Beden Dili

12 Temmuz 2007



BEDEN DİLİ

1. BEDEN DİLİ NEDİR NE DEĞİLDİR

İlk izlenim ilk 30 saniyede yaptığınız hareketlerin ve söylediğiniz sözlerin bir bütünüdür. Ne söylediğiniz değil, onu nasıl söylediğiniz önemlidir. Basit bir jest, yüzlerce kelimeden daha çok şey ifade eder. Beden dili bilinçdışı motivasyonlarımızı açığa çıkarır.

Bazı insanlar vardır, her ne anlatırlarsa anlatsınlar ağızlarından çıkan tüm sözcükler zevkle, keyifle dinlenir.Çünkü bu kişiler duygularını, düşüncelerini değişik ve renkli ses tonlarıyla zengin kelime dağarcıklarından oluşturdukları cümlelerle ifade ederlerken, söylediklerini uygun mimikler ve beden diliyle de desteklediklerinden , dinleyicileri etkilemeyi başarırlar.

1.1. SÖZLÜ DİL İLE BEDEN DİLİ ARASINDAKİ GEÇİŞ ALANI

Beden dili ile gözle görülebilen beden bildirilerini kastediyoruz. Buna karşın sözlü dil veya kelimelerle yapılan konuşma ise seslerin ilgili anadilin kuralları çerçevesinde göndermelerin taşıyıcısı olduğu alandır. Beden dili araştırmaları özellikle dilin ötesine giderek sözlü olmayan bildirileri yeni bir araştırma alanıdır.

1.2. BEDEN DİLİNİN ALANLARI

Beden dilinin işaretler dünyasındaki aldığı yer belli olduktan sonra da bazı beden dili alanları vardır. bilinçli gözlem ve beden dili elementlerinin uygulanması doğrudan uygulanabilecek bir çalışma programı değildir. buradan belli bir hissin belli bir hareketi vardır şeklinde kesin bir sonuç çıkarılmalıdır.

1.2.1. HİSLERİN ALATILMASINDAKİ FARKLAR

Beden dili ile açığa vurulan belli başlı hisler vardır; Bunlar kısa süreli ortaya çıkan ani heyecanlar, uzun süreli içgüdüsel durumlar (ruhsal durumlar), veya her şahsın kendisiyle ilgili olan ve onun karakterini belirleyen ona ait tutumdur. Davranışın duygusal temellerinden söz ederken karşılaştığımız diğer bir zorluk ise, herkesin çeşitli hisleri aynı ölçüde yansıtamamasıdır. Japonların hislerini kontrol altında tuttukları söylenir. Japonların üzerinde yapılan bilimsel araştırmalarda yüzlerindeki stres reaksiyonlarını kendilerini yalnız hissettiklerinde göstermişlerdir.

1.2.2. MİMİK

Yüzümüzde görünür hale gelen hislerimiz konuştuğumuz kişilere bizim ruhsal durumumuz hakkında bilgi verir ve onlarla konuşup konuşmak istemediğimizi, konuşmak veya dinlemek mi istediğimizi, söyleneni anladığımızı, söylenenden şüphe mi ettiğimiz veya destekleyip desteklemediğimizi anlatır. Mimik, duygusal yaşamımızla ilgilidir.

1.2.3. BAKIŞMA

Bakışma davranışı diye adlandırdığımız terim, bakışın çok çeşitli alan özel şekillerini ve fonksiyonlarını daha iyi kavrayabilmemize yarar. Bir konuşma esnasında katılımcılar üzerinde kolaylıkla gözleyebileceğimiz bakışma davranışı vardır.

Genel bir ifade ile konuşma esnasında bakışma düşünme ile sıkı sıkıya bağıntılıdır ve kişinin olaydan ne kadar etkilendiğini gösterir.

1.2.4. BAŞIN DURUŞU VE HAREKETLERİ

Başın küçücük hareketi dahi kişiler arasındaki ilişkiyi büyük ölçüde etkilemektedir. Küçük çocuklar eğer oyun arkadaşları başlarını yana doğru eğmişlerse ellerindeki oyuncakları daha kolay verirler. Baş hareketleri yetişkinler arasında da karşılıklı intibayı etkiler. Kendini üstün görme, nezaket, hassasiyet ve soğukluk gibi düşüncelere yol açar.

1.2.5. ELLER, KOLLAR VE PARMAKLAR

Kolların hareketi özel bir önem taşır. Bu hareket göğsü öne çıkartan, insanı harekete geçiren aktif bir duygusal enerji yansıtır. Duygusal açıdan açık insanlar karşılarındaki kişilerden kendilerine yansıyan duygu ve düşünceleri kabul etmeye hazır olarak doğal bir kendine güven içinde kollarını bedenlerinden açarak hareket ettirirler.

Benzer şekilde kişi kendisinde duygusal yük doğuran bir konuda konuştuğu zaman, duyarlılığı parmakları ve avuç içi ile adeta kelime yüzeylerine daha farklı bir anlam vermek istemesinden ortaya çıkar.

Örneğin;karşımızdaki insanın elleri açık duruyorsa yani avuçları gözüküyorsa onun olduğu gibi görünmekten hoşlanan, pek bir şey gizlemeyen sır saklamasını da pek bilmeyen biri olduğunu söyleyebiliriz.

1.2.6. BACAKLARIN KULLANILIŞI VE OTURMA

Bacak bacak üstüne atma biçimi çok sayıda anlam taşır ve kişinin iç dünyasıyla ilgili çok değerli ipuçları yansıtır. Ayrıca bacak bacak üstüne atmak, kalça ve bacak kaslarına değişik hareketler sağladığı için uzun süre yorulmadan oturmaya imkan verir. Bu yönüyle de bacak bacak üstüne atmak amaçlı bir harekettir.

Oturuşta da insanın ruhsal durumu hakkında bilgi verir. Heyecanlı, sıkıntılı, köşeye sıkışmış, rahat, kendine güvenli vb. gibi.

1.2.7. JEST

Konuşmacıların açıklamalarını destekleyici nitelikte kullandıkları, kesinlik belirten jesti örnek olarak gösterebiliriz. İki çeşit jest vardır: Destekleyici jestler ve anlamsız jestler. Destekleyici jestler söylenenleri destekler niteliktedir. Kararlılık, heyecan, baskı kurma vb. davranışları ifade eder.

Ancak diğer ince ayrıntıların farkında mıyız? Diğer insanların yüzlerinde ne gördüğümüz hakkında merakınızı geliştirin. Anlayış, utanma, merak, düşmanlık, neşe, sıcaklık görüyor musunuz? Bu işaretleri anlamakta giderek daha iyi oldukça kişiler arası iletişimde daha çok başarılı olacaksınız.

2. BELLİ DURUM VE İLİŞKİLERDE BEDEN DİLİ

2.1. KADINSI VE ERKEKSİ BEDEN DİLİ

Görünen ve bilinen farklılıklar dışında kadının ve erkeğin beden dilinde, farkında olmadığınız birçok yorumlanacak ve keşfedilecek sürprizler vardır. uzmanlar cinsiyete özgü ve tipik cinsiyet davranışları arasında ayrım yapar. Beden dili söz konusu olunca: Her iki cinste değişik sıklıkta ortaya çıkan davranış şekilleri tipik cinsiyet davranışlarını incelemişlerdir.

Tipik cinsiyetle ilgili beden dili davranışları ilk bakışta hiçbir zaman değişmeyecek gibi veya bazıları ise değişim içinde görünür.

2.2. BEDEN DİLİNİN KÜLTÜRLERARASI KARŞILAŞTIRMASI

Aynı beden dili davranışı farklı kültürlerde farklı anlamlara gelebilmektedir. Almanya’da evet anlamına gelen baş sallama Türkiye’de ve Yunanistan’da hayır anlamına gelir.

Kapalı bir yerde kişilerin aralarında mesafe tutma alışkanlıkları, değişik iki kültüre mensup kişiler arasında problem yaratabilir, hisleri zedeleyebilir.

Değişik kültürlerden kişilerin iletişimleri beden dili açısından dünya çapında farklılık göstermektedir. Bu araştırmalarda kapalı yerde davranış ve bakışma en önemli konuları teşkil etmektedir. Araplar Amerikalılara ve Avrupalılara o kadar yaklaşırlar ki bunlar geri çekilmek zorunda kalırlar. Ancak bu onların tekrar yaklaşmalarına neden olur.

2.2.3. KONUŞMANIN GÜCÜ

Konuşma insan ilişkilerindeki hükmetme, boyun eğme davranışı belirler.

Söz söylemek isteyen adam için de şahsiyet, yüksek zekadan daha gereklidir.

Konuşmaya başlamadan önce hazırlığınız çoktan bitmiş, yeterince dinlenmiş olmalısın. Bir hatibin en çok ihtiyacı olan şeyler canlılık ve heyecandır. Bu da enerji ile mümkün olur.ancak enerji dolu bir hatip kendisini dinletebilir.

Kendinizi tüm yanıtları bildiğinizi sandığınız bir havaya sokmayın. Ne zaman bunu deneseniz kendinizi mutlaka tehlikeye atarsınız. Kendinizi hem uzman görüp hem de ilerlemeye ve öğrenmeye devam etmeye çalışmak hemen hemen olanaksızdır.

2.4. BEDEN DİLİNDE YALAN, SAMİMİYETSİZLİK, ŞÜPHE

Daha önce de belirttiğimiz gibi Japonlar sıkıntılı yüz ifadelerini saklamayı bilirler. Yalnız kaldıklarında dışa vururlar.

2.4.1. GERÇEK DUYGULARIN GİZLENMESİ

Sosyal hayatta birçok durumda, insan kendi gerçek duygularını gizlemek ister ancak herhangi bir biçimde kendisini ele verir. Bir topluluk içinde kişi sinirli, gergin ve hatta korkuyor olabilir, fakat yüzüne iliştirdiği bir gülümsemeyle mutluluk maskesi taşıması mümkündür. Dikkatli bir gözün algılayabileceği bazı küçük ipuçları iç ve dış dünyalar arasındaki bu farkın anlaşılmasına yardımcı olur.

İnsanlar yalan söyledikleri zaman en başarılı şekilde kontrol ettikleri, yüz ifadeleridir. Çünkü insan yalan söyleyeceği zaman yüz mimiklerini kontrol etmek için bilinçli bir çaba harcar. Hiç şüphesiz dikkatli bir gözlemci veya uzman için yalan söyleyen biri mimikleriyle de çok sayıda ipucu vermektedir. Ancak genel olarak düşünüldüğünün aksine, bir kişinin yalanını yüzüne veya gözüne bakarak anlamak pek kolay değildir.

2.4.2. YALAN İŞARETLERİ

Yalan söyleyen kişinin elleriyle yaptıkları jestler azalmaktadır. Normal olarak ifadeyi güçlendirmek amacıyla yapılır. Yalan esnasında eller ya hareketsiz kalır ya da anlamsız jestler yapar.

Yalan söyleyen kişinin elini yüzüne götürme ve yüz çevresine değdirme sayısı artmaktadır. Kişinin samimi olmadığı bir görüşme sırasında bu jestin sayısında çok büyük artış göstermektedir.

Yalan söyleyen kişinin beden hareketlerinde anlamsız bir artış gösterilmektedir. Bu yalan söylerkenki duyulan rahatsızlık ve huzursuzluktan kaynaklanmaktadır.

Yalan söyleyen bir kişinin el jestleri azalırken el sallama hareketi artmaktadır. Belki de böylece kişi elini sallayarak sorumluluğu üzerinden atmaktadır.

Yalan söyleyen kişinin yüz ifadesi normale çok yakındır. Yüz ifadesinde yalanı el everen en önemli ipucu kişinin gözlerini sık sık konuştuğu kişiden kaçırmasıdır.

3. İNSAN KAYNAKLARI KONSEPTİNDE BEDEN DİLİNİN ROLÜ

3.1. ÖNEMLİ GÜNLER

3.1.1. SUNUMLAR

Eğer konuşmakla ilgili fiziksel bir probleminiz yoksa tek cevap konuşmadığınız için olacaktır. Muhtemelen yetişme biçiminizle ilgili olduğu sonucuna varacaksınız. Düşünün: çocukken evdeki büyüklerinize bir fikir beyan etseniz , onların yanlışlığını beyan etseniz cevap , “Sen sus. Sen anlamazsın.Daha küçüksün.” Şimdi ben sorarım size güzelini boşverin de acaba neden konuşamıyoruz?’ un cevabı belli değil mi?

Kamu önünde konuşmalar Richter ölçeğine girecek şiddette strese sebep olur. Bir takım sebeplerden dolayı insanlar ayağa kalkıp kalabalık önünde konuşma yapmaktansa her türlü acıyı çekmeye razı olur. Hoşlanmadığımız şeylerden kaçınırız. Kaçındığımız şeylerse hiçbir zaman başarılı olamadığımız şeylerdir.

Sunumu bir satranç oyunu ile karşılaştırın. Kurallarını bilmeden satranç oynamayı düşündüğünüzü hiç sanmıyorum. Büyük ustaların nasıl olup da bu kadar iyi oynayabildiklerini sanıyorsunuz? Elbette ki çalışarak. Kamu önünde konuşmak bir beceridir ve beceriler kazanıla bilinir. Tüm ihtiyacınız olan HÇKP’dir. Yani, Hazırlık, Çalışma, Kişisellik, Performans.

Hazırlık:

Sunumlara her zaman elinizden geldiğince iyi hatırlanın, en iyisini yapmaya çalışın. Başarının tek yolu budur. İyi bir sunum için dikkat edilmesi gereken hususlar:

Konuşmanızın temel hedefinin ne olduğu hususunda net olmalısınız.

Neden konuştuğunuzu kendinize sorun. Eğer yanıt -çünkü bana konuşmak zorunda olduğum söylendi- gibi bir şeyse daha olumlu bir yanıt alana kadar sormaya devam edin.

Konuşmanızı bir balığın kılçığına benzer bir şekilde hazırlayın. Konuşmanın amacı kılçığın ortasındaki kalın kemiktir.

Yapısı belirlenmemiş bir konuşma kurgusu olmayan bir kitaba benzer. İster resmi, ister gayri resmi olsun etkili konuşmaların çoğunluğu temel bir biçimde üç kısımdan oluşur: Giriş, gelişme, sunuş.

Yukarıda sözü edilen yapıya bir takım zihinsel kıvılcımlara kontrollü bir şekilde izin vererek ulaşmalıyız.

Kullanacağınız boş alanı ve nerede konuşacağınızı, rahat bir biçimde odanın içinde hareket edebilmek için alanınızı önceden değerlendirin.

Çalışma:

Konuşmanıza hazırlanırken sıkıntıdan patlayana kadar çalışmayı sürdürün. Konuşmayı çalışmak size sıkıcı geldiği zaman, bu artık heyecanlanmayacağınız anlamına gelir.

Kişisellik:

Eğer mesajı veren insandan hoşlanmazsak mesajdan da hoşlanmayız. İş bu kadar basit. Eğer en kötüsünü beklersek en kötüsünü yaşarız. Konuşmaya belirgin bir isteklilikle başlayıp, dinleyicinin hal ve hareketlerine göre konuşmamızı şekillendirmemiz lazım.

Performans:

Bu terim bir avuç iş arkadaşınızla ilgili görülebilir; ama bir kez konuşmak için ayağa kalktığınızda bu sizi dinleme talihine eren her insana karşı borcunuzdur. Profesyonel olmak her zaman akıcı olmak anlamına gelmez. Ama telaş ve ters takılmış slaytlarla dikkatin dağıtılmadığı etkili bir iletim anlamına gelmelidir.

3.1.2. GÖRÜŞMELER

Bir görüşmeye hazırlanmak bir malı satmaya hazırlanmaya benzer, bir farkla ki bu sefer pazarlamanız gereken mal sizsinizdir. Tıpkı bir satış yapar gibi bir görüşmeye asla daha önceden hazırlık yapmadan gitmeyin. Bu tamamen sizin şansınızı değiştirecektir.

Size sorulması beklenen konular üzerinde çalışın ve arada duraksamalardan korkmayın. Sorulan soruyu iyi bir cevapla karşılamak ama ardından ilk sessizliği zırvalamalarla geçirmek çok kolaydır. Alarm durumuna geçmenize sebep olacak belli başlı sorular üzerinde daha önceden düşünün.

Bir görüşme sırasında karşınızdaki kimsenin baş hareketlerine dikkat etmek çok önemlidir. Yapılan bir açıklamanın bitiminde başı hafifçe eğildiğini görürseniz sizin için açıklaması yapılmış bulunan şeye ilişkin görüşleriniz bekleniyor demektir.

3.1.3. TOPLANTILAR

Toplantılarda sunumlar gibi önceden planlanmış olmalıdır. Toplantınızın konusunu ve kendi katkınızın ne olacağını bilmelisiniz. Zaman kaybettiren ana konulardan sapmalar ve gevezeliklerden kaçınmanın, başarılı bir konuşma yapmanın ve kendi katkılarınızı en etkili bir biçimde yerine getirmenin yollarını aramalısınız.

3.2. OLAYLAR KARŞISINDA DAVRANIŞ BİÇİMLERİ

ÖRNEK OLAY:

İşyerindesiniz. Her biri acil olan bir sürü işiniz var; ama birisi size bu sabah bitirilmesi için yeni bir iş getiriyor. Tepkiniz ne olabilir?

3.2.1. EDİLGEN

“Tamam, yapmayı denerim.”

Kısa demli bir pay verme. Ya size verilen işi yapıp, iş bekleyen diğer insanların canını sıkacak, ya da yapacağınızı söylediğiniz halde yapmayacak ve sizden bunu isteyenin canını sıkacaksınız. Ya da yemek saatinizde bunu yaparak kendi canınızı sıkacak, böyle kolayca etkilendiğiniz için kendinize kızacaksınız.

3.2.2. SALDIRGAN

“Bak, şu an ne kadar meşgul olduğumu sen de görüyorsun. Bu tür şeyleri hep son dakikada önüme getiriyorsun. Kaç çift elim olduğunu sanıyorsun sen? Bunu yapmasını başka birinden iste!”

Eh, kendinizi harika hissettiniz değil mi? Peki karşınızdaki kendini nasıl hissetti acaba? Belki ne kadar meşgul olduğunuzu bilmiyordu. Belki o da size öfkeyle karşılık verecek ve her şey daha kötüye gidecek. Yarattığınız atmosfere ne demeli?

3.2.3. İDDİALI

“Bak, işin senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum; üstelik benim işimi güçleştirmek istemediğinden de eminim; ama şu an elimde bitirilmesi gereken ve askıda bir çok iş var. bunu bu sabah bitiremem en azından dörde katar.”

Karşınızdakini aşağılamanın hiçbir gereği yoktur. üstelik siz gerçekçi bir şekilde istenileni yerine getirmenin imkansız olduğunu gösterdiniz. Karşınızdakini küçük düşürmeden kendi durumunuzu dürüst bir biçimde ortaya koydunuz.

3.3. KÖTÜ DAVRANIŞLAR, MODERN KARİYER İÇİN BİR REHBER

3.3.1. YAKLAŞIMLAR

Görgü kuralları doksanlı yılların ofislerinde geçerli mi? Çok şükür geçerli. Çünkü görgü kuralları, işi her yönüyle olumlu duygular içinde, etkili ve düzgün bir şekilde yerine getirmek için gereklidir.

Yöneticiler buna dikkat etmeli. Eğer personellerine kötü davranırlarsa, onların çalışma istekleri, buna bağlı olarak da verimlilikleri düşecek; daha da kötüsü, aynı davranışları nihayetinde çok kötü sonuçlara yol açacak bir şekilde müşteriye taşıyacaklardır. Eğer biri bizi hor görür ya da küçümserse, yaralanmış egomuzu tatmin etmek için, biz de başka birine aynı şekilde davranma ihtiyacı hissederiz.

3.3.2. Mükemmel İş Arkadaşları

Mükemmel bir şirket için liste:

İş arkadaşlarınıza ve müşterilere saygılı davranın.

İster bir çalışan ister bir satıcı olsun, tüm ziyaretçilere kibar davranın.

Dakik olun. Eğer yapamıyorsanız, ne kadar geç kalacağınız konusunda gerçekçi tahminler verin. Eğer on dakika veya yarım saat sürecekse “bir dakika içinde oradayım” sözünün hiçbir anlamı yoktur. diğer şirketlerin toplantılarına beş dakika önce gidin; resepsiyondan toplantı odasına gitmenizin kaç dakika süreceğini hiçbir zaman önceden kestiremezsiniz.

Sabahları iş arkadaşlarınızı neşeli bir şekilde selamlayın.

Cinsel ayırım yapmayın. İş hayatında kadın veya erkek yoktur; insanlar vardır. kapıyı tutup onlara zayıf bir cins olarak davranmayı öğütleyen köhne görgü kuralları işlerlerine uymaz. Bununla birlikte, bazı şirketler halen kadınların asansörde ve giriş çıkışlarda önceliğe sahip olduklarına dair bazı kurallara sahiptir. Ama bu, insanlar grup halinde içeri girerken ve çıkarken bazı karışıklıklara sebep olmaktadır.

Eğer başkalarına kapı açmak istiyorsanız, bunu yapın; ama sadece belirli bir cinsiyete yönelik değil.

“Hayır” demek yerine seçenekler önerin. Eğer biri sizden bir şeyler yapman8ızı isterse ve meşgul iseniz terslemek yerine durumu açıklayın.

3.3.3. TELEFON TEKNİKLERİ

Telefonda nasıl konuşulacağına dair bir takım görgü kuralları vardır. ama insanlar yüzlerini görmedikleri insanlara yardımcı olmamayı daha kolay buluyor.

Tıpkı iş mektupları gibi, telefon konuşmaları da hem sizin, hem de çalıştığınız şirket için bir halkla ilişkiler egzersizidir. Aşağıdaki teknikleri sürekli olarak tekrarlayın.

Telefonun yanında kağıt ve kalem bulundurun. Böylece sizi arayan insanlar bunları aramanızı beklemez.

Telefona cevap verirken isminizi ve şirketinizin ismini kullanın.

Ne kadar meşgul olursanız olun, olumlu bir yaklaşımınız olsun.

Not aldığınızda bunun işle ilgili bir not olduğuna önem verin. Arayanın adını, bölümünü, şirketini ve telefon numarasını not edin. Kendi adınızı ve mesajın geldiği saati yazın.

Telefonla konuşurken sigara içmeyin ve bir şeyler yemeyin.

İki telefon görüşmesini aynı anda yapmayın.

Telefonu kaldırır kaldırmaz cevap verin. Bir yandan iş arkadaşınızla konuşup telefondaki kişiyi bekletmeyin.

“Hoşça kala” demeden telefonu kapatmayın.

Dinleyin ve karşıdakinin sözünü kesmeyin.x

Santralin nasıl çalıştığını öğrenin ve hiçbir zaman “sizi bağlamaya çalışacağım” gibi ifadeler kullanmayın. Bu üzücü ve profesyonel olmayan bir tavırdır.

Eğer arayan kişinin adını ve sorununu biliyorsanız, bir başka bölüme bağlamadan önce, bilgileri o departmana verin. Böylece müşteriler şirket içinde bir telefondan ötekine transfer edilirken “Size nasıl yardımcı olabilirim” sorusunu gereksiz yere defalarca dinlemek zorunda kalmazlar.

3.4. İNSANLARLA İLİŞKİLERİ ENGELLEYEN VE KOLAYLAŞTIRAN DAVRANIŞLAR

Yapılan araştırmalar, insanlar arası ilişkide, ilişkinin olumlu bir biçimde gelişmesini engelleyen veya ilişkinin olumlu bir biçimde gelişmesini kolaylaştıran tutum ve davranışların anlaşılmasına yardımcı olmuştur.

Ellerin kenetlenmesi, kolların kavuşturulması ilişkiyi olumsuz yönde etkilerken, kolları kavuşturmadan bacak bacak üstüne atmadan oturmak ve elleri açarak öne doğru eğilmek açık bir insan olduğunuz izlenimini yaratarak ilişkiyi kolaylaştırır.

Karşıdaki kişinin yüzüne bakmadan ve gözleri kaçırarak konuşmak o kişide kendisine değer verilmediği duygusunu doğuracağı için ilişkiyi zorlaştıracak; karşıdaki kişinin yüzüne bakılması mümkün olduğu kadar göz teması kurulması ise ilişkiyi olumlu yönde etkileyecektir.

KAYNAKÇA

1. Zuhal-Acar BALTAŞ.Beden Dili. Remzi Kit. 19. Baskı. 1998 İstanbul.

2.Gülten SUVEREN. El Falı. Alfa Yay.1. Baskı.2000 İstanbul.

3.Suat SOYSAL. Mağazacılık. Remzi Kit. 5. Baskı. 1999 İstanbul.

4.Roger AİLES ve John KRAUSHAR.Mesaj Sizsiniz. 6. Baskı . 2000 İstanbul.

5. Dale CARNEGİE. Söz Söylemek ve İş Başarmak Sanatı. Timaş Yay. 4. Baskı 1997 İstanbul.

6.John C. MAXWELL ve Jim DORNAN. Etkili İnsan Olmak. Sistem Yay. 2. Baskı. 1998 İstanbul.

7.Cevdet TELLİOĞLU. Güzel Konuşma Pratiği . Timaş Yay. 7. Baskı. 1997 İstanbul.

8.Wolfgang ZIELKE. Sözsüz Konuşma. Say Yay. 1. Baskı. 1993 İstanbul.

9.Prof. Dr. Otto SCHOBER. Beden Dili. Arion Yay. 3. Baskı. 1996 İstanbul.

10.Judi JAMES. Beden Dili. Alfa Yay. 1. Baskı. 1999 İstanbul.

11.Frances M. STERN ve Ron ZEMKE. MOPAK Marketing.Sayı 9.

T.C.

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

İŞLETME 4 (İ.Ö.)

BEDEN DİLİ

YÖNLENDİREN

Yrd. Doç. Dr. Gürcan PAPATYA

HAZIRLAYANLAR

Ali SIRIKLIGİL 9821402029

Ahmet EKELİK 9821402001

Isparta – 2001

İÇİNDEKİLER

1. BEDEN DİLİ NEDİR NE DEĞİLDİR 1

1.1. SÖZLÜ DİL İLE BEDEN DİLİ ARASINDAKİ GEÇİŞ ALANI 1

1.2. BEDEN DİLİNİN ALANLARI 1

1.2.1. HİSLERİN ALATILMASINDAKİ FARKLAR 1

1.2.2. MİMİK 1

1.2.3. BAKIŞMA 1

1.2.4. BAŞIN DURUŞU VE HAREKETLERİ 2

1.2.5. ELLER, KOLLAR VE PARMAKLAR 2

1.2.6. BACAKLARIN KULLANILIŞI VE OTURMA 2

1.2.7. JEST 2

2. BELLİ DURUM VE İLİŞKİLERDE BEDEN DİLİ 3

2.1. KADINSI VE ERKEKSİ BEDEN DİLİ 3

2.2. BEDEN DİLİNİN KÜLTÜRLERARASI KARŞILAŞTIRMASI 3

2.2.3. KONUŞMANIN GÜCÜ 3

2.4. BEDEN DİLİNDE YALAN, SAMİMİYETSİZLİK, ŞÜPHE 3

2.4.1. GERÇEK DUYGULARIN GİZLENMESİ 3

2.4.2. YALAN İŞARETLERİ 4

3. İNSAN KAYNAKLARI KONSEPTİNDE BEDEN DİLİNİN ROLÜ 4

3.1. ÖNEMLİ GÜNLER 4

3.1.1. SUNUMLAR 4

3.1.2. GÖRÜŞMELER 5

3.1.3. TOPLANTILAR 6

3.2. OLAYLAR KARŞISINDA DAVRANIŞ BİÇİMLERİ 6

3.2.1. EDİLGEN 6

3.2.2. SALDIRGAN 6

3.2.3. İDDİALI 6

3.3. KÖTÜ DAVRANIŞLAR, MODERN KARİYER İÇİN BİR REHBER 7

3.3.1. YAKLAŞIMLAR 7

3.3.2. Mükemmel İş Arkadaşları 7

3.3.3. TELEFON TEKNİKLERİ 7

3.4. İNSANLARLA İLİŞKİLERİ ENGELLEYEN VE KOLAYLAŞTIRAN DAVRANIŞLAR 8

KAYNAKÇA 9

Kategori: Eğitim


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy