İlkokuma – Yazma Öğretimi

12 Temmuz 2007



İLKOKUMA – YAZMA ÖĞRETİMİ

İlkokuma – Yazma Öğretimi ve Öğretmenin Sorumluluğu

İlkokuma – yazma, çocuğun tüm hayatı için çok önemli, hassas bir konu olup bunu öğretmek ise eğitim biliminin ( pedagojinin ) işidir.

Düşünüleni veya söyleneni yazma, yazılanı okuma yani “ okuma – yazma “ bir çeşit ve sembol çalışmasıdır. Doğrudan doğruya dilin kendisi ile ilgili olmadığı, onun sesleri ve o seslerin yazıdaki karşılığı olan sembollerle bağlantılı bir olay olduğu ileri sürülse bile seslerin ve onların sembollerinin dilden dile değişiklik gösteren bir yapı içinde bulunduğu da bir gerçektir.

Bugün toplumda bireyin kendi uğraş alanında ilerlemesi, önemli görevlere gelmesi, gelişmiş bir okuma – yazma becerisine sahip olmasıyla mümkündür. Okuma, günümüz dünyasında öğrenmenin en etkin aracıdır. Modern toplumsal hayatın gelişmesiyle, okur – yazar olmanın önemi artmış, okur – yazarlık oranları çağdaş gelişmenin bir ölçüsü olarak görülmeye başlanmıştır.

Bu öneminden dolayı, ilkokuma – yazma öğretimini, tek boyutlu, sadece okuma tekniğinin kazandırılacağı bir etkinlik olarak ele almamak gerekir. Böyle bir tutum ilkokuma – yazma etkinliğini, diğer dil etkinliklerinden koparır. İlkokuma – yazma öğretiminde hedef, çocuğa sadece okuma – yazma becerisini kazandırmak değil, hızlı, doğru, akıcı kısaca nitelikli bir okuma becerisi oluşturmak ve anlayarak okuma, okumaktan zevk alma, kurallarına uygun işlevsel yazma beceri yeteneğini kazandırma ve geliştirme olmalıdır.

Günümüz insanı, öğrenim, meslek ve günlük hayatında başarılı olmak için hızlı, doğru, anlayarak, eleştirerek, okuma; estetik okunaklı ve işlek yazma becerisine sahip olmak zorundadır. Bu da ancak kurallarına uygun bir dil öğretimi ile ilköğretimin birinci sınıfında başlar. Bu sınıfta okuma – yazma öğretiminin amacı çocuğa her ne şekilde olursa olsun bir okuma – yazma becerisi kazandırmak değil; çağdaş yöntem tekniklerle ve uygun , doğru, anlaşılır, sürekli, akıcı, anlamlı, pürüzsüz ve eleştirel bir okuma ve okunaklı, işlek ve güzel yazma becerilerini kazandırmaktır. Zira çocuğa kazandırılacak niteliksiz okuma – yazma becerisi gelecekte onun başarısını değil başarısızlığını hazırlayacaktır.

Özetleyecek olursak; çocukların öğrencilik süresince ve yaşam boyu başarıları okulda geçen ilk yıllarına ve bu yılların öğretmenlerine bağlıdır.

İlköğretimde Birinci Sınıfın Önemi

Çağdaş toplum olmanın ön şartı okuma – yazma oranının yüksek olmasıdır. Çağdaş toplum seviyesine gelebilmek için okuyan, okuduğunu anlayan , bilgi üreten, ürettiği bilgiyi yaşama geçiren insan gücünü yetiştirmek gerekir. Yetişmiş insan gücünü sağlayabilmek ise eğitim programlarının birbirini takip edici ve tamamlayıcı bir zincir gibi hazırlanıp uygulanmasına bağlıdır. Bu halkaların birincisi “ İlköğretim Programlarıdır “ . İlköğretim programları ilkokuma – yazma temelinde gelişmektedir.

Okuma – yazma öğretim metodu, çocuğun tüm yaşamı boyunca etkisini göstermektedir. Birinci sınıfta ilkokuma – yazma ile güdülen asıl amaç okumayı, okuduğunu anlamayı çocuğa öğretmektir. Okuduğunu anlayan çocuk, bilmediklerini öğrenecek, gitmediği yerleri , görmediği şeyleri görmüş gibi olacaktır.

Bir çocuğun okuma – yazmayı öğrenmeye başlaması, yaşı ve daha sonraki yaşamı için çok önemlidir. Çocuk okuma ile en büyük bilgi edinme yolunu, yazma ile de anlatım yolunu kazanacaktır. Bunların önemini çocuk daha önceden duyar ve okuma – yazmaya heves eder. İşte bu heves ve bu güç öğretmenin en büyük yardımcısı olur.

Öğretmen, bu önemli işe başlamadan gerek çocuk, gerekse öğretim metodu üzerinde gerekli bilgileri edinmiş, hazırlıklarını yapmış olmalıdır. İlköğretimde en fazla sınıf tekrarı birinci sınıfta görülmektedir. Bu sınıftaki başarının, ilkokuma – yazma ile ölçüldüğü düşünülürse bu dersin önemi daha da açık olarak görülecektir. Birinci sınıfta sınıf tekrarına karar verilen öğrenciler arkadaşları arasında da geri zekalı olarak değerlendirilmektedir. Bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden bu öğrenciler yeterince tanınmamaktadır.

Üniversiteyi bitirmiş olanlarda bile hızlı okuyamama, okuduğunu gereği gibi anlayamama gibi kusurların temeli bu sınıfta bu sınıfta atılır. Öğretmenlerimiz, bir an önce okuma – yazmaya geçirmek amacıyla bu yaştaki öğrencilerin durumuna hiçte uygun olmayan metotları uygulamamaktadır. Birinci sınıf öğrencisi toplu algılama yeteneğine sahiptir. Çocuk her şeyi, olduğu gibi toplu görür. Bunun için çocuk, şekilleri, eşyayı bütün olarak algılar; zamanla parçalarını fark etmeye başlarlar. Bu sebeple ilkokuma – yazma öğretiminde harflerden başlamak yerine çocuk için anlam taşıyan kısa cümle ve kelimelerden hatta öykü anlatarak başlamak uygun olur. Okumaya başlarken çocuk için cümle içindeki kelimeleri ayırmak çok güç olur. Harflerin yerine anlamlı kısa cümle kullanmak onlar için ilgi çekici olduğu gibi sembollerin bir anlam ifade ettiği fikrini çabuk kavratır. Bu yolla çabuk, ileride daha hızlı ve anlamlı okuma alışkanlıklarını kazanma olanağına sahip olur. Bu sebeple ilk okuma – yazmaya cümle ile başlamak, çocuk psikolojisinin ortaya koyduğu bir gerçektir.

Çocuğun, ilk okuma – yazmayı kolaylıkla öğrenebilmesi için ona söylenen sözlerin sadece işitip anlaması yetmez. Kelimeleri meydana getiren sesleri çözümlemesi gerekir. Harf seslerini kavratmak güç bir iştir. Yazılı bir kelimeyi hece ve harflere ayırarak çözümlemek daha kolaydır. Çocuk bakımdan dili kalıp halinde öğrenir. Konuşma ve anlamada buna göre olur. Bu sebeple ilk okuma – yazmaya harflerden başlamak çocuk psikolojisine aykırı düşer. O halde çözümleme metodu okuma – yazma öğretimi için en uygun metottur.

Okuyan, araştıran, okuduğunu anlayan ve anlatan bir nesil yetiştirmek için, mesleki bilgimizi arttırmalı ve okuma – yazma öğretiminde çözümleme metodundan vazgeçmemeliyiz.

Birinci Sınıf Öğrencilerinin Özellikleri

Bedensel Yönden :

Çocuğun okuma – yazma mekanizmasını zorlamadan kavrayabilmesi için bedensel yönden de hazır olması gereklidir. Çocuğun her şeyden önce kulak ve göz sağlığının yerinde olması gereklidir. Bu yaş grubunda çocuklar konuları basit el işleriyle daha kolay öğrendikleri için kas gelişiminde tam olması gerekir.

Devimsel Yönden :

Bu yaş grubu öğrencilerin devimsel yönden aşağıda belirtilen gelişim ödevlerini yapmaları gerekir.

1 – Büyük ve küçük kasları kullanmayı öğrenmek.

2 – Çeşitli oyunlarda beceri kazanmak.

3 – Kuralları uyarak yaşamayı öğrenmek.

4 – Kendi yaşındaki kişilerle oynamayı ve yaşamayı öğrenmek.

5 – Ev dışındaki başka kişilerle ilişki kurabilmeyi öğrenmek.

6 – Kendi cinsine uygun davranışlar göstermeyi öğrenmek.

7 – Kendine bakma ve temizlik alışkanlığı kazanmayı öğrenmek.

8 - Okuma - yazma, konuşma gibi temel becerileri kazanabilmeyi öğrenmek.

Zihinsel Yönden :

Öğrencilerimizin okuma – yazma mekanizmasını kavrayabilmeleri için zihinsel yönden de şu özellikleri de kazanmış olması lazımdır.

1 – Cisimleri tanıyabilmeli,

2 – Nesneleri sınıflandırabilmeli,

3 – Somut işlemler döneminde olduğundan bu dönemde göstermesi gereken davranışları gösterebilmeli,

4 – Cisimlerin adların bilebilmeli ve doğru kullanabilmeli,

5 – Düzgün konuşabilmeli,

6 – Nesneler üzerinde düşünebilmeli ve onları kendi düşünceleriyle tartabilmeli ve sınıflandırabilmelidir.

Eğer yukarıda sayılan özellikler öğrencilerimiz kazanamamışsa okuma – yazma mekanizmasını kavramaya hazır değil demektir.

Duygusal Yönden :

1 – Bu sınıfa yeni gelen öğrenciler, başarılı olma ve takdir görme beklentisi içerisindedir. Bu sebepten dolayı öğretme, öğrencilerin yaptıklarıyla ilgilenmeli, onların yaptıklarını takdir etmeli ve böylelikle çocuğu aile şefkatinden yoksun bırakmamalıdır.

2 – Birinci sınıfa yeni başlayan çocuğun psikolojisinde içe dönüklük ve yalnızlık duygusu hakimdir. Bunu da aile ortamından yeni ayrılmasına ve çevreyi gözlemlediği için üst sınıfa gösterilen disipline bakarak korkmasına bağlayabiliriz.

Çocuğun içe dönüklük ve yalnızlık duygusundan kurtarmak için; öğretmenin, öğrencilerini ve ailelerini iyi tanıması, her zaman onun yanında olduğunu hissettirmesi, öğrencinin kendine olan güven duygusunu geliştirebilmek için okuldaki ve çevredeki eşyaları tanıtması ve tuvalet, lavabo kullanımı gibi alışkanlıkları kazandırması gerekmektedir.

Bu yaş grubu çocukların bir çok korkuları vardır; ödevini yetiştirememek, ana- babayı yitirmek, okula geç kalmak, sevilmemek, bazı hayal mahsulü şeylerden korkmak vb. Öğretmenin bu korkuları tespit ederek bir anne – baba şefkatiyle yaklaşıp çocuğun korkularını yenmesine yardımcı olmalıdır.

Birinci Sınıf Öğretmeninin Özellikleri

a ) Meslek sevgisi taşımalıdır

b ) İnsan ve çocuk sevgisi taşımalıdır: Öğretmenin şekil vermek istediği insandır. Bundan dolayı insanları ve çocukları sevmelidir.

c ) Sabırlı ve hoşgörülü olmalıdır.

d ) Kendi imkanlarıyla kendini yenilemelidir. Bunun içinde sürekli okumalı araştırmalı, mesleki genel kültür bilgisine sahip olmalıdır.

e ) Çocuk eğitimi, insan psikolojisi, gelişim psikolojisi, eğitim sosyolojisi ve öğretim metot ve teknikleri konusunda gerekli bilgi ve beceriye sahip olmalıdır.

f ) Sevmeyi ve kendini sevdirmeyi bilmelidir.

g ) Ortak çalışma ve işbirliği yapma fikrine sahip olmalı, zümre öğretmenlerinde yararlanabilme yoluna gidebilmeli, velilerle işbirliği yapabilmelidir.

h ) Planlı, düzenli çalışma beceri ve alışkanlığı kazanmalı, yapacağı çalışmaların uygulanabilir olmasına dikkat etmelidir.

ı ) Öğrenciler arasında olumsuz yönden ayırım yapmaktan kaçınmalı, olumlu teşviki becerebilmeli ve bu tutumuyla bütün sınıfı etkin duruma getirebilmelidir.

i ) Türk milletini ve vatanını candan sevmeli, Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı olmalı, bunlar için çalışmaktan zevk almalıdır.

j ) Bir öğretmende bulunması gereken diğer özelliklere de sahip olmalıdır.

İlkokuma – Yazma Öğretiminde Başarısızlık ve Verimsizlik Sebepleri

Birinci sınıfta başarısız olan çocukların hemen hepsi ilkokuma – yazma faaliyetlerinde başarısızlık göstererek kalmaktadırlar. Bu konunun önemli bir tarafı da ilk yılda sınıfta kalan çocukların gelecek yıllarda problem duruma gelmeleri ve okul hayatında uyumsuz olmalarıdır. Bu bakımdan ilkokuma – yazma öğretimindeki verimsizlik-başarısızlık sebepleri ayrı bir önem arz eder. Bunları ise şöyle sıralamak mümkündür;

1 – İlkokuma – yazma öğretiminin amaçlarının açık şekilde tespit edilmemesi.

2 – İlkokuma – yazma öğretiminin metot ve tekniklerinin yeteri kadar açıklanmamış olması.

3 – Öğretmen yetiştiren okullarda öğretmen adaylarının ilkokuma – yazma öğretimi bakımından iyi yetiştirilmemeleri. Bir kısım öğretmenlerin, cümle metodunu ve uygulamasını iyi kavrayamamış olmaları ve bazı öğretmenler tarafından cümle metodunun uygulanmaması.

4 – Birinci sınıfların tecrübeli ve başarılı öğretmenlere verilmeyişi.

5 – Çocukların okul olgunluğuna gelip gelmedikleri hususu araştırılmadan (okul – aile ) birinci sınıfa gelişigüzel kaydedilmeleri.

6 – Çocuklarda ki görme, işitme vb. Noksanlıkların tespit edilerek bunların giderilmesi için gereken tedbirlerin alınmaması.

7 – Birinci sınıfları okutan öğretmenlerin bu sınıf çalışmalarına gerektiği şekilde hazırlanmamaları.

8 – Birinci sınıf çocuklarının özellikleri dikkate alınmadan, bu sınıf çalışmalarının gelişigüzel yapılması.

9 – Çocukların gerekli hazırlık eğitimine tabi tutulmadan yani okuma – yazmaya hazır duruma getirilmeden okuma – yazmaya başlanması.

10 – İlkokuma – yazma konularının, çocukların dil özellikleri, cümle metodu ve ilkokuma – yazma öğretimi tekniklerinin dikkate alınmadan gelişigüzel seçilmesi.

11 – Birinci sınıf öğretmenlerinin, planlarını öğrenci ve sınıf çalışmalarının özelliklerini, ilkokuma – yazma öğretimi tekniklerini dikkate almadan yetersiz hazırlamaları.

12 – Planlarında özellikle ilkokuma – yazma öğretimi kısmının amaçlara hizmet edecek şekilde yer almaması.

13 – Birinci sınıfların çok kalabalık olması ve bu yüzden öğretmenlerin çocuklarla ferdi olarak meşgul olamamaları, değerlendirmelere yeterli zaman ayıramamaları ve çalışmaları zamanında, düzenli,dikkatli, iyi bir şekilde kontrol edememeleri.

14 – Özellikle köy okullarına alınan öğrenciler arasında zeka ve yaş farklarının bulunması ( daha çok birleştirilmiş sınıflarda ).

15 – Öğretimi ileri çocuklara göre ayarlanıp geri ve sınıfta kalmış çocukların ihmal edilmesi.

16 – Özellikle birleştirilmiş sınıflı okullarda, zaman darlığı yüzünden, öğretmenin, birinci sınıf öğrencileriyle yeterince meşgul olamaması.

17 – Birinci sınıf öğrencilerinin okula normal devam etmemeleri.

18 – İlkokuma – yazma araçlarının noksan olması veya mevcutların kullanılmaması.

19 – Başlangıçta çocukların kavrayamayacakları şekilde uzun ve zor kelime ve cümlelerin verilmesi.

20 – Okuma – yazmanın birlikte yürütülmemesi.

21 – Öğretilen kelime ve cümleler üzerinde yeteri kadar alıştırma yapılmaması, bu kelime ve cümlelerin okuma ve yazmasının tam manasıyla kavratılmaması.

22 – Çocukları her dönemde-aşamada yeterince hazırlamadan ,zamanından önce veya geç çözümlemeye geçilmesi, çözümleme tekniklerinin dikkate alınmaması, cümle, kelime ve hece çözümlemelerinin tam olarak ve zamanında yapılmaması.

23 – Çözümleme dönemlerinde yeteri kadar alıştırma yapılmaması, okuma – yazma mekanizmasının iyi kavratılmaması.

Bu başarısızlık ve verimsizlik sebepleri;

a ) Öğretmenden

b ) Öğrenciden

c ) Okul ve çevreden ( aile ) kaynaklanabilir.

İlkokuma – Yazma Dersinin Amaçları

İlkokuma – yazma dersinin, ilköğretim programında verilen amaçlarından bazıları aşağıda verilmiştir.

İlkokuma – yazma öğretiminin genel amacı çocuğa yaşamı boyunca kullanacağı okuma ve yazmanın temel becerilerini kazandırmaktır.

Ayrıca;

a ) Türkçe de çocuk dilindeki kelimelerden faydalanılarak öğrencilere okuma -yazmayı kavratmak.

b ) Kelime dağarcıklarını düzeye uygun olarak zenginleştirmek.

c ) Bildiği kelimeler yardımıyla, okuduğu bir kitabı veya yaşadığı, gördüğü bir olayı anlama ve anlatım becerisi kazandırmak.

d ) Doğal bir sesle okuma becerisi kazandırmak.

e ) Türkçe’yi sevdirme ve tekniğine uygun okuma – yazma becerisi kazandırmak.

f ) Karmaşık olmayan resim ve olayları, öğrendiği kelimeler yardımıyla sözlü ve yazılı anlatabilme yeteneklerini geliştirmek.

g ) Nokta, soru işareti, ünlem gibi noktalama işaretlerini ve büyük harfleri yerinde kullanma alışkanlığı kazandırmak.

h ) 29 harfin uygun bir biçimde yazılışlarını kavratarak işlek bir el yazısı kazandırmak.

ı ) Öğrenilen ve tanınan kelimelerin Türkçe imla kurallarına uygun ve doğru yazılmalarını sağlamak.

j ) Okuma mekanizmasını kavratarak doğru, çabuk ve anlamlı okumayı sağlamak.

k ) Okuma yazmanın temelini çocuklara davranış olarak kazandırmak.

l ) Çocuklara okuma – yazma zevk ve alışkanlığını kazandırmak.

m ) Dilini kullanmada, kelime ve kural bakımından kendine güven sağlamak.

Şimdi ilk okuma ve yazma öğretiminde verimli olmak için göz önünde bulundurmamız gereken belli başlı ilkelere bir göz atalım.

Genel ilkeler şu şekilde ortaya konmuştur.

1 – Çocuk – genç ve yetişkin öğrenme sürecinde etkin olmalıdır. Yaparak, yaşayarak öğrenme temel bir öğrenme ilkesidir.

2 – Becerilerin kazanılmasında ve kalıcılığın sağlanmasında tekrar önemli bir rol oynamaktadır.

3 – Öğrenmede doğru davranışlar pekiştirilmelidir.

4 – Öğretilecek bilgiler basitten karmaşığa gidecek şekilde sıralanmalıdır.

5 – Kavrayarak öğrenme, ezbere öğrenmeden daha kalıcıdır.

6 – Öğrenme sonunda geri dönütler verme, öğrencilere yanlış ve doğruları gösterme, öğrenmeye karşı olumlu tutum geliştirmektedir.

7 – Yeni öğrenilenler önceki öğrenilenler ile bütünleştirilmelidir.

8 – Öğretim durumları, öğrencinin yeteneklerine göre düzenlenmelidir.

9 – Öğrenme, öğrencinin içinde bulunduğu kültüre göre biçimlenmelidir.

10- Öğrenmede öğrencinin kaygı düzeyi göz önünde bulundurulmalı, cesaretlendirme ve yönlendirmeye yer verilmelidir.

11 – Öğrenmede öğrencinin değerleri göz önüne alınmalıdır.

12 – Öğrenmede grubun yapısı ve atmosferi öğrenmeyi etkilemektedir.

13 – Öğrenme için yeterli zaman verilmelidir.

İlkokuma – Yazma Öğretiminin Genel Esasları

Genel amacı; çocuğa hayatı boyunca kullanacağı okuma – yazma ve matematik ile ilgili temel bilgi ve becerileri her yönüyle kazandırmak olan ilk okuma – yazma çalışmalarında ve tüm etkinliklerde öğretmenin daima göz önünde bulunduracağı genel esas ise çocukların öğrenme ve gelişmelerine yardımcı olmak ve onlar için elverişli bir öğrenme ortamı hazırlamaktır.

Buraya kadar ilkokuma –yazma öğretiminin amaçları, esasları, öğretmenin sorumluluğu, öğrencilerin temel özellikleri, öğretmenin özellikleri, başarısızlı verimsizlik sebepleri gibi önemli hususları ifade etmek. Tüm bu bilgiler ışığında :

İlkokuma – yazma öğretiminde verimli olmak için öğretmenin gözönünde bulundurması gereken ilkeleri şöyle sıralayabiliriz;

1 – Dil bilgiden çok bir beceri işidir. Onun için öğretmen, etkinliklerde bilgiyi beceriye dönüştürücü çalışmalara yer vermelidir.

2 – Öğretmen çalışmalarını önceden çok iyi planlamalıdır. Dikkatli, özenli bir planlama başarılı bir öğretimin temel şartıdır.

3 – Öğretimde yakından uzağa, basitten karmaşığa, somuttan soyuta doğru giden bir yol izlenmeli ve öğretim – öğrenme ilkeleri daima göz önünde bulundurulmalıdır.

4 – Eğitim – öğretimde görsel ve işitsel araç gereçler kullanılmalıdır. Çünkü eğitim – öğretimde öğrencilerin duyu organlarını ne kadar çok harekete geçirirsek o kadar etkili ve başarılı oluruz.

5 - Eğitim – öğretim günlük yaşam ile ilgi kurularak yapılmalıdır. Yani, dersleri işlerken öğrencilerin konu ile günlük yaşamları arasında ilgi kurmalarına yardımcı olunmalı ve günlük yaşamlarından örnekler verilmelidir.

6 – Öğrencilerin derslere katılımı sağlanmalıdır. Bu konuda, konuşmalar tekrar çalışmaları, soru cevap,oyunlaştırma gibi yollar etkilidir.

7 – Öğretimde bireysel ayrılıklar göz önünde tutulmalıdır.

8 – Öğrencilerde derse ve konuya karşı ilgi ve istek uyandırılmalıdır.

İlkOkuma Yazma Öğretimine Hazırlık

Öğretmenin Yapacağı Hazırlıklar

İlkokuma – yazma öğretiminin başarılı olmasının ön şartı öğretmenin yapacağı iyi bir hazırlıktan geçmektedir. Yeterli hazırlık olmadan öğretmenin başarıyı yakalaması mümkün görünmemektedir. Bu nedenle yapılacak olan hazırlıkları şu başlıklar altında toplamalıyız.

1.1 – Bilgi yönünden hazırlanmak.

1.2 – Kullanılacak araç ve gereçleri hazırlama.

1.3 – İlkokuma – yazma öğretimini planlama.

1.4 – Yıllık plan hazırlama ve Türkçe konularını bu plana dağıtma.

1.5 – Sınıfı öğretime hazırlama.

1.1 Bilgi Yönünden Hazırlama

Öğretmenin bilgi yönünden kendini hazırlaması için, eğitim – öğretim başlamadan önce çeşitli mesleki kaynaklardan özelliklede, İlköğretim Programı Türkçe Bölümü, başta olmak üzere mesleki bilgisini yenilemesi, yıl boyunca kullanacağı araç – gereçleri ve metotları tespit ederek bu konularda hazırlıklarını tamamlaması gereklidir.

1.2 Kullanılacak Araç ve Gereçleri Hazırlamak

Kullanılacak araç ve gereçler şunlarıdır:

1.2.1 – Çocuk oyunları.

1.2.2 – Oyun gereçleri.

1.2.3 – Resimler ve resimli hikayeler.

1.2.4 – Şarkı ve türküler.

1.2.5 – Okuma araçları.

Çocuk Oyunları

Daha öncede belirtildiği gibi okula yeni gelen çocuklarda içe dönüklük hakimdir. Onları okula alıştırmak ve içe dönüklüklerini ortadan kaldırıp, sosyal iletişimlerini arttırmak için oyunlardan faydalanabiliriz.

1.2.2 Oyun Gereçleri

Okulun ilk günlerinde öğretmenin öğrencilerle en iyi diyaloğu kurabileceği ve öğrencilere vermek istediği eğitim yaşantılarını kazandırabileceği araçlardan biriside oyun gereçleridir. Bu sebepten dolayı öğretmen okul açılmadan önce imkan dahilinde şişeler, makaralar, boncuklar, düğmeler, boş kibrit kutuları toplayıp okula getirebilir.

1.2.3 Resimler ve Resimli Hikayeler

Bu araçları özellikle içe dönük öğrencileri sınıfa kaynaştırmak için kullanabiliriz. Resimler üzerinde öğrenciler konuşturularak onlar hakkında bilgi sahibi olunabilir. Ayrıca resimler öğrencilere yorumlatılarak konuşma yetenekleri de arttırılabilir.

1.2.4 Şarkı ve Türküler.

Öğretmen, sene başında derleyeceği şarkı ve türküleri hem okulun ilk günlerinde hem de ilerleyen günlerdeki müzik derslerinde kullanabilir. Ayrıca, ders içerisinde ilginin kaybolduğu anlarda da aşırıya kaçmamak şartıyla bu şarkı ve türküler kullanılabilir.

Bu amaçla öğretmenin dramatize edilebilen ( küçük asker, postacı ) içerisinde taklitlere yer verilen ( Ali Babanın bir çiftliği var ) ve söylenip canlandırılabilen ( kara kedi, miki fare ) çocuk şarkılarını sene başında derlemesi çok yararlı olur.

1.2.5 Okuma Araçları

Okuma araçları okuma – yazma mekanizması kazandırıldıktan sonra kullanılabilir. Bu araçlar ( masallar, tekerlemeler, fabllar, şiirler ve fıkralar ) sayesinde öğrencilerin kelime hazineleri ve konuşma yetenekleri geliştirilebilir.

1.3 – İlkokuma – yazma öğretimini planlama.

İlkokuma ve yazma öğretiminde başarı, büyük ölçüde öğretmenin planlamasına bağlıdır. Bu nedenle ilkokuma ve yazma öğretimini planlanması üzerinde önemle durulması gerekmektedir. Planlama konusu şu başlıklar altında ele alınır:

a ) İlkokuma ve yazma etkinliklerine ayrılacak zamanı belirleme,

b ) Alıştırma ( hazırlık çalışmaları ve zamanını tespit etme),

c ) İlkokuma – yazma da ele alınacak cümleleri tespit etme,

d ) Cümleleri yıllık plana dağıtma.

Her ne kadar sene başında yapacağımız planlamada zamanı kesin çizgileriyle belirliyemesek de geçiş dönemlerini ( hazırlık, cümle, kelime, hece ve ses ) iyi belirlememiz yararlı olur. Ancak uygulamaya geçildiğinde geçiş dönemlerinde çevre şartlarına ve öğrencilerin durumuna göre değişiklikler yapmamız gerekebilir. Fakat yinede zorunluluk olmadığı takdirde bu planlamanın dışına çıkılmaması yararlı olur.

1.4 – Yıllık plan hazırlama ve Türkçe konularını bu plana dağıtma.

Öğretmenin eğitim – öğretim yılı başlamadan önce, çevre şartlarını da göz önüne alarak yıllık planı hazırlaması ve vereceği fiş cümlelerini bu planda, ünitelere göre paylaştırması gereklidir. Yapacağı bu plan sayesinde öğretmen tam kesin hatlarıyla olmasa dahi ne zaman nerede olacağını görebilir.

Burada hazırlanan plan henüz eğitim ve öğretime geçilmeden yazın hazırlanan taslak yıllık plandır. Bu plandaki devrelerin özellikle süreleri başta olmak üzere tamamen bir taslak niteliği taşıdığı unutulmamalıdır. Bu taslak plan eğitim – öğretime geçildikten sonra “Hazırlık Dönemi” içinde gerekli değişiklikler ile Esas Plan haline dönüştürülecektir.

Okuma yazma takvimi : Bir öğretim yılı süresince okuma yazma öğretimi ile ilgili olarak yapılacak çalışmaların üniteleriyle birlikte sürelerin konması, hangi devrenin ( yaklaşık ) ne zaman başlayacağının belirlenmesidir. Yani bir anlamda okuma – yazma öğretiminin teknik planlamasıdır. Okuma – yazma öğretimini sınıfın ve çevrenin özelliklerine uygun olarak planlandığında, her basamağın hedef davranışları için etkili eğitim yaşantıları düzenlendiğinde ve zaman ekonomik kullanıldığında birinci dönemin sonu, ikinci döneminde başlarında tamamlanabileceği söylenebilir. Uygulamalarda bunu göstermektedir.

Aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi ilkokuma- yazma öğretimi, birbirleriyle ilişkili ve iç içe altı dönem – devre, basamakta gerçekleştirilmektedir.

Hece Dönemi

Sözcük Dönemi

Cümle Dönemi

Hazırlık Dönemi

1. 2. 3. 4. 5. 6. 7.

Ay Ay Ay Ay Ay Ay Ay

1.5. – Sınıfı Öğretime Hazırlama

Eğitim – öğretim yılı başında öğrencilerin okula ısındırılması ve okula karşı ilk başta olumsuz bir tavır takınmalarını önlemek için sınıfın hazır bulundurulması önemlidir. Öğretmen sınıfı hazır duruma ve ilgi çekici hale getirmek için çeşitli resimler, masallar, hikaye kitapları ve hazırlık döneminde kullanabileceği oyuncaklarla donatabilir. Ayrıca sınıfın temizliğinin ve de boyasının da gözden geçirilmesi yararlı olur.

2. Çocuğu Okula ve Öğretime Hazırlama

Okulun bir parçası olan sınıf, eğitim – öğretime hazırlandıktan sonra öğrencilerin, okuma yazmaya hazır olmaları gözlenmelidir. Okulla yeni tanışan öğrencilere , okulun düzen ve disiplini hissettirmeden, okul hayatının kuralları verilmeye çalışılmalıdır. Bu kurallar verilirken klasik yöntemler değil oyunlar kullanılmalıdır.

Okuma – yazmaya hazır olmayan çocukları hazırlayabilmek için, aşağıdaki şu çalışmalar yapılabilir;

2.1. Resimler üzerinde konuşturma.

2.2. Masal, öykü, şiir ve fıkra okuma.

2.3. Oyun ve iş yoluyla el becerilerini geliştirme.

2.4. Resimli kitaplar karıştırmalarını sağlama.

2.5. Kum ve toprak üzerinde çalıştırma.

2.6. Yazı tahtasında çalıştırma.

2.7. Resim ve süsler yaptırma.

2.8. Çizgi çalışmaları yaptırma.

2.1. Resimler üzerinde konuşturma

Bu yolla öğrencinin hem konuşma yeteneği arttırılır hem de hayal güçleri ve kelime hazineleri geliştirilebilir. Ayrıca bir olayı anlatan resimleri olay sırasına göre dizerek okumanın soldan sağa doğru olduğunu da kavratabiliriz. Resimler seçilirken resimlerin çocuk düzeyine uygunluğu, yalınlığı ve renkliliğinin göz ardı edilmemesi uygun olur.

2.2. Masal, Öykü, Şiir ve Fıkra Okuma

Öğretmen, okula yeni gelen öğrencilere okulu sevdirmek ve onları okumaya özendirmek için masallar, şiirler ve fıkralar okuyabilir. Okuduğu bu eserlerin resimli olması kazandırılmak istenen eğitim yaşantıları yönünden daha yararlı olur. Çünkü öğrencilere, okunan eserlerdeki resimler gösterilerek yorumlar yaptırılabilir.

2.3. Oyun ve İş Yoluyla El Becerilerini Geliştirme

Oyunlar bilinçli kullanılırsa çocuğu okula ısındırmanın yanında, okuma – yazma öğretimine de hazırlar. Sek sek, halka gibi oyunlar oynatılırken çizdirilen şekiller çocukların küçük kas hareketlerini geliştirir. Bu gibi oyunlar oynatılırken dikkat edilecek en önemli nokta; grubun olabildiğince küçük tutulmasıdır. Çünkü grup ne kadar küçük tutulursa, çocukta o ölçüde aktif olur.

2.4. Resimli Kitap Karıştırmalarını Sağlamak

Resimler ve resimli kitapların kullanılmasıyla ilgili yararları açıklamıştık. Buna ek olarak bu kitapların kullanılmasıyla öğrenciye, bir kitabın nasıl tutulacağı, sayfaların nasıl çevrileceği, kitap okurken vücudun nasıl duracağı gibi davranışları da kazandırabiliriz.

2.5. Kum ve Toprak Üzerinde Çalıştırma

Kalem tutmaya hazır olmayan öğrencileri, kum ve toprak üzerinde çalıştırarak kalem tutmaya hazır hale getirebiliriz. Yapılacak olan bu çalışmalarla öğretmen, öğrencilerin küçük kaslarını bir oyun havası içerisinde ve onları sıkmadan hazır hale getirebilir.

2.6. Yazı Tahtasında Çalıştırma

Tahtada yapılacak ilk çalışmalarda öğrencilere, serbest çizgiler ve resimler çizdirebiliriz. Yapılacak bu çalışmalarla öğrencilerin, büyük kas hareketleri geliştirilmiş olunur. Bu çalışmalar sırasında renkli tebeşirlerin kullanılması da öğrencilerin konuya karşı ilgisini arttırır.

2.7. Resimler ve Süsler Yaptırma

Bu etkinliğin yapılabilmesi için öğrencinin kalem kullanması gerekmektedir. Bu etkinlikler yapılırken öğrencilerin, öğretmen tarafından iyi gözlenmesi ve kalem tutamayan öğrencilerin tespit edilerek, küçük kaslarını geliştirici çalışmalara ağırlık vermesi yararlı olur. Ayrıca öğretmenin, kalemi yanlış tutan öğürencilere de doğrusunu göstermesi gerekmektedir.

2.8. Çizgi Çalışmaları Yaptırma

Öğrencilerimizi okuma – yazma öğretimine hazırlamada yararlanabileceğimiz en önemli etkinlik hiç şüphesiz ki çizgi çalışmalarıdır. Bu etkinliğe kadar gelişi güzel çizilen çizgiler, bu andan itibaren bir kurala dayandırılmalıdır.

Şimdiye kadar sayılan etkinliklerin hepside okuma – yazma mekanizmasını kazanabilmek için yeterli hazırlığı olmayan öğrenciler içindir. Yoksa bu etkinlikleri hazır olan öğrencilere yaptırmanın fazla bir yararı yoktur. Hazır olan öğrencilere bu etkinlikler yukarıda anlatılan boyutuyla uygulanmayıp, düzeylerine uygun etkinliklerin yaptırılması daha yararlı olur.

3. İlkokuma Yazma Yöntem ve Teknikleri

3.1. Birleşim ( sentez – harf – alfabe) Yöntemi

3.2. Çözümleme Yöntemi

3.3. Karma ( karışık ) Yöntemi

3.4. Öykü Yöntemi

3.1. Birleşim Yöntemi :

Bu yönteme göre ilkokuma – yazmaya önce harflerin öğretilmesiyle başlanır. Harflerden hece, hecelerden kelime, kelimelerden cümleler meydana getirilir. Bu yöntem çocuk psikolojisine uygun değildir. Çünkü 6 –7 yaşlarındaki çocuklarda toptan algılama özelliği vardır. Ayrıca diğer bir sakıncası da okuyucunun dikkatini hece ve harflere yönelttiği için anlama istenilen düzeyde olmamaktadır.

3.2. Çözümleme Yöntemi :

Bu yöntem 6 –7 yaşlarındaki çocukların toptan algılama özelliklerine daha uygundur. Bu yöntem de ilkokuma – yazmaya çocuğun anlayabileceği tam anlamlı, kısa cümlelerle başlanır. Daha sonra cümleler kelimelere, kelimeler hecelere, hecelerde harflere bölünerek ilkokuma – yazma mekanizması kavratılır.

Ülkemizde bu yöntemin uygulanması uygun görülmüştür. Fakat bazı öğretmenlerimiz, bu yöntemin çok zaman aldığı düşüncesinden hareketle karma ve birleşim yöntemlerini kullanmaktadır. Bu uygulama çok yanlıştır. Çünkü; ilkokuma – yazmada amaç sadece ilkokuma – yazma mekanizmasını kavratmak değil, aynı zamanda hızlı, doğru ve anlamlı okumayı da kazandırmaktır. Bu da ancak çözümleme yöntemi ile kazandırılabilir.

3.3. Karma Yöntemi

Bu yöntemde okuma – yazma öğretimine cümleler ve kelimeler verilerek başlanır; hece ve harflerin verilmesine de hemen geçilir. Cümle, kelime, hece ve harf hep birlikte öğretilir. Bu yönüyle çözümleme yönteminin hızlandırılmış bir şeklidir. Bu yöntem büyükler için kullanılabilir olmasına rağmen, 6-7 yaş grubu çocukların toptan algılama özelliklerine ters düştüğü için sakıncalı bulunmuştur. Birleşim yönteminin diğer sakıncaları bunun için de geçerlidir.

3.4. Öykü Yöntemi

Bu yöntemde okuma – yazma çalışmalarına anlamlı bir bütünlüğü olan bir masal yada öyküden başlanmaktadır. Hazırlanan öykünün cümle cümle kavratılması ve bu öykü üzerinde yeterince çalışmalar yapılarak cümle yönteminde olduğu gibi kelime, hece ve harflerin ve bu yol kullanılarak okuma – yazmanın kavratılması amaçlanmaktadır. Bu yöntemle okuma – yazma öğrenmenin okuduğunu anlama düzeyini arttırdığı savunulmaktadır.

Öykü ve cümle yönteminin çocukların toptan algılama özelliklerine uyduğu ve bu nedenle çocuk psikolojisine uygun olduğu, yöntemlerin savunulmasında öne çıkarılan görüşlerdir. Bundan başka bu çalışmaların amacı olan etkili öğrenme ve öğretme kavramları da özellikle öykü ve cümle yöntemini gerekli kılmaktadır. Bu yönteme getirilen en büyük eleştiri ise çocuğun anlamlı bulmadığı bir takım ses ve hecelerle etkili ve etin olmalarının sağlanamayacağıdır.

Yararlanılan Kaynaklar :

1 - Genç, Vedat, Türkçe Öğretimi Ders Notları, M.Ü.A.E.F. İstanbul,2000

2 - Sağırlı, Muhittin, İlkokuma Yazma Öğretimi Ders Notları, M.Ü.A.E.F. İstanbul, 2000

3 - Bildirici, Kemal, Oruç, Mehmet, Ekizler, Mustafa, İlkokuma Yazma Öğretiminde Çözümleme Metodu, Serhat Yayınları, İstanbul 2000

4 - Türkçe Eğitim ve Öğretim Kılavuzu, M.E.G.S.B.Yayınları, 1985

5 - Baymur, Ferihan, Genel Psikoloji, İnkılap Yayınevi, İstanbul, 1972

6 - Demirel, Özcan İlköğretim Okullarında Türkçe Öğretimi, Milli Eğitim Yayınevi, İstanbul, 1999

7 - Kocaoluk, M.Şükrü, Akyılmaz, Lütfi, Uygulamalı İlkokuma Yazma Öğretimi, Kocaoluk Basım ve Yayınevi, Tarsus, 1995

Kategori: Eğitim


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy