar─▒ d├╝zeyindedir. Kapilerden ge├ži┼č ise ge├žen s─▒v─▒n─▒n viskozitesi - ak─▒┼čkanl─▒─č─▒ ile yak─▒ndan ili┼čkilidir. Viskozite, ak─▒┼č h─▒z─▒ de─či┼čiminin sabit tutulmas─▒ i├žin gerekli enerji miktar─▒ ┼čeklinde de tan─▒mlanabilir. Bu de─čer de her bir s─▒v─▒ i├žin ├Âzg├╝l bir de─čerdir. ├ç├╝nk├╝ ak─▒┼čkanl─▒k s─▒v─▒n─▒n bir molek├╝l tabakas─▒n─▒n di─čerinin ├╝zerinden kaymas─▒na kar┼č─▒ g├Âsterilen diren├žtir ve bu diren├ž s─▒cakl─▒kla azal─▒r, ├ž├╝nk├╝ ─▒s─▒l hareketlilik artar, dirence neden olan fizikokimyasal ve kimyasal ba─člar zay─▒flar.

Suyun elektrostatik olarak y├╝ks├╝z kapilerlerden k├╝tle ak─▒┼č─▒ ile ge├ži┼č miktar─▒ ve h─▒z─▒ y├╝ksektir, ├ž├╝nk├╝ dipol su molek├╝llerinin birbiriyle yapt─▒klar─▒ ba─člar suyun y├╝zey tansiyonuna - bas─▒nc─▒na sahip olmas─▒n─▒ sa─člar. Suda bulunan lipofilik maddeler suyun bu ├Âzelli─či nedeniyle su y├╝zeyinde toplan─▒r ve su ile beraber hareket ederler. Suda ├ž├Âz├╝nen maddeler ise y├╝zey bas─▒nc─▒n─▒ de─či┼čen oranlarda de─či┼čtirerek kapiler hareketlili─čini ve dolay─▒s─▒ ile de kendi iletimlerini etkilerler.

Suda iyonla┼čarak ├ž├Âz├╝nen maddelerin kimyasal potansiyeli hidrostatik bas─▒n├ž veya yer├žekimi etkisinden ├žok daha b├╝y├╝k bir enerji fark─▒ yaratacak d├╝zeyde olan elektrokimyasal potansiyelleridir.

K├╝tle ak─▒┼č─▒ kuru olan tohumlar─▒n ortamdan su alarak hacim art─▒┼č─▒ g├Âstermeleri gibi pasif, edilgen olaylarda ├Ânemli yer tutar. Al─▒nan su yap─▒sal protein ve polisakkarit zincirleri aras─▒ndaki bo┼čluklara da girerek, adsorbe olur, yap─▒┼č─▒r ve hidrasyonlar─▒na ve hac─▒mlerinin art─▒┼č─▒na, canl─▒ veya canl─▒ art─▒─č─▒ dokunun da ┼či┼čmesine neden olur.

Yay─▒n─▒m - Dif├╝zyon ve Ge├ži┼čme - Osmoz

Yay─▒n─▒m olay─▒nda ise olay─▒n ba┼člad─▒─č─▒ ve bitti─či veya dengeye vard─▒─č─▒nda atom ve molek├╝ller aras─▒ ili┼čkileri farkl─▒ll─▒k g├Âsterir. U├žucu maddelerin s─▒v─▒ veya kat─▒ formdan gaz faza ge├žerek yay─▒nmas─▒ ve suyun buharla┼čmas─▒ buhar bas─▒nc─▒ fark─▒ sonucunda ba┼člay─▒p y├╝r├╝yen bir yay─▒n─▒m olay─▒d─▒r ve DH = 0 oldu─čunda net, g├Âzlenebilir, ├Âl├ž├╝lebilir yay─▒n─▒m durur.

─░ki kapal─▒ kap aras─▒nda yay─▒n─▒m─▒ sa─člayacak bir a├ž─▒kl─▒k olu┼čtu─čunda gazlar─▒n ba─č─▒l bas─▒n├ž oranlar─▒, yani herbirinin ├Âzg├╝l toplam enerjileri aras─▒ndaki farka g├Âre de─či┼čen ┼čekillerde yay─▒n─▒m g├Âsterirler. K─▒smi, oransal gaz bas─▒nc─▒ ile dif├╝zyon bas─▒nc─▒n─▒n do─črusal ili┼čkisi nedeniyle bir kar─▒┼č─▒mda yer alan maddelerin yay─▒n─▒m oranlar─▒ de─či┼čir. Ayr─▒ca her birinin s─▒cakl─▒k ve kar┼č─▒ bas─▒n├ž de─či┼čimlerine tepkileri de farkl─▒l─▒k g├Âsterir. T├╝m bu farkl─▒l─▒klar─▒n temel nedeni atom ve molek├╝ler yap─▒lar─▒n─▒n, a─č─▒rl─▒klar─▒n─▒n yani ├Âzelliklerinin fark─▒ndan do─čan termik hareketlilik ve serbest enerji farkl─▒l─▒─č─▒d─▒r. Bu da maddeye has bir ├Âzellik oldu─čundan yay─▒n─▒m - dif├╝zyon sabitesi ad─▒n─▒ al─▒r.

Dif├╝zyon h─▒z─▒ ge├ži┼či sa─člayan a├ž─▒kl─▒─č─▒n veya se├žicili─či olmayan membran─▒n alan─▒, yay─▒n─▒m konusu maddenin iki taraftaki deri┼čim fark─▒ ve yay─▒n─▒m sabitesine ba─čl─▒d─▒r. Yay─▒n─▒m─▒n da itici g├╝c├╝ ─▒s─▒l hareketlilik oldu─čundan s─▒cakl─▒k art─▒┼č─▒ ile h─▒z─▒ artar, daha k─▒sa s├╝rede dengeye ula┼č─▒r, fakat denge noktas─▒ s─▒cakl─▒ktan ba─č─▒ms─▒zd─▒r.

Dif├╝zyonu ba┼člatan ve y├╝r├╝ten deri┼čim fark─▒ oldu─čundan yay─▒n─▒ma konu iki taraf aras─▒ndaki uzakl─▒k art─▒┼č─▒ olay─▒n y├╝r├╝me h─▒z─▒n─▒ global olarak azalt─▒r. ├ç├╝nk├╝ yay─▒n─▒m molek├╝ler d├╝zeyde deri┼čim fark─▒ dilimleri halinde y├╝r├╝r. Bu nedenle de h├╝cre ve organel d├╝zeyindeki h─▒z─▒ ├žok y├╝ksektir.

├ť├ž gaz formundaki besin olan su buhar─▒, O2 ve CO2 i├žin 20 derece s─▒cakl─▒kta ├Âl├ž├╝len yay─▒n─▒m sabiteleri saniyede yay─▒n─▒m alan─▒ olarak s─▒ras─▒ ile 0.25, 0.20 ve 0.16 cm2 dir, yani kat─▒lar─▒n s─▒v─▒ ortamdaki yay─▒n─▒m sabitelerinden ortalama 10(4) kat fazlad─▒r. Bunun da nedeni gaz ortam─▒nda ├žok daha seyrek olan molek├╝llerin ─▒s─▒l hareketle ├žarp─▒┼čma nedeniyle zaman ve enerji kayb─▒n─▒n ├žok daha az olu┼čudur.

Bu tabloya kar┼č─▒n fotosentez h─▒z─▒n─▒n ─▒┼č─▒k ve s─▒cakl─▒k taraf─▒ndan s─▒n─▒rlanmad─▒─č─▒ durumlarda karbon dioksidin kloroplastlara kadar yay─▒n─▒m─▒ i├žin ge├žen s├╝renin s─▒n─▒rlay─▒c─▒ oldu─ču belirlenmi┼čtir. Ayn─▒ ┼čekilde terleme h─▒z─▒n─▒n h├╝cre ├žeperlerinden su buhar─▒ yay─▒n─▒m h─▒z─▒ taraf─▒ndan s─▒n─▒rland─▒─č─▒ ve bu ┼čekilde de bitkilerin stomalar─▒ndan gereksiz su kayb─▒n─▒ ├Ânleyen bir mekanizma olarak yarar sa─člad─▒─č─▒ saptanm─▒┼čt─▒r.

Elektrostatik y├╝kl├╝ maddeler ile kolloidal maddelerin ├ž├Âzeltiler aras─▒nda yay─▒n─▒mlar─▒ gazlar─▒n ve gazlarla ayn─▒ davran─▒┼č─▒ g├Âsteren y├╝ks├╝z maddelerinkinden farkl─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ hareketlilikleri z─▒t y├╝kl├╝ tanecikler aras─▒ndaki ├žekim kuvvetlerinin rastlant─▒sal olarak de─či┼čen etki d├╝zeyine ba─čl─▒ olarak de─či┼čir.

Canl─▒larda ise ├ž├Âzeltide serbest olarak bulunan ve yap─▒sal, sabit durumda y├╝kl├╝ molek├╝ller s├Âz konusudur. Bu karma┼č─▒k ili┼čkiler de bitkilerde yay─▒n─▒m olay─▒n─▒n orta lamel ve h├╝cre ├žeperlerinin elektrostatik yap─▒lar─▒na ba─čl─▒ de─či┼čimler g├Âstermesine neden olur. Bu ili┼čkiler h├╝cre veya doku d├╝zeyinde h├╝cre ├žeperlerinin permeabilitesi - ge├žirgenli─či ├Âl├ž├╝lebilir terimiyle belirtilir. Y├╝kl├╝ madde yay─▒n─▒m─▒ y├╝k durumlar─▒ ile sabit ve hareketli olan maddelerin y├╝k durumu aras─▒ndaki denge nedeniyle miktar ve h─▒z a├ž─▒s─▒ndan belli bir se├žicilikle kar┼č─▒la┼čm─▒┼č olur.

Ge├ži┼čme - Osmoz dif├╝zyonun ├Âzel bir halidir. Yar─▒ge├žirgen, se├žici zar yanl─▒zca ├ž├Âzgeni veya ├ž├Âzgenle birlikte ├ž├Âzeltideki baz─▒ ├ž├Âz├╝nm├╝┼č maddeleri ge├žirirken baz─▒lar─▒n─▒ ge├žirmemesinin sonucudur.

Osmoza giren her bir madde kendi termodinamik sistemindeki entropiyi en ├╝st d├╝zeye ├ž─▒kartacak ┼čekilde hareket etti─činden, membrandan ge├žemeyen molek├╝l├╝n yo─čun oldu─ču tarafta ge├žebilen maddelerin deri┼čimi artar. Bu birikme sonucunda toplam madde art─▒┼č─▒ ve sonucunda da membran─▒n o yan─▒nda hac─▒m art─▒┼č─▒ olur.

H├╝creler aras─▒ madde aktar─▒m─▒nda da bu ┼čekilde ├Âzsuda ├ž├Âz├╝nm├╝┼č ve membrandan ge├žemeyen madde deri┼čimi art─▒┼č─▒ ├ž├Âzgen olan suyun oransal deri┼čiminin azalmas─▒na neden oldu─čundan su al─▒nmas─▒na neden olur. Sonu├ž olarak k├╝tle ak─▒┼č─▒ ve dif├╝zyonda maddelerin ak─▒┼č─▒ birbirinden ba─č─▒ms─▒z ba┼člar ve y├╝r├╝rken osmozda maddelerin ba─č─▒l oran─▒ etkilidir. Canl─▒ h├╝cre membran─▒ suya kar┼č─▒ ge├žirgen ├Âzellikte ve ├Âzsuda ├ž├Âz├╝nm├╝┼č madde miktar─▒ y├╝ksek oldu─čunda su al─▒m─▒ kendili─činden y├╝r├╝r. Canl─▒lar bu mekanizma sayesinde su al─▒m─▒n─▒ ortamda su bulundu─ču s├╝rece garanti alt─▒na alm─▒┼č olur.

G├Âzlenen h├╝creler ve organeller gibi canl─▒ yap─▒larda net su al─▒m─▒n─▒n h├╝crenin ├žeperi, kom┼ču h├╝crelerin veya d─▒┼čtaki s─▒v─▒ ortam─▒n h├╝cre ├╝zerindeki kar┼č─▒ bas─▒nc─▒n─▒n etkisi ile dengeye vard─▒─č─▒nda duru┼čudur, bu sayede yap─▒n─▒n ┼či┼čerek patlamas─▒ engellenmi┼č olur. Bu bas─▒nca da ge├ži┼čme - osmoz bas─▒nc─▒, osmotik bas─▒n├ž denir. ├ç├╝nk├╝ b├╝y├╝kl├╝─č├╝ osmotik al─▒mla sa─članan ├ž├Âz├╝nm├╝┼č madde miktar─▒ ile do─črudan ili┼čkilidir. Sonucu olarak da bir h├╝crenin hacminde de─či┼čime neden olan etkin osmotik bas─▒n├ž fark─▒ yar─▒ - ge├žirgenlik ve se├žicilik sayesinde yay─▒n─▒mla sa─članabilecek olan madde hareketi miktar─▒ndan ├žok daha y├╝ksek olur.

Temeldeki denge ise ayn─▒ t├╝rden iyonlar─▒n membran─▒n iki y├╝z├╝ aras─▒ndaki kimyasal potansiyel fark─▒n─▒n s─▒f─▒r olmas─▒d─▒r ve hidrostatik bas─▒n├ž fark─▒n─▒n bu dengeye katk─▒s─▒ ihmal edilebilecek kadar k├╝├ž├╝kt├╝r. Ana de─či┼čken ise membran─▒n iki y├╝z├╝ aras─▒ndaki elektriksel potansiyel fark─▒d─▒r ve k├╝├ž├╝k bir orandaki de─či┼čimi bile ├žok daha b├╝y├╝k orandaki kimyasal potansiyel fark─▒n─▒, yani deri┼čim fark─▒n─▒ dengeleyebilir. Gene bu mekanizma canl─▒ h├╝creye membrandaki iyonik madde kompozisyonunu d├╝zenleyerek kolayca iyon al─▒m─▒ olay─▒n─▒ denetleme olana─č─▒ verir.

20. y├╝zy─▒l─▒n ba┼člar─▒nda Nernst ba┼čta olmak ├╝zere ara┼čt─▒r─▒c─▒lar taraf─▒ndan kuramsal temelleri at─▒larak asr─▒n ortalar─▒nda kesinle┼čen bu bulgular 1967 y─▒l─▒nda Vorobie taraf─▒ndan Chara tatl─▒su alginin K iyonu al─▒m─▒ ├╝zerindeki deneylerle kan─▒tlanm─▒┼čt─▒r.

H├╝cre ├žeperi gibi h├╝crenin denetimi d─▒┼č─▒nda kalan ve k├╝tle ak─▒┼č─▒ ile dif├╝zyonun ge├žerli oldu─ču k─▒s─▒m i├žin kullan─▒lan terimlerden biri belirgin serbest alan (BSA) - ┬ôapparent free space┬ödir.

Su al─▒m─▒ i├žin i├ž osmotik bas─▒nc─▒n d─▒┼č ortamdan y├╝ksek, h├╝cre ├Âzsuyunun hipertonik olmas─▒ gerekir. Yani toplam ├ž├Âz├╝nm├╝┼č madde deri┼čimi daha y├╝ksek olmal─▒d─▒r. Bu durumda herbir maddenin dif├╝zyon bas─▒nc─▒ farkl─▒ olaca─č─▒ndan su molek├╝llerini ge├žiren zardan su kendi kinetik dif├╝zyon dengesini sa─člay─▒ncaya kadar ge├ži┼č yapar.

Hipertonik h├╝cre turgor halindedir, sitoplazma ├žepere yap─▒┼č─▒k durumdad─▒r. ├ç├╝nk├╝ osmotik bas─▒n├ž art─▒┼č─▒ ├žeperin kar┼č─▒ y├Ândeki bas─▒nc─▒ ile dengelenmi┼čtir. H├╝cre ├Âzsuyunun izotonik osmotik bas─▒nca sahip olmas─▒ halinde bir k─▒s─▒m suyunu kaybeder ve sitoplazman─▒n ├žeperden ayr─▒lmaya ba┼člad─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝r. Bu duruma s─▒n─▒r plazmoliz ad─▒ verilir ve izotonik osmotik bas─▒nc─▒n ├Âl├ž├╝m├╝nde kullan─▒l─▒r. H├╝crenin i├ž osmotik bas─▒nc─▒n─▒n d─▒┼č bas─▒n├žtan daha d├╝┼č├╝k oldu─ču hipertonisite durumunda sitoplazma ├žeperden ayr─▒larak ortaya toplanmaya ba┼člar, h├╝cre plazmolize olur.

H├╝crede plazmoliz ilerledik├že klasik deyimi ile emme kuvveti artar, daha yeni terminolojideki kar┼č─▒l─▒klar─▒ ile dif├╝zyon bas─▒nc─▒ eksikli─či -┬ôdiffusion pressure deficit┬ö - DPD┬ö (DBE), su potansiyeli artar.

Bunun da nedeni serbest haldeki suyun serbest enerjisinin adsorpsiyon veya adezyon, kohezyon ile tutulmu┼č olan sudan az olu┼čudur. H├╝crenin yeniden turgor haline ge├žme, deplazmolize olma, yani plazmoliz durumundan kurtulma e─čiliminin sonucudur. Tam turgor halindeki h├╝crede ise i├ž ve d─▒┼č bas─▒n├žlar e┼čit oldu─čundan su potansiyeli, yani net su al─▒m─▒ s─▒f─▒r olur. Burada devreye do─čal olarak h├╝cre ├žeperinin elastiklik derecesi de girer. Bu nedenle ve hen├╝z al├Âronlar gibi susuz bir hacim olu┼čturan yap─▒lar olmad─▒─č─▒ndan hacme oranla su miktar─▒ meristematik dokularda y├╝ksektir.

Plazmoliz s─▒ras─▒nda protoplazman─▒n t├╝m├╝yle k├╝├ž├╝ld├╝─č├╝, b├╝z├╝ld├╝─č├╝ deplazmolizde ise ┼či┼čti─či g├Âr├╝l├╝r. H├╝cre ├Âzsuyunda serbest ├ž├Âz├╝c├╝ durumundaki suyun kayb─▒ndan sonra sitoplazmik proteinlerin hidratasyon kayb─▒ - dehidratasyonu sitoplazma hacminin de─či┼čmesine neden olur. Dif├╝zyon bas─▒nc─▒ eksikli─činin en y├╝ksek oldu─ču tohumlar, dehidrate likenler gibi yap─▒larda su al─▒m─▒ ile deplazmoliz sertle┼čmi┼č al├ž─▒y─▒ par├žalayabilecek oranda hidratasyona ve deplazmolize neden olur. Hidratasyon termik hareketlili─čin ve entropinin art─▒┼č─▒na neden olarak yap─▒sal protein, sell├╝loz gibi molek├╝llerin zincirlerininin gev┼čemesine ve daha kolay bozunur hale gelmesine neden olur. Bu y├╝zden bir s├╝re ─▒slat─▒lm─▒┼č olan bakliyat daha kolay pi┼čer.

H├╝creler aras─▒nda su al─▒┼čveri┼činin debisi bu ├žer├ževede ├žeper ve membranlar─▒n ge├žirgenli─či ile DBE fark─▒na ba─čl─▒d─▒r. Fakat izotonik ├ž├Âzeltiler aras─▒nda bile plazma membranlar─▒ madde al─▒┼čveri┼čini sa─člar. Su i├žinde ya┼čayan bitkilerde s├╝reklilik g├Âsteren bu durumda madde al─▒┼čveri┼čini sa─člayan k├╝tle ak─▒m─▒ ve ├Âzellikle de elektroosmozdur.

Elektroosmoz bir iyon iletimi mekanizmas─▒ ise de polarite nedeniyle hidrate olan iyonlar─▒n yani kinetik taneciklerin ├ževrelerindeki su molek├╝llerini s├╝r├╝klemesi sayesinde suyun da ta┼č─▒nmas─▒n─▒ sa─člar. Kinetik tanecikler iyonlar ile onlar─▒ ├ževiren dipol su molek├╝llerinden olu┼čan, yani birarada termik hareketlili─či olan tanecikler olup toplam k├╝tlelerinin daha y├╝ksek olu┼ču ve elektrostatik ba─člar─▒n zay─▒f olu┼ču nedeniyle termik hareketlilikleri y├╝ksek taneciklerdir. Membranlardaki porlar boyunca yarat─▒lan elektrik alanlar─▒, yani endotermik olarak belli bir y├Ânde kutupland─▒r─▒lan polar molek├╝l dizili┼čleri ├╝zerinden kayarak iyonik maddelerin ta┼č─▒nmas─▒ ger├žekle┼čtirilir. Bu konu mineral madde beslenmesi i├žinde ele al─▒nacakt─▒r.

Su molek├╝llerinin iyonlara kendili─činden yap─▒┼čarak kinetik tanecikler halinde iletilmesi iyon kayna─č─▒ durumundaki h├╝crede serbest su deri┼čimini azaltt─▒─č─▒ndan DBE artar.

Bu t├╝r enerji gerektiren iyon ve su beslenmesine aktif madde al─▒m─▒ ad─▒ verilir. ├ľrne─čin tuzcul bitkiler, halofitler osmotik bas─▒nc─▒ y├╝ksek tuzlu topraklarda dahi beslenmelerini sa─člarlar. Kserofitler ├žok kurak ko┼čullarda kuru topraklardan su alabilirler. Aktif iyon al─▒m─▒ yayg─▒n g├Âr├╝len bir olayd─▒r, buna kar┼č─▒l─▒k aktif su al─▒m─▒ ├Âzel durumlarda g├Âr├╝l├╝r. Bu nedenle aktif iyon al─▒m─▒ bitki ya┼čam─▒nda daha ├Ânemli yer tutar.

Mineral Madde Beslenmesi Mekanizmalar─▒

Elektroosmozun bir iyon iletimi mekanizmas─▒ oldu─ču, hidrate iyonlar─▒n su molek├╝llerini s├╝r├╝kleyen ve membranlardaki porlar, kapilerler boyunca yarat─▒lan elektrik alanlar─▒, yani potansiyel farkl─▒l─▒klar─▒ ile iyonik madde ta┼č─▒nmas─▒ ger├žekle┼čtirdi─či belirtilmi┼čti.

Elektriksel potansiyel fark─▒ DE, elektriksel y├╝k├╝n bir noktadan di─čerine gitmesi ile yap─▒lan i┼čin ├Âl├ž├╝t├╝d├╝r. Daha ├Ânce de─činildi─či ├╝zere yukar─▒da k─▒saca incelenmi┼č olan itici g├╝├žlerden de ├žok daha daha etkindir. Biyolojik bir membran─▒n iki yan─▒ndaki E fark─▒ ├Âl├ž├╝mleri hidrostatik veya kimyasal potansiyel fark─▒ ├Âl├ž├╝mlerinden elde edilen sonu├žlarla kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda binlerce kez daha b├╝y├╝k oldu─ču g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. Bu nedenle de organeller ve h├╝creler aras─▒nda elektriksel y├╝kl├╝ madde iletimi ├žok daha etkin olarak y├╝r├╝r.

Elektriksel bir y├╝k ile DE aras─▒nda sabit bir ili┼čki vard─▒r ki buna kapasitans denir, yani bir net y├╝k biriminin yaratt─▒─č─▒ DE ile aras─▒ndaki sabit, ├Âzg├╝l oran─▒ belirtir. Yararlan─▒lan sonucu ise bir b├Âlgede y├╝ksek oranl─▒ potansiyel d├╝┼čmesine neden olmadan serbest y├╝k bulundurma, depolama kapasitesi - s─▒─čas─▒n─▒n ├Âl├ž├╝s├╝ olmas─▒d─▒r. Biyolojik membranlar─▒n kapasitans ├Âl├ž├╝mleri bu de─čerin ko┼čullardan olduk├ža ba─č─▒ms─▒z, sabit kalan bir de─čer oldu─čunu g├Âstermi┼čtir.

Bitki h├╝crelerinde de bu de─čer tipik olarak -100 mV ├Âl├ž├╝lm├╝┼čt├╝r. Y├╝k├╝ membranlar─▒n i├žindeki anyon deri┼čiminin katyonlar─▒nkinden y├╝ksek oldu─čunu, de─čeri ise membran─▒n iki yan─▒ndaki potansiyelin pek farkl─▒ olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âstermi┼čtir. Ayn─▒ ┼čekilde bitki h├╝crelerindeki toplam iyon deri┼čiminin de tipik olarak 0.1M d├╝zeyinde ve ko┼čullardan olduk├ža ba─č─▒ms─▒z sabit bir de─čer oldu─čunu belirlenmi┼čtir. Bu deri┼čimde 100mV kapasitans ise anyon / katyon oran─▒n─▒n 100 000 oldu─čunun g├Âstergesidir. Buna kar┼č─▒l─▒k bitkilerde kuru a─č─▒rl─▒k baz─▒ndaki mineral madde katyon /anyon deri┼čimi oran─▒ ortalama olarak 10 dur.

H├╝crelerin ├ževrelerinden ├Ânemli oranda katyon almalar─▒na kar┼č─▒n elektrostatik dengenin ters y├Ânde olu┼čmas─▒n─▒n nedeni organik molek├╝llerdeki anyonik gruplar─▒n y├╝ksek olu┼čudur. Bu sayede organik metabolizmay─▒ denetleyerek s├╝rekli ┼čekilde katyon al─▒m─▒na a├ž─▒k bir dengeden yararlan─▒rlar. G├╝ne┼č ─▒┼č─▒nlar─▒ ve hava gibi topraktaki mineral elementlerinden daha kolay sa─člayabildikleri kaynaklardan yararlanarak sentezledikleri organik anyonik maddeler sayesinde mineral katyonlar─▒n─▒n al─▒m─▒n─▒ denetim alt─▒nda tutabilirler.

Y├╝ks├╝z maddelerden farkl─▒ olarak iyonlar─▒n deri┼čimindeki art─▒┼č aralar─▒ndaki uzakl─▒─č─▒n, termik hareketlilikleri ile ├žarp─▒┼čma olas─▒l─▒─č─▒n─▒ ├╝ssel olarak art─▒┼č─▒na yol a├žacak ┼čekilde azalmas─▒ demektir. ├ç├╝nk├╝ elektriksel ├žekim g├╝c├╝n├╝n etkisi katlanarak b├╝y├╝r. Ba─članmalar─▒ ise, iyonik ba─č─▒n kuvvetli olu┼ču nedeniyle ba─članma ├Âncesindeki ─▒s─▒l hareketliliklerinin ├Ânemli oranda azalmas─▒na neden olur. Bir sistemdeki hareketlilik komponentlerinin hareketliliklerin toplam─▒ oldu─čundan sistemi etkiler.

Elektriksel y├╝k elektriksel alan yaratt─▒─č─▒ndan etkisi ├žok y├Ânl├╝d├╝r ve n├Âtrle┼čmesi ile di─čer komponentler ├╝zerinde ├žok y├Ânl├╝ etkiler yarat─▒r. Bu nedenle de bir iyon t├╝r├╝n├╝n aktivite sabitesi ├ž├Âzeltisindeki t├╝m iyonlar─▒n ├Âzellik ve deri┼čimleri ile ili┼čkilidir. ─░yonun de─čerlili─či artt─▒k├ža etkinli─či de artt─▒─č─▒ndan h├╝cre ├Âzsuyu gibi iyonca zengin bir ├ž├Âzeltide iyonik aktivite de─či┼čimleri y├╝ksek oranl─▒ olur. Bu sayede de kara ve su bitkileri ├žok farkl─▒ ├Âzelliklerdeki topraklara, sulara adapte olarak ya┼čama olana─č─▒ bulabilirler.

Gene canl─▒lar─▒n denetimini sa─člayan bir olgu da iyonlar─▒n canl─▒ membran─▒n iki yan─▒ndaki aktivitelerinin dengeye varmas─▒n─▒n iyonlar─▒n iki yandaki aktiviteleri yan─▒nda membran─▒n iki y├╝z├╝ aras─▒ndaki elektriksel potansiyel fark─▒na daha da kuvvetle ba─čl─▒ olu┼čudur. Bu sayede de membran─▒n elektriksel potansiyelini membran proteinleri ve lipid / fosfolipidleri ile denetleyebilen h├╝cre dengeyi kurma olana─č─▒ bulur.

Bu mekanizma h├╝crenin gereksinimine g├Âre iyonlar─▒ se├žici olarak almas─▒ a├ž─▒s─▒ndan ├Ânemli rol oynar. ─░yonlar─▒n lameldeki porlardan ve plazmodezmlerden ge├ži┼činde iyon y├╝k├╝ / ├žap─▒ ili┼čkisine ba─čl─▒ olan se├žici bir mekanizma olu┼čur.

Donnan Dengesi

Benzer ┼čekilde ├Ârne─čin bitki h├╝cre ├žeperindeki orta lamelde yer alan pektik asitlerin karboksil k├Âk├╝, membran lipidleri aras─▒ndaki fosfolipidler gibi sabit iyonlar─▒n yerle┼čti─či iyon kanallar─▒ k├╝tle ak─▒┼č─▒ ile mineral iyonlar─▒n─▒n ile ge├ži┼čine elektrokimyasal diren├ž g├Âsterir. G├Âr├╝n├╝r serbest alanda dahi iyonlar─▒n suyla birlikte hareketine engel olur. Sitoplazmik membranlardaki lipidlerin ├žok y├╝ksek direncinin fosfolipidlerce dengelenmesinde oldu─ču gibi direnci amfoterik karakteri nedeniyle de─či┼čken olan proteinler se├žici bir denetim sa─člar. Protein helislerinin iyon kanal─▒ g├Ârevi olu┼čturduklar─▒ porun giri┼činde serin gibi polar amino asitlerin bulunmas─▒na ba─čl─▒d─▒r. Bu ( - ) y├╝kl├╝ amino asitler katyon dif├╝zyonunu destekleyerek se├žicilik sa─člar.

Porlar─▒n i┼čleyi┼činin anla┼č─▒lmas─▒ sayesinde porlar─▒ kapayan maddelerin ke┼čfi 1991 t─▒p nobelini alan ila├ž grubunun bulunmas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r.

K├╝├ž├╝k mineral iyonlar─▒n─▒ i├žeren ├ž├Âzeltiler membrandaki sabit iyonik molek├╝llerle aralar─▒nda Donnan potansiyeli denen elektriksel bir potansiyel fark─▒n─▒n do─čmas─▒na ve Donnan dengesi ad─▒ verilen dengenin olu┼čmas─▒na neden olur. Bu dengenin de sa─članmas─▒ i├žin z─▒t y├╝kl├╝ maddelerin ters y├Ânde ge├ži┼či veya suda ├ž├Âz├╝nmeyen formlar─▒n─▒n ├ž├Âz├╝n├╝r hale d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lmesi gerekir. Elektrostatik Donnan dengesinin ├že┼čitli ├Âl├žeklerde olu┼čmas─▒ h├╝cre i├ži ve h├╝creler aras─▒ iyonik maddelerin ta┼č─▒n─▒m─▒nda ve da─č─▒l─▒m─▒nda ├Ânemli rol oynar. Bu terimle belirtilen olay─▒n ay─▒rt edici temel ├Âzelli─či hareketi sa─člayan dif├╝zyon potansiyel fark─▒n─▒n membran─▒n bir taraf─▒ndaki sulu ├ž├Âzelti ile membran─▒n di─čer tarafta kalan y├╝z├╝ aras─▒nda olu┼čmas─▒d─▒r.

Sitoplazmadaki n├╝kleik asitler, fosfat gruplar─▒ ile ve proteinler de karboksilleri ile Donnan fazlar─▒ olu┼čtururlar. Bu anyonik gruplar membran─▒n her iki taraf─▒ndaki katyonlar─▒ kendilerine ├žekerek y├Ânlendirirler. Bu ┼čekilde de net olarak bir ge├ži┼čmenin g├Âr├╝lmedi─či elektrostatik bir denge kurulur. S─▒v─▒ fazdaki katyonlar─▒n membrana y├Ânlenmesi anyonlar─▒n da ters y├Ânde artan bir deri┼čim de─či┼čimi olu┼čturmalar─▒na neden olur. Termik hareketlili─čin art─▒┼č─▒ bu dengenin sars─▒lmas─▒na ve hareketli iyonlar─▒n elektriksel potansiyel farkl─▒l─▒klar─▒ yaratmas─▒na, bu arada olu┼čan kimyasal potansiyel farklar─▒n─▒ dengeleyecek ┼čekilde de ge├ži┼čme yapmalar─▒na neden olur.

Canl─▒ h├╝cre ├ž├Âz├╝nm├╝┼č maddelerin deri┼čimini ilgili maddeleri suda ├ž├Âz├╝nmeyen bile┼čikleri haline d├Ân├╝┼čt├╝rerek ortamdan uzakla┼čt─▒rmak veya tersine tepkimeyle serbest hale ge├žirerek de denetim alt─▒nda tutar. ├ç├Âz├╝n├╝r maddelerin ├ž├Âz├╝nmeyen bile┼čiklerine d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lmesi entropi azalmas─▒na neden olan kimyasal ba─članma ile sa─članabildi─činden endojen, enerji harcanarak y├╝r├╝t├╝len aktif bir olayd─▒r. Ancak canl─▒ h├╝crede ger├žekle┼čebilir.

Bu olay─▒n temelinde iyon aktivitesi ve bu de─čerin ├Âzg├╝ll├╝─č├╝nden do─čan sabitesi yatar. ─░yon aktivitesi iyonun deri┼čimine ba─čl─▒ kimyasal ve y├╝k├╝ne ba─čl─▒ elektriksel potansiyellerinin a├ž─▒klayamad─▒─č─▒ baz─▒ konular─▒ a├ž─▒klamakta kullan─▒lan bir terimdir.

Y├╝kleri e┼čit olan iki iyondan k├╝tlesi k├╝├ž├╝k ve elektron say─▒s─▒ az olan─▒n y├╝k├╝n├╝n dipol su molek├╝llerini ├žekerek ├ževresine toplama g├╝c├╝ daha fazlad─▒r. ├çevresinde daha kal─▒n bir su zarf─▒ olu┼čturur. S├Âz├╝ edilen denge, se├žicilik sonucu bir taraftan di─čerine ge├ži┼či k─▒s─▒tlanan veya engellenen iyonik maddelerin birikmesine neden olur. Bu birikimin konusu olan y├╝kl├╝ maddeler serbest halde kalamad─▒─č─▒ndan z─▒t y├╝kl├╝ iyonlarla birle┼čerek ├ž├Âzeltinin n├Âtralizasyonununu sa─člar. Bu n├Âtralizasyon dengesi i├žin gereken iyonik maddelerin ├ž├Âz├╝n├╝r hale ge├žmesi veya d─▒┼čar─▒dan al─▒nmas─▒ gerekir.

├ľrne─čin Ca++ iyonu, iyonik y├╝k / su zarf─▒ oran─▒ b├╝y├╝k oldu─čundan porlar ├╝zerinde b├╝z├╝c├╝ etki yaparak su zarf─▒ b├╝y├╝k ve iyonik y├╝k├╝ k├╝├ž├╝k iyonlar─▒n ge├ži┼čini k─▒s─▒tlar, K + iyonu ise tersine olarak ┼či┼čirici etki yapar ve bu iyonlar─▒n ge├ži┼čini kolayla┼čt─▒r─▒r. Genelde bitki h├╝crelerinin yo─čun ┼čekilde K, Na ve Cl al─▒┼č veri┼či yapt─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝r. Bu iyonlar─▒n hareketlilikleri de membranlarda potansiyel farklar─▒n─▒n do─čmas─▒na neden olur ve Cl net y├╝k├╝n iki taraftaki da─č─▒l─▒m─▒n─▒n s─▒f─▒ra e┼čitlenmesini sa─člar. Goldmann denklemi ise K, Na ve Cl iyonu ge├žirgenli─činin b├╝y├╝k oranda K se├žicili─či y├Ân├╝nde oldu─čunu g├Âstermi┼čtir.

Elektroosmoz da membrandaki bir porun i├ž y├╝zeyinde sabit halde dizilmi┼č iyoniklerin y├╝klerinin tuttu─ču su zarflar─▒ z─▒t y├╝kl├╝ iyonik maddelerin su zarflar─▒n─▒ ├žekmesi sonucu y├╝r├╝yen osmotik al─▒md─▒r. Bu ┼čekilde olu┼čan elektriksel alan membran─▒n iki taraf─▒nda elektriksel y├╝k farkl─▒l─▒─č─▒ do─čurur. Bu da sabitlenmemi┼č kinetik taneciklerin k├╝tle ak─▒┼č─▒ ile ├žekilerek ters y├Ânl├╝ bir alan olu┼čturmas─▒na neden olur. Bu iki z─▒t y├Ânl├╝ alan─▒n olu┼čumu s─▒ras─▒nda do─čan hareketlilik ile su molek├╝lleri s├╝r├╝klenir ve iletilir, elektroosmotik su al─▒m─▒ olur.

Benzer ┼čekilde membran veya ├žeperde pektik veya proteinik iyonlara zay─▒f -H ba─člar─▒ gibi ba─člarla tutulmu┼č, adsorbe olmu┼č olan z─▒t y├Ânl├╝ yonlar yerlerini alabilecek ba┼čka iyonlarla yer de─či┼čtirerek serbest hale ge├žer ve iletilir. Bu olaya da iyon de─či┼čimi ad─▒ verilir.

─░yon de─či┼čiminde ayn─▒ y├╝kl├╝ iyonlar birbirini itti─činden dengeye ├žabuk ula┼č─▒l─▒r, yani az miktarda madde bu olaya girebilir. Ba─članmay─▒ sa─člayan kuvvet adsorpsiyon kuvvetinden daha y├╝ksek enerjilidir, kopmas─▒ daha zordur. Ancak iyonla┼čm─▒┼č asidik veya bazik maddelerin hidroksonyum ve hidroksil veya karboksil k├Âkleri ba─članm─▒┼č olan katyon veya anyonlar─▒n yerini alabilir. Bu arada a├ž─▒─ča ├ž─▒kan hidroksonyum ve hidroksiller de su olu┼čturdu─čundan su iletimi de sa─članm─▒┼č olur.

Bu olaylar─▒n t├╝m├╝nde hidroksonyum ve hidroksil iyonlar─▒ ├Ânemli rol oynad─▒─č─▒ndan membranlar─▒n ve ├Âzsuyun pH de─čeri ve de─či┼čimleri ├Ânemli rol oynar. H├╝cre organik asit sentezi ile pH ve amfoterlik denetimi, sentez yolu ile ├Âzsudaki serbest maddeyi ba─člama veya ba┼čka maddeye d├Ân├╝┼čt├╝rme gibi yollarla kimyasal potansiyel art─▒┼č─▒ y├Ân├╝nde aktif al─▒m yaparken solunum enerjisi kullan─▒r ve solunumun h─▒zland─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝r. Ayr─▒ca osmotik bas─▒n├ž ├Âl├ž├╝mlerinin kriyoskopik y├Ântemle yap─▒ld─▒─č─▒nda s─▒n─▒r plazmoliz y├Ântemiyle elde edilen de─čerlerlerden farkl─▒ de─čerler vermesi ek bir su potansiyelinin oldu─čunu g├Âstermi┼čtir.

Bir├žok bitki t├╝r├╝nde yer├╝st├╝ organlar─▒ kesilerek terlemenin emi┼č kuvveti ortadan kald─▒r─▒ld─▒─č─▒nda da k├Âk ksileminden su salg─▒lanmas─▒, k─▒┼č uykusu k─▒r─▒lan bir├žok odunlu t├╝r├╝nde daha hi├ž yaprak olu┼čmam─▒┼čken s├╝rg├╝nlere su y├╝r├╝mesi k├Âk bas─▒nc─▒ denen aktif su al─▒m─▒n─▒n ve pompalanmas─▒n─▒n kan─▒tlar─▒d─▒r. Bu bas─▒nc─▒n g├╝n i├žinde de─či┼čim g├Âstermesi, solunum inhibit├Ârleri ve baz─▒ bitki hormonlar─▒ gibi uygulamalarla durdurulabilmesi de g├Âstergeleridir.

Aktif al─▒m ve iletimin ├Ânemli bir g├Âstergesi iyonun i├žine girdi─či membran─▒n i├ž taraf─▒nda, yani sitoplazma veya organelin i├žinde elektrik y├╝k├╝ art─▒┼č─▒ olmas─▒d─▒r. Pasif al─▒mda elektriksel n├Âtralli─či sa─člayacak ┼čekilde z─▒t y├╝kl├╝ iyon al─▒m─▒ veya ayn─▒ y├╝kl├╝ iyonun bo┼čalt─▒m─▒ s├Âz konusudur. Aktif ge├ži┼čde membran─▒n iki y├╝z├╝ aras─▒nda da membran─▒n kapasitans─▒ ile orant─▒l─▒ olarak belli miktar membran potansiyeli fark─▒ olu┼čur. Bu fark k─▒sa bir s├╝re sonra bo┼čalarak s─▒f─▒rlan─▒r ve sonra tekrar artar, bu mekanizmaya da iyon pompas─▒ ad─▒ verilir.

─░yon pompas─▒ ├žal─▒┼č─▒nca membrandaki pasif ge├ži┼č olaylar─▒ da do─čal bir ┼čekilde etkilenir ve membrandaki de─či┼čimi dengeleyecek y├Ânde farkl─▒la┼č─▒r, dif├╝zyon potansiyeli art─▒┼č─▒ ile elektrik potansiyelinin d├╝┼čmesi sa─član─▒r. Bitki h├╝cresi membranlar─▒n─▒n kompozisyonuna g├Âre elektriksel diren├žleri 1 - 8 Kohm / cm2 aras─▒nda de─či┼čti─činden pompalar─▒n etkinli─či membran kompozisyonunun denetlenmesi yolu ile h├╝cre taraf─▒ndan denetlenebilir. Bu sayede de bitkiler tuzlu topraklara dahi adaptasyon sa─člayabilir.

Membran direncinin y├╝ksek olu┼ču, pompan─▒n etkili ├žal─▒┼čmas─▒ ile aktif iletimin neden oldu─ču potansiyel fark─▒ da artt─▒─č─▒ndan saniyede 20 pikomol / cm2 gibi y├╝ksek bir debi ile iyon al─▒nabilmektedir.

Aktif iletimin bir ├Âzelli─či de pasif olarak y├╝r├╝yen di─čer olaylara g├Âre s─▒cakl─▒k de─či┼čimlerinden ├žok daha b├╝y├╝k oranda etkilenmesidir. Pasif olaylar─▒n Q10 de─čeri yakla┼č─▒k olarak 1 civar─▒nda iken aktif al─▒m ve iletimde bu de─čer bir├žok enzimatik olayda oldu─ču gibi 2 civar─▒ndad─▒r. Bunun da nedeni membran─▒n yapt─▒─č─▒ enerji bariyeri etkisidir. T─▒pk─▒ enzimatik tepkimelerin aktivasyon enerjisi gereksinimindeki gibi aktif al─▒m─▒n olabilmesi i├žin bu enerji d├╝zeyinin a┼č─▒lmas─▒ gerekir. Bu nedenle aktif iyon al─▒m─▒ mekanizmas─▒ bir pompaya benzer ┼čekilde ├žal─▒┼č─▒r. Gerekli enerji depolan─▒ncaya kadar al─▒m i┼člemi kesintiye u─črar. S─▒cakl─▒k art─▒┼č─▒ da bu

mekanizma arac─▒l─▒─č─▒ ile etkili olur. Aktif iyon al─▒m─▒n─▒n enzim kineti─čindeki Michaelis-Menten denklemine uyan de─či┼čimleri enzimler arac─▒l─▒─č─▒ ile y├╝r├╝yen bir olay oldu─čunu g├Âstermi┼čtir.

Bu t├╝r olaylara enerji sa─člayan madde beklenece─či ├╝zere ATP┬ĺdir ve ATPaz enzimi aktivitesi de olay─▒n denetimini sa─člar. ATP hidrolizi ile a├ž─▒─ča ├ž─▒kan hidroksonyum iyonlar─▒ ise ters y├Ânde hareket ederek elektrostatik dengeyi sa─člar. En iyi bilinen Na+ / K+ ATPaz┬ĺd─▒r. ─░ki peptid ├žiftinden olu┼čur ve Mg++ taraf─▒ndan katalizlenen ATP hidrolizine ba─č─▒ml─▒d─▒r. ├çe┼čitli iyon pompalar─▒ olup belli iyonlar i├žin se├žici olduklar─▒ bilinmektedir.

Aktif al─▒m─▒n iyon se├žici ├Âzelli─či vard─▒r ve yukar─▒da anlat─▒lan mekanizma bunu a├ž─▒klamak i├žin yeterli de─čildir. Bu nedenle 1930 larda se├žicili─či olan aktif ta┼č─▒y─▒c─▒ molek├╝llerin varl─▒─č─▒ fikri ortaya at─▒lm─▒┼čt─▒r. Deneyler benzer K+, Rb+ iyonlar─▒n─▒n ve Ca++ ile Sr++ iyonlar─▒n─▒n ayn─▒ ta┼č─▒y─▒c─▒ i├žin rekabet etti─čini, baz─▒ h├╝crelerde K+ iyonunu al─▒p, Na+ iyonunu bo┼čaltan ve ayn─▒ mekanizma ile Mg++ ve Mn++ i├žin ├žal─▒┼čan di─čer bir pompan─▒n oldu─ču, Cl-, B- ve I- ta┼č─▒yan tek bir sistem oldu─čunu g├Âsteren deneysel veriler elde edilmi┼čtir. Bu kadar se├žici maddelerin ancak proteinler olabilece─či belirtilmi┼č ise de 50 y─▒l kadar uzun bir s├╝re kesin kan─▒tlar ortaya konamam─▒┼čt─▒r.

Aktif pompalar─▒n varl─▒─č─▒n─▒n bir kan─▒t─▒ da d─▒┼čtaki iyon deri┼čiminin art─▒┼č─▒ ile artan solunum ve iyon al─▒m─▒n─▒n belli bir deri┼čime ula┼č─▒ld─▒ktan sonra doygunlu─ča eri┼čmesidir. Bitkilerde bu de─čer tipik olarak 1 - 10 mmol/ gr. taze a─č─▒rl─▒k - saatdir.

Aktif al─▒m mekanizmalar─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kar─▒l─▒p genel ├žer├ževesi ortaya ├ž─▒kar─▒ld─▒ktan sonra iyon al─▒m─▒n─▒n b├╝y├╝k oranda pasif ┼čekilde al─▒nd─▒─č─▒ ve aktif al─▒m─▒n h├╝crenin gereksinim tablosuna g├Âre belli iyonlar─▒n se├žici olarak al─▒m─▒nda rol ald─▒─č─▒, tamamlay─▒c─▒ oldu─ču anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r.

Y├╝ksek Bitkilerde Su ve Mineral Madde Beslenmesi

Tohumun ┼či┼čme ile su almas─▒ndan sonra yeni bir bitki olu┼čturmak ├╝zere b├╝y├╝me ve geli┼čmesi ba┼člad─▒─č─▒nda ilk olarak geli┼čen ve i┼člev g├Ârmeye ba┼člayan organ─▒ k├Âk tasla─č─▒ndan olu┼čan k├Âkt├╝r. Tohumun kotiledon k─▒sm─▒nda depolanm─▒┼č olan organik maddelerin sindirimi ve solunumla elde edilen madde ile enerji fotosentetik organlar─▒n yeni metabolik maddeleri sa─člayabilecek hale gelmeleri i├žin gereken b├╝y├╝me ve geli┼čme i├žin yeterlidir. Fakat tohumun serbest ak─▒┼č ve hidrasyon ile kazand─▒─č─▒ su ile ┼či┼čmesinin sa─člad─▒─č─▒ su ortalama %80 - 90 oran─▒nda su i├žeren bitkinin olu┼čmas─▒ i├žin ├žok yetersizdir.

Bilindi─či gibi k├Âk├╝n su ve mineral beslenmesini sa─člayan yap─▒lar emici t├╝ylerdir. Kaliptran─▒n arkas─▒ndaki meristematik b├Âlgeden sonra gelen gen├ž h├╝crelerin boyuna b├╝y├╝me b├Âlgesini izleyen geli┼čme ve farkl─▒la┼čma zonunun epidermisinde g├Âr├╝l├╝rler. Canl─▒ epidermis h├╝crelerinin enine eksende uzayarak t├╝b├╝ler ├ž─▒k─▒nt─▒lar olu┼čturmas─▒ ile ortaya ├ž─▒karlar. Y├╝ks├╝k h├╝creleri gibi d─▒┼č y├╝zleri kaygan pektik maddelerle kapl─▒d─▒r. ─░┼člevsel ve fiziksel olarak ├Âm├╝rleri ├žok k─▒sad─▒r ve s├╝rekli b├╝y├╝yen k├Âk├╝n ileri do─čru b├╝y├╝mesi s─▒ras─▒nda yerlerini yenilerine b─▒rak─▒rlar. Bitki t├╝rlerinin su i├žin rekabet g├╝c├╝nde k├Âk├╝n b├╝y├╝me h─▒z─▒ yan─▒nda emici t├╝ylerin ├ževrim h─▒z─▒ da ├Ânemli yer tutar.

Hidrofitik bitkilerin su ve mineral beslenmesi yukar─▒da anlat─▒lm─▒┼č olan genel mekanizmalarla olur. Kara bitkilerinin beslenmesi ise daha geni┼č bir ├žer├ževede ele al─▒narak anla┼č─▒l─▒p, de─čerlendirilebilir.

Toprak Yap─▒s─▒ ve Su Verimlili─či

Topra─č─▒n bitkilere su sa─člayabilme potansiyelini belirlemek ├╝zere kullan─▒lan Tarla Kapasitesi, Daimi Solma Noktas─▒ veya Y├╝zdesi, Su Bas─▒nc─▒ (P), Su Tansiyonu, Nem e┼čde─čeri, Su Potansiyeli veya Yay─▒n─▒m Bas─▒nc─▒ Eksikli─či, Toplam Toprak Suyu Stresi, K─▒lcall─▒k Kapasitesi gibi bir├žok terimler vard─▒r. Burada konu bunlar aras─▒nda en yayg─▒n olarak kullan─▒lan baz─▒ terimlerle ele al─▒nacakt─▒r.

Toplam toprak su stresi, (Total soil moisture stress) konuya enerjetik a├ž─▒dan yakla┼čt─▒─č─▒ i├žin bu konudaki en bilimsel terimdir. Konuya toprakta bulunan suyun serbest enerjisini azaltan iki temel kuvvet grubunun etkinli─či ├žer├ževesinde yakla┼č─▒r ve toprak suyunun serbest enerjisini azaltan bu iki grubu :

┬Ě┬á┬á┬á┬á┬á┬á Toprak suyu tansiyonunun ├Âgeleri olan hidrostatik kuvvetler, yer├žekimi ve adsorpsiyon kuvvetleri,

┬Ě┬á┬á┬á┬á┬á┬á Toprak ├ž├Âzeltisinin osmotik kuvvetleri olarak tan─▒mlar.

Hidrostatikler bilindi─či gibi su bas─▒nc─▒, y├╝zey gerilimi gibi kuvvetler, adsorpsiyon kuvvetleri de su ile toprak kolloidlerini olu┼čturan kil gibi mineraller ve organik maddelerle su aras─▒nda etkili olan, suyun yer├žekimi etkisini yenebilmesini sa─člayan kuvvetlerdir. Osmotik kuvvetler de topraktaki su ├ž├Âzeltisinin i├žerdi─či iyonlarla ili┼čkilerinin sonucu olan kuvvetlerdir. Toprak ├ž├Âzeltisinde ├ž├Âz├╝nm├╝┼č iyon deri┼čimi suyun azalmas─▒ ve ├ž├Âz├╝n├╝r iyon miktar─▒ art─▒┼č─▒ ile artar. Yani toprak kuruduk├ža su al─▒m─▒ zorla┼č─▒r, kurakl─▒─č─▒n zorlay─▒c─▒ etkisi otokatalitik bir art─▒┼č g├Âsterir.

Toprak, kayna─č─▒ olan anakaya ├╝zerinde bulunan ve d├╝nya ortalamas─▒na g├Âre 50 - 60cm. kal─▒nl─▒─č─▒ndaki tabakal─▒ yap─▒d─▒r. De─či┼čik oranlardaki kaya ve ├žak─▒llar ile kumdan olu┼čan, su tutma kapasitesi d├╝┼č├╝k veya ├žok d├╝┼č├╝k olan, kil ve silt gibi ince taneli, su tutuculu─ču olan mineral maddeler ile canl─▒ art─▒klar─▒ ve bozunma ├╝r├╝nleri olan humusu i├žeren ve su tutan organik maddeler, sulu toprak ├ž├Âzeltisi ile hava ile memeliler ve s├╝r├╝ngenler ile solucanlardan funguslar, mikroalgler ve bakterilere kadar geni┼č bir a├ž─▒l─▒m g├Âsteren canl─▒lardan olu┼čur. Bu karma┼č─▒k yap─▒s─▒ nedeniyle de ├žok dinamik bir yap─▒d─▒r.

Kaba kum ad─▒ verilen 0.2 - 2mm. ├žap─▒ndaki tanelerden daha b├╝y├╝k ├žapl─▒ olan ├žak─▒l ve ta┼č par├žalar─▒ topra─č─▒n iskeletini olu┼čturur. Kaba kum ve 0.2 - 0.02 mm ├žapl─▒ ince kum, 0.002 - 0.02 mm. ├žapl─▒ silt ve bundan daha k├╝├ž├╝k taneli kil ise su tutma kapasitesine ├žap─▒n k├╝├ž├╝kl├╝─č├╝ oran─▒nda katk─▒da bulunan k─▒s─▒md─▒r. Topra─č─▒n iskeletini de i├žeren yap─▒s─▒na topra─č─▒n str├╝kt├╝r├╝, iskelet d─▒┼č─▒nda kalan k─▒sm─▒n─▒n ├Âzelliklerine topra─č─▒n tekst├╝r├╝ - dokusu denir.

Bu katk─▒da bulunan k─▒s─▒mlar─▒n oran─▒ da toprak tekst├╝r├╝ ad─▒ verilen ve toprak s─▒n─▒fland─▒r─▒lmas─▒nda kullan─▒lan temel ├Âzellikleri olu┼čturur: ├çak─▒ll─▒k, kumul, m├╝nbit - verimli, siltli, killi toprak ana tipleri kumlu, siltli ve killi m├╝nbit - organik maddece zengin - toprak gibi alt gruplara ayr─▒l─▒r. Ayr─▒ca kahverengi orman topra─č─▒, podzoller, ├žernozemler gibi yayg─▒n ve belirgin genel ├Âzellikleri olan topraklar─▒ tan─▒mlayan s─▒n─▒fland─▒rmalar da vard─▒r. Bitkilerin beslenmesine uygun, yani verimli - m├╝nbit topraklar Uluslararas─▒ Toprak Bilimi ├ľrg├╝t├╝ Sistemi taraf─▒ndan Kumlu (%66.6 kum, %27.1 verimli fraksiyon ve %0.9 silt ve kil), ─░nce Kumlu ( %17.8 kum, %30.3 ver. ve %7.1k+s), Siltli (%5.6 k., % 20.2 v., %21.4 k+s ) ve Killi ( %8.5 k, %19.3 v, %65.8 kil) ┼čeklinde s─▒n─▒fland─▒rm─▒┼čt─▒r. Toprak verimlili─činin yan─▒s─▒ra k├╝├ž├╝k taneli ve organik maddece zengin olmas─▒ erozyona dayan─▒kl─▒l─▒─č─▒n─▒n art─▒┼č─▒na neden olur.

Do─čal, bozulmam─▒┼č toprakta toprak yap─▒s─▒ ve dokusu bu s─▒n─▒fland─▒rmada farkl─▒ konumlara sahip olan tabakalar─▒, toprak tabakalar─▒n─▒ i├žerir. Topra─č─▒n tabakalanmas─▒ ve tabaka ├Âzellikleri toprak profili ile tan─▒mlan─▒r. Toprak profilinde yer alan tabakalar - horizonlar y├╝zeyden derine do─čru, A1,… gibi alt tabakalara ayr─▒lan A, ….D tabakalar─▒ halinde dizilirler. Bu tabakalar─▒n herbirinin ├Âzelli─či bitki ├Ârt├╝s├╝n├╝n k├Âk sistemi ├Âzelliklerine g├Âre kompozisyonunu ya─č─▒┼č rejimi ve iklimsel ├Âzellikler ile birlikte denetler.

Kumlu toprak en az karma┼č─▒k olan kapiler sistemi geni┼č porlu oldu─čunda su ge├žirgenli─či - permeabilitesi, yani drenaj─▒ y├╝ksek oldu─ču i├žin k├Âklerin solunumu i├žin yeterli havaland─▒rma sa─člayan d├╝zenli ve s─▒k ya─č─▒┼čl─▒ iklimler i├žin en uygun toprak tiplerindendir. Kimyasal ve fiziksel olarak bozunma e─čilimi d├╝┼č├╝k, kararl─▒ yap─▒s─▒na kar┼č─▒n gev┼čektir. ├ľte yandan tanecikler aras─▒nda ├žimento g├Ârevi g├Ârevi yapabilecek organik madde ve kil ile silt az oldu─čundan gev┼ček ve erozyona a├ž─▒k olan toprak tipidir.

Killi topraklar ise kolloidal ve kolloidimsi ├Âzellikteki kil ve siltin olu┼čturdu─ču, su ├žekerek ┼či┼čen ve topakla┼čabilen ├žimento faz─▒ ile tam ters ├Âzelliklere sahiptir. Al-silikatlardan olu┼čan bazik karakterli levha bi├žimi olan kolloidal taneciklerin ├žok y├╝ksek y├╝zey / hacim oran─▒ ve kohezyon, adezyon kuvvetleri, zay─▒f hidrojen ba─č─▒ yapma yetenekleri ile kumlu topraklardan 1000, siltli topraklardan 10 kat daha fazla su tutar ve su giri┼či artt─▒k├ža ├žok daha az hava bulundururlar. Erozyona ve kurak etkisinde kurumaya kar┼č─▒ diren├žli fakat k├Âklere hava sa─člama a├ž─▒s─▒ndan zay─▒f topraklard─▒r.

Verimli olanlar ise yakla┼č─▒k olarak e┼čit oranlarda kum, kil ve silt i├žeren, su tutma ve hava kapasitesi, drenaj─▒, su ge├žirgenli─či yeterli olan topraklard─▒r. Bu verimlilik uygun iklimle birle┼čince s─▒k bitki ├Ârt├╝s├╝n├╝ destekler ve organik maddece zenginle┼čir, madde ├ževrimi y├╝ksek dengeli bir ekosistem olu┼čur.

Verimli topra─č─▒n porozitesi, serbest su ve hava taraf─▒ndan kaplanan hacmi ortalama olarak %50 oran─▒ndad─▒r, killi topraktan bir kattan fazla, kumlu topra─č─▒n yar─▒s─▒ndan az oranda olan bu hacim hava kapasitesini belirler. Fakat su tutma kapasitesi ili┼čkisine kat─▒lan de─či┼čkenler daha ├žok ve sonu├ž tahmini zordur. ├ç├╝nk├╝ toplam porlar i├žinde kapilariteye sahip olanlar ile olmayanlar─▒n oran─▒ ve suyun tutulmas─▒n─▒ sa─člayan kuvvetlerin b├╝y├╝kl├╝kleri, oranlar─▒ etkili olur.

─░nce bitki k├Âkleri ve solucanlar gibi hayvanlar killerin agregatlar, topaklar olu┼čturmas─▒ ile kapiler poroziteyi, su tutma s─▒─čas─▒n─▒ artt─▒rarak topra─č─▒n verimlili─čine katk─▒da bulunur ve s├╝rd├╝r├╝lebilir bir denge olu┼čmas─▒n─▒ sa─člar. Bu a├ž─▒dan sa├žak k├Âkl├╝ otlar ├žok etkilidir.

Topra─č─▒n kimyasal bile┼čimi de bitkilerin mineral beslenmesi yan─▒nda su tutma kapasitesini etkiler. Topaklar─▒n sertli─či, da─č─▒lma e─čilimi, nem tutma s─▒─čas─▒, kohezyon kuvveti iyon de─či┼čimi ile ge├žici olarak ba─članm─▒┼č olan Na + + K+/ Ca++ + H+ iyonlar─▒n─▒n oran─▒na ba─čl─▒d─▒r, oran─▒n art─▒┼č─▒ ile sertle┼čme ve s─▒─ča b├╝y├╝r. Kurak b├Âlgelerdeki ya─č─▒┼člar de─či┼čebilir iyonlar─▒ y─▒kayarak uzakla┼čt─▒racak yo─čunlukta olmad─▒─č─▒ ve y├╝zeyde buharla┼čma ile su kayb─▒ h─▒zl─▒ oldu─čundan topaklar sertle┼čir, y├╝zey kabukla┼č─▒r. ┼×iddetli ya─č─▒┼člar da, sonraki s─▒cak d├Ânemde h─▒zl─▒ buharla┼čma derinlere inmi┼č suyun yay─▒n─▒m ve k─▒lcall─▒kla y├╝zeye ├ž─▒k─▒┼č─▒ ile iyon ├ž├Âkeltmesine neden olarak olay─▒ h─▒zland─▒r─▒r. ├ľzellikle suda ├ž├Âz├╝n├╝rl├╝─č├╝ y├╝ksek olan Na+ birikmesi topra─č─▒n tuzlanmas─▒ sonucu ├žorakla┼čmas─▒na neden olur. Bu durum damlama y├Ântemi gibi bitkilerin kullanabilecekleri kadar suyun kulland─▒klar─▒ oranda verilmesini sa─člayacak ┼čekilde yap─▒lmad─▒─č─▒ durumlarda da g├Âr├╝l├╝r.

Topra─č─▒n global kimyasal bile┼čiminde ├žok ├Ânemli yer tutan ve toprak canl─▒lar─▒n─▒n t├╝m├╝n├╝n ya┼čam─▒n─▒ do─črudan etkileyen suyun toprakta bulunu┼č ┼čekli de t├╝m bu olaylarda ├Ânemli rol oynar ve topra─č─▒n hem yap─▒sal hem kimyasal ├Âzellikleri ile yak─▒ndan ili┼čkilidir.

Toprak suyunun s─▒n─▒fland─▒r─▒lmas─▒ temelde topraktaki fiziksel haline g├Âre yap─▒l─▒r.

Gravitasyonel, yer├žekimi etkisinde s├╝z├╝len, serbest akan su oran─▒ porozitesi ve por ├žap─▒ ortalamas─▒ y├╝ksek ve organik maddesi az topraklarda fazlad─▒r. Bu su faz─▒ndan bitkiler ancak s├╝z├╝l├╝p akarken k─▒sa bir s├╝re yararlanabilir. Topra─č─▒n profili burada ├Ânem kazan─▒r, ├Ârne─čin alt tabakalarda killi bir tabaka olmas─▒ bu suyun birikmesine neden olur ve bu tabakaya kadar uzanan k├Âklerin havas─▒z kal─▒p, ├ž├╝r├╝mesine neden olur.

Kapiler su, gravitasyonel su s├╝z├╝ld├╝kten sonra toprak taneciklerinin ├ževresinde ve birle┼čme noktalar─▒nda adezyon ve kohezyon kuvetleri ile tutularak film halinde kalan sudur. Bu kuvvetler ba─č─▒l olarak zay─▒f oldu─čunda bitkiler bu kal─▒c─▒ su faz─▒ndan kolayl─▒kla yararlan─▒r. Ancak kolloidal materyalde kuvvetle adsorbe edilen su ile s─▒cak ve kurak iklim ko┼čullar─▒nda ┼čiddetli buharla┼čma ile kaybedilen kapiler sudan bitkiler ayn─▒ kolayl─▒kla yararlanamaz.

Rutin uygulamada kapiler su faz─▒n─▒n t├╝m├╝n├╝ de─čerlendiren Tarla Kapasitesi, di─čer bir tan─▒m─▒ ile Nem E┼čde─čeri topraklar─▒n bitkilere yaray─▒┼čl─▒ su tutma kapasitesi olarak kabul edilir. Suyla doymu┼č haldeki toprak ile yer├žekimi etkisiyle s├╝z├╝len su aras─▒ndaki fark poroziteyi, kalan su da yararl─▒ kapiler su ile kullan─▒lamayan higroskopik su fazlar─▒n─▒n toplam─▒ olarak al─▒n─▒r.

Daimi Solma Y├╝zdesi ile karakterize edilen Higroskopik Su faz─▒ ile tarla kapasitesi aras─▒nda kalan su miktar─▒ bitkiler i├žin yaray─▒┼čl─▒ faz─▒n─▒ olu┼čturur. Daimi solma noktas─▒, bitkilerin susuzluktan kal─▒c─▒ ┼čekilde etkilendikleri, yani yeniden su d├╝zeyi y├╝kseldi─činde bile toparlanamad─▒klar─▒ durumda toprakta bulunan higroskopik olarak ba─čl─▒ su faz─▒n─▒ tan─▒mlad─▒─č─▒ d├╝┼č├╝n├╝l├╝r. Daimi solma olay─▒ canl─▒l─▒k ile ilgili bir terim olmas─▒na kar┼č─▒n bu de─čer toprak ├Âzelliklerinin bir karakteristi─či olarak al─▒n─▒r.

Ger├žekte bitkiler ├╝st y├╝zeyi parafinlenerek topraktan buharla┼čman─▒n ├Ânlendi─či belli hacimdeki topraktaki suyu t├╝keterek bir gecelik s├╝re ile susuz kald─▒─č─▒nda yapraklar─▒n d├Âk├╝lmesi esas al─▒nm─▒┼čt─▒r. Bu durumdaki toprak 105 derecede kurutularak % nem oran─▒ belirlenir. Asl─▒nda bu durum bitkilerin su al─▒m─▒n─▒n ├žok yava┼člay─▒p terlemeyi kar┼č─▒layamad─▒─č─▒ durumdur ve topra─č─▒n ├Âzelli─činden ├žok bitkinin osmotik karakteristiklerine ve su depolama, terleme ├Âzellilklerine ba─čl─▒d─▒r. Mezofitik, yani ─▒l─▒man ve kurak olmayan iklime adapte bitkilerde 20 atm. civar─▒nda olan yaprak osmotik bas─▒nc─▒ kurak iklime ve tuzlu, osmotik bas─▒nc─▒ y├╝ksek topraklara adapte olmu┼č halofitik t├╝rlerde 200 atm.e kadar ├ž─▒kabilmektedir.

Topra─č─▒n laboratuar ko┼čullar─▒nda serilerek kurutulmas─▒ndan sonra toprakta kalan ve ancak suyun kaynama noktas─▒na kadar ─▒s─▒t─▒larak kurutulmas─▒ndan sonraki a─č─▒rl─▒─č─▒ ile hava kurusu denen ilk nemli ├Ârnek a─č─▒rl─▒─č─▒ aras─▒ndaki fark higroskopik su faz─▒n─▒n miktar─▒n─▒ verir. Ancak kaynama noktas─▒ndaki termik hareketlilik ile topraktan ay─▒r─▒labilecek kadar kuvvetli tutulmu┼č olan bu fazdan bitkiler kesinlikle yararlanamaz, yani ger├žek desikkasyon - susuzluktan kuruma noktas─▒d─▒r..

Killi verimli ve kumlu verimli topraklar bu a├ž─▒dan kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda suya doymu┼čluk d├╝zeyinin killide toprak kuru a─č─▒rl─▒─č─▒n─▒n %70i, kumluda ise %35i oran─▒nda oldu─ču, tarla kapasitesinin %45e kar┼č─▒l─▒k %20, ve daimi solma noktas─▒n─▒n da %17┬ĺye kar┼č─▒ 9, son olarak da higroskopik ba─čl─▒ su faz─▒n─▒n %10a kar┼č─▒l─▒k %7 gibi de─čerler verdi─či g├Âr├╝l├╝r.

Bitkilerin ya─č─▒┼čla topra─ča d├╝┼čen sudan yararlanabilmeleri ile ilgili ├Ânemli bir toprak ├Âzelli─či suyun infiltrasyonudur. ─░nfiltrasyonu d├╝┼č├╝k, killi ve organik maddece fakir toprakta ya─č─▒┼č─▒n h─▒z─▒ artt─▒k├ža y├╝zeyden topra─č─▒n i├žine yay─▒n─▒m yapamad─▒─č─▒ i├žin k├Âklere ula┼čamayan su oran─▒ artar. E─čimli arazide akar gider, d├╝z arazide ta┼čk─▒na yol a├žabilir veya buharla┼čma ile kaybedilmi┼č olur. Kumlu toprakta ise bu oran en d├╝┼č├╝k d├╝zeydedir. Alt tabakalar─▒ killi topraklarda s├╝rme i┼člemi bu y├Ânden zararl─▒ etki yaparak erozyon riskini artt─▒r─▒r.

Bitkilerde Su ─░letimi

Yukar─▒da incelenmi┼č olan temel mekanizmalar ile topraktan su ve mineral madde alarak gene bu mekanizmalarla kabuk parankimas─▒ h├╝crelerine iletirler. Kabuk parankimas─▒nda da benzeri mekanizmalarla h├╝creden h├╝creye iletilen su ve mineral maddeler merkez silindirdeki cans─▒z ksilem elementlerine, trake veya trakeidlere girerek k─▒lcall─▒k ve ├Âzellikle yapraklar─▒n stomalar─▒ndaki terlemenin sa─člad─▒─č─▒ negatif bas─▒n├žla, emi┼čle yer├╝st├╝ organlar─▒na iletilir. Ancak uyku d├Ânemi sonunda ├žok y─▒ll─▒k bitkilerde ilk yapraklar olu┼čuncaya kadar su y├╝r├╝mesi ad─▒ verilen ve t├╝m├╝yle depo karbohidratlar─▒n─▒n sindirimi ve solunumla yak─▒lmas─▒ndan elde edilen enerjiye dayal─▒ k├Âk bas─▒nc─▒ ve k─▒lcall─▒kla su iletimi g├Âr├╝l├╝r. Bitki yeni yapraklar fotosentez yapar hale gelinceye kadar da depolar─▒n─▒n ├žok b├╝y├╝k k─▒sm─▒n─▒ eritir.

Emici t├╝ylerin s─▒kl─▒─č─▒ ve yenilenme h─▒z─▒ k├Âklerin beslenme etkinli─činde ├Ânemli yer tutar ve bitki taksonlar─▒ aras─▒ndaki rekabette ├žok ├Ânemli yer tutarsa da suberinle┼čmi┼č b├Âl├╝mler de lentiseller arac─▒l─▒─č─▒ ile bu kapasiteye ├Ânemli oranda katk─▒da bulunur. Toprak ├žok kuru veya so─čuk oldu─čunda k├Âk b├╝y├╝me h─▒z─▒ ├žok b├╝y├╝k oranda d├╝┼čer ve k├Âk sisteminin s├╝berinle┼čmemi┼č, h─▒zl─▒ b├╝y├╝yerek topra─č─▒n nemi kullan─▒lmam─▒┼č k─▒sm─▒na do─čru y├╝r├╝yen k─▒sm─▒n oran─▒ ├žok azal─▒r. Buna kar┼č─▒l─▒k kurak yaz aylar─▒nda ve herdem ye┼čil bitkilerde k─▒┼č aylar─▒nda da terleme s├╝rer, bu d├Ânemlerde gerekli su al─▒m─▒n─▒n lentiseller ile ├žatlak ve yaralardan yay─▒n─▒m─▒n oran─▒ artar. ├ľl├╝ k├Âkler de suya kar┼č─▒ hi├ž diren├ž g├Âstermediklerinden ├Ânemli katk─▒da bulunurlar.

├ľzellikle odunlu bitkilerin k├Âklerinin su ve suda ├ž├Âz├╝nm├╝┼č besin elementi al─▒n─▒m─▒nda mikorhiza ad─▒ verilen mantarlar ├Ânemli rol oynar. ve ekto-mikorhiza ┼čeklinde ikiye ayr─▒lan, Korteks h├╝crelerinde misel ve k├Âk y├╝zeyinde hif olu┼čturan endo- ve d─▒┼čta geli┼čip korteks h├╝creleri aras─▒na giren ekto- mikorhiza tipleri beraber geli┼čebilir ve topra─č─▒n su miktar─▒na g├Âre oranlar─▒nda de─či┼čim g├Âr├╝l├╝r veya k├Âk sisteminin ana k├Âk d─▒┼č─▒nda ince k├Âklerden olu┼čtu─ču sistemlerde yaln─▒z endomikorhiza geli┼čir.

Abietinae, Salicaceae, Betulaceae ve Mimosoidae familyalar─▒ a─ča├žlar─▒ uzun ve k─▒sa k├Âklerden olu┼čan k├Âk sistemlerine sahiptir. H─▒zl─▒ b├╝y├╝yen ve ├žok y─▒ll─▒k uzun k├Âklerde mikorhiza geli┼čmezken 1 y─▒l ├Âm├╝rl├╝ lateral k─▒sa k├Âklerde geli┼čir ve dall─▒ yap─▒lar─▒ ile k├Âk├╝n emici y├╝zeyinin ├žok artmas─▒n─▒ sa─člarlar. ├ľzellikle verimsiz topraklarda a─ča├žlar─▒n beslenmesine b├╝y├╝k katk─▒ sa─člarlar. Bu nedenle de erozyona u─čram─▒┼č topraklar─▒n a─ča├žland─▒r─▒lmas─▒nda k├Âklendirilmi┼č ├želiklere mikorhiza inok├╝lasyonu yap─▒lmas─▒ ├Ânerilir. Mikorhizan─▒n geli┼čimi i├žin toprak suyunun tarla kapasitesine yak─▒n ve k├Âklerdeki karbohidrat oran─▒n─▒n y├╝ksek olmas─▒ gerekir, toprak fosfor ve azot├ža fakir oldu─čunda b├╝y├╝me yava┼člar k├Âkte karbohidrat birikebilir ve mikorhiza h─▒zla geli┼čir. Bu da erozyona u─čram─▒┼č fakir topraklarda s─▒k g├Âr├╝len bir durumdur.

Epidermisden kortekse kadar enine iletimin bir k─▒sm─▒ plazmodezmler arac─▒l─▒─č─▒ ile olur ve bu enterkonekte sitoplazma sistemine simplazm ad─▒ verilir. Kaspari ┼čeridine kadar olan su ve mineral iyonlar─▒n─▒n iletiminin ├Ânemli b├Âl├╝m├╝ ise korteks h├╝cre ├žeperleri ├╝zerinden ger├žekle┼čir.

Kaspari ┼čeridi h├╝crelerinin ├žeperleri ya─č asitleri polimeri olan s├╝berinli ve sell├╝lozik olmayan, pektin gibi polisakkaritler yan─▒nda az miktarda protein ve sa─člam bir yap─▒ olu┼čturmalar─▒n─▒ sa─člayan Ca ve di─čer baz─▒ makroelementler yan─▒nda silikatlar i├žeren ├žeperlerdir. Pektin esas olarak 1,4-ba─čl─▒ a-D-galakturonik asitten olu┼čur ve karboksil gruplar─▒n─▒n ( - ) y├╝kleri Ca kelasyonu ile ├žok s─▒k─▒ ba─čl─▒ zincirli sa─člam yap─▒n─▒n olu┼čmas─▒n─▒ sa─člar. Bu anyonik yap─▒ katyon / anyon al─▒m dengesini katyonlar─▒n lehine ├ževiren ve plazmalemmadan ├žok daha etkili ┼čekilde iyonlar ve di─čer maddelerin al─▒m─▒n─▒ sa─člayan yap─▒y─▒ olu┼čturur.

─░yonlar─▒n h├╝cre ├žeperlerini enine olarak ge├žmelerini ve plazmalemmaya da ula┼čmalar─▒n─▒ sa─člayan ana mekanizma ├žeper porlar─▒n─▒ dolduran su kanallar─▒nda ger├žekle┼čen yay─▒n─▒md─▒r. H├╝cre ├žeperlerinin ve ├žepere biti┼čik GSA yay─▒n─▒m sabiteleri plazma membranlar─▒n─▒nkinden 10 - 100 000 kat daha fazlad─▒r ve plazmalemma kanallar─▒ genelde h├╝crelerin y├╝zey alan─▒n─▒n ancak %0.1 - 0.5 kadar─▒n─▒ olu┼čturur.

Ksilemdeki iletim h├╝crelerinin h├╝cre ├žeperlerindeki ge├žitler ├╝zerinden de benzer ┼čekilde enine iletim olur. Ksilem parankimas─▒ h├╝creleri de depo parankimas─▒ g├Ârevine sahip olan canl─▒ h├╝crelerdir. K├Âkteki canl─▒ h├╝crelerin canl─▒l─▒klar─▒n─▒ s├╝rd├╝rebilmeleri, b├╝y├╝me, geli┼čme ve b├Âl├╝nmeleri, aktif al─▒m ile iletim gibi enerji gerektiren etkinlikleri i├žin organik madde sa─člarlar. Ye┼čil yer├╝st├╝ organlar─▒nda ├╝retilen bu maddeler floem taraf─▒ndan sa─član─▒r.

Terleme - transpirasyon su ekonomisinde ve dolay─▒s─▒ ile de mineral beslenmesinde ├žok ├Ânemli yer tutarsa da terleme olay─▒ fotosentezle de ├žok yak─▒ndan ili┼čkili oldu─čundan fizyolojisi daha sonra incelenecektir.

Terlemenin yaratt─▒─č─▒ su potansiyeli fark─▒ ile sa─člad─▒─č─▒ emi┼č g├╝c├╝ yan─▒nda k─▒lcall─▒k ve suyun y├╝ksek y├╝zey geriliminin sa─člad─▒─č─▒ kohezyon kuvvetiyle su a─ča├žlarda topra─č─▒n derinliklerinden ta├žlar─▒na kadar iletilmektedir.

Kserofitlik ve Su Ekonomisi ├ľkofizyolojisi

Protoplazman─▒n susuzlu─ča dayan─▒kl─▒l─▒─č─▒ ├Âzellikle likenler, yosunlar, e─čreltiler ve ci─čerotlar─▒nda g├Âr├╝l├╝rse de y├╝ksek bitkilerde susuz ko┼čullara kar┼č─▒ geli┼čtirilmi┼č olan daha karma┼č─▒k mekanizmalar etkili olur. Grup olarak baz─▒ otsular, koniferler ve sklerofillerde y├╝ksek dayan─▒kl─▒l─▒k g├Âr├╝l├╝r. Susuzluk tolerans─▒ varyete ve genotipler d├╝zeyinde bile b├╝y├╝k a├ž─▒l─▒mlar g├Âsterebilir. ├ľrne─čin ci─čer otlar─▒ t├╝rlerinde ayn─▒ d├╝zeydeki su eksikli─čine dayanma s├╝resinin 6 kat d├╝zeyinde a├ž─▒l─▒m g├Âsterdi─či belirlenmi┼čtir.

Kurak ve s─▒cak iklimi olan b├Âlgelere adapte olmu┼č ├že┼čitli d├╝zeylerdeki bitki taksonlar─▒n─▒n geli┼čtirdikleri mekanizmalar temelde d├Ârt tiptir:

I.┬á┬á┬á┬á┬á┬á Kurakl─▒ktan ka├žanlar: Ya─č─▒┼čl─▒ mevsimde ├žimlenerek h─▒zla b├╝y├╝y├╝p, geli┼čen ve tohumlar─▒n─▒ olu┼čturup kurak d├Ânem ├Âncesi ya┼čam devrelerini tamamlayan, kurak d├Ânemi tohum halinde ge├žirenler;

II.┬á┬á┬á┬á Kurakl─▒ktan ka├ž─▒nanlar: Su kayb─▒n─▒ azaltacak morfoloji ve anatomiye sahip oldu─ču gibi su al─▒m─▒nda etkili k├Âk sistemi geli┼čtiren ve ├Âzel fizyolojik, biyokimyasal mekanizmalara sahip olan bitkiler;

III.┬á┬á┬á Kurakl─▒─ča direnenler: Su depolayarak, al─▒m─▒n─▒n m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒ d├Ânemlerde bile normal ya┼čamlar─▒n─▒ s├╝rd├╝recek biyokimyasal ve fizyolojik mekanizmalar─▒ olan, su kayb─▒n─▒ da en alt d├╝zeyde tutan bitkiler.

IV.┬á┬á ─░─čne yaprakl─▒lar, koniferler

Alt gruplar olarak da:

1.┬á┬á┬á┬á Derin k├Â

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

H├╝crenin Yap─▒s─▒

H├ťCREN─░N YAPISI

H├╝cre canl─▒lar─▒n yap─▒s─▒n─▒ olu┼čturan en k├╝├ž├╝k canl─▒ birimidir. ilk defa 1665 y─▒l─▒nda ─░ngiliz bilim adam─▒ Robert Hook, mantar dokusunda g├Âzleyerek, bo┼čluk anlam─▒na gelen “h├╝cre” s├Âzc├╝─č├╝n├╝ kullanm─▒┼čt─▒r. G├Âr├╝len, esas─▒nda h├╝crenin yaln─▒z ├Âl├╝ ├žeperiydi. Bohemyal─▒ fizyolog Purkinje, h├╝crenin i├ž kapsam─▒na protoplazma adini vermi┼čtir. H├╝cre bilimine ili┼čkin ilk yay┼čnlar, bitkilerde Schleiden (1838) ve hayvanlarda Schawann (1838) ├«le baslar. Bu iki ara┼čt─▒r─▒c─▒ “H├╝cre Kuram─▒”n─▒n kurucular─▒ olarak kabul edilirler. ilk doku k├╝lt├╝r├╝n├╝ ise Amerikal─▒ Rass Harrison (1907) semender h├╝creleriyle yapmay─▒ ba┼čarm─▒┼čt─▒r. Bir canl─▒y─▒ olu┼čturan h├╝crelerinde b├╝y├╝k ├žo─čunlu─ču canl─▒d─▒r. Baz─▒ canl─▒lar tek bir h├╝cre yap─▒s─▒ndad─▒rlar (bakteriler ve tek h├╝creliler). Di─čer b├╝t├╝n canl─▒lar ise ├žok h├╝crelidir. Canl─▒lar─▒n v├╝cut b├╝y├╝kl├╝─č├╝ artt─▒k├ža h├╝cre say─▒s─▒ da artar. Canl─▒lardaki h├╝creler ├žekirdek yap─▒lar─▒ bak─▒m─▒ndan ikiye ayr─▒l─▒r. Prokaryot h├╝crelerde; ├žekirdek zar─▒ olmad─▒─č─▒ndan belirgin bir ├žekirdek g├Âzlenemez. Ayr─▒ca bu h├╝crelerde mitokondri, kloroplast, endoplazmik retikulum gibi zarla ├ževrili organellerde bulunmaz. Bakteriler ve mavi-ye┼čil alg┬ĺler bu ┼čekildedir.

├ľkaryot h├╝creler; ger├žek h├╝creler olup, ├žekirdek ve di─čer organc─▒klar─▒ belirgin olarak vard─▒r. H├╝cre denince ├žo─ču zaman kastedilende ├Âkaryot bir h├╝credir. Protistler ve b├╝t├╝n ├žok h├╝crelilerin h├╝cre yap─▒s─▒ b├Âyledir. H├╝cre genellikle g├Âzle g├Âr├╝lemeyecek kadar k├╝├ž├╝k (10-15 mikron) olup, mikroskoplarla b├╝y├╝t├╝lerek incelenir. Hayvanlar─▒n d├Âllenmemi┼č yumurtalar─▒ ve baz─▒ su yosunlar─▒ g├Âzle g├Âr├╝lebilen (makroskobik) b├╝y├╝k h├╝crelerdir. Her h├╝crenin, bulundu─ču doku ve canl─▒ t├╝r├╝ne, yada yapt─▒─č─▒ i┼če g├Âre farkl─▒ ┼čekli vard─▒r. Ancak; bitkisel h├╝creler genellikle k├Â┼čeli, hayvansal h├╝creler ise genellikle yuvarlakt─▒r.

H├╝creler genellikle renksiz olup, baz─▒lar─▒ ta┼č─▒m─▒┼č olduklar─▒ renk maddelerine g├Âre farkl─▒ renklerde olabilirler. Alyuvarlar k─▒rm─▒z─▒, yaprak h├╝creleri ye┼čil, ya─č h├╝creleri sar─▒, vs.. ├ľkaryot h├╝creler zar, stoplazma ve ├žekirdek olmaz ├╝zere ba┼čl─▒ca ├╝├ž k─▒s─▒mda incelenir.

H├ťCRE ZARI

H├╝creyi d─▒┼č ortamdan ay─▒ran, da─č─▒lmas─▒n─▒ ├Ânleyen, ona ┼čekil veren ve onu d─▒┼č etkilerden korumaya ├žal─▒┼čan, canl─▒, esnek, ├žok ince ve yar─▒ saydam bir zard─▒r. Esas yap─▒ maddesi ┬ôprotein ve ya─č┬ö d─▒r. En ├Ânemli ├Âzelli─či se├žici ge├žirgen olmas─▒, en ├Ânemli g├Ârevi ise, h├╝creye madde giri┼č ├ž─▒k─▒┼č─▒n─▒ d├╝zenlemesidir. Zar ├žok ince oldu─čundan ─▒┼č─▒k mikroskobuyla zor g├Âr├╝l├╝r.

Zarlar─▒n Yap─▒s─▒ : H├╝cre zar─▒, yakla┼č─▒k olarak %60 protein, %35 ya─č ve %5 oran─▒nda da karbonhidrat i├žerir. Bu molek├╝llerin nas─▒l bir d├╝zende yerle┼čti─čini en ├╝y├╝ a├ž─▒klayan ┬ôak─▒c─▒ mozaik zar modeli┬ö dir. Daha eski bir g├Âr├╝┼č olan Danielli Davson modeli cans─▒z bir zar ├Âzelli─či ta┼č─▒makta olup, aktif ta┼č─▒may─▒ izah edememektedir. Ak─▒c─▒ mozaik modeline g├Âre, zar─▒n esas ├žat─▒s─▒n─▒, ├žift katl─▒ lipid (ya─č) tabakas─▒ olu┼čturur. B├╝y├╝kl├╝ k├╝├ž├╝kl├╝ protein molek├╝lleri lipid tabakas─▒na d├╝zensiz olarak g├Âm├╝lm├╝┼čt├╝r (mozaik g├Âr├╝n├╝m├╝). Karbonhidratlar proteinlerin baz─▒lar─▒na ba─članarak Glikoproteinleri, ya─č molek├╝llerinin baz─▒lar─▒na ba─članarak da glikolipidleri olu┼čtururlar. Bu molek├╝ller zar─▒n se├žici ge├žirgenli─činde ├žok ├Ânemli rol oynarlar. H├╝crelerin birbirini tan─▒mas─▒, hormonlar gibi ├Âzel maddelerin h├╝crelere al─▒nmas─▒ bunlarla sa─član─▒r. Bu nedenle bir canl─▒n─▒n farkl─▒ dokular─▒ndaki zar yap─▒lar─▒ farkl─▒ olabilir. Bu modelin en ├Ânemli ├Âzelli─či ya─č tabakas─▒n─▒n devaml─▒ hareket halinde ve ak─▒c─▒ olmas─▒d─▒r. H├╝cre zar─▒n─▒n se├žici ge├žirgenli─čini sa─člayan esas yap─▒ por (delik) denilen a├ž─▒kl─▒klard─▒r. Zardan girip ├ž─▒kacak molek├╝llerin b├╝y├╝kl├╝─č├╝ porlar taraf─▒ndan belirlenir. B├╝t├╝n h├╝crelerde porlar─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝ genellikle ayn─▒d─▒r. Ancak her h├╝credeki por say─▒s─▒ farkl─▒ olabilir.

Zardan Madde Ge├ži┼či : H├╝cre zar─▒ se├žici ge├žirgen ├Âzelli─činden dolay─▒, b├╝t├╝n maddelerin girmesini engeller. Se├žici ge├žirgenli─čin olu┼čmas─▒nda porlar─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝, zar─▒n kimyasal yap─▒s─▒ ve ge├žecek molek├╝llerin durumu etkili olmaktad─▒r. Bunlar dikkate al─▒nd─▒─č─▒nda ┼čunlar s├Âylenebilir:

K├╝├ž├╝k molek├╝ller b├╝y├╝k molek├╝llerden daha kolay ge├žer: Glikoz ve daha k├╝├ž├╝k molek├╝ller ge├žebilir, Glikozdan b├╝y├╝kler ge├žemez. H2O, O2, CO2 ├žok kolay ge├žen maddelerdendir.

N├Ârt molek├╝ller iyonlardan daha kolay ge├žer : ├ç├╝nk├╝ zar ├╝zerinde iyonlar─▒n ge├ži┼čini zorla┼čt─▒ran (+) ve (-) y├╝kler vard─▒r. Yani zarda iyonik yap─▒dad─▒r.

Ya─č─▒ ├ž├Âzen maddeler kolay ge├žer : ├ç├╝nk├╝ zar─▒n ara yap─▒s─▒ ya─čd─▒r. Bu maddeler zar─▒n se├žici ge├žirgenli─čini bozarak ge├žerler (alkol, eter ve kloroform gibi).

Ya─čda ├ž├Âz├╝nen maddeler de kolay ge├žer . Ya─čda eriyen A,D,E,K vitaminleri b├Âyledir. Yukar─▒da belirtilen ├Âzelliklerinde etkisiyle maddeler h├╝creye ba┼čl─▒ca d├Ârt yolla girip ├ž─▒karlar.

D─░F├ťZYON : Maddelerin yo─čun olduklar─▒ ortamdan az yo─čun olduklar─▒ ortama do─čru yay─▒lmalar─▒d─▒r. Dif├╝zyon i├žin maddelerin hareketli olmalar─▒ gerekir. M├╝rekkebin suda, kolonyan─▒n havada, ┼čekerin ├žay i├žinde, O2 ve CO2┬ĺnin suda da─č─▒lmalar─▒ birer dif├╝zyondur. Dif├╝zyon iki ortam─▒n yo─čunluklar─▒ e┼čit oluncaya kadar devam eder. Canl─▒ ve cans─▒z zarlar, zar olmayan ortamlarda ger├žekle┼čir. 0 santigrat derecede ve daha d├╝┼č├╝k s─▒cakl─▒kta dif├╝zyon durur. H├╝creler bu yolla porlar─▒ndan ge├žebilen maddeleri al─▒r ve verirler. Dif├╝zyon h─▒z─▒na konsantrasyon fark─▒, s─▒cakl─▒k ve molek├╝l b├╝y├╝kl├╝─č├╝ etkilidir.

OSMOZ : Su i├žin ├Âzel bir ge├ži┼č ┼čeklidir. Yar─▒ ge├žirgen bir zar arac─▒l─▒─č─▒ ile, bir ortamdan di─čer ortama su ge├ži┼čine denir. Su oran─▒ fazla olan ortamdan, su oran─▒ az olan ortama su ge├ži┼či olur. K─▒saca suyun dif├╝zyonuna osmoz denir. H├╝creler osmozla su al─▒┼čveri┼či yaparlar. B├Âylece h├╝cre i├ži su konsantrasyonlar─▒n─▒ belirli oranda tutarlar. H├╝crenin osmozla ilgili ├╝├ž de─či┼čik durumu vard─▒r.

a)Plazmoliz: H├╝creler, kendilerinden daha yo─čun bir ├ž├Âzelti ortam─▒nda kal─▒r veya b├Âyle bir ortama konulursa su vererek b├╝z├╝l├╝rler. Buna plazmoliz denir. Tatl─▒ sularda ya┼čayan Paramesyum, amip gibi canl─▒lar tuzlu suya konulurlarsa plazmoliz olurlar. ├ç├╝nk├╝ tuzlu su daha yo─čundur. H├╝crenin su oran─▒ndaki bozulma hayatsal olaylar─▒n─▒ aksatarak ├Âl├╝me sebep olabilir. Sebzelerin tuzlan─▒nca sulanmas─▒ palzmolizden dolay─▒d─▒r.

b)Deplazmoliz: Plazmolize u─črami┼č h├╝crelerin kendilerinden daha az yo─čun ortamda su alarak ┼či┼čmelerine denir. Tohumlar─▒n ├žimlenirken ortamdan su almalar─▒, emici t├╝ylerin toprak suyunu emmesi, ince ba─č─▒rsaktaki fazla suyun kana ge├žmesi birer deplazmoliz ├Ârne─čidir.

c)Turgor: H├╝crelerin saf (ar─▒) suya konulduklar─▒nda gere─činden fazla su alarak gerginle┼čmelerine denir. Hayvan h├╝creleri turgor sonucu patlayabilirler. Alyuvarlar─▒n bu ┼čekilde patlamalar─▒na Hemoliz denir. Bitki h├╝crelerinde sel├╝l├Âz ├žeper bulundu─čundan turgor bas─▒nc─▒ h├╝creyi par├žalayamaz. Aksine turgor bas─▒nc─▒ taze dal u├žlar─▒nda ve otsu bitkilerde dikli─či sa─člar. K├╝st├╝m otundaki hareket de turgor bas─▒nc─▒ndan kaynaklanmaktad─▒r. Sonu├ž olarak dif├╝zyon ve osmoz hem canl─▒ hem de cans─▒z h├╝creler i├žin ge├žerlidir. Her iki ortam yo─čunlu─čunu e┼čitleyinceye kadar ge├ži┼č olur. Ge├žecek molek├╝ller porlardan s─▒─čabilen k├╝├ž├╝k molek├╝llerdir. Bu iki olay h├╝crenin m├╝dahalesi olmadan ger├žekle┼čdi─činden enerji harcanmaz. Bunu i├žin dif├╝zyonda osmoz pasif ta┼č─▒ma kabul edilir.

AKT─░F TA┼×IMA : Dif├╝zyon ve osmoz yolu ile h├╝cre, bulundu─ču ortamdan istedi─či kadar madde alamaz. Ya da i├žindeki maddelerin ├žo─čunlu─čunu d─▒┼čar─▒ atamaz. ├ç├╝nk├╝ ortam yo─čunluklar─▒ e┼čitlenince ge├ži┼č durur. Bunun i├žin h├╝creler enerji harcayarak, e┼čit yo─čunluklu ya da az yo─čun ortamlardan madde al─▒rlar ve ya i├žlerindeki baz─▒ maddeleri ├žok yo─čun ortamlara verebilirler. Buna aktif ta┼č─▒ma denir. Harcanan enerji ATP┬ĺdir. Olayda enzimlerde kullan─▒l─▒r. Bu olay zar─▒n canl─▒l─▒─č─▒n─▒ ─▒spatlar. Aktif ta┼č─▒ma sayesinde h├╝creler i├ži ortamlar─▒ndan d─▒┼č ortamdan ├žok fazla oranda madde bulundurabilmektedirler. Suda ya┼čayan Nitella bitkisinde veya hayvanlar─▒n bir├žok dokusunda h├╝creler bulunduklar─▒ s─▒v─▒ ortama g├Âre daha fazla (K) Potasyum, daha az (Na) Sodyum bulundururlar. Aktif ta┼č─▒ma ile en ├žok iyonlar ve porlardan s─▒─čabilen k├╝├ž├╝k molek├╝ller ta┼č─▒n─▒r. Aktif ta┼č─▒maya en g├╝zel ├Ârnek Sodyum-Potasyum pompas─▒d─▒r. Aktif ta┼č─▒ma sayesinde h├╝crelerin i├ž k─▒s─▒mlar─▒nda y├╝ksek oranda Potasyum, d─▒┼č k─▒s─▒mlar─▒nda ise y├╝ksek oranda sodyum bulunur. Sinir h├╝crelerinin zarlar─▒nda impuls uyart─▒lar─▒ (impuls) iletilmeside aktif ta┼č─▒ma ile olmaktad─▒r.

ENDOS─░TOZ VE EKZOS─░TOZ : Dif├╝zyon ve aktif ta┼č─▒ma ile porlardan s─▒─čabilen maddeler ge├žebilmektedir. Oysa h├╝creler b├╝y├╝k molek├╝ll├╝ maddelere de ihtiya├ž duymakta ve ya b├Âyle molek├╝lleri d─▒┼čar─▒ atmak zorundad─▒r. Bu ┼čekilde b├╝y├╝k molek├╝ll├╝ maddeler h├╝cre zar─▒nda olu┼čan bir kesecikle h├╝creye al─▒n─▒r (Endositoz). Veya h├╝creden salg─▒lanarak at─▒l─▒r (Ekzositoz). S─▒v─▒ maddelerin al─▒nmas─▒nda h├╝cre pasiftir. Buna Pinositoz denir. Kat─▒ maddelerin al─▒nmas─▒nda ise h├╝cre daha aktiftir. Yalanc─▒ ayaklar ├ž─▒kararak maddelerin etraf─▒n─▒ sarar. En ├žok tek h├╝crelilerde ve akyuvarlarda g├Âr├╝len bu olaya da Fagositoz denir. Her iki olay da daha ├žok hayvan h├╝crelerinde g├Âr├╝l├╝r. Bitkilerde h├╝cre ├žeperi bunu etkiler. H├╝creye al─▒nan bu b├╝y├╝k maddeler lisozomlardaki h├╝cre i├ži sindirim enzimleriyle par├žalan─▒r. H├╝creye endositozla al─▒nan b├╝y├╝k molek├╝ll├╝ besinler lizozom taraf─▒ndan sindirilir ve sindirim ├╝r├╝nleri sitoplazmaya da─č─▒l─▒r. Kalan art─▒klar ise bo┼čalt─▒m kofulu halinde d─▒┼čar─▒ at─▒l─▒r.

Ekzositoz: h├╝cre i├žerisinde olu┼čturulan enzim, hormon, ├že┼čitli proteinler, bitkilerde re├žine ve eterik ya─člar, hayvanlarda mukus ve di─čer b├╝y├╝k molek├╝ll├╝ salg─▒ maddelerinin golgi organc─▒l─▒─č─▒ yard─▒m─▒yla, k├╝├ž├╝k kesecikler halinde d─▒┼čar─▒ at─▒lmalar─▒na denir. Salg─▒ h├╝crelerinde daha ├žok oranda ger├žekle┼čtirilir. Ayn─▒ ┼čekilde h├╝cre i├ži sindirim art─▒klar─▒ da bo┼čalt─▒m kofullar─▒ ile zardan d─▒┼čar─▒ at─▒l─▒r. Bitkilerde salg─▒ maddeleri ├žeperdeki ge├žitlerden ge├žebilecek b├╝y├╝kl├╝ktedirler. Endositoz ile h├╝cre zar─▒n─▒ y├╝zey alan─▒ azal─▒rken ekzositozla h├╝cre y├╝zeyi artar. Hem endositoz hem de ekzositozda canl─▒ zar g├Ârev yapar ve enerji harcar.

H├ťCRE STOPLAZMASI

H├╝cre zar─▒ ile ├žekirdek zar─▒ aras─▒n─▒ dolduran, organeller ve plazmadan meydana gelmi┼č bir kar─▒┼č─▒md─▒r. Organeller ve plazma olarak iki k─▒s─▒mda incelenir.

A)H├╝cre organelleri : ├çok h├╝creli, geli┼čmi┼č yap─▒l─▒ canl─▒larda organ ve sistemlerle ger├žekle┼čtirilen hayatsal olaylar (solunum, sindirim, dola┼č─▒m, ├╝reme vs.) tek h├╝creli canl─▒larda ve ├žok h├╝crelilerin her bir h├╝cresinde ┬ôorganel┬ö denilen h├╝cre i├ži yap─▒lar─▒yla ger├žekle┼čtirilir. O halde her h├╝cre organeli bir organ ya da sisteme kar┼č─▒l─▒k gelmektedir. Her h├╝crenin tek ba┼č─▒na canl─▒l─▒k ├Âzelli─či g├Âsterebilmesi organellerle m├╝mk├╝n olmaktad─▒r. Sentrozom ve Ribozom d─▒┼č─▒ndaki organeller zarla ├ževrilidir. H├╝creleri, yap─▒ ve fonksiyon olarak m├╝kemmel i┼čleyen bir devlete benzetebiliriz.

1-Endoplazmik Retikulum: ├çekirdek zar─▒na kadar uzanan , h├╝creyi a─č gibi ├Ârm├╝┼č, h├╝cre i├ži kanallar sistemidir. ├ťzerinde Ribozom bulunduranlara gran├╝ll├╝ Endoplazmik Retikulum, bulundurmayanlara gran├╝ls├╝z Endoplazmik Retikulum denir. E.R┬ĺ lar h├╝cre i├žine ve d─▒┼č─▒na madde ta┼č─▒nmas─▒nda, baz─▒ maddelerin depolanmas─▒nda g├Ârev al─▒rlar. Ribozomlarda sentezlenen maddeleri de golgi┬ĺye ta┼č─▒rlar.

2-Ribozom: I┼č─▒k mikroskobuyla g├Âr├╝lemeyen ├žok k├╝├ž├╝k organellerdir. ├çekirdek zar─▒, E.R., stoplazma s─▒v─▒s─▒, kloroplast ve mitokondride bulunurlar. H├╝crede her t├╝rl├╝ protein ve enzim sentezinin yap─▒ld─▒─č─▒ yerlerdir. Protein ve RNA┬ĺdan yap─▒lm─▒┼člard─▒r. B├╝y├╝k ve k├╝├ž├╝k alt birimlerden olu┼čurlar. Protein, enzim ve hormon sentezi h─▒zl─▒ olan h├╝crelerde daha ├žok bulunur. Bir├žo─ču yan yana gelerek Polizomlar─▒ olu┼čtururlar. Vir├╝s hari├ž b├╝t├╝n canl─▒ h├╝crelerde bulunan temel organeldir.

3-Mitokondri: ├çift katl─▒ zarla ├ževrili b├╝y├╝k organellerdir. Oksijenli solunumun yap─▒ld─▒─č─▒ yerlerdir. ATP┬ĺyi sentez ve depo ederler (h├╝crenin enerji santralleridir). H├╝credeki enerji gerektiren reaksiyonlar─▒n b├╝y├╝k ├žo─čunlu─ču ATP┬ĺyi mitokondriden sa─člar. En ├žok protein ve Lipid┬ĺden yap─▒lm─▒┼člard─▒r. Az. Miktarda, kendilerine has DNA, RNA ve ribozomlar─▒ vard─▒r. ─░├ž zar k─▒vr─▒mlar yaparak krista┬ĺlar─▒ olu┼čturmu┼čtur. Mitokondri enerji gereksinimi fazla olan (karaci─čer, kalp kas─▒, v.s) h├╝crelerde daha ├žok bulunur.

Bakteri, mavi ye┼čil alg ve alyuvarlarda bulunmaz. B├Âl├╝nerek ├žo─čalabilirler.O halde, mitokondriler ; Glikozun harcand─▒─č─▒ (par├žaland─▒─č─▒), O2┬ĺnin (Oksijenin) kullan─▒ld─▒─č─▒, CO2┬ĺnin (karbondioksidin) ├╝retildi─či

H2O┬ĺnun (suyun) olu┼čtu─ču, ATP┬ĺnin ├╝retilip depoland─▒─č─▒ yerlerdir.Bunlardan O2┬ĺnin kullan─▒lmas─▒ ba┼čka hi├žbir yerde ger├žekle┼čmez.

4-Golgi: E.R.┬ĺden olu┼čmu┼čtur. Birbirine paralel uzanm─▒┼č kanalc─▒k ve kesecikler ┼čeklindedir. Salg─▒ maddelerinin olu┼čturulmas─▒, paketlenmesi ve salg─▒lanmas─▒ndan sorumludurlar. Pankreas, s├╝t bezi, hipofiz gibi salg─▒ bezlerinde, bitkilerin nektar bezlerinde, salg─▒ dokusunda bol bulunur. De─či┼čerek lizozomlar─▒ meydana getirirler.

5-Lisozom: H├╝cre i├ži sindirim enzimlerini ta┼č─▒yan keseciklerdir. H├╝creye fagositoz ve pinositozla al─▒nm─▒┼č ya da h├╝cre i├žerisinde olu┼čturulmu┼č her t├╝rl├╝ b├╝y├╝k molek├╝ller lisozomlar taraf─▒ndan hidroliz edilir. H├╝cre ya┼član─▒nca lisozomlar patlar ve h├╝cre kendi kendini sindirir. Buna otoliz denir. Kurba─ča larvalar─▒nda kuyru─čun kaybolmas─▒, ├Âlm├╝┼č cesetlerin daha ├žabuk ├ž├╝r├╝mesi bu intihar kesecikleriyle m├╝mk├╝n olmaktad─▒r.

6-Koful (Vakuol): Bitki h├╝crelerinde ve tek h├╝crelilerde daha ├žok ya da daha b├╝y├╝k olarak bulunurlar. H├╝crede olu┼čan art─▒k maddelerin ve fazla s─▒v─▒lar─▒n depoland─▒─č─▒ keseciklerdir. Bitkilerde h├╝cre ya┼čland─▒k├ža koful b├╝y├╝r. ├ç├╝nk├╝ tuzlu art─▒klar kofullarda biriktirilir. Kofullar plazmolizde (su kaybetme) k├╝├ž├╝l├╝r. Deplazmoliz ve turgor┬ĺda (su alma) b├╝y├╝r. Bitkilerde salg─▒lanan bir ├žok koku maddesi koful ├Âz suyundan d─▒┼čar─▒ at─▒l─▒r. Kofullar fagositoz ve pinositozdan, E.R.┬ĺden, golgiden ve ├žekirdek zar─▒ndan olu┼čabilirler.

7-Sentrozom: Sadece hayvansal h├╝crelerde ve baz─▒ basit yap─▒l─▒ alg ve mantar h├╝crelerinde bulunur. Silindir ┼čeklindeki iki sentriolden olu┼čur. H├╝cre b├Âl├╝nmesi s─▒ras─▒nda e┼členerek h├╝crenin kutuplar─▒na ├žekilir ve i─č ipliklerini olu┼čtururlar. Bu sayede kromozom tak─▒mlar─▒n─▒n ayr─▒lmas─▒ sa─član─▒r. Her sentriol 9 adet protein yap─▒daki t├╝p demetinden meydana gelmi┼čtir. Bitki h├╝crelerinde sentrozom bulunmad─▒─č─▒ takdirde i─č iplikleri stoplazmadaki proteinlerden do─črudan olu┼čturulur.

8-Plastidler: Yaln─▒z bitkisel h├╝crelerde bulunan renk maddeleridir. H├╝cre gen├ž iken renksizdirler. Zamanla geli┼čen h├╝creye g├Âre kendi renklerini al─▒rlar. Kloroplast, kromoplast ve l├Âkoplast olarak ├╝├ž ├že┼čittir.

Kloroplast : Ye┼čil renklidirler. Klorofil demetleri (Granum) ve bunlar aras─▒n─▒ dolduran s─▒v─▒dan (stroma) olu┼čurlar. Yaprak ve gen├ž g├Âvde h├╝crelerinde bulunurlar. Baz─▒ bakteriler ve mavi ye┼čil alg┬ĺlerde kloroplast buunmay─▒p, klorofil molek├╝lleri, stoplazma s─▒v─▒s─▒na da─č─▒lm─▒┼čt─▒r. Mantarlarda klorofil yoktur. Kloroplast fotosentezle organik besinlerin ve serbest oksijenin ├╝retildi─či yerlerdir. Bu sayede g├╝ne┼čin ─▒┼č─▒k enerjisi kimyasal enerjiye d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lm├╝┼č olur. B├╝t├╝n canl─▒ organizmalar enerjilerini fotosentezle ├╝retilen organik besinlerden sa─člarlar. Buna g├Âre kloroplastlar:

I┼č─▒─č─▒n kullan─▒ld─▒─č─▒ (so─čuruldu─ču)

CO2┬ĺnin tutulup kullan─▒ld─▒─č─▒ (indirgendi─či)

H2O┬ĺnun kullan─▒ld─▒─č─▒ (par├žaland─▒─č─▒)

O2┬ĺnin olu┼čturuldu─ču

Glikoz ve ni┼častan─▒n sentezlendi─či yerlerdir.

Bunlardan ─▒┼č─▒─č─▒n kullan─▒lmas─▒ ve suyun par├žalanmas─▒ klorofilden ba┼čka hi├žbir yerde ger├žekle┼čmez. Kloroplast┬ĺlar─▒n da mitokondri gibi kendine ait DNA, RNA ve ribozomlar─▒ vard─▒r.

Kromoplastlar : Ye┼čilin d─▒┼č─▒ndaki renkleri olu┼čturan pigment maddelerini ta┼č─▒yan taneciklerdir. ├çi├žek ve meyvelere renk verirler. Karoten (turuncu), kasantofil (sar─▒) ve likopin (k─▒rm─▒z─▒) ba┼čl─▒calar─▒d─▒r. Bitkilerdeki di─čer bir├žok renk, koful ├Âz suyunun asitlik veya bazl─▒─č─▒na g├Âre renk de─či┼čtirebilen, ┬ôantokyan┬ö maddesi taraf─▒ndan olu┼čturulur.

L├Âkoplast : Renksiz plastidlerdir. Ni┼časta, ya─č ve protein depo ederler. Bu sebepten en ├žok depo organlar─▒nda bulunurlar. B├╝t├╝n plastidler ─▒┼č─▒k ve s─▒cakl─▒k etkisiyle birbirlerine d├Ân├╝┼čebilirler. Tohumlar─▒n ve patates yumrusunun ye┼čermesi, domatesin k─▒zarmas─▒, sonbaharda yapraklar─▒n sararmas─▒ gibi.

9-H├╝cre ├çeperi (H├╝cre duvar─▒): Sadece bakteri ve bitki h├╝crelerinde bulunur. Bir h├╝cre organeli olmay─▒p h├╝creyi d─▒┼čtan saran koruyucu bir yap─▒d─▒r. Genellikle bir karbondihrat olan sel├╝lozdan meydana gelmi┼čtir. Bitki t├╝r├╝ne g├Âre ├žeper ├╝zerinde k├╝tin, lignin, s├╝berin, kalsiyum ve silisyum gibi farkl─▒ maddeler birikir. H├╝cre ├žeperi cans─▒z ve serttir. ├ťzerindeki delikler h├╝cre zar─▒ndaki porlardan daha b├╝y├╝k oldu─ču i├žin tam bir ge├žirgendir. Bitkilere dayan─▒kl─▒l─▒k ve esneklik verir. Bitkilerin ├žeperi sel├╝lozdan de─čil ba┼čka maddelerden yap─▒lm─▒┼čt─▒r.

b)H├╝cre Plazmas─▒ : Organc─▒klar agras─▒n─▒ dolduran kolloid bir s─▒v─▒ kar─▒┼č─▒m─▒d─▒r. B├╝y├╝k oran─▒n─▒ su olu┼čturur (%60-90). Bu oran su bitkilerinde %98, spor ve tohumlarda %10, insan h├╝crelerinde %65┬ĺdir. Yaland─▒k├ža su oran─▒ azal─▒r. Su ile beraber enzimler, hormonlar, n├╝kleotidler, tRNA┬ĺlar, mRNA┬ĺlar, ATP, aistler, iyonlar, mineraller, sindirilmi┼č (amino asit, glikoz, ya─č asiti, gliserol) ve sindir┼čmemi┼č (protein, ya─č, ni┼časta, glikojen) besin maddeleri plazmay─▒ olu┼čturur.

ÇEKİRDEK (NUKLEUS)

Bakteri, mavi-ye┼čil alg ve memelilerin alyuvarlar─▒ hari├ž b├╝t├╝n canl─▒ h├╝crelerde bulunur. ├çekirde─či olmayan canl─▒larda ├žekirdek maddesi (DNA┬ĺlar) stoplazmaya da─č─▒lm─▒┼č olarak bulunur. ├çekirdek h├╝crenin b├╝t├╝n hayatsal olaylar─▒n─▒ kontrol eden (y├Âneten) merkez ve genetik maddenin koruyucusudur.

a)Yap─▒s─▒ ve ├Âzellikleri : ├çekirdek zar─▒ ├žift katl─▒d─▒r. ├ťzerindeki porlar h├╝cre zar─▒ndakilerden daha geni┼čtir. ├ç├╝nk├╝ mRNA ve tRNA┬ĺlar─▒n ge├žmesini sa─člamal─▒d─▒r. Bazen ├žekirdek zar─▒n─▒n d─▒┼č k─▒sm─▒nda ribozomlar bulunur. Ayr─▒ca ├žekirdek zar─▒ kromozomlar─▒n stoplazmaya da─č─▒larak bozulmas─▒n─▒ ├Ânler. H├╝cre b├Âl├╝n├╝rken eriyerek kaybolur. ├çekirdek├žik, kromatin ipli─čin yo─čunla┼čm─▒┼č ┼čeklidir. Protein ve RNA y├Ân├╝nden de zengindir. H├╝cre b├Âl├╝nmesi esas─▒nda kaybolur, sonra yeniden olu┼čturulur. ├çekirdek plazmas─▒ (karyoplazma) ise su, n├╝kleotidler, RNA, ATP ve enzimlerden meydana gelmi┼čtir. Kromatin iplikler, ├žekirde─čin en ├Ânemli k─▒s─▒mlar─▒d─▒r. Bunlar h├╝cre b├Âl├╝nmesi an─▒nda k─▒sal─▒p, kal─▒nla┼čarak belirginle┼čir ve kromozom ad─▒n─▒ al─▒rlar. Kromozomlar─▒n g├Ârevleri, h├╝crenin y├Ânetimi ve kal─▒t─▒m─▒ sa─člamakt─▒r. Her canl─▒ t├╝r├╝nde belli say─▒da olup, zamanla de─či┼čmez. Baz─▒ t├╝rlerin kromozom say─▒lar─▒ ayn─▒ olabilir. Bu ├žok ├Ânemli de─čildir. ├ľnemli olan kromozomlar ├╝zerindeki ┼čifrelerin benzer olmas─▒d─▒r. ─░nsanda 46, kurtba─č─▒ bitkisinde 46 ve moli bal─▒─č─▒nda 46 kromozom vard─▒r. Ancak g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi ├╝├ž├╝de birbirinden ├žok farkl─▒ canl─▒lard─▒r. Bir t├╝r ba─č─▒rsak kurdunda 2 adet, bir t├╝r e─čreltiotunda ise 1500 adet kromozom vard─▒r. Ancak ba─č─▒rsak kurdu hayvan olmakla daha m├╝kemmel say─▒l─▒r.

B├Âl├╝nme s─▒ras─▒nda ─▒┼č─▒k mikroskobuyla g├Âr├╝len ve incelenen kromozomlar e┼členmi┼č halde bulunurlar. DNA ve proteinden olu┼čurlar, DNA┬ĺlar─▒n stoplazma s─▒v─▒s─▒ i├žinde mutasyondan koruyan bu protein yap─▒d─▒r. E┼členmi┼č iki karde┼č kromozomu bir arada tutan ba─člant─▒ noktas─▒na Sentromer denir. ─░─č iplikleri de bu k─▒s─▒mlara ba─član─▒r. Sentromerin bulundu─ču b├Âlgeye g├Âre kromozomlar farkl─▒ g├Âr├╝n├╝m kazan─▒rlar. 2n kromozomlu (diploid) h├╝crelerde kromozomlar ├žift ├žift bulunur (cinsiyet kromozomlar─▒ hari├ž). ┼×ekil ve g├Ârev bak─▒m─▒ndan birbirine benzeyen bu kromozom ├žiftlerine homolog kromozomlar denir. Homolog kromozomlar─▒n kar┼č─▒l─▒kl─▒ b├Âlge (lokus)┬ĺlerinde bulunan Gen┬ĺler ayn─▒ karakterler ├╝zerine etkilidir.

b)├çekirde─čin Y├Âneticili─či: ├çekirde─čin h├╝cre hayat─▒ i├žin ne kadar ├Ânemli oldu─ču ve h├╝crenin y├Ânetim merkezi oldu─ču ├že┼čitli deneylerle ispatlanm─▒┼čt─▒r. Bu konuda en me┼čhur deney tek h├╝creli bir su yosunu olan Acetebularia t├╝rleriyle yap─▒lan deneylerdir. Bu su yosununun ┼čemsiye k─▒sm─▒ yuvarlar ve y─▒ld─▒z bi├žimli olmak ├╝zere iki t├╝r├╝ vard─▒r. Her iki t├╝rden kesilen ├žekirdekli ve ├žekirdeksiz par├žalar─▒n a┼č─▒lan─▒p geli┼čmesi incelenmi┼č ve ┼čemsiye ┼čeklini ├žekirde─čin belirledi─či ortaya ├ž─▒m─▒┼čt─▒r.

Bitki ve hayvan h├╝cresinin kar┼č─▒la┼čt─▒rmas─▒

G├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi bitki ve hayvan h├╝creleri aras─▒nda baz─▒ organel ve yap─▒lar farkl─▒d─▒r. Plastidler, h├╝cre ├žeperi ve b├╝y├╝k koful sadece bitki h├╝crelerinde bulunur. Sentrozom ve Lisozom sadece hayvan h├╝crelerinde bulunur. Farklardan bir di─čeri de stoplazmada bulunan besin maddeleridir. Ni┼časta, maltoz ve s├╝kroz bitkisel h├╝crelerde bulunur. Glikojen ve Laktoz ise genellikle hayvansal h├╝crelerde ve bakterilerde bulunur. Ayr─▒ca h├╝cre b├Âl├╝nmesi yap─▒l─▒rken, hayvan h├╝creleri ┬ôbo─čumlanmak┬ö suretiyle, bitki h├╝creleri ise ┬ôara lamel┬ö olu┼čturarak stoplazma b├Âl├╝nmesini ger├žekle┼čtirirler.

┼×ekil 1 Kaynak : http://egitek.meb.gov.tr/dersdesmer/son_deney/deneyler/deney03.htm

Hayvan H├╝cresi Bitki H├╝cresi

┼×ekil 2 Kaynak : http://www.bilkent.edu.tr/~tcan/hucre.htm

Hayvan H├╝cresi Bitki H├╝cresi

┼×ekil 3 Kaynak : http://www.sayisal.com.tr/altegitnehucre.htm

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

T.c

T.C

OSMANGAZ─░ ├ťN─░VERS─░TES─░

M├ťHEND─░SL─░K M─░MARLIK FAK├ťLTES─░

ELEKTR─░K ELEKTRON─░K M├ťHEND─░SL─░─×─░

ELEKTR─░K ELEKTRON─░K M├ťHEND─░SL─░─×─░

UYGULAMALARI

GENEL AMA├çLI 8085 M─░KRO─░┼×LEMC─░L─░ E─×─░T─░M SET─░ TASARIMI VE GER├çEKLEMES─░

Haz─▒rlayanlar:

23910196 TAHA ├ľZKIR

23910388 H├ťSEY─░N G├ťRAY G├ťRLEK

23910241 CELAL MURAT KANDEM─░R

TEMMUZ 1995

A) DUMP ETME ─░┼×LEM─░

1) Program─▒n Derlenmesi

Herhangi bir text edit├Âr├╝nde, assembler dilinde yaz─▒lm─▒┼č olan program─▒n EPROM’a y├╝klenebilmesi i├žin, baz─▒ derleme a┼čamalar─▒ndan ge├žirilerek, .BIN uzant─▒l─▒ binary bir dosyaya d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lmesi gerekmektedir.

Derleme i┼člemi, her mikroi┼člemcinin kendi derleyicisi ile yap─▒l─▒r. 8085 i├žin, ASM85.EXE ad─▒ndaki derleme program─▒ kullan─▒l─▒r. Yaz─▒lan bir program─▒n derlenme a┼čamalar─▒ ┼č├Âyledir:

1) Haz─▒rlanacak olan assembler dilindeki program, herhangi bir text edit├Âr├╝nde yaz─▒l─▒r ve .SRC uzant─▒l─▒ olarak kaydedilir. Kaydedilen bu dosyaya kaynak dosya (source file) ad─▒ verilir.

2) ASM85.EXE ├žal─▒┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda, bizden daha ├Ânce kaydetti─čimiz .SRC uzant─▒l─▒ dosyay─▒ isteyecektir. Dosya ad─▒n─▒ yazd─▒ktan sonra, ASM85.EXE, kaynak dosyada yaz─▒l─▒ olan program─▒ derleyerek .OBJ ve .LST uzant─▒l─▒ iki yeni dosya olu┼čturur:

.OBJ uzant─▒l─▒ dosya, programda kullan─▒lan komutlar─▒n ve etiketlerin (label) hex. kar┼č─▒l─▒klar─▒n─▒ i├žeren ve LOD85.EXE program─▒ taraf─▒ndan olu┼čturulacak Intel-Hex formatl─▒ dosyan─▒n belirlenmesini sa─člayan bir dosya tipidir.

.LST uzant─▒l─▒ dosya, bir ├že┼čit rapor dosyas─▒d─▒r. ASM85.EXE’in yapt─▒─č─▒ ve yapamad─▒─č─▒ i┼člemler ile programc─▒n─▒n yapt─▒─č─▒ hatalar bu dosyada listelenir. Program─▒n tam bir listesi de bu dosyada yer al─▒r.

3) LOD85.EXE ├žal─▒┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda, ASM85.EXE’in olu┼čturdu─ču .OBJ uzant─▒l─▒ dosyay─▒ isteyecektir. Dosya ad─▒n─▒ yazd─▒ktan sonra, .ABS ve .MAP uzant─▒l─▒ iki dosya olu┼čturulur.

4) .ABS uzant─▒l─▒ dosya, derlenen program─▒n Intel-Hex Format’─▒n─▒ i├žerir. HEXBIN.EXE yard─▒m─▒yla Intel-Hex Format’taki bu dosya, binary forma ├ževrilerek, .BIN uzant─▒l─▒ bir dosyaya kaydedilir.

Yaz─▒lan assembler dilindeki program, yukar─▒da anlat─▒ld─▒─č─▒ ┼čekilde derlendikten sonra olu┼čan .BIN uzant─▒l─▒ dosya, bir EPROM programlay─▒c─▒s─▒ ve ilgili yaz─▒l─▒m─▒ yard─▒m─▒yla EPROM’a yaz─▒labilir.

2) Dump Etme ─░┼čleminde Kullan─▒lacak Protokol

Yukar─▒daki b├Âl├╝mde EPROM programlamak i├žin gerekli derleme a┼čamalar─▒ 4. ad─▒m hari├ž ger├žekle┼čtirilip .ABS uzant─▒l─▒ dosya elde edilir. Olu┼čturulan .ABS uzant─▒l─▒ Intel-Hex format─▒ndaki bu dosya, DOS ortam─▒nda PRINT komutu yard─▒m─▒yla ASCII karakterler olarak printer portuna g├Ânderilecek ve sistem 8255 ile handshaking yap─▒larak bu karakterler 8085′e al─▒nacakt─▒r. Daha sonra, sistem program─▒ yard─▒m─▒yla, bu karakterler Hex. kar┼č─▒l─▒klar─▒na d├Ân├╝┼čt├╝r├╝l├╝p RAM bloklar─▒na yerle┼čtirilecektir.

2.1) Intel-Hex Object Format

Intel-Hex format─▒, 16 bitlik adreslemeyi destekleyen ve kayd─▒n ba┼člad─▒─č─▒n─▒ g├Âsteren bir karakter (:), g├Ânderilecek byte count’u (veri say─▒s─▒) g├Âsteren iki karakter, hangi adresten itibaren y├╝kleme i┼člemi yap─▒laca─č─▒n─▒ g├Âsteren d├Ârt karakter ve kay─▒t tipini g├Âsteren iki karakter ile iki karakter de sumcheck (kontrol karakterleri) i├žin i├žeren bir format ┼čeklidir.

─░ki kay─▒t tipi vard─▒r:

00: G├Ânderilecek bilgilerin veri kayd─▒ oldu─čunu,

01: Veri kayd─▒n─▒n sona erdi─čini g├Âsterir.

Sumcheck bilgisi ise byte count, adres ve veri bytelar─▒n─▒n toplam─▒n─▒n ikinin t├╝mleyeninin al─▒nmas─▒yla elde edilir.

Intel-Hex formata ├Ârnek bir dosya, a┼ča─č─▒daki gibidir:

:10 0000 00 3E 00 D3 4A D3 4B DB 49 F6 80 FE FF C2 16 00 3E CA

:10 0010 00 00 32 00 00 3C C9 3A 00 00 FE 19 C2 20 00 3C C9 71

:10 0020 00 3C 32 00 00 FE 19 C0 3E 00 D3 4A D3 4B DB 49 F6 F8

:10 0030 00 80 47 0E 06 3E FE B8 CA 3F 00 07 0D C2 36 00 3E 9E

:10 0040 00 30 D3 4B DB 49 F6 80 FE FF 06 00 C2 5F 00 06 07 97

:10 0050 00 3E 28 D3 4B DB 49 F6 80 FE FF C2 5F 00 06 0E 79 D7

:10 0060 00 80 21 6A 00 CD 7F 00 AF 7E C9 11 03 07 0B 0F 14 FA

:10 0070 00 04 12 02 06 0A 0E 00 08 10 01 05 09 0D 13 0C 85 72

:04 0080 00 6F D0 24 C9 50

:00 0000 01 FF

Intel-Hex format─▒n genel yap─▒s─▒n─▒, yukar─▒daki ├Ârnekte koyu olarak yaz─▒lm─▒┼č olan sat─▒r─▒ g├Âz├Ân├╝ne alarak inceleyelim.

(:): Kay─▒t g├Ânderme i┼čleminin ba┼člad─▒─č─▒n─▒ g├Âsterir.

(10): Arka arkaya 16 adet veri byte’─▒ g├Ânderilece─čini g├Âsterir.(Byte Count).

(0020): G├Ânderilecek verilerin, 0020H adresinden itibaren haf─▒zaya yerle┼čtirilece─čini g├Âsterir.

(00): G├Ânderilecek olan 16 byte’─▒n veri oldu─čunu g├Âsterir.(Record Type).

(3C .. F6): 0020H adresinden itbaren haf─▒zaya yerle┼čtirilecek olan 16 adet veri byte’─▒d─▒r.

(F8): Byte count, adres byte’lar─▒ ve veri byte’lar─▒ndan olu┼čturulmu┼č Sumcheck.

├ľnceden bahsedildi─či gibi, .ABS uzant─▒l─▒ dosya, bu formatta olup her sat─▒r ekranda g├Âr├╝nmeyen CR (carriage return) ve LF (line feed) kontrol karakterleri ile bitmekte ve dosyan─▒n sonunda da EOF (end of file) kontrol karakterlerini i├žermektedir. Intel-Hex. format i├žin verilen ├Ârnek dosyadaki space karakterleri, byte’lar─▒ ay─▒rmak amac─▒yla konmu┼č olup .ABS uzant─▒l─▒ ger├žek dosyada space karakterleri bulunmamaktad─▒r.

2.2) PC ├ťzerindeki Paralel Printer Portunda Bulunan Sinyaller

Printer portu ├╝zerinde bulunan sinyalleri ├╝├ž grupta toplayabiliriz:

├ç─▒k─▒┼č sinyalleri: PC’den printer’a g├Ânderilen kontrol sinyalleridir.

Giri┼č sinyalleri: Printer’dan PC’ye g├Ânderilen kontrol sinyalleridir.

Veri sinyalleri: Printer’a g├Ânderilen bilgi (data) sinyalleridir.

Bu sinyallerin bulunduklar─▒ bacaklar─▒n numaralar─▒, isimleri ve ├Âzellikleri a┼ča─č─▒da verilmi┼čtir.

Bacak

No

Sinyal

Ad─▒

A├ž─▒klama

├ç─▒k─▒┼č sinyalidir. Sinyal seviyesi normalde lojik1′dir. PC’den printer’a bilgi g├Ânderilece─či zaman lojik0′a ├žekilir.

DATA0-LSB

DATA1

DATA2

DATA3

8 bit veri sinyalleridir. Sinyal seviyesi, gelen

DATA4

veriye ba─čl─▒ olarak lojik0 veya loj─▒k1′dir.

DATA5

DATA6

DATA7-MSB

10

Giri┼č sinyalidir. Bu sinyal seviyesinin lojik0 olmas─▒ printer’─▒n bir sonraki veriyi almaya haz─▒r oldu─čunu g├Âsterir.

11

BUSY

Giri┼č sinyalidir. Bu sinyal seviyesinin lojik1 olmas─▒ printer’─▒n veri alamayaca─č─▒n─▒ g├Âsterir.

12

PE

Giri┼č sinyalidir. Sinyal seviyesinin lojik1 olmas─▒, printer’da ka─č─▒t olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âsterir.

13

SELECT

Giri┼č sinyalidir. Sinyal seviyesinin lojik1 olmas─▒, printer’─▒n hatta oldu─čunu; lojik0 olmas─▒ da hatta olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âsterir.

14

├ç─▒k─▒┼č sinyalidir. Sinyal seviyesinin lojik0 olmas─▒ printer’daki ka─č─▒d─▒n, yazma i┼čleminden sonra bir sat─▒r beslenece─čini g├Âsterir.

15

Giri┼č sinyalidir. Sinyal seviyesinin lojik0 olmas─▒, printer’da ka─č─▒t bitti─čini, printer’─▒n hatta olmad─▒─č─▒n─▒ v.b bir hata oldu─čunu g├Âsterir.

16

├ç─▒k─▒┼č sinyalidir. Sinyal seviyesi normalde lojik1′dir. Sinyal seviyesinin lojik0 yap─▒lmas─▒, printer kontrol├Âr├╝n├╝ ba┼člang─▒├ž durumuna getirir ve printer buffer’lar─▒n─▒ temizler.

Bacak

No

Sinyal

Ad─▒

A├ž─▒klama

17

├ç─▒k─▒┼č sinyalidir. Verinin printer’a aktar─▒labilmesi sadece bu sinyal seviyesinin lojik0 olmas─▒ ile m├╝mk├╝nd├╝r. Sinyal seviyesinin lojik1 olmas─▒ printer’─▒n hatta olmad─▒─č─▒n─▒ g├Âsterir.

18

NC

Kullan─▒lmaz.

19-25

SIGNAL GND

Sinyal topra─č─▒ ba─člant─▒lar─▒d─▒r.

Sistem 8255′i ile, PC’nin paralel printer portu aras─▒ndaki ba─člant─▒da, PC’nin PRINT komutuyla porta bilgi g├Ânderirken kontrol etti─či ve printer’dan gelen giri┼č sinyallerinden BUSY, PE ve SELECT sinyalleri, printer’─▒n s├╝rekli hatta olmas─▒ ve PC’nin s├╝rekli veri yollamas─▒n─▒ sa─člayacak ┼čekilde lojik0 seviyesine ├žekilmi┼člerdir. sinyali de ayn─▒ ama├žla lojik1 seviyeye ├žekilmi┼č, ancak kantrolu 8255′in ├ž─▒k─▒┼č─▒ ile sa─članarak PC’ye hata mesaj─▒ yollanmas─▒na olanak verilmi┼čtir.

PC ile sistem 8255′i aras─▒ndaki handshaking i┼člemi ve sinyalleri ile ger├žekle┼čtirilir.

2.3) 8255′in A Portuna Ait Handshaking Sinyalleri

8255′in A portuyla, ├ževre birimi aras─▒nda veri al─▒┼č-veri┼či handshaking kullan─▒larak yap─▒lmak istendi─činde; 8255, Mode 1 veya Mode 2′den amaca y├Ânelik birine programlan─▒r. A portuna ait be┼č adet handshaking sinyali vard─▒r.Mode 1, tek y├Ânl├╝ haberle┼čme i├žin oldu─čundan, iki handshaking ve bir interrupt sinyali olmak ├╝zere sadece ├╝├ž sinyal tan─▒ml─▒d─▒r. 8255′in A portuna ait ve C portunda ├╝retilen bu be┼č handshaking sinyal ┼čunlard─▒r:

(PC4 baca─č─▒nda): A portu i├žin strobe giri┼či sinyalidir. giri┼čine lojik0 seviyede bir sinyal uyguland─▒─č─▒ durumda, A portu hatlar─▒nda bulunan veri, bu portun giri┼č buffer’─▒na y├╝klenir.

(PC5 baca─č─▒nda): A portunun giri┼č buffer’─▒n─▒n dolu oldu─čunu g├Âsteren ├ž─▒k─▒┼č sinyalidir. sinyali ile A portuna veri g├Ânderildikten ve veri buffer’a al─▒nd─▒ktan sonra, bu hat lojik1 seviyeye ├ž─▒kar. Mikroi┼člemci, A portunun i├žeri─čini okuduktan sonra otomatik olarak hatt─▒ lojik0 seviyeye iner. PC’nin A portuna veri g├Ândermeden ├Ânce bu sinyali test etmesi i├žin hatt─▒ paralel printer portunun baca─č─▒na ba─članm─▒┼čt─▒r.

(PC6 baca─č─▒nda): Giri┼č sinyalidir. Bu hatt─▒n lojik0 seviyede olmas─▒, ilgili ├ževre eleman─▒n─▒n (bizim uygulamam─▒zda bir PC) A portunda yaz─▒l─▒ bilgiyi ald─▒─č─▒n─▒ ve bir sonraki bilgiyi almaya haz─▒r oldu─čunu bildirir. PC, A portundaki bilgiyi ald─▒─č─▒nda, ├ž─▒k─▒┼č buffer’─▒ bo┼čalacak ve dolay─▒s─▒yla sinyalinin lojik0′a d├╝┼čmesiyle sinyali de lojik1′e y├╝kselecektir.

(PC7 baca─č─▒nda): A portunun ├ž─▒k─▒┼č buffer’─▒n─▒n dolu oldu─čunu g├Âsteren ├ž─▒k─▒┼č sinyalidir. Mikroi┼člemci, A portuna veriyi yazd─▒ktan sonra, A portunda verinin haz─▒r oldu─čunu belirtmek i├žin, bu hat lojik0 seviyeye iner.

(PC8 baca─č─▒nda): A portu handshaking kullan─▒larak hem giri┼č hem de ├ž─▒k─▒┼č olarak programlanabildi─či i├žin, sinyalini her iki durum i├žin de incelemeliyiz.

A Portu giri┼č portu ise: E─čer, C portunun 4 numaral─▒ interrupt enable biti ( ) set edilmi┼č ise, input i┼člemi s─▒ras─▒nda =0 ve =1 iken sinyalinin loj─▒k1 seviyeye ├ž─▒kmas─▒yla sinyali ├╝retilir. Bu s─▒nyal, mikroi┼člemciye A portuna d─▒┼čar─▒dan gelen verinin giri┼č buffer’─▒nda haz─▒r oldu─čunu bildirmek i├žin kullan─▒labilir.

A Portu ├ž─▒k─▒┼č portu ise: E─čer, C portunun 6 numaral─▒ interrupt enable biti ( ) set edilmi┼č ise, output i┼člemi s─▒ras─▒nda =1 ve =1 iken sinyalinin lojik1 seviyeye ├ž─▒kmas─▒yla, sinyali ├╝retilir. Bu sinyal, mikroi┼člemciye A portuna yaz─▒l─▒ verinin ├ževre eleman─▒ taraf─▒ndan al─▒narak buffer’─▒n bo┼čald─▒─č─▒n─▒ bildirmek i├žin kullan─▒labilir. Bu y├Ântem se├žildi─činde, mikroi┼člemci, interrupt servis altprogram─▒ ile yeni veriyi A portuna y├╝kler.

Interrupt enable biti reset edildi─či durumda ise sinyali ├╝retilmeyerek s├╝rekli olarak lojik0 seviyede kalacakt─▒r.

2.4) Handshaking ─░┼člemi

2.4.1) PC’den Dump Etme ─░┼člemi S─▒ras─▒nda Handshaking Sinyallerinin Durumu

Printer portundan 8255′in A portuna veri yaz─▒l─▒rken, PC ile 8255 aras─▒nda s─▒ras─▒yla a┼ča─č─▒daki protokol olu┼čur.

Ad─▒m 1: Assembler dilinde yaz─▒lan program, daha ├Ânce anlat─▒ld─▒─č─▒ ┼čekilde derlendikten sonra, olu┼čan Intel-Hex format─▒ndaki .ABS uzant─▒l─▒ dosya, DOS ortam─▒nda, PRINT komutu yard─▒m─▒yla ASCII karakterler olarak PC taraf─▒ndan printer portuna g├Ânderilir. Karakterler veri olarak porta kondu─čunda, PC taraf─▒ndan sinyali ├╝retilerek 8255′in giri┼čine uygulan─▒r.

Ad─▒m 2: Veri 8255′in giri┼č buffer’─▒na geldiginde, sinyali lojik1′e ├žekilir. lojik1′e ├žekildi─činde, printer portuna ba─čl─▒ olan hatt─▒ yard─▒m─▒yla 8255′in bir sonraki karaktere ait veriyi almaya haz─▒r olmad─▒─č─▒ PC’ye bildirilmi┼č olur. ( sinyali tekrar lojik1′e ├ž─▒kt─▒─č─▒nda, ve sinyalleri lojik1 seviyede iken, sinyali lojik1′e ├ž─▒kar. Bu durumda e─čer, interrupt altprogram─▒ kullan─▒lacak ise bu ├Âzellikten yararlan─▒labilir.)

Ad─▒m 3: C portunda, stat├╝s kontrolu yap─▒l─▒p sinyali kontrol edildikten sonra, sinyali lojik1 ise, 8255′in A portunun buffer’─▒ndaki veri okunur. Okuma i┼člemi ba┼člang─▒c─▒nda sinyali lojik0 seviyeye d├╝┼čer.

Ad─▒m 4: sinyalinin d├╝┼čen kenar─▒yla, sinyali lojik0′a ├žekilir.

Ad─▒m 5: sinyalinin y├╝kselen kenar─▒yla, sinyali tekrar lojik0′a ├žekilir. Bu durumda, sinyali de lojik0 olaca─č─▒ndan, 8255′in bir sonraki veriyi almaya haz─▒r oldu─ču PC’ye bildirilmi┼č olur. PC de bir sonraki veriyi printer portuna g├Ânderir ve yukar─▒daki i┼člemler tekrar edilir.

┼×ekil 1 : 8255′in A portundan veri al─▒nmas─▒n─▒n zamanlama diagram─▒

2.4.2) PC’ye Veri G├Ândermede Handshaking Sinyallerinin

Durumu

E─čer, ileride proje ├╝zerinde ├žal─▒┼čacak arkada┼člar taraf─▒ndan, 8255′in A portu Mode 1′de sadece ├ž─▒k─▒┼č portu olarak veya Mode 2′de iki y├Ânl├╝ haberle┼čme i├žin kullan─▒lmak istenirse “Haf─▒za ve Sistem Haberle┼čme Kart─▒”ndaki dipswitch’ler ON konumuna getirilerek, sinyallerinin de haberle┼čme portunda olmalar─▒ sa─članmal─▒d─▒r. Bu durumda, ├ževre eleman─▒ ile sistem 8255′i aras─▒nda s─▒ras─▒yla a┼ča─č─▒daki protokol ger├žekle┼čir.

Ad─▒m 1: ├çevre eleman─▒na g├Ânderilecek veriler, mikroi┼člemci taraf─▒ndan 8255′in A portunun buffer’lar─▒na yaz─▒l─▒r. sinyalinin y├╝kselen kenar─▒yla sinyali ve sinyali lojik0 seviyeye iner. A portunun ├ž─▒k─▒┼č buffer’lar─▒nda veri oldu─ču PC’ye bildirilmi┼č olur.

Ad─▒m 2: sinyalinin lojik0 oldu─čunun anla┼č─▒lmas─▒yla, PC taraf─▒ndan sinyali lojik0′a ├žekilerek, PC’nin alaca─č─▒ verinin haz─▒r oldu─ču PC’ye bildirilir. sinyalinin d├╝┼čen kenar─▒yla, sinyali tekrar lojik1′e ├žekilir.

Ad─▒m 3: sinyalinin y├╝kselen kenar─▒yla birlikte sinyali ├╝retilir. Interrupt altprogram─▒ kullan─▒lacak ise bu sinyalden yararlan─▒larak A portuna yeni veri konur.

E─čer stat├╝s kontol├╝ y├Ântemi kullan─▒lacak ise kontrol edildikten sonra, sinyali lojik1’se 8255′in A portuna, mikroi┼člemci taraf─▒ndan yeni veri konur.

┼×ekil 2 : 8255′in A portundan PC’ye veri g├Ânderilmesinin zamanlama diagram─▒

B) DONANIM

1) 8085 M─░KRO─░┼×LEMC─░ KARTI

Bir mikroi┼člemci, adres ve data bus’─▒ ile ├žo─ču zaman birden fazla TTL y├╝k├╝ (decoder devreleri gibi) ve ├ževre birimlerini (8255,8251,8254 gibi) s├╝rmektedir. 8085 adres ve data bus’─▒ ile bu devrelerin hepsini birden ayn─▒ kapasitede s├╝rmek herzaman m├╝mk├╝n olmayabilir. Bu nedenle, 8085 mikroi┼člemci kart─▒nda slot’a giden t├╝m yollar buffer’lanarak sinyal ve verilerin g├╝venli bir ┼čekilde iletilmesi sa─članm─▒┼čt─▒r.

8085 mikroi┼člemcisi multiplexed adres ve data bus (AD0-AD7) i├žerdi─či i├žin, bu iki bus’─▒ birbirinden ay─▒rmak amac─▒yla 74LS373 8-bit latch kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. ALE sinyali lojik1 seviyede oldu─čunda AD0-AD7 hatlar─▒ low-order adres byte’─▒ ta┼č─▒r ve bu s─▒rada latch’e yaz─▒l─▒r. ALE sinyali lojik0′a d├╝┼čt├╝─č├╝nde AD0-AD7 hatlar─▒nda 8 bitlik data bulunmaktad─▒r.

74LS138 entegresi ile ├ževre birimleri i├žin gerekli kontrol sinyallerinden olan ├╝retilmektedir.

Elde edilen kontrol sinyalleri ve high-order adres byte’─▒ 74LS244 ile buffer’lanm─▒┼čt─▒r.

74LS245 ile de data bus iki y├Ânl├╝ olarak buffer’lanm─▒┼čt─▒r. 74LS245′in y├Ân (DIR) kontrol├╝ sinyali ile yap─▒lmaktad─▒r.

Slot’taki sinyali, sistem bus’─▒ (kontrol, adres ve data bus) 8085 ile ortak kullanan ├ževre birimleri (genelde ikinci bir mikroi┼člemci) taraf─▒ndan ├╝retilir. Bu sinyal lojik1 seviyeye ├žekildi─činde 8085 sistem bus’tan latch’ler ve buffer’lar yard─▒m─▒yla yal─▒t─▒lm─▒┼č olur.

8085′e ait di─čer t├╝m sinyaller yine 74LS244 ile buffer’lanm─▒┼čt─▒r. Bu sinyallerden giri┼č sinyali olanlar (TRAP, , HOLD gibi) diren├ž ├╝zerinden ilgili seviyelere ├žekilmi┼čtir.

8085′in reset’lenmesi i├žin kondansat├Âr, diyot ve diren├žten olu┼čan bir resetleme devresi kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu devre yard─▒m─▒yla makina a├ž─▒l─▒r a├ž─▒lmaz kendili─činden reset i┼člemini ger├žekle┼čtirir. Ayr─▒ca reset butonu yard─▒m─▒yla 8085 istenildi─či zaman resetlenebilir. Kondansat├Âr de─čeri, sinyalini INTEL’in istedi─či s├╝re lojik1 seviyede tutacak ┼čekilde se├žilmi┼čtir.

INTEL’in 8085 i├žin tavsiye etti─či 3MHz’lik ├žal─▒┼čma frekans─▒n─▒ sa─člamak amac─▒yla X1 ve X2 giri┼čleri aras─▒na 6MHz’lik kristal ba─članm─▒┼čt─▒r.

8085 Mikroi┼člemci Kart─▒’na ait devre ┼čemas─▒ ┼×ekil 3′te g├Âr├╝lmektedir.

2) HAFIZA ve S─░STEM HABERLE┼×ME KARTI

2.1) Haf─▒za Devresi

Makinan─▒n DUMP (y├╝kleme) ve RUN (├žal─▒┼čma) olmak ├╝zere iki farkl─▒ ├žal─▒┼čma modu vard─▒r.

Dump modunda, haf─▒za uzay─▒n─▒n alaca─č─▒ durum ve decoder devresinin do─čruluk tablosu ┼×ekil 4′te g├Âr├╝lmektedir.

A16

A15

SEÇİLEN

EPROM

RAM I

RAM II

┼×ekil 4 : Dump modunda haf─▒za uzay─▒ ve decoder do─čruluk tablosu

Eprom i├žerisinde dump i┼člemini ger├žekle┼čtiren bir program bulunmaktad─▒r. Kullan─▒lacak eprom i├žin 32K’l─▒k bir adresleme yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Dump edilecek program─▒n ilk 32K’s─▒ RAM I blo─čuna, ikinci 32K’s─▒ RAMII blo─čuna yerle┼čtirilecektir. 32K’l─▒k iki RAM 8085 haf─▒za uzay─▒nda ikinci 32K’l─▒k b├Âlgeye Memory Expansion tekni─či ile yerle┼čtirilmi┼čtir. ─░stenilen RAM blo─čunun se├žilmesi, 74LS74 D-Type Flip-Flop’u yard─▒m─▒yla A16 bitinin ├╝retilmesi ile sa─član─▒r. Flip-flop 04H I/O adresinde bulunmaktad─▒r. RAM I’i se├žmek i├žin program─▒n ilgili yerinde D0=0 yap─▒larak flip-flop’a g├Ânderilir ve A16=0 elde edilir. RAM II se├žilmek isteniyorsa bu kez program─▒n ilgili yerinde D0=1 yap─▒l─▒r ve flip-flop’a g├Ânderilerek A16=1 elde edilir. Decoder devresinde,fl─▒p-flop’un CLK giri┼či i├žin gerekli olan strobe sinyali, sinyali yard─▒m─▒yla ├╝retilir.

Run modunda ise; Dump/Run anahtar─▒ Run konumuna getirildi─či zaman, RESET butonuna bas─▒l─▒rsa haf─▒za uzay─▒n─▒n alaca─č─▒ durum ve decoder do─čruluk tablosu ┼×ekil 5′te g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi olur.

A16

A15

SEÇİLEN

RAM I

EPROM

RAM II

┼×ekil 5 : Run modunda haf─▒za uzay─▒ ve decoder do─čruluk tablosu

Sistemde Run moduna ‘ Ready To Run ‘ ledi yand─▒ktan sonra ge├žilmelidir. Run modunda, ┼×ekil 3′te de g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi, EPROM ile RAM I yer de─či┼čtirmi┼č olur. Sistem resetledi─či zaman, program counter 0000H adresini g├Âsterir ve RAM bloklar─▒na y├╝klenmi┼č olan program ├žal─▒┼čmaya ba┼člar.

E─čer, RAM’e y├╝klenen program─▒n herhangi bir yerinde EPROM’daki bir alt program kullan─▒lmak istenirse, A16=0 yap─▒larak ikinci 32 K’l─▒k adres uzay─▒na EPROM yerle┼čtirilir. EPROM’daki alt program, ba┼člang─▒├ž adresiyle ├ža─čr─▒lmak suretiyle kullan─▒labilir. Alt programlar ├žal─▒┼čt─▒r─▒ld─▒ktan sonra RAM bloklar─▒ndaki ana program─▒n do─čru olarak ├žal─▒┼čmas─▒na devam edebilmesi i├žin alt programlar─▒n sonunda A16=1 yap─▒lmal─▒d─▒r. Bununla beraber, RAM’e y├╝klenen ana program 32 K’dan b├╝y├╝kse ve program RAM II’den ├žal─▒┼č─▒yorken EPROM’daki alt program kullan─▒lacaksa, EPROM’un se├žilebilmesi i├žin RAM I’e d├Ân├╝l├╝p alt program buradan ├ža─čr─▒lmal─▒d─▒r. Aksi takdirde Ram’deki ana program─▒n ├žal─▒┼čmas─▒nda hata meydana gelir.

Kullan─▒lan Memory Expansion tekni─či ile 8085′in adresleyebildi─či 64 K’l─▒k adres uzay─▒n─▒n tamam─▒ i├žin program yaz─▒labilmektedir. Bu olana─č─▒n sa─članabilmesi i├žin EPROM’daki sistem program─▒n─▒n i┼čleyi┼či s─▒ras─▒nda hi├žbir ┼čekilde stack kullan─▒lmam─▒┼čt─▒r.

2.2) Sistem Paralel Haberle┼čme Devresi

Haf─▒za ve sistem haberle┼čme kart─▒ndaki 8255 PIA yard─▒m─▒yla, PC’den RAM’e dump i┼člemini ger├žekle┼čtirecek olan mikroi┼člemciye gerekli olan bilgiler paralel olarak iletilir. Bu projede, dump i┼člemi i├žin printer portu kullan─▒laca─č─▒ndan, karttaki portun bacak ba─člant─▒lar─▒ paralel printer portu standard─▒na uygun olarak yap─▒lm─▒┼čt─▒r. 8255 PIA’n─▒n A portu, printer portundan paralel bilgi almak i├žin mode 1′de programlanarak gerekli olan handshaking sinyalleri haberle┼čme portundaki ilgili bacaklara ba─članm─▒┼čt─▒r.

E─čer, ileride bu proje’ye ek olarak, PC ile iki y├Ânl├╝ bir bilgi al─▒┼č veri┼či yap─▒lmak istenirse A portu mode 2′de programlanarak bu portun iki y├Ânl├╝ ├žal─▒┼čmas─▒ sa─član─▒r. Bunun i├žin ayr─▒ca gerekli olan handshaking sinyalleri ile interrupt sinyali birer dipswitch yard─▒m─▒yla haberle┼čme portuna ├ž─▒kar─▒lm─▒┼čt─▒r. B├Âylece, A portu ile iki y├Ânl├╝ bilgi al─▒┼č veri┼činde bulunulmak istendi─činde ilgili dipswitchler On konumuna getirilerek gerekli sinyallerin haberle┼čme portunda yer almalar─▒ sa─član─▒r. E─čer, A portu sadece giri┼č portu olarak mode 1′de kullan─▒lacaksa dipswitchler OFF konumuna getirilerek hatlar a├ž─▒k devre edilmelidir.

Ayr─▒ca, 8255 PIA’n─▒n B portu mode 0′da ├ž─▒k─▒┼č portu olarak programlanm─▒┼č ve bu porta ba─članan buzzer ve led’ler yard─▒m─▒yla, program─▒n RAM’e dump edilmesi ve ├žal─▒┼čt─▒r─▒lmas─▒ s─▒ras─▒nda kullan─▒c─▒ya sesli ve ─▒┼č─▒kl─▒ uyar─▒larda bulunulmas─▒ ama├žlanm─▒┼čt─▒r. Ledlerin adlar─▒, renkleri ve porttaki yerleri a┼ča─č─▒da belirtilmi┼č ve gerekli a├ž─▒klamalar yap─▒lm─▒┼čt─▒r:

‘’ Ready to Dump ‘’ ledi : (Ye┼čil - ) Makinan─▒n dump etme i┼člemine haz─▒r oldu─čunu bildirir. PC’den PRINT komutuyla dump i┼člemi bu led yand─▒ktan sonra ba┼člat─▒lmal─▒d─▒r. Dump etme i┼člemi ba┼člar ba┼člamaz led s├Ânecektir.

‘’ Ready to Run ‘’ ledi : (Ye┼čil - ) Dump etme i┼čleminin ba┼čar─▒l─▒ bir ┼čekilde sona erdi─či anlam─▒na gelir. Bu led yand─▒ktan sonra Dump/Run switch’i Run konumuna getirilerek, Reset butonuna bas─▒lmak suretiyle RAM’de bulunan program i┼čletilir.

‘’ Error ‘’ ledi : (K─▒rm─▒z─▒ - ) Bu led, dump etme i┼člemi ba┼čar─▒s─▒zl─▒kla sonu├žland─▒─č─▒ taktirde yanacakt─▒r.

Buzzer : ( ) Dump etme i┼člemi ba┼čar─▒s─▒zl─▒kla sonu├žland─▒─č─▒nda error ledinin yan─▒s─▒ra sesli uyar─▒da bulunmas─▒ i├žin d├╝┼č├╝n├╝lm├╝┼čt├╝r. ‘’ Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme ‘’ hatas─▒nda s├╝rekli sinyal ile (1 saniye), ‘’ Haf─▒zadan Ta┼čma ‘’ hatas─▒nda ise kesikli ├╝├ž k─▒sa sinyal ile kullan─▒c─▒ uyar─▒l─▒r.

Makina, dump modunda her resetlendi─činde t├╝m ledler ve buzzer 1 saniye s├╝reyle test edilir.

Sistem haberle┼čme portunun bacak numaralar─▒ ve isimleri ┼×ekil 6′da verilmi┼čtir.

S─░STEM 8255 PARALEL HABERLE┼×ME PORTU

Pin 1:

Pin 14: Dip Switch ( )

Pin 2: Data 0

Pin 15:

Pin 3: Data 1

Pin 16: Dip Switch ( )

Pin 4: Data 2

Pin 17: Dip Switch ( )

Pin 5: Data 3

Pin 18: NC (Kullan─▒lm─▒yor)

Pin 6: Data 4

Pin 19: Signal GND

Pin 7: Data 5

Pin 20: Signal GND

Pin 8: Data 6

Pin 21: Signal GND

Pin 9: Data 7

Pin 22: Signal GND

Pin 10:

Pin 23: Signal GND

Pin 11: Signal GND

Pin 24: Signal GND

Pin 12: Signal GND

Pin 25: Signal GND

Pin 13: HIGH

┼×ekil 6 : Sistem haberle┼čme portu bacak numaralar─▒ ve isimleri

Sistem 8255′inin I/O adresleri a┼ča─č─▒daki gibidir.

Port A : 00H

Port B : 01H

Port C : 02H

Control Register : 03H

Haf─▒za ve sistem haberle┼čme kart─▒na ait devre ┼čemas─▒ ┼×ekil 7′de g├Âr├╝lmektedir.

3) SER─░ HABERLE┼×ME VE TIMER KARTI

3.1) Seri Haberle┼čme Devresi

3.1.1) 8251 USART

Programlanabilir ileti┼čim arabirimi olan 8251, 8 bitlik mikroi┼člemci veri yoluna do─črudan ba─članabilecek ┼čekilde tasarlanm─▒┼čt─▒r. Mikroi┼člemci veri yolundan gelen paralel formdaki veri, seri formda ileti┼čim sa─člayabilen cihazlara (Modem) g├Ânderilirken USART (Universal Synchronous-Asynchronous Receiver/Transmitter) kullan─▒l─▒r.

8251 entegresi 64 KBoud’a varan bir h─▒zda senkron olarak ileti┼čim sa─člarken, asenkron formda maksimum h─▒z─▒ 19.2 KBoud’tur. 8251 kullan─▒larak veri yollarken veya al─▒rken ileti┼čimin h─▒z─▒ TxC ile RxC saat giri┼čleri ve yaz─▒l─▒m ile birlikte belirlenir.

Genel yap─▒: 8251′in ├žal─▒┼čmas─▒, reset sinyali geldikten hemen sonra g├Ânderilen komutlarla belirlenir. G├Ânderilen ilk komut ile stop biti say─▒s─▒, parity se├žimi gibi i┼člevler belirlenir. Bu i┼člevlerin de─či┼čtirilmesi gerekti─činde yeni bir reset sinyali veya komutu g├Ânderilmelidir.

Mikroi┼člemci, USART’a veri ve komutlar─▒ 8 bitlik veri yoluna do─črudan ba─članm─▒┼č bir buffer ├╝zerinden g├Ânderir. Ayn─▒ ┼čekilde USART’tan gelen karakterler de veri yolu buffer’─▒ ile, veri yoluna yaz─▒l─▒rlar.

Veri g├Ânderen buffer: Veri yolu buffer’─▒ndan paralel formda gelen veri, veri g├Ânderen buffer i├žinde seri forma sokulur. Bu ├ževirme i┼čleminde, seri bit dizisi i├žine senkron modda senkronizasyon karakterleri ve asenkron modda start, stop ve parity bitleri yerle┼čtirilir. Olu┼čan dizi TxD ├ž─▒k─▒┼č─▒ndan yollan─▒r.

Veri alan buffer: Veri alan buffer, kar┼č─▒ taraftan yollanan seri formdaki veriyi kabul eden buffer’d─▒r. RxD baca─č─▒ndan seri fomda gelen bilgi mikroi┼člemciye aktar─▒labilecek ┼čekilde, paralel forma sokulur.

Veri alma kontrolu: Bu b├Âl├╝m 8251′e reset sinyali geldikten sonra RxD hatt─▒n─▒n kontolunu yapar. Gelen start bitinin hem negatif kenar─▒n─▒, hem de ortas─▒n─▒ kontrol ederek, g├╝r├╝lt├╝ ile ger├žek start bitlerinin kar─▒┼čmamas─▒n─▒ sa─člar. B├Âylece g├╝r├╝lt├╝ye kar┼č─▒ ├Ânlem alm─▒┼č olur. Buna ek olarak her karakterdeki parity ve stop biti say─▒s─▒n─▒ kontrol ederek hatal─▒ durumlar─▒ bildirir. RxRDY, RxC ve SYNDET/BD bacaklar─▒ da bu b├Âl├╝mden kontrol edilir.

3.1.2) RS232 Seri Haberle┼čme Protokol├╝

Veri yollayan birim (bilgisayar veya bilgisayar terminali) ve modem aras─▒nda seri ileti┼čimin ger├žekle┼čmesinde ├Âne s├╝r├╝len bir protokold├╝r. Veri yollayan taraftaki modem, verinin yolland─▒─č─▒ taraftaki modem ile ileti┼čim kurarak veriyi di─čer tarafa g├Ânderir.

RS232 protokol├╝ ile ├žal─▒┼č─▒rken veri yollayan veya veri alan bilgisayar birimleri DTE (Data Terminal Equipment) ve ileti┼čimi sa─člayan birim DCE (Data Communication Equipment) olarak adland─▒r─▒l─▒r. DCE en genel ┼čekilde modemdir. Bu protokol, lojik0 seviyeyi +3V ile +25V aras─▒nda belirtilirken, lojik1 seviyeyi -3V ile -25V aras─▒nda belirtir. -3V ile +3V aras─▒ g├╝r├╝lt├╝ etkilerinden korunmak amac─▒yla kullan─▒lmaz. Bu gerilim standartlar─▒n─▒ yakalamak i├žin seri haberle┼čme devresinde 1488 line driver entegresi ve 1489 line receiver entegresi kullan─▒lm─▒┼čt─▒r.

Seri haberle┼čme ve timer kart─▒nda bulunan RS232 standartlar─▒na uygun olan seri haberle┼čme portuna ait bacak numaralar─▒ ve isimleri ┼×ekil 8 ‘de g├Âr├╝lmektedir.

RS232 SER─░ PORT

Pin 1: PG (Protective Ground); Koruyucu Toprak

Pin 2: TxD (Transmit Data); Giden Veri

Pin 3: RxD (Receive Data); Gelen Veri

Pin 4: (Request To Send); Veri G├Ânderme ─░ste─či

Pin 5: (Clear To Send); Veri G├Ânderilecek Hat A├ž─▒k

Pin 6: (Data Set Ready); Veri D├╝zene─či Haz─▒r

Pin 7: SG (Signal Ground); Sinyal Topra─č─▒

Pin 20: (Data Terminal Ready); Veri Terminali Haz─▒r

┼×ekil 8 : RS232 seri haberle┼čme portunun bacak numaralar─▒ ve isimleri

Yukar─▒da a├ž─▒klanan RS232 Seri Portu’na bir modem ba─članabilece─či gibi, seri haberle┼čme kullanan keyboard, joystick, printer veya monit├Âr gibi bir├žok ├ževre birimi de ba─članabilir.

Not : Seri haberle┼čme s─▒ras─▒nda gerekecek 8251 ile ilgili RxC, TxC, RxRDY, TxRDY, TxEMPTY ve SYNDET/BD hatlar─▒ Timer Portu’na ├ž─▒kart─▒lm─▒┼čt─▒r. Programlama s─▒ras─▒nda interrupt tekni─či kullan─▒lacak ise gerekli sinyaller buradan al─▒narak 8085′in interrupt giri┼člerinden birine uygulanabilir. Seri haberle┼čme i├žin istenen baud rate gereken frekansta saat sinyali 8254 kullan─▒larak ├╝retilerek, RxC ve TxC giri┼člerine uygulanmak suretiyle kolayl─▒kla elde edilebilir.

Kartta kullan─▒lan 8251 USART ve 8254 timer’─▒n I/O adresleri a┼ča─č─▒daki gibidir:

8251 USART

8254 TIMER

Data Register : 0CH

Counter0 : 08H

Control/Status Register: 0DH

Counter1 : 09H

Counter2 : 0AH

Control Register: 0BH

3.2) Timer Devresi

3.2.1) 8254 Programmable Interval Timer

Mikroi┼člemci kartlar─▒nda meydana gelen hatalar─▒n ba┼č─▒nda, ├ževre birimlerinin mikroi┼člemci ile senkron olarak ├žal─▒┼čmas─▒ i├žin gerekli olan kare dalga sinyallerin veya strobe darbelerinin ├╝retilmesinde do─čru bir zaman gecikmesinin sa─članamamas─▒ gelmektedir. Ayr─▒ca baz─▒ durumlarda, mikroi┼člemcinin belirli bir zamanlamadan sonra birtak─▒m i┼člemleri ger├žekle┼čtirmesi istenir.

Bu gibi uygulamalar i├žin 8254 programlanabilir timer entegresi dizayn edilmi┼čtir. Bu entegre, counter veya timer olarak programlanabilen ├╝├ž adet 16 bitlik birbirinden ba─č─▒ms─▒z timing register’dan olu┼čmaktad─▒r.

Her timing register, alt─▒ farkl─▒ ├žal─▒┼čma moduna sahiptir ve kontrol portuna yaz─▒lan bir byte’l─▒k programlama i├žeri─či ile bu alt─▒ moddan birisine programlanabilir

Mode 0: Sonu├ž Say─▒c─▒ (Event Counter); E─čer, GATE giri┼či lojik1’se, CLK giri┼činin ikinci darbesinin ve bu darbeyi izleyen di─čer saat darbelerinin d├╝┼čen kenarlar─▒yla birlikte say─▒m de─čeri azalmaya ba┼člar. Say─▒m de─čeri, s─▒f─▒r oldu─čunda OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒ lojik1 seviyeye ├ž─▒kacakt─▒r. OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒ mikroi┼člemciye interrupt giri┼či olarak kullan─▒labilir.

Mode 1: Donan─▒m-Tetiklemeli One-Shot (Hardware-Triggered One-Shot); GATE giri┼čine uygulanan sinyalin y├╝kselen kenar─▒ ile, say─▒m de─čeri s─▒f─▒r olana kadar OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒ lojik0 seviyeye ├žekilir. Sayma i┼člemi s─▒f─▒r olunca OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒ tekrar lojik1 olur. OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒ndaki active-low darbenin geni┼čli─či say─▒m de─čeri ile CLK giri┼činin period de─čerinin ├žarp─▒m─▒na e┼čittir.

Mode 2: N Tamsay─▒s─▒na B├Âlmeli Say─▒c─▒ (Divide-By-N Counter); GATE giri┼či lojik1 seviyesinde ise, say─▒m de─čeri 1 olduktan sonra CLK giri┼čindeki sinyalin bir periodu s├╝resince OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒ lojik0 seviyesinde tutulur. Say─▒m de─čeri, bu i┼člemden sonra otomatik olarak tekrar y├╝klenir ve i┼člemler tekrarlan─▒r. OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒ ba┼člang─▒├žta lojik1 seviyededir.

Mode 3: Kare Dalga ├ťreteci (Square Wave Generator); 8254′├╝n bumodda ├žal─▒┼čmas─▒ mode 2 ile ayn─▒d─▒r. E─čer, say─▒m de─čeri tek say─▒ ise, OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒ bir saat ├ževrimi daha lojik1 seviyede tutulduktan sonra, lojik 0 seviyeye ├žekilir.

Mode 4: Yaz─▒l─▒m-Tetiklemeli Strobe (Software-Triggered Strobe); E─čer, GATE giri┼či lojik1 seviyede ise, say─▒m de─čeri (N) yaz─▒ld─▒ktan N saat ├ževrimi sonra, OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒, CLK giri┼činin bir priodu s├╝resince lojik0 seviyesinde tutulur. ─░kinci kez strobe darbesinin ├╝retilebilmesi i├žin, say─▒m de─čeri tekrar yaz─▒lmal─▒d─▒r.

Mode 5: Donan─▒m-Tetiklemeli Strobe (Hardware-Triggered Strobe); GATE giri┼činin y├╝kselen kenar─▒ ile birlikte, say─▒m de─čeri s─▒f─▒ra do─čru azalmaya ba┼člar. Say─▒m de─čeri, s─▒f─▒ra ula┼čt─▒─č─▒nda OUT ├ž─▒k─▒┼č─▒ CLK giri┼činin bir periodu s├╝resince lojik0 seviyesinde tutulur.

Seri haberle┼čme ve timer kart─▒ndaki timer portuna ait bacak numaralar─▒ ve isimleri ┼×ekil 9′da g├Âr├╝lmektedir.

TIMER PORTU

Pin 1: CLK2

Pin 14: CLK0

Pin 2: OUT2

Pin 15: OUT0

Pin 3: GATE2

Pin 16: GATE0

Pin 4: CLK1

Pin 17: RxC *

Pin 5: GATE1

Pin 18: TxC *

Pin 6: OUT1

Pin 19: RxRDY *

Pin 7: TxRDY *

Pin 20: CLK

Pin 8: +5V.

Pin 21: +5V.

Pin 9: GND

Pin 22: GND

Pin 10: -5V.

Pin 23: -5V.

Pin 11: -12V.

Pin 24: -12V.

Pin 12: TxEMPTY *

Pin 25: +12V.

Pin 13: SYNDET/BD *

* 8251 ileilgili bacaklar

┼×ekil 9 : Timer portuna ait bacak numaralar─▒ ve isimleri

Seri haberle┼čme ve timer kart─▒na ait devre ┼čemas─▒ ┼×ekil 10′da g├Âr├╝lmektedir.

4) PARALEL HABERLE┼×ME KARTI

4.1) 8255 Programmable Peripheral Interface

8085 ile tasarlanm─▒┼č mikroi┼člemci kontrollu sistemler i├žin ├╝retilen bu entegre, mikroi┼člemci ile ├ževre elemanlar─▒ aras─▒nda arabirim g├Ârevi g├Âr├╝r. Bir├žok sistemin I/O gereksinimini kar┼č─▒layabilen devrede, ├╝├ž adet 8 bitlik I/O portu bulunur. 8255 i├žin adres yolunda d├Ârt ├Âzel adres gereklidir. Bu d├Ârt adresten ├╝├ž adedi A,B ve C olarak isimlendirilmi┼č portlara eri┼čmek i├žin ayr─▒lm─▒┼čt─▒r. A ve B portlar─▒ 8 bitlik latch ve ├ž─▒k─▒┼č buffer’─▒ ile bir adet 8 bitlik giri┼č buffer’─▒ i├žerirler. C portu da A ve B portlar─▒na benzer, bununla birlikte, 4 bitlik iki ayr─▒ b├Âl├╝me ayr─▒labilir. 4 bitlik her iki b├Âl├╝m de I/O birimleri olarak kullan─▒labilir veya A ve B portlar─▒ ile birle┼čik olarak ├žal─▒┼čabilir. A portu ayr─▒ca iki y├Ânl├╝ bilgi al─▒┼čveri┼činde kullan─▒labilir.

8255 i├žin kullan─▒lan d├Ârd├╝nc├╝ adres ise, entegrenin ├žal─▒┼čma modunu belirleyen kontrol register’─▒na eri┼čmek i├žin kullan─▒l─▒r. Kontrol register’─▒na, 8255′in ├žal─▒┼čma durumunu belirten kontrol kelimeleri yaz─▒l─▒r. Mikroi┼člemci taraf─▒ndan yaz─▒lan bu kontrol kelimeleri, ├žal─▒┼čma modunu belirleyen veya bitlerin Set veya Reset edilmesi ile ilgili komutlard─▒r. Mod komutlar─▒, portlar─▒n giri┼č veya ├ž─▒k─▒┼č portu olmalar─▒n─▒ belirler. Bit Set/Reset komutlar─▒ ise, C portu ├ž─▒k─▒┼č portu olarak kullan─▒ld─▒─č─▒ durumda, her bitin di─čerlerinden ba─č─▒ms─▒z olarak, set veya reset

edilmesini sa─člar. Kontrol register’─▒n─▒n i├žeri─či okunamaz, bu register’a sadece kontrol kelimeleri yaz─▒labilir.

Bu entegre i├žindeki I/O portlar─▒, iki gruba ayr─▒lm─▒┼čt─▒r. A grubu, A portunu ve C portunun 4 bitlik high-order b├Âl├╝m├╝n├╝; B grubu, B portunu ve C portunun low-order b├Âl├╝m├╝n├╝ i├žerir.

8255′in kontrol s├Âzc├╝─č├╝ ile belirlenen ├╝├ž temel ├žal─▒┼čma modu vard─▒r. Bu modlar ┼čunlard─▒r:

Mode 0: Bu mod ile ├╝├ž port, temel I/O i┼člemleri i├žin kullan─▒l─▒r. Bu mod 8255′e yerle┼čtikten sonra, istenen porttan veri okunabilir veya veri istenen porta yaz─▒labilir. Mode 0 ├Âzellikleri ┼č├Âyle s─▒ralanabilir.

1) Herhangi bir port giri┼č veya ├ž─▒k─▒┼č portu olabilir.

2) ─░ki adet 8 bitlik ve iki adet 4 bitlik port bulunur.

3) ├ç─▒k─▒┼člar, latch devrelerine ba─čl─▒d─▒r.

4) Giri┼čler latch devrelerine ba─čl─▒ de─čildir.

5) 16 de─či┼čik giri┼č ve ├ž─▒k─▒┼č d├╝zenlemesi m├╝mk├╝nd├╝r.

Mode 1: Bu mod ile 8255 veri g├Ânderme veya alma i┼člemlerini handshaking hatlar─▒ ve interrupt hatt─▒ yard─▒m─▒yla ger├žekle┼čtirir. C portunun baz─▒ bitleri, bu hatlar i├žin ayr─▒lm─▒┼čt─▒r. Mode 1 i┼člevleri a┼ča─č─▒da s─▒ralanm─▒┼čt─▒r.

1) A ve B gruplar─▒ birbirinden ayr─▒ olarak d├╝zenlenebilir.

2) Her grup 8 bitlik bir port ve 4 bitlik kontrol/veri portu i├žerir.

3) 8 bitlik portlar giri┼č veya ├ž─▒k─▒┼č portu olarak kullan─▒labilir.

4) 4 bitlik portlar, 8 bitlik portlar─▒ kontrol etmek i├žin kullan─▒labilir.

Mode 2: Bu mod ile, iki y├Ânl├╝ 8 bitlik I/O yolunu olu┼čturmak m├╝mk├╝nd├╝r. I/O yolu ├╝zerinden veri ak─▒┼č─▒n─▒ ger├žekle┼čtirmek i├žin, kontrol ve stat├╝ hatlar─▒ bulunmaktad─▒r. Mode 2′nin ├Âzellikleri de ┼č├Âyle s─▒ralan─▒r.

1) Yaln─▒zca, A grubu taraf─▒ndan kullan─▒l─▒r.

2) 8 bitlik bir adet iki y├Ânl├╝ I/O portu (A portu) ve 5 bitlik kontrol portu (C portu) i├žerir.

3) Hem giri┼č hem de ├ž─▒k─▒┼č portu latch’e ba─čl─▒d─▒r.

4) C portunun be┼č biti, A portunun kontrol├╝ ve stat├╝s├╝ i├žin kullan─▒l─▒r.

4.2) 8255 PIA Devresi

Paralel haberle┼čme kart─▒nda iki adet 8255 entegresi bulunmaktad─▒r. Her iki entegredeki A, B, C portlar─▒na ait bacaklar karttaki portlara ├ž─▒kar─▒lm─▒┼čt─▒r. Kullan─▒lan 8255′lerin port adresleri a┼ča─č─▒daki gibidir.

8255-I

8255-II

Port A : 10H

Port A : 14H

Port B : 11H

Port B : 15H

Port C : 12H

Port C : 16H

Control Register: 13H

Control Register: 17H

Karttaki iki paralel portun da, bacak numaralar─▒ ve isimleri ayn─▒ olup ┼×ekil 11′de g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibidir.

PARALEL PORT I-II

Pin 1: PB7

Pin 14: PC3

Pin 2: PB6

Pin 15: PC2

Pin 3: PB5

Pin 16: PC1

Pin 4: PB4

Pin 17: PC0

Pin 5: PB3

Pin 18: PC4

Pin 6: PB2

Pin 19: PC5

Pin 7: PB1

Pin 20: PC6

Pin 8: PB0

Pin 21: PC7

Pin 9: PA3

Pin 22: PA4

Pin 10: PA2

Pin 23: PA5

Pin 11: PA1

Pin 24: PA6

Pin 12: PA0

Pin 25: PA7

Pin 13: GND

┼×ekil 11 : Paralel Port I ve Paralel Port II’nin bacak numaralar─▒ ve isimleri

Paralel haberle┼čme kart─▒na ait devre ┼čemas─▒ ┼×ekil 12′de g├Âr├╝lmektedir.

C) S─░STEM PROGRAMI

1) Program Hakk─▒ndaki A├ž─▒klay─▒c─▒ Bilgiler

1.1) Intel-Hex Formattaki Bir Dosyada Bulunmas─▒ Olas─▒ Karakterler ve ASCII Kodlar─▒ :

‘’ : ‘’ 58H

‘’ LF ‘’ 0AH

‘’ LF ‘’ 0DH

‘’ 0 ‘’ 30H

‘’ 1 ‘’ 31H

‘’ 2 ‘’ 32H

‘’ 3 ‘’ 33H

‘’ 4 ‘’ 34H

‘’ 5 ‘’ 35H

‘’ 6 ‘’ 36H

‘’ 7 ‘’ 37H

‘’ 8 ‘’ 38H

‘’ 9 ‘’ 39H

‘’ A ‘’ 41H

‘’ B ‘’ 42H

‘’ C ‘’ 43H

‘’ D ‘’ 44H

‘’ E ‘’ 45H

‘’ F ‘’ 46H

1.2) PC’den G├Ânderilen Karakterin ASCII Kodunun ─░ncelenerek HEX Kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒n Bulunmas─▒ :

Gelen ASCII kod :

X = Karakter RAKAM’d─▒r.

X = ve Y Karakter HARF’tir.

Karakter rakam ise Y’nin olu┼čturdu─ču d├Ârt bit do─črudan rakam─▒n HEX kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ verecektir.

E─čer karakterin harf oldu─čuna karar verilirse, Y + i┼čleminin sonucu o harfin HEX kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ verecektir.

Di─čer gerekli a├ž─▒klamalar program i├žerisinde yap─▒lm─▒┼čt─▒r.

3) Sistem Program─▒

PORTA EQU 00H

PORTB EQU 01H

PORTC EQU 02H

CTRL EQU 03H

LATCH EQU 04H

ORG 0000H

MVI A,0B0H ; PortA:Mode1(input),PortB:Mode0(output)

OUT CTRL ; 8255 programland─▒.

MVI E,00H ; Stat├╝s register’─▒ s─▒f─▒rland─▒.

TEST: MVI A,1FH ; T├╝m ledler ile buzzer test ediliyor.

OUT PORTB

DELAY1: LXI D,0FFFFH ; Test s├╝resi 1 saniye.

LOOP1: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP1

DELAY2: LXI D,0FFFFH

LOOP2: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP2

MVI A,12H ; Test sona erdi ve

OUT PORTB ; Ready to dump ledi yand─▒.

WAIT1: IN PORTC ; Stat├╝s word al─▒nd─▒.

ANI 20H ; IBF maskelendi.

JZ WAIT1 ; Data geldi mi?

MVI A,10H

OUT PORTB ; Ready to dump ledi s├Ând├╝.

IN PORTA ; ─░lk data (ASCII) al─▒nd─▒.

CPI 3AH ; Gelen karakter “:” m─▒?

JZ BCOUNT1

MOV A,E ; E resister’─▒ndaki

ORI 80H ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

MOV E,A ; (Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme Hatas─▒ olu┼čtu.)

; “Byte Count” bilgisi B register’─▒na al─▒nacak.

BCOUNT1: IN PORTC ; Byte Count i├žin gerekli

ANI 20H ; iki datadan ilki bekleniyor.

JZ BCOUNT1

IN PORTA

MOV C,A ; Data ge├žici olarak C’de yedekleniyor.

ANI 0F0H ; ─░lk d├Ârt bitine bak.

CPI 30H ;Gelen data rakam m─▒?

JNZ BCL1

BCNUM1: MOV A,C ; Rakam imi┼č.

ANI 0FH ; Hex kar┼č─▒l─▒─č─▒ bulundu.

RLC

RLC

RLC

RLC

MOV B,A ; Byte Count’un ilk 4 biti B’de olu┼čturuldu.

JMP BCOUNT2

BCL1: CPI 40H ; Gelen data harf mi?

JNZ ERR1

STC ; A-F’den biri olmal─▒.

CMC

CPI 47H

JC BCLET1

ERR1: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

BCLET1: MOV A,C ; Harf imi┼č.

ANI 0FH

ADI 09H ; Hex kar┼č─▒l─▒─č─▒ bulundu.

RLC

RLC

RLC

RLC

MOV B,A ;Byte Count’un ilk 4 biti B’ye kondu.

BCOUNT2: IN PORTC ; Byte Count i├žin gerekli

ANI 20H ; ikinci data bekleniyor.

JZ BCOUNT2

IN PORTA

MOV C,A ; Ge├žici yedekleme C’de.

ANI 0F0H

CPI 30H ; Gelen data rakam m─▒?

JNZ BCLT2

BCNUM2: MOV A,C ; Rakam imi┼č.

ANI 0FH ; Hex kar┼č─▒l─▒─č─▒ bulundu.

ORA B

JMP BCL2

BCLT2: CPI 40H ; Gelen data harf mi?

JNZ ERR2

STC ; A-F’den biri olmal─▒.

CMC

CPI 47H

JC BCLET2

ERR2: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

BCLET2: MOV A,C ; Harf imi┼č.

ADI 09H

ANI 0FH ; Hex kar┼č─▒l─▒─č─▒ bulundu.

ORA B

BCL2: MOV B,A ; Byte Count B’de olu┼čtu.

MOV D,B ; Sumcheck D register’─▒nda olu┼čturuluyor.

; HL’de ADRES bilgisi olu┼čturulacak.

; Adresin y├╝ksek dereceli byte’─▒ H’ta olu┼čturulacak.

ADDRESS1: IN PORTC ; H’a y├╝klenecek datan─▒n

ANI 20H ; Hex kodu olu┼čturuluyor.

JZ ADDRESS1

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ ADRL1

ADRNUM1: MOV A,C

RLC

RLC

RLC

RLC

ANI 0F0H

MOV H,A

JMP ADDRESS2

ADRL1: CPI 40H

JNZ ERR3

STC

CMC

CPI 47H

JC ADRLET1

ERR3: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

ADRLET1: MOV A,C

ANI 0FH

ADI 09H

RLC

RLC

RLC

RLC

MOV H,A

ADDRESS2: IN PORTC

ANI 20H

JZ ADDRESS2

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ ADRL2

ADRNUM2: MOV A,C

ANI 0FH

JMP ADR2

ADRL2: CPI 40H

JNZ ERR4

STC

CMC

CPI 47H

JC ADRLET2

ERR4: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

ADRLET2: MOV A,C

ADI 09H

ANI 0FH

ADR2: ORA H ; Adresin y├╝ksek dereceli byte’┬Ź

MOV H,A ; H register’─▒nda olu┼čtu.

ADD D ; Sumcheck D register’─▒nda olu┼čturuluyor.

MOV D,A

; Adresin d├╝┼č├╝k dereceli byte’─▒ L’de olu┼čturulacak.

ADDRESS3: IN PORTC

ANI 20H

JZ ADDRESS3

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ ADRL3

ADRNUM3: MOV A,C

RLC

RLC

RLC

RLC

ANI 0F0H

MOV L,A

JMP ADDRESS4

ADRL3: CPI 40H

JNZ ERR5

STC

CMC

CPI 47H

JC ADRLET3

ERR5: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

ADRLET3: MOV A,C

ANI 0FH

ADI 09H

RLC

RLC

RLC

RLC

MOV L,A

ADDRESS4: IN PORTC

ANI 20H

JZ ADDRESS4

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ ADRL4

ADRNUM4: MOV A,C

ANI 0FH

JMP ADR4

ADRL4: CPI 40H

JZ ADRLET4

MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

ADRLET4: MOV A,C

ADI 09H

ANI 0FH

ADR4: ORA L ; Adresin d├╝┼č├╝k dereceli byte’─▒

MOV L,A ; L register’─▒nda olu┼čtu.

ADD D ; Sumcheck D register’─▒nda olu┼čturuluyor.

MOV D,A

; “Record Type” bilgisi olu┼čturulacak.

RTYPE1: IN PORTC ; Record Type i├žin ilk data

ANI 20H ; bekleniyor.

JZ RTYPE1

IN PORTA

CPI 30H ; ─░lk data s─▒f─▒r m─▒?

JZ RTYPE2

MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

RTYPE2: IN PORTC ; S─▒f─▒rsa bir sonraki datay─▒ bekle.

ANI 20H

JZ RTYPE2

IN PORTA

MOV C,A

CPI 30H ; ─░kinci data s─▒f─▒r m─▒?

JZ CONTINUE ; S─▒f─▒rsa i┼čleme devam et.

CPI 31H ; Bir mi?

JZ LASTLINE

MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

JMP CONTINUE

LASTLINE: MVI A,01H

ORA E ; Son Sat─▒r biti set edildi.

CONTINUE: MOV A,B

ORA A ; Byte Count s─▒f─▒r m─▒?

JZ CSUM1

MOV A,H ; HL’deki adresin MSB’si (A15) ne?

ANI 80H

JZ ZERO

MVI A,0FFH ; A16=1 yap─▒larak RAM2 se├žildi.

OUT LATCH

DATA1: IN PORTC ; Data byte’─▒n ilk 4 biti olu┼čuruluyor.

ANI 20H

JZ DATA1

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ DL1

DNUM1: MOV A,C

RLC

RLC

RLC

RLC

ANI 0F0H

MOV M,A

JMP DATA2

DL1: CPI 40H

JNZ ERR6

STC

CMC

CPI 47H

JC DLET1

ERR6: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

DLET1: MOV A,C

ANI 0FH

ADI 09H

RLC

RLC

RLC

RLC

MOV M,A

DATA2: IN PORTC ; Data byte’─▒n 2.d├Ârt biti olu┼čturuluyor.

ANI 20H

JZ DATA2

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ DL2

DNUM2: MOV A,C

ANI 0FH

JMP D2

DL2: CPI 40H

JNZ ERR7

STC

CMC

CPI 47H

JC DLET2

ERR7: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

DLET2: MOV A,C

ADI 09H

ANI 0FH

D2: ORA M ; Data byte olu┼čturularak

MOV M,A ; haf─▒zadaki yerine kondu.

ADD D ; Sumcheck D register─▒nda olu┼čturuluyor.

MOV D,A

INX H ; “Haf─▒zadan Ta┼čma” kontolu yap─▒l─▒yor.

MOV A,H

ORA L

JNZ CONT

MVI A,40H ; “Ta┼čma Hatas─▒” biti set edildi

ORA E

MOV E,A

MVI H,80H

CONT: DCR B ; Byte Count s─▒f─▒r de─čilse bir sonraki

JNZ DATA1 ; data byte olu┼čturuluyor.

JMP CSUM1

ZERO: MVI A,00H ; A16=0 yap─▒l─▒yor ve

OUT LATCH

MOV A,H ; A15=1 yap─▒larak RAM1 se├žiliyor.

ORI 80H

MOV H,A

DATA3: IN PORTC ; Data byte’─▒n ilk 4 biti olu┼čturuluyor.

ANI 20H

JZ DATA3

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ DL3

DNUM3: MOV A,C

RLC

RLC

RLC

RLC

ANI 0F0H

MOV M,A

JMP DATA4

DL3: CPI 40H

JNZ ERR8

STC

CMC

CPI 47H

JC DLET3

ERR8: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

DLET3: MOV A,C

ANI 0FH

ADI 09H

RLC

RLC

RLC

RLC

MOV M,A

DATA4: IN PORTC ; Data byte’─▒n 2.d├Ârt biti olu┼čturuluyor.

ANI 20H

JZ DATA4

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ DL4

DNUM4: MOV A,C

ANI 0FH

JMP D4

DL4: CPI 40H

JZ DLET4

MOV A,E ; Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

DLET4: MOV A,C

ADI 09H

ANI 0FH

D4: ORA M ; Data byte olu┼čturularak

MOV M,A ; haf─▒zadaki yerine kondu.

ADD D ; Sumcheck D register─▒nda olu┼čturuluyor.

MOV D,A

INX H ; RAM1 Blo─ču doldu mu? K─▒z─▒lc─▒klar oldu mu?!

MOV A,H

ORA L

JZ RAM2

GOBACK: DCR B ; Byte Count s─▒f─▒r de─čilse

JNZ DATA3 ; bir sonraki data byte olu┼čturulacak.

JMP CSUM1

RAM2: MVI A,0FFH ; RAM1 doldu─ču i├žin RAM2 se├žiliyor.

OUT LATCH

MVI H,80H

JMP GOBACK

; SUMCHECK kontrolu yap─▒lacak.

CSUM1: MOV A,D ; Sumcheck i├žin olu┼čturulan kay─▒t toplam─▒n─▒n

CMA ; two’s complement’─▒ al─▒n─▒yor.

INR A

MOV D,A ; SUMCHECK olu┼čtu.

COMP: IN PORTC ; Data byte’─▒n ilk 4 biti olu┼čturuluyor.

ANI 20H

JZ COMP

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ CSL1

CSNUM1: MOV A,C

RLC

RLC

RLC

RLC

ANI 0F0H

JMP CSM2

CSL1: CPI 40H

JNZ ERR9

STC

CMC

CPI 47H

JC CSLET1

ERR9: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

CSLET1: MOV A,C

ANI 0FH

ADI 09H

RLC

RLC

RLC

RLC

CSM2: SUB D

MOV D,A

CSUM2: IN PORTC ; Data byte’─▒n 2.d├Ârt biti olu┼čturuluyor.

ANI 20H

JZ CSUM2

IN PORTA

MOV C,A

ANI 0F0H

CPI 30H

JNZ CSL2

CSNUM2: MOV A,C

ANI 0FH

JMP CS2

CSL2: CPI 40H

JNZ ERR10

STC

CMC

CPI 47H

JC CSLET2

ERR10: MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

CSLET2: MOV A,C

ADI 09H

ANI 0FH

CS2: ADD D

JZ CRCHECK

MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

CRCHECK: IN PORTC ; Carriage Return karakterini bekle.

CPI 20H

JZ CRCHECK

IN PORTA

CPI 0DH

JZ LFCHECK

MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

LFCHECK: IN PORTC ; Line Feed karakterini bekle.

CPI 20H

JZ LFCHECK

IN PORTA

CPI 0AH

JZ LLCHECK

MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

LLCHECK: MOV A,E ; Son sat─▒r m─▒yd─▒?

ANI 01H

JZ WAIT1

EOFCHECK: IN PORTC ; End Of File karakterini bekle.

CPI 20H

JZ EOFCHECK

IN PORTA

CPI 1AH

JZ LL

MOV A,E ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” biti set edildi.

ORI 80H

MOV E,A

LL: IN PORTC ; PC’den gelen (varsa) art─▒k datalar─▒ t├╝ket!

CPI 20H

JZ LLINE

IN PORTA ; Al─▒nan data kullan─▒lmayacak.

JMP LL

LLINE: MOV A,E ; Buraya gelene kadar

ANI 80H ; “Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme” hatas─▒ olu┼čmu┼č mu?

JZ OWRFLOW

MVI A,15H ; Ba┼čar─▒s─▒z Y├╝kleme varsa sesli uyar (1 saniye).

OUT PORTB

DELAY3: LXI D,0FFFFH

LOOP3: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP3

DELAY4: LXI D,0FFFFH

LOOP4: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP4

MVI A,14H ; Sus.

OUT PORTB

HLT

OWRFLOW: MOV A,E ; Buraya gelene kadar

ANI 40H ; “Haf─▒zadan Ta┼čma” hatas─▒ olu┼čmu┼č mu?

JZ STOP

MVI A,15H ; Haf─▒zadan Ta┼čma varsa sesli uyar (kesikli ├╝├ž k─▒sa).

OUT PORTB

DELAY5: LXI D,0FFFFH

LOOP5: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP5

MVI A,14H ; Sus.

OUT PORTB

DELAY6: LXI D,0FFFFH

LOOP6: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP6

MVI A,15H ; Çal.

OUT PORTB

DELAY7: LXI D,0FFFFH

LOOP7: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP7

MVI A,14H ; Sus.

OUT PORTB

DELAY8: LXI D,0FFFFH

LOOP8: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP8

MVI A,15H ; Çal.

OUT PORTB

DELAY9: LXI D,0FFFFH

LOOP9: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP9

MVI A,14H ; Sus.

OUT PORTB

HLT

STOP: MVI A,19H ; Herhangi bir hata yoksa i┼člem tamam!

OUT PORTB ; “Ready To Run” ledini yak ve k─▒sac─▒k biple.

DELAY10: LXI D,0AAE6H ; (Bip s├╝resi 0,35 saniye)

LOOP10: DCX D

MOV A,E

ORA D

JNZ LOOP10

MVI A,18H ; Sus.

OUT PORTB

HLT

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

A ) Bu ├ťnitede ─░┼členecek Konular :

A ) Bu ├ťnitede ─░┼členecek Konular :

Kald─▒ra├žlar

Makaralar ve palangalar

E─čik d├╝zlem

Çıkrık

Di┼čli ├žarklar ve kasnaklar

Vida

B ) Bu ├çal─▒┼čman─▒n Sonunda ┼×unlar─▒ Kavram─▒┼č Olman─▒z Gerekir :

Ka├ž ├že┼čit basit makine oldu─ču,

Basit makinalarla yap─▒lan i┼člerde, y├╝k ile uygulanan kuvvet aras─▒ndaki ili┼čkinin ne oldu─ču,

Kuvvet kazanc─▒ ile yol kayb─▒ aras─▒ndaki ili┼čkiyi,

Basit makinalar─▒n hangi durumlarda kuvvet kazanc─▒ de─čil de i┼č yapma kolayl─▒─č─▒ sa─člad─▒─č─▒n─▒,

Birden fazla basit makinan─▒n birlikte kullan─▒ld─▒─č─▒ sistemlerde, i┼člem b├╝t├╝nl├╝─č├╝n├╝n nas─▒l sa─članaca─č─▒,

Palangalarla, ayn─▒ sistemde birbirinden ba─č─▒ms─▒z ba─članan hareketli ve sabit makaralar─▒n hesaplamalar─▒n─▒n farkl─▒ oldu─čunu,

G├╝nl├╝k hayat─▒m─▒zda kulland─▒─č─▒m─▒z baz─▒ ara├žlar─▒n hangi basit makine grubuna girdi─čini

C ) Sorular─▒n ├ľzellikleri :

Basit makinalarda, ├Âzellikle makara ve kald─▒ra├ž konusu ile ilgili hemen hemen her y─▒l soru gelmektedir. Bu nedenle makaralar─▒n ├žal─▒┼čma sistemi ├žok iyi bilinmelidir.

Basit makinalarda form├╝l ezberlemek yerine, bu makinalar─▒n nas─▒l ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒n bilinmesi, sorular─▒n do─čru ├ž├Âz├╝m├╝ne ula┼čmak i├žin yeterli olacakt─▒r.

Makinalar─▒n ├žal─▒┼čma mant─▒─č─▒ndan yola ├ž─▒k─▒larak, hangi ara├ž gerecin, hangi basit makine grubuna girdi─čine dair sorulan sorulara, s─▒navlarda s─▒k├ža rastlanmaktad─▒r.

D ) Son 6 y─▒lda konuyla ilgili sorulan sorular─▒n da─č─▒l─▒m─▒ :

1995

1996

1997

1998

1999 2000

FL

EML

DPY

A├ľL

LGS

1 2

BAS─░T MAK─░NALAR

G├╝nl├╝k ya┼čant─▒m─▒zda i┼č yapmam─▒z─▒ kolayla┼čt─▒ran alet ve makinalard─▒r. Basit makinalarla b├╝y├╝k bir

y├╝k├╝, k├╝├ž├╝k bir kuvvetle dengelemek ve kald─▒rmak m├╝mk├╝nd├╝r.

Basit makinalarda y├╝k P, dengeleyici kuvvet F ile g├Âsterilir. Bu durumda ;

Kuvvet Kazanc─▒ = olur

├ľRNEK : 10 N┬ĺluk y├╝k, 5N ile dengelenebiliyorsa, kuvvet kazanc─▒ ne olur?

├ç├ľZ├ťM : K.K.= P ? K.K.= 10 = 2 olur.

F 5

Basit makinalar─▒n genel ├Âzelliklerini ┼č├Âyle s─▒ralayabiliriz:

┬Č Basit makinalarda yoldan kazan├ž sa─članabilir.

┬Č Basit makinalarda kuvvetten kazan├ž sa─članabilir.

┬Č Basit makinalarda hem yoldan, hem de kuvvetten kazan├ž sa─članamaz. Yani i┼čten kazan├ž olmaz. Ancak i┼č yapma kolayl─▒─č─▒ sa─član─▒r.

┬Č Kuvvet kazanc─▒ oran─▒nda yol kayb─▒ s├Âz konusudur.

┬Č Bir makinan─▒n verimi, o makinaya verilen ve makinadan al─▒nan i┼če ba─čl─▒d─▒r.

Verim =Makinadan al─▒nan i┼č= y├╝k├╝n yapt─▒─č─▒ i┼č

Makinaya verilen i┼č kuvvetin yapt─▒─č─▒ i┼č

% verim = y├╝k├╝n yapt─▒─č─▒ i┼č x 100

kuvvetin yapt─▒─č─▒ i┼č

┬Č S├╝rt├╝nmenin olmad─▒─č─▒ ideal bir basit makine i├žin a┼ča─č─▒daki iki prensip her zaman ge├žerlidir;

1 ┬ľ Kuvvet x Kuvvet kolu = Y├╝k x Y├╝k kolu

2 - Kuvvet x Kuvvet yolu = Y├╝k x Y├╝k yolu

Kald─▒ra├ž , makara , palanga , e─čik d├╝zlem , ├ž─▒kr─▒k , di┼čli ├žarklar ve vidalar birer basit makinad─▒r.

KALDIRAÇLAR

Sabit bir dayanma ( destek ) noktas─▒ ├╝zerinde d├Ânebilen ├žubu─ča kald─▒ra├ž denir.

Sistemde bulunan deste─čin, y├╝k├╝n ve kuvvetin bulundu─ču yere g├Âre 3 ├že┼čit kald─▒ra├ž vard─▒r.

┼×imdi bunlar─▒ tek tek inceleyelim :

1 ┬ľDeste─čin ortada , kuvvetin ve y├╝k├╝n u├žlarda oldu─ču kald─▒ra├žlar:

├ľrne─čin; E┼čit kollu terazi, tahterevalli, makas. pense… gibi aletler buna ├Ârnektir.

X Y

2 ┬ľ Y├╝k├╝n ortada , deste─čin ve kuvvetin u├žlarda oldu─ču kald─▒ra├žlar :

├ľrne─čin ; El arabas─▒, ceviz k─▒raca─č─▒ …gibi

P Y

3 ┬ľ Kuvvetin ortada, deste─čin ve y├╝k├╝n u├žlarda oldu─ču kald─▒ra├žlar :

├ľrne─čin , c─▒mb─▒z, k├╝rek, ma┼ča …gibi

P X

Her ├╝├ž kald─▒ra├ž modelinde de uygulanacak form├╝l ayn─▒d─▒r :

Kuvvet x Kuvvet kolu = Y├╝k x Y├╝k kolu

F x X = P x Y

├ľRNEK :

5 m. F

3 m. P=10 N

┼×ekildeki kald─▒ra├ž dengede oldu─čuna g├Âre, F ka├ž N┬ĺdur?

├ç├ľZ├ťM : F x X = P x Y

F x 5 = 10 x 3

5F = 30 ? F = 6 N olur.

├ľRNEK : Uzunlu─ču 2 m olan sa─člam bir ├žubu─čun ucunda 600 N a─č─▒rl─▒─č─▒nda y├╝k bulunmaktad─▒r. Y├╝kten 50 cm uza─ča ise destek yerle┼čtirilmi┼čtir. Bu durumda , ├žubu─čun di─čer ucuna en az ka├ž N┬ĺluk kuvvet uygulamal─▒y─▒z ki bu y├╝k├╝ kald─▒rabilelim?

├ç├ľZ├ťM : Soruyu ┼čekil ├╝zerine aktaracak olursak ;

200 cm F

P=600 N

50 cm

150 cm

┼×ekilde de g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi , ├žubuk 200 cm┬ĺlik oldu─čundan, destek ile kuvvet aras─▒ uzakl─▒k;

200 ┬ľ 50 = 150 cm olur.

Buna g├Âre ;

F . x = P . Y

F . 1,5 m = 600 . 0,5 m

F = 600 . = 200 N bulunur.

MAKARALAR

Sabit bir eksen ├╝zerinde d├Ânebilen cisimlere makara denir. ─░ki ├že┼čit makara vard─▒r;

1 ┬ľ Sabit Makara : D├Ânme ekseninden, bir noktaya ba─čl─▒ oldu─ču i├žin, y├╝k ile birlikte hareket etmeyen, sadece i┼č yapma kolayl─▒─č─▒ sa─člayan makaralard─▒r. Sabit makaralarda kuvvet kazanc─▒ yoktur.

F . r = P . r

F = P

Kuvvet = Y├╝k

P F

2 ┬ľ Hareketli Makara : Y├╝k ile birlikte hareket eden, hem i┼č yapma kolayl─▒─č─▒ hem de kuvvetten kazan├ž sa─člayan makaralard─▒r.

F F . 2r = P . r

F = P . r ? F = P

2r 2

PALANGALAR

Sabit ve hareketli makaralar─▒n, ├Âzel bir ┼čekilde ba─članmas─▒yla olu┼čturulan sistemdir.

Palangalarda kullan─▒lan makara say─▒s─▒ ve kuvvetin uygulan─▒┼č y├Ân├╝, kuvvet kazanc─▒n─▒ etkiler.

Kuvvet = Y├╝k

Makara say─▒s─▒

P P

F = P F = P

Makara say─▒s─▒ Makara say─▒s─▒ + 1

├ľRNEK : A┼ča─č─▒daki palanga dengede oldu─ču zaman , F kuvveti ka├ž N olur?

├ç├ľZ├ťM : Kuvvet a┼ča─č─▒

do─čru ve 4 makara oldu─ču i├žin ;

F = ?

F =

├ľRNEK : 200 N┬ĺ luk y├╝k├╝, 50 N┬ĺluk kuvvetle ├žeken bir ki┼či , y├╝k├╝ 10 m yukar─▒ kald─▒rmak i├žin, y├╝k├╝n ba─čl─▒ oldu─ču ipi ka├ž metre ├žekmelidir?

├ç├ľZ├ťM : Bu tip sorularda ├Ânce kuvvet kazanc─▒ bulunmal─▒d─▒r.

Kuvvet kazanc─▒ =

K.K. =

Kuvvet kazanc─▒ kadar yoldan kay─▒p olaca─č─▒ndan ;

Y├╝k├╝ 10 m ├žekmek i├žin 4 x 10 = 40 m ├žekilmelidir.

E─×─░K D├ťZLEM

─░ki ucu aras─▒nda y├╝kseklik fark─▒ bulunan y├╝zeylerdir.

E─čik d├╝zlemlerde yoldan kay─▒p, kuvvetten kazan├ž

vard─▒r.

h F

F = Kuvvet

P = Y├╝k

h = E─čik d├╝zlemin y├╝ksekli─či

L = E─čik d├╝zlemin boyu

kuvvet x kuvvet kolu = Y├╝k x y├╝k kolu

F x L = P x h

E─čik d├╝zlemin e─čimi = sin =

├ľRNEK : ┼×ekildeki e─čik d├╝zlemde, 600 N a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki y├╝k├╝ 8 m yukar─▒ ├ž─▒karmak i├žin uygulanmas─▒ gereken kuvvet ka├ž N┬ĺdur?

12 m 8 m

P = 600 N

├ç├ľZ├ťM :

F x L = P x h

F x 12 = 600 x 8

12 F = 4800

F = 400 N olur.

├ľRNEK :

Yukar─▒daki e─čik d├╝zlem yard─▒m─▒ ile 200 N a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki P y├╝k├╝ en az ka├ž N┬ĺluk kuvvet uygulayarak kald─▒r─▒labilir ? ( sin 30┬░ = )

├ç├ľZ├ťM :

sin = oldu─čundan

h =1 ve L =2 olarak d├╝┼č├╝nebiliriz. Bu durumda ;

F x L = P x h ba─č─▒nt─▒s─▒ndan,

F x 2 = 200 x 1 ? F = 100 N bulunur.

ÇIKRIK

Ayn─▒ eksen etraf─▒nda d├Ânebilen , yar─▒ ├žaplar─▒ farkl─▒ ve birbirine ba─čl─▒ olan iki silindirden meydana gelen sistemdir.

├ç─▒kr─▒klarda kuvvet b├╝y├╝k silindire ( ├ž─▒kr─▒k koluna ) uygulan─▒rken, y├╝k k├╝├ž├╝k silindire ba─čl─▒d─▒r.

Y r F

F x R = P x r

F = P x r

Kuvvet Kazanc─▒ = R

P F r

r = K├╝├ž├╝k silindirin yar─▒├žap─▒

R = B├╝y├╝k “” “”

├ľRNEK : K├╝├ž├╝k silindirin yar─▒├žap─▒n─▒n 6 cm. oldu─ču bir kuyu ├ž─▒kr─▒─č─▒ ile, 80 N a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki su kovas─▒n─▒ ├žekmek i├žin 16 N kuvvet uygulamak gerekiyor.

Buna g├Âre, bu ├ž─▒kr─▒─č─▒n k├╝├ž├╝k silindirinin yar─▒├žap─▒ ka├ž cm┬ĺdir?

├ç├ľZ├ťM : F . R = P . r

. R = 80 . 6

16 R = 4800 ? R = 30 cm.

D─░┼×L─░ ├çARKLAR VE KASNAKLAR

Di┼čli ├çarklar : Hareketi ileten, hareketin h─▒z─▒n─▒ ve y├Ân├╝n├╝ de─či┼čtirebilen sistemlerdir. Ayn─▒ ve ya z─▒t eksenli olabilirler.

1 ┬ľ Ayn─▒ Eksenli ( Merkezli ) Di┼čli ├çarklar :

Genel ├ľzellikleri :

1-Ayn─▒ y├Ânde d├Ânerler ve devir say─▒lar─▒ ayn─▒d─▒r.

2- ├çevresindeki kuvvetler, yar─▒├žaplar─▒ ile ters orant─▒l─▒d─▒r.

2 ┬ľ Farkl─▒ Eksenli ( Merkezli )Di┼čli ├çarklar:

Genel ├ľzellikleri :

1 ┬ľ Hareketi bir yerden ba┼čka bir yere iletir.

2 ┬ľ Hareketin h─▒z─▒n─▒ ve y├Ân├╝n├╝ de─či┼čtirir.

3 ┬ľ Di┼člilerdeki di┼č say─▒s─▒ yar─▒├žaplar─▒ ile do─čru orant─▒l─▒d─▒r.

4 ┬ľ Di┼člilerin birim zamandaki d├Ân├╝┼č say─▒lar─▒, yar─▒├žaplar─▒ ile ters orant─▒l─▒d─▒r.

n1 . r1 = n2 . r2 veya n1 . f1 = n2 . f2 form├╝l├╝ kullan─▒l─▒r

n1 : K├╝├ž├╝k ├žark─▒n devir say─▒s─▒

n2 : B├╝y├╝k ├žark─▒n devir say─▒s─▒

r1 : K├╝├ž├╝k ├žark─▒n yar─▒├žap─▒

r2 : B├╝y├╝k ├žark─▒n yar─▒├žap─▒

f1 : K├╝├ž├╝k ├žark─▒n di┼č say─▒s─▒

f2 : B├╝y├╝k ├žark─▒n di┼č say─▒s─▒

├ľRNEK : Bir bisikletin pedal di┼člisi 90 , arka teker di┼člisi 30 di┼če sahiptir. Bu bisikletin arka tekerle─činin tam bir tur d├Ânmesi i├žin, pedal─▒n─▒n ka├ž kez d├Ânmesi gerekir?

├ç├ľZ├ťM : Arka tekerle─čin 1 tam d├Ânmesi i├žin, ona ba─čl─▒ olan di┼čli ├žark─▒n da bir tam tur d├Ânmesi gerekir. Bu durumda ;

n1 . f1 = n2 . f2

n1 . 90 = 1 . 30

n1 = 30 / 90 = 1 / 3 tur d├Ânmesi gerekir.

├ľRNEK :

I II III

┼×ekildeki sistemde r1 = 60cm , r2 = 50cm , r3 = 40cm┬ĺdir. III. ├çark ok y├Ân├╝nde 3 tur d├Ânerse, I. ├žark hangi y├Ânde ka├ž tur d├Âner?

├ç├ľZ├ťM :

n3 . r3 = n1 . r1

3 . 40 = n1 . 60

120 = 60 n1

n1 = 2 tur d├Âner. D├Ân├╝┼č y├Ân├╝ ise ;

III. II. I. ┼×eklindedir.

Yani I. ├çark , III. ├çarkla ayn─▒ y├Ânde ve 2 tur d├Âner.

KASNAKLAR

Kasnaklarda di┼čli ├žarklardan farkl─▒ olan, di┼člerinin olmay─▒┼č─▒d─▒r.Ayr─▒ca kasnaklar ayn─▒ ve z─▒t y├Ânde hareket edebilirler ;

Ayn─▒ y├Ânl├╝ hareket Z─▒t y├Ânl├╝ hareket

├ľRNEK :

3r 2r

II

r I

Kay─▒┼čla birle┼čtirilmi┼č X,Y,Z,T makaralar─▒n─▒n yar─▒├žaplar─▒ s─▒rayla r,r,3r,2r ve Y makaras─▒ Z ├╝zerine per├žinlenmi┼čtir. X makaras─▒ ok y├Ân├╝nde 6 d├Ânme yaparsa T makaras─▒ hangi y├Ânde ka├ž d├Ânme yapar ?

├ç├ľZ├ťM : ├ľnce d├Ân├╝┼č y├Ânlerini bulal─▒m ;

Z ve Y makaralar─▒ ayn─▒ merkezli olduklar─▒ i├žin ayn─▒ y├Ânde d├Ânerler. Z ve Y makaralar─▒ X makaras─▒ ile do─čru ba─čland─▒klar─▒ i├žin onlar da X┬ĺin d├Ând├╝─č├╝ y├Ânde d├Ânerler. Y ve T ├žapraz ba─čland─▒klar─▒ i├žin d├Ânme y├Ânleri ters olur. T makaras─▒ X┬ĺin tersi y├Ân├╝nde yani II y├Ân├╝nde d├Âner.

D├Ân├╝┼č say─▒lar─▒na gelince ;

r yar─▒├žapl─▒ X makaras─▒ 6 tur d├Ân├╝nce , ona kay─▒┼čla ba─čl─▒ olan 3r yar─▒├žapl─▒ Z makaras─▒ ;

nx . rx = nz . rz

6 . r = nz . 3r ? nz = 2 tur olur.

Z makaras─▒ 2 tur d├Ând├╝─č├╝ zaman ayn─▒ merkezli olan Y de 2 tur d├Âner. Y 2 tur d├Ând├╝─č├╝nde T nin d├Ân├╝┼č say─▒s─▒ ;

ny . ry = nt . rt

2 . r = nt . 2r ? nt = 1 tur olur.

Sonu├ž olarak , T makaras─▒ II y├Ân├╝nde 1 d├Ânme yapar.

V─░DA

iki y├╝zeyi birbirine ba─člamakta kullan─▒lan ve bir silindir ├╝zerine sar─▒lm─▒┼č e─čik d├╝zlemdir.

a a = Vida ad─▒m─▒

L = Vida kolu uzunlu─ču

F . 2 ? . L = P . a

Genel ├ľzellikleri :

1 ┬ľ Vidalarda kuvvetten kazan├ž, yoldan kay─▒p vard─▒r.

2 ┬ľ Kuvvet kazanc─▒ kadar yoldan kay─▒p vard─▒r.

3 ┬ľ Vida kolu bir tam d├Ânme yap─▒nca ( 360┬░ ) , vida 1 ad─▒m ilerler. Yani, bir tam tur d├Ând├╝r├╝len vidan─▒n alaca─č─▒ yol ( Cisme girece─či derinlik ) vida ad─▒m─▒ kadard─▒r.

├ľRNEK : Vida ad─▒m─▒ 0,5 mm olan bir vida, kal─▒nl─▒─č─▒ 4 cm olan tahtaya tamamen bat─▒r─▒lmak isteniyor. Bunun i├žin vida kolu ka├ž tur d├Ând├╝r├╝lmelidir ?

├ç├ľZ├ťM : Bu tip sorular─▒ ├ž├Âzerken ├Âncelikli yapmam─▒z gereken birimler aras─▒ndaki uyumu sa─člamakt─▒r. Bunun i├žin de ya mm┬ĺyi cm┬ĺye, ya da cm┬ĺyi mm┬ĺye ├ževirmeliyiz.

4 cm = 40 mm

R I YOL :Vida kolunun bir tam tur d├Ânmesiyle vida 1 ad─▒m ilerleyece─činden ;

1 turda 0,5 mm ilerlerse

x 40 mm

x = 40 : 0,5 = 80 tur d├Ânmesi gerekir.

R II YOL :

Yol = D├Ânme say─▒s─▒ x vida ad─▒m─▒

40 mm = D├Ânme say─▒s─▒ x 0,5 mm

D├Ânme say─▒s─▒ = tur d├Ânmelidir.

ÇALISMA NOTLARI

………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………

├ç├ľZ├ťML├ť KONU TEST─░

Bu testin amac─▒ , konuyu tarayarak konu tekrar─▒n─▒ sa─člamak ve ├Â─črenilen bilgileri peki┼čtirmektir. Bilgi eksikliklerinizi gidermeniz i├žin , test bitiminde sorular─▒n ├ž├Âz├╝mleri verilmi┼čtir.

├ľRNEK 1 .

16 newtonluk bir cisim ┼čekildeki gibi dengelenmi┼čtir. Makaralar─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ ve s├╝rt├╝nmeler ├Ânemsiz oldu─čuna g├Âre F kuvveti ka├ž newtondur ?

A ) 4 B ) 6

C ) 8 D ) 16

├ľRNEK 2 .

┼×ekildeki makara d├╝zene─či dengededir. Makaralar─▒n her birinin a─č─▒rl─▒─č─▒ 2 N oldu─čuna g├Âre F kuvveti ka├ž N┬ĺ dur ?

( S├╝rt├╝nme yok )

A ) 4 B ) 5

C ) 6 D ) 7

├ľRNEK 3 .

┼×ekildeki d├╝zenekte F kuvveti a┼ča─č─▒ do─čru 6 m giderse, P y├╝k├╝ ka├ž metre y├╝kselir ?

A ) 2 B ) 3

C ) 6 D ) 12

├ľRNEK 4 . Bir apartman─▒n 8. kat─▒nda ├žal─▒┼čan in┼čaat i┼č├žisi, bulundu─ču kata yerde duran 200 kgf a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki y├╝k├╝ ├ž─▒karmak istemektedir. ─░┼č├ži bulundu─ču yerde en fazla 40 kgf uygulayabildi─čine g├Âre, kullanaca─č─▒ palangan─▒n makara say─▒s─▒ en az ka├ž tane olmal─▒d─▒r ?

A ) 4 B ) 5 C ) 6 D ) 8

├ľRNEK 5 . Bir palanga ile, y├╝k├╝ 30 cm yukar─▒ya kald─▒rmak i├žin, kuvvetin uyguland─▒─č─▒ ipin 150 cm ├žekilmesi gerekti─čine g├Âre y├╝k├╝n a─č─▒rl─▒─č─▒ kuvvetin ka├ž kat─▒d─▒r ?

A ) 3 B ) 4 C ) 5 D ) 8

├ľRNEK 6 .

Bir kald─▒ra├žta 50 N luk y├╝k 20 N luk bir kuvvetle kald─▒r─▒l─▒yor.

├çubu─čun a─č─▒rl─▒─č─▒ ├Ânemsiz oldu─čuna g├Âre destek nereye konmal─▒d─▒r ?

A ) M da B ) O da

C ) K da D ) L de

├ľRNEK 7 .

E┼čit b├Âlmeli a─č─▒rl─▒ks─▒z bir KL ├žubu─ču ┼čekildeki gibi dengededir. Buna g├Âre oran─▒ nedir ?

A ) B ) C ) D ) 2

├ľRNEK 8 . Boyu 20 cm olan bir civatan─▒n vida ad─▒m─▒ 4mm┬ĺdir. Civatan─▒n bir a─čaca tam olarak g├Âm├╝lebilmesi i├žin ka├ž kez d├Ând├╝r├╝lmesi gerekir ?

A ) 25 B ) 50 C ) 80 D ) 200

├ľRNEK 9 . Bir vida 10 d├Ânme yap─▒nca 5 cm yol al─▒yor. Bu vidan─▒n vida ad─▒m─▒ ka├ž mm┬ĺdir ?

A ) 2 B ) 5 C ) 10 D ) 50

├ľRNEK 10 .

4r ve 2r yar─▒ ├žapl─▒ di┼člilerin merkezine r yar─▒ ├žapl─▒ silindir kaynak yap─▒lm─▒┼čt─▒r. 4r yar─▒ ├žapl─▒ di┼čli ok y├Ân├╝nde d├Ând├╝r├╝lerk P1 cismi 1 metre y├╝kseltiliyor. Bu s├╝rede P2 nin hareketi i├žin ne s├Âylenebilir ?

A ) 1 m y├╝kselir. B ) 2 m y├╝kselir.

C ) 1 m al├žal─▒r. D ) 2 m al├žal─▒r.

├ľRNEK 11 . Pedal di┼člisi 60, arka tekerlek di┼člisi 12 olan bir bisikletin arka tekerle─činin tam bir tur yapmas─▒ i├žin pedal ka├ž defa d├Ând├╝r├╝lmelidir ?

A ) 5 B ) C ) 6 D )

├ľRNEK 12 .

r yar─▒ ├žapl─▒ tekerlek 3r yar─▒ ├žapl─▒ tekerlek ├╝zerine per├žinlenmi┼čtir. O noktas─▒ndan ge├žen d├Ânme ekseni s├╝rt├╝nmesiz oldu─čuna g├Âre oran─▒ nedir ?

( Cisim dengededir. )

A ) B ) 1 C ) 2 D ) 3

├ľRNEK 13 .

┼×ekildeki ├ž─▒kr─▒k sisteminde P y├╝k├╝n├╝n sar─▒ld─▒─č─▒ silindirin yar─▒ ├žap─▒ r, Kuvvetin uyguland─▒─č─▒ silindirin yar─▒ ├žap─▒ ise 3r dir.Sistem dengede oldu─čuna g├Âre oran─▒ nedir ?

A ) B ) C ) 1 D ) 3

├ľRNEK 14 .

┼×ekildeki kasnaklardan K ve L birlikte d├Ânmektedir. M kasna─č─▒ 3 d├Ânme yaparsa K kasna─č─▒ ka├ž d├Ânme yapar ?

A ) 8 B ) 6 C ) 4 D ) 3

├ľRNEK 15 .

┼×ekildeki di┼člinin yar─▒ ├žap─▒ 2r, di┼čli ├╝zerine per├žinlenmi┼č makaran─▒n yar─▒ ├žar─▒ da r dir. Di┼čli K┬ĺdan L┬ĺye d├Ânerek giderse, P y├╝k├╝ ka├ž cm y├╝kselir ?

A ) 15 B ) 30 C ) 45 D ) 60

├ľRNEK 16 .

Yar─▒ ├žaplar─▒ ┼čekildeki gibi belirtilen X,Y ve Z tekerleri kay─▒┼člarla birbirine ba─članm─▒┼čt─▒r. X tekeri bir tam d├Ânme yapt─▒─č─▒nda,Z tekeri 2 tam d├Ânme yap─▒yor.

Y tekerinin yar─▒ ├žap─▒ yar─▒ya indirilirse, X bir tam d├Ânme yapt─▒─č─▒nda, Z ka├ž tam d├Ânme yapar?

A ) B ) 1 C ) 2 D ) 4

├ľRNEK 17 .

P1, P2 cisimleri ┼čekildeki gibi dengededir. E─čik d├╝zlemin oran─▒ t├╝r.P1 cismi

6 N oldu─čuna g├Âre P2 cismi ka├ž N┬ĺdur ?

( Makaran─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ ve s├╝rt├╝nme ├Ânemsenmeyecektir. )

A ) 1,5 B ) 3 C ) 6 D ) 8

├ľRNEK 18 .

┼×ekildeki s├╝rt├╝nmesiz e─čik d├╝zlemde bulunan P y├╝k├╝ 30 N a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki G y├╝k├╝ ile dengelenmi┼čtir. Buna g├Âre P y├╝k├╝ ka├ž N┬ĺdur ?

( Sin 30 = )

A ) 60 B ) 50 C ) 40 D ) 30

├ľRNEK 19 .

Yukar─▒daki sistemde AB ve CD ├žubuklar─▒ t├╝rde┼č olup, e┼čit b├Âlmelidir. Sistemdeki ├žubuklar─▒n her ikisi de yere paralel durdu─čuna g├Âre X ka├žt─▒r ?

( ├çubuklar─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ ihmal edilecektir. )

A ) 5 B ) 10 C ) 15 D ) 20

( 1992 FL )

├ľRNEK 20 .

┼×ekildeki sistemde AB =300 cm ve OB = 270 cm┬ĺdir.

Buna g├Âre F2 kuvveti ka├ž Newton olur ?

A ) 30 B ) 25 C ) 10 D ) 5

├ç├ľZ├ťMLER

├ç├ľZ├ťM 1 . Bu tip sorularda ├ž├Âz├╝m yap─▒l─▒rken bir u├žtan ba┼člay─▒p sona do─čru gitmek en garanti yoldur. Biz de ├ž├Âz├╝me y├╝kten ba┼člayal─▒m.

16 N┬ĺluk P y├╝k├╝ 2 iple, bir ba┼čka ifadeyle hareketli makarayla dengelenmi┼čtir.

Hareketli makaralarda

F = oldu─čundan ;

F = N olur.

Di─čer makara sabit oldu─čundan herhangi bir kazan├ž sa─člamaz. O y├╝zden F = 8 N olur.

Do─čru cevap ( C ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 2 .

┼×ekildeki makaralar─▒ numaraland─▒racak olursak ; 2 ve 3 nolu makaralar “hareketli”, 1 nolu makara ise “sabittir.” Bizden F kuvvetini istedi─či i├žin, yine i┼čleme a┼ča─č─▒dan ba┼člayal─▒m.

NOT : Makara a─č─▒rl─▒klar─▒, hesaplamalarda sadece hareketli makaralarda dikkate al─▒n─▒r.

┬Č En alttaki makaraya a┼ča─č─▒ do─čru kendi a─č─▒rl─▒─č─▒ ve makara a─č─▒rl─▒─č─▒ etki etti─činden ;

10 + 2 = 12 N olur.

Makara hareketli oldu─ču i├žin ;

12 :2 = 6 N dur.

┬Č 2 nolu makara da hareketlidir. O y├╝zden alttan etki eden kuvvetin yan─▒ s─▒ra kendi a─č─▒rl─▒─č─▒ da hesaba kat─▒l─▒r ;

6 + 2 = 8 N olur. Hareketli oldu─ču i├žin kuvvetten yar─▒ yar─▒ya kazan├ž sa─člayaca─č─▒ndan ;

8 : 2 = 4 N dur.

┬Č 2 numaral─▒ makara 3 numaral─▒ sabit makaraya ba─čl─▒d─▒r. Sabit makaralarda kuvvet kazanc─▒ olmad─▒─č─▒ i├žin

F = 4 N dur.

Do─čru cevap ( A ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 3 . Basit makinalarda kuvvet kazanc─▒ kadar yoldan kay─▒p vard─▒r. O y├╝zden bu soruda ├Ânce kuvvet kazanc─▒n─▒ bulmam─▒z gerekir.

┼×ekle bak─▒ld─▒─č─▒nda palangan─▒n iki makaral─▒ ve kuvvetin y├Ân├╝n├╝n a┼ča─č─▒ do─čru oldu─ču g├Âr├╝l├╝r.Bu durumda ;

F = ba─č─▒nt─▒s─▒ kullan─▒l─▒r. Ba─č─▒nt─▒dan da anla┼č─▒laca─č─▒ gibi, P y├╝k├╝n├╝n yar─▒s─▒ kadarl─▒k bir kuvvetle y├╝k yukar─▒ ├žekilir. Yani ;

Kuvvet kazanc─▒ = dir. Kuvvet kazanc─▒n─▒n 2 olmas─▒yla yol kayb─▒ da 2 olaca─č─▒ndan, F kuvveti 6 m yol ald─▒─č─▒nda P y├╝k├╝ 3 m yukar─▒ ├ž─▒kacakt─▒r.

Do─čru cevap ( B ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 4 . ─░┼č├ži y├╝k├╝ 8. kata ├ž─▒karmak istiyor yani uygulanan kuvvetin y├Ân├╝ yukar─▒ya do─črudur. Bu durumda ;

ba─č─▒nt─▒s─▒ kullan─▒l─▒r.

40 M.S.x 40 = 200

40 M.S. = 200 ┬ľ 40

40 M.S. = 160

M.S. adet

Do─čru cevap ( A ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 5 .

Kuvvetin ald─▒─č─▒ yolun y├╝k├╝n ald─▒─č─▒ yola oran─▒ bize yol kayb─▒n─▒ verecektir.

Yol kayb─▒ 5 oldu─čuna g├Âre kuvvet kazanc─▒ da 5 demektir.

KK = ba─č─▒nt─▒s─▒ndan da anla┼č─▒laca─č─▒ gibi, P y├╝k├╝ F kuvvetinden 5 kat daha b├╝y├╝kt├╝r.

Do─čru cevap ( C ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 6 . Kald─▒ra├žlar i├žin genel ba─č─▒nt─▒ ;

Y├╝k x Y├╝k kolu = Kuvvet x Kuvvet kolu

50 . X = 20 . Y ? 50 X = 20 Y

Bu durumda X 1 iken Y 2,5 olur. ├çubuk 7 e┼čit par├žadan olu┼čtu─ču i├žin ;

X 2 birim , Y de 5 birim olmal─▒d─▒r.

Do─čru cevap ( C ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 7 .

Y├╝k x y├╝k kolu = kuvvet x kuvvet kolu

P . 2 = F . 4

P = 2F

bulunur.

Do─čru cevap ( C ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 8 .

Yol = d├Ânme say─▒s─▒ x vida ad─▒m─▒

Vida ad─▒m─▒ = 4mm = 0,4 cm

D├Ânme say─▒s─▒ olur.

Do─čru cevap ( B ) se├žene─čidir.

NOT : Vida ile ilgili sorularda genelde birimler birbirine uyumsuz sorulmaktad─▒r. Do─čru sonuca ula┼čmak i├žin birimler aras─▒ndaki uyum mutlaka sa─članmal─▒d─▒r.

├ç├ľZ├ťM 9 .

Yol = D├Ânme say─▒s─▒ x vida ad─▒m

5 cm = 10 x vida ad─▒m─▒

vida ad─▒m─▒ = cm.

bize mm cinsinden sordu─ču i├žin ;

0,5 cm = 5 mm

Do─čru cevap ( B ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 10 .

┼×ekilde de g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi di┼čliler ters y├Ânde d├Ânerler. Bu durumda P1 y├╝kselirken P2 al├žal─▒r. K├╝├ž├╝k di┼člinin yar─▒ ├žap─▒ b├╝y├╝k di┼člinin yar─▒ ├žap─▒n─▒n yar─▒s─▒na e┼čit oldu─čundan, d├Ânme say─▒s─▒ 2 kat─▒d─▒r. ─░plerin ba─čl─▒ oldu─ču silindirlerin yar─▒ ├žaplar─▒ e┼čit oldu─čundan ├ževreleri de e┼čittir. Ama onlar─▒n ba─čl─▒ oldu─ču di┼člilerin d├Ân├╝┼č say─▒lar─▒ dolay─▒s─▒yla da iplerin ba─čl─▒ oldu─ču silindirlerin d├Ân├╝┼č say─▒lar─▒ da farkl─▒ olur. Buna g├Âre, P1 1m y├╝kselirken P2 2m al├žal─▒r.

Do─čru cevap (D ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 11 . Arka tekerle─čin bir tam tur d├Ânmesi i├žin, ayn─▒ eksenli arka di┼člini de bir tam tur d├Ânmesi gerekir.

NOT : Di┼člilerde yar─▒ ├žap ve di┼č say─▒s─▒ birbirinin yerine kullan─▒labilir.

n1 = Pedal─▒n tur say─▒s─▒

r1 = Pedal─▒n di┼č say─▒s─▒

n2 = Arka di┼člinin tur say─▒s─▒

r2 = Arka di┼člinin di┼č say─▒s─▒

n1 . r1 = n2 . r2

n1 . 60 = 1 . 12

n1 = tur d├Ând├╝r├╝lmelidir.

Do─čru cevap ( B ) se├žene─či.

├ç├ľZ├ťM 12 .

F . R = P . r

F . 2r = P . r

P = 2F

bulunur.

Do─čru cevap ( C ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 13 .

F . R = P . r

F .3r = P . r

3F = P

bulunur.

Do─čru cevap ( D ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 14 .

D├Ânme say─▒s─▒ yar─▒ ├žap ile ters orant─▒l─▒d─▒r.

M 3 tam tur d├Ânerse,

K 6 tam d├Ânme yapar.

K ile L ayn─▒ merkezli olduklar─▒ndan, d├Ân├╝┼č y├Ânleri ve say─▒lar─▒ da ayn─▒ olur. Yani L de 6 tam tur d├Âner.

Do─čru cevap ( B ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 15 .

Bu tip sorular─▒ ├ž├Âzerken olaylar─▒ ├žok iyi g├Âr├╝p, baz─▒ kavramlara de─čer verilmelidir. ├ľrne─čin 2r yar─▒ ├žapl─▒ di┼člinin ├ževresine 10 cm dersek , r yar─▒ ├žapl─▒ makaran─▒n ├ževresi de 5 cm olur.

Di┼čli 60 cm┬ĺlik yolu 6 tam turda giderse, ayn─▒ eksenli olan r yar─▒ ├žapl─▒ makara da 6 tam turda gider.

┬Č 6 tam tur sonunda makara ├╝zerine 30 cm ip sar─▒l─▒r. ( ├çevresini 5 cm kabul etti─čimizden dolay─▒ )

┬Č K dan L ye gelirken de ipi 60 cm ├žeker.

Yani ipi , ilerlerken + d├Ânerken = 90 cm ├žeker

P y├╝k├╝n├╝n ne kadar yol alaca─č─▒na gelince :

P y├╝k├╝ ┼čekilde de g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi hareketli bir makaraya ba─članm─▒┼čt─▒r ve hareketli makaralarda yoldan yar─▒ yar─▒ya kay─▒p vard─▒. Bu durumda, y├╝k├╝n ba─čl─▒ oldu─ču ip 90 cm ├žekildi─činde y├╝k, yol al─▒r.

Do─čru cevap ( C ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 16 .

┼×ekilde Y tekeri d├Ânme hareketini iletmekle g├Ârevlidir. X ve Z tekerlerinin birbirine g├Âre d├Ân├╝┼č say─▒lar─▒n─▒ etkilemez. O nedenle Z tekeri de 2 tam tur d├Ân├╝┼č yapar. Biraz daha a├ž─▒klarsak ; X┬ĺin 1 turluk d├Ân├╝┼č├╝ne kar┼č─▒l─▒k,

Y = R iken, Y 4 tur ve Z 2 tur d├Âner.

Y = R iken , Y 8 tur ve Z yine 2 tur d├Âner.

Do─čru cevap ( C ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 17 .

─░pi geren kuvvet F ise :

F = P1.

F = = 4N olur.

Y├╝k├╝n ba─čl─▒ oldu─ču makara hareketli oldu─čundan, bir ba┼čka ifadeyle makaray─▒ 2F┬ĺlik kuvvet gengeledi─činden ;

P2 = F +F

P2 = 4 + 4 = 8 N olur.

Do─čru cevap ( D ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 18 . 17. soruyla bu sorunun ├ž├Âz├╝m mant─▒─č─▒ ayn─▒d─▒r. Bu tip sorular─▒ ayr─▒ca ┼ču mant─▒kla da ├ž├Âzebiliriz :

E─čim = sin oldu─čundan ,

den h = 1 ve L = 2 d├╝┼č├╝nebiliriz.

G y├╝k├╝n├╝n uygulad─▒─č─▒ 30N┬ĺluk kuvveti direkt olarak P y├╝k├╝n├╝ dengeleyen F kuvveti olarak d├╝┼č├╝nebiliriz. Bu durumda ;

F . L = P . h

30 . 2 = P .1

P = 60 N bulunur.

II YOL : F = P . sin30 ( Denge ┼čart─▒ )

30 = P .

P = 60N bulunur.

Do─čru cevap ( A ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 19 .

CD ve AB ├žubuklar─▒n─▒ ayr─▒ ayr─▒ birer kald─▒ra├ž olarak g├Ârebiliriz. Burada T1┬ĺi CD ├žubu─ču i├žin ve T2┬ĺyi de AB ├žubu─ču i├žin destek noktas─▒ olarak d├╝┼č├╝necek olursak ,

CD ├žubu─ču i├žin ;

F . x = P . y

5 . 2 = Y . 4

4Y = 10

Y = 2,5 kg olur.

T1 , CD┬ĺye as─▒l─▒ bulunan 5 kg ve Y┬ĺnin dengeleyicisi durumunda oldu─čundan :

T1 = 5 + 2,5 = 7,5

AB ├žubu─ču i├žin ;

T1 . 4 = X . 2

7,5 . 2 = 2 . X

30 = 2X ? X = 15 kg bulunur

Do─čru cevap ( C ) se├žene─čidir.

├ç├ľZ├ťM 20 .

1. ADIM : AB ├žubu─čunu dengeleyen kuvveti bulal─▒m :

Y├╝k . y├╝k kolu = Kuvvet . Kuvvet kolu

90 . ( 300- 270 ) = 270 . X

90 . 30 = 270X

X =

Makaralar─▒n her ikisi de sabit oldu─čundan herhangi bir kuvvet kazanc─▒ s├Âz konusu de─čildir. Bu nedenle ,

X = F2 = 10 N olur.

Do─čru cevap ( C ) se├žene─čidir.

TEST 1

1 .

P y├╝k├╝ ├╝├ž sistemde ┼čekildeki gibi dengede oldu─čuna g├Âre, F1, F2 ve F3 kuvvetleri aras─▒nda nas─▒l bir ba─č─▒nt─▒ vard─▒r?

A) F1F2=F3

C) F1=F2=F3 D) F1=F2>F3

2 .

┼×ekildeki kald─▒ra├žta = 4 oldu─čuna g├Âre 80┬áN┬ĺluk y├╝k├╝ kald─▒rabilen en k├╝├ž├╝k F kuvveti de─čeri ka├ž N┬ĺdur?

A) 40 B) 32 C) 20 D) 16

3 .

┼×ekildeki e┼čit b├Âlmeli homojen ├žubu─čun a─č─▒rl─▒─č─▒ P ve F kuvveti ile dengededir. Buna g├Âre F kuvveti ka├ž P┬ĺdir?

A) 10P B) 8P C) 6P D) 4P

4 .

┼×ekildeki sistemde P y├╝k├╝n├╝n 72 cm y├╝kselmesi i├žin B di┼člisi hangi y├Ânde ka├ž defa d├Ânmelidir?

A ) I y├Ân├╝nde bir defa

B ) I y├Ân├╝nde iki defa

C ) II y├Ân├╝nde bir defa

D ) II y├Ân├╝nde iki defa

5 .

┼×ekildeki palangalarda P1 ve P2 y├╝kleri ayn─▒ F kuvveti ile dengelendi─čine g├Âre oran─▒ ka├žt─▒r? (S├╝rt├╝nme ve makara a─č─▒rl─▒klar─▒ ihmal edilecektir.)

A) 1 B) 2 C) D)

6 .

A, B ve C kasnaklar─▒ ┼čekildeki gibi birbirine ba─članarak A kasna─č─▒ ok y├Ân├╝nde 2 tur d├Ând├╝r├╝l├╝rse C kasna─č─▒ hangi y├Ânde ka├ž tur d├Âner?

I y├Ân├╝nde 8 tur.

I y├Ân├╝nde 4 tur.

II y├Ân├╝nde 8 tur.

II y├Ân├╝nde 4 tur.

7 . ┼×ekildeki palanga sisteminde kullan─▒lan her bir makaran─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ 10 N dir. Bu sistemde 80 N a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki y├╝k├╝ makaralarla birlikte dengeleyen kuvvet F1, makara a─č─▒rl─▒klar─▒ ├Ânemsenmedi─činde dengeleyen kuvvette F2┬ĺdir. Buna g├Âre oran─▒ nedir?

A) 1 B) C) D )

8.

Makara a─č─▒rl─▒klar─▒ ve s├╝rt├╝nmelerin ├Ânemsenmedi─či ┼čekildeki sistemde 80 N luk y├╝k├╝ dengeleyen F kuvveti ka├ž N dur?

A) 40 B) 30 C) 20 D) 10

9 .

┼×ekildeki sistem dengede oldu─čuna g├Âre F/P oran─▒ ka├žt─▒r? ( S├╝rt├╝nme, makara ve ├žubuk a─č─▒rl─▒─č─▒ ├Ânemsizdir.)

A) B) C) 4 D) 5

10 .

┼×ekildeki sistem dengede oldu─čuna g├Âre oran─▒ ka├žt─▒r ?

A ) B ) C ) 2 D ) 3

11 .

┼×ekildeki makara sisteminde P y├╝k├╝n├╝n 108 cm a┼ča─č─▒ inmesi i├žin A makaras─▒ hangi y├Ânde ka├ž defa d├Ând├╝r├╝lmelidir ?

( r = 3 cm , r = , p=3)

A ) I y├Ân├╝nde 3 defa

B ) I y├Ân├╝nde 6 defa

C ) II y├Ân├╝nde 3 defa

D ) II y├Ân├╝nde 6 defa

12 . Ad─▒m─▒ 0,5 mm olan vida 50 defa d├Ând├╝r├╝l├╝rse tahtaya tamamen g├Âm├╝ld├╝─č├╝ne g├Âre vidan─▒n boyu ka├ž cm┬ĺdir ?

A ) 0,1 B ) 10 C ) 2,5 D ) 25

13 . 2 cm boyundaki vida 20 d├Ân├╝┼č sonunda, tahtaya tamamen girdi─čine g├Âre bu vidan─▒n ad─▒m─▒ ka├ž mm┬ĺdir ?

A ) 2 B ) 1,5 C ) 1 D ) 0,5

14 .

┼×ekildeki sistemde A kasna─č─▒ ok y├Ân├╝nde 4 tam tur d├Ânerse C kasna─č─▒ hangi y├Ânde ka├ž tur d├Âner ?

A ) A ile ayn─▒ y├Ânde 8 tur.

B ) A ile z─▒t y├Ânde 8 tur.

C ) A ile ayn─▒ y├Ânde 12 tur.

D ) A ile z─▒t y├Ânde 12 tur.

15 .

A─č─▒rl─▒klar─▒ 40 N olan makaralarla olu┼čturulan ┼čekildeki sistem dengede oldu─čuna g├Âre, F kuvveti ka├ž N┬ĺdur ?

A ) 120 B ) 100 C ) 80 D ) 60

16 . A┼ča─č─▒da verilen basit makinalardan hangisinde yaln─▒zca kuvvetin y├Ân├╝ de─či┼čtirilerek i┼č yapmada kolayl─▒k sa─član─▒r ?

A ) Hareketli makara B ) Çıkrık

C ) Sabit makara D ) E─čik d├╝zlem

17. Basit makinalarla ilgili a┼ča─č─▒da verilen yarg─▒lardan hangisi yanl─▒┼čt─▒r ?

A ) Kuvvetten kazan├ž sa─član─▒r.

B ) Y├╝kten kazan├ž sa─član─▒r.

C ) Yoldan kazan├ž sa─član─▒r.

D ) ─░┼čten kazan├ž sa─član─▒r.

18 . I ┬ľ Terzi makas─▒

II ┬ľ Soba ma┼čas─▒

III ┬ľ Kerpeten

IV ┬ľ El arabas─▒

Yukar─▒da verilen basit makinalardan hangileri tek tarafl─▒ kald─▒ra├žt─▒r ?

A ) Yaln─▒z I B ) I ve II

C ) II ve IV D ) II ve III

19 . A┼ča─č─▒daki basit makinalardan hangisinde kuvvetten ve yoldan kazan├ž yoktur ?

A ) Sabit makara B ) Hareketli makara

C ) Çıkrık D ) Palanga

20 . I ┬ľ Hareketli makaralarda harcanan kuvvet, kald─▒r─▒lan y├╝ke e┼čittir.

II ┬ľ Hareketli makaralarda kuvvetten kazan─▒l─▒p, yoldan kaybedilir.

III ┬ľ Hareketli makaralarda y├╝k├╝n a─č─▒rl─▒─č─▒ G ise, kuvvet G/2 olur.

Yukar─▒da verilen bilgilerden hangisi veya hangileri do─črudur ?

A ) Yaln─▒z II B ) II ve III

C ) Yaln─▒z I D ) I , II ve III

TEST 2

1 . Bir ├ž─▒kr─▒kta ipin sar─▒ld─▒─č─▒ silindirin yar─▒ ├žap─▒ 0,4 m, ├ž─▒kr─▒k kolunun uzunlu─ču 0,6 m┬ĺdir. Bu ├ž─▒kr─▒kla 90 N┬ĺluk y├╝k├╝ ├ž─▒karmak i├žin en az ka├ž N┬ĺluk kuvvet harcanmal─▒d─▒r ?

( ─░pin a─č─▒rl─▒─č─▒ ve s├╝rt├╝nme ihmal edilecek )

A ) 50 B ) 60 C ) 80 D ) 90

2 . Birbirini d├Ând├╝ren ve ├žaplar─▒n─▒n oran─▒ olan iki di┼čli ├žarktan k├╝├ž├╝─č├╝ 4 devir yaparsa, b├╝y├╝─č├╝ ka├ž devir yapar ?

A ) B ) 1 C ) 2 D ) 4

3 . 40 N┬ĺluk bir y├╝k├╝ 10 N┬ĺluk kuvvetle 3 metre y├╝kse─če ├ž─▒karmak i├žin kullan─▒lacak e─čik d├╝zlemin boyu ka├ž metre olmal─▒d─▒r ?

A ) 3 B ) 8 C ) 10 D ) 12

4 .

P y├╝k├╝ ├ž─▒kr─▒k ve kald─▒ra├žta dengededir.

F1 = 12N oldu─čuna g├Âre , F2 ka├ž N dur?

A ) 2 B ) 4 C )6 D ) 8

5 .

P y├╝k├╝ 3 ┼čekilde de dengededir. Buna g├Âre a┼ča─č─▒dakilerden hangisi do─črudur ?

( Makaralar a─č─▒rl─▒ks─▒zd─▒r. )

A ) F1 = F2 = F3 B ) F1 > F2 > F3

C ) F1 < F2 < F3 D ) F1 = F2 < F3

6 . ┼×ekildeki X ├žark─▒n─▒n di┼č say─▒s─▒ 10, Y ├žark─▒n─▒n di┼č say─▒s─▒ 40 ve Z ├žark─▒n─▒n di┼č say─▒s─▒ 20┬ĺdir. X ├žark─▒ I y├Ân├╝nde 4 tam devir yaparsa Z ├žark─▒ hangi y├Ânde ka├ž devir yapar?

Y├Ân├╝ Devir say─▒s─▒

A ) I 2

B ) II 4

C ) II 2

D ) I 4

7 .

┼×ekildeki sistem dengede oldu─čuna g├Âre F1, F2 ve F3 kuvvetlerinin b├╝y├╝kl├╝kleri aras─▒nda nas─▒l bir ili┼čki vard─▒r ? ( E┼čit b├Âlmeli homojen ├žubu─čun ve makaralar─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ ├Ânemsizdir. )

A ) F1 > F2 = F3 B ) F1 = F2 = F3

D ) F3 > F1 = F2 D ) F1 > F2 > F3

8 . ┼×ekildeki d├╝zenekte, P y├╝k├╝ F kuvveti ile dengede tutuluyor.

Y├╝k├╝, daha k├╝├ž├╝k bir kuvvetle dengede tutabilmek i├žin, a┼ča─č─▒dakilerden hangileri yap─▒lmal─▒d─▒r ?

I ┬ľ Makaran─▒n ├žap─▒n─▒ k├╝├ž├╝ltmek

II ┬ľ ─░pler aras─▒ndaki a├ž─▒y─▒ b├╝y├╝tmek

III ┬ľ ─░pler aras─▒ndaki a├ž─▒y─▒ k├╝├ž├╝ltmek.

A ) Yaln─▒z I B ) I ve II

C ) Yaln─▒z III D ) I ve III

9 . Ad─▒m─▒ a olan bir vida, ┼čekilde g├Âsterilen b uzunlu─čundaki kolun ucundan dik olarak uygulanan F kuvveti ile d├Ând├╝r├╝l├╝yor.

Vidan─▒n kuvvet kazanc─▒ a┼ča─č─▒da verilenlerden hangisine ba─čl─▒d─▒r ?

I ┬ľ Vida ad─▒m─▒na

II ┬ľ Kolun uzunlu─čuna

III ┬ľ Birim zamandaki d├Ânme say─▒s─▒na

A ) Yaln─▒z I B ) Yaln─▒z III

C ) I ve II D ) I ve III

10 .

S├╝rt├╝nmenin ├Ânemsenmedi─či ┼čekillerdeki makaralarla a─č─▒rl─▒klar─▒ e┼čit P y├╝k├╝, ayn─▒ h y├╝ksekli─čine ├ž─▒kar─▒l─▒yor.

Buna g├Âre a┼ča─č─▒dakilerden hangisi yanl─▒┼čt─▒r ?

A ) F1 = P dir.

B ) F2 = dir.

C ) F2 yer├žekimine kar┼č─▒ daha fazla i┼č yapm─▒┼čt─▒r.

D ) F2 nin ald─▒─č─▒ yol F1 in ald─▒─č─▒n─▒n 2 kat─▒d─▒r.

11 . Ayn─▒ P y├╝k├╝ , e┼čit b├Âlmeli homojen ├žubukla de─či┼čik bi├žimlerde kald─▒r─▒l─▒yor. Hangisinde uygulanan kuvvet en k├╝├ž├╝kt├╝r ?

( ├çubuklar─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ ├Ânemsizdir. )

A ) B )

C ) D )

12 .

┼×ekildeki sistem dengededir. Buna g├Âre, P y├╝k├╝ ka├ž N olur ?

( E┼čit b├Âlmeli homojen ├žubu─čun ve makaran─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ ├Ânemsizdir. )

A ) 450 B ) 750

C ) 900 D ) 1500

13 . A┼ča─č─▒dakilerden hangisi tek tarafl─▒ kald─▒raca ├Ârnektir ?

A ) Makas B ) Tahterevalli

C ) E┼čit kollu terazi D ) El arabas─▒

14 . Kap─▒ anahtar─▒ a┼ča─č─▒daki basit makinalardan hangisine ├Ârnektir ?

A ) E─čik d├╝zlem B ) Vida

C ) ├ç─▒kr─▒k D ) Kald─▒ra├ž

15 . Bir palangada ├╝├ž sabit ve ├╝├ž hareketli makara vard─▒r. Palangaya 750 kg y├╝k y├╝klendi─činde, palanga ipinin ucuna 150 kg┬ĺl─▒k ba┼čka bir kuvvet as─▒l─▒nca denge sa─član─▒yor.

Kullan─▒lan palangadaki her makaran─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ ka├ž kg┬ĺd─▒r ?

A ) 600 B ) 250

C ) 175 D ) 50

16 .

┼×ekildeki gibi 120 kg┬ĺl─▒k y├╝k├╝ dengede tutan G1 ve G2 a─č─▒rl─▒klar─▒ ne kadard─▒r ?

G1 G2

A ) 30 30

B ) 60 60

C ) 90 30

D ) 120 120

17. ┼×ekildeki sistem dengededir. E┼čit b├Âlmelere ayr─▒lm─▒┼č homojen ├žubuklar─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ ├Ânemsiz oldu─čuna g├Âre ,

X ve Y ka├žar gramd─▒r?

X Y

A ) 12 6

B ) 6 12

C ) 3 9

D ) 9 3

18 . Birbirini d├Ând├╝ren ve ├žaplar─▒ oran─▒ olan iki di┼čli ├žarktan k├╝├ž├╝─č├╝ 3 devir yapt─▒─č─▒nda, b├╝y├╝─č├╝ ka├ž devir yapar ?

A ) 2 B ) 1 C ) D )

19 .

X ve Y kasnaklar─▒ kay─▒┼čla birbirine ba─članm─▒┼čt─▒r. X kasna─č─▒ 1 dakikada 300 devir yap─▒yorsa, Y kasna─č─▒ 1,5 dakikada ka├ž devir yapar ?

A ) 100 B ) 150

C ) 200 D ) 450

20 .

Yar─▒ ├žaplar─▒ r, 2r ve 3r olan di┼čliler ┼čekildeki gibi birbirine zincirle ba─čl─▒d─▒r. X di┼člisi ok y├Ân├╝nde 18 d├Ânme yaparsa Z di┼člisi hangi y├Ânde ka├ž d├Ânme yapar ?

A ) I y├Ân├╝nde 6 tur.

B ) II y├Ân├╝nde 6 tur.

C ) I y├Ân├╝nde 12 tur.

D ) II y├Ân├╝nde 12 tur.

SE├ç─░LM─░┼× SINAV SORULARI

1 . A┼ča─č─▒daki ifadelerin hangileri sabit makaran─▒n ├Âzelliklerindendir?

Sabit makara, cisimleri a─č─▒rl─▒klar─▒n─▒n yar─▒s─▒ kadar bir kuvvetle kald─▒rmam─▒za yarar.

Sabit makara yoldan yar─▒ yar─▒ya kazan├ž sa─člar.

Sabit makara kuvvetin hareket y├Ân├╝n├╝ de─či┼čtirmeye yarar.

Sabit makaralarda ne kuvvetten kazan├ž sa─član─▒r ne de yoldan kay─▒p olur.

A) 1 ve 2 B) 2 ve 3 C) 1 ve 3 D) 3 ve 4

( 1985 DPY )

2 . Hareketli ve sabit makaralardan meydana gelen ara├žlara ne ad verilir?

A) Çıkrık B) Palanga

C) Kald─▒ra├ž D) E─čik D├╝zlem

( 1988 FL )

3 . Hareketli ve sabit makaralardan meydana gelen ara├žlara ne ad verilir ?

A ) Çıkrık B ) Palanga

C ) Kald─▒ra├ž D ) E─čik d├╝zlem

( 1988 FL )

4 . ┼×ekildeki ├Â─črenci ipin bir ucunu beline ba─člam─▒┼č di─čer ucundan as─▒larak kendini yukar─▒ do─čru ├žekmektedir. Bu i┼či ba┼čarabilmek i├žin uygulayaca─č─▒ kuvvet ne olmal─▒d─▒r?

A ) A─č─▒rl─▒─č─▒n yar─▒s─▒

B ) A─č─▒rl─▒─č─▒ kadar

C ) A─čr─▒l─▒─č─▒ndan az

D ) A─č─▒rl─▒─č─▒ndan fazla

( 1989 FL )

5 .

Sistemin dengede kalabilmesi i├žin X ka├ž kgf olmal─▒d─▒r ? ( s├╝rt├╝nmeyi ve makaralar─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒n─▒ ihmal ediniz )

A ) 10 B ) 20 C ) 40 D ) 80

( 1991 FL )

6 . Kuvvet kazanc─▒ 30 olan bir otomobil direksiyonunun yar─▒ ├žap─▒ 15 cm ise, direksiyon milinin yar─▒ ├žap─▒ ka├ž cm┬ĺdir ?

A ) 0,5 B ) 1,5 C ) 2 D ) 4,5

( 1991 A├ľL )

7 . Kuvvetin u├žta oldu─ču tek tarafl─▒ bir kald─▒ra├žta y├╝k kolu, kald─▒rac─▒n uzunlu─čunun ├╝ kadard─▒r. Bu kald─▒ra├žla kald─▒r─▒lacak y├╝k, kuvvetin ka├ž kat─▒d─▒r ?

A ) B ) 2 C ) 3 D ) 4

( 1991 A├ľL )

8 . ├çift tarafl─▒ bir kald─▒ra├žta y├╝k kolu kald─▒ra├ž uzunlu─čunun i kadar oldu─čunda , kuvvetin y├╝k cinsinden de─čeri ne olur ?

A ) B ) C ) D ) 3

( 1992 FL )

9 .

P y├╝k├╝, ┼čekil I ve II deki e─čik d├╝zlemlerin tepe noktas─▒na kadar ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒nda oran─▒ ne olur? (S├╝rt├╝nme ihmal edilecek.)

A) B) 1 C) 2 D) 3

( 1992 A├ľL )

10 . A┼ča─č─▒daki makara sistemlerinden hangisi d├Ând├╝rme hareketinin hem h─▒z─▒n─▒ hem de y├Ân├╝n├╝ de─či┼čtirir?

( 1993 A├ľL )

11 .

┼×ekildeki e┼čit b├Âlmeli homojen AB ├žubu─čunun yatay ve dengede kalabilmesi i├žin P2 y├╝k├╝ ka├ž kgf olmal─▒d─▒r? (Makara, ├žubuk a─č─▒rl─▒klar─▒ ile s├╝rt├╝nme ├Ânemsenmeyecek.)

A) 150 B) 100 C) 75 D) 50

( 1993 DPY )

12 .

┼×ekildeki sistemler dengede oldu─čuna g├Âre ka├žt─▒r? (S├╝rt├╝nme ve ipin a─č─▒rl─▒─č─▒ ├Ânemsenmeyecek.)

A) B) C) 2 D) 3

( 1993 EML )

13 . A┼ča─č─▒dakilerden hangisi destek noktas─▒ ortada kalan kald─▒raca ├Ârnektir?

A) Terzi makas─▒ B) K├╝rek

C) Soba ma┼čas─▒ D) El arabas─▒

( 1994 FL )

14 .

┼×ekildeki sistem dengede ve F1=20 N oldu─čuna g├Âre, F2 kuvveti ka├ž N dur? (─░p ve makaralar─▒n a─č─▒rl─▒klar─▒ ile s├╝rt├╝nme ├Ânemsenmeyecektir.)

A) 5 B) 10 C) 20 D) 40

( 1994 FL )

15 . 30 kgf a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki Ali, 3 m uzunlu─čundaki tahterevallinin bir ucuna oturdu─čunda tahterevallinin yatay konuma gelmesi i├žin 50 kgf a─č─▒rl─▒─č─▒ndaki ─░lknur, Ali┬ĺden ka├ž m uza─ča oturmal─▒d─▒r? (Tahterevallinin a─č─▒rl─▒ks─▒z, deste─čin ortada oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝lecek.)

A) 0,9 B) 2,1 C) 2,4 D) 2,5

( 1994 FL )

16 .

E┼čit b├Âlmeli t├╝rde┼č bir ├žubuk ve hareketli makaradan meydana gelen sistem ┼čekildeki gibi dengede oldu─čuna g├Âre P ka├ž kg-kuv tir?

( Makaralar─▒n, ipin a─č─▒rl─▒─č─▒ ile s├╝rt├╝nme ihmal edilecek )

A ) 15 B ) 20 C ) 30 D ) 60

( 1994 A├ľL )

17 . Denge halindeki sistemde r2 = 3r1 oldu─čuna g├Âre, ka├žt─▒r?

A) B) C) 2 D) 3

( 1994 A├ľL )

18 . A┼ča─č─▒dakilerden hangisi iki tarafl─▒ kald─▒ra├ž ├Ârne─čidir?

A) El arabas─▒ B) E┼čit kollu terazi

C) ┼×i┼če a├žaca─č─▒ D) Ma┼ča

( 1994 A├ľL )

19 . A┼ča─č─▒dakilerden hangisinde y├╝k ve destek noktas─▒ ile iki ayr─▒ u├žta, kuvvet ortadad─▒r?

A ) Tahterevalli B ) Makas

C ) Kerpeten D ) Soba ma┼čas─▒

( 1994 DPY )

20 . Basit makinelerle ilgili bilgilerden hangisi do─črudur ?

A ) S├╝rt├╝nmesiz e─čik d├╝zlemde kuvveti yapt─▒─č─▒ i┼č, y├╝k├╝n kazand─▒─č─▒ enerjiye e┼čittir.

B ) ├ç─▒kr─▒kta ne kadar b├╝y├╝kse, kuvvet kazanc─▒ o kadar k├╝├ž├╝k olur.

C ) Sabit makarada kuvvet kazanc─▒, y├╝k├╝n yar─▒s─▒ kadard─▒r.

D ) Palangalar i┼čten kazan├ž sa─člar.

( 1995 ATML )

21 .

┼×ekildeki sistemde AB = 3 m, OB = 0,5 m oldu─čuna g├Âre kuvvet kazanc─▒ nedir?

A ) B ) C ) 5 D ) 6

( 1995 DPY )

22 . Bir ├ž─▒kr─▒kla ipin sar─▒ld─▒─č─▒ silindirin ├žap─▒ 20 cm, ├ž─▒kr─▒k kolunun uzunlu─ču ise 30 cm┬ĺ dir. Bu ├ž─▒kr─▒kla 60 N┬ĺluk y├╝k├╝ yukar─▒ ├ž─▒karmak i├žin en az ka├ž N┬ĺluk kuvvet uygulanmal─▒d─▒r ?

( ─░pin a─č─▒rl─▒─č─▒ ve s├╝rt├╝nme ihmal edilecek )

A ) 10 B ) 20 C ) 40 D ) 50

( 1995 KUR )

23 .

┼×ekildeki sistem dengede oldu─čuna g├Âre ka├žt─▒r?

A ) B ) C ) D )

( 1995 FL )

24 .

┼×ekildeki s├╝rt├╝nmesiz e─čik d├╝zlemde AC=2m, AB= 5m oldu─čuna g├Âre, 500 N luk P y├╝k├╝ en az ka├ž N┬ĺluk kuvvet ile ├ž─▒kar─▒labilir?

A) 100 B) 200 C) 500 D) 1250

( 1996 EML )

25 . Y├╝ksekli─činin uzunlu─čuna oran─▒ olan e─čik d├╝zlemde 120 N┬ĺluk y├╝k├╝ yukar─▒ ├ž─▒karabilmek i├žin ka├ž N┬ĺluk kuvvet gereklidir? (S├╝rt├╝nme ihmal edilecek.)

A) 25 B) 40 C) 48 D) 72

( 1996 FL )

26 . Yar─▒ ├žaplar─▒ oran─▒, olan ┼čekildeki gibi 20 N┬ĺluk bir y├╝k, ka├ž N┬ĺluk kuvvetle ├žekilir ?

( ─░pin a─č─▒rl─▒─č─▒ ve s├╝rt├╝nme ihmal edilecek )

A ) 5 B ) 8 C ) 10 D ) 15

( 1996 DPY )

27 . ┼×ekildeki sistemde,

10 N luk P y├╝k├╝n├╝ dengeleyen F kuvveti ka├ž N┬ĺdur?

( ─░pin a─č─▒rl─▒─č─▒ ve makaran─▒n a─č─▒rl─▒─č─▒ ile s├╝rt├╝nme ihmal edilecek )

A ) 10 B ) 5

C ) 2,5 D ) 2

( 1996 DPY )

28 .

┼×ekildeki e─čik d├╝zlemde AB = 6m, BC = 2m oldu─čuna g├Âre, 240 N┬ĺluk P y├╝k├╝n├╝ hareket ettirmek i├žin en az ka├ž N┬ĺluk F kuvveti uygulanmal─▒d─▒r? (S├╝rt├╝nme ├Ânemsenmeyecek.)

A) 240 B) 120 C) 80 D) 60

( 1997 DPY )

29 . ┼×ekildeki yar─▒ ├žaplar─▒ oran─▒ =6 olan bir ├ž─▒kr─▒kla 300 N┬ĺluk P y├╝k├╝n├╝ 10 m yukar─▒ya ├ž─▒karmak i├žin F kuvvetinin uyguland─▒─č─▒ ip ka├ž m ├žekilmelidir? (S├╝rt├╝nme ve ipin a─č─▒rl─▒─č─▒ ihmal edilecek.)

A) 30 B) 40 C) 50 D) 60

( 1997 FL )

30 . Ad─▒m─▒ 0,4 mm olan vidan─▒n, bir tahtaya 4 cm girebilmesi i├žin ka├ž kez d├Ând├╝r├╝lmesi gerekir?

A) 10 B) 16 C) 50 D) 100

( 1998 KUR )

31 . A┼ča─č─▒dakilerden hangisi y├╝k├╝n ortada oldu─ču kald─▒raca ├Ârnektir?

A) El arabas─▒ B) Soba ma┼čas─▒

C) K├╝rek D) Kerpeten

( 1998 DPY )

32 . ┼×ekildeki sistemde IV nolu di┼čli ├žark ok y├Ân├╝nde d├Ânerse a┼ča─č─▒da verilen di┼člilerden hangileri ayn─▒ y├Ânde d├Âner?

A) I ve III B) II ve III

C) I, II ve IV D) I, III ve IV

( 1998 LGS )

33 .

┼×ekildeki gibi bir kald─▒ra├žta olabilmesi i├žin kuvvet kolunun y├╝k koluna oran─▒ ne olmal─▒d─▒r?(├çubu─čun a─č─▒rl─▒─č─▒ ├Ânemsenmeyecek)

A ) 6 B ) 3 C ) D )

( 1999 KUR )

34 .

Yukar─▒daki tahterevalli dengeye getirilmek istenmektedir.

Bunun i├žin ┼čekildeki ├žocukla ayn─▒ a─č─▒rl─▒ktaki ka├ž ├žocu─čun hangi noktaya oturmas─▒ gerekir?

A ) 1 ├žocuk M noktas─▒na

B ) 2 ├žocuk M noktas─▒na

C ) 1 ├žocuk K noktas─▒na

D ) 2 ├žocuk K noktas─▒na

( 1999 LGS )

35 . A┼ča─č─▒daki olaylar ├že┼čitli kald─▒ra├ž prensiplerine ├Ârnek olarak g├Âsterilebilir. Bunlardan se├ženeklerde verilen hangi ikisi ayn─▒ kald─▒ra├ž tipine ├Ârnektir?

I ┬ľ El arabas─▒yla y├╝k ta┼č─▒mak.

II ┬ľ Ceviz k─▒raca─č─▒ ile ceviz k─▒rmak.

III ┬ľ Tahterevalli ile y├╝k kald─▒rmak.

IV ┬ľ Arabay─▒ kriko ile kald─▒rmak.

A ) I ve III B ) I ve IV

C ) II ve III D ) III ve IV

( 2000 LGS )

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Bir Karma┼č─▒k Say─▒n─▒n K├Âkleri

B─░R KARMA┼×IK SAYININ K├ľKLER─░

n bir pozitif tamsay─▒, W ve z birer kompleks say─▒ olmak ┼čart─▒yla ; Wn = z ┼čart─▒n─▒ sa─člayan W say─▒lar─▒na z┬ĺ nin n┬ĺ inci kuvvetten k├Âkleri denir.

Standart bi├žimde verilen karma┼č─▒k say─▒ ├Ânce kutupsal bi├žimde yaz─▒l─▒r ve a├ž─▒s─▒na mutlaka 2kP ibaresi eklenir. Daha sonra k├Âkleri al─▒n─▒r.

k = 0, 1, 2,… ,( n ┬ľ 1 )

Burada k┬ĺ ya verilebilecek her tamsay─▒ de─čeri i├žin bir k├Âk ortaya ├ž─▒kar. Ancak bu k├Âklerin n tanesi birbirinden farkl─▒d─▒r. Farkl─▒ olan bu de─čerler

z1 , z2 , z3 ,…., zn-1 say─▒lar─▒na kar┼č─▒l─▒k gelir.

SORU

de─čerleri nelerdir?

├ç├ľZ├ťM

k = 0 i├žin

k = 1 i├žin

Karma┼č─▒k Say─▒n─▒n Karek├Âk├╝

k eleman Z olmak ├╝zere

karma┼č─▒k say─▒s─▒n─▒n bir karek├Âk├╝

k┬ĺn─▒n 0 ve ve 1┬ĺden farkl─▒ tamsay─▒ de─čerleri i├žin a┬ĺn─▒n ald─▒─č─▒ de─čerler, birim ├žemberde

e┼člendi─či noktalardan birine e┼členir.

Bu nedenle z say─▒s─▒n─▒n 2 tane karek├Âk├╝ vard─▒r. z┬ĺ nin karek├Âkleri w1 ve w2 ise

Soru

Say─▒s─▒n─▒n karek├Âk├╝n├╝ bulunuz.

├ç├Âz├╝m

Say─▒s─▒n─▒n karek├Âkleri

Karma┼č─▒k Say─▒n─▒n K├╝pk├Âk├╝

karma┼č─▒k say─▒n─▒n k├╝p k├Âk├╝

Bu form├╝lden, k┬ĺnin 0, 1, 2 de─čerleri i├žin ├╝├ž farkl─▒ de─čer bulunur.

Buna g├Âre mod├╝l├╝

ve arg├╝menti q olan z karma┼č─▒k say─▒s─▒n─▒n k├╝p k├Âkleri,

Soru

8 say─▒s─▒n─▒n k├╝p k├Âklerini bulunuz.

├ç├Âz├╝m

oldu─čundan bu say─▒n─▒n k├╝p k├Âkleri

Soru

Z = 4 ┬ľ 3i say─▒s─▒n─▒n karek├Âklerinden birisi a┼ča─č─▒dakilerden hangisidir?

├ç├Âz├╝m

Z = a + bi say─▒s─▒n─▒n karek├Âkleri

Soru

├ç├Âz├╝m

Soru

Denkleminin k├Âklerinin birinin (1 ┬ľ i ) olmas─▒ i├žin a + b ne olmal─▒d─▒r?

├ç├Âz├╝m

Denkleminin k├Âklerinden biri ( 1 ┬ľ i ) ise denklemi sa─člar.

Soru

Z= 5 ┬ľ 7i karma┼č─▒k karek├Âkleri ├žarp─▒m─▒ a┼ča─č─▒dakilerden hangisidir?

a) 5+7i b) ┬ľ5-7i c) ┬ľ7i d)25 e) -5 + 7i

├ç├Âz├╝m

Alper Çevik 2000

├çe┼čitli kaynaklardan faydalan─▒lm─▒┼čt─▒r

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Bilim Nedir?

B─░L─░M NED─░R?

┬á┬á┬á┬á┬á┬á Bilim,insanlar─▒n tarafs─▒z g├Âzlem ve deneylerle elde ettikleri d├╝zenli bir bilgi birikimidir.Zaman i├žinde eskiyen g├Âr├╝┼člerin yerinde,devaml─▒ yenileri koyularak olgunla┼čt─▒r─▒l─▒r.Bilimsel ├žal─▒┼čmalarla ortaya ├ž─▒kan sonu├žlar kanun olmad─▒klar─▒ s├╝rece,daima de─či┼čmeye a├ž─▒kt─▒rlar.

┬á┬á┬á┬á Biyoloji, fizik ve kimya canl─▒lar─▒n, do─ča olaylar─▒n─▒n ve maddenin ├Âz├╝ndeki ger├žekleri ke┼čfetmek i├žin u─čra┼č─▒r.

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á 1. Bilim evrenin d├╝zenini kuran ger├žeklere ula┼čmakt─▒r. Bu ger├žeklerin insanl─▒k yarar─▒na kullan─▒lmas─▒ da bilimin g├Ârevidir.

       2.Bilimsel problemlerle ilgili hipotezler,teoriler ve kanunlar dizisidir.

┬á┬á┬á┬á┬á┬á 3.Hipotezleri ,teorileri geli┼čtirmek i├žin yap─▒lan tarafs─▒z g├Âzlem,deney,ara┼čt─▒rma ve incelemelerin t├╝m├╝ne bilim diyoruz.

┬á┬á┬á┬á Herhangi do─ča olay─▒n─▒n nas─▒l ve neden oldu─čunu mevcut bilgilerimizle a├ž─▒klayam─▒yorsak; bu olay bizim i├žin bir problemdir. Bilimsel problemler g├Âzlemler sonucunda kar┼č─▒la┼č─▒lan sorularla ortaya ├ž─▒karlar.

┬á┬á┬á Do─ča problemleri bilimsel y├Ântemlerle ├ž├Âz├╝l├╝r. Bir planla g├Âzlem ve deneye dayan─▒larak yap─▒lan ├žal─▒┼čmalara bilimsel y├Ântem denir. Bilim adamlar─▒ deney ve g├Âzlemler yaparak problemlerle ilgili ger├žekleri toplarlar. Bundan sonra toplad─▒─č─▒ ger├žekler aras─▒nda olmas─▒ m├╝mk├╝n ba─č─▒nt─▒lar─▒ belirten bir hipotez kurarlar.

Biyolojinin ├ľnemi┬á

┬á┬á┬á Do─čumdan ├Âl├╝me kadar ya┼čam─▒n her evresinde bilin├žli ve sa─čl─▒kl─▒ ya┼čama , ekonomik geli┼čmeyi s├╝rekli k─▒lma , ├ževreyi bozulmadan tutma , ├╝retimin kalitesini ve miktar─▒n─▒ art─▒rmada biyoloji bilimi ├Ânemli yer tutar.

┬á┬á┬á Temel bilim olan biyoloji , canl─▒ ve do─ča ile ilgili her konuyu i├žine almaktad─▒r , bu bak─▒mdan ara┼čt─▒ran d├╝┼č├╝nen insana s─▒n─▒rs─▒z say─▒da ├žal─▒┼čma olana─č─▒ sa─člar . Burada ba┼čar─▒l─▒ olman─▒n en ├Ânemli s─▒rr─▒, d├╝┼č├╝nerek do─čay─▒ izlemektir . Do─čan─▒n bilin├žsiz kullan─▒lmas─▒ , insan ve di─čer canl─▒lar─▒n ya┼čam─▒ i├žin tehlikeli sonu├žlar ortaya ├ž─▒kar─▒r . ├çevre kirlenmesi , erozyon , madde kayb─▒ , ye┼čil alanlar─▒n azalmas─▒ , h─▒zl─▒ n├╝f├╗s art─▒┼č─▒ , pl├óns─▒z kentle┼čme , biyolojik zenginliklerin ortadan kalkmas─▒ bu sorunlar─▒n ba┼č─▒nda gelir. ├ľrne─čin orta Anadolu’nun ├ž├Âlle┼čme tehlikesi ile kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kalmas─▒ , nehirlerin kirlenmesi , k─▒y─▒ g├╝zelliklerimizin bozulmas─▒ , do─čal kaynaklar─▒m─▒z─▒n iyi kullan─▒lmamas─▒ sonucunda ortaya ├ž─▒kan sorunlard─▒r .

┬á┬á┬á Biyoteknoloji┬á alan─▒ndaki ├žal─▒┼čmalarla , at─▒k maddelerin temel yap─▒lar─▒na kadar par├žalayabilen mikroorganizmalar kullan─▒larak daha temiz bir ├ževrenin yarat─▒lmas─▒ sa─članacakt─▒r .

┬á┬á┬á Biyoteknolojinin amac─▒ , bir canl─▒n─▒n belirli ├Âzelliklerini ┼čifreleyen genetik bilginin bir ba┼čka canl─▒ya nakledilmesidir . B├Âylece nakledilen bilginin gere─či , ikinci canl─▒ taraf─▒ndan yerine getirilir . DNA molek├╝l├╝n├╝n yap─▒s─▒ ├╝zerinde yap─▒lan bu de─či┼čiklikle amaca y├Ânelik ├╝retim yap─▒l─▒r .

┬á┬á┬á Biyoloji ; uygulama alanlar─▒n olan t─▒p , tar─▒m , hayvanc─▒l─▒k , ormanc─▒l─▒k , end├╝stri ve di─čer alanlardaki ├žal─▒┼čmalar sayesinde , insanlar─▒n gelece─če daha umutla bakmalar─▒n─▒ sa─člayan geni┼č bir bilim dal─▒ olmu┼čtur .

┬á┬á┬á Biyoloji ile ilgili bilgilerin eksikli─či , ne yaz─▒k ki ba┼čta ├ževrenin bozulmas─▒ , ├Ânlenmesi m├╝mk├╝n olmayan sa─čl─▒k sorunlar─▒n─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒ , do─čal kaynaklar─▒n s├╝rekli ve verimli olarak kullan─▒lmamas─▒ , biyolojik zenginliklerden yeterince yararlan─▒lamama gibi sorunlar do─čmu┼čtur .

┬á┬á┬á Biyoloji ile bireyin kendisini ve ├ževresini tan─▒mas─▒ , ├ževresini koruma bilincini kazanmas─▒ hedeflenmi┼čtir . Biyoloji bilgisine sahip olman─▒n bireyin ya┼čam─▒na getirece─či yararlar ├ževresini tan─▒ma , sa─čl─▒─č─▒n─▒ koruma biyolojik zenginlikleri tan─▒ma ve onlardan yararlanma , canl─▒lar─▒n temel yap─▒s─▒n─▒ ├Â─črenme olabilir . ├çevrenin bozulmas─▒ ve kirlenmesine ili┼čkin bilgi ve bilinci geli┼čtirme , ara┼čt─▒rma duygusunu ve ki┼čili─čini geli┼čtirme , son geli┼čmeleri tan─▒ma ve 21. y├╝zy─▒la haz─▒rlanma biyolojinin sa─člayaca─č─▒ di─čer yararlar─▒ndand─▒r .

┬á┬á┬á Biyoloji bilimine yeterli ├Ânemin verilmemesi sonucunda ortaya ├ž─▒kan sorunlar ┼čunlard─▒r :

    Çevrenin bozulması ile ilgili sorunlar :

┬á┬á Erozyon , sulak alanlar─▒n kurutulmas─▒ , denizlerin ve g├Âllerin kirlenmesi , ormanlar─▒n ve meralar─▒n tahrip edilmesi ,

┬á┬á┬á Bir├žok canl─▒ t├╝r├╝n├╝n ortadan kalkmas─▒yla biyolojik ├že┼čitlili─čin azalmas─▒ ve do─ča dengesinin bozulmas─▒ ,

┬á┬á┬á Canl─▒lar─▒n a┼č─▒r─▒ ve yanl─▒┼č t├╝ketiminden dolay─▒ , do─čal kaynaklar─▒n tahrip edilmesi , gibi sorunlar ├ževrenin bozulmas─▒na sebep olurlar .

┬á┬á┬á Sa─čl─▒kla ilgili sorunlar :

┬á┬á Yanl─▒┼č beslenmeye ba─čl─▒ bir├žok hastal─▒k ,

┬á┬á┬á Akraba evlili─čine ba─čl─▒ anomalilerin artmas─▒ ,

┬á┬á┬á Kal─▒tsal bozukluklar─▒n zaman─▒nda tan─▒mlanamamas─▒na ba─čl─▒ olarak sa─čl─▒ks─▒z soylar─▒n ortaya ├ž─▒kmas─▒ ve bunlar gibi bir├žok sorunlar .

Ekonomiyle ilgili sorunlar

┬á┬á┬á D├╝nyan─▒n en ├Ânemli k├╝lt├╝r bitkilerini ve hayvanlar─▒n─▒ bar─▒nd─▒ran ├╝lkemizde , ─▒slah ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n yap─▒lmamas─▒ ve ├╝retimin gereken ┼čekilde art─▒r─▒lmamas─▒ , ekonomik sorunlardand─▒r .

Sosyal yap─▒yla ilgili sorunlar :

┬á┬á ├çevre bozulmas─▒na yada ya┼članabilir bir ├ževre olu┼čturulmamas─▒na ba─čl─▒ olarak g├Â├že s├╝r├╝klenme ,

┬á┬á┬á Sa─čl─▒kl─▒ ve g├╝zel ortamlarda ├žocuklar─▒n yeti┼čtirilmemesine ba─čl─▒ olarak , bedensel ve ruhsal yetersizlikler , sosyal yap─▒yla ilgili sorunlard─▒r .

Biyolojinin Gelece─či

┬á┬á D├╝nyam─▒z─▒n kaynaklar─▒ , s├╝rekli ├žo─čalan ve t├╝ketimi gittik├že artan ,nsan topluluklar─▒na yeterli olmayacak duruma gelmi┼čtir . Denizler , i├ž sular ve atmosfer kirlenmi┼č , toprak yap─▒s─▒ yer yer yenilenemeyecek kadar bozulmu┼čtur . T├╝m d├╝nya ya┼čam tehlikesine do─čru s├╝r├╝klenmektedir . ├ç├Âz├╝m yolu , baz─▒ y├Ântemlerle birlikte biyoloji bilimine dayanmaktad─▒r. ├ľn├╝m├╝zdeki y├╝zy─▒l─▒n ba┼č─▒nda ┼ču geli┼čmelerin olmas─▒ beklenmektedir .

─░nsan topluluklar─▒nda kal─▒tsal hastal─▒klara neden olan genler , d├Âllenme s─▒ras─▒nda sa─člamlar─▒yla de─či┼čtirilecek kanser , d├╝┼č├╝k ve y├╝ksek tansiyon, ┼čeker hastal─▒─č─▒ , c├╝celik v.b. hastal─▒klar ├Ânlenebilecekler .

Canl─▒lar─▒n ├Âm├╝r uzunlu─čunu kal─▒tsal olarak denetleyen genler kontrol alt─▒na al─▒narak yada de─či┼čtirilerek , uzun bir ya┼čam sa─članabilecektir . 1996 y─▒l─▒ndan bu yana ana karn─▒ndaki bir fetusun ne kadar ya┼čayaca─č─▒ art─▒k tahmin edilebilmektedir .

Bir canl─▒da ├Âzelli─či bir ├Âzelli─či ortaya ├ž─▒karan gen yada genler , di─čer canl─▒lar─▒n kal─▒tsal yap─▒s─▒na eklenerek baz─▒ eksikler bu yolla giderilebildi─či gibi fazladan baz─▒ ├Âzelliklerinde kazan─▒lmas─▒da sa─članacakt─▒r . ├ľrne─čin ; C vitamini karaci─čerde sentezlettirilece─či i├žin vitamin olmaktan ├ž─▒kacakt─▒r .

Bitki ve hayvanlar─▒n ─▒slah─▒nda ola─čan├╝st├╝ at─▒l─▒mlar ger├žekle┼čecek , verim art─▒r─▒lacak bir ├žok maddenin sentezi ├Âzellikle b├╝y├╝k miktarda mikroorganizmalarda yapt─▒r─▒labilecektir .

Genlerdeki de─či┼čiklikler sonucu yeni hayvan ve bitki t├╝rlerinin ortaya ├ž─▒kmas─▒ sa─članacakt─▒r .

Yenilenme mekanizmas─▒ ayd─▒nlat─▒laca─č─▒ndan k─▒smi doku ve organ yitirilmeleri yerine konulabilecektir . Bug├╝ne kadar doku ve organ nakli tekni─činde , doku uyu┼čmazl─▒─č─▒ nedeniyle ba┼čar─▒s─▒zl─▒klar olmu┼čtur , ancak bu sorun doku ve organ nakli tekni─čindeki geli┼čmelerle a┼č─▒lmaktad─▒r . Bunun i├žin ┼čimdiden organ bankalar─▒nda ├že┼čitli organlar gerekti─činde kullan─▒lmak ├╝zere korunmaktad─▒r . ┼×u anda genellikle sperm , kemik , deri ve baz─▒ ├Âzel dokular saklanabilmektedir . Yak─▒n gelecekte ise ├že┼čitli doku ve organlar , bir b├╝t├╝n olarak yap─▒lar─▒ bozulmadan saklanabilceklerdir .

Canl─▒lardaki genlerin b├╝t├╝n├╝ kataloglanabilecek , bunlarla ilgili bankalar kurulacak . ─░la├ž sanayii biyoteknolojik y├Ântemleri geni┼č oranda kullan─▒laca─č─▒ i├žin bir├žok ilac─▒n etkili ve ucuza ├╝retilmesi sa─članacakt─▒r .

┬á┬á┬á B├╝t├╝n bunlar─▒n yan─▒nda tehlikeli olabilecek mikroorganizmalar─▒ ├╝retmek , do─čal ya┼čam g├Âr├╝nt├╝s├╝n├╝ k─▒smen de olsa bozma gibi biyolojik geli┼čmelerin do─čurabilece─či sak─▒ncalar─▒da vard─▒r .

B─░YOLOJ─░DEK─░ GEL─░┼×MELER─░N ─░NSANLI─×A KATKILARI

┬á┬á Bireylerin ve gelecek ku┼čaklar─▒n─▒n sa─čl─▒kl─▒ ya┼čamas─▒ biyoloji konusundaki bilin├žlenme ile sa─članacakt─▒r .

┬á┬á┬á Ara┼čt─▒rmac─▒lar bitki ve hayvanlar─▒ islah etmi┼č , daha iyi meyve┬á , daha fazla yumurta┬á , daha ├žok et ve s├╝t , elde etmek i├žin onlar─▒n soylar─▒n─▒ , k├╝lt├╝rel y├Ântemler kullanarak iyile┼čtirmeye ├žal─▒┼čm─▒┼člard─▒r . Bu ├žal─▒┼čmalarda da b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de ba┼čar─▒l─▒ olmu┼člard─▒r .

┬á┬á┬á G├╝n├╝m├╝zde bir├žok ├╝lke seralarda tozla┼čma g├Ârevini bombus ad─▒ verilen ar─▒larla yap─▒yorlar . Bombus ├Âzellikle sebzelicilikte y├╝ksek verim elde etmek amac─▒yla hormon kullanan ├╝reticilere bir ├ž─▒k─▒┼č , hatta kurtar─▒c─▒ oldu . Ar─▒n─▒n ta┼č─▒d─▒─č─▒ ├ži├žek tozlar─▒ etrafa yay─▒larak , seradaki domates ve ├žileklerdeki verimi art─▒rd─▒ .

┬á┬á┬á G├╝n├╝m├╝zde bir├žok t─▒bbi bitki ve hayvan─▒n ├╝retimi , antibiyotik , ar┼č─▒ , inferferon , ├že┼čitli pestisitlerin ├╝retimleri , insandaki zararl─▒ genlerin ay─▒klanmas─▒ i┼či gibi alanlarda biyoteknolojiden yararlan─▒lmaktad─▒r .

┬á┬á┬á T─▒pta uygulanan a┼č─▒lama y├Ânteminde v├╝cuda vir├╝s verilerek v├╝cudun vir├╝s├╝ tan─▒mas─▒ ve ona kar┼č─▒ antikor ├╝retmesi sa─član─▒r oysa gen teknolojisinin sa─člad─▒─č─▒ olanaklarla v├╝cuda vir├╝s verilmeden de antikor ├╝retmek m├╝mk├╝n olmu┼čtur . B├Âylece v├╝cut vir├╝s├╝n yan etkilerinden korunabilmektedir . T─▒pta ; p─▒ht─▒la┼čma bozukluklar─▒ , l├Âsemi gibi hastal─▒klar─▒n te┼čhis ve tedavisinde enzimlerden yararlan─▒lmaktad─▒r . Bu enzimlerin elde edilmesi biyoteknolojinin sayesinde olmu┼čtur .

┬á┬á┬á Biyoteknolojinin katk─▒lar─▒ aras─▒nda ins├╝lin’ni de sayabiliriz . ─░ns├╝lin insanlarda ┼čeker metabolizmas─▒n─▒ d├╝zenleyen bir hormon olup , pankreas h├╝creleri taraf─▒ndan ├╝retilir , dola┼č─▒ma kat─▒l─▒r . Eksikli─činde ise ┼čeker diabet hastal─▒─č─▒ ortaya ├ž─▒kar . Bug├╝n bakteri DNA’s─▒ yard─▒m─▒yla ins├╝lin hormonu bol miktarda ve ucuza ├╝retilebilmektedir . Yine c├╝celik tedavisinde kullan─▒lan insan b├╝y├╝me hormonuda bu yolla ├╝retilmektedir .

┬á┬á┬á B├╝y├╝me hormonu , eskiden sadece kadavralar─▒n hipofiz bezinden ├žok b├╝y├╝k zorluk ve masraflarla elde ediliyordu . At─▒k biyoteknolojik y├Ântemlerle ├žok miktarda ve ucuza elde edilebilmektedir .

┬á┬á┬á Biyoteknolojik bulu┼člar ve onlara dayal─▒ uygulamalar , insano─čluna biyolojik sava┼čta yararlanabilece─či organizmalar─▒ elde etme olana─č─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r gittik├že ├Ânem kazanan “biyolojik sava┼č” konusunda yap─▒lan ├žal─▒┼čmalar ├╝lkemizde yeterli d├╝zeyde de─čildir . Oysa biyolojik sava┼čta kullan─▒labilecek bir├žok organizma yurdumuzda bulunmaktad─▒r . Ancak biyolojik sava┼čta yokedilmeye ├žal─▒┼č─▒lan zararl─▒ canl─▒larla , bunlar─▒ yok etmek i├žin kullan─▒lan canl─▒lar─▒n biyolojik yap─▒lar─▒n─▒n iyi bilinmemesi ├╝lkemizdeki baz─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒nda ba┼čar─▒s─▒zl─▒─č─▒na neden olmaktad─▒r . Oysa , tar─▒mda biyolojik sava┼č daha ucuz ve kolay olacak , ├ževre kirlili─činde ├Ânemli ├Âl├ž├╝de azalacakt─▒r . Bu ama├žla baz─▒ bakteri t├╝rleri kullan─▒larak b├Âceklere kar┼č─▒ diren├žli domates , t├╝t├╝n , pamuk gibi bitkiler elde edilmektedir .

┬á┬á┬á Alg , bakteri , maya ve k├╝flerin b├╝y├╝k miktarda ├╝retilmesinden ve bu canl─▒ h├╝crelerin kurutulmas─▒ sonucu olu┼čan biyolojik k├╝tleye tek h├╝cre proteini denilmektedir .

┬á┬á┬á Ayr─▒ca aroma kayna─č─▒ , vitamin kayna─č─▒ ve em├╝lat├Âr destekleyicisi olarak da kullan─▒l─▒r . Tek h├╝cre proteininin uygulama alan─▒ g├╝n ge├žtik├že yayg─▒nla┼čmaktad─▒r . Belkide tek h├╝cre proteini gelecekte besin kayna─č─▒m─▒z─▒n ├Ânemli bir b├Âl├╝m├╝n├╝ olu┼čturmaktad─▒r . D├╝nyada n├╝fus art─▒┼č─▒n─▒n bug├╝nk├╝ h─▒z─▒yla devam etmesi durumunda besin k─▒tl─▒─č─▒n─▒n ya┼čanabilece─či bilimadamlar─▒nca k├óbul edilmektedir . Buna ├ž├Âz├╝m olarak bilim adamlar─▒ tar─▒mda biyoteknolojik uygulamalar─▒ ├Ânermektedir . Avustralya’l─▒ ara┼čt─▒rmac─▒lar , yonca bitkisini amino asit sentezine yard─▒mc─▒ olan bir gen aktararak bitkinin protein de─čerini y├╝kseltme de─čerini y├╝kseltmektedir. B├Âylece yem bitkisi olan yonca proteince zenginle┼čtirilmi┼čtir .

┬á┬á┬á 1997 ┼×ubat ay─▒nda biyoloji alan─▒nda yeni bir geli┼čme kaydedilmi┼čtir Bir ara┼čt─▒rmac─▒ memeli bir hayvan─▒n (koyun ) kopyas─▒ yapmay─▒ ba┼čarm─▒┼čt─▒r . Bir koyundan al─▒nan bir v├╝cut h├╝cresinin ├žekirde─či ba┼čka bir koyuna ait ├žekirde─či al─▒nm─▒┼č bir yumurtaya yerle┼čtirilerek yeni bir koyuna ya┼čam verilmi┼čtir . Dolly ad─▒ verilen kuzu orjinal DNA sahibi koyunun kopyas─▒d─▒r . Bu iki koyun ayn─▒ fiziksel ├Âzellikleri ta┼č─▒malar─▒na ra─čmen ayn─▒ biyolojik ├Âzellikleri ta┼č─▒y─▒p ta┼č─▒mad─▒klar─▒ belirli de─čildir . Kal─▒tsal hastal─▒klar─▒n k├Âkenini anlamam─▒z ve tedavi edebilmemiz ancak insan genomunu tam olarak ├ž├Âzebilmemizle m├╝mk├╝n olacakt─▒r .

┬á┬á┬á Genetik m├╝hendisli─či bu konuda ilk ad─▒m─▒ atm─▒┼čt─▒r 1990 y─▒l─▒nda ABD ve Avrupa ├╝lkelerininde kat─▒ld─▒─č─▒ “insan genomu projesi” ad─▒ alt─▒nda b├╝y├╝k bir ├žal─▒┼čma ba┼člat─▒lm─▒┼čt─▒r bu proje insandaki yakla┼č─▒k 100.000 genin diziliminin saptanmas─▒n─▒ hedefliyor . ├ľrne─čin bilim adamlar─▒ genetik bozulma nedeniyle kontrols├╝zce ├žo─čald─▒klar─▒n─▒ anlad─▒klar─▒ h├╝crelerle “h├╝cre dilinde konu┼čarak ” , “├žo─čalma !” yada “├Âl!” konutlar─▒ verebilecek , b├Âylece ┼čimdiye kadar etkin tedavi y├Ântemi geli┼čtirilemeyen┬á┬á kanser gibi hastal─▒klar projenin sa─člad─▒─č─▒┬á bilgiler ─▒┼č─▒─č─▒nda tarihe kar─▒┼čabilecektir . Ayr─▒ca kal─▒tsal hastal─▒klar─▒n ve daha bilemedi─čimiz bir├žok ├Âzelli─čin yada kusurun nedenlerini ├ž├Âz├╝mlerini bulmam─▒za ─▒┼č─▒k tutacakt─▒r.

B─░YOLOJ─░YE G─░R─░┼×

Bilim, Bilimsel ├çal─▒┼čma Y├Ântemi

┬á┬á ” Uzun ya┼čam─▒mda ├Â─črendi─čim bir ┼čey var: Ger├žeklikle ├Âl├ž├╝┼čt├╝r├╝ld├╝─č├╝nde t├╝m bilimimiz ilkel ve ├žocuk├ža kalmaktad─▒r- ama gene de sahip oldu─čumuz en de─čerli ┼čeydir, bilim!”

Albert Einstein

┬á┬áBilim , tarafs─▒z yap─▒lan g├Âzlem ve deneyler sonucu elde edilen bilgidir.

┬á┬áBilim , gercekleri bulma yolunda yap─▒lan g├Âzlem, dusunme ve arastirma y├Ântemidir.

┬á┬áBilim ,├Âz├╝nde bir aray─▒┼čt─▒r; ger├že─či bulmaya , olgusal d├╝nyay─▒ a├ž─▒klamaya y├Ânelik bili┼čsel bir aray─▒┼č!

┬á┬á Bilimsel geli┼čme karma┼č─▒k bir s├╝re├žtir : ne salt bireysel at─▒l─▒mlara ya da kendi i├ž dinamizmine , ne de salt sosyal ya da ekonomik ko┼čullar─▒n etkisine indirgenebilir.Bilimsel geli┼čmeyi tek boyutlu a├ž─▒klayamay─▒z. T├╝m k├╝lt├╝rel etkinlikler gibi bilim de ├╝st├╝n yetenekli ki┼čilerin ger├že─če y├Ânelik aray─▒┼člar─▒na elveren bir ortam─▒n ├╝r├╝n├╝d├╝r

┬á┬á┬á┬á Bilim ile u─čra┼čan ki┼čilere bilim adam─▒ denir.Bilim adam─▒nda olmas─▒ gereken ba┼čl─▒ca┬á┬á ├Âzellikler ┼čunlard─▒r :

* Amac─▒ insanl─▒─ča faydal─▒ olmakt─▒r.

* Ak─▒lc─▒ , ger├žek├ži ve yenili─če a├ž─▒k olmal─▒d─▒r.

*  Objektif olmalıdır.

*  Meraklı,  Sabırlı, Azimli ve Hırslı olmalıdır.

*┬á ┼×├╝pheci olmal─▒d─▒r.

*┬á Di─čer bilim adamlar─▒ ve di─čer bilim dallar─▒ ile ili┼čki i├žinde olmal─▒d─▒r.

*┬á Bilgilerini payla┼čmal─▒d─▒r.

┬á┬á┬á Bilim adam─▒ ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒ belli bir y├Ânteme ba─čl─▒ kalarak yapmaktad─▒r, bu y├Ânteme bilimsel ├žal─▒┼čma y├Ântemi denir.

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Bilimsel ├çal─▒┼čma Y├Ânteminin Basamaklar─▒:

1- Problemin Belirlenmesi

┬á┬á┬á┬á ├ľncelikle problemin iyi anla┼č─▒lmas─▒ gerekiyor. “Problemi anlamak, problemi yar─▒-yar─▒ya ├ž├Âzmek demektir.”

2- G├Âzlem

┬á┬á┬á┬á Nitel ve Nicel olmak ├╝zere iki ├že┼čit g├Âzlem vard─▒r.

Nitel G├Âzlem : Be┼č duyumuzu kullanarak yapt─▒─č─▒m─▒z g├Âzlemlerdir.├ľrne─čin “├žaydanl─▒ktaki su s─▒cakt─▒r”.Buradaki g├Âzlem┬á nitel bir g├Âzlemdir.Bunu, suya dokunarak veya sudan ├ž─▒kan buhar─▒ g├Âzlemleyerek karar veririz.

Nicel G├Âzlem : ├ľl├ž├╝ aletleri kullan─▒larak yap─▒lan g├Âzlemlerdir. ├ľrne─čin “├žaydanl─▒ktaki su┬á 80┬║C dir”.Buradaki g├Âzlem nicel bir g├Âzlemdir.Burada termometre aleti kullan─▒larak bir g├Âzlem yap─▒lm─▒┼čt─▒r.

┬á┬á┬á┬á Yukar─▒daki ├Ârneklerden de┬á anla┼č─▒ld─▒─č─▒ gibi nitel g├Âzlemler ki┼čiler aras─▒nda farkl─▒l─▒k g├Âsterebilirken , nicel g├Âzlemler daha objektifdir. Bu y├╝zden bilimsel bir ├žal─▒┼čma s─▒ras─▒nda nicel g├Âzlemlere daha fazla a─č─▒rl─▒k verilir.

3- Verilerin Toplanmas─▒

┬á┬á┬á Veriler problem ile ilgili ger├žekleri i├žerir. G├Âzlemler sonucu elde edilen veriler toplan─▒p, d├╝zenlenir.

4- Hipotezin Kurulmas─▒

┬á┬á┬á┬á Hipotez , probleme ge├žici bir ├ž├Âz├╝md├╝r.Bu ├ž├Âz├╝m yap─▒lan g├Âzlemler ve toplanan veriler ─▒┼č─▒─č─▒nda kurulmu┼čtur.─░yi bir hipotez;

- probleme iyi bir ├ž├Âz├╝m ├Ânermeli,

- deney ve g├Âzlemlere a├ž─▒k olmal─▒,

- toplanan t├╝m verilere uygun olmal─▒d─▒r.

5- Tahminlerde Bulunma

┬á┬á┬á┬á Kurulan hipotezler do─črultusunda mant─▒kl─▒ sonu├žlar─▒n┬á ├ž─▒kart─▒lmas─▒d─▒r ve bu sonu├žlar ile hipotezler test edilir.Tahminler, “E─čer……………….. ise …………….. d─▒r” ┼čeklindeki c├╝mlelerle ifade edilir.Tahminler genellikle “T├╝mdengelim” ve “T├╝mevar─▒m” y├Ântemleri ile ger├žekle┼čtirilir.

T├╝mdengelim y├Ânteminde bir ├Ân bilgi kullan─▒larak genelleme yap─▒l─▒r. ├ľrnek : E─čer b├╝t├╝n canl─▒lar h├╝crelerden meydana gelmi┼č ise ,insanda h├╝crelerden meydana gelmi┼čtir.

T├╝mevar─▒m y├Ânteminde ise ├Âzel g├Âzlemler yap─▒larak bir sonuca var─▒l─▒r.├ľrnek : E─čer insanlar, hayvanlar, bitkiler h├╝crelerden meydana gelmi┼č ise b├╝t├╝n canl─▒lar─▒n yap─▒ birimi h├╝credir.

6- Kontroll├╝ Deney

┬á┬á┬á┬á Yap─▒lan tahminlerin ge├žerli olup olmad─▒─č─▒ kontroll├╝ deneyler sonucu tespit edilir.Kontroll├╝ deneylerde iki deney grubu vard─▒r: Birine kontrol grubu , di─čerine ise deney grubu denir.Her iki grupta da ayn─▒ deney ayn─▒ ┼čartlar alt─▒nda yap─▒l─▒r iken sadece ara┼čt─▒r─▒lan fakt├Âr gruplar aras─▒nda farkl─▒ tutulur.

┬á┬á┬á┬á Deney sonu├žlar─▒ tahminleri do─črular ise hipotez ge├žerlilik kazan─▒r.Aksi durumda ise eldeki verilerle yeni hipotezler kurularak bilimsel ├žal─▒┼čmaya devam edilir.

7- Ger├žek

┬á┬á┬á┬á Deneyler ile kan─▒tlanm─▒┼č bilimsel do─črulard─▒r.

8- Teori

┬á┬á┬á┬á Tekrarlanan deneylerle do─črulu─ču tam olarak de─čil, ama┬á b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de kabul edilmi┼č hipotezlerdir.Teorilerin ├ž├╝r├╝t├╝lme ihtimalleri vard─▒r.

9- Kanun

┬á┬á┬á┬á Bir teori veya hipotez , do─črulu─ču b├╝t├╝n bilimlerce kabul edilmi┼č ise kanun halini al─▒r.├ľrnek : Yer├žekimi kanunu, Mendel Kanunlar─▒

├ľRNEK B─░R B─░L─░MSEL ├çALI┼×MA Y├ľNTEM─░

┬áProblem : Orta Anadolu B├Âlgesinde yeti┼čen bitkilerdeki ├žinko eksikli─činin nedeni nedir?

┬áG├Âzlem ve Verilerin toplanmas─▒ :┬á

┬á┬á┬á┬á - Bu b├Âlgedeki topraklarda toplam ├žinko miktar─▒n─▒n zengin oldu─ču g├Âzlemlenmi┼čtir

┬á┬á┬á┬á - Bu b├Âlgedeki topraklar─▒n kire├ž i├žeri─či fazla ve pH de─čeri y├╝ksek.

┬á┬á┬á┬á - Bu b├Âlgedeki topraklar kil minerali bak─▒m─▒ndan zengin.

┬á┬á┬á┬á - Bu b├Âlgedeki topraklar organik maddeler bak─▒m─▒ndan fakir.

┬á┬á┬á┬á - Bu b├Âlgedeki topraklar─▒n nem oran─▒ az.

┬á┬á┬á┬á - Bu b├Âlgedeki topraklara her y─▒l y├╝ksek dozlarda fosfor ve fosfor i├žerikli g├╝breler verilmektedir.

┬á┬á┬á┬á - Bu b├Âlgedeki topraklarda yeti┼čen bitkiler k─▒sa boylu kalmaktad─▒r.

Hipotez : 

┬á┬á┬á┬á 1- Bitkideki ├žinko eksikli─činin sebebi, topraktaki fazla kire├ž ve y├╝ksek pH d─▒r.

┬á┬á┬á┬á 2- Bitkideki ├žinko eksikli─činin sebebi, topraktaki kil miktar─▒n─▒n fazla olmas─▒d─▒r.

┬á┬á┬á┬á 3- Bitkideki ├žinko eksikli─činin sebebi, topraktaki organik maddenin az olmas─▒d─▒r.

┬á┬á┬á┬á 4- Bitkideki ├žinko eksikli─činin sebebi, ya─č─▒┼člar─▒n az olmas─▒d─▒r.

┬á┬á┬á┬á 5- Bitkideki ├žinko eksikli─činin sebebi, topraktaki fazla fosfordur.

Tahmin : 

┬á┬á┬á┬á 1- E─čer 1. hipotezim do─čru ise , fazla kire├ž ve y├╝ksek pH ‘l─▒ topraklarda yeti┼čen bitkilerde ├žinko eksikli─či g├Âr├╝lmelidir.

┬á┬á┬á┬á 2- E─čer 2. hipotezim do─čru ise , kil miktar─▒n─▒n fazla oldu─ču topraklarda yeti┼čen bitkilerde ├žinko eksikli─či g├Âr├╝lmelidir.

┬á┬á┬á┬á 3- E─čer 3. hipotezim do─čru ise , organik maddenin az oldu─ču topraklarda yeti┼čen bitkilerde ├žinko eksikli─či g├Âr├╝lmelidir.

┬á┬á┬á┬á 4- E─čer 4. hipotezim do─čru ise , kurak b├Âlgelerde ya┼čayan bitkilerde ├žinko eksikli─či g├Âr├╝lmelidir.

┬á┬á┬á┬á 5- E─čer 5. hipotezim do─čru ise , fosfor i├žerikli g├╝brelerin verildi─či topraklarda yeti┼čen bitkilerde ├žinko eksikli─či g├Âr├╝lmelidir.

Kontrollü Deney : 

Ayn─▒ t├╝r bu─čday bitkileri ile ├žal─▒┼čmalar yap─▒l─▒r.Her tahmin i├žin bir deney grubu bir de kontrol grubu olu┼čturulur.

┬á┬á┬á 1- Yap─▒lan ├žal─▒┼čmalarda toprak pH’s─▒n─▒n 6′dan 7′ye y├╝kseltilmesiyle bitkilerin topraktan ├žinko al─▒m─▒n─▒n 100-150 kez bir azalma g├Âsterdi─či bulunmu┼čtur.

┬á┬á┬á┬á 2- Kilin , topra─č─▒n ├žinkoyu kuvvetlice ba─člayarak tutmas─▒n─▒ sa─člad─▒─č─▒ bulunmu┼čtur.

┬á┬á┬á 3- Organik maddelerin , toprakta ├žinkonun kolayl─▒kla hareket etmesine ve ├ž├Âz├╝n├╝r formda kalmas─▒n─▒ sa─člad─▒─č─▒ ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r.

┬á┬á┬á 4- Toprak neminin , ├žinkonun bitki k├Âklerine ta┼č─▒nmas─▒nda ve dolay─▒s─▒ ile k├Âklerce al─▒m─▒nda belirleyici bir rol oynad─▒─č─▒ saptanm─▒┼čt─▒r.

┬á┬á┬á 5- Y├╝ksek dozlarda uygulanan fosfor , bitkilerin k├Âklenme etkinli─čini azaltarak bitkinin toprakla yeterince ba─člant─▒ kurmas─▒n─▒ ve dolay─▒s─▒ ile bitkinin topra─č─▒n ├žinkosundan yararlanmas─▒n─▒n s─▒n─▒rland─▒─č─▒ ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒r.Ayr─▒ca, y├╝ksek dozdaki fosfor , bitki k├Âklerinde ortak ya┼čayan ve bitkilerin topraktan ├žinko al─▒m─▒nda b├╝y├╝k rol oynayan mikoriza mantar─▒n─▒n etkinli─činin azalmas─▒na neden oldu─ču saptanm─▒┼čt─▒r.

Ger├žek :

┬á┬á┬á┬á┬á Bitkilerdeki ├žinko eksikli─činin , topraktaki ├žinko miktar─▒yla direkt ba─člant─▒l─▒ olmad─▒─č─▒, topra─č─▒n sahip oldu─ču birtak─▒m fiziksel ve kimyasal ├Âzelliklerden kaynakland─▒─č─▒ bulunmu┼čtur.Bu ├Âzelliklerden ba┼čl─▒calar─▒ : Topra─č─▒n pH’s─▒, topraktaki kil, organik madde ve fosfor miktar─▒ ve topra─č─▒n nemi.

Biyolojinin Konusu ve B├Âl├╝mleri

┬á Biyoloji; kelime anlam─▒ canl─▒ bilimidir (bio= canl─▒, loji= bilim), yani k─▒saca canl─▒lar─▒ inceleyen bir bilim dal─▒d─▒r.Canl─▒lar─▒n yap─▒lar─▒n─▒, ├Âzelliklerini, davran─▒┼člar─▒n─▒, birbirleri ile olan ili┼čkilerini, ├ževreleri ile olan ili┼čkilerini, ├že┼čitlili─čini ve yap─▒lar─▒nda ger├žekle┼čen temel ya┼čamsal olaylar─▒ inceler.Canl─▒lar─▒ anlamak ┼č├╝phesiz ki ya┼čam─▒ kolayla┼čt─▒r─▒r ve zevkli hale getirir.

┬á┬á┬á Canl─▒lar─▒n ├že┼čitlili─či ve sahip olduklar─▒ bir├žok ├Âzelli─či d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse , canl─▒lar─▒ tek biyoloji ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda incelemek bir hayli zor, hatta imkans─▒zd─▒r.Bu y├╝zden biyoloji bilimi kendi i├žersinde bir ├žok alt bilim dallar─▒na ayr─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunlardan ” Zooloji ve Botanik” Biyolojinin ana dallar─▒n─▒ olu┼čturur:

Zooloji : Hayvanlar─▒ inceleyen bilim dal─▒d─▒r.

Botanik : Bitkileri inceleyen bilim dal─▒d─▒r.

Sitoloji : H├╝cre bilimidir.H├╝crelerin yap─▒s─▒n─▒ ve metabolizmas─▒n─▒ inceler.

Histoloji : Doku bilmidir.Dokular─▒n┬á yap─▒s─▒n─▒ , g├Ârevlerini inceler.

Fizyoloji : Doku , organ ve sistemlerin ├žal─▒┼čmas─▒n─▒ ve g├Ârevlerini inceler.Histoloji ile Anatomi bilimlerinin bir bile┼čkesi denilebilir.┬á

Anatomi : ─░├ž organlar─▒n yaps─▒n─▒, g├Ârevlerini ve birbirleri ile olan ili┼čkilerini inceler.

Morfoloji : Canl─▒lar─▒n d─▒┼č yap─▒lar─▒n─▒ inceler.

Embriyoloji : Canl─▒lar─▒ zigottan yeni bir fert oluncaya kadar ge├žirdi─či evreleri inceler.

Genetik : Canl─▒lar─▒n kal─▒tsal ├Âzelliklerini ata canl─▒dan o─čul d├Âllere nas─▒l aktar─▒ld─▒─č─▒n─▒ inceler.Ayr─▒ca genlerin ├žal─▒┼čma mekanizmas─▒n─▒ inceler.

Taksonomi : Canl─▒lar─▒n s─▒n─▒fland─▒r─▒lmalar─▒n─▒ inceler.

Biyokimya : Canl─▒lar─▒n kimyasal yap─▒s─▒n─▒ inceler.

Molek├╝ler Biyoloji : Canl─▒lar─▒n yap─▒s─▒n─▒ molek├╝ler seviyede inceler.├ľr: protein sentezi.

Mikrobiyoloji : Mikroorganizmalar─▒ inceler.

Mikoloji : Mantarlar─▒ inceler.

Patoloji : Hastal─▒kl─▒ doku ve organlar─▒ inceler.

Ekoloji : Canl─▒lar─▒n birbirleri ile ve ├ževreleri ile olan ili┼čkilerini inceler.

Palentoloji : Fosil bilmi.

Entomoloji : B├Âcek bilmi.

─░htiyoloji : Bal─▒k bilmi.

Ornitoloji : Ku┼č bilmi.

Bakteriyoloji : Bakteri bilmi.,

Viroloji : Vir├╝s bilmi.

Parazitoloji : Parazit bilmi.

Biyoteknoloji : Biyolojik sistemlere ve organizmalara uygulanan , kendilerinden yararlan─▒lmas─▒┬á ve istenilen bi├žimlere ve ├╝r├╝nlere d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lebilmeleri amac─▒yla kullan─▒lan bilimsel teknikler ve end├╝striyel y├Ântemlerdir.

Biyoloji Laboratuvar─▒nda Kullan─▒lan Ara├ž-Gere├žler

┬á┬á┬á┬á Biyoloji laboratuvar─▒nda kullan─▒lan ba┼čl─▒ca ara├ž-gere├žler ┼čunlard─▒r:

                  

┬á┬á┬á┬á Biyoloji laboratuvar─▒ndaki en temel ara├ž ise “mikroskoptur”.Herhangi bir mikroskopu kullanmadaki temel ama├ž , incelenecek cismi b├╝y├╝tmek ve netle┼čtirmektir.

┬á┬á┬á┬á ─░lk mikroskop 1595 y─▒l─▒nda Zacharias ve Hans Jansesea taraf─▒ndan yap─▒lm─▒┼čt─▒r.Zacharias o zamanlarda ├žocuk ya┼čtayd─▒ ve babas─▒ Hans’─▒n yard─▒m─▒yla u├žlar─▒nda mercek bulunana ├╝├ž t├╝p├╝ i├ž i├že ge├žirerek ├žok basit bir mikroskop yapm─▒┼čt─▒r.Bu mikroskop incelenecek ├Ârne─či 3-10 kat b├╝y├╝ytebiliyordu.

┬á┬á┬á┬á Mikroskopta ilk biyolojik g├Âzlem ise bir biyolog taraf─▒ndan de─čil , ├╝nl├╝ astronom Galileo Galilei taraf─▒ndan yap─▒lm─▒┼čt─▒r.17. y├╝zy─▒l─▒n ba┼člar─▒nda Galileo bir silindir ve iki mercekten olu┼čan , kendi yapt─▒─č─▒ mikroskopta bir b├Âcek incelemi┼čtir.

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Antony van Leeuwenhoek ise ilk geli┼čmi┼č mikroskobu yapm─▒┼čt─▒r.Mikroskop ├╝zerine yapm─▒┼č oldu─ču ├žal─▒┼čmalar─▒ onu mikroskop alan─▒nda uluslararas─▒ bir otoriteye oturtmu┼čtur ve 1680 y─▒l─▒nda Royal Society taraf─▒ndan burs verilmi┼čtir.Yapm─▒┼č oldu─ču mikroskop ~ 5cm uzunlu─čunda ve 2.5cm eninde idi: ─░ki yass─▒ ve metal levhay─▒ birbirine per├žinleyip, levhalar aras─▒na d─▒┼čb├╝key merce─či yerle┼čtirerek olu┼čturmu┼čtur.Bu mikroskop incelenecek ├Ârne─či 70-250 kat b├╝y├╝tebiliyordu.

┬á┬á┬á┬á G├╝n├╝m├╝zde farkl─▒ alanlarda kullan─▒lan ├že┼čitli┬á mikroskoplar vard─▒r. Bunlardan ba┼čl─▒calar─▒; I┼č─▒k Mikroskobu┬á,Karanl─▒k alan mikroskobu (ultramikroskop),faz kontrast mikroskobu, polarizasyon mikroskobu, ultraviyole mikroskobu, interferens mikroskobu, elektron mikroskobu (scanning electron mikroskobu ve transmission elektron mikroskobu….) gibi…Okuldaki Biyoloji laboratuvarlar─▒nda kullan─▒lan en yayg─▒n mikroskop ise “bile┼čik ─▒┼č─▒k mikroskobudur”.I┼č─▒k mikroskobunda ─▒┼č─▒─č─▒n k─▒r─▒l─▒p odaklanmas─▒ i├žin mercekler kullan─▒l─▒rken , elektron mikroskoplar─▒nda ise ─▒┼č─▒k ─▒┼č─▒nlar─▒ yerine elektron dalgalar─▒ ve mercekler yerine , elektrom─▒knat─▒slar kullan─▒l─▒r. Elektron mikroskobu ile 500bin - 2milyon kez b├╝y├╝tme sa─članabilir.

┬á┬á┬á┬á A┼ča─č─▒daki┬á her bir g├Âr├╝nt├╝ Scenedesmus adl─▒ bir ye┼čil algin 10mm’lik bir kesitinin farkl─▒ mikroskoplar taraf─▒ndan ayn─▒ derecede b├╝y├╝t├╝lmesidir.

                .

┬áa.Faz-kontrast ─▒┼č─▒k mikroskobu┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á b. I┼č─▒k mikroskobu

                    

   c. Transmission elektron mikroskobu        d.Tarayıcı(scanning) elektron mikroskob  

                                                                              

┬á┬á┬á┬á Yukar─▒da da g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi h├╝crenin i├ž yap─▒s─▒n─▒n en iyi g├Âr├╝nt├╝lendi─či mikroskop transmission elektron mikroskobudur.Traray─▒c─▒ elektron mikroskobu ise ├╝├ž boyutlu bir g├Âr├╝nt├╝ sa─čl─▒yor.

I┼č─▒k Mikroskobu :┬á┬á┬á┬á┬á

Mikroskop d├Ârt farkl─▒ k─▒s─▒mdan olu┼čur:┬á

I. Optik k─▒s─▒mlar : Mercek ve aynadan olu┼čur.I┼č─▒k mikroskobunda ├╝├ž┬á set mercek bulunur;

┬á┬á┬á┬á - Ok├╝ler : Mikroskobun ├╝st taraf─▒nda g├Âzle objeye bak─▒lan k─▒s─▒md─▒r.Ok├╝ler bir veya iki tane olabilir.Ok├╝lerin ├╝zerinde b├╝y├╝tme g├╝c├╝n├╝ g├Âsteren 5X, 10X, 15X gibi numaralar bulunur.Bu numaralar─▒n anlam─▒ ok├╝lerin objeyi ka├ž kez b├╝y├╝tt├╝─č├╝d├╝r. Mikroskop ok├╝leri genellikle 10X’dir.Yani objeyi 10 kez b├╝y├╝tt├╝─č├╝n├╝ g├Âsterir. Ok├╝ler ├ž─▒kart─▒labilir niteliktedir.

┬á┬á┬á┬á -Objektifler : D├Âner levha ( revolving nosepiece) ├╝zerinde bulunan merceklerdir.─░ki veya daha fazla bulunur.Objektiflerin ├╝zerinde de b├╝y├╝tme g├╝c├╝n├╝ g├Âsteren numaralar vard─▒r; 4X, 10X, 40X, 100X gibi.

┬á┬á┬á┬á Mikroskopta incelenen bir objenin ne kadar b├╝y├╝t├╝lerek incelendi─či ok├╝ler ile objektifin b├╝y├╝tme de─čerleri ├žarp─▒larak bulunur:

┬á┬á┬á┬á Ok├╝ler┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Objektif┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á B├╝y├╝tme de─čeri

                   10X                     4X                        40X

                   10X                     10X                      100X

                   10X                     40X                     400X 

                   10X                    100X                    1000X

┬á┬á┬á┬á Kondans├Âr : Tabla ortas─▒ndaki a├ž─▒kl─▒─č─▒n alt─▒nda yer alan tek bir mercek veya mercekler sisteminden olu┼čur.G├Ârevi, geni┼č bir ─▒┼č─▒k konisini incelenecek ├Ârne─če yans─▒tmakt─▒r.

┬á┬á┬á┬á I┼č─▒k kayna─č─▒ : Tablan─▒n alt─▒nda objeyi ayd─▒nlatan bir lamba veya aynad─▒r.I┼č─▒k kayna─č─▒ndan objeye odaklanan ─▒┼č─▒─č─▒n miktar─▒ tablan─▒n alt─▒nda yer alan diyafram ile sa─član─▒r.

II.Mekanik K─▒s─▒mlar: Ayar d├╝─čmeleri ve destek elemanlar─▒ndan olu┼čur.

┬á┬á┬á┬á Ayar d├╝─čmeleri :┬á

┬á┬á┬á┬á┬á a) Kaba ayar d├╝─čmesi : Tablay─▒ yukar─▒ -a┼ča─č─▒ indirerek odak noktas─▒n─▒ ayarlar.Net olmayan, yakla┼č─▒k┬á bir g├Âr├╝nt├╝ elde edilir.

┬á┬á┬á┬á┬á b) ─░nce ayar d├╝─čmesi : Kaba ayar d├╝─čmesi ile bulunana g├Âr├╝nt├╝, ince ayar d├╝─čmesi ile netlik kazan─▒r.

┬á┬á┬á┬á┬á Destak elemanlar─▒:┬áAyak ; mikroskobun masa ├╝zerine oturtuldu─čutaban k─▒sm─▒d─▒r.G├Âvde ; mikroskobu tutup ta┼č─▒maya yarayan kol ve incelenecek ├Ârne─čin haz─▒rland─▒─č─▒ preperat─▒n konuldu─ču tabladan olu┼čur┬á.

Laboratuvar Teknikleri, Ay─▒ra├žlar ve ├ľl├ž├╝ Birimleri

┬á┬á┬á┬á Laboratuvar da canl─▒lar─▒n doku ve h├╝crelerini incelemek i├žin a┼ča─č─▒daki tekniklerden yararlan─▒l─▒r:

Vital (canl─▒) inceleme : Bir canl─▒n─▒n do─črudan do─čruya s─▒v─▒ bir ortam i├žinde incelenmesidir.

Doku k├╝lt├╝r├╝ : ├ľzellikle embriyonik dokulardan al─▒nan k├╝├ž├╝k par├žalar─▒n uygun ortamlada saklan─▒p, geli┼čtirilmesidir.

Kesit alma : Kat─▒ veya dondurulmu┼č ya da m├╝rver ├Âz├╝ gibi maddeler i├žine g├Âm├╝lm├╝┼č yap─▒lardan bist├╝ri veya jilet gibi keskin aletlerle kesit al─▒nmas─▒d─▒r.

Fiksasyon : H├╝crenin yap─▒s─▒n─▒n kimyasal ve morfalajik y├Ânden en az de─či┼čikli─če u─čramas─▒n─▒ sa─člamak amac─▒yla, h├╝crenin birden bire ├Âld├╝r├╝lmesidir.

Boyama : H├╝crenin ve bir mikroorganizman─▒n de─či┼čik k─▒s─▒mlar─▒, farkl─▒ kimyasal yap─▒ g├Âsterdi─či i├žin farkl─▒ boyanma yetene─čine sahiptir.Boyalar bazik veya asidik yap─▒dad─▒r.Asidik boylar h├╝crede bazik yap─▒ g├Âsteren k─▒s─▒mlar─▒ boyarken , bazik boyalar h├╝crede asidik yap─▒ g├Âsteren k─▒s─▒mlar─▒ boyar.

Dondurma-kurutma y├Ântemi : Doku h─▒zla dondurulup, daha sonra kurutulmaya b─▒rak─▒l─▒r.

Dondurma-buzla yer de─či┼čtirme y├Ântemi : H─▒zla dondurulan dokunun etanol,metanol ya da aseton gibi buz kristallerini eriten s─▒v─▒larda saklanmas─▒d─▒r.

┬á┬á┬á┬á┬á Biyoloji laboratuvar─▒nda en s─▒k kullan─▒lan ay─▒ra├žlar :

Maddeler

Ay─▒ra├žlar─▒

Tepkime

Glikoz

Benedict veya Fehling ├ç├Âz

Kiremit k─▒rm─▒z─▒s─▒ renk verir

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Ni┼časta

─░yot (lugol) ├ç├Âz.

Mavi-siyah renk verir

              Selüloz

─░yotlu ├žinko klor├╝r

A├ž─▒k mavi-ye┼čil renk verir

              Glikojen

─░yot ├ç├Âz.

Kahverengi-k─▒rm─▒z─▒ renk ver

              Protein

Bi├╝ret ay─▒rac─▒

Mor renk verir

              Protein

Nitrik asit

Sar─▒ renk verir

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Ya─č

Eter + Ka─č─▒t

Saydam leke olu┼čur

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Ya─č

Sudan III

K─▒rm─▒z─▒ renk verir

               Asit

Turnusol ka─č─▒d─▒

K─▒rm─▒z─▒ renk verir

               Asit

Kongo k─▒rm─▒z─▒s─▒

Mavi renk verir

               Asit

Fenol k─▒rm─▒z─▒s─▒

Sar─▒ renk verir

               Baz

Turnusol ka─č─▒d─▒

Mavi renk verir

               Baz

Kongo k─▒rm─▒z─▒s─▒

K─▒rm─▒z─▒ renk verir

┬á┬á┬á┬á┬á┬á Soda(CO2′li su)┬á┬á┬á

Fenol k─▒rm─▒z─▒s─▒

Sar─▒ renk verir

        Soluk üfleme

Fenol k─▒rm─▒z─▒s─▒

Sar─▒ renk verir

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Kire├ž suyu

Asit

De─či┼čme olmaz

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Kire├ž suyu

Soda

Bulanma, beyaz ├ž├Âkelek olu┼čur

* Ba(OH)2 , NaOH  ve KOH  karbondioksit (CO2) tutucudur.

* Oksijen yak─▒c─▒ bir gazd─▒r.

┬á┬á ┬á Biyolojide kullan─▒lan ├Âl├ž├╝ birimleri :

10 Angstr├Âm (├ů) = 1 nanometre (nm)

1000 nanometre  = 1 mikrometre (mm)

1000 mikrometre = 1 milimetre (mm)

      10 milimetre  = 1 santimetre (cm)

    100 santimetre = 1 metre (m)

1000 pisogram(pg) = 1 nanogram (ng)

    1000 nanogram  = 1 mikrogram (mg)

    1000 mikrogram = 1 miligram (mg)

      1000 miligram   = 1 gram (g)

          1000 gram    = 1 kilogram (kg)

   10³*10³*10³ mm³ = 1milimetre³ (mm³)

           1000 mm³  = 1 santimetre³ (cm³ veya cc)

                1mm³   = 1 mikrolitre (ml)

              1000 ml  = 1 mililitre (ml)

               1000 ml = 1 litre 

       SU  

SU     =    HAYAT

┬á┬á┬á┬á Canl─▒lar─▒n yap─▒s─▒nda bulunan temel molek├╝llerden biri olan su, canl─▒lar─▒n yap─▒s─▒n─▒n b├╝y├╝k ├žo─čunlu─čunu olu┼čturur.Canl─▒larda bulunan su miktar─▒ % 65 - 95 aras─▒nda de─či┼čmektedir. ─░nsan─▒n ~ % 65′i sudur ve bu miktar % 20′nin alt─▒na d├╝┼čerse ├Âl├╝m meydana gelir.

┬á┬á ┬á┬á Baz─▒ canl─▒lardaki su miktar─▒ : Su bitkilerinin ~ %98′i su, Filin ~ % 70′i su, Domatesin ~ % 95′i su, Patatesin ~ % 80′i sudur.

┬á┬á┬á┬á Su molek├╝l├╝ 2H ve 1O atomundan olu┼čmu┼čtur.─░ki hidrojen atomu aras─▒nda 104.5┬░ ‘lik bir a├ž─▒ vard─▒r.

┬á┬á┬á┬á Bir su molek├╝l├╝nde Hidrojen atomu ile Oksijen atomu aras─▒ndaki ba─č kovalent ba─čd─▒r .─░ki su molek├╝l├╝ ise birbirine hidrojen ba─č─▒ ile tutunur.

┬á┬á┬á┬á Su molek├╝l├╝ polard─▒r. Polar polar─▒ ├ž├Âzer prensibine uygun olarak da su, polar molek├╝lleri ├ž├Âzer.Bu y├╝zden polar molek├╝llere hidrofilik (suyu seven)┬á denir.Apolar molek├╝llere ise suda ├ž├Âz├╝lmedi─činden hidrofobik (suyu sevmeyen) denir.├ľrne─čin ya─č bile┼či─či suda ├ž├Âz├╝lmez ve hidrofobiktir. Baz─▒ molek├╝llerde ise bir ucunda polar veya iyonla┼čm─▒┼č bir b├Âlge , di─čer ucunda ise apolar bir b├Âlge bulunur. Yani hem polar hem de apolar ├Âzellik g├Âsterirler, b├Âyle molek├╝llere “ampifatik” molek├╝ller denir.├ľrne─čin bu ├Âzelli─či h├╝cre zar─▒n─▒n yap─▒s─▒nda g├Âr├╝r├╝z: H├╝cre zar─▒ndaki fosfolipidlerin ba┼č k─▒sm─▒ hidrofilik iken kuyruk k─▒sm─▒ hidrofobiktir.

                                Hidrofilik Moleküller

           

                                             Hidrofobik Molekül

Suyun┬á di─čer ├Âzellikleri :

Polar ve iyonlar i├žin iyi bir ├ž├Âz├╝c├╝d├╝r.├ço─ču biyokimyasal reaksiyonlar suyun varl─▒─č─▒nda ger├žekle┼čir.Ayr─▒ca b├╝y├╝k molek├╝ller ve tuzlar suda kolayl─▒kla iyonla┼č─▒rlar.

Kanda besinlerin ta┼č─▒nmas─▒nda ├Ânemli rol oynar.

Metabolik aktiviteyi h─▒zland─▒r─▒r.

V├╝cut ─▒s─▒s─▒n─▒n ayarlanmas─▒nda yard─▒mc─▒d─▒r.

Zararl─▒ ve fazla maddelerin v├╝cuttan at─▒l─▒m─▒n─▒ kolayla┼čt─▒r─▒r.

Su 0┬║C ‘de donar ve 100┬║C ‘de kaynar.Su donarken ├Âzg├╝l a─č─▒l─▒─č─▒ k├╝├ž├╝l├╝r, hacmi b├╝y├╝r. Bu sayede sularda hayat s├╝rmektedir. +4┬║C’de en y├╝ksek ├Âzg├╝l a─č─▒rl─▒─ča sahiptir.

Yo─čunlu─ču 1g/cm┬│

Renksiz ve kokusuzdur.

┬á┬á┬á┬á┬á H├╝crenin yap─▒sal ve fonksiyonel b├╝t├╝nl├╝─č├╝nde suyun ┼ču ├╝├ž ├Âzelli─činin ├Ânemli┬á bir rol├╝ vard─▒r :

a) Buharla┼čma ─▒s─▒s─▒n─▒n y├╝ksek olmas─▒┬á┬á

┬á┬á┬á┬á Kaynama s─▒cakl─▒─č─▒ ├žo─ču s─▒v─▒dan daha y├╝ksektir. ├ç├╝nk├╝ su ─▒s─▒t─▒ld─▒─č─▒ zaman ├Ânce hidrojen molek├╝lleri aras─▒ndaki ba─člar kopar. Bu say─▒s─▒z hidrojen ba─člar─▒n─▒n kopmas─▒ ve bu halin korunmas─▒ yani tekrar hidrojen ba─člar─▒n─▒n birle┼čmemesi i├žin epeyce ─▒s─▒ya ihtiya├ž duyulur.

┬á┬á┬á┬á Buharla┼čma ─▒s─▒s─▒n─▒n y├╝ksek olmas─▒, s─▒cak g├╝nlerde serinlememizi sa─člar. Deride bulunan yakla┼č─▒k 1-2 milyon ter bezlerinden suyun buharla┼čmas─▒yla bir serinlik elde ederiz.

b) Kohezyon ├Âzelli─či┬á

┬á┬á┬á┬á┬á Gerilme durumunda, su molek├╝lleri aras─▒nda kopmaya kar┼č─▒ bir diren├ž vard─▒r.Kohezyon, bir gerilim durumunda molek├╝ller aras─▒ndaki ba─člar─▒n kopmamas─▒ i├žin g├Âsterilen diren├žtir.

┬á┬á┬á┬á┬á Suyun yap─▒s─▒ndaki hidrojen ba─člar─▒ birbirlerini ├žekerek bir arada┬á bulunmas─▒nda ve b├Âylece suyun bitkinin odun ( ksilem) borular─▒nda kopmaz s├╝tun ┼čeklinde y├╝kselmesini sa─člar.

c) ├ç├Âz├╝c├╝ ├Âzelli─či

AS─░T, BAZ ve TUZLAR

AS─░TLER

┬á┬á┬á┬á Su i├žersinde ├ž├Âz├╝nd├╝─č├╝nde Hidrojen iyonu (H+) veren b├╝t├╝n bile┼čikler asit ├Âzelliktedir.

┬á┬á┬á┬á Dil ile dokunuldu─čunda ek┼či tat verir.

┬á┬á┬á┬á Turnusol ka─č─▒d─▒n─▒ maviden k─▒rm─▒z─▒ya d├Ând├╝r├╝r.

┬á┬á┬á┬á B├╝nyesinde karbon i├žeren asitlerin ├žo─ču organik asittir.├ľrnek : malik asit, sitrik asit , laktik asit(CH3CHOHCOOH), asetik asit (CH3COOH). ─░norganik asitlere ise ┼ču ├Ârnekleri verebiliriz : hidroklorikasit (HCl) , s├╝lf├╝rikasit (H2SO4) , nitrikasit (HNO3).

BAZLAR

┬á┬á┬á┬á Su i├žersinde ├ž├Âz├╝ld├╝─č├╝nde hidroksil iyonu (OH┬»)veren bile┼čikler baz ├Âzelliktedir.

┬á┬á┬á┬á Turnusol ka─č─▒d─▒n─▒ k─▒rm─▒z─▒dan maviye ├ževirir.

┬á┬á┬á┬á Organik bazlar b├╝nyesinde genellikle karbon ve azot bulundururlar.├ľrnek : metilamin (CH3NH2) , amonyumhidroksil (NH4OH).─░norganik bazlara ise ┼ču ├Ârnekleri verebiliriz : sodyumhidroksil (NaOH) , kalsiyumhidroksil (Ca(OH)2) , potasyumhidroksil (KOH), ma─čnezyumhidroksil (Mg(OH)2)

pH

┬á┬á┬á┬á Bir ├ž├Âzeltinin pH de─čeri , o ├ž├Âzeltinin asidik yada bazik oldu─ču hakk─▒nda bize bilgi verir.pH , hidrojen deri┼čiminin eksi logaritmas─▒ al─▒narak hesaplan─▒r : pH = - log[H+]. Bu de─čer 0 - 14 aras─▒nda de─či┼čir.

┬á┬á┬á┬á pH de─čeri 7 olan┬á sol├╝syonlar “n├Âtrd├╝r”.N├Âtr ├ž├Âzeltilerde H+ ve OH┬» konsantrasyonlar─▒ ayn─▒d─▒r.├ľrne─čin saf su n├Âtrd├╝r yani pH = 7

┬á┬á┬á┬á Asidik sol├╝syonlar─▒n pH de─čeri 7′nin alt─▒ndad─▒r. Yani b├Âyle ├ž├Âzeltilerde H+ konsantrasyonu OH┬»┬á konsantrasyonundan fazlad─▒r.├ľrne─čin; mide asidinin pH ‘─▒ 1-3 aras─▒ndad─▒r

┬á┬á┬á┬á Bazik sol├╝syonlar─▒n pH de─čeri 7′nin ├╝st├╝ndedir.B├Âyle ├ž├Âzeltilerde H+ konsantrasyonu OH┬»┬á konsantrasyonundan azd─▒r.├ľrnek ; kan─▒n pH de─čeri 7.3- 7.5 , yumurta ak─▒n─▒n ise pH de─čeri 8′dir.

TUZLAR

┬á┬á┬á┬á Asit ve baz─▒n birle┼čmesi sonucu meydana gelen iyonik bile┼či─če tuz denir.Tuzun olu┼čmas─▒ s─▒ras─▒nda H+ ile OH┬»┬á birle┼čerek bir molek├╝l su a├ž─▒─ča ├ž─▒kar.

HCl┬á +┬á NaOH┬á ——- >┬á NaCl┬á +┬á H2O┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á

┬á┬á┬á┬á H├╝cre ve h├╝cre aras─▒nda ├že┼čitli mineral tuzlar bulunur.Bu tuzlar─▒n yap─▒s─▒ndaki┬á iyonlardan en ├Ânemli katyonlar ; sodyum, potasyum, kalsiyum, ve ma─čnezyumdur , en ├Ânemli anyonlar ise ; klor, bikarbonat, fosfat ve s├╝lfatt─▒r.

┬á┬á┬á┬á Sofra tuzu olan NaCl ‘├╝n┬á┬á en ├Ânemli g├Ârevi v├╝cut s─▒v─▒s─▒n─▒n osmotik bas─▒nc─▒n─▒ d├╝zenlemektir. Azl─▒─č─▒nda ilk olarak h├╝cre aras─▒ s─▒v─▒n─▒n , ├Âzellikle kan─▒n suyu ├žekilir, kan koyula┼č─▒r (Hiperproteinami)┬á ve sonu├žta , kramplarla birlikte dola┼č─▒m sistemi durarak canl─▒y─▒ ├Âl├╝me s├╝r├╝kler.Potasyumca zengin bitkisel besinler Na+ : K+ dengesini bozaca─č─▒ i├žin , y├╝ksek oranda tuz gereksinmesi yarat─▒r.Bunun i├žin yabani memeli hayvanlar bulduk├ža kaya tuzu yalarlar.Ot├žul evcil hayvanlara da bu dengenin sa─članmas─▒ i├žin zaman zaman┬á tuz verilir.

┬á┬á┬á┬á Sofra tuzu i┼čtah a├žar ve mide salg─▒s─▒n─▒ art─▒r─▒r.Azl─▒─č─▒ azot dengesinin bozulmas─▒na , protein y─▒k─▒m─▒na, kan ┼čekerinin y├╝kselmesine , ├╝renin tutulmas─▒na , yorgunlu─ča ve ba┼č d├Ânmesine ; fazla miktarda al─▒nmas─▒ b├Âbrek rahats─▒zl─▒klar─▒na , a┼č─▒r─▒ uyar─▒lmaya , t├╝kr├╝k salg─▒s─▒n─▒ akmas─▒na, g├Âz bebe─činin b├╝y├╝mesine ve ba─č─▒rsak iltihaplanmalar─▒na neden olur.Ter ile bol miktarda tuz at─▒ld─▒─č─▒ndan , ├žok s─▒cak havalarda tuz yetmezli─či ortaya ├ž─▒kabilir.

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Ya┼čam─▒n Temel Kurallar─▒

                                                              Ali Demir Aksoy

                                     ATP

┬á┬á┬á┬á Monon├╝kleotitler ayn─▒ zamanda n├╝kleozit monofosfat olarak da isimlendirilirler.Bunlara bir veya iki fosfat─▒n eklenmesiyle “n├╝kleozit difosfat veya trifosfat molek├╝lleri olu┼čur.N├╝kleozit trifosfatlar i├žersinde h├╝cre enerjisi i├žin en ├Ânemlileri “Adenozin trifosfat (ATP) ve Guanozin trifosfat (GTP) “dir.├ç├╝nk├╝ ├žok miktarda bir enerji bu molek├╝llerin son fosfat gruplar─▒nda bulunmaktad─▒r.

 ATP = Adenin + Riboz + 3 (PO4)

ATP sentezinin ba┼čl─▒ca ger├žekle┼čti─či reaksiyonlar:

     * glikoliz (sitoplazmada)

     * hücre solunumu (mitokondri)

     * fotosentez (kloroplast)

┬á┬á AMP + PO4 + enerji (E) ——-> ADP + H2O

┬á┬á ADP + PO4 + E(7.3 kcal) ——->ATP+ H2O

ATP molek├╝l├╝n├╝n ba┼čl─▒ca kullan─▒ld─▒─č─▒ reaksiyonlar:┬á┬á┬á

┬á┬á┬á┬á┬á * ├ço─ču anabolik reaksiyonlarda.├ľr:protein,DNA,

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á RNA, polisakkarit ve ya─člar─▒n sentezinde.┬á┬á┬á┬á

┬á┬á┬á┬á┬á┬á * Molek├╝llerin ve iyonlar─▒n aktif ta┼č─▒nmas─▒nda

       * Sinir hücrelerindeki uyartıların iletiminde

       * Kasların kasılmasında

┬á┬á ATP + H2O ——-> ADP +PO4 + E

┬á┬á ADP + H2O ——-> AMP + PO4 + E

┬á┬á┬á┬á┬á Her h├╝crede ~ bir milyar ATP molek├╝l├╝ vard─▒r.Bu miktar h├╝crenin sadece birka├ž dakikal─▒k┬á ihtiyac─▒ i├žin yeterlidir. Bu nedenle bu molek├╝l h─▒zl─▒ bir ┼čekilde yenilenmek (recycle) zorundad─▒r. ─░nsanda y├╝z trilyon h├╝crenin oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝l├╝rse ~ 10┬▓┬│ ATP molek├╝l├╝ bulunmaktad─▒r. Her ATP molek├╝l├╝nde dakikada ├╝├ž defa son fosfat molek├╝l├╝ eklenip, kopart─▒l─▒yor. (Kornberg, 1989, p-65)┬á┬á┬á┬á┬á ─░nsan v├╝cudunun tamam─▒ndaki ATP sadece 50g gelmektedir ve bu miktar mutlaka herg├╝n yenilenmelidir. ATP ‘nin kayna─č─▒ ise besinlerdir.┬á┬á┬á┬á 24 saatini sadece dinlenerek yatakta┬á ge├žiren ki┼činin h├╝creleri ~ 40kg ATP molek├╝l├╝ kullan─▒r.

                    NUKLEIK ASITLER

┬á┬á┬á┬á N├╝kleik Asitler ,v├╝cudumuzun sadece %2 ’sini olu┼čturmalar─▒na ra─čmen ├žok ├Ânemli organik bile┼čiklerdendir.├ç├╝nk├╝ genetik bilginin depolanmas─▒ndan, ortaya ├ž─▒kmas─▒ndan (expression) ve iletiminden sorumludurlar.Genetik bilginin ortaya ├ž─▒kmas─▒n─▒ ┼ču ├Ârneklerle daha iyi anlayabiliriz : Bir organizman─▒n insan m─▒ yoksa fare mi oldu─ču veya bir h├╝crenin kas h├╝cresi mi yoksa sinir h├╝cresi mi oldu─čunun g├Âsterimidir.

┬á┬á┬á┬á N├╝kleik asitlerin yap─▒s─▒nda C, H, O, N, P elementleri vard─▒r.N├╝kleik asitlerin temel yap─▒ birimi (monomeri) “n├╝kleotitler”dir.Bazen monon├╝kleotitler de denir. N├╝kleotitler ise ├╝├ž bile┼čikten meydana gelmi┼čtir :

 1- Azotlu Baz    

┬á2- 5C’lu ┼×eker (pentoz)┬á┬á

 3-Fosfat grubu (H3PO4)

N├╝kleotit = Baz + ┼×eker + Fosfat grubu

                           

─░ki ├že┼čit azotlu baz vard─▒r:┬á

a) P├╝rinler (├žift halkal─▒) : ─░ki ├že┼čit p├╝rin baz vard─▒r ; Adenin (A) ve Guanin (G)

b) Primidinler (tek halkal─▒) : ├ť├ž ├že┼čit primidin baz vard─▒r ; Sitozin (C), Timin (T), Urasil (U)

          

┬á┬á┬á┬á N├╝kleik asitlere ismini yap─▒s─▒ndaki 5C’ lu ┼čeker verir.Ribon├╝kleikasitin (RNA) yap─▒s─▒nda “riboz” ┼čekeri, deoksiribon├╝kleikasitin (DNA) yap─▒s─▒nda ise “deoksiriboz” ┼čekeri bulunur.A┼ča─č─▒daki ┼čekilde de g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi iki ┼čekerin yap─▒sal olarak aralar─▒ndaki tek fark deoksiribozun ikinci karbonunda hidroksil (OH)┬» grubunun olmamas─▒d─▒r.

             

┬á┬á┬á┬á Yap─▒s─▒nda sadece p├╝rin veya primidin bazlar─▒ ile riboz veya deoksiriboz ┼čekeri bulunan┬á molek├╝llere┬á “n├╝kleozit” denir. N├╝kleozite bir fosfat grubunun ba─članmas─▒ ile olu┼čan molek├╝le ” n├╝kleotit” denir.N├╝kleozit ve n├╝kleotitler yap─▒s─▒ndaki azotlu bazlara g├Âre isimlendirilirler.

     

Ribon├╝kleozitler

Ribonükleotitler 

Deoksiribon├╝kleozitler

Deoksiribon├╝kleotitler

 Adenozin  

 Adenilikasit       

Deoksiadenozin

 Deoksiadenilik asit

 Sistidin

 Sistidilik asit

 Deoksisistidin

 Deoksisistidilik asit

 Guanozin

 Guanilik asit

 Deoksiguanozin

 Deoksiguanilik asit

 Uridin

 Uridilik asit

 Deoksiuridin

 Deoksiuridilik asit

┬á┬á┬á┬á Bir n├╝kleotitin yap─▒s─▒ndaki molek├╝ller aras─▒ndaki ba─člar olduk├ža ├Âzeldir : ┼×ekerin karbon-1′i (C-1) ile azotlu baz ba─član─▒r. E─čer baz purin ise azot-9 (N-9) atomu ile ┼čeker “kovalent ba─č ” yapar.E─čer baz pirimidin ise┬á N-1 atomu ile ┼čeker ” kovalent ba─č”┬á┬á┬áyapar.Bir n├╝kleotitdeki fosfat grubu ise ┼čekerin C-2′ , C-3′ veya C-5′ atomlar─▒na ba─članabilir.Biyolojik sistemlerde en s─▒k rastlanan─▒ ise fosfat─▒n C-5′ e ba─članmas─▒d─▒r.Bunu yukardaki n├╝kleotit ┼čeklinde g├Ârebilirsiniz.┬á┬á┬á┬á

PROTEİN  SENTEZİ

                                 SANTRAL DOGMA

┬á┬á┬á┬á DNA, RNA ve proteinler aras─▒nda bir d├Âng├╝ vard─▒r.DNA ,RNA sentezinde kullan─▒l─▒r, daha sonra RNA protein sentezinde g├Ârev al─▒r.Bu proteinlerin h├╝crede yap─▒sal ve i┼člevsel rolleri vard─▒r.Ayn─▒ zamanda genetik bilgiyi bir h├╝creden di─čerine aktarmakla da g├Ârevlidirler.Bunlar─▒n i├žersindeki t├╝m enzimler ve di─čer proteinler DNA replikasyonunda, RNA sentezinde ve protein sentezinde g├Ârev al─▒rlar.H├╝credeki bu bilgi ak─▒┼č─▒ molek├╝ler biyolojinin “santral dogmas─▒”d─▒r.

┬á┬á┬á┬á Genlerden proteinlere giden yolda iki basamak vard─▒r; “transkripsiyon (yaz─▒l─▒m)” ve “translasyon (okuma)”.

TRANSKR─░PS─░YON (DNA n─▒n RNAy─▒sentezlemesi):

┬á┬á┬á┬á Transkripsiyon DNA replikasyonuna┬á benzer : RNA zincirinin b├╝y├╝mesi 5′—->3′ y├Ân├╝nde n├╝kleotitlerin eklenmesiyle ger├žekle┼čir.

┬á┬á┬á┬á┬á Transkripsiyon DNA replikasyonundan ├╝├ž y├Ânden farkl─▒d─▒r:

Birincisi ; DNA sarmal─▒ndaki bir zincirin, replikasyondaki gibi hepsi de─čil, sadece bir b├Âl├╝m├╝ kal─▒p olarak kullan─▒l─▒r.

─░kincisi ; Kullan─▒lan enzimler farkl─▒d─▒r : ├ť├ž ├že┼čit RNA polimeraz enzimi( rRNA, mRNA, tRNA i├žin) kullan─▒l─▒r.

├ť├ž├╝nc├╝s├╝ ; DNA replikasyonundan farkl─▒ olarak ├žift zincirli de─čil tek zincirli molek├╝l olu┼čur.

     DNA        DNA                     DNA       RNA

┬á┬á┬á┬á┬á┬á C┬á ——> G┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á C┬á ——> G

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á G┬á ——> C┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á G┬á ——> C

┬á┬á┬á┬á┬á┬á T┬á ——> A┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á T┬á ——> A

┬á┬á┬á┬á┬á┬á A┬á ——> T┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á A┬á ——> U

Replikasyondaki bazlar─▒n┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á Transkripsiyondaki bazlar─▒n┬á┬á┬á┬á┬á e┼členmesi┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á e┼členmesi

┬á┬á┬á┬á Transkripsiyon DNA’n─▒n bir zinciri ├╝zerindeki “pramat├Âr” (promoter) denilen ├Âzel baz s─▒ralamas─▒ndan ba┼člar.RNA polimeraz enzimi promat├Âr├╝n yerini kendi ba┼č─▒na bulamaz.DNA’da promat├Ârden birka├ž n├╝kleotit (~40 n├╝kleotit) ├Âncesinde bir veya birka├ž k├╝├ž├╝k proteine ba─član─▒r. Daha sonra RNA polimeraz enzimi promat├Âr ile birle┼čip, DNA ├žift sarmal─▒ a├ž─▒l─▒r. RNA polimeraz enzimi DNA zinciri ├╝zerinde ilerledik├že ├žift sarmal a├ž─▒l─▒r ve RNA sentezi devam eder. Biti┼č sinyalinin al─▒nd─▒─č─▒ baz dizilimine gelince RNA sentezi durur ve meydana gelen RNA zinciri DNA’dan ayr─▒l─▒r.

               

mRNA Transkripsiyonu:

RNA ├že┼čitleri i├žersinde sadece mRNA ├žekirdekten sitoplazmya, sentezlenecek protein ile ilgili bilgileri ta┼č─▒r.Fakat yeni kopyalanan mRNA ├Ânce baz─▒ d├╝zenlemelerden ge├žirilir, sonra┬á ├žekirdekten ayr─▒l─▒r:

├ľnce sentezlenen mRNA’n─▒n ilk ucu (5′ ucu) hemen kapat─▒l─▒r. Kapatma i┼člemi bir n├╝keotitin bir metil grubu ve fosfat grubuna┬á kovalent ba─č yapmas─▒ ile ger├žekle┼čir.Bu n├╝kleotit “kep (cap)” olarak ifade edilir.Bu cap translasyon s─▒ras─▒nda ba┼člang─▒├ž i┼čareti olarak tan─▒n─▒r.mRNA’n─▒n di─čer ucunda ise poly-A kuyru─ču denilen 100-200 Adenin molek├╝l├╝ i├žeren b├Âl├╝m vard─▒r.Bu k─▒s─▒m mRNA’n─▒n sitoplazmada k├╝├ž├╝lmesini ├Ânlemeye yard─▒m etmektedir.

Di─čer bir d├╝zenleme ise; yeni sentezlenen mRNA bir dizi amino asit i├žin fazla ┼čifre i├žerir.As─▒l ┼čifrelerin oldu─ču k─▒s─▒mlara “exon” denir. Amino asit dizilimi ile ilgili bilgi i├žermeyen k─▒s─▒mlara ise “intron” denir.mRNA ├žekirdekten ayr─▒lmadan ├Ânce , intronlar kesilip at─▒l─▒r ve exonlar birle┼čirler.

        

Ribozomlar─▒n Yap─▒s─▒ :

┬á┬á┬á┬á Zarla ├ževrili olmayan, h├╝crenin en k├╝├ž├╝k organelleridir.Endoplazmik retikulumun ├╝zerinde, ├žekirdekte, mitokondride, kloroplastta ve sitoplazmada bulunur.

┬á┬á┬á┬á G├Ârevi: Protein sentezlemek

┬á┬á┬á┬á Bakteri h├╝crelerinde ~ 10,000 kadar ribozom bulunurken, ├Âkaryotik h├╝crelerde bu say─▒dan ├žok daha fazla ribozom bulunur.

┬á┬á┬á┬á Ribozomlar─▒n ├žap─▒ ~ 250├ů dur.B├╝y├╝k ve k├╝├ž├╝k olmak ├╝zere iki alt birimden olu┼čmu┼čtur.├ľkaryotik ve prokaryotik ribozomlar aras─▒nda baz─▒ farkl─▒l─▒klar d─▒┼č─▒nda b├╝t├╝n ribozomlar─▒n sahip oldu─ču ortak ├Âzelliklerin baz─▒lar─▒ ┼čunlard─▒r:

Her iki alt birimde bir veya birden fazla rRNA ve bir dizi proteinden olu┼čmu┼čtur : ├ľkaryotik ribozomun; Protein k─▒sm─▒ sitoplazmada, ribozomlarda, rRNA k─▒sm─▒ ise ├žekirdek├žikte┬á yap─▒l─▒r.B├╝y├╝k ve k├╝├ž├╝k alt birimin birle┼čmesi ise ├žekirdek├žikte olur.

H├╝crelerde iki┬á farkl─▒ b├╝y├╝kl├╝kte ribozom bulunur: 70S ve 80S (S=Swedberg birimi). Prokaryotlarda ve ├Âkaryotlar─▒n mitokondri ve kloroplastlar─▒nda 70S , ├Âkaryot h├╝crelerde ise 80S ribozomlar─▒ bulunur.

┬á┬á┬á┬á Prokaryotlardaki ribozomun ; b├╝y├╝k alt biriminde, bir tane 23S rRNA , bir tane 5S rRNA molek├╝l├╝ ve 31 tane protein molek├╝l├╝ bulunur.K├╝├ž├╝k alt biriminde , bir tane 16S rRNA ve 21 protein molek├╝l├╝ vard─▒r.

┬á┬á┬á┬á ├ľkaryotlardaki ribozomun ; b├╝y├╝k alt biriminde , bir tane 28S rRNA ve ona e┼člik edn bir tane 5.8S ve 5S rRNA molek├╝l├╝ ve 34 protein molek├╝l├╝ bulunur.K├╝├ž├╝k alt biriminde, bir tane 18S rRNA ve 21 den fazla protein molek├╝l├╝ bulunur.

┬á┬á┬á┬á ─░nsanda rRNA y─▒ kodlayan 200 gen 5 kromozoma da─č─▒lm─▒┼čt─▒r : 13., 14., 15., 21., 22. kromozomlard─▒r.┬á

┬á┬á┬á┬á ─░nterfaz safhas─▒nda ├žekirdekte rRNA genlerinin bulundu─ču bu 5 b├Âlge birle┼čerek bir ├žekirdek├ži─či olu┼čturur.

K├╝├ž├╝k alt birime mRNA ve ba┼člang─▒├ž fakt├Âr├╝┬á ba─član─▒r.

┬á┬á┬á┬á B├╝y├╝k alt birim┬á de ise,┬á polipeptid zincirin b├╝y├╝mesini sa─člayan “peptidiltransferaz” enzimi ve olu┼čan yeni polipeptid zincirinin , ribozomdan ayr─▒lma noktas─▒ bulunur.┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á

┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬á┬áE.R un ├╝zerinde bir ribozom; b├╝y├╝k (ye┼čil) ve k├╝├ž├╝k(mavi)altbirim┬á┬á┬á ile birlikte

TRANSLASYON :

┬á┬á┬á┬á mRNA n─▒n DNA dan ald─▒─č─▒ ┼čifreleri okuyup,┬á bu ┼čifrelere g├Âre protein sentezlenmesi olay─▒d─▒r.

┬á┬á┬á┬á Translasyon;┬á Ba┼člang─▒├ž (initiation), B├╝y├╝me (chain elongation) ve Biti┼č (chain termination) olmak ├╝zere ├╝├ž a┼čamada ger├žekle┼čir.

1-Ba┼člang─▒├ž (initiation) : E.coli ├╝zerinde yap─▒lan incelemelerde translasyonun ba┼člang─▒├ž a┼čamas─▒ i├žin ┼čunlar gereklidir : bir mRNA molek├╝l├╝, sentezi ba┼člatan ├Âzel bir tRNA , GTP, Mg++ ve en az ├╝├ž protein (initiation factors = IF).

┬á┬á┬á┬á ├ľnce ba┼člatan tRNA ribozomun k├╝├ž├╝k alt birimine ba─član─▒r, sonra ba┼člang─▒├ž kodonu (AUG) tRNA’n─▒n ├Ân├╝ne gelecek ┼čekilde, mRNA’n─▒n kep k─▒sm─▒ k├╝├ž├╝k alt birime ba─član─▒r. Bu olay s─▒ras─▒nda enerji harcan─▒r (GTP molek├╝l├╝ GDP’ye d├Ân├╝┼č├╝r).

2-B├╝y├╝me (chain elongation) : A┼ča─č─▒daki resimde de g├Âr├╝ld├╝─č├╝ gibi ribozomun┬á altbiriminde tRNA ‘n─▒n ba─članaca─č─▒ iki ba─članma b├Âlgesi vard─▒r : P( Peptidil) ve A (Aminoksil) b├Âlgeleri.

┬á┬á┬á┬á Ba┼člatan tRNA P b├Âlgesine ba─članarak AUG kodonuna kar┼č─▒l─▒k gelir. mRNA’daki ikinci ├╝├žl├╝ baz dizilimi hangi tRNA ‘n─▒n A b├Âlgesine ba─članaca─č─▒n─▒ tayin eder.tRNA ‘n─▒n A b├Âlgesine ba─članmas─▒ ile “peptidil transferaz enzimi” amino asitler aras─▒nda peptid ba─č─▒n─▒n olu┼čarak ,birbirlerine ba─članmas─▒n─▒ katalizler.(Bu enzim ribozomun b├╝y├╝k alt biriminin bir b├Âl├╝m├╝d├╝r)

┬á┬á┬á┬á Ayn─▒ zamanda P b├Âlgesindeki tRNA ile ona ba─čl─▒ amino asit (kovalent ba─č─▒) aras─▒ndaki ba─č hidrolize u─črar veya kopar. Bu reaksiyonun sonucunda A b├Âlgesindeki tRNA’ya ba─čl─▒ olarak, bir dipeptid olu┼čur.Bu ┼čekilde polipeptid zincirinin olu┼čma a┼čamas─▒ ikinci a┼čamay─▒ olu┼čturur.

┬á┬á┬á┬á Bu olayda g├Âzlenen hata oran─▒ ise 10┬»4 d├╝r.

3-Biti┼č (chain termination) : Protein sentezinin biti┼č sinyalini a┼ča─č─▒daki stop kodonlar─▒ndan biri verir:

     UAG , UAA, UGA

┬á┬á┬á┬á Bu kodonlara kar┼č─▒l─▒k gelen herhangi bir amino asit yoktur.Biti┼č kodonu GTP-RF(salg─▒lat─▒c─▒ fakt├Ârleri) aktif hale getirir. GTP-RF’lerde polipeptid zincirini tRNA ‘dan kopar─▒r. Daha sonra tRNA ribozomdan ayr─▒l─▒r ve ribozomda b├╝y├╝k ve k├╝├ž├╝k alt birimine ayr─▒l─▒r.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Sonraki ├ľnceki



Destekliyoruz arkada■ - arkadas - partner - partner - arkada■ - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy