Sölenterler

12 Temmuz 2007



SÖLENTERLER

Sesil yaşayan ya da serbest yüzen gerçek hücrelilerdir.Çoğu radyal simetrilidirler.Vücutlarının esas ekseni gastrulanın birincil eksenine,ağızlarının bulunduğu yer de blastopora denktir.İlkel durumda vücut vazo ya da torba şeklindedir.Vücut çeperi ektoderm ve endodermden yapılmıştır.Bu iki epitel arasında ya hücresiz bir jelatin tabakası ya da mezenşim şeklinde hücreli bir tabaka ‘Mesoglea’ bulunur.Gastrulanın ilk bağırsağından köken alan gastral boşluk vücudun tek boşluğudur.Mesogleanın fazla gelişmesi nedeniyle, çeperleri kalınlaşmış olan gruplarda, gastral boşluktan ,radyal olarak cepler ya da kanallar meydana gelir.Bu sistem sayesinde besinin vücudun her tarafına yayılması sağlanır.Genellikle hem eşeyli hem de eşeysiz çoğalırlar.Eşeysiz çoğalma ile de koloniler oluşur.

KNİDLİLER

Çok gözeli hayvanlardan sölenterler altbölümünün bir flimudur.Denizgülleri ,mercanlar ve medüzler gibi çoğunlukla deniz hayvanlarını içerir.Tatlı su polipleri ,tatlı suda yaşayan birkaç türün arasındadır.Knidliler ve ktenforlar, önceleri sölenterler filumunun altfilumları olarak kabul edilirdi;günümüzde ise ayrı ayrı filumlar olarak incelenir.Knidliler , hidralar ,gerçekmedüzler ve mercanlar olmak üzere üç sınıfta incelenirler.

Bütün knidlilerin vücut duvarları ,araları gözesiz ve jelatinimsi bir dolgu maddesi ,ile ayrılmış iki göze katından oluşmuştur.Üç göze katlı olan hayvanlara ‘triploblastik’ denmesine karşılık bunlara diploblastik denir.Daha büyük knidlilerdeki mezogleada ,dış ve iç katlardan gelen hareketli amip gözelerine rastlanabildiğinden, ‘diploblastik’ terimi bugün artık kullanılmamaktadır.Ancak ,üçüncü bir kat kesinlikle yoktur.Mezogleanın miktarı hayvanın iriliğine göre değişir.Bu miktar , denizgüllerinde ve medüzlerde fazla olup ,bu hayvanların su üstünde kalmalarına yardım eder ve genellikle hepsinde bir yiyecek deposu görevindedir.Dış göze katı ,içerdeki tek boşluk olan mide boşluğunu çevreleyen bir duvar meydana getirir.Bu duvarın hem ağzı ve hem de anus görevinde dışa açılan tek bir deliği vardır.Ağzın etrafı üzeri yakıcı kapsüllerle donanmış dokunaçlarla çevrilidir.

Knidliler ışınsal bakışımlı bir yapıya sahiptir, yani uzunluğuna bir kesit alındığında birbirinin aynı iki yarım elde edilir.

Knidliler filumu nitelikleri bakımından çok şekillidir;yani her tür,çeşitli şekillerde olabilir.Örneğin polip ,silindir şeklinde ve sesildir;bir ucunda ağzı ve dokunaçları vardır.Vücut kısmı dip bölgesi ,ağız bölgesi ve orta bölge olmak üzere üç bölüme ayrılır.Tek yaşayan knidlilerde dip bölgesi alt kata yapışıktır.Koloniler halinde yaşayanlarda ise ,ploipleri birbirine bağlayan stolon adlı tüpümsü yapılar vardır.Ağız bölgesinde dokunaçlar bulunur.Bunlar,ya enteronun bir uzantısıdırlar veiçleri boştur;ya da içlerinde endoderm gözelerinden oluşan katı bir orta çekirdekleri vardır.Orta bölge ,ağız ve dip bölgeleri arasında uzanır;büyüklüğü değişebilir.Hidralarda emteron ,tüp biçiminde basit bir boşluktan ibarettir,fakat polip büyüdükçe vücut duvarı ,sölöm örtüsü veya bölüm dokuları şeklinde enteronun içine doğru uzanır.Bunlar,endoderm ile çevrili bir mezoglea çekirdeğinden meydana gelmiş olup,sindirici yüzeyi genişletirler.

Knidlilerin sinir sistemi ,basit bir sinir ağı dokusundan daha gelişmiş olup ,çok kutuplu birçok gözeden meydana gelmiştir.Bu gözelerde merkezsel bir yapıdan ışınsal olarak çıkan dentritler, diğer göze dentritleriyle birleşerek bir ağ dokusu meydana getirirler.Her itmenin,göze arası birçok boşluklardan geçmesi gerektiğinden iletim çok yavaş olur.Bununla birlikte, itme,uyarıcı kaynaktan her yöne iletebilir.

Knidlider ,etçildirler ve avlarını ,özel olarak gelişmiş organcıkları veya dokunaçları üzerinde toplanmış yakıcı kapsülleri ile yakalarlar.Bu kapsüller, nematoblast adıyla bilinen gözelerin salgılarıdır.Yakıcı kapsüllerin birçok çeşitleri olmakla birlikte, hepsi de çift duvarlı ve kapaklı bir kapsülün içinde uzun, sarılı liflerden ibarettir.Nematoblastların çoğunda knidosil denilen küçük bir uzantı vardır.Denizgüllerinde başka çeşit bir yakıcı kapsüle rastlanabilir.Bu,kapsül duvarları ince olan ve özellikleri yönünden gerçek yakıcı kapsüllerden ayrılan bir spirosistir.Nematoblast hem kapsülü hem de ince lifleri salgılar.Avı knidosile değdiğinde kapsülün kapağı açılarak içindeki sarılı lif dışarı çıkar ve avın derisine delerek zehirini salar.Bunlardan dolayı ölümlere bile rastlanmıştır.Dokunaçları tarafından yakalanan av ,buradan hayvanın ağzına geçer.

Knidlilerde genellikle eşeyler ayrıdır.Medüzün kanal sisteminde ya da ağız sapı denen kısımda yer alan eşeylik organları vardır.Döllenen yumurta, eşit büyüklükte gözelere bölünür.Bu göze bölünmesiyle ortaya çıkan gözecikler kirpikli larvalara veya plankton içinde serbestçe yüzen planulalara dönüşür.Planulalar,planktonun uygun bir yerine yerleşerek büyür, polip olurlar.Knidlilerin kimi türleri planula çıkarmazlar ve yavru polipler anne polipin bünyesinde oluşurlar.

Knidliler eşeysiz olarak da üreyebilirler.Genellikle polipler ,tomurcuklanma yoluyla başka polipleri üreterek,hidralarda olduğu gibi koloniler meydana getirebilirler.

MEDÜZLER

Knidliler filumununun çoğu türlerinde görülen iki döl tipinden birisidir.Genellikle serbest hareket eder.Diğer döl tipi olan polipten gelişir.Polip ,medüzün aksine hareketsizdir.Medüzlerin büyüklükleri çok çeşitli olabilir.Çapları birkaç milimetre ile bir metre arasında değişir.Medüz evresi hidralarda ve gerçekmedüzlerde görülür.Aynı filumdan olan mercanların medüzleri yoktur.Polipler uzun bir silindir biçimindedirler.Medüzler ise daha basık bir silindir şeklini almışlar;jelatinsi ve tabağı andıran bir görünüştedirler.

Medüzler bütün yüzeylerini yüzme işinde kullanırlar.Vücut çeperinin iki tabakası birbirinden gözesiz bir tabaka olan orta tabakanın genişlemesiyle ayrılmıştır.Ektoderm çan biçimli yapının dış ve iç yüzeyinde ince bir kat ve endoderm ağız ve sindirim boşluğunun kenarını oluşturur.Mesogleanın şişkinliği içine dağılan dar kanallar sindirim boşluğu görevindedir.Ağız ,çan biçimli vücudun alt yüzeyinde ve ortadadır.Sindirim kanalları mideden çevreye doğru yayılırlar Kanalların sayısı medüzün çeşidine göre değişir.Bunlar mideye daha uzak olan halka biçimli bir kanala doğru giderler Bu halka biçimli kanal boyunca değişik sayıda dokunaçlar ve duyu organları vardır.Dokunaçların sayısı medüzün çeşidine göre değişir.Duyu organlarının başlıca görevi ,hayvanı çevre koşullarının gerektirdiği durumda tutmaktır.Yine kenardaki halka boyunca, bir de kas liflerinden bir halka ve buna bağlı sinir ağı vardır.Bu kas liflerinin aynı anda kasılmasıyla hayvanın çan biçimli vücudu da kasılır ve içindeki su ,alt kısımdan dışarı atılır.Bu da hayvanların yüzmesini sağlar.

Medüzlerde üreme eşeylidir.Hidramedüzler biçim değiştirmiş bir polipten veya polip konisini oluşturan polipten ürerler.

GERÇEKMEDÜZLER

Çokgözelilerden özçokgözeliler bölümünün sölenterler alt bölümünün knidliler filumuna giren bir sınıfıdır.Çoğu zaman kayalık kıyılarda ,sular çekildiğinde kıyıya vurmuş durumda, bazen de su yüzeyinin az altında yüzerken görülürler.

Vücutları, soluk alır gibi kasılıp genişleyen kampana ya da şemsiye biçimdeki bir bölüm ile kuyruğu andıran uzantılardan oluşmuştur.Dıştan 4 ışınlı bakışımlılıkları vardır.Elle değinildiğinde pelte gibi gelirler.Bunun nedeni ,vücutlarının dış tabakası ile iç tabakası arasında jelatine benzer bir ara maddenin oluşmuş olmasıdır.Kampana biçimindeki bölümün çevresinde sayısı değişik olabilen uzantılar yer alabilir.Tam tepeden bakıldığında bir ağız bulunan bir uzantı sarkar.Dış yüzeyi gözelerle kaplıdır.

Dış yüzdeki gözelerde yakalanan besinler, kirpikçikler tarafından kenara taşınır;orada da ağız kolları tarafından alınarak ağza gönderilir.Besinler ağızdan merkezdeki boşluğa geçer.Bu boşlukta 4 mide kesesi vardır.

Sinir sistemi, çok kutuplu gözelerden oluşmuş ve bütün vücuda yayılmış bir sinir örgüsünden meydana gelmiştir.Hayvanların yüzme hareketlerini düzenleyen sistem de kampana biçimindeki bölümün kenarında yer alan ve çift kutuplu sinir gözelerinden meydana gelen ikinci bir sistemdir.

Gerçekmedüzlerde eşeylik gözeleri ayrı ayrı bireylerde bulunur.Ancak uzun yaşamlarının bazı aşamalarında eşeysiz üreme gösterirler.Üreme hücreleri mide kesesinde oluşur.Yumurtalar denizde ya da dişinin ağız kesiminde döllenmişse, ağız kolları kuluçka kesesi görevini yüklenirler ve yumurtalar orada gelişir ,kurtçuk durumuna gelince ananın vücudundan ayrılır.Kurtçuğa kirpikli kurtçuk ya da ‘planula’ adı verilir.Canlının planuladan sonra aldığı biçime ise polip denir.Bu dönemde hayvan eşeyli üreme yeteneği çok olur ve eşeysiz üreyen canlı halini alır

Gerçekmedüzlerin en çok bilinen türü Semaeostomae takımına giren denizanası olup, Avrupa ve yurdumuzun denizlerinde yaşarlar.

DENİZANASI

Sölenterlerin knidliler filumunun gerçekmedüzler sınıfından bir canlıdır.Ancak suda yaşayabilir.Vücudu peltemsi bir maddeden yapılmış olduğundan mavimtırak bir parlaklık gösterir.Özellikle mayıs ile temmuz ayları arasında Avrupa ve memleketimizin denizlerinde görülür.

Denizanasının vücudunun yanları saçaklar halinde dokunaçlar, alt tarafında kollar ,ortasında da ağız yer alır.Su içinde yüzen besin maddelerini suyla birlikte alır.Bazen kendini suyun akıntısına bırakarak sürüklenir.Yer değiştirmek istediğinde, içine aldığı suyu dışarı iterek geriye doğru hareket eder.Yumurtalama yoluyla çoğalır.Vücudunun şemsiye bölümünde bulunan eşeysel bezlerde oluşan üreme gözeleri suya dökülerek döllenir.Üreme organları önceleri siyah renktedir.Üstten bakıldığında şemsiyenin altında kolayca görülebilir.Yaz aylarında bu organların renkleri pembeleşir.Yumurtadan çıkan larvalar gelişim geçirdikten sonra küçük bir deniz anası durumuna gelirler.İlkbaharın ilk günlerinde küçük bir pelte küresi biçiminde olan denizanası, yazın en gelişmiş durumunu bulur.Denizanasının dokunaçları üzerinde dalayıcı gözeler vardır.Bunlara dokunulduğunda hafif bir dalama duyulur.

TATLI SU POLİPİ

Çok gözeli hayvanlardan knidliler filumunun hidralar sınıfından bir cinstir.Knidlilerin tatlı sularda yaşayan birkaç üyesinden biridir.Bireyleri tek tek yaşarlar.

Tatlı su polipleri tatlı suda yaşamanın ,osmotik sorunları başarıyla çözmüşlerdir.Su ve tuz içeriğini nasıl kontrol edebildikleri anlaşılamamıştır.Hidralar sınıfına sokulan tatlı su polipi ,medüz aşaması geçirmemekle birlikte ,uzun ve silindir biçimindeki vücuduyla tipik bir poliptir.Vücudun bir ucu kapalıdır; öbür ucunda ,üzerinde ağız bir çıkıntı vardır.Ağızlarında beş ya da altı tane dokunaçlar vardır.

Dokunaçlarda yakıcı kapsüllerin yer aldığı bölmeler bulunur.Bunlar dört tanedir her biri avı yakalamak için farklı görevdedirler.

Tatlı su polipleri kendilerini yenileme özelliğine sahiptirler.Polipten kopacak herhangi bir parça ,başka bir polip oluşturabilir.Bir polipin duyargaları çıkarılarak olursa yerine yenileri oluşur.İyi beslendikleri zaman ,tatlı su poliplerinin ,eşeysiz olarak ,tomurcuklanma yoluyla üreyebildikleri saptanmıştır.Polipin uzun ekseni çevresindeki bir noktada bir tomurcuk ortaya çıkar.Tomurcuk büyüyerek gelişir ve asıl polipe bağlı olduğu kısmın öteki ucunda ağız ve duyargalar oluşur.İyice geliştikten sonra yeni polip asıl polipten ayrılır.

Tatlı su polipleri eşeyli olarak da üreyebilirler.Eşeyli üreme belirli mevsimlerde olur.Çevredeki karbondioksit miktarının eşeyli üremede önemli bir etken olduğu sanılmaktadır.Tatlı su polipleri ayrı eşeyli oldukları gibi erdişi de olabilirler .

Tatlı su polipinin dünyanın her yanındaki göl ve su birikintilerinde yaşayan bir çok türü vardır.Türlerin sınıflandırılması oldukça güçtür.Yeşil renkli hidra içderi gözelerinde ortak yaşayan su yosunları içerir.Kimi türler kahverengi kimi türler de pembe renklidir.NŞA da Hydra viridisin her bir dış deri gözesi, sayıları 15 ile 25 arasında değişebilen su yosunu gözesi içerir.Bu bir gözeli yosunlar yeşil renklidirler ve çapları 6-12 mm kadardır.Kimi tatlı su polipleri sulandırılmış gliserin eriyiği içinde bir hafta bırakılarak yosunlarından arındırılmış ve renksiz albino polipler elde edilmiştir.Yeşil polipin fotosentez yoluyla elde ettiği maddelerden daha fazla yararlandığı gözlenmiştir.

MERCANLAR

Çok gözeli hayvanlardan sölentereler altbölümünün knidliler filumuna giren bir sınıfıdır.Yumuşak mercan ,boynuzsuz mercan ,dikenli mercan ya da gerçek mercan gibi gruplara ayrılırlar.Bu sonuncu çeşit resifleri ve atolleri oluşturur.Mercanlar genellikle kalkerli bir iskeleti bulunan ve denizgüllerini andıran poliplerdir.

Tipik bir mercan polipi küçüktür ve ayak diski yoktur;bu nedenle de hayvanın alt kısmı kendi salgıladığı kalkerli ve fincan biçimindeki bir çeşit yapı üzerine oturmuştur.Kısa sütun biçimindeki üst kısım pürüsüzdür ve ağız diskinde halkalar biçiminde dizili dokunaçlar yer almıştır.Sayıları 6’nın katları olan bu dokunaçların serbest olan uç kısımlarındaki birer yumru bulunur.Bu yumrular iki tip yakıcı gözeyle donanmışlardır.Ağız yuvarlaktır.Deniz güllerinin aksine boğazda kirpikli oluklar yoktur.İçte gövde ile bağırsak boşluğu birleşmiş olup mezenteryum çiftiyle bölmelere ayrılmıştır.Mercanlar beslenirken mezenteryum iplikçikleri ağızdan dışarıya çıkabilir.

Mercanlar da diğer knidliler gibi etçildirler.Geceleri beslenirler ve aldıkları besinleri çok çabuk sindirirler.

BAHATTİN KARTAL

6355 L 1/A

Kategori: Biyoloji


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy