Dünyada Bilgisayar Destekli Eğitimdünyada Bilgisayar Destekli Eğitim

12 Temmuz 2007



Dünyada Bilgisayar Destekli EğitimDünyada Bilgisayar Destekli Eğitim

Genel yaklaşım..

Ülkelerin gücü genç nesillerini iş dünyasına ve geleceğin toplumuna yaratıcı, üretken ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştirebilme becerilerinde yatmakta. Özellikle çağımızda bunu başarabilmek toplumun bütün kesimlerinin hedef ve stratejilerde birlikte özveri ile çalışabilmeleri ile mümkün olabilmekte. Buradaki anahtar ise ülkenin geleneksel eğitim sisteminin az da olsa katabilecekleri ile toplumun ve dünyanın beklentileri doğrultusunda elimizde bulunan yeni araçların, kaynakların ve yöntemlerin işe koşulabilmesinde yatıyor.

Artık dünyada bilgisayar destekli eğitim denince akla laboratuvar ortamlarına sıkışmış bilgisayarlar yerine ülkelerin eğitim sistemlerine bütünsel bir bakış ve bir tasarım ve problem çözme süreci akla geliyor. Bugünün toplumunda başarılı ve üretken olabilmek için ve daha da önemlisi yarının yaşanabilir toplumunu yaratabilmek (kurgulayabilmek) için öğrenmeyi öğrenmek, düşünmeyi öğrenmek ve teknolojinin insanlığın hizmetinde nasıl kullanılabileceğinin anlaşılması gerekiyor.

Okul duvarlarının dışına bakıldığında teknoloji günlük hayatı büyük ölçüde etkiliyor. Bankamatiklerden Internet bağlantısına çok çeşitli alanda teknoloji bireysel yaşamın vazgeçilmez bir parçası. İş ortamlarının çoğunda ise artık teknolojiyi kullanma becerileri aranan bilgi ve beceriler arasında en başta geliyor.

Eğitim ortamlarında ise, bu ortamlarda kullanıma uygun teknolojik gelişmelerin ortaya çıkma hızı ne yazık ki bu yeni araçların öğrenme süreçlerine kattıkları değerin anlaşılması ve bilinçli uygulamaların yapılabilme hızından daha fazla. Doğal olarak bu nedenle, teknolojinin kendisine tapma, teknolojinin donanım ağırlıklı ögelerini olmazsa olmaz gibi görme, ya da firma bağımlılığı şeklinde olumsuz ve yararsız sonuçlar da ortaya çıkabilmekte. Oysa bugün teknolojik olanaklardan eğitim ortamlarında yararlanabilmenin yolu, işi sadece donanımın edinilebilmesi ve Internete bağlanabilmenin ötesinde görebilmeye bağlı. Aşağıdaki dört alanda yapılacak planlı çalışmaların ülkelerin milli eğitim politikaları ve hedefleri arasına girmesi gerekiyor.

1) Donanım

2) Ağ bağlantısı

3) Sayısal içerik

4) Öğretmenlerin profesyonel gelişimi

BDE nin alt başlıkları …

Başta ABD olmak üzere birçok ülke eğitim teknolojisinin yaygınlaştırılması için donanım ve ağ/Internet bağlantısı konularında adımları atmış durumda. Ancak eğitim sistemlerinin doğru evrelerden geçerek gerçekten öğrenci başarısı üzerinde etkili olabilmeleri için sayısal içerik ve öğretmen eğitimi konularında da ciddi çalışmalar yapmaları gerekmekte. Kaldı ki donanım ve ağ bağlantısı alanlarındaki uygulamalar da çoğunlukla yetersiz ve birçok ülkede bölgeler arasında ciddi eşitsizlikler söz konusu.

Bu dört alanda örneğin ABD de kararlaştırılmış hedeflere bir göz attığımızda milli eğitim politikaları ve hedeflerin nasıl saptanması gerektiği açıkça ortaya çıkmaktadır.

Donanım alanında ABD de konmuş bulunan hedef, bütün öğretmen ve öğrencilerin sınıflarında en son model multimedya bilgisayarlara sahip olmasıdır.

Ağ bağlantısı alanında hedef, her sınıfın bilgi otoyoluna bağlanmış olmasıdır.

Sayısal içerikte hedef etkili eğitim yazılımları ve çevrimiçi (online) kaynaklarla öğrencilerin öğrenme ortamlarının desteklenmesidir.

Profesyonel gelişimde hedef, bütün öğretmenlerin öğrencilerinin bilgisayar teknolojilerini etkili bir şekilde kullanabilmeleri için gereken hizmet içi eğitim ve destek hizmetlerine sahip olmalarıdır.

Bu dört alanda saptanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı ise her alanda göstergelere bağlı olarak ölçülebilir.

Donanım alanının göstergeleri:

Bilgisayar başına düşen öğrenci sayısı

Bu oranın azalma hızı

Kaç öğrenciye bir multimedya bilgisayar düştüğü

Yeni bilgisayar alımı miktarı

Hibe bilgisayar sayısı

Bilgisayar yenileme hızı, miktarı

Makinaların teknik özellikleri (hız, bellek, multimedya özellikleri, ileri teknoloji özellikleri)

Makinaların bulunduğu fiziki mekan (laboratuvar, sınıf, müdürün odası)

Ağ bağlantısı göstergeleri:

Okulun Internet bağlantısı

Sınıfların Internet bağlantısı

Okulda kimlerin e-mail adresi var (öğretmen, öğrenci, yönetici)

Öğretim için yerel ağ kullanımı

Internetin hangi işler için kullanıldığı

Sayısal içerik göstergeleri:

Eğitim yazılımları ve materyalleri için çevrimiçi (online) ve abonelik erişim maliyeti

Eğitim yazılımı kullanımı, satın alma

Eğitim yazılımı geliştirilmesine yatırım

Profesyonel öğretmen eğitimi göstergeleri:

Teknoloji ile ilgili hizmetiçi eğitim programlarının sayısı

Zorunlu olup olmadığı

Bunun için öğretmenlere sağlanan zaman

Özendirme yöntemleri

Sertifika olup olmadığı

Eğitim programlarının düzeyi

Bilgisayar Temel Kullanımı

Teknolojinin Ders Programına Entegrasyonu (BDE)

Teknoloji ile Önderlik

Okullar 21. yüzyılın eğitim gereksinimlerini karşılamaya ne kadar hazır?

Günümüzde gereksinim duyulan en önemli konu Ne kadar hazır? sorusunun cevabının alışılagelmiş sözel tarifsel şekilde değil, mümkün olduğunca sayısal verilerle ifade edilebilmesidir. Bunun için, ele alınacak herhangi bir okulun durumunun belirlenmesi için yukarıda belirtilmiş gösötergelere göre okulun durumu değerlendirilmeli ve teknolojinin bulunup bulunmadığı, teknolojinin kullanılma şekilleri ve teknoloji entegrasyonunun hangi düzeyde gerçekleştirildiği saptanmalıdır. Bu saptama sonucunda okullar Alt Düzey Teknoloji , Orta Düzey Teknoloji , İleri Düzey Teknoloji ve Hedef Düzey Teknoloji okulları olarak sıralanabilmektedir.

Alt Düzey Teknoloji Okulu Profili

Bu okullardaki bilgisayarların çoğu Intel 386 ve öncesi işlemcilere sahiptir. (ki bu da World Wide Web e erişmek için sınırdaki işlemcidir). Çok az sayıda bilgisayar üzerinde CD-ROM sürücü bulunmakta ve böylelikle çoğu multimedya ürünlerine öğrenciler ulaşamamaktadır. Bu tip okullarda okulların Internet e bağlanma oranı ve hele sınıfların Internete bağlanma oranı çok düşüktür. Alt Düzey teknoloji okullarının diğer bir özelliği de bilgisayarların hala laboratuvar ortamında bulunması ve özellikle öğretmen eğitimine ayrılan kaynakların önerilen sayıların ancak % 10 ları civarında olmasıdır. Hatta bu okulların büyük bir çoğunluğunda öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu teknoloji ile ilgili hiçbir eğitimden geçmemiştirler. Yapılabilmiş olan eğitimler ise daha çok teknoloji temel kullanımı ile ilgili olup teknolojinin sınıf içindeki kullanımı ile ilgili değildir.

Bu okullarda teknolojiye harcanacak para bir seferlik bir yatırım olarak görülmekte ve uzun vadeli teknoloji planı yapılmamaktadır. Diğer bir sorun da bu okullara çeşitli kaynaklardan hibe edilen makinalar ve bunların okulun planları ile uyumsuzluğudur. Hibe edilen makinalarla birlikte hiçbir zaman bakım, yenileme ve eğitim kaynakları verilmemektedir.

Orta Düzey Teknoloji Okulu Profili

Bu okullarda bilgisayar kullanımı ancak geleneksel eğitim sistemi içinde verilen ödevlerin tamamlanması içindir. Öğrencilerin çoğu için bilgisayar kullanımı düzenli ve sürekli değildir. Var olan eğitim yazılımlarının güncellenmesi yapılmaz ve bilgisayar kullanımı arada sırada yapılan ek bir aktivitedir. Bu ativite de yaratıcılıktan ve üretkenlikten uzaktır. Genellikle ders programı aktiviteleri içine entegre edilmemiştir. Bilgisayarlar araştırma için kullanılmaz. Bunun en önemli nedeni okulda öğretmenlerin profesyonel gelişimine ve teknik desteğe yeterince yer verilmemesidir. Bu yüzden öğretmenler teknolojinin ders programı yani eğitim öğretim içersinde etkili ve yaratıcı bir şekilde nasıl kullanılabileceği konusunda bilgi sahibi değildirler. Ve bu ortamlarda da kendilerine bu hizmet içi eğitim olanağı sağlanamamaktadır. Orta Düzey Teknoloji Okulu profilinden bir üst düzeye geçemeyen okullar kısa süre içersinde eskimiş teknoloji ve öğrenme sonuçlarını etkilemeyen teknoloji kullanımı ile kendilerini yolları tıkanmış bir şekilde bulacaklardır.

İleri Düzey Teknoloji Okulu Profili

Bu okullarda öğretmenlerin çoğu teknolojiyi ders programına entegre etmişlerdir. Öğrenciler bilgisayarı araştırma yapmak, yaratmak ve iletişim işlevleri için kullanabilmektedirler. Bu ortamlarda öğrenciler geleneksel eğitim ortamlarında yapamadıkları şeyleri teknoloji ile yapmaya alışıktırlar. Araştırma için Internet kullanımı yaygındır. Bunun sonucu olarak bu öğrencilerin kendi kendine öğrenme, yaratıcı problem çözme, ekip çalısması becerileri gelişmiştir. Bu okullarda da başarı sürekli teknik desteğin öğretmenlerin hizmetine sunulması ile mümkündür. Öğretmenlerin zamanının teknik problemlerin çözümü yerine öğrenme ortamlarında yaratıcı çözümlere yönelik olması gerekir. Bu okulların özelliği sürekli teknik destek, öğretmen eğitimi ve sayısal içerik için kaynak ayırabilmelerindedir.

Hedef Düzey Teknoloji Okulu Profili

Hedef düzey, teknolojinin marifetlerinin bütünüyle öğretim aktivitesinin kalitesinin artmasına, öğrenmenin yaratıcı ve kalıcı olmasına ve tamamiyle öğrenci başarısını arttırmaya yönelik olarak kullanılması ile tanımlanır. Bu ortamlarda öğretim ve öğrenme süreçlerinde devrim yaşanır. Bir okul günü ve öğretim ortamı tamamen yeniden kurgulanır. Öğretmen ve öğrencilerin alışılagelmiş rolleri değişir. Öğretmenler bilgi aktarıcı rolleri yerine öğrencilerin kendi kendine öğrenme süreçlerine yardımcı mentor yol gösterici model rolü üstlenirler. Öğrenciler bireysel öğrenme stillerini kullanarak daha yaratıcı şekilde öğrenir ve üretirler. Öğrenme ortamı sınfın duvarları ile sınırlı değildir. Anne babalar, konunun uzmanları, yaşadığımız çevre öğrenme ortamının parçaları ve ta kendisidir. Proje Bazlı Öğrenme Modeli dediğimiz yöntemle yaşadığımız ortam öğrenme hedeflerine yönelik olarak yeniden kurgulanır ve sayısal ve sayısal olmayan bütün materyaller ve kaynaklar kullanılır. Bu okullarda öğrenme aktivitesine duyulan heyecan paylaşılır ve okulların en önemli özelliğidir.

Sonuç olarak…

Bütün bu anlatılanlardan çıkarılacak iki sonuç olmalıdır. Bunlardan birincisi her okulun ve daha da önemlisi bütün eğitim sistemimizin eğitim teknoloji ile ilgili bir misyonu ve planı olması gerekliliğidir. Ve bu misyonu ve teknoloji planını belirleyen ögelerin elde bulunan kaynaklar ya da kısır çapsız kulaktan dolma çözümlerle değil önce eğitim sistemimizin hangi yönlerinin ne şekilde değişmesini istediğimiz yönündeki hedeflerimiz ve saptamalarımız esasına dayanma gerekliliğidir. Yani çözüm problemin tanımından önce gelmemelidir. Çözümü, ulaşılmak istenen hedeflerin kendisi belirlemelidir.

İkinci sonuç eğitim teknolojisi sistematik yaklaşımı içersinde ihtiyaç analizi evresinden başlayarak, hedeflerin saptanması, strateji ve çözüm önerileri, teknoloji uygulamaları , entegrasyon ve sonuçların değerlendirmesi gibi bütün aşamalarda kararların daha objektif kriterlere göre değerlendirilebilmeleri için araştırma ve sürekli bilimsel raporların gerekliliğidir. Ayrıca toplanan bütün bu bilgilerin saydamlık ilkesi çerçevesinde kamu oyu ile paylaşılması da ülkemizin ciddi kaynaklarının kullanımı ile gerçekleşmekte olan bu büyük eğitim teknolojisi projesinin kamu oyu tarafından da desteklenmesini sağlayacaktır.

fulya.sari@bilkom.com.tr

Kategori: Eğitim


Rasgele...