Kuruluş Gerekçesi

12 Temmuz 2007



Kuruluş Gerekçesi

1950 li yıllarda DNA molekülünün ikili sarmal yapısının aydınlatılmasıyla biyolojik bilimlerde yeni bir bakış açısı doğmuş,

moleküler biyolojinin temelleri atılmıştır. 1960 larda genlerin haritalarını çıkarmak ve kromozomların kimliklerini

belirlemek için yöntemler geliştirilmeye başlanmış, 1970 lerde ise birbiriyle ilişkisiz canlıların herbirinden izole edilen

genetik materyeller yeniden birleştirilerek bu canlıların genetik özelliklerinin değiştirildiği ve insanlık için ekonomik

fayda sağlar hale getirildiği genetik mühendisliği ya da rekombinant DNA teknolojisi geliştirilmiştir.

Bugün bütün dünyada genlerin tam yerlerini saptamak, kimliğini belirlemek ve biyolojik çeşitliliği oluşturan canlı

sistemlerdeki işlevleri üzerinde araştırmalarda bulunmak için yüzlerce, binlerce milyon dolar harcanmaktadır. Bu

araştırmaların sonucunda oluşturulan yeni biyoteknolojilerin insanlığa sağladığı ekonomik faydanın 100 milyar doları

aştığı çeşitli yayın organlarında belirtilmektedir. ABD, Japonya ve Avrupa Birliği ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerde modern

biyolojinin ağırlık noktası moleküler biyoloji alanında öğretim ve temel araştırma olmuş, bundan sonra biyoteknoloji

ve biyolojinin diğer uygulamaları düzenli ve verimli olarak çalışmaya başlamıştır. Dolayısıyla moleküler biyoloji eğitimi

ve öğretimi biyolojinin farklı dallarında uzmanlaşmak için de gerekli ve zorunlu bir hale gelmiştir. Bu durum dikkate

alınarak dünyada birçok ülkede moleküler biyoloji eğitim, öğretim ve araştırma stratejileri geliştirilip uygulamaya

konulmuştur.

Türkiye’nin yukarıda sözü edilen temel alt yapı ve moleküler biyoloji bilgileri ile donatılmış şekilde yetişmiş moleküler

biyologlar hususunda çok büyük bir açığı olduğu gerçektir. Bu nedenle özellikle biyoteknolojik araştırma programları

oluşturulurken gereksinim duyulan yetişmiş insan gücünün sağlanmasıda güçlüklerle karşılaşılmaktadır. Türkiye bu

alanda çağın gerisinde kalmamak için biyolojiye devrimci bir anlayışla bakan, eğitim-öğretim-temel araştırma ve

teknoloji kavramlarını entegre bir şekilde hayata geçirecek moleküler biyoloji bölümlerini üniversitelerinde oluşturmak

zorundadır. İ.T.Ü Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulan, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü bu zorunluluk göz

önüne alınarak kurulmuştur.

İ.T.Ü Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde yer alması önerilen Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Programı

oluşturulurken ülkemizin aşağıda özetlenen gereksinimleri göz önüne alınmıştır:

a) İnsan sağlığının korunması ve temiz çevre oluşturulması için risk faktörlerinin belirlenmesine yönelik gereksinimler

b) Tarım ve ormancılık, gıda, endüstriyel biyoteknoloji sektörlerinin gereksinimleri

c) Çevre kirliliğinin önlenmesi ve ekosistemlerin korunması için olan gereksinimler

d) Genetik hastalıkların tanısı ve tedavisinde duyulan gereksinimler

Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü, 1998 yılında İ.T.Ü Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde programı büyük ölçüde

moleküler biyoloji ve genetik ağırlıklı olan Biyoloji Bölümü olarak kurulmuş ve bu bölüme 1999 yılında 22 öğrenci

kaydolmuştur. Biyoloji Bölümü; ÖSYM’de tercih yapma aşamasında olan öğrencilerden gelen yoğun talep göz önüne

alınarak ve Üniversitemiz Senatosunun teşvik ve desteği ile programını revize ederek 2000 yılı Ocak ayında Yüksek

Öğretim Kurumu’nun da onaylamasıyla Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne dönüşmüştür.

Kategori: Biyoloji


Rasgele...