Hepatit A

12 Temmuz 2007



HEPATİT A

ETKEN Hepatit A Virüsü

EPİDEMİYOLOJİ Dışkı-ağız yoluyla bulaşır. Kanalizasyonun su kaynakla-

rına karışması, içme ve kullanma sularının kirliliği, kişi-

sel kötü hijyen ve alışkanlıklar en önemli bulaşma yol-

larıdır.

Cinsel ilişki, kan, safra, idrar yoluyla bulaşma seyrektir.

Türkiye’de 15 yaşına kadar nüfusun yaklaşık %50’si, e-

rişkinlerin ise %90’ı bu hastalığı geçirmektedir.

KLİNİK Kuluçka Dönemi:15-50(ortalama 28-30) gün.

ÖZELLİKLER Başlangıç Dönemi:İştahsızlık, bulantı, kusma, hafif ateş

halsizlik, baş ağrısı, öksürük, sigaraya ve yiyeceğe is-

teksizlik.

Sarılık Dönemi: Göz akları ve deride sararma, çay ren-

ginde idrar, açık renk dışkı, karaciğer enzimlerinde yük-

selme

İyileşme Dönemi:Belirtiler azalarak kaybolur.Klinik iyileşme kendiliğinden 1-8 hafta içinde gerçekleşir.

PROGNOZ Hepatit A hastalığı genellikle tam iyileşme ile sonuçla- nır. Ancak bazı vakalarda atipik şekiller gelişebilir. Bunlar: 1-)Kolestatik Hepatit 2-)Tekrarlayan Hepatit 3-)Fulminant Hepatit olarak adlandırılır.

Hepatit A enfeksiyonu kronikleşmez. Taşıyıcılık görül- mez.

LABARATUVAR Özgül olmayan testler:

TANI -Serum bilirubin ölçümü

-Aspartat aminotransferaz (AST)

-Alanin aminotransferaz (ALT)

-Alkalen fosfataz (ALP)

-Gamma glulamil transferaz (GGT)

Özgül Testler:

-Anti-Hav IgM Antikorları saptanması

(en üst düzey 2-4 haftada ulaşır)

-Anti-Hav IgG

(geçirilmiş enfeksiyonun tanısında değerlidir)

TEDAVİ Hapatit A’da özgül bir tedavi yoktur.İstirahat ve uygun

diyet (uygun protein 1g/kg ve kalori 30-35 kcal/kg öne-

rilir.)

KORUNMA Su, yiyecek ve diğer kaynakların dışkı ile kirlenmesini

önlemek, kişisel temizlik kurallarına uymaktır.(Hepatit

A’dan korunmada en önemli faktör hijyenik koşulların

iyileştirilmesidir.

HEPATİT B

Hepatit B hastalığının yakın zamana kadar taşıyıcı anneden bebeğe kan yolu veya cinsel ilişki yolu ile bulaştığı bilinmektedir.

Günümüzde bunlara ek olarak %30 oranında hastalığın diğer yollar ile de bulaşabildiği belirlenmiştir.Taşıyıcılarla aynı ortamı paylaşmak bile bulaşma sebebi olabilmektedir.

HEPATİT C

ETKEN Hepatit C virüsü

BULAŞMA Kan yoluyla bulaşır.Tükürük, idrar ve semende virüs

YOLLARI bulunmaktadır. (Yakın temas ve cinsel ilişki ile de

bulaşabileceği düşünülmektedir.)

Anneden çocuğa bulaşma riski düşüktür.

DİĞER Taşıyıcılık oranı hepatit B’den düşük ancak kronikleş-

ÖZELLİKLER me ve karaciğer kanseri gelişme riski hepatit B’den da-

ha yüksektir.

LABARATUVAR Anti-HCV tayini yapılır.

TANI

TEDAVİ Özgül bir tedavisi yoktur.

KORUNMA Hepatit C aşısı geliştirilme çalışmaları genetik mühen-

disleri tarafından sürdürülmektedir.

HEPATİT B

ETKEN Hepatit B virüsü (HBV)

Tek konak insandır.

Hepatit B virüsünün 3 antijeni vardır. Bunlar:

1-)HBsAg (yüzey antijeni)

2-)HBcAg

3-)HBeAg

BULAŞMA HBV son derece bulaşıcıdır.AIDS virüsünden (HIV)

YOLLARI 100 kat daha bulaşıcı olduğu bilinmektedir.

HBV’nin temel bulaşma yolları şunlardır:

1-)Kan ve kan ürünleri ile bulaşma

2-)Virüsü taşıyan kişilerle korunmaksızın cinsel temasta

bulunma

3-)Virüsü taşıyan kişilerin kan ve vücut sıvıları ile temas

etme (deri bütünlüğünün bozulduğu durumlarda ve olası-

lıkla mukozalardan.)

4-)Virüsü taşıyan hamile kadınların doğum sırasında be-

beklerine bulaştırması

5-)Enfekte olmuş çeşitli aletlerin (diş fırçası, tırnak maka-

sı, tıbbi aletler vb. ortak kullanımı.)

6-)%30 olguda bulaşma yolu bilinmektedir.

HIV (AIDS virüsü)

HBV (Hepatit B virüsü)

Dünyada enfekte olmuş kişi sayısı

19,5 milyon

2 milyar

AIDS olgu /HBV taşıyıcı sayısı

6 milyon

350 milyon

Enfeksiyonu bulaştırmak için

0,1 ml

0,00004 ml

gereken en az kan hacmi

Enfekte hasta kanı ile bulaşmış

%0,5

%7-30

enjektör iğnesinden bulaşma riski

Aşı ile korunma

Yok

Var

RİSK Hepatit B enfeksiyonu için risk altında bulunan gruplar

GRUPLARI aşağıda özetlenmiştir.

-Sağlık personeli

-Homoseksüeller

-IV ilaç bağımlıları

-Sık kan transfüzyonu yapılan hastalar

-İmmün yetmezliği olan kişiler

-Bakım evlerinde yaşayanlar

-Kronik hastalığı olan kişiler

(Diyabet, böbrek yetmezliği vb.)

-HBsAg taşıyıcısı annelerin bebekleri

-Birden fazla cinsel partneri olanlar

-Hemodiyaliz hastaları

MESLEKLERİ Belirli mesleklerde çalışanların hepatit B enfeksiyonu

NEDENİYLE RİSK açısından yüksek risk taşıdığı kabul edilmektedir.Bu

GRUPLARI meslek grupları;

-Sağlık ve laboratuar çalışanları

-Diş hekimleri

-Öğretmen, öğrencileri ve diğer okul personeli

-Polisler ve cezaevi çalışanları

-İtfaiyeciler

-Toplu çalışmanın söz konusu olduğu iş yerlerinde çalışan

herkes

-Otel ve çamaşırhane personeli

-Temizlik işçileri

-Ordu mensupları

-Yurt dışına sık seyahat edenler

-Hayat kadınları

KLİNİK Hepatit B hastalığının klinik seyri, belirti vermeyen ya da

ÖZELLİKLER belirti veren olmak üzere iki farklı şekil göstermektedir.

1-) Belirti veren hepatit

2-) Belirti vermeyen hepatit

BELİRTİ VERMEYEN HEPATİT

Bu tip hastalarda sarılık ve diğer belirtiler görülmez.Bu nedenle sadece laboratuar testleri ile tanı konabilir.Yaş ilerledikçe semptom görülme oranı artar.Bu tip hepatit B sıklıkla grip benzeri belirtilerle kendini gösterir.Hastalığı geçirdiğini anlamaz ve gizli hepatit B taşıyıcı kalabilir.

BELİRTİ VEREN HEPATİT

İNKÜBASYON 45-120 gün’dür.Erişkinlerde bu dönem çocuklara oranla 1-2

DÖNEMİ ay daha kısadır.

BAŞLANGIÇ Hafif ateş, çabuk yorulma, halsizlik, miyalji (kas ağrıları)

DÖNEMİ iştahsızlık, bulantı, bazen kusma, kilo kaybı görülebilir.

Birkaç gün ile 1-2 hafta arasında bir süre devam eder.

İKLERİK Önce idrarda koyulaşma olur.Daha sonra dışkının rengi açılır

DÖNEM ve deride sarılık ortaya çıkar.Karaciğer büyümüştür.2-8 hafta

kadar sürer ve sarılık yavaşça ortadan kalkar.

PROGNOZ Sarılık gelişse de gelişmese de hastaların %90’ında hepatit B

hastalığı iyileşir. Bu kişiler yaşamlarının sonuna kadar hasta-

lığa karşı bağışık kalırlar.

Geriye kalan %10 hastada virüs kandan temizlenemez ve bu

kişiler kronik hepatit B taşıyıcısı olurlar.Virüs taşıyan anne-

lerden doğan çocukların %80-%90’ı aşılanmadıkları taktirde

kronik taşıyıcı haline gelirler.

Hepatit B hastalığının seyri sırasında her 1000 kişiden 1-

5’inde hızlı gelişen “Fulminant” hepatit adı verilen akut ka-

raciğer yetmezliği tablosu ortaya çıkar.

Fulminant hepatite yakalanan kişilerin %75’i bu nedenle

hayatlarını kaybederler.

TAŞIYICILIK -Taşıyıcıların % 50’si hastalık belirtisi göstermeden sadece

virüsü taşır.Karaciğer biyopsisi yapılırsa bu kişilerin bir kıs

mında “kronik persistan hepatit” adı verilen bir tablo görülür

Bu hastalık nispeten iyi huylu seyretmekle birlikte herhangi

bir zamanda daha ciddi bir durum olan “kronik aktif hepatit”

haline dönüşebilir.

-Taşıyıcıların diğer %50’sinde ise “kronik aktif hepatit” adı

verilen kronik karaciğer hastalığ gelişir.Bu hastalığın gelişti-

ği kişilerin % 25’inde karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri

ortaya çıkar.

-Kronik taşıyıcılar eşlerine cinsel temasla hepatit B bulaştıra-

bilirler.

-Kronik taşıyıcı annelerden doğan bebeklere hepatit B bula-

şabilir.

-Kronik taşıyıcılarla aynı evi paylaşanlarda hepatit B’ye ya-

kalanma riski normal popülasyona kıyasla 2-4 kat daha fazladır.

Kronik hepatit B taşıyıcılığı, karaciğer kanserinin (primer he-

patosellüler karsinoma) en önemli nedenidir.Kronik taşıyıcı-

larda bu kanserin görülme riski taşıyıcı olmayanlara kıyasla

200 kat daha fazladır.Bu nedenlerden ötürü DSÖ hepatit B vi virüsünü sigaradan sonra 2. en önemli kanserojen kabul etmektedir.Yine DS֒ye göre kronik hepatit B taşıyıcısı bir kişi yeterince uzun yaşarsa karaciğer kanserine yakalanma riski kaçınılmazdır.

LABARATUVAR Bir kişinin hepatit B enfeksiyonu geçirip geçirmediği,

TANI hepatit B’ye ait bazı antijen ve antikorların saptanması ile

anlaşılabilir.

Hepatit B’ye ait kanda bulunan antijen ve antikorlar tanımla-

rı ile aşağıda sıralanmıştır;

Anti HBcIgG: Hepatit B kor (çekirdek) antijenine karşı IgG

yapısında antikor.

Anti HBcIgM: Hepatit B kor (çekirdek) antijenine karşı

IgM yapısında antikor.

HBsAg: Hepatit B yüzey antijeni

Anti HBs: Hepatit B yüzey antijenine karşı antikor.

HBeAg: Hepatit B “e” antijeni

Anti HBe: Hepatit B “e” antijenine karşı antikor.

Bu antijen ve antikorların kanda bulunma durumlarına göre

kişinin ayrıca hastalığı geçirmişse taşıyıcı hale gelip gelme-

diği veya aşılanmışsa aşının yeterli korumayı sağlayıp sağla-

madığı da belirlenebilir.

Sarılık ile kliniğe başvuran hastada ilk yapılacak tetkik anti-

jen ve antikor ölçümlerinin yanında idrarda bilirubin tayini

ve serumda total ve indirekt bilirubin ölçümleridir. Sıklıkla

kan bilirubin değerleri 10 mg/dl’nin üstündedir. (Bazen 20

mg/dl’yi aşan değerlere rastlanabilir.)

Kan ALT ve AST değerleri (karaciğer enzimleri) karaciğer

hasarını gösteren önemli testlerdir.

Hepatit B tanısında yardımcı olabilecek diğer labaratuvar tetkikleri şunlardır:

-Alkalen fosfatoz (ALP)

-Albumin

-Fibrinojen

-Protrombin

-Koagülasyon faktörleri

KRONİK HEPATİT KLİNİK ÖZELLİKLERİ

HBsAg’nin hasta kanında 6 aydan uzun süre kalması hastalığın kronik- leştiğini ve kişinin taşıyıcı hale geldiğini gösterir.Kronikleşme ve taşıyıcılık ora- nı yaşla doğru orantılı olarak azalır.

Kronikleşme ve taşıyıcılık erkeklerde kadınlardan 2 kat daha fazla görü- lür.

Kronik hepatitin 3 dönemi olduğu kabul edilmektedir:

1-)Erken Dönem: Hastalarda belirtiler ortaya çıkar.Tesadüfe tanı korur.Birkaç ay ile yıllar boyu sürebilir.Karaciğer ile ilgili labaratuvar testleri normaldir.

2-)Aktif Dönem: Hastalarda belirtiler ortaya çıkmaya başlar.Karaciğer enzim testleri yüksek çıkar.Bu hastaların %20’sinde siroz gelişir.

3-)Geç Dönem: Karaciğer testleri normale döner.Hastalık ara sıra tekrarlama eğilimi göstermektedir.Bu akut alevlenme dönemi 2-8 ay sürer.

TEDAVİ Günümüzde hepatit B virüsü ile bir kez enfekte olan kişiyi

tam olarak tedavi etmek söz konusu değildir.Kronik hepatit

gelişen hastaların bir kısmında interferon tedavisi denebilir.

Ancak bu ilaç son derece pahalı olup, sıklıkla ciddi yan

etkilere neden olur ve kullanılan her hastada etkili olmaz.

KORUNMA Hepatit B’den korunmanın tek ve en etkili yolu aşılanmaktır.

Gen mühendisliği ile üretilen hepatit B aşıları etkinliği ve

güvenilirliği kanıtlanmış ve yıllardır kullanılmakta olan aşılardır.

KORUNMA - AŞILANMA

Hepatit B Aşılarının Üretimi: 1976’ da Fransa’da Profesör Maupas başkanlığındaki bir ekibin insanda hepatit B’ ye karşı bir aşı geliştirdiğini açıklaması,o yılın en önemli tıp olaylarından biri oldu. 8 Ocak 1977’ de Tours’lu hekim ve araştırmacılar, saflaştırılmış virüs antijeni kullanarak ürettikleri bu aşı ile yapılan aşılamanın ilk sonuçlarını açıkladılar.Aşı Tours ve Blois’da iki yapay böbrek ünitesinde tedavi gören hastalara ve aygıtları çalıştıran personele uygulandı.Böyle hasta ve personelde, hepatitli kişilerden, hepatitli oldukları bilinmeden alınan kanın ellenmesi ve kullanılması sonucunda hemen hemen salgın halinde hepatit B görüldüğü için araştırmacılar denemeyi bunlar üzerinde yaptılar.Aşı olanların tümüne yakınında antivirüs B antikorlarının ortaya çıkması ve bu antikorların oranının artması, aşının etkinliğini ve bunun sonucu olarak organizmada bağışıklığın güçlendiğini gösterdi.

Hepatit aşısı bazı kanserlerin, özellikle karaciğer kanserinin önlenmesinde de etkili olabilir.Pek çok olay hepatit B virüsünün tropikler arası Afrika’da çok yaygın olan karaciğer kanserinin dolaylı veya dolaysız etkeni olduğunu göstermektedir.

Günümüzde kullanılan aşılar genetik mühendisliği ile fırıncı mayası hücrelerinden elde edilmektedir.Bu aşılar canlı virüs içermez, sadece hiçbir şekilde hastalık yapmayıp vücut savunma sistemlerini uyaran hepatit B yüzey antijeni (HBsAg) içerir.

GÜVENİLİRLİĞİ Hepatit B aşılarının güvenilirliği tamdır.

YAN ETKİLER En sık görülen yan etki aşının yapıldığı bölgede hafif

ağrı, kızarıklık ve şişliktir.Çok nadiren gribe benzer

hastalık tablosu görülebilir.

UYGULAMA Hepatit B aşısı üst kolun dış yüzeyine (deltoid bölgesi)

ŞEKLİ adale içine uygulanır.Aşının mutlaka adale içine veril-

mesi gereklidir. Deri altı vs. gibi uygulamalardan kaçınılmalıdır. Hepatit aşılamalarda uzman hemşireler

kullanılmalıdır.

GEBELERDE Hepatit B aşısının gebelerde kullanılması kontrendike

UYGULAMA değildir.Ancak yine de özellikle gebeliğin erken döne-

minde uygulama gerektiğinde dikkat edilmelidir.

Enfeksiyon riski ile aşının neden olabileceği muhtemel etkiler karşılaştırılarak bir karar verilmelidir.

HEPATİT B Hepatit B aşısı hiç test yapılmadan doğrudan uygula-

TESTLERİ nabilir. Daha önceden hepatit B geçirip bağışıklaşmış

ya da taşıyıcı olmuş kişilere hepatit B aşısının uygulan- masının herhangi bir yararı ya da zararı olmaz.

Özellikle hepatit B’yi geçirmiş olma olasılığı yüksek olan risk gruplarına test yapılması, maliyet – etkinlik hesabı bakımından yararlı olabilir.Bu amaçla HBcIgG tipi antikor tayini yapılır.Bu testin pozitif olması hastalığın geçirilmiş olduğunu gösterir.

3 doz aşı yapıldıktan sonra % 5 kişide koruyucu antikor oluşmayabilir. Bu durumda antikor tayini yapılarak 3 doz aşı tekrarlanmalıdır.

Özellikle virüsle temas etme sonrası aşı uygulananlarda ve aşıya yanıtsız olabileceği düşünülen kişilerde aşılanma sonrası antikor testleri uygulanabilir.

Koruyucu antikorlar 3 doz aşıdan 6-8 hafta sonra ölçülmelidir.Aşının yeterli düzeyde koruduğunu söylemek için koruyucu antikor düzeyi 10 IU/ml ve üzerinde olmalıdır.

VİRÜSLE TEMAS Virüsle bulaşmış kan ve kan ürünleri ile temas eden kişi-

SONRASI AŞI lerde zaman kaybetmeden hepatit B immunglobulin’i

UYGULAMASI (HBIg) verilmelidir. Bu, eğer temas sonrası ilk 48 saat i-

çinde uygulanırsa enfeksiyonu önlemede % 75 etkilidir.

Ancak HBIg çok pahalıdır ve aşılanmanın yerini tutmaz.

Virüsle temas ettiği bilinen kişiler için en ideal uygulama

HBIg ve aşının birlikte yapılmasıdır ve kişi derhal aşılan-

malıdır.

AŞI Hepatit B aşısının tam etkili olabilmesi için 0.1 ve 6.

UYGULAMALARI aylarda toplam 3 doz olarak uygulanması gereklidir.

TAKVİMİ

AŞIYA YANIT Hepatit B aşılarına yanıt erişkin yaş gruplarında % 90,

yeni doğan ve çocukluk döneminde olanlarda % 95 do-

laylarında olmaktadır. Aşıya yanıtı olumsuz etkileyen

faktörler aşağıda sıralanmıştır.

-İleri yaş

-Şişmanlık

-Aşırı sigara tüketimi

-Bazı kronik hastalıklar(Kronik böbrek yetmezliği, hemo-

diyaliz hastaları, uzun süreli Diabetes Mellitus, HIV has-

taları, kronik karaciğer hastalığı, hemofili)

RAPEL Aşılama sonrası 5 yıl süreyle koruyucu titrede antikor

UYGULAMA pozitifliği devam etmektedir.Yani 3 doz aşı yapıldıktan

sonra koruyuculuk en az 5 yıl sürmektedir.Yeni doğan

aşılamalarında bu süre 10 yılın üzerinde olabilmektedir.

Erişkin yaş gruplarında 5 yılda bir rapel doz uygulaması

önerilmektedir.

Kategori: Biyoloji


Rasgele...