Giriş

12 Temmuz 2007



GİRİŞ

Meslek insan yaşamının üçte birini kapsayan bir etkinliktir. Ayrıca toplum içinde yetişkinlik, bir anlamda meslek sahibi olmak demektir. Seçilen bir mesleğin zamanla kişinin karakterini etkilediği bilinmektedir. Bu durum insan için mesleğin önemini vurgulamaktadır. Böylesine insan kişiliği ile ilgili olan mesleğin gelişigüzel ve tesadüflerle seçilmiş olmasının doğuracağı sonuçların insanın hem kendisi hem de ülke ekonomisi açısından olumsuz olacağı açıktır. (Aydın, 1998, s:176)

İnsanın meslek seçmeye ve yaptığı bu seçimi gerçekleştirme yolunda ilerlemeye karar vermesi onun tüm yaşamını etkileyen önemli bir dönüm noktasıdır. Kişinin mesleği, onun yaşam biçimini, değerlerini, toplumsal konumunu belirlemede önemli rol oynar. Seçilen meslekte yürütülen etkinliklerle birey, psikolojik gereksinimlerini karşılayabilme ve kendini gerçekleştirebilme olanağı bulabilir.

Meslek seçiminde sağlıklı bir karar verebilmek için bireyin her şeyden önce kendini tanıması, gereksinimlerini ve olanaklarını iyi bilmesi gerekir. Bunun içinde yeni yaşantılara açık, savunmalardan uzak olması, çeşitli öğrenim durumlarında kendini sınaması gerekir. Kendilerini oldukları gibi kabul etmekte güçlük çeken bireylerin, yine kendilerine uygun bulmakta da güçlük çektikleri, gerçek dışı mesleki hedeflere yöneldikleri veya kronik kararsızlık hali yaşadıkları görülmektedir. (Aydın, 1998, s:181)

Çağdaş bir toplumda özgür bir bireyin önemli gelişim görevlerinden biride mesleğini seçmesidir. Bir kimsenin herhangi bir konuda doğru bir seçme işlemi yapabilmesi, yada başka bir deyişle, sağlıklı bir karar verebilmesi için, her şeyden önce, neler istediğini ve onları elde edebilmek için ne gibi olanaklara sahip olduğunu bilmesi gerekir. Bu işlemden sonra, çeşitli seçenekleri inceleyip, her birinin isteklerine ve koşullarına ne derece uygun olduğunu değerlendirmelidir. Çarşıya çıkmadan önce alacağı şeylerin listesini yapan ve bunlar için yeterli parası olup olmadığını yoklayan, çarşıdaki malların kalite ve fiyatlarını inceleyerek gereksinimlerine ve parasına uygun bulduklarını alan bir kimsenin davranışı buna örnek olarak gösterilebilir. Bu işlemleri dikkatli ve özenli bir şekilde yapmayan kimselerin hayal kırıklığı ile karşılaşmaları kaçınılmazdır. (Kuzgun, 2001, s:1)

1-MESLEK NEDİR?

Meslek insanlara yararlı mal ve hizmet üretmek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, kuralları toplumca belirlenmiş etkiler bütünü olarak tanımlanabilir. Bir faaliyetin meslek olabilmesi için aşağıdaki özelliklerin taşınması gereklidir.

Meslek devamlı olarak yapılan bir faaliyettir.

Meslek yapana maddi ve / veya manevi doyum verir.

Meslek belirli bir eğitimi ve / veya tecrübeyi gerektirir.

Meslek bireyin yapmaktan haz duyduğu bir faaliyettir.

Meslek belli bir dereceye kadar bilgi ve beceri ister.

Meslek toplumca kabul gören ve ahlak ilkelerine göre yapılan bir faaliyettir.

Her kazanç getiren iş meslek değildir. Bu bakımdan yasa dışı işler meslek sayılmaz.

Meslek belirli şartlarda ve belirli kurallara göre yapılan bilinçtir ve toplumda meşru bir ihtiyaca cevap verir.

İş kelimesi bazen meslek yerine kullanılmaktaysa da iş daha çok gelip geçici olan mesleki faaliyetler için kullanılır. Fazla bir mesleki tecrübe ve eğitim istemeyen, kolaylıkla öğrenilebilen ve sürekli yapılmayan mesleki faaliyetler iş olarak nitelendirilebilir. (Kulaksızoğlu, 2000, s:171)

2-MESLEK SEÇİMİ VE ÖNEMİ

Seçme, erişme olasılığı olan seçenekler arasından, istenilir yönleri istenmeyen yönlerinden fazla olana yönelmedir. Meslek seçimi bireyin kendisine açık meslekleri, çeşitli yönleri ile değerlendirip, kendi gereksinmelerini dikkate alarak, istenilir yönde çok, istenmeyen yönleri az olan birine yönelmeye karar vermesidir. (Kuzgun, 1982 Tuzcuoğlu, 1994)

Öğrenim seçimi, meslek seçimi ve eş seçimi, hayatın 3 önemli kararıdır. Bu 3 karar, bireyin hayat tarzını ve bütünü hayatının akışının temelden etkileyen karardır.

Seçilen bir meslek bireyin;

Hayatı boyunca devamlı bir iş sahibi olup olmamasını,

Hayatında başarılı bir insan olup olmamasını,

Hayatı boyunca yaşadığı çevrenin niteliklerini ve yerini,

Ailenin gelirini ve geçim tarzını,

İşini hoşlanarak yapıp yapmamasını

Sorumluluk duygusu olan bir iş adamı olup olmamasını

Hayattan genel olarak doyum sağlayıp, mutlu olup olmamasını belirleyecek derecede önemlidir (TAN, 1992).

Ayrıca meslek kişinin değer yargılarını, dünya görüşünü, günlük yaşam tarzını ve alışkanlıkları biçimlendiren faktörlerin başında gelir. Kişinin yaşamına böylesine çok yönlü etkileri olan uğraşı alanının seçimi, günümüzde giderek karmaşıklaşan bir sorun haline gelmiştir. Bunun en önemli nedeni seçeneklerin çok artmış olması demektir(Kuzgun,2000, s:6).

Çağımızda insan kendi yönünü çizme ve yaşamı hakkında karar verme özgürlüğüne sahiptir. Bir meslek sahibi olma konusunda kişinin seçme özgürlüğünü kullanması bir hak olmaktan öte, çağdaş bir insan olmanın gereğidir de. Bireyin seçme özgürlüğünü doğru tercihler yapabilme doğrultusunda kullanabilmesi için, neyi niçin istediğini, ne gibi bedensel, zihinsel ve ekonomik olanaklara sahip olduğunu bilmesi yani kendini tanıması gerekir. Aynı şekilde sağlıklı bir seçim için mevcut seçenekleri, gerektirdiği nitelikler ve sağladıkları olanaklar açısından değerlendirmek gerekir(Kuzgun,2000,s:7).

3-MESLEK SEÇİMİ SÜRECİNDE DÖNEMLER

Meslek seçimi için tercih yapma işlemi ve bu meslekte intibak sağlama bir hayli zaman alır. Bu işte bir seri faaliyet ve çeşitli kararlar rol oynar. Seçim eyleminin belirli yönleri çocukluk çağında başlayabilir. Meslek seçimi ve intibak hususları ise ergenlik çağının sonuna kadar sürer ve hatta yetişkinlik devresine kadar da uzayabilir.

