bursa escort-beylikdüzü escort-bursa escort-istanbul escort-istanbul escort-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort-bursa escort-kocaeli escort

"Genel kültür" Kategorisi

I. Bölüm

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 5 defa okundu

I. BÖLÜM

A. KÜLTÜR

Kültür dediğimiz kavramı tanımlamak oldukça güçtür. Ancak konumuzu bir zemine oturtmak için yine de bir tanımlama yapma zorunluluğumuz ortadadır. Tanımlama aslında tanımlanana yaklaşım biçimini ifade eder. Başka bir deyişle, tanımlama belli bir çerçevenin içinde işleyen bir biçimin getirdiği anlayış biçimidir. Kültür için herkesin kabul edebileceği bir tanımlama yapmak neredeyse imkansızdır. Ancak kültür kavramına yönelik bazı tanımlamalardan yararlanılabilir.

Devamını Oku

Milas Halıları

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 45 defa okundu

MİLAS HALILARI

Halı, Türk Kültürünün en önemli öğelerinden biridir. Bunun için konumuz olan Milas Halılarını incelemeden önce Halının genel tarihini, halıcılığın tarihi gelişimini ve eski Türklerden bugünkü Türkiye’deki konumuna kadar kısa bir özetini vermek istedim.

Devamını Oku

Abdullah gül

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 6 defa okundu

Abdullah Gül

Kayseri Milletvekili-AKP

KAYSERİ – 1950, Ahmet Hamdi, Adviye – İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi – İngilizce, Arapça – İktisat Doç. Dr., Öğretim Üyesi – Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi, İslam Kalkınma Bankası İktisat Uzmanı – XIX, XX nci Dönem Kayseri Milletvekili – Devlet Eski Bakanı – Evli, 3 Çocuk.

Devamını Oku

Ali Şevki erek

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 6 defa okundu

Ali Şevki Erek

Tokat Milletvekili-DYP

TOKAT – 1935, Abdullah Cevdet, Naime – İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi – Fransızca – Serbest Avukat, Hukuk Müşaviri – IV, V, XIX, XX nci Dönem Tokat Milletvekili – Gençlik ve Spor, Devlet, Ulaştırma Eski Bakanı – Evli, 2 Çocuk.

Devamını Oku

Türkiye’deki Barajlar Ve Özellikleri

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 22 defa okundu

TÜRKİYE’DEKİ BARAJLAR VE ÖZELLİKLERİ

ADI BİTİŞ NEHİR İLİ HACMİ YÜKSEKLİK GÖLET

Devamını Oku

Yasemin boran

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 6 defa okundu

Yasemin Boran

HAKKINDA YAZILANLAR

Yıldızların tatlı cadısı

Devamını Oku

Agatha Christie

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 6 defa okundu

Agatha Christie

1890 yılında doğdu.İngiliz yazar Christie, popüler edebiyatın en önemli isimlerinden biri ve dedektif Hercule Poirot tipinin yaratıcısıdır. Babası Frederick Alvah Millet, Agatha henüz küçük yaştayken öldü. Annesi tarafından evde eğitilen küçük kız, yalnız bir çocukluk geçirdi. Küçük yaşta öyküler yazmaya başladı. 16 yaşında, şan öğrenimi görmek üzere Paris’e yollandıysa da kısa sürede bundan vazgeçti. Ciddi anlamda ilk edebi denemeleri, duygusal konuları ele alan öyküler oldu. 1914’te Arvhibald Christie adlı bir doktorla evlendi ve yeniden Fransa’ya gitti. Oradayken vakit geçirmek üzere okuduğu dedektif öykülerinin daha iyilerini yazabileceğini düşünerek ilk polis romanı olan The Mysterous Affair at Styles’ı (Styles’daki Esrarengiz Olay) yazdı. Kitap çeşitli yayınevinlerince geri çevrildikten sonra 1920’de Bodley Head Yayınevi tarafından kabul edildi. Styles, Agatha Christie’nin ilk Hercule Poirot’u romanıdır. Hercule Poirot, zekası, espri yeteneği, keskin gözlemciliği ve Avrupalı inceliği ile seçkinleşen Belçikalı bir dedektiftir. Cinayetleri “küçük gri hücreler” dediği beynini kullanarak çözmesi ve bu arada da İngiliz yüksek sınıfının özel yaşamının saklı yönlerini ortaya dökmesi ile tanınır. Agatha Christie’nin arka arkaya yazmaya başladığı polis romanları Poirot tipine uluslararası ün kazandırdı. Yazar ayrıca Miss Marple adının verdiği bir tip daha yarattı. Sevimli bir yaşlı kız olan amatör dedektif Miss Marple da çok tutuldu. 1928’de ilk kocasından boşanıp Max Mallowan’le evlendikten sonra birçok ülke gezip görme fırsatı bulan Christie’nin romanları 1930’larda çoğunlukla uluslararası mekânlarda geçmeye başladı. Hayranlarınca her kitabı beğenilmekle birlikte, Agatha Christie’nin edebi kaygılarla yazdığı bazı romanlar eleştirmenlerin de dikkatini çekti. Örneğin Roger Ackroyd Öldürüldü romanının anlatıcısı katilin kendisidir. On Küçük Zenci ise polis romanının klasikleri arasındadır. Ölümünden sonra yayınlanan Son Perde ise, yazar ilk romanının geçtiği mekân olan Styles’daki eve döner ve cinayeti Harcule Poirot’ya işletir. Agatha Christie, İngiliz töre romanı geleneğinde yazığı polis romanları ile dünya edebiyatında kendine özgü bir yerin sahibi olmuştur.1976 yılında öldü.

Devamını Oku

İsrail”in1985 Stabilizasyon Programı Yada Para Teorisinin Basit Gerçekleri

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 6 defa okundu

İSRAİL”İN1985 STABİLİZASYON PROGRAMI YADA PARA TEORİSİNİN BASİT GERÇEKLERİ

DON PATİNKİN

Devamını Oku

İnsan Array Hakları Array Haftası

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 7 defa okundu

İNSAN HAKLARI HAFTASI

( 1 Aralık ile başlayan hafta )

AÇIKLAMA – 1 –

Devamını Oku

Ali İhsan göğüş

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 7 defa okundu

Ali İhsan Göğüş

Hayatın zorluklarına ‘Göğüş’ gerdi

Cemal A. Kalyoncu

Devamını Oku

Burhan kuzu

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 9 defa okundu

Burhan Kuzu

Prof Dr Burhan Kuzu, 1955 yılında Kayseri’de doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1976 yılında aynı fakülteye asistan olarak girdi. 1984 yılında doktor, 1989 yılında doçent ve 1998’de de profesör oldu. 1980-82 yılları arasında Paris Sorbonne Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Avrupa Konseyi bursuyla araştırmalar yaptı.

Devamını Oku

English National Missile Defense The Development Of An Accurately Working N

Genel kültür kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 5 defa okundu

English National Missile Defense The development of an accurately working national missile defense system would be ineffective and counterproductive. Currently our system used to deter a nuclear missile attack has always been, that any country that would take such a hostile action towards the United States would suffer a complete and total annihilation with our counter attack. This policy has been able to keep the peace for over fifty years. Unfortunately this policy has been put into question recently with the emergence of rogue nations with nuclear capabilities. Secretary of Defense Donald H. Rumsfeld explains: I believe we need to recognize that the deterrence of the Cold War—mutual assured destruction and the concept of massive retaliation—worked reasonably well during the Cold War. But as senator McCain said this morning in answer to a question, the problems today are different. The demands are different. And we have an obligation to plan for these changing circumstances to make sure that we are arranged—first and foremost—to dissuade rash and reckless aggressors from taking action or threatening action. Terror weapons don’t need to be fired. They just need to be in the hands of people who would threaten their use. (Rumsfeld 3) While Secretary of Defense Donald H. Rumsfeld feels that a national missile defense would “…dissuade rash and reckless aggressors from taking action or threatening action” (3). Many experts say “instead of eliminating the mutual-assured-destruction polices of the Cold War, Bush’s formula will make it more difficult to deal with lingering Cold War dangers and create new proliferation problems” (Coalition to Reduce Nuclear Arms 2). With the emplacement of a national missile defense system our allies as well as our enemies would adapt their nuclear weapons and launching procedures to increase their chances of penetrating our defensives. It is these adaptations that could lead to a large-scale nuclear attack. A United States “national missile defense deployment would prod Russia into keeping a larger number of its strategic weapons on hair-trigger alert, thus perpetuating the dangerous nuclear standoff and risk of accidental nuclear war” (The Coalition to Reduce Nuclear Arms 2). Currently the United States has been unable to produce an accurately working national missile defense. It is these adaptations caused by the proposal of a national missile defense that would bring back the nuclear arms race, on an even larger scale then previously during the Cold War. Many rogue nations now have the ability to launch a small-scale nuclear attack on their neighboring enemies. While a national missile defense system would allow for the ability to defend from such an attack, this would cause smaller rogue nations to revert back to their former tactics of terrorist assaults. This would increase the already current threat of having a small portable nuclear device smuggled into the United States. Secretary of Defense Donald H. Rumsfeld says, “…we are more vulnerable now to the suitcase bomb” (2). It is this statement that shows that the United States should be pursuing alternative means to eliminate the threats of an untraditional nuclear attack other then the possibility of a small-scale nuclear missile attack. Security protocols for nuclear material in other countries have become a growing concern for the United States, with nuclear arsenal surplus making its way to the black market. The United States should be negotiating with our allies as well as our enemies to reach an agreement of nuclear arms reduction that would decrease the possibility of a terrorist group obtaining the materials necessary to construct and detonate an unconventional nuclear device. Any emplacement of a national missile defense system violates a 1972 anti ballistic missile treaty, banning all development of national missile defenses. President Bush claims “that the 1972 Anti-Ballistic Missile (ABM) Treaty is irrelevant, the agreement continues to stabilize the strategic nuclear balance and does not impede research and early development of national missile defense systems planned in the near future” (The Coalition to Reduce Nuclear Arms 2). Many feel that this treaty is vital to maintain our current stability, a former U.S. legal advisor for the Nixon Administration’s ABM Treaty negotiation team says “The ABM Treaty remains essential to arms control as well as nuclear non-proliferation because it promotes stability and facilitates offensive nuclear weapons reductions. We must work with Russia, China, and others to accomplish our global security goals and not act unilaterally” (The Coalition to Reduce Nuclear Arms 2). This treaty in the foundation of our safety we would be putting ourselves at risk as well as our allies if we were to violate the terms of the agreement. The risk of the consequences we would face from developing a national missile defense system would be overwhelming, with the perceived safety of being able to defend from a small-scale nuclear attack being a very small advantage in comparison. The fear of a single nuclear missile attack from a rogue nation is a strong motivation to proceed with the development of a national missile defense. . If the United States were able to develop an accurately working national missile defense system the results would be ineffective and counterproductive. While there is no single solution to our current threat of nuclear war we should not allow for the national missile defense system to put at risk all that we have obtained to this point.

Devamını Oku