Öğretme Teknikleri

12 Temmuz 2007



ÖĞRETME TEKNİKLERİ

Yöntem ve Teknik kavramları birbirine çok karıştırılmaktadır. Yöntem, genelde hedefe ulaşmak için izlenen en kısa yol olarak tanımlanmaktadır. Eğitim Terimleri Sözlüğünde de Yöntem, “ Bir sorun çözmek, bir deneyi sonuçlandırmak, bir konuyu öğrenmek ya da öğretmek gibi amaçlara ulaşmak için bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yol” olarak tanımlanmıştır. Teknik ise, bir öğretme yöntemini uygulamaya koyma biçimi, ya da sınıf içinde yapılan işlemlerin bütünü olarak tanımlanabilir. Yöntemi bir tasarım, Tekniği de bir uygulayım olarak görebiliriz. Daha geniş bir açıdan Yöntemi hedeflere ulaşmak için öğretme-öğrenme sürecini desenleme ya da planlama, Tekniği de bu desenlenen ve planlanan düşüncelerin uygulama aktarılmasında izlenen yol olarak görebiliriz.

Hedeflerin saptanması, bunları gerçekleştirici nitelikteki öğrenme yaşantılarının seçimi işini planlamış bir öğretmen, eğitim durumlarının düzenlenişi sırasında öğretimin etkili olmasında öğretim yöntem ve tekniklerinin rolünü dikkate almak durumundadır. Hedefe, konuya ve duruma uygun tekniklerin seçilişi ilgiyi ve etkin katılımı arttırır, öğrenciyi güdüler ve böylece sınıf içi etkinlikleri daha verimli ve anlamlı kılar. Öğretmen mevcut öğretim yöntem ve tekniklerinden kendi kişiliğine, öğrencilere, konu alanına uygun düşen teknikleri seçmelidir.

ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

GRUPLA ÖĞRETİM TEKNİKLERİ:

Beyin Fırtınası

Gösteri

Soru-Cevap

Rol Yapma

Drama

Benzetim

Mikro Öğretim

Altı Şapkalı Düşünme Tekniği

BİREYSEL ÖĞRETİM TEKNİKLERİ:

Bireyselleştirilmiş Öğretim

Programlı Öğretim

Bilgisayar Destekli Öğretim

BEYİN FIRTINASI

Beyin Fırtınası; orijinal düşünceler ve yeni çözümler üretmek amacıyla küçük bir grup arasında yer alan bir tür serbest tartışmadır.

Bu yöntem bir probleme çözüm aramak için öğretmen ve öğrencilerin birlikte kullandıkları bir yöntemdir. Öğretmen problem ile ilgili olarak öğrencilere çeşitli sorular sorar. Öğrencilerin problemin çözümü ile ilgili görüş ve düşünceleri alınır. Yöntemin amacı öğrencilerin problem çözme yeteneklerini, karar verme süreçlerini ve hayal güçlerini geliştirmektedir. Öğrenciler bir problemin çözümü için çeşitli gruplara ayrılırlar. Grup üyeleri kendi aralarında problemi tartışır ve mümkün olduğunca çok sayıda fikir ve görüşler üretilmeye çalışılır. Ortaya atılan her fikir yazılır. Öğretmen öğrencilerin görüş ve düşüncelerini doğru veya yanlış diye nitelendirmez. Önemli olan çok sayıda fikrin ve görüşün ortaya atılmasıdır. Öğrencilerden ortaya attıkları fikirleri açıklamaları ya da savunmaları da istenmez. Sadece bir problemin çözümünde öğrencilerin akıllarına gelen tüm fikirlerin söylenmesi istenir. Sonra bütün bu fikir ve görüşler hep birlikte değerlendirilir.

Beyin Fırtınasının Öğeleri:

Küçük bir grupla yapılması: Bu yöntem, grupla var olan sosyal etkileşimin düşünceleri etkileyeceği ihtimaline dayandırılmıştır. Fakat Beyin Fırtınası büyük gruplardan ziyade küçük gruplar için kullanılmaktadır.

Serbest tartışmanın yapılması: Bu yöntemde, esasında katılanlara bir problem verip, onlardan ne kadar ilkel olursa olsun akıllarına gelen düşünceleri tartışmaları istenmektedir. Düşünce ve görüşler, serbest bir şekilde ifade edilmekte ve en azından başlangıçta düşünce ve çözüm üretimi sırasında herhangi bir yorum, eleştiri, müdahale, değerlendirme yapılmamaktadır. Bu tür uygulama, yeni ve özgün düşüncelerin üretilmesinde katkıda bulunmaktadır. Ayrıca savunma veya eleştiri yerine düşünce belirlemeye önem verilmektedir. Böylece Beyin Fırtınası, hayal yoluyla bir grubun düşünce üretmesi için kullanılan demokratik bir yöntem oluşturmaktadır.

Orijinal düşüncelerin ve yeni çözümlerin üretilmesi: Bir yaratıcılık tekniği olarak Beyin Fırtınasının temel amacı özgün düşüncelerin ve yeni çözümlerin üretilmesidir. Bu yöntem belli bir problem veya konuyla ilgili değişik yeni ve özgün görüşler elde etmek için kullanılır. Öğrencilerin garip olan veya bilinmeyen düşünce, görüş ve önerileri ihmal edilmek yerine teşvik edilmelidir. Bunlar daha sonra analiz edilerek, sentez yapılarak değerlendirilir. Böylece sık görülmeyen, ilk etapta acayip olarak görülebilen bir düşünce pratik bir şekle ve düzene sokulabilmektedir. Ayrıca diğerlerinden değişik olan düşünceler üzerinde durulmaktadır. Bundan dolayı bu yöntem, kasıtlı bir problem çözme durumudur.

Beyin Fırtınasının Uygulanması:

Koordinatör ve liderin seçilmesi

Gruplarda öğrenci sayısının belirlenmesi

Sınıfın düzenlenmesi

Problemin tanımlanması

Katılanlara Beyin Fırtınası ilkelerinin açıklanması

Görüşlerin üretilmesi

Öğrenci katkısının sağlanması

Eleştirilerin yasaklanması

Görüşlerin taranması

Görüşlerin özetlenmesi

Bu Teknikte En Çok Yararlanılan Çözüm Yolları:

Benzerinden yararlanma: Bir problemi çözmek için yollar aranırken tabiattaki örneklerden yararlanmak mümkündür. Örneğin uçak kanat modellerinin kuş kanatlarından esinlenerek üretilmesi gibi.

Fikir bağlantıları kurma: NASA yetkilileri astronot elbiselerinde fermuar yerine geçecek bir düzenek arıyorlardı. Fikir bulma timi toplantıda sözlükten rastgele yağmur ormanı sözcüğünün seçti. Beyin Fırtınası tekniğinin kullanıldığı bu toplantıda katılan üyelerden biri tropik yağmur ormanından geçerken elbisesinin dikenlere takıldığını hisseder gibi olduğunu söyledi. Bunun üzerine astronotlara iç içe giren ve dikene benzeyen ipliklerden yapılmış bir elbise dikilmesi fikri geliştirilmiş oldu.

Zarardan yarar çıkarma: ABD’de bir bira fabrikası dinlenmiş birayı ücret karşılığı elden çıkarmak gibi bir problemle karşı karşıya kalmıştı. Fabrika yöneticilerinden biri Tom Sawyer’ın arkadaşlarını nasıl kandırdığını hatırladı ve bu örnekten esinlenerek dinlenmiş birayı kesimlik hayvanlara besi maddesi olarak Japonya’ya gönderilmesi fikrini ortaya attı. Böylece zarardan yarar çıkarma yoluna gidilmiş oldu. Tom Sawyer, arkadaşlarına bahçelerinin çitini boyama şerefini vermiş ve ayrıca bu şeref karşılığında onlardan bir de ücret almıştı.

Faydaları:

Öğrencilerin yaratıcı düşüncelerini geliştirir.

Öğrencilerin aktif bir şekilde öğrenme sürecine katılmalarına imkan sağlar.

Kısa zamanda çok sayıda fikrin ve düşüncenin üretilmesine imkan sağlar.

Öğrencilerden ortaya attıkları fikirleri savunmaları istenmediği için her öğrenci rahatlıkla aklından geçeni söyleyebilir.

Öğrencilerin bir konu ile ilgili bir çok görüşün olduğunu görmelerini sağlar.

Öğrenciler bilimsel düşünmeye alıştırılırlar.

Sınırlılıkları:

Öğrencilerin söyledikleri fikirleri her yönüyle değerlendirme fırsatı yoktur.

Ortaya atılan her fikrin yazılması oldukça zaman alıcıdır.

Öğrenciler problemle hiç ilgisiz fikirler söyleyebilirler. Problemin gerçek çözüm yollarından uzaklaşılabilir.

Sınıfta herkesin fikrini söylemesi zorunluluğu hiçbir fikri olmayan öğrencileri zor durumda bırakabilir.

Tartışmaları aynı öğrenciler yönlendirebilir.

Öğrencileri değerlendirme güçlüğü vardır.

GÖSTERİ

Gösteri yöntemi öğretmenin öğrencilerin gözlerinin önünde bir şeyin nasıl yapılacağını göstermesi veya bir prensibi açıklamak üzere yaptığı deneyleri içeren bir yöntemdir. Daha çok görsel iletişime dayanır. Bu yöntemde etkinliği önce öğretmenin kendisi yapar. Sonra gösterildiği şekilde öğrencilerin yapması istenir. Bu özelliği ile öğrenciye öğretilen bilgilerin kalıcı olmasını sağlar ve hem de bu bilgilerin beceriye dönüşmeleri sağlanır. Bu yöntem, daha çok uygulama düzeyindeki davranışların öğrencilere kazandırılmasında etkilidir.

Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar:

Yapılacak deney ve gösteriler daha önceden öğretmen tarafından planlanmalıdır. Mümkünse öğretmen önce kendisi bir defa yapmalıdır.

Her öğrenciye veya öğrenci grubuna deney yapma şansı ve yeterli zaman verilmelidir.

Gösteri esnasında kullanılacak araç ve gereçler önceden hazırlanmalıdır.

Öğrencilere yapılacak gösteriler basitten zora doğru bir sıra ile ve aşama aşama yapılmalıdır.

Dershane, atölye ve laboratuarda gerekli güvenlik önlemleri alınmalıdır.

Yapılan işin veya deneyin ana hatları ve neticeleri tahtaya yazılmalıdır.

Faydaları:

Öğrenilenlerin daha kalıcı olmasını sağlar.

Öğrenciler hem görerek ve hem de işiterek öğrenme imkanı elde ederler.

Bir gösteri esnasında öğrencilerin ilgi ve dikkat düzeyleri en yüksek düzeydedir.

Öğrenciler, bir deneyim veya olayın oluşumu hakkında birinci el bilgiler ve deneyimler elde ederler.

Öğrenciler, yaparak ve yaşayarak öğrenme imkanı elde ederler.

Sınırlılıkları:

Öğretmen tarafından iyi bir hazırlık ve planlama yapılması zorunluluğu vardır.

Gösterinin veya deneyin yapılacağı ortam ve kullanılacak araç gereçler her okulda olmayabilir.

Kalabalık sınıflarda gösteri yöntemini kullanmak zordur.

Bu yöntem oldukça zaman alıcıdır.

Gösteri esnasında sınıf düzenini ve disiplini sağlamak güçleşebilir.

Eğer gerekli önlemler alınmazsa gösteri sırasında kazalara sebebiyet verilebilir.

SORU – CEVAP

Soru - cevap metodu, öğretmenin öğrencilere ve öğrencilerin de öğretmene sorduğu soruları kapsayan karşılıklı iletişime dayanan bir öğretim yöntemidir. Genelde anlatım yöntemi ile anlatılır. Bu yöntem anlatım yönteminin sıkıcılığı ve monotonluğunu az da olsa ortadan kaldırarak öğrencileri aktif hale getirmeye çalışır. Soru-cevap yöntemi öğretmenin işlenen konu ile ilgili olarak öğrencilerin bilgilerini yoklamaktan çok öğrencileri düşündürmek, önemli noktalara öğrencilerin dikkatlerini çekmek, cevapları öğrencilere buldurtmak gayelerini taşır. Öğretmenin öğrencilerine ustaca sorular sorması öğrencilerin hatırlama, düşünme, muhakeme, analiz, sentez, değerlendirme yeteneklerini geliştirir. Öğretmen ders esnasında öğrencilere soracağı soruları önceden hazırlamalıdır. Aynı zamanda öğrencilerin de konu ile ilgili sorular hazırlamasına ve sormasına fırsatlar vermelidir. Öğretmen, öğrencilerin sorularına yer ve önem verdikçe öğrenciler dersi dikkat ve ilgi ile izleyecek, ders daha zevkli hale gelecektir.

Soru Sorarken Dikkat Edilecek Hususlar:

Bütün sınıfı ilgilendiren sorular, tüm sınıfa sorulmalı ve aynı anda herkes cevabı bulmak için düşündürülmeli daha sonra da soruyu cevaplandıracak kişi belirlenmelidir. Bu belirlemede cevap vermeye gönüllü öğrencilere öncelik verilmeli, kolay sorular gruba göre öğrenmesi yavaş öğrencilere sorulmalıdır. Yanlış cevap veren öğrenciler azarlanmamalı ve sınıf içinde küçük düşürücü davranışlardan kaçınılmalıdır.

Doğru cevaplar anında pekiştirilmelidir. Yanlış cevaplar ise doğrusu tekrar ettirilerek düzeltilmelidir. Doğru cevapların verilmesi için ipuçları kullanılmalı ya da yan sorular sorulmalıdır.

Sınıfa değil de öğrencilere tek tek sorular yöneltiliyorsa, oturma sırası, numara sırası gibi belli bir sıraya göre değil de seçkisiz (random) yolla sorulmasında yarar vardır. Böylece tüm sınıfın dikkatli ve ilgili olması sağlanmış olur.

Soruları öğretmen sorabileceği gibi öğrencilerin öğretmene ya da öğrencilerin birbirlerine de soru sormalarına olanak sağlanmalıdır.

Soruların Öğrenciler Tarafından Cevaplandırılmasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

Soruyu sorduktan sonra, düşünmek için zaman bırakınız.

Öğrencilerin, soruya kendi sözcüklerini kullanarak cevap vermelerini sağlayınız.

Konuşma güçlüğü olan öğrencileri sabırla dinleyiniz ve diğer öğrencilerin de sabırla dinlemesini sağlayınız.

Yanlış cevap veren ya da cevap vermede güçlük çeken öğrenci ile alay etmekten, onu azarlamaktan ya da küçük düşürücü bir davranışta bulunmaktan kaçınınız.

Cevap vermek isteyen öğrencilere adlarını söyleyerek söz veriniz.

Faydaları:

Derse başlarken ve ders esnasında öğrencilere sorular sorulması öğrencilerde derse karşı ilgi uyandırır, onları motive eder.

Öğrencilerin analitik ve yaratıcı düşünme yeteneklerini geliştirir.

Öğrencilerin derse aktif olarak katılmalarına olanak sağlar.

Öğrencilere sorulacak sorular öğrenmeleri ölçme gayesi taşıyabilir.

Öğretim sürecinde öğretmene dönüt-düzeltme olanağı sağlar.

Sınırlılıkları:

Soru-cevap yöntemi anlatım yöntemine göre daha fazla zaman alıcıdır.

Soru-cevap yöntemini kalabalık sınıflarda uygulamak güçtür.

Soru-cevap yöntemine sıkça başvurulması öğrencilerde heyecan ve tedirginlik yaratır.

Öğrencilere soru sorma fırsatları tanıma zaman zaman konunun dışına çıkılmasına ve dersin gerçek amaçlarından uzaklaşmasına neden olabilir.

ROL YAPMA

Rol yapma yönteminde bir olay, durum veya bir sorun öğrencilerin gözü önünde bir grup öğrenci tarafından dramatize edilir. Öğrenciler dramatizasyonu izledikten sonra olayı enine boyuna tartışırlar. Rol yapma yöntemi özellikle duygu ve becerilerin kazandırılmasında etkilidir. Örneğin bir oyun esnasında öğrenciler kendilerini bir başkasının yerine koyar, onların duygu ve düşüncelerini ifade etmeye çalışırlar. Bunları yaparken de rol yapma sanatını öğrenirler.

Eğitimde yaratıcı drama rol yapma yöntemine oldukça benzer. Bu yöntemde de roller öğretmen tarafından öğrencilere dağıtılır. Ancak yaratıcı dramada rollerin nasıl oynanacağını öğrencilerin kendileri belirler.

Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar:

Dersten önce yapılacak etkinliklerin ayrıntılarını belirlemek ve görev alacak öğrencileri iyi seçmek gereklidir.

Rol yapma düzenini (sahne, dekor ve kostümler) hazırlamak gereklidir.

Öğrencilere canlandıracakları roller hakkında yeterli bilgiler ve zaman verilmelidir.

İzleyenlere neleri gözlemeleri ve nelere dikkat etmeleri gerektiği açıklanmalıdır.

Oyunun sonunda tüm sınıfça bir tartışma yapılmalıdır. Öğrencilere sahnelenen oyunun güçlü ve zayıf yönleri sorulmalı, verilmek istenen mesajların neler olduğu buldurulmalıdır.

Faydaları:

Öğrenciler bir olayı veya durumu bizzat kendileri canlandırdıkları için yaratıcılıkları gelişir.

Öğrenciler duygu ve düşüncelerini sözlü olarak açıklama imkanı elde ederler.

Öğrenciler sosyal beceriler kazanırlar.

Öğrenciler yaparak ve yaşayarak öğrenme imkanı elde ederler.

Sadece bilişsel alanda değil, duyuşsal ve psikomotor alan ile ilgili birçok öğrenmeler elde ederler.

Öğrenciler sözsüz iletişim biçimlerini (beden dili) öğrenirler.

Sınırlılıkları:

Kalabalık sınıflarda uygulanması zordur.

Çok fazla zaman alıcıdır.

Bazı öğrenciler bir olayı anlatmakta veya bir karakteri canlandırmakta güçlük çekebilirler.

Yapılan etkinliklerle dersin ilgisini kurmak bazen zorlaşabilir. Çoğu zaman dersin amaçlarından uzaklaşılabilir.

Öğretmen rol yapma yöntemini kullanırken öğrencileri kontrol etmekte zorlanabilir.

Dekor ve kostümler kullanılacaksa maliyet problemi olabilir.

DRAMA

Drama, öğrenciler hangi durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini yaşayarak öğrenmelerini sağlayan bir öğretme tekniğidir. Problem çözme ve iletişim kurma yeteneğini geliştirir. Bu teknik bilinen en eski tekniklerden birisidir. Çok kullanışlı ve yararlı olduğu için günümüzde okullarda yaygın olarak kullanılmaktadır.

Drama tekniğinin iki türü vardır. Bunlar; Biçimsel ve Doğal Drama teknikleridir.

Doğal Drama: Adından da anlaşılacağı gibi doğal olmayı vurgular. Bu şekil drama oyunlarında oyuncular kendilerini dilediği gibi ifade etme özgürlüğüne sahiptir. Bu drama tekniğinin amacı bireylere serbest konuşma alışkanlığı kazandırmak, onların duygu ve düşüncelerini kendi sözcükleriyle diledikleri gibi açıklama yapmalarına olanak sağlamaktadır.

Biçimsel Drama: Çok yetişkin öğrencilere dönüktür ve duygu ve düşüncelerini başka bir kişiliğe girerek ifade etme olanağı sağlar. Bu drama türünde oyunlar daha ciddi ve planlıdır. Oynanacak oyun ya da hikaye oyuncular tarafından paylaştırılmış, ezberlenmiş ve provası yapılmış durumdadır.

Biçimsel ve Doğal dramanın bir çok çeşidi vardır, genel olarak kesin ayrım yapılamamaktadır. Bunlar arasında serbest oyunlar, hikayeleri sahneleme, resimlerle hikaye sahneleme, radyo TV yayınlarını taklit etme ve gölge oyunları doğal dramaya; kuklalar, pandomim ve oyunlar da daha çok biçimsel dramaya birer örnek olarak gösterilmektedir.

Faydaları:

Etkili ve dikkatli dinleme yeteneğini geliştirir.

Kişinin kendine olan güvenini arttırır.

Anlama yeteneğini ve yaratıcılığı arttırır.

Akıcı konuşmayı geliştirir.

Dile hakimiyeti ve ifade yeteneğini geliştirir.

Bilgilerin etkin kullanımını sağlayarak onları pekiştirir.

Tek taraflı olmayıp hem oyuncuya hem de seyirciye yöneliktir.

BENZETİM

Benzetim sınıf içinde öğrencilerin bir olayı gerçekmiş gibi ele alıp üzerinde eğitici çalışma yapmalarına olanak sağlayan bir öğretim tekniğidir. Yani öğrenmeyi destelemek üzere gerçeğe uygun olarak geliştirilen bir model üzerinde yapılan bir öğretim yaklaşımıdır.

Gerçek durumların önemli boyutları, ya bir modelde özel olarak ya da diyagram halinde, resimler ve diğer sembolik yollarla belirlenmektedir. Uygulamada zaman ve mekan genel olarak sınırlanmakta ve yaratılmak istenen gerçek durumun anlamlı yönleri seçilmektedir. Pilotların uçuş öncesi yapay koşullarda eğitim görmeleri, uçak bombardıman birlikleri ve astronotların eğitimi, tıpçıların kadavra üzerinde çalışmaları bu tekniğe birer örnektir.

Benzetim tekniği bir düşünce değil bir hareket bir olaydır. Öğrenciler bu olaya katılırlar ve ona şekil verirler. Rolleri, işlevleri, görev ve sorumlulukları vardır. Problem çözme ve karar verme durumundadırlar. Bu açıdan analiz, sentez ve değerlendirme yapmak zorundadırlar. Öğretmen bu tekniği uygularken öğrencilere rolleri dağıtır, olayı tanıtır ve bir kontrolör olarak olayların dışında kalır. Problem çözme ve karar verme sürecine katılmaz.

Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar:

Canlandırılacak konu, durum veya problem eğitimin amaçlarını gerçekleştirecek nitelikte olmalıdır.

Öğretmen uygulamaya başlamadan önce öğrencilere neler yapmaları gerektiği ve nelere dikkat etmeleri gerektiğini açıklamalıdır.

Öğrencilerin doğal olarak hareket etmelerini söylemeli çok fazla kural konulmamalıdır.

Faydaları:

Öğrencilere gerçek olay, durum ve problemlerle ilgili birinci el bilgi ve tecrübeler kazandırır.

Öğrencilerin aktif olarak öğrenmelerini sağlar.

Öğrenciler gerçek durumların canlandırılmasında görev alabilirler. Bu onların iletişim yeteneklerinin gelişmesine yardım eder.

Eğitim öğretimi monotonluktan kurtarır. Değişik bir öğrenme etkinliği sağlar.

Öğrencilerin özellikle analiz, sentez ve değerlendirme yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunur.

Sınırlılıkları:

Bazı gerçek durumların benzerlerinin oluşturulması her zaman mümkün olmayabilir.

Çok fazla zaman ve maliyet gerektirebilir.

Zaman zaman eğitimin gerçek amaçlarından uzaklaşmasına neden olabilir.

Kalabalık sınıflarda uygulamak zordur.

Öğretmenin öğrenciler üzerindeki kontrolü kaybolabilir.

Öğrenciler yapay durumun etkisine kapılıp ondan psikolojik olarak etkilenebilirler.

MİKRO ÖĞRETİM

Mikro öğretim önceden özenle belirlenmiş kritik öğretim becerilerinin kontrollü bir ortamda öğretmen adaylarınca kazanılmasına yönelik bir eğitim teknolojisi uygulamasıdır. Bu yöntemde öğrenciler kalabalık sınıfın karmaşık öğretim ortamıyla yüz yüze gelmeden bu ortamın öğelerini parçalar halinde deneyerek öğrenirler. Her seferinde bir veya birkaç becerinin denenmesi şeklindeki bu uygulama öğrenmeyi kolaylaştırdığı gibi öğrencilerin güven kazanmalarında da etkilidir. Ancak Mikro Öğretim belirlenen öğretim becerilerinin denenmesiyle sınırlı değildir. Mikro Öğretim süreci, öğretim becerilerinin bilişsel olarak kavranmalarını da kapsamaktadır.

Mikro Öğretim normal öğrenme ve öğretim süreçlerinin karmaşıklığını basitleştirmeyi amaçlayan bir laboratuar yöntemidir. Uygulamalarında öğretmen adayların geniş bir deneyim imkanı sunulurken adayın davranışlarında istendik yönde değişmeyi ve mesleki gelişme ve ilerlemeyi sağlayacak ortam, etkinlik, yaşantıları sağlamak temel amaç olarak kabul edilmektedir. Bu yöntemde öğretmen yetiştirmek, öğretmen adaylarına kişilik kazandırmak ve araştırma yeteneklerini geliştirmek amacı güdülür.

Mikro Öğretim yöntemi öğretim süresi, sınıftaki öğrenci sayısı ve konu bakımından küçültülmüş ve yoğunlaştırılmış bir öğretim deneyidir. Bir başka ifade ile Mikro Öğretim sadece 5 – 20 dakikalık sürelerde uygulandığından zaman bakımından daraltılarak sınıftaki öğrenci sayısı 4 – 5 kişiden büyük olmayan bir gurupla sınırlandırılmıştır. İlgili öğrenci gurubu öğretim ve öğrenin biriminin uzunluğu ve amacına uygun olarak 4 öğrenciden az 20 öğrenciden fazla olmamalıdır. Konu bakımından ise öğretmen adayı öğretim becerilerinden sadece bir tanesini yerine getirmeye çalışmaktadır. Dersler video kameraya çekilmekte, ya da taşınabilir teyplerde kaydedilmektedir. Öğretmen adayı ders bitiminde kendi kendisini izlemekte ve işitmektedir. Aynı zamanda rehber öğretmenden, öğrencilerinden eleştiri ve öneriler almaktadır. Daha sonra o dersteki öğretim becerisini ilk uygulamasına kıyasla ilerletmek için 15 – 20 dakikalık bir süre içinde hazırlanarak aynı dersi bir başka küçük guruba aynı süre içinde yeniden vermektedir. Mikro Öğretim uygulamalarının kaç kez tekrar edileceğine rehber öğretmenler yada uygulamaları izleyen öğretmenler karar verirler. Yapılan uygulama sonuçlarına göre öğretmen adayı öğrenci, iyi bir öğretmenin göstermesi gereken performansı gösterinceye kadar devam eder. Sonuçta değerlendirmeyi yapan gurup aday hakkında olumlu bir karar vermesi durumunda adayla ilgili Mikro Öğretim uygulamasına son verilir.

Faydaları:

Kişinin kendi öğretim tekniklerini analiz ederek ve onları değerlendirerek öğretimini geliştirme becerisi kazandırır.

Başkalarının öğretim tekniklerini izleyip analiz ederek onlardan öğrenmesi amaçlanmaktadır.

Mikro Öğretimde öğretim ortamının basitleştirilmesi için öğretim yapılan öğrenci sayısı, öğretim becerileri ve süre sınırlandırılmaktadır.

ALTI ŞAPKALI DÜŞÜNME TEKNİĞİ

Sınıf içi uygulamalarda yukarıda sözü edilen öğretim tekniklerinin yanı sıra bazı tekniklere de yer verilmesinde yarar görülmektedir. Bu teknikleri kullanmada amaç öğrencilerde düşünme becerilerini geliştirmek olmalıdır. Özellikle de yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmek çok önemlidir. Son yıllarda yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmek amacıyla Altı Şapkalı Düşünme Tekniği kullanılmaktadır. Bu teknikle öğrencilerin yeni fikirler üretmeleri ve yaratıcı düşünmenin yolları öğretilmeye çalışılmaktadır.

Düşünme çağında artık bilgisayarlar için değil insan beyni için yazılım üretmenin önem kazanacağını söyleyen Edward Debono Altı Şapka Modeli ile fikirle r üretme ve yaratıcı olmanın yöntemini ortaya koymuştur.

Altı Şapkalı Düşünme Tekniği düşünce ve önerilerin belli bir düzen içinde sunulması ve sistematikleşmesi için kullanılan bir yöntemdir. Şapkalar düşüncelerin ayrıştırılması için kullanılan bir semboldür. Altı Şapka için altı değişik renk kullanılmakta ve her rengin simgelediği bir düşünme sistemi bulunmaktadır.

Buna göre:

Beyaz Şapka (Tarafsız Şapka): Tarafsız bir biçimde, bilgiyi merkeze alarak olaylara bakış açısı getirmeyi amaçlar. Bilgiyi temele alır.

Kırmızı Şapka (Duygusal Şapka): Önsezilere dayalı olarak olaylara duygusal yönden bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Duygusal tepki vermeyi temele alır.

Siyah Şapka (Karamsar Şapka): Olaylara eleştirel ve karamsar yönden bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Eleştirel yargıyı temele alır.

Sarı Şapka (İyimser Şapka): Olayların olumlu yönlerine odaklanarak iyimser ve yapıcı yönden bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Yapıcı düşünmeyi temele alır.

Yeşil Şapka (Yaratıcı Şapka): Olaylara yeni ve farklı çözüm yolları bulmak için yaratıcı ve yenilikçi bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Yeni fikirler, yeni algılama biçimleri üretmeyi temele alır.

Mavi Şapka (Değerlendiren Şapka): Olayları tüm olası yönleri ile gören ve değişkenleri kontrol altında tutan bir bakış açısı getirmeyi amaçlar. Durumu analiz edip sonuç çıkarmayı temele alır.

Kategori: Bilim


Rasgele...


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy