Kavram Nedir

12 Temmuz 2007



KAVRAM NEDİR

Fikir ,olay insan veya başka şeyleri sınıflandırmaya yarayan kelime veya kelime öbekleridir.Kavramlar ağaç,dergi,kitap,makas gibi çok somut olabilir yada özgürlük, önyargı,Tanzimat gibi çok soyut olabilirler.kavramlar herkes için aynı manayı taşımayabilirler.Komünizm kelimesi Sovyetler birliğinde yaşayan biri için eşitlik,anavatan ,koruma anlamına gelirken Türkiye’de yaşayan birisine de eziyet, başkaldırı, gibi fikirleri çağrıştırabilir.

Kavramlar, düşünce sürecimizin çok önemli bir parçasıdır. Çünkü onlar uğraşmak durumunda olduğumuz bir olay ve fikirden anla çıkarmamıza yardımcı olur. Çevremizi oluşturan etmenleri kolaylıkla anlayabilmemizi sağlar. Bu sebepledir ki kavramları sıkça kullanırız ve dilimizde de karmaşık fikirleri ifade edebileceğimiz çok sayıda soyut kavramlar yer almaktadır.Sosyal bilimler de bu tür kelimeler üretmiştir.örneğin:

Bağımlılık Cumhuriyet Demokrasi Statü

Toplum İmparatorluk Beylik Hükümet

Çatışma Saltanat Rol Millet

KAVRAMLARIN SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDEKİ YERİ

Kavramlar sosyal bilgiler için çok önemlidir. Sosyal bilgiler insanı ve sürdürdüğü yaşamı tüm boyutlarıyla anlamak için vardır. İnsanı ve yaşamı anlamaya çalışırken ,onlar hakkındaki olgusal bilgiler yığınını öğrenmeye, daha doğrusu ezberlemeye çalışmak,insanı ve yaşamı anlamak için yeterli ve anlamlı bir iş olmayacaktır. Bir sekreterin etkili ve erimli olabilmesi için yaptığı işi bir düşünelim. Örneğin, giden yazılarla gelen yazıları ayrı dosyalarda toplar. Birbirine benzer işlerin aynı kategoride toplanması ve saklanması sekreterin işini kolaylaştırır. İşte kavramlar da insanı ve yaşamı anlamayı kolaylaştırır. Çünkü kavramlar yaşamın kategorileridir. Yaşamdaki canlıların hepsini tek tek incelemek ve öğrenmek mümkün değildir. Ancak bu canlıların ortak özelliklerine göre sınıflanmış halini bitki ,hayvan ve insan kavramları olarak anlamak ve öğrenmek mümkündür.

Sosyal bilgiler öğretiminde,kavramların öğrenilmesini öğretimin odak noktası olarak belirlemenin birçok açıdan yararları vardır. Bu yararlar şunlardır:

Üst düzey akademik başarı

Öğrenme ve hatırlamayı basitleştirme

İletişimi kolaylaştırma

Öğretimi kişileştirme

Problem çözme ve akıl yürütme

Karmaşık anlamaya yardımcı olma

TANZİMAT

Osmanlı devletine batı anlamda bir şekil vermek ve özellikle Fransız ihtilali ile ortaya çıkan insan hakları ilkelerini ,Osmanlı ülkelerinde yaşayan halka da tanıtmak ve uygulamak için 3 kasım 1839’da Gülhane Hattı Hümayununun ilanından itibaren başlayan devre verilen isimdir.

2. Mahmut’un Yeniçeri ocağını kaldırmasından sonra giriştiği ıslahat hareketlerinin maddi ve manevi hedefi Osmanlı devleti kurumlarını ve teşkilatlarını batı metotlarına göre modern bir duruma getirmekti. Bunların hemen hepsini uygulamayı başardı. Ancak hareket, ülkede resmen devrim ilan edilmedi . 2. Mahmut’un karşılaştığı en büyük güçlük ,yeteri kadar ehliyetli ve ıslahatların gerekliliğine inanmış bir kadronun bulunmamasıydı. Yüksek derecedeki devlet adamlarının bir kısmı padişaha bağlılıklarından, bir kısmı da ,korkup çekindiklerinden bu hareketlere taraftar görünüyorlardı. Bunların arasında hareketin tek samimi taraftarı Mustafa Reşit Paşa idi. Mustafa Reşit Paşa devlet memurluklarından yavaş yavaş yükselmiş ,özellikle dış işlerde uzmanlaşmıştı. İlk hariciye nazırlığı sırasında (1837) Avrupa’da gördüklerini anlatarak 2. Mahmut’u bu yenilikleri uygulamaya teşvik etti. Bu arada Avrupalıların Osmanlı devletine düşman olmalarının başlıca sebebinin Müslüman ve Hristiyan arasında eşitlik gözetilmemesi olduğunu söyledi;bunun özellikle Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde insan haklarına saldırı sayıldığını ve bu yüzden Osmanlı devletinin bir Avrupa devleti olarak kabul edilmediğini belirtti. Mustafa Reşit Paşa padişaha kimsenin yargılanmadan idam edilmemesi, hatta bir cezaya uğratılmaması gerektiğini söyledi. Vergiler ,askerlik hizmeti ,devletin ve halkın karşılıklı hak ve sorumlulukları gibi birçok konunun batı da nasıl anlaşıldığını ,ne şekilde uygulandığını anlattı.

2. Mahmut bütün bu anlatılanları kabul etti ve Tanzimat’ın ilanına karar verdi. Ancak meseleyi ayrıca Akif paşaya danışmayı gerekli gördü. Akif paşa bunlara şiddetle karşı geldi.2. Mahmut bunlara toplumun hazır olmadığını ve bunları benimseyecek olgunluğa ulaşmadığını ve erken olduğunu düşündü. Ayrıca kendisi için bazı zararlı sonuçların doğmasından korktuğu için bu hareketi geri bıraktı.

Fakat Tanzimat yeniliklerinin bir hattı hümayunla ilanı 2.Mahmut’un ölümünden sonra yerine geçen oğlu Abdülmecit zamanında gerçekleştirildi. Hattı Reşit paşa kaleme aldı ;hükümdara okunduktan sonra ve onayını aldıktan sonra ,ilan kararlaştırıldı. Hattı hümayunun okunarak Tanzimat devrinin resmen ilan edileceği gün Mustafa Reşit Paşa ,bir meclisi Hassı Vükela mazbatası (bakanlar kurulu kararı) hazırladı. Böylece Tanzimat ilanını resmi ve hukuki bir dayanağı oldu. Hattı Hümayun Gülhane meydanında okundu. Bu yüzden diğer adı Gülhane Hattı Hümayunu’dur. Hattı hümayun 3 Kasım 1839 Pazar günü Mustafa Reşit Paşa tarafından okunmasıyla Tanzimat ilan edildi.

Gülhane hattı hümayunu şu ana ilkeleri kapsar

1: Osmanlı ülkelerinde her çeşit din ve ırka mensup bütün tebaanın can,mal ve ırz güvenliği olacaktır

2: Bunların hepsi mülkiyet hakkına sahip olacak ve bu hak kişinin yararına devlet tarafından savunulacaktır.

3: Vergiler için belirli ve adil oranlar tayin edilecek ve vergi yükümlülüğü eşit olacaktır.

4: Devlet masrafları bir gider bütçesiyle sınırlandırılacaktır.

5: Askerlik görevi için belli bir süre ve her yerin nüfusu oranında yükümlülük konulacaktır.

6: Suç işlediği öne sürülenler hakkında kovuşturma,açık olarak yapılacak ve bunlar açık bir şekilde yargılanacaklardır.

7: Hiç kimse hakkında mahkeme hükmü olmadan gizli veya açık idam cezası uygulanmayacaktır.

8: Suçlu sanılan veya mahkum olanların mirasçıları miras haklarından yoksun

bırakılmayacaktır.

9: Devlet memurlarının hepsine maaş bağlanacaktır.

10: Rüşvet kesin olarak kalkacak ve buna cesaret edenler şiddetle cezalandırılacaktır.

11: Başta hükümdarın kendisi bu esaslara uymayı ve bunlara aykırı davranışlarda bulunmamayı kabul ettiği gibi ,devlet ileri gelenleri ve ulema bu hususta yemin edecektir.

Tanzimat’ın ilanından birinci meşrutiyetin ilanına kadar (23 aralık 1876)geçen sürede (Tanzimat devri) Osmanlı imparatorluğunda yenilik hareketleriyle ilgili şu olaylar meydana geldi.

Tanzimat devrinde ayanlara göz açtırılmadı;bazı valilerin isyanı bastırıldı,vilayetlerin idari ve mali işleri merkeze bağlandı ve devlet gelirinin ziyan olması engellendi. Tanzimat hareketi dış siyasette başarılar sağladı. Rusya’nın Osmanlıya saldırması sonrası Avrupa devletleri Osmanlıya yardım etmesi buna güzel bir örnektir.

Tanzimat devrinde miri toprak sistemi yavaş yavaş değişti, bunun yerine toprağın işleyenlere ait olduğu esası yerleşti. Tanzimat devri aynı zamanda yeni bir kanunlaşma devri oldu. 1840 ve 1847 tarihlerinde hazırlanan Ceza kanunlarıyla modern hukuk anlayışı Osmanlı ülkelerinde yer aldı. Yeni bir adliye teşkilatı kuruldu. Nizamiye mahkemeleri adını alan bu kuruluşlar,din hukukuna göre çözümlenmesi gereken davalara bakmaya yetkili değildi. Bu konuda şer’i mahkemeler faaliyetine devam edecekti.

Yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla düzenli bir ordu kurulmuştu. Bu orduya girenler en az 12 yıl askerlik yapardı. Ayrıca askere alınacaklarda yaş sırasına ve kura usulüne bakılmazdı. Ülkenin her yanında vücut yapısı askerliğe elverişli olan fakir ve kimsesiz gençler yakalanarak kışlalara hapsedilirdi. Bunlar genellikle terhis olmaz yaşları ilerledikten sonra emekli edilirlerdi. Bu durum Tanzimat’ın ilanından sonra ele alındı ;belirli bir yaşa gelenler arasından kura ile gerekli oranda asker alınması ve bunların beş yıl sonunda terhis edilmesi kabul edildi. Bununla ilgili nizamname 1847’de çıkarıldı. Buna karşılık daha önce beş yılını dolduranlardan isteyen terhis edilerek bunların yerine gönüllüler ve eyaletlerdeki redif askerler alındı.

1845’te alınan bir karar üzerine ,Tanzimat’ın ve mülki ıslahatın uygulanması için her bölgenin ihtiyaç ve özelliklerini yakından tanımak amacıyla her ülkenin işe yarar ve güvenilir kimselerden ikişer kişi seçilerek İstanbul’a gönderilmesi ve bunların Meclisi Vala üyeleriyle birlikte toplanarak bölgelerinin durumu ve ihtiyaçları hakkında bilgi vermeleri kararlaştırıldı.

TANZİMAT KAVRAMININ ETİMOLOJİK KÖKENİ VE ANLAMI

Bu kavram Sami dil ailesinden çekimli diller grubuna girmektedir. Bu dil grubunun özelliği ise yeni kelime yapılırken ve çekim sırasında çok defa köklerinde bir değişiklik olur. Bazen kökü tanınmaz hale getirebilir.

Tanzimat kelimesi arapça kökenli isim olup kökü nazm kelimesinden gelmektedir. Nazm kelimesinin değişikliğe uğraması sonucu Tanzim kelimesi türetilmişti

Tanzim kelimesi sıraya,koyma,düzenleme,kaleme alma,ıslah etme,düzeltme, kurmak gibi farklı manalara gelmektedir.

Tanzimat ise tanzimin çoğul bir şeklini ifade eder. Osmanlı imparatorluğunda 19.yy da idari işlerin düzeltilmesi için alınan tedbirlerin ve yapılan uygulamaların tümüne verilen isimdir. Ayrıca 1839-1876 yılları arasına verilen isimdir.

Tanzim + at = Tanzimat

İsim kökü isimden isim

yapım eki

KAYNAKÇA

MEYDAN LARUESSE , Cilt no:11

TÜRK ANSİKLOPEDİSİ , Cilt no:18 M.E.B Yayınları …..1971

TÜRK ANSİKLOPEDİSİ , Cilt no:30 M.E.B Yayınları…..1982

AKŞİT , Niyazi……. Padişahlarla Osmanlı Tarihi , Dilek Yayınevi….1979

TÜRKÇE-ARAPÇA SÖZLÜK …….Türk Dil Kurumu

Kategori: Eğitim


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy