Erken Devir Türk Halıları

12 Temmuz 2007



ERKEN DEVİR TÜRK HALILARI

Halılar üzerine ilk araştırmalar

Halılar üzerine ciddi araştırmalar, 96 yıl kadar önce 1891′de Viyana Halı Sergisi kitabının yayınlanmasıyla başlamış olup, bunda bazı eski halılara adeta dini bir önem verilmiştir. 1891′de K.K. Österreichischen Handelsmuseum bu sergiden üç ciltlik folio yayınlamış, bazıları renkli olarak en mühim parçalardan 100 levha ile resimlendirilmiştir. Katalog Der Ausstellung Orientalischer Teppiche, A. Riegl. Bu eseri 1907′de bir ek cilt, 1908′de Martin’in Halı Tarihi f), nihayet 1911′de Münih sergisinin büyük kitabı takip etmiştir. Martin’in çok pahalı, büyük ve kıymetli kitabı, bir sıra ciddi kitapların gittikçe artan sayıda yayınlanmasına yol açtı, teşvik etti. Ayrıca çeşitli dergilerde yayınlanan yüzlerce makale, halı sanatını ilmi bir saygı havasına soktu.

Daima Türklerin yaşadığı ülkelerde ortaya çıkan halının tarihi, sıkı sıkıya Türklere bağlı olduğu gibi, Büyük Selçuklu Sultanlığı devrinde kurulan devletlerle, bunun tekniğini önce İslâm alemine, sonra bütün dünyaya tanıtan da Türkler olmuştur. Bununla beraber, Büyük Selçuklulardan halı kalmamış, Anadolu Selçukları’ndan gelen Konya halıları yirminci yüzyıla kadar gelişen halı sanatının temeli olmuş, yedi asır boyunca Türk Halı Sanatı aralıksız, daima yeni tiplerin yaratıldığı parlak bir gelişme göstermiştir.

ISPARTA MERKEZ’DE TİCARİ AMAÇLA ÜRETİLEN EL HALICILIĞININ GÜNÜMÜZDEKİ DURUMU VE ÖNERİLER

N. Rengin OYMAN*

Isparta Batı Anadolu halıcılık geleneğinin güçlü merkezleri arasında önemli ve kararlı bir gelişim göstererek, bir gelenek yaratmıştır.Bu nedenle 19.y.y.’ın ortalarına kadar Isparta’nın bağlantısının genellikle Antalya üzerinden yapıldığı görülür. Tanzimat’tan sonra ise Avrupa malları, en büyük ithalat ve ihracat limanı olan İzmir’den gelmeye başladı.

Önceleri Güney limanlar, ile bağlantılı olarak ekonomik dengesini bulmuş olan Isparta, İzmir limanı ile yeni bağlantıların kurulmasından sonra, Batı ya yönelmiş yeni pazarın gerektirdiği yeniliklere hızla uyum göstermiş, böylece geliştirmeye başladığı halıcılık düzeni ile de yüzlerce yıllık Batı Anadolu halıcılık merkezleri arasında önemli bir yere gelmiştir.

1912 - 1913 yılları, Isparta halıcılığı için önemli bir yıl olmuştur. Çünkü Türk kadınlarının üretip, ticaretinden Rumların yararlandığı halıcılık ticaretini Türklerin ele alması düşünülerek, bir zaman önce Etrelizade’nin açtığı hah ticarethanesinin Dürbeyoğlu adındaki bir Rum’un rekabeti yüzünden kapandığın, öğrenerek bunu yeniden açtırmak. Fransızlarla işbirliği yapıp, kurulacak bir şirket aracılığı ile, Fransız usulü der, kösele, vidala, oskar çıkarma olanaklarını araştırmış, sermayesi, esnaf tarafından sağlanarak büyük bir şirket kurulmuş, bu projenin gerçekleşmesine gayret gösterilmiştir. Ancak bu halıcılık girişiminden pek başarılı sonuç alınamamıştır.1916-1917yıllarında Mutasarrıf Cemal Bey’in döneminde, halıcılığın gelişmesi için Isparta’da bir iplik fabrikası kurulması için girişimlerde bulunulmuştur .Isparta ekonomisinde halıcılığın önemli yon olduğu tarihinden de anlaşılmaktadır. Isparta halıcılığının günümüzdeki durumunu resmi, özel kuruluşlar bazında inceleyerek, bugünkü varlığı hakkında belli noktalara varabiliriz. Isparta Merkezde ticari amaçla üretim yapan resmi kuruluşların en büyük kapasite ve üne sahip olan kuruluş Sümer Holdinge bağlı, Isparta Sümer Halı Fabrikası’dır.

Kuruluş üretimi; asıl ve yardımcı, işletmeler olmak üzere iki grupta incelenebilir. Asıl işletmeler, hammaddesinin % 95′i yapağı ve yün elyaf, %5′i harman yağı karışımlı çeşitli renk ve kalitede hazırlanmış harmanlardan iplik üretimini sağlayan ayırma - yıkama, açma - eleme ve.boyama bölümlerinden oluşan iplik ihzar ve iplik eğirme tesislerin, bünyesinde toplayan “iplik ünitesi” ile bobin çile kısımlarından oluşan ihzar ünitesi mamul üretimini sağlayan “halı apre ünitesi” ile “araştırma ve desen bölümlerinden oluşmuştur.

Kategori: Genel kültür


Rasgele...