'Genel kültür' Kategorisindeki Yazılar

Beyanname Türleri

BEYANNAME TÜRLERİ

Gelir vergisi beyanları; yıllık, muhtasar ve münferit beyanname ile yapılır.

Yıllık beyanname, çeşitli kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde edilen kazanç ve iratların bir araya getirilip toplanmasına ve bu suretle hesaplanan gelirin vergi dairesine bildirilmesine aittir.

Muhtasar beyanname, işverenler veya vergi kesintisi yapan diğer kimseler tarafından kesilen vergilerin, matrahları ile birlikte, toplu olarak vergi dairesine bildirilmesine aittir.

Münferit beyanname, dar mükellefiyete tabi olanların yıllık beyanname ile bildirmeye mecbur olmadıkları kazanç ve iratlardan, vergisi kesinti yoluyla alınmamış olanların bildirilmesine aittir.

GELERİN TOPLANMASI

Bilindiği gibi gelir vergisi sübjektif bir vergidir. Gelir ergisinin sübjektif bir vergi olması ve gerçek kişileri vergi ödeme güçlerine göre vergilendirmeyi amaçlaması nedeniyle toplama kuralı, bu verginin en önemli kurallarından bir olmaktadır. Nitekim G.V.K ‘da aynı esası benimsemiş bulunmaktadır.

G.V.K. ‘nun seksen beşinci maddesine göre mükellefler, ticari zirai ve serbest meslek kazançlarından, ücretlerden, gayrimenkul ve menkul sermaye iratlarından ve kaynağı ne olursa olsun diğer her türlü kazanç ve iratlardan, bir takvim yılı içinde elde ettikleri gelirleri (basit usulde tespit edilen kazanç ve ücretler dahil), bu kanunda aksine bir hüküm olmadıkça toplamaya mecbur tutulmuştur.

TOPLAMA YAPILMAYAN HALLER

Aşağıdaki hallerde gelir toplanmaz ve yıllık beyanname verilmez.

GELİRLERDEN YAPILACAK MAHSUP VE İNDİRİMLER

Yukarıdaki esaslara göre bulunacak gelirden bazı mahsup ve indirimler yapılır. Bunlar şöylece özetlenebilir.

ZARARLARIN KARLARA MAHSUBU

Zararların karlara mahsubunu iki kısımda belirtmek gerekir.

Aynı yıl meydana gelen zararların karlara mahsubu

Geçmiş yıl zararlarının mahsubu

SIGORTA PRIMI

G.V.K’ nun seksen dokuzuncu maddesinin birinci bendine göre, mükellefin şahsına, eşine ve çocuklarına ait hayat, sakatlık, hastalık analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri de gelirden indirilebilir.

Kanun, bu primlerin indirilmesini bazı şartlara bağlamış bulunmaktadır.

Bu şartlar şöylece özetlenebilir.

Primi ödeyen kişi tam mükellef olmalıdır.

Prim tutarının beyan edilen gelirin %5’ine ve her bir kişi için yıllık asgari ücret tutarını aşmaması gerekir. Prim tutarı bu miktarı aştığı takdirde aşan kısım için indirim yapılamaz.

Sigortanın Türkiyede’de kurulu ve merkezi Türkiye’de bulunan bir sigorta şirketi nezrinde akdedilmiş olmalıdır.

Primler gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olmalıdır.

Beyannamede yer almış ücretler bulunduğu takdirde bunların net tutarlarının hesaplanması sırasında, bu primler ayrıca gelirden indirilmiş olmamalıdır.

Pek tabiki, eşlerin ve çocukların kendi gelirleri dolayısıyla ayrıca beyanname vermeleri halinde, bunlara ait sigorta primleri gelirinden indirilmez. Böyle durumlarda ödenen primler, eşin ve çocuğun kendi beyannamelerinden indirilir.

1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu, (kısaca ifadeyle Bağ-Kur) Kanunu’nun49/3nolu maddesine göre, ödenen giriş keseneği ve sigorta primleri de, gider olarak yazılabilir.

Bağış Ve Yardımlar

Mükellefler tarafından yapılan bağış ve yardımlar da, bazı şartlarla gelirden indirilebilir. Kanunun bu konuyla ilgili düzenlemelerini göz önünde alarak söz konusu şartları şöylece özetleyebiliriz:

Bağış ve yardımların, genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli dairelere, il özel idareleri ile belediyelere, köylere, kamuya yararlı derneklere ve Medeni Kanuna göre kurulan vakıflara ve bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara, müzelere, sinema, tiyatro, opera, bale, klasik müzik, klasik Türk müziği ve plastik sanatlar alanındaki üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda kurulacak özel araştırma, eğitim ve uygulama merkezlerine, Kültür Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen uluslar arası sanatsal organizasyonlara yapılması gerekir.

Bir takvim yılı içinde yapılan bağış ve yardımların toplamı, o yıla ait beyan edilecek gelirin %5’ ini aşmamalıdır.

Bağış ve yardım makbuz karşılığı yapılmış olmalıdır. Bağış ve yardımlar konusunda, 222 sayılı ilköğretim ve Eğitim Kanunu; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu; 278 sayılı TÜBİTAK Kanunu; 6972 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ile 2547 Sayılı Yükseköğretim kanunu, özel hükümler getirmiş bulunmaktadır. Bu tür kuruluşlara yapılacak bağış ve yardımların indirilmesinde, sözü edilen kanunların ilgili hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Özel İndirim

Ücretlerle ilgili ünitede bahsedildiği gibi özel indirim, sadece ücretlilere uygulanan bir indirim türüdür.

Bu konu bilindiği üzere G.V.K. nın otuz birinci maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Son duruma göre gerçek ücretlilerin vergilendirilmesinde özel indirim tutarları, günde 315.000, ayda 9.450.000 ve yılda 113.400.000 liradır.

Özel indirim kimlere uygulanır ve tutarı nedir?

Bakanlar kurulu, özel indirim tutarını asgari ücret tutarına kadar arttırmaya yetkilidir. Ayrıca Bakanlar Kurulu bu yetkiye dayanarak, kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörler ile kalkınmada öncelikli bölgelerde fiilen çalışanlar için farklı özel indirim tutarları tespit edilebilir.

Sakatlık İndirimi

Yine ücretlerle ilgili ünidete sözü edildiği gibi sakatlık indirimi, sadece sakatların yararlanabildiği bir indirim türüdür. Hatırlanacağı üzere sakatlık indirimi ile ilgili düzenlemeye göre, çalışma gücünün en az %80 ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci %60 ını kaybeden ikinci, %40 ını kaybeden ise üçüncü derece sakat sayılır. Bunlardan birinci derece sakatlar özel indirimin sekiz katı, ikinci derece sakatlar dört katı ve üçüncü derece sakatlar ise iki katı tutarında sakatlık indiriminden yararlanırlar.

Sakatlık indiriminden önceleri yalnız ücretliler yararlanırken 1999 yılından itibaren mesleki faaliyet icra eden veya basit usulde vergilendirilen tüccar ve ücretli durumuna görmeksizin yapılan imalat, tamirat ve küçük sanat işleriyle uğraşanların gelir vergisi matrahından sakatlık indirimi yapılır. Bu indirim ailesinde bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ve ücretlilere de uygulanır.

VERGININ HESAP EDILMESI

Yukarıdaki esaslara göre bulunan gelir, G.V.K nın yüz üçüncü maddesinde yer alan on dördüncü ünitede bahsedilecek artan oranlı tarife uygulanarak, gelir vergisi hesap edilir.

Böylece hesap edilen gelir vergisinden, kesinti yoluyla ödenen vergiler, geçici vergi, basit ücret vergisi, yabancı ülkelerde ödenen vergiler ve vergi alacağı mahsup edilerek ödenecek vergi bulunmuş olur.

YıLLıK BEYANNAMENIN VERILMESI

Yıllık beyannamenin verilmesi konusu iki alt başlık altında anlatılmaya çalışılacaktır.

Yıllık Beyannamenin Verilme Zamanı

Mükellefler elde ettikleri gelirlerine göre değişik aylarda beyanname verirler. Buna göre gelirleri yalnız gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükellefler izleyen yılın Ocak ayında; geliri yalnız basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan oluşan mükellefler şubat ayında; bunların dışındaki durumlarda ise izleyen yılın Mart ayında yıllık beyanname verilir.

Örneğin; 1999 yılında yalnız gayrı menkul sermaye iradı elde eden bir mükellef yıllık gelir vergisi beyannamesini 2000 yılının Ocak ayında verebilecektir.

Kanun bu genel kurala, özel haklar için bazı istisnai hükümler de getirmiş bulunmaktadır. Bunlardan biri, vergilendirme dönemi içinde yurdu terk edenlerle ilgilidir. Düzenlemeye göre takvim yılında yurdu tek edenlerin beyannameleri, yurdu teke takaddüm eden (terkten önceki) 15 gün içinde bildirilir. Diğer bir özel durum ise ölümle ilgilidir. Buna göre ölüm halinde, ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde yıllık beyannamenin verilmesi gerekmektedir.

Yıllık Beyannamenin Verileceği Vergi Dairesi

Tam mükellefler yıllık beyannamelerini, ikametgahlarının bulunduğu vergi dairelerine veririler. Esas ilke bu olmakla beraber, işyeri ve ikametgahı ayrı ayrı vergi daireleri içinde bulunanlar, işyerinin bulunduğu yer vergi dairelerine beyanname vermek isteyebilirler. Ancak bu durumda yapılan isteği, Maliye Bakanlığının uygun görmesi gereklidir.

Gezici olarak çalışanların ticaret ve serbest meslek kazançları ile diğer ücretlerinin vergileri, kazanç ve irat sahiplerinin ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesince tarh edilmemişse faaliyetlerini yürüttükleri yerin vergi dairesince tarh olunur.

Dar mükellefiyette ise vergi beyannamesi, Türkiye’de vergi muhatabı mevcutsa onun Türkiye’de oturduğu yerin; Türkiye’de vergi muhatabı yoksa işyerinin (işyeri birden fazla ise, bu işyerlerinden herhangi birisinin) bulunduğu vergi dairesine verilir.

Yıllık beyanname vergi dairesine bizzat mükellef veya onun adına hareket eden bir kişi tarafından verilebileceği gibi, posta ile de gönderilebilir.

Özet

Gelir vergisi mükellefleri bir takvim yılında G.V.K nın ikinci maddesinde sayılan kaynaklardan elde ettikleri kazanç ve iratları yıllık beyannamede toplamak zorundadırlar. Tacirler, çiftçiler ve serbest meslek erbabı, faaliyetlerinden kazanç elde etmeseler de yıllık beyanname vermekle yükümlüdürler. Ancak, ticari, zirai ve mesleki faaliyetler dışındaki kaynaklardan elde edilen kazanç ve iratlar için kanunda belirtilen belirli şartlarla gelirin toplanmasına ve yıllık beyanname verilmesine zorunluğu ortadan kalkmaktadır. Bir kısım kaynaklardan elde edilen zararlar diğer kaynaklardan elde edilen kazanç ve iratlardan mahsup edilebilir. Bir yıla ait zarar ancak takiben beş yıl içerisinde karlardan mahsup edilebilir. Mükellefler yıllık beyanname ile bildirecekleri gelirlerinden bir şahsi sigorta primlerini, Gelir Vergisi Kanunun otuz birinci maddesindeki indirimleri ve belirli oranda G.VK. da belirtilen kurumlara yapılan bağış ve yardımları düşebilirler. Gelir vergisi ve şahsi vergiler ile vergi ve para cezaları gelirden düşülmez. Mükellefin ödeyeceği verginin hesaplanması ile ilgili açıklamalar diğer sayfalarda hesaplanacaktır. Gayrimenkul sermaye iradı elde eden mükellefler takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesini takibeden yılın Ocak ayı içerisinde yetkili vergi dairesine verirler. Gelirleri gerçek usulde tespit edilen ticaret, serbest meslek erbabı ve çiftçiler gelirlerini takibeden yılın Mart ayı içinde yetkili vergi dairesine verirler.

MUHTASAR VE MÜNFERIT BEYANNAME

Muhtasar Beyannamenin Verilmesi

Vergi kesintisi yapmaya zorunlu olanlar, bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan kestikleri vergileri, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin vergi dairesine bildirmeye zorunludurlar. Yıl sonlarında tahakkuk ettirilen mevduat faizlerinden kesilecek vergilerin bildirilmesi için bu süre, bir ay uzatılır.

Yıl Sonu Tahakkuk Eden Faizlerde Süre Nedir?

Çalıştırdıkları hizmet erbabının sayısı on veya daha az olan işverenler, kestikleri vergilere ait beyannamelerini, bağlı bulundukları vergi dairesine önceden bildirmek şartıyla her ay yerine üçer aylık olmak üzere Şubat, Mayası, Ağustos ve Kasım aylarının yirminci günü akşamına kadar verebilirler. Yalnız zirai ürün üzerinden tevkifat yapanlar aylık olarak bildirimde bulunmak zorundadırlar.

Ondan Fazla İşçi Çalıştıranlarda Bildirim Ne Zaman Yapılır?

Aynı belediye hudutları içinde çeşitli yerlerde yapılan ödeme ve tahakkuklar ile bunlara ait ek vergilerin ayrı yerler yerine bir merkezden bildirilmesi mümkündür. (G.V.K. Mad. 98)

Muhtasar Beyanname Verilmeyecek Haller

G.V.K. nın yüzüncü maddesine göre, genel bütçeye dahil idare ve müesseseler yaptıkları vergi kesintisi için beyanname vermezler. Bu kesintiler genel bir mahsupla bütçeye irat kaydedilir.

Münferit Beyanname

Münferit beyanname, uygulamada hemen hemen hiç rastlanmayan bir beyanname türüdür. Bu bakımdan bu konuya kısa bir şekilde değinmeye çalışacağız.

Münferit Beyanname Verecek Olanlar

Münferit beyannameyi, yıllık beyanname vermek zorunda olmayan dar mükellefler verir. Bu genel ifadeyi şöylece biraz daha açabiliriz.

Münferit beyanname, sadece dar mükellefiyete tabi olanlar için söz konusudur. Tam mükellefiyete tabi olanlar, münferit beyanname vermezler.

Münferit beyanname, yıllık beyanname vermek mecburiyeti bulunmayan hallerde verilir.

Diğer yandan, geliri telif ve patent haklarının satışından, ibaret olan ve gelirlerinin tamamı üzerinden kaynakta kesinti suretiyle vergisini ödemiş bulunan dar mükelleflerin, bu gelirleri için münferit beyanname vermeleri ihtiyaridir.

Münferit Beyanname İle Bildirilecek Kazanç ve İratlar

Dar mükelleflerin münferit beyanname ile bildirilecek kazanç ve iratları şunlardır:

Gayrımenkullerin elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlar: Bu kazanç ve iratlar gayrımenkullerin elden çıkarılmasından elde edilen her türlü kazanç ve iradı içermektedir.

Menkul malların ve hakların elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlar.

Ticari veya zirai bir işletmenin faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi karşılığı elde edilen diğer kazanç ve iratlar

Arızi olarak ticari işlemlerin yapılmasından veya bu nitelikteki işlere arıcılık edilmesinden elde edilen kazanç ve iratlar, arızi olarak serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edilen kazançlar ile dar mükelleflerin Türkiye ile yabancı memleketler arasında yaptıkları arızi ulaştırma işlerinden elde edilen kazanç ve iratlar beyan edilerek vergilendirilir.

Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili sonradan elde ettikleri diğer kazan ve iratlar

Münferit Beyannamenin Verilmesi

Yukarıda belirtilen kazanç ve iratlardan serbest meslek faaliyetine ilişkin olanların beyannamelerinin bu faaliyetlerin sona erdiği, bu kazanç dışındaki diğer kazanç ve iratlarla ilgili beyannamelerinin bu faaliyetlerin sona erdiği, bu kazanç dışındaki diğer kazanç ve iratlarla ilgili beyannamelerin ise bu kazanç ve iratların iktisap olunduğu tarihten itibaren, on beş gün içinde ilgili vergi dairesine verilmesi zorunludur.

FON PAYLARı

3824 Sayılı kanunla, Savunma Sanayii Desteleme Fonu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu ile Çıraklık, mesleki ve Teknik Eğitimi Geliştirme ve Yaygınlaştırma Fonu birleştirilerek, bu fona ait tutarlar fon payı adı altında tek kalemde toplanmıştır bakanlar kurulu fon oranını %10 olarak belirlemiştir.

Fon payı matrahı ücret gelirine isabet eden vergi hariç olmak üzere hesaplanan (beyannamelerde) gelir vergisidir. Hesaplanan bu fon payından beyannameye dahil gelirlerle ilgili olarak vergi kesintisi yapılırken tespit edilen fon payı mahsup edilecektir. Mahsup sonunda kalan fon payı gelir vergisi ile birlikte ödenecektir.

Beyan edilen gelirler arasında ücret geliri bulunması halinde aşağıdaki formül uygulanarak ücrete ait gelir vergisi hesaplanır.

Safi Ücret Tutarı x Hesaplanan Vergi

Ücrete İsabet Eden Vergi =

Beyannamenin 102 Nolu Satırındaki Kar toplamı

Bu şekilde hesaplanan ücrete isabet eden vergi hesaplanan toplam gelir vergisinden düşülerek fon payına ait matrah belirlenir. Bu matrah üzerinden % 10 oranında fon payı hesaplanır.

Özet

Gelir Vergisi genelde beyan esasına dayanır. Bazı kazanç, irat ve ücretler bu gelirleri ödeyenler tarafından vergi kesintisine tabi tutularak ödenir. Kesilen bu vergiler mükellefin ileride ödeyeceği vergiden mahsup edilir. Ancak bazı durumlarda kaynakta vergi kesme usulü kesin vergilendirme niteliğine bürünmektedir. Hangi ödemelerden kimlerin ne oranda kesinti yapacağı kanunda geniş olarak açıklanmıştır. Vergi kesintisi ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Ücretler gerekli indirimler yapılarak kesin olarak vergilendirilir. Vergi kesintisi yapanlar bir ay içinde yaptıkları ödeme veya tahakkuk ettirdikleri kar ve iratlardan kestikleri vergileri takibeden ayın yirminci günü sonuna kadar ilgili vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Bazı durumlarda bu beyanname aylık yerine üçer aylık dönemlerde verilebilir.

KATMA DEĞER VERGISI

Katma Değer Vergisi Kanunun Gerekçesi

Katma Değer vergisi Kanunun genel gerekçesinde bu sisteme geçilmekle:

“Bu vergi sisteminin ekonomik olaylara karşı tarafsız ve vergi yükü açısından nötr olan özelliği nedeniyle halen yürürlükte bulunan muamele vergilerinin ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri giderilecektir”.

“1950 lerde gelir ve kurumlar vergisi alanında yapılan köklü değişikliklere paralel olarak harcama vergileri sisteminde de düzenlemeler yapılmış olunacak ve böylece iki sistemin işleyişinde sağlanması zorunlu olan fonksiyonel bağlar kurulmuş olacaktır”.

“Uluslar arası ekonomik ilişkilerimizin ve özellikle ihracatımızın geliştirilmesi açısından da yarar sağlayacaktır” denilmektedir. Burada görüldüğü üzere, mevcut harcamalar üzerinden alınan çok çeşitli vergileri kaldırarak tekbir vergi sistemini kurmak, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi ile bir oto kontrol tesis etmek ve ihraç edilen mallar üzerindeki çeşitli adlar altında alınan vergilerin yüklerinden doğan olumsuz etkileri ortadan kaldırmak, yasanının genel gerekçesi teşkil etmektedir.

Katma Değer Vergisinin Konusu

Katma Değer Vergisi Kanunun birinci kısmı “Mükellefiyet” adını taşımakta olup bunun birinci bölümü de “Verginin Konusu” na ayrılmıştır. Bu tüm vergi yasalarında alışılagelmiş yasa tekniğine uygun bir biçimdir ve birinci madde genelde yasanın konusunun tanımını içeriri. Fakat Katma Değer Vergisinin de ana başlık verginin konusu olmakla beraber birinci madde de verginin konusu ile ilgili bir tanıma yer verilmeyip, vergi konusunu teşkil eden işlemler sayılmıştır. Verginin konusunu tanımlamayan bir Katma Değer Vergisi Kanununda “Vergi indirimleri” faslı çıkarılacak olursa yaygın muamele vergisine dönüşülür. Bununla beraber ön vergi indirim metodu ile salınan bir Katma Değer Vergisinde konu tanımı yapmak gerçekten zordur. Bütün bu zorluğa rağmen, bu vergiye hangi sebeple katma adının verildiğinin açıklığa kavuşması ve vergi konusunun tanımlanması ve vergi mükelleflerinde ilerde meydana gelebilecek tereddütlerin ortadan kaldırılması için yerinde olurdu kanaatindeyiz.

Bir tanım getirmeyen Katma Değer Vergisinin birinci maddesinde vergiye tabi işlemler üç fıkra olarak düşünülmüştür.

Birinci fıkrada ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler vergi konusu içerisine alınmıştır. Burada dikkat edilecek husus ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti içerisinde yapılan teslim ve hizmetlerin vergi konusu içerisinde olmaları yoksa bunlara konu olan mal ve hizmetlerin teslim veya ifasının doğrudan doğruya vergi konusu içerisinde olmamasıdır. Örneğin kişilerin aralarında yapmış oldukları mal ve hizmetlerin teslim veya ifasının doğrudan doğruya vergi konusu içerisinde olamamasıdır. Örneğin kişilerin aralarında yapmış oldukları mal ve hizmet teslim ve ifaları vergiye tabi değildir. Diğer bir anlatım ile Gelir Vergisinde olduğu gibi genelde devamlılık (süreklilik) ilkesi benimsemiş, yani sürekli olarak yapılan ticari, sınai, zirai, serbest meslek faaliyetlerinde doğan mal ve hizmet teslim ifaları vergilendirilmiştir. Nitekim birinci maddenin dördüncü fıkrası bu faaliyetlerin “devamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunun hükümlerine göre Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde. Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edilir” hükmüyle “süreklilik” ilkesini teyit etmekte ayrıca Gelir Vergisi Kanunu ve Ticaret Kanunu ile bir paralellik kurmaktadır. Yasada vergi konusu süreklilik yönünden kısıtlandığı halde birinci maddenin sondan ikinci fıkrası ile de vergi kapsamının uygulamada yapay bir biçimde daraltılmasını önleyecek hükümler konmuştur. Bu hükme göre “faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılması, bunları yapanların hukuki statü ve kişilikleri, Türk tabiiyetinde bulunup bulunmaları ikametgah ve işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye’de olup olmaması işlemlerinin mahiyeti” değiştirmeyecek ve vergilendirmeye mani olmayacaktır.

Vergiyi Doğuran Olay

Verginin konusu içerisine giren işlemler ve bu işlemlerle ilgili kavramları açık bir biçimde ortaya konulmasından sonra kanunda, vergileme yönünden çok önemli bir konu olan vergi alacağının veya borcunun doğabilmesi için hangi olayların ve durumların ortaya çıkması gerektiği hususları “vergiyi doğuran olay başlığı” altında bir önceki konularda incelenmiştir.

Genelde vergiyi doğuran olay malın teslimi veya fatura veya benzeri bir belgenin düzenlenmesi ile ortaya çıkmaktadır. Hangisi önce yapılmışsa vergiyi doğuran olaya esas o alınacaktır. Bu genel esasın dışında:

kısım kısım mal teslimleri veya hizmet ifalarında her bir kısmın gerçekleşmesi,

komisyoncu aracılığı ile veya konsinyasyon suretiyle yapılan satışlarda malların alıcıya teslimi,

malın alıcı veya onun adına hareket edene gönderilmesi durumunda, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeciye verilmesi,

Su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi,

Kiraya verme işlemlerinde kullanıma terk edilmesi,

İthalatta gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili,

Yabancıların Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık e transit taşımacılıkta gümrük hattından geçilmesi, anında vergiyi doğuran olay meydana gelmektedir.

Vergiyi Doğuran Olay Ne Zaman Meydana Gelmiş Sayılır

Vergiyi doğuran olaylardan malın nakliyesine başlanması veya nakliyeci veya sürücüye verilmesi konusu üzerinde burada biraz durmak istiyoruz. Satıcı ile alıcı arasındaki akde göre malın alıcının gösterdiği yerde teslimi gerekiyorsa bu durumda malın nakliyeciye verilmesi veya nakliyesinin başlatılması ile vergiyi doğuran olayın ortaya çıkamayacağı kanısındayız. Çünkü satış akdi, alıcının gösterdiği yerde teslim ile tamamlanacağı için, mal o yere kadar satıcıya aittir ve herhangi bir işlem söz konusu olmadığı için de vergi konusu içerisine girilmemiştir. Vergi konusu içine girmeyen bir işlem için de veriyi doğuran olaydan söz edilemez.

Verginin Mükellefi ve Vergi Sorumlusu

Kanunun birinci kısım ikinci bölümü mükellef ve vergi sorumlusu başlığını taşımaktadır. Sekizinci madde de Katma Değer Vergisinin mükellefleri sayılmıştır. Bilindiği üzere mükellef şekli ve maddi mükellefiyet altında olan kimsedir. Bu maddede sıralananlar ise sadece şekli mükellefiyet altındadırlar. Nihai vergi yüklenicisi tüketici olduğuna göre parasal mükellefiyet altında olan da nihai tüketicidir. Bu durumda burada sözü edilen mükellef aracı mükelleftir (Mutavassıt mükellef) yani kendi nam ve hesabına ödediği vergiyi bir başkasına yasal olarak yansıtan diğer bir deyişle bir başkasından yasal olarak tahsil eden kişidir. O halde Katma Değer Vergisinin KDV Kanununa göre mükellefleri şunlardır:

Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanlar,

İthalatta mal ve hizmet ithal edenler,

Transit taşımacılarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar,

PTT İşletme Genel Müdürlüğü ve Radyo ve Televizyon Kurumları,

Spor-Toto, piyango (Milli Piyango dahil) ve benzeri oyunların teşkilat müdürlükleri,

At yarışları ve diğer müşterek bahis ve talih oyunlarında bunları tertipleyenler,

Birinci maddenin üçüncü fıkrasının c bendine gören hallerde bunları tertipleyenler veya gösterenler,

Gelir Vergisi kanunun yetmişinci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler,

İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır.

Katma Değer Vergisinde Mükellefler Kimlerdir

Kanun ayrıca Katma Değer Vergisine tabi olmayıpta düzenledikleri fatura ve benzeri vesikalarda Katma Değer Vergisi gösterenler, bu vergileri vergi dairesine ödemekle yükümlü tutmuştur. Kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de yukarıdaki hüküm geçirlidir. Bu hüküm ile kanun koyucu, “vergi” adı altında para tahsil edilip haksız kazanç sağlanmasının önüne geçmeyi amaçlamıştır.

Kanunun dokuzuncu madde ile bir de vergi sorumlusu kavramı getirmiştir. Bu maddeye göre Katma Değer Vergisi sorumlusu; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde maliye bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları veya diğer ilgili bir şahsı verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir. buna göre bu şahıs esas mükellef adına vergi ile ilgili tüm parasal ve şekli mükellefiyetleri yerine getirmek zorundadır. Aynı zamanda fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle kayba uğratılan KDV si belgesiz mal bulunduran veya hizmet alan mükelleften alınabilecektir.

KATMA DEĞER VERGISININ MATRAHı, NISPETI VE INDIRIM

Katma Değer Vergisinin Matrahı

Genel Olarak Matrah

Katma Değer Vergisi kanunu genel olarak teslim ve hizmet işlerinde, bu işlerin karşılığını teşkil eden bedeli vergi matrahı olarak kabul etmiştir. Bedel deyimini de çok geniş anlamda tanımlamıştır. Mal ve hizmet alan veya bunların namına mal alan veya işlem yapanların mal ve hizmet karşılığı her ne suretle olursa olsun aldıkları veya borçlandıkları para, para ile temsil edilebilen menfaat ve benzeri değerler, mal bedeli olarak kabul edilmektedir.

Bedelin belli olmaması , paradan başka değerler olması veya takdiri durumlarında işlemin mahiyetine göre emsal bedeli veya emsal ücreti matraha esas alınır. Emsal bedeli veya emsal ücreti Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tespit edilir. Serbest meslek faaliyetlerinde, meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir ücret varsa hizmetin bedeli yani matrah bu ücrettir.

Bedelin döviz ile hesaplanması halinde yani döviz ile yapılan işlemlerde bedel, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrilir ve matrah o şekilde bulunur. Cari kurun belli olmaması durumunda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca tespit edilen pariteler esas alınacaktır.

Matrah Nasıl Hesaplanır

Tarifeli işlerde matrah, bu tarifelerde gösterilen mal veya hizmetin bedelidir. Bu gibi durumlarda tarifede gösterilen bedele vergi oranı uygulanıp Katma Değer Vergisi miktarı bulunmayacaktır. Tarifede belirtilen bedele iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle Katma Değer vergisi hesaplanacaktır.

Örneğin: 300.000 lira olarak tiyatro bilet bedeli saptanmışsa,

300.000- (30.000 x 15 / 115) = 260.870 lira tiyatro biletinin gerçek bedelinin ve 39.130 lira Katma Değer Vergisidir.

Verginin Nispeti

Katma Değer Vergisinin genel nispeti vergiye tabi işlemler için %10 dur. Bakanlara kurulu bu oranları dört katına kadar arttırmaya ve %1 e kadar indirmeye ve değişik mal ve hizmet için perakende aşamasında farlı oranlar tespite yetkilidir. Bakanlar kurulu yetkisine dayanarak mal ve hizmetler için beş farklı oran tespit etmiştir. Kuru üzüm, incir kayısı, pamuk, fındık, şeker pancarı, tiftik, fig gibi zirai ürünler ve normal ekmekler için %1, küçük ve büyükbaş hayvanı ve bunların et, süt yoğurt, beyaz peynir, yumurta, tuz ve kristal şeker, buğday arpa, yaygın tüketilmeyen katkı maddeli ekmekler ve tost ekmeği, yağ sebze ve meyveler gibi temel gıda maddeleri doğal gaz öteme kaydedici cihaz için %8, otomobil, kristal eşya, kürk renkli televizyon gibi lüks mallar için %23 ve silindir hacmi 2000 cm³ ü geçen binek otomobilleri için ise %40 vergi oranı tespit etmiştir. Bu farklı oranlar tabi mallar beş ayrı liste halinde belirtilmiştir. Listelerde belirtilmeyen mal ve hizmetlerin vergi oranı ise %18 olarak belirlenmiştir.

Vergi İndirimi

Şimdi Katma Değer Vergisinin en önemli özelliği olan indirim üzerinde durulacaktır. Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma Değer Vergisinden faaliyetlerine ilişkin olmak üzere;

Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma Değer vergisini,

İthal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer Vergisini indirebilirler.

Götürü ve telafi edici usulde vergi tabi mükellefler gerçek usule göre vergilendirmeye geçmeleri halinde, çıkarılan envantere dönem başındaki malların fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisini, indirebilirler.

Bir dönemdeki indirilecek Katma Değer Vergisi hesaplanan Katma Değer vergisinden fazla olursa, aradaki fark mükellefe iade edilmez. Sonraki döneme devredilir. Ancak Bakanlar Kurulunca vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup, yılı içersinde indirilemeyen ve tutarı bakanlar kurulunca tespit edilecek sınırı aşan ve vergi iade olunur.

İndirim hakkını mükellefler vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak koşuluyla ilgili vesikalarını defterlere kaydedildiği dönemde kullanabilirler.

VERGILENDIRME USULLERI, VERGILENDIRME DÖNEMI, BEYAN ESASı VE VERGININ TARH VE TAHSILI

Vergilendirme Usulleri

Katma Değer Vergisinde genel bir hükümle gerçek usulde vergilendirme esası getirilmiştir

Gerçek usulde vergilendirme, mükellefin yaptığı işlemler üzerinden hesaplandığı Katma Değer Vergisinden Ön muameleleri üzerinden ödediği Katma Değer Vergisini indirerek kalan vergiyi, belirli dönemler sonunda bir beyanname ile vergi dairesine ödemesidir.

Katma Değer Vergisi aksine hüküm bulunmadıkça mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh olunur. Herhangi bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri bulunmayan mükellefler de beyanname vermek mecburiyetindedirler. Genel olarak beyanname, aşağıda gösterilen vergilendirme dönemini takibeden ayın yirmi beşine kadar verilir.

Maliye Bakanlığı bu vergi dönemlerini bir aya kadar indirmeye yetkilidir. Maliye Bakanlığı 1985 yılı sonuna kadar belirli ciroyu aşan mükelleflerden birer aylık dönemlerde beyanname alınmasını kararlaştırmıştır. Ayrıca bu vergilendirme dönemleri aşağıdaki hallerde:

Götürü Usulde vergilendirilen mükellefler için bir takvim yılı,

Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar için bir ay,

İthalde, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasındaki taşımacılık işlerinde gümrükten geçildiği an,

Olmak üzere düzenlenmiştir.

Katma Değer Vergisi, beyannamenin verildiği gün, beyanname posta ile gönderilmişse geldiği tarihi takibeden yedi gün içinde tarh edilir.

Tarh yeri:

Mükellefin iş yerinin bulunduğu,

Mükellefin birden fazla vergi dairesi bölgesinde işyeri varsa gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunduğu,

Gayrimenkul teslimlerinde mükellefin isteği üzerine gayrimenkulun bulunduğu,

Maliye Bakanlığının istek üzere veya re sen tayin ettiği, vergi dairesince tarh edilir.

İthalde alınan katma Değer Vergisi ile ikametgahı, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar tarafından, motorlu kara taşıtlarıyla Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık ile transit taşımacılığa ait Katma Değer Vergisi, ilgili gümrük idaresince tarh olunur.

Beyanname vermek mecburiyetinde olanlarla vergi kesmekle sorumlu tutulanlar, beyan tarihleri içerisinde vergilerini ödemek zorundadırlar. Beyanname vermek mecburiyetinde olmayanlar ise tarh süreleri içerisinde vergilerini öderler

Katma Değer Vergisi ithalde, gümrük vergisine tabi işlemlerde gümrük vergisi ile birlikte, gümrük vergisine tabi olmayan işlemler ile yabancıların yaptığı taşımacılık işlemlerinde özel beyanname verilme süresi içerisinde ödenir.

Özet

Katma Değer Vergisi harcamalar üzerinden alınan en modern vergidir. Bu vergi her üretim ve satış aşamasında yaratılan katma değer üzerinden hesaplandığından ve maliyet içerisine girmediğinden vergi mükerrerliğine yol açmamaktadır. Türk Katma Değer Vergisi kanununa göre ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, her türlü mal ve hizmet ithalatı ve özellik arz eden bir kısım faaliyetlerden doğan teslim ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar ve ithalatta mal hizmet ithal edenlerdir. Kanunda ihracat, deniz, hava ve demiryolu araçlarının yurtiçi, bakım ve onarımı, uluslar arası taşıma hizmetleri, bir kısım ithalat ve bazı sosyal ve askeri amaçlı teslimler vergiden istisna edilmiştir. Ayrıca bazı uluslar arası kuruluş mensuplarına ve karşılıklı olmak şartıyla yabancı ülke diplomatlarına muafiyet tanınmıştır. Katma Değer Vergisinin matrahı, genel olarak mal teslimi ve hizmet ifası karşılığında alınan bedeldir. Kanunda ayrıca bir kısım mal ve hizmet teslimleri için özel matrah şekilleri düzenlenmiştir. Katma Değer vergisi gerçek usule göre tespit edilmektedir. Katma Değer Vergisinin genel nispeti %10 dur. Temel gıda maddelerinde ve tarım ürünlerinde bakanlar kurulu bir nispeti %1 e kadar indirmeye ve dört katına kadar arttırmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu yetkisini kullanarak temel gıda maddeleri ile gazete, dergi, kitap teslimlerinde %8, bazı tarım ürünlerinde %1 e indirilmiş, diğer malların vergi oranını ise %15 e çıkarmıştır. Lüks malların vergi oranı %23 olarak belirlenmiştir. Türk Katma Değer Vergisi genelde “gelir tipidir”. Bakanlar kurulu kararıyla bazı sektirler veya mal grupları itibariyle özelde “tüketim tipine” dönüşmektedir.

BEYANNAMELERE ILIŞKIN ÖRNEKLER

Gelir Beyannamesini İlişkin Örnek

Konya’da ticaretle uğraşan birinci sınıf tüccar Asım Aksoy’a ait 2000 takvim yılı beyanına ilişkin bilgiler şöyledir.

- Dönem içinde elde edilen ticari kazancı net tutarı 12.000.000.000

- Ödenen Bağ-Kur primi 150.000.000

- Geçmiş yıl zararları 500.000.000

- Mükellefin ödediği geçici vergi 1.600.000.000

Örnekteki rakamları ve olabilecek diğer bazı durumları düşünerek şunları söyleyebiliriz.

Eğer geçmiş yıl zararlı 8.695.000.000 liradan fazla olsa idi, o zaman, bu tutarı aşan kısmı 1998 gelirinden indirilemeyecekti.

Bildirilen gelir hayat standardı esasına göre bulunan gelirden daha düşük olsa idi o zaman ise, sözü edilen kalemlerin hiç birisi gelirden indirilmeyecekti.

Çünkü hayat standardına ilişkin G.V.K nın mükerrer 116 maddesi, seksen sekizinci maddeye göre, yapılacak zarar mahsubu ile seksen dokuzuncu maddeye göre yapılacak sigorta primi ve bağış gibi indirimleri, yalnızca hayat standardına göre tespit edilecek gelirin aşan kısmı ile sınırlandırılmış bulunmaktadır.

Hayat standardı esası 1.1.1999 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığı için 1999 yılında elde edilen kazançlar isin uygulanmayacaktır.

Muhtasar Beyannameye İlişkin Örnek

Vergi sorumlusu Ali Çalışkan’ın Mayıs 1998 de muhtasar beyannamede verilmesine ilişkin yaptıkları ödemeler şöyledir:

Mayıs 1999 da işyerinde 20 işçi çalıştırmış ve bu kişiler için (20 x 78.075.000) = 1.561.500.000 lira ödemede bulunmuştur. Yapılan bu ödemelerden 40.425.000 lire gelir vergisi 7.755.200 lire damga vergisi kesilmiştir.

Kaynakça

BAŞER, Mümin. Vergi Uygulamaları, İstanbul, 1972.

BULUTOĞLU, Kenan. Türk Vergi Sistemi, Cilt I, İstanbul, 1978

TÜRK GELİR VERGİSİ KANUNU (G.V.K)

VERGİ USUL KANUNU (V.U.K)

EĞİLMEZ, Mafi, Katma Değer Vergisi, Maliye Bakanlığı Tetkik Kurulu Yayını No: 1982/2

3056 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.

Maliye Hesap Uzmanları Derneği, Beyanname Düzenleme Kılavuzu

İÇİNDEKİLER

BEYANNAME TÜRLERİ 1

GELERİN TOPLANMASI 1

TOPLAMA YAPILMAYAN HALLER 1

GELİRLERDEN YAPILACAK MAHSUP VE İNDİRİMLER 1

ZARARLARIN KARLARA MAHSUBU 1

SIGORTA PRIMI 1

Bağış Ve Yardımlar 2

Özel İndirim 2

Özel indirim kimlere uygulanır ve tutarı nedir? 3

Sakatlık İndirimi 3

VERGININ HESAP EDILMESI 3

YıLLıK BEYANNAMENIN VERILMESI 3

Yıllık Beyannamenin Verilme Zamanı 3

Yıllık Beyannamenin Verileceği Vergi Dairesi 4

Özet 4

MUHTASAR VE MÜNFERIT BEYANNAME 4

Muhtasar Beyannamenin Verilmesi 4

Yıl Sonu Tahakkuk Eden Faizlerde Süre Nedir? 5

Ondan Fazla İşçi Çalıştıranlarda Bildirim Ne Zaman Yapılır? 5

Muhtasar Beyanname Verilmeyecek Haller 5

Münferit Beyanname 5

Münferit Beyanname Verecek Olanlar 5

Münferit Beyanname İle Bildirilecek Kazanç ve İratlar 5

Münferit Beyannamenin Verilmesi 6

FON PAYLARı 6

Özet 6

KATMA DEĞER VERGISI 7

Katma Değer Vergisi Kanunun Gerekçesi 7

Katma Değer Vergisinin Konusu 7

Vergiyi Doğuran Olay 8

Vergiyi Doğuran Olay Ne Zaman Meydana Gelmiş Sayılır 8

Verginin Mükellefi ve Vergi Sorumlusu 8

Katma Değer Vergisinde Mükellefler Kimlerdir 9

KATMA DEĞER VERGISININ MATRAHı, NISPETI VE INDIRIM 9

Katma Değer Vergisinin Matrahı 9

Matrah Nasıl Hesaplanır 10

Verginin Nispeti 10

Vergi İndirimi 10

VERGILENDIRME USULLERI, VERGILENDIRME DÖNEMI, BEYAN ESASı VE VERGININ TARH VE TAHSILI 11

Vergilendirme Usulleri 11

Özet 12

BEYANNAMELERE ILIŞKIN ÖRNEKLER 12

Gelir Beyannamesini İlişkin Örnek 12

Muhtasar Beyannameye İlişkin Örnek 13

Kaynakça 13

İçindekiler 14

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Atatürk bıblıography

ATATÜRK BIBLIOGRAPHY

ATATÜRK BİBLİYOGRAFYASI

AÇIKSÖZ, Hüsnü: İstiklâl Harbinde Kastamonu, Kastamonu Vilâyet Matb., Kastamonu, 1933.

ADIVAR, Halide Edip: Türkün Ateşle ımtihanı (ıstiklâl Savaşı Hâtıraları), Çan Yayını, ıstanbul, 1962.

ADİL, Selâhattin: İstanbul’un Kurtuluşu, Yakın Tarihimiz Dergisi, Sayı: 32, s.161-162, 1962.

ADİL, Selâhattin : Hayat Mücadeleleri (Seldhattin Adil Paşa’nın Hatıraları), Zafer Matb., ıstanbul 1982.

AFET, İNAN: Vatandaş ıçin Medenî Bilgiler, I. Kitap, Afet (ınan), Devlet· Matbaası, ıstanbul 1933.

AFET, İNAN: Gerilla Hakkında ıki Hatıra, Belleten T.T.K., Sayı: 1, s.10-13, Ocak 1937.

AFET, İNAN: Vatan ve Hürriyet; Belleten, T.T.K., Sayı: 2, s.289-298, Nisan 1937.

AFET, İNAN: Trablusgarp’ta Hürriyete Karşı ısyan, Belleten T.T.K., Sayı: 31, s.387-401, Temmuz 1944.

AFET, İNAN: Mukaddes Tabanca, Belleten T.T.K., Sayı: 3-4, s.605-610, Ekim 1937.

AFET, İNAN: Kumandanlar Madunlarından Yüksek ve Alim Olmalıdırlar, Belleten T.T.K., Sayı: 56, s.507-510, Ekim 1956.

AFET, İNAN: Kemal Atatürk’ü Anarken, Atatürk’ten Hatıralar: 2, ıkinci Baskı, Ankara 1956.

AFET, İNAN: Atatürk ve Demokrasi, Belleten T.T.K., Sayı: 89, s.l-8, Ocak 1959.

AFET, İNAN: Atatürk’ûn Askerliğe Dair Eserleri, Türkiye ış Bankası yayını, 1959.

AFET, İNAN: Atatürk ve Türk Kadın Haklarının Kazanılması, Millî Ejitim Basımevi, ıstanbul 1964.

AFET, İNAN: Atatürk Hakkında Hâtıralar ve Belgeler, Türkiye ış Bankası Yayını, Ankara, 1968:

AFET, İNAN: Tarihten Bugûne, Türkiye ış Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1970.

AFET, İNAN: Türk Tarih Kurumu’nun Kuruluş Günlerinde Atatürk’ün EI Yazısı ile Tashih Edilmiş Bazı Tarih Soruları ve Dikte Ettiği Cevaplardan Örnekler, Tarih Vesikaları Dergisi, Cilt: I (Yeni Ser’r), Sayı:-2,1958.

AFET, İNAN: M. Kemal Atatürk Ankara Hukuk Mektebi’nin Öğretim Kurulu Fahri Başkanı, T.T.K. Belleten, cilt: XXXVIII, Sayı: 149, s.117-121.

AFET, İNAN: Atatürk’ten Mektuplar, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara, 1981.

AĞAOĞLU, Ahmet: Serbest Fırka Hatıraları, 2. Baskı, Baha Matb., ıstanbul, 1969.

AHMAD, Feroz: ıttihat ve Terakki (1908 -1914), Çeviren Nuran Yavuz, Kaynak Yayınları, ıstanbul 1984,

AKBAŞ, Fuad - UĞUR, Sait: ıçel Rehberi, Cilt:1, Yeni Mersin Matb. Mersin 1944.

AKÇAKAYALI, Cihat: Atatürk (Komutan, Devrimci ve Devlet Adamı Yönleriyle), Harp Tarihi ve Stratejik Etüt Başkanlığı, 1980.

AKGİN, Seçil: General Harbord’un Anadolu Gezisi ve Ermeni Meselesine Dair Raporu, Tercüman Tarih Yayınları, İstanbul, 1981.

AKŞıN, Sina: İstanbul Hükümetleri ve Millî Mücadele, Cem Yayınevi, 1976.

AKŞıN, Sina: Jön Tûrkler ve ıttihat ve Terakki, Remzi Kitabevi, 1987.

AKTEPE, Münir: Atatürk’e Dair Bazı Belgeler, Belleten T.T.K., Cilt: XXXIı, Sayı:128, s.441-457, Ankara,1968.

AKTEPE, Münir: Atatürk’ün Sofya Ataşemiliterliji’ne Kadar ıttihat ve Terakki Cemiyeti ile Olan Münase- betleri ve Bu Hususla Alâkalı Bir Belge, Belleten T.T.K., Cift: XXXVIII, Sayı:150, s.254-263, Nisan,1974.

ALTAY, Fahrettin: ıstiklöl Harbinde Süvari Kolordusu, ınsel Kitabevi, ıstanbul, 1949.

ALTAY, Fahrettin: 10 Yıl Savaş (1912-1922) ve Sonrası, ınsel Yayınları, ıstanbul, 1970.

ALTUĞ, Yılmaz: Türk Devrim Tarihi Dersleri (1919-1938), ı.İ. ışletme Fak. Yayını, ıstanbul 1973.

ARALOV, S.ı.: Bir Sovyet DipIomaIının Türkiye Hatıraları, Çev.: Hasan Ali Ediz, Burçak Yayınevi, ıstanbul 1967.

ARAR, Asım: Son Gûnlerinde Atatürk, Dr. Asım Arar’ın Hatıraları, Selek Yayınları, ıstanbul, 1958.

ARAR, İsmail: Atatürk’ün Halkçılık Programı, Baha Matb., ıstanbul, 1963.

ARAR, İsmail: Atatürk’ün ızmit Basın Toplantısı, Burçak Yayınevi, ıstanbul, 1969.

ARAR, İsmail: Atatürk’ün Günümüz Olaylarına da Işık Tutan Bazı Konuşmaları, T.T.K. Belleten, Cilt: XLV/I , Sayı: 177, s.5-26, 1981.

ARAR, İsmail: Atatürk’ün Amerikan Milletine Seslenişi, Belleten T.T.K., Sayı:178, s.108-113, Nisan 1981.

ARAS, Tevfik Rüştü: Görüşlerim, II. Kitap, ıstanbul 1968.

ARIBURNU, Kertıal: Millî Mücadele’de ıstanbul Mitingleri, Yeni Matb., Ankara, 1951.

ARIKOĞLU, Damar: Hatıralarım (Milr Mücadele), Tan Gazetesi ve Matbaası, ıstanbul, 1961.

ARMAOĞLU, Fahir H.: Siyasî Tarih (1789-1960), II. Basım, Sevinç Matb., Ankara 1964.

ARSAL, Sadri Maksudi: Türk Dili ıçin, ıstanbul, 1930.

ASARKAYA Halis: Ulusal Savaşta Tokat, Tokat Basımevi, Tokat, 1936.

ASKERî TARİH BELGELERİ DERGİSİ: Genelkurmay Başkanlığı Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Ba kanlı Yayını, Sayı: 67-81, Ankara, 1969-1983. ş

ASKER ÖNİYLE ATATÜRK: T.C. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlıjı yayını, Ankaı

ASLAN, ızzet: Atatürk Silifke’de, Töyko Matbaası, Ankara, 1969.

AŞKUN, Vehbi Cem: Sivas Kongresi, ıkinci baskı, ınkılâp ve Aka Kitabevleri Koll. Şti., ıstanbul, 196;

ATADAN 1 52-22 III.1953 k Kardeşim Atatürk, Anlatan: Makbule Atadan, Yeni ıstanbul gazete

ATATÜRK, Şanlıurfa, Türkıye ış Banksı, Kumandan ile Hasbıhal, Mustafa Kemal (Atatürk), Ruşen Eşref’ yayını, Ankara 1956.

ATATÜRK, Gazi Mustafa Kemal: Anafartalar Muharebatına Ait Tarihçe, Yayınlayan: Uluğ ığdemir, T.T.K

ATATÜRK Gazi Mustafa Kemal: Arıburnu Muharebeleri Raporu, Yayına hazırlayan: Uluğ ığdemir, T.T.K

ATATÜRK, Gazi Mustafa Kemal: Mustafa Kemal Atatürk’ün Karlsbat Hatıraları, Yayına hazırlayan: Afeı ınan, 1 gg3,

ATATÜRK, Gazi Mustafa Kemal: Nutuk, Cilt: I (191g-1g20), Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, ıstanbul,1961.

ATATÜRK, Gazi Mustafa Kemal: Nutuk, Cilt: II, (1920-1927), Türk Devrim Tarihi Enstitüsü ıstanbul 1961.

ATATÜRK, Gazi Mustafa Kemal: Nutuk, Cilt: III (Vesikalar), Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, ıstanbul 1960.

ATATÜRK, Gazi Mustafa Kemal: Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I, Toplayan: Nimet Arsan, Türk ınkılâp Tarihi Enstitüsü Yayını, Ankara, II. baskı, 1961.

ATATÜRK, Gazi Mustafa Kemal: Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri II. Toplayan: Nimet .Unan, Türk ınkılâp Tarihi Erıstitüsü Yayını, II. baskı, Ankara, 1959.

ATATÜRK , Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri III, Toplayan: Nimet Arsan, Türk ınkılâp, Ankara 1964.

ATATÜRK, Gazi MustafaKemal: Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri IV Derle en: Nimet Ar- san, Türk ınkılâp Tarihi Enstitüsü Yayını, Ankara 1964. ‘ y

ATATÜRK, Gazi Mustaf8 Kemal: Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Tamim ve Telgrafları V, Hazırlayanlar: Sadi Borak, Dr. Utkan Kocatürk, Türk ınkılâp Tarihi Enstitüsü Yayını, Ankara 1972.

ATATÜRK HAFTASI ARMAĞANI (10 Kasım 1973): T.C. Genelkurmay Har Tarihi Başkanlığı Resmî Ya- yınları, Atatürk Serisi No: 2, 1973. p

ATATÜRK HAFTASI ARMAĞANI (10 Kasım 1974): T.C. Genelkurmay Har Tarihi Başkanlı jı Resmî Ya- yınları, Atatürk Serisi No: 3, 1974. p

ATATÜRK HAFTASI ARMAĞANI (10 Kasırıi 1975): T.C. Genelkurmay Har Tarihi Başkanlığı Resmî Ya- yınları, Atatürk Serisi No: 4, 1975. p

ATATÜRK HAFTASI ARMAĞANI (10 Kasım 1977): T.C. Genelkurmay Har Tarihi Başkanlığı Resmî Ya- yınları, Atatürk Serisi No: 6, 1977. p

ATATÜRK HAFTASI ARMAĞANI (10 Kasım 1978): T.C. Genelkurmay Askerî Tarih ve Strate ik Etüt Baş- kanlığı Resmî Yayınları, Atatürk Dizisi Sayı: 7, 1978,

ATATÜRK İLE İLGİLİ ARŞİV BELGELERİ: (1911-1921 Tarihleri Arasına Ait 105 Belge), T.C. Ba bakanlık Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayını, Ankara, 1982, ş

ATATÜRK ÜN BİR HATIRA DEFTERİNE YAZDIKLARI: Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt:1, Sayı: 1, s.286-287, Ankara 1984.

ATATÜRK’ ÜN ÖZEL ARŞİVİNDEN SEÇMELER: Hazırlayan: T.C. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı, Kültür Bakanlığı Yayını, Ankara, 1981.

ATATÜRK ün SAVARONA’DA 56 GİNİ : ıkdam gazetesi 13.6.1939 -13.8.1939.

ATATÜRK VE SOSYAL GİVENLİK: Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü yayını, Ankara 1981.

ATAY, Falih Rıfkı: Atatürk’ün Hatıraları (1914-1919), Türkiye ış Bankası yayını, Ankara, 1965.

ATİLLA, Osman: Atatürk ve Büyük Zafer, 1 g72,

AYBARS, Ergün: İstikIâI Mahkemeleri (1920-1923), Bilgi Yayınevi, Ankara 1975.

AYBARS, Ergün: İstiklâl Mahkemeleri (1923-1927), Kültür ve Turizm Bakanlıjı Ya ını Ankara, 1982.

AYBARS, Ergün: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Ege İniversitesi Edebiyat Fakültesiyy Şe yy ayını, ızmir, 1 gg4.

AYDEMİR, Şevket Süreyya: Tek Adam Mustafa Kemal, Birinci Cilt, IV. Baskı, Remzi Kitabevi, ıstabul 1969.

AYDEMİR, Şevket Süreyya: Tek Adam Mustafa Kemal, İkinci Cilt, IV. Baskı, Remzi Kitabevi, ıstanbul 1971.

AYDEMİR, Şevket Süreyya: Tek Adam Mustafa Kemal, Üçüncü Cilt, III. Baskı, Remzi Kitabevi, lstanbul 1%9.

AYDEMİR, Şevket Süreyya: İkinci Adam İsmet İnönü, Birinci Cilt (1884-1938), II. Baskı, Remzi Kitabevi. İstanbul, 1968.

AYDEMİR, Şevket Süreyya: Makedonya’dan Ortaasya’ya Enver Paşa, İçüncü Cilt (1914-1922), Remzi Kitabevi, İstanbul, 1972.

AYDIN İL YILLIĞI 1967: Haz: Aydın(aliliği, Ticaret Matb. T.A.Ş. ızmir, 1967.

AYHAN, Yusuf: Mustafa Kemal’in Pozantı Kongresi ve Adana’nın Kurtuluşu, ıpek Matb., Adana, 1963.

AYHAN, Yusuf: Adana’nın ıstiklâl Beyannamesi, Kemal Matbaası, Adana, 1970.

AYIN TARİHİ: İçişleri Bakanlığı Basın Genel Direktörlüğü Yayını (seri).

BAĞMAN, Lâtif-ONUR, Onal: Atatürk’ün Yaşamında Edirne, Günlük Ticaret Gazetesi Tesisleri, Îstanbul 1982.

BANOĞLU, Niyazi Ahmet: Basın Tarihimizin Kara ve Ak Günleri, M.Sıralar Matb., ıstanbul, 1960. y y y

BANOĞLU, Niyazi Ahmet: Atatürk; ün İstanbul, daki Ha atı I, Büyük İstanbul Derneği Yayını, İstanbul 1973.

BANOĞLU, Niyazi Ahmet: Atatürk ün İstarıbul daki Hayatı II, Büyük İstanbul Derneği Yayını, İstanbul 1974.

BAYCAN, Nusret: Komutan Atatürk’ün Başarıları, Kazandığı Ödüller ve Şaşmaz Önerileri, Genelkurmay ! Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı, Atatürk Haftası Armağanı, 10 Kasım 1981.

BAYCAN, Nusret: Atatürk ve Askerlik Sanatı, Genelkurmay Askeıı Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı yayını, 1985.

BAYCAN, Nusret: Atatürk’ün Nişan ve Madalyaları, Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı yayını, 1986.

BAYDAR, Mustafa: Atatürk Ne Zaman Doğdu, Milliyet gazetesi l O.Xl.1966.

BAYKAL, Bekir Sıtkı: Erzurum Kongresi ile ılgili Belgeler, Tiırk ınkılâp Tarihi Enst. Yayıni, Ankara 1969.

BAYKAL, Bekir Sıtkı: Mütareke Devrinde Mustafa Kemal Paşa’ya Ait ıki Belge, Belleten T.T.K., Sayı:148, s.451-476, Ekim 1973.

BAYKAL, Bekir Bıtkı: Heyet-i Temsiliye Kararları, Türk Tarih Kurumu Yayrnı, Ankara, 1974.

BAYKAL, Bekir Sıtkı: Millî Mücadele’de Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti, Atatürk Araştırma Merkezi yayını, 1986.

BAYUR, Hikmet: Türkiye Devletinin Dış Siyasası, ı.İ. Yayınları: 59, ıstanbul, 1938.

BAYUR, Hikmet: Mustafa Kemal’in Falkenhayn’la Çatışmasıylâ ılgili Henüz Yayınlanmamış Bir Raporu, Belleten T.T.K., Sayı: 80, s.619-632, Ekim 1956.

BAYUR, Hikmet: 1918 Bırakışmasından Az Önce Mustafa Kemal Paşa’nın Başyaver Naci Bey Yolu ile Padişaha Bir Başvurması, Belleten T.T.K., Cilt: XXI, Sayı: 84, s.561-565, Ekim 1957.

BAYUR, Hikmet: Mustafa Kemal’in İç Mektubu, Belleten T.T.K., Cilt: XXIV, Sayı: 93, s.129-137, Ocak 1960.

BAYUR, Hikmet: Atatürk Hayatı ve Eseri, Güven Basımevi, Ankara, 1963.

BAYUR, Hikmet: Atatürk’ün Geleceği Seziş Gücüne ve ınsandan Anlayışına İç Örnek, Belleten T.T.K., Cilt: XXXII, Sayı: 126, s.431-440, Ekim 1968.

BAYUR, Hikmet: 1918 Bırakışması Sırasındaki Tinsel Durum ve Mustafa Kemal’in ıki Demeci, Belleten T.T.K., Cilt: XXXII, Sayı: 128, s.479-497, Ekim 1968.

BAYUR, Hikmet: T.B.M.M. Hükümeti Umur-u Hariciye Vekili Yusuf Kemal Tengirşenk’in 1922 Martında yaptığı Avrupa Gezisiyle ılgili Anılar, T.T.K., Belleten, Cilt: XL, Sayı: 160, s.616-667, 1976.

BEHÇET CFMAL: Şeyh Sait ısyanı, Sel Yayınları, Atatürk Kütüphanesi, ıstanbul, 1955.

BELEN, Fahri: Atatürk’ün Askerî Kişiliği, Atatürk Serisi: 4, Milli Eğitim Bakanlığı yayını, 1963.

BELEN, Fahri: Askerî, Siyasal ve Şosyal Yönleriyle Türk Kurtuluş Savaşı, Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı Cumhuriyetin 50. Yıldönümü Yayınları: 13, Ankara 1973.

BELGELERLE TÜRK TARİHİ DERGİSİ: Mustafa Kemal’in Bir Beyannamesi; Belgelerle Türk Tarihi Dergi-

BEYSANOĞLU, Şevket: Atatürk ve Diyarbakır, Diyarbakır Üniversitesi 100. Yıl yayını, s.69-136, Diyarba- kır 1981.

BIYIKLIOĞLU, Tevfik: Trakya’da Millî Mücadele, I. cilt, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara, 1955.

BIYIKLIOĞLU, Tevfik: Atatürk Anadolu’da (1919-1921) I, Türkiye ış Bankası Yayını, Ankara, 1959.

BİLDİK, Cemaleddin : Savarona’yı Gezerken, Akşam gazetesi 11.6.1950-24.6.1950.

BİLSEL, M.Cemil: Lozan, Birinci Cilt, Ahmet ıhsan Matb., ıstanbul 1933.

BİLSEL, M.Cemil: Lozan, ıkinci Cilt, Ahmet ıhsan Matb., ıstanbul, 1933.

BİRİNCİ DÜNYA HARBİNDE TÜRK HARBİ, Cilt: IV, Kısım: II: T.C. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı yayını. Ankara 1987.

BLEDA, Mithat Şükrü: ımparatorluun Çöküşü, Remzi Kitabevi, 1979.

BORAK, Sadi: Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk, Kitapçılık Ticaret Lim. Şirk. Yayını, ıstanbul, 1966.

BORAK, Sadi: Atatürk’ün Özel Mektupları, 2. Baskı, Varlık Yayınevi, İstanbul, 1970.

BORAK, Sadi: Atatürk, Başak Kitabevi, ıstanbul, 1973.

BORAK, Sadi: Öyküleriyle Atatürk’ün Özel Mektupları, Çağdaş Yayınları, 1980.

BORAK, Sadi: Atatürk’ün Resmî Yayınlara Girmemiş Söylev, Demeç, Yazışma ve Söyleşileri, Halkevleri Atatürk Enstitüsü Araştırma Yayınları: 12, Ankara 1980.

BORAK, Sadi: Ata ve İstanbul, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Yayını, ıstanbul 1983.

BOZOK, Salih: Atatürk’ün 40 Yıl Yanından Ayırmadıjı Salih Bozok’un Hatıraları, Milliyet gazetesi, 5.XI.1979-7.XI I.1979.

BOZOK, Salih-BOZOK, Cemil S.: Hep Atatürk’ün Yanında (Baba-Oğul Bozoklardan Anılar), 1985.

BİLKAT, Esat: Esat Paşa’nın Çanakkale Hatıraları, Hayat Dergisi, Sayı: 27 (3 Temmuz 1959) Sayı: 41 (9′ Ekim 1959).

BİLKAT, Esat: Esat Paşa’nın Çanakkale Anıları, Yayına hazırlayan: ıhsan Ilgar, Baha Matbaası: ıstanbul 1975.

BÜYÜK TAARRUZ’DA· BATI CEPHESİ KOMUTANLARI VE ŞEHİTLERİ: Afyon İli Turizm Komitesi Yayını, 1972.

BÜYÜK TARİH TRABZON’DA: Derleyen: Trabzon Çocuk Esirgeme Kurumu, Cumhuriyet Matb., ıstanbul 1938. BÜYÜKTUĞRUL, Afif: Büyük Atamız ve Türk Denizciliği, Türkiye ış Bankası Yayını, Ankara, 1969.

CEBESOY, Ali Fuat: Millî Mücadele Hatıraları, Vatan, Neşriyatı. ıstanbul, 1953.

CEBESOY, Ali Fuat: Moskova Hatıraları, Vatan Neşriyatı, ıstanbul, 1955.

CEBESOY, li Fuat: Siyasî Hatıralar, I. Kısım, Vatan Neşriyatı, ıstanbul, 1957.

CEBESOY, Ali Fuat: Siyasî Hatıralar, II. Kısım, Dojan Kardeş Yayınları A.Ş. Basımevi, ıstanbul, 1960.

CEBEOY, Ali Fuat: Sınıf Arkadaşım Atatürk, ınkılâp ve Aka Kitabevleri Koll. Şti., ıstanbul 1967.

CONK, Cemil: Çanakkale Conkbayırı Savaşları, Cemil Conk, Gbnelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Yayını, Ankara 1959.

COŞAR, Ömer Sami: ıstiklâl Harbi Gazetesi, Yeni ıstanbul Yayını, ıstanbul, 1969-1970.

COŞAR, Ömer Sami: Millî Mücadele Basını, Gazeteciler Cemiyeti Yayınları: 5, ıstanbul (tarihsiz).

CUMHURİYET HALK FIRKASI Nizamnamesi: (15 Teşrinievvel 1927′de inikat eden Cumhuriyet Halk Fır- kası Büyük Kongreşi’nin 22 Teşrinievvel 1927 tarihli içtimaında müzakere ve kabul edilmiştir), Zelliç Biraderler Matb., 1927.

CUMHURİYETİN 15. YILINDA BOLU: Bolu, 1938.

ÇALIŞLAR, İzzettin: Büyük Harbin İçüncü Senesinde Mustafa Kemal (1916) I. Kısım, Ulus gazetesi, 24.3.1940.

ÇALIŞLAR, İzzettin: Büyük Harbin İçüncü Senesinde Mustafa Kemal (1916) II. Kısım, Ulus gazetesi, . 14.3.1940.

ÇAMBEL, Leylâ : Dr. Neşet Ömer’in Ağzından Atatürk’ün Hastalığına Ait Anılar, Ulus gazetesi 1 O.XI.1959-19.XI.1959.

ÇAYCI, Abdurrahman: Atatürk’e Dair En Eski ıki Yabancı Arşiv Belgesi Hakkında, Türk Kültürü Dergisi, Sayı: 103, s.593-597, Mayıs 1971.

ÇELEBı, Ömer: Atatürk Kayseri’de, Ayyıldız Matb., Ankara, 1973.

ÇELıKER, Fahri : Çanakkale ve Mustafa Kemal, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, sayı : 9, Ankara 1987.

ÇERKES ETHEM: Çerkes Ethem’in Hatıraları, Dünya Yayınları, ıstanbul, 1962.

ÇEVıK, Hikmet: Tekirdağ Tarihi Araştırmaları, Ahmet Sait Basımevi, ıstanbul, 1949.

DANİŞMEND, İsmail Hilmi: İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, 4. Cilt, Türkiye Yayınevi, ıstanbul, 1973.

DELİORMAN, Altan: Mustafa Kemal Balkanlarda, Akşam gazetesi l O.XI.1958-29.XI.1958.

DELİORMAN, Altan: Mustafa Kemal’in Askeıı Ataşe Olarak Bulgaristan’daki Faaliyeti, Türk Kültürü Der- gisi, Sayı: 25, s.41-51, Kasım 1964.

DEMİRAY, Ahmet: Resimli Amasya (Tarih, Coğrafya, Salname, Klavuz ve Kazalar), Güney Matbaacılık ve Gazetecilik T.A.O., Ankara, 1954.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: Atatürk’ün Milr Dış Politikası (Millî Mücadele Dönemine ait 100 belge) 1919-1923, Cilt: I, Haz: Dışişleri Bakanlı jı, Kültür Bakanlıjı yayını, 1981.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: Atatürk’ün Millî Dış Politikası (Milli Mücadele Dönemine ait 100 belge) 1923-1938, Cilt: II. Haz: Dışişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı Yayını, 1981.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI YILLIĞI (1967): Dışişleri Bakanlığı Yayını, Yayıma hazırlayan: Hâmid Aral, Ankara Basım ve Ciltevi, Ankara, 1968.

DIŞİŞLERİ VEKÂLETİ YILLIĞI 1953 (Eylül): Dışişleri Vekâleti Yayını, Güzel ıstanbul Matb., Ankara,1954.

DOĞAN, Avni: Kurtuluş, Kuruluş ve Sonrası, Dünya Yayınları, ıstanbul, 1964.

DURAN, Tülây: Son Osmanlı Meclis-i Mebusanında “Felâh-ı Vatan ıttifakı”, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, Sayı: 61, s.12-21, ıstanbul 1972.

DURSUNOĞLU, Cevat: Millî Mücadele’de Erzurum, Ankara, 1946.

DURU, Cihan; TURAN, Kemal; ÖNGEOĞLU, Abdurrahman: Atatürk Dönemi Maliye Politikası, I. kitap (Mondros’tan Cumhuriyete Mali ve Ekonomik Sorunlar), Tisa Matbaacılık Sanayü LTD Şti. Ankara, 1982.

DURUSU, İsmail Hakkı: Atatürk’ü Samsun’a Götüren Bandırma Vapuru Kaptanı (ısmail Hakkı Durusu) Anlatıyor, Kurun gazetesi, 20.5.1938.

EĞİLMEZ, Mümtaz Şükrü: Millî Mücadele’de Bursa, Yayına hazırlayan: ıhsan Ilgar, Tercüman Atatürk’ün 100. Doğum Yılı Yayını: 2, ıstanbul, 1980.

ELDENıZ, Perihan Naci: Atatürk ve Türk Kadını, Belleten T.T.K., Sayı: 80, s.739-745, Ekim 1956.

ELİBAL, Gültekin: Atatürk ve Resim-Heykel, Türkiye ış Bankası Kültür Yayınları: 121, ıstanbul, 1973.

ELLİSON, Grace M.: Bir ıngiliz Kadını Gözüyle Kuva-i Milliye Ankarası, Türkçesi: ıbrahim S.Turek, Milliyet yayınları, 1973.

ENGİNSOY, Cemal: Atatürk Biyografisi’nden Sayfalar, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, sayı: 9,11,12, Ankara, 1987-1988.

ERDEHA, Kâmit: Mittr Mücadelede Vitâyetter ve Vatiter, Remzi Kitabevi, ıstanbuf, 1975.

ERDEN, Ali Fuad: Atatürk, Burhanettin Erenler Matb., ıstanbul, 1952.

ERDEN, Ali Fuad: ısmet ınönü, Burhanettin Erenler Matb., ıstanbul, 1952. ·

ERGİN, Feridun: K.Atatürk, Yaşar Ejitim ve Kültür Vakfı Yayını, ıstanbul, 1978.

ERGİN, Osman : Türkiye Maarif Tarihi (Beşinci cilt), Osmanbey Matbaası, ıstanbul, 1943.

ERİKAN, Celâl: Komutan Atatürk, Türkiye ış Bankası Yayını, Ankara, 1972.

ERKİN, Behiç: Atatürk’ün Selânik’teki Askerlik Hayatına Ait Hâtıralar, Belleten T.T.K., Sayı: 80, s.599-604, Ekim 1956.

EROĞLU, Hamza: Türk Devrim Tarihi, A.ı.T.ı.A., Sosyal Faaliyetler ve Geliştirme Derneji Yayını, Ankara, 1972.

EROĞLU, Hamza: Atatürk’ün Hayatı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yayını, Ankara, 1986.

ERTUNA, Hamdi:1911-1912 Osmanlı-ıtalyan Harbi ve Kolajası Mustafa Kemal, Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı yayını, 1984.

ESMER, Ahmet Şükrü: Siyasî Tarih, Siyasal Bilgiler Okulu Yayını, Maarif Matb., ıstanbul, 1944.

FARUK ŞİKRİ: Eskişehir (Ticai, Zirai, Cojrafi, Tarihî malûmat ve Halk Bilgileri), Sakarya Matb., Eskişe- hir, 1931.

GAZETELER: Resmî Gazete, Hakimiyeti Milliye, Ulus, Milliyet, Cumhuriyet, Vakit, Akşam, Son Posta, Ha- ber, Tan, Zaman, Yarın, Kurun, ıkdam, Tanin, Yeni Sabah, Zafer, Açık Söz.

GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİ İZMİR YOLLARINDA (BAŞKUMANDAN MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİNİN İZMİR SEYAHATLERİ ESNASINDA MUHTELİF MAHALLERDE İRAD BUYURDUKLARI NUTUKLAR VE HASBIHALLER; Matbuat Müdüriyet-i Umumiyesi yayını, Ankara ıstihbarat matbaası, 1923.

GEORGES-GAULIS, Berthe: Çankaya Akşamları, Türkçesi: Füruzan Tekil, ıstanbul 1983.

GERÇEKÇİ, Hikmet: ıstanbul’dan Samsun’a Cehennemi 215 Saat, Hikmet Gerçekçi, Hayat Dergisi, Sa- yı: 21, s.6-7, 1969.

GEREDE, Hüsrev : Mustafa Kemal l9.Mayıs 1919′da ıstanbul’dan Samsun’a Nasıl Gitmişti?, Hayat der- gisi, sayı : 7, s.6-7, 18 Mayıs 1956.

GıRAY, Muharrem: Büyük Türk Dostu Claude Farröre’in Atatürk’ü Ziyareti. Yakın Tarihimiz Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 25 s.356-358, 1962.

GıRıTLı, ısmet: Atatürk ılkeleri ve ınkılâp Tarihi Ders Notları, Filiz Kitabevi, ıstanbul 1983.

GıRıTLıOĞLU, Fahir: Türk Siyasî Tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Mevkü, Cilt: I, Ayyıldız Matb., An- kara, 1965.

GıZLı CELSE ZABITLARI: Türkiye Büyük Millet Meclisi Gizli Celse Zabıtları, Cilt: I-IV, T.B.M.M. Basımevi, Ankara, 1980.

GOLOĞLU, Mahmut: Erzurum Kongresi, Nüve Matb., Ankara 1968.

GOLOĞLU, Mahmut: Sivas Kongresi, Başnur Matb., Ankara, 1969.

GOLOĞLU, Mahmut: İçüncü Meşrutiyet (1920), Başnur Matb., Ankara 1971.

GOLOĞLU, Mahmut: Cumhuriyete Doğru (1921-1922), Başnur Matb., Ankara 1971.

GOLOĞLU, Mahmut: Türkiye Cumhuriyeti (1923), Başnur Matb., Ankara, 1971.

GOLOĞLU, Mahmut: Devrimler ve Tepkileri (1924-1930), Başnur Matb., Ankara, 1972.

GÖĞEM, Ziya: Kurmay Albay Daday’lı Halit Bej Akmansü (1884-1953), Cilt: I-II, Halk Matb., ıstanbul, 1954, 1956.

GÖKBİLGİN, M. Tayyib: Millî Mücadele Başlarken, Birinci Kitap, Türkiye ış Bankası Yayını, Ankara,1959.

GÖKBİLGİN, M. Tayyib: Millî Mücadele Başlarken, ıkinci Kitap, Türkiye ış Bankası Yayını, Ankara,1965.

GÖNLİBOL, Mehmet; SAR, Cem: Atatürk ve Türkiye’nin Dış Politikası (1919-1938), Millî Eitim Basıme- vi, ıstanbul, 1963.

GÖVSA, ıbrahim Alâettin: Çanakkale ızleri, Semih Lüffi-Sühulet Kütüphanesi, ıstanbul 1932.

GÖYİNÇ, Nejat: Sevres’den Lausanne’a, T.T.K. Belleten, Cilt: XLVI, Sayı: 183, 1982.

GÖZTEPE, Tacık Mümtaz: Mütareke Gayyasından Gurbet Cehennemine, Yeni Sabah,16.8.1944-1.2.1945.

GÖZTEPE, Tarık Mümtaz: Osmanoğullarının Son Padişahı Sultan Vahideddin Gurbet Cehenneminde, Sebil Yayınevi, ıstanbul, 1968.

GÖZTEPE, Tarık Mümtaz: Osmanoğullarının Son Padişahı Sultan Vahideddin Mütareke Gayyasında, Se- bil Yayınevi, ıstanbul, 1969.

GREW, Joseph: Atatürk ve ınönü (Bir Amerikan Elçisinin Hâtıraları), Çev: Muzaffer Aşkın. Kitapçılık Tic. Lim. Şirk: Yayını, ıstanbul, 1966.

GİNER, Hamza: Tarihte Kütahya, Kütahya Vilayeti Matb., 1961.

GİNEŞ, ıhsan: Atatürk’ün Bilinmeyen Bir Konuşması, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı: 5, s.463-465, Mart, 1986.

GİNGÖR, Salâhaddin: Yakınlarının Ajzından Atatürk, Gençlik Kütüphanesi, ıstanbul 1944.

GİRER, Cevat Abbas:19 Mayıs,11 Mayıs 1937 gecesi Ankara Halkevinde verdiji konferans. Yeni Türk Dergisi, Cilt: 5, Sayı: 55, Temmuz, 1937.

GİRER, Cevat Abbas: Ebedî Şef, Kurtarıcı Atatürk’ün Zengin Tarihinden Birkaç Yaprak, Halk Basımevi, ıstanbul 1939.

GİRER, Cevat Abbas: Atatürk’ün Hayatından Yazılmamış Hatıralar, Yeni Sabah gazetesi, 14.2.1941-25.5.1941.

GİRER, Cevat Abbas: Kutladıjımız Büyük Gün, Yeni Sabah, 19.5.1943.

HALıS: Çanakkale Raporu, Eser Matbaası, ıstanbul 1975.

HAMUROĞLU, ılay: Atatürk ızmir’de ve Atatürk Müzesi, Nüve Matbaası, Ankara, 1979. HARP MINTIKALARI, ŞEHıR VE KASABALARIN İŞGAL, İSTİRDAT VE LOMBARDIMAN TARİHLERİ: T.C. Genelkurmay Başk. Harı Tarihi Encümeni Yayını, Ankara, 1940.

HARP TARİHİ VESİKALARI DERGİSİ: Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Yayını, Sayı:1-66, An- kara, 1952-1969.

HİMMETOĞLU, Hüsnü: Kurtuluş Savaşında ıstanbul ve Yardımları, Cilt: I, İlkü Matb., ıstanbul, 1975.

HİMMETOĞLU, Hüsnü: Kurtuluş Savaşında ıstanbul ve Yardımları, Cilt: II, İlkü Matb., · ıstanbul, 1975.

IRMAK, Sadi: Devrim Tarihi, ısmail Akgün Matb., ıstanbul 1967.

IŞIKSEL,Cemal: Atatürk Gezi Mustafa Kemal, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1969.

İĞDEMıR, Uluğ: Atatürk’ün Anafartalar Grubu Komı.ıtanlıjı’ndan ıstifasına Dair Bazı Belgeler, Belleten T.T.K., Cilt : XXXII, Sayı: 128, s.473-483, Ankara.

İĞDEMıR, Uluğ: 4irinci Dünya Savaşında Atatürk’le Mareşal Falkenhayn Arasında Çıkan Anlaşmazlıja Dair Yeni Belgeler, Belleten T.T.K., Cilt: XXXIII, Sayı: 132, s.505-526, Ekim 1969.

İĞDEMıR, Uluj; Sivas Kongresi Tutanakları, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara, 1969.

İĞDEMıR, Uluğ: Heyet-i Temsiliye Tutanakları, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara, 1975.

İĞDEMıR, Uluğ: Cumhuriyetin 50. Yılında Türk Tarih Kurumu, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara,1973.

İĞDEMıR, Uluğ: Atatürk’ün Yaşamı, I. Cilt (1881-1928), T.T.K., yayını, 1980.

İLBAY, Asaf: Atatürk’ün Hususî Hayatı, Tan gazetesi, 8.6.1949-6.9.1949.

İLHAN, Suat: Harp Yönetimi ve Atatürk, Atatürk Araştırma Merkezi yayını, 1987.

İMECE, Mustafa Selim: Atatürk’ün Şapka Deviriminde Kastamonu ve ınebolu Seyahatleri (1925), T.ış Bankası Yayını, Ankara, 1959.

İNAL, ıbnülemin Mahmut Kemal: Osmanlı Devrinde Son Sadrazamlar, Dördüncü Basılış, Millî Eitim Ba- sımevi, İstanbul, 1969.

İNAM, Erberk: Rauf Bey, Genkur. Bşk. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yayını, İstanbul, 1965.

İNAN, Arı: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 Eskişehir-ızmit Konuşmaları, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara, 1982.

İNÖNÜ, İsmet: Hatıralar, 2. Kitap, Yayıma Hazırlayan: Sebahattin Selek, Bilgi Yayınevi, 1987.

İSLAM ANSİKLOPEDİSİ: Atatürk maddesi, 10. Cüz. ıstanbul, 1960.

İSTİKLÂL MADALYASI, TARİHÇESİ VE TANIMI: Türkiye Muharip Gaziler Derneği, Şeberbank yayını,1983.

JACKH, Ernest: Yükselen Hilâl (Dünkü, Bugünkü ve Yarınki Türkiye) çeviren: Perihan Kuturman, Uğur Kitabevi, ıstanbul 1946.

JAESCHKE, Gotthard: Türk ınkılâbı Tarihi Kronolojisi (1918-1923), Birinci Cilt, Çev.: Niyazi Recep Aksu, ı.İ. Edebiyat Fak. Türk ınkılâbı Tarihi Enst. Yayını, ıstanbul, 1939.

JAESCHKE, Gotthard: Türk ınkılâbı Tarihi Kronolojisi (29.10.1923-1.1.1930), ıkinci Cilt, Çev.: Niyazi Re- cep Aksu, ı.İ. Edebiyat Fak. Türk ınkılâbı Tarihi Enst. Yayını, ıstanbul, 1941.

JAESCHKE, Gotthard: Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi (Mondros’tan Mudanya’ya Kadar), Türk Tarih Ku- rumu Yayını, Ankara, 1970.

JAESCHKE, Gotthard: Kurtuluş Savaşı ile ılgili ıngiliz Belgeleri, T.T.K. Yayını, Ankara, 1971.

JAESCHKE, Gotthard: Mustafa Kemal’in Amiral Brock’a Mektubu, Çeviren: Nimet Arsan, T.T.K. Belle- ten, Cilt: XXXVI, No: 144, s.535-539, 1972.

JAESCHKE, Gotthard: I. ve II. Dünya Savaşlarında Türkiye’nin Dış Politikası, G. Jaescke, Çeviren: Mihin Lugal, Belleten T.T.K., Cilt: XLI, Sayı: 164, s.733-743, Ekim 1977.

KABASAKAL, Hüseyin: Mustafa Kemal Sofya Askerî Ataşemiliterli jinde, Genelkurmay Harp Tarihi ve Stratejik Etüt Başkanlıjı, Atatürk Haftası 10 Kasım 1982, s.71-84.

KADRİYE HİSEYİN: Mukaddes Ankara’dan Mektuplar, Çeviren: Cemile Necmeddin Sahir Sılan, Kültür ve Turizm Bakanlığı yayını, 1987.

KALAÇ, Ahmet Hilmi: Kendi Kitabım, Yeni Matb., Ankara, 1960.

KANDEMİR: ızmir Suikastının ıç Yüzü, Cilt: I-II, Ekicigil Tarih Yayınları, ıstanbul, 1955.

KANDEMİR, Feridun: Hatıraları ve Söyleyemedikleri ile Rauf Orbay, Yakın Tarihimiz Yayını, ıstanbul,1965.

KANDEMİR, Feridun: Atatürk’ün Kurduğu Türkiye Komünist Partisi ve Sonrası, Yakın Tarihimiz Yayınları, Yayınlayan: Nejat Ağbaba, ıstanbul, 1965.

KANSU, Mazhar Müfit: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber. Cilt: I-II. Türk Tarih Kurumu Ya- yını, Ankara, 1966-1968.

KANSU, Şevket Aziz: Türk Antropoloji Enstitüsü Tarihçesi, ıstanbul 1940.

KARABEKİR, Kâzım: İstiklâl Harbimizin Esasları, Sinan Matbaası ve Neşriyat Evi, ıstanbul, 1951.

KARABEKİR, Kâzım: İstiklâl Harbimizde Enver Paşa ve ıttihat Terakki Erkânı, Menteş Kitabevi, ıstanbul,1967. KARABEKİR, Kâzım: İstiklâl Harbimiz, Türkiye Yayınevi, ıstanbul, 1969.

KARACAN, Ali Naci: Lozan, İkinci Baskı, Milliyet Yayınları, ıstanbul.1971. (Kitabın I. Basımı 1943 Yılında “Lozan Konferansı ve İsmet Paşa” ismiyle yayımlanmıştır).

KARAÇAM, Nazif: Atatürk Kırklarelinde, Saffet Matbaası, ıstanbul 1969.

KARAGÖZ, Sadik: Atatürk Manisa’da, Gediz Matb., Manisa, 1969.

KARAİBRAHİMOĞLU, Sacit: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ege Matbaası, Ankara, 1968.

KARAİBRAHİMOĞLU, Sacit: Giresun (Bütün Yönleri ve Kazaları ile), Doğuş Natb:, Ankara, 1965.

KARAL, Enver Ziya: Türk ınkılâbının Mahiyeti ve Önemi, Tarih Semineri Dergisi, Sayı: I, ıstanbul,1937.

KARAL, Enver Ziya: Unutulmuş Belgeler, Türk Dili Dergisi, Cilt: XVII, Sayı: 194, s.90-97, Kasım 1967.

KARAL, Enver Ziya: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi (1918-1965). Millî Eğitim Basımevi, ıstanbul, 1973.

KARAMAN, Sami Sabit: ıstiklâl Mücadelesi ve Enver Paşa (Trabzon ve Kars Hatıraları 1921-1922), Selü- loz Basımevi, ızmit, 1949.

KARA MEHMET AĞAZADE Kemaleddin: Erciyes Kayserisi ve Tarihine Bir Bakış, Yeni Matb., Kayseri,1934.

KARAOSMANOĞLU, Yakup Kadri: Vatan Yolunda, Selek Yayınevi, ıstanbul 1958.

KARAUĞUZ, Tahir: Kurtuluş Savaşı’nın ıki Kitabı, ıstanbul 1965.

KARAY, Refik Halid: Minelbab ılelmihrab, ınkılâp ve Aka Kitabevleri Koll. Şti., ıstanbul, 1964.

KARDEŞ, Sırrı: Heyet-i Temsiliye ve Mustafa Kemal Kırşehir’de, C.H.P. Halkevleri Bürosu Yayınları, Ulus Basımevi, Ankara, 1950.

KAŞ,Ali: Edouard Herriot’nun Anılarında Atatürk ve Devrimleri, Batı Edebiyatları Araştırma Dergisi, Sayı: 5-6 (Atatürk Özel Sayısı), s.27-36, Aralık 1981.

KAYABALI, ısmail; ARSLANOĞLU, Cemender: ıstiklâl Savaşında Türk Denizcileri, Türk Kültürü Dergisi, Sayı: 117 (Deniz Kuvvetleri Sayısı), s.847-851, 1972.

KAYGUSUZ, Bezmi Nı:sret: Bir Roman Gibi, ıhsan Gümüşayak Matb., ızmir; 1955.

KAYMAZ, Nejat: Mîsâk-ı Millî İzerinde Yapılan Tartışmalar Hakkında, VIII. Türk Tarih Kongresi (Ankara: 11-15 Ekim 1976), III. Cilt. s.1941-1958 T.T.K. Yayını, Ankara, 1983.

KILIÇ, Ali: Atatürk’ün Son Günleri, Sel Yayınları Atatürk Kütüphanesi: 18, ıstanbul, 1955.

KILIÇ, Ali: Atatürk’ürı Hususiyetleri, Sel Yayınları Atatürk Kütüphanesi: 2, ıstanbul, 1955.

KIRZIOĞLU, Fahrettin: 2. Ordu Kumandan Vekili Mustafa Kemal Paşa’nın 230 Numaralı Raporu, Tüı Dili Dergisi, Cilt: XII, Sayı: 134, s.83-87, Kasım 1962.

KIRZIOĞLU, Fahrettin: Gazi’nin Kuzeydoju Gezileri (Eylül-Ekim ‘ 924), 50. Yıl Armajanı, Cilt:l, s.133-18> Atatürk, İniversitesi Yayını, Erzurum, 1974.

KIRZIOĞLU, Fahrettin: Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum’daki Evi, 50. Yıl Armajanı, Cilt: I, s.189-19I Atatürk İniversitesi yayını, Erzurum 1974. y g

KIRZIOĞLU M. Fahrettin: Atatürk’e Ait Bilinme en Yedi Vesika, Türk Kültürü Der isi, Sayi:164, Hazira

KISA, Leman: Aydın Tarihi ve Coğrafyası, Coşkun Matb., Aydın, 1960.

KISAPARMAK, Necip Güngör:. Millî Ejitim Cephesiyle Amasya, Kardeş Matb., Ankara, 1966.

KIZILDOĞAN, Hûsrev Sami: Vatan ve Hürriyet ıttihat ve Terakki, Belleten T.T.K., Sayı: 3-4, s.619-625 Ekim 1937.

KOCATÜRK Utkan: Atatürk,ün Hatıra Defterlerine Yazdıkları, Edebiyat Yayınevi, Ankara, 1971.

KOCATÜRK, Utkan: Atatürk,ün Toplanmamış Telgrafları, Edebiyat Yayınevi, Ankara, 1971.

KOCATÜRK, Utkan: Atatûrk ün Yazdırdıkları, Edebiyat Yayınevi, Ankara, 1971.

KOCATÜRK, Utkan: Atatûrk’ün Sohbetleri, Edebiyat Yayınevi, Ankara 1971.

KOCATÜRK, Utkan: Atatûrk’ün Fikir ve Düşünceleri, 3. Basım, Turhan Kitabevi, Ankara 1984.

KOCATÜRK, Utkan: Atatûrk’ün İniversite Reformu ıle ılgili Notları, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı: 1, s.3-95, Kasım 1984.

KOCATÜRK, Utkan : Celâl Bayar’la Bir Konuşma, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, sayı : 5, s.323-359, Mart 1986.

KOÇU, Reşat Ekrem: Osmanlı Muahedeleri ve Kapitülasyonlar ve Lozan Muahedesi, Muallim Ahmet Ha- lit Kitaphanesi, ıstanbul 1934.

KOÇU, Reşat Ekrem: Osmanlı Tarihinin Panoraması, Ak Kitabevi ıstanbul, 1964.

KONAY, Rıfkı: Atatürk’ün Sofrası, Atatürk’ün sofrasında bulunmuş kişilerin hatıraları, Haz: Rıfkı Konay, Vakıt Gazetesi, 8.9.1947-11.10.1947. ı

KONRAPA, M.Zekâi: Bolu Tarihi, Bolu Vilöyet Matb., Bolu, 1960.

KOP, Kadri Kemal: Atatürk Diyarbakırda, Cumhuriyet Matb., ıstanbul, 1938.

KOŞAY, Hamit Zübeyr: Etrıoğrafya Müzesi Kılavuzu, Maarif Basımevi, ıstanbul, 1956.

KURAN, Ahmet Bedevî: Osmanlı ımparatorluğunda ınkılâp Hareketleri ve Millî Mücadele, Çeltüt Matb., lstanbul, 1959.

KURÂT, Akdes Nimet: Türk-Amerikan Münasebetlerine Kısa Bir Bakış (1800-1959), Döjuş Matb., Anka- ra, 1959.

KURTULUŞ SAVAŞINDA İÇEL: Haz.: “Kurtuluş Savaşında ıçel” tarihini Yazma Komitesi, Türkiye Kuvayi Milliye Mücahit ve Gazileri Cemiyeti Mersin Şubesi Yayınlarından, Baha Matb., ıstanbul, 1971.

KUTAY, Cemal: Bilinmeyen Tarihimiz, ıstanbul 1974.

KUTAY, Cemal : Atatürk’ün Son Günleri, Boğaziçi Yayınları, ıstanbul, 1981,

KÜRKÇİOĞLU, Ömer: Türk-ıngiliz ılişkileri (1919-1926), Ankara İniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayını, 1978.

LANGER William L.: An Enc clo, ia of World Histo, Hou hton Mifflin Company, Boston, U.S.A.,1952.

LEVENTOĞLU, Mazhar: Atatürk ün Vasiyeti, Bahar Matbaası, ıstanbul, 1968.

LEVENTOĞLU, Mazhar : Atatürk Yürür Dururken, Ajans Türk Tarih Yayınları Serisi : 3, Ankara,1971.

LEVENTOĞLU, Mazhar : Atatürk Göçüp Giderken, Ajans Türk Tarih Yayınları Serisi : 4, Ankara,1971.

MAHMUT ŞEVKET PAŞA: Mahmut Şevket Paşa’nın Günlük Not Defteri, Hayat Mecmuası, Sayı:1 (1 Ocak 1965) - 31 (29 Temmuz 1965). ·

MATBUAT ALMANAĞI 1933: ıstanbul Matbuat Cemiyeti, ıstanbul, 1933. ‘

MATBUAT ALMANAĞI 1935: ıstanbul Matbuat Cemiyeti, ıstanbul, 1935.

MERAM, Ali Kemal: Türk-Rus ılişkileri Tarihi, Kitaş Yayınları, ıstanbul,1969.

MERAY, Seha L.: Lozan Barış Konferansı (Tutanaklar, Belgeler), Seri Yayın, A.İ. Siyasal Bilgiler Fak. Ya- yını, 1969-1973.

METEL, Raşit: Atatürk ve Donanma, Genkur. Bşk. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yayını, ıstanbul,1966.

MİLLET HİZMETİNDE 40 YIL C.H.P.: C.H.P. Yayını, Ankara Basım ve Ciltevi, 1963.

MUMCU Ahmet: Tarih Açısından Türk Devriminin Temelleri ve Gelişimi, A.İ. Hukuk Fak. Yayını, Ankara,1971.

MUMCU, Ahmet: Ankara Adliye Hukuk Mektebi’nden Ankara İniversitesi Hukuk Fakültesi’ne (1925-1975), A.İ. Hukuk Fakültesi Yayını, Ankara, 1977.

MUMCU, Uğur: Atatürk ve ınönü, Cumhuriyet gazetesi, ll.XI.1986.

MUTLUÇAĞ, Hayri: Heyet-i Temsiliye İyeleri ile Komutanlar Arasında Vizli Görüşmeler I-IV, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, Cilt: 12, Sayı: 69-70-71-72, 1973.

NADİ (ABALIOĞLU), Yunus: Mustafa Kemal Paşa Samsun’da, Sel Yayınları Atatürk Kütüphanesi: 7, ıs- tanbul 1955. .

NADİ (ABALIOĞLU), Yunus: Ankara’nın ıık Günleri, Sel Yayınları Atatürk Kütüpranesi: 4, ıstanbul 1955.

NADİ (ABALIOĞLU), Yunus: Çerkes Ethem (Çerkes Ethem Kuvvetlerinin ıhanetî, Sel Yayınları Atatürk Kütüphanesi, ıstanbul 1955.

NEŞET, Halil: Büyük Meclis ve ınkılâp, T.B.M.M. Matbaası, Ankara, 1933.

OKAN, Niyazi Ahmet: Ulu Atamızın Son Günleri, Anlatan: Mim Kemal Oke, Yazan: Niyazi Ahmet Okan, Yedigün Mecmuası, No: 304, Sayfa 10-13, ıstanbul, 1939.

OKYAR, Fethi: İç Devirde Bir Adam, Yayınâ Hazırlayan: Cemal Kutay, Tercüman Gazetesi Atatürk’ün 100. Doğum Yılı Yayınları: I, ıstanbul, 1980.

OKYAR, Fethi: Serbest Cumhuriyet Fırkası Nasıl Dojdu, Nasıl Fesh Edildi? ıstanbul, 1987.

ONBEŞİNCİ YIL KıTABI: Cumhuriyet Halk Partisi Yayını, 1938.

O’NDAN HATIRALAR: Yûcel Mecmuası, Cilt: XVI, Sayı: 91-92-93, 1942, s.15.

ORAL, Fuat Süreyya: Türk Basın Tarihi !1919-1965 Cumhuriyet Dönemi), ıkinci Kitap, Doğuş Ltd. Şirket Matb., Ankara, 1968.

ORBAY, Rauf: Rauf Orbay’ın Hatıraları, YaE::ın Tarihimiz Dergisi, Cilt: 1-4, Sayı: 1-52, 1962-1963.

OY, Aydın: Tekirdağ’da Atatürk, (Anılar, BE;geler, Fotojraflar), Ekin Basımevi; ıstanbul, 1965.

OZANSOY, Halit Fahri: Edebiyatçılar Çevremde, ıstaribul 1970.

ÖCAL, Hulki: Hatay Savaşı, Desen Matb., Ankara, 1953.

ÖKÇİN, A. Gündüz: Türkiye’nin Taraf Olduju Milletlerarası Andlaşmalar Rehberi (1920-1961), Doğuş Ltd. Şirketi Matb., Ankara, 1962.

OKÇİN, A: Gündüz: i ürkiye ıktisat Kongresi (1923-ızmir) Haberler-Belgeler-Yorumlar, A.İ. Siyasal Bilgi- ler Fak. Yayını, Ankara, 1968.

ÖKSE,. Necati: Çanakkale Muharebeleri, Bu Muharebelerde Atatürk’ün Oynadığı Rol, Genelkurmay As- kerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı, Atatürk Haftası Armağanı, 10 Kasım 1986.

ÖNDER, Mehmet: Bilgin Sivaslı Ali Kemalî, Yenikitap Basımevi, Konya, 1954.

ÖNDER, Mehmet: Atatürk Evleri-Atatürk Müzeleri, Türkiye ış Bankası Yayını, Ankara, 1970.

ÖNDER, Mehmet: Atatürk’ün Yurt Gezileri, Türkiye ış Bankası Yayını, Ankara, 1975.

ÖNDER, Mehmet Atatürk’ün Almanya Gezisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı yayını, 1981.

ÖNDER, Mehmet: Atatûrk’e Mektuplar, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt: IV, Sayı: 10, s.91-132, Kasım 1987.

ÖNDER, Mehmet: Belgelerin Işığı Altında Ziya Gökalp’ın Son Saatleri ve Atatürk’ün Yakın ılgisi, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı: 9, s.625-631, Temmuı, 198.

ÖNEN, Yekta Ragıp: Atatürk’ün Bütün Cihana Hitaben Söylenmesini ıstediği Nutuk, Anlatan: Şükrü Ka- ya, Dünya gazetesi lO:Xl.1953.

ÖNGÖREN, ıbrahim Tar: 19 Mayıs Yolu, Yeni Sabah, 19.5.1945.

ÖZALP, Kâzım: Özalp, Atatürk’ü Anlatıyor, (Kâzım Özalp’ın Hatıraları), Milliyet .gazetesi. l O. Xl.1969-27.XI.1969.

ÖZALP .Kâzım: Millî Mücadele Cilt: I-II Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara, 1971.

ÖZBUDUN, Ergun: Türkiye’nin Kuruluş Yıllarında Brr Yabancı Gazetecinin Ankara Yolculuju ve Atatürk’ le Görüşmesi, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı: 1, s.166-191, 1984.

ÖZÇELEBİ, Ali: Atatürk va Yerıi Türkiye’nin Kuruluş Yıllarında ıki Fransız Tanık, Atatirk İniversitesi, Atatürk Devrimleri Enstitüsü Dergisi, Sayı: 1, s.55-69, Temmuz, 1978.

ÖZDEMİR, Haydar: Afyon Vilâyeti Tarihçesi, ıkaz Matb., Afyon, 1961.

ÖZERDİM, Sami N.: Atatück Devrimi Kronolojisi, II. Basım, Varlık Yayınları, ıstanbul, 1966.

ÖZGİ, Melâhat: Atatürk e Sevgi, Türk Dil Kurumu Yayını, Ankara, 1972.

ÖZKAYA, Yücel: Millî Mücadele’de Anadolw Ajansi’nın Kuruluşu ve Faaliyetine Ait Bazı ‘Belgeler, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı: 2, s.587-598, Mart 1985.

ÖZKAYA, Yücel: Ulusal Bağımsızlık Savaşı Boyunca Yararlı ve Zararlı Dernekler, Atatürk Araştırma Mer- kezi Dergisi, Sayı: 10, s.139-186, Kasım, 1987. .

ÖZKAYNAK, Kemal: Efelerden Haber, Aydın 1946.

SÖYLEMEZOĞLU, Galip Kemalî: Hariciye Hizmetinde 30 Sene (1892-1922), IV. cildin son kısmı, Maarif Basımevi, ıstanbul, 1955.

ŞAHİNGİRAY, Özel: Atatürk’ün Nöbet Defteri. Türk ınkilâp Tarihi Enstitüsü Yvın .Anlsec

ŞAHİNGİRAY, C3zeı: on Nöbet Defteri, Türkiye ış Bankası Yayını, Ankara, 1955. ,:

ŞAPOLYO, Enver Behnan: Kemal Atatürk ve Millî Mücadele Tarihi, İçüncü baskı, Rafet Zaimler Yayıne- vi, ıstanbul, 1958. .

ŞAPOLYO, Enver Behnan: Mustafa Kemal Paşa ve Millî Mücadele’nin ıç Âlemi. ınkılâp ve Aka Kitabevle- ri; ıstanbul, 1967.

ŞAPOLYO, Enver Behnan: Türk Gazetecilik Tarihi ve Her Yönü ile Basın, Güven Matbaası, Ankara,1969:

ŞEHSUVAROĞLU, Bedi : Atatürk’ün Sajlık Hayatı, Hürriyet yayınları, ıstanbul, 1981.

ŞIVGIN, Hale: Mustafa Kemal’in ılk Savaşı, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı:10, s.187-195, Kasım _ 1987.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: ıngiliz Belgeleriyle Sakarya’dan ızmir’e (1921·1922), Milliyet Yayınları, ıstanbul, 1972.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: ıngiliz Belgelerinde Atatürk (1919-1 g3g), Cilt: I, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara,1973.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: ıngiliz Belgelerinde Atatürk (1919-1938), Cilt: II, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara,1975.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: ıngiliz Belgelerinde Atatürk (1919-1938), Cilt: III, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara,1979.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: ıngiliz Belgelerinde Atatürk (1919-1938), Cilt: IV, T.T.K. yayını, 1984.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: Vahdettin’in Kaçışı ve Sonu, Cumhuriyet gazetesi 26.XI.1973-29.XI.1973.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: Mâlta Sürgünleri, Milliyet Yayınları, ıstanbul, 1976.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: Türk-Amerikan ılişkilerinin Yeniden Kurulması ve Ahmet Muhtar Bey’in Vaşington Bü- yükelçiliği (1920-1927), T.T.K. Belleten,. Cilt: XLI, Sayı: 162, s.277-356, 1977.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: Atatürk ıle Yazışmalar I 1920-1923), Kültür Bakanlığı Yayını, Ankara, 1981.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: Dış Basında Atatürk ve Türk Devrimi, Cilt: I, T.T.K., Yayını, 1981.

ŞİMŞİR, Bilâl N.: Atatürk’ün Yabancı Devlet Adamlarıyla Görüşmeleri (Yedi Belge), Belleten, T.T.K., Sayı: 177, s.157-209, 1981.

TAÇALAN, Nurdoğan: Ege’de Kurtuluş Savaşı Başlarken, Milliyet Yayınları, ıstanbul, 1970.

TANSEL, Selâhattin: Atatürk ve, Kurtuluş Savaşı (1919-1922), Türkiye Vakıflar Bankâsı Yayını, Ankara,1965.

TANSEL, Selâhattin: Mondros tan Mudanya’ya Kadar, Cilt: I-IV, Başbakanlık Kültür Müsteşarlıjı Cumhu- riyetin 50. Yıldönümü Yayını, 1973-1974.

TANSU, Samih Nafiz: Türk ınkılâp Tarihi ve Büyük Harpten Sonra Avrupa, ıkbal Kitabevi, 1938.

TANSU, Samih Nafiz: ıki Devrin Perde Arkası, Anlatan: Hüsamettin Ertürk, Yazan: Samih Nafiz Tansu, Ararat Yayınevi, ıstanbul, 1969.

TARİH IV: Türkiye Cumhuriyeti, Hazırlayan: Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti, Devlet Matb., ıstanbul, 1931. Tarihin Sesi: Tarihin Sesi dergisi, Sayı: 1 (24.4.1962).

TAYLAK, Muammer: Saltarıat, II. Meşrutiyet ve I. Cumhuriyet’te Öğrenci Hareketleri, Başnur Matb., An- kara, 1969.

T.B.M.M. ALBİMİ “Dönem I”: (Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 25 inci Yıldönümünü Anış, 26 Nisan 1945). T.B.M.M. Basımevi, Ankara, 1945.

T.C. GENELKURMAY BAŞKANLIĞI HARP TARİHİ DAİRESİ ATATÜRK ARŞİVİ, Ankara.

TEKELİ, İlhan; İLKİN, Selim: Kurtuluş Savaşında Talat Paşa ile Mustafa Kemal’in Mektuplaşmaları, T.T.K., Belleten, Cilt: XLIV, Sayı: 174, s.301-345.

TEKELİ, İlhan; İLKİN, Selim: Para ve Kredi Sisteminin Oluşumunda Bir Aşama Türkiye Cumhuriyet Mer- kez Bankası, Cumhuriyet Merkez Bankası Yayını, Ankara, 1981.

TENGıRŞENK, Yusuf Kemal: Vatan Hizmetinde, Bahar Matb., ıstanbul, 1967.

TERZİOĞLU, Sait A.: Atatürk ve Çok Partili Rejim, Sait A. Terzioğlu, Cumhuriyet gazetesi lO.XI.1′963.

TEVETOĞLU, Fethî: Milliyetçi Ataturk, Türk Kültürü Dergisi, Sayı: 37, s.55-62, 1965.

TEVETOĞLU, Fethî: Türkiye’de Sosyalist ve Komünist Faaliyetler (1910-1 %0), Ayyıldız Matb., Ankara 1 %7.

TEVETOĞLU, Fethî: Millî Mücadele’de Mustafa Kemal Paşa-General Harbord Görüşmesi I-IV, Türk Kül- türû Dergisi, Sayı: 76 (s.257-268), Sayı: 77 (s.321-334), Sayı: 80 (s.525-545), Sayı: 81 (s.589-603),1%9.

TEVETOĞLU, Fethî: Fethî Okyar ın Günlük Hatıraları, Türk Kültürü Dergisi, Sayı: 82, s.739-759, 1969.

TEVETOĞLU, Fethî: Atatûrk ün Toplanmamış Yazıları, Belleten T.T.K., Cilt: I, Sayı:197, s.531-546, Aus- tos 1986.

TEZER, Şükrü: Atatürk’ün Hatıra Defteri, T.T.K., yayını, 1972.

TOKER, M. Tarhan: Kars (Coğrafya, Tarih, Ekonomi), ıI Basımevi, Kars, 1938.

TOROS, Hüsamettin: Türkiye Sanayü “Devlet ışletmeleri”, Cilt: I, Güven Basımevi, ıstanbul, 1954.

TOROS, Taha: Atatürk’ün Adana Seyahatleri, Seyhan Basımevi, Adana, 1939.

TUNAYA, Tarık Z.: Türkiye’de Siyasî Partiler (1859-1952), ıstanbul, 1952.

TUNCEL, Bedrettin: Atatürk ve 30 Ajustos Zaferinin ılk Kutlanışı, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara,1972.

TURAN, Şerafettin: Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri ve Hacim Muhittin Çarıklı’nın Kuvayı Milliye Hâtıraları (1919-1920), Türk ınkılâp Tarihi Enstitüsü Yayını, Ankara, 1967.

TÜLBENTÇİ, Feridun Fazıl: Cumhuriyet Nasıl Kıiruldu?, Sel Yayınları Atatürk Kütüphanesi:17, ıstanbul,1955.

TÜMTÜRK, Ali Muhlis: Yanlış Bilinen Bir Gün, Ata’nın Yurdu Mecmuası, Yil: 8, Sayı: g-1, 27 Ekim 1966.

TÜNAY, Bekir: Gazi’nin Millî Mücadele Destanı II, Kültür Bakanlığı Yayını, 1981.

TÜRK DEVRıM TARıHı: Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlıjı Yayını, Ankara, 1971.

TÜRKGELDİ, Ali Fuad: Görüp ışittiklerim, II. basılış, T.T.K., Yayınları, Ankara, 1951.

TÜRKGELDİ, Ali Fuad: Mondros ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü Ya ın ları, Ankara, 1948. y-

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, I. Cilt, Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı: T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harb Tarihi Dairesi Resmî Yayınları, Seri No: I, Ankara, 1962.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, II. Cilt (Batı Cephesi), I. Kısım: T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Resmî Yayınları, Seri No: I, Ankara, 1963.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, II. Cilt (Batı Cephesi), 2. Kısım: T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Başkanlıı Resmî Yayınları, Seri No: I, Ankara, 1965.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, II. Cilt (Batı Cephesi), 3. Kısım: T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Resmî Yayınları. Seri No: I, Ankara, 1966.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, II. Cilt (Batı Cephesi) 4. Kısım: T.C. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Resmi Yayınları. Seri No: I, Ankara, 1974.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, II. Cilt (Batı Cephesi) 5. Kısım, I. Kitap: T.C. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Resmî Yayınları. Seri No: I, Ankara, 1972.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ 1Cilt (Batı Cephesi) 5. Kısım, II. Kitap: T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Cairesi Resmî Yayıı aı ı, Seri No: I, Ankara, 1973. .

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, II. Cilt (Batı Cephesi) 6. Kısım, I. Kitap: T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Resmî Yayınları, Seri No: I, Ankara, 1967.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, II. Cilt (Batı Cephesi) 6. Kısım, II. Kitap: T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Resmî Yayınları, Seri No: I, Ankara, 1968.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, II. Cilt (Batı Cephesi) 6. Kısım, III. Kitap: T.C.. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlı- ı Resmî Yayınları, Seri No: I, Ankara, 1969.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, II. Cilt (Batı Cephesi), 6. Kısım, IV. Kitap: T.C. Genelkurmay Başkanlıjı Harp Tarihi Dairesi Resmî Yayınları, Seri No: I, Ankara, 1969.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, III. Cilt (Doğu Cephesi) : T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Resmî Yayınları Seri No: I, Ankara, 1965.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, IV. Cilt (Güney Cephesi)’: T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Res- mî Yayınları, Seri No: I, Ankara, 1966.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, V. Cilt (Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı): T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Resmî Yayınları Seri No: I, Ankara, 1964.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, VI. Cilt (ıç Ayaklanmalar): T.C. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Res- mî Yayınları, Seri No: I, Ankara, -1964.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİ, VII. Cilt (ıdarı Faaliyetler): T.C. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı, Ankara,1975.

TÜRK İSTİKLÂL HARBİNE KATILAN TİMEN VE DAHA ÜST KADEMELERDEKİ KOMUTANLARIN BİYOGRAFıLERı: T.C. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Yayını, Ankara, 1972.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET YILLIĞI (1944-1945): Başbakanlrk Basın ve Yayın Umum Müd. Yayı- nı, 1945.

TÜRKİYE’DE SİYASİ DERNEKLER II: İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Neşriyatı, Ankara,1950.

TÜRKİYE DIŞ POLİTİKASINDA 50 YIL KURTULUŞ SAVAŞIMIZ (1919-1922): T.C. Dışişleri Bakanlığı Araş- tırma ve Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü, 1973.

TÜRK TARİH KURUMU, ATATÜRK VE TÜRK DEVRiMiNi ARAŞTIRMA MERKEZi ARŞiVi, Ankara.

ULUBELEN, Erol: ıngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye, Yaylacık Matb., Satış Yeri: Aykaç Kitabevi, ıstanbul,1967.

ULUĞ, Naşit Hakkı: Emperyalizme Karşı Türkiye (1922-1924), Belge Yayınları Tarih dizisi: I, ıstanbul,1971.

ULUĞ, Naşit Hakkı: Hemşehrimiz Atatürk, Türkiye ış Bankası Kültür Yayınları, 1973.

ULUĞ, Naşit Hakkı: Siyası Yönleriyle Kurtuluş Savaşı, Milliyet Yayınları, ıstanbul, 1973.

ULUĞ, Naşit Hakkı: Atatürk Biyografisinin Esasları ve Belgeleri, Atatürk Devrimleri Milletlerarası Sempoz- yumu Bildirileri (10-14 Aralık 1973), s.110-225, ıstanbul İniversitesi Atatürk Devrimleri Enstitüsü Ya- yını, 1975.

UNAT, Faik Reşit: ısmet ınönü, Arkara Halkevi Yayını, Ankara, 1945.

UNAT, Faik Reşit: Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Kuruluşuna Ait Vesikalar, Tarih Vesi- kaları Dergii, Cilt: I, Sayı: I-II, 1941.

UNAT, Faik Reşit: Atatürk’ün Askerlikten istifası ve Millî Savaşa Millet Ferdi Olarak Başlaması, Tarih Vesi- kaları Dergisi, Cilt: I, Sayı: 5, 1942.

UNAT, Fik Reşit: Mustafa Kemal Paşa’nın Başkumandanlığa Tayini ve Kendilerine Müşürlük Rütbesiyle Gazilik Unvanı Verilmesi Hakkında Bazı Vesikalar, Tarih Vesikaları Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 8, 1942.

UNAT, Faik Reşit: Türkiye Devleti’nin Makarr-ı ıdaresi Ankara Şehridir, Tarih Vesikaları Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 9, 1942.

UNAT, Faik Reşit: Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi, Tarih Vesikaları Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 10, 1942.

UNAT, Faik Reşit: Mustafa Kemal Paşa’ya 9. Ordu Kıtaatı Müfettişi Sıfatıyla Verilen Vazife ve Salâhiyetlere Dair Bazı Vesikalar, Tarih Vesikaları Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 12, 1943.

UNAT, Faik Reşit: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Birinci Devresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hu- kuk Grubu’nun Kuruluşuna ve Çalışmalarına Ait Bazı Vssikalar, Tarih Vesikaları Dergisi, Cilt: 3, Sayı: 13, 1944.

UNAT, Faik Reşit: Atatürk’ün II. Meşrutiyet ınkılâbı’nın Hazırlanmasındaki Rolüne Ait Bir Belge, Belleten T.T.K., Cilt: XXVI, Sayı: 102, s.339-349, Nisan 1962.

UNAT, Faik Reşit: Atatürk’ün Biyografisi ile ılgili Bazı Tarih ve Belgeler Hakkında, Türk Dili Dergisi, Cilt: XII, Sayı: 137, s.239-242, Şubat 1963.

UNAT, Faik Reşit: Ne Mutlu Türküm Diyene, Türk Dili Dergisi, Sayı: 146, s.77-78, 1963.

URAN, Hilmi: Hatıralarım, Ankara, 1959.

US, Asım: Gördüklerim Duyduklarım Duygularım (Meşrutiyet ve Cumhuriyet Devirlerine Ait Hâtıralar ve Tetkikler), Vakıt Matb., İstanbul, 1964.

UŞAK İL YILLIĞI 1967: Haz: Uşak Valiliği, Sulhi Garan Matb., ıstanbul, 1968.

ÜÇOK, Coşkun: Siyasal Tarih (1789-1950), 6. Baskı, Başnur Matb., Ankara, 1967.

ÜÇÜNCÜ ORDU KOMUTANLIĞI: Atatürk 3. Ordu Bölgesinde, 3. Ordu Komutanlığı, Erzurum 1981.

ÜNAL, Tahsin: Harbokulu Tarihi ve Mustafa Kemal, Tûrk Kültürü Dergisi, Kasım 1964.

ÜNAL, Tahsin: Mustafa Kemal ile Cemal Paşa’nın Muhaberatı, Türk Kültürü Dergisi, Sayı:13, s.109-113, 1968.

ÜNAL, Tahsin: Mustafa Kemal’in Ataşemililterliği, Türk Kültürü Dergisi, Sayı: 90, s.361-366, Nisan 1970.

ÜNAYDIN, Ruşen Eşref: Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat, ıstanbul 1930.

ÜNAYDIN, Ruşen Eşref: Hâtıralar (Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin Kuruluşundan ılk Kurultay’a Kadar) T.D.K. Yayını, Ankara, 1943.

ÜNAYDIN, Ruşen Eşref: Atatürk Tarih ve Dil Kurumları (Hâtıralar), Türk Dil Kurumu Yayını, Ankara,1954.

ÜNAYDIN, Ruşen Eşref; Atatürk’ün Sofrasında ılk Gece, Dün ve Bugün Dergisi, Sayı: 38. s.14-15, 28 Temmuz 1956.

ÜNAYDIN, Ruşen Eşref: Atatürk’ü Özleyiş, Hatıralar, Türkiye ış Bankası. Yayını, 1957.

ÜNAYDIN, Ruşen Eşref : Atatürk’ün Hasta1ığı (Profesör Dr. Nihat Reşat Belger’le Mülâkat), T.T.K. yayını, Ankara, 1959.

ÜNLER, Ali Nadi: Gaziantep Savunması, ıstanbul 1969.

VANDEMıR Bâki: Atatürk’ün Cehaletle Mücadelesi, Yerli Yabancı 80 ımza Atatürk’ü Anlatryor, s.172, ıs- tanbul (tarih yok).

VELİKOV, Stefan: Kemal Atatürk ve Bulgaristan, VIII. Türk Tarih Kongresi, Ankara 11-15 Ekim 1976, Kong- reye Sunulan Bildiriler Cilt: III, s.1865-1875, Ankara 1983.

WALDER, David: Çanakkale Olayı, Tûrkçesi: M.Ali Kayabal, Milliyet Yayınları III. baskı, ıstanbul, 1971.

YAĞIZ, Rahmi : Atatürk’ün Son Günleri, ıkdam gazetesi, 14.8.1939-22.XI.1939.

YALÇIN, Hüseyin Cahit: Tarihî Mektuplar,Yayınlayan: Hüseyin Cahit Yalçın, Tanin gazetesi 15.X.1944 - 2.IV.1945.

YALMAN, Ahmet Emin: Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim. Cilt: I, ıstanbul, 1970.

YALMAN, Ahmet Emin: Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim, Cilt: II, Yenilik Basımevi, ıstanbul,1970.

YALMAN, Ahmet Emin: Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim, Cift: III, Yenilik Basımevi, ıstanbul,1970.

YAZMAN, Aslan Tufan: Atatürk’le Beraber (Devrimler-Olaylar-Anılar 1922-1938), Türkiye ış Bankası Kül- tür Yayınları, 1969.

YEŞıL, Mustafa: Kütahya ılinin Kısa Tarihi, Ebûzziya Matb., ıstânbul, 1937,

YEŞıLÇAYIR, Neşe: Atatürk’ün Yazdırdığı Bazı Notlar, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı:11, s.495-; Mart 1988.

YETKıN, Gıyas: Edremit, Edremit Halkevi Neşriyatı, Türk Pazarı Basımevi, Balıkesir, 1939.

YETKıN, Gıyas: Kuruluşundan Bugüne Kadar Edremit’te Olup Bitenler, Türkdili Matb., Balıkesir, 19

YILMAZ, M.Kâzım: Her Yönüyle Fethiye, Emek Matb., Fethiye, 1969:

YÖRÜKOĞLU, CSmer: Atatürk Evi, Beğendik Kültür HizmetleriSerisi: 2.

YÜCE, Rifat: Kocaeli Taril-, ve Rehberi, Türk Yolu Matb., ızmit, 1945.

ZABIT CERİDELERİ: Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Cerideleri 1920-1938), Ankara.

ZOBU, Vasfi Rıza : O Günden Bu Güne, Milliyet Yayınları, ıstanb I, 1977.

ZİBEYROĞLU, M.FUAT (Havzalı): Yurdumuz, Havzalı Zübeyroğlu M.Fuat, Vatan Matbaası, 1925.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Burhanettin bigalı

Burhanettin Bigalı

1927 yılında doğdu.Harp Okulu mezunudur. 1947 yılında Asteğmen olarak katıldığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değişik kademelerinde görev yaptıktan sonra 1972′de Tuğgeneral rütbesine yükselmiştir. 1972-1976 yılları arasında Tuğgeneral, 1976-1980 yılları arasında Tümgeneral olarak görev yapmıştır. 1980 yılında Korgeneralliğe terfi etmiş, 07.09.1981-14.08.1986 tarihleri arasında Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı görevini yapmış, 1986 yılında Orgeneralliğe terfi ederek 2. Ordu Komutanlığı’na, 1988 yılında Jandarma Genel Komutanlığı görevine atanmış, 1990 yılında emekli olmuştur.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Bülent tanör

Bülent Tanör

1940 yılında Istanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. (1963) Aynı yıl Anayasa Kürsüsünde asistan olarak akademik kariyere başladı. 1969 yılında doktor olan Tanör, 12 mart 1971′de üniversiteden uzaklaştırıldı. 1975 yılında Danıştay kararıyla geri döndü. 1977′de doçent oldu. 1983 yılında bu sefer de 1402 sayılı yasa gereğince üniversiteden uzaklaştırıldı. 1983 ile 1990 yılları arasında Paris X, Dijon ve Cenevre üniversitelerinde Üçüncü Dünya Ülkelerinde Siyasal Sistemler dersleri verdi. 1990′da yine Danıştay kararıyla Istanbul Üniversitesi’ne döndü. 1973 yılında Öget Öktem ile evlenen Tanör İngilizce ve Fransızca biliyor.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Burçlar Kuşağındaki 12 Burç Bazı Bilinen Özelliklere Göre Belli Başlı Bazı

Burçlar kuşağındaki 12 burç bazı bilinen özelliklere göre belli başlı bazı kategorilere ayrılır. Bunlar Üçlü Grup, Dörtlü Grup ve Altılı Gruptur.

Bir doğum haritasında gezegen ve işaretler içine girdiği burçlara göre dağılım gösterir. Bu burçların sahip olduğu gruplara bakılarak kişi hakkında yorum yapılır.

Üçlü Grup: Ateş, Toprak, Hava ve Su Grubu sınıfları hayat görüşünü temsil eder. Haritada bu burçlara düşen gezegenlerin varlığı ve yokluğu aşağıdaki şekilde yorumlanır.

Ateş Grubu Burçlar: Koç, Aslan, Yay

Erkeksi. Ateşli duygular, önderlik, isteklilik, canlılık, enerjiklik, atılganlık, cesaretlilik, serüvencilik, dışa dönüklük, ani istekler, bağımsızlık

Ateş Elementinin Eksikliği: Kişi canlılıktan yoksundur, genelde ya çok az ya da hiç heyecan göstermez, görevlerine bağlı, becerikli, azimli ve zekidir, ancak ateş elementinin bilinen bazı yeteneklerinden yoksundur. İhtiyaç ya da sadece başarılı olma isteğinden çalışılır. Hırs ve güçlü olma isteği yoktur.

Toprak Grubu Burçlar: Boğa, Başak, Oğlak

Kadınsı. Pratiklik, sakinlik, güvenli hareket etme, özgüven, düşünce ve duyguları gizleme, hırslılık, çıkarlarını kollama, maddenin önemini bilme, verimlilik

Toprak Elementinin Eksikliği: Kişinin ayakları yere basmaz, parayı elinde tutmakta güçlük çeker, tutumlu değildir, imkansız düşler kurar ancak bunları gerçekleştirmek için pek fazla çaba göstermez, gerçek sorunlarla önemi olmayanlar arasındaki farkı ayırmakta güçlük çeker.

Hava Grubu Burçlar: İkizler, Terazi, Kova

Erkeksi. Akılcılık, yeteneklilik, idealist, bilme ve öğrenmeyi isteme, yeniliklere ilgi, dışa dönük, toplumcu ve insan ilişkilerinde verimlilik, etkileyici konuşma, havailik

Hava Elementinin Eksikliği: Kişinin duygusal ve ruhsal yetenekleri yoktur ya da saklıdır ve vurgu başka bir yönedir. Hava elementi iletişimin sembolü olduğundan, bu elemente sahip olmayan kişi, kendisini ifade etmekte farklı yollar dener ve iradeyi duygular ele geçirir.

Su Grubu Burçlar: Yengeç, Akrep, Balık

Kadınsı. Sakinlik ve durgunluk, hassaslık ve yoğun duygusallık, güçlü sezgilere sahip olma, kuruntu, kuşkuculuk, kıskançlık, inatçılık

Su Elementinin Eksikliği: Kişi duygusallıktan ve sezgisel anlayıştan yoksundur. Ancak kendisini çok iyi kontrol eder, çevresinden asla etkilenmez ve duygularını belli etmez. Su gezegenleri olmayan bir kişi duygularını farklı yollarla ifade eder. Beslenmeye, bakıp büyütmeye hevesli (Güneş Yengeç), duygusallıktan uzak (Güneş Akrep), sezgileri zayıf (Güneş Balık) olacaktır.

Dörtlü Grup: Öncü, Sabit ve Değişken sınıflar davranış biçimlerini gösterir. Haritada bu burçlara düşen gezegenlerin varlığı veya yokluğu aşağıdaki şekilde yorumlanır.

Öncü Grup

Koç, Yengeç, Terazi, Oğlak

İçinde bulunulan koşullara göre davranabilme

Öncü Niteliğin Eksikliği: Kişide öncülük isteği, hareket, sabırsızlık, öncülük ruhu, hırs ve şevk kaybolur. Başkalarına kendine tanıdığından daha fazla şans tanır. Hiçbir şeyin iyi gitmediğini, şanssız olduğunu düşünür.

Sabit Grup

Boğa, Aslan, Akrep, Kova

Olaylar karşısında değişmeyen, kararlı tutum

Sabit Niteliğin Eksikliği: Kişi ileriyi görme, sabır, metanet, sadıklık, güvenilirlik, inatçılık gibi yetilerden eksik olur. Hırslı, şevkli, yaratıcı olmasına rağmen, sabırsız ve olaylardan çabuk bıkan bir kişilik sergiler. Eğer sabırsızlık pozitif yönde kullanılırsa, diğerlerinden daha özgür, daha sınırsız, kolaylıkla değişip, gelişebilen ve genellikle de şansla ilerleyen birisi olabilir.

Değişken Grup

İkizler, Başak, Yay, Balık

Geçmiş deneyimlere bağlılık ve hareket, esnek tutum

Değişken Niteliğin Eksikliği: Kişi beceriklilikten, adapte olabilme ve değişebilme gücünden yoksundur veya bu konuda zayıf kalır. Bu niteliğin eksikliği kişinin çok güvenilir, tek yönlü, genellikle sıkıcı, kendi fikirlerinde tutucu ve mükemmeliyetçi olduğunu gösterir. Özgür, diğer insanları önemsemeyen bir kişilik sergilenir.

Altılı Grup: Erkeksi ve Kadınsı olarak nitelenirler. Bu gruplar kişinin etken ya da edilgen, alıcı ya da verici olmasını simgeler.

Erkeksi Gruplar - Ateş ve Hava Grupları

Dışa dönüklük, hareketlilik, vericilik, yapıcılık

Kadınsı Gruplar - Toprak ve Su Grupları

İçe dönüklük, duygusallık, alıcılık, verimlilik

Koç, İkizler, Aslan, Terazi, Yay, Kova

Boğa, Yengeç, Başak, Akrep, Oğlak, Balık

Dışarıdan etki gelmeden hareket etme

Dışarıdan gelen etkilere göre hareket etme

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Accio:bir Eşyayı Bulunduğunuz Yere Getirmektir. Asayı Uzatıp “accio” Ve Get

Accio:Bir eşyayı bulunduğunuz yere getirmektir. Asayı uzatıp “Accio” ve getirmek istediğiniz nesnenin adını söylerseniz cisim size doğru gelir.

Alohomora:Kapı kilitlerini açar.

Tarantallegra:Bacak bağlama büyüsü

Petrificus Totalus:Beden kilitleme büyüsü. Bu büyü yapıldığı zaman, büyü yapılan kişinin bedeni kaskatı kesilir. Olduğu yerde sallanır ve kütük gibi yere düşür. Çenesi kilitlenen kişi asla konuşamaz sadece gözleri oynar.

Crucio:Affedilmez başka bir lanet. Kurbanın dayanılmaz acılar çekmesine ve delirmesine neden olur.

Impedimenta:Saldırmaya kalkan her şeyi hızını keserek, havada hareketsiz kalmasını sağlar. Fakat kalıcı değildir.

Enlargio:Genişletme Büyüsü. İstenilen cismi sihirli kelime Enlargio söylendiği zaman istenilen ölçüye getirir.

Furnunculus:Asayı doğrultarak “Furnunculus” dediğinizde, asayı doğrulttuğunuz kişinin yüzünde kocaman, iğrenç çıbanlar çıkmaya başlar.

Wingardium Leviosa:Herhangi bir nesneyi havaya yükseltir, bir süre orada tutar ve yere indirir.

Lumos:Asanın ucunda ışık yanar.

Prior Incantato:Engel olma büyüsü.Her şeyi birkaç dakika durduran bir büyü.

Impedimenta:Saldırmaya kalkan her şeyi hızını keserek, havada hareketsiz kalmasını sağlar.

Incendio:Ateş yakmak için kullanılır.

Ennervate:Bayılan bir insanı ayıltır.

Locomotor Mortis:Bacak bağlama büyüsü

Mobilliarbus:Bir eşyanın hareket etmesini sağlayan büyü

Nox:Asanın ucunda beliren ışığın sönmesini sağlar.

Reducto:Sert nesneleri patlatır, kırar.

Reparo:Kırılan bir şeyin tekrar eski halini alarak bir bütün oluşturmasını sağlar.

Expelliarmus:Karşı tarafın elinden asayı alır ve büyüyü söyleyene verir.

Sonorus:Sesin sihirle güçlendirilmesi.

Summoning Charm:Cisimleri büyücünün elinde uçmaya çağıran bir büyü.

QUIDDITCH

QUİDDITCH

Her takımda yedi kişi bulunur. Hakem, iki takımın da kaptanlarını yanına çağırır ve el sıkışırlar. Sonra hakem düdük çalar ve 14 oyuncu süpürgelerine binip havaya yükselirler. Oyun başlar.Sahada 2 adet çember vardır. Quaffle’ı bu çemberlerden geçirip 10 sayı yapmaya çalışırlar. Fakat asıl önemli olan oyuncuları düşürmeye çalışan Bludger’lardan kaçarak, Snitch’i yakalamaktır. Snitch’i yakalamak Arayıcı’nın görevidir. Onu ilk yakalayan takımına 150 puan kazandırır. Bu da maçın kazanılması demektir.Her takımda üç Kovalayıcı vardır. Quaffle’yi çemberden geçirerek sayı kazanmayı çalışırlar.Her takımda bir Tutucu vardır. Kendi çemberinin etrafında uçarak karşı takımın Quaffle’yi çemberinden geçirerek 10 sayı yapmasını engellemeye çalışır.Her takımda ikişer Vurucu vardır.Vurucular, takım arkadaşlarını Bludgerler’dan korumakla görevlidir.Her takımda bir Arayıcı vardır. Görevi; Aradan süzülüp, Kovalayıcılardan, Vuruculardan, Quaffle’dan, Bludgerlar’dan sıyrılıp, öteki takımın Arayıcı’sından önce Altın Snitch i yakalamaktır. Arayıcılara çok faul yapılır. Bir Quidditch maçı ancak Snitch yakalanınca sona erer.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Cengiz topel

Cengiz Topel

CENGİZ TOPEL Şehit Pilot Yüzbaşı İzmit 1934 - Kıbrıs 1964 Cengiz TOPEL Trabzonlu Tekel tütün eksperi Hakkı Bey’in oğludur.Babasının görevli olduğu İzmit’te 2 Eylül 1934 tarihinde doğdu.Annesi Mebuse Hanım’dır. Ailede dört kardeşin üçüncüsüdür. İlkokula Bandırma II. İlkokul’unda başladı, babasının Gönen’e tayini ile Ömer Seyfettin İlkokulu’nda öğrenimine devam etti. 1934 yılında babasını kaybettikten bir süre sonra İstanbul Kadıköy’e yerleştiler. Kadıköy Yeldeğirmeni Okulu’nda ilk ve orta öğrenimini tamamladı. Lise öğrenimini, Haydarpaşa Lisesi’nde başlayıp Kuleli Askeri Lisesi’ne devam ederek 1953 yılında bitirdi. 1955 yılında Kara Harp Okulu’nu bitirip asteğmen olarak ordu saflarına katıldı

Küçük yaşlardan beri havacılığa olan merakı sonucu hava sınıfına ayrıldı. Pilotaj eğitimi için Kanada’ya gönderildi. Kanada’daki eğitimini başarıyla tamamlayarak 1957 yılında yurda dönüp Merzifon Hava Üssü’nde göreve başladı. 1961 yılında Eskişehir I. Ana Jet Üssü’ne atandı. 1963 yılında yüzbaşılığa terfi etti.

8 Ağustos 1964 yılında Rumlar’ı Türk Halkı’na karşı işledikleri insanlık dışı eylemlerden caydırmak için Eskişehir’den Kıbrıs’a, 4’lü Filo Komutanı olarak gönderildi. Uçuş esnasında uçağı yerden isabet alarak düşürüldü. Paraşütle atlamayı başardı, fakat Rumlar tarafından esir edilerek barbarca yapılan işkenceler sonucu şehit edildi. Kıbrıs’ta ilk hava harp şehidimiz olan Cengiz TOPEL!in hastanede öldüğü açıklandı, ancak ısrarlı girişimler sonucu 12 Ağustos 1964 tarihinde Rumlar’dan alınabildi. Kıbrıs’ta, Adana’da, Ankara ve İstanbul’da yapılan törenlerden sonra 14 Ağustos 1964 tarihinde Edirnekapı’daki Sakızağacı Hava Şehitliği’nde toprağa verildi.

Örnek bir insan, mükemmel bir asker olan Cengiz TOPEL’in manevi varlığı önünde Türk Milleti ve Türk Havacılığı şükran ve saygıyla eğilir.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

9. Sınıflar Çalışma Soruları

9. SINIFLAR ÇALIŞMA SORULARI

ÜNİTE & KONU:KÜMELER

A={A,B,C,D,E,F,G} kümesinin 3 elemanlı alt kümelerinin kaç tanesinde E ve F birlikte bulunmaz?

(AÇB’)’ È (BA)’ ifadesini sadeleştiriniz.

(B’ÈA) Ç (AÈ(AB)] ifadesini sadeleştiriniz.

(AB)Ç(AB’) ifadesini sadeleştiriniz.

(AB)È(AÇB) ifadesini sadeleştiriniz.

A(BÈC) ifadesini şematik olarak gösteriniz.

(AÈC)ÇB ifadesini şematik olarak gösteriniz.

[(BÈC)ÇA](AÇBÇC) ifadesini şematik olarak gösteriniz.

A={1,2,3}, AÈB={1,2,3,4,5}, AB={1,2} olduğuna göre B kümesini listeleyiniz.

A={a,{b},c,{d.e},f} B={{a},b,c,d,e,{f}} AB kümesinin 2 elemanlı alt küme sayısı kaçtır?

s(A)=15 s(B)=4 ise; a) s(AÈB) en çok kaç olabilir? b) s(AÇB) en çok kaç olabilir? c) s(AÈB) en az kaç olabilir? d) s(AÇB) en az kaç olabilir?

A ve B iki küme olmak üzere; s(A)=3.s(B) s(B-A)= 8 s(AÇB)=4 ise s(AÈB)=?

A ve B herhangi iki kümedir. s(A)=5 , s(AÈB)=6 ve AB kümesinin öz alt kümeleri sayısı 7 ise BA’nın alt küme sayısı kaçtır?

s(AÈB)=25 , s(A)=15 ve s(B)=13 ise s(AB) ve (AÇB)=?

E evrensel kümesinde A ve B kümeleri alınıyor. s(A)+s(B’)=19 s(A’)+s(B)=21 ise s(E) kaçtır?

A ve B kümeleri için AËB , BËA , AÇB =Æ ve s(AÈB)=9 ise AB’nin eleman sayısı en çok kaçtır?

A={x½1

300, x E Z} kümesinin kaç elemanı 3 veya 5 ile tam bölünür?

26 kişilik bir toplulukta, İngilizce bilenlerin sayısı, Fransızca bilenlerin sayısının 3 katıdır.Bu toplulukta 7 kişi bu dillerin ikisini de bilmemekte ve 5 kişi her iki dili bilmektedir.Yalnız İngilizce bilen kaç kişi vardır?

A gazetesini veya B gazetesini okuyanlar ile bu gazetelerden hiçbirini okumayanların bulunduğu 20 kişilik bir grupta; A gazetesini okuyanlar 7 kişi , B gazetesini okumayanlar 10 kişi, ve bu gazetelerden en az birini okuyanlar 14 kişidir.Bu gazetelerden en çok birini okuyan kaç kişidir?

İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinden en az birinin konuşulduğu 26 kişilik bir toplulukta; her 3 dili konuşan 2, yalnız iki dili konuşan 9 kişi olduğuna göre, yalnız bir dili konuşan kaç kişi vardır?

Futbol ve basketbol sporlarından en az birini yapanlardan oluşan bir grubun %80’i futbol, % 60’ı basketbol oynamaktadır. Her iki sporu yapan 10 kişi olduğuna göre , yalnız basketbol oynayan kaç kişi vardır?l*

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Deneme Sinavlari

Deneme Sinavlari

Ögrencinin Adi: mesut eldem

Ögrencinin Numarasi: 8518440374

Fakülte: Açikögretim Fakültesi

Bölüm: Sosyal Bilimler

Sinif: 2

Ders Kodu: 2084

Ders Adi: Dinler Tarihi

Sinav Türü: Bütünleme Sinavi

Ünite Sayisi: 16

Süre: 25 dakika

Top of Form 1

Bottom of Form 1

Top of Form 2

Sorular

Soru 1. Islâm dünyasinda, “Karsilastirmali Dinler Tarihi” alaninda önemli bir eser olan “el Asâru’l-Bâkiye” kime aittir?

Ebu Mansur Ebdulkadir el-Bagdadi

Ebu’r Reyhan Muhammed b. Ahmed el Birun’î

Ebu Muhammed Ali b. Hazim

Ebu’l Feth Muhammed b. Abdûlkerim es Sehristanî

Mahmut Es’ad b. Emin Seydisehrî

Soru 2. Islâm dünyasinda diger dinlerden bahseden ilk kaynak asagidakilerden hangisidir?

Hadis Kitaplari

Reddiye Kitaplari

Kur’an-i Kerim

El-Milel ve’n-Nihal Kitaplari

EI-Firak Kitaplari

Soru 3. Islâm dininin Hindistan’da yayginlasmasiyla gelisen ve eski inançlara tepki olusturan fikir hareketi asagidakilerden hangisidir?

Budizm

Hinduizm

Caynizm

Sihizm

Sintoizm

Soru 4. Tao-Tse’nin temel felsefesi asagidakilerden hangisidir?

Iyilere karsi iyilik, iyi olmayanlara karsi yine iyilik göstermek

Iyilere karsi iyilik, kötülere karsi kötülük göstermek

Iyilere karsi iyilik, iyi olmayanlara karsi adalet göstermek

Zalimlere karsi iyilik, zalim olmayanlara karsi iyilik göstermek

Mazlumlara karsi iyilik, zalimlere karsi adalet göstermek

Soru 5. Asagidaki prensiplerden hangisi, Caynizm’e inananlari ziraatten ticaret hayatina yöneltmistir?

Dhamma

Ahimsa

Karma

Avatara

Tenasûh

Soru 6. Sihizm’de Tanri hangi vasita ile görülebilir?

Adi Granth

Guru

Khalsa

Gurdvara

Abdest

Soru 7. Konfüçyüs’ün, irtibatli bulundugunu açikladigi Yüce Varlik asagidakilerden hangisidir?

Li

Tao

Tien

Rama

Brahma

Soru 8. Sintoizm’de Amaterasu’nun sembolü nedir?

Kiliç

Bilezik

Sekiz Köseli Ayna

Kamali Haç

Tekerlek

Soru 9. Zerdüst’e Mirac’a çiktiginda asagidakilerden hangisi verilmistir?

Cennet

Zerdüstîlik

Avesta

Haoma

Ates

Soru 10. Asagidakilerden hangisi, Hz. Musa dinine tabi olan kavmi tanimlayan terimlerden biri degildir?

Ken’âni

Israil

Ibrani

Musevi

Yahudi

Soru 11. Hiristiyanligin inanç esaslari asagidaki Konsillerin hangisinde tespit edilmistir?

Havariler

Istanbul

Iznik

Efes

Kadiköy

Soru 12. Asagidakilerden hangisi, Bati’da kilise ile devlet arasinda büyük gerginliklerin baslamasinin nedenlerinden biri degildir?

Kilisenin, devlete hakim olmasi

Kilisenin, bilim ve benzer bütün alanlarda yetkin olmasi

Kilisenin, kendisini sarsilmaz bir otorite olarak görmesi

Kilisenin, kendisini gerçegin kaynagi olarak görmesi

Kilisenin, üyelerini dinî yönden tatmin etmesi

Soru 13. Islâm’dan önce Türkler, atese saygi gösterir ve onda insani kötülüklerden koruyan özellik bulunduguna inanirlardi. Bundan dolayi da ates alevinden çesitli anlamlar çikarirlardi. Bu anlayisa göre, alevin kirmizi olmasi asagidakilerden hangisini gösterir?

Yagmurun yagacagini

Mahsulün bol olacagini

Savasin çikacagini

Salgin hastaliklarin olacagini

Hakan’in ölecegini

Soru 14. Asagidakilerden hangisi Türklerin Islâmiyeti toptan kabul etmelerinin nedenlerinden biri degildir?

Eski dini inançlariyla benzerlik olmasi

Türk kültürü ile bagdasiyor olmasi

Türklerin karakterlerine uygun olmasi

Devletlerini bu sayede koruyabilecek olmalari

Tek Tanrili bir inanci devam ettirecek olmasi

Soru 15. Asagidakilerden hangisi bir peygamber degildir?

Hz. Davut

Hz. Eyüp

Hz. Ibrahim

Hz. Ömer

Hz. Yahya

Soru 16. Asagidakilerden hangisinin zekâtinin verilmesi gerekir?

Giyilecek elbiseler

Ev esyalari

Yazlik ev

Ilim erbabinin kitaplari

Otomobil

Bottom of Form 2

Top of Form 3

Bottom of Form 3

Top of Form 4

Bottom of Form 4

Sorunlarinizi iletmek için:

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Değişim Mühendisliği

DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ

Bu kitapta, günümüze dek gelişmiş ve kabullenilmiş tüm yönetim kavram ve yöntemlerini temelinden değiştirmeye yönelik yepyeni bir yaklaşım getirmektedir. Bu çerçeve içinde , günümüzün kurumlarının, organizasyonlarının ana hedefi “müşteriler için değer yaratmak” olmalıdır.

Çünkü bu gün her şey son derece büyük bir hızla değişmektedir.

Bu günün dünyasında başarının arkasında, değişim rüzgarları karşısında direnen değil, değişimi seven, kabullenen ve yöneten kültürler yatmaktadır.

Amerikalı girişimciler, yetkiler ve yöneticiler kütle pazarı ürünleri ve hizmetleri için artan talebi yüz yılı aşkın bir süre boyunca karşılayacak şirketler yaratıp işletmişlerdi. Amerikalı yöneticiler ve şirketleri, iş dünyasının geriye kalan kısmı için de geçerli olacak performans standardını belirlemişlerdi.

Bu kitapta yeni bir iş modeli ile, Amerikan yetkili ve yöneticilerinin şirketlerini, yeni bir dünyada rekabet edebilecek şekilde yeniden yaratırken kullanmak zorunda kalacakları teknikleri tanımlamaktadır.

Yeni organizasyonlar günümüzdeki şirketlere pek benzemeyecekler; ürün ve hizmet satın alma, üretme, satma ve sunma yöntemleri çok değişik olacak. Bunlar, geçmişteki o muhteşem ama artık geçerliliğini yitirmiş dönemde işletilen kurumlar gibi değil; bugünün ve yarının dünyasında faaliyet gösterecek şekilde tasarlanmış şirketler olacaklar.

BÖLÜM 1

Kriz Geçmeyecek

Yönetimler çevik, atik, esnek, uyumlu, rekabetçi,yenilikçi,etkili,müşteri odaklı ve kârlı şirketler istiyorlarsa Amerikan şirketlerinin çoğu neden beceriksiz, hantal, katı, ağır, etkisiz, ve çoğunun neden yaratıcılıkları ve rekabet güçleri yok, neden müşterinin ihtiyaçlarına tepeden bakıyorlar ve para kaybediyorlar?Yanıt, bu şirketlerin işlerini nasıl yaptıklarında ve neden bu şekilde yaptıklarında saklı. Şirketlerin elde ettikleri sonuçların, yönetimlerinin istediği sonuçlardan ne kadar farklı olabileceğini birkaç örnekle gösterebilir.

Ziyaret ettiğimiz bir imalatçı diğer pek çok şirket gibi, müşteri siparişlerini hızla yerine getirmeyi amaçlıyor, ancak amacına erişemiyordu. Kendi iş kolundaki pek çok şirket gibi bu şirket de çok katmanlı bir dağıtım sistemi uygulamaktadır. Yani, fabrikalar tamamlanmış ürünleri merkezi bir depoya, Ana Dağıtım Merkezine gönderiyor. ADM ürünleri, müşteri siparişlerini alıp yerine getiren daha küçük depolara, bölgesel dağıtım merkezine gönderiyor. BDM lerden birisi ADM ile aynı coğrafik alanı paylaşıyor. Doğal olarak sık sık BDM lerde müşteri siparişini yerine getirecek kadar mal olmuyor.

Bir Amerikan hava yolu şirketine ait bir uçak bir öğlen, tamir edilmek üzere A havaalanına indirilmişti. Onarımları yapacak olan mekaniker ise B havaalanındaydı. B havaalanındaki yönetici mekanikeri A havaalanına öğlen göndermeyi reddetti, zira mekaniker tamiri bitirdikten sonra geceyi bir otelde geçirmek zorunda kalacak ve otel faturası B nin bütçesinden ödenecekti. Bu nedenle mekaniker A havaalanına bir sonraki sabah yollandı ve böylece işi bitirdikten sonra aynı gün evine dönebildi. Milyonlarca dolar değerinde bir uçak bomboş tutulmuş, şirket yüz binlerce dolar gelir kaybına uğramış ama B yöneticisinin bütçesi 100 dolarlık bir otel faturasıyla sarsılmamıştır.

İşin şirket için çok önemli konularda bile şirketlerde bu konuda sorumlu birisi genellikle bulunmuyor. Örnek vermek gerekirse bir ilaç şirketi önemli bir yeni ilacın devletten onay alma sürecinde ilacın bir hafta boyunca çeşitli hastalarda kullanımı hakkında bir araştırmanın sonuçlarına gerek duymuştur. Şirketin bu bilgiyi elde etmesi 2 yıl sürdü. Şirket bu ilacın üretiminde kendi çalışmasının sonucu olarak hükümetin onay süresinin değil 2 yıllık karı kadar, yani milyonlarca dolar tutarında bir zarara girmiştir. Tıpkı diğer birçok ilacın üretiminde olduğu gibi ancak şirkette bu tür çalışmaların tüm sorumluluğunu üstlenecek hiçbir kimse yoktur.

Şirketlerin performansının kötü olması, kimilerinin de iddia ettiği gibi amerikan işçilerinin tembelliğinden yada amerikan yöneticilerinin beceriksizliğinden kaynaklanmıyor. Amerikan şirketlerinin performanslarını şu anda kötü olmasının nedeni, geçmişte çok iyi bir performansa sahip olmalarıdır. Bu şirketlerin ve onların takipçilerinin artık eski performanslarını gösterememelerinin nedeni kendi içlerindeki hatadan değil içinde çalıştıkları dünyanın şirketlerin adapte olma veya gelişme kapasitelerinin ötesinde değişmiş olmasıdır.

Adam Smith 1776 da yayınlanan uluslar arası zenginliği adlı eserinde tanımladığı ve bir portatif oluşturan toplu iğne fabrikasına dayandırabilir. Felsefeci ve ekonomist olan Smith sanayi devriminin, şirketlerin işçi verimliliğini artırıp malların maliyetinin düşürülmesi için inanılmaz fırsatlar sunduğunun farkındaydı. Kitabında iş bölümü adını verdiği ilkeyi açıklamaktaydı. Smith in yazdığına göre iş bölümünün getirdiği avantaj üç ayrı bölümden kaynaklanmaktaydı. Birincisi her işçinin kendi alanında ustalığının gelişmiş olması, ikincisi bir iş alanından diğerine geçilirken yitirilen zaman kaybının önlenmiş olması ve üçüncüsü işi kolaylaştırıp kısaltarak tek bir işçinin, pek çok işçinin işini yapılmasını kolaylaştıran makinaların icat edilmesiydi.

Günümüzün işletme organizasyonunu yaratan ikinci önemli yenilikçi adım yirminci yüzyılın başlarında otomobil dünyasının iki öncüsü tarafından atıldı. Henry Ford ve Alfred Sloan.Ford Smith in işin küçük ve tekrarlanılabilir görevlere bölünmesi kavramını geliştirmişti. Önceleri işçiler çalışmak için bir montaj hattından diğerine yürürlerdi. Ford hareketli montaj hattı ile işi işçinin ayağına getiriyordu. Alfred Sloan

Ford un etkinliğini araştırmış fabrika sisteminin getirdiği yönetim sisteminin prototifini yaratacaktı. Günümüzde kitlesel üretimin uygulandığı sistem işte budur.

Çoğu organizasyonun kullanıldığı standart pramit organizasyon yapıları hızla büyüme ortamına uygundur. Zira bu yapı genişletilebilirdi. Bu tür organizasyon yapısı kontrol ve planlama açılarından da çok uygundu. İşler parçalara bölündüğünde deneticiler, işçilere sürekli ve gerektiği şekilde çalışmalarını sağlıyabiliyorlardı. Bütçeler kolayca onaylanıyor ve bölümler bazında kontrol ediliyor planlar da aynı baz üzerinden üretilip yürütülebiliyordu. Modern şirketler işi anlamsız görevlere bölüyorlarsa bunun nedeni, bir zamanlar bu yöntemle başarılı olunmasıdır.

- Müşteriler işi ele alıyor

1980 li yılların başından bu yana ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde satıcı müşt ilişkisindeki baskın güç değişmektedir. Artık üstün olan satıcı değil müşteri. Ne istediğini nasıl istediğini ne zaman istediğini ve ne ödeyeceğini satıcıya artık müşteri söylüyor.Bu yeni ortam sadece kütle pazarını yaşamayı bilen şirketler için hiç hoş değil. ABD ki kitle pazarı şirketlerinin pek az rakibi vardı. Aslında müşterilerin çoğu tatminsiz değildi.Daha iyi yada farklı bir şeyin mevcut olduğunu bilmiyorlardı bile. Ancak artık daha fazla seçeneğe sahip olan müşteriler tümü aynı kalıptan çıkmış gibi davranmıyorlar. Müşteriler yani hem tüketiciler hem de şirketler kendi benzersiz ve özel gereksinimlerine göre tasarlanmış ürün ve hizmetleri talep ediyorlar. Artık tüm müşteriler diye bir kavram kalmadı. Kitle pazarı çok küçük parçalara bölünmüş durumda.

Rekabet artıyor

Teknoloji rekabetin yapısını, şirketlerin hiç beklemediği bir şekilde değiştiriyor. Parekendecilikte örneğin, Procter&Gamle ve Walmart gibi imalatçı ve parekendecileri dağıtım ve envanter sistemlerini her ikisi içinde yararlı olacak şekilde birleştirmelerini sağlıyor. Örneğin otis asansör şirketi kuzey Amerika’daki 93 bin asansör ve yürüyen merdiven için gerekli hizmetleri verebilmek gibi güç bir işle başa çıkabilmek için mükemmel bir bilgisayar sistemi geliştirmiştir.

Değişim sabit değer haline geldi

Üçüncü gücümüz müşterilerin ve rekabetin değiştiğini biliyoruz ama bununla beraber değişimin kendi yapısı da değişti. Örnek vermek gerekirse yakın zamanlara kadar hayat sigortası şirketleri sadece iki ürün sunmaktaydı dönemlik ve tüm hayat boyu. Günümüzde ise sürekli değişim bir ürün büfesi sunuyorlar. Ayrıca değişimin hızı da arttı. Ekonominin globalleşmesiyle birlikte şirketler, her bir piyasaya ürün ve hizmetlerde yenilikler sunabilecek durumda ve çok sayıda rakiple karşı karşıya kaldılar. Teknolojik değişimin hızı yenilikleri de artırmaktadır.

BÖLÜM-2

DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ; DEĞİŞİME GİDEN YOL

Değişim mühendisliğinin kısaca tanımlarsak her şeye yeniden başlamak olduğunu söyliyebiliriz. Değişim mühendisliği varolanı tamir etmek ve aşamalı değişiklikler yapıp temel yapıyı aynı bırakmak demek değildir. Değişim mühendisliği uzun süre önce belirlenmiş prosedürleri bir yana bırakıp şirket ürünün yada hizmetin yaratılması ve müşteriye değer sunması için gereken işlere en başından bakmak anlamına gelir. Şu soruyla başlar “elimdeki bilgi ve teknolojiyle bu şirketi yeniden yaratıyor olsaydım nasıl bir şey yapardım.”Sorunun cevabı en başa dönmeyi ve işi daha iyi yapmanın yollarını keşfetmeyi gerektirir.

DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNİN RESMİ TANIMI

Değişim mühendisliği maliyet kalite hizmet ve hız gibi çağımızın en önemli performans ölçülerinde çarpıcı geliştirmeler yapmak amacıyla iş süreçlerini temelden yeniden düşünülmesi ve dikkatli bir şekilde yeniden tasarlanmasıdır. Bu tanım dört anahtar sözcük içermektedir.

1.Anahtar Sözcük:Temel

Değişim mühendisliğinde iş adamları şirketler ve işleyiş tarzları hakkında en temel soruyu sormak durumundadır. Yaptığımız işleri neden yapıyoruz?Ve neden bu şekilde yapıyoruz?Bu temel soruları sormak insanları işlerini yürütüş tarzlarının altında yatan söze dökülmemiş kural ve varsayımları gözden geçirmeye zorluyor. Çoğunluklada bu kuralların çağdışı, hatalı ve uygunsuz oldukları görülüyor.

2.Anahtar Sözcük:Radikal

Radikal yeniden tasarlama, işlerin köküne inme anlamına gelir:Yani mevcut olanla oyalanıp yapay değişiklikler yapmak değil, eskiyi tamamen fırlatıp atmak demektir. Değişim Mühendisliğiyle, radikal yeniden tasarım, varolan tüm yapıları ve prosedürleri göz ardı edip iş yapmanın yepyeni yolların yaratma anlamına gelir.Değişim mühendisliği işin yeniden icat edilmesi demektir; işin geliştirilmesi, iyileştirilmesi yada değiştirilmesi değil.

3.Anahtar sözcük:Çarpıcı

Değişim mühendisliği marjinal veya aşamalı geliştirmeler yapmak değil. Performans da sıçramalar gerçekleştirmek demektir. Elemanlarını teşvik etmek yada aşamalı kalite programları uygulamak gibi geleneksel yöntemler bu şirketi o %10 oranındaki gerilikten kurtarabilir

Deneyimlerimiz bize, üç tür şirketin değişim mühendisliğine başvurduğunu gösterdi. Birincisi başı ciddi boyutlarda belada olan şirketler. Bunların başka hiçbir seçeneği yok. Bir şirketin giderleri rakiplerininkinden veya içinde bulunduğu iş alanına olması gerekenden çok daha yüksekse, müşteriye verdiği hizmet müşteriye bayrak aştıracak kadar kötüyse ürün başarısızlık oranı rakiplerinin iki, üç, beş katıysa, bir başka deyişle, çok büyük bir değişim geçirmeye ihtiyacı varsa, bu şirket değişim mühendisiğine gerçekten ihtiyaç duyuyor demektir.

İkincisi , başı henüz derde girmemiş, ama yöneticileri yaklaşan belayı farkedecek kadar ileri görüşlü olan şirketler Bu şirketler, değişim mühendisliğini başları derde girmeden önce uygulamaya başlayacak vizyona sahiptirler.

Değişim mühendisliğini seçen üçüncü tip şirketler, doruk noktasında olanlardır. Bunların ne bulundukları anda nede ufukta belirgin sorunları yoktur,ama yöneticileri hırslı ve agresiftir. Doğrusunu söylemek gerekirse, güçlü bir konumdayken değişim mühendisliğine başvurmak oldukça zordur.

4.Anahtar sözcük:Süreç

Tanımın en önemli sözcüğü olmasına karşın şirket yöneticilerinin çoğuna en büyük sorunları yaşatan sözcük süreçtir. İşadamlarının çoğu “süreç-odaklı” olmayı beceremez; bunlar görev, iş, insan, yapı gibi kavramlar üzerinde yoğunlaşırlar, ama asla süreç üzerinde değil.

İş sürecini, bir veya birkaç çeşit girdinin alınıp bunlardan, müşteri için değer oluşturacak bir çıktının yaratıldığı faaliyetlerin toplamı olarak tanımlayabiliriz.

DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ NE DEĞİLDİR?

Değişim mühendisliği hakkında kulaktan dolma bilgilere sahip olan veya bu kavramla yeni tanışmış kişiler hemen, bunun önceden aşina oldukları iş geliştirme programlarıyla aynı olduğu sonucuna varırlar.”Değişim mühendisliği, küçültmenin yeni adlarından birisi” Ya da değişim mühendisliğini, zamanın modası olan diğer iş geliştirme kavramlarıyla özdeşleştirebilirler.

Değişim mühendisliği, yeniden yapılandırma yada küçültme de demek değildir.. Pazarda GM motorlarına olan talep azaldığında, GM talebe uymak için boyutun daraltır. Küçültme ve yeniden yapılandırma, daha azını kullanarak daha az şey yapmak demektir. Değişim mühendisliği ise daha azını kullanarak daha çok şey yapmak anlamındadır.

Değişim mühendisliği daha sade bir organizasyon yaratır gerçi, ama organizasyonun yeniden organize edilmesi, katmanlarının azaltılması yada sadeleştirilmesi ile aynı şey değildir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, şirketlerin karşılaştığı sorunlar organizasyon yapılarında değil süreç yapılarından kaynaklanır.

BÖLÜM-3

İŞ SÜRECİNİN YENİDEN DÜŞÜNÜLMESİ

Değişim mühendisliğinin uygulanmış olduğu süreçlerde, endüstri tipini ve hatta o sürecin özelliklerini aşan benzerlikler vardır. Süreçlerini değişim mühendisliğinden geçirmiş bir otomobil fabrikası için geçerli olanların çoğu bir sigorta şirketi yada perakendeci için de geçerlidir.

Geleneksel endüstri organizasyonlarında olduğu gibi, değişim mühendisliğini uygulamış şirketlerin de yapısı bir dizi temel varsayıma dayanmaktadır. Endüstriyel model, işçilerin çok az yetenekleri olduğu ve eğitim için yeterli zaman yada kapasiteye sahip olmadıkları varsayımına dayanmaktadır. Bu varsayım, işçilere verilen iş yada görevlerin çok basit olmalarını gerektirmektedir. Ayrıca Smith in görüşlerine göre insanlar sadece bir tek ve anlaşılması kolay bir işi üstlendiklerinde daha etkili bir şekilde çalışmaktadırlar. Ancak kolay görevler, birleştirilmeleri sürecini karmaşıklaştırır. Burada değişim mühendisliğinin uygulandığı iş süreçlerinde görülen ortak özelliklerden bazılarını belirtmekte fayda vardır.

Pek çok iş, bir tek iş halinde birleştirilir.

En temel ortak özelliği, montaj hattının kaldırılmış olmasıdır. Yani, eskiden birbirlerinden apayrı olan iş ve görevler birleştirilerek tek bir iş haline getirilmiştir.

Uzun bir süreçteki tüm adımları birleştirip, bir tek kişi tarafına gerçekleştirilecek tek bir işe dönüştürmek her zaman mümkün değildir.. Bazı vakalarda ise sürecin tamamının yerine getirilmesi için gerekli tüm becelerin bir tek kişiye öğretilmesi pratik olmayabilir.

Birleştirilmiş süreçlerin vaka elemanlarının ve vaka ekiplerinin sağladığı yararlar inanılmayacak boyuttadır

Birleştirilmiş süreçler süreç yönetimiyle ilgili genel giderlerinin de azalmasını sağlamaktır. Sürece katılan elemanlar müşterinin gereksinimlerinin zamanında ve sorunsuz halledilmesi konusundaki tüm sorumluluğu üstlenmekte ve böylece eskisine göre daha az denetime gerek duymaktadırlar.

Kararları elemanlar verir.

Değişim mühendisliğini uygulayan şirketler, vaka elemanları veya vaka ekiplerine, çok ve birbirini takip eden işleri yaptırarak işleri yatay olarak birleştirmenin yanı sıra dikey olarak da birleştirmektedirler. Dikey birleştirme, elemanların yanıt alabilmek için yönetim hiyerarşisine gitmek yerine artık kendi kararlarını kendilerinin vermesi anlamına gelir. Karar aşamasının gerçek işten ayrılması yerine karar verme o işin bir parçası olur

Sürecin işindeki adımlar doğal bir sıra içinde gerçekleştirilir.

Değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçler düz çizgi sıralamasının sultasından kurtulurlar. Çizgiselliğin yarattığı yapay iş sıralaması yerine, işler doğal akışında gerçekleştirilir. Geleneksel bir süreçte 1. kişi sonuçları, 2. işin gerçekleştirilmesi için 2. kişiye geçilmeden önce 1. işi tamamlamak zorundaydı. Ama ya, 2. işin 1. işle aynı zamanda gerçekleştirilmesi aslında mümkünse?Çizgisel sıralama, yapay bir akış yaratarak işi yavaşlatmaktadır.

Değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerde iş, neyin neyi takip etmesi gerektiği göz önüne alınarak sıralandırılır. Bir imalat şirketinde örneğin, müşteriden siparişin alınması ile donanımın kurulması arasında gerçekleştirilmesi gereken 5 adım vardır. Birinci adım müşterinin gereksinimlerinin belirlenmesi, ikinci adım bu gereksinimlerin şirket içindeki ürün kodlarına dönüştürülmesi, üçüncü adım kodlanmış bilginin çeşitli fabrika ve depolara iletilmesi, dördüncü adım parçaların alınıp birleştirilmesi ve beşinci adım, donanımın müşteriye götürülüp kurulması idi. Her adımı başka bir organizasyon yerine getiriyordu.

Süreçlerin pek çok versiyonu vardır.

Değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerin dördüncü ortak özelliğinin, standartlaşmanın sonu olarak tanımlayabiliriz. Geleneksel süreçler, kitle pazarı için kitle ürünleri üretmek üzere tasarlanmıştır. Tüm girdiler benzer kalıplar içinde şekillendiriliyor ve böylece şirketler tek tip ve sabit çıktılar üretiyorlar. Farklı ve sürekli değişen pazarların yer aldığı bir dünyada bu mantık çağ dışı kalmıştır. Günümüz ortamının taleplerine yanıt verebilmek için aynı sürecin pek çok versiyonuna ihtiyacımız var.

İş en mantıklı yerde gerçekleştirilir.

Değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerin beşinci ortak özelliği, işin organizasyon sınırlarının ötesine geçilmesidir. Geleneksel organizasyonlarda iş uzmanlar tarafından organize edilir.Üstelik bu, sadece fabrika zemini için geçerli değildir.Muhasebeciler hesap yapmasını bilir, alım memurları da sipariş vermesini.Bu nedenle muhasebe bölümü yeni kurşun kalemlere ihtiyaç duyduğunda alımı, satın alma bölümü yapar.Uygun satıcının bulunması, fiyat pazarlığı, siparişin verilmesi,malların incelenmesi ve faturanın ödenmesi işlerini satın alma bölümü üstlenir.

Kontrol ve denetimler azaltılır.

Değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerde en aza indirgenen, değer yaratmayan süreçlerden birisi de denetim ve kontroldur. Daha doğrusunu söylemek gerekirse değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerde kontrol ancak ekonomik açıdan mantıklı olduğu ölçüde kullanılır.

Değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerde daha dengeli bir yaklaşım izlenmektedir. İşin yapıldığı anda kontrol edilmesindense, umumi veya geciktirilmiş kontroller tercih edilir. Bu kontrol sistemleri, suistimalin yakalanacağı anın geciktirilmesi yada tek tek vakalar yerine bütünün incelenmesi nedeniyle az sayıda ve ufak çapta suistimale açıktır.

Mutabakat en aza indirilmiştir.

Değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerde en aza indirgenmiş değer yaratmayan işlerden birisi de mutabakattır. Bu, süreçteki harici bağlantı noktalarının sayısı azaltılarak ve böylece mutabakat yapılması gerektiren biriyle uyumsuz veri alınması olasılığı azaltılarak sağlanır.

Tek temas noktasını bir vaka yöneticisi oluşturur.

Değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerin bir diğer ortak özelliği de “vaka yöneticisi” adını verebileceğimiz kişilerdir. Sürecin adımları çok karmaşık yada bir tek kişi veya ekip tarafından birleştirilemeyecek kadar dağınık olduğunda bu mekanizma işe yaramaktadır. Hala karmaşık olan süreçle müşteri arasında tampon vazifesini gören vaka yöneticisi müşterinin yanında aslında hiçte öyle olmamasına rağmen sürecin gerçekleştirilmesinde kendisi sorumluymuş gibi davranır.

Merkeziyetçi / ademi merkeziyetçi işlemler yaygınlaşıyor.

Süreçlerine değişim mühendisliğini uygulayan şirketler aynı süreçte merkeziyetçilik ile merkeziyetçilikten uzaklaşmanın avantajlarını birleştirebiliyorlar. Bilgi teknolojisi şirketlerin ayrı birimlerine tamamen özerkmiş gibi faaliyet gösterip yinede merkeziyetçiliğin yarattığı boyut ekonomisinden yararlanabilmelerini sağlamaktadır.

BÖLÜM-4

YENİ İŞ DÜNYASI

Değişim mühendisliği, süreçlerin yeniden tasarlanmasıyla başlamakla birlikte burada son bulmaz. İş süreçlerinde yapılan temel değişiklikler organizasyonun pek çok bölüm ve yönünde etki uyandırır hatta, organizasyonun tüm parçalarını etkiler.

İşler basit görevlerden çok boyutlu işlere değişir.

İster memur düzeyinde olsun ister işçi, montaj hattı tarzı iş büyük oranda uzmanlaştırılmıştır. Bir görev sürekli olarak tekrarlanır. İş, belirli bir yetiştirme gerektirebilir; örneğin belli bir elemanın belli bir devreye nasıl yerleştirileceği gibi hatta yüksek seviyeli bir eğitimde gerektirebilir; kamera objektiflerinin tasarımı için makine mühendisliği eğitimi gibi. Ancak görev odaklı çalıştıklarını ne montaj hattı işçisi nede makine mühendisi bilgisayarın üretilmesi yada kamera tasarımının geliştirilmesi gibi bütün bir süreci bilmeye gereksinim duymayacaktır.

İnsanların rolleri değişir- kontrol edilenden yetkilendirilene

Görev odaklı geleneksel şirketlerde işe alınan elemanlarda kurallara uymaları beklenir. Değişim mühendisliğini uygulamış şirketlerde ise kurallara uyan elemanlar değil kendi kurallarını kendileri yaratan bireyler ister. Yönetim, ekiplere tüm bir sürecin tamamlanması sorumluluğunu verirken ekip üyelerine sürecin tamamlanması için gerekli kararları alma yetkisinide tanımalıdır.

İşe hazırlanma değişir- yetiştirmeden eğitime

Değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerde işler, elemanların kuralları uygulamak yerine, doğru işi yapmak için kendi yargılarını kullanmalarını gerektirdiğine göre, elemanların doğruyu ayırt etmek için yeterli eğitime ihtiyaçları vardır. Geleneksel şirketlerde elemanları yetiştirilmelerine önem verilir. İşçilere belirli bir işin nasıl yapılacağı yada belirli durumlarla nasıl başa çıkacağı öğretilir. Değişim mühendisliğini uygulamış şirketlerde ise yetiştirme yerine eğitime yada eğitilmiş bireylerin işe alınmasına önem verilirİlerleme kriterleri değişir – performanstan yeteneğe

İyi yapılan bir iş için ikramiye vermek uygun bir ödüldür, ancak yeni bir işe terfi ettirmenin uygun olduğu söylenemez. Değişim mühendisliği sonrasında ilerleme ile performans arasındaki sınır kesin bir şekilde çizilmiştir. Organizasyon içinde yeni bir işe terfi ettirilme performansın değil yeteneğin sonucudur. Kısacası bu bir ödül değil değişikliktir.

Değerler değişir – koruyucudan üretkene

Değişim mühendisliği şirketin yapısının yanı sıra kültürünü de değiştirir. Değişim mühendisliği elemanların patronları için değil, müşteri için çalıştıklarına inanmalarını gerektirmektedir. Elemanların buna inanmaları ancak şirketin ödüllendirme politikalarının da bu düşünceyi vurgulamasıyla sağlanabilir.

Organizasyon yapıları değişir – hiyerarşiden sadeliğe

Tüm bir süreç bir tek ekibin işi haline geldiğinde süreç yönetimi de ekibin görevinin bir parçası olur. Bir zamanlar yöneticileri ve yöneticilerin yöneticilerinin toplantı yapmalarını gerektiren kararlar ve bölümler arası konular artık iş akışı içerisinde ekipler tarafından verilir ve halledilir. Değişim mühendisliğinin ardında parçalanmış süreçleri yeniden bir araya getirilmesi için kralın tüm adamlarını ve tüm atlarına gerek kalmaz. Yönetici sayısıyla birlikte yönetim katmanları da azalır.

Üst düzey yöneticiler değişir – skor tutucudan lidere

Sade organizasyonlar, üst düzey yöneticilerin müşteriye ve şirketin değer üreten işleri yapan elemanlarına yaklaştırır. Değişim mühendisliğinin uygulandığı ortamda işin başarıyla gerçekleştirilmesi görev odaklı işlevsel yöneticilerin faaliyetlerinden çok etkilendirilmiş elemanların davranış ve çalışmalarına dayanır.Bu nedenle üst düzey yöneticiler, sözleri ve yaptıklarıyla elemanların değer ve inançlarını etkileyip güçlendiren liderler haline gelmek zorundadırlar.

BÖLÜM-5

BİLGİ TEKNOLOJİSİNİN KATALİZATÖRLÜĞÜ

Bilgi teknolojisi konusundaki düşüncelerini değiştirmeyen bir şirket değişim mühendisliğini uygulayamaz. Teknolojiyi otomasyonla eş tutan bir şirkette değişim mühendisliğini uygulayamaz. Önce sorunlara bakıp sonra çözüm için teknolojiye başvuran bir şirket içinse değişim mühendisliğini uygulamak hiç mümkün değildir.

Tüme Varım Yöntemiyle Düşünmeyi Öğrenmek

Modern teknolojinin sağlayacağı gücü farketmek ve uygulanış şeklini tasarlamak şirketlerin iş adamlarının genellikle öğrenmek istemedikleri ve kendilerini huzursuz hissetmelerine neden olan bir düşünce formunu kullanmalarını gerektirmekte.

Teknoloji hakkında tüme varımcı düşünememek yeni bir sorun değildir ve sadece sıradan insanlara özgü olduğu da söylenemez. Başlangıçta birçok insan telefonun en büyük potansiyelinin, çiftçilerin eşlerinin yanlızlığını bildirmek olduğunu sandı .

BÖLÜM-6

DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNİ KİM GERÇEKLEŞTİRECEK?

Değişim mühendisliğini uygulayan şirketlerle yaptığımız çalışmalar sonucunda aşağıda belirtilen rollerin tek başlarına yada kombinasyon halinde ortaya çıktıklarını gördük.

-lider; tüm değişim mühendisliğini onaylayan ve motive eden üst düzey yönetici

-süreç sahibi; belirli bir sürecin ve sürece uygulanan değişim mühendisliği çalışmasının sorumluluğunu taşıyan yönetici

-değişim mühendisliği ekibi; belirli bir sürece değişim mühendisliğinin uygulanmasıyla görevlendirilmiş bu sürece teşhis koyan ve yeniden tasarlanmasıyla uygulanmasını yöneten bireyler grubu

-idare komitesi; üst düzey yöneticilerden oluşan şirketin genel değişim mühendisliği stratejisini geliştiren ve stratejinin ilerlemesini izleyen ilke üretme mekanizması

-değişim mühendisliği çarı; şirket içinde değişim mühendisliği teknikleri ile araçlarını geliştirmekten ve şirketin ayrı değişim mühendisliği projelerinin birbirlerini güçlendirmelerini sağlamaktan sorumlu birey

LİDER

Değişim mühendisliğinin gerçekleşmesini sağlayacak olan lider. organizasyonun tersine dönmesini sağlayacak ve insanları, değişim mühendisliğinin getireceği radikal değişiklikleri kabul etmeye ikna edecek etkide birisi olmalıdır. Lider olmadan organizasyon “kağıt üzerinde” bazı çalışmalar yapabilir ve hatta yeni süreç tasarımı kavramlarını üretebilir; ama lider olmadan değişim mühendisliği gerçek anlamda uygulanamaz.

Genellikle bir üst yönetici liderlik görevine “atanmaz.”Bu, insanın kendisinin seçip atadığı bir roldür. Bu rolü gerçekleştirebilecek etkiye sahip birisi, şirketin yeniden yaratma, kendi iş alanının en iyisi haline getirme ve en sonunda, şirketteki her şeyi doğru hale getirme tutkusunu içinde hissettiğinde değişim mühendisliğinin lideri olacaktır.

Liderin temel görevi vizyon yaratmak ve bireyleri motive etmektir. yaratmak istediği organizasyon türü hakkında bir vizyon oluşturup vizyonunu söze dökerek şirketteki tüm bireylere bir amaç ile görev duygusu kazandırır. Lider tüm bireylerin, değişim mühendisliğinin mutlaka sonuca ulaştırılması gereken ciddi bir çaba gerektiğini anlamasını sağlamalıdır. Organizasyon bilmeyene giden yolculuğa çıkmak için gerekli manevi enerjiyi liderin inanç ve gayretlerinden toplayacaktır.

SÜREÇ SAHİBİ

Değişim mühendisliğinin belli bir sürece uygulanması sorumluluğunu taşıyan süreç sahibi prestijli, güvenilir ve şirket içinde etkili, genellikle çizgisel sorumluluk taşıyan orta kademe yönetici olmalıdır. Liderin işi değişim mühendisliğinin büyük çapta uygulanmasıyla, süreç sahibinin işide küçük çapta, yani her bir süreç seviyesinde uygulanmasını sağlamaktır. Sürecini değişim mühendisliği uygulanırken, riske giren süreç sahibinin ünü ve kariyeridir.

Süreç sahibinin işi değişim mühendisliğini uygulamak değil uygulanmasını sağlamaktır. Süreç sahibi bir değişim mühendisliği ekibi oluşturmalı ve ekibin görevini yerine getirebilmesi sağlamak için gerekli her şeyi yapmalıdır. Süreç sahibi ekibe gereken kaynakları sağlar, bürokratik engelleri aşar ve fonksiyonel grupları sürecin içinde yer alan diğer yöneticilerin işbirliğini kazanmaya çalışır.

Süreç sahibi aynı zamanda ekibi motive eder, ilham verir ve yönlendirir. Ekibin eleştirmeni, sözcüsü gözlemcisi ve bağlantı kişisi olarak çalışır. Ekip üyeleri organizasyondaki çalışma arkadaşlarını mutsuz edecek fikirler üretmeye başladıklarında onları, diğerlerinden gelecek oklardan korur.

DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ EKİBİ

Değişim mühendisliğinde fikirleri ve planları üreten ve genellikle gerçeğe dönüştüren bu ekibin üyeleridir. İşi yeniden yaratanlar aslında bu insanlardır.

Hiçbir ekip değişim mühendisliğini aynı anda birden fazla sürece uygulayamaz. Bu da birden fazla sürece değişim mühendisliğini uygulayan şirketlerde birden fazla değişim mühendisliği ekibi bulunması gerektiği anlamına gelir.

Değişim mühendisliği ekibi aynı zamanda kendi içinde yönetilmelidir. Süreç sahibi onların patronu değil müşterisidir; ekibin performansını ölçüp ödüllendiren sistemin ana kriteri ekibin hedefe doğru aldığı yol olmalıdır.

Ekip olabilmeleri için tüm üyelerin bir arada çalışması gerekir ki bu da sanıldığı kadar kolay değildir. Ekip üyeleri ekibe katılmadan önce yerleşik oldukları bürolarda çalışmaya devam ederlerse bu başarılamaz. Hatta, üyelerin herhangi bir yerdeki herhangi bir büroda da çalışmaması gerekir.

Değişim mühendisliği icat ve keşif, yaratıcılık ve sentez içerir. Değişim mühendisliği ekibi belirsizlik karşısında huzursuz olmamalıdır. Ekip üyeleri hata yapıp hatalarından ders almalı beklemelidirler. Bu şekilde çalışamayan bireylere ekip içinde yer yoktur.

İDARE KOMİTESİ

İdare komitesi, değişim mühendisliği yönetim yapısında isteğe bağlı olarak yer alabilir. Kimi organizasyonlar bu komiteye çok önem verirken kimileri komite olmadan da işlevini sürdürebilmektedir. Üst düzey yöneticilerden oluşan bir topluluk olan idare komitesi genellikle süreç sahiplerini de içerir, ama onlarla kısıtlı değildir. Komite organizasyonun genel değişim mühendisliği stratejisini planlar. Bu gruba lider başkanlık etmelidir.

Bireysel süreçler ve projelerin kapsamını aşan konular idare komitesine gelir. Bu grup örneğin ayrı değişim mühendisliği projeleri arasındaki önceliğe ve kaynakların nasıl tahsis edileceğine karar verir. Süreç sahipleriyle ekipleri kendi başlarına çözemeyecekleri sorunlarla karşılaştıklarında idare komitesine başvururlar.

DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİ ÇARI

Süreç sahipleri ile ekipleri kendi özel değişim mühendisliği projeleri üzerinde yoğunlaşırlar. Öyleyse, değişim mühendisliği çalışmasının bir bütün olarak yani tüm organizasyon içindeki değişim mühendisliği çalışmasının tamamını aktif şekilde yönetmekten kim sorumlu olacaktır?Liderin bu konuda doğru bir bakış açısı vardır gerçi, ama değişim mühendisliği çalışmasını günlük olarak yönetecek zamana sahip değildir. Bu nedenle, güçlü bir desteğe ihtiyaç duyacaktır. Bu role değişim mühendisliği çarı adı verilir.

Değişim mühendisliği çarı lidere bağlı değişim mühendisliği personelinin başkanı olarak işlev görür. İlke olarak doğrudan lidere rapor vermesi gerekir.

Çarın iki işlevi vardır: Birincisi her bir süreç sahibi ile değişim mühendisliği ekibini destekleyip çalışabilmeleri sağlamak; İkincisi ise sürmekte olan tüm değişim mühendisliği faaliyetlerini koordine etmektir.

Çar, değişim mühendisliği çalışmaları sırasında süreç sahiplerin dikkatle izleyerek yolu kaybetmemelerini sağlar. Süreç sahipleri arasındaki tartışmaları yatıştırıp uzlaştırabilir. Siparişi yerine getirme ve malzeme alım süreçlerinin sahiplerinin çalışmalarını koordine etmeleri gerektiğinde çar onların bunu yapmalarını sağlar.

BÖLÜM- 8

SÜRECİN YENİDEN TASARLANMASI DENEYİMİ

Tüm değişim mühendisliği sürecinin en yaratıcı kısmı yeniden tasarımdır. Bu parça diğerlerinden çok daha fazla hayal gücü, tüme varımsal düşünce ve birazda çılgınlık ister. Yeniden tasarlama sürecinde değişim mühendisliği ekibi, bilinenleri bir kenara bırakıp akla hayale gelmeyenleri bulmaya çalışır. Yeniden tasarlama ekip üyelerinin, özellikle de içerdekilerin kural ve prosedürlere olan inançları ile tüm iş hayatları boyunca önem verdikleri değerleri bir kenara bırakmaları gerekir.

Yeniden tasarımın avantajlı yanı ise yaratıcılık gerektirmesine rağmen işe bomboş bir sayfayla başlanmasına gerek olmamasıdır. Değişim mühendisliğinin pek çok şirket uygulamıştır. Bu şirketlerin deneyimlerinden yararlanarak değişim mühendisliğinin uygulandığı süreçlerdeki ortak noktaları bulabiliriz.

BÖLÜM- 9

DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNİ UYGULAMAYA BAŞLAMAK

İnsanların iş hayatlarında radikal değişiklikler olacağı fikrini kabul etmelerini sağlamak tek çarpışmada kazanılabilecek bir savaş değildir. Bu, değişim mühendisliğinin başından en sonuna kadar uygulanması gereken bir eğitim ve iletişim kampanyasıdır. Değişim mühendisliğine gerek olduğunun anlaşılmasıyla başlayan ve değişim mühendisliğinden geçirilmiş süreçler yerli yerine oturana kadar sona ermeyen bir satış işidir.

Değişim mühendisliğinden geçirilmiş bir şirketin vizyonunu yaratmak biraz sanatçılık ister; zira vizyon fazla detay içermeyen bir imajdır. Şirket, değişim mühendisliği için ilk adımlarını atmaya başladığında kimse onun nereye yönlendiğini bilemez.Kimse şirketin ne olacağını bilemez; şu anki şirketin nasıl değişeceği bir yana, hangi yönlerinin değişeceğini bile kimse bilemez. Vizyon şirketin işini bitirdiğinde elde etmek istediğine inandığı şeydir; iyi hazırlanmış bir vizyon değişim mühendisliği sürecinde yaşanan gerginlik boyunca şirketin dayanıklılığını koruyacaktır.

BÖLÜM -10

BİR ŞİRKET DENEYİMİ: HALLMARK

Hiçbir iki şirketin iş konumlarının birbirine benzememesi gibi, değişim mühendisliğini uygulama tarzları da benzemez. Farklı şirketlerdeki insanların değişim mühendisliği çalışmalarına uyguladıkları deha ve yaratıcılık herkesi etkiler.

Hallmark Cards, Inc.’ten Robert L.Stark’ın deneyimlerine yer vermekte fayda vardır; zira bir açıdan en çarpıcı vaka bu: dört şirket arasında kalmak, değişim mühendisliğini uygulamaya karar verdiği anda durumu iyi olan tek şirketti. Şirket bu kararı kendisini tehlikeye atan sorunlar nedeniyle değil, bu sorunların şirketin geleceğinde ortaya çıkmaması için öngörülü davranarak vermişti. Hallmark için değişim mühendisliği, rakiplerinin olası saldırılarına karşı önceden yaptığı bir karşı saldırıydı.

Bob Stark’ın Hallmark’taki değişim mühendisliği deneyimi hakkında anlattıkları, yöneticilerin genellikle gözden kaçırdıkları yada önemlerini anlayamadıkları üç noktaya deyiniyor. Birincisi, organizasyon içindeki herkesin değişim mühendisliği çalışmasının yöntem ve hedeflerini anlaması için sürekli iletişime olan büyük gereksinim. Değişim mühendisliği ve süreç odaklı düşünme yöntemi kolayca anlaşılacak kavramlar değil İkincisi, Hallmark vakası üst düzey yönetimin onayını almanın ötesinde, onların kendilerini ve en iyi elemanlarını bu çalışmaya adamalarını sağlamanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Üçüncüsü olarak Hallmark gayet açık hedefler belirlemiştir. Stark ve çalışmadan sorumlu olan diğer kişiler, olabileceğimizin en iyisi olalım demediler. Onların dediği biz bir yıl içinde şunu, şunu, şunu başarmak istiyoruz idi. Aynı zamanda değişim mühendisliğinin tamamı planlı bir faaliyet olmadığının farkındaydılar. Hallmark nasıl ilerleyeceğini işin başında tam olarak bilmiyordu. eklenmedik sorunlarla karşılaşacaklarını biliyorlardı ve karşılaştılar.

BÖLÜM -11

BİR ŞİRKET DENEYİMİ:TACO BELL

Taco Bell hasta durumdaydı ve hastalığı gittikçe kötüleşiyordu. Martin’in sorunu uzun vadeli gelecek için değişim mühendisliğinin gerektiğine insanları ikna etmek değildi. Onun sorunu şirketi kurtaracak dende radikal ve hızlı değişiklikler gerçekleştirmekti. Martin her geçen gün biraz daha küçülen ve karlılığı azalan bir şirketi devralmıştı. John Martin’in Taco Bell’de başlattığı değişim hakkında yakın zamanlarda söyledikleri şöyledir:

Bizim için değişim mühendisliği süreci bir keşif yolculuğu gibiydi. Neredeyse on yıl önce başladığımız ve Taco Bell’in müşterilere hizmet etme işinde kaldığı sürece devam edecek bir yolculuk.

Tüm süreç boyunca en büyük anlayışımız en temel olanıydı; her şey, müşteriyi dinlemek için verilecek basit bir kararla başlar.1983’te genel müdürlüğe geldiğimde Taco Bell diğer hızlı servis restoranlarından pek farklı değildi. Yukarıdan aşağıya yönetilen her biri kendisinin altındaki kademeleri av köpeği gibi izlemekle meşgul pek çok yönetim katmanından oluşan bir “komuta ve kontrol” organizasyonuyduk. Ayrıca terimin eski anlamıyla süreç odaklıydık; her şey hakkında bir el kitabımız vardı hatta, diğer el kitaplarının nasıl yorumlanacağını açıklayan el kitaplarımız bile vardı.

Rakiplerimiz gibi bizde işleme sürecine takılıp kalmıştık: yaptığımız her şeyde daha büyük, daha iyi ve daha karmaşık olmak istiyorduk.

John Martin’in değişim mühendisliği çalışması meyvelerini verdi. Gerilemekte olan bir endüstride Taco Bell’in satışları 500 milyon dolardan 3 milyar dolara yükseldi.

BÖLÜM -12

BİR ŞİRKET DENEYİMİ:CAPİTAL HOLDİNG

DRG gece ve gündüz programlarıyla televizyonda ürünlerini tanıtmak için Lorne Greene, Michael Landon, Art Linkletter veRoger Staubach gibi ünlü sözcüler kullanmıştı.DRG’nin yüksek kapasiteli direkt postalama mekanizmasında milyonlarca isim vardı ve ortalamaya göre yani tek bir boyutun sigorta satışında tüm yaklaşımlara uyacağı anlayışına göre pazarlama yapmakta çok etkiliydi.

DRG vakasının en iyi betimlediği nokta, vizyonun gücü insanların, ne demek istediğini görmelerine yardımcı olması. DRG 8 şeklini kullanmıştı. İnsanlar, öyküler ve resimlerle öğrendiklerine göre, şirketin ne olacağının ve nasıl çalışacağının bu basit resmi DRG içindeki iletişim açısından çok önemli bir araçtı.

DRG değişim mühendisliğini kapsamlı bir kültürel araştırma yapmadan da uygulayabilirdi, ama bu araştırma meyvelerini vermiştir. DRG’nin araştırma sayesinde öğrendikleri şirketin değişim mühendisliği stratejisini oluşturmasına büyük yardımlarda bulunmuştur.

BÖLÜM -13

BİR ŞİRKET DENEYİMİ:BELL ATLANTİC

Bell Atlantic, rekabetten uzak bir tekel dünyasında faaliyetlerini sürdürmekteydi.Bu nedenle müşterilerinin taleplerine kendi zaman planına göre ve sunduğu hizmetin kalitesine fazla önem vermeden karşılık verebiliyordu. Sonra, Bell Atlantic’in dünyası değişiverdi. Artık şirkette değişiyordu. Bell Atlantic’te değişim mühendisliğini süreçlere uygulamaktan sorumlu kişiler değişim mühendisliğini gayet iyi anlamışlardır.

Bell Atlantic yeniden tasarım kavramları yaratmak için bir ana ekipten ve kavramların uygulanması için de bir labaratuvar ekibinden yararlandı. Ama ekibin işi büyük çıkışlar sağlayacak fikirler üretmek, labaratuvar ekibinin işi ise bu fikirleri gerçeğe dönüştürmekti.

Bu dört şirketin iş süreçlerine değişim mühendisliğini uygulama deneyimleri birbirine benzemiyor çünkü hiçbir iki şirket yada hiçbir iki değişim mühendisliği süreci birbirine benzemez. kurlar diğerlerinin deneyimlerinden ders alabilirler; ama bunları aynen taklit etmezler.

BÖLÜM -14

DEĞİŞİM MÜHENDİSLİĞİNDE BAŞARILI OLMAK

Değişim mühendisliği satranç gibidir. Başarının anahtarı şans değil, bilgi ve yetenektir. Kuralları bilir ve hata yapmaktan kaçınırsanız başarılı olma şansınız yüksektir.

Dahası değişim mühendisliğinde aynı hatalar tekrar tekrar yapılır. Öyle ise değişim mühendisliğinde başarıya giden ilk adım bu ortak başarısızlıkları görüp onlardan kaçınmayı öğrenmektir.

Bir süreci değiştirmek yerine tamir etmeye çalışmak;Değişim mühendisliğinde başarısızlığa uğramanın en kötü yolu değişim mühendisliğini hiç uygulamamak değil; süreç değişiklikleri gerçekleştirip buna değişim mühendisliği adını vermek. Son zamanlarda “değişim mühendisliği” terimi bir klişe haline geldi ve radikal süreç yeniden tasarımı ile aslında hiç ilgisi olmayan çeşitli programlarla ilişkilendirilir oldu. Ama bir ineğe üzerinde “ben bir atım” yazan tabela takmak onu at yapmaz

İş süreçleri üzerinde yoğunlaşmak;Yakın zamanlarda önemli bir Avrupa şirketini ABD’deki yan kuruluşu günün yetkilendirme, ekip çalışması, yenilik, müşteri hizmeti gibi önemli konularını incelemek üzere çeşitli görev grupları oluşturdu. Görev gruplarının gündemini çağdaş iş dünyasının klişe terimleri oluşturuyordu. Her gruba kendi üstüne aldığı konuda organizasyonun büyük ilerlemelere nasıl ulaşabileceği konusunda öneriler üretmesi için 90 gün verilmişti. Ekipler açık karta sahiptiler; yani fikirlerinin hiçbirisi sınır aşmış yada çılgınca olarak değerlendirilmeyecekti. Görev grupları 90 gün boyunca yoğun bir şekilde çalıştılar ancak sonuçta hiçbir şey üretemediler. Laf salatasından ibaret önerilerle dolu pek çok rapor sunmuşlardı tabi, ama bu önerileri okuyanlar tümünün anlamsız olduğunu ve bunlardan hiçbir şey üretilemeyeceğini hemen anlıyorlardı.

Yöneticilerden bu kadar çok destek alan ve pek çok kişinin katıldığı bu çalışma neden böyle bir başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Başarısızlığın nedeni sorunların yetersiz bir şekilde tanımlanmış olmalarıydı. “Ekip çalışması” yada “yetkilendirme” insanın bir sonuca erişmesini sağlayamayacak soyut genellemelerdir. Organizasyonda bulunması istenen özellik yada davranışları tanımlarlar belki, ama bunlara ulaşmanın dolaysız bir yolu yoktur.

Sürecin yeniden tasarlanması dışında herşeyi gözardı etmek;Değişim mühendisliği pek çok çeşit değişimi başlatır. Tutarlı bir iş sistemi elması yaratmak için iş tasarımları, organizasyon yapıları, yönetim sistemleri yani süreçle ilgili her şey yeniden düzenlenmelidir.

Radikal bir süreç yeniden tasarımı için son derece hevesli olan yöneticiler bile bu tür yeniden tasarımların gerektirdiği değişimlerin tam kapsamı karşısında çoğunlukla korkuya kapılırlar. Şu senaryoyla sık sık karşılaşmışızdır: üst düzey yönetici, sorunlu bir süreçte büyük ilerlemeler yapılması için bir değişim mühendisliği ekibi oluşturur. Bir süre sonra ekip yöneticisinin karşısına gelir, büyük bir ilerleme sağlayacak kavramı tanımlar ve bu kavramın, çevrim zamanının %90 ını, maliyetin %95 ini ve hataların %99 unu nasıl ortadan kaldıracağını açıklar. Yönetici neşeyle yerinden fırlamıştır. Ekip sonra yeniden tasarlanmış sürecin yeni bir iş değerlendirme sistemini, çeşitli bölümlerin birleştirilmesini, yönetim yetkilerinin yeniden tasarlanmasını ve iş gücüyle daha farklı bir ilişki tarzını nasıl gerektireceğini açıklar.

İnsanların değer ve inançlarının ihmal edilmesi;İnsanlar değişim mühendisliğinden geçirilmiş bir süreçte iyi performans göstermek için bir nedene ihtiyaç duyarlar. Yeni süreci yerine oturtmak yeterli değildir; yöneticiler sürecin gerektirdiği yeni değer ve inançları destekleyerek elemanları bu süreci benimsemeleri için motive etmelidirler. Diğer bir deyişle yönetim, elemanların masalarından geçenler kadar kafalarından geçenlere de önem vermelidir.

Küçük sonuçlarla yetinmeye hazır olmak; Büyük sonuçlar için büyük hırslara gerek vardır. Değişim mühendisliği çalışmasında hırs birisinin küçük boyutlu bir değişimin şirkete hiçbir maliyet yüklemeden ve değişim mühendisliğinin getireceği acı ve sıkıntıya hiç gerek kalmadan mevcut süreçte %10 oranında iyileştirme sağlayacağını söylediği noktada test edilecektir. Kolay yolu seçip marjinal ilerlemelerle yetinmek gerçekten çok caziptir. Ama marjinal ilerleme uzun vadede gelişme değil, tam tersine gerileme anlamına gelir.

Çok erken vazgeçmek; Kimi şirketlerin sorunları karşılaştıkaları anda değişim mühendisliğinden vazgeçmeleri yada değişim mühendisliği hedeflerini küçültmeleri şaşırtıcı değildir. Bu şirketler cesaretlerini kaybetmektedirler. Ancak ilk başarı işaretleri üzerine değişim mühendisliği çalışmalarını sona erdiren şirketler de görülmüştür. Bu şirketler çektikleri tüm acı ve sıkıntının karşılığını verecek bir şey gördüklerinde işi durdururlar. Başlangıçtaki bu başarı, her zamanki işlerin kolaylığına dönmeleri için bir bahane olur. Her iki durumda da mücadeleden vazgeçmek şirketin elde edeceği büyük ödülleri kaçırmasına yok açacaktır.

Sorunun ve değişim mühendisliği çalışmasının kapsamının tanımlanmasına öncelik vermek; Şirket yönetiminin çözülecek sorunu yada kapsamını işin en başında dar bir şekilde tanımlaması değişim mühendisliği çalışmasını başarısızlığa mahkum edecektir. Sorunun tanımlanması ve kapsamının belirlenmesi değişim mühendisliği çalışması sırasında gerçekleştirilecek adımlardır. Değişim mühendisliği çalışması ulaşılmak istenen hedeflerin belirlenmesiyle başlar; bu hedeflere ulaşılma yöntemlerinin belirlenmesiyle değil.

Mevcut şirket kültürlerinin ve yönetim davranışlarının değişim mühendisliğini başlamasını engellemelerine izin vermek; Şirketin yaygın kültürel özellikleri, değişim mühendisliği çalışmasını daha başlamadan engelleyebilir yada başarısızlığa uğratabilir. Örneğin, oy birliği ile işlemeye alışmış bir şirkette insanlar, değişim mühendisliğinin tepeden aşağıya inen yapısının kendi duyarlılıklarına bir hakaret olduğunu düşüneceklerdir. Kısa dönemli hedefleri nedeniyle üç aylık devre sonuçlarına önem veren şirketler görüş açılarını değişim mühendisliğinin daha uzun vadeli ufuklarına dek uzatmakta zorlanabilirler. Çelişkilere karşı ön yargılı olan organizasyonlar, köklü kuralları zorlamaktan huzursuzluk duyabilirler. Bu tür engellere önceden belirleyip üstesinden gelmek üst kademe yönetimin görevidir.

Değişim mühendisliğini en alttan en üste doğru uygulamaya çalışmak; Değişim mühendisliğinin en alttan en üste doğru gerçekleşemeyeceği bellidir Duydukları gereksinim ve yetenekleri ne kadar büyük olursa olsun, en alt kademedeki elemanlar ile orta kademe yöneticilerin başarılı bir değişim mühendisliği çalışmasını başlatıp sürdürebilmelerini olanaksız kılacak iki neden vardır.

Değişim mühendisliği için ilk atışın organizasyonun en üst kademesinden gelmesini gerektiren birinci neden, alt kademedekilerin değişim mühendisliğinin gerektirdiği geniş bakış açısından yoksun olmalarıdır. Bunların deneyimleri büyük oranda, içinde bulundukları bireysel işlevlerle ve bölümlerle kısıtlıdır.

Çalışmayı yönetmek üzere, değişim mühendisliğini anlamayan bireyleri görevlendirmek;Başarılı bir değişim mühendisliğinin ilk şartlarından birisi üst düzeyden gelen liderliktir, ama herhangi bir üst düzey yönetici bu çalışmayı başarıya ulaştıramaz. Lider değişim mühendisliğini anlayan ve kendisine bu çalışmaya her şeyiyle adayan birisi olmalıdır. Ayrıca operasyona eğilmeli ve operasyon performansı ile mali sonuçlar arasındaki bağlantıyı görebilmelidir. Değişim mühendisliği çalışmasını ancak süreç odaklı değer ekleyen zincirin ürün kavramından satışa ve hizmete kadar bütününü düşünebilen bir lider yönetebilir. Üst düzeyde ve yetkili olmak yeterli değildir; değişim mühendisliğini anlamak ve doğru bakış açısına sahip olmakta gerekir.

Değişim mühendisliğine ayrılan kaynaklar konusunda cimrilik etmek;Termodinamik yasalarına göre, bir şeyi karşılıksız elde edemezsiniz. Bizim konumuzda

atılımlara, değim mühendisliği programına yatırım yapmadan ulaşamayacağıdır. Bu yatırımın en önemli faktörleri zaman ve şirketin en iyi elemanlarıdır. Değişim mühedisliği yeterlik oranı yüksek olmayan ve yapacak daha iyi bir işi olmayan averelerin eline bırakılamaz.

Değişim mühendisliğini şirket gündeminin ortalarına gömmek; Şirketlerde değişim mühendisliğine gündemlerinin en üstünde yer vermeyeceklerse bu işe hiç başlamamaları gerekir. Yönetimin dikkat ve enerjisinin, değişim mühendisliğinin içlerinden yalnızca birisi olduğu çeşitli çalışma ve programlar arasında bölünmesi durumunda bu atılım gerek duyduğu yoğun dikkati elde edemeyecektir. Yönetim sürekli bu konuyla ilgilenmezse direnç ve atalet yani insanların ve organizasyonların hep yapmış oldukları şeyi yapmaya gösterdikleri doğal eğilim, değişim mühendisliği çalışmasının durmasına yol açacaktır.

Enerjinin pek çok büyük değişim mühendisliği projesi arasında dağılması;Değişim mühendisliği keskin bir odak ile büyük bir disiplin gerektirir; yani şirketler değişim mühendisliği çalışmalarına aynı anda az sayıda süreç üzerinde yoğunlaştırmalıdırlar. Organizasyondan aynı anda pek çok şeyi yapması istendiğinde enerji kazanmak yerine şaşkınlığa düşecektir. Müşteri hizmet, araştırma-geliştirme ve satış süreçlerinin tümü radikal bir yeniden tasarıma ihtiyaç duyuyor olabilirler, ama olağanüstü bir yönetim kapasitesi olmadıkça hepsiyle aynı anda uğraşmaya kalkışan bir şirket sonuçta hiçbir şey elde edemeyecektir.

Değişim mühendisliğinin diğer iş ilerleme programlarından ayırt etmeyi başaramamak;Şirketlerin çoğunun ne yazık ki asla karşılaşmadıkları bir sorun iş değişim programlarının kıtlığıdır. İşler zorlaştıkça önerilen her derde deva ilaçların sayısı da artmaktadır. İş medyası şirketleri daha iyi hale getirecek fikir ve programlarla dolu: Kalite ilerlemesi, stratejik sıralama, “doğru boyuta ulaştırma” , müşteri-tedarikçi ortaklığı, yenilik ve yetkilendirme gibi.

Tasarım üzerinde aşırı derecede yoğunlaşmak;Değişim mühendisliği yalnızca yeniden tasarımdan ibaret değildir. Aynı zamanda yeni tasarımların gerçeğe dönüştürülmesini de içerir. Değişim mühendisliğinde başarılı olanlarla olamayanlar arasındaki fark, fikirlerinin kalitesinde değil, bu fikirlerle ne yaptıklarındadır.

Değişim mühendisliğinin getirdiği değişimlere gösterilen direnç karşısında geri çekilmek; İnsanların değişime direnç göstermeleri hiç kimseyi özellikle de bir şirketin değişim mühendisliği çalışmalarının sorumluluğunu üstlenenleri şaşırtmamalıdır. Dirençle başa çıkmanın ilk adımı direnç gösterilmesini beklemek ve bunun çalışmaya engel olmasına izin vermemektir.

Değişim mühendisliği çalışmasını sürüncemede bırakmak;Değişim mühendisliği şirketteki herkes için zor bir çalışmadır; uzun bir süre devam ettirilmesi duyulan huzursuzluğu iyice artıracaktır. Deneyimlerimiz eylem savunusunun söze dökülmesi ile değişim mühendisliğinden geçirilmiş sürecin ilk uygulanmaya başlaması arasında on iki aylık bir sürenin yeterince uzun olduğunu göstermektedir

Sonuçta değişim mühendisliğinin bir diğer düzmece program olduğunu ve çalışmanın başarısızlığa uğrayacağını düşüneceklerdir.

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Önceki


Kategorilere Göre

Rasgele...