Frontosingulat Kortekste Görülen Duyguların Tanınmasında Ve İfadesinde

Frontosingulat Kortekste Görülen Duyguların Tanınmasında ve İfadesinde

Azalma Etkisi : Aleksitimiyalı Erkeklere Yönelik Bir İşlevsel MR Çalışması

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Türk Array Biyokimya Array Derneği

TÜRK BİYOKİMYA DERNEĞİ

TBD BİYOKİMYA EĞİTİMİ ÇALIŞMA GRUPLARI

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Epidemiyoloji:

EPİDEMİYOLOJİ:

TANIM:

İnsan topluluklarında hastalık ve sakatlıkların dağlımını ve bu dağılımını belirleyen etmenleri inceleyen bilim dalıdır.

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Epifiz Bezi Ve Görevleri

EPİFİZ BEZİ ve GÖREVLERİ

Beyinin arka ucunda, mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Epifiz başlangıçta ışık duyumlu iki organ iken sonradan tek kalmıştır. Omurgalıların bir çoğunda silik bir retina yapısında iken,

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Evrim

EVRİM

Evrim, zaman içinde, birdenbire olmayan sürekli, niteliğe ve niceliğe bağlı gelişme süreci. Canlı türlerin aynı kökenden geldiklerini ve uzun süreçler içinde değiştiklerini savunan kuram. Evrenin evriminden söz edildiğinde ilkel nebulalardan yıldızların, gezegenlerin ve uyduların; proton, elektron, nötron gibi atom parçacıklarından da kompleks kimyasal moleküllerin ve daha büyük nice maddelerin oluşumu anlaşılır. Üzerinde canlıların evrimleştiği dünyamızın yaşı da artık günümüzde oldukça kesin yöntemlerle saptanabilmektedir. En tutarlı yöntem Radyoaktif saat yöntemidir. Bu yöntemle dünyanın yaşı 4.5 – 5 milyar yıl olarak saptanmıştır. Aynı yöntemle dünyadaki en eski canlıların da yaşı saptandı ve 3 milyar yıl olarak bulundu. Yani canlıların evrimi yaklaşık 3 milyar yıldır sürmektedir. Farklılaşmamış bir protoplazmadan tekhücreli ve çokhücreli bitkilerin ve hayvanların oluşumu da canlıların evrimidir. İlk canlının evrimleşmesi ile ilgili iki kuram ileri sürülmüştür. Birincisi abiyogenez kuramıdır. Bunu savunanlar canlıların canlı maddelerde bulunan aktif bir özden uygun koşullar oluşunca ortaya çıkabileceğini ileri sürdüler. Buna karşı biyagonez kuramı ileri sürüldü. Bu kurama göre ilk canlılar uzun bir biyokimyasal evrim sonucu gelişti. Daha sonra da her canlı bir canlıdan gelişti. Bu kuramlar tarihin akışı içinde çeşitli değişiklikler geçirdi. Tarihöncesi çağda Hindular yaşamın bitkilerle başladığını , zamanla çamurdan çeşitli biçimlerde canlıların ve hayvanların oluşumundan sonra insanın oluştuğunu düşünüyorlardı. İonialı düşünür Anaksimandros ( İÖ 615 – 547 ) fosilleri inceledikten sonra dünyada karaların önceleri suyla kaplı olduğunu ve suyun buharlaşmasıyla birlikte yaşamın başladığını ileri sürdü. Anaksimandros’a göre insan , balığa benzer bir yapıdan farklılaşarak zamanla derisi kalınlaştı ve tüm dünyaya yayıldı. Anaksimandros evrenin evrimiyle ilgili olarak da kozmik maddenin çok hızlı bir biçimde dönmesi sonucunda evrenin oluştuğunu savundu. İÖ 6.yy’da Efesli Herakleitos ( İÖ 540 – 480 ) da fiziksel dünyanın sürekli bir değişim içinde olduğunu , maddelerin zamanla başka maddelere dönüştüğü görüşünü benimsedi.

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Sürgü, Hastanın Yanına Getirilerek Kolaylıkla Alabilmesi Sağlanır.

Sürgü, hastanın yanına getirilerek kolaylıkla alabilmesi sağlanır.

Eldiven giyilir.

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Büyüme Düzenleyicilerin Guruplandırılması, Genel Özellikleri Ve Etki Şekill

BÜYÜME DÜZENLEYİCİLERİN GURUPLANDIRILMASI, GENEL ÖZELLİKLERİ VE ETKİ ŞEKİLLERİ

Doğal BGD’ler yukarıda da kısmen anlatıldığı üzere 5 gurupta incelenebilir. Bunlar;

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Obstetrik Acillerde Anestezik Yaklaşım

OBSTETRİK ACİLLERDE ANESTEZİK YAKLAŞIM

Olaysız bir gebelikte ve doğum sırasında herhangi bir anda, anne ve yenidoğanın (YD) sağlıklı olmalarını temin etmek için acil, agresif tedavi gerektiren acil bir duruma hızla dönüşen, bir komplikasyon gelişebilir. Kritik olayların oluş zamanı ve patofizyolojisinin anlaşılması, anesteziste, iyi ya da kötü sonucu oluşturan yardımın veya tedavinin hızla yapılmasını sağlar.

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Obstetrik Analjezi

Obstetrik Analjezi

Doğum ağrısı bilinen ağrı türleri içinde en şiddetli olanlardandır ve doğum, birçok kadın için çok ciddi bir ağrı deneyimidir. Dolayısı ile ideal doğum analjesinin, ağrıyı belirgin oranda azaltması bu arada anne adayının doğum olayına katılımını engellememesi, fetus ve yeni doğanın vital işlevlerini baskılamaması beklenir. Son zamanlarda uygulanan analjezi yöntemleri bu amaçlara belirgin ölçüde ulaşabilmekte ve anne adayını sedatize etmeden analjezi sağlayabilmektedir. Bunlar arasında spinal opioid kullanımı, dilüe lokal anestezik ve opioid birlikteliğinin devamlı epidural infüzyonu, kombine spinal epidural anestezi, hasta kontrollu epidural anestezi ve devamlı spinal anestezi sayılabilir.

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Obstrüktif Uyku Apnesi Sendromu

OBSTRÜKTİF UYKU APNESİ SENDROMU

Dr.Sinan ATMACA

1 saatte 10’dan fazla apne veya hipopne nöbeti görülmesi OUAS olarak tarif edilir. Apne, hava akımının en az 10-15 saniye ortadan kalkması ile karakterize olan durumdur.Apne; santral, obtrüktif ya da mikst tipte olabilir.Obstrüktif uyku apnesi sendromu, özellikle erkek populasyonunda, yaklaşık % 1-2 prevalans ile sık görülen bir hastalıktır. Uzun zamandır varlığı biliniyor olmasına rağmen son 30 yıldır popularite kazanmıştır.Kural olmamakla birlikte hastaların büyük çoğunluğunu erkek Pickwick tipi oluşturmaktadır.Bu hastalarda tipik olarak dil kökünde posterior hava yolu daralmıştır.Respiratory disturbance indeks (RDI) 1 saat içerinde geçirilen apne veya hipopne sayısı olarak tanımlanmaktadır. RDI 10 veya daha fazla ise OUAS için anlamlıdır. RDI 10-20 arasında ise hafif, 20-40 arasında ise ılımlı, 40’dan fazla ise şidettli olarak tanımlanır. Hafif OUAS’da oksijen saturasyonu %88 ve üzerinde, ılımlı OUAS’da % 60-88 arasında, şiddetli OUAS’da % 60’ın altındadır. Obstrüksiyonun anatomik lokalizasyonuna göre 3 farklı tipi tanımlanmıştır.

(devamı…)

Yorum ekle 12 Temmuz 2007

Önceki


Kategoriler

Bağlantılar