Toplam Kalite Yönetimi

12 Temmuz 2007



TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

- OKUL VE SINIF YÖNETİMİ İLE İLİŞKİSİ -

Günümüzde bilim ve teknolojide gözlenen hızlı gelişim sonucu alışılmış biçimde yönetilen kurumların yaşam sansının pek fazla olmayışı, yeni yönetim anlayışlarına neden olmuştur. “Toplam Kalite Yönetimi” de bu arayışlar sonucu ortaya çıkan yönetim yaklaşımlarındandır. Bu yönetim anlayışında “İnsanların gereksinimlerinin karşılandığı, kendilerini geliştirebildikleri, rahatlıkla iletişim kurabildikleri” bir yönetim şeklidir.[1] Bu anlayışta çalışanlar da birer müşteri olarak görülmekte ve “Müşteri velinimetimizdir” görüşü yerini “müşteri ve çalışanlarımız velinimetimizdir” anlayışına bırakmıştır.[2]

Bu anlayış beraberinde çağdaş rekabet koşullarını, çağdaş rekabet koşulları da üretim sürecinde teknolojik gelişmelerin sağladığı olanaklardan en etkili ve verimli biçimde yararlanarak hata ve kayıp oranlarını en düşük seviyeye indirmeyi zorunlu kılmaktadır.[2] Önemli olan üretim aşamasında hata yapmamak veya yapılan hatları anında gidermektir. Böylelikle “sıfır hata”ya ulaşmak amaçlanır.[1] Herhangi bir üretim sürecinde hata ve kayıp oranlarını en aza indirmek, ancak teknolojik gelişmelerin de desteğini alarak müşteri ihtiyaç ve beklentilerini karşılamayı hedeflemekle mümkündür. Dolayısıyla bu anlayış üretim süreçlerinin merkezine müşterinin oturtulmasına neden olmuştur. Bu nedenle de müşteri isteklerinin dikkate alınması zorunluluk haline gelmiştir.[2]

Toplam kalite yönetiminde, kalitenin amaca uygunluk olduğu öne sürülmektedir. Bunun için öncelikle kurum amacının net biçimde ortaya konması gerekmektedir. Daha sonra, bu amaca ulaşmak için yapılması gereken her işlem doğru olarak zamanında yapılmalıdır. Bu yönetim şeklinin diğer bir önemli boyutu ise ilişkidir. Kurumu oluşturan bireyler (işgörenler), kuruma girdi sağlayan bireyler (tedarikçiler) ve kurumun ürünlerini alan bireyler arasında sağlıklı, gereksinin ve beklentilerin açıkça ifade edildiği ilişkilerin kurulması gerekir.[1]

Toplam Kalite Yönetimi ve Eğitim Kurumları:

Önceleri yalnızca kar amacıyla mal üretmek üzere kurulmuş kurumlar tarafından benimsenen toplam kalite yönetimi, bugün alan sınırlaması olmaksızın hemen hemen tüm kurumlara uygulanmak istenmekte, uygulanabilmesi için yapılması gerekenler araştırılmaktadır.[1]

Gözlenen gelişmeler sonucu, diğer alanlarda olduğu gibi, eğitim sisteminde de yeni yapı ve arayışlar içine girmiş ve sistem “müşteri beklentileri ve gereksinimleri” üzerine inşa edilmeye başlanmıştır.[1]

Eğitim sektöründe kalite kavramı, müşteri isteklerinin karşılanabilmesi için gerekli sistemlerin ve süreçlerin kurulması ve ayrıca bu sistem ve süreçlerin sürekli olarak iyileştirilebilmesi için ihtiyaç duyulan gerekli yönetim kalitesini, insan kalitesini ve hizmet kalitesini kapsamaktadır. Eğitimde kaliteyi geliştirmenin tek yolunun müşterilere daha yakın olmaktan geçtiği bilinmektedir. Gelecekteki ihtiyaçların ölçülebilir ölçüle dönüştürülmesi, sürekli kaliteyi amaçlayan bir eğitim kurumu için vazgeçilmez bir unsurdur. Bu da ancak kurumla ilişki içinde olan iç ve dış müşteriyi iyi değerlendirmekten geçer.[2]

Eğitim hizmetlerinden birçok insan dolaylı ve dolaysız olarak yararlanmaktadır. Yararlanma derecesine göre iç müşteriler (öğrenci, yönetici, akademik personel ve diğer çalışanlar) ve dış müşteriler (üst eğitim kurumları, toplum, iş dünyası ve aileler) olarak adlandırılan bireylerin beklentilerinin araştırılması ve karşılanması gerekmektedir.[1]

Eğitimde hizmet süreci içinde hizmeti alan ve sunan kişilerde hizmete karşı birçok tutum şekillenir. Hizmet kalitesinin sağlanabilmesi ve iyileştirebilmesi için çok müşterili kurumlar olan eğitim kurumları, müşteri almak ve tepki göstermek zorundadır. Diğer bir değişle, amacı toplumun ve öğrencilerini istihdam edecek işletmelerin beklentilerine uygun mezunlar vermek olan eğitim kurumlarının, amacını gerçekleştirmede kendisine yardımcı olan öğretim elemanlarını tanıması, onların ihtiyaç ve beklentilerini bilmesi, kısacası iç müşteri olarak adlandırdığımız öğretim elemanlarını anlaması ve buna göre tepki göstermesi gerekmektedir. Bunun yapılabilmesi de, herşeyden önce, öğretim elemanlarının kendilerine verilen yönetim hizmetini ve kurumsal iletişim kalitesini nasıl algıladıklarını ortaya çıkarmasına bağlıdır.[2]

Eğitim kurumlarında iç müşteri olan öğretim elemanları tarafından algılanılan hizmet kalitesinin belirlenmesi, müşterilerce belirlenen ihtiyaçlar ve değerlendirilmesine yardımcı olacaktır. Daha sonra elde edilen bilginin karar verme sürecinde kullanılması, eğitimde sürekli iyileştirme ve geliştirme etkinliklerinin gerçekleştirilmesini sağlayacaktır.[2]

Eğitimde Sıfır Hataya Ulaştıracak Model:

Öğrenme açısından bireylerin birbirlerinden farklı özellikler taşıdığı uzun süredir bilinmektedir. “Tam Öğrenme Modeli”, bu bireysel farklılıkların gözönünde bulundurulmasıyla tüm öğrencilerin amaçlanan tüm yeni davranışları öğrenebileceği görüşüne temellendirilmiştir. Toplam kalite yönetiminde öne sürülen “sıfır hata” ilkesiyle benzeşilik gösteren tam öğrenme modeli’nde planlı öğretim hizmeti sağlanır, öğrenme güçlüğü olanlara yerinde ve zamanında yardım edilerek öğrenmeleri için yeterli zaman verilirse, hemen hemen tüm öğrencilerin yüksek düzeyde öğrenme gücü geliştirebilcekleri öne sürülmektedir.[1]

Ancak, eğitim kurumlarını diğer kurumlardan ayıran en temel özellik, üzerinde çalışılan hammaddenin “toplumdan gelen ve topluma giden insan olması” dır. Bu da, amaca ulaşma sürecinin ve sonucun değerlendirilmesini güçleştirmektedir.[1]

Okulun kalitesinin değerlendirilmesinde kullanılan ölçüler iç ve dış olarak iki grupta toplanır. Okulun hedeflerini ne derecede iyi gerçekleştirdiği ile ölçülen iç kalite’sinde hareket noktası tam öğrenme modeli olmalıdır.dış kalitesi ise, öğrencilerin başarıları düzeyleri kabul edilmekte, başarılı öğrenci ise “tam öğrenmiş öğrenci” olarak tanımlanmaktadır.[1]

Kaliteye önem veren ve kaliteyi geliştirmeyi amaçlayan okullarda öğrenci ve öğretmenler için şu yardım ve işbirliği merkezlerinin bulunması önerilmektedir.

Bilgisayar teknolojisinin öğretim ortamına uygulayan uzmanlardan oluşan, her dersin ünite ve konu bazında programlı öğretim paketlerinin hazırlanarak öğrencilerin kullanımına sunulduğu “Bilgisayar Destekli Eğitim Merkezi”;

Bilgisayar destekli öğrenim paketleri ile birlikte kullanılan kendi kendine öğrenme paketlerinin uzman kişilerle oluşturulması ve bu hizmetin öğretmen ve öğrencilere sunulduğu “Kendi Kendine Öğretim Merkezi”;

Öğrencilerin kişisel araştırma ve çalışmalarını yapabilecekleri çok gelişmiş kütüphaneye benzer beceri merkezleri, akademik merkezler ve uygulamalı güzel sanatlar merkezi … vb. alt merkezlerin bulunduğu “Araştırma-Geliştirme Merkezi” ;

Öğrenme gereksiniminin karşılandığı, uzmanlar tarafından hazırlanan görsel ve yazılı materyallerin bulunduğu “Araç Geliştirme Merkezi”;

Öğrenci, öğretmen ve diğer personele danışmanlık ve insan ilişkilerinde yetişimin sağlandığı “İnsan İlişkileri Merkezi”;

Öğrencilerin kişisel ve eğitsel sorunlarıyla ilgilenilen “Danışma ve Rehberlik Merkezi”;

Diğer merkezlerle işbirliği içinde çalışan tam öğrenmenin gerçekleştirilebilmesi için program geliştirme yaklaşımı ile ders planlarının hazırlandığı, geliştirilen programlar doğrultusunda ölçme – değerlendirme çalışmalarının yapılarak bilgisayarda soru bankalarının oluşturulduğu “Program Geliştirme, Ölçme – Değerlendirme Merkezi”

Öğretmenlerin sınıflarının yönetiminde toplam kalite yönetimini uygulayabilmeleri için öncelikle öğrencilere her çalışmada kalite bilinci ile hareket edilmesinin gerekliliği kavratılmalıdır. Her çalışmada başarıya ulaşabilmek için hedefe ulaşıncaya kadar yapılması gerekenlerin amaca uygun olmasına dikkat edilmeli, önceden tüm hazırlıklar eksiksiz olmalıdır. Çalışma sonunda belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı değerlendirilmeli ve oluşan sorunlar belirlenip ortadan kaldırılmalıdır.[1]

Kaynaklar:

[1] Yrd. Doç. Dr. AĞAOĞLU Esmahan, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 7, Sayı:1-2, Güz 1997, sf:33-40

[2] Öğr. Gör. EROĞLU Erhan, Kurgu Dergisi, Sayı:17, Temmuz 2000, sf: 199-209

Kategori: Eğitim


Rasgele...