1) Fikir, A. Rızai

12 Temmuz 2007



1) Fikir, A. Rızai

Küçük bir ameliyat ile FARE’nin beynine cip yerleştirilir. FARE gitmemesi gereken yollara yöneldiği zaman o cip aracılığıyla FARE’ye acı verilir, durduğu zaman çok hafif bir acı verilir, gidilmesi istenen yola saptığında ise hiç müdahale yapılmaz ve böylece FARE’yi çıkışa ulaştırabiliriz.

Savaş,karşı fikir olarak:

Çok masraflı bir yöntemdir, masraflı çünkü ameliyat, cip v.b. ekonomik ve zaman olarak uygun değil.

Halit:

Beyin işlevsiz hale gelir, diyerek. Giden FARE değil cip’tir dedi.

A. Rıza:

Gerekli teknolojik donanım sağlanırsa eğer, ben bu yöntemi uygulayabilirim ve teknolojinin bütün imkanlarını sonuna kadar kullanırım dedi.

Halit:

FARE’nin biyolojik yapısına teknoloji bu ölçüde uyarlanırsa FARE doğal özelliğini kaybeder.

Sefer:

İnsan teknolojik donanımlar üzerinde egemen olmalıdır. Bu hususta teknoloji insana değil insan teknolojiye hükmetmelidir.

Hüseyin:

Olayı yaptırım yönü önemli, bu ceza değil de ödül ile olsaydı daha geçerli olur.

Sonuç olarak grup:

Bu yöntem öznelliği ortadan kaldıracağından ve robotlaşmayı sağlayacağından ve yaptırımın tamamen ceza vererek sonuca ulaşılmak istemesinden bu yöntemi uygun görmedi.

2) Fikir, Hüseyin:

Labirentin sonuna ulaşacak 4 ana noktaya FAREnin ihtiyaç hiyerarşisine göre az önemliden çok önemliye doğru FAREnin ihtiyaçları yerleştirilir ve FARE çıkışa ulaştırılır.

A. Rıza:

Fikre katılarak, ihtiyaç hiyerarşisi uygun bir yöntem FARE önce arkadaş, 2. olarak cinsellik, 3. olarak besin, 4. olarak annelik bunu labirente yerleştirerek FARE’nin çıkışa varması sağlanır.

Halit:

İhtiyaçlar, her zaman aynı değildir, bazen açlık, bazen analık öne geçer.

A. Rıza:

Arkadaşa katılmıyorum çünkü biz bu FARE’yi 4 gün boyunca tüm bu ihtiyaçlarından mahrum bırakırsak ve her seferinde de aynı yönteme baş vurursak bu hiyerarşinin değişmeyeceğini ve yine sonuca ulaşılacağını inanıyorum.

Savaş:

Aradan geçen zaman içinde FARE eşinin, yavrusunu ve arkadaşlarını unutabilmek ve onların kaybolduğuna fikrine kapılabilir.

Hüseyin:

Ama biz burada 4 ana noktadan bahsediyoruz, zaten biz çıkışa ulaştıracak 4 ayrı yere koyduğumuzdan FARE her birini gördüğünde onları isteyecek ve tanıyacaktır ve böylece unutma söz konusu değildir.

Savaş:

Hiyerarşiler kişiye, zamana ve mekana göre değişeceği için bu ihtiyaçların yer değiştirebileceğine birinin diğerinin önüne geçebileceğini söyledi.

Sonuç olarak grup:

FARE’nin psikoloji ve o an yerdeki hedefe yönelme olasılığının olmayacağından bu yöntemin pek geçerli olmayacağının kararına vardı.

3) Fikir, Halit:

Önce FAREnin ısıya duyarlılığı araştırırız ve sonra labirent’te FARE’nin sapmaması gereken yerlerin ısısını düşürür ve FARE’nin doğru yolda gitmesini sağlarız.

Burada ısı, FARE’nin hedefe ulaştırmak için kullanıyor.

Savaş:

FARE’nin onu çıkışa götürecek bir kabul olmadığından FARE’nin çıkışa yönelmeyeceğini ve sadece ısısı uygun olan yerde duracağını söyledi.

Halit:

Hiçbir canlı varlık sadece ısı için olduğu yerde kalmaz, mutlaka o yerden çeşitli ihtiyaçları için ayrılır ve uygun yolda devam ederek çıkışı bulur.

Sefer:

Sıcaklığın zamana ve bulunduğu yere göre değişmediğini sordu.

Halit:

Sıcaklık her an her yerde aynı.

Sefer:

Sıcaklığın değişmesini savundu. FARE 3-5 dk aynı yerde kaldığında sıcaklığın şiddetinin arttırılmasını ve yine tamamen yanlış yere saptığında sıcaklığın arttırılmasını önerdi. B u yolla sonuca daha hızlı ulaşılır.

Hüseyin:

Isı verilmesi veya kesilmesi sadece var olan durumu koruyacak FARE’ye artı bir zevk hiçbir şey olmadığından bu yöntem başarıya ulaşamaz.

Ayrıca tamamen cezaya dayalı bir sistem değil.

Sonuç olarak grup:

FARE’yi güdüleyecek bir etken olmadığından veya FARE’yi olumlu davranışını ödüllendirmeye dayanan bir sistem olmadığından görüş pek fazla uygun görülmedi.

4) Fikir, Seçer:

Labirent düzeneğini öyle bir şekilde hazırlarız ki sadece tek bir yol yapar diğer yolları kapatırız ve bu şekilde FARE’nin çıkışı ulaşmasını sağlarız.

Savaş:

Burada bağımsız değildir, onu bu şekilde kendi isteğiyle değil kendi isteğimizle hareket ettirmiş oluruz.

Sefer:

Burada amaç FARE’yi çıkışa ulaştırmaksa eğer bunu tek bir yolla da olsa kendi isteğimizle de olsa bu şekilde yaparız.

Halit:

FARE bu yolla hiçbir çaba harcamaz sadece önü açık olan yerden gider ve çaba harcanmayan şeylerde kalıcı değildir.

A-Rıza:

FARE başlangıç noktasından hiç ayrılmaya bilir. Çünkü onu oradan gitmeye zorlayan ne bir ödül ne bir ceza var.

Hüseyin:

A-Rızayı, destekleyerek;FARE’nin oradan ayrıla bileceğini, beklide önündeki yolun en kötü yola götüreceği kanısına varır, çünkü önündeki yolu bilmiyor o yolda ne var, çünkü önündeki yolu bilmiyor o yolda ne var? Yemek mi, eş mi, yoksa ölümü mü bu nedenle yerinden ayrılmaya bilir.

Sefer:

Oradan ayrılmasında bir zaman sonra her türlü ihtiyaçları onu o yoldan gitmeye zorlayacaktır.

Savaş:

Biz o zaman FARE’ye önünde tek bir yol var gidersen git gitmezsen başka bir yol yok demiş oluruz, bu da tek düzeliği de gurur ve bağımlı yaşamayı öğretir.

Sonuç olarak grup:

Bu görüşü şimdiki eğitim sistemimize benzettiği için bu yöntemi kabul etmemiştir.

5) Fikir, Savaş :

FARE’nin yanına o labirenti çok iyi bilen ve çıkışı iyi bilen bir FARE konularak beraber çıkışı bulmaları sağlanır.

Yanına FARE katmamızın nedeni, ona o yolu bilen tecrübeli bir FAREyle çıkışa daha kısa zamanda ve daha sağlıklı bir şekilde ulaştırmak için

Sefer :

Yanına koyduğumuz FARE’ye uymama olasılığı vardır, neden o FARE’yi izleyip de gitsin ki.

Savaş :

Sonuçta orada kalamaz, onun başarıya ulaşmada tek yolu ve yol göstericisi o onda odur.

Halit :

Oraya bıraktığımız FARE o anda belki onu tam olarak yönlen diremeyebilir, yanılmalarla ters yola sapmalar olabilir.

Savaş :

Yanına bıraktığımız FARE o yolu bildiğinden yanılma ve yanlış yola sapmalar olmaz çünkü tecrübeli, hem labirentteki FARE onun tecrübesinde dolayı kendisini olumlu yönde yönlendirebileceğini bilir. A- Rıza : savaşa katılarak, bu yöntemle rehber FARE, deneğe “şu yola sapma,orada çıkış yok” gibi ifadelerle onu en uygun yoldan olumlu ve kısa zamanda çıkışa ulaştırabilir.

Sefer :

Belki FARE yalnız gitmek istiyor, bir kılavuz yanında istemiyor, her şeyi kendi yapmak istiyor, hem o kavuzla gidince eline ne geçecek ki, hiçbir güdüleyici olay ortada yok.

Hüseyin :

Tamam belki ilk de istemeye bilir ama başarıya ulaşmak için o kılavuza uyar ve o kılavuz onu çıkışta ne gibi güzel şeylerin beklediğini anlatarak onu güdüleyebilir.

Sonuç olarak grup :

Bu kılavuz yönteminin sakıncaları giderildiği takdirde ( olumsuz etki, ehil olmayan kişi, şahsi çıkarlar v.s.) iyi bir yöntem olduğu ve başarıya ulaştıracak bir yol olduğunun kararına vardı.

6) Fikir, Hüseyin :

FARE’nin gideceği yol aydınlık tutularak diğer yanlış olan yerler karanlık olacak şekilde düzeneği hazırlarız ve bu şekil de çıkışa ulaşmasını sağlarız.

Savaş :

FARE aydınlık ve karanlık ortamlara her iki sinede uyum sağladığı için başarıya götürecek bir yöntem değildir.

Hüseyin : Sonuçta önünde iki yol var ayırt etse de etmese de aydınlık olanı tercih eder

Halit :

Tamam aydınlık yolda onu ilerlemeye ne sevk eder ki, belki aydınlık ortamda sabit olarak kalır.

Sefer :

Aynı şekilde karanlık olan yer FARE’yi cezp edebilir ve ister istemez oraya gitmeye zorlaya bilir.

Hüseyin FARE karanlık olan yeri tam olarak bilemez, orada başına ne geleceği belli değil onun için görmediği yere girmeye çalışmaz, ve aydınlık yolda onu ilerlemeye sevk eden şeyde kendi zevk ve ihtiyaçları olur FARE şu şekilde düşünür” ben bu yolda ilerlersem başarıya, doyuma hazza ulaşırım” ve bu şekilde çıkışa ulaşır.

Savaş :

FARE renk körü olabilir, renkleri seçmekte zorluk çekebilir.

Rıza :

Renk körlüğü siyah ve beyaz için değildir.

Sonuç olarak grup:

Bu yöntemin bu haliyle eksik olacağına ve başarıya ulaşmayacağını burada FARE’nin aydınlık ve karanlığı ayırt etmediğinden her ikisine de uyum sağlayacağını ve yanlış yönlendirme olabileceğini ortaya çıkardı.

Ancak, aydınlık düzeneğin daha iyi hazırlanarak FARE’yi ilerletmeye dönük şekilde yani çeşitli aralıklarla ödüller ve küçük zararsız cezalarla onu çıkışa ulaştırabileceğimizi ortaya çıkardık.

7) Fikir, A- Rıza :

Erkek FAREye onun cinsel dürtülerini iki yada üç katına çıkaracak bir hormon verilir ve labirentin çıkışında dişi FARE

( Dişi FARE sesi i eşleme sırasında dişi FARE’den çıkan ses)

Sesi verilir ve bu şekilde FAREnin yüksek motivasyonla çıkışa gitmesi sağlanır.

Burada FAREye hormon verilme nedeni FAREyi çıkışa yönlendirme daha çok motive etmek için ve o sese daha çok yoğunlaşması içindir.

Sefer :

Sesin labirentin içinde dağılma ihtimali çok ve bu göz önüne alındığında pek geçerli yol değil.

A-Rıza :

Bu kadar yüksek bir motivasyon gücüyle büyük bir arayış içerisine girecek ve deneme- yanılma yoluyla da olsa çıkıştaki sese ulaşacaktır.

Hüseyin :

Bu uzun zaman gerektirir, deneme-yanılma yoluyla belki 1- belki 10 günde bulabilir, hatta belli bir zaman sonra aramayı bırakabilir.

Hailt :

Uzun zaman geçtiğin den FARE açıka bilir ve o dişi FARE sesleri onda hiçbir etki yapmaz ve yemek aramak için tamamen başka yola sapabilir.

Savaş :

Bu kadar yüksek motivasyon ve güdüyle FARE’nin ilgisini dağılmadan ve en kısa zamanda çıkışa ulaşacağını söyledi.

Çünkü o anda FARE sadece o sese odaklanıyor ve o an tek düşüncesi o ses ve oraya ulaşmak olacağından sezgileriyle de olsa çıkışa ulaşacaktır.

Sefer :

Sezginin her zaman , her yerde genel- geçer olacağını tartışılır.

Gerçekte sezgiyle değil mantıkla hareket etmenin daha doğru olacağını söyledi

Hüseyin :

Diyelim ki sezgi onu doğu yola götürür ama o orada yüksek güdüsü nedeniyle yanlış sezer ve yanlış yola sapar ve arayış uzadıkça FAREnin huzursuzluğu artacak ve bu güdüsünü artık başka yönde kullanacak, zararlı şeyler yapmaya kalkacak ve enerjisini boşaltmak için sağa sola bilinçsizce zıplamaya başlar bu da FAREye istenmedik zararlı davranışlar kazandırmak anlamına gelir.

Son olarak grup :

Sesin burada fazla bir etkisinin olmayacağının, ses olmasa da FARE’nin zaten deneme- yanılma yoluyla oradan çıkışa gideceğini sese ulaşamadığında FARE’nin artık aramayı bırakıp, güdülenmişliğini zarara yönelerek gidermeye çalışabileceği gibi nedenler den dolayı bu görüşü uygun bulmadı.

8) Fikir, A, Rıza Savaş

Diyelim ki FARE 250 gr peynirle doyabilir, bizde FARE’yi aç bırakırız, bizde doyacağından 50 gr aşağısı olan 200 gr peyniri labirentin çıkışına kadar küçük küçük parçalar halinde yerleştirir ve FARE’nin onları yiyerek çıkışa ulaşmasını sağlarız.

Burada peynir yerleştirmemiz FARE’ye ödül vermek içindir, onu ödüllendirecek çıkışa varmasını sağlamaktır, 50 gr az verme nedenimiz ise FARE’nin ancak çıkış noktasında doyuma ulaşmaya yakın bir hale gelmesi içindir.

Halit :

O onda FARE 150 gr Peynirle de doya bilir. Bunu biz tam olarak bilemeyiz.

A, Rıza :

Biz bunu söylemedik, sonuna kadar kaç gr’ la doyar zaten fazlasını olumsuz etki yapmasın diye vermiyoruz.

Hüseyin :

Bu olayı 3-4 kez denediğimizde FARE artık yemekle güdülenmeye bilir.

Sefer :

Yemeğin yanına daha değişik (arkadaş, eş, çocuk) güdüleyici somut varlıklar koyarsak bu yöntem daha başarılı olur.

Sonuç olarak grup :

Bu yöntemde güdüleyicinin 1 tane değil de daha çok olursa ve bunları sırasıyla uygularsak düzeneğin daha başarılı olacağı görüşüne vardı.

Gurubun ortak kararı : 1

Labirent düzeneğinin bir bölümünü peynir kokusuyla, bir bölümünü peynir suyuyla, daha sonra peynir kırıntılarıyla, çıkışa doğru 1-2 küçük peynir parçalarıyla donatır ve son çıkış noktasında büyük bir peynir parçası koyarak çıkışa varmasını sağlanır.

Burada amaç ; önce FARE’yi kokuyla güdülemek ve daha sonra FARE’ye somut şeyler vererek FARE’nin daha da güdülenmesini sağlamak, böylece FARE eline somut şeyler geçtikce ve bir sonraki her zaman bir öncekinden daha değerli olmaya başladıkça FARE tamamen güdülenip en kısa ve en istendik biçimde çıkışa gitmesini sağlamak.

FARE’ye bir anda somut ve çok olarak yemek vermeyiz, bunda ki amaç; FARE bir anda doyuma ulaşır ve gitme işlemini bırakır veya direk somut bir şey verdiğimizde FARE artık başka somut şeyler isteyecektir bu riski ortadan kaldırmak için soyuttan somuta olarak düzeneği hazırlarız.

Azdan çoğula gider-veya soyut’tan somuta olmasının diğer nedeni FARE az olanı aslınki haz duysun, güdülensin, ve bir sonrakini istesin ve onu da aldığında doyuma ulaşmadan diğerine gitme isteği duysun, bu şekilde FARE çıkışa kadar güdüsünden hazzından ve heyecanından hiçbir şey kaybetmeden çıkışa en kısa zamanda ulaşmak için çaba gösterir.

Gurubun ortak 2. Kararı

8. Fikrin grupça eksikleri giderilmiş halidir.

“Önceden FARE’yi üç gün aç bırakırız ve önüne ölçülmüş peynir koyarız. Birkaç denemeden sonra diyelim ki FARE 250 gr peynirle doyuyor. Bizde 100gr peyniri labirente istenilen yo9ldan istenilen çıkışa belli aralıklarla döşeriz labirentin çıkışına da diğer 150gr peyniri bir tabağa koyup yerleştiririz. Sonra da üç gün aç bırakılmış FARE’yi labirentin girişine bırakırız. FARE labirentle istenilen yoldaki peynir parçalarını tek tek yiyerek ilerler ve çıkışa gelir. Tam bu anda diğer peyniri de görüp onu yemek için istenilen çıkışa varır. Ve doymak için o peyniri de yer böylece FARE istenilen yoldan istenilen çıkışa doğru hareket ettirilmiş ve o çıkıştan da dışarı çıkarılmış olur.

Ölçme ve değerlendirme :

Bu işlem, FARE’nin üç gün aç bırakılarak, ve her yeni denemede labirent içine döşenecek peynirin oranı düşürülerek, ve peynir parçalarının arasındaki mesafe artırılarak defalarca denenir.

FARE’yi aç bırakmamızın nedeni = Onun motivasyonunu artırmak onun harekete geçmesini sağlamaktır.

Her denemede peynir barçaları arasındaki mesafeyi artırmamızın ve bu parçaların oranını düşürmemizin nedeni 0 FARE’nin her seferde daha iyi öğrenmesini sağlamaktır.

Kategori: Bilim


Rasgele...