Toplumumuzda meslekle ilgili seçimler belirli dönüm noktalarında önem kazanmaktadır. Tan’a göre meslek seçimi süreci çocukluk yıllarında başlar ve şu dönemlerden geçer;

1.FANTEZİ DÖNEMİ (Çocukluk Dönemi; 5-11 yaş); çocuk daha küçük yaşlarda evde aile üyelerinin ve aile çevresindekilerin yaptıkları işleri görür; onları oyunlar ile taklit eder. Bu devre çocuğun meslek taklitleri yaptığı devredir. Orta ve son çocukluk yıllarında kendini en çok etkileyen durumlarla ilgili bazı meslek fantazileri kurar. Bazen doktor, bazen öğretmen veya polis olmak istese de bu meslek adları geçicidir.

2.ROMANTİK DÖNEM (Son Çocukluk İlk Ergenlik Dönemi; 11-14 yaş): ilk ergenlik devresinde hayatla bir iş tutmak gereği hakkında biraz daha bilgilenen çocuk genede meslekler hakkında romantiktir. Tarihte sporda ya da yakın çevresinde hayranlık duyduğu bir kahramanın, önemli bir kişiliğinin mesleğine yönelir. Hareketli, prestijli, çarpıcı meslekler onun ilgisini daha çok çekmektedir.

3.GEÇİCİ KARAR DÖNEMİ (Orta Ergenlik Dönemi; 14-17 yaş): bu dönemdeki meslekler alakaları daha bilinçli ve süreklidir. Ama genede çabuk değişmelere açıktır. Genç bazı meslekleri daha ciddi olarak düşünmeye; bu meslekler karşısında kendini denemeye ve değerlendirmeye başlar.

4.REALİST SEÇİM (Son Ergenlik Dönemi; 17-21 yaş): genç, meslek seçimi işi ile daha ciddi ve bilinçli bir şekilde ilgilenmektedir. Kendi yetenek ve imkanlarını, mesleğin gereklerini ölçüp tartar. Gencin meslek alakaları, bazı meslekleri doğru daralmış ve yoğunlaşmıştır. Bir veya bir iki mesleğe karşı yoğunlaşmış olan bir meslek daha sürekli ve kalıcıdır. Bu dönemin sonuna doğru genç, artık bir meslek üzerinde karar kılıp kendini o mesleğe hazırlama gereği içindedir.

Bütün bu meslek seçme gelişimi safhalarında bireye psikolojik yardım gerekir. (TAN, 1992 s:123-124)

4-MESLEK SEÇMEDE ROL OYNAYAN ÖNEMLİ FAKTÖRLER

Meslek seçimi süreci bireyin gerçek işini seçiminden çok önce başlar. Meslek seçimi,varolan işler arasından en uygununa karar vermekten ibaret değildir. Bireyin geçmişi ve temelleri, rol modelleri, deneyimleri, ilgileri ve kişiliği meslek seçimini etkileyen en önemli etkenlerdendir(Onur,1995,s:130).

Bireyin meslek seçimini etkileyen etmenler arasında zihinsel yetenekler özel yetenekler, türlü kişilik özellikleri ve ben’lik tasarımı, ilgiler, akademik başarı, cinsiyet, çevresel etmenler; bunlardan özellikle ailenin sosyal ve ekonomik düzeyi, önemli etmenler olarak gösterilmektedir. Meslek seçimini etkileyen etmenler hakkında Super’in hazırladığı liste bir fikir verebilir. Araştırma sonuçlarına göre geliştirilen ve günümüzde de geçerliliği bulunan bu listede meslek seçimini etkileyen etkenler şu altı grupta toplanmaktadır.

1.Biyolojik Etmenler: Bireyin fiziksel özellikleri, cinsiyet, beden yapısı, görme ve işitme durumu v.b.

2.Sosyolojik Etmenler: Duyguları, değerleri, aile ile ilişkileri, bağlı olduğu arkadaş çevresinin beklentileri ve baskıları, ailenin sosyal düzeyi, yakın ilişki kurulan öteki kişiler.

3.Psikolojik ya da Kişisel Etmenler: Bireyin ihtiyaçları, duyguları, tutumları, değerleri, ilgileri ve yetenekleri.

4.Ekonomik Etmenler: Ailenin ekonomik düzeyi, çevrenin ya da ülkenin genel ekonomik durumu, otomasyon ve teknik gelişmeler, bunların toplumun insan ihtiyacı üzerindeki etkileri.

5.Politik Etmenler : Mesleğe girme olanakları, iş bulma olanakları, değişik eğitim ve yetişme fırsatları, v.b.

6.Şans ile İlgili Etmenler : Doğal afetler, işleri ve işyerlerini etkileyen beklenmedik olaylar, iç ve dış savaşlar, v.b.

Sonuç olarak meslek seçiminin çok karmaşık bir takım etkenlerin etkileşimine bağlı olduğu söylenebilir. Meslek seçiminin ergenlik sonlarında ya da genç yetişkinlikte tek bir karar sonucu yapıldığı yolundaki geleneksel görüş, bugün yerini meslek seçimi ve gelişiminin yetişkinlik boyunca sürdüğü görüşüne bırakmıştır(Onur,1995,s:132).

5-MESLEK SEÇİMİ SÜRECİNDE MESLEK DANIŞMANLIĞI HİZMETLERİ

Meslek danışmanlığının birincil amacı, bireylerin elden geldiği kadar zengin, ayrıntılı gelişmiş ve gerçekçi bir öz. Kavramına sahip olmalarına yardımcı olmaktır. Kendini tanıyan ve doğru değerlendiren kimseler, çevreleri hakkında da doğru ve ayrıntılı bilgi sahibi olacaklar ve karar verirken doğru seçeneği bulmada zorluk çekmeyeceklerdir.

Bir karar sürecinin belli başlı üç öğesi vardır. Bunlardan birincisi kişinin ne istediğini ve neler yapılabileceğini bilmesi, yani kendisi hakkında bilinçlenmesi, diğeri ise meslekler hakkında bilgilenmesidir. Seçme işleminin üçüncü aşaması ise seçeneklerden birine yönelme ve gereğini yapmadır.

Bir kimsenin kendini tanıma ve kendisine açık olabilecek meslekler hakkında bilgilenme süreci çok erken yaşlarda başlar. Çocuk evde, okulda, mahallede, kısaca çeşitli ortamlarda geçirdiği yaşantılarla neleri iyi ve kolay, neleri zorlukla ve beceriksizce yapabileceği konusunda bilinçlenir. Kişinin çevre ile ilişkileri, dış dünyayı keşfetme güdüsü, derslerde öğrendiği konular onun iş dünyası ve meslek seçenekleri hakkında bilgisini zenginleştirir. Bununla birlikte, eğer sistemli bir rehberlik hizmeti görmemişse, kişi meslek seçme sorunu ile yüzyüze gelinceye kadar edindiği bu düzensiz bilgileri kullanmakta güçlük çekebilir. Rehberlik hizmetleri bireylerin kişisel bilgileri meslek seçenekleri ile eleştirme alıştırmaları yapabilmesine, deneyimlerini zenginleştirmesine yardımcı hizmetlerdir.

Super meslek danışmanlığını, kişiye kendisi ve iş dünyasındaki rolü hakkında uygun, yeterli ve bütünleşmiş bir kavram geliştirmesine ve bu kavramı kendisine ve içinde bulunduğu topluma hoşnutluk sağlayacak şekilde gerçekleştirmesine ve geçerliğini sınamasına yardım süreci olarak tanımlanmaktadır (Kuzgun, 2000, s: 274 - 275).

Bu amaca yönelik olarak meslek danışmanlığı hizmetleri verilirken üç aşamalı bir yaklaşım üzerinde durulmaktadır. Buna göre meslek danışmanlığı çalışmaları şu üç aşama etrafında toplanmaktadır;

Bireysel özelliklerin tanınması

Mesleklerin özellikleri ve eğitim olanakları hakkında bilgi verme

Bireyin özellikleri ile mesleklerin gerektirdiği özellikler arasında bağlantı kurma (Kepçeoğlu, 1995, s:64)

5-1-BİREYSEL ÖZELLİKLERİN TANINMASI

Bireylerin çok çeşitli işleri çok değişik düzeylerde yapabildikleri ve çeşitli işleri yapmaya karşı farklı düzeylerde istek duydukları gerçeği meslek üyelerinin dağılımında kendisi çok açık biçimde göstermektedir. Bireysel farkların ölçülmesi ile elde edilen bulgular meslek danışmanlığı hizmetlerinde kullanılmaktadır. (Kuzgun, 2000, s: 64)

Meslek danışmanlığında öğrencilerin türlü yönlerden incelenmesinin gerekli olduğu unutulmamalıdır. Sadece bir ya da birkaç kişisel nitelik esas alınarak bireylerin mesleklere yönelmeleri doğru değildir. Örneğin; sadece akademik başarısı, akademik yeteneği ya da ilgilerine bakılarak mesleklere yönelmelerine yardım edilecek bireylerin meslek yaşamları içinde başarılı ve mutlu olmaları ve kendilerini gerçekleştirmeleri beklenemez (Kepçeoğlu, 1995, s:64) Bu nedenle bireyin nitelikleri incelenmelidir;

1- Bireyin Fiziksel Özellikleri

a) Cinsiyet, yaş, boy, ağırlık

b) Sağlık durumu

Gelişme ve büyüme özellikleri

d) Enerjiklik durumu

e) Görünüşü, ses tonu

f) Bedensel özellikleri, arızaları

Kişisel Özellikleri

Zeka durumu

Özel yetenekleri

Tavırları, ilgileri, değerler sistemi

İhtiyaçları, amaçları, umuları, mativasyon seviyesi

Heyecansal dengesi ve duygusal olgunluğu

Sosyal olgunluk derecesi

Kılık, kıyafet, temizlik ve tertipliliği

Davranış özellikleri

Başkaları ile ilişki tarzı ve derecesi

Akademik Özellikleri Ve Okul Faaliyetleri

Okuldaki genel başarı derecesi

Kuvvetli ve zayıf olduğu derseler

Boş zaman merakları (hobileri)

Okulda kol faaliyetlerine, kültürel ve sosyal faaliyetlere katılma durumu

İş tecrübesi

Sosyal Şartlar

Ailenin sosyo-ekonomik durumu

Ailenin ihtiyacı

Irk , din, bölgesellik vs. gibi iş bulmayı etkilemesi muhtemel yönleri

İşi etkilemesi mümkün yaşantı ve tecrübeleri.

Bireyin Fiziksel Özellikleri

Cinsiyet, yaş, boy ağırlık: Meslek seçiminde etkili olan belirleyicilerden birisi de cinsiyettir. Kız veya erkek olma ilgilerde, duygusal olgunlukta, fiziksel güç ve dayanıklılıkta, ince kas faaliyetlerini gerçekleştirebilmede farklılıklar yaratır.

Bazı meslekler fiziksel yapıya boy ve kiloya ait belirli ölçüler talep eder.

Sağlık durumu: Bazı mesleklerde görme, işitme v.b. sağlık problemlerinin olmaması istenir.

Görünüş ses tonu: Dış görünüş, konuşma biçimi ve ses tonu gibi nitelikler ve kişinin “temsil yeteneğinin olması” bir kısım işlerde önemsenmektedir.

Kişilik Özellikler

Zeka: bireyler arasında zeka seviyeleri ve zeka biçimleri bakımından ölçülebilen farklar, onların mesleki seçimlerini de belirleyebilir. Bir mesleki uğraş ne kadar karmaşık ve zor öğrenilir ise o meslekte çalışan insanların zeka seviyeleri o oranda yüksek olur. Kısaca denebilir ki, kısa sürede kolayca öğrenilen ve düşünsel güç gerektirmeyen mesleklerde çalışanlarla, zor öğrenilen, eğitimi zaman isteyen ve detaylı bilgi ve beceri gerektiren mesleklerde çalışanların öğrenme hızları, öğrenme kapasiteleri ve akılda tutma süreleri arasında ikincil gruptakiler farklar vardır. Mesleki uğraşlar karmaşıklaştıkça, o mesleği yapan kişinin öğrenme kapasitesinin de mesleğin gerektirdiği düzeyde olması beklenir.

Bir mesleğin talep ettiği öğrenme kapasitesinin çok üstünde kapasiteye sahip olanlar uzun süre zihinsel güçlerinin altında bir işle uğraşmaktan doyum sağlamazlar.

Yetenek:Yetenek, herhangi bir davranışı (bilgi veya beceriyi) öğrenebilmek için doğuştan sahip olunan gizli gücün (kapasitesinin) çevre ile etkileşimi sonucu geliştirilmiş ve yeni öğrenmeler için hazır hale getirilmiş kısmını ifade eden bir kavramdır. Böylece bir kimsenin belli bir yaşa kadar geliştirdiği becerilere bakarak onun daha sonra göreceği eğitimden ne ölçüde yararlanabileceği hakkında bir tahminde bulunabiliriz.

Teorik olarak her davranış için o davranışı öğrenebilme gücünü ifade eden bir yetenek türünden söz edilebilir. Bir kimse hangi davranışı öğrenecekse o davranışla ilgili öğrenme gücünden söz edilebilir. Öğrenilecek davranışlar hem tür hem de karmaşıklık ve soyutluk yönünden farklılık göstermektedirler. Öğrenilecek davranışlar zorlaştıkça ve karmaşıklaştıkça onları öğrenmek için gereken yetenek düzeyi de yükselecektir. Öte yandan, bir kimse bir tür davranışı çabuk öğrenebilirken, başka bir tür davranışı öğrenme dereceleri ve hızları farklı olabilir. Bu durumda bireylerin sahip oldukları yeteneklerin düzey ve alan bakımından çeşitlilik gösterdiği söylenebilir.

Genel kültür, sosyal davranışlar ve meslek becerileri kazandıran çeşitli eğitim programlarından öğrencilerin ne ölçüde yararlanabileceklerini önceden kestirmek için onların yetenek düzeylerinin ve türlerinin bilinmesine ihtiyaç vardır. Bu yolla her bireyi yeteneklerine uygun öğretim programına yerleştirmek mümkün olabilir. Bu da kişinin hem eğitimde, hem de yaşamında mutlu olması için önemli bir koşulun yerine getirilmesi demektir.

