Gregor Mendel ;

Biyoloji kategorisine 12 Temmuz, 2007 tarihinde eklendi, 29 defa okundu

Gregor MENDEL ;

Asıl adı Johann olan Mendel 22 TEMMUZ 1822 Heinzendof, Avusturyada doğmuştur.Ocak 1884 yılında ölmüştür.

EĞİTİMİ VE İLK ÇALIŞMALARI

Doğa bilimlerine olan ilgisi küçük yaşlarda başladı.Felsefe enstitüsünde iki yıllık bir eğitimden sonra 1843 yılında Augustinusçu manastırına giren Mendel, Gregor adını aldı.Manastırda dinsel eğitim görürken bilimsel çalışmalar da yaptı ve 1847 yılında rahip oldu.

1849 yılında Brünn (Avusturya-Macaristan imp.) yakınlarındaki Znaim’de bir okula geçici Yunanca ve matematik öğretmeni olarak atandı.1850 yılında girdiği öğretmenlik sınavını kazanamadı, üstelik en düşük notları da biyoloji ve jeolojiden almıştı.Daha sonra manastır rahibinin yardımıyla Viyana üniversitesinde fizik, kimya, zooloji ve botanik öğrenimi gördü(1851-1853).1854 yılında Brünn’e dönerek bir teknik lisede ders vermeye başladı.1868 yılında da manastırın baş rahipliğine atandı.

Kalıtımla ilgili çalışmalarına 1856 yılında manastırın bahçesinde başlamıştır.Orada çocukluğunda babasından öğrendiği bitki yetiştirme ve çaprazlama yöntemleriyle deneysel çalışmalar yaparken bir yandan da manastır ve okul kütüphanesindeki tarım, bahçecilik ve botanik kitaplarını okuyor ve konu hakkındaki bilgilerini geliştiriyordu.Aynı dönemde Brünn’deki doğa bilimleri derneğine girerek bilimsel gelişmeleri yakından izlemeye başladı. O güne değin ayrıntılı biçimde incelenmemiş olan kalıtım mekanizması üzerinde titizlikle yürüttüğü araştırmalarının sonuçlarını ve geliştirdiği kalıtım kuramını 1885 yılındaki bir dernek toplantısında açıkladı.İstatistik yöntemlerinden yararlanarak geliştirdiği çalışma yalnızca evrim ve kalıtımla ilgili temel olguları aydınlatmıyor, genel biyolojik olayların anlaşılmasına da katkıda bulunuyordu.

KALITIM YASALARININ BULUNMASI

Bezelyelerle yaptığı uzun deneylerde bitkinin uzun boylu yada cüce, çiçeklerin ve yaprak koltuklarının renkli yada renksiz tohumlarının sarı yada yeşil, düzgün yüzeyli yada kırışık olması gibi karşıt özelliklerden birinde kuşaklar boyu taşıyan saf soylar elde etmeyi başardı;

Ardından bunları kendi aralarında çaprazladı. Sonuçta, gözle görülür ölçüde belirgin olan bu iki seçenekli özellikleri saf soylar ile melez döllerden temel kalıtım birimleri (genler) aracılığıyla ortaya çıktığı ve her özellik için bir çift kalıtım birimi bulunduğunu öne sürdü.Bulgularını değerlendirirken kalıtım birimlerinde basit istatistik yasalarının geçerli olduğu sonucuna varmıştı.Bu yasaların temel ilkesi, melez döllerin üreme (eşey) hücrelerinde yarısı anadan yarısı babadan alınmış kalıtım birimlerinin bulunmasıdır.Bugün Mendel’in birinci yasası ya da özelliklerin ayrılığı yasası olarak bilinen bu ilkeye göre iki seçenekli özellikler üreme hücrelerinin bölünmesi sırasında birbirinden ayrılır.Bu yasa başka seçeneği olan tek bir özelliği bir kuşaktan öbürüne aktarılarak sonraki döllere ortaya çıkmasını doyurucu biçimde açıklamaktadır.

Örneğin bezelyelerde değişik özellikleri taşıyan yedi kalıtım çiftinin özelliklerin bağımsız kalıtım yasasına uygun olarak rasgele eşleştiğini gözlemiş ve bu ilkenin istatistiksel sonuçlarını çıkararak deneylerle kanıtlamıştır.

MENDEL’İN İKİNCİ YASASI:ÖZELLİKLERİN BAĞIMSIZ KALITIMI

Yalnızca ayrı ayrı bağlantı grupları ile aktarılan genler için geçerli olduğu bilinmektedir. Yasa, aynı bağlantı grubunda yer alan, yani aynı kromozomda bulunan genlerin kalıtımını kapsamaz. Aynı biçimde Mendel’in incelediği yedi kalıtım çiftinin tümünde o birimlerle aktarılan özelliklerin bir seçeneği melez dölde görülmüş yada başat olmuştur.Daha geniş kapsamlı bir araştırmada bütün ikili özellikler için aynı sonuç alınmayabilse de Mendel’in ilkeleri kalıtsal özelliklerin genlerle aktarıldığına ilişkin ilk kanıtı oluşturmaktadır.20.yy başlarında bu yasaların deneylerle doğrulanmasından sonra Mendel’in ilk kalıtım kuramı Mendelcilik olarak adlandırılmış ve bütün canlılar dünyası için geçerliliği saptanarak biyolojinin temel ilkelerinden biri durumuna gelmiştir.

Saygın bir bilim adamı ve yönetici olmasına karşın biyolojide ve genetikte çağ açan büyük buluşlarını anlaşıldığını göremeden öldü.1900 yılında birbirinden bağımsız olarak yaptıkları araştırmalarda onun bulgularına çok yakın sonuçlar elde eden üç botanikçi, Carl Erich Correns, Erich Tschermak von Seysenegg ve Hugo de Vries, Mendel’in çalışmalarının tanınmasını sağladılar.Başka araştırmalarla da doğrulanıp geliştirilen Mendel kuramı evrimin anlaşılmasında etkili olduğu gibi fizyoloji, biyokimya, tıp, tarım ve sosyal bilimlerde de önemli bir katkı niteliğinde idi.

Öz eleştiri :

Gregor Mendel, Avusturyalı din adamı, manastırının bahçesinde yıllarca çalıştı, farklı bezelye çeşitlerini melezlemiştir. Dikkatli kayıtlar tutarak, melezlerin döllerini saymış, bezelye şekli, çiçek rengi, bitki yüksekliği gibi özelliklere bakarak genlerin kalıtımsal özelliklerini incelemiştir. Dikkatli gözlem, doğru kayıt tutarak verileri dikkatlice analiz etmiş ve her bir bitkinin erkek ve dişi ebeveynlerinin döllerine kalıtım üniteleri veya faktörlerin varlığı teorisini ortaya koymuştur. 1884 yılında Mendel öldüğü zaman çalışmasının değerini kimse bilmiyordu. Mendel’in bulduğu faktör veya kalıtım ünitelerini gen olduğu 1900 yıllara kadar anlaşılamadı.

Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.