Hz. Muhammed’in Hayatı

12 Temmuz 2007



Hz. Muhammed’in Hayatı

Hz.Peygamber (s.a) kayıtsız ÅŸartsız yeryüzü halkının neseb yönünden en hayırlısıdır. Nesebinin ÅŸerefi en yüksek doruk noktasındadır.Buna düşmanları bile ÅŸahitlik ederlerdi.Bu yuzden düşmanı olan Ebu Sufyan, Bizans hükümdarının huzurunda bu ÅŸekilde tanıklıkta bulunmuÅŸtu. En ÅŸerefli kavim onun kavmi, en ÅŸerefli kabile onun kabilesi ve en ÅŸerefli aile onun ailesidir. Habibullah (sav), Mekke’de,Rebi’ül-evvel ayının onkinci Pazartesi gecesi sabaha karşı dünyaya gelmiÅŸtir (M.570). Böylece, Hz.Adem’den beri devam edegelen peygamberlik nuru sahibini bulmuÅŸ oldu. Babası Abdullah, Peygamberin doÄŸumun dan iki ay önce vefat etmiÅŸtir. Annesi Vehb kızı Amine, doÄŸumunda diÄŸer kadınlar gibi eziyet çekmemiÅŸ,hatta ağırlık bile hissetmemiÅŸtir.Hamileyken, bir gece rüyasında tanımadığı bir kimse gelip;” Sen alemlerin hayırlısına hamilesin;doÄŸduÄŸunda adını Muhammed koy”, diye ikaz bulunmuÅŸ;doÄŸum anında da heybetli bir ses duyarak irkilmiÅŸtir.Ne zaman ki Muhammed vücuda geldi ;baktım, mübarek  başını secdeye koydu;ellerini kaldırdı, duada bulundu”, ÅŸeklinde anlatıyor.Hz. Muhammed (s.a.v) sünnetli doÄŸmuÅŸtur.DoÄŸduÄŸunda sırtında ve omuzunda peygamberlik mührü vardı.

                                                                DOĞUMUNA ARZ ŞAHADET ETMİŞTİR.

* Resulullah (s.a.v) doğduğu gece, yeryüzünde bir çok put düşüp kırılmıştır.

* İran hükümüdarı Kisrai kemerli bir saray yaptırmıştı.On dört kulesi vardı.O gece kulelerin bütün şerefeleri yıkılmıştır.

                          O zaman Araplar arasında adet olduÄŸu üzere,çocuÄŸun süt anneye verilmesi kararlaÅŸtırıldı.Ancak hiçbir sütanne, yetim bir çocuÄŸu almak istemiyordu.Bu arada amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe, çocuÄŸu bir müddet emzirdi. KardeÅŸinin oÄŸlunun doÄŸumuna sevinen Ebu Leheb’in, onun ÅŸerefine Süveybe’yi azad ettiÄŸini ve bu yüzden Efendimizin doÄŸduÄŸu gün olan her pazartesi günü azabının biraz hafifletildiÄŸini kaynaklar bize bildirmektedir.

                           Sonunda Beni Sa’d kabilesinden Halime binti Ebi Züeyb,Hz.Muhammed’i kabul etti.O sırada Beni Sa’d yurdunda kıtlık vardı.Hz. Hailme bebeÄŸin geliÅŸi ile ineklerin sütünün artığını,çadırımn etrafının yeÅŸilliklerle dolduÄŸunu,evine bereketin geldiÄŸini ifade ediyor.Resulullah (s.a.v) ,bu göçebe süt anne’nin yanındaoldukça sade bir hayat geçirmiÅŸtir.Gündüz otlakta sürülere bakıyor,aileye yardım ediyordu.ÇoÄŸu zaman ,yalnızca hurma ve süt ile yetiniyorlardı. Hz.Muhammed (s.a.v), süt kardeÅŸleri ile kırlarda oynuyor,koyun güdüyordu.Bir defasında,süt kardeÅŸi Åžeyma’nın omuzunu bilinmeyen bir sebeple o kadar kuvvetli ısırmıştıki, ömür boyu izi silinmedi. Yıllar sonra bir savaÅŸta esir düşen Åžeyma’yı ,Resulullah(s.a.v) bu yara izinden tanımış gözleri yaÅŸarmıştı. Hz.Halime, Hz.Muhammed’i(s.av) kendi çocuklarından fazla seviyordu.Daha ilk günden ondaki farklılığı hisseden Halime,O’nu gözü gibi koruyordu.Resulullah, süt annesinin saÄŸ göğsünden emer,sol göğsünü kardeÅŸlerine bırakırdı.Ondaki bu üstün hallerden ve mucizelerden ürken Hz.Halime çocuÄŸu annesine teslim etti.Kısa bir süre sonra annesi,zencicariye Ümmü Eymen ve bir hizmetçi ile Medine’ye hareket ettiler.NeccaroÄŸuları kabilesinden birinin evinde ikamet edildi.Resulullah’ın babasının kabrini de ziyaret etmiÅŸlerdi.Hz.Amine,dönüş yolu üzerinde Ebva denilen yerde vefat etti ve oraya gömüldü.Resullah (sav) o sırada altı yaşında bulunuyordu.Zenci cariye Ümmü Eymen ileMekke’ye dönen Hz.Muhammed(sav), epeyce yaÅŸlı olan dedesi ‘e teslim edildi.Åžefkatli bir insan olan Abdulmuttalib’in, öksüz ve yetim torununa gösterdiÄŸi sevgi pek büyüktü.Dedesi vefat edince Hz.Muhammed (sav) diÄŸer dört amcasına tercihen, Ebu Talib’ emanet edildi. Çünkü güvenilir,zeki,cömert ve iyi kalpli biriydi. DiÄŸer amcası Ebu Leheb kendisini içkiye kolay hayata vermiÅŸ bir ahlaksızdı.Esasen daha çocukluk  devresinden itibaren Peygamberimiz ile Ebu Leheb’in arasının açık olduÄŸu görülür Resululla (sav) pek zengin olmayan fakat cömertliÄŸi ile tanınan amasının yanında pek rahat   içinde yaÅŸamıyordu.Ancak Ebu Talib ve zevcesi, ona kendi çocuklarından daha iyi bakıyorlar,diÄŸer çocuklar  gibi sofra kurulur kurulmaz saldrımadığından ona ayrı yemek çıkarıyolardı.Resulullah’ın yengesine olan sevgisi bir anne sevgisinden farksızdı.Ebu Talib Suriye’ye bir kervan götürmel üzere yola çıktığında Resulullah dokuz bir rivayete göre de on iki yaşında idi. Åžam ile Kudus arasında Busra denilen bir yerde kervan konakladı.Buraso Bizans toprağı olduÄŸundan yakında bir manastır bulunuyordu. Bu manstırda bulunan rahip Bahira,Hristlanlığı bilen,incil’i derinlemesine incelemiÅŸ biriydi.Son peygamaberin gelmesinin yakın   olduÄŸunu biliyordu.Ebu Talib’e çocuÄŸun kim oduÄŸunu sordu.”oÄŸlum” cevabını alınca,”O senin oÄŸlun olamaz” Bu çocuÄŸun ababsı ölmüş olmalı “,dedi. Ebu Talib amcası olduÄŸunu söyleyince, çocuÄŸu hemen geri götürmesini tavsiye etti. Ebu Talib’te Mekke’ye dönmekte acele etti.

ÇOCUKLUĞU VE GENÇLİĞİ BİR HİKMET YUMAĞIYDI

Bir insanın hayatında anne babasının yerÅŸ tartışılmaz.Bu her insan için aynıdır.Daha doÄŸmadan babasını çok küçük yaÅŸta da annesini kaybeden Hz.Muhammed’in (sav) bütün sevgisinin odak noktasını Rabbi teÅŸkil ediyordu.Anne ve babasından sonra çok sevdiÄŸi dedesi ve amcasını da kaybeden Hz. Muhammed’i(sav), Allah (cc)  adeta kimse ile paylaÅŸamıyor,Habibi’nin sevgisinin yalnız kendisine ait olmasını istiyordu.

Hz. HATİCE İLE EVLİLİĞİ.

Resulullah’ın (sav) ve ailesinin,tarım ve ziraatle uÄŸraÅŸtığına dair hiçbir bilgi mevcut deÄŸildir.Hz.İbrahim(a.s) ÅŸu duasında da zikrettiÄŸi gibi “Ey Rabbimiz,Namazı dosdoÄŸru kılmaları için ben;çocuklarımdan bir kısmını senin Beyt-i Harem’inin (Kabe) yanında, eksiksiz bir vadiye yerleÅŸtirdim.. “(İbrahim:37). Mekke vadisinde zirat yoktur.Geriye yalnız ticaret kalıyor.Bu ticaret de daha çok; kumaÅŸ , yiyecekikuru yemiÅŸ ve güzellik malzemeleri üzerine idi.Habibullah (sav) gençlik dönemmine girmesiyle beraber ticaretle uÄŸrÅŸmaya baÅŸlamıştır.Mekkeli tüccar,Kays b. es-Saib İslam’dan önce O’nunla ticari  münasebetleri olduÄŸunu ve ondan daha iyi bir ortaÄŸa rastlamadığını anlatır. Mekke’liler tacire ( kadın tüccar) ve tahire ( temiz kadın ) adını verdikleri Hz.Hatice, Mekke’li zengin bir dul kadın idi. İki kez evlenmiÅŸ,iki eÅŸini de kaybetmiÅŸti ( ilk eÅŸi, Atik el-Aziz et-Tamime; ikinci eÅŸi, Hind b.Zürare’dir her iki eÅŸinden de birer çocuÄŸu olmuÅŸtur.

                    Birkaç sene kıtlığın ağır basması  üzerine Ebu Talib, YeÄŸenini iÅŸ istemesi için Hz. Hatice’ye gönderdi Hz. Hatice’de,ahlakının güzelliÄŸini ve ününü sık sık duyduÄŸu Hz. Muhammed’e memnuniyetle kervanını teslim etti ve onu ,kölesi Meysere’yi de yanına katarak Kudüs yakınlarındaki Busra denilen yere gönderdi. Hz.Muhammed(sav) burada Netura isimli keÅŸiÅŸle karşılaÅŸtığı tarihçiler tarafından anlatılır.Her an onun başının üzerinde dolaÅŸan bulut keÅŸiÅŸin dikkatını çekmiÅŸ ve kendisi ile tanışmak istemiÅŸtir. Evvelce tanışmış olduÄŸu Meysere’yi yanına çağırarak Hz.Muhammed hakkında bazı sorular sordu.Aldığı cevaplar karşısında irkilen keÅŸiÅŸ; “O Peygamber’dir, hemde Peygamberlerin sonuncusudur” ,demekten kendisini alamamıştır. Hz.Muhammed (sav) alışveriÅŸlerini tamamladıktan sonra Mekke’ye döndüler. Meysere yolculuk boyunca tüm olanları Hz. Hatice’ye bir bir anlatır. Hz.Hatice’nin Peygamberimize  karşı saygısı ve sevgisi bir  kat daha artmıştır. Hz.Hatice iÅŸ bahanesi ile Hz . Muhammed’i (sav)  sık  sık   evine  davet  etti  ve hediyeler gönderdi. Allah Resulu ile evlenmeyi istiyordu.Sonunda meseleyi dostu Nüfeyse’ye açtı.Onun aracılığıyla Muhammed(sav) ile Hz. Hatice evlendiler (miladi 595) O sırada Hz.Muhammed (sav) 25, Hz.Hatice ise 40 yaşında bulunuyordu. Peygamber efendimiz daha sonra Hz.Mariye’den olan oÄŸlu İbrahim hariç diÄŸer çocukları Hz. Hatice ‘ dendi.  Bunların isimlei: Kasım,Rukiyye,Fatıma,Ümmü GÜlsüm ve Abdullah idi. Kasım ve Abdullah küçük yaÅŸta vefat etmiÅŸlerdir.

                             Hz.Peygamber her sahada olduğu gibi aile hayatında da örnek ev reisi olmuş; hanımına ve çocuklarına karşı her halükarda müşfik davranmışlardır.

Kategori: Genel kültür


Rasgele...