Yeteneklerin ölçülmesi için bazı testler uygulanmaktadır. Ölçülebilen yeteneklerden bazıları şunlardır:

1-Genel akademik yetenek: Soyut kavramları öğrenebilme, sembollerle akıl yürütebilme gücü.

2-Sözel yetenek: Sözcüklerin ve paragrafların anlamını, sözcüklerle ifade edilen kavramları anlama, fikirleri açık bir şekilde ifade edebilme gücü.

3-Sayısal yetenek: Sayısal ilişkileri görebilme, olgular matematiksel ilişkiler halinde ifade edebilme, aritmetik işlemleri çabuk ve doğru olarak yapabilme gücü.

4-Uzay ilişkilerini görebilme yeteneği: Cisimlerin uzayda hareket ettirildikleri taktirde olacakları biçimleri göz önünde canlandırabilme, bir cismin düzlem üzerindeki şeklini, bir şeklin döndürüldüğü zaman alacağı biçimi tasarlayabilme gücü.

5-Şekil ilişkilerini görebilme yeteneği: Cisimlerdeki veya grafiklerdeki küçük ayrıntıları algılama şekil ve gölgelerde görsel karşılaştırmalar yapabilme ve farkları görebilme gücü.

6-Büro işleri yeteneği: Sözel veya sayısal materyaldeki küçük ayrıntıları, algılama, tablolardaki, listelerdeki ve yazılardaki farkları, algılama gücü.

7-Göz el koordinasyonu: Gözü ve elleri eşgüdüm halinde kullanabilme, algılanan duruma uygun, çabuk ve doğru bir kararla, el ve kollarla tepkide bulunabilme gücü.

8-Parmak becerisi: Parmakları ustalıkla hareket ettirebilme ve küçük objeler üzerinde çabuk ve düzgün bir biçimde işlem yapabilme.

9-El becerisi: Elleri çabuk ve ustalıkla hareket ettirebilme gücü, bu yetenek parmak becerisinden daha kaba bir beceri olup, kolların hatta vücudun hareketini gerektirir. (Kuzgun, 2000, s: 25-30)

İlgi: İnsanları niteliklerine uygun işlere yerleştirmek amacıyla başlatılan mesleki rehberlik hizmetlerinin etkili bir biçimde yürütülebilmesi için her bireyin çeşitli işleri yapabilme gücünün (yeteneklerinin) ölçülmesi kadar, işlerin gerektirdiği faaliyetleri yapmaktan hoşlanma derecesinin yani ilgilerinin ölçülmesi gereklidir.

İlgi, belli faaliyetlere isteyerek yönelme, bu faaliyetleri kısıtlayıcı koşullar altında bile başka faaliyetlere tercih etme ve bu faaliyetleri yapaken yorgunluk yerine dinlenmişlik, bıkkınlık yerine devam etme isteği duyma durumlarında, varlığına hükmettiğimiz bir iç uyarıcı olarak düşünülebilir.

Çeşitli araştırıcılar tarafından belirlenen ilgi alanlarını Super şu başlıklar altında toplamıştır.

1- Bilimsel ilgi: Doğal ve toplumsal olayların neden ve nasıl olduıunu anlama, bilimsel bilgiye bir şeyler katma ve / veya bu bilgiyi uygulamaya koyma arzusunu ifade eder. Doktor, biyologlar v.b.

2- Teknik veya maddi ilgi: Olayların neden ve nasıl olduğundan çok bilimsel ilkelerin uygulamaya nasıl dönüştürüleceği ile salt bilmek için bilme ile değil, bilginin ne işe yarayacağı konusu ile ilgilenmektir. Mühendisler teknisyenler v.b.

3- Sosyal yardım ilgisi: Bu ilgi insanlarla, insan olarak ilgilenmeyi, onları anlamaya, geliştirmeye, sıkıntılarını azaltmaya çalışma isteğini ifade eder, Öğretmenlik, sosyal hizmet, psikolojik danışmanlık v.b.

4- Sistematik ilgi ve iş ayrıntıları ilgisi: Bu ilgi işleri düzenli ve tertipli bir şekilde yapmayı içerir. Kayıt tutma, dosyalama, yazıları belli bir sisteme göre sıraya koyma bu ilgi ile ilişkili işlerdendir. Muhasebeciler, büro memurları v.b.

5- İş teması ilgisi: Bu ilgi insanları ikna etmekten ve bir ürünü, bir hizmeti satmaktan hoşlanmadır. Satış işleri v.b.

6- Edebiyat ilgisi: Düşünceleri ifade edebilme ya da başkalarını kelimelerle etkileyebilme ilgisidir. Yazarlar, Gazeteciler v.b.

7- Müzik ve sanat ilgisi: İkisi de duyguların artistik yollarla ifadesi ile ilgili olan bu ilgi alanları aslında birbirinden farklı yeteneklere dayanmaktadır.

Bireyin bu ilgilerden hangisine sahip olduğunun belirlenmesi için ilgilerinin ampirik yöntemlerle ölçülmesi gerekir.

Kişilik: kişilik bireyin kendisini başkalarından farklı kılan bütün ayrıcı özelliklerini kapsar. Bireyin ihtiyaçları, amaçları, umutları, motivasyon seviyesi, duygusal olgunluğu, kılık-kıyafet, başkaları ile ilişki tarzı v.b. onun kişiliğini oluşturur. İnsanlar kişiliklerine göre farklı istek ve ihtiyaçlar içindedir. Bu açıdan bakıldığında kişilik yapısı ile meslekler arasında yakın bir ilişki vardır ve insanlar kişiliklerine uygun gelen meslekleri seçerler.

Mesleki Değer: Mesleki değer çalışmaların sonucunda beklenen doyumlardır. Bireyin mesleki çalışmalar sonunda sahip olmak istediklerine, ulaşmaya çalıştıklarına veya gerçekleştirmek istediklerine mesleki değerler denebilir. Mesleki değerler; para kazanma, ün kazanma, düzenli bir hayata sahip olma, başkalarını yöneltme, tekdüze olmayan bir hayat yaşama, rekabet etme, yaratıcılığını geliştirme, başkalarına yardım etme, yeteneklerini geliştirme, bağımsız olma gibi nitelikler olabilir. Bireyler mesleki değerlerini geliştirebilecek uğraşlara yönelirler. (Kulaksızoğlu, 2000, s:180-181)

5-1-3 Akademik Özellikleri Ve Okul Faaliyetleri

Okul hayatı: Bireyin son okuduğu okulda veya mezun olduğu okuldaki başarısı seçebileceği meslekler hakkında bize bilgi verir. Kuvvetli ve zayıf olduğu dersler, kol faaliyetlerine, kültürel ve sosyal faaliyetlere katılma durumu bilinmelidir.

Çalışma Alışkanlıkları: Çalışma alışkanlıkları ailede kazanılır. Anne-baba çalışmaya ilişkin tutum ve davranışları açısından da çocuk ve ergenleri doğrudan ya da dolaylı olarak etkilerler.

Ülkemizde örgün eğitimdeki gençler için çalışma alışkanlığı ders çalışmaya ilişkin alışkanlık ve tutumlar olarak anlaşılmaktadır. Ancak okulun bireyi hayata ve iş dünyasına hazırlayıcı görevinin ön plana çıkarılması gerekmektedir. Bunun için öğrencilerin okul bilgilerini uygulamalarla pekiştirecekleri iş deneyimleri kazanmaları için yönlendirilmeleri uygun olur. (Kulaksızoğlu, 2000, s:181)

5-1-4 Sosyal Şartlar

Aile: Aileye ait bireyin meslek seçimini etkileyen özellikler arasında ailenin ekonomik düzeyi önemli bir belirleyici gibi görünmektedir. Alt, orta ve üst ekonomik seviyeye mensup olarak ayrılabilen aileler, bulundukları ekonomik duruma göre ileriye yönelik farklı beklentilere sahiptirler. Ailenin ihtiyaçları, aile üyelerinin kendilerini algılama ve değerlendirme biçimleri, çocuklarından olan beklentileri, aile üyelerinin geleceğe yönelik düşünceleri de sahip olunan ekonomik düzeyden etkilenir. Orta sosyo-ekonomik seviyedeki ailelerin çocuklarının daha yüksek itibarlı mesleklere yöneldikleri görülmektedir. (Kulaksızoğlu, 2000, s:182) Ayrıca ana-babanın özellikle annenin eğitim düzeyi ile üst düzey mesleklere yöneliş arasında da ilişki saptanmıştır. (Kuzgun 2000, s:103)

Ailenin çocuktan beklentisi çocuğun zekasına ve okul başarısına da bağlıdır. Çocuğun aile ele alınış biçimi ve çocuğa verilen değer ile ailede çocuktan olan beklenti arasında da ilişki vardır.

Ailenin çocuktan beklentisi anne ve babanın çocuğunun neleri yapacağına ve neleri yapamayacağına dair düşünce ve kanaatlerini ve çocuğun kendini değerlendirmesini ve algılamasını doğrudan etkilemektedir. Çocuğundan düşük seviyede beklentileri olan anne ve babalar onda çoğunlukla düşük benlik değer ve düşük benlik saygısı yaratırlar.

Aile ve çevrenin, çoğundan gücünün üstünde başarılar beklemesi ve onun için zorlaması veya onun mesleki ilgi ve isteklerine önem vermeden, kendi arzuları doğrultusunda mesleklere yönlendirmek istemesi ergenlerde zorlama ve gerilim yaratır.

Anne ve babanın mesleklerinden ve evdeki temel mesleki ilgilerden çocuklar taklit etme, örnek alma ve özdeşleştirme yolu ile etkilenir.

Akranların değerleri ve mesleki tercihleri de gencin geleceğe yönelik düşüncelerine etki eder.

Ülkedeki iş gücünün ve meslek gruplarının dağılımı da meslek seçimini etkiler.

İtibar: Bir sosyal sistemde, bireyin diğer bireylere göre karşılaştırmalı olarak sahi olduğu sosyal dereceye “itibar” denir. İtibar kaybı herkes için önemli bir sıkıntı nedenidir. Her mesleğin bireylerin gözünde belirli bir derecede itibarı vardır.

Bir kısım meslek mensupları mesleklerini yeterince saygın ve itibarlı görmüyorlarsa mesleki unvanlarını daha saygın olduğunu düşündükleri benzer mesleklerle değiştirebilirler. Seyyar satıcılar, pazarlama uzmanı gibi.

5-2-MESLEKLERİN ÖZELLİKLERİ VE EĞİTİM OLANAKLARI HAKK INDA BİLGİ VERME

Mesleki rehberlik amacı ile mesleklerin incelenmesi ve meslekler hakkındaki bilgilerin bireylere verilmesi oldukça kapsamlı ve çeşitli tekniklerin kullanılmasını gerektiren sürekli bir iştir. Girilebilecek mesleklerin çok sayıda olması mesleklerin incelenmesinde önemli güçlükler getirmektedir. (Kepçeoğlu, 1995, s:70)

Okullarda eğitsel ve mesleksel bilgi verme hizmetleri şu amaçları gerçekleştirmeye çalışmaktadır:

Bir kimsenin önünde çok seçenek olduğunu, bunların farkında olmanın ve araştırma yapmanın seçme zamanı gelmeden çok önce başlaması gerektiği konusunda öğrencileri bilinçlendirme.

Karar verirken bir olaya bir çok yönden bakabilme ve yeterli bilgi edinmeden kararı kesinleştirmeme alışkanlığı geliştirme.

Belli karar dönemlerinde, öğrencilere kendilerine açık seçenekleri daha ayrıntılı olarak tanımlamalarına yardımcı olma.

Seçenekleri azaltıp kararını kesinleştirmek isteyenlere özgül ve ayrıntılı bilgi sağlama.

Hatalı yanlış karar verenlere, seçtikleri yolun bilmedikleri yönlerini ve dikkate almadıkları seçeneklerin varlığını gösterme

Bu amaçların gerçekleştirilmesinde şu ilkeler göz önünde bulundurulmalıdır.

Bilgi verme hizmetleri planlı ve sistemli olarak verilmelidir.

Bilginin kapsamı öğrencinin gelişim düzeyine ve ihtiyacına göre ayarlanmalıdır.

Bilgilerin toplanmasında ve sunulmasında öğrencilerin ve velilerin katılımı sağlanmalı, sorumluluk almaları teşvik edilmelidir.

Bilgilerin öğrencilere sunuluşunda onların hazır bulunuşluk düzeyleri göz önünde bulundurulmalıdır.

Bilgilerin öğrencilerin yakın çevrelerinden uzağa, güncel ihtiyaçlarından daha uzak gelecekteki ihtiyaçlarına, somuttan soyuta giden bir düzen içinde verilmeli ve bir birlerini tamamlayıcı olmalıdır.

Derlenen ve öğrencilere ulaştırılmaya çalışılan meslek bilgilerinin etkili ve yararlı olabilmesi için önce öğrencilere, bilgiyi edinmeye güdülemek gerekir. Bu da çok erken yaşlarda başlatılması gereken bir işlemdir. İlköğretimin ilk yıllarından başlayarak, meslek gelişimi hedefleri ile öğretim programlarının kaynaştırılması yolu ile öğrencileri aşama aşama ileri yıllarda bilgi edinmeye hazır ve istekli hale getirmek mümkün olabilir.

İlköğretimin 1. Basamağında Hayat Bilgisi ve Türkçe dersleri meslek incelemeleri için uygun fırsatlara sahiptir. Çocuklar aile üyelerinin bir günlerini ne gibi uğraşlarla geçirdiklerini, evleri, okulları, yolları kimlerin yaptığını, bazı çalışmaların üniformalarını, kullandıkları araçlar v.b. olguları çevreyi inceleme faaliyetleri sırasında öğrenebilirler, yakın çevrede hastane, pastane, banka gibi hizmet birimlerinde gözlem ve inceleme gezisi yaparken öğrencilerin dikkatini bu işleri yürüten insanların faaliyetlerine çekmek, mesleklere karşı tutumlarını yansıtacak kompozisyon yazdırmak, resim dersinde bu meslek üyelerinin üniformalarının veya kullandıkları aletlerin resmini yaptırmak veya gazete ve dergilerden kestikleri resimleri yapıştırmalarını istemek gibi yöntemlerle bir sınıf öğretmeni hem dersini işlemiş hem de öğrencilerinin mesleklere karşı duyarlılık geliştirmelerine yardımcı olmuş olur.

İlköğretimin 2. Aşamasında ve orta öğretimde branş öğretmenleri konu alanlarının hangi okullarda ve mesleklerde ne derecede gerekli olduğu hakkında rehberlik birimlerinin yardımı ile edindikleri bilgileri öğrencilerine iletebilirler. Böylece onları çeşitli derslerdeki başarılarının meslek planları ile ilişkisini kurmalarına yardımcı olabilirler. (Kuzgun, 2000, s: 294-298)

Her mesleğin kendine özgün bir konusu, bir etkinlik alanı, çalışma koşulları, gerektirdiği yetenek ve ilgileri vardır. Her okula ve mesleğe giriş koşulları, her mesleğin gerektirdiği eğitim, sağladığı kazanç aynı değildir. Her mesleğe aynı oranda gereksinim duyulmamaktadır. Bu özellikleri ile kimi meslekler sizin gerçeklerinize uygun düşecek; kimileri de uygun düşmeyecektir. Ayrıca, istediğiniz mesleğin avantaj ve dezavantajlarını daha baştan bilirseniz, o mesleğin bu özellikleri ile kabullenmiş ve ileride düş kırıklığına uğramamış olursunuz.

Bu nedenle, kendinize olanak oranında tanımaya çalıştıktan sonra gereksinimlerinizi en iyi karşılayabilecek olan mesleğin hangisi olduğunu araştırmaya başlamalısınız. Bunun için tek tek her mesleğin öz. İncelemeniz , tanımanız gerekir (Aydın, 1998, s:184).

Mesleklerin incelenmesinde kullanılmak üzerinde değişik yazarlar tarafından geliştirilmiş türlü inceleme listeleri bulunmaktadır. Her okul ya da kurum ihtiyaç ve olanaklarına göre kendisi için bir meslek planı geliştirebilir. Aşağıda meslek incelemesi için bir genel plan örneği verilmiştir (Kepçeoğlu, 1995 s:70).

MESLEK İNCELEME PLANI

Mesleğin adı

Mesleğin adı meslek üyesinin adı olarak ifade edilmektedir. Örneğin, Garson, anaokulu öğretmeni v.b.

Mesleğin Tanımı

Mesleğin tanımı, meslek üyelerinin çalışırken yaptıkları işlerin çok kısa bir özetini oluşturmaktadır. Örnek; Radyoloji teknisyeni hekimlerin verdiği yönergeye göre, hastanın vücudunun belirli kısımlarının röntgen denen cihazla filmini çeken kişidir.

Görevler ve Yapılan işler

Bu bölümde meslek üyesinin, mesleğini yürütürken yaptığı faaliyetler yerine getirilmesi gerekli görevler belirtilir. Bunun için iş analizlerinden yararlanılmaktadır.

Kullanılan Alet Makine ve Malzemeler

Meslek dosyasının bu bölümü yazılırken çalışanın kullandığı aletlerin tümünün adının yazılmasına gerek duyulmamaktadır. Çünkü bu konuda bilgi vermenin amacı, mesleği tanımak isteyen kimseye, o meslekte ne tip alet ve makineler kullanıldığı hakkında bir fikir vermektedir. Böylece kişilerin ilgileri ile meslek uygulamaları arasında daha iyi bir bağ kurmasına yardımcı olunmak istenmektedir.

Mesleğin Gerektirdiği Özellikler

Bu başlık altında, meslek üyelerinin sahip olması gereken bedensel, zihinsel, ve duygusal özelliklerin belirtilmesi gerekir. Yetenekler ilgiler ve diğer kişilik özellikleri mesleğin gerektirdiği nitelikler olup, o mesleğin üyesi olabilmek için gereken en az düzey dikkate alınarak yazılmalıdır.

Çalışma Ortamı ve Koşulları

Bu bölümde mesleğin nasıl bir ortamda (kapalı, açık, karada, denizde, fabrikada, sınıfta v.b.) yürütüldüğü, ortamın özellikleri (temiz, kirli, tozul, gürültülü v.b.) çalışma sırasında ne gibi malzeme ile uğraşıldığı (makine, bitki, insan ilişkileri v.b.) nöbet, seyahat gereklilikleri varsa belirtilmelidir.

İş Yapılırken İletişimde Bulunan Kişiler

Bu bölümde verilen bilgiler mesleğin insan ilişkilerini ne derece gerektiğini göstermektedir. Bazı meslekler birinci derecede insanlarla iletişimde bulunmayı gerektirmektedir. (öğretmenlik gibi). Bazı mesleklerde ise kişi sadece iş arkadaşları ile çok az düzeyde iletişim halindedir. (tornacılık gibi)

Meslekte İş Bulma Olanağı

Bu bölümde meslek üyelerine duyulan ihtiyaç, iş bulma olanakları v.b. hususlarda bilgi verilir. İş bulma olasılığını artırıcı faktörler (yabancı dil v.b.) varsa belirtilmelidir. İş bulma bakımından kadın ve erkekler arasında fark olup olmadığı belirtilmelidir.

Meslek Eğitimi

Bu bölümde meslek eğitimine başlama koşulları, eğitimin süresi, içeriği, bireye maliyeti, eğitim süresince burs ya da ücret gibi mali yardımlar olup olmadığı da belirtilmelidir. Burada hakkında bilgi verilen mesleğin icrası için gereken en temel bilgi ve becerilerin kazandığı en düşük eğitim düzeyinin belirtilmesine özen gösterilmelidir.

İşe Giriş

Bu bölümde meslek üyesi olarak bir işe girebilmek için meslek odasına üyelik zorunluluğu varsa belirtilmelidir.

İşe girişte sınav, görüşme gibi, benimsenmemiş yöntemlerle, meslekte adaylık ve staj süreleri hakkında da bilgi verilmesi iyi olur.

Kazanç

Bir meslek seçme durumunda olan gençlerin genellikle ilk önce üzerinde durdukları husus mesleğin sağladığı kazanç miktarı olmaktadır. Türkiye’de yüksek enflasyon ve hızlı ekonomik değişime bağlı olarak bu konuda kesin bilgi vermek mümkün olmamaktadır. Bu nedenlerle mesleki bilgi dosyalarının kazançla ilgili bölümünde ancak genel ve kaba bir rakam verilebilmekte, bu da asgari ücret esas alınarak, bunun katları şeklinde ifade edilebilmektedir.

12) Benzer Meslekler

Bu bölümde mesleğe benzer diğer mesleklerin adları verilmelidir. Benzerlik görevler ve buna bağlı olarak meslek eğitimi yönünden olmalıdır. Örneğin ressamlık mesleğine benzer grafikerlik gibi. Benzer meslekler bölümü, tercihlerini belirleme durumunda olan bireyin seçeneklerini doğru alanlarda çeşitlendirmesinde yardımcı olabilir.

13) Mesleğin Gelecekteki Durumu

Teknolojik gelişmeler ve ekonomi göz önünde alındığında gelecekte o meslekte olası değişiklikler konusundaki tahmin veya beklentiler bu bölümde yer almalıdır (Kuzgun, 2000, S:259-263).

Mesleklere ait bilgilerin toplanmasında Meslek Adları Sözlüğü, iş kurumu, radyo ve televizyon, kütüphane, Ticaret ve Sanayii Odası resmi ve yarı resmi daireler ile özel sektöre ait kuruluşlar, çeşitli meslek odaları Devlet İstatislik Enstitüsü, Devlet Planlama Teşkilatı ve en önemlisi ise mesleğin çalışma ortamının gözlenmesi kaynak olabilir.

Mesleklere ait bilgiler doğru ve gerçekçi olmalıdır. En son şartları ve durumu gösterecek şekilde güncel olmalıdır. İşin değişik cephelerini kapsayan bilgiler olmalıdır. Açık sade ve akıcı bir dille, işin özelliklerini, gereksinimlerini ve yetişme yollarını gösterecek nitelikte olmalıdır.

Mesleklere ait bilgilerin muhafazası için, okul kütüphanesinde ayrı bir köşe ya da rehberlik ve danışma programına ayrılmış büroda bir yer düşünülebilir (TAN, 1992,S: 128-129).

5-3- BİREYİN KİŞİSEL NİTELİKLERİ İLE MESLEKLERİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER ARASINDA BAĞLANTI KURMA

Kişisel nitelikler ile mesleklerin gerektirdiği özellikler arasında bir bağ kurma ve böylece bireye uygun olan meslekleri ortaya çıkarma doğrudan doğruya bir seçim yapma ve karar verme sürecidir. Mesleki rehberlik amacı için de olsa seçim yapma ve karar alma hak ve sorumluluğunun bireye bırakılması gereği unutulmamalıdır.

Mesleki seçim yapma zaman içinde oluşan uzun bir süreç olarak düşünülmelidir. Kişinin devamlı gelişen ve bir ölçüde de olsa değişen kişilik özellikleri, öte yandan yine her an değişen ve yeni boyutlar kazanan mesleklerin durumu bu ikisi arasında bağlantı kurmayı zorlaştırmaktadır. Özellikle bireyin kişilik özelliklerinin sürekli olarak gelişmesi mesleki seçim yapma sürecinin hangi öğrenim ve yaş düzeyinde karar verme aşamasına erişmesi gerektiğini belirlemede sıkıntılar yaratmaktadır. İşte mesleki seçim yapma ve karar verme durumu bireyin psikolojik yardıma ihtiyaç duyduğu durumlardan en önemlisi niteliğindedir.

Kendisi ile meslekler arasında bir bağ kurmaya çalışırken bireysel ya da küçük guruplar halinde bireylerle yüz yüze gelip, onların meslek seçimine ilişkin sorunlarına yardımcı olmak gerekir. ancak bu yardımın etkililiği, daha çok, birey ve meslekler hakkında gerekli bilgilerin hazır bulundurulmasına bağlıdır (Kepçeoğlu, 1995, s:71-72).

6- MESLEĞE YÖNELTME

“Öğrenci merkezli” çağdaş eğitim uygulamalarında, öğrencilerin sistem içinde bilimsel yaklaşımlar ile yönlendirilmeleri temel bir gereklilik olarak kabul edilmektedir.

Yönlendirme; Temelde öğrencinin eğitim süreci içinde bireysel ve toplumsal ihtiyaçlar çerçevesinde yönelmesine yardımcı olmak, kendisini bütünlüğü içinde tanımasına, meslek gelişimine ilişkin davranışları kazanmasına, kararlar vermesine ve geleceğini planlamasına yönelik bilimsel hizmetleri süreklilik içinde öğrenciye vermek için düzenlenen etkinliklerin tümü olarak tanımlanmaktadır (MEB,1990; KOÇ, 1996, s:159).

Mesleğe yöneltmenin amacı, sosyo-ekonomik ve kültürel faktörleri dikkate alarak, fert ile meslek arasındaki en uygun olan ilişkileri tespit etmektir. Bunun neticesi, mesleğe yöneltme, kişinin kendi ilgi yetenek ve ihtiyaçları ile sosyo-ekonomik ve kültürel imkanlarına en uygun düşen meslek alanlarına yöneltilmesi ile toplum kalkınmasına hizmet eden bir ilim haline gelmiştir. Meslek seçimi de, tesadüflere ve şansa bağlı olmaktan çıkıp daha mantıki ve rasyonel ilmi hale gelmiştir.

Mesleğe yöneltmede ilk adım, gencin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarının tespit edilmesi, daha sonra bunlara en uygun olan mesleğin hangisi olacağına karar verilmesidir. Yani burada önce teşhis, sonra da bir yordama söz konusudur. Bu bakımdan mesleğe yöneltmenin birinci aşaması; kişiyi tanıyıp değerlendirme, ikinci aşaması ise; meslekler ile ilgili yetenek, ilgi ve eğilimler arasındaki uyumu ilgilendirir. Bu aşama aynı zamanda bir karar verme aşaması olmaktadır (ÖZCAN, 1985; ÜNAL, 1988, s:37-38).

7- OKULLARDA MESLEĞE YÖNELTME’NİN DÜZENLENİŞ BİÇİMLERİ

Okullardaki yöneltme hizmetlerinin, öğrenciler için büyük önemi vardır. Bu hizmetler, öğrencilerin okul ve meslek seçiminde uygun tercihler yapabilmek için gerekli bilgilere sahip olmalarına ve bu bilgilerden en iyi biçimde yararlanmalarına olanak vermektedirler. Öğrencileri, ihtiyaçlarına cevap veren programlara yönelterek eğitim etkinliklerinin verimini arttırdıklarından, bu hizmetler aynı zamanda eğitimciler içinde çok önemlidir. Bunun yanı sıra yetenekleri ve motivasyonlar, kendi ihtiyaçlarına uygun düşen personeli bulmada, işverenlerede yardım ederler. Nihayet bu hizmetler, kamu kurumları içinde de önemlidirler. Önceden belirlenmiş sosyal ve politik hedefler çerçevesinde, insan kaynaklarından en iyi biçimde yararlanmaya izin verirler.

Okullarda mesleğe yöneltme hizmetlerini düzenlemenin genelde 3 yolu vardır. Birinci olarak mesleğe yöneltme, okulun dışındaki uzmanlar tarafından yapılabilir. Bu uzmanlar, konuşma ve görüşmelerde bulunmak üzere okula gelirler, fakat bu görevi hep dışardan sürdürürler. İkinci durumda mesleğe yöneltme, okulda bu iş için görevli uzmanlar tarafından yapılır. Bunların görevleri, bireysel yöneltme yanında okula ve mesleğe yönetmeyi de kapsar. Bazı ülkelerde bu görevler, deneyimleri mesleğe yöneltme üzerinde yoğunlaşmış uzman öğretmenler tarafından yerine getirilmektedir. Üçüncü durumda mesleğe yöneltme tamamı ile okul ile bütünleşebilir. Öğretmenlerin tümü ya da çoğunluğu, yöneltme hizmetine katılmaya yüreklendirilir. Böylece farklı disiplinlerin öğretimi yapılırken, yöneltmeye de bir yer ayrılmış olmaktadır. Bu sonuncusu, doyurucu bir biçimde gerçekleştirilmesi kolay olmayan bir yaklaşımdır.

Mesleğe yöneltmeyi düzenleme modelleri, kesin olarak birbirinden ayrılmış değildir. Bu modellerde yer alan öğeler, çoğu ülkelerde bir arada bulunabilmektedir.

Örneğin İngiltere ve Galler ülkesinde üç modelden de öğeler yer almak ta ve mesleğe yöneltme, okulun dışındaki bir yöneltme uzmanları, okuldaki uzman öğretmenler ve bir ölçüde de sınıf öğretmenleri tarafından yerine getirilmektedir. Kabul edilen model ne olursa olsun, mesleğe yöneltme, okulun duvarlarının dışına taşacak ve gençlerin girecekleri iş dünyasının gerçekleri ile ilişkili olacak bir biçimde yapılandırılmalıdır. Bu durum sadece mesleğe yöneltmenin düzenlenme biçimini değil, aynı zamanda onun doğasını ve görevini anlamayı da gerektirir.

8- OKULDA MESLEĞE YÖNELTME

Okulun esas amacı öğrenciyi hayata ve mesleğe hazırlamaktır. Okul öncesi yetiştirmekteki esas işlevinin bu olduğunu hiçbir zaman gözartı etmemelidir. Okulda mesleğe yöneltmenin amaçları öğrencinin yaşına, zihinsel olgunluğuna, özel yeteneklerine, öğrencinin özel eğitime ihtiyaç duyup duymamasına ve okuduğu okulun türüne ve seviyesine göre değişir. Okulun mesleğe yönetmedeki amaçları anaokulundan, yüksek öğretime doğru farklılık gösterir. Aşağıda okul seviyesine göre mesleğe yöneltmede uyulması gereken genel amaçlar sıralanmıştır.

6-1- Okulöncesinde Mesleğe Yönlendirmenin Amaçları

4-6 yaşlarındaki çocuğa, günlük hayatın ilişkide olduğu insanların mesleğinden başlayarak yakın çevresindeki meslekleri rol oynama ve pandomim yöntemiyle tanımak.

Çalışma ile para kazanma arasında kurulan ilişki gibi yardım etme, kendini geliştirme, işbirliği yapma gibi değerlerle çalışma arasında ilişki kurarak çalışmaya verilen önemi artırmak.

Meslekler hakkında önyargı oluşturmadan, her mesleğin insan yaşamı için önemine işaret etmek

Mesleki çalışmaların verimli olabilmesi için sahip olunması gereken zamanı kullanma, verimli çalışma, bir işi sonlandırma, dürüst olma gibi iş yaşamındaki değerleri öğretmek.

Çeşitli meslek mensuplarının bulunduğu işyerlerine geziler düzenleyerek, belirli mesleki faaliyetlerin nasıl yapıldığını çocukların gözlemlerini sağlamak ve iş yaşamı hakkında merak duygularını geliştirmek.

6-2- İlköğretim Birinci Kademede Mesleğe Yönlendirmenin Amaçları

Öğrencileri çalışma alanlarını tanımaları için eğitmek, çalışma alanlarının birbirinden faklarını anlamlarını sağlamak.

Mesleklerin birbirleri ile etkileşim içinde olduğunu anlamak

Bir hizmetin veya bir ürünün çeşitli meslek mensuplarının işbirliği içinde nasıl ortaya konduğunu anlamak, bunun için fabrikaları veya büyük firmaları ziyaret etmek.

Ders konuları ile meslekler arasındaki ilişkileri fark edebilmek.

Meslek edinmenin ve çalışmanın para kazanmak dışındaki temel amaçları hakkında farkındalık geliştirmek.

Meslek yaşamının daha etkin ve verimli geçebilmesi için okul öncesinde kazandırılmaya başlanan çalışkan ve üreten olma, zamanı değerlendirme, sebatkâr olma, başarılı olma, işbirliği yapma, rekabet etme gibi değerleri pekiştirmek.

6-3- İlköğretim İkinci Kademede Okula ve Mesleğe Yönlendirmenin Amaçları

Derslerle meslekler arasındaki ilişkileri anlayabilmeleri için branş öğretmenleri tarafından uyarılmak.

Fen Bilimleri, sosyal bilimler, ekonomi, sanat gibi mesleki alanları tanıtmaya devam ederek kendi kişisel özellikleri ile mesleki alanlar hakkında düşünmelerini sağlamak.

Çevrelerindeki insanlarla görüşerek iş alanı ve meslekler hakkında bilgi toplamalarını sağlamak.

Sekizinci sınıftan sonra gidilebilecek orta öğretim kurumları (lise ve endüstri meslek liseleri) hakkında bilgi sahibi olmaları için tanıtıcı programlar hazırlamak.

Hangi ortaöğretim kurumuna devam edeceğine öğrencinin kendisi, velisi ve sınıf öğretmeni ile beraber karar vermek.

Sekizinci sınıftan sonra okuldan ayrılacak olanlara 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi yasasını tanıtmak ve çırak olacakların yükümlülüklerini bildirmek.

Çalışma yaşamını tanıyabilmeleri için çeşitli mesleklerle ilgili kısa süreli gözlemler yapmalarını ve bu gözlemlerini sınıftaki arkadaşları ile paylaşmalarını sağlamak.

6-4- Ortaöğretimde (lisede) Okula ve Mesleğe Yönlendirmenin Amaçları

Kendilerine en uygun olan dallara ayrılabilmeleri için yönlendirmek.

Lisede okuyacağı dallarla yükseköğretimde okuyacağı programlar arasındaki ilişkiye dikkat çekmek.

Kendisine en uygun olan yükseköğretim programlarının neler olabileceği konusunda rehberlik ve mesleki danışmanlık yapmak.

Üniversite sınavı öncesi dolduracağı tercih bildirim formunu hatasız olarak hazırlayabilmesi için öğrenciye rehberlik yapmak.

Ders öğretmenlerinin her birinin ders konuları ile doğrudan ilgili olan meslekleri tanıtmalarını, böylelikle öğrencilerin meslek çeşitleriyle ilgili sözcük dağarcıklarının genişlemesini sağlamak.

İş tecrübesi kazanmak için yaz aylarında ve hafta sonları kısa süreli çalışmaları için öğrencileri teşvik etmek.

Bir yükseköğretim programına giremeyen öğrencilerin hangi mesleki alanda kısa vadeli mesleki eğitim alacağı veya hangi işlerde çalışabileceği konusunda bilgilendirmek.

Eğitsel kolların amacına uygun çalışması sağlanarak öğrencilerdeki ilgi ve yeteneklerin geliştirilip zenginleştirilmesine çalışmak.

Hangi yükseköğretim programına gireceği konusunda kararsız olan öğrencilere gerekirse mesleki ilgi testi uygulamak.

10) Meslekler hakkında etraflı bilgi vererek teknolojik gelişmelere ve ülke ekonomisindeki ilerlemelere bağlı olarak talebi artan veya azalan meslekleri tanıtmak.

11) Mesleğe yönlendirmede okuldaki özürlülere, veya üstün yetenekli olanlara özellikle uygun mesleğe yöneltme yapmak.

Kategori: Eğitim


Rasgele...