Araştırma:

12 Temmuz 2007



ARAŞTIRMA:

Araştırma kavramı çok değişik biçimlerde algılanmaktadır.Günlük konuşmalarda ,çantasını koyduğu yeri unutarak onu bulmaya çalışanla laboratuvarda deney yapan birinin yaptığı işe kadar ,çeşitli tür ve düzeydeki çabalar ‘araştırma’ olarak nitelendirilmektedir.Oysa ,bilimsel anlamda araştırma,’karşılaşılan bir güçlüğün giderilmesi için bilimsel yöntemin uygulanması’ya da ‘planlı ve sistemli olarak verilerin toplanması,çözümlenişi (analizi) ,yorumlanarak sonucun raporlaştırılması ile problemlere güvenilir çözümler arama süreci’ olarak tanımlanmaktadır (Mouly, 1963; Best, 1959).

Araştırma bir süreç olup ,amaç,problemlere güvenilir çözümler bulmaktır. Bunun için ,planlı ve sistemli olmak gerekmektedir.

Araştırma bir gereksinimle başlar. Bu ise ,en genel anlamda, insanları, dolaylı ya da dolaysız olarak rahatsız eden durumların ortadan kaldırılması gereksinimidir. İnsanları en çok rahatsız eden konulara öncelik verilir.

PROBLEM:

Bireyi , fiziksel ya da düşünsel yönden rahatsız eden, kararsızlık ve birden çok çözüm yolu olasılığı görülen her durum bir problemdir. Araştırmacı, problemi yaratan nedenleri araştırır ve bunların, durumu istendik yönde etkileyecek biçimde, değiştirilmesini sağlar.

Problemin varlığından söz etmenin ilk koşulu, onun sezilmesi, ondan rahatsız olunmasıdır. Ancak ,gerekli olan bu koşul yeterli değildir.Çünkü, problemler sezildikleri biçimiyle her zaman açık seçik değildir. Problemleri araştırmacılar tanımlar. Yanlış tanımlanmış bir probleme çözüm bulmak olanaksızdır.

Her araştırma konusunun ya da probleminin bir özgeçmişi vardır. Öneri ve araştırma raporlarında problemin özgeçmişi ‘problem durumu’ başlığı altında tartışılır. Bu özgeçmiş araştırma konusundaki teorileri ,ilkeleri, değişkenlere ilişkin tanımları ,değişkenlerin birbiriyle olan ilişkilerine dair bulguları, kısaca, problemi her yönüyle açıklayıcı bilgileri içeren bir kısımdır. Her araştırmacı ,bu bilgilerden yararlanmadan veya ele alacağı problemi çözmek için bu bilgileri referans olarak kullanmdan ,probleme doğru bir çözüm getirebilmesi olanaksızdır. Çünkü bu bilgiler, araştırma probleminin dayanaklarını ve alt yapısını oluşturur.

Problem durumu ,problemin önemini ,araştırmanın gerekçesini ,araştırma bulgularının hangi düzeyde genellenebileceğini ve genellemenin geçerliliğinin nelere dayandığını açıklığa kavuşturur.

Bilimsel çalışmayı temel uğraşı olarak seçen kişilerin en önemli gereksinmeleri ,bilme ve öğrenmedir. Bu kişiler yalnız mevcut bilgileri öğrenmekle yetinmezler, fakat aynı zamanda yeni bilgiler üretmeyi bilim dünyasına katkıda bulunmayı ,yaşam felsefelerinin bir parçası sayarlar.

Araştırmacının bilme ve öğrenme güdüsüne dayalı bir araştırma probleminin seçiminde geniş ve kapsamlı bir ön bilgiye ihtiyaç vardır. Bu ön bilgiler ,sistematik bir biçimde ve yeni ele alınacak problemin seçiminde doğru yönlendirecek şekilde problem durumunda verilir.

Problem durumunda verilen bilgiler, araştırmacının problem seçebilecek bir olgunluğa erişip erişmediğinin bir kanıtı olarak da değerlendirilebilir.

PROBLEMİN SEÇİMİ:

Bir araştırmada ilk yapılacak iş araştırma probleminin seçimidir. Yeni araştırma yapmaya başlayan bir kişiye yapılacak en geçerli tavsiye, ‘problem seçmede hiç acele davranmamasının’ gerektiğini bilmesidir. Çünkü problem seçme, özellikle yeni araştırma yapmaya başlayan kişi için ,hiç de kolay bir iş değildir.

Araştırma yapmaya başlayan kişi biraz sabırlı olur ve konu ile ilgili sistematik bilgi edinirse, ilgi duyduğu bir konuda pek çok araştırma problemini formüle edebilir.

Bir araştırma projesinin hazırlanmasında geçecek zamanın yarısı ,araştırma probleminin seçimi için ayrılmalıdır. Çünkü araştırma konusunun saptanması, konunun belirlenmesinden sonra problem seçeneklerinin saptanması, bu seçeneklerden her birindeki problemlerin hangi değişkenleri içerdiği, değişkenlere uygun ölçeklerin var olup olmadığı ve veriler toplandığında bunların analizi için uygun çözümleme yöntemlerinin saptanması işlemleri, araştırma probleminin seçimini etkileyen değişik faktörlerdir.

Çalışabileceği bir problem düşünürken ,araştırmacı ona ilişkin bir çok soruyu kendisine sormalıdır. Bunlar söz konusu problemin gerçekten benimsenmesi gerekli olup olmadığına karar vermede kendisine yardım edecektir. Bu soruların en önemlileri şunlardır:

Problem ilginç midir?

Problem yeni midir?

Mevcut bilgiye katkısı olacak mıdır?

Problem yapılabilir midir?

Başka bir kimse daha önce gereksinim duymuş mudur?

Araştırmacı bu tür sorulardan dolayı hiçbir zaman kötümserliğe kapılmamalıdır. Çünkü her karşılaşılan güçlüğün eninde sonunda bir çözümü vardır. Çözümü olmayan bir durum zaten araştırma problemi olamaz.

Seçilen bir araştırma probleminin veya bir araştırma projesinin kabul edilebilmesi için problemin ya da projenin bazı kriterleri karşılaması gerekir. Bu kriterler;

Araştırılabilirlik: Konu ya da problem araştırılabilir, çözülebilir olmalıdır. Konu ve problem gözleme ,veriler toplamaya uygun olmalıdır. Felsefi türde konular (iyilik, güzellik vb.) olmamalıdır.

Faydalılık: Araştırma sonunda varılacak bulguların, yordamların ve bilgilerin işe yaraması, ait olduğu alanın bir bilim dalı olarak gelişmesine katkıda bulunması gerekir. Konu ve elde edilecek bilgiler bir kurum için ya da toplum için değerli ve faydalı olmalıdır.

Genellenebilirlik: Araştırmada elde edilecek bulguların, bilgilerin ve genellemelerin kapsayacağı alanın geniş, bundan yararlanabilecek grubun büyük olması beklenir. Konunun ve problemin özelliklerine ,uygulanan örnekleme yönteminin cinsine, örnekleme şekline, örneklemin büyüklüğüne, araştırmacının ustalığına, uygulanan araştırma yöntemlerine bağlıdır.

Orjinallik: Araştırmanın konusu ve problemi yeni ve orijinal olmalıdır. Araştırma daha önce yapılmış bir araştırmanın tekrarı olmamalıdır. Her araştırma bilime yeni bilgiler eklemlidir.

Güncellik: Araştırma probleminin güncel ve ilgi çekici konular arasından seçilmiş olmasında yarar vardır.

Masraf: Bilimsel bir çalışmanın değeri onun fiyatı ile ilgili olamaz. Ancak ,problem seçilirken bunun kaça mal olacağı dikkate alınmalıdır.

Zaman: Araştırmanın getirdiği süre ,kişinin ona ayırabileceği zamana uygun olmalıdır.

İlgi: Hangi alanda olursa olsun konu araştırmayı yapacak kişinin ilgisini çekmelidir.

Hazır oluş: Problemin seçiminde önemli olan iki noktanın bilinmesi gerekir;bilgi ve tatminsizlik. Bir kimse ancak çok iyi anladığı ve bildiği alanda etkili olarak çalışabilir. Bir araştırma problemini incelemeye başlayan kişi ,o alanın ve konunun, daha araştırmaya başlamadan otoritesi haline gelmiş, konu ve problemle ilgili kaynakları, yayınları okumuş; mevcut bilgileri herkesten daha iyi kavramış bir kimse olarak düşünülmektedir.

Teknik olanaklar: Hangi bilim, disiplin ve bilgi alanında olursa olsun, her araştırmacı yapacağı araştırmanın gerektirdiği teknik araç ve gereçlere sahip olmak zorundadır. İyi ve sıhhatli bir araştırma yapabilmek için uygun ir araştırma ortamına gereksinme vardır. En azından yazı malzemesi, fotokopi araçları, daktilo, teyp, hesap makinesi gibi basit fakat çok önemli teknik olanaklardan yoksun ir ortamda araştırma yapmak zordur.

Destek: Araştırmacı ,zaman zaman çeşitli alanlardaki uzmanların yardımına gereksinme duyar. Bunlar arasında ölçme ve değerlendirmeciler, istatistikçiler ve diğer araştırmacılar başta gelir.

ARAŞTIRMA PROBLEMİNİN TANIMLANMASI:

Araştırma probleminin tanımlanmasında bazı aşamalara uyulması araştırmacıya kolaylıklar sağlayacaktır. Bu aşamalar;

Problemin genel konu içindeki yerinin saptanması aşamasında, problem olarak ele alınan konunun genel konu içerisindeki yeri ve ilgili diğer alanlar belirlenir,

Problemin sınırlarının belirlenmesi aşamasında, ilgili ayrıntı konunun nelerle doğrudan ve nelerle dolaylı ilgili olduğu, yöntem açısından hangi noktaların gerekli olduğu ve içerildiği, hangi noktaların göz ardı edilebileceği ,nedenleri ile açıklanır,

Problemin ve varsa alt problemlerin belirlenmesi aşamasında ise, problemin yani araştırmanın hangi soruna çözüm getirmek için yapıldığı ortaya konulur.

PROBLEMİN YAPISI:

Araştırma problemi bir soru cümlesidir. Bu soru cümlesi bir grup değişkenleri ve bunlar arasındaki ilişkileri içerir. Örneğin, bilgisayar destekli matematik öğretimi öğrencide problem çözme yeteneğini etkilemekte midir? İfadesiyle belirtilen soru cümlesi bir araştırma problemidir. Bu problem, minimum düzeyde iki temel değişkeni içermektedir. Bu değişkenlerden biri ‘öğretim tekniği’ diğeri ise ‘problem çözme yeteneği’ dir. Problem cümlesi kuramsal olarak bu iki değişken arasında bir ilişkinin var olduğuna işaret etmektedir. Araştırmacı bu ilişkinin, öğrenciyi tanımlayan bazı değişkenlerle de farklı olup olmayacağının ortaya konmasını, yani araştırılmasını, dolaylı olarak ifade etmektedir. Örneğin, iki değişken arasındaki ilişkinin, öğrenci cinsiyetine, öğrencinin özgeçmişine, ilgisine, genel yeteneğine ve kendini gerçekleştirme düzeyine göre de farklı olup olmadığının araştırılması gerektiğini dolaylı olarak gösterir. O nedenle bir araştırma problemi, problem ifadesinde yer alan değişkenler yanında, ifadede yer almayan fakat, problem ifadesindeki değişkenler arası ilişki düzeyine eti eden diğer değişkenlerin de varlığını ortaya koyar.

PROBLEM KAYNAKLARI:

Borg, araştırma probleminin belirlenmesinde tecrübe, teori ve ilgili literatür gibi başlıca üç önemli kaynağa baş vurulmasının yararlı olacağını belirtmiştir.

Tecrübe: Araştırma problemi bulmak için en verimli kaynak tecrübedir.

Teoriler: Araştırma probleminin seçiminde kullanılacak ikinci kaynak, araştırmacının öğrenim gördüğü veya mesleki alandaki bildikleri teorilerdir. Teoriler, bir araştırma için problem belirlemede en mükemmel hareket noktasıdır. Teoriler, genel prensipleri ve ilkeleri içerirler. Bu ilke ve prensipler araştırma probleminin çözümünde anahtar rolünü görürler. Teoriler, araştırma bulgularının ne kapsamda ve ne düzeyde genellenebileceğine dair araştırmacıya yol gösterir ve ona destek sağlarlar.

İlgili literatür: Eğer tecrübe ve teoriler araştırma problemiin saptanmasında, araştırmacı tarafından yeteri görülmüyorsa, üçüncü bir kaynak olarak ilgili literatürün gözden geçirilmesi tavsiye edilebilir.

Araştırmacı ilgi duyduğu alanla ilgili literatürü, özellikle sürekli yayınları, inceleyerek kendisine bir araştırma problemi seçebilir. Bu süreli yayınlarda yapılmış araştırmaların kısa özetleri çıkar. Dergilerden bu araştırma özetlerinin gözden geçirilmesi, oldukça ilginç bir yolun izlenmesiyle yapılan araştırmada nasıl bir araştırma yönteminin izlendiği konusunda araştırmacı bazı bilgileri öğrenme fırsatı bulabilecektir.

Yapılmış araştırma raporlarının öneri kısmında, gelecekte yapılması öngörülen bazı araştırma konuları vardır. Bu araştırma konularında kullanılacak yöntemlerde, bu önerilerle birlikte verildiği olur. O nedenle bu önerilerden yararlanarak araştırma probleminin seçimi yeni araştırma yapacak kişi için, yöntem konusunda bazı kolaylıklar sağlamış olur. Yapılmış araştırmanın bir diğer faydası da, bulguların genelleme kapsamının büyümesi, araştırma bulgularından istenen bilimsellik özelliğinin kanıtlanmış olması demektir ki bu da araştırmanın geçerlik ölçütünü karşılamış olur.

Sonuç olarak literatür inceleme yöntemiyle araştırma problemi seçmek yeni araştırma yapmaya başlayan kişilerin fazlaca sıkıntı çekmeden, en çok başvurdukları bir yöntemdir

PROBLEM SEÇMEDE KONU ALANININ SINIRLANDIRILMASI:

Araştırma yapmayı planlayan ve henüz bu konuda yeterli bir deneyimi olmayan araştırmacı, araştırma problemini seçerken, çoğu kez araştırma alanını çok geniş tutar. Konusu üzerinde çalışmaya başlamadan önce, araştırmacı şunun üzerinde durmayı ve kendisine sormayı yararlı bulacaktır: Tam olarak neyi bulmayı umuyorum? Tam olarak hangi problemi çözmeyi araştırıyorum? En başlangıçta konuyu çalışılabilir büyüklükte sınırlama çok önemlidir. Problemi açık ve öz yapmanın en iyi yolu onu bir soru biçimine dönüştürmektir. Eğer bir kimse problemi soru soru biçiminde belirtirse, özel bir cevap gerektireceği ve o zaman bu cevabın çalışmanın amacı olacaktır. Önceden problemin sınırlarına karar vererek, araştırmacı da kendini pek çok yararsız çalışmadan kurtarabilmektedir. Ancak sınırlamalar araştırmacı probleme ilk eğildiğinde en başta açıklanmalıdır. Ayrıca, bir probleme uygulanan bütün sınırlamalar çalışmanın en son raporu yazıldığı zaman açıkça belirtilmelidir. Herhangi bir çalışma yapılmadan önce incelenecek probleme ilişkin yeterli bir fikir edinme ile öncelikle incelenmesi onun çözümü için yapılmaktadır. Ne arandığının bilinmesi çoğunlukla savaşın yarısıdır.

ARAŞTIRMA PROBLEMİNİN YAZILMASI:

Araştırma probleminin seçimiyle ilgili yeterli kaynaklar incelendikten sonra, problemin araştırılabilirliği ilkesini göz önüne alarak açık ve sade bir dil ile araştırmanın temel problem cümlesi yazılır. İyi bir araştırma probleminde bulunması gerekenler şunlardır:

Problem cümlesi neye karar verildiğini ve neyin çözümleneceğini tam olarak ortaya koymalıdır.

Tipik bir soru cümlesi şeklinde ifade edilen araştırma problemi araştırmanın sınırlarını belirlemelidir. Bu sınırlama hem araştırmada ele alınan değişkenler, hem de araştırma sonunda elde edilen bulguların genelleneceği evren bakımından kesin ve açık bir şekilde ifade edilmelidir.

Araştırma yapmayı düşünen kişinin, araştırma konusu hakkında genel bir düşüncesi ve bilgisi vardır. Fakat u genel bilgilerden somut ve üzerinde çalışılabilir bir problemin seçilmesi bazen mümkün olmamaktadır. O vakit araştırmacı kendi kendine yeterince literatür incelemesini yapmadığı bilincine varmalı ve incelemesini derinleştirmelidir. Problem ifadesinin yazılmasında dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi de ‘genellik’ ve ‘özellik’ arasındaki dengenin teminidir. Eğer problem ifadesi anlam itibariyle çok kapsamlı ise, araştırmacının problem alanını yeterince sınırlayamadığı kanısına varılır. Dolayısıyla araştırmacının, literatür incelemede yeterince kendine yönelmediği anlaşılır.

Araştırmalarda problem cümleleri ‘etkilemekte midir?’ ‘etkisi var mıdır?’ ‘etkisi nedir?’ şeklinde sonuçlandırarak yazıldığı gibi ‘ilişki var mıdır?’ ‘ilişki nedir?’ şeklinde de yazılabilir.

Problem cümleleri en azından, okuyan kişilerde, araştırmacının neyi ne düzeyde ve sonuç olarak verilere uygulayacağı istatistiksel tekniklerin neler olabileceği hakkında bir açıklık getirmelidir. Aşağıdaki kurallar bir problemin yazıdaki son tanımının belirtilmesinde yararlı bulunacaktır:

Seçilen konunun çok belirsiz ve çok geniş alanlı olmadığından emin olunmalı,

Problemi daha açık ve daha kolay anlaşılır yapmak için, onu belirli bir cevap gerektiren bir soru olarak belirtilmeli,

Problemin sınırlarını, çalışmada düşünülmeyecek tüm yönleri ve etkenleri elimine ederek dikkatli bir biçimde belirtilmeli,

Problemin tanımında kullanılması gereken özel terimler tanımlanmalı.

ARAŞTIRMA PROBLEMİNİN SEÇİMİYLE İLİGİLİ LİTERATÜRÜN İNCELENMESİ:

Her araştırmacı araştırma konusunu seçtikten sonra hemen araştırmaya başlamak ve bitirmek için acele etmeye yönelik davranışlar içine girer. Ancak düşünülen araştırma konusuyla ilgili problemi saptamada yeterince ve kapsamlı bir literatür incelemesi yapmadan böyle bir davranış içine girmek, araştırmacı için yanlış bir yoldur. Araştırmacının ilgisini çeken bir konuda araştırma yapmasının ilk ve en önemli gereği o konuyla ilgili, bugüne kadar yayınlanmış kaynakların incelenmesidir.

İLGİLİ LİTERATÜRÜN İNCELENMESİİN ÖNEMİ:

Literatür inceleme aşaması, araştırma projesinin geliştirilmesinde son derece yararlı ir çalışmadır. Literatür inceleme yoluyla elde edilen bilgiler, araştırmacının araştırma alanındaki ön gereksinmelerini ve araştırma şartlarının tanımlanmasını sağlar. Literatür incelemenin, araştırma yapmayı planlayan işi için yararları kısaca şu şekilde sıralanabilir:

Literatürün incelenmesiyle, araştırmacı konu alanındaki teorileri anlayabilecek ve araştırma problemini daha anlaşılabilir bir şekilde ortaya koyabilecektir,

Araştırma konusuyla ilgili bilgi edinme, araştırmacının araştırma konusunun sınırlarını görmesini sağlar,

Literatür inceleme araştırmacıya, ele aldığı problemlerin incelenmesinde hangi tür yöntemlerin ve ölçme araçlarının yararlı, hangilerinin ise daha az yararlı olacağı görüşünü kazandırır.

Tam olarak yapılan bir literatür incelemesi, araştırmacıyı, henüz yeni yapılmış bir araştırmayı tekrar yapma gibi boşuna bir çabadan alıkoyar.

Literatür incelemesi, araştırmacıya kendi araştırma problemine ait bulguların daha anlamlı bir şekilde yorumlanmasında yararlı olabilir.

LİTERATÜR İNCELEME PLANI:

Araştırmacı literatür incelemek için zaman israf etmek istemiyorsa, yazılı kaynakların bulunduğu kütüphanelerden veya bilimsel bilgilerin depolandığı komputer sistemlerinden yararlanmak için bir plan yapmak zorundadır. Genelde bu plan şu basamaklardan oluşur:

- Birinci basamak: Araştırma konusunun seçimi,

İkinci basamak: Terminolojilerin tanımlanması. Bu tanımlar, araştırma konusunu belirleyici kavramların açık seçik şekilde anlamlarını verir,

Üçüncü basamak: Basılı yayının hangi dilde yazılı olduğu ve hangi ülkeye ait olduğunun saptanması,

Dördüncü basamak: İlgili kaynak hangi zaman dilimini içermektedir,

Beşinci basamak: İlgili kaynağın türü,

Altıncı basamak: Araştırma konusu hangi sektörle ilgilidir? Veya bir sektörün hangi bölümlerini içerir?

Yedinci basamak: Bilgi kaynağına ulaşmak için anahtar kavramların seçimi,

Sekizinci basamak: Yedinci basamakta seçilen anahtar kavramları kullanarak kütüphanede bu anahtar sözcükleri içeren konu alanını saptamak gerekir.

LİTERATÜR İNCELEMEDE KAYNAKLAR:

Kitaplar: Kitaplar genellikle konu alanlarına ait ilkeleri, prensipleri ve teorileri verirler.

Dergiler: Dergilerde yayınlananlar araştırmaların tamamı olmayıp, araştırmanın özeti şeklinde ve 3-5 sayfa hacmindedirler.

Abstraklar: Abstraklar kitap ve araştırmaların bir veya en çok iki sayfalık özetlerini yayınlayan başvuru kaynaklarıdır.

Literatür inceleme aşamasında olan kişinin, yukarıda verilen referansları incelerken, zamanı tasarruflu bir şekilde kullanması için şunlara dikkat etmesi gerekir:

Kütüphanede ulaşılan bilgi hangi tarihte yayınlanmıştır?

Bibliyografya veya indeks aranılan bilgi ile ilgili bir ipucu vermekte midir?

Bilgi kaynağı aranılan konuyla marjinal düzeyde mi yoksa derinliğine mi bilgi veren bir kaynaktır,

Bu bilgi kaynağının daha önceki çalışmalarda kullanılıp kullanılmadığıdır.

Araştırmacı bu sorulara vereceği cevaplarla, araştırma konusunda ilk elemeyi yapmış olacaktır.

LİTERATÜR İNCELEMENİN AMACI:

Literatür inceleme, araştırma konusuyla ilgili yazılı yazılı kaynakların okunması, yapılacak araştırmaya ışık tutacak bazı bilgilerin özetlenmesidir. Bunlar:

1)Araştırma problemini sınırlama: Literatürün incelenmesi, araştırmacıya araştırma problemini sınırlama ve tanımlama imkanı verir.

2)Başka araştırma problemlerinin var olduğunun farkına varabilme: Literatür inceleme sürecinde, araştırmacı konu alanı ile ilgili nelerin yapıldığını öğrenmekle kalmaz. Aynı zamanda yeni araştırma alanları hakkında da bilgi edinmiş olur.

3)Verimsiz araştırma konularından uzaklaşma: Literatürün incelenmesinde, araştırmacının ele almayı düşündüğü konuda daha önce bir seri araştırmanın yapılmış olduğu görülebilir.

4)Araştırma metodları hakkında görüş kazanma: Literatür inceleme süresinde, aynı konuda veya aynı değişkenleri içeren araştırmalarda ne tür araştırma modellerinin yer aldığı, veri toplamada hangi ölçeklerin kullanıldığı, verileri toplamak için ne tür örneklemin yapıldığı ve verilerin analizi için hangi istatistiklerin kullanıldığı konusunda geniş bilgi edinmek mümkün olur.

LİTERATÜR İNCELEMENİN KAPSAMI:

Bir araştırmacı, araştırma yapmayı düşündüğü konuda ne kadar literatür inceleyecektir? Araştırmacı hangi kaynakları ne ölçüde okumalı, hangilerini okumamalıdır? Konusunda araştırmacıya tavsiye edilebilecek en öncelikli şey, araştırmacının ele almayı düşündüğü konu ile incelenen kaynakların yakınlık derecesidir. Bir başka deyişle ilgili literatürün, araştırmacının ele aldığı konuya yakınlık derecesi, okunacak literatürün kapsamını tayin etmede oldukça geçerli bir ölçüt olabilir.

ALT PROBLEMLER:

Bir araştırma, bir ve birden fazla problemi çözmeye yönelmiş olabilir. Fakat, araştırmalarda, genellikle bir ana konu ve bununla ilgili bir temel problem olduğu görülmektedir. Araştırmaya konu olan bu temel problemin çözümlenebilmesi, çoğu kez ikinci derecedeki problemlerin çözümlenmesine dayanmaktadır. Bunlara yardımcı veya alt problemler denir.

Alt problemlerin saptanmasında da ana probleme gösterilen özeni göstermek, aynı ilke ya da önerilere uymak zorunludur. Bunlar da soru cümlesi şeklinde yazılmalıdır. Ana problemle ilgisi olmayan, onun çözümü için zorunlu olmayan konuların alt problem olarak alınmamasına dikkat edilmelidir. Araştırma bir bütündür. Öğeler temel probleme uygun bir birlik, bir beraberlik göstererek onun etrafında toplanmalı ve yerlerini almalıdır.

Araştırma konusu ile ilgili literatürün incelenmesinden sonra araştırmanın kesin duruma getirilmesi için ele alınacak temel problemin ve bu temel problemi açıklayıcı alt problemlerin kesinleştirilmesi ve yazılması gerekir.

Sonuç olarak, araştırmacı araştırma problemlerini daha önceki araştırma sonuçları ile aynı görüşte olmayarak, hem bitmiş hem de gerekli projelerin liste ve özetlerini inceleyerek, kendi günlük deneyimindeki problemlerle karşılaşarak ve onları anlayarak bulabilmektedir. Araştırmacının seçtiği problem kendisini gerçekten ilgilendirmeli, yeni, kendi uzmanlaşma alanında gerçek değere sahip, yapılabilir olmalı ve başka bir kimse tarafından ele alınmış olmamalıdır. Araştırmacı araştırmasını, dikkatli bir biçimde belirtmek için özen göstermelidir. Problem verimli bir sonuç vermek için yeterli bir biçimde sınırlanmalı, sınırları açık olarak belirtilmeli ve formülasyonda kullanılan terimler özel ve anlaşılabilir olmalıdır.

KAYNAKLAR:

Niyazi KARASAR; Araştırmalarda rapor hazırlama

Fatih PAKDİL; Bilimsel araştırma yöntemi

Ali ARSEVEN; Alan araştırma yöntemi

Birgül KARATAŞ; Araştırma teknikleri

Saim KAPTAN; Bilimsel araştırma ve istatistik teknikleri

Kategori: Bilim


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy