Kredi Kartlarý
12 Temmuz 2007
KREDİ KARTLARI
Genel olarak
Kredi kartı, kart sahibine harcamalarında nakit para ödemeksizin mal veya hizmet satın almalarını veya nakit para çekebilmelerini sağlayan bir ödeme aracıdır. Uluslararası alanda altı tane temel ödeme sistemi bulunmaktadır:
Visa-Mastercard (banka kredi kartı sistemi),
Eurocheque-Postcheck (uluslararası garantili çek sistemi),
American Express-Diners Club (eğlence kartı sistemi).
Türkiye’de Eurocard/Mastercard, Visa, American Express ve Diners dolaşımdadır. Kredi kartı piyasasında bazı büyük mağazalar da indirim kartlarının yanısıra bankalar, müşterilerine hitap eden kredi kartı uygulamasını başlatmışlardır (Advantage Card, Çarşı Kart, Kip Kart, Atalar Altın Kart vb.).
Kredi kartının kart sahibine (hamiline) sağladığı yararlar ve riskler
Kredi kartı, kart hamili açısından kısa vadeli bir kredi kaynağıdır.
Kart hamiline kredi kartı borcunu, bütçesine ve kendi planına göre taksitler halinde ödeme olanağı sağlamaktadır.
Önde gelen kredi kartlarının birçok ülkede geçerli olması, iş ve turistik seyahatlerde büyük kolaylıklar sağlamaktadır.
Kredi kartı hamili, kart kullanımı nedeniyle yanında bulundurması gereken nakit parasını banka hesabında tutarak ek faiz geliri elde edebilmektedir.
Kredi kartı çıkaran banka ve kuruluşların kart talep eden kişilerde aradıkları bir takım nitelikler bulunmaktadır. Bu durum kart hamiline çevresinde ve ilişkilerinde olumlu bir imaj yaratacak prestij sağlamaktadır.
Kart hamili, kartı çıkaran kuruluşun sunduğu bazı özel nitelikteki hizmetlerden yararlanabilmektedir.
Kredi kartlarının sağladığı üstünlüklerin yanında kartların kaybolması ve çalınması gibi riskleri de vardır. Bu gibi durumlarda bankanın haberdar edilmesi halinde, kartın başkaları tarafından kullanılmasının kart hamiline getireceği zarar büyük ölçüde önlenebilir.
Kredi kartlarından yararlanabilecek kişiler
Düzenli bir geliri olan, 18 yaşından büyük herkes kendi adına asıl, dilerse ailesinin diğer fertleri adına da ek kart talebinde bulunabilir. Şirket yöneticilerine, şirket bünyesinden karşılanması gereken masraflarda kullanılmak üzere şirket kartı verilebilir. Şirket kartlarında hesaplaşmalar şirket hesabı üzerinden yapılır.
Kredi kartı sisteminin tarafları
Bir kredi kartı sisteminde, kredi kartını çıkaran kurum, üye işyeri ve kart hamili olmak üzere üç taraf ve bunlar arasında değişik sözleşme ilişkileri vardır. Ancak üç taraflı sistem pratikte yerini diğer tarafların da sisteme katıldığı genişletilmiş beş taraflı sisteme bırakmıştır. Bu sistemin tarafları ise;
Lisans veren kredi kartı kuruluşu (Visa, MasterCard gibi),
Lisans alan ve kart pazarlamasını yapan banka,
İşyeri ile üye işyeri sözleşmesi imzalamış bulunan banka (bu yukarıdaki banka veya başka bir banka olabilir),
Yetkili bir bankadan kredi kartını alan kart hamili,
Üye işyeri sözleşmesini bir banka ile imzalayan ve kart hamilinin kartını kendi işyerinde kabul eden üye işyeri.
Kredi kartını çıkaran kurum ile kart hamili arasındaki ilişki
İmzalanan taahhütname veya sözleşmelerde yer almakla birlikte karşılıklı hak ve yükümlülükler aşağıdaki başlıklar altında gruplandırılabilir.
Kredi kartı kurumunun yükümlülükleri
Sözleşmeye konu olan kredi kartını hamile (veya ek kartları asıl kart sahibine) teslim etmek,
Uluslararası kart kuruluşları ile yapılan anlaşmada belirtildiği takdirde, kart hamiline peşin para kullanmaksızın mal ve hizmet satın alabileceği üye işyerlerini sağlamak ve bunun için elverişli bir ortam yaratmak,
talep halinde hesap ekstrelerini göndermek,
hamilin talebi üzerine sakıncalı, kayıp ya da çalıntı kartlar listesine kartı dahil etmek ve bunu tüm üye işyerlerine sözleşmeye uygun bir şekil ve zamanda göndermek.
üye işyerine harcama belgesi tutarlarını ödemek.
Kredi kartı kurumunun hakları
Hamilden ilk girişte kart ücreti ve giriş ödentisi daha sonra da yenileme ücreti talep etmek,
Gerekli gördüğünde kartın kullanımını durdurarak, kartı hamilinden geri istemek,
Kredi kartı borcunun taksitlendirilmesi veya kartla nakit avans çekilmesi ile gecikme veya limit aşımı durumlarında kart hamiline faiz/komisyon tahakkuk ettirmek.
Kart hamilinin yükümlülükleri
Hesap özeti (kredi kartı ekstresi) tutarını, nakit avans, faiz, komisyon ve ücretleri sözleşmeye uygun olarak ödemek,
sözleşme veya taahhütnamelerde yer alan adres değişikliği, meslekten ayrılma gibi değişikliklerin bildirim yükümlülüklerini yerine getirmek,
kartın kaybolduğunu ve/veya çalındığını zamanında bildirmek.
Kart hamilinin hakları
Nakit para kullanmadan tespit edilmiş kredi limitine kadar mal ve hizmet satın alma veya nakit kullanmak,
hesap ekstrelerinin gönderilmesini talep etmek.
Kredi kartının kaybedilmesi ve çalınması
Hamil kartını özenle saklamak ve bunu kaybettiği ya da çaldırdığı takdirde kredi kartını çıkaran kurumu derhal haberdar etmekle yükümlüdür. Kartın kaybedilmesi veya çalınması durumunda, kartı veren kuruluşun sorumluluğu müşterinin bildiriminden itibaren söz konusu olabilir. Kredi kartının kaybedilmesi halinde ortaya çıkacak zararlardan doğan sorumluluklar imzalanan taahhütname veya sözleşmelerde yer almaktadır.
Kredi kartının bankalardan temini
Kredi kartı almak için banka şubelerine başvuran kişilerin, öncelikle kredi kartı başvuru formunu doldurması ve imzalaması gerekir. Kredi kartı taleplerinde garantör (müşterek borçlu ve müteselsil kefil) de talep edilebilir.
Kredi kartı ilişkisine geçilen her müşteri ile kredi kartı üyelik sözleşmesi düzenlenir. Kredi kartı hamili gerçek kişi ise; Üye/Üye Şirket bölümüne kredi kartı hamilinin, müşterek borçlu müteselsil kefil bölümüne müşterek borçlu müteselsil kefil imzası alınır.
Müşteri limiti
Kart limiti, kredi kartı ile yapılabilecek azami harcama tutarını belirleyen sürekli (rotatif) bir limittir. Nakit çekme de müşterinin limiti içinde olup, limiti müşterinin kredi değerliliğine göre belirlenir. Bir hesap kesim dönemi içinde alış veriş ve nakit çekme tutarları toplamının (yurtdışı dahil) kart limitini aşmaması gerekir. Ekstrede gösterilen borç ödendikçe risk azalır ve boşalan limit tekrar kullanılır. Bankalarca kredi değerliliği bulunan tüm müşterilere kart limiti tahsis edilebilir.
Ödeme esasları
Kart hamilleri peşin ödeme veya kartı veren kuruluşun imkan sağlaması halinde ekstre borcunun taksitlendirilmesi gibi iki ödeme seçeneğinden birini seçme hakkına sahiptir. Son ödeme tarihi bankadan bankaya değişmektedir. Kart sahipleri harcamalarını bankalarca gönderilen aylık hesap özetleri (ekstreler), otomatik para çekme makinaları ve diğer hizmet kanallarından (telefon, internet bankacılığı vb.) takip edebilir. Yurtiçi haracamalara ait ödemeler genellikle Türk lirası olarak yapılmakta ise de, yurtdışı harcamaların Türk lirası veya Amerika Birleşik Devletleri doları olarak yapılması bankadan bankaya değişebilmekte olup, bu husus da imzalanan sözleşme veya taahhütnamede yer almaktadır.
Kredi kartı harcamalarının kredilendirilmesi (taksitlendirme) veya geç ödeme durumunda, faizin başlatılacağı tarih ve faiz hesaplamasına esas alınacak tutar
Müşterinin talebi ve bankanın uygun görmesi halinde kredi kartı harcamaları kredilendirilebilir.
Müşterilere gönderilen ekstrede yer alan harcama tutarının (alışverişten oluşan borç) tamamının, ekstre son ödeme tarihine kadar ödenmesi halinde herhangi bir faiz tahakkuku yapılmaz.
Kart harcamalarının belirli bir yüzdesini (hesap özetlerinde ödenmesi gereken en az tutar) ödeyerek kalanını kredilendiren kart sahiplerinden takip eden hesap döneminde kredi faizi talep edilir. Hesap özetinde belirtilen ödenmesi gerekli tutarın son ödeme tarihinden sonraki bir tarihte ödenmesi halinde gecikme faizi, müşterilerin kendilerine tahsis edilen kredi kartı limitleri üzerinde harcama yapmaları halinde aşan kısma limit aşım ücreti uygulanır.
Kredilendirilen harcamalar için uygulanacak kredi faizi oranı,
son ödeme tarihine kadar ödenmeyen tutarlar için talep edilecek gecikme ücreti,
kredi kartı limitleri üzerinde yapılan harcamalar için tahsil edilecek limit aşım ücreti,
kartın ilk verilişinde yıllık, yenilenmesinde ve nakit çekilişlerde talep edilecek komisyon ve ücretler
imzalanan taahhütname veya sözleşmede yer alır ve bankadan bankaya değişir.
Kredilendirilmeyen Kredi Kartları (Charge Cardlar)
Charge card’ların da bankalardan temin edilme prosedürü diğer kredi kartları gibidir.
Kredi kartlarına benzer. Ancak en önemli farkı, devre içinde (örneğin 1 ay) yapılan alışverişlerin veya nakit çekilişlerin ekstrede gözüken toplam tutarın yeniden kredilendirme özelliğinin olmayışı ve tamamının ilgili bankaya öngörülen gün içinde ödenmesidir.
TÜKETİCİ KREDİLERİ
Tanım
Gerçek kişilerin (bireylerin) ticari amaç dışında mal ve hizmet alımlarının finansmanına yönelik olarak, genellikle bir defada kullandırılan ve başlangıçta belirlenen faiz oranlarına göre geri ödenen kredidir.
Veriliş amacı
Tüketici kredisi buzdolabı, çamaşır makinası, mobilya, elektrikli ev aletleri gibi dayanıklı tüketim malları veya tatil, eğitim, konut onarımı, sağlık, düğün gibi hizmete yönelik harcamalara ya da otomobil, konut alımı gibi menkul veya gayrimenkul bir malın satın alınması amacıyla kullandırılır.
Tüketici kredisi, tüketiciye
gelecekte elde edecekleri geliri önceden kullanma,
peşin para ile alışverişin avantajlarından faydalanma
imkanı sağlar.
Yararlanabilecek kiÅŸiler
Verilen tüketici kredisinden; 18 yaşını doldurmuş, medeni haklarını kullanma ehliyetine sahip, düzenli gelir sahibi olan gerçek kişiler yararlanabilirler.
Satın alınacak mal ve hizmetlerin karşılığında bankalar tarafından kullandırılan kredi, doğrudan nakit olarak müşteriye ödenebileceği gibi satıcı firmayla anlaşma sağlandığı takdirde fatura karşılığı doğrudan satıcıya da ödenebilir.
Kredi miktarı
Tüketici kredileri genellikle bir sınırlamaya tabidir. Bankaya, müşterilere ve kullanılacak alana göre farklılıklar gösterebilir.
Vade
Her bankada farklı olmakla birlikte tüketici kredilerinin vadeleri 1 ay ile 36 ay arasında değişmektedir. Alınan mal veya hizmetin niteliğine göre çeşitli vade uygulamaları vardır. Örneğin dayanıklı tüketim mallarının alımında vade azami 12-18 ay olduğu halde otomobil alımında 36 aya kadar vade tanınabilmektedir.
Tüketicinin bilgilendirilmesi
Bankalar, tüketicinin bilgilendirilebilmesi amacıyla kredi talep eden müşterilerine aşağıdaki konularda, broşür, bilgi formu, başvuru formu, sözleşme aracılığı ve karşılıklı görüşmelerle bilgi verir.
Uygulanan faiz oranları,
Faiz hesaplama yöntemi,
Vergi ve diÄŸer masraflar,
Kredinin aylık ve yıllık maliyeti,
Geri ödeme koşulları,
Temerrüt hali ve hukuki sonuçları,
Hesabın vadeden önce kapatılabilmesi ve koşulları,
Kredi kullanımına kısıtlama getirilmesi halinde kısıtlamanın sınırları,
Kullanım amacına göre azami kredi miktarı.
Bankalara baÅŸvuru
Tüketici kredisi almak için yapılan başvurularda, genellikle bir form doldurulmakta, bu formda, kimlik bilgileri, iş ve meslek bilgileri, kredi değerlemesine esas oluşturacak aylık geliri, sahip olunan menkul ve gayrimenkuller ve varsa zorunlu ödemeleri ile ödeme gücünü gösterir diğer bilgiler yer almaktadır. Başvurulan bankanın ilgili birimine gelen bu form kredi değerleme yöntemlerine göre analiz edilip, başvuru sahibinin kredi değerliliği ölçülerek verilecek kredi miktarı saptanmaktadır.
Başvuruda müşterilerden talep edilen belgeler
Kredi talebinde bulunan kişi ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil/kefillerden;
- baÅŸvuru formu,
kimlik belgesi fotokopisi (nüfus hüviyet cüzdanı veya sürücü belgesi asıllarıyla birlikte önlü arkalı fotokopileri),
ücretlilerden son aya ait maaş bordrolarının fotokopisi ile maaşları üzerinde haciz olmadığını gösterir, çalışılan işyeri tarafından onaylanmış yeni tarihli belge,
serbest meslek erbabı olmaları halinde kayıtlı oldukları oda üyelik belgesi ve vergi levhası fotokopisi,
emekli olmaları halinde varsa maaş bordrosu ya da emekli cüzdanı
İkametgah Ilmuhaberi
istenir. BaÅŸvuru formu’nda gayrimenkul sahibi olduÄŸunu bildirenlerden tapu fotokopisi istenir.
Sözleşme veya Taahhütname
Müşterinin talebi halinde banka ile müşteri arasında imzalanan kredi sözleşmesi veya müşterinin imzaladığı taahhütnamenin bir fotokopisi müşteriye verilir.
Tüketici kredisi sözleşmesi veya taahhütnamesinde aşağıdaki hususların bulunması gerekir.
Uygulamaya ilişkin tanımlar,
Kredi limiti,
Faiz oranı,
Gecikme faizi oranı,
Vade,
Vergi ve diÄŸer masraflar,
Valör uygulaması,
Ödeme planı hakkında açıklama,
Banka ve müşterinin karşılıklı hak, yetki ve sorumlulukları,
Temerrüt hali ve hukuki sonuçları,
Bankanın uygun göreceği kuruluş ve mercilere hakkında bilgi verilebilmesini teminen müşteri muvafakatı.
Ödeme planı
Kredi talebinin kabul edilmesiyle birlikte müşteriye ödeme planı verilir. Ödeme planında, her dönemde ödenmesi gereken anapara, faiz, fon ve vergi belirtilir. Faiz oranı değişikliğinde yeni ödeme planı, değişikliğin ilan tarihini takip eden ilk taksit döneminden geçerlidir.
Taksit ve faiz hesabı
Tüketici kredilerinde ödenecek taksitlerin miktarının belirlenmesinde genellikle azalan bakiyeler üzerinden faiz hesaplaması yöntemi kullanılır.Bu yönteme göre aynı devre ve aynı faiz oranı esas alınarak ödenecek taksitler aşağıdaki formül yardımıyla hesap edilmektedir.
Kredi Miktarı x (1+Faiz Oranı)Aylık Olarak Süre x Faiz Oranı
Taksit Tutarı =
(1+Faiz Oranı)Aylık Olarak Süre - 1
TİCARİ KREDİLER
Tanımlar
Kredi: Sözlük anlamı itibariyle “saygınlık ve güven” anlamında kullanılmakta olup, genel anlamda herhangi bir kimseye ödünç para vermek veya nakit olarak alınacak bir mal veya verilecek bir hizmetin yerine getirilmesine kefalet etmek, garanti vermek, bedelini daha sonra almak kaydıyla bir mal ve/veya hizmet vermek olarak tanımlanmaktadır. Bankalar Kanunu açısından ise kredi, bankaların, özvarlıklarının yanı sıra, topladıkları vadeli ve vadesiz Türk Lirası yada döviz mevduat ile banka dışında temin ettikleri fonları, yasal sınırlar içinde ve banka içi mevzuatı da gözönünde tutmak suretiyle, ihtiyaç sahiplerine belirli bir süre sonra geri alınması kaydıyla borç olarak vermesi ya da borç anlamında olmamakla birlikte, birbirleriyle taraflardan birinin taahhüdünün ve/veya bu taahhütten doğacak borçlarının garanti edilmesi işlemidir.
Plasman: Bankaların sermaye, mevduat durumu ile reeskont imkanlarını gözönünde tutarak kredi işlemlerine plase ettikleri miktardır.
Borçlu Cari Hesap: Tespit edilen bir limit çerçevesinde, müşteriye dilediği zaman para çekme ve yatırma olanağı sağlayan (faiz oranları piyasa koşullarındaki değişimlere bağlı olarak, gerektiğinde değiştirilebilen) teminatlı veya teminatsız kredilerdir.
Spot Kredi : Kredi kullandırım aşamasında tesbit olunan faiz oranının vade sonuna kadar değiştirilmediği, faiz ile vergi ve sair kesintilerin, üzerinde mutabık kalınan dönemlerde, anaparanın ise kredi vadesi sonunda bir kerede ödendiği kredi türüdür. Sözkonusu kredi uygulamasında anaparanın erken ödenmesi, ancak bankanın muvafakatıyla ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde mümkündür.
Valör: Faiz hesaplamasına başlangıç oluşturan tarihtir. Kredi hesaplarına alacak geçen hareketler için valör işlemin yapıldığı günü takip eden ilk iş günüdür. Borç geçen işlemler için valör, işlemin yapıldığı gündür.
Vade: Bir kredinin ne zaman geri ödeneceğinin veya ne kadar süre ile kullanılacağına ilişkin olarak, kredi kullandırılmadan önce tespit edilen tarihtir. Kredilerin kullandırıldıktan belli bir süre sonra (vadesinde) geri ödenmesi gerekir.
Limit: Sınır demektir. Banka genel müdürlüğü veya yetkili diÄŸer birimlerince Bankalar Kanunu’ndaki sınırlamalar dahilinde, bir gerçek veya tüzel kiÅŸiye kullandırılmak üzere tahsis edilen kredinin azami tutarıdır.
Depasman : Firmaya açılan kredi limitlerinin üzerinde kredi kullandırılmasıdır. Limit üzerinde kullandırım/kullanım söz konusu olmamalıdır.
Marj : Kredi kullandırırken alınan güvence ile karşılığında ödenecek kredi arasındaki farktır. Uygulanan marj oranı, bankanın kredi alacağını tahsil edememesi halinde, anapara, faiz ve diğer masrafları karşılayacak düzeyde olacak şekilde tespit edilir
Faiz oranları ve diğer masraflar
Bankalar, emekli çeklerinin iskontosu ve reeskont ve Türk Eximbank kaynaklı krediler dışındaki, kendi kaynaklarından kullandıracakları kredilere uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit ederler.
Kredi faiz oranları, açılmış ve açılacak kredi hesaplarına ilan tarihinden itibaren uygulanır.
Kredi işlemlerinde faiz dışında temin edilecek diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelik ve azami sınırları da bankalarca serbestçe belirlenir.
Faiz tutarının hesaplanması ve tahsili
Kredi işlemlerinde faizler , müşteri ile aksine bir anlaşma bulunmaması halinde 31 Mart, 30 Haziran, 30 Eylül ve 31 Aralık olmak üzere üçer aylık devrelerde, kredinin bu tarihler dışında kapatılması durumunda ise kapamanın yapıldığı gün itibariyle anapara ile birlikte tahsil edilir.
Faiz tutarının hesaplanmasında;
Müşteriye Verilen Borç Para Tutarı x Gün Sayısı x Faiz Oranı
Faiz Tutarı =
100 x 360
şeklinde formül kullanılır.
Formül aşağıdaki şekilde de uygulanabilir.
Müşteriye Verilen Borç Para Tutarı x Gün Sayısı Faiz Oranı
Faiz Tutarı = x
100 360
Formülün birinci kısmında borç para tutarının günle çarpılıp yüze bölünmesi ile ulaşılacak rakama “adat”, formülün ikinci kısmında ise faiz oranının 360’a bölünmesi ile ulaşılacak rakama “sabit sayı” denir.
“Türkiye’de Yerleşik Kişi” ve “Dışarıda Yerleşik Kişi”lere Kredi
Türkiye’de yerleşik kişiler : Yurtdışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahipleri dahil, Türkiye’de ikametgah sahibi gerçek ve tüzel kişiler ile yerleşmek niyetiyle bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak 6 aydan fazla oturanlar, Türkiye’de yerleşik kişi sayılırlar. Dışarıda yerleşik kişilerden, TC Kanunlarına göre sermaye tahsisi suretiyle Türkiye’de şube açmış veya bir şirkete katılmış veya şirket kurmuş gerçek ve tüzel kişiler, yalnızca bu faaliyetleri dolayısıyla da Türkiye’de yerleşik kişi olarak nitelendirilirler.
Türkiye’de yerleşik kişilere, mevzuatta öngörülen her türlü Türk lirası nakdi ve gayri nakdi kredi açılması mümkündür.
Dışarıda Yerleşik Kişiler: Türkiye’de yerleşik sayılmayan gerçek ve tüzel kişiler dışarıda yerleşik kişilerdir.
Bankalarca;
sağladıkları döviz kredileri ile döviz tevdiat hesapları tutarını geçmemek üzere yurtdışına nakdi döviz kredisi verilmesi,
bankacılık teamülleri çerçevesinde yurtdışına Türk lirası kredi açılması,
dışarıda yerleşik kişiler lehine;
dışarıda yerleşik kişilere muhatap, döviz ve Türk lirası üzerinden,
Türkiye’de yerleşik kişilere muhatap, döviz üzerinden,
teminat mektubu düzenlenmesi, garanti ve kefalet verilmesi serbesttir.
Kredilendirme ilkeleri
Bankalar kredi kullandırırken, banka politika ve stratejilerine uygunluğun yanısıra, kanunlara, kararnamelere, yönetmeliklere ve tüzüklere uygun davranmak zorundadır. Kredilerin kullandırılması, teminatların sağlanması ve geri ödemesinin mevzuata uygun yapılması temel kredi ilkesidir. Bununla beraber kredilendirme sürecinde, kredinin geri ödenme gücünün yüksek olması (sağlamlık), riskin yükselip düşmesi (seyyaliyet, işleklik), ve getirinin yüksek olmasına (verimlilik) dikkat edilir.
Kredilerin sınıflandırılması
Krediler esas olarak, kullanış şekli ve içeriği bakımından nakdi ve gayri nakdi krediler olarak iki gruba ayrılmaktadır. Bunun dışında kredileri vadeleri, tahsis makamı, konuları, teminatları ve kaynakları bakımından da sınıflandırmak mümkündür.
Nakdi Krediler
Faiz veya faiz ve komisyon karşılığında belli bir vadeye bağlı olarak ödünç para verilmesi şeklinde nakit olarak kullandırılan kredilerdir. Müşterinin herhangi bir nedenle oluşan nakit para gereksinimi bu tür kredilerle belli bir zaman için ve firmanın kredi değerliliğine paralel olarak ve tespit edilen teminatların alınması suretiyle karşılanmış olur.
Nakdi krediler müşteriye borçlu cari hesap, spot kredi veya iskonto-iştira şeklinde kullandırılabilir.
Gayrinakdi krediler
Bir işin yapılmasını, bir malın teslimini veya bir borcun ödenmesini taahhüt eden kimselerin bu taahhütlerini kararlaştırılan koşullara uygun olarak yerine getireceklerini veya borçlandıkları paraları vadelerinde ödeyeceklerini temin etmek üzere, bankaca karşı tarafa hitaben taahhütte bulunulması, garanti verilmesi tarzında kullandırılan krediler gayrinakdi kredi olarak tanımlanmaktadır. Bu tür kredilerde ödünç para verilmesi, yani bankadan nakit çıkışı söz konusu olmayıp, bir garanti verilmesi (borcun ödenmemesi halinde ödeme taahhüdü) durumu vardır. Gayrinakdi kredilere faiz yürütülemez, bankalarca sadece komisyon alınır. Gayrinakdi kredilerin tazmin olması (nakde dönüşmesi) halinde firmalardan, ödeninceye kadar temerrüt faizi alınır.
Gayrinakdi krediler; teminat mektubu kredisi, harici garanti kredisi, ithalat akreditif kredisi ve kabul kredisi olarak sınıflandırılabilir.
Teminat Mektubu Kredisi
Teminat mektubu; borçlunun alacaklıya karşı üstlendiği yükümlülüğün yerine getirilmesini garanti etmek üzere banka tarafından alacaklıya verilen mektuptur. Bu mektupla banka, borçlunun üzerine aldığı yükümlülüğü alacaklı ile aralarındaki sözleşme koşullarına uygun olarak yerine getirmemesi halinde alacaklının talebi ile hiçbir itiraza gerek kalmadan teminat mektubunda yazılı olan tutarı alacaklıya ödemeyi taahhüt etmektedir. Teminat mektupları şekil, süre, limit ve teminatlarına göre sınıflandırılır (geçici-avans-kesin, süreli-süresiz, limit içi-dışı, serbest konulu vb.)
Bankalar düzenledikleri teminat mektubu karşılığında, müşteriden (lehdar) komisyon alırlar. Komisyon nisbetleri bankalarca serbestçe belirlenir. Bankalar, aldıkları teminat mektubu komisyonu üzerinden, Bakanlar Kurulu’nca belirlenen nispi oranda Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi öderler.
Teminat mektupları kural olarak Damga Vergisi Kanunu çerçevesinde nispi oranda damga vergisine tabidir. Müşterilerce bankaya verilen teminat mektubu talep mektubu ve diğer talimatlar da maktu damga vergisine tabidir. Bankalarca, müşteriden tahsil edilen damga vergisi karşılığı da Banka ve Sigorta Muameleleri vergisine tabi olup, bu tutar da damga vergisi karşılığı ile birlikte müşteriden tahsil edilir.
Harici garanti kredisi
Harici garanti kredisi de bir tür teminat mektubu kredisidir. Harici garantide ortada yabancı para cinsinden düzenlenmiş bir teminat mektubu vardır. Ancak, bu teminat mektubunun muhatabı yurtdışında yerleşik bir kişidir. Teminat mektubu yabancı bir dilde yazılarak muhataba iletilir.
İthalat akreditifi kredisi
Akreditifli ithalat iÅŸlemlerinde; ithalatla ilgili ÅŸartları (yükleme vadesi, ödeme ÅŸekli, malın cinsi ve tutarı vb.) içeren akreditif mektubunun (küşat) bankaca yurtdışındaki ihracatçının bankasına gönderilmesi sonucunda, Banka, ithalatçı müşterisinin mal bedelini ödememesi durumunda, bu bedeli malın TürkiyeÂ’ye gönderilmesinin ardından ihracatçıya ödeme taahhüdü altına girmektedir. Dolayısı ile banka ithalatçı müşterisi lehine bir gayri nakdi kredi açmış olmaktadır. Buna ithalat akreditif kredisi denilir. Mal bedeli belli bir vade sonunda ödenecek ise, kredinin ismi “Vadeli Akreditif Kredisi” olmaktadır.
Kabul ve aval kredisi
Kabul kredisi de esas itibariyle bir ithalat kredisi niteliği taşımakta, ancak bu tür işlemlerde ayrıca ihracatçı tarafından ithalatçı üzerine çekilen bir poliçe söz konusu olmaktadır. İhracatçı ve ithalatçının anlaşmasına göre mal bedeli, yüklemeden sonra 3 ay, 6 ay, 9 ay vb. sürelerden sonra ödenebilir. Bu durumda ihracatçı, kararlaştırılan vadede mal bedelinin ödeneceğini belirten bir poliçe düzenleyerek kabul etmesi için ithalatçıya gönderir. Satıcı, çoğu durumda mal bedelinin ödenmesini garanti altına almak için ithalatçının bankasının poliçeyi kabul etmesini ister. Poliçenin bankaca kabul edilmesi halinde, banka poliçe tutarını poliçe vadesinde ihracatçının bankasına ödemeyi taahhüt etmektedir. Poliçenin ithalatçı tarafından kabul edilerek aval verilmesi de mümkündür. Bankaca poliçe kabul edilerek veya aval verilerek poliçe üzerine imza atıldığı an ithalatçı lehine bir gayri nakdi kredi açılmış olur.
Kredi açılması, kullandırılması ve tasfiyesi
Kredinin açılması (onaylanması)
Bankalar müşterinin baÅŸvurusu ile ya da pazarlama yetkililerinin teklifleri ile müşterilerine kredi açarlar. Kredi açılmadan önce müşteri istihbaratı yapılır ve daha sonra firmanın mali analizini yapmak ve kredibilitesini ölçmek üzere, firmadan mali tabloları ile kuruluÅŸ belgeleri istenir. Firmalarca “Hesap Vaziyeti”nin Bankaya verilmesi “Bankalar Kanunu” gereÄŸidir. Yapılan incelemeden sonra talep edilen kredinin kullandırımının onay makamınca uygun görülmesi halinde belirlenen teminatların tesis edilmesiyle birlikte kredi açılır.
Kredinin kullandırılması
Şube yetkisinde kullandırılan kredilerde Şube İçi Kredi komitesi, Bölge yetkisinde kullandırılan kredilerde Bölge Müdürlüğü, otorize kredilerde ise Genel Müdürlük tarafından kredi onayında öngörülen şartların yerine getirilmesinden sonra, kredilendirilen firma ile sözleşme veya taahhütname düzenlenerek işlem başlatılır.
Nakdi kredilerde kredinin kullandırılması, kredi hesabından firmaya nakit ödemenin yapılması ile olur. Bu ödeme şekli firmanın banka nezdindeki ticari mevduat hesabına yapılabileceği gibi, kasadan da yapılabilir. Gayrinakdi kredilerde ise bir teminat mektubunun düzenlenmesi, bir akreditifin açılması, bir poliçeyi kabul veya bir poliçeye aval, vb. verilmesi ile olur.
Bankalarda borçlu cari hesap şeklinde kullandırılan tüm nakit kredilerde faiz tahakkuk dönemleri, Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarının sonları olarak belirlenmiştir. Bankalar faiz tahakkuk dönemlerini takip eden 15 gün içinde müşterilerine noter aracılığı ile “Hesap Özeti” gönderirler. Süresi içinde gönderilen hesap özetinin içeriğine, alındığı tarihten itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen müşteri, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir.
Genel Kredi Sözleşmesi veya Taahhütnamesi
Lehine kredi tespit edilen bütün gerçek ve tüzel kişilerden kredinin kullandırımından önce ve tüm kredilerini kapsayacak şekilde alınan imzalı belgelere “Genel Kredi Sözleşmesi veya Taahhütnamesi” denir. “Genel Kredi Sözleşmesi veya Taahhütnamesi” aşağıdaki hususları içerir.
Kredinin toplam limiti,
bankanın krediye uygulayacağı faiz tahakkuk dönemi,
krediye tahakkuk ettirilecek faiz, komisyon, gider vergisi ve temerrüt faizi,
banka açıkça fesih ihbarında bulunmadığı sürece hesap veya hesapların kesilmesi halinde dahi, sözleşmenin yürürlükte kalacağı,
banka alacağını kefalet veya maddi teminat ile sağlamlaştırma gereğini duyduğu takdirde bu isteğin derhal yerine getirileceği, bu durumda yapılacak masraf, sigorta ve muhafaza ücretlerinin müşteri tarafından ödeneceği,
hesabı kullanmaya yetkili firma temsilcilerinin isim ve imzaları,
kredi borçlusunun ve kefillerinin kanuni ikametgahları,
anlaşmazlık halinde yetkili olan mahkemeler,
krediye teminat olarak kefalet alınması halinde kefil veya kefillerin sözleşmedeki özel madde üzerine “müşterek borçlu ve müteselsil kefil” sıfatıyla imzaları .
Kredinin Tasfiyesi
Kullandırılan krediye ilişkin anapara, faiz, komisyon, vergi ve fon payı şeklindeki kesintilerin tamamının tahsil edilmesi ile o kredinin riski sıfırlanmış olur. Kredi ilişkisinin tasfiyesi ise riski sıfırlanmış olan kredi hesabına ilişkin limitin tekrar kullanılmamak üzere iptal edilmesi ile olur. Kredi ilişkisi,
haciz, iflas, konkordato, ödemeyi tatil, hacir altına alınma, devamlı protesto, ticari terk, ölüm, mahkumiyet, şirketlerde infisah ve tasfiye, aşırı borçlanma vb. nedenlerle gerçek ve tüzel kişilerin durumlarında meydana gelen olumsuz değişiklikler,
kredinin işleyiş biçimi açısından banka kredi politikalarına uymaması,
banka likiditesindeki olumsuz geliÅŸmeler
gibi nedenlerle imzalanan sözleşme veya taahhütname hükümleri doğrultusunda banka tarafından tasfiye edilebilir.
Kanuni takibe geçilebilmesi kredinin, müşteriden geri talep edilebilir hale gelebilmesi için öncelikle kredinin kat edilerek, kat ihtarnamesi ile borçludan istenmesi, bir başka anlatımla müşterinin temerrüde düşürülmesi gerekir. Borcun geri ödenmesini talep eden ihtarnameler genellikle noter aracılığı ile gönderilir.
Krediler ile ilgili yasal düzenlemeler
Bankaların, müşterilerine kredi vermelerine dair yasal çerçeve 4491 sayılı kanunla değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile çizilmiştir. Kredilerle ilgili uyulması gereken hükümler imzalanan sözleşme veya taahhütnamelerde yer almıştır. Bu hükümler Türk Ticaret Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Borçlar Kanunu ve Medeni Kanunun emredici hükümlerine aykırılık oluşturamaz.
Kredilerde teminat
Kredi kullandırımında, kredi borçlusunun şahsi taahhütlerinin yanı sıra kredinin geri dönüşünü sağlamak amacıyla kredinin türüne göre ek teminatlar alınır. Alınan bu teminatlar, kredibilitesi yüksek görülen gerçek ve/veya tüzel kişilerin kefaletleri olabileceği gibi, bunun yanında gerçek ticari ilişkilerden kaynaklanan senet, çek, uygun görülecek emtia, hisse senedi, mevduat rehni, ekspertiz değeri yeterli olmak kaydıyla menkul rehni, ticari işletme rehni, gayrimenkul ipoteği vb. gibi maddi teminat talep edilebilir.
TÜRK LİRASI MEVDUAT ve DÖVİZ TEVDİAT HESAPLARI
Tanım
Mevduat,bir gerçek veya tüzel kişinin sahip olduğu hazır bir satın alma gücünün kullanılmayarak vadeli veya vadesiz olarak bankaya bırakılmasıdır. Türkiye’de sadece ticaret bankaları mevduat toplamaya yetkilidir. Bankalar Kanunu’na göre, yazılı ya da sözlü olarak veya bir ivaz karşılığında istenildiğinde ya da belirli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat sayılır. Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir.
Türleri
Mevduat türleri,
Tasarruf mevduatı (Gerçek kişiler tarafından bu nam altında açılan ve ticari işlemlere konu olmayan mevduattır. Ancak, vadesiz tasarruf mevduatı hesapları üzerine münhasıran çek keşide edilmesi ticari işlem sayılmaz),
Resmi kuruluşlar mevduatı,
Ticari kuruluşlar mevduatı,
Bankalararası mevduat,
Diğer kuruluşlar mevduatı
olmak üzere beş grup altında toplanır.
Mevduat Hesaplarının Açılması
Mevduat hesabı açılışında hesaba yatırılacak tutarı sınırlayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Bankalar maliyetleri ile ilgili olarak belirleyecekleri bir tutardan düşük ortalaması bulunan vadesiz hesaplardan masraf talep edebilir, tespit edecekleri bakiyenin altında bulunan vadesiz mevduat hesaplarına faiz tahakkuk ettirmeyebilir, vadeli mevduat hesabı açılabilmesi için bir alt sınır getirebilir.
Yurtiçinde ve yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişiler adına hiçbir kısıtlamaya tabi olmaksızın bankalarda vadeli veya vadesiz TL veya döviz tevdiat hesabı açılabilir. Döviz tevdiat hesapları, T.C.Merkez Bankası’nca alım satım konusu yapılan konvertibl dövizlerden müracaat edilen bankaca kabul edilenlerle açılır.
Bankalar mevduat hesabı açılışlarında ve hesap kullanılarak yapılacak diğer bankacılık işlemlerinde, vergi kimlik numarası, Türk uyruklu gerçek kişiler için nüfus hüviyet cüzdanı, sürücü belgesi veya pasaport, yabancı uyruklu kişiler için kendi ülke pasaportu veya ikamet tezkeresi, ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler için tescile dair belgelerinin bir örneği ile tüzel kişi adına hareket eden kişinin temsile yetkili olduğuna dair belge ve imza sirküleri fotokopisini talep ederler. Mevduat hesabı açılışında damga vergisine tabi sözleşme/taahhütname imzalanması, banka tarafından verilen hesap cüzdanlarında ise banka şube ismi ve genelde iki yetkili imzasının bulunması gereklidir. İmzalanan sözleşme veya taahütname ile banka hesap cüzdanlarında bulunan açıklamalardan bilgi edinilmesi yararlı olacaktır.
Müşterek Hesaplar
İki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin ortak kullanması amacıyla bankalarda açtırdıkları hesaplara “müşterek hesap”adı verilir. Müşterek hesaplar vadeli veya vadesiz olabilir ve verilecek yazılı talimata göre müşterek imza ile veya münferiden kullanılabilir.
Mevduat Hesaplarında Tasarruf Yetkisi
Bankalarda işlem yapacak gerçek kişilerin tasarruf ehliyetine sahip olması (Reşit olması, mümeyyiz olması, mahcur olmaması) ile mümkündür. Reşit veya mümeyyiz olmayan ya da mahcur olan bir gerçek kişi ile yapılacak her türlü işlem kanuni temsilcisinin icazeti olmadıkça hukuki değildir. Bu kimseler, ancak kanuni temsilcileri olan veli, vasi veya kayyum aracılığı ile tasarrufta bulunabilirler. Bankalarda tüzel kişiler adına yapılacak işlemler ise tüzel kişiler adına hareket edebilecek iradi temsilci (vekil, ticari mümessil, ticari vekil) gerçek kişilerce yapılır.
Vade
Vadesiz Mevduat: İstenildiği anda geri çekebilmek amacı ile açılmış hesaplardır.
Vadeli Mevduat: Belirli bir süre sonunda geri çekilmek şartıyla açılmış, bir günden daha uzun vadeli mevduat hesaplarıdır. Vadeli mevduat süreleri TC Merkez Bankası’nca belirlenmektedir. Bankalarca 1 aya kadar, 3 aya kadar, 6 aya kadar ve 1 yıla kadar vadeli mevduat hesabı açılabilir.
İhbarlı Mevduat: Çekileceği tarihten 7 gün önce yazılı bir ihbar ile bankadan geri alınabilecek mevduattır.
Kırık Vadeli Mevduat: Tasarruf sahibi 1 ay, 3 ay, 6 ay ve 1 yıl gibi sabit vadeler veya ihtiyacına göre bir yıla kadar olan vade dilimlerinde tanınmış olan kırık vade imkanından faydalanıp, ara mevduat grubunda da istediği tarihte vadesi dolacak şekilde hesap açtırabilir. Kırık vadeli TL mevduat hesaplarının vadesi 7 günden az olamaz.
TL hesaplarındaki vadeler;
1 aya kadar vadeli olan hesaplar : 7 - 30 gün
3 aya kadar vadeli olan hesaplar : 31 - 90 gün
6 aya kadar vadeli olan hesaplar : 91 -180 gün
1 yıla kadar vadeli olan hesaplar :181 -364 gün olarak hesaplanır.
Diğer taraftan, döviz tevdiat hesaplarında kırık vade uygulaması 28 günden başlar ve vadeler;
1 aya kadar vadeli olan hesaplar : 28 -31 gün
3 aya kadar vadeli olan hesaplar : 32 - 91 gün
6 aya kadar vadeli olan hesaplar : 92 - 181 gün
1 yıla kadar vadeli olan hesaplar :182 - 364 gün olarak hesaplanır.
Vade Bitiminde Yenileme
Vadeli hesapların vadesi sonunda yenilenmesi (temdit edilmesi) müşterinin talimatı veya hesap cüzdanı ile müracat edilmesi halinde yapılır. Hesabın aynı veya farklı bir vade ile yeniden açılması anlamındaki yenilemede, yenileme tarihinde banka tarafından uygulanan faiz oranı geçerli olacaktır. Müşteri talimat veya talebinin bulunmaması halinde vadeli mevduat hesaplarının faizli bakiyelerine vade sonundan itibaren vadesiz mevduat faizi uygulanabilir.
Faiz
Resmi Mevduat hariç, mevduata uygulanacak faiz oranları banka ile müşteri arasında serbestçe belirlenir. Ancak, bankalar müşterilerine verebilecekleri azami faiz oranlarını ilan tarihinden önce TC Merkez Bankası’na bildirmek ve uygulayacakları azami mevduat faiz oranlarını tüm şubelerde müşterilerinin görebileceği şekilde ilan etmek zorundadırlar.
Faiz Tutarının Hesaplanması
Mevduat faizi hesaplamasında,
Valör: Faiz hesabına esas teşkil eden tarihe valör tarihi denir. Paranın bankaya yatırıldığı günü takip eden ilk işgünüdür. Vadeli hesaplar, vadelerinde çekilmeden yenilendikleri takdirde önceki hesabın vade sonu tarihi yeni hesabın valör tarihi olmaktadır. Döviz tevdiat hesaplarında efektif teslimatı ile hesap açılırsa paranın bankaya yatırıldığı günü takip eden ilk işgünü valör olarak verilmekte, travellers, eurocheque ve banka çekleri ile açılacak hesaplarda ise valör tarihleri 7-15 gün arasında değişebilmektedir. Muhabirlerden alınan ödeme emirleri ve yurtdışı temsilcilikler vasıtasıyla gelen havalelerde valör tarihleri bankadan bankaya değişiklik göstermektedir.
Vade: Hesap açılışında, valör tarihi ile hesabın kapatılması için tespit edilen tarih arasındaki süredir.Vade sonu hesabın kapatıldığı (paranın çekileceği) tarihtir. Vadenin ay veya yıl olarak belirlenmesi halinde vade sonu, vadenin son bulduğu ayda valör tarihine karşılık gelen gündür. O ayda valör tarihine karşılık gelen gün yoksa, ayın son günü vade sonudur.
Gün sayısı: Faiz gün esasına göre hesaplanır. Faiz hesabına esas gün sayısına valör tarihi dahil edilirken vadenin son günü dahil edilmez.
Mevduat Faiz Formulü
Miktar x Gün Sayısı x Faiz Oranı
Faiz Tutarı =
100 x Bir Yılda Bulunan Gün Sayısı
Bankacılık uygulamasında “(Miktar x Gün)/100” adat olarak, “Yüzde olarak faiz oranı/Bir yıl içindeki gün sayısı” ise sabit çarpan olarak adlandırılmaktadır.
Faiz Tutarından Yapılan Yasal Kesintiler
Bankaların müşterilerine ödeyecekleri mevduat faizleri üzerinden Bakanlar Kurulu’nca tespit edilecek oranlar üzerinden Gelir Vergisi ve Fon kesintisi (stopaj) yapılır. Bu oranlar şube yetkililerinden öğrenilebilir.
Hesaptan Para Çekilmesi
Medeni Kanunun rehinlere ve Borçlar Kanunu’nun alacağın devir ve temlikine ilişkin hükümleri ile diğer kanunların verdiği yetkiler ve koyduğu yükümlülükler saklı kalmak şartıyla, mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma hakları hiçbir surette sınırlandırılamaz. Mevduat sahibi ile banka arasında vade ve ihbar süresi hakkında kararlaştırılan şartlar saklıdır.
Döviz tevdiat hesaplarından Türk Lirası veya Döviz (efektif dahil) olmak üzere iki şekilde para çekilebilir. Banka tarafından döviz olarak yapılan ödemelerde hesap sahibi efektif, havale, seyahat çeki, banka çeki vb. ile kendisine veya yazılı talimatında belirtmiş olduğu üçüncü bir kişiye hesabından döviz ödenmesi talebinde bulunabilir. Hesap sahibi ilgili şubeden provizyon alınmak kaydıyla, hesabının bulunduğu bankaya ait farklı bir şubeden de para çekebilir.
Hesaptan Mudiin Vekiline Ödemede Bulunulması
Vekiller, usulüne göre düzenlenmiş vekaletnamelerle belirtilen yetkiye dayanarak müvekkilleri (vekalet veren kimse) adına mevduat hesabı açtırabilir ve açılan hesabı kullanabilir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 63. maddesi hükmünce açıkça ahzu kabz (almak, kendine mal etmek) yetkisi verilmedikçe vekil dava sonunda hükmolunan ÅŸeyi ahz veya kabz edemeyecektir.
Diğer yandan sadece dava açılması amacıyla verilmiş olan umumi vekaletnamelerdeki “ahzu-kabz” yetkisi dava sonunda hükmolunan şeyin vekil tarafından ahzu-kabz edilebileceği anlamına gelmekte olup, mudiin dava konusu olmayan hesaplarından para çekme yetkisini kapsamamaktadır. Bu bakımdan, bu tür vekaletnamelerde “bankadan para çekme hususu” açıkça belirtilmemişse mudiin hesaplarından ödemede bulunulmamaktadır.
Zamanaşımı
En son talep, işlem veya hesap sahibinin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl içinde aranmayan mevduat hesapları zamanaşımına tabidir. Zamanaşımına uğrayan mevduat Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na gelir kaydedilir. Bununla ilgili esas ve usuller Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nca belirlenir.
Ölen Kişilere Ait Mevduat
Medeni Kanun’un 584/a, 629 ve 630. maddelerine göre, miras bırakanın ölümü ile miras mirasçılara geçmekte, miras üzerinde de iÅŸtirak halinde mülkiyet cereyan etmeye baÅŸlamaktadır. Bu nedenle, tüm mirasçıların ortak hareket etmediÄŸi, miras ÅŸirketine temsilci tayin ettirilmediÄŸi ya da iÅŸtirak halindeki mülkiyetin, müşterek mülkiyete çevrilmediÄŸi hallerde, bazı mirasçıların veraset ilamına dayanarak, mevduat hesabından mirasçılık payı elde edebilmeleri mümkün deÄŸildir.
Mevduat Sigortası
Türkiye’de faaliyet gösteren ve mevduat kabulüne yetkili bulunan bankaların yurtiçi şubelerinde gerçek kişiler tarafından açılmış olan Türk Lirası cinsinden tasarruf mevduatı ile tasarruf mevduatı niteliğini haiz altın depo ve döviz tevdiat hesaplarından
01.06.2000 tarihinden önce açılan veya yenilenenlerin vadesi ne olursa olsun vadeleri sonuna kadar tamamı,
01.06.2000-31.12.2000 tarihleri arasında açılan veya yenilenenlerin vadesi ne olursa olsun vadeleri sonuna kadar TL 100 milyarlık tutarı,
01.01.2001 tarihinden sonra açılan veya yenilenenlerin ise TL 50 milyarlık tutarı
sigorta kapsamındadır.
Sigorta limitlerinin belirlenmesinde, bir gerçek kişinin Türkiye’de faaliyet gösteren ve mevduat kabulüne yetkili bulunan bir bankanın yurtiçi şubelerindeki Türklirası cinsinden tasarruf mevduatı ile tasarruf mevduatı niteliğini haiz altın depo ve döviz devdiat hesaplarının toplamı esas alınmaktadır.
Buna göre;
Müşterek hesap sahibi gerçek kişilerin sigorta limiti dahilindeki payları (müşterek hesap sahibi gerçek kişilerin, aynı bankada başka hesapları da bulunmakta ise, bu hesaplar ile müşterek hesap veya hesaplardaki paylarının toplamı),
Bir gerçek kişinin birden fazla bankada hesabı bulunsa bile, her bir bankadakihesap veya hesaplarının,yukarıda belirtilen limitekadar olan kısımları,
Bir gerçek kişinin, velisi bulunduğu kişilerin (bu kişiler, velisinden ayrı olarak sigorta limitinden yararlanmaktadır) hesapları hariç, bir bankadaki hesap veya hesapları toplamının yukarıda belirtilen limitekadar olan kısmı
Sigorta kapsamında bulunmaktadır.
Bir bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabulizninin 4389sayılı Bankalar Kanunu çerçevesinde kaldırılması halinde, yukarıdaki esaslara göre mudilerine Fon’dan ödeme yapılacak bankanın izninin kaldırıldığı tarih itibariyle mevduat hesaplarına tahakkuk ettirdiği faizlerin, herhalükarda;
Bankaca kamuya ilan edilen ve Merkez Bankası’na bildirilen azami faiz oranları üzerinden hesaplanacak tutarı aşan kısmı ile
Mevduat toplamları en yüksek beş bankava uygulanan faizoranlarının ortalamasını aşan kısmı
Sigorta limiti içerisinde kalsa dahi sigorta kapsamında değildir.
Sigorta kapsamına Türk lirası olarak yapılacak ödemelerde, bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabulizninin kaldırıldığı tarihteki Merkez Bankası döviz alış kurları esas alınır. Altın depo hesaplarının Türk lirası karşılıkları ise, bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul izninin kaldırıldığı tarihteki İstanbul Altın Borsası seans kapanış fiyatına göre belirlenir.
Türkiye’de münhasıran kıyı bankacılığı faaliyeti göstermek üzere kurulan bankalarda bulunan mevduat hesapları mevduat sigortasına tabi değildir. Türkiye’de kurulu bankaların yurtdışı şubelerinde (Off-shore şubeler dahil) ve yurtdışında kurdukları veya iştirak ettikleri bankalarda (Off-shore bankalar dahil) açılan tasarruf mevduatı hesapları mevduat sigortası durumu aşağıda izah edilmiştir.
Türkiye’de kurulu bankaların yurtdışı ÅŸubelerinde (off-shore ÅŸubeler dahil) açılan tasarruf mevduatı hesapları açısından;
Türkiye’de kurulu bankaların yurtdışındaki ÅŸubelerinde açılan tasarruf mevduatı hesapları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu garantisi dışındadır.
Buna karşılık Türkiye’de kurulu bankaların -Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na yönetim ve denetimi devredilmiÅŸ bankalar dahil- faaliyetleri süresince Türkiye’deki herhangi bir ÅŸubesinden farksız olarak yurtdışındaki ÅŸubeleri ile ilgili tüm yükümlülükleri aynen devam etmekte, bu bankalar yurtdışı ÅŸubelerindeki tasarruf mevduatlarını ödeme yükümlülüğü altında bulunmaktadırlar.
Türkiye’de kurulu bankaların yurtdışında kurdukları veya iÅŸtirak ettikleri bankalarda (off-shore bankalar dahil) açılan tasarruf mevduatı hesapları açısından;
Türkiye’de kurulu bankaların yurtdışında kurdukları veya iÅŸtirak ettikleri bankalarda -Türkiye’de kurulu banka aracılığı ile gönderilen paralar dahil- açılan tasarruf mevduatı hesapları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu garantisi dışındadır.
Türkiye’de kurulu bankaların yurtdışında kurdukları veya iÅŸtirak ettikleri bankalara karşı yükümlülükleri bu bankalara tahsis ettikleri sermayeleri ile sınırlıdır. Bankalar bu sermaye taahhütlerini yerine getirdiklerinde, herhangi bir yükümlülükleri kalmamakta, bu bankalarda açılan -Türkiye’de kurulu banka aracılığı ile gönderilen paralar dahil- tasarruf mevduatı sahiplerinin sadece yurtdışındaki bankalara baÅŸvuru hakkı bulunmaktadır.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamında bulunacak mevduat, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nca hazırlanacak Yönetmelik ile değiştirilebilir.
Mevduatın Gizliliği
4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 22Â’ncimaddesinin (8) numaralı fıkrası, sıfat ve görevleri dolayısıyla öğrendikleri bankalara veya müşterilerine ait sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden baÅŸkasına açıklayan banka mensupları, diÄŸer görevliler ve üçüncü kiÅŸiler hakkında ceza uygulanacağını öngörmektedir.
HAVALE
Tanım
Havale, bir gerçek veya tüzel kişinin (amir), diğer bir gerçek veya tüzel kişiye (lehdar) bir miktar para, kıymetli evrak ya da misli şeyler vermeye üçüncü bir kişiyi yetkili kılmasıdır. Amir başka bir banka veya aynı bankanın başka şubelerindeki kendi hesaplarına da para gönderebilir. Havale talebe bağlı olarak nakit teslimat veya hesaptan, bilgisayar, telefon, teleks veya elektronik fon transferi (EFT) yoluyla yapılır. Elektronik fon transferi (EFT) sistemi, Türkiye’deki bankalar arasında T.C. Merkez Bankası aracılığı ile Türk lirası fon transferinin ve bu transferler ile ilgili bankalararası mutabakat işlemlerinin bilgisayar ortamında yapılmasını sağlamak üzere kurulmuş sistem olup, yurt içi fon akımının güvenilir, hızlı ve ekonomik bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlar. Elektronik fon transferi, bir bankanın kendi şubesinden, başka bir banka şubesine para göndermeyi mümkün hale getirmiştir.
Havale ile ilgili hukuksal kurallar, Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.
Havalede taraflar
Banka aracılığı ile havale işleminde üç taraf bulunmaktadır.
Amir : Havale emrini veren (yollayıcı),
Lehdar : lehine havale verilen (alıcı),
Banka : havaleyi ödemekle görevlendirilen, yollayıcı ile aracı arasındaki para gönderme işlemine aracılık eden taraf (ödeyici).
Havale kabulü ve alınacak masraflar
Müşterilerin nakden veya hesaplarından üçüncü bir gerçek veya tüzel kişiye para gönderilmesini sağlamak üzere müracaat edilen banka şubesince yapılan işlemlere, havale alınması veya kabulü denir. Sözlü talimatla hesaben herhangi bir havale talebi bankalarca kabul edilmez. Havale işlemlerinde bankalarca tahsil olunacak ücret, komisyon ve masraflar, verilen hizmetlerin bedelleri olduğundan, piyasa mekanizması sonucu oluşan serbest rekabet ortamı ve farklı maliyetler nedeniyle bankadan bankaya farklılıklar gösterebilir. Ayrıca, havale işlemleri ile ilgili olarak havale gönderen tarafından imzalanacak havale emirleri, her yıl Maliye Bakanlığı’nca belirlenen tutarlarda damga vergisine tabidir.
Gelen havalenin lehdara bildirilmesi veya ihbarı
Havale gönderenin (amirin) verdiği talimat doğrultusunda, havale bedelini ödeyecek şube, havale alıcısına (lehdara) bilgi verir. Verilen bilgiye rağmen havale alıcısı tarafından belli bir süre sonunda alınmayan havaleler, havale göndericisine teslim edilmek üzere şubeye iade edilir.
Havaleden cayma
Banka şubelerine gelen ve nakden ödenecek olan havaleler, lehtara bu konuda bir ihbarname tebliğinden (gönderilmesinden) önce, lehdarın hesabına alacak yazılmak suretiyle mahsuben ödenecek havaleler ise hesaba alacak yazılmadan önce, havaleyi gönderen şube aracılığı ile amir tarafından iptal edilebilir. Havalenin hesaba alacak kaydından veya ihbarname tebliğinden sonra havale iptal edilemez. Banka havaleyi lehdara ödemekle yükümlüdür. Herhangi bir şekilde lehtara bildirilen ya da hesaba alacak kaydedilen havalelere ilişkin iptal istemleri, ancak havale lehtarının yazılı muvafakatı ile gerçekleştirilir. Havale, lehtarın bir alacağının ödenmesi amacıyla gönderilmiş ise, havaleden dönülemez.
Lehdarın vefatı
Lehtar, havalenin bankaca ihbarından önce vefat etmiş bulunuyorsa, adresine ihbarname gönderilmez ve durum, amire hemen bilgi verilmesi için havale emrini veren banka şubesine bildirilir ve amirin talimatına göre hareket edilir. Havale, lehdarın vefatından önce kendisine ihbar edilmiş bulunuyorsa lehtarın varislerine ait olur ve havale miktarı, veraset ilamı hükümlerine göre varislere ödenir.
Havalede kimlik tespiti
Havalenin ödenmesi sırasında yapılması gereken hüviyet tespiti, amirin gönderdiği havalenin ödenmesini istediği kişi ile bankaya söz konusu havaleyi almak için başvuran kişinin aynı kişiler olup olmadığının araştırılmasını amaçlar. Gerçek kişinin kimlik tespiti fotoğraflı, soğuk damgalı, mührü okunaklı, tahrifatsız, geçerli ve kabul edilen belgeler üzerinden yapılır. Bu belgeler; nüfus hüviyet cüzdanı, pasaport ve sürücü belgesidir. Yabancı uyruklu kişiler için kendi ülke pasaportu veya yabancılar için düzenlenen ikametgah tezkeresi aranır.
Havale tutarının, kimlik tespitine ilişkin mevzuatta belirlenen limitleri aşması halinde havale amirinin de kimlik tespitinin yapılması zorunludur.
Yurtdışı Havale
Yurtdışında yerleÅŸik gerçek ve tüzel kiÅŸiler ile yurtdışında çalışan vatandaÅŸlarımız, Türkiye’deki bankaların yurtdışındaki muhabirleri ya da temsilcilikleri aracılığıyla yurdumuza dövizli veya TL havale gönderebilirler.
Yurtdışından gelen dövizli havaleler lehdarlarınca;
açılmış veya açılacak bir döviz tevdiat hesabına alınabilir.
TL’sına dönüştürülmek suretiyle kullanılabilir.
Döviz tevdiat hesaplarına geçirilen dövizli havalelerin hesap sahibince aynı cinsten veya başka cinsten bir dövizle efektif olarak alınabilmesi mümkündür. Yurtdışından döviz olarak gönderilen havaleler, bankaların muhabirleri nezdindeki hesaplarının alacaklandırıldığı tarih esas alınarak ödenir.
Yurtdışından herhangi bir bankaya gelen dövizli havale “telegrafik transfer” denilen bir yöntemle ya da dövizli çek düzenlemek suretiyle yurtiçindeki baÅŸka bir bankaya devredilebilir.
ÇEK
Yasal unsurları
Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 692. maddesinde çekin şekle ait yasal unsurları aşağıdaki gibi belirtilmiştir.
Çek:
“Çek” kelimesini ve eğer senet Türkçeden başka bir dille yazılmış ise o dilde “Çek” karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi için havaleyi,
ödeyecek kimsenin “muhatabın” ad ve soyadını,
ödeme yerini,
keşide gününü ve yerini,
çeki çeken kimsenin (keşidecinin) imzasını;
ihtiva eder.
Keşide yeri gösterilmemiş olan çek, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde çekilmiş sayılır.
Çekler, emre yazılı, nama yazılı ve hamiline yazılı olarak düzenlenebilirler.
Nama yazılı çek
Çek yasa gereği emre yazılı senetlerden sayıldığından bir çekin nama düzenlenmesi için sadece lehdarın belirtilmesi (adı, soyadı, tüzel kişi ise ticaret unvanı) yeterli değildir. Belirli bir kimse lehine olan çekin “emre” olmadığının da ayrıca belirtilmesi gerekir. Örneğin Mehmet Kiremitçiye ödeyiniz (emre yazılı değildir) gibi. Bu kabil çek ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir. Bu devir alacağın temlikinin hukuki neticelerini doğurur. Temlik beyanı “İşbu çekten doğan alacağımı ………..’ye temlik ettim” şeklinde olacağı gibi, temlik beyanı ayrı bir kağıda da yazılabilir ancak, bu durumda çekin teslimi de gerekir.
Bloke çekler
Lehdarlar arasında çeklerin güvenle karşılanmasının ve aynı şekilde tedavülünün temin edilmesi ve ekonomik zorunluluklar teyit müessesesini ortaya çıkarmıştır.
Teyit, “teyit edilmiştir”, “görülmüştür”, “karşılığı mevcuttur”. “işbu çek muhteviyatı olan yalnız …….TL. bloke edilmiştir” gibi muhatap banka tarafından çekin ön yüzüne veya arkasına bir meşruhat yazılmak suretiyle yapılmaktadır.
bankanın teyidi zorunlu unsurları havi çekin ibraz süresinde geçerlidir.
ibraz süresi geçtikten sonra bloke edilen para üzerinde rehin, haciz veya tedbir gibi herhangi bir kısıtlama yoksa para hesaba veya keşideciye iade edilir.
Ciro
Ciro, çeki elinde bulunduran tarafından yapılır ve çeki devralana çek bedelini tahsil, çeki ödeyecek bankaya da ödeme yetkisi verir. Ciro, emre yazılı senetlerde devir kolaylığı saÄŸlar, çekin ön veya arka yüzüne yapılabilir. Çek üzerinde yer kalmaması halinde ciro alonj üzerine de yapılabilir. TTK’nun 595. madde hükmüne göre beyaz cironun muteber olması için cironun çekin ön yüzüne deÄŸil arkasına veya alonj üzerine yazılması gereklidir. Cironun kayıtsız ve ÅŸartsız olması ve TTK’nun 702. maddesi gereÄŸince bir silsile içinde birbirini takip etmesi gerekir.
Vade
Çek görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt (vade) yazılmamış hükmündedir, dolayısıyla geçersizdir. Keşide günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan bir çek ibraz günü ödenir. Karşılığı yok ise arkası yazılır.
Ödeme için ibraz müddetleri
Çek, keşide edildiği yerde ödenecekse (çekin üzerinde yazılı muhatap banka şubesi ile keşide yeri aynı ise) on gün, keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecekse (çek üzerindeki muhatap banka şubesi ile keşide yeri farklı ise) bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
Ödeneceği memleketten başka bir memlekette keşide edilen çek, keşide yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay, keşide yeri ile ödeme yeri ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
KeÅŸide yeri ile ödeme yeri ayrı kıt’alarda bulunsa dahi her iki yer ülkesinin Akdeniz’de kıyılarının olması halinde ibraz süresi üç ay deÄŸil, bir ay olarak kabul edilir.
Yukarıda yazılı müddetler, çekte keşide günü olarak gösterilen tarihten (keşide günü hariç) itibaren başlar. Sürenin son günü tatile rastladığı takdirde, süre takip eden ilk işgününe kadar uzar. Aradaki tatil günleri süre hesabına dahildir.
Çekten cayma
Keşidecinin çekten cayması, ancak ibraz müddeti geçtikten sonra hüküm ifade eder. Çekten cayılmamışsa, muhatap ibraz müddetinin geçmesinden sonra dahi çeki ödeyebilir.
Çekin ödemeden men edilmesi
Keşideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsenin elinden rızası olmaksızın çıkmış olduğu iddiasında ise muhatabı çeki ödemekten men edebilir. Çekin rıza hilafına elden çıkması, çaldırmak, kaybetme veya zorla alınması hallerini ifade eder. Yargıtay men nedeninin açıkça bildirilmesi gerektiği görüşündedir.
Keşideci tarafından ödemeden men talimatı verilmesi halinde, çekin ibrazında arkasına, banka tarafından, keşidecinin ödemeden men talimatı bulunduğu ve bu nedenle işlem yapılamadığı belirtilerek karşılığı olupolmadığı yazılır ve karşılık veya kısmikarşılık var ise bu miktar bloke edilir.
Muhatap bankayı ancak keşideci ödemekten men edebilir. Hamilin buna hakkı yoktur. Hamil, ancak mahkemeden alacağı tedbir kararı ile ödemeyi durdurabilir. Çek keşide edilen hesap üzerinde rehin bulunması, haciz veya ihtiyati tedbir konulması halinde muhatap banka ödeme yapamaz.
Keşidecinin ölümü
Çekin tedavüle çıkmasından sonra keşidecinin ölümü veya medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi yahut iflası çekin muteberliğine halel getirmez.
Banka, çekteki imza ile keşidecinin bankaya vermiş olduğu imza beyannamesindeki imza birbirini tuttuğu ve uygun olduğu takdirde ödeme yapacak ve Vergi Usul Kanunu’nun 150. maddesi hükmü gereğince ölüm vakasını ve intikalleri bağlı olduğu vergi dairesine bildirecektir.
Zamanaşımı
Hamilin, cirantalara, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakkı ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.
Çek borçlularından birinin diğerine karşı haiz olduğu müracaat hakları bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı dermeyan edildiği tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.
Çek karnesinin bankalardan alınması
Çek karnesi isteminde bulunan firma ya da kişilerin mevduat hesaplarında yeterli bakiye bulundurması, hesap sahibinin ticari ve mali durumunun yeterli ve ahlakının iyi bulunması gerekir. Bankaların kendilerine her başvuran kişiye çek karnesi verme yükümlülüğü yoktur. Çek karneleri, bankalar tarafından basılır veya bastırılır. Bankalar, çek karnesi verdikleri müşterilerinin açık kimlik ve adresleri ile vergi kimlik numaralarını talep ederler.
Çekte ibraz ve ödeme
Çek, bedelinin ödenmesi talebiyle muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edilebilir. İbrazın gerçekleşmesi için, çekin hak sahibi hamil tarafından ya da onun vekili veya temsilcisi tarafından muhatap bankaya fiilen verilmesi gerekir. Çekin takas odasına ibraz edilmesi muhatap bankaya ibraz sayılır. Çekle işleyen hesabın bulunduğu banka şubesi, ibraz edildiği anda karşılığı bulunan çeki ödemek zorundadır. Çekin karşılığının kısmen bulunması halinde ise bu miktar ödenir.
Muhatap bankanın, hesabın bulunduğu şubesi dışındaki bir şubesine ibraz edilen çek karşılığı provizyon alınmak suretiyle ödenir.
Türk Lirası hesabına bağlı olarak alınmış olan çek karnelerine yabancı para yazılarak çek keşide edilmesi halinde, çekin karşılığının olması halinde ödenmesi gerekir, karşılığının hesapta bulunmaması halinde ise arkasına karşılığı olmadığı yazılır.
Müşterilere verilen hizmetin kalitesi ve dolayısı ile maliyet farklılıkları nedeniyle bankadan bankaya farklı olmakla birlikte, bankalarca çek karneleri ve çek bedeli tahsilleri için komisyon ve ücret talep edilir.
İhtar ve düzeltme hakkı
İhtar
Çek yasasının ilgili maddesi gereğince; banka şubeleri süresinde ibraz edilen çeklerin kısmen veya tamamen karşılığı olmadığını arkasına yazmak suretiyle tespit ettiklerinde, ibraz tarihini izleyen 10 işgünü içinde hesap sahibine iadeli taahhütlü bir mektup göndererek,
kendisinin veya vekil ve temsilcilerinin elinde bulunan bütün çek karnelerini aldığı bankalara geri vermesini,
düzeltme işlemlerini yerine getirmesini,
aksine davranışların cezai müeyyideleri gerektireceğini
bildirir.
Ortak hesap sahipleri, hesapları üzerinde müşterek imzaları ile tasarrufta bulunuyorlar ise bu hesap için verilmiş çekleri keşide ederken birlikte imzalamaları gerekir, çekin karşılıksız çıkması halinde Bankaca düzeltme haklarını kullanmaları için her iki hesap sahibine de ihtarname gönderilir.
Düzeltme hakkı
Hesap sahibi, ihtar mektubunu aldığı veya Çak Yasası’nın 12. maddesine göre almış sayıldığı tarihten itibaren yedi iş günü içinde çek tutarını veya karşılıksız kalan bölümünü yüzde 10 tazminatı ve gecikme faizi (TC Merkez Bankası’nca uygulanmakta olan kısa vadeli reeskont kredi faiz oranı üzerinden) ile birlikte hamil adına muhatap bankaya yatırdığı takdirde çek keşide etme hakkını yeniden kazanır.
Düzeltme hakkı, karşılıksız çekin ibraz tarihini takip eden bir yıl içinde ancak iki defa kullanılabilir. Ancak 1.düzeltme hakkının kullanılmaması durumunda çek yasağına girileceğinden 2. düzeltme hakkı söz konusu olmayacaktır.
Savcılığa ihbar ve sorumluluklar
Banka tarafından yapılan ihtarı aldığı veya almış sayıldığı tarihten itibaren yedi iş günü içinde geçerli bir sebebe dayanmaksızın çek karnelerini geri vermeyenlerin savcılığa ihbarı zorunludur.
Düzeltme işlemi yapılmadığı halde bir yıllık müddet içinde çek keşide edenler fiilleri başka bir suç meydana getirse bile ayrıca üç aydan altı aya kadar hapis ve ayrıca ağır para cezası ile cezalandırılırlar.
Karşılıksız çek
Muhatap banka yeterli karşılığı olmadığı için çekin ödenmediÄŸini ve hesap sahibi hakkında gereken bilgileri T.C.Merkez Bankası’na bildirir. Bildirme, hesap sahibinin düzeltme hakkı var ise düzeltme hakkı süresinin bitiminden itibaren 10 iÅŸgünü içinde düzeltme hakkı yok ise çekin ibraz tarihinden itibaren yapılır.
Düzeltme hakkını kullanan veya çek yasaklısı konumuna girmiÅŸ kiÅŸiler T.C.Merkez Bankası’nca bankalara duyurulur. Çek yasaklısı konumuna girmiÅŸ kiÅŸilere (hesap sahibi) veya vekil ve mümessillerine T.C.Merkez Bankası’nın duyuru tarihini takip eden 15′ inci günün bitiminden itibaren bir yıl süre ile bankalarca çek karnesi verilmez ve çekle iÅŸleyen hesap açılmaz.
Bir yıllık çek keÅŸide etme yasağı, sürenin bitiminde otomatik olarak ortadan kalkar. Ne T.C. Merkez Bankası’nın ne de bankaların, yasaklılar listesinde yer alan kiÅŸileri, sonradan kiÅŸilerin baÅŸvurusu üzerine kayıtlardan silmek gibi bir görev ve yükümlülüğü bulunmamaktadır.
İbraz süresi içinde veya üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması sebebiyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden kişiler bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Mahkeme ayrıca işlenen suçun mahiyetine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir müddet için failin bankalarda çek hesabı açmasının ve çek keşide etmesinin yasaklanmasına karar verir. Yasaklama kararı bütün bankalara duyurulmak üzere TC Merkez Bankasına bildirilir.
Bu fiillerinden dolayı takibat yapılması çek hamilinin şikayetine bağlıdır.
Şikayet süresi çekin bankaya ibraz tarihinde başlar.
Şikayetten vazgeçmekle kamu davasının ve cezanın ortadan kaldırılmasına karar verileceği gibi, keşidecinin çek bedelinin karşılıksız kalan kısmını yüzde 10 tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine yatırmış bulunması halinde de vazgeçme şartı aranmaksızın kamu davasının ve cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilir.
Fiili işleyenin düzeltme hakkını kullanmak suretiyle hamilin zararını karşılamış olması veya düzeltme hakkı yoksa, yedi işgünü içinde çek bedelinin karşılıksız kalan kısmını yüzde 10 tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte hamil adına muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine yatırmış olması halinde şikayet hakkı doğmaz.
Bankaların sorumlu olduğu miktar
“3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Yasa” nın 10. maddesine göre karşılığı bulunmasa veya yetersiz kalsa bile muhatap banka, müddetinde ibraz edilen beşmilyon liraya kadar olan çekler ile bu miktar üzerindeki her çekin beşmilyon lirasını keşidecisinin dışındaki hamile ödemeye mecburdur. İbraz süresi içinde ibraz edilmeyen çekler için bankanın beşmilyon Türk lirası ödeme zorunluluğu ortadan kalkmaktadır.
Bankanın ödemekle yükümlü olduğu bu tutar, toptan eşya fiyatları yıllık endeksindeki artışlar gözönünde bulundurularak TC Merkez Bankası tarafından artırılabilir.
Kısmen veya tamamen karşılıksız çeklerde, bankanın beşmilyon Türk lirasına kadar ödeme mükellefiyeti ile ilgili olarak;
- Öncelikle çek keşidecisine, Yasanın 8. maddesi gereğince çek meblağını veya karşılıksız kalan kısmını % 10 tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte yatırması için ihtarname gönderilir. Keşideci, ihtarnameyi aldıktan (veya alınmış sayılacağı tarihten) sonra 7 işgünü içerisinde bu tutarı yatırmazsa, bankanın sorumluluğu başlamaktadır.
- İbraz edilen çek tutarı beşmilyon Türk lirasının üzerinde olursa ve hesapta bu tutarın üzerinde karşılık varsa, bankanın ilave ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
DÖVİZLİ ÇEKLER
Tanım
Dövizli çekler, yabancı para üzerinden düzenlenmiş çeklerdir. Söz konusu çekler şekil, ciro ve ödeme gibi konularda genel hukuk kuralları yanında, nitelikleri dolayısıyla kambiyo mevzuatının
Kategori: Genel kültür