Yaşar okuyan
12 Temmuz 2007
Yaşar Okuyan
İSTANBUL - 1949, Sultan, Sabire - İstanbul Gazetecilik Yüksek Okulu - Orta İngilizce - Gazetecilik - Gazeteci, Yazar, İmbat Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı, Anavatan Partisi Genel Başkan Başdanışmanı- XX nci Dönem Yalova Milletvekili - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı - Evli, 3 Çocuk.
GÜNDEM
Okuyan 22 yıl sonra MHP’ye geri döndü
ANAP’tan istifa eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Yaşar Okuyan dün törenle MHP’ye katıldı. Konuşmasında 22 yıl öncesine atıf yapan Okuyan, “1980 öncesinden kalan yürüyüşe yeniden katılmaktan memnuniyet duyuyorum.
Artık MHP’nin zaferi için çalışacağım.” dedi. Okuyan’a rozetini takan MHP lideri Devlet Bahçeli, üyelik formunu ise Sağlık Bakanı Osman Durmuş ile birlikte imzaladı. MHP’nin Meclis’teki sandalye sayısı ise 125’e yükseldi.
Okuyan, ‘idamın kaldırılması, Kürtçe yayın ve eÄŸitimÂ’ baÅŸta olmak üzere MHPÂ’nin karşı çıktığı AB ile ilgili düzenlemelere ‘evetÂ’ oyu vermiÅŸti. Okuyan’ın katılımı, MHP lideri Devlet BahçeliÂ’nin, söz konusu düzenlemeleri destekleyenleri eleÅŸtirmek için kullandığı, “PKK’nın yanında 6 parti var.” sözünü hatırlattı.
Aktif siyasete 1970Â’li yılların başında MHPÂ’de baÅŸlayan Okuyan, Mesut Yılmaz’ın ANAP liderliÄŸine seçilmesinden sonra bu partiden Meclis’e girdi. Okuyan, ANAP’ta sürekli “ülkücü” geçmiÅŸiyle anıldı. “Baba ocağını” rencide etmemeye özen gösterdi. Ancak, geçmiÅŸi hatırlatıldığında “ANAPÂ’lı kimliÄŸine” vurgu yapmayı ihmal etmedi. Kendi adıyla kurduÄŸu internet sitesinde MHPÂ’li geçmiÅŸine yer vermedi. Sitesinde “YaÅŸar Okuyan kimdir?” baÅŸlığıyla sunduÄŸu özgeçmiÅŸinde, MHPÂ’li yıllarını “gazeteci” olarak tarif etti. Okuyan, YılmazÂ’la ters düşünce bakanlık görevi ile ANAPÂ’tan ayrıldı.
Zaman Zekai Özçınar, Ankara 30.08.2002
GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM
Okuyan’ın kardeÅŸi TKPÂ’li kardeÅŸi ANAP’lı oldu
Hürriyet 14 Mayıs 2001
ÇALIÅžMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı YaÅŸar Okuyan’ın kardeÅŸi, dün Yalova il kongresinde ANAP’a geçti. 1980 öncesi aÄŸabeyi YaÅŸar Okuyan’dan farklı olarak TKPÂ’li olmuÅŸ ve parti politikası gereÄŸi CHP’ye girmiÅŸti.O dönemde TKP yayın organlarından Ürün dergisinin sahipliÄŸini yapan ve RusyaÂ’daki Ekim devriminden dolayı soyadını deÄŸiÅŸtirip Ekim soyadını alan Arif Ekim, aÄŸabeyinin partisi ANAP’a katıldı. Arif Ekim’in parti rozetini aÄŸabeyi YaÅŸar Okuyan taktı.
Okuyan’ın Ekim devrimi
Şamil TAYYAR - Ayla ÖZCAN
Sabah 15 Mayıs 2001
KardeÅŸi Arif Ekim’e ANAP rozeti takan Bakan YaÅŸar Okuyan espriyi de patlattı: Bizim komünist Arif ANAP’a mı geliyor?
Kendi ifadeleriyle ‘komünist kardeÅŸ’ ve ‘faÅŸist aÄŸabey’ 27 yıl sonra merkez saÄŸ parti ANAP’ta buluÅŸtu. 12 Eylül öncesi kendisinden 3 yaÅŸ büyük aÄŸabeyi YaÅŸar Okuyan’a “FaÅŸist bir aÄŸabeyim olduÄŸu için utanıyorum” diyerek yollarını ayıran Arif Okuyan önceki gün ANAP’a katılırken, parti rozetini takmak da aÄŸabeyine nasip oldu. ANAP Yalova teÅŸkilatı da düşman kardeÅŸleri aynı siyasi çatı altında bir araya getirirken, bu sürprizi son güne kadar sakladı. Tören günü kardeÅŸinin ANAP’a katılacağını öğrenen aÄŸabeyi, önce ÅŸaşırdı sonra espriyi patlattı: “Bizim komünist Arif mi geliyor?”
BUZLAR ERİDİ…
12 Eylül öncesi MHP’de genel sekreter yardımcılığı görevini yürüten aÄŸabeyi Okuyan’a “FaÅŸist bir aÄŸabeyim olduÄŸu için utanıyorum” diye yollarını ayıran Arif Okuyan, kendi dünyasını kurdu. KardeÅŸinin bu tepkisine aÄŸabeyinin yanıtı da sert oldu: “Benim de komünistlerle iÅŸim yok.” Arif Okuyan, “Okuyan soyadını taşımak benim için zul” diyerek soyadını deÄŸiÅŸtirdi. Okuyan’a yeni soyad, 1917 BolÅŸevik October (Ekim) devriminden esinlenerek alınan ‘Ekim’ oldu. Ancak, aradan geçen yıllar iki kardeÅŸin siyasi düşüncelerinde deÄŸiÅŸime yol açtı. Siyasi rotasını ilk deÄŸiÅŸtiren aÄŸabey oldu, Mesut Yılmaz’ın liderliÄŸindeki ANAP’a katıldı. Åžimdi Çalışma Bakanı. KardeÅŸi ise yerel gazetelere makaleler yazdı, çevre ve insan hakları örgütlerinde aktif olarak görev aldı.
‘Soyadımı deÄŸiÅŸtirmem’
Okuyan’ın 1980 öncesinde Türkiye Komünist Partisi’nde (TKP) ve DİSK’te yer alan kardeÅŸi Arif Ekim, “AÄŸabeyimle barıştık ama soyadımı tekrar deÄŸiÅŸtiremem” dedi. Ekim, merkez saÄŸa nasıl kaydığını ise şöyle anlattı: “AÄŸabeyimle zıt kutuplarda çarpıştık. 1974′ten 1982′ye kadar görüşmedik. 1982′de cezaevinden çıkınca herkesin, yaÅŸanan olaylardan dersini aldığını anladık ve barıştık. Kendi kendimize Türkiye’nin ne oyunlara kurban gittiÄŸini düşündük. 1987′ye kadar zaten Okuyan yasaklıydı. 1987′den sonra yasağı kalkınca ANAP’ta yer aldı. Ben 1983′te TKP ile tüm baÄŸlarımı kopardım. SODEP’e girdim. Fakat bu partilerin isimlerinde demokrasi sözcüğü yer alsa da bireysel özgürlük ve haklar noktasında çok katı olduÄŸunu deneyimlerimizle gördük. Okuyan’ın Yalova’daki çalışması, her mesafede olması, deprem öncesi ve sonrası hizmetleri karşısında ‘EÄŸer bu ülke için çalışıyorsak neden birlikte olmayalım?’ dedim. Ancak soyadımı deÄŸiÅŸtirmeyi düşünmüyorum. Üzerimde biraz baskı var. Sürerse bende ters teper.”
xxxxx
Komünist kardeş ülkücülükten liberalliğe geçen ağabeyinin yoluna girdi
Gülden Aydın
Hürriyet 26 Mayıs 2001
YaÅŸar Okuyan:
Aileyi reddetti, soyadını October olarak değiştirdi
Arif Ekim:
Kurtulayım bu soyaddan dedim, mahkemeye başvurdum
ANAP’li sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanı YaÅŸar Okuyan, 12 Eylül öncesinde MHP’nin yetkili ve etkili ÅŸahsiyetlerindendi. O yıllarda kardeÅŸi Arif Okuyan ise Türkiye Komünist Partiliydi. Hatta MHP’li aÄŸabeyiyle aynı soyadını taşımaya dayanamamış ve mahkeme kararıyla ‘‘EkimÂ’Â’ soyadını almıştı. Aradan yıllar, köprülerin altından çok sular geçti. Arif Ekim 15 gün önce ANAP’a üye oldu. Okuyan ve Ekim kardeÅŸlerle geçmiÅŸin bugüne seyrini konuÅŸtuk.
İdeolojinize DNA belleğiniz mi üstün geldi?
Arif Ekim: GeçmiÅŸi kurcalamak çok önemli deÄŸil. İleriye bakmak gerekiyor. AÄŸabeyimin 12 Eylül öncesi ve sonrasında farklı noktalarda olsak da kardeÅŸliÄŸi içinde yanardaÄŸ gibi hissettiÄŸi olmuÅŸtur. Hiç unutamıyorum, 1977 1 Mayıs’ında aÄŸabeyimin ‘‘Ya ne oldu, başına bir iÅŸ mi geldiÂ’ deyip araması, arattırması kolay unutulacak ÅŸey deÄŸil. Ne yaparsanız yapın atamayacağınız, yok olmayacak bağı hissediyorsunuz. 12 Eylül sonrasında aÄŸabeyimin tutuklandığı dönemde, rahmetli annemle birlikte çocuklarına ve ailesine sahip çıktık. Ben de tutuklanacaktım. Neyin ne olacağını kimse bilmiyordu. Karanlık günlerde yaşıyorduk.
AÄŸabeyinizi ziyaret ettiniz mi?
AE-Yok. Davanın seyrini izledim ama gitmedim.
Yaşar Okuyan: Günahtı.
AE-Günahtı. (Gülüyor)
Düşman iki uçta oğul sahibi olmak, anneniz için epey zor olmuştur?
AE- Ben daha küçükken üç kardeÅŸimi kaybetmiÅŸiz. Annem ÅŸakayla karışık söylerdi. ‘Allah’tan ikisi yaÅŸadı. Ele avuca sığmıyorlar. BeÅŸi yaÅŸasaydı ne çekecektim bunlardan’ derdi. Babamızı 1974 yılında kalp krizinden kaybettiÄŸimiz için o görmedi.
MAYDANOZ!
Liberalleşmenizde ağabeyinizin konumu, siyaset adamlığının etkisi oldu mu?
- AÄŸabeyim 1995 Aralık seçimlerinde milletvekili seçildi. Bu tarihten sonra muhalefette ve iktidar döneminde ben, Yalova’da çevre derneÄŸinin baÅŸkanıydım. HerÅŸeye fazlaca müdahale ettiÄŸimiz …
YO- Maydanoz!
AE- Maydanoz olduÄŸumuz yıllardı. 1996 Åžubatı’nda istifa ettiÄŸim CHP’nin yöneticilerine anlatamadığım sorunları, Sayın Okuyan çok rahat dinliyordu ve hak verdiÄŸinde de destek oluyordu. 1998 Mayısı’nda ANAP Yalova kongresini düzenledi. Köylerden halk temsilcileri geldi, sivil toplum örgütleri geldi, sandıklar kuruldu. Hani biz solcuların yıllardır isteyip de yapamadığımız türden. Bir tür yerel Habitat’tı. Depremden bir yıl önce, bir günü depreme ayırıp tartıştık. Bu çalışma, aÄŸabeyimle daha sıkı birlikteliÄŸimizi getirdi. Bir yerlerde buluÅŸmamızın sürecini ve güveni hızlandırdı. Deprem sonrası bu birliktelik uçtu ve fren tutmaz hale geldi.
Okuyan’ın otoriter ve ilk anda insanda çekingenlik uyandıran bir duruÅŸu var…
YO- Faşist! (Gülüyor)
AE- İstanbul Üniversitesi’ne girdiÄŸimde 12 Mart henüz olmuÅŸtu. Kafamda bir deprem yaratmıştı. Bizim ailede, politika konuÅŸulurdu. Dedem, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ndendi. Babam CHP üyesiydi.
YO- Babam ‘60 öncesi CHP üyesiydi hem de Fatih’te Åžehresmi Mahallesi Ocak baÅŸkanıydı. Ben CHP bayrağını ocağın gönderine çook çektim.
83Â’DE BARIÅžTIK
Ağabeyinizi tanımlayacaktınız?
AE- Arayışlar insanları farklı noktalara getirdi.
YO- 1967-68′lerde aynı çizgideydik, milliyetçiydik. Hadiseler baÅŸlayınca, kardeÅŸimin durumundan tedirgin oldum. Onu okuma yazmaya teÅŸvik ettim. Meraklıydı da. Çünkü ortada doÄŸru dürüst üç dört kitap bile yoktu. 18 sayfalık Dokuz Işık’tan baÅŸka bir ÅŸey yoktu. 1970′de Kurt Karaca’nın bir kitabı yayınlanınca çok heyecanlandık. Çünkü referans kitabımız yoktu. Solun cazibesi, yüzlerce, binlerce tercüme kitaptı. Arif, biraz araÅŸtırayım derken, önce Cemil Meriç’in Hareket Grubuna kaydı. Oradan rotayı sola kırdı. Komünist olmasına, hadiselere girmesin endiÅŸem yolaçtı biraz da. SaÄŸda solda kavgalar baÅŸlamıştı. Bizim Arif’i böyle kaybettik.
AE- Emredersiniz efendim diyen bir tip deÄŸilim. Bunu aÄŸabeyim de iyi bilir. Hareket Grubu’na katıldıktan sonra eleÅŸtirdik ve birkaç arkadaÅŸ ayrıldık.
Siz kaç yıl sonra ağabeyinizin evine gittiniz, size nasıl davrandı?
AE-Hapisten çıktıktan sonra. Herşey değişmişti zaten. Çok yanlışlıklar yapılmıştı. Barışma sağlandı. 1983 yılıydı.
YO- Arif aileyi, akrabaları reddetmiÅŸti. 12 Eylül’den sonra boÅŸandı. Çınarcık’tan bir hanımla evlenecekti. Kız istemeye gidiyoruz. Arabalarla hareket ettik. Bir yerde durduk ki beraber gidelim. Araba saydığını farkettim. ‘Ya, 13 araba olmuÅŸ’ dedi. Onun için aile kavramı içinde bir deÄŸer olma önemli olmuÅŸtu artık. Anneme, araba saydı, yola gelecek dedim. Öyle ya da böyle herkes bir yerlere gitti. GeçmiÅŸi inkar etmem, tartışmam. 12 Eylül öncesi sol ya da solda olsun, o insanların tamamının samimi ve dürüst olduÄŸunu düşünüyorum. Hayatını ortaya koyan o insanların hepsi onurlu ve ÅŸereflidir.
Soyadınızı ne zaman değiştirdiniz?
AE-1978′de. Baskılar bunaltmıştı, okula gidemiyordum. Mezun olamadım tek dersten. Öyle bunaldım ki kurtulayım bu soyaddan dedim, mahkemeye baÅŸvurdum. O da ayrı komedi. Sordular, ‘Neden Ekim?’ diye. GerçeÄŸi anlattım. ‘Biz de mi deÄŸiÅŸtirelim?’ dediler. Benim yerimde olsanız, siz de deÄŸiÅŸtirirsiniz dedim.
Kardeşiniz soyadını değiştirdiğinde neler hissetmiştiniz?
YO-Üzüldüm. Farklı fikirde olsanız da anne, baba önemli deÄŸerler. 1977 1 Mayıs olaylarından sonra sabaha kadar bütün hastaneleri, Emniyet müdürlüklerini arattım. Cesetlerin kimliklerini öğrendim. Onların içinde olmayınca hiç olmazsa ölmediÄŸini anladım. Cezaevindeyken beni ziyaret etmesini bekledim. Ama ne olursa olsun, kardeÅŸiniz. ‘80 öncesi hadiselerde kimsenin kimseyi suçlayacak hali yok. O dönem, tam bir toplumsal cinnet. Rahmetli annem çok üzüldü soyadını deÄŸiÅŸtirmesine. Babam vefat etmeseydi, soyadı deÄŸiÅŸtirmeye cesaret edemezdi.
Kardeşiniz, sizin baskın karakterinize tepki olarak mı böyle yaptı?
YO- Böyle bir faktör var. 15-16 yaÅŸlarındayken nereye gitsek, ‘‘YaÅŸar Okuyan’ın kardeÅŸiÂ’Â’ derlerdi. Bu laf, ikinci planda deÄŸerlendirilme ister istemez duygusal tepki yarattı.
KULLANMADILAR
TKP’li kardeÅŸiniz, sizin için teÅŸkilatta sıkıntı oldu mu?
YO- O kadar fazla deÄŸil. ‘‘Allah Allah senin kardeÅŸin komünist’ deseler de fazla bir ÅŸey olmadı. Çünkü partide etkin bir konumdaydım. KardeÅŸimin pozisyonunu negatif bir ÅŸekilde kullanmadılar.
YAÅžAR OKUYAN
Dur, ben örnek vereyim: İliÅŸkisini bizlerle tamamen kesti. Soyadını October (Ekim) olarak deÄŸiÅŸtirdi. Kendi gibi devrimci kızla 1977′de evlendi. CHP’li teyzem, aile içindeki bu durumdan rahatsızdı. Bir gün beni zorladı, ‘Bak aÄŸabeysin, evlendi madem, evine birlikte gideceÄŸiz’ dedi. Giderim ama o ÅŸimdi ters davranır, dedim. Gittik. Kapıyı bu açtı. Vork diye ters davrandı. Haberi yokmuÅŸ geleceÄŸimden. O zamanki eÅŸi geldi. Teyzem hoÅŸgeldin, demesini isteyince bana, ‘Benim faÅŸistlere hoÅŸgeldin diye uzatacak elim yok’ dedi. 10 dakika ancak oturduk. Kovulduk yani. Öfkelendim. Allah korusun, elimizden kaza da çıkabilirdi. Çay bile ikram etmediler. Herhalde saldıracaklar. Öyle bir psikolojik hava. Ciddi söylüyorum, o an aklımdan geçti. Karısının da kendisinin de tam militan havası vardı. Bir telefon etselerdi İGD’ye, 15 saniye sonra paketlerlerdi.
ARİF EKİM
Ne hikmetse aforoz ediliyorum örgütten. DesteklediÄŸim CHP’li belediye baÅŸkanı beni çöpçülüğe sürüyor. Sivil polis de arkamdan eksik olmuyor. Böyle bir ortam, insanın saÄŸlıklı düşünmesini engelliyor. Kapıyı açıyorum, karşımda aÄŸabeyim. Allah Allah, ne oluyor dedim.
Kategori: Genel kültür