Özgeçmiş
12 Temmuz 2007
ÖZGEÇMİŞ
15.03.1981 tarihinde Denizli’de doğmuşum. İlk öğrenimimi Gazi ilkokulunda yaptım. Ortaokulu da Ali Baysal İlköğretim okulunda okudum. 1995 yılında Denizli Anadolu Teknik Lisesinde lise hayatım başladı. Lise bittikten 2 yıl sonra Süleyman Demirel Üniversitesi Yapı Öğretmenliği bölümünü kazandım. Burada okul hayatım devam etmektedir.
Küçükten beri en büyük idealim Elektrik Mühendisi olmaktı. Bunun için Meslek Lisesine gitme gereksinimi duydum. Liseden sonra üniversitede İnşaat Mühendisliği Bölümüne girmek istiyordum. Ama sınavlarda başarılı olamadım. En sonunda öğretmenliği kazandım ve öğretmen olacağım için mutluyum.
BİR ÖĞRENCİNİN İNCELENMESİ
Bu konudaki çalışmalara, incelemek üzere bir öğrenci seçerek başladım.
İncelenen öğrencinin :
Adı : Mustafa
Soyadı : Çiftçi
Yaşı : 16
Sınıfı : 10/F
Sınıftaki Yeri : Pencere kenarı, 2. sıra
Fiziki Yapısı : 1,55 boyunda, 48 kg, kumral, yeşil gözlü.
Öğrenci çok sessiz bir kişiliğe sahip. Derslerini dikkatli bir şekilde dinliyor. Dersin sonlarına doğru dersten sıkılmaya başlıyor.
Kendisi çalışkan bir öğrenci. Öğretmenin sorduğu sorulara gerektiği şekilde cevap verebiliyor.
Öğretmeninin söylediği konuların bir kısmını not tutuyor. Bu konuda öğretmende öğrencilere yardımcı oluyor.
Öğrenci sessiz bir kişiliğe sahip olduğundan sakin ortamlardan hoşlanıyor. Teneffüs saatlerinde pek dışarı çıkmıyor ve yalnız başına oturuyor. Arkadaşlarıyla çok fazla gruplaşmıyor.
Her şeye rağmen öğrencinin derslere karşı gösterdiği ilgiye dayanarak azimli bir yapıya sahip olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bu şekilde derslerine devam ettiği müddetçe gelecekte belki de yüksek yerlerde kendini görecek.
Bu öğrenciyi örnek bir öğrenci olarak görebiliriz. İnşallah derslerinde daha da başarılı olur.
16.05.2001
DERSTE ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİNİN NE YAPTIĞI
1.
Çalışma Stratejisi : Edinilerek bilgiyi belirleme.
Öğretmenin yaptığı : “İşletme Bilgisi” kitabından “Teşvik ve Ücretlendirme” konusu belirlendi. Öğrencilere konu ile ilgili genel bir açıklama yapıldı.
Öğrencinin yaptığı : Aradıkları bilgiye ulaşmak için kitaptaki konuyu incelediler ve not tuttular.
Takip İşlemi : Sonuçlar öğrenciler tarafından tekrar söylendi ve öğretmene fikirler iletildi.
09.05.2001
DERSİN YÖNETİMİ VE SINIF KONTROLÜ
Öğretmen derse güler yüzlü bir şekilde başladı. Öğretmen konunun dağılmasına izin vermiyordu. Gerektiği yerde öğrencileri ikaz ediyordu. Öğretmen dersi yüksek bir ses tonu ile anlatıyordu.
Derste konuşanlar olduğu zaman hemen onları ayağa kaldırıp konu ile ilgili sorular yöneltip derse iştirak etmelerini sağlıyordu. Gerektiği yerde dersi yavaşlatmasını yani öğrencilerin rahatlamasını sağlıyordu. Öğretmen öğrencilerinin sevgisini kazanmasını biliyordu.
04.04.2001
YILLIK PLANA GÖRE DERS İŞLENMESİ
Öğretmen tarafından konu olarak planda bulunan “İşletmelerde Maliyet” konusu seçildi.
Öğretmen öğrencilere konu ile ilgili kitaptan ve günlük hayattan bilgiler verdi.
Dikkat edilecek hususlar üzerinde tekrar konuştu.
Daha sonra öğretmen öğrencilere sorular sorarak konunun pekiştirilmesini sağladı.
Daha sonra hafta işlenecek konuyu öğretmen yıllık planına bakarak söyledi ve haftaya hazırlıklı gelinmesini söyledi.
18.04.2001
OKUL MÜDÜRÜ VE OKUL KURALLARI
Okul müdürü, okulda öğrenci ve öğretmeni temsil eden otoriter bir kimliğe sahiptir. Okulla ilgili her türlü sorun müdürle halledilmeye çalışılır. Bu yüzden müdür, okulun gerek sosyal, gerekse fiziki yönden önemli bir yer teşkil eder.
Müdür, okulu eğitim yönünden üstün bir duruma getirme görevine sahip olan kişidir. Bulunduğumuz lisede, gözlemlerimize göre okul müdürü bu görevini başarıyla yerine getirmektedir. Müdür, okulun teknik olması sebebiyle serbest piyasadaki teknik eleman ihtiyacını en verimli şekilde karşılamasını istemektedir. Öğrencilerinin üniversiteyi kazanmaları müdürü memnun edecektir.
Müdür, amaçlarının sadece öğretim olmadığını, bunun yanısıra eğitimde olduğunu dikkat çekerek, bu konuda öğretmenlerle işbirliği yapıyor.
Öğretmenlerden öğrencilere örnek olmalarını istiyor. Gerek karakter olarak, gerekse fiziki görüntü olarak örnek olmalarının öğrenci yönünde olumlu olacağını ve ileride onlara iyi bir ders vereceği görüşünü savunuyor.
Burada okuldaki bir müdürü incelemiş bulunduk. İleride bize de örnek olabilecek müdürün okul ve toplum içindeki durumunu gördük.
28.03.2001
OKUL VE TOPLUM
Okul en önemli toplumsal kurumlardan biridir. Eğitim kurumları okullarda toplumlaşarak, toplumun büyük ölçüde gelişmesine yardımcı olmaktadır. Okulların bu işlevlerini yerine getirebilmesi için toplumdaki çeşitli grup, kurum ve kişilerle birlik içinde olması gerekir.
Buradan da anlaşılabileceği gibi okulla toplum arasında çift yönlü bir ilişki vardır. okul öğrencilere bilgi ve beceri kazandırmak, onları toplum için yararlı bireyler haline getirmeye çalışmaktadır.
Gözlem yaptığımız “Isparta Anadolu Teknik, Teknik ve Endüstri meslek Lisesi”ni tanıyalım:
Okul Isparta’da 26.10.1943 tarihinde “Erkek Sanat Okulu” adı ile ilkokula dayalı üç sınıflı bir meslek okulu olarak açılmış olup; 1943-1944 öğretim yılında öğretime başlamıştır.
1943-1944 öğretim yılında Tesviyecilik, Demircilik ve Marangozculuk bölümleri ile açılmış olup “Erkek Orta Sanat Okulu” olan adı 21.12.1945 tarihinde “Erkek Sanat Enstitüsü”ne dönüştürülmüştür. 1953-1954 öğretim yılında özel Elektrikçilik Bölümü açılmış, böylece enstitü dört bölüme çıkartılmıştır.
1969-1970 öğretim yılında okulun bünyesinde Makine Bölümü ile Teknisyen Okulu açılmış olup, 1976-1977 öğretim yılında Elektrik Bölümü de açılarak bölüm sayısı altıya çıkartılmıştır.
Okul 1985 yılında Genel Elektronik, Döküm ve Döküm Laboratuarı Eğitim Araçları ünitesi, Temel Teknoloji Laboratuarı ile okullar projesi kapsamına alınmıştır. 1993-1994 öğretim yılında öğretim süresi hazırlık sınıfı olmak üzere dört yıl olan Anadolu Teknik Lisesi, Elektrik bölümü ile açılmıştır. 1996 yılında ise Bilgisayar Bölümü açılarak bölüm sayısı üçe çıkartılmıştır.
Veliler düzenli aralıklarla olmasa da, çocukları hakkında öğretmenlerden yeterli bilgiyi almak için zaman zaman okulu ziyaret ediyorlar.
21.03.2001
YÖNERGE VE AÇIKLAMALAR
Bugün okul deneyimi dersinin ilk günü olduğu için önce sınıfımızın genel durumu ve çalışmalarını inceleyeceğim. Dersimize Elektrik Öğretmenlerinden birisi girdi. Derse girer girmez yoklama alınıp ödev kontrolü yapıldı.
Öğrenciler dersle ilgilenmiyor gibiydiler. Tabii ki bu ders çoğu meslek okulundaki öğrenciler için sıkıcı gelebilir. Öğrencilerin diğer derslere ilgisi daha da azmış.
Ders İşleme Şekilleri:
Derste işlenecek olan konu ilk önce öğrenciler tarafından okundu. Konu bir şiir türüydü. Bu konudaki şiirin kıtaları birer birer açıklandı. Bilinmeyen kelimelerin anlamları öğrenildi. Öğrenciler tarafından konunun önemli yerleri not edildi.
Öğrencilerin bu dersten çok fazla verim alamadıkları anlaşılıyor. Genelde sözel derslere olan isteksiz ders dinleme şekilleri gözüküyordu. Öğrenciler pek gayretli değillerdi.
Öğretmen konu anlatırken kısa cümleler kurmaya özen gösteriyor. Anlatmak istediğini öğrencilerin anlayabileceği şekilde kısa ve öz olarak dile getiriyor.
Öğretmenin konu anlatım sırasında güncel hayattan sık sık örnekler verdiğini gözlemleyebiliyoruz.
14.03.2001
OKUL DENEYİMİ ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Hazırlamış olduğum dosyamı inceleyerek tekrar gözden geçirdim. Düzenli ve etkinliklerle ilişkin bilgilerin tam olmasını sağladım. Genelde gözlemleme sırasında aldığım notları dosyaya aktarmaya çalıştım. Dönem boyunca gözlemlerimin bana çok fazla faydası olacağı kanısındayım. Belki de geleceğin öğretmenleri olarak, bize böyle bir fırsatın tanınmasını sağlayan tüm ilgililere teşekkürü bir borç bilirim.
Öğretmenin konu anlatım yönteminden, jest ve mimiklerine, ses tonuna, öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyi ile sosyal etkileşimlerine varıncaya kadar detaylı bir inceleme yaptığıma inanıyorum.
Okuldaki değerli hocalarım bize yeterli ilgiyi, yardımı gösterdikleri gibi bize de güzel örnek oldular.
23.05.2001
SORU SORMAYI GÖZLEMLEME
Öğretmenin soru stili, hatırlamayı gerçekleştiren türdeydi. Dersin başlangıcı geçmiş konuların tekrarıyla ilgiliydi. Konunun özetini öğrencilere sorular sorarak öğretmeye çalıştı. Konuları güncel hayattaki örneklerle pekiştirmesi çok önemliydi.
Öğretmenin sorularını bazen sınıfa, bazen de bireye yöneltiyordu. Bireye yöneltme durumunda ismiyle hitap etmesi öğrencinin öğretmenin gözünde ne derece önemli olduğunu gösteriyor. Soruyu sınıfa yönelttiğinde katılım çoğunlukla ön sıralarda oluyor. Öğretmen soru sorarken genelde öğrencinin yanında bulunmaya çalışıyor.
Öğretmen soruyu yönelttiği kişiye yeterince düşünme fırsatı veriyor. Öğrencinin görüşünü almadan diğer öğrencilere geçmiyor. Mutlaka öğrencinin kendisinden bir şeyler katmasını istiyor. Soruların cevabını almadan öğrenciyi kesinlikle rahat bırakmıyor. Hatırlatma gerektiren yerlerde anahtar sözcükler kullanıyor.
Sonuçta soru-cevap tekniğiyle mantıksallık, ölçütlere ve amaca uygunluk ilkesine bağlı kalmış bir öğretmen kimliği ön plana çıkıyor.
11.04.2001
HAFTA
TARİH
SEMİNER
ETKİNLİKLER
14.03.2001
Okulun ilk gününde öğrenciler incelendi
Yönerge ve açıklamalar
21.03.2001
Okul ve toplum arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Okul ve toplum
28.03.2001
Okul müdürünün görevleri ve kuralları incelendi
Okul Müdürü ve okul kuralları
04.04.2001
Öğrencinin sınıf içindeki durumu incelendi
Dersin yönetimi ve sınıf kontrolü
11.04.2001
Öğrencilerin bilgi düzeyi incelendi
Öğrencilerin dersle ilgisi
18.04.2001
Yıllık Plan ile hazırlanan dersin etkinliği incelendi
Yıllık Plana göre ders işlenmesi
09.05.2001
Öğretmen ve öğrenci ilişkileri incelendi
Derste öğretmen ve öğrencinin ne yaptığı
16.05.2001
Bir öğrencinin dersteki hareketlerinin incelenmesi
Bir öğrencinin incelenmesi
23.05.2001
Okul deneyimine ait fikir ve görüşler
Okul deneyimi çalışmalarının değerlendirilmesi
T.C.
SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ
TEKNİK EĞİTİM FAKÜLTESİ
YAPI ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ
OKUL DENEYİMİ - I DERSİ
GÖZLEM RAPORU
HAZIRLAYAN
Ahmet ALTINDAÄž
0021702002
KONTROL
Şengül BÜYÜKBOYACI
ISPARTA - 2001
ÖZGEÇMİŞ
15.03.1981 tarihinde Denizli’de doğmuşum. İlk öğrenimimi Gazi ilkokulunda yaptım. Ortaokulu da Ali Baysal İlköğretim okulunda okudum. 1995 yılında Denizli Anadolu Teknik Lisesinde lise hayatım başladı. Lise bittikten 2 yıl sonra Süleyman Demirel Üniversitesi Yapı Öğretmenliği bölümünü kazandım. Burada okul hayatım devam etmektedir.
Küçükten beri en büyük idealim Elektrik Mühendisi olmaktı. Bunun için Meslek Lisesine gitme gereksinimi duydum. Liseden sonra üniversitede İnşaat Mühendisliği Bölümüne girmek istiyordum. Ama sınavlarda başarılı olamadım. En sonunda öğretmenliği kazandım ve öğretmen olacağım için mutluyum.
BİR ÖĞRENCİNİN İNCELENMESİ
Bu konudaki çalışmalara, incelemek üzere bir öğrenci seçerek başladım.
İncelenen öğrencinin :
Adı : Mustafa
Soyadı : Çiftçi
Yaşı : 16
Sınıfı : 10/F
Sınıftaki Yeri : Pencere kenarı, 2. sıra
Fiziki Yapısı : 1,55 boyunda, 48 kg, kumral, yeşil gözlü.
Öğrenci çok sessiz bir kişiliğe sahip. Derslerini dikkatli bir şekilde dinliyor. Dersin sonlarına doğru dersten sıkılmaya başlıyor.
Kendisi çalışkan bir öğrenci. Öğretmenin sorduğu sorulara gerektiği şekilde cevap verebiliyor.
Öğretmeninin söylediği konuların bir kısmını not tutuyor. Bu konuda öğretmende öğrencilere yardımcı oluyor.
Öğrenci sessiz bir kişiliğe sahip olduğundan sakin ortamlardan hoşlanıyor. Teneffüs saatlerinde pek dışarı çıkmıyor ve yalnız başına oturuyor. Arkadaşlarıyla çok fazla gruplaşmıyor.
Her şeye rağmen öğrencinin derslere karşı gösterdiği ilgiye dayanarak azimli bir yapıya sahip olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bu şekilde derslerine devam ettiği müddetçe gelecekte belki de yüksek yerlerde kendini görecek.
Bu öğrenciyi örnek bir öğrenci olarak görebiliriz. İnşallah derslerinde daha da başarılı olur.
16.05.2001
DERSTE ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİNİN NE YAPTIĞI
1.
Çalışma Stratejisi : Edinilerek bilgiyi belirleme.
Öğretmenin yaptığı : “İşletme Bilgisi” kitabından “Teşvik ve Ücretlendirme” konusu belirlendi. Öğrencilere konu ile ilgili genel bir açıklama yapıldı.
Öğrencinin yaptığı : Aradıkları bilgiye ulaşmak için kitaptaki konuyu incelediler ve not tuttular.
Takip İşlemi : Sonuçlar öğrenciler tarafından tekrar söylendi ve öğretmene fikirler iletildi.
09.05.2001
DERSİN YÖNETİMİ VE SINIF KONTROLÜ
Öğretmen derse güler yüzlü bir şekilde başladı. Öğretmen konunun dağılmasına izin vermiyordu. Gerektiği yerde öğrencileri ikaz ediyordu. Öğretmen dersi yüksek bir ses tonu ile anlatıyordu.
Derste konuşanlar olduğu zaman hemen onları ayağa kaldırıp konu ile ilgili sorular yöneltip derse iştirak etmelerini sağlıyordu. Gerektiği yerde dersi yavaşlatmasını yani öğrencilerin rahatlamasını sağlıyordu. Öğretmen öğrencilerinin sevgisini kazanmasını biliyordu.
04.04.2001
YILLIK PLANA GÖRE DERS İŞLENMESİ
Öğretmen tarafından konu olarak planda bulunan “İşletmelerde Maliyet” konusu seçildi.
Öğretmen öğrencilere konu ile ilgili kitaptan ve günlük hayattan bilgiler verdi.
Dikkat edilecek hususlar üzerinde tekrar konuştu.
Daha sonra öğretmen öğrencilere sorular sorarak konunun pekiştirilmesini sağladı.
Daha sonra hafta işlenecek konuyu öğretmen yıllık planına bakarak söyledi ve haftaya hazırlıklı gelinmesini söyledi.
18.04.2001
OKUL MÜDÜRÜ VE OKUL KURALLARI
Okul müdürü, okulda öğrenci ve öğretmeni temsil eden otoriter bir kimliğe sahiptir. Okulla ilgili her türlü sorun müdürle halledilmeye çalışılır. Bu yüzden müdür, okulun gerek sosyal, gerekse fiziki yönden önemli bir yer teşkil eder.
Müdür, okulu eğitim yönünden üstün bir duruma getirme görevine sahip olan kişidir. Bulunduğumuz lisede, gözlemlerimize göre okul müdürü bu görevini başarıyla yerine getirmektedir. Müdür, okulun teknik olması sebebiyle serbest piyasadaki teknik eleman ihtiyacını en verimli şekilde karşılamasını istemektedir. Öğrencilerinin üniversiteyi kazanmaları müdürü memnun edecektir.
Müdür, amaçlarının sadece öğretim olmadığını, bunun yanısıra eğitimde olduğunu dikkat çekerek, bu konuda öğretmenlerle işbirliği yapıyor.
Öğretmenlerden öğrencilere örnek olmalarını istiyor. Gerek karakter olarak, gerekse fiziki görüntü olarak örnek olmalarının öğrenci yönünde olumlu olacağını ve ileride onlara iyi bir ders vereceği görüşünü savunuyor.
Burada okuldaki bir müdürü incelemiş bulunduk. İleride bize de örnek olabilecek müdürün okul ve toplum içindeki durumunu gördük.
28.03.2001
OKUL VE TOPLUM
Okul en önemli toplumsal kurumlardan biridir. Eğitim kurumları okullarda toplumlaşarak, toplumun büyük ölçüde gelişmesine yardımcı olmaktadır. Okulların bu işlevlerini yerine getirebilmesi için toplumdaki çeşitli grup, kurum ve kişilerle birlik içinde olması gerekir.
Buradan da anlaşılabileceği gibi okulla toplum arasında çift yönlü bir ilişki vardır. okul öğrencilere bilgi ve beceri kazandırmak, onları toplum için yararlı bireyler haline getirmeye çalışmaktadır.
Gözlem yaptığımız “Isparta Anadolu Teknik, Teknik ve Endüstri meslek Lisesi”ni tanıyalım:
Okul Isparta’da 26.10.1943 tarihinde “Erkek Sanat Okulu” adı ile ilkokula dayalı üç sınıflı bir meslek okulu olarak açılmış olup; 1943-1944 öğretim yılında öğretime başlamıştır.
1943-1944 öğretim yılında Tesviyecilik, Demircilik ve Marangozculuk bölümleri ile açılmış olup “Erkek Orta Sanat Okulu” olan adı 21.12.1945 tarihinde “Erkek Sanat Enstitüsü”ne dönüştürülmüştür. 1953-1954 öğretim yılında özel Elektrikçilik Bölümü açılmış, böylece enstitü dört bölüme çıkartılmıştır.
1969-1970 öğretim yılında okulun bünyesinde Makine Bölümü ile Teknisyen Okulu açılmış olup, 1976-1977 öğretim yılında Elektrik Bölümü de açılarak bölüm sayısı altıya çıkartılmıştır.
Okul 1985 yılında Genel Elektronik, Döküm ve Döküm Laboratuarı Eğitim Araçları ünitesi, Temel Teknoloji Laboratuarı ile okullar projesi kapsamına alınmıştır. 1993-1994 öğretim yılında öğretim süresi hazırlık sınıfı olmak üzere dört yıl olan Anadolu Teknik Lisesi, Elektrik bölümü ile açılmıştır. 1996 yılında ise Bilgisayar Bölümü açılarak bölüm sayısı üçe çıkartılmıştır.
Veliler düzenli aralıklarla olmasa da, çocukları hakkında öğretmenlerden yeterli bilgiyi almak için zaman zaman okulu ziyaret ediyorlar.
21.03.2001
YÖNERGE VE AÇIKLAMALAR
Bugün okul deneyimi dersinin ilk günü olduğu için önce sınıfımızın genel durumu ve çalışmalarını inceleyeceğim. Dersimize Elektrik Öğretmenlerinden birisi girdi. Derse girer girmez yoklama alınıp ödev kontrolü yapıldı.
Öğrenciler dersle ilgilenmiyor gibiydiler. Tabii ki bu ders çoğu meslek okulundaki öğrenciler için sıkıcı gelebilir. Öğrencilerin diğer derslere ilgisi daha da azmış.
Ders İşleme Şekilleri:
Derste işlenecek olan konu ilk önce öğrenciler tarafından okundu. Konu bir şiir türüydü. Bu konudaki şiirin kıtaları birer birer açıklandı. Bilinmeyen kelimelerin anlamları öğrenildi. Öğrenciler tarafından konunun önemli yerleri not edildi.
Öğrencilerin bu dersten çok fazla verim alamadıkları anlaşılıyor. Genelde sözel derslere olan isteksiz ders dinleme şekilleri gözüküyordu. Öğrenciler pek gayretli değillerdi.
Öğretmen konu anlatırken kısa cümleler kurmaya özen gösteriyor. Anlatmak istediğini öğrencilerin anlayabileceği şekilde kısa ve öz olarak dile getiriyor.
Öğretmenin konu anlatım sırasında güncel hayattan sık sık örnekler verdiğini gözlemleyebiliyoruz.
14.03.2001
OKUL DENEYİMİ ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Hazırlamış olduğum dosyamı inceleyerek tekrar gözden geçirdim. Düzenli ve etkinliklerle ilişkin bilgilerin tam olmasını sağladım. Genelde gözlemleme sırasında aldığım notları dosyaya aktarmaya çalıştım. Dönem boyunca gözlemlerimin bana çok fazla faydası olacağı kanısındayım. Belki de geleceğin öğretmenleri olarak, bize böyle bir fırsatın tanınmasını sağlayan tüm ilgililere teşekkürü bir borç bilirim.
Öğretmenin konu anlatım yönteminden, jest ve mimiklerine, ses tonuna, öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyi ile sosyal etkileşimlerine varıncaya kadar detaylı bir inceleme yaptığıma inanıyorum.
Okuldaki değerli hocalarım bize yeterli ilgiyi, yardımı gösterdikleri gibi bize de güzel örnek oldular.
23.05.2001
SORU SORMAYI GÖZLEMLEME
Öğretmenin soru stili, hatırlamayı gerçekleştiren türdeydi. Dersin başlangıcı geçmiş konuların tekrarıyla ilgiliydi. Konunun özetini öğrencilere sorular sorarak öğretmeye çalıştı. Konuları güncel hayattaki örneklerle pekiştirmesi çok önemliydi.
Öğretmenin sorularını bazen sınıfa, bazen de bireye yöneltiyordu. Bireye yöneltme durumunda ismiyle hitap etmesi öğrencinin öğretmenin gözünde ne derece önemli olduğunu gösteriyor. Soruyu sınıfa yönelttiğinde katılım çoğunlukla ön sıralarda oluyor. Öğretmen soru sorarken genelde öğrencinin yanında bulunmaya çalışıyor.
Öğretmen soruyu yönelttiği kişiye yeterince düşünme fırsatı veriyor. Öğrencinin görüşünü almadan diğer öğrencilere geçmiyor. Mutlaka öğrencinin kendisinden bir şeyler katmasını istiyor. Soruların cevabını almadan öğrenciyi kesinlikle rahat bırakmıyor. Hatırlatma gerektiren yerlerde anahtar sözcükler kullanıyor.
Sonuçta soru-cevap tekniğiyle mantıksallık, ölçütlere ve amaca uygunluk ilkesine bağlı kalmış bir öğretmen kimliği ön plana çıkıyor.
11.04.2001
HAFTA
TARİH
SEMİNER
ETKİNLİKLER
14.03.2001
Okulun ilk gününde öğrenciler incelendi
Yönerge ve açıklamalar
21.03.2001
Okul ve toplum arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Okul ve toplum
28.03.2001
Okul müdürünün görevleri ve kuralları incelendi
Okul Müdürü ve okul kuralları
04.04.2001
Öğrencinin sınıf içindeki durumu incelendi
Dersin yönetimi ve sınıf kontrolü
11.04.2001
Öğrencilerin bilgi düzeyi incelendi
Öğrencilerin dersle ilgisi
18.04.2001
Yıllık Plan ile hazırlanan dersin etkinliği incelendi
Yıllık Plana göre ders işlenmesi
09.05.2001
Öğretmen ve öğrenci ilişkileri incelendi
Derste öğretmen ve öğrencinin ne yaptığı
16.05.2001
Bir öğrencinin dersteki hareketlerinin incelenmesi
Bir öğrencinin incelenmesi
23.05.2001
Okul deneyimine ait fikir ve görüşler
Okul deneyimi çalışmalarının değerlendirilmesi
T.C.
SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ
TEKNİK EĞİTİM FAKÜLTESİ
YAPI ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ
OKUL DENEYİMİ - I DERSİ
GÖZLEM RAPORU
HAZIRLAYAN
Ahmet ALTINDAÄž
0021702002
KONTROL
Şengül BÜYÜKBOYACI
ISPARTA - 2001
Kategori: EÄŸitim