Örnek Deney
12 Temmuz 2007
Örnek Deney
DNAsında normal azot bulunduran bir bakteriyi izotop (ağır) azotlu ortama aktararak iki defa üretelim. Sonuçta birinci üreme sonucunda bütün zincirleri olan normal bakteri kalmamıştır. Çünkü her zincir açılarak karşılarına ortamdaki izotop moleküllerinden eş zincirler yapmışlardır. İkinci üreme sonunda ise oluşan, 4 bakteri DNAsında 2si melez, 2si de ağır olacaktır.
Eğer 3. üreme gerçekleşirse oluşan 8 bakterisinin 2si melez, 6sı ağır olacaktır. Bu şekilde melez bakterilerin oranı gittikçe azalır. Bu oranların doğruluğu bakteri kültürünün santrifüj edilmesiyle anlaşılmıştır.
Santrifüj sonucunda her DNA, ağırlığına göre deney tüpünün farklı kısmında toplanır. Deneyimizdeki üçüncü üreme sonundaki kültürü santrifüj edersek (çökeltirsek) %25 melez ve %75 ağır bakteriler tüpte toplanacaktır.
Eğer DNA herhangi bir ucundan değil de ortasından açılmaya başlamışsa, bu durum eşleneceğini değil, o kısımdan protein sentezi için, şifre vereceğini gösterir. Çünkü DNA bir proteinin sentezi için ancak belli bir kısımdan şifre verir. Diğer kısımların açılmasına gerek yoktur.
b. DNA nın Yöneticilik Görevi :
Canlı hücrelerde hayatın devamı binlerce farklı reaksiyonun gerçekleşmesiyle sağlanmaktadır. Farklı farklı olan bu reaksiyonların hepsi canlının vücut sıcaklığında gerçekleşebilmektedir. Hem de canlının yaşaması için bu reaksiyonların çok hızlı olması gerekmektedir ve de olmaktadır.
Bu kadar farklı reaksiyonun belli sıcaklıkta çok hızlı olarak gerçekleşmesini sağlayan biyolojik katalizörler olan enzimlerdir.
Enzimler ise protein yapıda olup DNA şifrelerine göre sentezlenirler. İşte DNA, her türlü enzim ve protein sentezi için şifre vermekle, hücredeki olayları da dolaylı kontrol etmiş olur. Hücrede çekirdeğin yani DNA ların yönetici yapı olduğu çeşitli deneylerle ispatlanmıştır.
DNA İle İlgili Deneyler
DNA nın kendini doğru eşlediği, yarı korunumlu eşlediği ve DNA olmadığı zaman hücrenin hayatını uzun süre süremediği yukarıda anlatılmıştı. Şimdi ise DNA ile ilgili bir başka deneyden bahsedeceğiz. DNA molekülü yönetici bir moleküldür ve aktarıldığı diğer hücrelerde kalıtsal değişiklik meydana getirebilir. Bunu çok iyi açıklayan bir deney, O.T. Avary (1944) ve arkadaşları tarafından yapılmıştır. Diplococus pneumonia denilen bakterinin başlıca iki tipi vardır. Bunlardan birinci tipin etrafında polisakkarit yapılı bir kapsül varken ikinci tipte kapsül yoktur.
Kapsülü olan bakteri zatüre hastalığına sebep olmaktadır. Kapsülsüz olanlar ise akyuvar tarafından etkisiz hale getirilebildikleri için hastalık yapmazlar.
Kapsüllü bakterilerden elde edilen özüt, kapsülsüz bakterilerin bulunduğu ortama bırakılırsa, bir süre sonra kapsüllü bakteriler oluşur. Bu yeni özellikler, bakteriler tarafından yeni bakterilere de aktarılır.
Bu deneylerde kapsülsüz hücrelerin kalıtımının değişmesine neden olan özütteki DNA dır. Yani DNA sürekli bir kalıtsal değişikliğe neden olabilir.
Kategori: Biyoloji