Batman’da Düğün Kültürü

12 Temmuz 2007



BATMAN’DA DÜĞÜN KÜLTÜRÜ

Anlatacağım bu derlemeyi, çocukluğumdan beri gittiğim düğünlerde, büyüklerimin anlattıklarından, ve bir kaç arkadaşımın yardımından da faydalanarak anlatacağım.

Düğünler cuma günü öyleden sonra başlar. Damadın ailesi ve birinci derece arkadaşları sabahtan biraraya gelir. Düğün hazırlıklarının son aşaması yapılır. Bireylere görev dağılımı verilir. (örneğin ; damadın babası, amcası ve aile reisi misafirlerle ilgilenir. Aileden bir bayan gelinin ihtiyaçlarıyla, aile içersinde de bir genç damadın ihtiyaçlarıyla ilgilenir.) Gençler de kendi aralarında olgun bir genci vezir seçerler.

Hep beraber cuma namazına gidilir. Namazlar kılınır. Dualar edilir. Cuma namazından sonra camidekilerle beraber damadın evinde kurulan yer sofralarında yemekler yenilir. Yemekler yenilirken; düğün alanıyla ilgilendirilen laşiler son hazırlıkları yaparlar, (Sandalye dizimi, gece için ışıklandırma, … vs) Yemekten sonra hep beraber düğün alanına inilir. Düğün başlaması için komut verilir.

Düğünlerde genellikle davetliler ve damadın ailesi oynar, (Folklor ekipleri yoktur.) Davullar ve zurnalar çalınır.yörenin sembolü olan halayla başlanır. Oyunların nasıl oynandığını derlemenin sonunda anlatacağım. Akşam yemek vaktine kadar oynanılır. Yemekten sonra “Gırani”çalınır. Damadın babası misafirleri oyuna davet eder (Gırani’nin oynanılma sebebi çok hafif bir ritmle yapılması ve yeni yemekten kalkanları rahatlatması) Damat da alanın ortasına getirilir. Genç kızlar zılgıt yakar, davetlilerde damadın üzerine para atar. (paranın miktarı soyluluğu ifade eder.) Bu durum oyun bitene kadar davam eder.Gırani bitince “delilo” oynanılır. Delilo’yu genellikle herkez bilir.ve oyuna katılırlar. Oyun oynayanlar uzun bir saf oluştururlar. En uzun süren oyun delilodur. Delilo bitiminde misafirler yavaş yavaş dağılırlar. Alanda kalan gençler avare oynarlar.Avare karşılıklı atışmalarla yapılan, ve oynayanların elinde bıçakların bulunduğu, tekerlemelerle yapılan bir oyundur. Avare bitince millet dağılır. Düğünün o günlük kısmı biter.

