Öğretmenim

12 Temmuz 2007



ÖĞRETMENİM

Ben bir öğretmen çocuğuyum. Ve benim ilk öğretmenim de annemdir. Diğer çocuklar gibi okula başlarken yabancılık çektiğimi söyleyemem. Çünkü yaşamım okulda başlamıştı. Ancak okula başlamamla yeni bir sorun önüme çıktı. Annemi diğer çocuklarla paylaşmak zorunda kalmıştım. Evde benim üzerime kanat geren, bana bir çiçek gibi özen gösteren annem, okulda ve özellikle sınıfımızda bambaşka biri oluyor, tüm çocuklar onunmuş gibi onlara da aynı sevgiyi gösteriyordu.

Dahası, onların sorunlarını eve de getiriyor ve hepsiyle ayrı ayrı ilgileniyordu. Bu da benim kıskançlığımı artırıyordu. Özellikle “Ümmü” ile çok ilgileniyordu. Bu siyah saçlı, siyah gözlü, tombul yanaklı köy çocuğu, pek konuşkan değildi. Teneffüslerde oyunlara da katılmazdı. İçine kapanık, sesszi bir tipti. Annem teneffüslerde “Ümmü” ile oynardı. Ümmü’nün sorununa çözüm bulabilmek için ailesiyle sıkı bir ilişki kurmuştu. Bu çalışma kısa zamanda meyvesini verdi.

Ümmü, oyunlara bizim çağırmamızı beklemeden katılıyor, çalışmaları ile de kendini gösteriyordu. Annemin sevinci sonsuzdu. Bir ödül almışçasına “Ümmü’yü kazandım” diye seviniyordu. Fakat sevinci uzun sürmedi. Talihsiz bir olay Ümmü’nün yaşantısını alt üst etti.

Soğuk bir kış günü evde yalnız kalan Ümmü, sobayı yakmak istemiş. Fakat yakamamış. Bakmış ki olmuyor. Kızgın odunların üzerine gaz dökmüş ve kibriti yakmış. İşte ne olduysa o zaman olmuş; sobadan fırlayan alevler Ümmü’yü sarmış. Dumanları gören komşular eve koşmuşlar. Ümmü’yü yarı baygın halde kurtarmışlar, yangını da söndürmüşler.

Ev kurtuldu, fakat Ümmü geçirdiği korku nedeniyle konuşamaz oldu. Gösterildiği doktorlar, Ümmü’yü ancak bir şokun konuşturabileceğini söylemişler. Annem Ümmü’yü sıkıntılı günlerinde yalnız bırakmadı. Sınıfa getiriyor, onunla yine ilgileniyordu.

Aradan iki ay geçti. Annem kalp çarpıntısı geçirerek derste rahatsızlandı. Rengi sararıyor,nefes almakta güçlük çekiyordu. Babam bir taksi getirdi. Annemi bir battaniye içinde sarsmadan arabaya yerleştiriyorlardı’ki; kekeleyen bir ses işitildi “Öğretmenim! Ne olur iyi ol! Seni çok seviyorum” Hepimizden önce annem tanıdı sesin sahibini. Ümmü’ydü bu. Annem, kapalı gözlerinin ardından sızan yaşlarla Allah’a şükrediyordu. “Oh, şükür Alalhım Ümmü konuştu”.

Bende Başöğretmen Atatürk’ün eğitim ordusunda öğretmen olacağım.

Ben de cehaletin karanlığına ışık tutacağım. Yurdumun çocuklarına bilgiden taç öreceğim. Öğrencilerimin kalplerinde yaşayacağım.

Özlem ALTUĞ

(Uşak, Halit Ziya Ortaokulu)

1981 Ortaokullar arası kompozisyon yarışması birincisi

Lütfiye AYDIN

Kategori: Eğitim


Rasgele...