Öğretimde Metot Ve Teknikler

12 Temmuz 2007



ÖĞRETİMDE METOT VE TEKNİKLER

Bilgilerin, becerilerin ve davranışların öğretilmesi ve kazandırılması için kullanılan usullere, yollara veya tekniklere öğretim metodu denilmektedir. Çünkü öğretim işinde metot esastır. Metotsuz yapılan çalışmalar, tesadüflere bırakılmış demektir. Halbuki öğretim etkinlikleri tesadüflere bırakılamaz. Öğretim metotları, öğrenmenin etkili bir şekilde gerçekleşmesinde önemli bir rol oynar.

Nasıl Öğreniyor ve Öğrendiklerimizi Nasıl Akılda Tutuyoruz?

Bireylerin çevresiyle olan etkileşimini sağlayan onun duyu organlarıdır. Diğer bir deyişle, bireyler, görerek, duyarak, dokunarak, koklayarak, ve tat alarak etrafında olanları anlamaya çalışır. Öğretim ortamlarının amacıda, bireyin duyu organlarına hitap edecek görsel-işitsel unsurları öğretim ortamına taşımak ve öğretimin etkinliğini artırmaktır. Öğrendiklerimizin ne kadarının hangi duyu organları yoluyla kazanıldığını anlamak, görsel-işitsel araçların tasarlanmasında, kullanılmasında ya da seçilmesinde yol gösterecek önemli bir unsurdur. Bu amaçla yapılan çalışmalar göstermiştir ki duyu organları yoluyla öğrendiklerimiz içinde görselliğin ayrı bir yeri vardır. Diğer bir deyişle, bir resim, grafik ya da bir şekil kullanarak aktaracağımız içerik, öğrenci için öğrenilmesi daha kolay ve anlaşılması daha kısa zaman alacak bir içerik olacaktır. Bu anlayışa temel oluşturabilecek araştırmalardan bir tanesi Çilenti tarafından aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.

Duyu Organlarımız

Öğrendiklerimiz

Görme

%83

Duyma

%11

Koklama

%3.5

Dokunma

%1.5

Tatma

%1

Bu tablodan da anlaşılacağı gibi, öğrendiklerimizin %95’i görsel-işitsel duyularımıza hitap eden öğrenme ortamlarında gerçekleşmektedir. Diğer bir değişle, görsel-işitsel materyallerle zenginleştirilmiş öğrenme ortamları, etkin öğrenmenin gerçekleşmesinde vazgeçilemeyecek unsurlardır.

Öğrenmenin gerçekleşmesi ile eş öneme sahip diğer bir faktör ise, öğrendiklerimizi akılda tutabilme ve bunları günlük hayatta kullanabilmedir. Farklı öğrenme yaşantıları ile elde ettiğimiz bilgilerin hatırlanma ve tekrar kullanılma oranları ise şu şekilde verilebilir.

Öğrenme Yöntemleri

Hatırlama/Kullanma

Okuduklarımız

%10

İşittiklerimiz

%20

Gördüklerimiz

%30

Görüp/İşittiklerimiz

%50

Söylediklerimiz

%70

Söyleyip/Yaptıklarımız

%90

Yukarıdaki karşılaştırmadan da anlaşılacağı gibi, görsel-işitsel araçların kullanılmasıyla gerçekleşen öğrenmelerde, öğrendiklerimizin yaklaşık %50’sini hatırlayabilmekte ve bu bilgileri tekrar kullanabilmekteyiz. Görsel-işitsel araçların kullanımına ek olarak, eğer bu yaşantılar öğrenciler için anlamlı hale getirilebilir ve öğrenci tarafından gerçekleştirilebilir ise öğrendiklerimizin kalıcılığı %90 oranlarına ulaşmaktadır. Bu da göstermektedir ki, öğrencinin aktif katılımı sağlandığında ve öğrenme ortamı görsel-işitsel materyallerle desteklendiği taktirde öğrenme anlamlı ve kalıcı olmaktadır.

Öğretim Ortamlarının Etkinliğinin Araştırılmasında Temel Alınan İlkeler:

Farklı öğretim ortamlarının farklı amaçlar için kullanıldığı bir gerçektir. Kullanılan öğretim materyalleri, bazı öğretim ortamlarında öğretmeni destekleyici amaçla kullanıldığı halde, bazı ortamlarda ise tamamen öğretmen rolü üstlenerek içeriği doğrudan öğrencilere aktarmaktadır.

Öğretim ortamlarının zenginleştirilmesinde kullanılan görsel işitsel araçların öğrenme üzerindeki etkilerinin araştırılması, uzun yıllardan bu yana araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Örneğin 1937’lerde Hoban et al, tarafından görsel-işitsel araçların etkinliği üzerine bir sınıflandırma yapılmıştır. Buna göre, eğitim ortamında kullanılan materyaller, sundukları eğitim ortamının soyuttan somuta oluş özelliğine göre sınıflandırılmıştır.

Öğrenme işlemine katılan duyu organlarımızın sayısı ne kadar fazla ise, o kadar iyi öğrenir ve öğrenmelerimiz o kadar kalıcı olur.

En iyi öğrendiğimiz şeyler, kendi kendimize yaparak öğrendiğimiz şeylerdir.

En iyi öğretim somuttan soyuta ve basitten karmaşığa doğru gidilendir.

Bu sınıflandırmalardan da anlaşılacağı gibi, görsel-işitsel araçların öğretim ortamında en etkin kullanılma amaçları, öğretilecek içeriğin somuttan soyuta doğru aşamalandırılması ve öğrencinin birden fazla duyu organına hitap etmesini sağlamaktır. Örneğin, Piaget’e göre, ilkokul çağındaki çocuklar somut işlemler dönemindedir. Bundan dolayı da, bu dönemdeki çocuklara kazandırmak istediğimiz davranışlar için hazırladığımız ders içeriği, onların beş duyu organına hitap edecek özellikte somut materyallerle desteklenmiş olmalıdır.

Öğrenmenin meydana gelebilmesi, öğrencilerin kendilerine aktarılan bilgileri hatırlamaları ve kullanmaları, öğretimin metot ve teknikle yürütülmesi ihtiyacını doğurmuştur.

Başlıca öğretim yöntemleri şunlardır:

Anlatma (Takrir) Metodu

Soru – Cevap Metodu

Problem Çözme Metodu

Tümevarım Metodu

Tümdengelim Metodu

Çözümleme Metodu

Bireşim Metodu

Grupla Çalışma Metodu

Tartışma Metodu

Münazara

Panel

Zıt Panel

Sempozyum

Açık Oturum

Forum

Kollegyum

Beyin Fırtınası

6- Laboratuvar Metotları

Gözlem

Deney

Gösteri

7- Örnek Olay Metodu

8- Gösterip Yaptırma Metodu

ANLATIM (TAKRİR) METODU

Öğretmenin herhangi bir konuyu, karşısında oturan öğrencilere iletmesi biçiminde uygulanmaktadır. Günümüzde ise, öğrencilerin pasif olarak oyurmalarına neden olduğu, onlara düşüncelerini açıklama fırsatı vermediği için sıkıcı ve etkisiz bir metot olarak kabul edilmektedir.

En büyük tehlike öğretmenin gereğinden çok konuşmasıdır.

Dinleyiciler ne kadar küçük yaşta ise anlatma o ölçüde kısa ve dramatize edilmiş biçimde uygulanmalıdır. Açık bir ses tonu, ses tonundaki değişiklikler, yerinde ve zamanında jest ve mimikler öğrencileri üzerinde unutulmayacak etkiler bırakır.

Bu metot mümkün olduğu kadar az kullanılmalı, mutlaka kullanılması gerekiyorsa öğretmen konuşmasını çok dikkatli ve ayrıntılı olarak hazırlamalı, anlatacaklarını nasıl anlatacağını da planlamalıdır.

Faydaları :

Emek ve masraf bakımından daha ekonomiktir. Öğretmen ve öğrenciyi fazla yormaz.

Öğretim konularının belli bir sıra ve düzene göre öğrencilere sunulmasını sağlar.

Gezi, gözlem deney, proje, tümevarım, tümdengelim vb. metotların uygulanışı sırasında ve sonrasında anlatma gerekli ve yararlı olmaktadır.

Dinleme alışkanlığı kazandırır.

Sınırlılıkları :

Öğretimde uyaran ne kadar çok ise öğrenme de o ölçüde kuvvetli olmaktadır. Anlatma ise daha çok bir duyu organını, kılağı hedef almaktadır.

Her konuda anlatma yöntemine yer verilmesi öğretimi sıkıcı hale getirir, öğrencilerin ilgi ve isteklerini azaltır.

Öğrenci etkinliğine dayanmadığı için kazanılan bilgiler tam olarak özümlenemez ve kısa zamanda unutulur.

Öğrenciyi öğrenme sorumluluğundan uzaklaştırır.

Öğrencileri ezberciliğe ve hazırcılığa alıştırır. Bu nedenle öğrenciler akıl yürüterek öğrenme ve problem çözme becerisini kazanamazlar.

Öğrencilerin anlatılanları dikkatle dinleme süreleri 15 – 20 dakikayı geçmediği için bilgilerin ayrıntılı olarak iletilmesi güçtür.

Anlatma Metodu Etkili Olarak Nasıl Uygulanabilir ?

Sınıftaki bütün öğrencilerin anlatılanları rahatlıkla işitebilmeleri ve anlayabilmeleri için öğretmenin ses tonu açık ve samimi, diksiyonu iyi olmalıdır.

Öğretmen konuyu canlı ve heyecanlı bir şekilde anlatmalı, tam yerinde el kol hareketleri, ses tonu değişikliği ve yüz işaretleri gibi bazı jest ve mimikler de yapmalıdır.

İçerik tek tek ve anlamlı bir sıra ile anlatılmalı, anlatma belli bir plana göre ve bilinenden bilinmeyene, örnekten kurala, basitten karmaşığa doğru bir sıra izlenmelidir. Konunun ana hatları ders başında öğrencilere de bildirilmelidir.

Anlatmaya başlamadan önce öğrencilerin dikkat ve ilgileri çekilmeli, anlatma sırasında resim, levha, grafik ve filmlerden yararlanılmalı, yazı tahtası önemli noktalara öğrencilerin dikkatini çekmek için bir araç olarak kullanılmalıdır.

Anlatan kimse hitap ettiği öğrencilerin seviyesini bilmeli ve anlatma sırasında bunu göz önünde bulundurmalıdır.

Öğrenci düşünmeye yöneltilmeli, anlatan kimse ara sıra öğrencilere soru sormalı, konu onların anlama durumlarına göre geliştirilmelidir. Çünkü öğrenci, öğretilenleri yanlış anlayabilir, yanlış yorumlayabilir ya da anlatılanlar arasındaki bağlantıyı büsbütün kaçırabilir.

Anlatan kimse yönünü ve bakışlarını öğrencilere yöneltmeli ve her öğrenci mümkün olduğu kadar

öğretmenin bakışlarını üzerinde hissetmelidir. Tahtaya, pencereden dışarıya ya da sürekli olarak önündeki

notlara bakarak ders anlatan öğretmenler sınıfa yeteri kadar etkide bulunamazlar.

İlginin dağıldığı, öğrencilerin yorgunluk belirtileri gösterdiği anlarda mizahtan yararlanılmalı, dikkati tazeleyici önlemler alınmalıdır.

Anlatmadan sonra mutlaka bir değerlendirme yapmalıdır. Önceden kısa cevaplı sorular hazırlanmalıdır.

SORU – CEVAP METODU

Soru – cevap metodu, önceden hazırlık yapıldığı takdirde daha başarılı olunur. Bunun için öğretmen önce konuyu ayrıntılı olarak ve planlı şekilde taramalı sorular hazırlamalıdır. Bu işlemin öğrenciler tarafından da yapılması istenmeli ve böylece konu ile ilgili cevaplandırılacak sorular dersten önce hazırlanmış olmalıdır. Bu metodun etkili ibr şekilde uygulanması için öğretmenler, öğrencilerine soru sorma fırsatı hazırlamalı, mümkün olduğu kadar öğretimin amacı ve yönü öğrencilerin sorularına dayandırılmalıdır. Böylece öğretmenin öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak öğretim yapması da sağlanmış olur. Öğretmen öğrenci sorularına yer ve önem verdikçe onların daha dikkatli olmalarını ve konuyla daha çok ilgilenmelerini de teşvik etmiş olacaktır.

Faydaları :

İyi hazırlanmış sorular, öğrencileri n derse ve konuya karşı ilgi ve dikkatlerini artırır, onların derse istekle

katılmalarını sağlar.

Sorular, öğretimde tekrar ve pekiştirmeyi sağlar. Öğretmen, yeni bir konuya başlamadan bir önceki konuyu

sorularla tekrarlatır. Böylece öğrenme pekişmiş olur.

Öğrencilerin sordukları sorular, öğretmenin öğrencilerinin seviyesini anlamasına ve öğretimi bu seviyeye

göre ayarlamasını sağlar.

Ezberlemeyi ortadan kaldırarak gerçek öğrenmeyi sağlar.

Öğrencilerin soru sormaları veya sorulara cevap vermeleri, onların öğretim etkinliklerine aktif olarak

katılmalarını sağlar.

Öğretim etkinliklerinin ve öğrencilerin başarısının ölçülmesini ve değerlendirilmesini sağlar.

Öğrencileri düşünmeye teşvik eder.

Öğrencilerin düşüncelerini anlamlı biçimde açıklamalarına imkan verir.

Sınırlılıkları :

Derste sürekli soru sorulması ve cevap istenmesi öğretimi sıkıcı hale getirir.

Anlatma metoduna göre daha fazla süre gerektirir.

Sorular gerektiği biçimde cevap veremeyen öğrencilerin kendine güveni azalır.

Soru – Cevap Metodu Etkili Olarak Nasıl Uygulanmalıdır ?

Soru önce bütün sınıfa sorulmalı, öğrencilerin düşünmeleri için bir süre beklendikten sonra cevap

istenmelidir.

Soruların cevapları hep aynı öğrencilerden istenmemelidir. Parmak kaldırmadığı halde cevap

verebileceklerden ilgisiz ve başka şeylerle meşgul olanlardan sınıfın konuşmasını istediği öğrencilerden de

cevap istenmelidir.

Öğrenci cevap veremediği zaman fazla ısrar etmemeli, başka bir öğrenciden cevap istenmelidir.

Öğretmen, soruları samimi ve tatlı dille sormalı, öğrencilere güveni olduğunu belirten tavırlar takınmalıdır.

Sınıfta konuşma güçlüğü çeken heyecanlı öğrencilere yardım yapılmalı ve bu öğrenciler konuşmaya

isteklendirilip cesaretlendirilmelidir

Öğrencilerin sorulara verdikleri cevapların, sınıftaki bütün öğrenciler tarafından işitilmesi sağlanmalıdır.

Sorular sık sık tekrar edilmemelidir.

Sorulan soru sınıfta cevapsız kalırsa , soru birkaç parçaya ayrılarak yeniden sorulmalıdır.

Doğru cevap veren öğrencini cevabı ‘doğru’, ‘iyi’, ‘tamam’, ‘güzel’ gibi sözlerle pekiştirilirken , yanlış ya

da eksik cevap veren öğrencilerin sınıf içinde utanmasına neden olacak söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır.

PROBLEM ÇÖZME METODU

Okulun görevlerinden biri de öğrencilerin hayata başarıyla uyum sağlayacak şekilde yetişmelerini sağlamaktır. Bu nedenle problem çözme metoduna yer verilmesi, okulun bu görevini gerçekleştirmesi bakımından önemlidir.

Problem Çözme Bir Öğretim Metodu Olarak Kullanılırken Aşağıdaki Basamaklar İzlenir :

Problemi hissetme ve problemin ortaya çıkması

Problemin tanımlanması ve sınırlandırılması

Problemle ilgili olan bilgilerin toplanması

Problemin çözümüyle ilgili hipotezler ileri sürme

En uygun hipotezin uygulanması

Problemin çözülmesi ve sonuca varılması

Problem çözme metodunda,bir problemin ele alınışı ve çözümlenmesi esnasında dört metot dikkate alınır.

Tümevarım Metodu : Özel durumlardan veya örneklerden genel bir sonuca ulaşmaktır.

Tümdengelim Metodu : Genel ilkelerden özel durumlara giden bir akıl yürütme şeklidir.

Çözümleme Metodu : Bir bütünü elemanlarına ayırma, çözümleme ve tahlil etmedir.

Bireşim Metodu : Bir konuyu, tümevarım ve tümdengelim metotlarından giderek zihni gerekçeleri birleştirmek suretiyle açıklamak ve sonuca varmaktır. Çünkü düşünce eyleminin olması, incelemelerin bir sonuca yönelmesi ve bunları yeni alanlara uygulamak için sentez şarttır. Birleşim metodu bir anlamda, parçalardan yeni bir bütün veya bir sentez oluşturmaktır.

Faydaları :

Öğrencilerin, öğretme – öğrenme etkinliklerine aktif olarak katılmalarını sağlar.

Öğrencileri, planlı ve düzenli çalışmaya alıştırır.

Öğrencilerin, bilimsel görüş ve düşünüş kazanmalarını sağlar.

Öğrenmeye karşı ilgi ve istek uyandırır.

Öğrencilerde sorumluluk duygusunun gelişmesine yardım eder.

Öğrencilerin problemleri cesaretle karşılamalarını ve bilimsel yaklaşımla ele almalarını sağlar.

Öğrencilere başkalarıyla yardımlaşmanın ve başkalarının fikirlerinden yaralanılması gerektiği görüşünü

benimsetir.

Öğrenmeyi daha mantıklı ve sağlam bir temele dayandırır.

Öğrencilerde, cesaretle önerilerde bulunma veya hipotezler ileri sürme yeteneği gelişir.

Öğrencilere, karar vermede acele edilmemesi gerektiği düşüncesini benimsetir.

Sınırlılıkları :

Çok zaman alan bir yöntemdir.

Bütün disiplinlere uygulanması mümkün değildir.

Problem çözümünde gerekli olacak birtakım materyal ve kaynakların öğrenci tarafından sağlanması güç

olabilir.

Öğrenmenin değerlendirilmesi güçtür.

GRUPLA ÇALIŞMA METODU

Grup; birbiriyle ilişkileri ve aralarında ortak değerleri olan , birbirlerine bağlı iki veya daha fazla kişiden oluşan toplumsal bir birimdir. Grupla çalışma, ferdin sosyal gelişimini ve değişimini sağlayan bir metottur. Bu metotla ferdin sorumluluk duygusu, başkaya veya gruba katkıda bulunmak zevki de artırılmış olur. Bu metot öğrencilerden oluşturulan gruplara birer konu verilmesi ve konunun öğrencilerce araştırılarak, sınıfta grup halinde anlatılması şeklinde olmaktadır.

Faydaları :

Öğrenciler arasında karşılıklı etkileşme mümkün olur.

Öğrencilerin ilerlemelerini değerlendirmek, onların daha iyi beceri kazanmalarına imkan sağlamak

mümkün olur.

Öğrencilerin, başkalarının fikirlerine daha çok saygı duymalarını sağlar.

Öğrenci, başkalarını dikkatle dinlemeyi ve bir topluluk karşısında nasıl konuşulacağını öğrenmiş olur.

Öğrenci, diğer insanlarla yardımlaşma ve işbirliği yapmayı öğrenir.

‘Ben’ yerine ‘biz’ kavramının gelişmesine yardımcı olur.

Birlikte öğrenme ve başarma azminin kuvvetlenmesine neden olur.

Grupları Teşkili :

3 – 7 kişiden meydana gelen gruplar en iyi çalışma gruplarıdır. En ideali 5 kişilik çalışma gruplarıdır. Her grupta bir başkan, bir sözcü ve bir de sekreter bulunmalıdır.

Gruplar teşkil edilirken; ilgi grupları, seviye grupları, aynı semtte oturanların bir grup meydana getirmeleri, numara sırasına göre gruplama sınıfta oturdukları yere göre gruplamaya başvurulabilir.

Çalışmaya başlayan grup içindeki her fert, öğretmenin rehberliği ile çalışmanın inceliklerini, her birinin ne yapacağını, sorumluluğunu iyice öğrenmelidir.

Konuların Paylaştırılması :

Konuların paylaştırılmasında genellikle üç yol izlenir.

Konunun tamamını sınıftaki öğrenciler alır, sonunda –sıra ile veya kura ile tespit edilen- grup derste

diğerlerine aktarır.

Konu kısımlara ayrılır, her grup bir kısmı alır, hazırlanır, sınıfa aktarır ve çalışmalarını bir rapor haline

getirirler.

Gruplar, tamamen ayrı konular ele alırlar. Grubun dışındakiler, anlatan grubun konusunu ders anında

öğrenirler.

Grup İçi Çalışma :

Konu hakkında grupta bulunanların bildikleri ve ilgileri tespit edilir.

Birleşik konular ayrıştırılır.

Konunun işlenmesinin hangi safhada ve nasıl yapılacağı taslak plan halinde hazırlanmalıdır.

Konu işlenirken yapılacak iş ve çalışmalar, yapacak kişiler, ayrılacak zaman tespit edilmelidir.

Karşılaşılacak muhtemel zorluklar ve çareleri gözden geçirilmeli, önceden tespit edilmeyen fakat çalışma

sırasında ortaya çıkabilecek güçlükler dikkate alınmalıdır.

Kullanılacak araç ve gereçler, nereden ve nasıl temin edileceği, temin edecek öğrenciler tespit edilmelidir.

Ferdi çalışmalar başladıktan sonra grupça ara değerlendirme yapılır.

Konu sınıfa aktarılmadan önce ferdi çalışmalar grupça değerlendirilir. Grup raporu hazırlanır, konu sınıfa

aktarılmaya hazırdır.

Aktarma (Konunun Sınıfta İşlenmesi)

Değerlendirme :

Ara değerlendirme

Grup içi değerlendirme (Rapor hazırlamadan önce)

Aktarmadan sonraki değerlendirme

Grup Çeşitleri :

Türdeş (Mütecanis) Gruplama :

İlgi ve İhtiyaç Grupları : Öğretimde en çok yer verilen grup şeklidir. Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler ve Fen Bilgisi derslerinin öğretiminde geniş ölçüde yararlanılır.

Seviye Grupları : Türkçe, Matematik ve Yabancı Dil derslerinde seviye gruplamasından büyük ölçüde yaralanılır. Bu derslerin öğretmenleri belli konularda problemleri olan öğrencileri bir araya getirir, onlara yardımcı olabilir.

Karışık Gruplama :

Fısıltı grupları: Çok kısa bir süre için ve çok özel bir amaç için beşer altışar kişiden oluşturulur.

İş Grupları

Küçük Grup Tekniği (Buzz Grup Çalışması)

TARTIŞMA METODU

Tartışma, herhangi bir grubun, bir başkanın yönetimi altında, belirli bir düzen içinde hepsini ilgilendiren sorunlar üzerinde ve belli bir amaca dönük karşılıklı görüşmelerdir.

Öğrenci sayısı az sınıflar için en uygun bir tekniktir. Tartışma metodunda hem öğretmenle öğrenci arasında hem de öğrenciler arasında dinamik bir etkileşim, alış – veriş vardır.

Tartışma metodu, öğrencilerin ilgisini uyandırır, anlayışlarını değerlendirme, gerçekleri kavrama, eleştirici düşünme kabiliyetlerini geliştirir.

İyi Bir Tartışmanın Özellikleri :

Tartışılacak konu, tartışılabilir özellikte olmalıdır. Tartışmanın başarıyla sonuçlanması için üyelerin konuştukları konu üzerinde yeterli bilgiye sahip olmaları ve konuşmalarını bulgulara dayandırması gerekir.

Tartışmaya katılanlar, açık ve kesin olarak konuşmalıdırlar. Açık ve yalın bir üslup kullanmalıdırlar.

Tartışmada Yöneticinin Rolü :

Hoş ve samimi havanın oluşması için uygun bir giriş yapmalı, neyin tartışılacağını ve tartışmanın nasıl

yapılacağını açıklayarak tartışmayı başlatmalıdır.

Herkesi tartışmaya teşvik etmeli.

Lider, yarar gördüğü hallerde grubun tartışmada konu dışına çıkmasına izin verebilir.

Tartışmayı zaman zaman özetler, gelişimin değerlendirilmesine yardım eder.

Tartışmanın sonunda bütün fikirleri, sonuçları özet halinde birbirine bağlamaya çalışır.

Tartışma Çeşitleri :

Münazara : İki ekibin; bir konuyu ele alarak, dinleyiciler ve bir jüri önünde iki karşı tezi savunmalarıdır. Bu metot, öğrencilerin görüşlerini düzenli ve anlaşılır bir biçimde açıklamalarına, konuları çok yönlü kavramalarına, karşıt görüşleri çürütmek için bilgilerden süratle yararlanmalarına yardım eder.

Dikkat edilecek hususlar :

Konuya inanmış tipler ekibe seçilmelidir.

Ekiptekiler, hem kendi savunacakları hem de karşı tezi iyice bilmeye çalışmalıdır.

Konu, karşı tez biçiminde seçilmelidir.

Panel : 3 – 5 kişilik bir grubun önceden belirtilmiş bir konuyu dinleyici grubu önünde samimi bir hava içinde tartışmasıdır. Panelin gayesi, bir meseleyi çeşitli yönleriyle aydınlatmak, çeşitli eğilim ve görüşleri ortaya koymaktır. Amacı, gerçeği bulmak veya bir kavrama varmak değildir. Panel grubunda başkan ve üyeler birbirlerini ve dinleyicileri rahatlıkla görebilecekleri şekilde bir masa etrafında toplanır. Panel bir anlamda bir grubun, bir konu üzerinde sohbeti demektir.

Zıt Panel : Bu teknik ile, işlenmiş olan konuların tekrar edilmesi mümkün olmaktadır. Sınıf ikiye ayrılır. Yarısı soru soran yarısı da cevap veren grup içinde yer alır. Uygulamaya geçilmeden önce konuşmaları yönetecek lider seçilir. Her bir bölüm tekrar dört yada altı kişilik gruplara ayrılır. Soru soracaklar sorularını tespit ederken diğerleri de kendilerine sorulması muhtemel olan sorulara cevap hazırlar. Hazırlık için 15 – 20 dk zaman ayrılır. Sorular cevaplandırılır. Bilinen konular üzerinde fazla durmadan bilinmeyen ve pek açıklığa kavuşmamış konulara ağırlık verilmesi olumlu yönüdür. Yanıltıcı soruların sorulmasına imkan verdiği için gerekli bilgilerin kazanılmasının engellenmesi ihtimali ve iyi öğrencilerin faaliyetleri tekellerine alması ihtimali olumsuz yönleridir.

Sempozyum : Bir konunun çeşitli yönleriyle küçük bir grup tarafından sunulması için yapılan seri halde konuşmadır. Sempozyumda, her oturumda üye sayısı 3’den az 6’dan çok olmamalıdır. Her üye belli bir konuda yada o konunun bir kısmı üzerinde bir konuşma yapmakla görevlidir.

Açık Oturum : Bir grubun bazı kurallara uygun olarak bir konuyu dinleyiciler önünde tartışmalarıdır. Üyeler başkandan söz alarak konuşurlar.

Forum : Genellikle sınıfta panelden sonra bir de forum yapılarak, sınıftan konu üzerinde söz almak isteyen öteki öğrencilere söz verilir.

Kollegyum : İki panel grubundan meydana gelir.

Beyin Fırtınası : Bir konuya çözüm getirmek, üretici problem çözme gücünü geliştirmek amacıyla öğretmenlerin sınıf içinde uyguladıkları bir yöntemdir. Üretici fikirlerin, aniden akla gelen görüşlerin ortaya çıkması sağlanır. Olaylar arsında fikir bağlantısı kurulur.

Beyin fırtınası tekniği uygulanırken aşağıdaki özellikler göz önünde bulundurulur:

Toplantının amacı belirlenir.

Zaman sınırı belirlenir. Bu süre içinde herkesin katkı getirmesi istenir. Eleştiriler için zaman ayrılır.

Tartışmaların süresi bitince söylenenler analiz edilir. Değerlendirme ve yeniden analiz edilmesi sağlanır.

Toplantı sonunda tartışmalara devam edilip edilmeyeceğine karar verilir.

LABORATUVAR METOTLARI

Laboratuvar metodu, öğrencilerin öğrenme konularını laboratuvar yada özel dersliklerde bireysel yada küçük gruplar halinde gözlem, deney (yaparak – yaşayarak öğrenme) gibi tekniklerle araştırarak, öğrenmelerinde takip ettikleri yoldur. Laboratuvar metodunda, işin bizzat öğrenciler tarafından yapılaması şarttır.

Laboratuvar metodu öğrencileri, öğrenme sırasında aktif yapmakta, araştırmaya karşı arzu ve ilgilerini artırmakta, üretici düşünceye yöneltmektedir.

Laboratuvar metodu; gözlem, deney ve gösteri metotlarına yer verilerek uygulanmaktadır.

Gözlem Metodu: Öğretimde gözlem, belli eğitsel amaçları gerçekleştirmek için herhangi olay yada varlığı önceden hazırlanmış olan bir plan çerçevesinde incelemek demektir. Gözlem, amaçlı ve planlı bir etkinliktir. Çocukta var olan inceleme ve araştırma eğiliminin öğretimde bilimsel bir şekil almasıdır.

Faydaları :

Öğrencilerin; eşya, olay ve varlıkların doğrudan kendilerinden bilgi edinmelerini sağlar.

Öğrenciler, yakın çevrelerini daha iyi tanıma imkanını elde ederler.

Daha çok duyu organının öğrenmeye katılmasını sağlar.

Öğrencilere gerçek ve hayati bilgiler kazandırır.

Öğrencilerin iyi bir gözlemci olmalarını sağlar.

Sınırlılıkları :

Çok vakit almakta ve pahalıya mal olmaktadır.

İyi planlanmazsa boşuna zaman harcanmasına yol açar.

Gözlem Metodu Etkili Olarak Nasıl Uygulanmalıdır ?

Gözleme başlamadan önce hazırlık yapılmalıdır.

Öğretmen, gözlem yerini önceden görmeli, üzerinde durulacak noktaları belirlemeli, yerine göre bilgi

verecek insanlarla görüşmeli, en uygun zamanda öğrencilere gözlem yaptırmak üzerine gerekli tedbirler

almalıdır.

Gözlem planı hazırlanmaya başlanırken; gözlem konusu belirtilmeli,yapılan hazırlıklardan

bahsedilmelidir.

Öğrencilerin düşüncelerini ve isteklerini de dikkate alarak birlikte plan hazırlanır.

Gözlemden sonra mutlaka bir de değerlendirme –uygunsa gözlem yerinde yapılmalı, gerekirse gözlem

yenilenmeli- yapılmalıdır.

Gezi – Gözlem Planı Örneği :

…../……/…….

Dersin Adı :

Gezi Tarihi :

Gezi Yeri :

Gezinin Amacı :

Konunun Adı :

Geziye Çıkış ve Dönüş Saatleri :

Gezi Grubu Başkanı :

Gezi Yerine Gidiş ve Dönüş Yolu :

Geziye Hangi Araçla Gidileceği :

Gezi Grubu :

Uygulama :

Değerlendirme :

Öğretmen Okul Müdürü

Deney Metodu : Öğretimde deney, herhangi bir olay yada varlığı meydana getiren ilişkilerin daha iyi anlaşılmasını (kavranmasını) sağlamak amacıyla kullanılan bir metottur. Deney metodu;belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak sınıf veya deney odasında (laboratuvar) öğrencilere göstermek için yapılan planlı bir deneme veya sınama işi olarak tanımlanabilir. Varlık yada olaylar gözlem metodunda tabii halde incelenirken, deney metodunda kontrolümüz altında incelenir.

Faydaları :

Öğrencinin sağlam bilgi kazanmasını, kazandığı bilgileri pratik alanda uygulamasını sağlar.

Yaparak – yaşayarak öğrenmeyi gerçekleştirdiği için kazanılan yaşantılar somut, derin izli ve kalıcı olur.

Öğrencilere çalışma hayatlarında bazı deneyleri yapmalarını sağlar.

Öğretimi sıkıcılıktan kurtarır, öğrencilerin ilgi duyarak, severek ve zevk duyarak çalışmalarını sağlar.

Sınırlılıkları :

Derslerin zaman ve kapsam yönünden planlanıp yürütülmesini sağlar.

Masraflıdır.

Deney hazırlıkları öğretmenin çok zamanını alır.

Kalabalık sınıflarda uygulanması zordur.

Deney Metodu Etkili olarak Nasıl Uygulanmalıdır ?

Deney metodunda esas, deneyin öğrenciler tarafından yapılmasıdır.

İlk deneyin öğretmen tarafından yapılması uygun olur.

Deney yapıldıktan sonra deneyin sonuçları mutlaka öğrenciler tarafından tartışılıp değerlendirilmelidir.

Deneye başlamadan önce deney düzeneği kontrol edilmeli ve deneyin başarıyla gerçekleştirilmesi için

gerekli tedbirler alınmalıdır.

Deney öğretmen tarafından yapılsa bile, öğrencilerin etkinlikten kopmamaları için onlardan yardım

alınmalıdır.

Deney Planı Örneği :

Deneyin Yapıldığı Ders :

Sınıf / Şube :

Tarih :

Süre :

Deney No :

Deneyin Konusu :

Deneyin Amacı :

Araç ve Gereçler :

Uygulama :

Sonuç :

Öğretmenin Adı – Soyadı

İmzası

Gösteri (Demonstrasyon) Metodu : Gösteri; öğretmenin sınıfta, atölyede yada laboratuvarda herhangi bir konuyu öğrencilerin önünde birtakım araç ve gereçler kullanarak açıklaması demektir. Öğretmen sınıfta bir konuyu işlerken, atölyede teknik bir sorunu açıklarken, laboratuvarda deney yaparken; gerçek araç gereçler, modeller, resimler, fotoğraflar, harita, slayt, film şeridi, hareketli filmler, basit çizimler, levhalar vb. kullanıyorsa gösteri metodunu uyguluyor demektir. Gösteri metodunda aktif olan, deneyi yapan veya bazı ders araçlarını gösteren ve açıklayan öğretmendir.

Faydaları :

Öğrencilerin gösteri sırasında görev almaları, onları etkinliğe teşvik eder.

Hem göz hem kulak yoluyla öğrenmeyi sağladığı için söze dayanan metotlardan daha etkilidir.

Becerilerin kazanılmasında etkilidir.

Sınırlılıkları :

Gösterinin hazırlanması fazla zaman alabilir.

İyi bir gösterinin hazırlanması çok iyi bilgi ve beceri sahibi olmayı gerektirir.

Gösteri sırasında öğrencilerin dikkati canlı tutulamazsa etkisiz olabilir.

Gösteri sırasında fazla zaman harcanır.

Gösteri Metodu Etkili Olarak Nasıl Uygulanmalıdır ?

Gösteri sırasında yapılacak işler ayrı ayrı sıraya konularak ayrıntılı bir biçimde planlanmalıdır.

Kullanılacak araç ve gereçler, dersten önce gösteri yapılacak yerde hazır olmalıdır.

Yapılacak gösteri önceden bir defa yapılarak kontrol edilmelidir.

Gösteri bütün öğrencilerin görebileceği yerde yapılmalıdır.

Gösterinin amacı, öğrencilere iyice açıklanmalı ve gösteri sırasında amaç gözden kaçırılmamalıdır.

Gösteri sırasında öğretmenin yapacağı açıklamalar; kısa, öz ve anlaşılır olmalıdır.

Her basamağın sonunda öğrencilere sorular sorulmalıdır.

Gösteri sonunda önemli noktalar öğretmen tarafından özetlenmeli, öğrencilerin sorularına cevap

verilmeli, öğrencilere sorular sorularak varsa yanlış anlamalar düzeltilmelidir.

Mümkünse gösteri bir – iki öğrenciye tekrarlatılmalıdır.

ÖRNEK OLAY METODU

Gerçek hayatta karşı karşıya kalınan problemlerin sınıf ortamına getirilerek çözülmesi yoluyla öğrenmenin sağlanmasıdır. Buluş yoluyla öğretme yaklaşımında ve kavrama düzeyinde kazandırılacak bilişsel hedef davranışların kazandırılmasında kullanılabilen bir metottur.

Bu metot öğrenci merkezlidir. Bu metotla öğrenciler; bildiklerini ve kavradıklarını gerçek bir duruma uygulama şansı bulurlar. Bir problemi çözmeyi ve analiz edip sonuca ulaşmayı öğrenirler.

Örnek Olay Metodunun Uygulanışında Nelere Dikkat Edilmelidir ?

Sınıfta alınacak örnek olayda temel ayrıntılar iyi belirlenmelidir.

Örnek olayda ana bir problem olmalıdır.

Problemin analiz edilmesi istenmelidir.

Örnek olay; hedefler, ilişkiler ve değerler açısından değerlendirilmelidir.

Mümkünse örnek olay ile ilgili film, slayt vb. araç ve gereçler kullanılmalıdır.

Yönlendirici tartışma soruları olmalıdır.

En çok ortaya konulan öneriler belirlenmelidir.

GÖSTERİP YAPTIRMA METODU

Genelde bir aracın nasıl çalıştırılacağı, bir işlemin bütün basamaklarıyla nasıl uygulanacağı konularında öğrenciye alıştırma yaptırarak uygulanan bir öğretme yoludur. Bu metotta gösteri öğretmen merkezli, yapma işi ise öğrenci merkezlidir. Öğrenciler bu metot ile yaparak yaşayarak öğrenirler. İş ilkesine göre şekillenen bir metottur.

Gösterip Yaptırma Metodunun Uygulanışında Nelere Dikkat Edilmelidir ?

Kazandırılmak istenen beceri önce öğretmen tarafından yapılarak öğrencilere gösterilmelidir.

Her öğrenciye zaman ve tekrar yapma şansı verilmelidir.

Göster anında kullanılacak slayt, film, şema, grafik vb. önceden hazırlanmalıdır.

Bir beceri iyice öğretilmeli, iyice öğretilmeden bir başkasına geçilmemelidir.

Öncelikle basit, anlaşılabilir ve yapılabilir olandan başlanmalıdır.

Derslik veya atölyede her türlü tedbirler alınmalı, yeterli araç – gereç bulundurulmalı, öğretim için gerekli

olan hazırlık tam olarak yapılmalıdır.

Yapılacak işler, bir akış çizelgesinde veya yazı tahtası üzerinde gösterilmelidir.

KAYNAKÇA :

Büyükkaragöz S. Savaş Çivi, Cuma. Genel Öğretim Metotları. İstanbul : Öz Eğitim, 1996

Ertuğrul, Halit Öğretmenin Başarı Kılavuzu. İstanbul : Nesil Yayınları, 1999

Kategori: Eğitim


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy