Edebiyat Dönem Ödevi

12 Temmuz 2007



EDEBİYAT DÖNEM ÖDEVİ

Kitabın adı: Geniş Zamanlar

Kitabın yazarı: Ayşe Kulin

Basıldığı Yer: Remzi Kitapevi A.Ş Tesisleri

Basıldığı Yıl: Temmuz 1998

Yazarın Özgeçmişi:

Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat Bölümünü bitirdi.Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı.Uzun yıllar televizyon,reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı,sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.

1976 yılında ilk öykü kitabı çevirisini “Rusya Ayaklanıyor” adlı eser ile yaptı.

1984 yılında ilk öykü kitabı “Güneşe Dön Yüzünü” yayınlandı.1986’da “Gülizar” adlı öyküsünü “Kırık Bebek” adıyla senaryolaştırdı.Bu sinema filmi,yılın Kültür Bakanlığı Ödülü’nü aldı.

1989’da,sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro yazarları Derneği’nin “En İyi Sanat Yönetmeni” ödülünü aldı.

1997 yılynda yayınlanan Adı:Aylin isimli biyografik romanı İstanbul Üniversitesi Fakültesi Öğrencileri tarafından yılın romanı seçildi.

Kitabın Kısa Özeti:

Ayla; İstanbul’da yaşayan,iyi eğitim almış,başarılı bir iş kadını.Mutlu bir evliliği var ve bu evlilikten bir erkek çocuğu oluyor.Ama bu mutluluk uzun sürmüyor.Önce sağlık açısından çöküntüye uğruyor,çünkü kanser teşhisi ile bir göğsü alınıyor.Sonra,duygusal olarak büyük bir sarsıntı geçiriyor.Kocasının kendisini aldattığını anlıyor ve boşanıyorlar.Bu boşanmanın ardından,yaşadıklarından uzaklaşmak için oğlunl İngiltere’de okutmak bahanesiyle karar verip Londra’ya gidiyor.Bu dönemde bir zamanlar oğluna bakması için yanında çalıştırdığı Zehra’nın kocası tarafından öldürüldüğü haberini alıp,bir kez daha yıkılıyor.Zehra’nın O’nun için bir yardımcıdan çok,evin bir insanı,kendi kızı gibi olduğunu ve O’nun iyi yetişmesi için nasıl emek verdiğini hatırlıyor.Kendi sorunlarıyla uğraşmak için Londra’ya geldiğine ve Zehra’yı yalnız bıraktığına üzülüp pişman oluyor.

Aslında Zehra,kendi mahallesinde kalsaydı,bu kültürü ve eğitimi alamazdı.Daha sonra,Ayla’nın çabaları sonucu hemşirelik okulunu ve lisan kursunu bitirip,özel bir hastanede hemşire olarak çalışmaya başladı.Burada tanıştığı Doktor Ahmet ile aralarında bir gönül bağı oluyor.Taa ki,günün birinde Ahmet’e,Ayla’nın gerçek ablası,yaşadığı evin de kendi olmadığını söyleyene kadar…Mutluluğu bitiyor.Büyük bir üzüntü ile işinden ayrılıp,gerçek ailesine dönüyor.Günlerce içine kapanıp,bunalıma giriyor.Bugünlerde mahallesinden bir kısmeti çıkıyor.Apar topar Aydın ile evlendiriliyor.Evlendiği adamın aklını dinle bozmuş,tekkelerden çıkmayan biri olduğunu daha ilk günden anlıyor.Aydın;kadın cinsini şeytan olarak görüp,onunla konuşmuyorve hatta aynı odada bile bulunmak istemiyor.

Evliliklerinin birinci yılında,Aydın’ın annesi neden çocuk sahibi olmadıklarını soruyor.Zehra’da,Aydın’ın sabahlara kadar tekke’de kaldığını,evde birlikte yemek bile yemediklerini ve kendisinin sürekli çarşafla gezdiğini anlatıyor.Ailenin büyüklerinin verdiği tavsiye ile,birgün kocasıyla konuşmayı ve O’na yakınlaşmayı deniyor.Aydın cinnet geçirerek O’nu bıçaklıyor.Ne gariptir ki,Zehra ölürken büyük bir huzur duyuyor,çünkü bütün acıları sona eriyor.

Kahramanlar ve Özellikleri:

AYLA:Mesleği gazetecilik.Zarif,güzel ve iyi kalpli bir kadın.Kanser teşhisi ile bir gün göğsü alınmış,hayatı duygusal çöküntülerle dolu.Eşi,kendisini yakın arkadaşıyla aldattığı için,kocasından boşanmış.Bir oğlu var ve o da İngiltere’de okuyor.

GERRY:Ayla’nın İngiliz dostlarının tanıştırdığı erkek arkadaşı.Çok üzgün ve içkili olduğu bir gece Ayla’ya destek oluyor.Centilmenliği ile tipik bir İngiliz tavrı sergiliyor.

FATİK:Ayla’nın İstanbul’daki evine 15 günde bir temizliğe gelen kadın.Cahil ve gecekondu muhitinde yaşıyor.Kocası şarapçı,Fatik’I ve kızını sürekli dövüyor.Fatik kızını bu hayatın içinden kurtarmak için çırpınıyor.

ZEHRA:Fatik’in kızı.13 yaşında,güleryüzlü,sürekli dürüst gözlerle bakan bir kız.Ayla’nın bebeğine bakmak için eve getiriliyor ve bu evde dışardan ilk ve ortaokul bitirme sınavlarına hazırlanıp diploma alıyor ve hemşirelik okuluna girip mezun oluyor.

EROL:Ayla’nın bir zamanlar sevdiğini ve sevildiğini sandığı ama kendisini aldatan kocası.

AHMET:Zehra’nın sevdiği adam.Birlikte çalıştıkları hastanede doktorluk yapıyor.Zehra kendisine yalan söylediği için arkadaşlığını bitiriyor.O’nun ailesinin sosyal yapısını içine sindiremiyor.

AYDIN:Zehra’nın kocası.Köyünde Kur’an kursuna yollanmış.Tarikate üye olmuş dar kafalı yobaz bir genç adam.Kadınlara ve O’nu günaha sokacak herşeye şeytan gözü ile bakıyor.

LEYLA ARZUMAN(LYDİA KRASSA ARZUMONOVA):Ayla’nın röportaj yapmak üzere evine gittiği;St.petersburg’da bale eğitimi almış,1931’de İstanbul’a kaçan ve 1936’dan sonra Türk vatandaşlığına geçen eski bir balerin.CHP’ye yazılmış ve ilk bale okulunu kurmuş.

Ana Düşünce:

Yazar bu kitapta;baş karakterin çektiği acıları,Türki’nin sosyal yapısını da ortaya koyarak diğer karakterlerin hikayeleriyle birlikte ele alıyor.

Yan Düşünceler:

Sosyal yaşam farklılıkları,hala birtakım yerlerde yalnış dini eğitim vererek genç beyinlerin yıkanması anlatılıyor.

Araya serpiştirilmiş kısa bir öyküde ise Türkiye’de köylerin sağlık yönünden az gelişmiş olduğu ve bu az gelişmişliğin insanların düşünce ve yaşamında da var olduğunu belirtiyor.

Dil ve Anlatım Özelliği:

Yazar;romanı öyküleyici anlatımla ve olayları bir akış içinde yazmış.Yalın ve akıcı bir üslup kullanmıştır.Kişileri ve öykülerini anlatırken zaman zaman betimlemelerde bulunmuş.Bu da kitaba ve kitabı okuyanlara ayrı bir tat veriyor.

Yazıların arasında şiire de yer verilmiş.Özellikle kahramanın ameliyat olacağı zaman satır arasında ki şiir ruh halini yansıtıyor:

“Taze bir gül kadar,bütündür solmuş bir gül,

“Dalından koparılmış bahçeleri hatırlatır”

Kitaptan yazarın betimlemesi:

“Kadın çok yaşlıydı.Son kuşlar gibi,gitti mi giderdi.Kendi gitmese aklı gidebilirdi.Lydia Krassa Arzumanova;bu ismi duyduğum an,bir beste etkisi yapmıştı bende.Tuhaf betimlemeler vardı bu isimde.”Lydia” su,ışık gibi kıvrak,hafif ve şırıltılı çağrışımlar yaparken,”Krassa” hüzünlü ve heybetli bir ses veriyor,”Arzumanova” ise hem Türkçe hem de içerdiği müzikle bir “grande finale” oluşturuyordu.”

Ayrıca kitabın finalinde Enis Batur’un kısa bir şiiri yaşama dair bizi düşünmeye zorluyor:

“Yaşamın kurgusunun

Çözüldüğü yerde yiteceğiz,

O anda,

Bomboş bir sesle..”

Kategori: Eğitim


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy