Canlıların Ortak Özellikleri

12 Temmuz 2007



CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

Canlıları cansızlardan ayıran özelliklerdir.

1 – Şekil

Her canlının kalıtım ve çevre etkisiyle oluşan belli bir şekli var-

dır. Amip ve cıvık mantarların şekli değişkendir.

Canlıda (kalıtım x çevre) etkisiyle oluşan özelliklere modifi-

kasyon denir. Bazı özellikler (kan grubu, cinsiyet, hastalık et-

kenlerine karşı oluşturulan antikor tepkimeleri vb) sadece gen-

lerle belirlenir.

Modifikasyon : Çevre etkisiyle genlerin işleyişinde meydana

gelen kalıtsal olmayan değişmelerdir. Modifikasyonlar genel-

likle iki yönlüdür. Kalıtsal değildir.

ÖRNEKLER :

— Çuha çiçeği yüksekte kırmızı, alçakta beyaz çiçek açar

— Döllenmiş yumurtadan çıkan arı ve karıncalar farklı beslen-

me şekillerine göre kraliçe yada işçi bireyleri oluşturur.

— Kaslarını fazla kullanan insanın kasları gelişir.

— Himalaya tipi tavşanda, beyaz kürk yolunarak yerine buz

sarılırsa siyah kürk çıkar.

— Deniz kenarındaki ağaçlar rüzgâr alma yönünün tersine –

büyür.

— Kıvrık kanatlı sirke sinekleri 16 ºC de yetiştirilirse düz,

25 ºC de yetiştirilirse kıvrık kanatlı olur.

— Çekirgeler 16 ºC de yetiştirilirse beneksiz, 25 ºC de yetişti-

rilirse benekli olur.

— Dere yatağındaki istiridyeler suyun akış şekline göre farklı

kabuk şekillerinde olurlar.

— Eşeysiz üreyen canlılarda aynı hücreden gelişen yavruların

aralarındaki tüm farklılıklar modifikasyondur.

— Tek yumurta (gerçek) ikizlerin aralarında gözlenebilen tüm

farklılıklar modifikasyondur.

Mutasyon : Genlerin kimyasal yapısında meydana gelen de-

değişmelerdir. Mutasyonlar üreme hücrelerinde olursa kalıtsal-

dır. Vücut hücrelerindeki mutasyonlar kalıtsal olmayıp sadece

modifikasyona neden olurlar.

ÖRNEK :

Kıvrık kanatlı sirke sineği, 16 º de yetiştirilince düz kanatlı,

25 ºC de yetiştirilince kıvrık kanatlı olur. Bu modifikasyondur.

— Kıvrık kanatlı bir sirke sineği 35 ºC de yetiştirilince kıvrık

kanatlı yavruları oluyor. Bu kıvrık kanatlı yavrular 16 ºC de

yetiştirilince yine kıvrık kanatlı, 25 ºC de yetiştirilince yine

kıvrık kanatlı oluyor.

Bu verilen örnek mutasyondur. Çünkü 35 ºC de genlerin

yapısı değişmiştir. Artık hangi ortam olursa olsun hep aynı

özellik görülmektedir.

Varyasyon : Aynı türün bireylerinde görülen kalıtsal farklılık-

lardır. Varyasyonun nedeni mutasyonlar ve eşeyli üremedir.

Varyasyonlar doğal seleksiyonlara neden olduğu için evrimsel

açıdan önemlidir.

ÖRNEK :

— Aynı anne babadan doğan çocukların birbirlerine ve anne

babalarına tam olarak benzememesi varyasyondur.

Adaptasyon : Bir canlının bulunduğu ortamda yaşama ve ü-

reme şansını artıran özelliklerinin bütününe adaptasyon denir.

Adaptasyonların nedeni doğal seleksiyonlardır.

ÖRNEK :

— Bukalemunun girdiği ortama uygun olarak renk değiştirmesi

— Dış döllenme yapan canlıların gamet sayısının fazla olması

— Çiçekli bitkilerin embriyoyu besleyecek tohum oluşturması

— Rüzgârla tozlaşan çiçekli bitkilerde polen sayısının fazla ol-

ması

— Kutuplarda yaşayan ayıların, sıcak bölgede yaşayan hem-

cinslerine göre daha iri vücutlu olması

— Kurak bölgede yaşayan bitkilerin yaprak ayasının dar, göv-

de ve yaprakların tüylü, stomaların küçük ve derinde olması

— Ağaç dallarında yaşayan çekirgelerin görünüşlerinin ağaç

dallarına benzemesi

2 – HÜCRE

Canlının yapısını oluşturan, en küçük canlı yapı ve görev bi-

rimlerine hücre denir.

Hücre

Hücresel Yapı Prokaryot hücre Ökaryot hücre

Çekirdek zarı Yok Var Çekirdekçik Yok Var

Zarla çevrili organel Yok Var (kloroplast, lizozom,

sentrozom, golgi, mito- kondri, ER vb.)

Ribozom VAR VAR

Klorofil Sitoplazmada Kloroplastın içinde

Bakteriler ve Mavi – Yeşil algler(siyanobakteriler) prokaryot

hücreye sahiptir.

3 – BESLENME

Canlılar enerji elde etmek, yıpranan parçalarını onarmak – bü-

yümek ve hayatsal olayları düzenlemek amacıyla beslenirler.

BESİNLER

Enerji verici Onarıcı – yapıcı Düzenleyici

Karbonhidratlar Yağlar Proteinler Mineraller Su Vitaminler

Nişastalı gıda- Bitkisel Bitkisel Yeşil sebze

lar ve tatlılar – Yağlı to- – Baklagiller İnorganik ve meyveler

– Hamur işleri humlu Hayvansal Yağda eriyen

– Pilav bitkiler – Et A, D, E, K

– Patates Hayvansal – Yumurta Suda eriyen

– Tatlılar – İç yağı B, C

– Tereyağ

Organik Organik

Dengeli beslenme : Bir insan bir öğünde, yaşına, işine, cinsi-

siyetine ve sağlık durumuna uygun olarak, yukarıdaki besin maddelerinin her birinden yeteri kadar almak zorundadır. Bu-

na dengeli beslenme denir.

Ototrof beslenme : İnorganik maddelerden organik maddele-

ri sentezleyerek beslenmedir.

ÖRNEK :

– Fotosentez

– Kemosentez

Heterortof beslenme : Canlının dışardan hazır besin alarak

beslenmesidir.

4 – BÜYÜME

Bir hücrelilerde sitoplazma hacminin artmasına büyüme denir.

Çok hücrelilerde hücre sayısının artmasına büyüme denir.

Çok hücrelilerde büyüme mitoz bölünme ile sağlanır.

Bitkilerde büyümeyi meristem (bölünür) doku sağlar. Boyca

büyümeyi primer meristem (I. cil bölünür doku) sağlar. Tüm

bitkilerde bulunur.

Enine büyümeyi sekonder meristem (II. cil bölünür doku) sağ-

lar. Sekonder meristemin kambiyum ve mantar fellojeni olmak

üzere iki çeşidi vardır. Kambiyum ağaçlarda bulunur ve enine

büyümeyi sağlar. Böylece yıllık yaş halkaları oluşur.

Bitkilerde meristem doku bulunduğundan büyüme devamlıdır.

Hayvanlarda büyüme sınırlıdır. Belli bir büyüklüğe kadar de-

vam eder.

Bir hücreliler neden belli bir büyüklüğe ulaşınca bölünür?

Görüldüğü gibi hacim büyüdükçe oransal olarak yüzey küçülür

Hücre zarından alınan maddeler hücreye yetmez hale gelir.

Çekirdek bölün emri verir. Hücre bölününce hacim küçülür ve

oransal olarak yüzey büyütülmüş olur.

DÜŞÜN !

Kutupta yaşayan ayıların iri vücutlu olması, ısı kaybını neden

önler?

5 – BOŞALTIM

Bütün canlılar hücrelerinde metabolizma sonucu oluşan, atık,

zehirli, zararlı ya da gereğinden fazla bulunan(organik besin-

maddeleri hariç) maddeleri organizmalarından uzaklaştırırlar.

Bu olaya boşaltım denir.

Bir hücrelilerde : Doğrudan doğruya hücre zarından difüzyon

la, boşaltım kofullarıyla yada kontraktil(vurgan) kofullarla olur.

Kontraktil kofullar tatlı sularda yaşayan bir hücrelilerde bulunur

ve suyu difüzyonun tersi yönde boşaltır.

Sünger ve sölenterelerde : Boşaltım organı yoktur. Boşaltım

tüm vücut yüzeyinden difüzyonla yapılır.

Yassı solucanlarda : Alev hücreleri(pronefridyum) ile boşal-

tım yapılır.

Toprak solucanında : Nefridyum (metanefridyum) ile boşal-

tım yapılır.

Böcekler : Malpighi boruları ile boşaltım yapılır.

Omurgalılar : Böbreklerle boşaltım yapılır. Hayvanlarda so-

lunum organları solunum gazlarının boşaltımını sağlar. Ayrıca

ter bezleri de boşaltıma yardımcıdır.

Hayvanlarda boşaltım ürünleri; Amonyak, üre, ürik asit, kera-

tin, tuz iyonları, karbondioksit, su gibi maddelerdir.

Bitkilerde boşaltım ürünleri ; Tuzlar, su, oksijen, karbondioksit

gibi maddelerdir.

DİKKAT !!

Bitkilerde amonyak, üre, ürik asit, keratin boşaltım ürünü

olamaz !!!!

6 – ÜREME

Bütün canlılar soylarını devam ettirebilmek için çoğalırlar.

ÇOĞALMA

Eşeysiz üreme Metagenez Eşeyli Üreme

1– Bölünme (Döl almaşı) 1– İzogami

2– Tomurcuklanma 2– Anizogami

3– Sporlanma 3– Oogami

4– Vejetatif üreme 4– Konjugasyon

5– Rejenerasyon 5– Partenogenez

Eşeysiz üreme : Canlının eşey yeteneği olmadan kendi vücu-

dundan, kendisiyle aynı genetik yapıda yeni bireyler oluştur-

masıdır.

Amip, öglena, terliksi hayvan, bakteri bölünerek, biramayası

mantarları, ciğerotları, süngerler, hidralar tomurcuklanarak,

şapkalı mantarlar, karayosunları, eğreltiotları, plazmodyum

sporlanarak çoğalır.

Eşeyli üreme : Erkek ve dişi özelliği taşıyan iki ayrı hücrenin

(gamet) çekirdeklerinin kaynaşmasıyla meydana gelen üreme-dir. Eşeyli üreme çeşitliliğe(varyasyon) neden olduğu için ev-

rimsel açıdan önemlidir.

7 – HAREKET

Bütün canlılar iç veya dış çevreden gelen uyartılardan haber-

dar olurlar ve buna karşı bir tepki gösterirler. Buna “irkilme”

denir. Canlılar irkilme sonucunda hareket ederler.

Bitkilerde durum değiştirme, hayvanlarda yer değiştirme hare-

keti görülür.

8 – SOLUNUM

Virüsler dışında kalan “bütün canlılar !” solunum yaparlar.

Canlıların doğrudan kullandığı enerji molekülü ATP(Adenozin

Tri Phosfat) dir. Dünyada solunum dışında canlıya ATP ka-

zandıran başka bir olay yoktur. Bu nedenle canlılar ara ver-

meden yaşamları boyunca sürekli solunum yaparlar.

Solunumda enerji verici besinlerde bulunan kimyasal bağ

enerjisi ATP enerjisine dönüştürülür.

SOLUNUM

Oksijensiz (aneorobik) Oksijenli (aerobik)

Fermantasyon(mayalanma) C6H12O6+ 6O2 ª6CO2 + 6H2O + 38 ATP

Alkolik Fermantasyon Laktik asit Fermantasyonu

Bitkilerde (maya mantarları) Hayvanlarda O2 yokluğunda çizgili

C6H12O6 ª2CO2 + 2C2H5OH + 2ATP kaslarda. Yoğurt bakterilerinde

(Etil alkol) C6H12O6 ª 2 Laktik asit + 2ATP

Aynı glikozdan fermantasyon sonunda 2 ATP, oksijenli solu-

numla 38 ATP kazanılır. Çünkü oksijenli solunumda glikoz

kendini oluşturan en küçük birimlere (CO2, H2O) kadar parça-

lanır. Fermantasyonda açığa su çıkmaz, oksijenli solunumda

su çıkar.

9 – REJENERASYON (Yenileme)

Bütün canlılar yıpranan, eksilen veya yaşlanan yapılarını onar-

ma yenileme(rejenerasyon) özelliğine sahiptir.

Basit yapılı canlılar komple bir organını veya vücudunun bir kısmını yenileyebilirken(rejenerasyon), gelişmiş canlılarda an-cak doku veya hücre düzeyinde yenileme(reperasyon) görülür.

Yer solucanı, planarya, deniz yıldızı gibi calılarda yenileme

yeteneği fazladır. İnsanda doku ve hücre düzeyinde yenileme

vardır. Sinir hücreleri (nöron) yenileme yeteneğini tamamen

kaybetmiştir.

10 – HEMEOSTASİ

Canlılarda, madde derişimlerinin uygun değerde değişmez tu-

tulduğu, kararlı, dengeli iç çevre oluşturulmasına hemeostasi

denir. Üreme sistemi dışındaki tüm sistemler hemeostatik

dengenin devamına yönelik çalışırlar.

Yüksek yapılı canlılarda hemeostatik denge doku sıvısı ile

hücreler arasındaki madde alışverişi ile sağlanır. İç çevre doku

sıvısı veya kan plazmasıdır.

Bir hücrelilerde çevre ile ilişki doğrudan olduğu için heme-

ostatik denge daha kolay sağlanır.

11 – METABOLİZMA

Canlılarda özümleme ve yadımlama ortak özelliktir. Bütün

canlılar yapılarındaki kompleks organik molekülleri yapı birim-

lerine parçalayabilir. Yada yapılarındaki monomerlerden komp-

leks moleküller sentezleyebilir.

Canlılardaki yapım ve yıkım olaylarının toplamına metaboliz-

ma denir.

Metabolizma = Anabolizma + Katabolizma

(Yapım) (Yıkım)

(Özümleme) (Yadımlama)

(Asimilasyon) (Disimilasyon)

ÖRNEK ÖRNEK

Protein sentezi Solunum

DNA sentezi Sindirim

Katabolizma : Canlıların yapılarındaki besin maddelerini solu-

num veya sindirim gibi olaylarla parçalaması katabolizmadır.

Anabolizma : Canlılar yapılarındaki sindirilmiş besin mono-

merlerini (glikoz, aminoasit, yağ asidi, gliserin vb) ATP harca-

yarak yeniden organize ederek kendi yapısına uygun büyük

moleküllü yeni bileşikler sentezler. Buna anabolizma denir.

Anabolizma ile katabolizmanın toplamına metabolizma denir.

Yaşlı veya zayıflamakta olan kişilerde katabolizma, anaboliz-

madan daha hızlıdır.

Büyüme çağındaki çocuklarda anabolizma, katabolizmadan

hızlıdır.

Yetişkin insanlarda anabolizma hızı katabolizma hızına eşittir.

Anabolizma > Katabolizma : Büyümekte olan çocuk

Anabolizma < Katabolizma : Yaşlı insan

Anabolizma = Katabolizma : Yetişkin insan

DÜŞÜN !!

Bir çocuğun kolu kırıldığında mı daha çabuk iyileşir, 60 yaşın-

daki bir insanın mı? Neden?

DİKKAT !! T ü m C a n l ı l a r d a; (Virüsler hariç)

— Organik besinlerden enerji üretme

— Yapılarındaki kompleks bileşikleri monomerlerine parçala-

ma

— Yapılarındaki basit monomerlerden kompleks moleküller

sentezleyebilme ORTAKTIR.

ANCAK !!

— İnorganik maddelerden organik madde sentezleyebilme,

başka bir deyişle glikoz sentezleyebilme ortak değildir.

Bu olayı sadece ototroflar (fotosentez – kemosentez) yapa-

bilirler. Heterotroflar yapamazlar.

BAZAL METABOLİZMA

Bir canlının sadece canlılığını sürdürebilmesi için gereken mi-

nimum enerji miktarıdır. Metabolizma hızının en düşük olduğu

durumdur. Örneğin kış uykusuna yatan sürüngen ve kurbağa-

larda, bakteri endosporlarında, bitki tohumlarında, uykudaki in-

sanda metabolizma bazal metabolizma durumundadır.

Bazal metabolizmayı rölantide çalışan bir otomobilin tüketti-

ği benzin miktarına benzetebiliriz.

Bir insanın bazal metabolizması ölçülürken :

1 — Kişi en az ölçme işleminden 12 saat önce besin almış ol-

malıdır.

2— Kişi tam dinlenme halinde olmalıdır.

3— Kişinin vücut yüzeyi hesaplanmalıdır.

4— Ortam sıcaklığı ölçülmelidir.

5— Kişinin birim zamanda kullandığı oksijen miktarı ölçüle-

rek ölçme işlemi tamamlanmalıdır.

Minimum Yasası : Bir canlının vücudunda eser (ez az) mik-

tarda bulunan maddelerin eksilmesi veya yok olması halinde

canlı uzun süre yaşayamaz.

Eser maddeler : İz elementler, bazı mineraller, vitaminler dir.

ÖRNEK:

İnsan vücudundaki toplam demir miktarı bir toplu iğne kadardır

İnsan vücudundaki bu demir eksilirse kansızlık ortaya çıkar.

Tolerans kanunu : Shelford’ a ait bu kanuna göre;

Farklı organizmalar, farklı çevre dirençlerine karşı değişik to-

lerans sınırlarına sahiptir.

ÖRNEK:

Yüksek bir dağın eteğinden tepesine doğru gidildikçe, tür çe-

şidi ve sayısı değişir. Dağın eteğinde yaşayan bir tür, aynı da-

ğın tepesinde yaşayamayabilir.

1. Aşağıdakilerden hangisi bir insanın sağlıklı yaşaması

için alması gereken temel besin maddelerinin en ço-

ğunu kapsar? (1983 – ÖSS)

A) Tavuk, yumurta, ıspanak, portakal, su

B) Köfte, yeşil salata, kadayıf, su

C) Etli kuru fasülye, pilav, baklava, su

D) Zeytinyağlı biber dolması, makarna, elma, su

E) Etli patates, peynirli börek, sütlaç, su

2. Eşeyli üreme evrimsel açıdan aşağıdakilerden hangi-

sini sağlamada yardımcı olmuştur? (1982 – ÖYS)

A) DNA’ nın kendini eşlemesi

B) Tür sayısının sabit kalması

C) Mutasyonların azalması

D) Kalıtsal yönden benzer bireylerin oluşması

E) Çeşitliliğin meydana gelmesi

3. Aşağıdaki olayların hangisinde bir hücre kalıtım ma-

teryalinin niceliği bakımından kendisinden farklı hüc-

reler oluşturabilir? (1982 – ÖSS)

A) Bezelye tohumlarının çimlenmesi

B) Kertenkelenin kopan kuyruğunu onarması

C) Kurbağanın erbezlerinde sperm oluşması

D) Bira mayasının tomurcuklanması

E) Dikilen fidanın filiz vermesi

4. Bir petri kabındaki katı besi yerinin bir yarısına oksijen

kullanan, diğer yarısına da oksijen kullanmayan iki farklı

bakteri türü ekilmiştir. Petri kabı, içine hava girmeyecek

şekilde kapatılmış, bakteriler üremeye bırakılmıştır.

Bu deneyde aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmez?

(1993 – ÖSS)

A) Kısa bir süre sonra petri kabında su miktarının artma-

sı.

B) İlk evrede oksijen kullanan bakterilerin artması.

C) Her iki türe ait bakterilerin sürekli olarak üremeye de-

vam etmesi.

D) Bir süre sonra oksijensiz ortamın oluşması.

E) Oksijen kullanan bakterilerin kullanmayanlardan önce

ölmesi.

5. İnsanda gerçekleşen;

I. Terleme

II. Dışkılama

III. Soluk verme

olaylarından hangileri, hemeostasisin sağlanmasında

doğrudan etkilidir? (1991 – ÖYS)

A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III

D) I ve III E) II ve III

6. “Boşaltım, solunum ve sindirim sistemlerinin çalışmaları,

kararlı bir iç çevre sağlamak amacına yöneliktir.”

Bu ifade aşağıda verilenlerden hangisinin karşılığı-

dır? (1974)

A) Starling hipotezi B) Hemeostasi prensibi

C) Gelişme prensibi D) Hardy – Weinberg prensibi

E) Doğal seleksiyon teorisi

7. “Boşaltım, hemeostatik dengeyi sağlayan önemli bir canlı-

lık olayıdır.”

Bu anlatımda “hemeostatik denge” ifadesinin yerine

aşağıdakilerden hangisi kullanılabilir? (1994 – ÖYS)

A) Madde derişimlerinin uygun değerde değişmez tutul-

duğu kararlı bir iç çevre ortamı.

B) İç ortamdaki madde derişimlerinin daha yüksek olma-

sını.

C) Madde derişimlerinin daha yüksek olmasını

D) Dışardan alınan bileşiklerin fazlasının vücut dışına atıl-

masını

E) Kullanılmayan sindirim artıklarının vücut dışına atılma-

sını

8. Bir insanın bazal metabolizması ölçülürken aşağıda-

kilerden hangisine gerek yoktur? (1988 – ÖSS)

A)Vücut yüzeyinin hesaplanmasına

B) En son alınan besinin, ölçme işleminden 12 saat önce

alınmasına

C) Ölçme sırasında kişinin tam dinlenme halinde tutulma-

sına

D) En son alınan besinlerin kalori değerinin hesaplanma-

sına

E) Ölçme sırasındaki ortam sıcaklığının saptanmasına

9. Bir insanın belirli bir süre içinde, sadece canlılığını

sürdürmek için kullandığı enerji miktarını belirleme-

de, aşağıdakilerden hangisi en uygun yoldur?

(1986 – ÖSS)

A) Alınan besinlerin toplam kalori değerinin hesaplanması

B) Hareket halinde iken vücut sıcaklığının ölçülmesi

C) Dinlenme anında kullanılan oksijen miktarının ölçülme-

si

D) Uyuma sırasında kalp atış sayısının ölçülmesi

E) Bir hareketin yapılması için gereken kalori miktarının

hesaplanması

10. Büyük bir akvaryumdaki

suyun sıcaklığı, bir uçtan

öbür uca gittikçe, 0 ºC den

30 ºC ye artmaktadır. Bir

süre sonra, akvaryumun

değişik sıcaklıktaki bölge

lerinde bulunan balıklar

sayılıyor ve bu sayılardan

yandaki grafik elde ediliyor.

Bu bilgilere göre, deneyde kullanılan balık türü için

en uygun sıcaklık aralığı nedir? (1985 – ÖSS)

A) 5 ºC – 10 ºC B) 10 ºC – 15 ºC C) 15 ºC – 20 ºC

D) 20 ºC – 25 ºC E) 25 ºC – 30 ºC

11. Minimum kuralına bağlı olarak gelişmesi yavaşlayan

bir bitkinin, normal gelişmesine dönebilmesi için aşa-

ğıdakilerden hangisi uygulanmalıdır? (1988 – ÖYS)

A) Ortam sıcaklığının optimum değerde tutulması

B) Işık alma süresinin uzatılması

C) Ortamdaki oksijen miktarının optimum değerde tutul-

ması

D) Gerekli madensel maddenin toprağa verilmesi

E) Gereken miktarda su verilmesi

12. I. İnorganik elementlerden organik molekül sentezleye-

bilme

II. Kendine özgü molekülleri sentezleyebilme

III. Yapılarındaki karmaşık organik molekülleri temel ya-

pıtaşlarına ayırabilme

Yukarıdakilerden hangileri ototrof ve heterotrof canlı-

ların ortak özelliklerindendir?(

A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III

D) I ve II E) II ve III

13. Bitki hücresinde,

I. Glikozdan karbondioksitin meydana gelmesi

II. Büyüme

III. Sudan gelen hidrojenin karbondioksitle reaksiyona

girmesi

IV. Proteinlerden aminoasitlerin meydana gelmesi

V. Glikozdan nişastanın meydana gelmesi

olaylarından hangileri özümleme olarak değerlendiri-

lir? (1994 – ÖYS)

A) I, II ve III B) I, III ve IV C) II, III ve IV

D) II, III ve V E) III, IV ve V

14 Aşağıdakilerin hangisinde verilen ikili, bitki hücrele-

rindeki özümleme(asimilasyon) ve yadımlama (disi-

milasyon) sonucu oluşmaz?(1997 - ÖYS)

Özümleme Yadımlama

(Asimilasyon) (Disimilasyon)

A) Selüloz Glikoz

B) Nükleotit Yağ asidi

C) Protein Nükleotit

D) Keratin Ürik asit

E) Lignin Gliserol

15. Hücrelerinde,

I. Polimerleri sindirebilme

II. Temel aminoasitleri sentezleyebilme

III. Kromatitleri sentromerle bağlı tutabilme

IV. Polisakkarit sentezleyebilme

özelliklerinden hangileri, çokhücreli bitki ve hayvan-

ların ortak özellikleridir? (1998 – ÖYS)

A) Yalnız I B) Yalnız II C) II ve III

D) I, II ve III E) I, III ve IV

16. Rejenerasyon örnekleri olan,

I. Kertenkelenin kopan kuyruğunun yerine yeni bir kuyru-

ğun gelişmesi

II. Denizyıldızının kopan kolundan yeni bir denizyıldızının

gelişmesi

III. Planaryanın vücudunun arka kısmından kopan bir par-

çadan yeni bir planaryanın gelişmesi

IV. Ayrımamış kemik kırıklarında kemik bütünlüğünün ye-

niden oluşması

olaylarından hangileri aynı tipte gelişmeye örnektir?

(1998 – ÖYS)

A) I ve II B) I ve III C) II ve III

D) II ve IV E) III ve IV

ÖĞRENCİ NOTLARI

Kategori: Biyoloji


Rasgele...