Boş Zamanı Değerlendirme Array Ve

12 Temmuz 2007



BOŞ ZAMANI DEĞERLENDİRME VE

GENÇLİK

1. GİRİŞ:

Boş zamanların değerlendirilmesi konusu günümüzde hem sanayileşmiş hem de sanayileşmekte olan toplumların ortak bir sorunu durumuna gelmiştir. Çünkü her iki tür toplumda da çalışma saatleri giderek azalmakta ve insanların boş zamanları artmaktadır. Üstelik gelişmekte olan ülkelerin ayrıca çalışmadan yani işsiz olarak geçirdikleri geniş bir boş zaman var. İşte sorun, giderek artan boş zamanda insanların ne yapacakları konusunda düğümlenmektedir.

Kentleşme ve sanayileşme sonucunda değişen toplumsal yapı, toplumdaki geleneksel rol ve işlevleri de değişmekte, toplum yaşamında yeni toplumsal örgütlerin girmesini sağlamaktadır. Gelişen toplumda ailenin ve okulun, çocuk ve gencin yetişmesindeki rolü ve işlevinin yanı sıra “boş zamanı değerlendirme örgütlerinin”de yaşama geçirilmesinin önemi artmaktadır.

Toplumsal değişmenin kendiliğinden olumlu yönde gelişmediği kalkınmakta olan ülkelerde, planlı bir toplumsal değiştirme politikası güdülerek, ekonomik ve kültürel bu türleşmenin ulusal birliği güçlendirmesi sağlanabilir.

Kişilerde özgüveni sarsıp, eski uyumunu alt üst ederek bunalıma yol açan hızlı toplumsal değişim olgusu karşısında, boş zamanı değerlendirme çalışmaları, sağlayacağı deneyimleri ile çocuk ve gençlerin toplumda karşılaştıkları sorunları çözmelerine en büyük fırsatı sağlayacaktır.

Tüm bu nedenler, artık boş zamanın dinlenme ve eğlenmenin yanı sıra öğrenme araçları içinde kullanılmasını sağlamıştır.

2. BOŞ ZAMAN KAVRAMI VE BOŞ ZAMANIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Boş zaman, bireyin hem kendisi hem de başkaları için bu tür sorumluluk yada bağlantılardan kurtulduğu ve kendi isteğiyle seçeceği bir etkinlikle uğraşacağı zamandır. Başka bir tanıma göre boş zaman, kişinin çalışmadığı, yaşam zorunluluklarının ve biçimsel görevlerinin dışında kalan ve kişinin kendi isteği yönünde harcayabileceği zamandır. Boş zamanı değerlendirme ise, boş zamanda yapılan etkinliklerle ilgilidir.

İnsanın özbenliğine uygun ve yapmaktan zevk aldığı toplumsal, kültürel ve sportif etkinliklere katılacak, günlük yaşamın sıkıcılığından kurtulması ve başka insanlarla etkileşecek toplumsal bir kişilik kazanması olarak açıklanan boş zamanı değerlendirme, ayrıca özüne ödül niteliği taşıyan ancak kazanç amacı gütmeyen, doğası gereği anti sosyal de olmayacak etkinlikler olarak tanımlanmaktadır.

Sanayileşme süreci ile insanların azalan iş saatlerine karşılık, boş zamanlarının ve ortalama insan ömrünün artması, nasıl dinlenmeleri, eğlenmeleri gerektiği konusu bile bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Ayrıca bugünkü sosyologlar, boş zamanları ve değerlendirilmesini sağlıklı kişiler yaratılması bakımından dinleme, eğlenme gereksinimini karşılayan bir toplumsal kurum olarak ele almaktadır.

Bertrand Russell, boş zamanın akıllıca kullanılmasının bile uygarlık ve eğitim sonucu olduğunu belirtir Russell, kent insanlarının zevklerinin nitelik bakımından çoğunlukla edilgin duruma geldiğine de değiniyor. Bunun nedeni, kentlilerin bu tür enerjilerini çalışmada tüketmeleridir. Eğer daha çok boş zamanları olsaydı, bizzat kendilerinin etken olarak rol aldıkları eğlencelere katılırdı. Russell şöyle devam eder:”Bizim uygarlık dediğimiz şeyin hemen hemen tümünü aylaklar yaratmıştır. Sanatı geliştiren, bilimleri bulan, kitaplar yazan felsefeler ortaya koyan, toplumsal ilişkileri inceleyen bu sınıftır. Aylak sınıfı olmasa, insanlık barbarlıktan kurtulamazdı.

İnsanlar, boş zamanlarında mutlu yaşama fırsatı elde edeceklerinden daha şefkatli olacaklar, kendi görüşlerine uymayanlara daha hoşgörüyle ve az kuşkuyla bakacaklardır. Hatta insanların savaş isteğinin ortadan kalkması bile olanaklı olabilecektir.

Boş zamanlar sosyolojisi, ilk kez farklı siyasal ve ekonomik sistemlerle çalışan sınıf kültürü arasındaki uygulamalı karşılaştırmaları olanaklı kılmıştır. 1956 yılında Avrupa’da ilk kez karşılaştırmalı boş zaman araştırması farklı ülkelerdeki altı Avrupa kentinde işçilerin boş zaman değerlendirme biçimleri ile ilgilidir.

Kütle tüketimi aşamasına girmiş sanayi ötesi toplumlarda özel sorunlar ortaya çıkmış ve çıkmaya devam etmektedir. Popübe kültürde boş zaman değerleri, sosyologlar için büyük sorunlar ve araştırma alanları doğurmaktadır.

3. MODERN TOPLUMLARDA BOŞ ZAMANLARIN DEĞERLENDİRİLMESİNİ ETKİLEYEN TOPLUMSAL ETMENLER

Tüm ülkelerde boş zamanları etkileyen birtakım toplumsal etmenler vardır. Bu etmenler, daha çok sanayileşmiş toplumlarda söz konusu olmakla beraber sanayileşmekte olan ülkelerde de önemini arttırmaktadır.

NÜFUS ARTIŞI:

Nüfus artışı boş zamanların değerlendirilmesi için lider sayısının, araç-gereç sayısının da artışına yol açmaktadır. Ayrıca nüfus artışı ile boş zamanlar için ayrılan alanlar yetersiz duruma gelecek daha fazla hacimde alanlar ayrılmakta, yeni oyun alanları, parlak ve diğer kuruluşlar da gereksinimi giderek artmaktadır.

KENTLEŞME OLAYI:

Belirli kentlerde insanlar yoğun olarak bir bölgede toplandıklarından alanlara sağlanan boş zamanları değerlendirme olanakları yetersiz kalmakta ve kent bölgelerinde geniş alanlardan, daha çok konut gereksinimini karşılamak için yararlanılmaktadır. Bu yüzden sanayileşmiş ülkelerde tekrar kırsal yaşama dönüş hareketi başlamıştır. Ayrıca kent halkı boş zamanı değerlendirme olanakları sağlayan özel kurumlara geniş ölçüde bağlı kalmaya başlamıştır.

ÇALIŞMA SAATLERİNİN AZALIŞI:

Eskiden insanların günde 12-14 saat çalışma saati 8 saate inince boş zamanları artmış oldu. Boş zamanların artışı insanların boş zamanlarının değerlendirilmesinin önemini arttırmıştır.

DEĞİŞEN EVKOŞULAARI VE AİLE YAŞAMI:

Evde kullanılan aletlerin elektrikli duruma gelişi. daha önce ev bakımı için ağır ve sıkıcı olarak harcanan uzun saatlerin boş zamanı değerlendirme ve başka etkinlikler için kullanılmasını sağlamıştır.

Sayısız ailelerden oluşan konutlar ve apartmanların artışı, sadece boş alanları ortadan kaldırmayıp, ev içi boş zaman etkinlikleri için olanakları azalmaktadır. Oyun alanları, çocuk kulüpleri, dans salonları ve sinemalar popülerliklerini kısmen ev koşullarındaki değişikliklere borçludurlar.

MODERN TEKNOLOJİK GELİŞMELER:

Bilim ve teknolojideki gelişmelerde boş zamanın kullanılmasını etkilemiştir. Örneğin otomobil Amerikan boş zamanını değerlendirme biçimini çok etkilemiştir. Anayolların yapımı ile birçok Amerikalının daha uzak parklara, sahil kenarlarına, kamp yerlerine, tatil bölgelerine gitme olanakları çoğalmıştır. Tarımda makinalaşmanın gelişmesi, köylerce elektriğin gelişi de çiftçilerin boş zamanlarının artışına yol açmıştır.

EKONOMİNİN GELİŞMESİ:

Gelişmiş ülkelerde milli gelirdeki artış ve dolayısıyla yüksek yaşama standartı eğlence, seyahat, hobi ve spor gibi etkinliklere bol miktarda para harcamaya olanak sağlamıştır. Bu nedenle “tüketim yönelimi”toplumlarda “boş zaman işletmeciliği” yaratılmıştır.

İŞÇİ SENDİKALARININ ETKİSİ:

Sendikalar siyasi bir güç olarak toplum boş zaman değerlendirme programlarını desteklemek ve yaymak için çaba sarfetmektedir.

EĞİTİMİN YAYILMASI:

Müzik, çeşitli dalları, tiyatro ve sporun okul müfredat programlarına alınışı boş zaman etkinliklerini etkilemiştir. Bireysel ve toplumsal eğitsel amaçların başarıya ulaşması için, boş zamanların değerlendirilmesi tutum, teknik yaklaşım ve etkinlikleri tasvip görmektedir. Kültürel, sanat dallarında öğrenim görenlerin, öğrenimlerini bitirdiklerinde hem kendi mesleklerini icra ederken hem de kendilerini dinlendirmek için bu dallardaki etkinliklere diğer kişilerden daha etken olarak katıldıkları görülmektedir.

TIBBİ GELİŞMELER:

Tıp dalındaki gelişmeler, ortalama insan ömrünü uzatmış, böylece insanlar boş zaman değerlendirilmesi yoluyla yaşam olanaklarından yararlanmak, hoşlanmak fırsatını elde etmeye başlamıştır.

KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI:

Teknolojinin gelişmesi sonucu basın, radyo, TV, film gibi kitle iletişim araçlarının gelişmesi de yeni boş zaman değerlendirme olanakları sağlanmıştır. Bu araçlar kitle seyirci ortaya çıkarmıştır. Modern reklamcılık, otomobil, tren, otobüs ve uçak gibi ulaştırma araçları da halkın boş zamanını oldukça etkilemiştir.

Zamanımız sanayi ve pazarlama mekanizmaları, boş zamanları değerlendirmek için büyük çapta imalata girmektedirler. Buradan sanayileşmenin aynı tipte eğlenen ve dinlenen insanlar yaratmakta olduğu sonuca varılabilir. Özellikle ABD’de tek düzen bir yaşama doğru baskı giderek artmaktadır. Örneğin:lokantaların yerlerini sandviç büfelere bırakması insanların yemek yeme alışkanlıklarını ve davranışlarını geniş ölçüde değiştirmektedir.

DEVLETİN ARTAN İLGİSİ:

Zamanımızda tüm ülkelerde devlet artık “Hizmet Devleti” durumuna gelmiştir. Esasen “sosyal devlet” kavramındaki bu hususu ifade etmektedir. Genel refahı sağlamak ve geliştirmek, devletin görevi olmuştur. Devletler bu hizmetleri yurtdışlarına sağlamak sorumluluğunu üzerine almışlardır.

DEĞERLERDE GELİŞMELER:

Gelişmiş ülkelerde “iş” kavramı ile ilgili değerler son yıllarda değişmiş, adeta oyuna zorunlu olarak başvurmayı gerektiren bir “eğlence ahlakı” doğurmuştur. Bir kimsenin yeter derece boş zaman uğraşı yoksa statüsü düşmektedir. Büyük güç servet elde etmenin yolunun çok çalışmak olduğu düşüncesi ortan kalkmış ve yerine insanların sahip olduğu özel becerileri göstermek fırsatını istemektedir.

Değişen değerlerden biride”ailecilik”tir. Aile yaşamı gerçek oyunu sağladığı için ona daha fazla zaman, para, enerji ve özen gösterilmektedir. Ana, baba ve çocuklar etkileşimi bu tür boş zaman etkinlikleri olmaktadır.

Ülkemizde ise kadının spor, sinema, tiyatro vs. gibi eğlence yaşamına katılması, kadınla ilgili değer değişmeleri sonucu olmuştur.

DEĞİŞİM VE ÇOCUK

Üretim biçimlerindeki değişmelere bağlı olarak oluşan kentleşme, sanayileşme algıları toplumsal yapıyı diğer bir değişle, insanlar arası ilişkiler ağını çok fazla etkiliyor, değiştiriyor. Yıpranan her şeyin yerini günün koşullarına cevap verecek nitelikte yenilerini alıyor. Geleneksel büyük ailenin yerini çağdaş çekirdek aile alıyor. Geleneksel ailenin üretim, eğitim, koruyuculuk ve boş zamanı değerlendirme görevleri ailenin dışında etkinlik kazanan bürokratik örgütler ve ticari kuruluşlarca gerçekleştirilmeye çalışıyor. Ayrıca kadınında görev, statü ve rol farklılaşması söz konusudur. Kadının çalışma hayatına girmesiyle çocuğuna bakacak zamanı kalmamıştır.

Çağımızda çocuğun bakılması, korunması, hakları, eğitimi, işçiliği, suçluluğu ve benzeri kavramlar ile sorunlar önem kazanmıştır.

Değişen toplumsal koşullar altında çocuğun sağlıklı bir birey ve yurttaş olması bakımından önemi kavranan boş zamanı bilinçli bir şekilde değerlendirmek amacıyla okullarda boş zaman eğitimi verilmeye başlanmıştır.

Günümüz okullarında boş zaman eğitimi gerektiren nedenler;

1. Eğitim amaçlarının gerçekleşmesi,

2. Toplumsallaşma süreci için,

3. Kültür aktarma yönünden,

4. Eğitimcilerin eğitimi için,

5. Okul içi ve okul dışı etkileşimin gerçekleşmesi için,

6. Okul başarısını tayin yönünden,

7. Oyunun eğitsel bir araç olarak ele alınışından,

8. sosyal-kültürel bu türleşmeyi sağlamak için,

9. Toplumsal statü elde etmek için.

GENÇLİK VE BOŞ ZAMANI DEĞERLENDİRME

Gençlik kesimi, psiko-sosyal yönden birtakım özellikler göstermektedir. Bunlar; heyecanlı, ateşli, çabuk kızmaya eğilimli, sabırsız, hareketli, bağımsız olmak arzusunda, mesleğini elde etmeye çalışmakta, takdir edilmek, kendini göstermek yada kendini göstermek arzusunda, öğrenimini tamamlamakta, genellikle bekar, belirli bir gelire sahip olmayan gruptur. Toplumsal/kültürel değişim toplumun tüm kesimlerini etkilemekle birlikte, özellikle genç kuşakları deriden sarsmaktadır.

Henüz kimliğini bulamamış ve toplumsal rolü ile özdeşleşmemiş olan genç, toplumun değişen değerlerinden hangisini benimseyeceğini veya reddedeceğini bilmemekte ve bocalamaktadır. “Gençlik bunalımları” biçiminde açığa çıkan bu sarsıntılar özellikle sanayi toplumlarında görülmektedir. Modern yaşamın getirdiği yalnızlık duygusu ve yabancılaşma gençleri yeteneklerini kullana bilecekleri güçlü ve anlamlı statüler aramaya yönelmiştir.

Bireyler yaparak yada yaratarak dışsallaşmıyorlarsa, yaratıcı güçlerin sonucunu yansıtan bir dış dünya ile karşı karşıya değillerse depresyona girmektedirler.

Gençlerin problemlerini ve onların topluma uyumlarını sağlamak ve onlara demokratik ahlaki değerleri kazandırmak üzere Amerika’da eğitimin aracı olarak kullanılmaya başlayan boş zamanı değerlendirme, eğitimin en önemli konusu olarak belirlenmiştir.

Kalkınmakta olan bir ülkede yaşayan tüm insanların özellikle gençlerin zamanlarını boşa harcamalarının toplumsal gelişme ve kalkınma bakımından önemli bir kayıptır. Amaçsız, uğraşsız, çabasız akıp giden insan gücü bakımından itici, yaratıcı dayanağı oluşturabilir. Böylece gence ve topluma sağlıklı gelişme olanağı sağlanmış olur.

Büyük ve küçük kentlerde, kırsal bölgelerde, köylerde yaşanan işçi, çiftçi, orta ve yüksek öğrenimde bulunan, sosyal ve ekonomik düzeyleri değişik milyonlarca gençte boş zaman kavramı ve değerlendirilmesi farklı olmaktadır.

Birsen Gökçe’ye göre, boş zaman faaliyetleri bireysel tercihlere bağlı olduğundan cinsiyet, yaş grupları, gelir durumu, iş-güç biçimleri, kırsal ve kentsel ortam koşulları çerçevesinde nitelik ve nicelik kazanır.

Mahmut Tezcan ise, gençleri yerleşme biçimlerine göre;köy gençliği kasaba gençliği, metropoliten bölgeler gençliği, gece kondu gençliği olarak sınıflandırılmış ve boş zaman değerlendirme biçimlerinin farklılıklarına dikkat çekmiştir.

KIRSAL KESİM GENÇLİĞİ:

Daha çok okumayan, işsiz yada çalışan kırsal kesimde görürüz. Özel tarıma dayalı kesimlerde mevsimlik işsizlik görülür. Bu yüzden gençler, genellikle köy kahvelerinde, köy odalarında vakit geçirirler. Kırsal kesim gençliğinin boş zamanı değerlendirilmesi rastlantısaldır.

DPT’nin verdiği bilgilere göre, köyde erkekler yılın 202-250 gününü boş geçirmektedir. Bu köylerde yaşayan erkek nüfus ile çarpılırsa yüzlerce milyon çalışma günü ve işgücünün boşa akması demektir. Kuşkusuz bu, köylü gençlerin isteği dışında, yaşam koşulları nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

Köylü gençler için boş zamanın değerlendirilmesi köyün kalkınma sorunlarından soyutlanamaz. Hasat mevsimlerinde hiç boş zaman yoktur. Bu sırada hem konuşur, hem söyleşirler.

Artık ulaştırma sistemini gelişmesiyle gençler kasabaya daha sık gitmeye başlamıştır. Burada ya sinemaya, maça yada kahveye gider tanıdıklarıyla söyleşirler.

Kırsal kesim gençliği özel günlerde eğlenirler. Bunların dışında yakın yerlerde deniz, göl, dereye yüzmeye, ilçeye turneye çıkan kimi sanatçıların konserlerine veya panayırlara gelirler.

Ancak kızlar için durum çok farklı ve sınırlıdır. Bu durum, kırsal kesimde kadının toplumsal statüsüne paraleldir.

Kızlar evde çeşitli el işleri, nakış, örgü gibi şeyler, ev işleri yapar ve ev, komşu gezmelerinde akranlarıyla söyleşirler. Genellikle evde oluşları nedeniyle onlarda iş ve boş zaman etkinlikleri birleşmiştir.

Daha çok informal olarak boş zaman eğitimi alan kırsal kesim gençliğinden erkeklere sanat, teknik, okuma, spor, kızlara örgü, dikiş-nakış, dokuma, çocuk bakımı uğraşları verecek, kazandıracak yaygın ve örgün eğitim verilmesi, köyün bölgesel, tarımsal, ekonomik özelliklerine yönelik uygulamaların yapılması köyün kalkınması yanında gençlerin boş zamanlarını etken olarak değerlendirmeleri sağlayarak kişiliklerinin topluma yaralı biçimde gelişmesini sağlayacaktır.

KENTSEL KESİM GENÇLİĞİ:

Gerek formal, gerekse informal yönden boş zaman eğitiminden en çok yaralanan kesimdir. Orta öğrenimdeki erkek gençler TV seyreder, sinemaya gider, maça gider, kitap okur, arkadaşlarıyla gezer, kahveye veya tiyatroya gider, radyo dinler. Kızlar ise; TV. seyreder, roman cinsinden kitaplar, dergiler okur, radyo dinler, arkadaşlarıyla evde oturur veya bazen sinemaya giderler.

Üniversite gençliği ise hemen hemen aynı etkinliklerde bulunurlar fakat ilgileri değişmiştir. Örneğin ülke sorunlarına ilgi, siyasal olaylar gibi gerçekçiliğe önem ağır basmaktadır. Üniversiteye devam eden kızlarınsa boş zaman etkinlikleriyse pek değişmez. Ancak bu etkinliklerin çoğu edilgendir. Yani kendisine ve çevresine katkılarda bulunmayıp, daha çok seyircilik yada dinleyicilik biçimindeki etkinliklerdir. Ayrıca, ülkemizde tek başına boş zaman etkinliklerinde bulunan insan hemen hemen hiç yoktur. Çoğunlukla grupsal etkinlikler tercih edilmektedir.

Ülkemiz gençliğinin etken boş zaman etkinliklerine yönelmelerinin nedenlerini şunlara bağlayabiliriz:

1. Ekonomik Yetersizlikler:

Aile bütçelerinin sınırlılığı, bütçe yetersizliği ayrıca devletin imkanlarının sınırlılığı da bu konuda önemlidir.

2. Örgütleşememek:

Örgütleşme ile hizmet sağlama kolaylaşır. Personel sağlama, bina, araç-gereç sağlama örgütleşme ile sağlanır. Kamu kesimince özel girişimler ve gönüllü kuruluşlarla bu tür örgütler yeterince geliştirilmemiştir.

3. Serbest Zaman Eğitimi Yokluğu:

Gençlere şimdiye değin bu konuda yeterli ve bilinçli bir eğitim verilmemiştir. Gerçek aile, gerekse okullar bu konuya gereken önemi vermemiştir. Aileler bu tür etkinlikleri çoğu derslerinden alıkoyan yararsız şeyler olarak nitelendirmiştir. Örgün öğretimde, ders dışı etkinlikler ve ders dışı saatlerin değerlendirilmesi düşünülmemiştir.

4. Sosyal ve Geleneksel Baskılar:

Daha çok kızlar söz konusudur. Bazı gelenekler ve boş inançlar, gençleri bu tür etkinliklerle uğraşmayı ayıp, günah diye engellemektedir.

GENÇLİĞİN TÜRK TOPLUMUNDAKİ KONUMU

Toplumsallaşma süreci bireyin kişiler arsı ilişkiler yoluyla içinde bulunduğu toplumun rol ve beklentilerini, değerlerini ve tutarlarını öğrenme sürecidir. Bu süreç içinde genç, benliğini arar, bağımsızlık ve sorumluluk arasındaki dengeyi kurarak kişiliği oluşturmaya çalışır, üyesi olduğu grubun kültürünü kazanır.

Her toplumsal kavramda olduğu gibi gençlik kavramı da toplumu biçimlendiren, yönlendiren temel faktörlerin etkisi altındadır. Böylece biyolojik gelişimin tamamlanmasında toplumsal ve ekonomik koşullar önem kazanmaktadır.

Gençliğe toplumsal ilişkiler sistemimiz içinde belirli bir yer ve görev verilmiştir. Sosyolojik olarak rolü ve statüsü belirlenmiştir. Toplumda gençlik konusu gerek kültür birikimi, gerekse geleneksel yapının doğal bir sonucu olarak bir dizi çelişkiyi de beraberinde getirmektedir.

Köylerde ve kentlerde gençlere verilen görev ve sorumluluklar hem nitelik hem de nicelik bakımından ayrı noktalarda odaklanmıştır. Köylerde 13-14′lük kızlar gelin adayıdır; anne olabileceği, bir evin ve erkeğin sorumluluğunu yüklenebileceği kanısı yaygındır. Erkeklerse genellikle askerlik dönüşüne rastlayan 20-21 yaşlarında evlendirilir. Buna karşı aynı yaş grubundaki kız ve erkeler kentlerde hala çocuk sayılmakta ve ekonomik bağımsızlığı kavuşuncaya dek ailenin kanatları altında tutulmaktır.

Büyük kentlerde genci toplumsal yapıdaki değişmeler sonucunda ortaya çıkan çeşitli sorunların yıpratıcı etkinliklerinden koruyacak planlı faaliyet ve örgütlere sahip değiliz. Ayrıca toplum ve ailelerin bu konulara gereken ilgiyi göstermemesi sonucunda gençlerin boş zamanlarını zararlı biçimde harcamaları yol açmaktadır.

Gelişme çağında bulunan gençlerin boş zamanlarını gereği gibi değerlendirmemeleri onların temelde varolan toplumsal, ekonomik ve psikolojik sorunlarını daha yoğun biçimde ortaya koymalarına neden olmaktadır. Gençlerin fizyolojik gelişmesi yönünden de ilgilerini tatmin edecek faaliyetlere katılmasında yarar ve zorunluluk vardır.

Bu yönde ilk ciddi adım, II. Beş Yıllık Kalkınma Planında (1967-1972), bu konularda araştırma yapılmasının öngörülmesidir,fakat bu görüş ancak onbeş yılda benimsene bilmiştir. III. Beş Yıllık Kalkınma planında ise ‘gençlik ve sporla ilgili sorunların çözülmesine bile bu türlük ve anlayış getirmek ve ilgili kuruşlar arası işbirliğini sağlamak amacıyla Gençlik ve Spor Bakanlığı kurulmuştur. Ancak kuruluşundan buyana kendi iç örgütlenmesini tamamlayamamış olan ve uzun süre görev anlayışının sadece gençlerinin spor yapmasına yönelik olduğu hissedilen Gençlik ve Spor Bakanlığı, 1978′den beri Gençlik Hizmetlerine ağırlık vermiştir.

Okul-iş ve ev yaşantısının, gençler üzerinde moral açısından çeşitli zorlamaları ve tekdüzeliği nedeniyle yaratacağı gizli yorgunluğu gidermek ve gençlerin dinamizmini arttırmak toplum yaşamında önemli katkılar sağlayacaktır. Gençlerin boş zaman değerlendirmek için gerçekleştirilmiş en etkili ve kalıcı hizmet veren kurum Gençlik Merkezidir.

Ülkemizde genel olarak gerçekler boş zaman eğitimi sağlayan kuruluşlar;

1Gençlik ve Spor Bakanlığı

Gençlik Kültür Merkez

Gençlik Kampları

İzcilik

Halk Oyunları Yarışması

2. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü

3. Kızılay

4. Halk Evleri’dir.

ÜLKEMİZDE BOŞ ZAMAN ETKİNLİKLERİNİN SOSYOLOJİK NİTELİKLERİ

Ülkemizde, gelişen teknolojinin toplumsal yapıda yarattığı değişmelerden özellikle etkilenen gençlerin, sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri açısından gençlerin boş zaman etkinliklerinin niteliklerini Tezcan şu şekilde nitelemiştir:

Kırsal yörelerde boş zaman etkinlikleri, bilinçli olarak iş yaşamından, çalışmadan tam olarak farklılaşmaktadır.

Ülkemizde yalnız başına etkinlikte bulunan bireyler yok denecek kadar azdır. Bu özellikle geleneksel kesimde sözlü kültürün egemen olduğu yada onu sürdüren bir nitelik taşıdığı göstermektedir.

Özellikle erkeklerin boş zaman etkinlikleri edilgendir.

Boş zaman etkinlikleri tüm yurtta örgütlenmemiştir. Ayrıca program, planları, araç-gereç, yer ve lider bakımından örgütlü yürütülen süreçler ihmal edilmiş yada çok yetersiz kalmıştır.

Kadın-erkek ayrımı, bu etkinliklerde daha belirgin durumdadır.

SONUÇ

Boş zamanın değerlendirilmesi, eğlendirme ve dinlendirme işlevinin yanı sıra toplumsal değişmeyi ve kalkınmayı destekleyen eğitim işlevi de günümüzde oldukça önem kazanmıştır. Özellikle toplumsallaştırma ve gelişimini sağlama açısından boş zamanı değerlendirmenin rolü, gençlerin yetiştirilmesinde onu, gözardı edilmeyecek bir konuma getirmiştir. Bu nedenle artık boş zamanı değerlendirme olayı devletlerin ve çeşitli kamu kuruluşlarının örgütsel girişimlerle ele aldığı bir toplumsal kurum niteliği almıştır.

Sosyal hizmet anlayışının hızla geliştiği yüzyılımızda özellikle aile ve çocuk refahı konusu başlı başına bir hizmet dalıdır. Ülkemizde özellikle hizmeti götürecek personel eğitimi yönünden önem kazanmıştır. Ancak hizmetin niteliği, kendi toplumsal yapımıza uygun olup olmadığı hizmetlerin nereden ve nasıl başlatılacağı konularına değinilmektedir. Sadece tahminlere dayanılarak birtakım plan ve programlar yapılmakta, yapılmış olan bilimsel çalışmalardan yararlanılmakta, özellikle batıda uygulanan bir takım tekniklerin bizde de uygulanmasına çalışılmaktadır. Bu; Tanzimattan bu yana ülkemizde gelişen bilinçsiz batı hayranlığının ve taklitçiliğinin bir ifadesidir.

Türkiye’de artan nüfusa paralel gereksinimleri karşılayacak hizmetler için gerekli önlemler zamanında alınmadığında ve hizmetlerin niteliği günün koşullarına uygun hale getirilmediğinden, bugün toplum olarak içine düşülen bunalımlı dönemi aşmakta zorluk çekilmektedir.

Çocuk ve gençlere her yönden yeterli bir ortamda yetişme olanağı sağlanamadığı ve iş ortamları hazırlanmadığından bugün toplumumuz sorumsuz, dengesiz, kaba kuvvete yatkın bir insan sorunuyla karşı karşıyadır. Kalkınmakta olan ülkemizde temel sorun ulusal gelirin dağıtımında önceliklerin üretken olanlara tanınması ve sosyal hizmetlerin ikinci planda bırakılması çelişkisinde yatmaktadır.

Bugün büyük kentlerimizde kamu hizmetlerinin yetersizliği ve boş zamanı değerlendirme faaliyetlerinin yeterince örgütlenmemiş olması, gençleri olumsuz ve çoğu kez başıboş faaliyetlere yöneltmektedir.

Boş zaman faaliyetleri “vakit öldürücü ve yıpratıcılık’tan çok yapıcı, geliştirici ve üretken” bir niteliğe sahip olmasıdır. Özellikle gençler için bu yönde hazırlanacak programlar yalnız eğlendirici değil aynı zamanda fiziksel ve düşünsel kapasitelerini geliştirecek, belirli beceriklikler kazandıracak nitelikte olmalıdır.

Kurumsal olarak aktif ve pasif olmak üzere iki grupta toplanan boş zaman faaliyetlerinden özellikle gecekondularda pasif faaliyetler birinci sırada, aktif olması gereken faaliyetler ikinci sırada yer almaktadır.

Çağımızda hızla değişen koşullar içinde yeni değerlendirmeler yapmak ve yeni önlemler geliştirmek sosyologların en önemli görevlerinden biridir. Bu nedenle öncelikle yapılması gereken çözüm önerileri şunlardır;

Öncelikle ekonomik yetersizlikleri giderici kaynaklar sağlanmaktadır.

Anne-babaların bu konuda sürekli olarak yaygın eğitim yoluyla eğitmeli, gence faydaları anlatılmaktadır.

Gençlik boş zaman değerlendirme merkezleri örgütlenmelidir. Devlet, bu konuda gençlik merkezleri kurmalıdır. batıda, özellikle İngiltere’de kentlerin her semtinde ve taşrada bu tür merkezler kurularak, gençlerin sportif ve kültürel etkinliklerde bulunmaları sağlanmaktadır. Ancak ülkemizde bu tür merkezlere ihtiyaç vardır.

Okullarda boş zaman eğitimi ele alınmalıdır. Uzmanların, araç-gereçlerin yer alacağı programlar okulda resmi olarak düzenlenmeli bu hizmetler için kaynak sağlanmalıdır.

Tüm gençlerin yurtiçi ve yurtdışı gezi imkanlarını arttırarak onların kaynaşmasını, doğa ve vatan sevgisini geliştirecek imkanların sağlanması gereklidir.

Kategori: Eğitim


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy