Ali Kuşçu
12 Temmuz 2007
ALİ KUŞÇU
Fatih in günlüğüne bir akçe verdiği alim
Asıl adı Ali Alaaddin bin Muhammed AL_Kuşci dir . Nerede doğduğunu bilmediğimiz , doğu ve batı Türk illerinin tanınmış astronu , tahminen on beşinci ( 15. ) yüzyılın ilk yarısında doğmuştur . Semerkand da ilk öğrenimini yaptıktan sonra , Bursalı Kadızade Rumi ve Uluğ Bey in kendisinden matematik ve astronomi dersleri almıştır . Daha sonra Semerkand dan gizlice Kirman a gitmiş ve orada öğrenimini tamamlamıştır . Semerkand dan geri dönüşte Risalat hall al- aşkal kamar ismi ile yazdığı eseri Uluğ Bey in bize ne hediye getirdin ? sorusuna cevaben takdim ederek izinsiz Semerkand dan ayrılmak kusurunu affetmiştir . Sonra Uluğ Bey in rasathanesine müdür olmuştur . Uluğ Bey in ölümü üzerine Uzun Hasan ın yanında çalışmıştır.
Akkoyunlular ile Osmanlılar arasında barış temini için Fatih in huzuruna çıkmış . Batı ve Doğunun alimlerini İstanbul da toplamayı prensip edinen Fatih , Ali Kuşçu ya da yanında kalmayı söylemiştir . Daha sonra elçilik görevi sona eren Ali Kuşçu takrar İstanbul a dönmüştür .
Fatih in Ali Kuşçuyu sarayına dönmeye ikna edişini Hoca Saadettin Efendi şu cümlelerle açıklar Kurduğu ikbal tuzağına Ali Kuşçuyu da düşürmüş , ihsan ipliği ile onu bağlayıvermiştir . Ol gerçeklilik ve gereklilik göğünü gözleyen , inceleme ve araştırma yolunu bekleyen , geçmiş alimlerin bilgilerinde düzeltmeler yapan , matematik ilimlerinde kurallar koyan , bilginin gelişinde her konak için bin akçe yolluk vermişti .
Fatih tarafından Ayasofya medresesi müderrislerine 200 akça maaşla görevlendirilen Ali Kuşçu nun İstanbul a gelmesi ile astronomi öğrenimi canlanmış ve Fatih in çevresindeki alimlerden Hoca Sinan Paşa , öğrencisi Molla Lütfü vasıtasıyla Ali Kuşçu dan istifade etmiştir .
Ali Kuşçu nun ilmi faaliyetlerini iki kısıma ayırmak gerekir . Birinci kısımda kelam ve dil , ikinci kısımdaki çalışmaları matematik ve astronomidir . Birinci bölümde mütalaa adilecek eserleri şunlardır .
Nasireddin Tusi nin Tacrid al kalam ına yazdığı açıklama şerh i cedid , Unkud al zavahir , Şarh al Azudiya veya Şarh i risale i vaz iya , al Risalat al muradiye .
Risale Fi l hay a ; 1457 yılında yazdığı farsça bir eseridir . Bir önsöz ve iki makale üzerine tertip edilen bu eser Ali Kuşçu nun astronomiye ait yazdığı başlıca kitaptır . Ali Kuşçu bu eseri Arapça ya çevirip , sonuna gök cisimlerinin Dünyamızdan uzaklıklarına dair bir bölüm koyarak Uzun Hasan seferi sırasında , zafer günü bitmiş olduğundan Risalat al Fatihe adıyla Fatife sunmuştur .
Ali Kuşçu nun Zic i Uluğ Bey in ; eserine yazdığı açıklamasında başka değerli birçok eserler için yazdığı açıklamalar vardır . Eserlerinin çoğunluğu kütüphanelerimizde mevcuttur.
Ali Kuşçu 16 Aralık 1474de vefat ederek , Eyüp türbesi civarına defnedilmiştir.
GIYASÜDDİN CEMŞİD ( ? 1429 )
Matematik ve astronomi alimidir . Maveraünnehir bölgesinde Kaş şehrinde dünyaya gelmiştir . Tam adı Gıyasüddin Cemşid bin Mesud bin Mahmud el Tabib el Kaşi dir . El Kaşi adıyla da tanınmıştır . Nasireddin Tusi nin Zici İlhani sini düzeltmek için yazdığı Zici Hakani nin önsözünden anlaşılıyor ki , Gıyasüddin ilk öğrenimini Kaş ta yapmıştır . İlmin ilk temel prensiplerini , ön bilgilerini burada alan Gıyasüddin , ilmini arttırmak için Irak ta uzun yıllar seyehatler yapmıştır . 1416 yıllarında Karakoyunlu Sultan İskender in hizmetinde bulunduktan sonra Uluğ Bey tarafından Semerkant a çağırılmıştır. Uluğ Bey tarafından Semerkant rasathanesi müdürlüğüne getirilen Gıyasüddin , ölüm tarihi olan 1429 yılına kadar ilmi çalışmalarını burada sürdürmüştür . Semerkant da vefat etmiştir .
Kendinden sonra yetişenler arasında Allame Cemşid olarak anılan Gıyasüddin , batı ilim dünyasında 17. yızyıl sonlarına kadar ve 20. yüzyıla kadar dikkatleri üzerine toplayan bir alimdir . Uluğ Bey , ondan önceki ilimlerin mükemmelleştiricisi , meselelerin çetrefil noktalarının çözücüsü olarak bahseder . Özellikle marematik alanında batı ilim dünyasının adından söz ettiği Gıyasüddin , matematiğin yanında astronomide de kendini kabul ettiren bir alim olarak karşımıza çıkar .
Devrinde ostronomi ve matematik öylesine ileri bir seviye ulaştırmıştır ki , batı bu seviyeye ancak üç asır sonra , yani 17 . yüzyılın sonlarına doğru yetişebilmiştir. Yerli ve yabancı kaynaklar Gıyasüddin in aritmatikle ondalık kesir sistemini ilk keşfeden olduğu noktasında birleşmektedirler . Gerçekten de o matematik ve astronomi konularında pek çok eser yazmış ve bu şekilde ilmi şahsiyetinin ağırlığını ortaya koymuştur.
Gıyasüddin Cemşid in eserleri birçok batı diline çevrilmiştir . Bu eserler hakkında çeşitli kitaplar yazılmış , incelemeler yapılmıştır . Dolayısıyla bunlar yıllarca temel başvuru eserleri olarak önemini korumuştur .
Miftahü ül Hesap Hesap ilminin Anahtarı ; Kendi özel keşiflerini kaydettiği eseridir . Ayrıca bunun Telhis ül Miftah adı ile de özetini yapmıştır .
El Risaletü l el Kemaliyye ( Gök cisimlerinin uzaklıklarına dair ) Gök cisimleri ve kozmoğrafyaya ait bilgilerden bahseden bir eserdir .
Risaletü l Veter ve l Ceyb ( Kiriş ve Sinüs risalesi ) ; Kendisinin bulduğu bir derecelik bir yayın sinüsünün özel bir metoda göre hesaplanmasını konu edinen eseridir .
Ziyci Hakani ; Nasireddin Tusi nin hazırlamış olduğu Ziyci İlhani adlı esere yazmış olduğu düzeltmelerden bahseder .
Nüzhetü l Hadaik ; Gıyasüddin bu eserinde kendisinin icat etmiş olduğu tabak ül Manatık adını verdiği rasat aletinin yapılış ve kullanışından bahseder .
Kategori: Genel kültür