Giriş

12 Temmuz 2007



GİRİŞ

21. yüzyıla girdiğimiz bu günlerde, eğitime verilen önem artmakta ve daha iyi bir eğitim vermek amacıyla çeşitli araştırmalar yapılmaktadır. Eğitimde verimliliğin arttırılması ve gelişme sağlanması büyük ölçüde araştırmalara dayalıdır. Eğitim sistemi, çağdaş gelişmelere ve olumlu değişmelere açık olarak başarılı olabilir.

Ülkemizin kalkınmasının sağlanması, gelişmiş ülkelerle boy ölçüşecek düzeye gelmesi, çağdaş medeniyet seviyesine erişmesi ancak ve ancak eğitim yoluyla mümkün olabilir. Bunu ulu önderimiz Atatürk 1922 yılında: “Milli eğitim işlerinde ne pahasına olursa olsun tam bir başarıya ulaşmak gerekir. Bir milletin hakiki kurtuluşu ancak bu yolla olur.” diyerek belirtmiştir. Unutulmaması gereken bir başka noktada eğitim ve öğretimin gelişiminde ana öğenin öğretmenler olduğudur.

Eğitim ve öğretimde temel yapı taşı olan öğretmenlerimizin, eğitimcilik görevlerini isteyerek ve severek yerine getirmeleri, bir toplumun geleceği olan çocukları yetiştirmede ve onlara karşı davranış ve tutumlarında önemli rol oynamaktadır. Öğretmenlerin de işlerinden duydukları tatmin düzeyi yükseldikçe, eğitim hizmetinin sürmesi ve gelişmesi için daha verimli çalışacaklardır.

Eğittim tüm dünyada kalkınmanın ön şartlarından biridir. Eğitim çağındaki öğrencilerin büyük kısmını oluşturan okul öncesi ve ilköğretim çağındaki çocukların yetiştirilmesinde öğretmenlerimize büyük sorumluluklar düşmektedir.

Öğrenci-öğretmen arasındaki dinamik ilişkinin kalitesi 4-11 yaş öğrencilerin eğitilmesinde önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle öğretmenler, öğrenci-öğretmen ilişkilerine yönelik yüksek düzeyde ve olumlu tutum geliştirmelidirler.

Bu ödevde biz ilk olarak “öğretmen kavramını, öğretmenin rollerini ve öğretmenin niteliklerinin” incelemeye ve bu konudaki görüşlere yer vermeye çalıştık.

ÖĞRETMEN

1. Öğretmen Kavramı

Öğretmen kavramını açıklamadan önce eğitim, öğretim ve okul kavramlarını gözden geçirmemiz gerekir.

Toplumlarda, özellikle demokratik ülkelerde topluma hizmet için kurulmuş müesseselerden biri, hatta birincisi, eğitim müessesesidir. (Çelikkaya, 1995:41)

Eğitim, temelde bir yönlendirme ve yetiştirme çalışması ve bilimi olduğundan hayattaki her insanı, her toplumu ve her alanı ilgilendirmektedir.

Çelikkaya (1990:67-72), eğitimi bir olgu olarak ele almakta ve genel nitelikleriyle şöyle özetlemektedir:

Eğitim bir faaliyettir. Bir yönlendirme ve yetiştirme çalışmasının adıdır.

Eğitim bir bilimdir. İnsanların ve hayvanların da yönlendirme ve yetiştirilmeleri ile ilgili bilgi, kural ve yolları (metodları) öğreten objektif bir bilimdir.

Eğitim teorik yönlendirmedir.

Eğitim insana mahsustur.

Eğitim uygulamada millidir.

Eğitim amaçlı bir öğretimdir.

Eğitim bir davranıştır. Gerek bilimsel gerekse ahlaki yönden daima davranış değişikliğini veya yeni bir davranış kazandırmayı hedefler.

Eğitimde tekrar ve ısrar vardır.

Eğitim bir süreçtir ve belli bir sürede gerçekleşir.

Eğitim sosyal bir olgudur. Her toplumda mutlaka bir eğitim faaliyeti vardır.

Eğitim aynı zamanda sosyal bir olaydır. Sosyal bir olgu olmakla beraber öğrenme ve

öğretme olayındaki eğitim öğrenme ve öğretmenden meydana gelen bir olayın adıdır.

Nitelikli eğitim, öğrenciyi verilen bir programın ya da konunun üzerine çıkaran, onun hakkında düşündüren, imgeleme gücünü arttıran ve spekülasyon yaptıran, çocuk merkezli bir eğitim sistemidir. Nitelikli bir öğretmen, Socrates gibidir, onun görevi ilgili ders aracılığıyla çocuğa fikir doğurtmaktır (Turgut, 1995: 186).

Kalkınmada ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmada toplumsal ve bireysel refahın artırılmasında eğitimin gerekliliği ve önemi tartışmasız kabul görmektedir. Yaşadığı toplumla uyumlu, çalıştığı grupla işbirliği yapabilen, iletişim kurma zorluğu olmayan, üretici, araştırıcı, öğrenme yollarını bulabilen bireyler eğitimle yetiştirilmektedir (Metin, 1993:200-201).

Eğitimin görevlerinden biri de toplumun genç ve gizil güçlü üyelerine toplumsal davranış örneklerinin ve kültürel değerlerin aktarılmasıdır. Bu yolla toplum temel bir toplumsal uyma ulaşır ve yaşamın geleneksel biçiminin korunması sağlanır. Toplumun amaç ve ideallerinin genel olarak bilinmesi ve benimsenmiş olması tüm yurttaşlar için gereklidir ve buna özgürlükle bağdaşabilir bir yöntem izlenerek eğitim yoluyla ulaşılması zorunludur (Mısırlı,1993 :219)

Öğretim, eğitim sistemi içinde yer alan alt sistem ya da süreçlerden birisidir. Öğretim, öğrenci gelişimini amaçlayan ve öğrenmenin başlatılması, sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için düzenlenen planlı etkinliklerden oluşan bir süreç olarak ele alınabilir. Öğretim, amaçlı ve planlı öğretme sürecidir( Açıkgöz, 1996:13)

Günümüzde okul, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin organize bir şekilde yürütülmesi amacıyla yapılandırılmış bir alt sistemdir. Daha çok örgün eğitimi yani planlı ve programlı bir eğitimi temsil eder ve toplumda eğitim denildiği zaman ilk akla gelen bu tür eğitimdir. Okul; aile eğitiminin yanlışlarını düzeltici, eksiklerini tamamlayan, doğruları ise geliştiren bir kurumdur. Çocuğun gelişiminde aileden sonra en etkili kurumdur. Ayrıca öğrenciye teknik eğitim de vererek ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlarda ihtiyaç duyulan sayıda ve seviyede uzman elemanlar yetiştirmekle de görevlidir (Çelikkaya, 1995:41, Bee,1989:475).

Okulun bu görevlerini tam anlamıyla yerine getirmesi, özellikle öğretmen ve yöneticilerin çabalarına bağlıdır (Baloğlu, 1990:78). Karşılıklı olarak demokratik olan vatandaşları gelecekteki görev ve sorumluluklara hazırlayan bir eğitim sayesinde demokrasiyi korumak ve geliştirmek mümkün olacaktır (Yılmaz, 1991:693). Milli Eğitim’ in amaçlarından biri olan “insanları seven, hoşgörülü, demokratik ilkeleri benimsemiş vatandaşları yetiştirmek” ancak bu tür insani değerlerin yönettiği davranışlara sahip yönetici ve öğretmenlerle gerçekleşir (Bayraktar, 1991:141).

Alkan (1991, 78-79)’ın belirttiği Atatürkçü Düşün Sistemi’nin yetiştirmeyi hedeflediği insan tipi, tutarlı olarak akılcı, özgür, öz benliğinden ve kültüründen kopmamış, çağdaş ve evrensel kültürle bütünleşebilen kişidir. Bu kişilerin yetişmesinde önemli rolü olan öğretmenlerin profili ise üç boyutlu bir görünüm sergilemektedir. Bu boyutlar;

Çağdaş insan

Profesyonel meslek adamı, uzman ve

Toplum liderliği

olarak ortaya çıkmaktadır.

Öğretme – öğrenme işinin insanlık tarihi ile başladığını kabul edersek, öğretmenlik mesleğinin de dünyanın en eski mesleklerinden biri olduğu söylenebilir. Öğretmenlik çok uzun yıllar boyunca din adamlarının veya filozofların kendi temel uğraşlarının yanı sıra sürdürdükleri ikincil bir görev olmuştur. İnsanlığın bazı dönemlerinde de eğitim görmüş kölelerin kullanıldığı bu görev günümüzde genç kuşağın eğitim ve öğretimi, özellikle bu meslek için belirli birikime ve hazırlığa sahip kişilerce yapılmaktadır (Oktay, 1991:187)

Toplumsal dokunun bir parçası olan, çoğu zaman bir öğretim donanımı olarak çalışan, bir bilgi kaynağı olarak görev yapan öğretmen, öğretim sisteminin bileşenlerinden birisidir. Öğretmen, eğitimi kilit adamı, yaratıcı, yaşatıcı, hayata geçiren, uygulayıcı gücüdür (Çağlar, 1991:53).

Öğretmen yalnız bilgi ve beceri kazandırmakla kalmaz, bireyin belirli konularda tutum kazanmasına da sebep olup, öğrencinin bilgiyi tarafsız yorumlamasına ve kendini gerçekleştirmesi sürecinde kullanmasına da yardımcı olur.

2. Öğretmen Rolleri

Gün geçtikçe öğretmenlerin ve eğitimin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyoruz. Gelişmiş ve gelişmemiş toplumlar olduğu gibi gelişmiş ve gelişmemiş eğitim sistemleri vardır. Bunun için birçok ülke eğitim sistemlerini modernize eder. Gelişmiş batı ülkelerin USA, Japonya eğitim sistemlerini modernize edip, I. ve II. Dünya savaşlarından sonra öğretmenlere yeni roller verirler. Bunlar sadece işle ilgili roller değildir (Turgut, 1996: 494).

Öğretmen rollerini Açıkgöz (11996: 88-90);

sınıf içi

sınıf dışı

olmak üzere iki grupta toplamıştır. Bunlar birbirini tamamlayıcı niteliklerdir.

Öğretmenin Sınıf İçi Rolleri

Sınıf İklimini Belirleme: Güven ve saygı ortamı hazırlayarak öğretmen, en üst düzeyde öğrenci gelişiminin beklendiği bir ortam yaratır.

Gereksinmeleri Karşılama: Öğrencilerin bazı toplu istekleri olabilir. Bu durumda öğretmene başvurulur.

Duyguların Yatışmasına Yardımcı Olma: Öğretmen, öğrencilerin duygularını anlamaya çalışır.

Öğrencilerin Öğrenmesine Yardım Etme: Öğrencinin öğrenmesini kolaylaştıracak teknikleri, kaynakları seçer ve kullanır.

Hesapçıoğlu’nun (1998: 243-245) W.R. Mann’dan yaptığı alıntıda ise, öğretmenlere ait yedi rolden söz edilmektedir. Bu roller ve rollerin içerdiği amaçlar ve etkinlikler şunlardır:

Uzman rolü: Bilgi nakli, kavramlar dalın ya da alanın perspektifleri. Dinlemek, mesleki hazırlık, ders organizasyonu ve öğretim materyalinin sunulması, soruların cevaplandırılması bu rolün gereği olan etkinliklerdir.

Otorite rolü: Amaçlar koyma ve amaçlara erişebilmek için yöntemler belirleme. Rolün gerektirdiği etkinlikler, yapı ve kalite ölçülerinin belirlenmesi, sonucun değerlendirilmesi.

Sosyalizasyon ajanı rolü: Kursa ilişkin amaçları ve yükseltebilme perspektiflerini aydınlatma, öğrencileri bu yönde hazırlama. Rolün içerdiği etkinlikler, dal bilimcilerinin çoğunluğu tarafından kabul edilen ödüllendirme ve beklentileri belirtmek.

Destekleyici rolü: Öğrencinin kendi doğallığına uygun olarak yaratıcılığını teşvik etmek, onun öğrenim güçlüklerini aşmasına yardım etmek. Rolün içerdiği etkinlikler; öğrencileri geliştirmek, onların ilgilerinin ve yeteneklerinin bilincini daha duyarlı hale getirmek, öğrencilere yardım etmek, onlara amaçlara erişmek ve engelleri kaldırmak konusunda kavrayışı ve problem çözme yetisini kullanmayı öğretmek.

Benlik ideali rolü: Özel bir alanda, entelektüel bir araştırma konusunda gayret etmeyi, heyecan duymayı, değer vermeyi öğretmek. Rolün içerdiği etkinlikler, esasta, öğrencinin kendine özgü maddi ve manevi amaçlarının ve kişisel angajmanının zahmete değer olduğunu açıklamak.

Bireysel şahıs rolü: İnsan olarak değerlendirilmek ve öğrenciyi insan olarak değerlendirmek için gerekli olan, onun entelektüel aktiviteleri için insani ihtiyaçların ve yetilerin tüm denetimini arttırmak. Rolün içerdiği etkinlikler; üzerinde çalışılan görevden ayrı olarak yaşandığının anlaşılacağı şekilde davranmak, öğrencileri açıklığa ve serbestliğe cesaretlendirebilmek için güven verici ve sıcak kalpli olmak.

Gözetleme rolü: Eğitim sisteminde en etkili şekilde güvence altına alınan rol budur. Öğrenciler, basitçe evlerine gönderilmezler, sınıflarından çıkarılmazlar. Ders saatleri çoğu kez kendilerine gözetleme işlevlerinin düştüğü saatlerdir. Öğrencilerin günün belli saatlerinde gözetim altında tutulması bu rolün kapsamındadır.

Açıkgöz (1996:88)’ün Woolfolk’tan aldığı alıntıda ise tanımlanan öğretmen rolleri;

Öğretim uzmanı: Öğretmen sürekli olarak malzeme ve yöntem konusunda karar vermektedir.

Güdüleyicilik: Öğrenciyi derse katılacak biçimde güdüleyecek, onun ilgisini çekecek önlemleri almalıdır.

Yöneticilik: Yönetsel işlemleri yapan, sınıftaki düzeni,dersin akışını sağlayan kişidir.

Liderlik: Grup potansiyelini amaçlara ulaşmak için kullanır. Öğretmen aynı zamanda bilirkişi, dedektif, ana-baba ve hedef olma durumundadır.

Rehberlik: Öğretmen, öğrencilerin kişisel sorunlarıyla ilgilenerek, onların sorunları çözmelerinde yardımcı olmak zorundadır.

Çevre Mühendisliği: Sınıfın nasıl kullanılacağına ve fiziksel çevrenin nasıl düzenleneceğine öğretmen karar verir.

Model olma: Öğretmen ister istemez model olmaktadır. Örneğin; konusunun önemini çok iyi anlatan öğretmen değil, konusunu çoşkuyla önemine inanarak anlatan öğretmen daha başarılı olmaktadır.

Öğretmenin Sınıf Dışındaki Rolü

Öğretmen sınıf dışında toplumun bir üyesi olarak da önemli roller üstlenmektedir. Toplumun içinde değişme ve gelişme sürecine liderlik etmekte öğretmenin önemli rollerinden bir tanesidir.

Öğretmenlerin yeterlilik göstermeleri gereken bu roller, eğitimin çeşitli alanlarında ve basamaklarında farklı ağırlığa sahip olabilirler. Öğretmenden öğretmene farklı ağırlıklar taşıyabilir. Bu roller bize öğretmenin sadece “ders verici” olmadığını, yani dar anlamda sadece öğretim işlevleriyle meşgul olmadığını göstermektedir.

Gerçekte öğretmenin duyduğu manevi hazzın hiçbir şekilde maddiyatla ölçülemeyeceği zaman zaman vurgulanmaktadır. Ancak bu manevi hazzın sağlanması için de “Öğretmenlik Ruhu”nun verilmesi gerekmektedir (Cicioğlu, 1984: 33). Gene öğretmenlerin sistematik amaç analizi konusunda uygulamalı bir yaklaşımla yetiştirilerek, öğrenci davranışına etkin yöntem ve teknikleri kendi davranışlarına sindirebilirler (Varış, 1984:221). Mesleki yönden hizmet öncesinde iyi yetişmiş, öğretmenlik ruhuna sahip bir öğretmen çağdaş düşüncelere dayalı sağlam bir dünya görüşüne, tutarlı ve dengeli bir kişiliğe de sahipse ve hizmet içi eğitim etkinliklerinden yararlanabiliyorsa hem mesleki hem de özel yaşamında oynaması gereken rolleri ve üstlenmesi gereken sorumlulukları daha kolay ve başarıyla yerine getirebilir (Gürkan, 1992:19). Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle öğrenme kadar, bilginin kaynağını bulma ve onu kullanabilme yeteneği ön plana çıkmaktadır. Bu sebeple 21.yüzyılda bilgi öğretmekten çok bilgi üretebilmek geçerli olacaktır. Bilim ve teknolojinin bu gelişimiyle eğitim amaçlarına paralel olarak geleneksel öğretmen rolü değişmiştir. Bu nedenle çağdaş, yenilikleri izleyebilen, yaratıcı, araştırıcı yani “yenilikçi öğretmen” tipini yetiştirme konusunda kalıcı politikalar oluşturulmalıdır. Bu genel görünüm içinde, öğretmen niteliğini geliştirme konusunda sıra ile mesleğe gireceklerin seçimi, eğitimleri, çalışma ve yaşam koşulları, hizmet içi eğitimleri, geliştirilmeleri, çalışmalarının değerlendirilmesi ve ödüllendirilmesi açılarından ele alınmalıdır (Balcı,1991:212)

Öğretmen Nitelikleri

Eğitim ve öğretim niteliği arttırılmak, geliştirilmek istendiğinde öncelikle öğretmen niteliklerinin yükseltilmesi yoluna gidilmesinin en doğru ve akılcı yol olacağı ileri sürülebilir (Yılmaz, 1991: 234). Öğretmende bulunması gereken nitelikler konusunda birçok çalışmalar yapılmıştır ve şu özellikler belirlenmiştir (Hesapçıoğlu, 1988: 236-253) :

Öğretmenin felsefesi: Başarılı bir öğretmenin ne olduğunun gösterecek en önemli tarafı yaşadığı dünya ve eğitim hakkında bir felsefeye sahip olmasıdır. Öğretmenin, eğitim felsefesi ve okuttuğu ders hakkındaki bilgisi ve tekniği onun yeteneğini gösterir.

Öğretmenin şahsiyeti: Yapılan araştırmalar, öğretmenlik yeteneği ile şahsiyeti oluşturan çeşitli özellikler arasında yüksek bir ilişkinin mevcut olduğunu göstermiştir. Öğretmenin kişiliğini tutumlar, davranışlar, ilgiler, ihtiyaçlar, değerler ve benzer kişilik özellikleri oluşturur.

Öğretmende kişilikle ilgili olarak bulunması gereken özellikler aşağıdaki gibi belirlenmiştir:

Bilgi

Disiplin

Öğretim tekniği

Çalışkanlık

Sürekli yapılan işlerde dikkatli olmak

Dili kullanma kabiliyeti

İncelik

Uyum kabiliyeti

Adalet duygusu

İşbirliği

İyimserlik

Okul yönetimi

İşleri zamanında ve düzenli olarak yapmak

Kendine hakim olmak

Şahsi teşebbüs kabiliyeti

Kişisel ihtiyaçlara dikkat etmek

Öğrencilerin ilgilerini uyarma ilkesini uygulama yeteneği

Sağlık

Ses

Meslek hevesi

Öğretim sitili: Bu kavramın bir bireysel bir de genel anlamı vardır. Bireysel anlamda; bir öğretmenin ya da belli bir dönemde ya da belli bir millete ait bir grup öğretmenin öğretimi oluşturmasının özel şahsi şekillenmesi, ortak karakteristik özelliğidir. Genel anlamda ise çağımız değer yargıları ve yönelişlerinden günümüz pedagojik bilincinden ortaya çıkan, belli bir süre ve onun temel tutumu için esas olan öğretim oluşturma biçimidir.

Öğretmenin sağlığı: Dinamik ve normal bir öğretmen şahsiyeti için sağlam, dayanıklı bir beden ve ruh yapısı esastır.

Öğretmenin akademik ve mesleki hazırlığı: Akademik hazırlık, çeşitli bilimsel disiplinlerin bulguları konusunda bir genel bilgi ve bunun üzerine bu disiplinlerden bir ya da ikisi üzerine derinliğine bilgiden oluşur.

Öğretmenin ders dışı faaliyetler için hazırlığı: Günümüz eğitim programları, öğretmenin ders dışı etkinlikler alanında da yetenekli ve kabiliyetli olmalarını istemektedir.

Öğrenme – öğretme ortamında öğretmenin sınıf içindeki davranışları başarıyı etkiler. Bir öğretmenden öğrenme – öğretme ortamında pekiştireç, ipucu, dönüt, düzeltme kullanması, öğrencinin katılımını sağlaması, geç ve güç öğrenenlere yardım etmesi, cezaya başvurmaması, değerlendirme yapması ve sonuçlarına göre varsa öğrencinin eksiklerini tamamlaması, yanlışlarını düzeltmesi, alanında yeterli bilgi ve becerilerle donanmış olması, hoşgörülü, sevecen, anlayışlı olması, fakat öğrenme – öğretme ilkelerinden taviz vermemesi gibi davranışlar beklenir (Sönmez, 1994:108)

Eğitimcilerden A.F. Oğuzkan’da başarılı bir öğretmenin üç yönü olduğunu belirtmektedir.

Toplumun aydın bir üyesi olarak öğretmen

Dünya toplumunun uyanık bir üyesi olarak öğretmen

Mesleğinin yeterli bir üyesi olarak öğretmen

Çağdaş öğretmen, iyi bir vatandaş olmanın yanı sıra insan ilişkilerinde de başarılı bir birey olmak zorundadır. Bu özellik giderek demokratikleşen sınıf ortamında, öğretmenin öğrencilerle olan ilişkisinde olduğu kadar okul içinde meslektaşları ve diğer insanlarla başarılı ilişkiler kurabilmesinde de önemlidir (Oktay, 1991:190). Aktif ve bilgili bir kişi olarak öğretmenin başarısı öğrencinin başarısına yansımaktadır (Kuzgun, 1991:72).

21.yüzyılda dünyada hemen hemen her alanda küreselleşme politikası izlenmektedir. Eğitim, küreselleşmeyi hızlandıran bir süreç olmalıdır. Bu küreselleşme çabasına karşın ulusal değerlerin korunmasına çabalanması gerekir. Birbirine zıt bu isteklerin dengede tutulmasında en büyük görev verdikleri eğitimle ön planda olan öğretmenlerdedir. Bu da öğretmenlerin sorumluluklarını bir kat daha arttırmaktadır.

İyi bir öğretmenin niteliklerini belirlemeye çalıştık. Bu niteliklere sahip öğretmenleri yetiştirmek de önemli sorumluluktur.

Kategori: Eğitim


Rasgele...