B)çevresel Sinir Sistemi

12 Temmuz 2007



b)ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ

Beyin ve omurilikten çıkan ve onları vücuttaki tüm alıcı ve uyarılan dokulara bağlayan sinirlere çevresel sinir sistemi denir.Kafatası ve omur sinirleri hücre gövdesi,dentrit ve aksondan oluşur. Hücre gövdesi omurilik ve beynin kenarında kümelenerek ganglionlar oluşturulur.

1.BEYİN SİNİRLERİ:İnsan beyninin değişik bölgelerinden 12 çift sinir çıkar.Bunlar baş bölgesinin kaslarını,bezlerini,duyu organlarını sinirsel olarak kontrol eder.Bütün omurgalılarda beyinden12 çift sinirin çıktığını söyleyebiliriz.Ancak balık ve kurbağalarda 10 çifttir.

Beyinden çıkan sinirlerin en önemlisi Nervus vagustur.Bu sinir çifti otonom sistemin bir parçasını oluşturur.Göğüs ve karın bölgesinin yukarısındaki organlara sinirsel bağlantılar yapar. Kalp çizgili kasların çalışmasını yavaşlatırken düz kasların çalışmasını hızlandırır.

2.OMURİLİK SİNİRLERİ:Omurilikten arka ve ön kök olarak adlandırılan bölgelerden 31çift sinir çıkar.Omurilikten ön kökten çıkan sinirlerin tahrib,hangi bölgeyi besliyorsa o bölgenin felç olmasına sebep olur.Arka köklerden çıkan duyu nöronlarının tahribi felçe yol açmaz ama duyu organlarının görevi engellenir.İnsanda en uzun ve en büyük sinir lifi omurilikten ayrılan ve bacaklara giden siyatik sinirlerdir.

Omurilik sinirleri daha öncede belirttiğimiz gibi refleks yayları meydana getirir.Organizmada hızlı tepkilerin oluşması için omurilik refleks merkezlerini oluşturur.Bunlara kalıtsal refleks denir.Şartlı refleksler birden fazla duyu organının meydana getirdiği bir tepki davranışıdır. Örneğin limona karşı hem kulak hem göz hemde tat alma duyularıyla tepki oluşturulur ve sindirim sistemi uyarılır.

3.OTONOM SİNİR SİSTEMİ:Çevresel sinir sistemi içerisinde incelenen bu sistem organizmadaki istemsiz hareketlerin kontrolünü sağlar.Otonom sinir sisteminde sadece motor sinir vardır.Bu motor sinirler organların hızlı çalışmasını veya yavaşlamasını sağlayan liflerdir.Beyin şuurumuz dahilinde otonom sinir sistemine hükmedemez.Ancak otonom sinir merkezlerini kontrol eder.Mesela;kalbin çalışmasını,mide ve bağırsak kaslarının kasılıp gevşemesini beynimize hükmederek şuurlu olarak sağlayamayız.İşte otomatik olarak yönlendirilen organlara bu sistem sempatik ve parasempatik olarak adlandırılan motor nöronlarını bağlayarak kontrolünü gerçekleştirir.

Sempatik Sistem:Sempatik sistemin hücre gövdesi omuriliğin içerisinde bulunur.Buradan çıkan sinir lifleri omurilik çevresinde sempatik gangliona girer ve buradan sinaps oluşturarak yeniden bir akson aracılığıyla gideceği organa ayrılır.Otonom sistemin sempatik lifleri ter bezlerine, tüyleri dikleştiren kaslara,tükrük bezlerine ve gözün irisine giderler.

Parasempatik Sistem:Parasempatik liflerin ganglionları sinir verdiği organın yanında bulunur. Sempatik lifler gibi otonom olarak çalışanorganlara lif verir.Nervus Vagus`ta parasempatik bir lifin parçasıdır.

ÖRNEK:

1.Sıcak cisme dokunan insanın elini çekmesi

2.Beyni çıkarılan kuşun kanat çırpması

3.Soğukta kan damarlarının büzülmesi

4.Göz kapağının kapanması

5.Diz kapağı refleksi

Yukarıda meydana gelen refleks olaylarından hangileri merkezi sinir sistemi tarafından yapılan reflekslerden değildir.

A)1 B)2 C)3 D)4 E)5

ÇÖZÜM:Damarların büzülme hareketi otonom sinir sistemi tarafından yapılan bir refleks hareketidir.Ancak1,2,5 omurilik tarafından gerçekleştirilirken 4 beyin tarafından gerçekleştirilir.

HORMONAL HASTALIKLAR

Endokrin bezler (iç salgı bezleri) insan vücudunu kontrol eden bir sistemdir.Hareket etmemizi, nefes almamızı, yememizi veya çevreyi algılamamızı sağlayan organlardan değildir.Bu sistem, vücudun işlemesini etkiler.Sinir sistemiyle beraber vücudun çalışmasını düzenleyerek olağan veya olağan dışı olaylara tepkimizi ayarlar.Sistemin anahtarı hormonlardır.Değişik bezler çeşitli hormonlar salgılar.Bu hormonların çoğu kanımızla değişik organlarımıza ulaşır;bunlara veya dokularımıza emirler taşır.Örneğin;pankreas insülin salgılayarak vücudun şeker miktarını dengede tutmasını sağlar.Stres,korku,heyecan durumlarında adrenalin bezleri adrenalin salgılayarak (epinefrin) enerjinin birdenbire çok artmasını sağlar.Benzer şekilde,hipofiz bezleri,troit, yumurtalıklar vücudun değişik bölümlerini etkiler.

Hormon bir kimyasal haber taşıyıcısıdır.Kan dolaşımıyla vücutta dolaşmalarına rağmen her biri sadece hedef organa veya dokuya gider.Normalde bezler düzenli şekilde çalışır.Ara sırada bu sistemin yanlış çalışmasıyla sorunlar ortaya çıkar.

PANKREAS HASTALIKLARI

Midenin gerisinde yer alan pankreas ince,elinizin uzunluğunda bir organdır.Sindirim sisteminde besinlerin sindirilmesi için gerekli enzimleri salgılayarak anahtar bir rol oynar.Pankreasın diğer görevi de “yakıt kontrolü” diyebileceğimiz ve insanların şeker hastası olmalarına yol açan bir işlevdir.Pankreasın ürettiği hormonlar vücudumuzdaki besinlerin parçalanıp özümlenmesini sağlar. Glikozun vücut tarafından kullanılmasını düzenler.Normal çalışan pankreas,glikoz düzeyinin her koşul altında belirli sınırlar içinde kalmasını sağlar.

Pankreas üç hormon salgılar.Birincisi insülindir.Bu kanda glikoz düzeyi yükselince salgılanır.Genelde hemen yemek sonrası durum böyledir.Kas ve yağ hücreleri glikozu özümlemek için insülin tarafından uyarılırlar.Fazla glikoz gereğinde kan dolaşım sistemine üzere karaciğerde glikojen adıyla depolanır.Üçüncü hormon,somatostarin,insülin ve glikojenin üretim ve salgılanmasında düzenleyici rol oynar.

Bazen bu düzenli sistem bozulur ve kanda glikoz miktarı artar.Hücrelerde yeterli özümlemeyi yapamaz.Sonuçta hiperglisemi ortaya çıkar.Kanda glikoz düzeyini ölçerek bu durum anlaşılabilir.Çok yüksek olduğu zamanda idrardada çıkabilir.Aynı şekilde başka bir genel kuralda vücuttaki her sistemin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak hormonların etkisinde olduğudur. Üreme ve büyüme modelleri hormonların etkisindedir.Vücuttaki sıvı madde-tuz dengeside böyledir. Vücudumuzdaki hücreler,glikozu insülin olmadığı için özümseyemezse DİABET (Şeker Hastalığı) dediğimiz durum ortaya çıkar.

DIABETES MELLITUS (ŞEKER HASTALIĞI)

BELİRTİLERİ

1.Sürekli susama 2.İdrarda artış-hem miktar hemde sıklık olarak 3.İştahın artmasına rağmen kilo kaybı 4.Yorgunluk,bulantı,kusma 5.Vajina iltahabı,deride iltahaplanmalar,görme zorluğu ve sık sık mesane iltihabı

HİPEROSMALAR KOMA

NIDDM yaşlılarda başka bir hastalıkta (felç gibi) varsa ve yeterli su içmezlerse kan şekeri çok yükselebilir.Fakat keton miktarı azdır.Sonuçta bilinçlerini yitirebilirler ve hastaneye yatırılmaları gerekir.Yaşlılar evinde bulunan hastalar fazla su istemeyi unutabilirler ve sonuçta komaya girebilirler.

ADRENALİN BEZİ(BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ) HASTALIKLARI

Her biri böbreğin üst kısmında yerleşmiş bulunan ve yine her biri baş parmağımızın uç kısmı büyüklüğünde olan iki adrenal bez vardır.Bir adrenal bez iki kısımdan oluşur.Medulla denilen iç kısın ve korteks denilen dış tabakadır.

Medulla iki çeşit hormon üretir:adrenalin(epinefrin) ve noradrenalin(norepinefrin).Bu hormonların üretilmesi beyin tarafından kontrol edilir.Bunlar kan akışına salgılandığı zaman,kalp atış hızını ve kan basıncını(tansiyonu) artırır ve diğer vücut fonksiyonlarını etkiler.Genellikle fiziksel ve duygusal stresler bu hormonların salgılanma işlemini başlatır.

Korteks,kartikosteroidler denilen bir hormon grubu üretir ve bunların üç çeşiti vardır.Bunlardan biri cinsiyet hormonu olup erkek hormonları(androjenler)ve dişi hormonları(östrojenler) içerir.Bu hormonlarda cinsel gelişim ve üremeyi etkilerler.Bir başka çeşit hormonların hidrokortizon grubunu içerir.(glukokortikoidler):Bunlar karaciğergeki nişastalı gıda maddelerinin glikojene değişmesini(şeker deposu şeklinde)etkilerler.Üçüncü çeşit olan mineralokortikosteroidler,mineral tuzları ve potasyumun vücut tarfından kullanımını kontrol eder,aldesteron bu grubun temel öğesidir. Kortikosteroidlerin hepsi hipfiz bezlerinden gelen hormonların kontrolü altındadır.Ancak aldesteron temelde böbrek tarafından üretilen ve renin denilen değişik bir hormon ile kontrol edilir.

Adrenal bezlerden gelen hormonlar vücudun tüm sistemlerini etliler.Etkiler, oldukça karmaşıktır. Bu karmaşık sistemde bazı rahatsızlıklar ve yetmezlikler ortaya çıkabilir.Bunlarda aşağıda sözü edilen rahatsızlıklara yol açar.

CUSHING SENDROMU

BELİRTİLER

Birkaç ay ve yıllar arsında değişen ve bir süreden sonra yüz yuvarlaklaşır.Daha kırmızı bir görümüm alır.

Omuzlar arasında ve üstünde kambura benzer yağ birikimi

Gövdenin alt kısmında cilt üzerinde çatlaklar

Bitkinlik ve kaslarda zayıflık

Su toplanması(ödem) 6. Hipertansiyon 7. Aşırı kullanma 8. Ruhsal sarsıntı

İktidarsızlık veya adetten kesilme

Özellikle omurga ve leğen kemiklerinde osteoporoz

Şeker hastalığının başlaması

Çürüklerin çok kolay bir biçimde ortaya çıkması

Bu türden bir hastalık,aşırı miktarda glukorkortikoid hormonlar kanda dolaşmaya başladığı zaman ortaya çıkar.Bu türden bir aşırılığın ortaya çıkması adrenal bezlerde fazla üretim olması veya bir başka rahatsızlığı tedavi etmek için steroid ilaçların uzun süre kullanılması sonucu olabilir.Bu hastalık adını 20.’ci yüzyılın başlarında ortaya çıkan Amerikalı bir cerrah olan Harvey Cushing’ten alır.

ADDİSON HASTALIĞI

BELİRTİLERİ

Bitkinlik(zayıflık),bilinç uyuşukluğunun eşlik ettiği hareketsizlik hali ve anemi(kansızlık)

Kilo kaybı ve iştah azalması.

Cildin kararması

Düşük kan basıbcı (tansiyon)

Hipoglisemi(kan şekerinin aşırı düşüşü)

İshal,hazımsızlık,kusma veya kabızlığın eşlik ettiği karın ağrıları

Cinsel istekte azalma

ADRENAL BEZ TÜMÖRLERİ

BELİRTİLER

Yüksek kan basıncı(tansiyon), 2. Aşırı terleme 3. Kalp atışında hızlanma

4. Kilo kaybı 5. Kabızlık 6. Kişilik değişiklikleri

Hormon salgılayan böbrek üstü bezlerinin dört çeşit tümörü vardır.Bunlardan biri olan feokromositom,adrenal bezlerin medulla denilen iç kısmında gelişir ve aşırı adrenalin ve nor adrenalin hormonları üretir.Adrenal tümörlerin ikinci çeşidi adrenal korteks’te ortaya çıkar ve aldesteron denilen hormonun fazla üretilmesine neden olur.Conn sendromu.üçüncü çeşit tümör Cushing sendromuna neden olur.Dördüncü tip tümör erkek veya dişi hormonların üretilmesine neden olur ve böylece erkeklerde kadınlaşma veya kadınlarda erkekleşmeyi ortaya çıkarır.Bu türden adrenal bezi tümörleri sık görülmez.

KONJENITAL(DOĞUŞTAN VAROLAN) ADRENAL HİPERPLAZİ

BELİRTİLER

1.Erkek bebeklerde penisin,kız bebeklerde klitorisin büyümesi

2.Bazen akut adrenal yetmezlik

3.Yüksek tansiyon (nadiren)

4.Büyüme ilk çocuklukta hızlı olur,ancak erken durur.Sonuçta yetişkinlik döneminde kısalık görülür.

Bu durum bebeklerde ve çocuklarda en fazla görülen adrenal bezi rahatsızlığıdır(yetişkinlerde nadiren görülür).Bu olay adrenal bezlerin bozulmuş bir şekilde steroid hormon üretmesine neden olan genetik bir anormlliğin sonucudur.

HİPOFİZ BEZİ RAHATSIZLIKLARI

Burun kanallarının arkasında beynin altında yerleşik bulunan hipofiz bezi kabaca küçük parmağınızın son iki bölümünün büyüklüğü ve şeklindedir.Küçük boyutuna rağmen endokrin bezler içerisinde en önemli olanıdır.Vücudun uzun dönemli büyüme,günlük fonksiyonları ve üretkenlik yetenekleri ile ilişkili olarak bir kontrol merkezi olarak çalışır.Hipofiz bezinde iki kısım vardır:Ön (anterior) lob ve arka (posterior)lob,ön lob,göğüste süt üretimini harekete geçirebilmek için prolaktin ve vücudun fiziki gelişimini düzenlemek için büyüme hormonu da dahil olmak üzere, altı ayrı hormonun üretimi ile yükümlüdür.Ön lobdaki diğer hormonlar,tiroid bezleri, yumurtalıklar, böbrek üstü bezlerinin faaliyetlerini harekete geçirerek endokrin sistemin diğer kısımlarınıda etkiler.Arka lob iki çeşit hormon üretir:Oksitosin ve antidüretik hormondur.Oksitosin emzirme dönemi sırasında kadınlarda göğüsten süt gelmesi olayını harekete geçirebilmek için faaliyette bulunur.Aynı zamanda doğum sırasında rahim kasılmalarını da hızlandırır.Antidiüretik hormon idrar çıkışını kontrol etmek için böbrekler üzerinde faaliyet gösterir.

HİPOFİZ BEZİ TÜMÖRLERİ

AKROMEGALİ

Bu kronik hastalık yetişkinlerde görülür ve normal gelişim tamamlandıktan sonra büyüme hormonunun artan salgısı ile ortaya çıkar.El,ayak,çene ve kafatası kemiklerinin aşırı büyümesi şeklinde oluşur.Büyüme çağından sonra kamiklerdeki uzamanın durması nedeniyle,akromegali iskelette kalınlaşmaya neden olur.Akromegali olan bir kişide en çok dikkati çeken değişiklik alın ve çene kemiklerinde aşırı büyümedir.Bunun sonucunda genişlemiş ve kabalaşmış yüz hatları ve birbirinde oldukça ayrık dişler gözlenir.

JİGANTİZM

Nadiren görülen bu hastalık,akromegaliye benzer ve hipofiz bezi tarafından büyüme hormonunun fazla salgılanması nedeniyle ortaya çıkar.Akromegaliye benzemeyen bir yönü ise jigantizmde büyümenin hızlanması ve yetişkinlikte aşırı uzun boyun ortaya çıkmasıdır.Bu iki rahatsızlık arasındaki fark bu olaydan etkilenen kişinin yaşıdır.Jigantizm yetişkinlik dönemini tamamlamamış olan şahıslarda ortaya çıkar.Ancak uzun boylu çocukların çok azı bu hastalığa sahiptir.

PROLAKTİNOMA

Bu türden hipofiz bezi tümörü prolaktin hormonunun aşırı salgılanmasına neden olur.Bu olay kadınlarda düzensiz adet veya adetten kesilmeye neden olabilr.Erkeklerde ise kısırlık veya iktidarsızlık ortaya çıkabilir.

KRANİOFARİNJİYOMA

Bu türden bir hipofiz bezi tümörünün belirtileri görsel bozukluklar, baş ağrıları ve cinsel gelişme yetersizliğidir.

HİPOPİTUİTARİZM(HİPOFİZ ÖN LOB HORMONLARININ YETERSİZ SALGILANIŞI)

BELİRTİLERİ

Çocuklarda:

Büyüme ve cinsel gelişimde yavaşlama

Hipoglisemi (kan şekerinin aşırı düşüşü)

Yetişkinlerde:

Kadınlarda adetten kesilme,kısırlık veya doğumdan sonra süt verememe

Erkeklerde azalan cinsel istek,sakal ve vücut kıllarının dökülmesi

Göz ve ağız çevresindeki ciltte ince kırışıklıklar

Bitkinlik

İştahta azalma ve bazen kilo kaybı

DİABETES İNSİPİDUS (ŞEKERSİZ DİYABET)

BELİRTİLERİ

Aşırı susama

İdrar miktarının artışı

Su kaybı ,fiziki çöküntü ve düşük tansiyon koma halini ortaya çıkarabilir.

İsim ve belirtilerdeki benzerliğe rağmen bu rahatsızlık şeker hastalığı ile karıştırılmamalıdır. İnsülin(hücrelere enerji temin etmek için vücudun glikozu kullanmasını ve korumasını temin eden hormon) yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan şeker hastalığının (diabetes melitus) aksine,şekersiz diyabet (diabetes melitus) antidüretik hormon (ADH)yetersizliği nedeniyle ortaya çıkar.Bu hormon hipofiz bezinin arka lobu tarafından salgılanır.Eğer antidüretik hormon yetersizliği varsa,vücutta su dengesini kontrol olayı kaybolur.Uygun sıvı seviyesini koruyabilmek için gerekli olan suyu yeniden emmenin yerine, böbrekler suyu dışarıya atar.

Şekersiz diyabet hastalığı olanların yaklaşık yarısında rahatsızlığın nedeni bilinmez.Ancak belirtilerin ortaya çıkmasından birkaç yıl sonra bir hipofiz tümörü açıkça görülabilir.Kafada herhangi bir yaralanma veya hipofiz tümörü için herhangi bir ameliyat nedeni ile hipofiz bezlerinde ortaya çıkan zararlar tanımlanabilen nedenler arasındadır.

TİROİD BOZUKLUKLARI

Bir papyona benzer biçimiyle tiroid bezi boynunuzun alt kısmında bulunmaktadır.Nefes borusunun çevresinde sarılmış durumda olup lob çfti,dar bir kısım(istmus)tarafından birleştirilmiştir.Bu bez vücudun fonksiyon hızını belirlemeyi yardımcı olur.Hipofiz bezinden gelen komutlarla,tiroksin hormonu salgılayarak tepki gösterir.Bu hormonun hareketleri vücuttaki kimyasal faaliyetlerin hızını belirler.Bu faaliyetler doğrudan doğruya,mevcut trioksin miktarına bağlıdır.Hormon ne kadar çok olursa,kimyasal reaksiyonların meydana geliş hızı o kadar fazla olur. Kandaki kalsiyum miktarını etkileyen bir hormon olan kalsilonini de tiroid bezi salgılar.

HİPERTİRODİZM

BELİRTİLER

İştahın artmasına rağmen kilo kaybı

Nabız ve tansiyonun artması

Sinirlilik ve terleme

Boynun alt kısmında şişme (guatr)

Büyük apteste çıkma sayısında artış,bazen ishal

HİPOTİROİDİZM

BELİRTİLER

Fiziki ve zihinsel fonksiyonların yavaşlamasıyla ortaya çıkan letarji hali

Nabız yavaşlaması

Soğuğa dayanıksızlık

Kabızlık

Saç ve cily kuruluğu

Guatr (bazı hastalarda)

Ağır ve uzun aybaşı halleri

Seksüel ilginin azalması

GUATR

Latince “boğaz” anlamında olan “guttur” kelimesinden gelen guatr terimi,çeşitli birçok durumu belirtmek için kullanılır.Aslında guatr bir troid bezinin büyümesini belirtir.Bu büyüme az,küçük, lokalize bir şişkinlik biçiminde veya her iki lobun genel şişkinliği biçiminde olabilir.Büyüyen troid bezi hormonunu, normal,normalin altında veya aşırı ölçüde salgılayabilir.Nadir durumlarda büyüme nefes borusunun çevresini sararak daralmasına yol açar.Bu büyüme yutkunmayı zorlaştırabilir Şaşırtıcı olan şey, genelde guatrların fazla rahatsızlık vermemesidir.Kişinin boğazında bir basınç veya şişkinlik hissi duyduğu çoğu vakalarda rahatsızlık duygusal gerginlikten kaynaklanmaktadır.

Geçmişte guatrın en sık görülen nedeni,toprağın iyot yönünden yetersiz olduğu bölgelerde beslenmedeki iyot eksikliğiydi.İyotlu tuz piyasaya çıktıktan sonra ,guatr çok daha nadir görülür oldu.Hemde şimdi yiyeceklerimiz öyledirki insan iyotlu tuz kullanmasa bile iyot eksikliği olma ihtimali pek yoktur.Dünyanın başka yerlerinde eksiklikleri pek de az rastlanan bir durum olmasada ABD’de iyot takviyesi almak gereksiz ve dolayısıyla arzu edilmeyen bir şeydir.

KRETİNİZM

Bebeklerde tedavi edilmeyen hipotrodizm cücelik ve zeka geriliği(kretinizm) sonuçlarını doğurabilir.Eğer durum hayatın ilk birkaç ayında teşhis edilebilirse normal gelişme ihtimali çok büyüktür.Kretinizmin tipik belirtisi olan,gelişmesi durmuş çocukta karakteristik belirtiler sürekli olarak ağızdan salya akması,omuzlar geride karında şiş bir görünüş,kısa boy ve düzensiz dağılımı olan düzensiz dişler olarak görülür.

PARATROİD BEZİ BOZUKLUKLARI

Troid bezi,boynun alt kısmında ön tarafta bulunur.Paratroid bezleri ise bunun dört köşesindedir. Paratroid bezleri küçüktür.Her biri yaklaşık prinç tanesi kadardır.Bunlar.paratroid hormonu üretir.Bu hormon çok fazla üretildiği zaman bundan rahatsızlığa hiperparatoidizm denir.Az üretilmesine de hipoparatroidizm denir.

Paratroid bezlerinden birinin veya irden fazlasının hormon salgılamasının artması kandaki kalsiyum miktarını artırır,bunu esas itibariyle kemiklerden kalsiyum salıvermek ve incebağırsaktan emilimini artırmak suretiyle yapar.Paratroid bezleri kandaki kalsiyum miktarını gayet düşük limit içinde tutarlar ve bunu bunların salgılanmasını başlatıp durdurarak kandaki kalsiyum miktarını düzenlemek için D vitaminide gereklidir.Troid bezinde üretilen bir diğer hormon olan kalsitominin oynadığı rol brlli değildir.

HİPERPARATROİDİZM

BELİRTİLER

Böbrek taşlarında ağrı meydana gelmedikçe,başlangıçta belirtisiz olabilir.Fakat yıllar geçtikçe belirtiler ortaya çıkar.

Böbrek taşları

Belirsiz bir yorgunluk

Susamanın ve idrarın artması

Hazımsızlk veya ülser belirtileri.

Paratroid bezlerinden biri veya birden fazlası hormonlarını aşırı ölçüde üretirlerse,bundan doğan rahatsızlığa hiperparatroidizm denir.Vücutta dolaşan fazla miktarda paratroid hormonu olduğu zaman kalsiyum konsantrasyonu abartılı ölçüde fazla olur ve fosfor konsantrasyonu düşüktür. Vakaların yüde sekseninden fazlasında bunun nedeni paratroid bezlerinden birinde ufak bir büyümedir.Diğer durumlarda dört paratroid bezinin hepsi birden büyük ve hormonu aşırı ölçüde salgılar. Bu büyümeler genellikle lokalizedir ve başka organlara sıçrama ihtimali pek yoktur. Eskiden oldukça seyrek görüldüğü sanılan bu rahatsızlık orta yaşlılar arasında okadar da az görülmemektedir.Kadınlarda hiperparatroidizme tutulma erkeklere kıyasla iki kat fazladır.

HİPOPARATROİDİZM

BELİRTİLER

Adele spazmları veya özellikle ellerde,ayaklarda ve boğazda uyuşukluk

Nefes almada zorluk

Cilt kuruluğu

Mantar enfeksiyonları

Çocuklarda:kusma,konvulsiyonlar ve baş ağrıları

ÖĞRETİCİ SORULAR-1

S1:Hangi canlıda sinir hücresi yoktur ve sadece sinir ipliklerine benzer nöromotor ipleri bulunur?

C1:Paramesyum gibi silli canlılarda.Bu canlılardaki iplikler sillerin düzgün ve ritmik hareketlerini sağlar.Ayrıca süngerlerdede sinir sistemi yoktur.

S2:Yaygın sinir hücrelerini taşıyan ve merkezi sinir sistemine rastlanmayan canlılar hangileridir?

C2:Hydralardır.Hydrada sinir hücreleri tüm organizmaya lif verir,fakat bir merkezleştirme oluşturmaz.Bir uyaran bütün canlıyı uyarır ve harekete geçirir.

S3: Canlıların hangisinde nöronlar motor yada duyu nöronu olarak ikiye ayrılmaz?

C3:Hydrada ayrılmaz.Çünkü bu canlıda duyu organına bağlanan veya diğer organlara bağlanan sinirler arasında bağlantılar bulunur.Bu sayede iletilmesi gereken bir bilgi bütün hücreleri ilgilendirdiği gibi getirilen bilgide aynı şekilde bütün hücreleri ilgilendirmektedir.

S4:İp merdiven sinir sistemi nedir?Hangi canlılarda bulunur?

C4:Organizma boyunca uzanan getirici götürücü ve ara sinir lifleri ve ganglionlardan meydana gelmiş segmental sinir sistemine ip merdiven sinir sistemi denir.

İp merdiven sinir sistemi solucanlar mollusklardan(yumuşakçalar) bazıları ve artropotlarda(eklem bacaklılar) bulunur.İp merdiven sinir ağı canlının ventral (karın ) tarafına yerleşmiştir.Motor liflerini, duyu nöronlarını, ara nöronlarını taşıyan kompleks bir sistemdir.

S5:Omurgalıların sinir sistemleri arasında ne farklar vardır?

C5:Omurilik,orta ve ara beyin bütün omurgalılarda aynıdır.Ancak beyin insanlarda çok büyük diğer omurgalılarda çok küçüktür.Beyin kıvrımları memelilerde ve diğer omurgalılara göre insanda çok farklıdır.Beyincik,balık ve kurbağalarda düz,kuş ve memeliler üzerinde ince kıvrımlar oluşturmuştur.Sürüngenlerde ise beyincik diğer omurgalılara göre çok küçüktür.Balıklarda ve kurbağalarda kafaya giden sinir çiftleri 10 tane diğer omurgalılarda 12 tanedir.Balıklarda duyu organı 6 tanedir.Diğer omurgalılarda 5 duyu organı vardır.

S6:Sinir sisteminin yapı ve fonksiyonel birimi nedir?

C6:Sinir sisteminin birimi nöron adı verilen hücrelerdir.Bütün sinir sistemi nöron ve nöronlardan oluşur.Sinir sisteminin çalışması yani fonksiyonunu gerçekleştirmesi nöronlar sayesinde olur.

S7:Nöronun kısımları nelerdir?

C7:Nöron üç kısımda incelenir.Bunlar hücre gövdesi,akson ve dentrittir.

S8:Nöron zarının etrafındaki kısımlar nelerdir?Faydaları nelerdir?

C8:Nöron zarı herşeyden önce bir hücre zarıdır.Ancak bazı nöronlarda hücre zarının üzeri Schwan Kılıfı ile örtülüdür.Bu kılıfın içerisine miyelin adı verilen yalıtım maddesi yerleştirilmiştir.Miyelin kılıf elektrik kablosu etrafındaki izolatör gibi görev yapar.Aynı zamanda haber iletimini 5 kat arttırır. Miyelin kılıf sinir hücrelerinin akson kısmında bulunur.Bazı aksonlar miyelinsizdir.

S9:Nöronlar çalışmlarına göre kaça ayrılır?

C9:Nöronlar yaptıkları işlere göre üçe ayrılır.Bunlar motor,ara,duyu nöronudur.

S10:Ganglion nedir?

C10:Nöron gövdelerinin birleşerek oluşturduğu hücre topluluğuna denir.Beyin yarım küreleri en büyük ganglion olarak gösterilebir.Motor nöronlarının oluşturduğu ganglionlarada otonomik ganglionlar denir.

S11:Dejenere olmuş sinir dokusunun tamiri nasıl gerçekleştirilebilir?

C11:Nöronun hücre gövdesi zarar görmedikçe yeni bir akson meydana getirme gücü vardır. Kesilme bölgesinden akson,gövdenin etkisiyle uzamaya başlar.

S12:Dentrit ve aksonun birbiriyle birleşerek oluşturduğu düğüm noktalarına ne ad verilir?

C12:Sinaps adı verilir.Sinaps iki sinir hücresi arasında akson ve dentrit lifleri arasında olur. Liflerin birbirleriyle birleşme noktaları tam bitişme göstermezler.Aralarındaki mesafe en fazla 500 Angstromdur.Bu mesafe arasında akson liflerinden gelen nörokimyasal maddeler dentrit liflerindeki kemoreseptörleri uyarır.Bu uyarıcılar ikinci sinir hücresinde depolarizasyonu başlatır.Sinaslarda iletim kimyasal olarak gerçekleşir.

S13:Kaslar,bezler,sindirim,solunum organları nasıl uyarılır?

C13:Motor sinir bu bölgedeki hücrelerle sinaps yapmıştır.Motor sinirdeki impuls sinaps bölgesindeki kimyasal maddeleri salgılatır.Salgılanan bu maddelerde,ilgili dokuyu uyarmış olur. Mesela kalp kası liflerini asetil kolin uyarır ve yavaşlatıcı bir etkioluşturur.Bir başka sinir aynı kaslarla adrenalin gönderir ve kasın çalışmasını sağlar.

S14:Sinapstan salgılana kimyasal maddeler nelerdir?

C14:Nöradrenalin,asetil kolin,dopamin,serotonin

S15:İmpuls nedir,nasıl oluşur?

C15:Sinir hücresi zarının dış yüzeyi pozitif,iç kısmı negatif olarak iyonlarla kutuplara ayrılmıştır. Bu ayırma zarın aktif taşımasıyla gerçekleşir.İşte iç tarafın pozitif,dış tarafın negatif olarak kutupların değiştirilmesine impuls denir.Eşik şiddetini aşmış herhangibir uyaran impuls oluşturur,yani kutuplaşmayı bozabilir.Herhangibir uyaran impulsu başlatabilir.Bir impuls gideceği yere belirli bir hıda ve değişmeden gider.

S16:Kaç çeşit impuls vardır?

C16:Bir çeşit impuls vardır.Oda bütün nöronlarda meydana gelen depolarizasyondan ibarettir.

S17:Omuriliğin görevlari nelerdir?

C17:Omuriliğin iki önemli görevi vardır,1.Beyine giden ve gelen impulsları iletmek 2.Refleks merkezi olarak görev yapmak.

S18:Omuriliğin yapısı nasıldır?

C18:Omurilik silindiri;Merkezinde gri yapıda kelebek görünümünde bir yapıyla,onu çevreleyen beyaz kitleden oluşmuştur.Kelebeğin merkezindede iplik boyunca uzanan bir kanal bulunur.Kelebek, omurilik nöron gövdelerinden oluşurken çevredeki beyaz kısım nöron dentritleri ve aksonlardan oluşur.

S19:Omurilikten ayrılan sinir lifleri kaç tanedir?

C19:Omurilikten 31 çift sinir lifi ayrılır.Bunlar kendi arasında ön kökler ve arka kökler olmak üzere ikiye ayrılır.

S20:Omurilikteki hangi sinirler bozulursa felç meydana gelir?

C20:Omurilikten ön kökten çıkan motor sinirlr bozulduğu zaman bu sinirin uyardığı kas çalışmaz ve kasta sönme meydana gelir.Yani felç olur.Arka kökteki nöronların lifleri arızalanırsa felç görülmez,çünkü duyu organlarından gelen impulslar gelmesede organizma kendi tepkisini kaslarla oluşturabilir.

S21:Refleks nedir?

C21:Uyaranın etkisiyle oluşan impulsların duyu nöronundan tekrar motor nöronuna aktarılarak oluşturulan tepkiye Refleks denir.Refleks hareketler uyaranın impulsu değerlendirme merkezine ulaştırmadan tepkime oluşturmaktadır.

S22: Şartlı refleks nedir?

C22:Öğrenilme sonucu oluşan reflekslerdir.Birden fazla reseptörün bir çeşit tepki meydana getirmesine şartlı rerfleks denir.

S23:Organizmada şuurlu hareketlerin merkezi neresidir?

C23:Organizmada öğrenilmiş davranışlarınyönetim merkezi beyindir.Bütün canlılarda ön beyin olarak adlandırılan bu kısım;ceviz içinin kıvrımlarına benzer.Beyinde büyüklük,girinti ve çıkıntı en fazla insandadır.Bu özellikten dolayı insanın diğer canlılardan daha zeki olduğu kabul edilmektedir. Ancak bu kıvrımlar zeki insanlarda daha fazladır denemez.

S24:Merkezi sinir sistemi etrafında bulunan zara ne denir?

C24:Beynin ve omuriliğin etrafında 3 tabakadan oluşmuş zar bulunur.Bu zara Meninges denir.En dıştakine dura mater,ortadakine piya mater,içtekine arachnoid denir.

S25:Beyin ve omurilik içerisinde bulunan sıvı nerede oluşturulur?

C25:Sinir sistemi içerisinde bulunan siviya sereprospinal sıvı denir.Bu sivi durameter zarında bulunan kılcal damarlardan salgılanır.

S26:Menenjit nedir?

C26:Merkzi sinir sistemini çevrelelyen meningeslerin mikrobik iltihaplanmasına menenjit denir.

S27:Omurilik beyne hangi kısımla bağlanır?

C27:Omurilik soğanı ile bağlanır.Omurilikten gelen sinir lifleri beyne burada çapraz oluşturarak girer.

S28:Omurilik soğanının görevleri nelerdir?

C28:Omurilikte solunum,kalp atışı hızı,kan damarlarının çalışması,yutkunma vekusmayı kontrol eden merkezler vardır.Ayrıca omurilikten gelen haberleri ileten ve beyinden omuriliğe geçen lifler burada bulunur.

S29:Beyincik nerede bulunur,görevi nedir?

C29:Kafatasının arka bölümünde omurilik soğanının üzerinde bulunur.Görevi dengeyi sağlamaktır. Denge;kulaktaki denge organları eklem bölgelerindeki reseptörler ve görme duyusuyla birlikte beyincik arasındaki koordinasyon ile sağlanır.

S30:Serebellum(Beyincik)’in alınması canlıya ne gibi zarar verir?

C30:Beyinciğin çıkarılması organizmayı öldürmez ancak organizmadaki tüm kasların çalışmasındaki denge bozulur.

S31:Pons nedir?Görevi nelerdir?

C31:Pons;Beyinciğin önünde omurilik soğanının üzerindedir.İki yarım küreden oluşan beyincik liflerinin karşılıklı olarak geçişini sağlayan bir merkezdir.

S32:Talamus ve hipotalamus beynin neresinde bulunur?

C32:Diensefalon olarak adlandırılan arabeyin kısmında bulunur.İki merkezde beyinde bulunan ve üçüncü karıncık olarak adlandırılan içi sıvı dolu olan boşluğun duvarlarıdır.

S33:Talamusun görevi nedir?

C33:Organizmadaki tüm duyu organlarından gelen impulslar buraya uğrar.Sonra ön beynin çeşitli merkezlerine gönderilir.Talamusun hisleri dışa yansıttığı kabul edilir.

S34:Çevresel sinir sistemi nedir?

C34:Beyinden ve omurilikten çıkan,bu bölgelere giren sinirlere denir.

Kafa çiftleri

Omurilik çiftleri

Otonom sinir sistemi girer.

S35:Uyku esnasında görev yapan sinir merkezleri nelerdir?

C35:Hipotalamus,omurilik soğanı ve omurilikte bulunan otonom sinir merkezleridir.Bu merkezler uyanıklık ve uyurken görevlerini hiç aksatmadan etki tepki meydana getirmeye devam ederler.Acıma hissini,uykuyu,tuz ,acı ihtiyacını,sevinme dinlenme gibi davranışlarımızı yönlendirirler.

S36:İstekli hareket etmemizde beyin impulsu hangi sinir aracılığıyla kaslara ulaştırır?

C36:Çevresel sinir sisteminde iskelet ve kaslara lif veren somatik sinir lifleri ile iletimi gerçekleştirir.Çevresel sinirler eğer arızalanırsa organizmanın hareketlerinde çeşitli aksamalar oluşur ve felç hali gözlenir.

ÖĞRETİCİ SORULAR-2

1:Sinir sisteminin yapı biriminin adı nedir?

Nöron

2:Nöron gövdesinden ikiden fazla iplik çıkarsa bu nörona ne ad verilir?

İki kutuplu nöron

3:Sinir telinde impuls hangi yöne doğru ilerler?

Dentritten aksona doğru

4:Yaygın sinir sistemi hangi canlıda bulunur?

Hydra

5:Hiç sinir sistemi taşımayan çok hücreli canlı nedir?

Sünger

6:Genel olarak omurgasız hayvanların yapısında bulunan sinir sisteminin yapısı neye benzer?

İp merdiven sinir sistemine

7:İmpulsları alıcı organlardan sinir merkezine taşıyan nörona ne denir?

Duyu nöronu

8:Merkezi sinirden duyu organlarına impuls taşıyan sinir hücresine ne denir?

Motor nöron

9:Sinir hücresi zarın etrafında bulunan ve impulsun ilerlemesini hızlandıran kılıf nedir_

Miyelin kılıf

10:Sinir hücresindeki geçici kutup değişikliğine nedenir?

Depolarizasyon

11:Sinir hücrelerinin dentrit ve akson arasındaki bağlantılara ne denir?

Sinaps

12:İmpulsun iltilmesi sırasında zardan içeri aktif taşıma ile alınan iyona ne ad verilir?

NA+ iyonu

13:Şuurlu hareketlerin kontrol merkezi neresidir?

Beyin

14:Kontrollü kas hareketlerinin yapılmasını sağlayan yapı beynin neresindedir?

Beynin arka lobu(oksipital lob)

15:Beyinde bulunan dört karıncığın ve omurilik içindeki kanalı dolduran sıvının adı nedir?

Sereprospinal sıvı

16:Arahnoid zar,duramater zar,plameter zardan oluşan yapıya ne ad verilir?

Meninges

17:Bir insanın ısı ve susama duygusunun yönetildiği merkez neresidir?

Hipotalamus

18:Beyinden çıkan 12 kafa siniri çiftinden hangisi iç organlara sinir lifi vererek onların çalışmasını kontrol eder?

Nervus vagus

19:Organizmanın uyuması esnasında homeostasisin devamını sağlayan ve metobolizmayı bazal seviyesinde devam ettiren yapı nedir?

Hipotalamus

20:Organizmadanın homeostasisinden sorumlu,otonom sinir merkeziyle dolaylı veya direk bağlantı kuran merkez hangisidir?

Omurilik soğanı

Kategori: Biyoloji


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy