Şekil 1. Tüm Sindirim Sisteminin Görünümü.
12 Temmuz 2007
Şekil 1. Tüm sindirim sisteminin görünümü.
SİNDİRİM SİSTEMİ
A) Sindirim Sistemi Hakkındaki Genel Bilgiler
Büyük yapılı organik besinlerin, su ve sindirici enzimler etkisi ile kendilerini oluşturan en küçük yapı taşlarına ayrılması olayına sindirim denir. Sindirim sistemi ağızda başlar ve düzbağırsak (rektum) ile son bulur (Şekil 1). Toplam uzunluğu 11 metre civarındadır. Sistem, genelde besinleri kimyasal işlemlerden geçirerek organizmanın kullanımına hazırlayan bir borular sistemi, bir fabrika olarak tanımlanır. Sindirim sistemi, içsel ve dışsal dünyamız arasında köprü görevi yapan ve bedenimizi kaplayan deriden yüzlerce kere daha geniş bir yüzeye sahip olan çok önemli bir organlar bütünlüğüdür. Sindirimsisteminde anlayış gücümüzü aşan karmaşıklıkta gelişmeler olagelir. Örneğin, sindirim sisteminde yaşayan hücrelerin sayısı, beden hücrelerinin tümünün sayısına eşittir. Ama mikroplarla iç içe yaşayan bu hücrelerin her birinin sağlığımızı nasıl koruduğu ve sağlık sorunlarımızın bu hücreleri nasıl etkilediği hakkında kesin bilgilere henüz sahip değiliz.
Sindirim sistemi, önemli miktarda hormonların salgılanmasını da sağlayan ve kontrol işlevleri gören karmaşık bir sinir ağı ile örülmüştür; karnımızın beynidir adeta. Bağırsak düzeyindeki bu duyarlılık, normalde sindirim sistemini gereğince kontrol edebilir. Sistemin çeşitli organları arasındaki uyumluluk derecesi ve sinerji (birleşerek aynı yönde etki gösterme) yeteneği çok şaşırtıcıdır.
Sindirim sisteminde bir aksama olduğunda, ne yersek yiyelim, besinler gerektiğince işlenmez ve bir yetersizlik ortamı oluşur. Böyle bir durumda öncelikle göz önünde bulundurulması gereken iki çeşit aksama olabilir: Bunlar, sindirim sıvılarının bileşimindeki veya miktarındaki sapmalar veya sistemdeki bir kontrol hatası nedeniyle, bağırsak mukozasının besinleri gereğince emememesi durumudur. Bu problemlerin her biri, pek çok hastalığa neden oluşturabilecek niteliktedir. Bu açıklamalarda söz konusu edilen yalnızca, sistemin gereğince çalışamamasına yol açan, işlevsel aksaklıklardır. Yani burada, sindirim sistemini oluşturan organların ve doku yapılarının bir hastalığı, yaralanma hali veya anormal durumu söz konusu değildir!
Sindirim sisteminin bir başka önemli görevi de dışkılamadır. Yediğimiz her şey tümüyle sindirilemez ve sindirilemeyen bu maddelerin dışkılanması gerekir. Ayrıca metabolizma üretiminin bir bölümünün de sindirim sistemi yoluyla dışkılanması gerekmektedir. Bağırsakların işlevsel durumu ve bağırsakların içinde bulunanların niteliği, bedenin tümünü önemli ölçüde etkiler. Sindirim sisteminin işleyişi ve sağlığı, fizyolojik etkilerin yanı sıra, kişinin iç dünyası (maneviyat) tarafından da önemli ölçüde etkilenir; yani, duygusal bunalım geçiren veya yaşama sevincini yitiren kişilerin sindirim sisteminde de önemli aksamalar görülür. Büyük heyecanlar ve duygusal bunalımlar, mide ve bağırsak dokusunun işleyişini ve özgün bileşimini derinden etkiler. Öfke, korku ve stresin her çeşidine karşı sindirim sistemi hemen bir tepki oluşturur. Sindirim problemlerinin bir bütünlük içinde çözülebilmesi için, bu tür psikolojik (ruhsal) etkenlerin tanınması ve gereğince değerlendirilmesi gerekir.
B)Sindirim Sistemi Organları
a) Ağız
b) Yutak
c) Yemek borusu
d) Mide
e) İnce bağırsak
Pankreas
Karaciğer
f) Kalın bağırsak
g) Anüs
a)Ağız
Dil, diş ve tükrük bezlerinden oluşur.
Ağıza alınan besinler tükrük bezinden salınan tükrükle yumuşatılır ve dişlerle çiğnenerek küçük parçalara ayrılır. Böylece besimlerin temas yüzeyi arttırılır.buolay besinlerin enzimler tarafından parçalanmasını kolaylaştırır.
Tükrük bezlerinden karbonhidratların sindirimi için amilaz(pityalin) enzimi salgılanır.
Dil ile çiğnenen besin yutağa itilir.
Diş
Diş üç bölümde incelenir:
Mine tabakası: Dişin taş kısmı olup beyaz renkli yerdir. % 98 oranında kalsiyum ve fosfor minarellerinden oluşur ve dişin en sert kısmıdır.
Fildişi tabakası: Dişin kemik kısmı olup dişi çene kemiğine bağlar.
Diş özü tabakası: Kan damarlarının ve sinirlerin bulunduğu yerdir. Dişin büyümesini ve beslenmesini sağlar sağlar.
b)Yutak
Soluk borusu ile yemek borusunu birbirinden ayırır.
Çiğnenen besinleri yemek borusuna iletir.
c) Yemek borusu
Lokmaların mideye iletilmesini sağlar.
Yemek borusunun özel hareketleriyle yutulanlar hep mideye gönderilir. İnsan baş aşağı dururken bile lokmaları yutabilir.
Şekil 2. Yemek borusunun kesitsel görünümü.
d) Mide
Sindirim borusunun en geniş bölümüdür (Şekil 3).
Şekil 3. Midenin çeşitli tabakalarının görünümü.
Mide çeşitli yönlerde kasılıp gevşeme hareketleri yaparak besinlerin mide duvarlarından salgılanan sindirim sıvısı ile karışmasını sağlar.
Midenin salgıladığı sindirim suyunda proteinleri parçalayan enzimler ve bu enzimlerin etkinliğini arttıran tuz asiti bulunur.
Midenin duvarı üç tabakalı olup (Şekil 4) içyüzünü kaplayan mukus tabakası hücrelerin asitten zarar görmesini engellermidenin asitli ortamında mikroplardan çoğu ölür.
Midede protein sindirimi başlar:
pepsin
protein pepton, polipeptip
Mide özellikle bebeklerde süt sindirimini kolaylaştıran enzim de salgılar. Bu enzime renin denir.
Şekil 4. Mide duvarının kesitsel görünümü.
e) İnce bağırsak
6-8 metre uzunluktaki bu bağırsağın mideye yakın olan yirmibeş santimetrelik kısmına onikiparmak bağırsağı denir.
Şekil 5. Oniki parmak bağırsağının kesitsel görünümü
Onikiparmak barsağına karaciğer ve pankreastan sindirim sıvıları gelir. Karaciğerde hazırlanan safra, yağların küçük parçalara ayrılmasında görevlidir. Pankreastan onikiparmakbağırsağına gelen sıvıda değişik maddelerin sindiriminde görevli enzimler bulunur. Bu sayede onikiparmak bağırsağında karbonhidratların, yağların ve proteinlerin sindirimi gerçekleşir.
İncebağırsağın onikiparmak bağısağından sonraki kısımlarında kendi salgıladığı enzimlerle karbonhidrat sindirimi tamamlanır.İncebağırsakta maltazla maltoz, sakkarazla sakkaroz, laktazla laktoz sindirilir, sindirim ürünü olarak glikozlar ortaya çıkar.
İncebağısağın iç yüzünde tümür denilen çıkıntılar vardır. İncebağırsak tümürleri sindirilen besin maddelerinin emilip kana geçirildiği yerlerdir.
amilaz
nişasta maltoz
tripsin
protein aminoasit
lipaz
yağ yağ asidi + gliserin
f) Kalın bağırsak
Şekil 7. Kalın bağırsağın kesitsel görünümü.
İnce bağırsaklarda emilemeyen besinleri parçalar, kalın bağırsakta biriktirir ve anüsten dışkı olarak dışarı atar
Bu atılacak artıkların içindeki suyun fazlasıkalın bağırsaklarda emilip kana verilir.
Kalın bağırsak burada yaşayan bakterilerin ürettiği bazı vitaminlerin de emildiği yerdir.
g) Karaciğer
Karaciğerin salgıladığı safra, safra kesesinde depolanır.
Şekil 7. Karaciğerin alt yüzden görünümü.
Karaciğerin şeker depolama, kan şekerini ayarlama, pıhtılaşmada görevli bazı maddeleri oluşturma, kandaki zehirli maddeleri daha az tehlikeli hale getirme gibi görevleri de vardır.
h) Pankreas
Pankreasda hormon da hazırlanılır. Pankreas, bu kimyasal düzenleyicileri kana verir.
Pankreas hormonları, kan şeker düzeyinin ayarlanmasında görevlidir. Pankreasın ilgili hormonunun yetersizliği, şeker hastalığına neden olur.
Kaynakça
İnsan Vücudu TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 10. Basım 2001
Liselere Hazırlık Fen Bilgisi-Güvender Yayınları 2000
Liselere Hazırlık Tek Kitap-Güvender Yayınları 2001
Liselere Hazırlık Tüm Dersler-Başarı Yayınları 1996
www.cocukca.com/sorunsoyleyelim
A. C. Guyton. Fizyoloji Cilt 3, Sindirim-Güven Kitabevi 1976
Kategori: Biyoloji