Besinlerdeki Mineraller (inorganik Maddeler),besinin Organik Bileşikleri Ka
12 Temmuz 2007
Besinlerdeki mineraller (inorganik maddeler),besinin organik bileşikleri kadar önemlidir.Kemiklerin ve dişlerin yapımı,metabolizmanın sürdürülmesi ve sağlıklı yaşam için minerallee gereksinim vardır.Mineral ile kayaç birbirine karıştırılmamalıdır.Belirli bir minerali kayaçtan ayıran temel özellik ,o mineralin her zaman kimyasal birleşime sahip olmasıdır.Aynı tür mineralden alınan örneklerde her zaman aynı elementler,aynı miktarlarda bulunur;ama aynı tür kayaçtan alınan örneklerbirbirinden çok farklı bileşimlerde olabilir.Kayaçlar genellikle çeşitli mineral karışımlarından oluşur.
Mşnerallerin önemlice bir bölümü korkayaçlarda oluşmuştur;bazen volkanik kayaç da denen korkayaçlar,magmanın,yani erimiş haldeki mineral maddeleri karışımının soğuyup katılaşması sonucunda ortaya çıkan kayaç türüdür.Erimiş kütle soğurken mineral kristalleri oluşur.Granit kayaçlarında bulunan mika,feldispat,hornblend ve kuvars mineralleri bu biçimde oluşmuştur.Bazı başka mineraller ise,başkalaşım kayaçlarındaki ısının ve basıncın etkisiyle oluşmuştur.şeyllerde görülen grena bu tür bir başkalaşım mineralidir.
Kayaçların aşınması sonucunda,bu kayaçlardaki mineraller kayaç bloğundan ayrılarak akarsularca başka yerlere taşınır ve burada dibe çökerek,kumtaşı,kiltaşı ve konglomera çökellerini oluştururlar.Örneğin kumtaşı,kuvars taneciklerinin bu yolla birikip birbirine yapışmasıyla ortaya çıkar.
Bazı mineraller ise çözeltiden çökelme yoluyla damarlar halinde oluşur.Korkayaçlar soğurken sular,kayaçlardaki çeşitli mineralleri eriterek uzaklara taşır;daha sonra bu kızgın sular yerkabuğundaki çatlaklar arasından süzülürken,içindeki mineraller çatlaklara çökelir ve böylece mineral damarları ortaya çıkar.Mineraller damarlarının büyük böiümü,önemi miktarlarda değerli metaler içerir.Sarkıt ve dikitler,çoğulukla kalsitin çökelmesiyle oluşur.Tuzlu suyun buharlaşması sırasında ise,bazı mineraller belirli birr düzen içinde çökelir.Önce kalsiyum ve magnezyum karbonatların çökelmesiyle ortaya çıkan alçıtaşı anhidrit izler;daha sonra sodyum klorür çökelerek kaatuzunu oluşturur;son olarak da potasuyum tuzlaru çökelir.Bazen minerallerde az miktarlarda da olsa bazı yabancı maddeler de bulunabilir.Katışkı dene bu maddeler,minerallerin kimyasal bileşimini pek etkilemese bile,onun görümünde belirgin değişiklere yol açabilir.Örneğin,zümrüte parlak yeşil rengini veren,bu maddeyi oluşturan beril mineralline çok az miktarda karışmış olan krom oksittir.mermerlere değişik renkler kazandıran maddeler de ,bu tür katışkılardır.Demir tuzları yakut ve topağzı mangez ise ametisti renklendirir.
Mineralleri,kimyasal bileşimlerinin dışında birbirinden ayıran bazı özellikleri vardır.Bunlar,kristal biçimleri,kristallerinin iç yapısı,renk ve parlaklıkları,özgül ağırlıkları ,setlikleri,çözünürlükleri ve ısıtıldıklarında ne tür bir davranış sergiledikleridir.Mineraloji uzmanları,inceledikleri örneğin bütün bu özelliklerini saptadıktaktan sonra ,onun hangi mineral olduğuna kesin olarak karar verebilirler.Bütün bu incelemeler kesin bir sonuç vermezse,örnek X ışınları altında bir kimyasal çözümlemeden geçirilir.
Mineraller iki gruba ayrılabilir;
Fazla miktarda alınması gereken mineraller(kalsiyum,fosfat,sodium,potasuyum)
Az miktarda alınması gereken mineraller(magnezyum,demir,bakır,çinko ve diğer eser elementler)
1.Fazla Miktarda Alınması Gereken Mineraller
Kalsiyum ve Fosfat:İnsan vücundunda en fazla (%1,5-2) bulunan minerallerdir.Vücutta gennellikle kalsiyumla fosfor birleşik olarak bulunur.Kalsiyumun %99,fosforun %90 kadarı kemik ve dişlerin yapısında bulunur.Diş ve kemiklerin protein yapısındaki yumuşak kısımların kalsiyum ve fosfatla kaplanarak sertleşmesi sağlanmıştır.Kalsiyumun %1 ve %10 kadarı vücut sıvıları ve hücrede bulunur.Kalsiyum ve fosfat,hücre içi ve dışı sıvılarını dengede tutulması için gereklidir.Ayrıca kalsiyum ve Fosfat,kasların ve sinirlerin çalışması için gereklidir.Kalsiyum,kanın pıhtılaşmasında rol oynar.
Günlük ihtiyaç için normal yetişkinler 500-600 mg,çocuk ve yaşlılar için 800 mg civarında kalsiyum almalıdırlar.Kalsiyumun en iyi kaynağı süt ve süt mamülleridir.Ayrıca yeşil sebzeler ve tahıllarda da kalsiyum bulunur.
Vücuttaki bütün hücrelerin organik fosfatta gereksinimleri vardır.Organik fosfat;nükleik asitlerin,fosfolipidlerin,ATP,kreatin fosfat gibi moleküllerin yapısına girer.İnorganik fosfat ise,kemik ve dişlerin yapısına girerek bu yapılara sağlamlık kazandırır.
Sodyum ve Potasuyum:Bu mineraller hücre içi ve dışı sıvıların asit-baz dengesinin sağlanması,sinir ve kasların çalışması için gereklidir.Sodyum daha çok hücre dışı sıvılarda,potasuyum ise,hücre içinde ve kan plazmasında bulunur.
Sodyum,sodyum klorür(sofra tuzu)şeklinde günlük gereksinimden fazla alınırsa idrarla dışarı atılır.Eksiklikleri pek fazla görülmez.
2.Az Miktarda Alınması Gerkli Mineraller
Demir (Fe):Demir içeren enzimler,hemoglobin ve bazı pigmentlerin yapımı için gereklidir.Vücudumuzdaki demir miktarı 4-6 gr kadardır.Bunun %75I hemoglibin ve miyoglobinin yapısında bulunur.Vücutta her gün parçalana eritrositlerdeki demir,tekrar tekrar kullanıldığından günlük demir eksikliği azdır.Demir eksikliği ile ortaya çıkan kansızlık demirin bağırsaklardan yeterli şekilde emilmemesinden ileri gelmektedir.En çok demir içeren besinler;et,karaciğer,böbrek,yumurta,pekmez,kuru meyveler ve yeşil yapraklı sebzlerdir.
İyot:Tiroid hormonlarının yapımı için çok az miktarda gereklidir.İyot,deniz ürünlerinde ve iyotlu topraklarda yetişen bitkilerin yapısında bulunur.İyot eksikliği guatr hastalığına sebep olur.Bu sebeple kontrollü olarak iyotlu sofra tuzu alınmalıdır.
Magnezyum:Vücuttaki birçok enzimin çalışması magnezyum iyonlarına bağlıdır.kanda kalsiyum-magnezyum dengesi,kan ve sinir fonksiyonları için çok önemlidir.Vücuttaki magnezyum yaklaşık yarısı kemiklerde bulunur.
Bakır-Çinko-Molibden:Çeşitli enzimlerin yapısında bulunduğundan gereklidir.
Mangan:Birçok emilim aktivasyonu için kullanılır.
Flor:Diş çürümelerinin önlenmesinde rol oynar.
Krom:Glikoz metabolizması için gereklidir.
Arsenik ve Selenyum:Eser miktarda kullanılmaları büyümeleri hızlandırır.
3.Minerallerin Toksik Etkileri
Civa,kurşun,arsenik gibi mineraller fazlıca alındığında zehirlenme görülür.Ayrıca bütün minerallerin ihtiyaçtan fazla alınması insana zaralıdır.
Civa:Fabrika atıklarıyla,tarım ilaçlarıyla havaya,suya,besinlere ve deniz ürünlerine karışır.Bu yollarla alınan civa enzimlerin etkinliğini bozar.
Boya va akü imalatında,matbaa iş kollarında kurşun işlenir.Kurşun da aynı yollarla insan vücuduna girdiğinde sinir sisteminde ve kan hücrelerinde bozukluk yapar.Kurşun akletesiz konserve kutularındanda besinlere geçebilir.
4.Laboratuvar İncelemesi
Optik İncelemeler:Laboratuvar incelemelerinde,giderek daha karmaşık teknikleden yararlanılmaktadır.Polarıcı mikroskopta inceleme yapılabilir,çünkü,minerallerin çoğu,kalınlık yeterince azaltıldığında yarı saydam hale gelirler.İnceltilmiş tabakalrın gözlemi,minerallerin,çeşitli ışıklar altındaki optik özellikleri sayesinde tanınmalrını sağlar.Metaller çok ince kessilselerde saydamsız kalrılar;bunları incelemek için,özel bir mikrıskop gerekir;ışık,perdahlanmış metal tabakaların yüzeyine tansır.Bu inceleme,yansıma renklarinin,yüzey yivlerinin,olası billur bitişmelerinin gözlenmesine olanak tanır.Büyütme gücü çok yüksek olan elektron mikroskobu billur ağındaki bozuklukları açığa çıkarır.X ışınları,ışık gibi ,billurlarla kırıllırlar.Bu kırılma,minerallerin iç yapısının ortaya çıkmasını sağlar.Bileşimlerine göre mineraller,az çok magnetizmaya dayalıdırlar.Mineral türlerini ayırmak için,örnekler bir elektromıknatısın etki alanında bırakırlırlar.
Kimyasal İncelemeler:Minerallerin kimyasal bileşimi laboratuvarlarda belirlenebilir ve nicelik açısından çözümlemenin yanı sıra ısılayrımsal çözümleme,soğurma ve yayma,tayf ışık ölçümleri vb. İşlemler de yapılır.Kütle tayf çekimi,çok düşük oranlarda bulunan öğelerin tanımını sağlar.Elektron ya da iyon mikrosondası,oluşturucu kimyasal öğelerin dağılımını gösterir.Minerallerin kimyasal bileşimleri,tek bir atom türünden oluşmuş ham elementlerden kurulu karmaşık silikatlara kadar çok büyük çeşitlilik gösterir.
Aynı türe ait mineraller,genellikle aynı billur düzeninde billurlaşırlar.İyonların birbirleriyle yer değiştirebildiği,ortak bir yapıya sahiptirler.Bazen bu yer değiştirmeler bütünsel ve sürekli olabilir.Böyle durumlarda ,iki uç arasında her tür ara biçimin bulunabildiği kaı çözeltiler elde edilir;plajiyoksazlar sodyumlu bir kutuptan kalsiyumlu kutub ,olivinse demirli bir kutuptan,manganezli bir kutba değişir.Buna karşılık, aynı kimyasal bileşim birden çok billur biçimi verebilir;elmas da grafit de karbından oluşmuş bileşiklerdir;kalsit ve aragonit,kalsiyum karbonattan kuruludurlar.Bozunmaların ardından ,kimi mineraller başka bir türle yer değiştirerek,biçimlerini korurlar,bu bir psödomorfoz olayıdır.
Bireşimler:Bireşimlerin amacı mineralleri laboratuvarda çoğaltmaktır.Bu deneylerin sonucunda,elde edilen maddeler yapay olduğundan doğadaki aynı özellikleri taşısalar bile gerçek anlamda mineral sayılmazlar.
Bu çalışmalar,minerallerin oluşumu ve kararlılık sınırları için gerekli termodinamik koşullarının belirlenmesini sağlarlar.Aynı bir kimyasal bileşimden,koşullara göre ,farklı mineral birleşimleri elde edilir.Doğada bulunan bu paragenezler kayaların nasıl oluştuğunun bilinmesine olanak tanırlar.
Birleşimlerin Araştırılması:Bir mineral türünün yüzeyleri iyice gelişmiş büyük bilur bileşimleri,özel adlar taşırlar.Bunlar çok göz alıcıcıdırlar ve süsleyici özelliklerinden dolayı çok aranan türlerdir.İçleri billurlarla kaplı çakmaktaşı oyukları,kayaçlarda bulunan kovukların ya da çatlakların iç duvarların kaplayan eksiksiz billurlardan oluşmuşlardı.Alp kayacı billuru klasik bir jeot örneğidir.Billur içeren mineraldeki boşluklar,ortak kalıba sahip,ama,yalnızca uçlarından biri iyi gelişmiş olan billurlardan kaynaklanırlar.
Kategori: Biyoloji