Cumartesi günü erkenden kalkılır. Öyle ve akşam yemekleri için, hazırlıklar yapılır. (Yemekler genelde koyu neti, bulgur pilavı, kuru fasulye, salata ve ayrandır),Çay semaverlerinde su kaynatılır. Dovullar saat 10-gibi çalmaya başlar. Cumartesi en önemli gündür. Büyük yer sofralarında öyle yemeyi yenilir.Yemekten sonra gelin damat getirilir. Takı töreni başlar. Damat tarafının kadınlarından bir tanesi de takılan takının adını davetlilere duyurur.. takılan takı akrabalığa ve zenginliğe göre değişir. Takı töreni bitince düğün alanına damat da getirilir. kına hazırlanır. Hazırlama esnasında gelin ve damadın üzerine zılgıt ve türküler yakılır. Türküler yöresel olup, davetlilere pek yabancı gelmeyen türkülerdir. Kına hazırlanınca gelin ve damadın eline yakılır. Gelinin her iki avuç içine, yuvarlak altın büyüklüğünde yakılır. Damadın ise; sağ elinin seçe parmağına yakılır. Kınadan sonra davetlilere irmik helbvası ve şerbet ikram edilir. Bu ikram ile akşam yemeği arasındaki zaman gençlere ayrılır. Gençler tek ayak, esmer (herrani) oynanır. Bu iki oyundan sonra cepik oynanılır. Akşam yemeği hep beraber yenilir. Yemekten sonra alana inilir. Graniçe Graniden sonra düğün hareketlenmeye başlar. Bu esnada gelinde gelin evine götürülür. Türkü yakma orada devam eder. Genel olarak okunan türküler; Selimo, Tırlıanne, Ayvanda Yatan Oğlan, Leblebi Koydum Tasa ve yöresel Kürtçe türküler. Düğün alanında ise; halay, delilo, esmer neme, çaça, tekayak, ikiayak, çepik, koçeri şerizdin, bableka ve şexavi bir sıra içinde oynanılır. Gençler sürekli bir coşku içindedir. Gecenin ilerleyen saatlerinde özellikle çepik oyununda büyük bir coşku vardır. Bu oyunun daha coşkulu geçmesinin nedeni; oyuncuların diğer oyunların aksine yöresel kıyafetleri giymesi ve yörenin tanıtımının yapılmasıdır. Koçeri, çepikten sonra çalınır. Koçeri genellikle yaşlılar tarafından oynanılır. Koçeriden sonra (gençler hariç) yavaş yavaş dağılırlar. Gençler ise avare oynar. Avera oyunu bittikten sonra gençler ve damat beraber bir eve giderler ve geceyi orda geçiriler. Pazar günü sabahtan, yenilen son yemek olan öğlen yemeğinin hazırlıkalrı yapılır. Davullar çalınmaya başlar. Bu esnada gelin arabası da süslenir. Gençler damat için özel bir ağaç dalını kesip güzelce süslerler. Damat içinde beyaz bir horoz kesilir. Horoz gençlerin sembolüdür. Halay ve esmer oynandıktan sonra yer sofrası hazırlanır. Mevlidi Şerif okutulur. Yemekten sonra alanda kurulan masada damat traş edilir. Damat traş edilirken arkadaşları da türkü yakar. Damat traş edildikten sonra giyinmeye gider. Gelinin hazırlanması içinde görevlendirilen bayanlar gelin evine gider. Bir araç da gelinin eşyalarını damat evine getirir. Damat hazırlanıp düğün alanına iner. Gençlerden birkaç tanesi de damat ve gençlerin akşam eğlenmesi için evlilerden para toplanır. Para vermeyen evliler gençlerin veziri ve damat tarafından falakaya yatırılır. (not olarak şu belirtmek gerekir. Para vermeme ve dayak yeme , gırgır şamata içinde geçer)Girani çalınmaya başlar. Damat da oyuna davet edilir. Damadın üzerine para atılır. Diğer taraftan ağaç konvoyu oluşturulur. Gelin evine gidilir. Gelinin üzerine zılgıtlar ve türküler yakılır. Gelin akrabaları ve ailesiyle vedalaşır. Genç kızlarda gelin evinden bardak ve kaşık alırlar. (Bu bardak ve kaşıklar gelin arabadan indirilmeden önce damat tarafından kırılır.) Gelin; gelin arabasına bindirilir. Damat evinde ise; oyunun bitiminde damat gençler tarafından dama çıkarılır. Daha önce süslenen ağaç dalının yanına oturtulur. Gelin de, damat evine getirilir. Damat gelin arabasının üzerine çocuklar için bozuk para atar. Süslenen ağaç dalı da çocuklar için aşağıya doğru sallandırılır. Damat aşağıya iner. Gelin arabadan çıkartır, düğün alanına getirir. Damat geline bir hediye takıp duvağını açar. Delilo çalınır. Gelin ve damat düğüne davet edilir. Delilodan sonra düğün sona erer. Davetlilerde gelin ve damadı tebrik edip alandan ayrılırlar. Damat gelini damat evine bırakır ve gençlerin yanına döner. Gençlerle birlikte toplanılan evde gecenin geç saatlerine kadar eğlenirler. Daha sonra damadı damat evine bırakırlar.

* Düğünlerde Oynanılan Oyunlar

NOT: olarak şunu belirtmek gerekir. Folklor hocasından yararlanılmıştır.

Halay: Halaylar en az üç kişiyle oynanır. Oyunculara davul ve zurna eşlik eder. İzleyiciye göre sahne uygulaması ve düzen yoktur. Oyun, başı çekenin yönetiminde oynanır. Halay başı elindeki puşuyla düzeni ve ritmi sağlar. Halaylarda neşe ve canlılık egemendir. Ölçü devinimlerle oynanır. Müziği çeşitlidir, ritim canlıdır.

Halayda, sol kol sağ kol üzerine gelir. İçten parmaklar birbirine geçirilir. Kollar gergin, arkada kalacak biçimde kenetlenir. Bakışlar dik ve serttir. Oyuncular omuz omuza verdikten sonra halay başlar. Halay iki bölümde oynanır. Birincisi sallanmadır. Diz kırılarak, dört uzun iki kısa diz devinimi yapılır. Bu devinime bedenle omuzların ritmik biçimde eşlik etmesi gerekir. Omuz titreme erkekler içindir. Kızlar düz oynar. Halayın ikinci bölümü yürümedir. Devinimler ölçülü ve aynı sertliktedir. Sağ ayak yeri üç kez döver. Sonra sol ayak yere vurulur. Böylece devinimler dörde tamamlanır.

Delilo: Üretimde birlik, dayanışma içinde harcanan emeğin karşılığının alınmasından doğan sevinci yansıtır. Davul zurna eşliğinde oynanır. Küçük parmaklardan tutuşulur. Kollar yere paraleldir. Oyun süresince işten dışa doğru yaylandırılır ya da sert biçimde sallanır. Ayaklar önden yere doğru atılarak öne doğru gidilir. Ezgisi dört dörtlüktür. Önde sol ayak, sonra geliş doğrultusunda geri dönülmez. Oyunda yörenin türkü ve manileri okunur. Delilo yalnız kız ve erkeklerle oynanıldığı gibi karışıkta oynanılır. Son birkaç sene içinde Delilonun değişik versiyonları ortaya çıkmıştır. Örneğin; Gırani, Şerizdin .. vs.

Esmer (Herrani): Sevginin vurgulandığı bir halk oyunudur. Figürlerde incelik, yumuşaklık vardır. Ezgisi dör dörtlüktür. Ara müziği Herrani , türkü bölümü esmerim olan, iki müzikli bir oyundur. Oyun hem erkek hem de kadınlarca oynanır.

Neni: Yörede çok sevilen bir halay türüdür. Özellikle düğünlerde oynanır. Oyuncu sayısı dörtle on beş arasında değişir. Kadınlı erkekli halay çekilir, maya söylenir.

Çaçan: Halaya benzer. Vuruşlarda ayak daha devinimli coşkuludur.

Tek ayak: Halay türündedir. Tek grup yada karşılıklı iki grupla oynanır. Bu oyunda ayak vuruşları halay müziğinden yarım ses aksaktır. Bu ileriye çıkış figürlerinde ve dik oyunda özellik olarak belirir. Müzik iki dörtlüktür. Karşılıklı oynamada belirli özellik atak devinimlerdir.

ki ayak: Çaçan oyunuyla coşanların sol ayaklarını iki kez ileri vurup çekerek oynadıkları bir oyundur.

Çepik: Adını el çırpmadan alır. Savaş, kavga ve çekişmeyi simgeler. Oyun, gruplara ayrılarak ya da teke tek vuruşarak oynanır. Çepik üç bölümdür. Kabadayı, hücum ve çarpışma. Yürüyüşler saldırı ve kavgaya çağırır biçimdedir. Oyunun en belirgin özelliği oynayışta eşitliğe önem vermesidir. Erkek erkeğe, kız kıza karşı oynar. Ezgisi iki dörtlük bir oyundur. Sağ ayakla başlanılır. Sağ, sol, sağ adımlar atılır. Sağ ayakta sekilir. Sol ayak sağının yanına yere vurulur ve sol atılarak sürdürülür. Sekme sonrası tüm vuruşlarda el çırpılır.

Koçeri: Delilonun iki ayakla yavaş oynanılmasıdır. Oyuncu sayısı, dörtle on arasında değişir. Oyuncular kol kola girerek, mendil sallayarak oynarlar. Genellikle yaşlılar oynar.

Bu derlemede şunu belirtmek gerekir. Batman sonradan kurulmuş bir şehir olduğundan net bir düğün kültürü yoktur. İlçelerin daha önce bağlı olduğu iller olan Mardin ve Siirt ile özellikle Diyarbakır’dan aldıklarıyla ortak bir sentez oluşturmaktadır.

Bir başka husus da kültür asimilasyonunun olmasından ve orkestranın gelişmesinden dolayı düğünlerimiz eski coşku ve canlılığını yitirmiştir.

Emeği geçen herkese teşekkürler.

Kategori: Genel kültür


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy