New York Okulu
12 Temmuz 2007
NEW YORK OKULU
ABD modern tasarımla,Avrupa’nın 2.Dünya Savaşı ve öncesindeki politik ortamından kaçan göçmen sanatçılar kanalıyla tanışmıştı.20.yy’ın ortalarına doğru Paris’in dünya kültür merkezi olma özelliğinin New York’a kaymasıyla,bu kent grafik tasarımda da öncü bir nitelik kazanmaya başlamıştır.İlk kez 1940′larda başlayan,özgün bir Amerikan tasarımı geliştirme çalışmaları,1950′lerde olgunlaşarak uluslararası bir nitelik kazanmayı başarmıştır. Modernizm’i Amerikan grafik tasarımına uyarlayan grafik tasarımcıların önde gelenlerinden biri Paul Rand’dır. Kübistlerin Klee ve Kandinsky’nin yapıtlarını inceleyen Rand, bu yeni biçimlerin hem simgesel hemde ifade bakımından iletişim için görsel bir araç olabileceğini farkederek, bunları çalışmalarına uyarlamış; kolaj ve fotomontaj tekniklerinden yararlanmış; espri unsuru kullanarak izleyicinin ilgisini çekmeyi denemiştir. New York okulu’nun niteliklerini Los Angeles’a taşıyan ve özgür tasarımlar gerçekleştiren bir başka ünlü ABD’li tasarımcıda Saul Bass’tır. Tasarımlarını yalın bir anlatımla gerçekleştiren Bass, daha çok ortada odaklanmış tek ve etkin bir görüntüye yer vermeye özen göstermiş, görüntüde de piktografik bir üslubu yeğlemiştir. Film tanıtımlarında ortak bir görsel kimlik yaratma çalışmasınada grafik tasarımda uygulayan ilk sanatçı Bass olmuştur.
1950′lerden 1960′lara kadar, görsel oyunlara kadar yapılan düzenlemeler New York’lu grafik tasarımcıların figüratif tipografiye ilgi duymalarına neden olmuştur. Bu eğilim, bazen harfleri nesnel biçimlere dönüştürürken bazende nesneleri harfsel biçimlere çevirmiştir. Figüratif tipografi kullanımı konusunda bir başka yaklaşımda sözcüğün anlamını, görsel katkılarla bizzat sözcüğün üstünde ifade edilmesidir. Bu tür düzenlemelerde tipografi, kazınarak, yırtılarak, çarpıtılarak, hatta titretilerek kavram ifade etmek ya da şaşırtıcı bir etki uyandırmak için kullanılmıştır. Bu eğilimin en üstün örneklerini veren ve “zamanın tipografik dehası” ünvanını alan tasarımcı Herb Lubalin’dir (1918-81).
Lubalin, tipografiyi kuralına göre kullanmaktan vazgeçerek, alfabetik karakterleri görsel biçim ve mesaj iletme unsuru olarak iki açıdan ele almıştır. En yenilikçi çalışamalarında görsel biçim ve kavram bütünleşerek birbirinin içinde erimiştir. Lubalin, dergi tasarımına getirdiği yenilikçi anlayışla da 20. yy grafik tasarımına büyük katkılarda bulunmuştur.
2. Dünya Savaşı’ndan sonra, grafik tasarım “kavramların görsel anlatımı” olarak nitelenen bir yönde gelişme göstermiştir. Bu dönemden başlayarak artık görüntülere yalnız bilgi değil, aynı zamanda düşünce ve kavramlar da aktarılmaya başlanmıştır. Bu yeni yaklaşımda özellikle 20. yy başındaki modernist sanat hareketleri kaynak olmuştur. Kübizm’in mekan anlayışı, Gerçeküstücülük’ün kendi ortamından soyutlanan, farklı öğeleri aynı ortamda yeni bir bağlamda biraraya getirme ve soyut kavramları görselleştirme yöntemleri, Dışavurumculuk ve Fovizm’in saf renk kullanımları ve POP SANAT’ın iletişim nesneleridir. Bu yeni yaklaşımda güzel sanatlarla görsel iletişim arasındaki geleneksel sınırlar ortadan kalkmış: kavramsal yaklaşımı benimseyerek öncü çalışmalar ortaya koyan ülkeler Polonya, ABD, Küba, Almanya ve Fransa oluştur.
İkinci Dünya Savaşından sonra Polonya Grafik Tasarımdan sonra büyük bir aşama göstermiştir. Bu komünist ülkede elektronik kitle iletişim araçlarının batı uluslarına oranla yaygın olmaması ve rejim gereği ekonomik rekabet unsurunun bulunmaması nedeniyle afiş, kitle iletişim konusunda en önemli araçlardan biri olmuş; konular da kültür, politika, film ve sirk gibi iletişim alanları üzerinde yoğunlaşmıştır.
Sosyalist gerçekliğin, sanatçıların sosyal gelişmeler ve gereksinimler konusundaki bireysel ifadelerini kısıtlaması, hatta tamamen yasaklaması sonucunda, kendilerini ifade etmek için ikonografik bir dil yaratan Polonyalı afiş sanatçıları ortaya koydukları çalışmalarıyla, bu ülkede afişin olağanüstü bir gelişim göstermesini sağlamışlarıdır. Bu dönemde yetişen dünyaca ünlü grafik tasarımcıları: Henryk Tomaszewski, Jan Lenica, Franciszek Starowieyski, Waldemar Swierzy ve Roman Cieslewicz’tir.
Amerika’da ise 1950′lerde fotoğraf konusunda sağlanan ilerlemeler sonucunda, fotoğrafın, illüstürasyonun geleneksel pazarını ele geçirmeye başlamasıyla, bir grup New Yorklu genç grafik tasarımcısı, illüstrasyonda ilk kez daha kavramsal bir anlatım gerçekleştirmiştir. Bu konuda en özgün ve ilerici çalışmaları yapan Milton Glaser ve Seymour Chwast’tir. görsel sanatlar tarihini, biçim, görüntü ve görsel düşünceler konusunda bir başvuru arşivi gibi kullanıp, bir çok esin kaynağını bir araya getirerek uyarlayan, bu tasarımcılar, söz konusu kaynakları yeni ve umulmadık biçimlere dönüştürerek yeniden yaratmışlardır.
Kavramsal tasarıma ağırlık veren ürünler ortaya koyan bir ülkede, Fidel Castro’nun başa geçmesiyle komünist rejimi benimseyen Küba olmuştur. Bu dönemden başlayarak ulusun tüm kesimlerinin bilinçlendirilmesi ve yeni yaşam biçiminin benimsemesi doğrultusunda, afiş önde olmak üzere grafik tasarım medyalarına başvurularak çeşitli kavramlar herkesin anlayabileceği bir görsel anlatım diliyle aktarılmaya çalışılmıştır. Bu konuda başlıca ürünleri New York’ta eğitim görmüş olan Raul Martinez gerçekleştirmiştir.
Kavramsal anlatım Almanya’da, fotoğraf ve fotografik görüntülerin kolaj ve fotomontaj teknikleriyle düzenlenmesine dayandırılmıştır. bu tasarımlarda konuya alışılmadık bir açıdan bakılarak, aykırı öğeler bir araya getirilmiş ve izleyicide şok etkisi yaratarak dikkati çekmek amaçlanmıştır.
Hareketin oluşmasında başlıca rolü oynayan tasarımcılar, Günther Kieser, Holger Matthies ve “Grafik ve Foto” Grubundan Günter Rambow, Gerhard Lienemeyer ile Micheal van de Sand’dır. Fransa’da 1968′deki yerleşik değerleri sorgulayan ve yeni bir toplum düzeni konusundaki beklentilerini dile getiren gençlik hareketleri ortamında doğan “Grapus” adlı grafik tasarım grubu kavramsal anlatımı daha çok kültürel, toplumsal ve siyasal alanda gerçekleştirdiği grafik çalışmalarında kullanarak özgün örnekler ortaya koymuştur.
1960′ların sonuna doğru dünyanın bir çok ülkesinde grafik tasarım konusunda ulusal özellikleri silinip, İsviçre’nin yalın geometrik biçimleriyle Amerika’nın sınırsız özgürlük anlayışının bir arada varolduğu, uluslararası nitelikte yeni bir dönem başlamıştır. Bunun oluşumunda,tüm dünyayı saran iletişim ağının, kavramsal özlü yeniliklerin ve görsel buluşların yıldırım hızıyla dünyaya yayılmasını sağlama konusunda başlıca rolü oynadığı bir gerçektir. Tasarım kadar, güzel sanatlar ve gösteri sanatlarını da içine alan bu uluslararası kültür, ulusal sınırları ortadan kaldıran yeni bir dünya görüntüsü oluşturmaya başlamıştır.
20. yy’da özellikle 2. Dünya Savaşından sonra hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Japonya, Batı Dünyasının toplumsal modelinin ve yaşama biçimini kaçınılmaz olarak kendi bünyesine uyarlamak zorunda kalmıştır. Bu ortamda Japon Grafik Tasarımcısı da ulusal kimlikle batıdan gelen uluslararası nitelikleri bir araya getirerek, olabildiğince ulusal unsurları zedelemeden uluslararası bir görsel dil yaratmayı başarmıştır.
Yeni Japon Tasarım Hareketinin başlıca kaynağı Avrupa Konstrüktivizm’i olmuş ancak Japonlar bu hareketin sistematik düzenlenmesini ve kuramsal ağırlıklı temelini, geleneksel tasarım anlayışlarındaki özelliklerle yumuşatmışlardır. Avrupa Konstrüktivizim’nin asimetrik dengesinin yerine görüntüyü genellikle ortalamayı ve kompozisyonu, bir orta eksen çevresinde kurmayı yeğlemişlerdir.
Yeni Japon grafik tasarımının görsel dilini oluşturan en ünlü tasarımcılar; Yusaku Kamekura, Masuda Tadaşi, Kazumasa Nagai, Şigeo Fukuda ve Tadanoori Yokoo’dur.
Uluslararası grafik dünyasında önemli bir konuma gelen ülkelerden biri de İngiltere’dir. İngiliz tasarımı, 1962′de çekirdeğin Alan Fletcher ve Colin Forbes’in oluşturduğu bir tasarım grubuyla, tasarımda özgün ama uluslararası bir tarz yaratmayı başarmıştır.
Daha sonra “Pentagram” adını alarak çeşitli dünya metropollerinde şubeler açan bu tasarım grubu ortaya koyduğu bu yapılanma ile uluslararası tasarım kuruluşu olmanın tüm özelliklerini sergilerken, özgün ve başarılı grafik çalışmalarıyla da örnek ürünler yaratmıştır ve başarısını günümüzde de sürdürmektedir.
Kategori: Eğitim