Dersin Yönetimi Ve Sınıfın Array Kontrolü
12 Temmuz 2007
DERSİN YÖNETİMİ ve SINIFIN KONTROLÜ
Gözlediğim sınıf aşağı bodrum katta olduğu için basık ve karanlık, sadece sınıfın arka tarafında pencereler var. Sınıfın içi geniş , yardımcı araç-gereç eşya ve kaynaklar yerli yerinde fakat yapılan etkinlikler duvarlara asılmamış. Tablolar bomboş. Sınıfın sol tarafında; Mevsim Şeridi Türkiye Haritası - Oturma Planı, sağ tarafında ise; Ünite Köşesi - Yazı Köşesi -Atatürk Köşesi-Resim Bölümü yer alıyor. Yazı tahtasının üzerinde; Atatürk Resmi-Türk Bayrağı-İstiklal Marşı, arka tarafta ise; matematik sembollerini gösteren bir tabloya yer verilmiş. Ayrıca sınıfta büyük bir dolap var. Burada yardımcı kitaplar araç-gereçler bulunuyor. Hırsızlık olaylarının fazla olduğundan dolayı devamlı kilitli tutuluyor.
Ders zilinin çalmasıyla birlikte bütün öğrenciler sınıfa giriyor. İki öğrenci kapıda kalıp öğretmenlerinin gelmesini bekliyor. Ayrıca teneffüslerde de bu iki öğrenci kapıda nöbet tutup, yabancıları sınıfa almıyorlar. Diğer öğrenciler ise kendi hallerinde, kimisi çantasını karıştırıyor, kimisi arkadaşıyla şakalaşıyor. Bazen de ufak tefek kavgalar oluyor.
Öğretmenin sınıfa girmesiyle birlikte tüm öğrenciler yerlerine geçiyor. Öğretmen çocuklardan işleyecekleri dersle ilgili kitap ve defterlerini çıkarmalarını istiyor. Böylece ilk ders başlıyor.
Ders Türkçe, öğretmen Bayrak adlı şiiri defterlerine yazmalarını ve arkasındaki değerlendirme sorularını cevaplandırmalarını istiyor. Tüm öğrenciler defter ve kitaplarını çıkarıp yazmaya başlıyorlar. Kendi aralarında pek fazla konuşmuyorlar, ara sıra kalem silgi alış verişi yapıyorlar. Bazen şikayetler oluyor. Birkaç öğrenci ayakta yazıyor. Bazıları arkasındaki yanındaki arkadaşının yaptığına göz ucuyla bakıyor. Sınıfta tembel veya çalışkan öğrenciler bir tarafta toplanmadığı için yapamayan yada öğretmenin dediğini anlamayan öğrenci yanındaki arkadaşından faydalanabiliyor. Bu da hem öğretmen hem de öğrenci açısından büyük kolaylıklar sağlıyor. Aynı zamanda öğretmen aralarda dolaşıp onları kontrol ediyor. Kitap yada defteri olmayanı uyarıyor.
Bu sınıfın en belirgin özelliği; öğretmen bir soru sorduğunda, öğrencilerin hep bir ağızdan cevap vermesi. Ancak öğretmen parmak kaldırın dediğinde bir kişi kalkıyor, arkadaşlarından fırsat kalırsa konuşuyor.
Yine öğrencilerin sürekli tekrarladığı davranışlardan birisi de oley diyerek hep bir ağızdan bağırmaları. Bu davranışı öğretmen bir dersten başka bir derse geçerken sürekli tekrarlıyorlar.
Teneffüs ziliyle birlikte öğrenciler kendilerini dışarı atıyorlar. Bahçede genelde kızlar ve erkekler ayrı ikili üçlü gruplar halinde dolaşıyorlar. Sınıfta da aynı şekilde kız ve erkekler arasında beraber çalışma faaliyetleri yok.
İkinci ders matematik, konu doğal sayılar. Öğretmen öncelikle önceki öğrenilenleri yokluyor. Said Nur isimli öğrenciden 10a kadar olan sayma sayılarını istiyor. Fakat arkadaşları fırsat vermiyor. Yine tüm sınıf hep bir ağızdan başlıyorlar saymaya Aslında ders bu şekilde daha zevkli işleniyor. Söz hakkı almayan öğrenci kalmıyor ama çok gürültü oluyor.
Öğretmenin öğrencileri derse motive etmek için uyguladığı yöntem; onların isimlerini değişik biçimlerde söylemek yani, Sibel isimli öğrenciye Sibel Can, Tunaya Tuna Nehri, Cennet Abla, Musti gibi isimlerle hitap ediyor. Bu da öğrencilerin arkadaşları arasında ön plana çıkmasını ve kendine güven duymasını sağlıyor. Yapamayan ya da anlamayan öğrenci olduğunda ona yardımcı oluyor, aferin bir dahaki sefere daha iyi olacak diyor ve onu derse karşı güdülüyor. Kesinlikle çocuğa kırıcı kötü sözler söylemiyor.
Öğretmen ders zilinin çalmasına beş dakika kala ödev veriyor. Ne yapacaklarını tahtaya açık net bir şekilde yazıyor ve öğrencilerin de deftere yazmalarını istiyor. Ders zilinin çalmasıyla birlikte ikinci ders bitmiş oluyor.
Kategori: Eğitim