Önsöz
12 Temmuz 2007
ÖNSÖZ
Maddi dünyanın yoğun baskısı denge arayışı halindeki insanın çaresizliğini ve uğraşısını farklı zeminlerde açığa çıkartır.İnsan maddi çatışmalardan ve çelişkilerden kaçarken varlığının kurtuluşunu maddi olmayan bir seviyede bulabilir.Bu son derece zor bir aşamadır ve kişinin kendini aşmasını gerektirir.Dinginlik ve mutlak varoluş buradadır.Zaten o hep göz önündedir ama onu görmek gönül işidir.
Günü yakalamak ve ötesine geçmek bir eylem halidir.Onun gerekli şartları ruhun derinliklerinde yatmaktadır.Önemli olan onun farkına varabilmektir.Bunu yapabilmek için önce insan kendini fark etmelidir.Varlığını sevebilmek,onu sevgi denizine doğru sürükleyebilmek kolay değildir.Başarmak, varlığını başkalarıyla paylaşmak, benliğin ortak bir potada erimesidir.Ruhun sevgi aracılığıyla mutlağa,bir’liğe ulaşmaya çabalaması, var olmanın en büyük kaygısının sonucudur.Sevgiyi ruhunda barındırmak ve tüm insanlarla paylaşarak bir’e yaklaşmak bir insanın ulaşabileceği en üst mertebedir.
Yunus Emre,kendi zamanından baÅŸlayarak,sevgi dünyasından tüm insanlığa ışıklar saçarak maddi dünyanın içinde eriyip kendine yabancılaÅŸan gönüllere yol gösterici olmuÅŸtur.İnsanın körelmiÅŸ benliÄŸini açığa çıkartmış,kaybolmuÅŸluÄŸun denizinde onlara nefes vermiÅŸtir.Günümüzde bu nefesin sıcaklığına o kadar çok ihtiyaç var ki…Onu yaÅŸamak onu duymak ve onu benliÄŸimizin derinliklerinde yaÅŸatmak,arayış içindeki insanlığın en güzel ve anlamlı uÄŸraşısı olabilir.
Bilmeyenlere onu anlatmak,bilenlere ondan selam götürmek,benden içerde olan beni anlamak ve bütün bu yollardan geçerek sevgi denizini paylaşmak ve bir’e yaklaşmak bu çalışmanın başlangıç noktasını tayin etti.Yunus Emre’yi okudukça ve onun Dertli Dolabından akan sulardan içtikçe insanın susuzluğunun hangi boyutlarda olduğunu çok daha iyi anladım.
Yunus Emre çağının değil,çağların yol göstericisi.Maddi dünyanın gözleri kamaştıran ışıkları bir bir sönerken onun ışığı tüm insanları kendine davet edercesine
uzakta sandığımız bir noktada bizi bekleyip durmaktadır.Yeter ki kendi iç dünyamıza bir göz atmaya cesaret edebilelim.
M.Can Ercan
Kategori: Genel kültür